Orijinalini görmek için tıklayınız : Katolik hristiyanlık evrimi kabul ediyor
Papa (http://www.milliyet.com.tr/index/Papa): Evrim, yaradılışla çelişmiyor
DIŞ HABERLER SERVİSİ
güncellenme zamanı 1.11.2008
http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/11/01/fft17_mf126434.Jpeg
Vatikan’da düzenlenen, Darwin'in evrim teorisi de dahil olmak üzere, evren ve insanın kökenlerinin tartışıldığı toplantıya katılanlar, dün Papa 16. Benedictus (http://www.milliyet.com.tr/index/Papa%2016.%20Benedictus) tarafından kabul edildi.
Papa, konuşmasında evren ve insanın kökenine ilişkin çeşitli bilimsel teorilerin yaradılış teorisiyle çelişmediğini savunarak, “Evren ve evrim, Tanrı’nın yazdığı bir kitaptır. Son dönemin felsefi anlayışlarında, evrenin kökeninin maddi âlemden bir ya da birkaç unsura dayandığına ilişkin görüşler savunuluyor. Ancak mutasyona ve evrime uğramak için de evrenin, daha önce var olması, bir başka deyişle yaradılmış olması gerekiyor” dedi.
Evrim Mukaddes Kitapla Bağdaşır Mı?
TANRI insanları hayvanlardan evrimleştirerek meydana getirmiş olabilir mi?
Tanrı bakterileri önce balığa, sonra da sürüngenlere ve memelilere dönüşecek şekilde yönlendirmiş ve böylece en sonunda bir insansımaymun ırkının insanı meydana getirmesini sağlamış olabilir mi?
Bazı bilim insanları ve din adamları (Papa örneğinde olduğu gibi..) hem evrim kuramına hem de Mukaddes Kitaba inandığını söylüyor.
Onlar Mukaddes Kitaptaki Tekvin kaydında simgesel bir anlatım kullanıldığını iddia ediyor. Belki siz de ‘İnsanın hayvandan geldiği kuramı Mukaddes Kitapla bağdaşır mı?’ sorusunun cevabını merak etmiş olabilirsiniz.
Kökenimizi öğrenmeden kim olduğumuzu, geleceğimizin ne olacağını ve nasıl yaşamamız gerektiğini anlayamayız. Tanrı’nın acılara neden izin verdiğini ve insanlığın geleceği hakkında ne amaçladığını ancak insanın kökeni hakkında bilgi alarak kavrayabiliriz.
Tanrı’nın Yaratıcı olduğundan emin değilsek O’nun onayını kazanamayız. Öyleyse şimdi insanın kökeni, şu anki durumu ve geleceği hakkında Mukaddes Kitabın neler söylediğine bakalım. Ondan sonra da evrim kuramının Mukaddes Kitapla bağdaşıp bağdaşmadığını görelim.
Tek Bir İnsandan Geldik
Evrimciler genellikle, tek bir insandan geldiğimiz fikrini reddederek, bir grup hayvanın bir grup insana dönüştüğünü iddia ederler.
Ancak Mukaddes Kitap çok farklı bir tablo çizer. Bizim tek bir kişiden, Âdem’den geldiğimizi söyler. Mukaddes Kitap kaydı Âdem’i gerçekten yaşamış biri olarak anlatır. Karısının ve çocuklarından bazılarının isimlerini verir.
Neler yaptığını, neler söylediğini, ne zaman yaşadığını ve ne zaman öldüğünü ayrıntılarıyla anlatır. İsa da bu kaydı eğitimsiz kişiler için kaleme alınmış basit bir öykü olarak görmedi.
İyi eğitim görmüş din adamlarıyla konuşurken şöyle dedi: “Onları Yaratanın, başlangıçta erkek ve dişi olarak yarattığını okumadınız mı?” (Matta 19:3-5). Ardından o, Tekvin 2:24’te Âdem ve Havva hakkında söylenen sözleri alıntıladı.
Mukaddes Kitabı kaleme alanlardan biri ve dikkatli bir tarihçi olan Luka da Âdem’i, İsa kadar gerçek biri olarak gördü. O, İsa’nın soyağacını sayarken ilk insana kadar gitti (Luka 3:23-38).
