Orijinalini görmek için tıklayınız : Anlam veremiyorum
kalpvebeyin
04-03-2013, 16:17
Merhaba... Ben tam 6 yıldır 5 vakit namaz kılardım. Bu aralar kılmıyorum. Benim girmediğim cemaat yada birlik kalmadı. Nur Cemaati, Ülkücüler, BDP ciler, Atatürkçü düşünce dernekleri falan filan. Girdiğim bütün bu toplulukların hiç birini samimi görmedim. Hepsi belli bir menfaat yada bir hile içerisindeler. Hele özelliklede Nur Cemaati; İçimde öyle bir nefret varki anlatamam. Bu Nefret sebebiyle Saidi Kürdinin bütün kitaplarını ya yaktım yada başkalarına verdim. Eskiden Sıkı bi AKP liydim. Şimdi Erdoğan düşmanıyım.
Nedenmi bu şekle girdim?
çok genç yaşta evlendirildim. Lisenin hemen sonunda diyebilirim. Bilirsiniz bir lise öğrencisi bir meme görse aklı uçar bende ailemin beni evlendirmesini Sexden ibaret gibi sanıyordum. Değilmiş Bunu çok geç anladım. Eşimle Evliliğimiz dışında bir samimiyetimiz yok. 3 Çocuğum var. Ama Mutlu değilim. Çok zamandır eşimle anlaşamıyorum bile Ama Çocuklarıma olan sevgimden ve saygımdan dolayı ne eşimi boşaya biliyorum nede başka bişey. İnanınki öyle garip bi durumki. Namaz kıldığım zamanlarda hep dua ederdim Allahım benimde yüzümü güldür diye. Ama nafile 6 yıldır kıldığım namazın sonunda yaptığım tüm duaları belkide Allah işitmek istememiştir. Bende bilmem kızgınlıkmı dersiniz yoksa usanmakmı bende tam olarak bilmiyorum ama önce duayı kestim sonra namazı.
Bende Turan Dursunun dediklerine %70 katılıyorum ama hala aklımda milyonlarca soru işareti var. Açıkcası Darwinin ve diğer bilim adamlarının yanılmalarını hesaplıyorum ve diyorumki acaba hepsimi yanılıyor! Yaratılışa İnanıyorum ama Evrimide inkar edemiyorum. Çünkü bu öyle bişeyki tamam madem Adem tek ise Çekik gözlüler, Zenciler, Sarışınlar esmerler Nasıl oluştu. Kur'anda yabancı topluluk olarak Sadece Rumlar, Acemler, Yahudiler ve Araplardan bahseder Ya çekik gözlüler. Kuran İndirlirken onlar yokmuydu. Yada Allah Çekik gözlüleri İnsandanmı saymadı.
Açıkcası Ne Turan Dursun a neden Diğer klasik din ve düşüncelere inanasım var. Bazen derin düşünüyorum o zaman artık öyle bir bunalıyorumki Mideme kramp giriyor.
Umarım beni aşağlamaz ve küçük görmezsiniz.
Ve Lütfen Bu Yazdıklarım Gizli kalsın istiyorum. Facede sabit kafalı tanıdıklarım var. Sadece sizinle paylaştım tüm bunları. İnanın Hayatımda ilk defa kendimi birine açıyorum ve ne yazıktırki karşımdakini göremiyorum.
idontneedagod
04-03-2013, 16:32
Aramıza hoş geldiniz sayın kalpvebeyin. Samimi bir şekilde düşüncelerini ve hislerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Çok zor bir dönemden geçtiğinizi anlıyoruz. Dinlerden özgürleşmek çok sancılı bir süreç. Umarım olabildiğince az hasarla atlatırsınız.
Burada özgürce düşüncelerinizi ifade edebilirsiniz. Kimse gerçek kimliğini açıklamak zorunda değildir. Yazılarınızın gizliliği size kalmış bir durum. Kimse çıkıp kalpvebeyin rumuzlu üye Ahmet efendidir, şunu şunu demiştir demez.
Paylaşımlarınızı merakla bekliyoruz. Sitemizi detaylı incelemenizi öneriyorum. Gerçekliğe yaklaştıkça acılarımız ve pişmanlıklarımız bir nebze azalıyor. En azından benim için öyle oldu. Zararın neresinden dönerseniz kardır hesabı.
Sayın kalpvebeyin öncelikle hoş ğeldin! sizin yaşadıklarınızı ben 30 yıldır yaşıyorum yani yalnız değilsiniz. Zaman,zaman yaşadıklarımız deneyimleri paylaşırız umuyorum.
kalvebeyin hoşgeldin.
Bu soruların, sorunların tek ve kesin çaresi bol bol okumaktır. Çok çalışıyorum zamanım yok, param yok kitap alamıyorum vs. diyorsanız buraya, facebook'da ayırdığınız zamanın yarısını wikipedia okumaya ayırsanız bir zaman sonra kafanızın değişmeye başladığını göreceksiniz. Veyahut farklı insanlarla tanışabileceğiniz gerçek sosyal ortamlara girin, tartışın, konuşun, düşüncelerinizi geliştirmeye bakın. Sosyal ortam deyince kafanızda zengin işi şeyler tasarlamayın, önemli olan insanlarla münâzara edebileceğiniz bir ortam. İçinize kapanmayın.
İyi niyetli insanların zorluklar karşısında kötülerle eşit acı çekmesi hayatın bir gerçeği. Ancak ne yapıyorsanız hep kendi kendinize yapıyorsunuz ve her zorluğun üstesinden gelmek yine kendi dirayetinize bakıyor.
Dünyanızı çevrenizde gördüklerinizle sınırlamayın. Kendiniz ve çevreniz dışında kocaman bir evrenin ve tonlarca farklı acının, hayatın, mutluluğun farkında olun. Bugün size çok ağır gelen şeyleri bir süre sonra hatırlamakta bile zorlanacağınızı bilin.
Dinden arınma mevzusu ise sanıldığının aksine sancılı ve insanı yıpratan bir süreç değildir.
Size şöyle örnek vereyim; zekası, çalışkanlığı ürettikleri nesnelerle apaçık meydanda olan bilim insanlarına mı itibar edeceksiniz, yoksa herbiri dediklerinde onlarca tutarsızlık gösteren din adamlarına, imamlara veya papazlara mı itibar edeceksiniz?
Her şey apaçık ortada ama insanın aklının çevresinde kalın duvarlar çekili. O duvarların temeli de çocuklukta atılmakta malesef. Ve bu travmalardan kurtuluş da o güçleşiyor.
kalpvebeyin
04-03-2013, 17:35
beni anladığınız için teşekkür ediyorum. İnanın sizin gibi cesaretli biri olmak isterdim. Dedem çok dindar birisiydi bu dindarlığa göre elinden geldiğince beni aşağlamak isterdi. Çevremde sağımda solumda gördüğüm tüm dindarların iki yüzlü ve ters insanlar olduklarına o kadar kızgınımki ne desem boş olur.
Ben ne çocukuğumu ne gençliğimi nede olgunluğumu yaşayabildim yaşıyorum.
İlme hasta bir insanın şöylede diyebilirimki lise mezunuyum ama tıb kitapları okuyorum. Ve düşünüyorumda bu oluşumların birden olması çok zor.
Not: Şimdi ben bunu yazdımya Aşırı dindarlar hemen bi kulp bulmaya başlarlar. Önce Dinleyin düşünün ve bişeyler kazanmaya bakın...
