PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bütün dinler değiştirilmiştir.


Sesli
24-02-2013, 22:01
Dostlar,

Bütün dinler değiştirilmiştir. Asıl çıkışlarından eser kalmamıştır. Bunun en canlı ve de ispatlı örneği, bütün dinlerin mesheplere ayrılmış olmasında açıkça görülür.

Çünkü insan belirli bir dine mensup olmakla o dini olduğu gibi kabul etmez, kendi düşüncelerine uyan bölümleri kabul eder ve uygular da, uymayan bölümleri ise kendi düşüncesine uyacak şekilde değiştirir.

Mesela oruç tutar da, namaz kılmaz. Çünkü ona göre namaza gerek yoktur.
Alkollü içki içer de, Müslüman geçinir. Çünkü ona göre alkollü içki içmek yasak olacak bir nesne değildir. Bu gibi kesip biçerek dinsel elbiselerini kendi düşüncelerine uygun hale getirenler normal insanlardır. Bir de dinsel açıdan konuyu çok incelemiş olan ve DİN ALİMİ geçinenler vardır ki işte onlar da mensubu oldukları dindeki kendi düşüncelerine uymayan hususları değiştirrmek suretiyle, değişik meshepler kurmuşlardır. Bu olgu bütün dinlerde görülen bir gerçektir.

Değiştirilmemiş din yer yüzünde yoktur dersek, yanlış bir saptamada bulunmuş olmayız.

Esenlikler dilerimle,

rasa
24-02-2013, 22:22
@sesli çok doğru bir tespit tamamen katılıyorum.! İnsanlar kendilerine uygun din üretip,geliştirmede son derece uzmanlaşmışlar.!:lie:

vartor
25-02-2013, 00:56
Bütün dinler değiştirilmiştir. Asıl çıkışlarından eser kalmamıştır.

Dinlerin "asil cikislari" diye birsey olamaz, zira masallarin din haline donusu bir anda olamaz.


Değiştirilmemiş din yer yüzünde yoktur dersek, yanlış bir saptamada bulunmuş olmayız.


Gokten kimsenin tepesine aniden bir din kitabi indigini, pek acik kapi birakilmamis sekilde uydurulan kuranda bile soylenmez. Din bir anda ortaya cikamaz ki yazili bir tuzugu olmus olsun. Yillar, hatta asirlar sonra bir din haline donusur cogu masallar. Asli diye birsey olmasi zaten mumkun degildir.

yeops
25-02-2013, 01:46
Arkadaşın "asıl çıkış"la kastettiği sanırım Muhammed dönemindeki İslam veya İsa dönemindeki Hristiyanlık gibi önceki inançlardan biraz farklı yeni bir akımın başlamasıydı.


Dostlar,
Çünkü insan belirli bir dine mensup olmakla o dini olduğu gibi kabul etmez, kendi düşüncelerine uyan bölümleri kabul eder ve uygular da, uymayan bölümleri ise kendi düşüncesine uyacak şekilde değiştirir.

Mesela oruç tutar da, namaz kılmaz. Çünkü ona göre namaza gerek yoktur.
Alkollü içki içer de, Müslüman geçinir. Çünkü ona göre alkollü içki içmek yasak olacak bir nesne değildir. Bu gibi kesip biçerek dinsel elbiselerini kendi düşüncelerine uygun hale getirenler normal insanlardır.

Merak ettiğim sorulardan birine de değindin aslında. Eğer bir dine inanıyorsan istediğin şeyi uygulayıp istediğin şeyi uygulamama veya bazı şeyleri doğru bulup bazı şeyleri doğru bulmama hakkın var mıdır dine göre?

Çevremdeki Müslümanlara genelde şu soruyu sorarım: "İnandığın dinin kurallarına göre yönetilen yani bir şeriat ülkesinde yaşamak ister miydin?" İstisnasız hepsinden hayır cevabı alırım. Bir insanın hem İslam'ın doğruluğuna inanıp hem de onun ilkelerine göre yaşamak istememesi tezat oluşturmuyor mu sizce?

Natan
25-02-2013, 01:48
Dinlerin çıkışları neydi ki değiştirilsinler.
Dini üretenler de şimdilerde reklamını yapıp, empoze edenler de iki yüzlüdür.
Çıkışları ve güncel hali de uydurmaca üzerine kuruludur.
Zamanla dinamik yorumlar getirmişlerse de özü aynıdır.

Değişen pek bir şey yok.

Para-güç, popülerizm-şöhret, saygınlık..


Saygılarımla
Rumpelstiltskin

rasa
25-02-2013, 02:08
Dinlerin çıkışları neydi ki değiştirilsinler.
Dini üretenler de şimdilerde reklamını yapıp, empoze edenler de iki yüzlüdür.
Çıkışları ve güncel hali de uydurmaca üzerine kuruludur.
Zamanla dinamik yorumlar getirmişlerse de özü aynıdır.

Değişen pek bir şey yok.

Para-güç, popülerizm-şöhret, saygınlık..


