PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Merhaba!!!


bartsimpson
28-02-2013, 22:12
Hiç düşündünüz mü yada bilen var mı içinizde "Merhaba" ne anlama geliyor diye? Çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer.

“Merhaba" aslında farsça kökenli olup "benden size zarar gelmez" anlamına geliyormuş. Çok hoş değil mi? Bunu öğrendikten sonra karşımdaki insanlara merhaba demek daha bir anlamlı oldu benim için.

Şu an bunu okuyan herkese benden "merhaba". Merhaba ki bundan sonra yazacaklarımda bu mihvalde anlaşılsın...

43 yaşındayım ve İstanbul doğumluyum. Evliyim 1 çocuğum var.

Foruma üye olduktan sonra arkadaşlardan sıcak bir mesaj aldım.

O mesaja bazı sorularım oldu. İzninizle onları burada da paylaşmak istedim.

İlgililerin dikkatine sunulur.

Aramiza Hos Geldiniz.

Sitemiz, etkinlik zemini internet olan demokratik bir kitle örgütü yapilanmasi çalismasi içindedir. Bagimsiz ve Demokratik bir çizgi izleyerek, çesitli yönetim organlari ve çalisma gruplari olusturup, sivil toplum örgütü olma yönünde ilerlemeye çalisiyoruz.

Sitemizde hakaret, seviyesizlik, küfür içeren veya irkçi söylemlere izin verilmemektedir. Bu sadece forum alanlarında değil özel mesajlarda ve sohbet odalarında da geçerli ilkemizdir. Sitemizin ilkeleri, Site Tüzügünde belirtilmis olup, her üyenin haklari bu tüzük hükümlerince garanti altina alinmistir. Bu nedenle öncelikli olarak tüzügümüzü gözden geçirmenizi öneriyoruz.

Yazi yazmaya baslayan her üyenin tüzügümüzü kabul ettigi ve ona uygun davranacagini taahhüt ettigi varsayilir. Forumlarda yer alan basliklar altinda on mesaj kotasini doldurmadan yeni baslik açmaniz , ancak Tanisalim forumunda kendinizi tanitan bir ileti yazmaniz yoluyla mümkündür. 10 mesaj kotaniz dolduktan sonra 1 saat icerisindeyeni baslik acabilme yetkiniz verilecektir.

Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur. Ancak forum bölümümüz, dinlere inanan üyelerimizin de yer alabilecegi ve düsünsel tartisma platformlarimiza katkida bulunabilecegi bir bölümdür. Forum bölümümüzde dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir.

Dinlerden Özgürlük Grubu ise sitenin omurgasini teskil eden, sadece bu gruba yönelik isleyen ve sitenin tüm çalisma organlarinin içinden çiktigi temel olusumumuzdur. Ayrica bir üyelik gerektirmektedir.

Turan Dursun'un mesalesini yaktigi aydinlanma sürecine fiilen emek vererek katkida bulunmak istiyorsaniz, bu siteyi daha da ileri götürmek, bir tugla da siz koymak istiyorsaniz, Dinlerden Özgürlük Grubu'na üye olarak bizlere omuz vermenizi bekliyoruz.

Siteye üye olan tüm katilimcilardan ilgi alanlari dogrultusunda katki beklemekteyiz. Bu katkinin gönüllülük temeline dayali oldugunu belirtmemiz gerekir.

Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir.

Karanlikta bir mum yakmak aydinliga giden yolun baslangicidir.

Yönetim Kurulu adina size tekrar hos geldiniz diyorum.

Saygılarımla.

Hoşgeldiniz mesajı için teşekkür ederim.

Forum ve sitenizi bir kaç gündür takip ediyor ve konuları okuyorum. Başka forumlarda da (Hanifler ve Hanif Dostlar) aynı nick ve isimle yazılarım ve üyeliğim vardır. Görenler veya duyanlar altın bulmuş magribi gibi sevinmesin. Bu nedenle banlanacak veya siteden atılacaksam da bunu şimdiden bileyim. Amacım ajanlık yada ortalığı karıştırmak değil.

ARIYORUM....

Turan Dursun'un "Kulleteyn" ve "Din Bu" kitaplarını okumuş bir insanım. Herkesin olduğu gibi benimde kendime has bir inanç sistemim var. Gördüğüm kadarı ile sizlerde bir inanca sahip insanlarsınız.
Mesajınızı vesile olarak addedip bir kaç sorum olacak müsaadeniz ile;



İnsanları "Dinlerden Özgürleştirmek" ile elde etmek istediğiniz nedir? Amacınız nedir?
Dünya üzerindeki herkes bir "kişi" nin önderliğinde oluşmuş olan inanç sistemlerinin takipçileridir. Hristiyan "İsa", Müslüman "Muhammed", Budist "Buda", Alevi "Ali" vb... Siz de "Turan Dursun" diyorsunuz. İlle de bir kişi olmalı mı? Niye? Farkınız nedir?
Turan Dursun kitaplarını okumuş birisi olarak kendisinin hadis külliyatını toptan reddeden bir kişilik olduğunu biliyorum. Kendisinin hadislerde bahsedilen dine karşı olduğunu ve islam buysa eğer reddediyorum dediğini de biliyorum. Bu konuda da kendisi ile hem fikirim. Fakat kendisinin göksel kitaplar ve mensubu olduğu dini reddetiğini görmedim ve duymadım. Bence tam bir Deist olmasına rağmen, Turan Dursun'un ateis olduğu fikrini ediniyorum. Kendi ağzından böyle bir beyanı olmadığı halde bu dezenformasyonun nedeni nedir?
Neden Ateistler Evrimciler ile birlikte anılıyor. Size ait bağımsız bir manifestonuz yok mu?
Tüzük : Nizamname. İdare tarafından düzenlenen daimi, mücerret, objektif ve genel hükümleri ihtiva eden bir hukuki tasarruf. Tüzükler, kanunlarda yer alamayan teknik ihtiyaçları karşılamak ve teferruata ait hususları düzenlemek üzere; kanunların uygulayıcısı olan idare tarafından ortaya konan tasarruftur. Tüzüğünüzü okumadım ve okumayı da düşünmüyorum. Kendi inanışlarına göre, bir yaratıcının kurallarına inanabilen ve benimseyen insanların, eleştirilebileceğini, görüşlerinin doğru olmadığını ve yanıldıklarını söylüyorsunuz. Ama diğer taraftan kendi yazdığınız bir yazıya uymak ve kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorsunuz. Neden?
Bu siteyi ve hareketinizi hangi kanunlara dayanarak yürütüyorsunuz? O kanun veya kanunlarda olmayan hangi hususlar için tüzüğünüzü tanımamızı ve uymamızı ön koşul olarak sunuyorsunuz?
İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?
Bağımsız olduğunuz iddianıza karşılık, neden Turan Dursun'un sürecini desteklememiz gerekiyor?
"Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur" diyebildiğiniz bir ortamda, "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?
Aydınlanabilmek için soruyorum... Turan Dursun bir meşale yakarak neyi net olarak aydınlatmıştır?
Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?
Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?
Yoksa bu söyleminiz ile teşbih sanatından faydalanıp, fikirlerinizin ve yolunuzun daha çok cılız ve yardıma muhtaç olduğunu, ilerleyebilmek ve fikirlerinizi topluluklara kabul ettirebilmek için bizim yardımımıza ihtiyaç duyduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz?
Sizce insanlar karanlıkta mıdır? Ya da karanlık bir çağda mıdır?
"Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir." Bu cümlenizde "İnsanı", iyiye ve güzele doğru olan gelişmenin önündeki en büyük engel olarak tespit etmenizin altındaki anlam nedir? Biz neyiz? İnsan değil miyiz? İnsanı içinden çıkardığınız herhangi bir oluşumun gideceği yer neresidir?
Son olarak, oluşumunuzun finansörü olan kişi/kişiler yada kurum/kurumlar kimdir/kimlerdir? (Buna sizi ilgilendirmez yada benzeri şekillerde vereceğiniz cevaplar inandırıcı ve samimi olmayacaktır. internet ortamında, bağımsız kuruluşların en bilinenleri olan Mozilla ve Vikipedia, vakıflar ve bağışlar ile kendilerini geliştirip, ürettiklerini kamu yararına sunan ve bir nebze de olsa kamu yararına çalışan oluşumlardır.) İleride sivil toplum örgütü olduğunuzda, şu an sizi destekleyen finansör/finansörler desteklemeye devam edecek/edecekler mi?

Cevaplarınızın da "ARAMIZA HOŞGELDİNİZ" söylemizindeki kadar samimi ve sevecen olmasını ümid eder başarılar dilerim.

bartsimpson
01-03-2013, 17:56
İlginç!!! "32" görüntüleme "0" cevap!!!

Bu forumda, dünya üzerinde yaşayan ve adına her ne denirse densin "bir yaratıcı" olduğuna inanan, yaklaşık 6 milyar insanın inancı ile ilgili, tonla cevap verip, fikir üretebiliyorsunuz, ama benim gibi bir faninin sorduğu 10-15 soruya cevap vermiyorsunuz!!!

vartor
01-03-2013, 18:32
Sordugunuz sorularin cevaplari forumlarimizda mevcut. Hicbir uye, sayfalarca suren tartismalari, tek cumle veya paragrafta sorduklarinizi cevaplayamaz. Tanisalim forumunda kendinizden bahsetmeniz, tanitmaniz bekleniyor. Genelde uyeler hosgeldiniz, besgittiniz gibi karsilama toreni uygularlar. Ben kaideyi bozmayayim, aramiza hosgeldiniz; sorularinizin cevabini, kalici olursaniz sayet, alacaginiza eminim.

errata
01-03-2013, 19:23
Ben düz bir üye olarak cevap vereyim. Ancak sitenin sahibi gibi cevap vereceğim ne de olsa dinsizim, ateistim. :)

1. Dinlerin baskıcı uygulamalarının yarattığı karşıtlık, ötekileştirme ve dogmatik rezilliklerden azade yaşamak hakkı istiyoruz.
2. Turan Dursun demiyoruz. Örneğin ben Turan Dursun'un cesareti ve hurafe inanç sistemine karşı giriştiği mücadele dışnda örnek alabileceğim bir yönünü görmemekteyim. Bu oluşumun genel amacı Turan Dursun gibi bir karşı duruşu yâd ederken kendi görüşlerini bildirmekten ibarettir. Tümüyle tek bir anlayışa sahip olduğumuzu düşünmüyorsunuz sanırım? Veya siz Aziz Nesin Vakfı dendiğin Aziz Nesin'e tapanınanlar derneği mi anlıyorsunuz?
3. 2. madde cevabı.
4. Genel olarak evrim, çoğunluk dinciler tarafından kutsal kitaplara ve genel din öğretilerine dayanılarak gayri bilimsel olarak reddedilen veya değiştirilmeye çalışılan bilimsel bir teoridir. Bu nedenle ateist veya dinsiz bir kişinin evrim teorisinin emarelerini, mekanizmalarını görüp algılaması daha kolay olabilmektedir. Ancak bu tüm dinsizlerin ve ateistler evrim teorisi konusunda olumlu düşüncelerde olduğunun göstergesi değildir. Aynı zamanda tüm inanırların da evrim teorisi karşıtı olduğunun kanıtı değildir.
5. Tüzüğü okumamış olmanız foruma yazamamanız anlamına geliyor. Belki de hiç okumadan da tüzüğe uygun davranırsınız kim bilir. Site tüzüğü veya site kuralları kutsal kitap metinleri değildir ve sizin yaşamınıza etki etmezler. Yani siteye üye olup yazmak isterseniz evinizin yanına TD Temple kurup evinize ibadet araç gereci göndermiyoruz. Kabul etmek zorunda olduğunuz maddeleri normal hayatta uymak zorunda olduğunuz kanun maddelerinin sanal sürümleri olarak görün lütfen. Ve karşılaştırma işini elma-armut seviyesinden yukarıya taşıyın.
6. 5. madde cevabı.
7. 5. madde cevabı.
8. 2. madde cevabı.
9. Siteye üye olmayabilirsiniz. Veya varolan üyeliğinizi sildirebilirsiniz. Bunların seçimi size bırakılmış durumda. Burası bir topluluk ve gayet objektif nedenlerle belirlenmiş kurallara sahip. Kuralları kabul edemeyecekseniz üye olmazsını olur biter, herkes illede üye olmalı gibi bir zorunluluk yok.
10. 2. madde cevabı. + Dinin dogmalarına karşı durulması gerekliliğinin ve gördüğünüz gibi bir miktar da durulabildiğinin meşalesini yakmıştır.
11. Kimseden belirli bir fiiliyat beklenmiyor. Bir fiiliyat için gelenler üye oluyor.
12. Daha romatik. (bkz:Demagoji
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Demagoji))
13. 12. madde cevabı.
14. Sıkı dindarların bilgi çağında karanlıkta olup olmadığını mı soruyorsunuz? Bunu cevaplayabilmek için basitçe İslâm ülkelerinin durumuna bakabilirsiniz değil mi? Bence bakabilirsiniz.
15. Sanırım anlamamışsınız. "Dogmaların, inanca ilişkin dayatmaların insanın önünde bir engel olduğundan bahsediyor. Yani engel olan insan değil, insana engel olan dogmalar ve dogmalardan temellenen dayatmalar. Sanırım her şeyi tersten okumak için beyninize özel bir merhem sürmüşsünüz. :)
16. Oluşumun faydasına inanan ve yaşaması için destek veren benim, sizin gibi insanlar.

Teşekkürler.

Subat
01-03-2013, 19:27
Hoş geldiniz.

Daha ilk soruda ön kabullerinizi sıralamışsınız.
Okusaydınız Turan Dursun'u, sadece islam hakkında değil, diğer dinler hakkındaki eleştirilerini de bilirdiniz. Kendisini nasıl tanımladığını da bilirdiniz. Sadece hadisleri red etmediğini de bilirdiniz.

Yine aynı şekilde tüzüğümüzü okusaydınız, Turan Dursun'u "önder olarak" görmediğimizi anlardınız. Okumamışsınız. Yetmemiş, okumayacağınızı da beyan etmişsiniz. Sonra da kuşkularınızı sıralamışsınız. Kimsenin cevap yazmamasını da farklı bir anlama çıkarmışsınız. Unutmayın ki sitemizi dinlerden özgür kişiler takip ettiği gibi daha fazla olarak inançlılar da takip ediyor.

Uzatmama gerek yok aslında. Sayın Vartor verilecek cevabı vermiş. Okursanız, tüm cevapları görürsünüz. Genellemelerinizin yanlışlığını da anlamış olursunuz..

Ekleme: Sayın shibumi benden evvel davranıp detaylıca açıklamış. En azından bunları okursunuz diye ümid ediyorum.

bartsimpson
01-03-2013, 22:25
"Cevaplarınızın da "ARAMIZA HOŞGELDİNİZ" söylemizindeki kadar samimi ve sevecen olmasını ümid eder başarılar dilerim."

...demiştim ama, aynı karşılığı görmemek bana süpriz olmadı.

ARIYORUM...

...diye üzerine basa basa büyük harfle yazmamın anlamını kavrayabileceğinizi zannetmiştim ama kavrayamamışsınız.

Aranızda bir tek "Vartor'a" teşekkür ederim. En az lafı "O" söylemiş olmakla birlikte en çok sözü "O" söylemiş ve en akılcı cevabı da "O" vermiştir. Bilgilerinden faydalanmayı ümit ediyorum...

Sayın Shibumi, (Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi) bir grubun üyesi iseniz ve o grup adına söz alıp konuşuyorsanız, sözlerinizin o grubu bağladığını ve kişiliğiniz ile o grubu temsil ettiğinizi unutmayınız. Aksi halde Nick'inizin altındaki "Title" size bir beden dar gelir ve sıkıntı yaratır.

Ben sade bir vatandaş olarak bazı sorular sordum, (doğru veya yanlış, saçma veya akılcı) vermeniz gereken karşılık bu mu olmalıydı? Sizinle aynı gruba üye olan Vartor'un (Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi) cevabını bir kaç kez okumalısınız. Bir fikir yada grup adına söz alıp konuşmadan önce karşınızdakine nasıl davranmanız ve yaklaşmanız gerektiğini umarım anlarsınız. Çünkü "beni" grubunuz için (16-Oluşumun faydasına inanan ve yaşaması için destek veren benim, sizin gibi insanlar) kategorisine sokan ve bir fayda elde edeceğime ve edeceğinize inanan sizsiniz...

Verdiğiniz cevapların gayrı ciddiliği ile ilgili bir sözüm yoktur. Şimdilik bu konu ile ilgili sizi ciddiye almazsam kusura bakmayın.

Sayın Subat, (Super Moderator ve Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi) ben yazımın hiç bir yerinde her hangi bir ön kabül yada dayatmada bulunmadım. Sadece, bana "Yönetim Kurulu adina" yazı yazan bir kişinin şahsında, oluşumunuza ve yönetiminize bazı sorular yönelttim.

Tabi haklısınız... okumak öğrenmenin baş koşulu, madem merak ediyorsun oku ve öğren demek hakkınız. Ama forumlardaki bilgi denizinde veya kirliliğinde boğulmaktansa, yönetiminizi muhatap alıp, sizlerin bilgisini daha rafine ve saf hali ile almayı tercih etmiş ve bu nedenle aceleci davranmış olabilirim. Bu konudaki aceleciliğimi hoş görmenizi beklerdim.

Bence Super Moderator olarak size yakışan, sormuş olduğum sorularla ilgili linkleri bana vererek, okuyup cevaba daha çabuk bir şekilde ulaşmamı sağlamak olmalıydı. Ama neyse... size işinizi öğretmek benim haddim değil.

Belki gördünüz belki görmediniz forumda 2 gündür bazı iletilere cevaplarım oldu. Ön yargısız ve tarafsız olduğumu anlamış olmalısınız. Belli bir inanca sahip olabilirim. Bu taraf olduğum anlamına gelmez. Aklın ve bilimin gerçekliğine de inanırım. Neticede herkes birşeylere inanıyor. Sizde dahil.

Umarım burası EGOların değil FİKİRlerin konuşulduğu bir platformdur.

Saygılarımla,

errata
01-03-2013, 22:37
Yapma yahu!

Ön yargılarla gelip, kendince bir takım sorularla burada insanlara sataştığının, topluluğu küçük görmeye çalıştığının sen de farkındasın artık, o kadar da değiliz. Bu bir niyet okuma değil, soruları ve sorulardaki tutarsız saldırganlığı eminim benimle beraber herkes gördü (ki sistemli bir grup tarafından gönderilmişsen büyük ihtimalle bu soruların ilkelliğinden dolayı yerileceksin)

DÖG üyesi olmak demek, sitenin içeriğinde kullanılmak üzere materyal hazırlayan insanlara dahil olmak demek. Yani evde oturabimek için birilerinin çalışması gerek ya hani, işte DÖG elemanları evin çalışanlarıdır başka bir şey değil (ben üyeyim ama pek çalışmıyorum doğruya doğru :) ).

Sana cevap verenlerin içinde kimsenin süper gücü falan da yok (Subat, vartor, Shibumi). Aksini iddia eden tüzüğe aykırı davranmış olur. Burada üyelerle bir itilaf vuku bulduğunda yetkili insanlar haklı olsalar bile yanlış anlaşılmamak için susarlar veya durumun yolunu bulmasını beklerler. Bu dediğimi anlayabiliyor musun? Hiç sanmıyorum, zira anlamamak üzere gelmişsin.

bartsimpson
01-03-2013, 23:23
Yapma yahu!

Ön yargılarla gelip, kendince bir takım sorularla burada insanlara sataştığının, topluluğu küçük görmeye çalıştığının sen de farkındasın artık, o kadar da değiliz. Bu bir niyet okuma değil, soruları ve sorulardaki tutarsız saldırganlığı eminim benimle beraber herkes gördü (ki sistemli bir grup tarafından gönderilmişsen büyük ihtimalle bu soruların ilkelliğinden dolayı yerileceksin)

DÖG üyesi olmak demek, sitenin içeriğinde kullanılmak üzere materyal hazırlayan insanlara dahil olmak demek. Yani evde oturabimek için birilerinin çalışması gerek ya hani, işte DÖG elemanları evin çalışanlarıdır başka bir şey değil (ben üyeyim ama pek çalışmıyorum doğruya doğru :) ).

Sana cevap verenlerin içinde kimsenin süper gücü falan da yok (Subat, vartor, Shibumi). Aksini iddia eden tüzüğe aykırı davranmış olur. Burada üyelerle bir itilaf vuku bulduğunda yetkili insanlar haklı olsalar bile yanlış anlaşılmamak için susarlar veya durumun yolunu bulmasını beklerler. Bu dediğimi anlayabiliyor musun? Hiç sanmıyorum, zira anlamamak üzere gelmişsin.

Ben anlıyorum da, sen hala anlayamamışsın...

Seviyeli tartışma nasıl olur bu konudaki iletileri baştan sona tekrar oku da öğren.