Aramiza hos geldin kalpvebeyin. Bir cogumuzun gectigi yolda olusun umut verici; zincirleri kirmak, cocuklugumuzda, daha gelisme cagindayken orulen korku duvarlarini yikmak kolay olmasa da, cogumuz arastirma ve sorgulamayla basardik. Aslinda boyle bir siteyle karsilastigin icin sanslisin, bir cogumuz destek almadan atlatti bu illeti.
Şüpheci Dinsiz
04-03-2013, 18:12
Sevgili kalpvebeyin hoşgeldiniz. :)
Gerçekten çok yoğun çevre ve aile baskısı altındayken sorgulamayı başardığınız için sizi içtenlikle kutlarım.
Eşinizle daha çok konuşmayı, daha çok şey paylaşmayı deneyiniz, onu da bilinçlendirmeye çalışınız. Bunun evliliğinizde bir fark yaratacağını düşünüyorum.
Sevgiler
hakikat03
04-03-2013, 18:34
beni anladığınız için teşekkür ediyorum. İnanın sizin gibi cesaretli biri olmak isterdim. Dedem çok dindar birisiydi bu dindarlığa göre elinden geldiğince beni aşağlamak isterdi. Çevremde sağımda solumda gördüğüm tüm dindarların iki yüzlü ve ters insanlar olduklarına o kadar kızgınımki ne desem boş olur.
Ben ne çocukuğumu ne gençliğimi nede olgunluğumu yaşayabildim yaşıyorum.
İlme hasta bir insanın şöylede diyebilirimki lise mezunuyum ama tıb kitapları okuyorum. Ve düşünüyorumda bu oluşumların birden olması çok zor.
Not: Şimdi ben bunu yazdımya Aşırı dindarlar hemen bi kulp bulmaya başlarlar. Önce Dinleyin düşünün ve bişeyler kazanmaya bakın...
şimdi ilk öncelikler hoşgeldin sana tavsiyem islamı yaşıyorsan hiç bir tarikata gitme
bu yaşanan dünyada onların yüzünden müslümanlık yanlış anlaşılıyor .İslam ne çekiyorsa bu müslüman görünen şahıslardan çekiyor
dedenden gördüklerini yanlış göre bilirsin ama sende aynı hataya düşmüşsün fakında değilsin islamı tam manasıyla yaşamamıssın yaşasaydın eğer burada olmazdın 6 sene dua ettim allah bi şey vermedi 6 sene içinde gerçek manada müslümanlığı, islamı yaşadın mı emin misin hayatı yargılamadan kendini yargıla
arkadaşın biriside
Eşinizle daha çok konuşmayı, daha çok şey paylaşmayı deneyiniz, onu da bilinçlendirmeye çalışınız. Bunun evliliğinizde bir fark yaratacağını düşünüyorum. demiş zaten bu yazdıkların kuaranda mevcut
Hanımına iyi huylu olmalısın, onunla yumuşaklıkla sohbet ve tatlı sözle konuşmalısın. Peygamberimiz “İnsanların hayırlısı, eşine ve ev halkına hayırlı ve faydalı olan kimsedir” buyurur. Eşini üzüntülü bulduğunda onu çok sevdiğini söylemelisin, şefkatle gönlünü almalısın. Çünkü o evinde mahpus ya da meyus, ümitsiz olabilir. Onun dert ortağı sen olmalısın. Çocukların terbiyesinde de eşine yardım etmelisin. Çünkü çocuk, annesine, gece gündüz ağlamak ve sızlamak suretiyle hiçbir zaman istirahat vermez. Ona yardım edene Mevlası da yardım eder. İşlerindeki kusurlarından ötürü kızmamalısın, kötü söz söylememelisin. Ve bir günden de çok küsmemelisin. Eşinin kötü huyları baş gösterince kabahati kendinde bulup: “Ben iyi olsaydım, o da iyi olurdu” diye düşünmelisin. Hanımın kızınca sen susmalısın. Erkek susunca hanımı pişman olup özür diler. Her hizmetini seve seve yapmaya başlayınca, ona dua, Hakk’a şükür ve sena etmelisin; çünkü erkeğe uygun bir hanım, şükrü edilemeyen bir nimettir. Hanımına öyle davranmalısın ki eşin, “Kocam beni herkesten çok seviyor” demelidir.
Evin idaresi ve geçimi hususunda ona danışmalı, onunla konuşmalısın. Diğer büyük işlerini ona anlatıp üzmemelisin. Eşinin günah olmayan kusurlarını ve hareketlerini görmezlikten ve bilmezlikten gelmelisin. Gizli hallerini ve ayıplarını ise herkesten saklamalısın. Eşin ile şakalaşıp lâtifeler, çeşitli oyunlar yapmalısın. Sevgili Peygamberimiz eşleri ile oynar, onlara karşı insanların en zarafetlisi olurdu. Hatta bir defasında Hz. Aişe ile yarış ettiklerinde Hz. Aişe geçti; sonra bir daha yarış yaptıklarında Resulullah geçti. Tatlı sözle konuşmalar sizi birbirinize bağlar. Eşi işe karşılıklı farz olan bilgileri, ilimleri konuşmalı okumalıdır. Kendi giydiğinden giydirmeli, kendi yediğinden yedirmelidir. Eşine, üzüntülerini, sıkıntılarını, düşmanlarını ve borçlarını asla söylememelidir; çünkü bunları kendisi aşsa bile onun dünyasında bir iz bırakacaktır.
Eşinin yüzünden ve arkasından hayır dua edip beddua etmemelidir. Çünkü o gece gündüz onun hizmetindedir. Ekmeğinin pişiricisi, yemeğinin pişiricisi, çamaşırının dikicisi ve yıkayıcısı, malının, çocuklarının ve şerefinin koruyucusudur. Hem enisi (dostu), hem munisi, hem yâri, hem nigârıdır. alıntının kaynağı (http://www.zaferdergisi.com/makale-1855-erkekler-eslerine-nasil-davranmali-marifetname-den.html)
sîya evînê
04-03-2013, 18:40
hoşgeldin kalpvebeyin
bartsimpson
04-03-2013, 19:47
Merhaba... Ben tam 6 yıldır 5 vakit namaz kılardım. Bu aralar kılmıyorum. Benim girmediğim cemaat yada birlik kalmadı. Nur Cemaati, Ülkücüler, BDP ciler, Atatürkçü düşünce dernekleri falan filan. Girdiğim bütün bu toplulukların hiç birini samimi görmedim. Hepsi belli bir menfaat yada bir hile içerisindeler. Hele özelliklede Nur Cemaati; İçimde öyle bir nefret varki anlatamam. Bu Nefret sebebiyle Saidi Kürdinin bütün kitaplarını ya yaktım yada başkalarına verdim. Eskiden Sıkı bi AKP liydim. Şimdi Erdoğan düşmanıyım.
Nedenmi bu şekle girdim?
