PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Budizm'de Şiddet ve Terör


ALKA
24-04-2013, 07:30
İslam içinde nasıl radikal akımlar ve yorumlamalar olabiliyorsa benzer şekilde Budizm'de de şiddeti meşrulaştıran ve öven doktrinler bulunmaktadır. Budizm, her ne kadar şiddet ile en az ilişkili dinler arasında yer almasına rağmen veya Budistler arasında kendini kırbaçlama, intihar saldırısı, işkence veya savaşların sağlam bir geçmişi olmamasına rağmen Asya'da Budist şiddet en az manastır gelenekleri içinde 116 yıldan beri mevcuttur ve Mahaparinirvana Sutra , Upayakaushalya Sutra ve Kalachakra Tantra gibi bolca doktrinler içeren eserler, şiddet için Budistlere gerekçe sağlayan kaynaklar arasındadır.

Örnek vermek gerekirse, Güneydoğu Asya'da, Tayland'da önde gelen Budist manastırlarından şiddet tavsiye eden ve ölüm fetvaları içeren bir çok çağrı olmuştur. Bunlardan birisi 1970'lerde, Budist bir rahip olan Phra Kittiwuttho, Komünistlerin öldürülmesinin Budizm ilkelerinin herhangi bir şekilde ihlal etmediğini savunmuştur. Başka bir çok Budist rahip de onunla aynı görüşü paylaşmıştır ve dile getirmiştir.

En yeni örnek, Ocak 2004 tarihinden itibaren, Tayland hükümetinin ülkedeki bir çok Budist manastırı askeri karakollara dönüştürmesi ve Budist rahipleri askeri devriyeye atayarak Budist çeteci kadrolara destek vermesi olmuştur.

Bunun gibi Myanmar'daki Müslümanlara yönelik Budist şiddet ve saldırganlık ve bunlarla ilgili şiddet eylemleri radikal Budist rahipler tarafından teşvik edilmektedir. Myanmar'daki en eski aktif militan örgüt Demokratik Karen Budist Ordusu (DKBA) olup 1992 yılından bu yana başkanlığını Budist bir rahip olan U Thuzana yapmaktadır.

Budist rahipler tarafından gerçekleştirilen ve yönlendirilen şiddet saldırıları yalnızca Müslümanlarla kalmamaktadır. Son yıllarda rahipler tarafından yönlendirilen terör eylemleri, Myanmar içindeki ve aynı zamanda komşu ülkelerdeki diğer etnik ve dini azınlıkları da kapsayıp bu eylemler "969 Hareketi" ile ilişkilendirilmektedir. "969" sayısı Buda, onun öğretileri ve keşişleri ifade eder (ayrıca Bhikkhu olarak da bilinir). 2012 itibariyle, rahipler tarafından oluşturulan "969" hareketi, bölgede İslam karşıtı milliyetçi hareketlerin oluşmasında ön ayak olmuş ve Myanmarlı Budistleri Müslümanları (hizmet ve ticaret etmede) boykot etmeye çağırmış ve bu da Budist çetelerin Müslümanların imha edilmesi çağrılarına yol açarak Burma'da Müslümanların katledilmesi ile sonuçlanmıştır.

Bunun yanında Burma'da ilk Müslümanlar M.S. 1050 yılında Thaton Kralı Mon'un zamanından beri yaşamaktadır. Mesela 1559 yılında Burma Kralı Bayintnaung'un, Allah adına keçi ve tavuk kesmesini yasaklayarak Müslümanların helal et yemelerine yasak koyduğu bilinmektedir. Aynı şekilde Kral Alaungpaya da (1752–1760) bu sefer Müslümanların helal şekilde büyük baş hayvan (sığır) yemelerini yasaklamıştır. Veya Kral Bodawpaya (1782–1819) Müslümanların önde gelen imamlarını (Burma'da imamlara Maulvis deniliyor) domuz eti yemeye zorladıktan sonra öldürtmüştür.

Bu gibi örnekler dinler arasındaki şiddet ve kavganın tek taraflı veya yeni bir olgu olmadığını eski çağlardan beri her iki kesimin diğer dinlerin azınlıklarına karşılıklı olarak baskı ve şiddet uyguladıklarını, özellikle Myanmar'daki Müslümanlara yönelik baskıların 1930'lu yıllardan beri uygulandığı bilinmektedir. Yani olay 2012 yılında 10 Müslümanın bir Budist kadına tecavüz etmesiyle gelişmiş olması gibi nedenlerle sınırlı değildir, aksine daha köktendir.

Saygılarımla..

Neva
24-04-2013, 10:07
U Thuzana kisisine, ulan tuh sana demek lazim.

