PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizmin Iki Farkli Temeli-Materyalizm ve Humanizm


evrensel-insan
31-03-2013, 03:28
Bugun yeryuzunde ateizm iki ana teizmden sonra kitle olarak ucuncu sirada yer almaktadir.

Ateizmin insanoglu ile olan iliskileri acisindan iki temeli vardir. Ilki toplumsal olan sosyalizm ve materyalizm;

Digeri bireysel olan nonteizm ve antiteizm.

Once ilkini ele alalim. Bilindigi gibi materyalizm insanoglunu da bir madde olarak degerlendirmek te, dolayisi ile her turlu iliskide meta mal olarak algilamakta ve her turlu etik/metafizik/ideolojik inancsal degeri insanoglunun yasaminin onune koymaktadir. Bu temelde ki en gozlem veren ornek tarihteki Lenin sonrasi kurulan SSCB ve bu birligin dine yanasimidir.

Buradaki en buyuk hata bilinclenmek/bilinclendirmek egitmek/ogretmek yerine dinin ustune yasaklarla gidilmesi ve dinin her turlu yasam ve iliskisel antipropagandasidir.

Tarih bize yasak ve baskinin geri teptiginde dinin eskisinden daha guclu geldigini gostermistir.

Digeri ise genelde ulkemiz ateistlerinin durumudur. En basta teistler otekilestirilmektedir.

Ikinci olarak "muslumanliklari olculmekte" musluman olmamak ile suclanmakta" kazanilmak yerine, dincilerin kucagina itilmektedir.

Bunun disinda polemige cekilmekte, her turlu karsi cikilmakta ve otekilestirilerek karsiya alinmaktadir.

Aslinda bu sekilde bir ateistin teiste yanasimi, bir cesit misillemedir ve bilinc icermez.

Ateizmin bilinc ve farkindalik temelli olani ise, bir teisti dusunce ve bilgisi ile bilinclendirmek olmali otekilestirmek yerine, onun ile dialog kurmaya yasamda birlikte yasamaya ve onun her turlu dini kimlik degerlerine saygi gostermeye ve boylece de saygi gormeye calismalidir.

Bir ateistin bireysel olarak yasam ve iliskisi kendi acisindan din ve tanri icermemeli, din ve tanri icererek yasayanlara da saygi gostermelidir.

Bir ateist cagdas, evrensel hukuk ve hak ve ozgurlukler temelinde etige ve ahlaka bilimsel bilgisel ve bilissel olarak yanasmali. Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.

Ateist hem kendinin hem de inanc farklarinin bilinc ve farkinda olarak, birlikte yasam ve iliskide bireysel dusunup davranmali saygi gostermeli ve saygi gormelidir.

Bu temelde metafizik varliksal ve etik olarak materyalizme ve yasanan sosyalist tecrubeye yonelik bir ateizmin dusunce ve davranis olarak insana ve insanliga saygisi yoktur.

O yuzden ateizmin temeli insan ve insanlik olmali ve her turlu din felsefesinin ve teolojik durusun insanogluna getirdigi sosyo-psikolojik sorunlari dile getirmeli. Teizm ile hem tanri hem de din bazinda verdigi mucadeleyi dusunsel ve bilgisel vermelidir.

Aksi bir yanasim polemik, distalama, otekilestirme ve hatta kutuplasarak satasma, atisma ve her inaniri ayni kefede degerlendirme ve bilinclendirmek yerine, dini uygulayamamak ile suclayarak dincilerin kucagina itmektir.

Bu temelde ateizmin insan temelli ve insanlik veren ve uygulayan tabani materyalizm de degil; humanizmin cikarsiz egosuz yanasiminda yatmaktadir.

Unutmamak gerekir ki, herkesin etik metafizik degerleri kendine ve onun kimlik degeridir ve uygulamasi da hak ve ozgurlugudur. Buradaki sorun hak ve ozgurluk sinirini asarak baskasinin hak ve ozgurlugune baski yapmaktir.

Insanoglu oyle bir yaratiktir ki; degersiz yasayamaz. Ustelik cogu deger sahipligi ve savunusu da bilincalti ve sorgulanmazdir. Bu temelde bir kisinin kendini bilincsizce deger bosluguna dusurmesi, onun ya canavarlasmasi ya da bananecilesmesi/bencillesmesi ya da pasifist olmasini getirir.