çok genç yaşta evlendirildim. Lisenin hemen sonunda diyebilirim. Bilirsiniz bir lise öğrencisi bir meme görse aklı uçar bende ailemin beni evlendirmesini Sexden ibaret gibi sanıyordum. Değilmiş Bunu çok geç anladım. Eşimle Evliliğimiz dışında bir samimiyetimiz yok. 3 Çocuğum var. Ama Mutlu değilim. Çok zamandır eşimle anlaşamıyorum bile Ama Çocuklarıma olan sevgimden ve saygımdan dolayı ne eşimi boşaya biliyorum nede başka bişey. İnanınki öyle garip bi durumki. Namaz kıldığım zamanlarda hep dua ederdim Allahım benimde yüzümü güldür diye. Ama nafile 6 yıldır kıldığım namazın sonunda yaptığım tüm duaları belkide Allah işitmek istememiştir. Bende bilmem kızgınlıkmı dersiniz yoksa usanmakmı bende tam olarak bilmiyorum ama önce duayı kestim sonra namazı.
Bende Turan Dursunun dediklerine %70 katılıyorum ama hala aklımda milyonlarca soru işareti var. Açıkcası Darwinin ve diğer bilim adamlarının yanılmalarını hesaplıyorum ve diyorumki acaba hepsimi yanılıyor! Yaratılışa İnanıyorum ama Evrimide inkar edemiyorum. Çünkü bu öyle bişeyki tamam madem Adem tek ise Çekik gözlüler, Zenciler, Sarışınlar esmerler Nasıl oluştu. Kur'anda yabancı topluluk olarak Sadece Rumlar, Acemler, Yahudiler ve Araplardan bahseder Ya çekik gözlüler. Kuran İndirlirken onlar yokmuydu. Yada Allah Çekik gözlüleri İnsandanmı saymadı.
Açıkcası Ne Turan Dursun a neden Diğer klasik din ve düşüncelere inanasım var. Bazen derin düşünüyorum o zaman artık öyle bir bunalıyorumki Mideme kramp giriyor.
Umarım beni aşağlamaz ve küçük görmezsiniz.
Ve Lütfen Bu Yazdıklarım Gizli kalsın istiyorum. Facede sabit kafalı tanıdıklarım var. Sadece sizinle paylaştım tüm bunları. İnanın Hayatımda ilk defa kendimi birine açıyorum ve ne yazıktırki karşımdakini göremiyorum.
Sevgili Arkadaşım,
Siz İslamı yada dini "şikayet ve dilekçe kutusu" gibi görür, Allahı'da "Müşteri Memnuniyet Sorumlusuna" benzetirseniz çok yanılırsınız.
Şimdiye kadar gittiğiniz yolda, size Allah ile Kul arasında bir menfaat ve çıkar ilişkisi olduğu öğretilmiş ve bunlar size zorla empoze edilmiş. Bu durumda hüsran ve hayal kırıklığına uğramanız normaldir.
(Yusuf 53) Nefsimi ak pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder.
(Müminun 71) Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini getirdik ama onlar zikirlerinden yüz çeviriyorlar. (Bu ayetteki "Zikir" kelimesinin altını özellikle çizdim. "Zikir" kelimesini araştırınız. Sizin "Zikriniz" nedir? Ona uyduğunuzu söyleyebilir misiniz?)
(Necm 24) İnsan için, her özleyip hayal ettiği var mı acaba?
(Bakara 165) İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, Allah dışında bazılarını Allah'a eş tutarlar da onları Allah'ı sevmiş gibi severler. İman sahipleri ise Allah'a sevgide çok kararlı ve taşkındırlar.
(Muhammed 14) Rabbinden açık bir kanıt üzere olan, amelinin çirkinliği kendisine süslü gösterilip de boş arzularına uyanlara benzer mi?
(A'la 8) Sana, en kolay olanı kolaylaştıracağız. (Nedir sana en kolay olan ve kolaylaştırılan?)
(Hac 78) Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız İbrahim'in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar diiye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız. O halde salatı ikame edin, zekâtı verin ve Allah'a sarılın.
(Beyyine8) ....Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu, içi ürpererek Rabbine saygı duyan kişi içindir. (Kul Allah'tan nasıl razı olabilir?)
kalpvebeyin
04-03-2013, 21:24
Hanımına iyi huylu olmalısın, onunla yumuşaklıkla sohbet ve tatlı sözle konuşmalısın. Peygamberimiz “İnsanların hayırlısı, eşine ve ev halkına hayırlı ve faydalı olan kimsedir” buyurur. Eşini üzüntülü bulduğunda onu çok sevdiğini söylemelisin, şefkatle gönlünü almalısın. Çünkü o evinde mahpus ya da meyus, ümitsiz olabilir. Onun dert ortağı sen olmalısın. Çocukların terbiyesinde de eşine yardım etmelisin. Çünkü çocuk, annesine, gece gündüz ağlamak ve sızlamak suretiyle hiçbir zaman istirahat vermez. Ona yardım edene Mevlası da yardım eder. İşlerindeki kusurlarından ötürü kızmamalısın, kötü söz söylememelisin. Ve bir günden de çok küsmemelisin. Eşinin kötü huyları baş gösterince kabahati kendinde bulup: “Ben iyi olsaydım, o da iyi olurdu” diye düşünmelisin. Hanımın kızınca sen susmalısın. Erkek susunca hanımı pişman olup özür diler. Her hizmetini seve seve yapmaya başlayınca, ona dua, Hakk’a şükür ve sena etmelisin; çünkü erkeğe uygun bir hanım, şükrü edilemeyen bir nimettir. Hanımına öyle davranmalısın ki eşin, “Kocam beni herkesten çok seviyor” demelidir.
Evin idaresi ve geçimi hususunda ona danışmalı, onunla konuşmalısın. Diğer büyük işlerini ona anlatıp üzmemelisin. Eşinin günah olmayan kusurlarını ve hareketlerini görmezlikten ve bilmezlikten gelmelisin. Gizli hallerini ve ayıplarını ise herkesten saklamalısın. Eşin ile şakalaşıp lâtifeler, çeşitli oyunlar yapmalısın. Sevgili Peygamberimiz eşleri ile oynar, onlara karşı insanların en zarafetlisi olurdu. Hatta bir defasında Hz. Aişe ile yarış ettiklerinde Hz. Aişe geçti; sonra bir daha yarış yaptıklarında Resulullah geçti. Tatlı sözle konuşmalar sizi birbirinize bağlar. Eşi işe karşılıklı farz olan bilgileri, ilimleri konuşmalı okumalıdır. Kendi giydiğinden giydirmeli, kendi yediğinden yedirmelidir. Eşine, üzüntülerini, sıkıntılarını, düşmanlarını ve borçlarını asla söylememelidir; çünkü bunları kendisi aşsa bile onun dünyasında bir iz bırakacaktır.
Diye Güzel bir yazı yazmış bi arkadaşım. Şimdi Sizin hataya düştüğünüz şu. Ben Eşimde kötü davranıyorum demedimki. İnanın Onu kırmamak için elimden geleni yapıyorum. Çok aşırı kıskanç bu yüzden çok problem yaşadık. O nu pskikiyatrada götürdüm. Açıkca söyliyim10 yıllık evliliğimde en fazla 2-3 defa tokat attım. Sonra Şiddetin sadece hayvanlara olacağını düşündüm. Onuda anlamak istedim. Kendimi onun yerine koyduğumda bi daha töbe dedim.
Ama sorun bende Ne yaptıysam ne ettiysem sevemedim. Yani bir eş gibi göremedim ha çok cana yakın sevdimi tam seviyor ama insanın içinde bir aşk olmadımı mümkün değil.
"Siz İslamı yada dini "şikayet ve dilekçe kutusu" gibi görür, Allahı'da "Müşteri Memnuniyet Sorumlusuna" benzetirseniz çok yanılırsınız.