Bilmemek değil öğrenmemek ayıp.

Keşke, höykürerek (Bknz. TDK. Halk ağazında heyecanlı bir biçimde bağırarak konuşmak.) cevap vereceğine, sussaydın da yanlış anlaşılmasaydın.

Beni tanıyormusun ki yargılarım ya da niyetim hakkında fikir sahibi olasın...

Ben seni tanımıyorum, o yüzden de kişiliğinle ilgili bir yorumda bulunmadım.

Tüzel kişiliğin ile ilgili konuştum. Senin verdiğin cevabı tüzel kişiliğinden dolayı ciddiye almadığımı söyledim.

Ama sen bana sataşmaya devam edip işi kişisel kavgaya sürüklüyorsun.

Bu tavır sana da foruma da birşey kazandırmaz.

Karşında çocuk yok senin ya edebinle (Edep; davranış bağlamında, öngörülen görgü kurallarını ifade eder: "incelik, görgü, ahlak, terbiye, nezaket, sevecenlik" olarak tanımlanır.) sus yada fikirlerinle konuş, seni ciddiye alayım.

Artık abuk sabuk (dengesiz, tutarsız, mantıksız konuşmak) cevaplar yazıp, seviyeni (İnandığı değerlere sahip çıkmamak, başkasına benzemek, sulu olmak, hatalı davranışlar sergilemektir. Mecazi anlamda kullanıldığında bir şeyin kalitesinin olumsuz yönde değişmesi, gerçek anlamında kullanıldıgında da bir şeyin derecesini azaltmak olarak tanımlanabilir.) daha fazla düşürme...

errata
02-03-2013, 00:03
16 soru soruyorsun.
Daha sonra gelip, her şey hakkında konuşuyorsunuz ancak bana bir cevap vermiyorsunuz diyorsun (Ki bu soruların cevapları forumda var.).
Ben seni ciddi alıp cevaplıyorum, sen ise benim cevap veriş şeklime bakarak bana itibar etmeyip sorularını cevaplamayan vartor'un fikirlerinden istifade edilebilecek biri olduğuna hükmediyorsun (ki vartor gerçekten de fikirlerinden istifade edilebilecek samimi bir insandır.).

Sorduğun soruların çapı daha acayip güzellemeler hakediyordu da ben yine ayarında bıraktım. Tüzel kişilik falan zırvalamışsın da o ağızlar burda geçer akçe değil. Bol köpüklü hastalığını yutturamayınca olur böyle beyin göçmeleri, gidiş gelişler.

sîya evînê
02-03-2013, 00:04
la noliiiy :) ( yanlış anlamasın kimse lütfen çılgındershane filmindeki megafonlu hademeden alıntı) jimseye la demek istemedik ,belirtelim önceden ki .gümbürtüuye gitmeyelim

spartacus
02-03-2013, 02:05
Merhaba hoşgeldin bartsimpson

Aslında sorularınızın cevaplarını forumda geçireceğiniz zamanla doğru orantılı olarak bulabilirsiniz.

1.) İnsanları "Dinlerden Özgürleştirmek" ile elde etmek istediğiniz nedir? Amacınız nedir?

Öncelikle dinler inanç merkezli değil politik merkezli örgütlenmelerdir. Kısacası dinlerin amacı insanlara sistemli bir biçimde şırınga ettiği ya da onlarda halihazır inancı, insanların acizliklerini, zaaflarını vb ekonomik-siyasi amaçlar çerçevesinde kullanmaktır(istismardır). İnsanlığın yasalarını, hukukunu dinler adına, tanrı adına birilerinin yazdığı geçmiş bin yılları düşünün. İşte din insanlar, toplumlar nezdinde böyle bir güç, böyle bir etki ve örgütlenme meydana getiriyor ve insan hayatının her alanına müdahale etmeye başlıyor. Dünya düz mü değil mi? Dönüyor mu? Dönmüyor mu? Kiminle evlenebilirsiniz? Ne yiyip, içebilirsiniz? Hangi tarafınız iyi, hangi tarafınız kötü? Şeytan ne tarafınız da konaklar? Vay efendim ekmeği sağ elle tut, yemeği sağ elle çiğne, eşikten önce sağ adımını at, şunları öldür, bunlara zulmet vs. Tümü de adına din denen şebekelerin insanlığı bin yıllarca kör etmek, sürüleştirmek için ürettiği safsatalardır. Din ayrıca korku verir, en çok dehşete ve korkuya ihtiyaç duyar. İnsanları korkutarak sürekli mutsuz ve pasif kılar. Neymiş yıldırımlar gönderir de dilediğini çarparmış? Bu safsata Kur'an'a muhtemel M.Ö 850 lerde girdi. Henüz o zamanlar Nicola Tesl (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)a yaşamıyordu ve tabi paratoner de yoktu. Peki, doğru yol hangisidir(sadece dindir!??), o halde o yolda olmayanlar, kafir, kötü ve küfreden kişilerdir vs. Oysa kişiye göre değişmeyen şey, somut gerçektir, doğru-yanlış değil. Aslında amacımız Galileo'dan farklı değil, yani öyle allayıp, pullayacak, çok özel planları, oturup aman, aman bulunmuş, siyasi yanı, yönü olan bir amaç değil bizim ki, en normal biçimde insan edinimi(yani yaşadığımız dünyaya, çevreye duyarlı olmak. Açlık gibi doğal bir durum, haliyle amaç da doğal olarak oluşuyor(örneğin karnını doyurmak çabası gibi).).
Bir diğer yönüyle biraz daha açarsak, ırkçılığa karşı mücadelede amaç ne ise inanç değil özünde tamamen siyasi bir örgütlenme olan dinler ve kullandıkları tabulardan özgür olmak için çalışmakta odur. Özgürleşmenin büyüğü, küçüğü olmaz, amaç aynıdır çünkü. Örneğin bir zamanlar, ABD'deki zincirlenmiş Afrikalı ve Asyalıları düşünelim. köle yapılmış, kırbaçlanmış, dişleri sökülmüş, çok işkence ve zulme maruz kalmışlar. Onların verdiği özgürlük mücadelesinde amaç ne ise, insanca ve özgürce yaşamak temelindeki amacımız da o. Günümüzde toplumlar içerisinde ötekileştirmenin ve ötekileşmenin aldığı boyutlar yer, yer ortaçağı andırıyor, bir yönüyle bu DİN diğer yönüyle de IRK, SOY, CİNSİYET, RENK, SINIF, MİLLİYET, MEZHEP vb gibi ayrımlardır. Bu ayrımlara ortak olmak, örneğin dincilik, milliyetçilik gibi insanları baskı altına almak, ötekileştirmek, farklı olmaya ve farklı düşünmeye tahammül edememek ve duruma göre de baskı, zulüm uygulamaktır. . Hal böyle olunca bizler fikirlerimizi özgürce ifade edemediğimiz gibi düşündüğümüz gibi de yaşayamıyoruz ve kendimizi sürekli baskı altında hissediyor ve öyle yaşıyoruz.

2.Dünya üzerindeki herkes bir "kişi" nin önderliğinde oluşmuş olan inanç sistemlerinin takipçileridir. Hristiyan "İsa", Müslüman "Muhammed", Budist "Buda", Alevi "Ali" vb... Siz de "Turan Dursun" diyorsunuz. İlle de bir kişi olmalı mı? Niye? Farkınız nedir?
Sloganımız dinler ve her türlü(siyasi, ideolojik olabilir)tabulardan özgürlüktür. Turan Dursun bu alanda bizim içinde, insanlık içinde bir değerdir.

3. Turan Dursun kitaplarını okumuş birisi olarak kendisinin hadis külliyatını toptan reddeden bir kişilik olduğunu biliyorum. Kendisinin hadislerde bahsedilen dine karşı olduğunu ve islam buysa eğer reddediyorum dediğini de biliyorum. Bu konuda da kendisi ile hem fikirim. Fakat kendisinin göksel kitaplar ve mensubu olduğu dini reddetiğini görmedim ve duymadım. Bence tam bir Deist olmasına rağmen, Turan Dursun'un ateis olduğu fikrini ediniyorum. Kendi ağzından böyle bir beyanı olmadığı halde bu dezenformasyonun nedeni nedir?
Bir kere Kur'an'ın anlamı derlenmiş, toplanmış demektir. Buhari (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_el-Buhar%C3%AE)ne zaman yaşadı? Müslim (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0mam_M%C3%BCslim)ne zaman yaşadı? (İkisi de 9. Yüzyıl) Hadisleri uyduranlar her kim ise, daha önceki bir çok kutsal kuralın, yasanın da bir şekilde sürekli harmanlandığı söylem ve ilahileri, alarak, güncel şeyler ekleyerek Kur'an'ı yazanlarda onlar.

Turan Dursun adına kutsal denen kitapları da, hadisleri de farklı ele almamıştır. Siz biraz daha araştırın, Turan Dursun için hadisler gibi din de, ilahı da, tüm ilahlı dinler gibi uydurmadır..

Örneğin hiç bir safsata, kutsal, metafizik bağlamda tek bir tane dahi inanç taşımıyorum. İnsanın en normal somut olgulara dayalı inancı ile salt soyut korku ve arzularına, kurgularına(spekülatif), senaryo ve hayallerine dayalı inancı bir ve aynı görmüyoruz. Yine de biz her türlü inançtan uzağız diyebilirim. Çünkü düşünen canlılarız. İnanmaya ihtiyacınız mı var? Efendim 2014 de ekonomi iyi olacakmış da, ben buna inanıyormuşum da, da, da, da. Gidişata bakarım ve 2014 için bir tahminde bulunmaya çalışırım ve aynen şöyle derim "2014 de ekonomi iyi olacak diye düşünüyorum. Neden? Çünkü veriler bunu gösteriyor, tabi bu veriler değişirse 2014 kötü de geçebilir, işte düşüncemin hiç bir dokunulmazlığı yok? İnanınca ne olur? Saplantı olur, çakılır kalırsın, sırf inandığın için 2014 iyi geçecek sanırsın, tersi olunca da yıkılırsın vb. Bence bu saçmalığa gerek yok!!!.

4.Neden Ateistler Evrimciler ile birlikte anılıyor. Size ait bağımsız bir manifestonuz yok mu?

Ateistler, evrimciler ile anılıyor, anlamsız olmuş. hangi ateist çıkıp evrim yoktur, her şey tanrının yarattığı gibidir der?! Her şey değişiyor ve ateistler zaten bunu biliyor! Ya da ne bileyim evrim konusunda ateistler duyarsız mı olmalıydı? Neden? Böyle bir sorunun anlamlı olmayacağı ortada ve iki alanın da birbirinden farklı olduğu da ortada. Hristiyan, nadirde olsa müslüman evrimciler de var değil mi?.

5.) Tüzük : Nizamname. İdare tarafından düzenlenen daimi, mücerret, objektif ve genel hükümleri ihtiva eden bir hukuki tasarruf. Tüzükler, kanunlarda yer alamayan teknik ihtiyaçları karşılamak ve teferruata ait hususları düzenlemek üzere; kanunların uygulayıcısı olan idare tarafından ortaya konan tasarruftur. Tüzüğünüzü okumadım ve okumayı da düşünmüyorum. Kendi inanışlarına göre, bir yaratıcının kurallarına inanabilen ve benimseyen insanların, eleştirilebileceğini, görüşlerinin doğru olmadığını ve yanıldıklarını söylüyorsunuz. Ama diğer taraftan kendi yazdığınız bir yazıya uymak ve kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorsunuz. Neden?

Anlam veremedim. Şu anlamda, site bir İLETİŞİM ARACIDIR. O halde bir aracı kullanırken uygun kullanıma ihtiyacımız var. Kurallarımız var, tüzüğümüz var. Tüzüğün içeriğini değil, ama kurallarını kabul etmek zorundasınız ve bu kurallar sizin nasıl düşüneceğinizi belirlemiyor. Sadece iletişim aracını-ortamını nasıl kullanmamamız gerektiği yönünde kurallardır. Şimdi sizden kendi yazdığımız bir yazıya uymanızı mı beklemiş olduk? Siz herhangi bir kütüphaneye davul ve zurna ile girebilir misiniz?

6.)Bu siteyi ve hareketinizi hangi kanunlara dayanarak yürütüyorsunuz? O kanun veya kanunlarda olmayan hangi hususlar için tüzüğünüzü tanımamızı ve uymamızı ön koşul olarak sunuyorsunuz?

Anlamsız olmuş. Fikir ve görüşlerimizi ifade etmek, yaymak için kanuna dayanmak zorunda mıyız! Öyle bir kanun varsa, kanunsuzluk, hukuksuzluktan ileri gelir -ki öylesi kanunlara zaten dayanılamaz. Devamı madde 4 de açıklandı.

7.)İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?
Madde 4 de açıklandı. Umarım, bazı şeyleri yanlış anladığınızın farkına varırsınız.

8.) Bağımsız olduğunuz iddianıza karşılık, neden Turan Dursun'un sürecini desteklememiz gerekiyor?
Süreç ne ? Her ne ise desteklemek zorunda değilsiniz? Ne yapacağınız ve neyi destekleyip desteklemeyeceğiniz, nasıl düşüneceğiniz konusunu, ancak siz bilebilirsiniz. Sanırım din sizde olumsuz etkiler oluşturmuş. İlla bir emreden, buyuran ya da sizin adınıza düşünüp, karar veren, size de uygula, aksi taktirde derini yüzerim, yakarım, keserim, biçerim diyen birilerini bekliyorsunuz, ya da bir türlü farklı düşünemiyorsunuz.

9.) "Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur" diyebildiğiniz bir ortamda, "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?

İnanmıyoruz, hakları eşittir, düşünüyor ve biliyoruz. Siz kütüphaneye borazanla girmeyin de, ister inançlı olun, ister inançsız, ne olursanız olun, aksi taktirde borazanınızla dışarı yollanırsınız. Gerçi dinlere inananların çoğu zarar vermek için geliyor, yakıp, yıkıyor, küfürler, tehditler savuruyor.............. Azı ise, onları, ortamda kendimizden ayrı görmüyoruz(elbette fikir ve düşünceleri ayrı olacak).

10.) Aydınlanabilmek için soruyorum... Turan Dursun bir meşale yakarak neyi net olarak aydınlatmıştır?
Biz böyle düşünüyoruz ve sitemizde bazı bilgilendirme mesajlarında dile getiriyoruz. Siz uyacaksınız, böyle düşüneceksiniz demiyoruz.
Sitemizin ana sayfasında bir çok yazı var, yine forumlarda öyle, bizim şu ya da bu dememiz sadece durum tespiti olur, siz özgürce, tüm korkularınızı, ön yargı ve ön şartlarınızı kırarak, kitaplarını okuyun. Bağnaz dinler, asıl işi götüren din bezirganları ve yüzyılları saran evrilip, çevrilen karanlıklarına, kısacası insanlığın kendi eliyle düşünmeyi, özgürce sorgulamayı, özgürlüğü, fikirleri yasakladığı dünya da sorgulamış, gerçekleri insanlığa ulaştırmak için çalışmış, bedel ödemiştir. Hani ne diyor din, sus->yoksa işkence çekersin diyor. Düşünme yasak, sorgulama sakın! yasak(cehennemde yanarsın, derin yüzülür, bu dünya da da rezillik çekersin!, Zeus, El-İlah(Allah, Rad, Ayet:13), Marduk, Enlil, Taru yıldırımlar gönderir de seni çarpar vs), bundan daha büyük bir karanlık olabilir mi?
Şakağınıza silah dayansa, ya canını, ya malını deseler ne yaparsın? Alkışlar ve sevinir misin? Din bunu yapıyor işte, tüm iradeni alıyor, aksi taktirde sonsuza kadar yanacaksın, acı çekeceksin diyor. Şakaktaki silahtan çok daha ağır bir şantaj.


11.) Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?
Size kalmış.

12.) Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?
Sakla samanı gelir zamanı. Siz hiç saman sakladınız mı? Yoksa bu sözde siz kullanılan saman kelimesinin bir metafor olduğunu bilmiyor musunuz? Örneğin ben geçen sene bir şeyler sakladım, o an ihtiyacım yoktu, bu sene kullandım. İlla saman mı olmak zorunda?

13.) Yoksa bu söyleminiz ile teşbih sanatından faydalanıp, fikirlerinizin ve yolunuzun daha çok cılız ve yardıma muhtaç olduğunu, ilerleyebilmek ve fikirlerinizi topluluklara kabul ettirebilmek için bizim yardımımıza ihtiyaç duyduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz?

Cevap 12 ile aynı, sorulara bir anlam veremedim.

14.) Sizce insanlar karanlıkta mıdır? Ya da karanlık bir çağda mıdır?
Bazı insan ve topluluklar aydınlık çağda, karanlıktadırlar. Görmek isterseniz, Vartor'un imzasına bakabilirsiniz, Shubimi'de gayet yerinde bir örnek vermiş -ki Türkiye de onlardan birisi, örneğin yüzyıllardır depremin doğal afet olduğu bilindiği halde, hala depremi Zeus'un yaptığına inanan milyonlar var ve en küçük bir doğal afet üzerinden yapılacak dini propaganda bu kitleleri kolaylıkla kullanıma müsait hale getirebiliyor(örneğin Sakarya depremiyle, depremin sebebi başı açık gezen kızlardır dediği, zehir zemberek karanlık dolu bir kasetle, kasetlerimizi bizden alın, sadece 10 Mark diyen birileri milyoner olabilmiştir.) Böyle yüzlerce örnek verilebilir. Bakınız ülke okullarında bilimin esamesi okunmuyor, neden?.

15.) "Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir." Bu cümlenizde "İnsanı", iyiye ve güzele doğru olan gelişmenin önündeki en büyük engel olarak tespit etmenizin altındaki anlam nedir? Biz neyiz? İnsan değil miyiz? İnsanı içinden çıkardığınız herhangi bir oluşumun gideceği yer neresidir?
Bu soruyu da anlamsız ve dayanak edindiği sözü de çarpıtmış olarak değerlendiriyorum. . Bu bir analizdir, bir tespittir, şahsi ya da bir yerleri hedef almış bir söz değildir. Sizce bilim, tıp ve teknoloji insanın hayatını kolaylaştırmıyor mu? Eğer öyle ise; bu siz insan değilsiniz demek mi oluyor?

16.) Son olarak, oluşumunuzun finansörü olan kişi/kişiler yada kurum/kurumlar kimdir/kimlerdir? (Buna sizi ilgilendirmez yada benzeri şekillerde vereceğiniz cevaplar inandırıcı ve samimi olmayacaktır. internet ortamında, bağımsız kuruluşların en bilinenleri olan Mozilla ve Vikipedia, vakıflar ve bağışlar ile kendilerini geliştirip, ürettiklerini kamu yararına sunan ve bir nebze de olsa kamu yararına çalışan oluşumlardır.) İleride sivil toplum örgütü olduğunuzda, şu an sizi destekleyen finansör/finansörler desteklemeye devam edecek/edecekler mi?
Hayır etmeyecekler çünkü finansörümüz yok. Biz gönüllü bir birlikteliğiz, finansörü, Ali, Velisi, yönetici, üye ayrımı yok.

rasa
02-03-2013, 02:18
Yaptığını gördünmü bay @bartsimpson! sabahdan beri bekliyorum büyük bir depremi! al sana 16 şittetinde büyük bir bir deprem ! nolcek şindi.

bursali68
02-03-2013, 02:31
7.İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?

Merhaba,

Küfür, hakaret, iftira, ırkçılık...Hanifler, Hanif Dostlar sitelerinde " serbest " mi...?

Sağlıcakla kalınız...

Şüpheci Dinsiz
02-03-2013, 05:39
Sevgili bartsimpson, öncelikle hoşgeldiniz.

Sorularınıza vereceğim cevaplar beni bağlar. Aslında sorularınız belirli bir cemaate, örgüte ve üyelerine hitaben sorulmuş gibidir, bir ön yargı yüklüdür, şunu iyi anlamalısınız ki; ne bir cemaatiz, ne bir örgütüz. Kendi çapında bazı gerçekleri farketmiş kişilerden, bireylerden fazlası değiliz.

1- İnsanları "Dinlerden Özgürleştirmek" ile elde etmek istediğiniz nedir? Amacınız nedir?

Halkımın, tüm insanların din denen masallarla kandırıldığını, maddi ve manevi olarak sömürüldüğünü, bir yalanın peşinden ömürlerini mutsuz olarak ve mutsuz ederek geçirdiklerini düşünüyorum. Kızgın sobaya elini uzatan bir çocuğu yanmaktan kurtarmak gibi bir dürtüdür bendeki.

2- Dünya üzerindeki herkes bir "kişi" nin önderliğinde oluşmuş olan inanç sistemlerinin takipçileridir. Hristiyan "İsa", Müslüman "Muhammed", Budist "Buda", Alevi "Ali" vb... Siz de "Turan Dursun" diyorsunuz. İlle de bir kişi olmalı mı? Niye? Farkınız nedir?