Elçi Pavlus, içinde ünlü Yunan okullarında eğitim görmüş filozofların da bulunduğu bir topluluk önünde konuşurken şöyle dedi: “Dünyayı ve üzerindeki her şeyi yaratan Tanrı . . . . bütün yeryüzünde otursunlar diye, tüm milletlerden insanları tek bir adamdan yarattı” (Elçiler 17:24-26). Mukaddes Kitabın “tek bir adamdan” geldiğimizi öğrettiği açıktır. Peki Mukaddes Kitabın insanın başlangıçtaki durumu hakkında söyledikleri evrimle bağdaşır mı?
İnsanın Kusursuzluktan Uzaklaşması
Mukaddes Kitaba göre Yehova ilk insanı kusursuz durumda yarattı. Tanrı’nın herhangi bir şeyi kusurlu yaratması imkânsızdır. Yaratılış kaydı şöyle der: “Allah insanı kendi suretinde yarattı . . . . Allah yaptığı her şeyi gördü, ve işte, çok iyi idi” (Tekvin 1:27, 31).
Kusursuz bir insan nasıldır?
Kusursuz insan özgür iradeye sahiptir ve Tanrı’nın niteliklerini tam olarak yansıtabilir.
Mukaddes Kitap şöyle der: “Allah insanı doğru yarattı; fakat onlar çok düzenler aradılar” (Vaiz 7:29).
Âdem, Tanrı’ya isyan etmeyi seçti. Onun isyanıyla, hem kendisi hem de soyu kusursuzluğu kaybetti. İnsanın kusursuzluktan uzaklaşmış olması, doğru olanı yapmak istememize rağmen neden sık sık hayal kırıklığına uğradığımızı açıklar.
Elçi Pavlus şöyle yazdı: “Aslında istediğim şeyleri yapmıyorum, nefret ettiğim şeyleri yapıyorum” (Romalılar 7:15).
Mukaddes Kitaba göre kusursuz insan, kusursuz bir sağlıkla sonsuza dek yaşayacaktı. Tanrı’nın Âdem’e söylediklerinden açıkça anlaşıldığı gibi eğer ilk insan, Tanrı’ya itaatsizlik etmeseydi asla ölmeyecekti (Tekvin 2:16, 17; 3:22, 23).
Eğer insanın, hastalanmaya ya da isyan etmeye eğilimi olsaydı, Yehova onu “çok iyi” yarattığını söylemezdi. Kusursuzluktan uzaklaşmış olması, harika şekilde yaratılmış insan vücudunun neden sakatlıklara ya da hastalığa yatkın hale geldiğini açıklar.
Dolayısıyla evrim Mukaddes Kitapla bağdaşmaz.
Evrim kuramı, günümüzdeki insanı gelişim sürecinde bir hayvan olarak gösterir. Mukaddes Kitap ise kusursuz bir insanın giderek yozlaşan soyu olarak gösterir.
Saygılarımla
Bu Papa Hazretleri ;Vatikan penceresinden Ferrari arabası olanların Ferrari'leri kutsayan Papa değil midir?
Bu Papa Hazretleri ;Kendisine bulduğu "16. Benedictus" lakabını ,biraz karıştırılırsa Fransa'da katoliklerin galeyana gelmesi ve diğer meshep gruplarını öldürerek Paris'in caddelerinin kana bulanmasını sağlayan şahıştan devr almış Papa değil midir?
Bu Papa her an her şeyi söyleyebilecek cinnet durumundaki ,psikozdaki bir adam değil midir?
Mukaddes Kitaba göre Yehova ilk insanı kusursuz durumda yarattı. Tanrı’nın herhangi bir şeyi kusurlu yaratması imkânsızdır. Yaratılış kaydı şöyle der: “Allah insanı kendi suretinde yarattı . . . . Allah yaptığı her şeyi gördü, ve işte, çok iyi idi” (Tekvin 1:27, 31).
Kusursuz bir insan nasıldır?
Kusursuz insan özgür iradeye sahiptir ve Tanrı’nın niteliklerini tam olarak yansıtabilir.
Mukaddes Kitap şöyle der: “Allah insanı doğru yarattı; fakat onlar çok düzenler aradılar” (Vaiz 7:29).
