evrensel-insan
11-04-2013, 03:03
Gunumuzdeki "guncel konular" AKP iktidara geldiginden beri, tek tarafli ve tek bir seye hizmet etmektedir.
Nedir bu hizmet?
ULKEYI HER BIR KONU VE KAVRAMDA AYRISTIRARAK VE OTEKILESTIREREK ALGI VE KAVRAM KARGASASI YARATMAK.
Aslinda bir ulke ve toplumda, kaosu karmasayi kutuplasmayi otekilestirmeyi distalamayi taraf edinmeyi ve bertaraf etmeyi v.s. daimi guncel tutmak icin en tutarli yol; kavram ve algi karmasasi yaratmaktir.
Bir yerde emperyalist zihniyetin ulke icindeki her turlu politik cikarinin yerine gelmesi ve kaoston her turlu yararlanmasi adina, 21. yuzyilin strateji ve taktigi bunun uzerine kurulmustur.
Aslinda Basbakan'in bugun soyledigini yarin yalanlamasi tam da bu politikanin bir urunudur.
Emperyalizmin dun Irak'a saldiri nedenini bugun kendi gecersiz kilmasi da ayni politikanin urunudur.
Aslinda bu sekildeki bir strateji ve taktik; toplumun her turlu sekilde "basiretini baglamak" adina yapilan ve guc otoriteye boyun egdirerek karsi cikislari hem fiziksel hem de sosyo-psikolojik tutsak ve teslim alan gunumuzun en temel hale gelmis insanlikdisi uygulamalaridir.
Gunumuzden bir kac ornek verelim.
Nedir Ergenekon?
Kimine gore "Turklugun tarihi" kimine gore "turklugun sonunun baslangici" kimine gore "adil yargi" kimine gore "tertip/duzen" kimine gore "darbe tesebbusu orgutu" kimine gore "yurtseverlerle hesaplasma" kimine gore..... diye her iki karsit tarafi iceren algi ve kavram kargasasi olarak devam eder gider.
Sirf bu mu? Pek degil.
Yine sirf bu ergenekon kavram ve algisi uzerinden gidelim. Birakalim gecmisteki ergenekon gundemlerini; son bir gundeme bakalim.
Bu son savci mutalasi ve istenen agir cezalar; hangi gun yapildi?
18 Mart. Peki tarihte 18 Mart ne olarak algilanir? Canakkale savasi/zaferi.
Peki ayni gun baska ne oldu?
Ocalan'i ziyaret eden heyet; onun dediklerini kamuoyuna acikladi.
Simdi ben bugunden baslayarak" 18 Mart size neyi ifade ediyor?" diye sorsam, ne diyeceksiniz?
Bu yaratilan kavram ve algi karmasasinda hangi 18 mart'i neye gore algida one cikaracaksiniz?
Mesela "Teror nedir, terorist kimdir?"
Sorusunu bugunden sonra ne yanit vereceksiniz?
Terorden suclanarak ayni derecede ceza alan; Ocalan ile Basbug'u ve Alparslan Aslan'i v.s. neye kime gore nasil farklilastiracaksiniz? Hangi algi ve ifade ile ve neden?
Iste gunumuzde ne olursa olsun ne uygulanirsa uygulansin ne karar alinirsa alinsin kim ne derse desin v.s. tek bir ortak nokta ve guncel konu vardir.
KAVRAM VE ALGI KARMASASI.
Bunun boyle oldugunu gorebilmek icin herkes yakin gecmise davalara verilen adlara, yapilanlara tarihlere soyle bir goz atsin.
Bana sorarsaniz, benim ....e gorem mana ve netice cikarmada ve pragmatisizmin mantik karmasasinda, bellidir.
evrensellik ve insansallik temelindeki insansal zihniyet adina insan haklari evrensel hukuk hak ve ozgurluklerin tum insanogluna farkin farkinda olarak uygulanip uygulanmadigidir.