Dinlerden özgürlük, bir dini öndere, Tanrıya, sembole, dogmaya körükörüne bağlılığı reddettiği gibi herhangi bir ideolojiye, öndere bağlılığı da reddeder. Reddetmeseydi bir başka dogmaya bağlı olmak demek olurdu. Elbette fikirlerine, çalışmalarına, bilgisine saygı duyduğumuz, örnek aldığımız insanlar vardır, ama onları asla putlaştırmayız.

3- Turan Dursun kitaplarını okumuş birisi olarak kendisinin hadis külliyatını toptan reddeden bir kişilik olduğunu biliyorum. Kendisinin hadislerde bahsedilen dine karşı olduğunu ve islam buysa eğer reddediyorum dediğini de biliyorum. Bu konuda da kendisi ile hem fikirim. Fakat kendisinin göksel kitaplar ve mensubu olduğu dini reddetiğini görmedim ve duymadım. Bence tam bir Deist olmasına rağmen, Turan Dursun'un ateis olduğu fikrini ediniyorum. Kendi ağzından böyle bir beyanı olmadığı halde bu dezenformasyonun nedeni nedir?

Turan Dursun sadece hadisleri reddetmiş değildir. Bütün Ortadoğu ve yakın coğrafyadaki dinleri ve kutsal kitaplarını incelemiş, kökenlerine inmiş, semavi adı verilen dinlerin birbirlerinden ve komşu coğrafyalardan yaptıkları alıntıları ortaya çıkarmıştır. Turan Dursun'un bütün kitaplarını bu forumda bulup okuyunuz.

4- Neden Ateistler Evrimciler ile birlikte anılıyor. Size ait bağımsız bir manifestonuz yok mu?

Dinlerden özgürlük şemsiyesi altında sadece Ateist'ler yoktur. Deist, Agnostik, Panteist vs. gibi bir çok dinsiz görüşten insanlar yer alır. Dinsizler dinlerin yaratılış masalını değersiz bulduklarından, varoluş probleminin çözümünü masallarda değil bilimde ararlar. Evrim, bilimin sayısız kanıtlarla desteklediği, haliyle dinsizlerin, hatta köktendinci olmayan bir çok inanırın kabul ettiği bir olgudur. Evrimi bir inanç gibi değerlendirerek reddeden kesim, dünyanın düz olduğunu iddia eden ortaçağ bağnazlarının yaptığı hatayı yapmaktadır. Evrim bir inanç değildir, sayısız bilimsel kanıtları olan bir olgudur. Bu sebeple kullandığınız "evrimci" tabiri bana evrim konusunu akademik kaynaklardan önyargısız olarak biraz daha araştırmanız gerektiğini düşündürmüştür.

5- Tüzük : Nizamname. İdare tarafından düzenlenen daimi, mücerret, objektif ve genel hükümleri ihtiva eden bir hukuki tasarruf. Tüzükler, kanunlarda yer alamayan teknik ihtiyaçları karşılamak ve teferruata ait hususları düzenlemek üzere; kanunların uygulayıcısı olan idare tarafından ortaya konan tasarruftur. Tüzüğünüzü okumadım ve okumayı da düşünmüyorum. Kendi inanışlarına göre, bir yaratıcının kurallarına inanabilen ve benimseyen insanların, eleştirilebileceğini, görüşlerinin doğru olmadığını ve yanıldıklarını söylüyorsunuz. Ama diğer taraftan kendi yazdığınız bir yazıya uymak ve kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorsunuz. Neden?

Turan Dursun forumunun tüzüğü -ne kadar teammüllere aykırı olursa olsun-fikirlerin özgürce ifade edilebilmesi için tasarlanmış son derece demokratik bir tüzüktür. Okumanızı ve TD tüzüğü ile dinlerin dogmatik dayatmalarını karşılaştırmanızı öneririm.

6- Bu siteyi ve hareketinizi hangi kanunlara dayanarak yürütüyorsunuz? O kanun veya kanunlarda olmayan hangi hususlar için tüzüğünüzü tanımamızı ve uymamızı ön koşul olarak sunuyorsunuz?

Tüzük, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında hazırlanmıştır. Yani evrensel insan hak ve hürriyetleri baz alınmıştır. Tüzüğü okumamış olduğunuz halde bir takım keyfi ve menfi dayatmalarda bulunduğunu ima ederek ne kadar ön yargı yüklü olduğunuzu göstermiş oldunuz. TD forumunun tüzüğü yalnızca küfürü, hakareti yasaklar, bazı maddeler nitelikli iletişim biçimlerini hatırlatır, kalan maddeler üyelere sahip olduğu hakları bildirir.

7- İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?

6. sorunun cevabına bakınız.

8- Bağımsız olduğunuz iddianıza karşılık, neden Turan Dursun'un sürecini desteklememiz gerekiyor?

Turan Dursun benim ve bir çok üyenin dinlerden özgürleşmesini sağlamış, aydınlanmamıza katkısı olmuş saygı ve minnet duyduğumuz, değer verdiğimiz bir aydınlanma emekçisidir. Dinlerden özgürlüğün ilk nitelikli neferidir, bu uğurda kalleşçe katledilerek canını vermiş bir idealisttir, haliyle kendisine sevgimiz ve saygımız büyüktür.

9- "Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur" diyebildiğiniz bir ortamda, "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?

Bu bir söylem değildir, bir realitedir.

10- Aydınlanabilmek için soruyorum... Turan Dursun bir meşale yakarak neyi net olarak aydınlatmıştır?

Semavi adı verilen dinlerin masal olduğunu, Arap geleneklerinden ibaret olduğunu, komşu coğrafyaların dinlerinden çalıntı olduğunu, Kuran'ın değiştirildiğini, Emevilerin dine kattığı keyfi kuralları, çarpıtmaları, bilinen kuralların yanlışlıklarını, yalanlarını, Kuran'daki ve hadislerdeki tutarsızlıkları, insan, kadın ve çocuk haklarına aykırılıklarını çok net olarak göstermiştir.

11- Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?

Kendi iyiliğiniz ve sonraki neslinizin iyiliği için ön yargılarınızdan sıyrılarak inandığınız dini araştırmanız ve gerçeği bulmanızdır.

12- Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/ (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/)) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?

Orta çağda dünya düz ve evrenin merkezi zannediliyordu, buna Müslümanlar da dahildi. Dünyanın düz olmadığı bazı filozoflarca daha önce de biliniyordu, ancak bunu katolik Hıristiyan Avrupa'da dile getirmenin cezası işkence altında ölümdü. Yani gerçek, gerçeği bilmek anlamında karanlık hakimdi. Gelileo Dünyanın düz olmadığını, evrenin merkezi olmayıp Güneşin etrafında döndüğünü açıkladığında Katolik engizisyonu tarafından yargılandı, görüşünü değiştirmezse işkence altında öldürülmekle tehdit edildi. İşte Galieo'nun gerçeği araması, bulması ve bunu dile getirmesi zifiri karanlıkta bir mum yakmak gibiydi. Engizisyonun baskısı ile Gelileo'nun mumu söndü, Galileo geri adım attı ve iddiasını geri çekti. Ama başka mumlar yakıldı ve bastırılan gerçek geç bile olsa gün yüzüne çıktı. Engizisyon bu ışığın aydınlığında yaşayamadı ve leş kokulu kötücül karanlığıyla birlikte ait olduğu yere, yani tarihin utanç çöplüğüne atıldı. Şimdi lanetle anılıyor.

13- Yoksa bu söyleminiz ile teşbih sanatından faydalanıp, fikirlerinizin ve yolunuzun daha çok cılız ve yardıma muhtaç olduğunu, ilerleyebilmek ve fikirlerinizi topluluklara kabul ettirebilmek için bizim yardımımıza ihtiyaç duyduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz?

1. sorunun cevabına bakınız.

14- Sizce insanlar karanlıkta mıdır? Ya da karanlık bir çağda mıdır?

12. sorunun cevabına bakınız.

15- "Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir." Bu cümlenizde "İnsanı", iyiye ve güzele doğru olan gelişmenin önündeki en büyük engel olarak tespit etmenizin altındaki anlam nedir? Biz neyiz? İnsan değil miyiz? İnsanı içinden çıkardığınız herhangi bir oluşumun gideceği yer neresidir?

Cümleyi yanlış anlamışsınız sevgili bartsimpson, tekrar okuyunuz. :|

16- Son olarak, oluşumunuzun finansörü olan kişi/kişiler yada kurum/kurumlar kimdir/kimlerdir? (Buna sizi ilgilendirmez yada benzeri şekillerde vereceğiniz cevaplar inandırıcı ve samimi olmayacaktır. internet ortamında, bağımsız kuruluşların en bilinenleri olan Mozilla ve Vikipedia, vakıflar ve bağışlar ile kendilerini geliştirip, ürettiklerini kamu yararına sunan ve bir nebze de olsa kamu yararına çalışan oluşumlardır.) İleride sivil toplum örgütü olduğunuzda, şu an sizi destekleyen finansör/finansörler desteklemeye devam edecek/edecekler mi?

Finansörler, davaya gönül vermiş olan üyelerdir. Örneğin mali durumum elverdiğince ben de katkıda bulunacağım. Bunu ölene kadar sürdüreceğim. Hatta miras yoluyla TD forumuna, Aziz Nesin Vakfına ve benzer oluşumlara öldükten sonra da yardım etmeyi sürdüreceğim.

Sevgiler

Subat
02-03-2013, 13:10
Bir insanın 5 kitabını (Din bu serisini 4 cilt olarak okuduğunuzu var sayarak) okuyup, kişi hakkında tüm bilgiyi edindiğinizi düşünerek cümleler kuruyor, bu cümleleri bile yanlış kuruyorsanız, sizi ciddiye almayışımızı da hoş karşılamanız gerekir. Din bu serisinde Turan Dursun'un kuran ayetlerini nasıl eleştirdiğini ve insan elinden çıkma olduğu belirtmelerini görmüş olmalıydınız. Okuduğunuz bile şüpheli. Tüzüğümüzü okumadığınızı söylüyor ve okumayacağınıza da vurgu yapıyorken, bilmemek değil öğrenmemek ayıp demeniz çok güzel doğrusu. Ne kullanıyorsunuz pardon?

Mahlaslarımızın altında ne yazdığına takılmayın. Ön kabullerinizi de bir kenara bırakın. Şayet merak ediyorsanız biraz araştırın. Araştırmanızdan sonra edinimlerinizi paylaşırsınız. Aksi halde bağcıyı dövmekle suçlanırsınız ki tam yerinde bir suçlama olur bu.

bartsimpson
02-03-2013, 17:06
Merhaba hoşgeldin bartsimpson

Aslında sorularınızın cevaplarını forumda geçireceğiniz zamanla doğru orantılı olarak bulabilirsiniz.

1.) İnsanları "Dinlerden Özgürleştirmek" ile elde etmek istediğiniz nedir? Amacınız nedir?

Öncelikle dinler inanç merkezli değil politik merkezli örgütlenmelerdir. Kısacası dinlerin amacı insanlara sistemli bir biçimde şırınga ettiği ya da onlarda halihazır inancı, insanların acizliklerini, zaaflarını vb ekonomik-siyasi amaçlar çerçevesinde kullanmaktır(istismardır). İnsanlığın yasalarını, hukukunu dinler adına, tanrı adına birilerinin yazdığı geçmiş bin yılları düşünün. İşte din insanlar, toplumlar nezdinde böyle bir güç, böyle bir etki ve örgütlenme meydana getiriyor ve insan hayatının her alanına müdahale etmeye başlıyor. Dünya düz mü değil mi? Dönüyor mu? Dönmüyor mu? Kiminle evlenebilirsiniz? Ne yiyip, içebilirsiniz? Hangi tarafınız iyi, hangi tarafınız kötü? Şeytan ne tarafınız da konaklar? Vay efendim ekmeği sağ elle tut, yemeği sağ elle çiğne, eşikten önce sağ adımını at, şunları öldür, bunlara zulmet vs. Tümü de adına din denen şebekelerin insanlığı bin yıllarca kör etmek, sürüleştirmek için ürettiği safsatalardır. Din ayrıca korku verir, en çok dehşete ve korkuya ihtiyaç duyar. İnsanları korkutarak sürekli mutsuz ve pasif kılar. Neymiş yıldırımlar gönderir de dilediğini çarparmış? Bu safsata Kur'an'a muhtemel M.Ö 850 lerde girdi. Henüz o zamanlar Nicola Tesl (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)a yaşamıyordu ve tabi paratoner de yoktu. Peki, doğru yol hangisidir(sadece dindir!??), o halde o yolda olmayanlar, kafir, kötü ve küfreden kişilerdir vs. Oysa kişiye göre değişmeyen şey, somut gerçektir, doğru-yanlış değil. Aslında amacımız Galileo'dan farklı değil, yani öyle allayıp, pullayacak, çok özel planları, oturup aman, aman bulunmuş, siyasi yanı, yönü olan bir amaç değil bizim ki, en normal biçimde insan edinimi(yani yaşadığımız dünyaya, çevreye duyarlı olmak. Açlık gibi doğal bir durum, haliyle amaç da doğal olarak oluşuyor(örneğin karnını doyurmak çabası gibi).).
Bir diğer yönüyle biraz daha açarsak, ırkçılığa karşı mücadelede amaç ne ise inanç değil özünde tamamen siyasi bir örgütlenme olan dinler ve kullandıkları tabulardan özgür olmak için çalışmakta odur. Özgürleşmenin büyüğü, küçüğü olmaz, amaç aynıdır çünkü. Örneğin bir zamanlar, ABD'deki zincirlenmiş Afrikalı ve Asyalıları düşünelim. köle yapılmış, kırbaçlanmış, dişleri sökülmüş, çok işkence ve zulme maruz kalmışlar. Onların verdiği özgürlük mücadelesinde amaç ne ise, insanca ve özgürce yaşamak temelindeki amacımız da o. Günümüzde toplumlar içerisinde ötekileştirmenin ve ötekileşmenin aldığı boyutlar yer, yer ortaçağı andırıyor, bir yönüyle bu DİN diğer yönüyle de IRK, SOY, CİNSİYET, RENK, SINIF, MİLLİYET, MEZHEP vb gibi ayrımlardır. Bu ayrımlara ortak olmak, örneğin dincilik, milliyetçilik gibi insanları baskı altına almak, ötekileştirmek, farklı olmaya ve farklı düşünmeye tahammül edememek ve duruma göre de baskı, zulüm uygulamaktır. . Hal böyle olunca bizler fikirlerimizi özgürce ifade edemediğimiz gibi düşündüğümüz gibi de yaşayamıyoruz ve kendimizi sürekli baskı altında hissediyor ve öyle yaşıyoruz.

2.Dünya üzerindeki herkes bir "kişi" nin önderliğinde oluşmuş olan inanç sistemlerinin takipçileridir. Hristiyan "İsa", Müslüman "Muhammed", Budist "Buda", Alevi "Ali" vb... Siz de "Turan Dursun" diyorsunuz. İlle de bir kişi olmalı mı? Niye? Farkınız nedir?
Sloganımız dinler ve her türlü(siyasi, ideolojik olabilir)tabulardan özgürlüktür. Turan Dursun bu alanda bizim içinde, insanlık içinde bir değerdir.

3. Turan Dursun kitaplarını okumuş birisi olarak kendisinin hadis külliyatını toptan reddeden bir kişilik olduğunu biliyorum. Kendisinin hadislerde bahsedilen dine karşı olduğunu ve islam buysa eğer reddediyorum dediğini de biliyorum. Bu konuda da kendisi ile hem fikirim. Fakat kendisinin göksel kitaplar ve mensubu olduğu dini reddetiğini görmedim ve duymadım. Bence tam bir Deist olmasına rağmen, Turan Dursun'un ateis olduğu fikrini ediniyorum. Kendi ağzından böyle bir beyanı olmadığı halde bu dezenformasyonun nedeni nedir?
Bir kere Kur'an'ın anlamı derlenmiş, toplanmış demektir. Buhari (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_el-Buhar%C3%AE)ne zaman yaşadı? Müslim (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0mam_M%C3%BCslim)ne zaman yaşadı? (İkisi de 9. Yüzyıl) Hadisleri uyduranlar her kim ise, daha önceki bir çok kutsal kuralın, yasanın da bir şekilde sürekli harmanlandığı söylem ve ilahileri, alarak, güncel şeyler ekleyerek Kur'an'ı yazanlarda onlar.

Turan Dursun adına kutsal denen kitapları da, hadisleri de farklı ele almamıştır. Siz biraz daha araştırın, Turan Dursun için hadisler gibi din de, ilahı da, tüm ilahlı dinler gibi uydurmadır..

Örneğin hiç bir safsata, kutsal, metafizik bağlamda tek bir tane dahi inanç taşımıyorum. İnsanın en normal somut olgulara dayalı inancı ile salt soyut korku ve arzularına, kurgularına(spekülatif), senaryo ve hayallerine dayalı inancı bir ve aynı görmüyoruz. Yine de biz her türlü inançtan uzağız diyebilirim. Çünkü düşünen canlılarız. İnanmaya ihtiyacınız mı var? Efendim 2014 de ekonomi iyi olacakmış da, ben buna inanıyormuşum da, da, da, da. Gidişata bakarım ve 2014 için bir tahminde bulunmaya çalışırım ve aynen şöyle derim "2014 de ekonomi iyi olacak diye düşünüyorum. Neden? Çünkü veriler bunu gösteriyor, tabi bu veriler değişirse 2014 kötü de geçebilir, işte düşüncemin hiç bir dokunulmazlığı yok? İnanınca ne olur? Saplantı olur, çakılır kalırsın, sırf inandığın için 2014 iyi geçecek sanırsın, tersi olunca da yıkılırsın vb. Bence bu saçmalığa gerek yok!!!.

4.Neden Ateistler Evrimciler ile birlikte anılıyor. Size ait bağımsız bir manifestonuz yok mu?

Ateistler, evrimciler ile anılıyor, anlamsız olmuş. hangi ateist çıkıp evrim yoktur, her şey tanrının yarattığı gibidir der?! Her şey değişiyor ve ateistler zaten bunu biliyor! Ya da ne bileyim evrim konusunda ateistler duyarsız mı olmalıydı? Neden? Böyle bir sorunun anlamlı olmayacağı ortada ve iki alanın da birbirinden farklı olduğu da ortada. Hristiyan, nadirde olsa müslüman evrimciler de var değil mi?.

5.) Tüzük : Nizamname. İdare tarafından düzenlenen daimi, mücerret, objektif ve genel hükümleri ihtiva eden bir hukuki tasarruf. Tüzükler, kanunlarda yer alamayan teknik ihtiyaçları karşılamak ve teferruata ait hususları düzenlemek üzere; kanunların uygulayıcısı olan idare tarafından ortaya konan tasarruftur. Tüzüğünüzü okumadım ve okumayı da düşünmüyorum. Kendi inanışlarına göre, bir yaratıcının kurallarına inanabilen ve benimseyen insanların, eleştirilebileceğini, görüşlerinin doğru olmadığını ve yanıldıklarını söylüyorsunuz. Ama diğer taraftan kendi yazdığınız bir yazıya uymak ve kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorsunuz. Neden?

Anlam veremedim. Şu anlamda, site bir İLETİŞİM ARACIDIR. O halde bir aracı kullanırken uygun kullanıma ihtiyacımız var. Kurallarımız var, tüzüğümüz var. Tüzüğün içeriğini değil, ama kurallarını kabul etmek zorundasınız ve bu kurallar sizin nasıl düşüneceğinizi belirlemiyor. Sadece iletişim aracını-ortamını nasıl kullanmamamız gerektiği yönünde kurallardır. Şimdi sizden kendi yazdığımız bir yazıya uymanızı mı beklemiş olduk? Siz herhangi bir kütüphaneye davul ve zurna ile girebilir misiniz?

6.)Bu siteyi ve hareketinizi hangi kanunlara dayanarak yürütüyorsunuz? O kanun veya kanunlarda olmayan hangi hususlar için tüzüğünüzü tanımamızı ve uymamızı ön koşul olarak sunuyorsunuz?

Anlamsız olmuş. Fikir ve görüşlerimizi ifade etmek, yaymak için kanuna dayanmak zorunda mıyız! Öyle bir kanun varsa, kanunsuzluk, hukuksuzluktan ileri gelir -ki öylesi kanunlara zaten dayanılamaz. Devamı madde 4 de açıklandı.

7.)İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?
Madde 4 de açıklandı. Umarım, bazı şeyleri yanlış anladığınızın farkına varırsınız.

