yeops
06-03-2013, 22:29
Life of Pi/Pi'nin Yaşamı
http://i47.tinypic.com/2elzebt.jpg
Özet : Hindistan’dan Kanada’ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir.
Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır...
Oscarlı sinemacı Ang Lee'nin yönetmenliğinde sıra dışı bir öykü sunan filmin kadrosu ise oldukça renkli. Daha önce oyunculuk deneyimi bulunmayan Suraj Sharma'nın Pi'yi canlandırdığı yapımda, ayrıca Tobey Maguire, Irrfan Khan, Adil Hussain rol alıyor. Kaynak (http://www.beyazperde.com/filmler/film-54343/)
Yorum : Filmle ilgili spoiler içermektedir
Aynı adlı romandan uyarlanan filmin en çarpıcı özelliği kuşkusuz görselliği... Sinemayı sürekli takip eden sıkı bir izleyici olarak görsellikte beni bu kadar etkileyen fazla film olmadığını söylebilirim (maalesef TV de izledim. 3D sinemada daha da güzel olduğundan eminim).
Filmi buraya taşımamın sebebi ise filmin barındırdığı mesaj(lar). Filmin başlarında değişik dinlerle tanışıp(Hinduizm, Hristiyanlık, İslam daha sonra Musevilik) birini benimsemek yerine hepsini kabul eden bir çocuk var. "İnanç bir sürü odası olan bir evdir." benzetmesiyle aslında hiçbirinin, diğerinden üstün olmadığını, hepsinin Tanrı'ya ulaşmak için sadece farklı "kapıları" kullandığını anlatıyor.
Farklı yorumlara açık olsa da filmin ana fikirlerinden biri inancın bir gereklilik olduğu. Bilimin veya mantığın tek rehber seçilemeyeceği, onların dışarıda olan şeyleri açıklayabilecekken, insanın kalbinde olanı, maneviyatı açıklayamayacağını anlatıyor.
Filmin sonlarında ana karakterimiz, pozitivist babasının kendine öğrettikleri olmasa hayatta kalamayacağından bahseder. Dolayısıyla bilimin de gereklilik olduğunu, fakat acımazsız doğa gerçekleriyle karşılaştığımızda, bunun üstünden gelebilmemiz için inancın da olması gerektiğini vurguluyor. İnanca sahip bir hayatın tercih edilesi olduğunu, "daha iyi" olduğu mesajı veriliyor.
Nitekim Obama'nın roman için "Tanrı'nın ince bir kanıtı..." denmesine şaşmamalı(romanı okumadım ama filme göre yorumluyorum). Tabiki yorumlar bana ait. Her ne kadar tek taraflı bakış açısıyla çekildiğini düşünsem de son olarak mutlaka izlenmesi gerektiğini söylemeliyim. Pişman olmazsınız.
http://i47.tinypic.com/2elzebt.jpg
Özet : Hindistan’dan Kanada’ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir.
Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır...
Oscarlı sinemacı Ang Lee'nin yönetmenliğinde sıra dışı bir öykü sunan filmin kadrosu ise oldukça renkli. Daha önce oyunculuk deneyimi bulunmayan Suraj Sharma'nın Pi'yi canlandırdığı yapımda, ayrıca Tobey Maguire, Irrfan Khan, Adil Hussain rol alıyor. Kaynak (http://www.beyazperde.com/filmler/film-54343/)
Yorum : Filmle ilgili spoiler içermektedir
Aynı adlı romandan uyarlanan filmin en çarpıcı özelliği kuşkusuz görselliği... Sinemayı sürekli takip eden sıkı bir izleyici olarak görsellikte beni bu kadar etkileyen fazla film olmadığını söylebilirim (maalesef TV de izledim. 3D sinemada daha da güzel olduğundan eminim).
Filmi buraya taşımamın sebebi ise filmin barındırdığı mesaj(lar). Filmin başlarında değişik dinlerle tanışıp(Hinduizm, Hristiyanlık, İslam daha sonra Musevilik) birini benimsemek yerine hepsini kabul eden bir çocuk var. "İnanç bir sürü odası olan bir evdir." benzetmesiyle aslında hiçbirinin, diğerinden üstün olmadığını, hepsinin Tanrı'ya ulaşmak için sadece farklı "kapıları" kullandığını anlatıyor.
Farklı yorumlara açık olsa da filmin ana fikirlerinden biri inancın bir gereklilik olduğu. Bilimin veya mantığın tek rehber seçilemeyeceği, onların dışarıda olan şeyleri açıklayabilecekken, insanın kalbinde olanı, maneviyatı açıklayamayacağını anlatıyor.
Filmin sonlarında ana karakterimiz, pozitivist babasının kendine öğrettikleri olmasa hayatta kalamayacağından bahseder. Dolayısıyla bilimin de gereklilik olduğunu, fakat acımazsız doğa gerçekleriyle karşılaştığımızda, bunun üstünden gelebilmemiz için inancın da olması gerektiğini vurguluyor. İnanca sahip bir hayatın tercih edilesi olduğunu, "daha iyi" olduğu mesajı veriliyor.
Nitekim Obama'nın roman için "Tanrı'nın ince bir kanıtı..." denmesine şaşmamalı(romanı okumadım ama filme göre yorumluyorum). Tabiki yorumlar bana ait. Her ne kadar tek taraflı bakış açısıyla çekildiğini düşünsem de son olarak mutlaka izlenmesi gerektiğini söylemeliyim. Pişman olmazsınız.