Yani kavram ve algi karmasasini veren hic bir etik ve basta politik cikar ve de onlarin ideolojik inancsal dogrular savasimi yer almaz.
Evet simdi herkes kendine sorsun "ne nedir, neye/kime gore odur ve neden nasil odur?"
Cunku artik o klasik sabit tek algi devrinin "bu budur/bu degildir" algisi ve "oyle/oyle degil" algisi "evet/hayir" temelli klasik dusundurtmeyen sorgulatmayan sorular tarih olmustur.
Kimse bugun kalkipta tek karsi cikilmaz mutlak v.s. olarak mesela "teror budur/bu degildir" "Ergenekon budur/bu degildir." diyemez. Cunku bunu diyen bile kendi ile celiskilidir.
O yuzden bunu hala boylealgilayan ve uygulayan beyinler "ben bunu neden nasil ne temelinde ve neye gore bu/budegil diyorum?" sorusunu kendine sormali ve kendi ideolojik inancsal dogrusunun tek dogru olmadigini algilamalidir.
Bu da bizlere cagdasolarak baska dogrulari otekilestirmeyi, distalamayi, karsiya almayi v.s. seklindeki hic bir yanasimin COZUM VE BERABERLIK DEGIL; SORUN VE AYRISMA getireceginin bilinc ve algisi gerekir.
Cunku cozum ve birliktelik yerine SORUN VE AYRISMA tam da emperyalist zihniyetin ve bugun ulkemizde toplumumuzda yasananlarin elde etmek istedigi politik cikardir.
Evet onlar bundan politik cikar elde ederler ama; bu cikarin topluma farkli halklarina bilgiye bilime ve bilimsellige ve de kimsenin yasam standartini zihinsel ya da davranissal yukseltimine bir yarari yoktur.
Ustelik ve aksine beyin bulayan, donduran pasifize eden biktiran sindiren korkutan v.s. temelli SURU PSIKOLOJISININ "VARDIR BIR BILDIKLERI BENIM/SENIN AKLIN ERMEZ" temelli teslimiyet ve caresizliginin bir urunudur.
Unutmayin eger insanlik adina yola cikilmissa hic bir kavram ve algi kargasa yaratamaz. Ama ortada bir politik ve etik temelli milli dini v.s. bir cikar varsa; iste kargasa orada baslar. Cunku SORUN VEAYRISMA buradan baslar.
Bugun soyle bir kisi disaridan ulke ve toplum bunyesindeki TV ve medya arasinda bir gezinti yaparsa, AKP yandas ve AKP karsit farkini ve algi ve kavram karmasasini en iyi sekilde toplumu politik kutuplastirma adina teror politikasinda gorur.
Bilindigi gibi AKP, PKK ve BDP eliyle teror uzerinde BOP sekillendirmesi temelinde bir "baris/andlasma/uzlasma/yumusama" v.s. temelindeki bir politik dipolomatik sureci uzun zamandir baslatmis ve bugun acik acik yapmaktadir.
Iste bu ulkke ve toplumun medya olarak bolunmuslugunun de bir gozlemidir.
Eskiden terore terorizme ve teroriste tek bir yanasim sekli vardi. Savas ve intikam.
Bugunlerde ise iki farkli yanasim var.
Savas ve intikam hala bir kesim tarafindan teroru sonlandirma ve bitirme politikasi olarak algilanirken; AKP ve surekasi artik bunu kendi politik cikari olan baris ve uzlasmaya donusturmustur.
Bunu bugun en acik fark olarak tv ve medyada gormek mumkun.
Savas ve intikamcipolitika hala terore terorizme teroriste lanet okur, savas acar ve nefret kusarken; AKP yandaslari ayni teror acisini ve duygu somurusunu baris algisina donustuirmustur.
Evet bu sene hiz kazanan her turlu politik bolunme kutuplasma her konuda oldugu gibi teror terorizm ve teroristlere bakis acilarinda da gun yuzune cikmistir.