Âdem, Tanrı’ya isyan etmeyi seçti. Onun isyanıyla, hem kendisi hem de soyu kusursuzluğu kaybetti. İnsanın kusursuzluktan uzaklaşmış olması, doğru olanı yapmak istememize rağmen neden sık sık hayal kırıklığına uğradığımızı açıklar.
Elçi Pavlus şöyle yazdı: “Aslında istediğim şeyleri yapmıyorum, nefret ettiğim şeyleri yapıyorum” (Romalılar 7:15).
Mukaddes Kitaba göre kusursuz insan, kusursuz bir sağlıkla sonsuza dek yaşayacaktı. Tanrı’nın Âdem’e söylediklerinden açıkça anlaşıldığı gibi eğer ilk insan, Tanrı’ya itaatsizlik etmeseydi asla ölmeyecekti (Tekvin 2:16, 17; 3:22, 23).
Eğer insanın, hastalanmaya ya da isyan etmeye eğilimi olsaydı, Yehova onu “çok iyi” yarattığını söylemezdi. Kusursuzluktan uzaklaşmış olması, harika şekilde yaratılmış insan vücudunun neden sakatlıklara ya da hastalığa yatkın hale geldiğini açıklar.
Dolayısıyla evrim Mukaddes Kitapla bağdaşmaz.
Evrim kuramı, günümüzdeki insanı gelişim sürecinde bir hayvan olarak gösterir. Mukaddes Kitap ise kusursuz bir insanın giderek yozlaşan soyu olarak gösterir.
Saygılarımla
Bir an icin birakalim sorgusuz itaati ve dusunelim.
Insani tanri kendi suresinde yaratti; yani insan tanri gibi yaratilmis;
Tanri dur insan yaratayim da gorelim demis; insan elmayi yiyim bakalim ne olacak demis.
Tanri, insan tanriya sozunu dinletemiyecegimi bile bile, neden sacma sartlar koymus olsun? tanri bu, herhalde yaratirken nereye varacagini da bilmesi gerekmiyor muydu?
Demek ki zannetiginiz gibi mukemmel yaratmamis insani, yaratmis olsaydi daha bastan itaatsizlik etmez, cennetten kovmazdi. Bir noktaya daha dikkatinizi cekereim; adem sonsuza dek cennette yasamasinin size ne avantaji olabilir ki? Onlar cogalmayacak, sizler de var olmayacaktiniz. dua etmeniz gereken biri varsa o da insan; allaha karsi gelmeseydi bizler de var olamayacaktik. Yakinmak cok sacma, acikca belirtilmis kutsal kitabinizda cogalmanin cennetten kovulduktan sonra gerceklestigini.
Sakatliklara gelince; yalniz insan degil, dogadaki butun canlilar da hastalanir, sakatlanir. ancak dogadaki canlilar uzun yasamayamz bu halleriyle, diger hayvanlara yem olur, onun icin topallayan geyik gormek hemen hemen mumkun degildir
Bizler tabiattan uzaklastkca, zayifi tedavi ettikcem allah kanununa daha yaklastigimizi dusunmemiz gerekirken, tam aksini iddia etmissiniz. allah degil, tabiat kanunlaridir dogal secilimi yapan, bizler merhamet, vicdan gibi somuru araclarina onem verip, bir kisiye binlerce dolar harcarken, bir bombayla, kendi hemcinslerinden 300 bin kisiye olumu layik goren seviyeye eristik hamdolsun. Kurtulusun formulu yine insandir; ilahi gucler degil.
Deistic Thought
01-12-2009, 23:45
Evrim iyiden iyiye kanıtlandığı için papa'da kabul etmek zorunda kalmış muhtemelen. Orta çağda da katolik kilisesi dünya'nın yuvarlak olduğunu kabul etmiyordu ama kanıtlanınca kabul etmek zorunda kalmıştı, burdada aynı durum var :)
Evrim iyiden iyiye kanıtlandığı için papa'da kabul etmek zorunda kalmış muhtemelen. Orta çağda da katolik kilisesi dünya'nın yuvarlak olduğunu kabul etmiyordu ama kanıtlanınca kabul etmek zorunda kalmıştı, burdada aynı durum var :)
Aynen katılıyorum. Tabi kanıtlanan olayları dine ve kitaba uydurmak için kılıflarıda önceden düzenleyerek hazırlıyorlar bu "fazladanzekalı"lar.