8.) Bağımsız olduğunuz iddianıza karşılık, neden Turan Dursun'un sürecini desteklememiz gerekiyor?
Süreç ne ? Her ne ise desteklemek zorunda değilsiniz? Ne yapacağınız ve neyi destekleyip desteklemeyeceğiniz, nasıl düşüneceğiniz konusunu, ancak siz bilebilirsiniz. Sanırım din sizde olumsuz etkiler oluşturmuş. İlla bir emreden, buyuran ya da sizin adınıza düşünüp, karar veren, size de uygula, aksi taktirde derini yüzerim, yakarım, keserim, biçerim diyen birilerini bekliyorsunuz, ya da bir türlü farklı düşünemiyorsunuz.

9.) "Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur" diyebildiğiniz bir ortamda, "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?

İnanmıyoruz, hakları eşittir, düşünüyor ve biliyoruz. Siz kütüphaneye borazanla girmeyin de, ister inançlı olun, ister inançsız, ne olursanız olun, aksi taktirde borazanınızla dışarı yollanırsınız. Gerçi dinlere inananların çoğu zarar vermek için geliyor, yakıp, yıkıyor, küfürler, tehditler savuruyor.............. Azı ise, onları, ortamda kendimizden ayrı görmüyoruz(elbette fikir ve düşünceleri ayrı olacak).

10.) Aydınlanabilmek için soruyorum... Turan Dursun bir meşale yakarak neyi net olarak aydınlatmıştır?
Biz böyle düşünüyoruz ve sitemizde bazı bilgilendirme mesajlarında dile getiriyoruz. Siz uyacaksınız, böyle düşüneceksiniz demiyoruz.
Sitemizin ana sayfasında bir çok yazı var, yine forumlarda öyle, bizim şu ya da bu dememiz sadece durum tespiti olur, siz özgürce, tüm korkularınızı, ön yargı ve ön şartlarınızı kırarak, kitaplarını okuyun. Bağnaz dinler, asıl işi götüren din bezirganları ve yüzyılları saran evrilip, çevrilen karanlıklarına, kısacası insanlığın kendi eliyle düşünmeyi, özgürce sorgulamayı, özgürlüğü, fikirleri yasakladığı dünya da sorgulamış, gerçekleri insanlığa ulaştırmak için çalışmış, bedel ödemiştir. Hani ne diyor din, sus->yoksa işkence çekersin diyor. Düşünme yasak, sorgulama sakın! yasak(cehennemde yanarsın, derin yüzülür, bu dünya da da rezillik çekersin!, Zeus, El-İlah(Allah, Rad, Ayet:13), Marduk, Enlil, Taru yıldırımlar gönderir de seni çarpar vs), bundan daha büyük bir karanlık olabilir mi?
Şakağınıza silah dayansa, ya canını, ya malını deseler ne yaparsın? Alkışlar ve sevinir misin? Din bunu yapıyor işte, tüm iradeni alıyor, aksi taktirde sonsuza kadar yanacaksın, acı çekeceksin diyor. Şakaktaki silahtan çok daha ağır bir şantaj.


11.) Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?
Size kalmış.

12.) Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?
Sakla samanı gelir zamanı. Siz hiç saman sakladınız mı? Yoksa bu sözde siz kullanılan saman kelimesinin bir metafor olduğunu bilmiyor musunuz? Örneğin ben geçen sene bir şeyler sakladım, o an ihtiyacım yoktu, bu sene kullandım. İlla saman mı olmak zorunda?

13.) Yoksa bu söyleminiz ile teşbih sanatından faydalanıp, fikirlerinizin ve yolunuzun daha çok cılız ve yardıma muhtaç olduğunu, ilerleyebilmek ve fikirlerinizi topluluklara kabul ettirebilmek için bizim yardımımıza ihtiyaç duyduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz?

Cevap 12 ile aynı, sorulara bir anlam veremedim.

14.) Sizce insanlar karanlıkta mıdır? Ya da karanlık bir çağda mıdır?
Bazı insan ve topluluklar aydınlık çağda, karanlıktadırlar. Görmek isterseniz, Vartor'un imzasına bakabilirsiniz, Shubimi'de gayet yerinde bir örnek vermiş -ki Türkiye de onlardan birisi, örneğin yüzyıllardır depremin doğal afet olduğu bilindiği halde, hala depremi Zeus'un yaptığına inanan milyonlar var ve en küçük bir doğal afet üzerinden yapılacak dini propaganda bu kitleleri kolaylıkla kullanıma müsait hale getirebiliyor(örneğin Sakarya depremiyle, depremin sebebi başı açık gezen kızlardır dediği, zehir zemberek karanlık dolu bir kasetle, kasetlerimizi bizden alın, sadece 10 Mark diyen birileri milyoner olabilmiştir.) Böyle yüzlerce örnek verilebilir. Bakınız ülke okullarında bilimin esamesi okunmuyor, neden?.

15.) "Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir." Bu cümlenizde "İnsanı", iyiye ve güzele doğru olan gelişmenin önündeki en büyük engel olarak tespit etmenizin altındaki anlam nedir? Biz neyiz? İnsan değil miyiz? İnsanı içinden çıkardığınız herhangi bir oluşumun gideceği yer neresidir?
Bu soruyu da anlamsız ve dayanak edindiği sözü de çarpıtmış olarak değerlendiriyorum. . Bu bir analizdir, bir tespittir, şahsi ya da bir yerleri hedef almış bir söz değildir. Sizce bilim, tıp ve teknoloji insanın hayatını kolaylaştırmıyor mu? Eğer öyle ise; bu siz insan değilsiniz demek mi oluyor?

16.) Son olarak, oluşumunuzun finansörü olan kişi/kişiler yada kurum/kurumlar kimdir/kimlerdir? (Buna sizi ilgilendirmez yada benzeri şekillerde vereceğiniz cevaplar inandırıcı ve samimi olmayacaktır. internet ortamında, bağımsız kuruluşların en bilinenleri olan Mozilla ve Vikipedia, vakıflar ve bağışlar ile kendilerini geliştirip, ürettiklerini kamu yararına sunan ve bir nebze de olsa kamu yararına çalışan oluşumlardır.) İleride sivil toplum örgütü olduğunuzda, şu an sizi destekleyen finansör/finansörler desteklemeye devam edecek/edecekler mi?
Hayır etmeyecekler çünkü finansörümüz yok. Biz gönüllü bir birlikteliğiz, finansörü, Ali, Velisi, yönetici, üye ayrımı yok.

Merhaba, hoşbulduk Sevgili "Spartacus"

Cevaplarınız ve nezaketiniz için teşekkür ederim.

Müsaadenizle ben de sizin gibi madde madde gideyim.

1- Dinlerin inanç merkezli değilde politik merkezli olması, çıkar gruplarının, kendi yöntemlerini, insanlara, kabul ettirme arzularından kaynaklanmaktadır. (Bakınız TC) Bu, sizin görüş ve inançlarınızın da, yarın öbür gün, politik merkezli olmayacağı ya da çıkar gruplarına hizmet etmeyeceği anlamına, gelmez. Bence de asıl olan, insan ve doğa (dünya) olmalıdır. Doğa ile uyumlu yaşayamayan tek canlı ne yazık ki, "İnsandır". Diğer tespitlerinizin büyük bir çoğunluğuna da bu bağlamda katılmaktayım.

2- "Dinler ve her türlü tabuda özgürlük" olan sloganınıza, bu konuda "sizce" "bir değer" olan kişiyi seçmeniz mantıklı. Ama dikkat edin yarın öbür gün "sloganınız" ve " bir değer" olan kişinizin durumu TC ve Atatürkün bugün düştüğü duruma benzemesin.

Burada aslında acı bir durumu hicvetmeye çalıştım. İnsan tekamül sürecinde edinimlerinin üzerine birşeyler ekleyip gelişim sürecini pekiştireceğine, var olan değerlerini toptan yok edip, yerine yenilerini koymakta ve ne yazık ki bunlar insana, politik merkezli odaklar tarafından, ihtiyacı olan şeylermiş gibi yutturulmakta.

Dünya üzerinde akıl ve insan varoldukça, tüm inançlar ve manifestolar, günü gelince yıkılmaya yada değişmeye mahkumdur. Buna sizin görüşleriniz de dahil. Mutlak doğru yoktur. Bir noktadan bir noktaya giden en kısa yolun tarifi vardır.

3- "Turan Dursun adına kutsal denen kitapları da, hadisleri de farklı ele almamıştır. Siz biraz daha araştırın, Turan Dursun için hadisler gibi din de, ilahı da, tüm ilahlı dinler gibi uydurmadır.."

Tavsiyenize uyacağım...

4- Tanrıya inanmayan ama evrime de inanmayan ve hatta çürütebilen insanlar olduğu gibi, sizin de dediğiniz üzere, Tanrıya inanan ama evrime de inanan ve hatta destekleyen insanlar da mevcut.

Ateistler için evrim teorisine inanmak; "her şeyi Tanrı yarattı" tezine anti tez olarak benimsenmesi ve savunulması gereken bir yöntem olmamalı.

Ayrıca ben; (Secde 9/Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi) basit ve gelişmemiş bir primattan türeyip evrimleşmektense, bir yaratıcı tarafından şekillendirilip onun ruhundan bir parça taşımayı tercih ederim. Ya siz???

5- " site bir İLETİŞİM ARACIDIR"

Çok doğru.... Bakın şu an burada bile sizinle bir iletişim ve etkileşim halindeyiz... Ama bu iletişimde kullanılacak yöntem ve ifade tarzını iletişimde bulunan taraflar belirler, yani biz... Kanun, yönetmelik veya tüzükler değil.

Bu nedenle "elin gavuru" ifade özgürlüğü diye bas bas bağırıyor. Adı üzerinde "İLETİŞİM" yani "iki taraflı etkileşim".

Bazen kütüphaneye davul zurna ile girmek uyuşmuş dimağları uyandırmak için etkili bir yöntemdir.

Yaptığını gördünmü bay @bartsimpson! sabahdan beri bekliyorum büyük bir depremi! al sana 16 şittetinde büyük bir bir deprem ! nolcek şindi.

Zira, aranızda, yazdıklarımı, davul zurna değil ama deprem olarak telakki edenleriniz oldu :)

"...kurallarını kabul etmek zorundasınız..." "...iletişim aracını-ortamını nasıl kullanmamamız gerektiği yönünde kurallardır..."

Bu konuda "internet ortamında" siteler yada bloglar üyelik şartlarında der ki... (bizde, sizde dogmalara karşıyız ve özgürlükleri savunuyoruz ya) "kişi yazdıklarından kanunlar karşısında kendisi sorumludur. Şahısların yazdıkları site ve site yönetimini bağlamaz, sorumlu tutulamaz, üye olanlar bunu peşinen kabul ederler. (Nokta)"

Kaç oldu? 6'mı? - Kafam karıştı çünkü 6. soruya cevap olarak 4. maddeyi, ateistler ve evrimcilere ile ilgili maddeye atıf yaptınız. "Devamı madde 4 de açıklandı." ??? Neyse... Olur öyle... benimde kafam ara sıra karışıyor... İnsanlık hali...

Madde 6 bağımsız bir soruydu zaten, sizde cevabını başında vermişsiniz. Teşekkürler.

7- Yine yanlış maddeye atıf yapmışsınız ama ben yine cevabımı aldım teşekkürler.

8- "Ne yapacağınız ve neyi destekleyip desteklemeyeceğiniz, nasıl düşüneceğiniz konusunu, ancak siz bilebilirsiniz." bu konuda yerden göğe kadar haklısınız.

Benim sorum; "Size göre bağımsız ve özgür düşünce kavramları, neden Turan Dursun'un şahsiyetinde ve fikirlerinde şekil buluyor. O olmadan bunları yapamıyormusunuz?" idi ama ben cevabımı aldım teşekkürler.

9- Soru : "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?

Cevap : "İnanmıyoruz..."

"aksi taktirde borazanınızla dışarı yollanırsınız."

Borozan çalanlar rahatınızı bozuyorsa, aksi fikir ve düşüncelere tahammülsüzseniz, yaparsınız...

"Gerçi dinlere inananların çoğu zarar vermek için geliyor, yakıp, yıkıyor, küfürler, tehditler savuruyor"

Doğmaları ve kalıpları yıkmak isteyen bir anlayışa, yakışmayan genellemeler ve sınıflandırmalar... (Bunu şahsıma yönelik olarak söylüyorum)

10- Yeterli bir açıklamaydı teşekkür ederim.

11- Gayet isabetli ve hedefe yönelik bir açıklama teşekkür ederim.

12- Söylemlerimde metaforlara nadiren ihtiyaç duyarım. Hadi ben bilmiyorum diyelim. Peki ya siz, bir atesit olarak, Kur'anın sıkça kullandığı gibi, "Metaforal söylemlere" hem baş vurup, hemde bunları ihtiva eden bir kitabı nasıl okuyor ve anlamıyorsunuz bilemiyorum. ;)

13- Evet sorum doğru demek ki, teşbih sanatı (metafor) kullanıyorsunuz... (sakla samanı gelir zamanı... ;) bak geldi...)

14- Son derece haklısınız yürekten katılıyorum...

15- Ukalalığımı mazur görün ama dil bilgisi kuralları gereği doğrusu aşağıdaki şekilde olmalıydı. Yanlış anlaşılmalara mahal vermemesi açısından.

"Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu, tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir."

Anlatan kimdir? : Tarih ve bugün yaşananlar.
Neyi anlatmaktadır? : Dogmaların ,inanca ilişkin dayatmaların, insanın ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelişmenin önündeki en büyük engellerden olduğunu.
Engeler nedir? : Dogmalar ,inanca ilişkin dayatmalar, insan ,demokrasi.
Etkilenen nedir? : İyiye ve güzele doğru gelisme.

"İnsan ve demokrasinin, iyiye ve güzele doğru gelişimi önündeki en büyük engellerin; dogmalar ve inanca ilişkin dayatmalar olduğunu, tarih ve bugün yaşananlar tekrar tekrar anlatmaktadir."

Anlatan kimdir? : Tarih ve bugün yaşananlar.
Neyi anlatmaktadır? : İyiye ve güzele doğru olan gelişimin önündeki en büyük engelleri.
Engeler nedir? : Dogmalar ve inanca ilişkin dayatmalar.
Etkilenen nedir? : İnsan ve demokrasi.

16- Teşekkür eder, başarılar dilerim

Not : İmzanızdaki sözleri çok beğendim müsadeniz olursa bazı yerlerde kullanmak isterim...

bartsimpson
02-03-2013, 17:21
Merhaba,

Küfür, hakaret, iftira, ırkçılık...Hanifler, Hanif Dostlar sitelerinde " serbest " mi...?

Sağlıcakla kalınız...

Sözlerimi yukarıdaki söylemlerle bağdaştırmayı nasıl becerdiniz anlayamadım?

Forumlarda bahsettiğiniz konularla ilgili bolca örnek mevcut... ama bende değil...

Eğer hatalı bir davranışım ve tavrım olmuşsa diğer sitelerde olduğu gibi bahsettiğiniz sitelerdede, büyüklerim ve iletişim kurduğum forumdaşlarım uyarmışlardır, bende özür dilemesini ve geri adım atmasını bilmişimdir.


Aranızda bir tek "Vartor'a" teşekkür ederim. En az lafı "O" söylemiş olmakla birlikte en çok sözü "O" söylemiş ve en akılcı cevabı da "O" vermiştir. Bilgilerinden faydalanmayı ümit ediyorum...

Tabi haklısınız... okumak öğrenmenin baş koşulu, madem merak ediyorsun oku ve öğren demek hakkınız. Ama forumlardaki bilgi denizinde veya kirliliğinde boğulmaktansa, yönetiminizi muhatap alıp, sizlerin bilgisini daha rafine ve saf hali ile almayı tercih etmiş ve bu nedenle aceleci davranmış olabilirim. Bu konudaki aceleciliğimi hoş görmenizi beklerdim.

... size işinizi öğretmek benim haddim değil.



Sizde sağlıcakla kalınız...

bartsimpson
02-03-2013, 17:24
Bir insanın 5 kitabını (Din bu serisini 4 cilt olarak okuduğunuzu var sayarak) okuyup, kişi hakkında tüm bilgiyi edindiğinizi düşünerek cümleler kuruyor, bu cümleleri bile yanlış kuruyorsanız, sizi ciddiye almayışımızı da hoş karşılamanız gerekir. Din bu serisinde Turan Dursun'un kuran ayetlerini nasıl eleştirdiğini ve insan elinden çıkma olduğu belirtmelerini görmüş olmalıydınız. Okuduğunuz bile şüpheli. Tüzüğümüzü okumadığınızı söylüyor ve okumayacağınıza da vurgu yapıyorken, bilmemek değil öğrenmemek ayıp demeniz çok güzel doğrusu. Ne kullanıyorsunuz pardon?

Mahlaslarımızın altında ne yazdığına takılmayın. Ön kabullerinizi de bir kenara bırakın. Şayet merak ediyorsanız biraz araştırın. Araştırmanızdan sonra edinimlerinizi paylaşırsınız. Aksi halde bağcıyı dövmekle suçlanırsınız ki tam yerinde bir suçlama olur bu.

Birşey kullanmıyorum ama Turan Dursun hakkındaki tavsiyenize uyacağım.

Teşekkürler

bartsimpson
02-03-2013, 17:33
Sevgili bartsimpson, öncelikle hoşgeldiniz.

Sorularınıza vereceğim cevaplar beni bağlar. Aslında sorularınız belirli bir cemaate, örgüte ve üyelerine hitaben sorulmuş gibidir, bir ön yargı yüklüdür, şunu iyi anlamalısınız ki; ne bir cemaatiz, ne bir örgütüz. Kendi çapında bazı gerçekleri farketmiş kişilerden, bireylerden fazlası değiliz.


Halkımın, tüm insanların din denen masallarla kandırıldığını, maddi ve manevi olarak sömürüldüğünü, bir yalanın peşinden ömürlerini mutsuz olarak ve mutsuz ederek geçirdiklerini düşünüyorum. Kızgın sobaya elini uzatan bir çocuğu yanmaktan kurtarmak gibi bir dürtüdür bendeki.


Dinlerden özgürlük, bir dini öndere, Tanrıya, sembole, dogmaya körükörüne bağlılığı reddettiği gibi herhangi bir ideolojiye, öndere bağlılığı da reddeder. Reddetmeseydi bir başka dogmaya bağlı olmak demek olurdu. Elbette fikirlerine, çalışmalarına, bilgisine saygı duyduğumuz, örnek aldığımız insanlar vardır, ama onları asla putlaştırmayız.


Turan Dursun sadece hadisleri reddetmiş değildir. Bütün Ortadoğu ve yakın coğrafyadaki dinleri ve kutsal kitaplarını incelemiş, kökenlerine inmiş, semavi adı verilen dinlerin birbirlerinden ve komşu coğrafyalardan yaptıkları alıntıları ortaya çıkarmıştır. Turan Dursun'un bütün kitaplarını bu forumda bulup okuyunuz.


Dinlerden özgürlük şemsiyesi altında sadece Ateist'ler yoktur. Deist, Agnostik, Panteist vs. gibi bir çok dinsiz görüşten insanlar yer alır. Dinsizler dinlerin yaratılış masalını değersiz bulduklarından, varoluş probleminin çözümünü masallarda değil bilimde ararlar. Evrim, bilimin sayısız kanıtlarla desteklediği, haliyle dinsizlerin, hatta köktendinci olmayan bir çok inanırın kabul ettiği bir olgudur. Evrimi bir inanç gibi değerlendirerek reddeden kesim, dünyanın düz olduğunu iddia eden ortaçağ bağnazlarının yaptığı hatayı yapmaktadır. Evrim bir inanç değildir, sayısız bilimsel kanıtları olan bir olgudur. Bu sebeple kullandığınız "evrimci" tabiri bana evrim konusunu akademik kaynaklardan önyargısız olarak biraz daha araştırmanız gerektiğini düşündürmüştür.


Turan Dursun forumunun tüzüğü -ne kadar teammüllere aykırı olursa olsun-fikirlerin özgürce ifade edilebilmesi için tasarlanmış son derece demokratik bir tüzüktür. Okumanızı ve TD tüzüğü ile dinlerin dogmatik dayatmalarını karşılaştırmanızı öneririm.


Tüzük, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında hazırlanmıştır. Yani evrensel insan hak ve hürriyetleri baz alınmıştır. Tüzüğü okumamış olduğunuz halde bir takım keyfi ve menfi dayatmalarda bulunduğunu ima ederek ne kadar ön yargı yüklü olduğunuzu göstermiş oldunuz. TD forumunun tüzüğü yalnızca küfürü, hakareti yasaklar, bazı maddeler nitelikli iletişim biçimlerini hatırlatır, kalan maddeler üyelere sahip olduğu hakları bildirir.


6. sorunun cevabına bakınız.


Turan Dursun benim ve bir çok üyenin dinlerden özgürleşmesini sağlamış, aydınlanmamıza katkısı olmuş saygı ve minnet duyduğumuz, değer verdiğimiz bir aydınlanma emekçisidir. Dinlerden özgürlüğün ilk nitelikli neferidir, bu uğurda kalleşçe katledilerek canını vermiş bir idealisttir, haliyle kendisine sevgimiz ve saygımız büyüktür.