Aslinda gonul tum bu kutuplasmayi evrensel hhukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde degerlendiremek ister, ama; ne mumkun.
Cunku politika sadece bir cikar duygu somurusu ve oy avi temelli iktidarlik savasidir.
Boyle bir savasimda her turlu cikarin cirit attigi bir algi ve uygulamada da, evrensel hukuk insan haklari ve hak ve ozgurluklerden bahsetmek abes kacar.
Evet bugun kimse teroru, teroristi ve terorizmi istemez.
Yalniz onemli olan bu istememeyi yerine getirmek icin nasil bir cikar guduldugu ve burada toplum ve farkli halklarinin insanlik adina ne elde edecegidir.
Bu temelde uygulanan her turlu politik cikar uygulamalarinda ise boyle bir elde edim temeli yoktur.
Ama bugun artik toplumun iki secenegi var. Olan her hangibir teror durumunda ya savas icerikli lanet getirecek, ya da baris surecine katkida bulunacak.
Toplumun eskiden boyle bir politik secim hakki yoktu.
Her bir ayristirma topluma "asagi tukursen sakal; yukari tukursen biyik" "kirk katir mi/kirk satir mi" secenegi verir.
Sizin algilayacaginiz "iki ucu da b.klu degnek"
Algi ve kavram karmasasini ve toplumu kutuplastirmaya bir baska ornek de gecenlerde 18 Mart Canakkale zaferi kutlamalarinda goruldu.
Akp ve surekasi, nasil oluyorda; Cumhuriyetin milli bayramlarin Ataturk devrim ve getirdiklerinin ustune gider ve her turlu yasaklar koyarken; buyuk bir cosku ile Canakkale zaferini kutluyor ve kutlatiyor?
Gecen seneye kadar kimse kutlama olarak 29 Ekim ve 18 Mart kutlamalari arasinda bir fark gormez ve her ikisini de ayni cosku mantik ve duygu ile kutlardi.
Peki AKP'nin ulke ve toplumunu getirmek istedigik surecte, neydi ilk defa goze batan bu degisiklik?
Aslinda her seyden once Turkiye'de hic bir kesim ve kisinin bu farki algilayacak bir degerlendirme ve gozlemi olmadigini teessuflerimizle birlikte bildirelim.
Evet neydi, bu ulke ve toplumun politik zihniyet olarak her turlu ayrilmisligina imza atan bu en son gelisme?
Canakkale zaferi ne zaman oldu? 1915'in 18 Marti'nda yani ne zaman TC KURULMADAN VE OSMANLI IMPARATORLUGU DONEMINDE.
Peki bu ne demek? Bu su demek; 1915 zaferi ve savunusu TC ILE ILGILI DEGIL; O ZAMANKI OSMANLI IMPARATOIRLUGU TOPRAGINI KORUMA/SAVUNMA ile ilgili.
Peki, AKP'nin kutlamalarina karsi ciktigi uzerindeki her turlu onemi almaya calistigi 29 Ekim nedir? TC Devletinin kurulusu, yani OSMANLI IMPARATORLUGUNUN TARIHE KARISIMI.
Fark acikca gorunuyor mu?
Peki AKP'nin neden Canakkale Zaferini kutladigi ve Cumhuriyet bayramina neden yasak koymak istemesi de anlasildi mi?
Eger ulke ve toplumunun her turlu ayristirma temelindeki gudulen politika da AKP'nin TC tarihinde ILK DEFA uyguladigi ve eskiden ayni cosku ve algi ile kutlanan bu iki zafer farki hala anlasilamadi ise,
Anlayanlar; anlamiyanlara anlatsin.
Bundan sonra da her kes bir seyi iyi gozlemlesin. Bundan sonra kutlanacak her hangi bir tarih, acaba hangi doneme ait olacak? Osmanli mi yoksa TC mi?