Şimdiye kadar gittiğiniz yolda, size Allah ile Kul arasında bir menfaat ve çıkar ilişkisi olduğu öğretilmiş ve bunlar size zorla empoze edilmiş. Bu durumda hüsran ve hayal kırıklığına uğramanız normaldir."
Demiş bi saygı değer arkadaşım. Arkadaşım En az senin kadar Kur'an okudum. Hem arapça hem türkçe hetim ettim. Elmalının, Seyyit Kutubun Tefsirlerini okudum. Ama yinede kalbimi tam anlamıyla dört dörtlük tatmin edecek bir şey bulamadım.
Evet haklısın Allah dilekçe yazılacak ve illa kabul edilecek bi kurum değil. Ama sen rahatsın tabi bi bekleyişin yok. 30 yıldır hayatımı yaşayamadım. Ne çocuk olabildim, Ne Delikanlı nede Yetişkin olabildim bunun ne demek olduğunu bilirmisin. Paradan zenginlikten bahsetmiyorum. Parasal bisıkıntım yok ama hiş bişey para değil.
Hani düşünüyorum hiç birinizi kırmadan nasıl kendimi ifade etsem bilmiyorum. 6 Yıldır Namaz kılıyorum dedim ve dua ediyorum. Allah bir gün ya dur şu kulumunda bi defada olsa duasını kabul edeyim yüzünü güldüreyim nitekim bu benim kulum deseydi çokmuydu. Hani Kur'an da Allahın gücü herşeye yeterdi amenna ama neden????
İnan çok kişiye İslamı anlattım, İnsanları İslama doyurmaya çalıştım. Ama bide düşündüm ya onların istekleri ya onların düşündükleri hiçmi önemli değil?
Sonuç olarak Biraz Siz değerli Forum üyelerinin yanında olmak hani belki aradığım ama bulamadığım sorulara cevap bulabilirim diye geldim.
Hepiniz bana hoşgeldin dediniz. Hepinize Ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bakıyorumda sizlerde başlamışsınız 'kitaplarını parça,parça edibte, işlerine gelenleri alıp, işlerine gelmeyenleri gizleyenler' gibi.!(yahudiler gibi):madgrin:
bartsimpson
04-03-2013, 21:54
Benim hayatımda 4x4 değil kardeşim belkide pek çoğumuzun öyledir...
Ünlü bir düşünür olan bilge insana sormuşlar.
-Üstat sizce hayatın sırrı nedir?
Oda cevap vermiş
-Bilmem nedir?
İnsan her sorunun cevabını bilseydi.
İnsan olmazdı.
Ne olurdu bilmem, ben daha insanım.
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
Karamsar olma yazık bak 3 çocuğun var.
Onlar senin eserin.
Ne mutlu sana.
Kimbilir babalarından neler öğrenecekler.
Yarın eserinle gurur duymak istiyorsan, aynada kendine bak.
Emin ol eserinde seni yansıtacaktır.
Yolun açık ve kolaylıklarla dolu olsun.
Sevgi ve selametle.
hakikat03
04-03-2013, 22:23
Hanımına iyi huylu olmalısın, onunla yumuşaklıkla sohbet ve tatlı sözle konuşmalısın. Peygamberimiz “İnsanların hayırlısı, eşine ve ev halkına hayırlı ve faydalı olan kimsedir” buyurur. Eşini üzüntülü bulduğunda onu çok sevdiğini söylemelisin, şefkatle gönlünü almalısın. Çünkü o evinde mahpus ya da meyus, ümitsiz olabilir. Onun dert ortağı sen olmalısın. Çocukların terbiyesinde de eşine yardım etmelisin. Çünkü çocuk, annesine, gece gündüz ağlamak ve sızlamak suretiyle hiçbir zaman istirahat vermez. Ona yardım edene Mevlası da yardım eder. İşlerindeki kusurlarından ötürü kızmamalısın, kötü söz söylememelisin. Ve bir günden de çok küsmemelisin. Eşinin kötü huyları baş gösterince kabahati kendinde bulup: “Ben iyi olsaydım, o da iyi olurdu” diye düşünmelisin. Hanımın kızınca sen susmalısın. Erkek susunca hanımı pişman olup özür diler. Her hizmetini seve seve yapmaya başlayınca, ona dua, Hakk’a şükür ve sena etmelisin; çünkü erkeğe uygun bir hanım, şükrü edilemeyen bir nimettir. Hanımına öyle davranmalısın ki eşin, “Kocam beni herkesten çok seviyor” demelidir.
Evin idaresi ve geçimi hususunda ona danışmalı, onunla konuşmalısın. Diğer büyük işlerini ona anlatıp üzmemelisin. Eşinin günah olmayan kusurlarını ve hareketlerini görmezlikten ve bilmezlikten gelmelisin. Gizli hallerini ve ayıplarını ise herkesten saklamalısın. Eşin ile şakalaşıp lâtifeler, çeşitli oyunlar yapmalısın. Sevgili Peygamberimiz eşleri ile oynar, onlara karşı insanların en zarafetlisi olurdu. Hatta bir defasında Hz. Aişe ile yarış ettiklerinde Hz. Aişe geçti; sonra bir daha yarış yaptıklarında Resulullah geçti. Tatlı sözle konuşmalar sizi birbirinize bağlar. Eşi işe karşılıklı farz olan bilgileri, ilimleri konuşmalı okumalıdır. Kendi giydiğinden giydirmeli, kendi yediğinden yedirmelidir. Eşine, üzüntülerini, sıkıntılarını, düşmanlarını ve borçlarını asla söylememelidir; çünkü bunları kendisi aşsa bile onun dünyasında bir iz bırakacaktır.
Diye Güzel bir yazı yazmış bi arkadaşım. Şimdi Sizin hataya düştüğünüz şu. Ben Eşimde kötü davranıyorum demedimki. İnanın Onu kırmamak için elimden geleni yapıyorum. Çok aşırı kıskanç bu yüzden çok problem yaşadık. O nu pskikiyatrada götürdüm. Açıkca söyliyim10 yıllık evliliğimde en fazla 2-3 defa tokat attım. Sonra Şiddetin sadece hayvanlara olacağını düşündüm. Onuda anlamak istedim. Kendimi onun yerine koyduğumda bi daha töbe dedim.
Ama sorun bende Ne yaptıysam ne ettiysem sevemedim. Yani bir eş gibi göremedim ha çok cana yakın sevdimi tam seviyor ama insanın içinde bir aşk olmadımı mümkün değil.
"Siz İslamı yada dini "şikayet ve dilekçe kutusu" gibi görür, Allahı'da "Müşteri Memnuniyet Sorumlusuna" benzetirseniz çok yanılırsınız.
Şimdiye kadar gittiğiniz yolda, size Allah ile Kul arasında bir menfaat ve çıkar ilişkisi olduğu öğretilmiş ve bunlar size zorla empoze edilmiş. Bu durumda hüsran ve hayal kırıklığına uğramanız normaldir."
Demiş bi saygı değer arkadaşım. Arkadaşım En az senin kadar Kur'an okudum. Hem arapça hem türkçe hetim ettim. Elmalının, Seyyit Kutubun Tefsirlerini okudum. Ama yinede kalbimi tam anlamıyla dört dörtlük tatmin edecek bir şey bulamadım.