Bu bir söylem değildir, bir realitedir.


Semavi adı verilen dinlerin masal olduğunu, Arap geleneklerinden ibaret olduğunu, komşu coğrafyaların dinlerinden çalıntı olduğunu, Kuran'ın değiştirildiğini, Emevilerin dine kattığı keyfi kuralları, çarpıtmaları, bilinen kuralların yanlışlıklarını, yalanlarını, Kuran'daki ve hadislerdeki tutarsızlıkları, insan, kadın ve çocuk haklarına aykırılıklarını çok net olarak göstermiştir.


Kendi iyiliğiniz ve sonraki neslinizin iyiliği için ön yargılarınızdan sıyrılarak inandığınız dini araştırmanız ve gerçeği bulmanızdır.


Orta çağda dünya düz ve evrenin merkezi zannediliyordu, buna Müslümanlar da dahildi. Dünyanın düz olmadığı bazı filozoflarca daha önce de biliniyordu, ancak bunu katolik Hıristiyan Avrupa'da dile getirmenin cezası işkence altında ölümdü. Yani gerçek, gerçeği bilmek anlamında karanlık hakimdi. Gelileo Dünyanın düz olmadığını, evrenin merkezi olmayıp Güneşin etrafında döndüğünü açıkladığında Katolik engizisyonu tarafından yargılandı, görüşünü değiştirmezse işkence altında öldürülmekle tehdit edildi. İşte Galieo'nun gerçeği araması, bulması ve bunu dile getirmesi zifiri karanlıkta bir mum yakmak gibiydi. Engizisyonun baskısı ile Gelileo'nun mumu söndü, Galileo geri adım attı ve iddiasını geri çekti. Ama başka mumlar yakıldı ve bastırılan gerçek geç bile olsa gün yüzüne çıktı. Engizisyon bu ışığın aydınlığında yaşayamadı ve leş kokulu kötücül karanlığıyla birlikte ait olduğu yere, yani tarihin utanç çöplüğüne atıldı. Şimdi lanetle anılıyor.


1. sorunun cevabına bakınız.


12. sorunun cevabına bakınız.


Cümleyi yanlış anlamışsınız sevgili bartsimpson, tekrar okuyunuz. :|


Finansörler, davaya gönül vermiş olan üyelerdir. Örneğin mali durumum elverdiğince ben de katkıda bulunacağım. Bunu ölene kadar sürdüreceğim. Hatta miras yoluyla TD forumuna, Aziz Nesin Vakfına ve benzer oluşumlara öldükten sonra da yardım etmeyi sürdüreceğim.

Sevgiler

Hoşbulduk efendim,

Sorularıma verdiğiniz cevaplar beni gerçekten çok etkiledi.

Sizinle gerçekten ama gerçekten konuşmayı ve fikir alışverişinde bulunmayı isterim.

Saygılarımla sevgili "Deist_tr"

rasa
02-03-2013, 19:59
sayın bartsimpson ben sizin yazılarınızın deprem olacağını değil size verilecek cevabın deprem etkisi yapacağını söyledim ve oldu artcılarda peşpeşe ğeldi!. Gelişinizden çok hazırlıklı ğeldiğiniz normal bir üye'den çok sorğulayıcı bir savcı edası sezdim onun için hattim olmayarak bir iletide bulundum buda saflığımdandır.Neyse geçti gitti hoş geldiniz.

bartsimpson
02-03-2013, 20:11
sayın bartsimpson ben sizin yazılarınızın deprem olacağını değil size verilecek cevabın deprem etkisi yapacağını söyledim ve oldu artcılarda peşpeşe ğeldi!. Gelişinizden çok hazırlıklı ğeldiğiniz normal bir üye'den çok sorğulayıcı bir savcı edası sezdim onun için hattim olmayarak bir iletide bulundum buda saflığımdandır.Neyse geçti gitti hoş geldiniz.

hoşbulduk sevgili "rasa" :)

istatistik
02-03-2013, 21:07
Konuya sonradan dahil olmakla beraber en baştan bağlayarak ilerlemek istiyorum. Öncelikle, arkadaşlarımızın da belirttiği gibi, sorduğunuz sorulara forum içinde ne kadar çok gezinirseniz o kadar çok cevap bulursunuz. Ancak, başlangıç olarak bir kaç soru sıralamışsınız. Kısaca cevaplamak isterim:



İnsanları "Dinlerden Özgürleştirmek" ile elde etmek istediğiniz nedir? Amacınız nedir?

Herhangi bir dine inananın bu inancına karşılık elde ettiği somut kazanımlar nelerdir? Hiç bir şey. Varlığı iddia edilen bir hayal dünyası vaadinden başka bir şey yok ortada. Buna karşın, inancı gereği kendini ifade etmekten tutun da nasıl davranması gerektiğine kadar pek çok konuda kısıtlanır. İşte bı kısıtlamaları kırıp insanın özgürce yaşaması için dinler ortadan kalkmalı.

Dünya üzerindeki herkes bir "kişi" nin önderliğinde oluşmuş olan inanç sistemlerinin takipçileridir. Hristiyan "İsa", Müslüman "Muhammed", Budist "Buda", Alevi "Ali" vb... Siz de "Turan Dursun" diyorsunuz. İlle de bir kişi olmalı mı? Niye? Farkınız nedir?

Herhangi bir önder yok. Dünya üzerinde milyonlarca ateist var. Kaç tanesi kendisinin bir önderi olduğunu söyledi?


Turan Dursun kitaplarını okumuş birisi olarak kendisinin hadis külliyatını toptan reddeden bir kişilik olduğunu biliyorum. Kendisinin hadislerde bahsedilen dine karşı olduğunu ve islam buysa eğer reddediyorum dediğini de biliyorum. Bu konuda da kendisi ile hem fikirim. Fakat kendisinin göksel kitaplar ve mensubu olduğu dini reddetiğini görmedim ve duymadım. Bence tam bir Deist olmasına rağmen, Turan Dursun'un ateis olduğu fikrini ediniyorum. Kendi ağzından böyle bir beyanı olmadığı halde bu dezenformasyonun nedeni nedir?

Turan Dursun'un Şule Perinçek ile olan Röportajından: Antropolojiyle de çok yakından ilgilendim. Bu Allahlılık iki üç yıl daha sürdü. Birden tümden o da silindi. O gelişmeler artık Tanrının hiç olmadığı noktaya gelmekle sıçrama gösterdi. Tanrıyı inkar etmek demiyorum, olan bir şey yok ki inkar edeyim. Tanrının yok olduğunu bilme noktasına varmam, o sıçrama, birkaç yılımı aldı.

Neden Ateistler Evrimciler ile birlikte anılıyor. Size ait bağımsız bir manifestonuz yok mu?

Manifestomuz var. Dini mitlerin dayattı saçma sapan yaratılış ve canlılık anlatımlarının anti-tezi Bilimdir ve bilim şuan için en güçlü teorinin evrim olduğunu söylüyor.

Tüzük : Nizamname. İdare tarafından düzenlenen daimi, mücerret, objektif ve genel hükümleri ihtiva eden bir hukuki tasarruf. Tüzükler, kanunlarda yer alamayan teknik ihtiyaçları karşılamak ve teferruata ait hususları düzenlemek üzere; kanunların uygulayıcısı olan idare tarafından ortaya konan tasarruftur. Tüzüğünüzü okumadım ve okumayı da düşünmüyorum. Kendi inanışlarına göre, bir yaratıcının kurallarına inanabilen ve benimseyen insanların, eleştirilebileceğini, görüşlerinin doğru olmadığını ve yanıldıklarını söylüyorsunuz. Ama diğer taraftan kendi yazdığınız bir yazıya uymak ve kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorsunuz. Neden?

Kendi yazdığımız metin ile Tanrının yarattığı söylenen düzenden çok daha demokratik ve özgürlükçü bir ortam yarattık. Neden olmasın?

Bu siteyi ve hareketinizi hangi kanunlara dayanarak yürütüyorsunuz? O kanun veya kanunlarda olmayan hangi hususlar için tüzüğünüzü tanımamızı ve uymamızı ön koşul olarak sunuyorsunuz?

Yer çekimi başta olmak üzere doğa kanunlarını temel alıyoruz.

İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?

Neyi engellemişiz?

Bağımsız olduğunuz iddianıza karşılık, neden Turan Dursun'un sürecini desteklememiz gerekiyor?

Ha?

"Sitemiz, dinlerden özgür insanlarin yönettigi ve çalistigi bir olusumdur" diyebildiğiniz bir ortamda, "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?


Dinlerden özgür insanların yönettiği site ile dinlerden özgür olmayan insanların yönettiği siteler arasındaki temel fark, inanırların sitesinde bir inançsızsanız 10 mesaj bile yazamadan siteden atılırsınız. Burada mantıklı ve düzgün bir davranış sergileyen kimse forumdan atılmaz.

Aydınlanabilmek için soruyorum... Turan Dursun bir meşale yakarak neyi net olarak aydınlatmıştır?

İslam dininin içinde yattığı karanlığı. Kendisi din üzerine yazılmış en detaylı ve anlaşılır yazılardan pek çoğuna imza atmıştır.

Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?

Kimseden bir beklentimiz ya da bu yönde bir zorlamamız, talebimiz yok. Burada herkes istediği şekilde faydalı olur ya da olmaz. Kendi tercihidir.

Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?

Tekrar Ha?

Yoksa bu söyleminiz ile teşbih sanatından faydalanıp, fikirlerinizin ve yolunuzun daha çok cılız ve yardıma muhtaç olduğunu, ilerleyebilmek ve fikirlerinizi topluluklara kabul ettirebilmek için bizim yardımımıza ihtiyaç duyduğunuzu mu söylemek istiyorsunuz?

Fikirlerimizi kabul ettirmek gibi bir derdimiz yok. İnsanların düşünmesi ve kendi doğrularını bulabilmesi temel hedefimiz.

Sizce insanlar karanlıkta mıdır? Ya da karanlık bir çağda mıdır?

Bir inancı olan herkes karanlıktadır.

"Dogmalarin ,inanca iliskin dayatmalarin, insanin ,demokrasinin iyiye ve güzele dogru gelismenin önündeki en büyük engellerden oldugunu tarih ve bu gün yasananlar tekrar tekrar anlatmaktadir." Bu cümlenizde "İnsanı", iyiye ve güzele doğru olan gelişmenin önündeki en büyük engel olarak tespit etmenizin altındaki anlam nedir? Biz neyiz? İnsan değil miyiz? İnsanı içinden çıkardığınız herhangi bir oluşumun gideceği yer neresidir?

Cümleyi yanlış anlamışsınız bir kez daha okuyun.

Son olarak, oluşumunuzun finansörü olan kişi/kişiler yada kurum/kurumlar kimdir/kimlerdir? (Buna sizi ilgilendirmez yada benzeri şekillerde vereceğiniz cevaplar inandırıcı ve samimi olmayacaktır. internet ortamında, bağımsız kuruluşların en bilinenleri olan Mozilla ve Vikipedia, vakıflar ve bağışlar ile kendilerini geliştirip, ürettiklerini kamu yararına sunan ve bir nebze de olsa kamu yararına çalışan oluşumlardır.) İleride sivil toplum örgütü olduğunuzda, şu an sizi destekleyen finansör/finansörler desteklemeye devam edecek/edecekler mi?

Etrafta elde şapka ile para toplayan birilerin göremeyince tedirgin mi oldunuz? Böyle bir sorunun anlamı nedir ya da verilecek cevabın size kazandırmasını beklediğiniz şey nedir. Bana göre hava bedava, su bedava. Burası da bedava.


Önceden, birilerinin kulaktan dolma şekilde hazırladıkları sorular ile bir yera kadar gidebilirsiniz. Biraz okumanızı ve bizlerin ne düşündüğünü öğrenmenizi öneririm.

Bu arada yukarıda yazdıklarım kendi fikirlerim ve görüşlerimdir. Burada kimsenin söylediği bir başkasını bağlamamaktadır.

bartsimpson
02-03-2013, 21:14
Konuya sonradan dahil olmakla beraber en baştan bağlayarak ilerlemek istiyorum. Öncelikle, arkadaşlarımızın da belirttiği gibi, sorduğunuz sorulara forum içinde ne kadar çok gezinirseniz o kadar çok cevap bulursunuz. Ancak, başlangıç olarak bir kaç soru sıralamışsınız. Kısaca cevaplamak isterim:





Herhangi bir dine inananın bu inancına karşılık elde ettiği somut kazanımlar nelerdir? Hiç bir şey. Varlığı iddia edilen bir hayal dünyası vaadinden başka bir şey yok ortada. Buna karşın, inancı gereği kendini ifade etmekten tutun da nasıl davranması gerektiğine kadar pek çok konuda kısıtlanır. İşte bı kısıtlamaları kırıp insanın özgürce yaşaması için dinler ortadan kalkmalı.



Herhangi bir önder yok. Dünya üzerinde milyonlarca ateist var. Kaç tanesi kendisinin bir önderi olduğunu söyledi?








Manifestomuz var. Dini mitlerin dayattı saçma sapan yaratılış ve canlılık anlatımlarının anti-tezi Bilimdir ve bilim şuan için en güçlü teorinin evrim olduğunu söylüyor.



Kendi yazdığımız metin ile Tanrının yarattığı söylenen düzenden çok daha demokratik ve özgürlükçü bir ortam yarattık. Neden olmasın?



Yer çekimi başta olmak üzere doğa kanunlarını temel alıyoruz.



Neyi engellemişiz?



Ha?




Dinlerden özgür insanların yönettiği site ile dinlerden özgür olmayan insanların yönettiği siteler arasındaki temel fark, inanırların sitesinde bir inançsızsanız 10 mesaj bile yazamadan siteden atılırsınız. Burada mantıklı ve düzgün bir davranış sergileyen kimse forumdan atılmaz.



İslam dininin içinde yattığı karanlığı. Kendisi din üzerine yazılmış en detaylı ve anlaşılır yazılardan pek çoğuna imza atmıştır.

Bu süreçte benden emek vererek katkıda bulunmamı istediğiniz fiiliyat nedir?

Kimseden bir beklentimiz ya da bu yönde bir zorlamamız, talebimiz yok. Burada herkes istediği şekilde faydalı olur ya da olmaz. Kendi tercihidir.

Elektriğin varlığı (http://www.ilkkimbuldu.com/elektrik-kim-buldu/) binlerce yıldır bilinmesine ve kullanılmasına rağmen günümüzde karanlığı mum ile aydınlanmak niye? Bu biraz çağ dışılık olmuyor mu?

Tekrar Ha?



Fikirlerimizi kabul ettirmek gibi bir derdimiz yok. İnsanların düşünmesi ve kendi doğrularını bulabilmesi temel hedefimiz.



Bir inancı olan herkes karanlıktadır.



Cümleyi yanlış anlamışsınız bir kez daha okuyun.



Etrafta elde şapka ile para toplayan birilerin göremeyince tedirgin mi oldunuz? Böyle bir sorunun anlamı nedir ya da verilecek cevabın size kazandırmasını beklediğiniz şey nedir. Bana göre hava bedava, su bedava. Burası da bedava.


Önceden, birilerinin kulaktan dolma şekilde hazırladıkları sorular ile bir yera kadar gidebilirsiniz. Biraz okumanızı ve bizlerin ne düşündüğünü öğrenmenizi öneririm.

Bu arada yukarıda yazdıklarım kendi fikirlerim ve görüşlerimdir. Burada kimsenin söylediği bir başkasını bağlamamaktadır.

Siz bana diğer arkadaşlarınız gibi hoşgeldiniz demediniz ama ben hoşbulduk ve merhaba diyerek başlıyayım ve samimi cevaplarınız için teşekkür ederek bitireyim.

Not : "Önceden, birilerinin kulaktan dolma şekilde hazırladıkları sorular ile bir yera kadar gidebilirsiniz. "

Sorduğum sorular bana ait olmakla birlikte bu sorularla nerelere kadar gittiğimi bilseniz şaşardınız.

"Biraz okumanızı ve bizlerin ne düşündüğünü öğrenmenizi öneririm."

Bunu yapacağıma emin olabilirsin.

Benim etrafımda elinde şapka para toplayan birileri olduğunu nerden çıkardınız? Benim görmediğim birşey mi görüyorsunuz? Asıl şimdi tedirgin oldum bak!!!

Birde "Ha?" denmez "Efendim?" denir.

Saygılarımla,

istatistik
02-03-2013, 21:23
Siz bana diğer arkadaşlarınız gibi hoşgeldiniz demediniz ama ben hoşbulduk ve merhaba diyerek başlıyayım ve samimi cevaplarınız için teşekkür ederek bitireyim.

Not : "Önceden, birilerinin kulaktan dolma şekilde hazırladıkları sorular ile bir yera kadar gidebilirsiniz. "

Sorduğum sorular bana ait olmakla birlikte. Bu sorularla nerelere kadar gittiğimi bilsen şaşardın.

"Biraz okumanızı ve bizlerin ne düşündüğünü öğrenmenizi öneririm."

Bunu yapacağıma emin olabilirsin.

Saygılarımla,

soruları cevaplarken "Hoş Geldiniz" demeyi unutmuşum kusura bakmayın.

Kulaktan dolma olarak nitelediklerim sorular içindeki değindiğiniz noktalar. Zira bir kısmının yanlış ve eksik olduğunu zaten belirttim.

Okumaya devam ettikçe benim bir noktaya kadar verdiğim cevpları zaten kendinizin de bulacağını düşünüyorum.

Şimdiden kolay gelsin.

spartacus
03-03-2013, 00:46
Sevgili bartsimpson,
Merhaba, hoşbulduk Sevgili "Spartacus"

Cevaplarınız ve nezaketiniz için teşekkür ederim.

Müsaadenizle ben de sizin gibi madde madde gideyim.

1- Dinlerin inanç merkezli değilde politik merkezli olması, çıkar gruplarının, kendi yöntemlerini, insanlara, kabul ettirme arzularından kaynaklanmaktadır. (Bakınız TC) Bu, sizin görüş ve inançlarınızın da, yarın öbür gün, politik merkezli olmayacağı ya da çıkar gruplarına hizmet etmeyeceği anlamına, gelmez. Bence de asıl olan, insan ve doğa (dünya) olmalıdır. Doğa ile uyumlu yaşayamayan tek canlı ne yazık ki, "İnsandır". Diğer tespitlerinizin büyük bir çoğunluğuna da bu bağlamda katılmaktayım.

Bir biçimde, fikir ve görüşlerin, inanç sistemi haline gelmemesini sağlamak yoluyla başarabiliriz diye düşünüyorum. Düşünceler ya da onlara bağlı soyut, somut şeyler kutsallaşır, sembolleşir, bir nevi inanca ve tapınım sistemine dönerse zaten din haline gelirler, ne eleştirilebilir, ne sorgulanabilir, ne de vakti, zamanında değiştirilebilirler. Fikir ve görüşlerimizi kutsallaştırmadığımız ve onları kutsal saymadığımız sürece sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum.


2- "Dinler ve her türlü tabuda özgürlük" olan sloganınıza, bu konuda "sizce" "bir değer" olan kişiyi seçmeniz mantıklı. Ama dikkat edin yarın öbür gün "sloganınız" ve " bir değer" olan kişinizin durumu TC ve Atatürkün bugün düştüğü duruma benzemesin.

Benzeyeceğini sanmıyorum, zira Turan Dursun eserlerini kalemiyle ortaya koydu. Yani varlığıyla toplumu siyasi olarak ayrıştırıp, elinde siyasi bir güç olarak kullanmadı veya taşımadı. Herkes eleştirilebilir, bilhassa politikacılar. Çünkü politika alanı, koşullarla birlikte sürekli değişkendir ve kişilerin eylem ve düşünceleri bir çok insanı hayat koşulları çerçevesinde olumlu-olumsuz etkileyebilir. Kaldı ki içinde yaşadığımız sistem belli, politikacıları da genelde kıvrak oluyor. Toplum ve insanlığın değil, belirli güç odaklarının(ekonomi-politik) çıkarlarına göre hareket ediyorlar, sürekli eleştirilmeleri gerekir. Otysa siyasetin anlamı sorunlara çözüm üretmektir, ve kimin ürettiğinin değil, çözümün ne olup, olmadığı önemli olduğu gibi herkesinde sorunun çözümüne katılma hakkı vardır(yani birileri adına başkası da karar vermez.). Günümüzde ise siyaset alavare, dalavere, maddi-manevi güç, çıkarlar ve gücü elde tutmak vb. adına sürdürülüyor. Yani aslında siyaset değil.

Burada aslında acı bir durumu hicvetmeye çalıştım. İnsan tekamül sürecinde edinimlerinin üzerine birşeyler ekleyip gelişim sürecini pekiştireceğine, var olan değerlerini toptan yok edip, yerine yenilerini koymakta ve ne yazık ki bunlar insana, politik merkezli odaklar tarafından, ihtiyacı olan şeylermiş gibi yutturulmakta.