Evet, evrim dinle çelişmez. Evrim içimizde :kiss:
Evrim kanıtlanmadı daha kanıtlanmaya çok yolu var=)
Ama sözlerinizde haklı olabilirsiniz
Deistic Thought
03-12-2009, 00:33
Papa bile(!) kabul ettiğine göre baya bir kanıtlanmıştır merak etmeyin ;)
Tüm katolik arkadaşları evrime inanmaya çağırıyorum, bakınız lideriniz bile kabul etmiş :)
Papanın evrim teorisini kabul ettiğini sanmıyorum... Bu açıklamasının evrimi kabul eden hristiyanlara yönelik olduğunu düşünüyorum...
Evrim hakkında araştırma yaparken bazı İslam alimlerinin de bu konuda düşündüklerini okumuştum. Yaşar Nuri Öztürk de evrime inanmanın yaratılışla çelişmediğini söylemişti. Ama ben kendisinin de evrime inandığını sanmıyorum, inanan müslümanların sorularına bir cevaptır bu...
Evrim teorisine gelince... Hala araştırıyorum araştırıyorum sorularım var:D
Biraz daha gelişmesi/değişmesi lazım ama evrimi reddedemem ben de.
Esenlikler...
evrensel-insan
03-12-2009, 00:53
Saygideger arkadaslar;
Celismez tabi; yaratilissal bakis acisi, "ol" emirli, olmak dir. Evrim ise, olanin evrimidir.
Insansal/evrensel/kavramsal bakis acisi ise; vari yansiyanin, algisinin kavramla
OLDURULARAK yansitilmasidir. Cunku varin olmasina gerek yoktur, sadece insanoglu eliyle, var, donusturulerek ve turev olarak varlik kavramiyla ozdeslestirilerek oldurulmustur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Deistic Thought
03-12-2009, 00:54
Papanın evrim teorisini kabul ettiğini sanmıyorum... Bu açıklamasının evrimi kabul eden hristiyanlara yönelik olduğunu düşünüyorum...
Evrim hakkında araştırma yaparken bazı İslam alimlerinin de bu konuda düşündüklerini okumuştum. Yaşar Nuri Öztürk de evrime inanmanın yaratılışla çelişmediğini söylemişti. Ama ben kendisinin de evrime inandığını sanmıyorum, inanan müslümanların sorularına bir cevaptır bu...
Evrim teorisine gelince... Hala araştırıyorum araştırıyorum sorularım var:D
Biraz daha gelişmesi/değişmesi lazım ama evrimi reddedemem ben de.
Esenlikler...
Evrim, yaradılışla çelişmiyor demek evrimi yavaş yavaş kabul etmektir. Çünkü evrim iyiden iyiye kanıtlanmaya başladığına göre, insanların evrim ile hristiyanlık arasındaki açık çelişkiyi farketmesi papa'nın ve katolik kilisesinin işine gelmez. Eğer papa evrimin gerçek olmadığından emin olsa, böyle birşey söylemezdi mantıken. Çünkü nasıl olsa evrimin kanıtlanamayacağını düşünürdü.
Ayrıca yaşar nuri öztürkler falan islam'ı reforme eden hocalardandır. En iyisi cübbeli ahmet hocayı dinlemek :)
Evet bu da haklı bir bakış açısı:D ama ben daha iyimserim. böyle planlar olduğunu sanmıyorum Papa kalkıp ''evrim kanıtlanacak dur şimdiden kabul edeyim de önlemimi alayım'' demiyordur... Katolikler bir soru yöneltmişleridr o da cevaplamıştır. Evrimin dinle çelişmediğini söyleyen pek çok alim var ama ben onların yarısının bile evrimi desteklediğine inanmıyorum Papa da dahil:)... Soran inananlara yanıt vermeye çalışıyorlar. Malum bazı insanlar sırf inançlarına ters diye hiç bilmedikleri bir bir durumu reddedebiliyorlar.=D
Hem Papalık daha farklı bir hal aldı. Günümüzde Hristiyanların yarısına yakını Papayı tanımaz. Katolikler de onun yanılmazlığına büyük ölçüde bağlı değiller artık. Evrim teorisine inananların Papanın bu konuda ne dediğine aldırdığını zannetmiyorum. Bilimle alakalı bir şey bu. Günümüzde hangi Katolik bir zamanlar Papanın dünyanın yuvarlak olduğuna ya da dünyanın güneş etrafında döndüğüne şiddetle karşı olduklarını hatırlıyor... evrim de bütün bunlara eklenebilir ya da eklenmez
Gerçi bir protestan olarak bu konu beni ne kadar ilgilendirir, tartışılır? Papanın reddettiği bir şeyin gerçek olduğu ortaya çıkarsa benim umrumda olmaz. İnsandır, yanılır, der geçerim.