Evet haklısın Allah dilekçe yazılacak ve illa kabul edilecek bi kurum değil. Ama sen rahatsın tabi bi bekleyişin yok. 30 yıldır hayatımı yaşayamadım. Ne çocuk olabildim, Ne Delikanlı nede Yetişkin olabildim bunun ne demek olduğunu bilirmisin. Paradan zenginlikten bahsetmiyorum. Parasal bisıkıntım yok ama hiş bişey para değil.
Hani düşünüyorum hiç birinizi kırmadan nasıl kendimi ifade etsem bilmiyorum. 6 Yıldır Namaz kılıyorum dedim ve dua ediyorum. Allah bir gün ya dur şu kulumunda bi defada olsa duasını kabul edeyim yüzünü güldüreyim nitekim bu benim kulum deseydi çokmuydu. Hani Kur'an da Allahın gücü herşeye yeterdi amenna ama neden????
İnan çok kişiye İslamı anlattım, İnsanları İslama doyurmaya çalıştım. Ama bide düşündüm ya onların istekleri ya onların düşündükleri hiçmi önemli değil?
Sonuç olarak Biraz Siz değerli Forum üyelerinin yanında olmak hani belki aradığım ama bulamadığım sorulara cevap bulabilirim diye geldim.
Hepiniz bana hoşgeldin dediniz. Hepinize Ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
kardeşim sen hiç bir zaman kendi kendine ben nerede yanlış yapıyorum dedin mi
zorluklara göğüs gerdin mi?
dua ediyorum diyorsun duanın sonunu beklemiyorsun
Duanın ana gayesi insanın Allah’ a halini arz etmesi ve O’na niyazda bulunması olduğuna göre dua, Allah ile kul arasında bir diyalog anlamı taşır.
Bir başka deyişle dua sınırlı, sonlu ve aciz olan varlığın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi ile kurduğu bir köprüdür. Kur’ân’da yirmi yerde dua kelimesi geçmekte, ayrıca pek çok ayette dua kökünden fiiller yer almaktadır.
Duada daima tazimle birlikte istekte bulunma anlamı vardır. Dua aynı zamanda zikir ve ibadettir. Böylece duada biri zikir ve saygı, diğeri de dilek olmak üzere iki unsur hep yan yana bulunur.
Bu sebeple “Dua ibadetin özüdür” (Tirmizî) ve aynı sebeple en önemli ibadet olan namaz dua (salât) kelimesiyle ifade edilmiştir
“Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme” (Kehf 28)
Bir ayette, “De ki; duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? Ey inkârcılar! Size Resulün bildirdiklerini kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!” (Furkan 77)
Buyrulmak suretiyle insanın ancak Allah’a olan bu yönelişiyle değer kazanabileceği belirtilmiştir. Kur’ân’da insanın ihtiyaç ve sıkıntılarının giderildiği, kendini emniyet içinde ve başarılı gördüğü durumlarda dua isteğinin zayıfladığı, Allah’tan yüz çevirdiği, kendi güç ve yeterliliğini gözünde büyütüp nankör ve bencil olduğu, zalimane tutum ve davranışlar sergilediği anlatılmaktadır
“Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O’ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, yine eski halinize dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.”(İsra 67)
“Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allaha halis kılarak (ihlâsla) O’na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim ayetlerimizi, ancak nankör hainler inkâr eder.” (Lokman 32)
“İnsana bir nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirir ve yan çizer. Fakat ona bir şer dokunduğu zaman da yalvarıp durur.” (Fussilet 51)
İnsanın başı dara düştüğünde dua etmesinin
”Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak gireceklerdir.” (Mümin 60)
Yanı sıra özellikle refah ve rahatlık durumlarında da Allah’ı hatırlaması kulluğun bir gereğidir. Duanın sadece Allah’a yöneltilmesi; Allah’tan başkasına, putlara veya kendilerine üstün nitelikler izafe edilen başka yaratıklara dua (ve ibadet) edilmemesi hususu Kur’ân’da ısrarla vurgulanmıştır
devamı: www.kurannediyor.org/soru.asp?id=126&baslik=%DDSLAMDA%20DUA
Merhaba Kalpvebeyin,
Foruma hoş geldin, sana bu konuda sadece tek bir tavsiyede bulunabilirim; kendine ve eşine karşı dürüst ol, çünkü bu durum bu şekilde sonsuza dek gidemez, bunun farkındasın.
Gerçi hiç evlenmedim ama kişisel deneyimlerime dayanarak konuşuyorum, benim de partnerimle aynı durumum vardı. Ayrıca 4 yıl birbirimize dokunmamıştık bile, senin bileceğin kardeş gibi yaşıyorduk. Fakat bu durum onun için mükemmel iken ve o bu durumdan gayet memnunken ben bu durumdan çok muzdariptim ve acı çekiyordum çünkü onu seviyordum.
Bu yüzden ona o kadar çok katlandım, ancak bunu çok daha sonra fark ettim. Dışarıya karşı sadece öyle görünsün diye hızlıca bir öpücük vermek veya mutlu görünmeye çalışmak nedir biliyorum. Eşinin kendisini nasıl hissettiğini düşün ve cesaretini topla.
Bunu çocuklarınızın da hissediyor, her ne kadar çocuklardan gizleseniz de onlar bunu hissedeceklerdir. Çocukların sana veya eşine artık daha iyi gittiğini görünce onlar da rahatlayacaktır ve kendilerini dengeli ve iyi hissedeceklerdir.
Bu her iki taraf için de kolay değil. Ama birbirinize gerçeği söylemeniz ve gerekenleri onu sevmediğin gerçeğini ona açıklaman lazım ve çocuklar olduğu için bir yol da bulunacaktır. Ama durumu geçiktirmek veya tereddüt etmek doğru olmayacaktır, işleri ileriye atarak düzelmesini bekleyerek bu şekilde işler daha da kolaylaşmaz. Tam tersine zorlaşıyor.
Eğer eşin seni sevmiyorsa sen de onun dürüst olup bunu sana söylemesini istemez miydin? Bu şekilde gerçekle daha iyi karşılaşmaz mıydın ve ona göre kendine yeni bir yol ve hayat bulmaz mıydın? Bu şekilde düşünürsen belki senin ve onun için de daha kolay olacaktır.
Merhaba... Ben tam 6 yıldır 5 vakit namaz kılardım. Bu aralar kılmıyorum. Benim girmediğim cemaat yada birlik kalmadı. Nur Cemaati, Ülkücüler, BDP ciler, Atatürkçü düşünce dernekleri falan filan. Girdiğim bütün bu toplulukların hiç birini samimi görmedim. Hepsi belli bir menfaat yada bir hile içerisindeler. Hele özelliklede Nur Cemaati; İçimde öyle bir nefret varki anlatamam. Bu Nefret sebebiyle Saidi Kürdinin bütün kitaplarını ya yaktım yada başkalarına verdim. Eskiden Sıkı bi AKP liydim. Şimdi Erdoğan düşmanıyım.
Nedenmi bu şekle girdim?