Cunku ayristirma kutlamalar ve yasaklamalar tam da bu planlanmis politik ayristirim temelinde olacak.
Nedir bu hizmet?
ULKEYI HER BIR KONU VE KAVRAMDA AYRISTIRARAK VE OTEKILESTIREREK ALGI VE KAVRAM KARGASASI YARATMAK.
Aslinda bir ulke ve toplumda, kaosu karmasayi kutuplasmayi otekilestirmeyi distalamayi taraf edinmeyi ve bertaraf etmeyi v.s. daimi guncel tutmak icin en tutarli yol; kavram ve algi karmasasi yaratmaktir.
Bir yerde emperyalist zihniyetin ulke icindeki her turlu politik cikarinin yerine gelmesi ve kaoston her turlu yararlanmasi adina, 21. yuzyilin strateji ve taktigi bunun uzerine kurulmustur.
Aslinda Basbakan'in bugun soyledigini yarin yalanlamasi tam da bu politikanin bir urunudur.
Emperyalizmin dun Irak'a saldiri nedenini bugun kendi gecersiz kilmasi da ayni politikanin urunudur.
Aslinda bu sekildeki bir strateji ve taktik; toplumun her turlu sekilde "basiretini baglamak" adina yapilan ve guc otoriteye boyun egdirerek karsi cikislari hem fiziksel hem de sosyo-psikolojik tutsak ve teslim alan gunumuzun en temel hale gelmis insanlikdisi uygulamalaridir.
Gunumuzden bir kac ornek verelim.
Nedir Ergenekon?
Kimine gore "Turklugun tarihi" kimine gore "turklugun sonunun baslangici" kimine gore "adil yargi" kimine gore "tertip/duzen" kimine gore "darbe tesebbusu orgutu" kimine gore "yurtseverlerle hesaplasma" kimine gore..... diye her iki karsit tarafi iceren algi ve kavram kargasasi olarak devam eder gider.
Sirf bu mu? Pek degil.
Yine sirf bu ergenekon kavram ve algisi uzerinden gidelim. Birakalim gecmisteki ergenekon gundemlerini; son bir gundeme bakalim.
Bu son savci mutalasi ve istenen agir cezalar; hangi gun yapildi?
18 Mart. Peki tarihte 18 Mart ne olarak algilanir? Canakkale savasi/zaferi.
Peki ayni gun baska ne oldu?
Ocalan'i ziyaret eden heyet; onun dediklerini kamuoyuna acikladi.
Simdi ben bugunden baslayarak" 18 Mart size neyi ifade ediyor?" diye sorsam, ne diyeceksiniz?
Bu yaratilan kavram ve algi karmasasinda hangi 18 mart'i neye gore algida one cikaracaksiniz?
Mesela "Teror nedir, terorist kimdir?"
Sorusunu bugunden sonra ne yanit vereceksiniz?
Terorden suclanarak ayni derecede ceza alan; Ocalan ile Basbug'u ve Alparslan Aslan'i v.s. neye kime gore nasil farklilastiracaksiniz? Hangi algi ve ifade ile ve neden?
Iste gunumuzde ne olursa olsun ne uygulanirsa uygulansin ne karar alinirsa alinsin kim ne derse desin v.s. tek bir ortak nokta ve guncel konu vardir.
KAVRAM VE ALGI KARMASASI.
Bunun boyle oldugunu gorebilmek icin herkes yakin gecmise davalara verilen adlara, yapilanlara tarihlere soyle bir goz atsin.
Bana sorarsaniz, benim ....e gorem mana ve netice cikarmada ve pragmatisizmin mantik karmasasinda, bellidir.
evrensellik ve insansallik temelindeki insansal zihniyet adina insan haklari evrensel hukuk hak ve ozgurluklerin tum insanogluna farkin farkinda olarak uygulanip uygulanmadigidir.
Yani kavram ve algi karmasasini veren hic bir etik ve basta politik cikar ve de onlarin ideolojik inancsal dogrular savasimi yer almaz.