Tersi de denebilir. Zaten insanlık edinimlerini bir anda terkedemez. Öyle olduğu içinde politik merkezler eski edinimleri kullanmaya daha meyillidirler, zira statükocudurlar. Hali hazır statüyü korumak için toplumun daha eski yüzyıllardan kalma edinimlerle düşünüp, hareket etmesi ve yaşamasını isterler. Örneğin bir ülkede toplanmış bir kalabalığın onlarca televizyonu ateşe atıp yaktığını düşünün, ve o ülkelerde bilim kitaplarının olmadığı, aydınlarının konuşamadığı, teknolojinin de sadece emperyalist ülkelerin ve yerli sermayenin iş gücü kullanımı ve ürün pazarlaması temeline dayandığını düşünün. Genel anlamda Ortadoğu örnek verilebilir. Oranın toplumu çağına uygun bir bilince ne kadar sahip olursa, emperyalist ülkeler o düzeyde zarar ederler. Bu yüzden politik merkezler bu tür ülkelerde toplumların 1.000 yıl geriden gelmesini, dinin etkisini sürekli canlı tutmaya, yüz yıllar öncede kalmış edinimleri olduğu gibi şırınga etmeye gayret ediyorlar(karşılığında da maddi olarak kendilerine verilen payları alıyorlar.)

Örneğin ölmüş bir kadınla cinsel ilişkiye girilebileceği, bunun 6 saate kadar yolu olduğunu ancak öyle ülkelerde fetva olarak verebilirler.
Kadınları erkeklerden korumak için, kadınların erkekleri emzirmesini(süt anne vb), böylelikle kadınların tecavüzlerden korunacağını ancak o ülkelerde fetva verebilirler. Oysa dine göre zina ağır bir suç iken, süt anneye tecavüz etme konusunda hangi tecavüzcü geri durur ki? Bu tür fetvalar aslında bilinçli olarak kadınları alt tabakaya itmek amacıyladır.
ya da araç süren kadınların fahişe olduğu gibi,,, akla, mantığa hayale sığmayan ve günümüzden 2.000 yıllar önce insanların bir biçimde o günün koşullarına göre kullandığı ve uyulması ve etkili olması içinde sözde tanrılara ya da Allah'a söylettiği yol ve yöntemler, din kisvesi adı altında sürdürülebiliyor. Nereden alıyorlar bu gücü? Karanlıktan, işte Turan Dursunlar bu yüzden de çok önemli. Bir çok insan gerçek islamiyetin bu olmadığını söylüyor, oysa sorun şu, gerçek islam budur, ama ne yazık ki gerçek islam dedikleri günümüzden 1200 yıl(1400 değil, 1200) önceki köleci, kabile ya da fetih toplumları dönemine dayalı, egemen sistemlerin politik çerçevesi ve hukuk sistemleridir. İslam da diğer benzeri dinler gibi tabular ve kutsalları olduğu için pek değişemiyor, gelişemiyor. Zira tabulardan ibaret ve haliyle 1.000 yıl önce nasıl düşünülüyorsa hala aynı biçimde düşünülüyor.Artık gerçeği, sahtesi yok, islam politik anlamda misyonunu, bir kaç yüzyıl önce tamamlamıştır, yani içinde bulunduğumuz zamanın her yönüyle(bilim, teknoloji, siyaset, ekonomik sistem, yaşam biçimleri vb) gerisinde kalmıştır. öncelikli sorun bir yerde budur.

Dünya üzerinde akıl ve insan varoldukça, tüm inançlar ve manifestolar, günü gelince yıkılmaya yada değişmeye mahkumdur. Buna sizin görüşleriniz de dahil. Mutlak doğru yoktur. Bir noktadan bir noktaya giden en kısa yolun tarifi vardır.

Katılıyorum, o yüzden önceki yazımda belirttim sanıyorum, doğru-yanlış düzlemi değil bizi bağlayacak olan nesnel gerçek ve somut olmalıdır. Zaten insan gelişiminin önündeki en büyük engel insanlara ya kendisinin, ya kendi görüşlerinin, ya da bir yerlerin sürekli tek doğru olduğu yönündeki aşılamalardır.
Oysa dünya düz ve evrenin merkezidir diye bilindiği dönemlerde doğru bu idi. Çünkü insanlara göre doğru olan bu idi, oysa gerçek için doğanın, evrenin incelenmesi gerekir. İşte kilise bunu çok iyi biliyordu, o yüzden fizik yasaklandı. yani evreni incelemek yasaklandı. Doğru ve yanlış düzlemi insanın zihni alanına aittir, bir çeşit soyutlamalardan ibarettir ve kendileri de soyutturlar. O yüzden görecelidirler, koşula, duruma ve kişiden kişiye değişebilirler.

4- Tanrıya inanmayan ama evrime de inanmayan ve hatta çürütebilen insanlar olduğu gibi, sizin de dediğiniz üzere, Tanrıya inanan ama evrime de inanan ve hatta destekleyen insanlar da mevcut.

Evrimi çürütemezsiniz. Evrim teorisi NASIL, neden gibi sorulara cevap arıyor, EVRİME değil. Evrim somut, nesnel bir OLGUDUR. Bunu sözle çürütmek mümkün değil gibi. Kütle çekim kuvveti gibi bir olgu. Evrim teroriside, bu olguyu ve olgunun sonuçlarını somut olarak incelemek, çözümlemek, açıklamak ve yorumlamak üzerine kuruludur. Haliyle eksikleri, hataları, yanlış yorumlamaları olabilir, bunlar süreçle zaten doğal olarak değişiyor, fakat bu evrimi çürütemez. Nasıl ki kütle çekimi üzerine yanlış yorumların varlığı, kütle çekim kuvvetini çürütmediği ve ona etki etmediği gibi. Kim ki evrimi çürüttüğünü iddia ediyordur, o insanlar bu konuda bir şey bilmiyor demektir ya da insanların bilinçlenmesi çıkarlarına terstir.

En basit bir gözlemle dahi evrimi, olguyu sizde görebilirsiniz, çok ileri düzey bir bilgiye bile gereksiniminiz yok.

Ateistler için evrim teorisine inanmak; "her şeyi Tanrı yarattı" tezine anti tez olarak benimsenmesi ve savunulması gereken bir yöntem olmamalı.

Ayrıca ben; (Secde 9/Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi) basit ve gelişmemiş bir primattan türeyip evrimleşmektense, bir yaratıcı tarafından şekillendirilip onun ruhundan bir parça taşımayı tercih ederim. Ya siz???

Ateistler evrim teorisine inanmıyor. 4. Maddede en son paragrafı tekrar değerlendirmeniz yeterli diye düşünüyorum. Örneğin yer çekimine inanmıyorum, zira bu somut bir gerçek, gözlemlenebilir, algılanabilir bir olgu. Evrim de böyle ve haliyle nasıl ki kozmoloji alanındaki teorileri ve çeşitli araştırmaları görüyorsak, evrim teorisi içinde bu böyledir. İnanç kavramına ihtiyacımız yok, zira inanmak aldanmanın öbür yarısıdır. İnanmak ve aldanmak bir madalyonun iki yüzüdürler, birisi olmadan diğeri olmaz. O yüzden inanmak, bana göre özgür düşünme ve gözlemlememiz önündeki en önemli engellerden birisidir, en basit bir yönüyle örnek vereceksek, algılarımızı kapatmamıza yol açar. Evrim ve sonuçları alanındaki araştırma, inceleme ve açıklamaları okuyoruz, bilgileniyoruz, fikir ve görüş ediniyoruz vb.

5- " site bir İLETİŞİM ARACIDIR"

Çok doğru.... Bakın şu an burada bile sizinle bir iletişim ve etkileşim halindeyiz... Ama bu iletişimde kullanılacak yöntem ve ifade tarzını iletişimde bulunan taraflar belirler, yani biz... Kanun, yönetmelik veya tüzükler değil.

Öyle, forum kurallarımızı zaten biz belirledik. Eksik-fazla gördüğünüz bir şey varsa bize yazabilir, dilerseniz "Sitemiz üzerine düşünceler" bölümünde konu açabilirsiniz. Biz burada yazılı olarak anlaşıyor ve iletişime geçiyoruz, haliyle belirlediğimiz kurallar da yazılı oluyor. Böylelikle herkes görüp, okuyabiliyor, iletişime geçmiş oluyoruz.

Bu nedenle "elin gavuru" ifade özgürlüğü diye bas bas bağırıyor. Adı üzerinde "İLETİŞİM" yani "iki taraflı etkileşim".

Bazen kütüphaneye davul zurna ile girmek uyuşmuş dimağları uyandırmak için etkili bir yöntemdir.

Fikir ve ifade özgürlüğü. Özgürlük insanın kafasına göre her şeyi yapması değildir d,ye düşünüyorum. Özgürlük insanın seçim yapma şansının olmasıdır, yani el mahkum, alternatifsiz kalmamasıdır. özgürlük budur. Bununla birlikte kısıtlamalara maruz kalmak ve o kısıtlamalardan kurtulmakta bir nevi özgürlüktür, yalnız buna negatif özgürlük diyorum. Asıl özgürlük seçim yapabilmektir. Örneğin insanlar dinini kendileri seçmedikçe özgür olamayacaklardır. Ya da buna benzer bir sürü örnek. Örneğin bir mahkumu özgürlükten yoksun bırakan seçim yapma şansından mahrum kalmasıdır. Örneğin bir bahar günü, sokakta gezemeyecektir, bunu istemektedir ama başaramayacaktır. Görüldüğü gibi özgürlük hapsin sonuçları ve etkilerinde açığa çıkıyor ya da mahrum kalınıyor. Bu halde özgürlük mücadelesi, kendin için bir şeyleri istemek değil, ortamı, koşulları değiştirmek mücadelesidir, işte karanlığa karşı meşale yakmak sözü, bu yüzden de önemli bir sözdür.

Kütüphaneye davul, zurna ile giremezsiniz. Bu başkalarının bir çok özgürlüğüne ve hakkına tecavüzdür. Ama amacınız eğlenmek ve mekan olarak kütüphaneyi seçmişseniz, kütüphane de buna müsade etmişse neden olmasın. Bizim de sitemizde cafe bölümü var. Ya da ne bileyim camide insanlar namaz kılarken, siz içeri girip, bağıra çağıra müzik çalıp, göbek atamazsınız. Bu sizin kısıtlanmanızdan dolayı değil, oradakilerin de haklarına, hukukuna saygı göstermeniz çerçevesindedir. Dünya nasıl yaşanabilir olursa, iletişim aracı da öyle.


Zira, aranızda, yazdıklarımı, davul zurna değil ama deprem olarak telakki edenleriniz oldu :)

"...kurallarını kabul etmek zorundasınız..." "...iletişim aracını-ortamını nasıl kullanmamamız gerektiği yönünde kurallardır..."

Bu konuda "internet ortamında" siteler yada bloglar üyelik şartlarında der ki... (bizde, sizde dogmalara karşıyız ve özgürlükleri savunuyoruz ya) "kişi yazdıklarından kanunlar karşısında kendisi sorumludur. Şahısların yazdıkları site ve site yönetimini bağlamaz, sorumlu tutulamaz, üye olanlar bunu peşinen kabul ederler. (Nokta)"

Efendim KULLANIM KURALINDAN BAHSEDİYORUM. Düşünce ve fikirlerinizden değil. her ne kadar geri kapitalist bir ülkede yaşıyor olsakda, ne kadar eleştirsekde, ülkelerin yasaları her alanda geçerlidir ve bazı sitelerin böyle yazması gayet normaldir. Sistem de, bu ülkede söz ve ifade özgürlüğünün olmadığı da belli. Bir sürü gazeteci, öğrenci hapiste, en küçük bir demokratik eylemin sonu, polis copu, biber gazı, tazyikli su, ve 20 yılları bulan hapis cezaları olabiliyor(hem de öğrenciye yapıyorlar bunu, koca bir hayatı, bir ifade özgürlüğü hakkını kullandı diye söndürebiliyorlar! Sonra da arsızca ileri demokrasi diye gezebiliyorlar ve bir dolu şakşakçılar edinebiliyorlar).

Kaç oldu? 6'mı? - Kafam karıştı çünkü 6. soruya cevap olarak 4. maddeyi, ateistler ve evrimcilere ile ilgili maddeye atıf yaptınız. "Devamı madde 4 de açıklandı." ??? Neyse... Olur öyle... benimde kafam ara sıra karışıyor... İnsanlık hali...

Evet :) İlk başta cevaplarken madde 4 ile 5 i birlikte cevaplamıştım. Sonra hatamı farkedince onları ayırdım, haliyle madde 4 dediklerim, madde5 kapsamına gitti :)


9- Soru : "dinlere inanan ve inanmayan üyelerimizin haklari esittir." soylemine siz ne kadar inanıyorsunuz?

Cevap : "İnanmıyoruz..."

"aksi taktirde borazanınızla dışarı yollanırsınız."

Bu bölümü ciddi, ciddi kütüphane ve borazan çalmak olarak düşünmeliydiniz. Kurallarımızda iletişim aracını nasıl kullanacağımızı belirtiyoruz. Kütüphane olsaydık, borazan çalınmaz derdik, hastane olsaydık hasta odalarında sigara içilmemesini, içeride yüksek sesle bağırılıp, çağrılmamasını vb isterdik. Oysa biz forumuz neler demişiz, lütfen forum kurallarına bakın ve eleştirdiğiniz herhangi bir şey varsa somut olarak gidelim.

"Gerçi dinlere inananların çoğu zarar vermek için geliyor, yakıp, yıkıyor, küfürler, tehditler savuruyor"

Doğmaları ve kalıpları yıkmak isteyen bir anlayışa, yakışmayan genellemeler ve sınıflandırmalar... (Bunu şahsıma yönelik olarak söylüyorum)

Efendim, ateistim ama bende sizler gibi su içiyor, yemek yiyor, tuvalete gidiyorum. Elbette böyle bir iletişim ortamında bütün işi, gücü insanlara hakaret, tehdit, ağır küfür ve forumları sabote etmek olanlara müsamaha gösterilmeyecek. Bunun benim düşüncelerimle ya da bu hareketi yapanların düşünceleriyle, kim olduğum-olduklarıyla alakası olduğunu düşünmüyorum. Yine de binlerce küfür okudum, tüm forumlara farkına varıp engelleyene kadar yüzlerce tekrar eden biçimde, hem de her açık konuya allah allah allah allah(2.000 adet düşünün) yazanları gördük, peşinden yetişebilmek ve bu hareketini durdumak için onları yasakladık(aksi taktirde binlerce konuyu böyle dolduracaklardı). Size göre bizim bu kişileri yasaklayarak o an iletişim aracımızı kurtarmamız da herhangi bir inançlı, inançsız ayrımı var mı?. Sorduğunuz soru bence yanlı bir soru olmuş ve bana öyle geliyor ki bu yanlılık sizi alı koyabiliyor. İnançlı, inançsız ayrımını ben yapmadım, siz böyle bir ayrım yapıp bir soru sordunuz. . Bence acele etmeyin ve biraz daha düşünün, zaman geçsin, gözlemleyin.

12- Söylemlerimde metaforlara nadiren ihtiyaç duyarım. Hadi ben bilmiyorum diyelim. Peki ya siz, bir atesit olarak, Kur'anın sıkça kullandığı gibi, "Metaforal söylemlere" hem baş vurup, hemde bunları ihtiva eden bir kitabı nasıl okuyor ve anlamıyorsunuz bilemiyorum. ;)

Efendim gayet iyi anlıyoruz. lakin inanç öyle bir şeydir ki, tapan kişi için iman öyledir ki, basbaya kelimeleri dahi mecaz, mücaz ediyorlar. Biz kur'an da mecaz görürsek mecaz diyoruz, ama sizler Allah denen soyut putun, daha doğrusu sözde O'nun adına konuşup, yazanların(8-9. yüzyıllarda) yanıldığını kabullenmek istemediğiniz için kelimeleri değiştiriyor, anlamları değiştiriyor ya da içinden hiç çıkamayınca mecaz, mücaz diyorsunuz, hatta bir çok insan okumaya bile korkuyor(düşünebiliyor musunuz, böyle okunan bir kitaptan ne anlayabilirsiniz?) :) Ön yargılarınızı kırın, inancı imanı bir yana bırakın, bir roman kitabını okur gibi(yani kutsallık atfetmeden) Kur'an'ı bir kaç kez okuyun. Mecazların mecaz olmadığını, mecaz değil dediklerinizin de belki mecaz olduğunu göreceksiniz, yeter ki korkmadan yapın bunu. Örneğin Fetih suresinde "ganimetlerin hepsi Allah ve peygamberin" diyen bir Allah'ın 30-40 ayet sonra 1/5 i demesine kulplar bulun. Ya da bir tanrı düşünün ki, başka insan ve toplumların mallarını ve canlarını ağzı salyalanmış birilerine ganimet müjdesi veriyor olsun.(insanların mallarını baskınla çalacaklar, insanları öldürecekler, mallarını paylaşacaklar çocukları köle, kadınları seks kölesi yapacaklar ya! İştahları kabarık! işte o surede sorun da, kavga da bu paylaşım kavgası olarak ortaya çıkıyor. Ben daha ne diyeyim?! Göz, kulak, izan, akıl ve mantık, düşünme yetisi sizin.)

13- Evet sorum doğru demek ki, teşbih sanatı (metafor) kullanıyorsunuz... (sakla samanı gelir zamanı... ;) bak geldi...)

Öyle özellikle Teşbih sanatı kullanmıyoruz. Nasıl ki atasözleri aslı nasılsa öyle söyleniyor, anonim sözlerde öyle. Aslına sadık kalıyoruz.

"İnsan ve demokrasinin, iyiye ve [/COLOR]güzele doğru gelişimi [COLOR=Blue]önündeki en büyük engellerin; dogmalar ve inanca ilişkin dayatmalar olduğunu, tarih ve bugün yaşananlar tekrar tekrar anlatmaktadir."

Katılıyorum.

Not : İmzanızdaki sözleri çok beğendim müsadeniz olursa bazı yerlerde kullanmak isterim...

Benim söylediğim ya da bana ait değiller, öyle olsalardı bile kullanabilirsiniz derdim, memnun da olurdum.

O sözlerin ise bir söyleyeni var, ama sahibi yok, o yüzden yazılı yayınlanmış veya ortaya söylenmiş. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

bartsimpson
03-03-2013, 00:57
Sevgili bartsimpson,

Bir biçimde, fikir ve görüşlerin, inanç sistemi haline gelmemesini sağlamak yoluyla başarabiliriz diye düşünüyorum. Düşünceler ya da onlara bağlı soyut, somut şeyler kutsallaşır, sembolleşir, bir nevi inanca ve tapınım sistemine dönerse zaten din haline gelirler, ne eleştirilebilir, ne sorgulanabilir, ne de vakti, zamanında değiştirilebilirler. Fikir ve görüşlerimizi kutsallaştırmadığımız ve onları kutsal saymadığımız sürece sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum.


Benzeyeceğini sanmıyorum, zira Turan Dursun eserlerini kalemiyle ortaya koydu. Yani varlığıyla toplumu siyasi olarak ayrıştırıp, elinde siyasi bir güç olarak kullanmadı veya taşımadı. Herkes eleştirilebilir, bilhassa politikacılar. Çünkü politika alanı, koşullarla birlikte sürekli değişkendir ve kişilerin eylem ve düşünceleri bir çok insanı hayat koşulları çerçevesinde olumlu-olumsuz etkileyebilir. Kaldı ki içinde yaşadığımız sistem belli, politikacıları da genelde kıvrak oluyor. Toplum ve insanlığın değil, belirli güç odaklarının(ekonomi-politik) çıkarlarına göre hareket ediyorlar, sürekli eleştirilmeleri gerekir. Otysa siyasetin anlamı sorunlara çözüm üretmektir, ve kimin ürettiğinin değil, çözümün ne olup, olmadığı önemli olduğu gibi herkesinde sorunun çözümüne katılma hakkı vardır(yani birileri adına başkası da karar vermez.). Günümüzde ise siyaset alavare, dalavere, maddi-manevi güç, çıkarlar ve gücü elde tutmak vb. adına sürdürülüyor. Yani aslında siyaset değil.