Cübbeli Ahmet hoca mı:D:D:D evet ben de severim onu
Şaka bir yana Yaşar Nuri Öztürk çok beğendiğim bir İslam alimidir... İslamiyetle ilgili bir sorum varsa onun yazılarına bakarım, nedense tek güvendiğim o:D ve o bile evrime onay verio... hmmm hakkaten araştırayım ben biraz daha:D:D
angel333
22-03-2013, 19:32
Katolik hristiyanlık evrimin var olduğunu kabul eder.
Kutsal kitabı sembolik kabul eder.
Ben kafama çok soru takılıyor.
Katolik hristiyanlığa göre insanlar adem ve havvadan gelmedimi...
Hristiyanlıkta bir deizm olma yolunda.
Dinlerde evrim geçiriyor.
Deistic Thought
22-03-2013, 23:53
Evrim kabul edilmeyecek gibi değil zaten. Katolik kilisesi bile kabul ediyorsa, vay bizim yaratılışçıların haline.
Evrim kabul edilmeyecek gibi değil zaten. Katolik kilisesi bile kabul ediyorsa, vay bizim yaratılışçıların haline.
Katolik kilisesinin evrim konusunda inandırıcı ola bilmesi için herşeyden önce eski ahit Tevratı rettetiğini ilan etmesi gerekir!. Yoksa hiçde inandırıcı olamaz
angel333
23-03-2013, 00:08
Evrimi kabul edeli uzun zaman oldu...
Tam tarihini hatırlamıyorum.
Deistic Thought
23-03-2013, 00:15
Katolik kilisesinin evrim konusunda inandırıcı ola bilmesi için herşeyden önce eski ahit Tevratı rettetiğini ilan etmesi gerekir!. Yoksa hiçde inandırıcı olamaz
Eski Ahit'i reddederlerse, Yahve'nin sözlerini reddetmiş olurlar. Ondan sonra ne kadar hristiyan kalırlar bilemem
angel333
23-03-2013, 00:21
Eski Ahit'i reddederlerse, Yahve'nin sözlerini reddetmiş olurlar. Ondan sonra ne kadar hristiyan kalırlar bilemem
hristiyanlıkta zaten kitap karmaşası var.
İşin içinden kimse çıkamıyor.
Yahve, Baba Tanrı çok farklı karekterlere sahip.
angel333
23-03-2013, 00:26
protestanlık = kutsal kitap hristiyanlığı
Ortadoks, katolik = kilise hristiyanlığı
Liberal protestanlar = daha farkı çizgiye sahip...
Özelikle katolik ve oradoks hristiyanlık sürekli evrimleşebiliyor konsül kararlarıyla. Ayrıca azizlerde evrimleşmeye neden oluyor.
Deistic Thought
23-03-2013, 00:28
hristiyanlıkta zaten kitap karmaşası var.
İşin içinden kimse çıkamıyor.
Yahve, Baba Tanrı çok farklı karekterlere sahip.
Eski Ahit ile Yeni Ahit arasında çok kalın çizgiler var. En basitinden, Eski Ahitte daha öfkeli, cezalandırıcı ve ''hayvanla ilişkiye giren kadını da, hayvanı da öldürün'' diyen bir tanrı varken, Yeni Ahitte daha sevgi dolu; ''sana tokat atana, diğer yanağını dön'' diyen bir tanrı var.