Ben degerlerini bilincsizce kaybetmis ve insanoglunu bir cikar kullanimi olarak goren ve bu cikar icin kullanan harcayan bir ateiste; bilincalti sorgulamadan iman olarak inanmis ve bu inancinin degerlerinden dolayi kimseye zarar vermeyen bir teisti tercih ederim.

Sonucta teist ya da ateist, onemli olan insan ve onun insanligidir. Her iki birbirine zit dini ve teolojik yanasimda da ideoloji inanc ve dogrularin insan ve insanligin onune gecmesi ve bunun dusunce ve davranisi; ayni insanlik sucu ve ihlalidir. Bu suc ve ihlal ister madde ister kul ozdeslestirimli insan icin islensin, fark etmez.

Sonucta butun ideolojik inancsal dogrular, kendi dogrularini insan ve insanligin onune deger olarak cikardiklarinda bu ideolojik inancsal dogrunun ne oldugunun ve de baska bir dogruya ters oldugunun bir anlami yoktur.

Sonucta insan ve insanlik baska degerlere tercih edilmekte ve kullanilip harcanmaktadir.

Insanoglunun yasamindan daha degerli hic bir etik metafizik ideoloji inanc ve deger, veri tabu olamaz. Olur diyenler ve bu deger ugruna hem kendini hem de baskalarini harcayanlar; insan ve insanlik adina tekrar oturup dusunsunler.

Deger verdikleri ideolojik inancsal dogrulari ile kime yarar kime zarar sagliyorlar? Kimi neden ve nasil kendi dogrularina zorluyorlar?

Bu ve benzeri sorulari kendilerine sormalilar.

Neva
31-03-2013, 04:16
Bir ateist cagdas, evrensel hukuk ve hak ve ozgurlukler temelinde etige ve ahlaka bilimsel bilgisel ve bilissel olarak yanasmali.

Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.



Ne sebeple sevgili evrensel?

Toplumun kabul edemeyecegi bir dusunce ve davranisi nicin ahlak temelinde uygulamamaliyiz mesela?

evrensel-insan
31-03-2013, 04:28
Ne sebeple sevgili evrensel?

Toplumun kabul edemeyecegi bir dusunce ve davranisi nicin ahlak temelinde uygulamamaliyiz mesela?

Mesela neyi oneriyorsun?

Sonucta her turlu hak ve ozgurlukler baskasinin hak ve ozgurlugu ile sinirlidir.

Neva
31-03-2013, 04:48
Mesela neyi oneriyorsun?

Sonucta her turlu hak ve ozgurlukler baskasinin hak ve ozgurlugu ile sinirlidir.

Ama ahlak'tan ve toplumun belirleyici ahlak yapisindan bahsetmissin yukarda.

Mesela escinselleri isle.

Toplum bunu kendi ahlak yargisinda kabul etmeyecek diye, kendi cinsel kimligini gizlemeli mi sence?

Cunku demissin ki;
Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.

evrensel-insan
31-03-2013, 08:20
Ama ahlak'tan ve toplumun belirleyici ahlak yapisindan bahsetmissin yukarda.

Mesela escinselleri isle.

Toplum bunu kendi ahlak yargisinda kabul etmeyecek diye, kendi cinsel kimligini gizlemeli mi sence?

Cunku demissin ki;
Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.

Tabi ki hayir. Kimse kimsenin hak ve ozgurlugune dokunmadan istedigi gibi yasar ve iliski kurar.

Ben o cumleyi birey toplumlari yani gelismis toplumlar icin yazmistim. :)

Ahlakta bilimselbir belirleyicilik yoktur. Sadece hukukibir belirleyicilik vardir. O da toplumun algi yasam ve iliski duzeyine gore degisir.

Biyoloji ve bilimselligin ne oldugunu algilayamayan, sadece dogumdan itibaren kendisine verilen carpitmali ahlaki ve etik degerler temelinde escinselligi degerlendirir.

Bu degerlendirmenin ne bilimsel ne de bilissel bir yonu yoktur.

Escinsellerin "egilimi" ya da "cekilimi" tamamen toplumsal alginin verdigi suru psikolojisi ve korku felsefesi temelindedir.