çok genç yaşta evlendirildim. Lisenin hemen sonunda diyebilirim. Bilirsiniz bir lise öğrencisi bir meme görse aklı uçar bende ailemin beni evlendirmesini Sexden ibaret gibi sanıyordum. Değilmiş Bunu çok geç anladım. Eşimle Evliliğimiz dışında bir samimiyetimiz yok. 3 Çocuğum var. Ama Mutlu değilim. Çok zamandır eşimle anlaşamıyorum bile Ama Çocuklarıma olan sevgimden ve saygımdan dolayı ne eşimi boşaya biliyorum nede başka bişey. İnanınki öyle garip bi durumki. Namaz kıldığım zamanlarda hep dua ederdim Allahım benimde yüzümü güldür diye. Ama nafile 6 yıldır kıldığım namazın sonunda yaptığım tüm duaları belkide Allah işitmek istememiştir. Bende bilmem kızgınlıkmı dersiniz yoksa usanmakmı bende tam olarak bilmiyorum ama önce duayı kestim sonra namazı.
Bende Turan Dursunun dediklerine %70 katılıyorum ama hala aklımda milyonlarca soru işareti var. Açıkcası Darwinin ve diğer bilim adamlarının yanılmalarını hesaplıyorum ve diyorumki acaba hepsimi yanılıyor! Yaratılışa İnanıyorum ama Evrimide inkar edemiyorum. Çünkü bu öyle bişeyki tamam madem Adem tek ise Çekik gözlüler, Zenciler, Sarışınlar esmerler Nasıl oluştu. Kur'anda yabancı topluluk olarak Sadece Rumlar, Acemler, Yahudiler ve Araplardan bahseder Ya çekik gözlüler. Kuran İndirlirken onlar yokmuydu. Yada Allah Çekik gözlüleri İnsandanmı saymadı.
Açıkcası Ne Turan Dursun a neden Diğer klasik din ve düşüncelere inanasım var. Bazen derin düşünüyorum o zaman artık öyle bir bunalıyorumki Mideme kramp giriyor.
Umarım beni aşağlamaz ve küçük görmezsiniz.
Ve Lütfen Bu Yazdıklarım Gizli kalsın istiyorum. Facede sabit kafalı tanıdıklarım var. Sadece sizinle paylaştım tüm bunları. İnanın Hayatımda ilk defa kendimi birine açıyorum ve ne yazıktırki karşımdakini göremiyorum.
Hos geldiniz.
Sizi asagilamiyoruz ve dahi kucuk de gormuyoruz. Gecis donemleri daima sancilidir.
Esinizle oncelikle arkadas/dost olmayi(paylasmayi) denediniz mi? Mutluluk dediginiz sey ismarlama usulu gelmez, ancak ayrintilara saklanir cok zaman.
kalbvebeyin
İç huzura kavuşmak istiyorsan,din palavrasından kurtulmaya bak.
Olmayan şeylerden yardım dileme.
Sorunlarını kendin çözmeye çalış.
istatistik
05-03-2013, 00:39
Alıntı kurallarına biraz daha dikkat edelim arkadaşlar. İlgili düzenlemeleri yapmakla beraber buna yönelik mesajları konu ile alakalı olmadığından taşımış bulunuyorum.
Konuya dönersek. Öncelikle hoş geldiniz kalpvebeyin.
Gördüğüm kadarıyla şikayetçi olduğunuz pek çok şeyi tecrübe ederek irdeleme fırsatı bulmuşsunuz. Bu hayatınızda oldukça yapıcı bir etki bırakmış olmalı. Sonuçta biz olaya dışarıdan yaklaşanların anlattıkları yanlı olarak değerlendirilebilir olsa da insanın kendi tecrübeleri en belirleyici rolü üstlenecektir.
Sözünü ettiğiniz çekincelerin de daha detaylı incelemeleriniz sonucunda açıklığa kavuşacağını sanıyorum.
Şüpheci Dinsiz
05-03-2013, 06:53
Sevgili hakikat03,
arkadaşın biriside
Eşinizle daha çok konuşmayı, daha çok şey paylaşmayı deneyiniz, onu da bilinçlendirmeye çalışınız. Bunun evliliğinizde bir fark yaratacağını düşünüyorum. demiş zaten bu yazdıkların kuaranda mevcut
Dedikten sonra bari Kuran'dan alıntı yapsaydınız, Kuran'ın neresinde yazıyormuş öğrenseydik.
Bu alttaki bronz çağı gevezelikleri Kuran'dan değil çünkü.
Hanımına iyi huylu olmalısın, onunla yumuşaklıkla sohbet ve tatlı sözle konuşmalısın. Peygamberimiz “İnsanların hayırlısı, eşine ve ev halkına hayırlı ve faydalı olan kimsedir” buyurur. Eşini üzüntülü bulduğunda onu çok sevdiğini söylemelisin, şefkatle gönlünü almalısın. Çünkü o evinde mahpus ya da meyus, ümitsiz olabilir. Onun dert ortağı sen olmalısın. Çocukların terbiyesinde de eşine yardım etmelisin. Çünkü çocuk, annesine, gece gündüz ağlamak ve sızlamak suretiyle hiçbir zaman istirahat vermez. Ona yardım edene Mevlası da yardım eder. İşlerindeki kusurlarından ötürü kızmamalısın, kötü söz söylememelisin. Ve bir günden de çok küsmemelisin. Eşinin kötü huyları baş gösterince kabahati kendinde bulup: “Ben iyi olsaydım, o da iyi olurdu” diye düşünmelisin. Hanımın kızınca sen susmalısın. Erkek susunca hanımı pişman olup özür diler. Her hizmetini seve seve yapmaya başlayınca, ona dua, Hakk’a şükür ve sena etmelisin; çünkü erkeğe uygun bir hanım, şükrü edilemeyen bir nimettir. Hanımına öyle davranmalısın ki eşin, “Kocam beni herkesten çok seviyor” demelidir.
Evin idaresi ve geçimi hususunda ona danışmalı, onunla konuşmalısın. Diğer büyük işlerini ona anlatıp üzmemelisin. Eşinin günah olmayan kusurlarını ve hareketlerini görmezlikten ve bilmezlikten gelmelisin. Gizli hallerini ve ayıplarını ise herkesten saklamalısın. Eşin ile şakalaşıp lâtifeler, çeşitli oyunlar yapmalısın. Sevgili Peygamberimiz eşleri ile oynar, onlara karşı insanların en zarafetlisi olurdu. Hatta bir defasında Hz. Aişe ile yarış ettiklerinde Hz. Aişe geçti; sonra bir daha yarış yaptıklarında Resulullah geçti. Tatlı sözle konuşmalar sizi birbirinize bağlar. Eşi işe karşılıklı farz olan bilgileri, ilimleri konuşmalı okumalıdır. Kendi giydiğinden giydirmeli, kendi yediğinden yedirmelidir. Eşine, üzüntülerini, sıkıntılarını, düşmanlarını ve borçlarını asla söylememelidir; çünkü bunları kendisi aşsa bile onun dünyasında bir iz bırakacaktır.
Eşinin yüzünden ve arkasından hayır dua edip beddua etmemelidir. Çünkü o gece gündüz onun hizmetindedir. Ekmeğinin pişiricisi, yemeğinin pişiricisi, çamaşırının dikicisi ve yıkayıcısı, malının, çocuklarının ve şerefinin koruyucusudur. Hem enisi (dostu), hem munisi, hem yâri, hem nigârıdır.
Kadın insan mıdır ? Evet, insandır.
Kadın köle midir ? Hayır, değildir.
Öyle ise kadın erkeğin hizmetçisi midir, çamaşırcısı mıdır, dikicisi midir, pişiricisi midir, çocuklarının bakıcısı mıdır, çocuk makinesi midir, seks kölesi midir ? Değildir.