Ayrıca Eski Ahitte, tek tanrı olan Yehova (başka bir silüeti de yok), Yeni Ahitte Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesine dönüşüyor. Burası da bir tuhaf.
angel333
23-03-2013, 00:35
Eski Ahit ile Yeni Ahit arasında çok kalın çizgiler var. En basitinden, Eski Ahitte daha öfkeli, cezalandırıcı ve ''hayvanla ilişkiye giren kadını da, hayvanı da öldürün'' diyen bir tanrı varken, Yeni Ahitte daha sevgi dolu; ''sana tokat atana, diğer yanağını dön'' diyen bir tanrı var.
Ayrıca Eski Ahitte, tek tanrı olan Yehova (başka bir silüeti de yok), Yeni Ahitte Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesine dönüşüyor. Burası da bir tuhaf.
Benim anlamadığım koca konsül bunu göremedimi.
Zaten hristiyanlığın içine eden konsül oldu.
Aslında hristiyanlık yeni bir dindi museviliğin devamı değildi.
Bir öğretiler bütünüydü. Bir kitabı bile yoktu. Bölgelere göre hristiyanlık değişiyordu...
Pekçok gospel vardı o dönemde farklı mezhepler mevcuttu. Konsül tek tipleştirme yoluna gitti...
Budizmden etkilendiği bile söylenir...
Katoliklerin hepsi evrimi kabul etmiyor. Bazıları eder bazıları etmez. Kutsal Kitabı da sembolik algılamıyorlar. Katolikler bildiğin bağnazdır.
İnançlarına ilişkin bilgi almak isterseniz şu linke bakabilirsiniz: http://meryemana.net/merye/tr/misc.php
Saygılarımla
Rumpelstiltskin
angel333
23-03-2013, 00:42
Katoliklerin hepsi evrimi kabul etmiyor. Bazıları eder bazıları etmez. Kutsal Kitabı da sembolik algılamıyorlar. Katolikler bildiğin bağnazdır.
İnançlarına ilişkin bilgi almak isterseniz şu linke bakabilirsiniz: http://meryemana.net/merye/tr/misc.php
Saygılarımla
Rumpelstiltskin
Bazı katolikler derken papayı kabul etmeyen gruplardanmı bahsediyorsunuz ?
Bazı protestan mezhepleri katoliklerden bile bağnaz...
Benim gördüğüm en rahat liberal protestanlar...
Katolik hristiyanlık evrimin var olduğunu kabul eder.
Kutsal kitabı sembolik kabul eder.
Ben kafama çok soru takılıyor.
Katolik hristiyanlığa göre insanlar adem ve havvadan gelmedimi...
Hristiyanlıkta bir deizm olma yolunda.
Dinlerde evrim geçiriyor.
Bunu kabul ediyor olmasi, doktrinin kendisi ile cakisir bir kere.
Eski ahit'i komple reddetmesi lazim. Bu da Isa'nin soy kutugunu etkiler.
Bakire'den mucize dogum olayi ortadan kalkar, zira Isa, yasadigi varsayilan donemde normal ve evrilmis bir modern insandir. Modern insan surecinde de, modern insana iliskin bakire dogum hic gozlenmemistir bilimsel kayitlarda.
Evrim'in kutsal ruh'u mu var? Onlar daha escinselligi, ensest'i evrim surecinin bir gercegi olarak kabul edemiyorlar, evrim'i nasil etsinler?
Katolikler bir de ustelik!!!!? Evrim'i, bir bilgi olarak bilebilir, benimseyebilirler ama mezhep olarak(genel) kabul etmeleri pek mumkun degil.
http://kaosgl.org/sayfa.php?id=12632
Yeni Ahitte daha sevgi dolu; ''sana tokat atana, diğer yanağını dön'' diyen bir tanrı var.
Yeni ahitteki o cumle Tanah'tan alinip, yeni ahit'e monte edilmistir.
Agitlar kisminda bulabilirsiniz. 3/25-31
Hristiyanligin ortaya koydugu bir doktrin degildir yani.
Orjininde Tanah inancinda, yanagin cevrilecegi nokta Tanri'dir.
Insanin, insana tokat karsiligi yanak cevirmesi degildir yani.
Konsul bunu tahrif ederek kendi anlayisina uyarlamis ve sanki sozde Isa, bunu, insanlarin birbirlerine iliskin dusturu olmali seklinde soylemis gibi yayinlamistir.