Bunun basinda etik olarak dinin bilimsellikten yoksun; yorumu gelir.

Ayrica gozlem olarak escinsellik sadece insanogluna ozgu degiuldir, hayvanlarda da vardir.

Bunu bir hastalik sapkinlik v.s. olarak algilayanlarin, sorunu kendilerinin sosyo-psikolojik sorunlari olmasidir.

Ayrica dindeki "oglancilik" algisini da bu sorunlu beyinler algilayamazlar.

Subyanciligi ensesti pedofiliyi tecavuzu nekrofiliyi hic bir biyolojik icerigi olmadigi halde sirf inanclarina teslimiyet ugruna algilayanlardan; ve teslim olmus beyinlerin bilimsel olabilmelerini beklemek zaten abestir.

Escinsellik genel anlamda cinsel birlikteligin cinsel uretim saglamayan cinsel iliskisidir. Ayni cinsin bir birine duydugu cinsel birliktelik yakinligidir.

Heteroseksuel olarak uretim saglayan cinsel birlikteligin disinda cesitleri vardir. Homoseksuel, lezbiyanizm, biyoseksuel, zooseksuel olarak siniflandirilabilir.

Cinsel birlikteligin kim ile kim arasinda olmasindan ziyade, sorun; cinsel birlikteligi uygulayanlardan birinin hem cocuk olmasi (pedofili) hem de iliskinin zorla yerine getirilmesi (tecavuz) dir.

Iki yetiskin kendi rizalari ile cinsel birliktelik saglayabilirler.

Ayrica hetero olmayan cinsel birliktelik hayvanlar aleminde de gorulmektedir. O yuzden hetero olmayan cinsel birliktelik, ne bir hastalik, ne de bir cinsel anormalliktir; sadece cinsel tercih ve uygulamadir. Ustelik bu tercih istek ve uygulamanin bilimsel aciklamasida vardir.

Bir erkek %60 erkeklik, %40 disilik tasir. Bir disi de %60 disilik ve %40 erkeklik tasir. Bu oranin %50 olarak esit olasi hali fiziksel biyolojik ve bilimseldir. Ayrica bu esit oran dogumdan kazanilir.

Buradaki en onemli konu toplumlarin gelismislik duzeyine gore hetero olmayancinsel birliktelige isteme ve ihtiyaca ahlaki bakis acisidir. Bunu bir sorun, bozukluk hastalik olarak algilayan toplumlarda bu kisiler cok buyuk sosyo-psikolojik baski altindadirlar ve cinsel istemlerini hak ve ozgurluk olarak ortaya koymalari halinde toplumsal cezalandirmalara maruz kalirlar.

Bu da onlar uzerinde kurulan toplumsal baskinin korku felsefesidir. Basta ulkemiz acisindan islam dini bu konuda cok tutucu gerici ve baskici ve de cezalandirici olarak toplumsal bir sorundur. Bu sorun islam dini toplumsal bir din olan diger dunya cografyalarinda da gecerlidir.

Neva
31-03-2013, 21:59
Tabi ki hayir. Kimse kimsenin hak ve ozgurlugune dokunmadan istedigi gibi yasar ve iliski kurar.

Ben o cumleyi birey toplumlari yani gelismis toplumlar icin yazmistim. :)

Ahlakta bilimselbir belirleyicilik yoktur. Sadece hukukibir belirleyicilik vardir. O da toplumun algi yasam ve iliski duzeyine gore degisir.

Biyoloji ve bilimselligin ne oldugunu algilayamayan, sadece dogumdan itibaren kendisine verilen carpitmali ahlaki ve etik degerler temelinde escinselligi degerlendirir.



Anliyorum ancak, ayni zamanda birey toplumlari henuz gelismemis ve gelismekte olanlar icin onerin nedir?

Turkiye'de escinsel kadin/erkek, kolkola sokakta gezdiginde bu bir hak ve ozgurluk mudur? Bu insanlar istedikleri gibi kimseyi rahatsiz etmeden, yasabilir mi? Mahalle baskisi, sokak baskisi ornegin????