Peki alıntınızdaki bronz çağı öğütlerini, tavsiyelerini kale alan bir erkek kadının erkeğe denk bir insan olduğu sonucunu mu çıkarır, yoksa her emrettiğini yapmak zorunda olan bir hizmetçi olduğu sonucunu mu çıkarır ?
Kuran'ı okuyan erkek, emrini dinlemeyen kadını isterse dövemez mi ?
Kuran'ı okuyan erkek, karısının üzerine isterse başka kadınlarla evlenemez mi, sınırsız cariyeyle seks yapamaz mı ?
Kuran'ı okuyan erkek, üç kez boş ol diyerek çocuklarını elinden alıp kadını sokağa atamaz mı ?
Muhammed peygamberin Aişe ile yarıştığı, şakalaştığı hadislerden gelen bir bilgidir, peki kadınların, kölelerin, ganimetlerin, cariyelerin, gazve ve seriyyelerin konu edildiği bütün hadisleri okudunuz mu ?
Biz okuyunca dinden çıktık. Çünkü ayrımcılığı, yağmayı, ganimeti, tecavüzü, katliamları, işgali, köleleştirmeyi, haracı, çocuk yaşta evliliği, kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapılmasını, kadının kapanmasını, eve kapatılmasını onaylamıyoruz.
--/--
Size bir ödev vereyim sevgili hakikat03.
Sadece Kuran'dan ayet vererek aşağıdaki soruları cevaplayınız :
Kuran'da kadına tecavüz etmenin cezası nedir ?
Kuran'da erkeğin karısını öldürmesinin cezası nedir ?
Kuran'da erkeğin çocuklarını öldürmesinin cezası nedir ?
Sevgiler
hakikat03
05-03-2013, 08:56
Sevgili hakikat03,
Dedikten sonra bari Kuran'dan alıntı yapsaydınız, Kuran'ın neresinde yazıyormuş öğrenseydik.
Bu alttaki bronz çağı gevezelikleri Kuran'dan değil çünkü.
Kadın insan mıdır ? Evet, insandır.
Kadın köle midir ? Hayır, değildir.
Öyle ise kadın erkeğin hizmetçisi midir, çamaşırcısı mıdır, dikicisi midir, pişiricisi midir, çocuklarının bakıcısı mıdır, çocuk makinesi midir, seks kölesi midir ? Değildir.
Peki alıntınızdaki bronz çağı öğütlerini, tavsiyelerini kale alan bir erkek kadının erkeğe denk bir insan olduğu sonucunu mu çıkarır, yoksa her emrettiğini yapmak zorunda olan bir hizmetçi olduğu sonucunu mu çıkarır ?
Kuran'ı okuyan erkek, emrini dinlemeyen kadını isterse dövemez mi ?
Kuran'ı okuyan erkek, karısının üzerine isterse başka kadınlarla evlenemez mi, sınırsız cariyeyle seks yapamaz mı ?
Kuran'ı okuyan erkek, üç kez boş ol diyerek çocuklarını elinden alıp kadını sokağa atamaz mı ?
Muhammed peygamberin Aişe ile yarıştığı, şakalaştığı hadislerden gelen bir bilgidir, peki kadınların, kölelerin, ganimetlerin, cariyelerin, gazve ve seriyyelerin konu edildiği bütün hadisleri okudunuz mu ?
Biz okuyunca dinden çıktık. Çünkü ayrımcılığı, yağmayı, ganimeti, tecavüzü, katliamları, işgali, köleleştirmeyi, haracı, çocuk yaşta evliliği, kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapılmasını, kadının kapanmasını, eve kapatılmasını onaylamıyoruz.
--/--
Size bir ödev vereyim sevgili hakikat03.
Sadece Kuran'dan ayet vererek aşağıdaki soruları cevaplayınız :
Kuran'da kadına tecavüz etmenin cezası nedir ?
Kuran'da erkeğin karısını öldürmesinin cezası nedir ?
Kuran'da erkeğin çocuklarını öldürmesinin cezası nedir ?
Sevgiler
ayetlerin tefsiri genel açılım diye bir şey var kurandan aradıklarınızı buluyorsunuz ya biraz da daha derin araştırma neticesinde Kur'an da ve islamda kadına değer verilen önemi göreceksiniz ki her cinsin yaratılış gayesi vardır Allah'ın yaratma gayesi tüm canlılarda böyledir erkek erkekliiğini yapar yeri gelir kadına yardım eder kadın kadınlığını yapar yeri gelir erkek kadına yardım eder allah'ın yaratma gayesini hala anlamadıysan yapacak bir şey
o zaman evlimisn bilmiyorum evlendiğinde çoçuğu sen doğur ve evin çamaşırcısı , dikicisi, pişiricisi , çocuklarının bakıcısı , çocuk makinesi, seks kölesi ol evlendiğin kişide tam tersini yapsın
sen kendi gözünde kadınları algıladığın şekle bağlı hiç bir kadın erkeğin hizmetçisi, çamaşırcısı , dikicisi, pişiricisi , çocuklarının bakıcısı , çocuk makinesi, seks kölesi olamaz o gözle bakanların müslümanlığından şüphe ederim
islam hiç bir zaman yanlış olanı yapmaz ama müslüman geçinenlerin sayesinde siz gibilere ışık doğuyor
ben ödev alacak zamanı geçtim, işimde var şükür
sen bunları kuranda aradın bulamadın değil mi bana soruyorsun biraz daha araştır.Sana Kur'an her şeyi hazırlasın önüne koysun, sanki cezası 50 yıl dese inanacaksın siz zaten programlanmış gibisiniz derin araştırmalar yapmıyorsunuz.yaptığınız araştırmaları çok iyi araştırma yaparak çalışın
kalpvebeyin
05-03-2013, 13:37
Hakikat ağbi muhtemelen 30 dan biraz yükseksin. İmam yada Benzeri bişey olabilirsin. bu yüzden sana her ne kadar inciticide davransan ağbi demekte bir yanlış görmüyorum.
Bak ben İslamı şuanlık tam red ediyorum demedim. Şimdi İslamda öyle kısırdöngüler varki hani biraz irdelersen sende "harbiden be" gibi kendi kendine sorarsın.
Örneğin İnsanoğlunun babası sahiden Hz Ademmi? Yani Adem İsmi bir İsimmi yoksa bir sıfatmı? Sıfat İse Yani binlerce İnsan var ve Ademe yüklenen İnsanlık görevinden (akıl ve nefs) dolayımı Adem İsmini aldı? Adem dende önce İnsanlık var ise Neden Allah Kur'anda İnsan oğluna bunu belirtmemiş. Bir Sakıncasımı vardı?
İsra
(85) Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir." (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=17)
Şu Yukarıdaki ayeti kerimede Neden Allah büyük bir kitap göderiyor da Ruh konusuna geline Az bir bilgi olacağını İnsana sunuyor?
Araf
(38) Allah şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz." (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=7)
Bu yukarıdaki Ayetde İse Hz Muhammed ve hatta Ademden bile daha Eskiden (sizden çoğul eki) bir topluluğun varlığı var iken İsra Suresinde ise Az ilimden bahsedilmiş.
İşte İnsan Kendisinde önceki toplumları sorgularken. İster İstemez Allahı da sorguluyor. Çünkü Allah İnsana Sorgulama gücü vermiş. Eğerki kendisinide sorgulamaya izin vermek istemeseydi İnsana Sorgulama yetisi verirmiydi.