Evet simdi herkes kendine sorsun "ne nedir, neye/kime gore odur ve neden nasil odur?"
Cunku artik o klasik sabit tek algi devrinin "bu budur/bu degildir" algisi ve "oyle/oyle degil" algisi "evet/hayir" temelli klasik dusundurtmeyen sorgulatmayan sorular tarih olmustur.
Kimse bugun kalkipta tek karsi cikilmaz mutlak v.s. olarak mesela "teror budur/bu degildir" "Ergenekon budur/bu degildir." diyemez. Cunku bunu diyen bile kendi ile celiskilidir.
O yuzden bunu hala boylealgilayan ve uygulayan beyinler "ben bunu neden nasil ne temelinde ve neye gore bu/budegil diyorum?" sorusunu kendine sormali ve kendi ideolojik inancsal dogrusunun tek dogru olmadigini algilamalidir.
Bu da bizlere cagdasolarak baska dogrulari otekilestirmeyi, distalamayi, karsiya almayi v.s. seklindeki hic bir yanasimin COZUM VE BERABERLIK DEGIL; SORUN VE AYRISMA getireceginin bilinc ve algisi gerekir.
Cunku cozum ve birliktelik yerine SORUN VE AYRISMA tam da emperyalist zihniyetin ve bugun ulkemizde toplumumuzda yasananlarin elde etmek istedigi politik cikardir.
Evet onlar bundan politik cikar elde ederler ama; bu cikarin topluma farkli halklarina bilgiye bilime ve bilimsellige ve de kimsenin yasam standartini zihinsel ya da davranissal yukseltimine bir yarari yoktur.
Ustelik ve aksine beyin bulayan, donduran pasifize eden biktiran sindiren korkutan v.s. temelli SURU PSIKOLOJISININ "VARDIR BIR BILDIKLERI BENIM/SENIN AKLIN ERMEZ" temelli teslimiyet ve caresizliginin bir urunudur.
Unutmayin eger insanlik adina yola cikilmissa hic bir kavram ve algi kargasa yaratamaz. Ama ortada bir politik ve etik temelli milli dini v.s. bir cikar varsa; iste kargasa orada baslar. Cunku SORUN VEAYRISMA buradan baslar.
Bugun soyle bir kisi disaridan ulke ve toplum bunyesindeki TV ve medya arasinda bir gezinti yaparsa, AKP yandas ve AKP karsit farkini ve algi ve kavram karmasasini en iyi sekilde toplumu politik kutuplastirma adina teror politikasinda gorur.
Bilindigi gibi AKP, PKK ve BDP eliyle teror uzerinde BOP sekillendirmesi temelinde bir "baris/andlasma/uzlasma/yumusama" v.s. temelindeki bir politik dipolomatik sureci uzun zamandir baslatmis ve bugun acik acik yapmaktadir.
Iste bu ulkke ve toplumun medya olarak bolunmuslugunun de bir gozlemidir.
Eskiden terore terorizme ve teroriste tek bir yanasim sekli vardi. Savas ve intikam.
Bugunlerde ise iki farkli yanasim var.
Savas ve intikam hala bir kesim tarafindan teroru sonlandirma ve bitirme politikasi olarak algilanirken; AKP ve surekasi artik bunu kendi politik cikari olan baris ve uzlasmaya donusturmustur.
Bunu bugun en acik fark olarak tv ve medyada gormek mumkun.
Savas ve intikamcipolitika hala terore terorizme teroriste lanet okur, savas acar ve nefret kusarken; AKP yandaslari ayni teror acisini ve duygu somurusunu baris algisina donustuirmustur.
Evet bu sene hiz kazanan her turlu politik bolunme kutuplasma her konuda oldugu gibi teror terorizm ve teroristlere bakis acilarinda da gun yuzune cikmistir.