Saygılarımla
Rumpelstiltskin
Bir şey eksik izninizle KURBANLAR İNSANLAR.!

Natan
25-02-2013, 02:28
Bir şey eksik izninizle KURBANLAR İNSANLAR.!

Sayın Rasa

Kendisini boşlukta ve din, inanç arayışında hissedenler, dinlerdeki cennet ve benzeri vaatlere daha kolay inanıp, iman ediyor. İçindeki belli belirsiz boşlukları neyle dolduracağını bilmediğinden inançlara kapı aralıyor.

Bilgisizlik, cehalet ve korku dinlerin ana kaynağıdır.

Her şey bilgisizlikle başladı. Yağmur yağınca, gök gürleyince Yıldırım düşünce, bunu görüp algıladıkça insan-türü, bir anlam arayışı içerisinde algılananı kavramlaştırdı ve ürettiği kavrama tapınmaya başladı.

Dinin güç sağladığını gören insan-türü, kendisine sermaye olarak ortakyaşarlarını seçti.


Saygılarımla
Rumpelstilstskin

ismail truth
25-02-2013, 18:20
Sayın Rasa

Kendisini boşlukta ve din, inanç arayışında hissedenler, dinlerdeki cennet ve benzeri vaatlere daha kolay inanıp, iman ediyor. İçindeki belli belirsiz boşlukları neyle dolduracağını bilmediğinden inançlara kapı aralıyor.

Bilgisizlik, cehalet ve korku dinlerin ana kaynağıdır.

Her şey bilgisizlikle başladı. Yağmur yağınca, gök gürleyince Yıldırım düşünce, bunu görüp algıladıkça insan-türü, bir anlam arayışı içerisinde algılananı kavramlaştırdı ve ürettiği kavrama tapınmaya başladı.

Dinin güç sağladığını gören insan-türü, kendisine sermaye olarak ortakyaşarlarını seçti.


Saygılarımla
Rumpelstilstskin


Dinin kökenine dair gayet yüzeysel ve duymaya alıştığımız eski tekerleme bu arkadaşım kusura bakma. Mevzunun tarihi bu kadar basit değil. İkincisi de ortada bir komplo, kötü niyet falan yok. Din hem toplumsal olarak hem manevi olarak bir fonksiyon görüyor ve bir ihtiyacı karşılıyor, aynı zamanda bir hakikat arayışı pratiği olarak insan ruhunu yansıtıyor, ve bu yüzden insanlar tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak yüzyıllar içinde geliştiriliyor, daha sofistike hale geliyor, ve her kültürde farklı şekillerde tezahür ediyor. Cennetsiz cehennemsiz dinler de var bu dünyada. Ateist dinler de var bu dünyada. Mesela Budizm veya Taoizm gibi.

"Bilgisizlik olunca insan kendini boşlukta hissediyor" demek aslında olayı tamamen yanlış anlamaktır. Tam tersine insan daha sofistike hale geldikçe kendini daha boşta hissediyor. İşte varoluşçu filozoflar sana. Bunlar en temel bir "varoluşsal kaygı" teşhis etmiyorlar mı insan ruhunda? Bu bilimsel bilgiyle giderilebilecek bir kaygı veya anlama ihtiyacı değil işte.

Natan
25-02-2013, 18:54
Dinin kökenine dair gayet yüzeysel ve duymaya alıştığımız eski tekerleme bu arkadaşım kusura bakma. Mevzunun tarihi bu kadar basit değil. İkincisi de ortada bir komplo, kötü niyet falan yok. Din hem toplumsal olarak hem manevi olarak bir fonksiyon görüyor ve bir ihtiyacı karşılıyor, aynı zamanda bir hakikat arayışı pratiği olarak insan ruhunu yansıtıyor, ve bu yüzden insanlar ......


Yukarıdaki genel görüş, genel bir bakıştır. Konuyu derinlemesine incelemek ve tartışmak ister ve bunu burada ifade ederseniz, elbette daha fazla konuşabiliriz.

Din sosyolojisi, bilimin epistemolojik tabanı ve salt tarihsel düzlemde araştırılıp ortaya koyulan olgular, konuya at gözlüğü ile bakıp, objektiflikten uzak, inanç ve ontolojik çıkarımlar bataklığına batmış ve sormaktan, sorgulamaktan ve kafasında sabitlediği kavram ve olguları eleştirmekten yoksun kimseler için " tekerleme" gibi gelir. Çünkü inançlı kafası var olan olguyu eleştirmez, sınamaz yada alternatif açıklamaya kulak vermeye, var olan olgularla test etmeye korkar.



İnançlı kafanın içi duvarlarla örülmüş, atalarının yarattığı metafiziksel kavram ve olgular ile korkutulmuş olup, bil-mek ve inanmak- iman FARKINA henüz vakıf olamadığından, kendisine sunulan, din ve inanc merkezli masallara kolayca inanıp, var olan gerçeği ise NE HİKMETSE ""tekerleme olarak kategorize ederek, utanmaksızın bu cehaleti ifade eder.


Saygılarımla
Rumpelstiltskin