Bunu din adamlarına sorduğumda çok ilginçtir Haşaaaa hiç bu sorulurmu diye ilginç yaklaşımları var....
Saygılarımla....
hakikat03
05-03-2013, 14:53
Hakikat ağbi muhtemelen 30 dan biraz yükseksin. İmam yada Benzeri bişey olabilirsin. bu yüzden sana her ne kadar inciticide davransan ağbi demekte bir yanlış görmüyorum.
Bak ben İslamı şuanlık tam red ediyorum demedim. Şimdi İslamda öyle kısırdöngüler varki hani biraz irdelersen sende "harbiden be" gibi kendi kendine sorarsın.
Örneğin İnsanoğlunun babası sahiden Hz Ademmi? Yani Adem İsmi bir İsimmi yoksa bir sıfatmı? Sıfat İse Yani binlerce İnsan var ve Ademe yüklenen İnsanlık görevinden (akıl ve nefs) dolayımı Adem İsmini aldı? Adem dende önce İnsanlık var ise Neden Allah Kur'anda İnsan oğluna bunu belirtmemiş. Bir Sakıncasımı vardı?
İsra
(85) Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir." (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=17)
Şu Yukarıdaki ayeti kerimede Neden Allah büyük bir kitap göderiyor da Ruh konusuna geline Az bir bilgi olacağını İnsana sunuyor?
Araf
(38) Allah şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz." (http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=7)
Bu yukarıdaki Ayetde İse Hz Muhammed ve hatta Ademden bile daha Eskiden (sizden çoğul eki) bir topluluğun varlığı var iken İsra Suresinde ise Az ilimden bahsedilmiş.
İşte İnsan Kendisinde önceki toplumları sorgularken. İster İstemez Allahı da sorguluyor. Çünkü Allah İnsana Sorgulama gücü vermiş. Eğerki kendisinide sorgulamaya izin vermek istemeseydi İnsana Sorgulama yetisi verirmiydi.
Bunu din adamlarına sorduğumda çok ilginçtir Haşaaaa hiç bu sorulurmu diye ilginç yaklaşımları var....
Saygılarımla....
yaşım 30 değil daha ca ama girmek üzereyim imam da değilim olmak isterdim ve hiç bir tarikatla alakam yok olmasını da istemem tarikata karşıyım
birde şimdi sen kuranda hz ademle ilgili hiç bir şeye rastlamadın mı?
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُواْ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاء وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاء كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنبِئُونِي بِأَسْمَاء هَـؤُلاء إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ قَالَ يَا آدَمُ أَنبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ فَلَمَّا أَنبَأَهُمْ بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ
Bir zaman Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Melekler de: “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” demişlerdi. Allah-u Teâlâ da: “Şüphesiz ben, sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurmuştu. (2/30)
Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız şunların isimlerini bana haber verin” dedi. (2/31)
Melekler dediler ki: “Seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki sen âlim ve hakîmsin.” (2/32)
Allah-u Teâlâ şöyle dedi: “Ey Âdem! Onları isimleriyle bunlara haber ver.” Bu emir üzerine Âdem onları isimleriyle meleklere haber verince Allah-u Teâlâ şöyle dedi: “Ben size, ben göklerin ve yerin gaybını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim” dememiş miydim?” (2/33)
Konunun devamını buradan oku sonra siliniyor (http://www.ilmedavet.com/hz-ademe-isimlerin-ogretilmesindeki-sir.html)
kalpvebeyin
05-03-2013, 15:58
Bir zaman Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Melekler de: “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz” demişlerdi. Allah-u Teâlâ da: “Şüphesiz ben, sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurmuştu.
Şimdi bak Üstadım; Bu Ayetde Ademi direkt zikreden bir bölüm yok. Dikkat edersen Halife yaratacağım diyor. Bu Ademdende önceki kavimler içinde geçerli olabilir. Ben İslamı çok aratırdım hemde çok geceli gündüzlü. Ama Ademin bir İsim olmadığını birsıfat olduğunu söyleyen bir çok alim var.
Bak bu ayate dikkat etmek gerekirse
Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız şunların isimlerini bana haber verin” dedi. (2/31)
İsim öğretilen Kişi yani Kul olma bilinci verilen kişi!!!
Benim demek istediğimi anlamadın herhalde. Ben Tüm bunları biliyorum Ama Neden Allah Ruhlar Aleminden, İnsandan önceki varlıklardan ve Kendisinden neden bize bilgi vermiyor???
Benim bu yadıklarımı Şeytan vesvese veriyor diye kendi kendine geçiştirme. Şeytan değil Aklık bana bunları soruyor?
AYRICA FORUM SAKİNLERİNDEN ÖZÜR DİLİYORUM BUNLARIN TARTIŞMA YERİ BURASI DEĞİL. AMA BEN KONU AÇMAK İSTİYORUM ÖNÜME YETKİNİZ YOK GİBİ ENGELLER ÇIKIYOR....
En az 10 mesaj yazmadan konu acilamiyor. Forumun diger kisimllarindaki konulara cevap yazabilirsin.
Arkadaslar birbirimizi kirabilecek usluba dikkat cekip yazarsak, daha saglikli iletisim kurabilecegimizi dusunuyorum.
Arkadaslar, Adem'e iliskin asilan mesajlar su linke kaydirilmistir, oradan devam edebilirsiniz.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=29565
kalpvebeyin
06-03-2013, 15:09
Teşekkürler Vartor ve Neva....
Ben Eskiden beridir Eflatunun bu Güzel Lafının Peşindeyim. Şöyleki
Sorgulanmayan bir Hayat Yaşanmaya değmez...............
Eskiden beridir Kimsenin Cesaret edemediği bir çok Soruyu Sordum.
Örneğin Kuranda Hep Geçer Allah Ezelidir ve Ebedidir, Ne Doğrumuş nede doğurulmuştur. Tamam diyelim Amenna
Pekala Ezelinin Ezelisi olabilirmi? Yani Şöyle düşünüyorumda Ezel nereye kadardı. İnsanlığın varlığını bilim birkaç milyon yıl ile hesaplar. Peki İnsanlıktan önce ne vardı. Allah Kime Rablik ediyordu.
Allahın Rablik kaynağı nedir. gibi Sorular Sorduğumda Hep şşşşiiiit aman sus çarpılacan Dinden çıkacan.
Yahu Allah sanki bilmiyormu Kalbimizden ve Aklımızda ne sorguladığımızı. Hadi Ağzımız ile söylemesek dahi Allah Aklımızdakini kalbimizdekini görmüyormu.
İslamın geniş kitlelere ve Hatta İlim dünyasına hitap edemeyişinin başlıca sebebi hep Sorgulamaya koyduğu kilittir.
Ulemanın, İnsanların ve Öğrencilerin Kur'anın bildirdiğinin haricindekini sorgulamaya Yasak getirmesini ve engellemesi aşina.
Örneğin Sigara içmek. Kur'anda Açıkca Size Zararlı olan herşey haramdır diyor. Sigaranın bilim dünyasınca Zaralı olduğu aşina. E Madem Zaralıysa ki Kur'an zaralının haram olduğunu açıklıyor. Abdest aldıktan sonra neden İnsanlar sigara içiyor? İçenlerin İçinde birde İmamlar var :).