Hukuki belirleyicilik dedigin de, yerlesik ahlak yargilarindan firlayip gelen belirleyicilik degil midir? Yine topluma, dahasi onun yerlesik degerlerine bagimlilik soz konusudur.

Zira toplumdaki herkes, istisnasiz biyoloji veya bilimsel dusunecek, anlayacak, algilayacak diye bir kural yoktur. Sen simdi ornegin, doguda kan davasi, batida mafya kulturunu oturtmus bir topluma bunu nasil izah edersin?

Biyoloji ve bilimsel dusunen ve bunu bilmeyen / yapmayan diye baktigimizda otomatikman toplumu iki kanada boleriz.

Bilenler ve bilmeyenler seklinde.

Bu durumda;


Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.

Konusunda yine takiliriz.

Bu durumda demek istedigin, bu cumlenin tam tersi "uygulanmalidir" mi olmali?

evrensel-insan
31-03-2013, 22:23
Anliyorum ancak, ayni zamanda birey toplumlari henuz gelismemis ve gelismekte olanlar icin onerin nedir?

Her turlu sosyalkiliski de insan ve insanligin zarar gormemesini ve kullanilmamasini saglamak. Yani bireyin tursel bilisselligi.

Turkiye'de escinsel kadin/erkek, kolkola sokakta gezdiginde bu bir hak ve ozgurluk mudur? Bu insanlar istedikleri gibi kimseyi rahatsiz etmeden, yasabilir mi? Mahalle baskisi, sokak baskisi ornegin????


Evet olmasi gereken odur. Iste buradaki toplumsal duzeyin bilincalti ve alisilagelmis dusunce ve davranisi onlari etkiler.



Hukuki belirleyicilik dedigin de, yerlesik ahlak yargilarindan firlayip gelen belirleyicilik degil midir? Yine topluma, dahasi onun yerlesik degerlerine bagimlilik soz konusudur.

Ben evrensel hukuku olarak dile getirdim. Tabi ki toplumlar kendicografi ve toplumsal yonlendirim ve yaptirimi ile evrensel degil; toplumsal kanunlarini uygular.

Zira toplumdaki herkes, istisnasiz biyoloji veya bilimsel dusunecek, anlayacak, algilayacak diye bir kural yoktur. Sen simdi ornegin, doguda kan davasi, batida mafya kulturunu oturtmus bir topluma bunu nasil izah edersin?

Zaten sorun da orda. Burada bilinclenmek ve bilinclendirmek sozkonusu. O yuzden de burada devlet ve onun kurum ve kuruluslari bireysel hak ve ozgurlukler olarak devreye girer. Insanlikdisi her turlu dusunce ve davranisin onune hukuku getirir.

Biyoloji ve bilimsel dusunen ve bunu bilmeyen / yapmayan diye baktigimizda otomatikman toplumu iki kanada boleriz.

Bu bolmek degil, gozlem olarak farkin farkina varmaktir. Bolmek farklari ayirmaktir. Halbuki farklarin farkindaligi farklarin birligidir ve her farkin yasamidir.

Bilenler ve bilmeyenler seklinde.

Bu durumda;


Toplumun kabul edemeyecegi hic bir dusunce ve davranisi ahlak temelinde uygulamamalidir.

Konusunda yine takiliriz.

Bu durumda demek istedigin, bu cumlenin tam tersi "uygulanmalidir" mi olmali?

Burada uygulama da uygulamama da; herseyden once kisinin insiyatifindedir. Zaten ulkeve toplumunun her yonuyle "karsi oldugu" bir seyi kisi uygulayacaksa; burada her turlu riski almasi gerekir.

Yasam ve iliskiler birer risktir. Bu riskin alimi da kisinin kendi beyin duzeyi algisi bilgisi v.s. temelindedir. O yuzden de biri alir, digeri almaz.

Sonuctayasam ve iliski kisinin tekelindedir, yalniz bu yasam ve iliskiyi de bir toplumda uygulamak zorundadir. Iste burada saglanacak dengenin en onemli tarafi kisinin kendine sosyo-psikolojik zarar vermemesi ve de iliski de olduguna da bunu yasatmamasidir.

Bu geri kalmis yani birey olamamis toplumlarda her turlu yalnizlik, distalanma, otekilesme, isyan, bas kaldiri v.s. olarak algilanabilir.