Aslinda gonul tum bu kutuplasmayi evrensel hhukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde degerlendiremek ister, ama; ne mumkun.
Cunku politika sadece bir cikar duygu somurusu ve oy avi temelli iktidarlik savasidir.
Boyle bir savasimda her turlu cikarin cirit attigi bir algi ve uygulamada da, evrensel hukuk insan haklari ve hak ve ozgurluklerden bahsetmek abes kacar.
Evet bugun kimse teroru, teroristi ve terorizmi istemez.
Yalniz onemli olan bu istememeyi yerine getirmek icin nasil bir cikar guduldugu ve burada toplum ve farkli halklarinin insanlik adina ne elde edecegidir.
Bu temelde uygulanan her turlu politik cikar uygulamalarinda ise boyle bir elde edim temeli yoktur.
Ama bugun artik toplumun iki secenegi var. Olan her hangibir teror durumunda ya savas icerikli lanet getirecek, ya da baris surecine katkida bulunacak.
Toplumun eskiden boyle bir politik secim hakki yoktu.
Her bir ayristirma topluma "asagi tukursen sakal; yukari tukursen biyik" "kirk katir mi/kirk satir mi" secenegi verir.
Sizin algilayacaginiz "iki ucu da b.klu degnek"
Algi ve kavram karmasasini ve toplumu kutuplastirmaya bir baska ornek de gecenlerde 18 Mart Canakkale zaferi kutlamalarinda goruldu.
Akp ve surekasi, nasil oluyorda; Cumhuriyetin milli bayramlarin Ataturk devrim ve getirdiklerinin ustune gider ve her turlu yasaklar koyarken; buyuk bir cosku ile Canakkale zaferini kutluyor ve kutlatiyor?
Gecen seneye kadar kimse kutlama olarak 29 Ekim ve 18 Mart kutlamalari arasinda bir fark gormez ve her ikisini de ayni cosku mantik ve duygu ile kutlardi.
Peki AKP'nin ulke ve toplumunu getirmek istedigik surecte, neydi ilk defa goze batan bu degisiklik?
Aslinda her seyden once Turkiye'de hic bir kesim ve kisinin bu farki algilayacak bir degerlendirme ve gozlemi olmadigini teessuflerimizle birlikte bildirelim.
Evet neydi, bu ulke ve toplumun politik zihniyet olarak her turlu ayrilmisligina imza atan bu en son gelisme?
Canakkale zaferi ne zaman oldu? 1915'in 18 Marti'nda yani ne zaman TC KURULMADAN VE OSMANLI IMPARATORLUGU DONEMINDE.
Peki bu ne demek? Bu su demek; 1915 zaferi ve savunusu TC ILE ILGILI DEGIL; O ZAMANKI OSMANLI IMPARATOIRLUGU TOPRAGINI KORUMA/SAVUNMA ile ilgili.
Peki, AKP'nin kutlamalarina karsi ciktigi uzerindeki her turlu onemi almaya calistigi 29 Ekim nedir? TC Devletinin kurulusu, yani OSMANLI IMPARATORLUGUNUN TARIHE KARISIMI.
Fark acikca gorunuyor mu?
Peki AKP'nin neden Canakkale Zaferini kutladigi ve Cumhuriyet bayramina neden yasak koymak istemesi de anlasildi mi?
Eger ulke ve toplumunun her turlu ayristirma temelindeki gudulen politika da AKP'nin TC tarihinde ILK DEFA uyguladigi ve eskiden ayni cosku ve algi ile kutlanan bu iki zafer farki hala anlasilamadi ise,
Anlayanlar; anlamiyanlara anlatsin.
Bundan sonra da her kes bir seyi iyi gozlemlesin. Bundan sonra kutlanacak her hangi bir tarih, acaba hangi doneme ait olacak? Osmanli mi yoksa TC mi?
Cunku ayristirma kutlamalar ve yasaklamalar tam da bu planlanmis politik ayristirim temelinde olacak.