Tersi de denebilir. Zaten insanlık edinimlerini bir anda terkedemez. Öyle olduğu içinde politik merkezler eski edinimleri kullanmaya daha meyillidirler, zira statükocudurlar. Hali hazır statüyü korumak için toplumun daha eski yüzyıllardan kalma edinimlerle düşünüp, hareket etmesi ve yaşamasını isterler. Örneğin bir ülkede toplanmış bir kalabalığın onlarca televizyonu ateşe atıp yaktığını düşünün, ve o ülkelerde bilim kitaplarının olmadığı, aydınlarının konuşamadığı, teknolojinin de sadece emperyalist ülkelerin ve yerli sermayenin iş gücü kullanımı ve ürün pazarlaması temeline dayandığını düşünün. Genel anlamda Ortadoğu örnek verilebilir. Oranın toplumu çağına uygun bir bilince ne kadar sahip olursa, emperyalist ülkeler o düzeyde zarar ederler. Bu yüzden politik merkezler bu tür ülkelerde toplumların 1.000 yıl geriden gelmesini, dinin etkisini sürekli canlı tutmaya, yüz yıllar öncede kalmış edinimleri olduğu gibi şırınga etmeye gayret ediyorlar(karşılığında da maddi olarak kendilerine verilen payları alıyorlar.)

Örneğin ölmüş bir kadınla cinsel ilişkiye girilebileceği, bunun 6 saate kadar yolu olduğunu ancak öyle ülkelerde fetva olarak verebilirler.
Kadınları erkeklerden korumak için, kadınların erkekleri emzirmesini(süt anne vb), böylelikle kadınların tecavüzlerden korunacağını ancak o ülkelerde fetva verebilirler. Oysa dine göre zina ağır bir suç iken, süt anneye tecavüz etme konusunda hangi tecavüzcü geri durur ki? Bu tür fetvalar aslında bilinçli olarak kadınları alt tabakaya itmek amacıyladır.
ya da araç süren kadınların fahişe olduğu gibi,,, akla, mantığa hayale sığmayan ve günümüzden 2.000 yıllar önce insanların bir biçimde o günün koşullarına göre kullandığı ve uyulması ve etkili olması içinde sözde tanrılara ya da Allah'a söylettiği yol ve yöntemler, din kisvesi adı altında sürdürülebiliyor. Nereden alıyorlar bu gücü? Karanlıktan, işte Turan Dursunlar bu yüzden de çok önemli. Bir çok insan gerçek islamiyetin bu olmadığını söylüyor, oysa sorun şu, gerçek islam budur, ama ne yazık ki gerçek islam dedikleri günümüzden 1200 yıl(1400 değil, 1200) önceki köleci, kabile ya da fetih toplumları dönemine dayalı, egemen sistemlerin politik çerçevesi ve hukuk sistemleridir. İslam da diğer benzeri dinler gibi tabular ve kutsalları olduğu için pek değişemiyor, gelişemiyor. Zira tabulardan ibaret ve haliyle 1.000 yıl önce nasıl düşünülüyorsa hala aynı biçimde düşünülüyor.Artık gerçeği, sahtesi yok, islam politik anlamda misyonunu, bir kaç yüzyıl önce tamamlamıştır, yani içinde bulunduğumuz zamanın her yönüyle(bilim, teknoloji, siyaset, ekonomik sistem, yaşam biçimleri vb) gerisinde kalmıştır. öncelikli sorun bir yerde budur.

Katılıyorum, o yüzden önceki yazımda belirttim sanıyorum, doğru-yanlış düzlemi değil bizi bağlayacak olan nesnel gerçek ve somut olmalıdır. Zaten insan gelişiminin önündeki en büyük engel insanlara ya kendisinin, ya kendi görüşlerinin, ya da bir yerlerin sürekli tek doğru olduğu yönündeki aşılamalardır.
Oysa dünya düz ve evrenin merkezidir diye bilindiği dönemlerde doğru bu idi. Çünkü insanlara göre doğru olan bu idi, oysa gerçek için doğanın, evrenin incelenmesi gerekir. İşte kilise bunu çok iyi biliyordu, o yüzden fizik yasaklandı. yani evreni incelemek yasaklandı. Doğru ve yanlış düzlemi insanın zihni alanına aittir, bir çeşit soyutlamalardan ibarettir ve kendileri de soyutturlar. O yüzden görecelidirler, koşula, duruma ve kişiden kişiye değişebilirler.

Evrimi çürütemezsiniz. Evrim teorisi NASIL, neden gibi sorulara cevap arıyor, EVRİME değil. Evrim somut, nesnel bir OLGUDUR. Bunu sözle çürütmek mümkün değil gibi. Kütle çekim kuvveti gibi bir olgu. Evrim teroriside, bu olguyu ve olgunun sonuçlarını somut olarak incelemek, çözümlemek, açıklamak ve yorumlamak üzerine kuruludur. Haliyle eksikleri, hataları, yanlış yorumlamaları olabilir, bunlar süreçle zaten doğal olarak değişiyor, fakat bu evrimi çürütemez. Nasıl ki kütle çekimi üzerine yanlış yorumların varlığı, kütle çekim kuvvetini çürütmediği ve ona etki etmediği gibi. Kim ki evrimi çürüttüğünü iddia ediyordur, o insanlar bu konuda bir şey bilmiyor demektir ya da insanların bilinçlenmesi çıkarlarına terstir.

En basit bir gözlemle dahi evrimi, olguyu sizde görebilirsiniz, çok ileri düzey bir bilgiye bile gereksiniminiz yok.

Ateistler evrim teorisine inanmıyor. 4. Maddede en son paragrafı tekrar değerlendirmeniz yeterli diye düşünüyorum. Örneğin yer çekimine inanmıyorum, zira bu somut bir gerçek, gözlemlenebilir, algılanabilir bir olgu. Evrim de böyle ve haliyle nasıl ki kozmoloji alanındaki teorileri ve çeşitli araştırmaları görüyorsak, evrim teorisi içinde bu böyledir. İnanç kavramına ihtiyacımız yok, zira inanmak aldanmanın öbür yarısıdır. İnanmak ve aldanmak bir madalyonun iki yüzüdürler, birisi olmadan diğeri olmaz. O yüzden inanmak, bana göre özgür düşünme ve gözlemlememiz önündeki en önemli engellerden birisidir, en basit bir yönüyle örnek vereceksek, algılarımızı kapatmamıza yol açar. Evrim ve sonuçları alanındaki araştırma, inceleme ve açıklamaları okuyoruz, bilgileniyoruz, fikir ve görüş ediniyoruz vb.

Öyle, forum kurallarımızı zaten biz belirledik. Eksik-fazla gördüğünüz bir şey varsa bize yazabilir, dilerseniz "Sitemiz üzerine düşünceler" bölümünde konu açabilirsiniz. Biz burada yazılı olarak anlaşıyor ve iletişime geçiyoruz, haliyle belirlediğimiz kurallar da yazılı oluyor. Böylelikle herkes görüp, okuyabiliyor, iletişime geçmiş oluyoruz.

Fikir ve ifade özgürlüğü. Özgürlük insanın kafasına göre her şeyi yapması değildir d,ye düşünüyorum. Özgürlük insanın seçim yapma şansının olmasıdır, yani el mahkum, alternatifsiz kalmamasıdır. özgürlük budur. Bununla birlikte kısıtlamalara maruz kalmak ve o kısıtlamalardan kurtulmakta bir nevi özgürlüktür, yalnız buna negatif özgürlük diyorum. Asıl özgürlük seçim yapabilmektir. Örneğin insanlar dinini kendileri seçmedikçe özgür olamayacaklardır. Ya da buna benzer bir sürü örnek. Örneğin bir mahkumu özgürlükten yoksun bırakan seçim yapma şansından mahrum kalmasıdır. Örneğin bir bahar günü, sokakta gezemeyecektir, bunu istemektedir ama başaramayacaktır. Görüldüğü gibi özgürlük hapsin sonuçları ve etkilerinde açığa çıkıyor ya da mahrum kalınıyor. Bu halde özgürlük mücadelesi, kendin için bir şeyleri istemek değil, ortamı, koşulları değiştirmek mücadelesidir, işte karanlığa karşı meşale yakmak sözü, bu yüzden de önemli bir sözdür.

Kütüphaneye davul, zurna ile giremezsiniz. Bu başkalarının bir çok özgürlüğüne ve hakkına tecavüzdür. Ama amacınız eğlenmek ve mekan olarak kütüphaneyi seçmişseniz, kütüphane de buna müsade etmişse neden olmasın. Bizim de sitemizde cafe bölümü var. Ya da ne bileyim camide insanlar namaz kılarken, siz içeri girip, bağıra çağıra müzik çalıp, göbek atamazsınız. Bu sizin kısıtlanmanızdan dolayı değil, oradakilerin de haklarına, hukukuna saygı göstermeniz çerçevesindedir. Dünya nasıl yaşanabilir olursa, iletişim aracı da öyle.


Efendim KULLANIM KURALINDAN BAHSEDİYORUM. Düşünce ve fikirlerinizden değil. her ne kadar geri kapitalist bir ülkede yaşıyor olsakda, ne kadar eleştirsekde, ülkelerin yasaları her alanda geçerlidir ve bazı sitelerin böyle yazması gayet normaldir. Sistem de, bu ülkede söz ve ifade özgürlüğünün olmadığı da belli. Bir sürü gazeteci, öğrenci hapiste, en küçük bir demokratik eylemin sonu, polis copu, biber gazı, tazyikli su, ve 20 yılları bulan hapis cezaları olabiliyor(hem de öğrenciye yapıyorlar bunu, koca bir hayatı, bir ifade özgürlüğü hakkını kullandı diye söndürebiliyorlar! Sonra da arsızca ileri demokrasi diye gezebiliyorlar ve bir dolu şakşakçılar edinebiliyorlar).

Evet :) İlk başta cevaplarken madde 4 ile 5 i birlikte cevaplamıştım. Sonra hatamı farkedince onları ayırdım, haliyle madde 4 dediklerim, madde5 kapsamına gitti :)


Bu bölümü ciddi, ciddi kütüphane ve borazan çalmak olarak düşünmeliydiniz. Kurallarımızda iletişim aracını nasıl kullanacağımızı belirtiyoruz. Kütüphane olsaydık, borazan çalınmaz derdik, hastane olsaydık hasta odalarında sigara içilmemesini, içeride yüksek sesle bağırılıp, çağrılmamasını vb isterdik. Oysa biz forumuz neler demişiz, lütfen forum kurallarına bakın ve eleştirdiğiniz herhangi bir şey varsa somut olarak gidelim.

Efendim, ateistim ama bende sizler gibi su içiyor, yemek yiyor, tuvalete gidiyorum. Elbette böyle bir iletişim ortamında bütün işi, gücü insanlara hakaret, tehdit, ağır küfür ve forumları sabote etmek olanlara müsamaha gösterilmeyecek. Bunun benim düşüncelerimle ya da bu hareketi yapanların düşünceleriyle, kim olduğum-olduklarıyla alakası olduğunu düşünmüyorum. Yine de binlerce küfür okudum, tüm forumlara farkına varıp engelleyene kadar yüzlerce tekrar eden biçimde, hem de her açık konuya allah allah allah allah(2.000 adet düşünün) yazanları gördük, peşinden yetişebilmek ve bu hareketini durdumak için onları yasakladık(aksi taktirde binlerce konuyu böyle dolduracaklardı). Size göre bizim bu kişileri yasaklayarak o an iletişim aracımızı kurtarmamız da herhangi bir inançlı, inançsız ayrımı var mı?. Sorduğunuz soru bence yanlı bir soru olmuş ve bana öyle geliyor ki bu yanlılık sizi alı koyabiliyor. İnançlı, inançsız ayrımını ben yapmadım, siz böyle bir ayrım yapıp bir soru sordunuz. . Bence acele etmeyin ve biraz daha düşünün, zaman geçsin, gözlemleyin.

Efendim gayet iyi anlıyoruz. lakin inanç öyle bir şeydir ki, tapan kişi için iman öyledir ki, basbaya kelimeleri dahi mecaz, mücaz ediyorlar. Biz kur'an da mecaz görürsek mecaz diyoruz, ama sizler Allah denen soyut putun, daha doğrusu sözde O'nun adına konuşup, yazanların(8-9. yüzyıllarda) yanıldığını kabullenmek istemediğiniz için kelimeleri değiştiriyor, anlamları değiştiriyor ya da içinden hiç çıkamayınca mecaz, mücaz diyorsunuz, hatta bir çok insan okumaya bile korkuyor(düşünebiliyor musunuz, böyle okunan bir kitaptan ne anlayabilirsiniz?) :) Ön yargılarınızı kırın, inancı imanı bir yana bırakın, bir roman kitabını okur gibi(yani kutsallık atfetmeden) Kur'an'ı bir kaç kez okuyun. Mecazların mecaz olmadığını, mecaz değil dediklerinizin de belki mecaz olduğunu göreceksiniz, yeter ki korkmadan yapın bunu. Örneğin Fetih suresinde "ganimetlerin hepsi Allah ve peygamberin" diyen bir Allah'ın 30-40 ayet sonra 1/5 i demesine kulplar bulun. Ya da bir tanrı düşünün ki, başka insan ve toplumların mallarını ve canlarını ağzı salyalanmış birilerine ganimet müjdesi veriyor olsun.(insanların mallarını baskınla çalacaklar, insanları öldürecekler, mallarını paylaşacaklar çocukları köle, kadınları seks kölesi yapacaklar ya! İştahları kabarık! işte o surede sorun da, kavga da bu paylaşım kavgası olarak ortaya çıkıyor. Ben daha ne diyeyim?! Göz, kulak, izan, akıl ve mantık, düşünme yetisi sizin.)

Öyle özellikle Teşbih sanatı kullanmıyoruz. Nasıl ki atasözleri aslı nasılsa öyle söyleniyor, anonim sözlerde öyle. Aslına sadık kalıyoruz.

Katılıyorum.

Benim söylediğim ya da bana ait değiller, öyle olsalardı bile kullanabilirsiniz derdim, memnun da olurdum.

O sözlerin ise bir söyleyeni var, ama sahibi yok, o yüzden yazılı yayınlanmış veya ortaya söylenmiş. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Oldukça seviyeli ve tatmin edici bir fikir alışverişi idi.

Size özellikle teşekkür ederim.

Bundan sonraki katılımlarımda yanlışlarım yada anlamadığım noktalar olursa eleştirilerinizi mutlaka dikkate alacağım.

Saygılarımla.

spartacus
03-03-2013, 01:18
Oldukça seviyeli ve tatmin edici bir fikir alışverişi idi.

Size özellikle teşekkür ederim.

Bundan sonraki katılımlarımda yanlışlarım yada anlamadığım noktalar olursa eleştirilerinizi mutlaka dikkate alacağım.

Saygılarımla.

Teşekkür ederim.

rasa
03-03-2013, 02:06
Ohh..be!..Şimdi barış çubuğumu tütdürüp bi duple götürürüm artık ! çok görmezseniz tabi.!!!

bursali68
03-03-2013, 02:08
Sözlerimi yukarıdaki söylemlerle bağdaştırmayı nasıl becerdiniz anlayamadım?


Mehaba,

Sn.bartsimpson, sözlerinizin hepsini değil..Tek madde, yani sizin sunduğunuz 7. madde...! Yoksa ben mi yanlış düşünüyorum...Yani aslında tüm maddeler tek madde mi...?

Eğer 7.maddeyi " nasıl anlamamız gerektiğine " dair bir şeyler söyleseniz biz de öyle anlayabiliriz...Yoksa her okuyan farklı yönden de bakabilir değil mi...?

Sağlıcakla kalınız...

bartsimpson
03-03-2013, 02:41
Ohh..be!..Şimdi barış çubuğumu tütdürüp bi duple götürürüm artık ! çok görmezseniz tabi.!!!

sefan olsun...

bartsimpson
03-03-2013, 02:46
Mehaba,

Sn.bartsimpson, sözlerinizin hepsini değil..Tek madde, yani sizin sunduğunuz 7. madde...! Yoksa ben mi yanlış düşünüyorum...Yani aslında tüm maddeler tek madde mi...?

Eğer 7.maddeyi " nasıl anlamamız gerektiğine " dair bir şeyler söyleseniz biz de öyle anlayabiliriz...Yoksa her okuyan farklı yönden de bakabilir değil mi...?

Sağlıcakla kalınız...

okuyanlar anladıklarını belirttiler ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk.

7. Madde "İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?"

buyrun siz ne anlıyorsanız yazın fikir alışverişinde bulunalım

Saygılarımla

bursali68
03-03-2013, 03:33
okuyanlar anladıklarını belirttiler ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk.

7. Madde "İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?"

buyrun siz ne anlıyorsanız yazın fikir alışverişinde bulunalım

Saygılarımla

Merhaba,

Ben de size, yazmış olduğunuz iki sitede " kısıtlayıcılık/engelleme " yokmu yu örnekleyerek sordum...Bunda garip olan anlaşılmayan yer neresi...?

Herhangi bir sitede istediğiniz gibi yazma şansınız var mı...? Kesinlikle yok...Her sitede bağlayıcı, engelleyici kurallar vardır...Ki sizin örnek verdiğiniz sitede de vardır....Ki sizin örnek verdiğiniz sitede bir çok yazısı bulunan bir arkadaşımız da var aramızda..Ki ben de ara ara takip ederim o siteleri....

Kısaca sıraladığınız maddeler arasında özellikle 7.madde, kişisel düşünceme göre boş ve anlamsız bir sorgulama olmuş...

Bunu sizin anlayabileceğinizi umarak, çok da detaylandırmadan sordum ki düşünesiniz...Ancak olmadı....

okuyanlar anladıklarını belirttiler
Siz bana ( bana derken çok farklı düşünebilecek arkadaşları da kapsıyor bu BANA kelimesi ) 7. maddeyi sizin istediğiniz şekilde tek tip anlaşılması için, 7. maddede bir örnek done sundunuz mu...? Ben göremedim, maddeyi eksik kopyaladıysam lütfen eksik kısmı yapıştırınız buraya ki doğultalım düşüncemizi...

7. madde diğer maddelerle bağlantılı derseniz, o konuda da sizinle aynı fikirde değilim, çünkü eleştirel yazdığınız bir çok madde birbirinden bağımsız.....

Yazdığınız maddelere tek tek yanıt vermiş arkadaşlar....Tekrar tekrar madde madde nesinden gidelim ki...Kabaca değinmek gerekirse de, her sitenin kendine göre bir anlayışı, üyelere karşı yaklaşımı vardır...Ancak sorun " özgürlük " sorunu ise, ben inançlı biri olarak bu sitede bir kaç yıldır özgürce yazıyorum....Her yazışma ortamında, tartışma ortamında çıkabilecek ufak tefek sorunların haricinde " kasıtlı " bir engelleme veya kısıtlamaya da şahit olmuş değilim....

Ancak bir forumu, tartışmaların içerisine girmeden anlamanın da mümkün olmadığını bilecek kadar da farklı sitelerde yazdım yazıyorum da...İşte sıraladığınız o maddeler " bence " sizi yanlışa düşürür....Niçin çünkü o maddelerin altını dolduramayabilirsiniz( ki ben sıraladığınız o maddelerin tümünü bu forumu eleştirmek amaçlı görüyorum )...

Burada sizin sogulamalarınızı, her ne kadar " samimi " diye nitelemeye çalışsanız da, pek de samimi bulmadığımı söylemek isterim...Bu da benim görüşüm...

Sağlıcakla kalınız...

bartsimpson
03-03-2013, 13:05
Merhaba,

Ben de size, yazmış olduğunuz iki sitede " kısıtlayıcılık/engelleme " yokmu yu örnekleyerek sordum...Bunda garip olan anlaşılmayan yer neresi...?

Herhangi bir sitede istediğiniz gibi yazma şansınız var mı...? Kesinlikle yok...Her sitede bağlayıcı, engelleyici kurallar vardır...Ki sizin örnek verdiğiniz sitede de vardır....Ki sizin örnek verdiğiniz sitede bir çok yazısı bulunan bir arkadaşımız da var aramızda..Ki ben de ara ara takip ederim o siteleri....

Kısaca sıraladığınız maddeler arasında özellikle 7.madde, kişisel düşünceme göre boş ve anlamsız bir sorgulama olmuş...

Bunu sizin anlayabileceğinizi umarak, çok da detaylandırmadan sordum ki düşünesiniz...Ancak olmadı....


Siz bana ( bana derken çok farklı düşünebilecek arkadaşları da kapsıyor bu BANA kelimesi ) 7. maddeyi sizin istediğiniz şekilde tek tip anlaşılması için, 7. maddede bir örnek done sundunuz mu...? Ben göremedim, maddeyi eksik kopyaladıysam lütfen eksik kısmı yapıştırınız buraya ki doğultalım düşüncemizi...

7. madde diğer maddelerle bağlantılı derseniz, o konuda da sizinle aynı fikirde değilim, çünkü eleştirel yazdığınız bir çok madde birbirinden bağımsız.....

Yazdığınız maddelere tek tek yanıt vermiş arkadaşlar....Tekrar tekrar madde madde nesinden gidelim ki...Kabaca değinmek gerekirse de, her sitenin kendine göre bir anlayışı, üyelere karşı yaklaşımı vardır...Ancak sorun " özgürlük " sorunu ise, ben inançlı biri olarak bu sitede bir kaç yıldır özgürce yazıyorum....Her yazışma ortamında, tartışma ortamında çıkabilecek ufak tefek sorunların haricinde " kasıtlı " bir engelleme veya kısıtlamaya da şahit olmuş değilim....

Ancak bir forumu, tartışmaların içerisine girmeden anlamanın da mümkün olmadığını bilecek kadar da farklı sitelerde yazdım yazıyorum da...İşte sıraladığınız o maddeler " bence " sizi yanlışa düşürür....Niçin çünkü o maddelerin altını dolduramayabilirsiniz( ki ben sıraladığınız o maddelerin tümünü bu forumu eleştirmek amaçlı görüyorum )...

Burada sizin sogulamalarınızı, her ne kadar " samimi " diye nitelemeye çalışsanız da, pek de samimi bulmadığımı söylemek isterim...Bu da benim görüşüm...

Sağlıcakla kalınız...

"Ben de size, yazmış olduğunuz iki sitede " kısıtlayıcılık/engelleme " yokmu yu örnekleyerek sordum...Bunda garip olan anlaşılmayan yer neresi...?"

1- Bunu şimdi söylüyorsunuz, önceden böyle bir sorunuz oldu da ben mi kaçırdım?

2-Yazmış olduğum iki site ile benim aramda nasıl bir ilişki kurabildiniz? Anlayamadım? Eğer oralarda yazı yazmam bana "ırkçılık" ve diğer yazdığınız sıfatları isnad etmenizi gerektirecekse, aranızda bulunduğum için "komşular ne der?" diye endişelenmeli miyim?

"Herhangi bir sitede istediğiniz gibi yazma şansınız var mı...? Kesinlikle yok...Her sitede bağlayıcı, engelleyici kurallar vardır...Ki sizin örnek verdiğiniz sitede de vardır....Ki sizin örnek verdiğiniz sitede bir çok yazısı bulunan bir arkadaşımız da var aramızda..Ki ben de ara ara takip ederim o siteleri...."

3- Ben "adabı muaşeret kuralları" dahilinde istediğim her yerde her şekilde, yazı yazar ve barınırım. Bunun içindir ki "aydın ve özgür fikirli olduğunu söyleyen" hiç kimsenin beni hiç bir yerden atmaya ne gücü nede yüreği yeter. Ama engellenen siz yada arkadaşlarınız ise kendize bakmanızı tavsiye ederim.

4- Örnek verdiğim sitede bir çok yazısı olan arkadaşıma "selam" eder, size de örnek verdiğim siteleri "ara ara" değil "sık sık" takip etmenizi tavsiye ederim. Ben sizin sitenizi öyle yapıyorum...

"Yazınızın bundan sonrası için" toptan birşeyler söyleleyim de madde madde kafanızı ağrıtmayayım.

Genelleme konuşmak yerine kendi fikirlerinizi söyleyiniz ve tartışın. Kabaca söylemlere itibar etmeyiniz. Başkaları üzerinden genelleme yapmak acziyet göstergesidir. "Aklı başında bir arkadaş olarak", sizin böyle olabileceğinize inanmıyorum.

Dört sayfa olmuş maddeler hakkında yazalı, herkes ne dediğimi neyi neden yazdığımı anladı ve cevap verdi, soru ve cevapları okuyunuz, ne nedir anlayınız, hadi beni geç, arkadaşlarınız ne demiş onlara bakınız!!!

Samimiyet konusunda ise söyleyeceğim söz şu olacaktır. Size hitap etmiyorsam eğer, muhatap almazsınız olur biter. (kafiyeli oldu baya)

İleride size daha çok faydam olabileceğine inanıyorum. Beni takip etmeye devam edin ;)

Sağlıcakla kalınız.

bursali68
03-03-2013, 23:14
Merhaba,

1- Bunu şimdi söylüyorsunuz, önceden böyle bir sorunuz oldu da ben mi kaçırdım?


Anlıyorum ki " köşe kapmaca " oynuyoruz...! Bu konuda özür dilerim, bu kadar eleştirel maddeleri sıralayabilecek " detay " düşünen birinin benim mesajımı anlayamamasını beklemedim...

2-Yazmış olduğum iki site ile benim aramda nasıl bir ilişki kurabildiniz? Anlayamadım? Eğer oralarda yazı yazmam bana "ırkçılık" ve diğer yazdığınız sıfatları isnad etmenizi gerektirecekse, aranızda bulunduğum için "komşular ne der?" diye endişelenmeli miyim?

Birincisi, bu site isimlerini örnek olarak SİZ SUNDUNUZ, buyrun...;
Başka forumlarda da (Hanifler ve Hanif Dostlar) aynı nick ve isimle yazılarım ve üyeliğim vardır.
Yani ben kendi kafamdan uydurmadım....!

İkincisi yukarıdaki bu cümlenizi, madde sıralaması yapmadan önceki paragrafta söylediniz...Kişileri etki altına alma gibi bir amacı var mı yok mu onu bilmem mümkün değil...Ancak " öngörüde " bulunabiliim ki her zaman yanılma payım vardır.... Benim öngörüm " etkileme " amaçlı...!

Üçüncüsü ben o yazdığınız sitelerde " engelleme/kısıtlayıcılık " yok mu diye sordum..! Siz niçin bir nevi " hastalık " boyutunda olan ALINGANLIK gösterip " İSNAD / İTHAM " zırvasını servis ediyorsunuz ki....!

Sizi " ırkçı, engelleyici, kısıtlayıcı, hakaret edici, itira eden " diye TANIMLAYAN MI OLDU...!

Bu kadar yerde yazmışsınız bana göre şu mantığınıza göre tüm yazdıklarınız HİKAYE..! Çünkü bir insanın söylemediklerini söylemiş gibi gösterme çabası emin olun burada SÖKMEZ....! Üzerinize alınmanızı şu dakikadan sonra nasıl anlayalım....:" Ateş olmayan yerden duman çıkmaz " mantığı ile anlamamıza nasıl engel olabileceğinizi sanıyorsunuz....?

Endişelenme veya endişelenmeme ise tamamen size kalmış birşey....Bu anlamda size yön gösterme haddimiz olamaz, ister endişelenin, ister endişelenmeyin, paşa gönlünüz bilir...

3- Ben "adabı muaşeret kuralları" dahilinde istediğim her yerde her şekilde, yazı yazar ve barınırım. Bunun içindir ki "aydın ve özgür fikirli olduğunu söyleyen" hiç kimsenin beni hiç bir yerden atmaya ne gücü nede yüreği yeter. Ama engellenen siz yada arkadaşlarınız ise kendize bakmanızı tavsiye ederim.

Adab-ı Muhaşeret mi diyosunuz....Ben bunu 25 yıl önce öğretmenliğimin ilk yıllarında soyu da " Osmanlı " hanedanlığı bağlıtılı olsa da, ilk Türk Bayan Voleybol Takımı kurucuları, TED koleji kurucuları arasında yer alan Cumhuriyet Aşığı bir kişiden eğitimini aldım, merak etmeyiniz...Yani " Adab-ı Muhaşereti " bilen ve uygulama gayretinde olan yegane insan sadece siz değilsiniz...

Ki burası da zaten söz ettiğiniz Adab-ı Muhaşeret gereğince, özgüce yazmanıza " ENGEL / KISITLAMA " koymaz zaten....

4- Örnek verdiğim sitede bir çok yazısı olan arkadaşıma "selam" eder, size de örnek verdiğim siteleri "ara ara" değil "sık sık" takip etmenizi tavsiye ederim. Ben sizin sitenizi öyle yapıyorum...

Ben bir çok siteyi takip ederim, rahat olunuz bu konuda, sizin söylemenize gerek yok...

Genelleme konuşmak yerine kendi fikirlerinizi söyleyiniz ve tartışın.
Karşımdaki " babamın oğlu " da olsa " SATILMIŞ " fikirler ile, poh pohlama ile gelmem bu konuda da rahat olunuz...!

Dört sayfa olmuş maddeler hakkında yazalı, herkes ne dediğimi neyi neden yazdığımı anladı ve cevap verdi, soru ve cevapları okuyunuz, ne nedir anlayınız, hadi beni geç, arkadaşlarınız ne demiş onlara bakınız!!!

Başkaları madde madde size yanıt vermiş olabilir, bunu o arkadaşlar öyle tercih etmiştir...Bu benim için çok önemli değil...Ki son mesajımda maddelerinizin " genel bakış açısını " kendi anladığım pencereden yorumladım....Umarım " ANLATABİLMİŞİM " dir...!

Samimiyet konusunda ise söyleyeceğim söz şu olacaktır. Size hitap etmiyorsam eğer, muhatap almazsınız olur biter. (kafiyeli oldu baya)
Bu mantık yanlış...

Birincisi burası " açıık " bir platfom...! Siz niçin direkt yönetime ÖM yolu ile sormadınız bu soruları...? Açık bir platfomda, açık şekilde sorduğunuz, eleştirdiğiniz konulardan özellikle bir maddeye, inançlı ( ne ne kadar HÜKÜM SAHİBİ bilir ) biri olarak müdahil oldum...Niye kısa ve net olarak " kısıtlayıcılık/engelleme EVET VAR veya HAYIR YOK " demiyosunuz da bin dereden su getiriyorsunuz...!

İkincisi, bu düşünce aynı zamanda sizi de " TEKZİP " eden bir mantık çünkü....! Eğer ki sıraladığınız maddelerdeki rahatsızlıklarınız varsa bu siteye girmezsiniz olur biter....!

İleride size daha çok faydam olabileceğine inanıyorum. Beni takip etmeye devam edin ;)

Umarım, pişman olmam sizi " takibe " almaktan, dediğiniz gibi olur....Ancak, madem ki dediğim anlaşılmadı o zaman son olarak.....;

ÇOK NET sorayım...: İnternet özgür bir ortam olmasına rağmen " Örnek vediğiniz sitelerde " ENGELLEYİCİLİK / KISITLYICILIK var mı, yok mu...?

Sağlıcakla kalınız....

errata
04-03-2013, 00:01
Dört beş sene evvel burada enli boylu tartışıp, bitti tamam deyip rafa kaldırdığımız Zeitgeist Belgesellerini buraya 21.000'inci defa eklemiş olmak mı? Yoksa düpedüz saldırgan bir üslupla klavyenize aldığınız maddelerin evabını beklemek mi sizi takip etmemizi sağlayacak olan? Bence sizin forumu meşgul etmekten, içinizin kirini buraya bırakmaktan başka bir derdiniz yok.

Bu tür forum sistemlerinin de böyle bir handikapı var maalesef. Abartı değil onbin tane farklı mevzuyu okumuşum, aşağı yukarı 1/10 kadarı hakkında fikir şeyetmişim, ancak her yeni üye için tekrar aynı mevzuların üzerinden geçmek gibi bir saçmalıkla uğraşmak durumundayım. Hadi ben değil de Kamil uğraşmak durumunda olsun. Eeee. Herkes için ölümüne vakit kaybı, zaman ve kaynak israfı...

Buna bir formül bulmalı ama ne, nasıl?

bartsimpson
04-03-2013, 00:44
Sevgili "bursali68" kardeşim,

Haklısınız. Kısıtlayıcılık ve bağnazlık görebildiğim kadarı ile her yerde uygulanıyor. Başta bizi yönetenlerde. Ama şöyle de bir durum var internet biraz da sahte bir dünya olduğundan insanlar "nasıl olsa beni kimse tanımaz, bulamaz" mantığı ile ağzına geleni söylüyor ve sayıyor.

Haklı olarak sizler ve sizin gibi aklı başında insanlar da bunlara tahammül etmek zorunda kalıyor. Bence etmemeli ve haddini de bildirmeli. Yaptıklarınızda ve yapacaklarınızda da yerden göğe haklısınız.

Ama şuna inanın, "reklam yapmak falan değil amacım" (hadi isim vermiyeyim) bahsettiğimiz yerlerdeki arkadaşlarda, söylemlerinde aşırı olmayan ve hakarette bulunmayan kişilere karşı gayet olumlu ve bilgilendirici tavırlar sergiliyorlar. Kendilerini ve düşüncelerini provake edenlere, sindirmeye çalışanlara onlarda taviz vermiyorlar.

Fikirlerin ve düşüncelerin savaştığı gruplar bulmak son derece zor.

Bana da şüpheci tavırlar (belki birazda sorduğum soruların ucu sivri olduğundandır) sergilenmesinin, mesafeli yaklaşılmasının sebebi bu olabilir.

Karşımdakinin şahsına hakaret etmek ve onu aşağılamak (aynı dili konuştuğum müddetçe) hiç tercih etmediğim bir durumdur.

Gençlik günleri geride kaldı biraz. İnsan sohbetlerinde ve konuşmalarında geyik muhabbetleri yerine, entellektüel ve kazanımlar edineceği sohbetleri tercih ediyor.

"İleride size daha çok faydam olabileceğine inanıyorum. Beni takip etmeye devam edin ;)" dememdeki gaye biraz da latifeye kaçmaktı. Herkesin birbirinden alacağı şeyler vardır. Almasını bilene!!!

Son bir kaç gündür gözlemlerim neticesinde çoğunuz aklıbaşında ve ne dediğini bilen, boş konuşmayan insanlarsınız.

Hani, ARIYORUM... diyordum ya, hissiyatım yanıltmıyorsa, sizlerde ARADIĞIM yerlerden birisisiniz...

Ne bulacağımı yada sizin ne bulacağınızı ise zaman gösterecek....

Sevgilerimle.

bartsimpson
04-03-2013, 00:59
Dört beş sene evvel burada enli boylu tartışıp, bitti tamam deyip rafa kaldırdığımız Zeitgeist Belgesellerini buraya 21.000'inci defa eklemiş olmak mı? Yoksa düpedüz saldırgan bir üslupla klavyenize aldığınız maddelerin evabını beklemek mi sizi takip etmemizi sağlayacak olan? Bence sizin forumu meşgul etmekten, içinizin kirini buraya bırakmaktan başka bir derdiniz yok.

Bu tür forum sistemlerinin de böyle bir handikapı var maalesef. Abartı değil onbin tane farklı mevzuyu okumuşum, aşağı yukarı 1/10 kadarı hakkında fikir şeyetmişim, ancak her yeni üye için tekrar aynı mevzuların üzerinden geçmek gibi bir saçmalıkla uğraşmak durumundayım. Hadi ben değil de Kamil uğraşmak durumunda olsun. Eeee. Herkes için ölümüne vakit kaybı, zaman ve kaynak israfı...

Buna bir formül bulmalı ama ne, nasıl?

Ben 4-5 senedir burada yoktum, yeni geldim. Sen her şeyi yalayıp yutmuş, şimdi de "kusuyor" olabilirsin (ben içimin kirini bırakıyorum ya) ama belki bilmeyenler vardır. Mesela ben geçen sene öğrendim. Ayıp mı? Olamaz mı? Eğer bu foruma o belgeselin 20.999 defa eklendiğini ispat edemezsen sen de ne ol emi?

Ayrıca bence sen beni ne takip et nede benim iletilerime cevap yazma zahmetine gir. Hatta hiç uğraşma, git ..... oyna. İnsanlara bilgi ve birikimlerini aktarabilmek gibi ulvi bir beceriye sahip olmaya "hakkında fikir şeyetmişim" diyen bir zihniyetten fazla birşey beklemek haksızlık olur.

Çok sıkılmışsın sen belli. Bir tatile felan çık. Ciddi işleri de ciddi insanlara bırak...

errata
04-03-2013, 01:36
Bir kaç kişiye gerdan kırarken, benimle de kavga et. Hiç şaşırmıyorum sizin gibilerine, iletişim halleriniz, söylemleriniz öylesine tektiptir ki, hiç biriniz birbirinizi bilmeden aynı şeyleri yazar ve bir zaman sonra ortadan kaybolursunuz.

Ciddi işleri ciddi insanlara mı bırakayım? Yapma lütfen, bu site senin gibi okuma, anlama özürlülere terk edilecek yer değil.

Bana istikamet vermek için önce ne olduğunu göstermen lazım. Sonra ben iknâ olursam, kim bilir çıkabilirim bir tatile.

bursali68
04-03-2013, 02:15
Haklısınız. Kısıtlayıcılık ve bağnazlık görebildiğim kadarı ile her yerde uygulanıyor.

Merhaba,
Sn.bartsimpson,burada " bağnazlık " deyip başka birşeyden bahsetmişsiniz..Kısıtlayıcılık ve bağnazlık İkisi birbirinden farklı şeyler....Kısıtlama/engelleme bir çok sitede varken, ki..;
Başta bizi yönetenlerde. Ama şöyle de bir durum var internet biraz da sahte bir dünya olduğundan insanlar "nasıl olsa beni kimse tanımaz, bulamaz" mantığı ile ağzına geleni söylüyor ve sayıyor.

Bu nedenlerden dolayı " mecburen " kurallar içerisinde olması ve de uygulanması gerekirken " BAĞNAZLIK " bir anlayış, yaklaşım şeklidir...Ve aşağıda sizin sorduğunuz eleştirel maddenin.....:
7.İnternetin özgür bir platform olduğu bu çağda bu kısıtlayıcılık ve engelleme niye?
Kısıtlama ve Engelleyici kuralların, forum-site kurallarına eklenmesi/yazılması bağnazlık ile direkt ilgili değildir...Ki benim ele alış temam da asla " bağnazlıkla " ilgili değil, zorunluluğun ortaya koyduğu kurallar ile ilgilidir...

Ancak ve ancak uygulamalarda " Bağnazlık " anlayışı da göreceli olabilmektedir...Çünkü özellikle " eleştiri ile hakaret " arasında çok çok ince bir çizgi vardır...Bazen mesajlar, bir kesime göre " eleştiri " , diğer kesime göre " hakaret " olarak anlaşıldığında, o mesajı yazana kısıtlama uygularsanız " bağnaz " olur, uygulamazsanız " kural ihlali " yapmış olursunuz...Bu da forum kurallarındaki kısıtlama - engellemelerin bazen " bağnazlık " ile tanımlanmasına neden olabilmektedir...Ancak bağnazlığı kurallardan anlamak oldukça zordur...Tartışmaların içerisine girince karşılaşılan yaklaşımlarla ancak bu eleştiri yapılabilir, girmeden değil...

Sağlıcakla kalınız...

bartsimpson
04-03-2013, 02:25
Merhaba,
Sn.bartsimpson,burada " bağnazlık " deyip başka birşeyden bahsetmişsiniz..Kısıtlayıcılık ve bağnazlık İkisi birbirinden farklı şeyler....Kısıtlama/engelleme bir çok sitede varken, ki..;

Bu nedenlerden dolayı " mecburen " kurallar içerisinde olması ve de uygulanması gerekirken " BAĞNAZLIK " bir anlayış, yaklaşım şeklidir...Ve aşağıda sizin sorduğunuz eleştirel maddenin.....:

Kısıtlama ve Engelleyici kuralların, forum-site kurallarına eklenmesi/yazılması bağnazlık ile direkt ilgili değildir...Ki benim ele alış temam da asla " bağnazlıkla " ilgili değil, zorunluluğun ortaya koyduğu kurallar ile ilgilidir...

Ancak ve ancak uygulamalarda " Bağnazlık " anlayışı da göreceli olabilmektedir...Çünkü özellikle " eleştiri ile hakaret " arasında çok çok ince bir çizgi vardır...Bazen mesajlar, bir kesime göre " eleştiri " , diğer kesime göre " hakaret " olarak anlaşıldığında, o mesajı yazana kısıtlama uygularsanız " bağnaz " olur, uygulamazsanız " kural ihlali " yapmış olursunuz...Bu da forum kurallarındaki kısıtlama - engellemelerin bazen " bağnazlık " ile tanımlanmasına neden olabilmektedir...Ancak bağnazlığı kurallardan anlamak oldukça zordur...Tartışmaların içerisine girince karşılaşılan yaklaşımlarla ancak bu eleştiri yapılabilir, girmeden değil...

Sağlıcakla kalınız...

Kısıtlayıcılık ve bağnazlık kelimelerini 7. maddeye yönelik olarak veya cevap olarak yazmamıştım.

Kendimce farklı bir tespitte bulunmaya çalıştım.

bursali68
04-03-2013, 02:32
Kısıtlayıcılık ve bağnazlık kelimelerini 7. maddeye yönelik olarak veya cevap olarak yazmamıştım.

Kendimce farklı bir tespitte bulunmaya çalıştım.



Merhaba,

Ok...Sorun yok...

Sağlıcakla kalınız....

vartor
04-03-2013, 08:04
Arkadaslar, birbirimize daha iyi tanisma firsati taniyalim; Yanildigini veya yanlis anlasildigini defalarca bildiren yeni uyemize bir sans daha verelim derim.

Shibumi kardes, nasil ki bir kafiri dine baglamak bir muslumani cennetlik yapiyorsa, bir kisiyi insanliga kazandirmak da bizleri mutlu etmiyor mu? Herkesi sulh cubugu tutturmeye davet ediyorum.