Corpse Bride
24-04-2013, 10:09
sorun inanç şekli gibi gözuksede yer altı zenginliklei olan hemen her yerde bu tur iç savaş olmkata yada oldurulmakta. somali nijerya libya myanmar, ortadoğu gibi. karışıklık çıkar-çıkartılır,hemen akabinde abd duzen sağlar ve bizim gibi küçük hesap peşinde koşan yalaka ulkelerde oralara sevgi insanlık adına barış yardım çağrısında bulunur. bu reklam hep tutuyor. görunen sebep ya etnik ya din, çok sağlam bi kılıf. öfffff buda çok basit bi yorum oldu.

imzoaa;bi otistik

anthemoessa
24-04-2013, 15:40
Asya'da Budist şiddet en az manastır gelenekleri içinde 116 yıldan beri mevcuttur ve Mahaparinirvana Sutra , Upayakaushalya Sutra ve Kalachakra Tantra gibi bolca doktrinler içeren eserler, şiddet için Budistlere gerekçe sağlayan kaynaklar arasındadır

Sözünü ettiğiniz Buddhist metinlerinden ya da diğerlerinden, Pali Kanon'dan yahut Mahayana Sutralarından veya Tibet Buddhizmi Tantralarından kısacası herhangi bir kutsal Buddhist metninden 1 tane de olsa şiddeti ima eden ayet/bölüm gösterebilir misiniz? Ben yıllardan beri Buddhist metinleri okurum, bu metinlerin toplamı bir (ya da birkaç) kütüphane büyüklüğünde olduğundan, tabi ki yalayıp yutmak bitirmek kolay değil. Bugüne kadar, son 12 yıldan beri, binlerce sayfa metni ingilizcesinden okumuşumdur, hatta içlerinden kadınlara negatif bakan, pek bilinmeyen bazı bölümleri bulup burada açıklamıştım. Ancak asla, şiddetle uzaktan ya da yakından ilgisi olan tek bir ifade göremedim. Benim göremediğim, böyle bir ifade varsa bilmek isterim. Çünkü Buddhizm'de şiddet karşıtlığı/ahimsa canlılara zararsızlık ilkesi, Buddhist kutsal metinlerine göre, Buddhist etiğinin temellerinden biridir. Buddhist kutsal metinlerinde şiddetin olması, İslam kutsal metinlerinde "Allah aslında bir değil çoktur" gibi bir ifadenin olmasına eşdeğerdir.

Eğer böyle bir şey yoksa da "Budizm'de şiddet ve terör" diye bir şey olamaz. Ancak bazı, kendi kutsal metinlerine uymayan ve dini çıkarlarına uydurmaya çalışan Buddhistlerin şiddet ve terörü olabilir.

Tabi bu durum, sadece bazı uzakdoğu dinlerinin lüksüdür. Örneğin diğer dinlerinkilere kıyasla "incecik" sayılabilecek kutsal kitabının içine bile onlarca asıp kesme ve şiddet ayeti sığdırabilen, onun 2 katı kadar da hadislerde şiddet içeren İslam dini için yahut Tevrat'taki korkunç şiddet ayetlerinden dolayı da Musevilik ve Tanak'ı kabul eden Hristiyanlık için aynı şeyi diyemeyiz. Dolayısıyla "Çeşitli inanırlarının yaptığı şiddetle ilgili şeyler dini bağlamaz" sözü sadece bazı uzakdoğu dinlerinin lüksüdür.

Deist1907
24-04-2013, 16:07
Sosyalizm de de insanin varligi kutsaldi esitlik hükümdü can yasam hakki insanligin temeliydi ama diktatörler o kadar can aldi bu yüzden budizm ile budizme inanan insanlarin davranislari farklilik gösterebilir.

inanc din ayri inanci dini algilamasi farkli olan insanlar ayri

bakin kuranda hristiyanlara karsi savasin ateistlerin boynunu vurun diyor yapabiliyorlarmi

yada pazar günü calisanlari taslamasi lazim hristiyanlarin yahudilerin yapabiliyorlarmi

Ahlaksız
24-04-2013, 16:46
Sn.firatb84;bu konularda bilirkişidir ve böyle bir şeyin olmadığını söylüyor..Budizm öğretilerinde şiddetin yer alması zaten mantıken mümkün değil..
Bakalım sn.Alka;bir veri ortaya koyabilecek mi?

anthemoessa
24-04-2013, 17:25
Listelenen metinleri biraz açmak istiyorum. Alka'nın bahsettiği bu sutraları ve metinleri ingilizce bazı siteler listelemiş. Örneğin Upaya kaushalya Sutra isimli bir metin vardır ki bu,"Buddhist kutsal metni" sayılabilir mi mesele budur. Çünkü bu tip metinler herhangi biri tarafından bugün bile yazılabilir. Yani bir Buddhist çıkar hatta bir müslüman çıkar "Allahuekber Sutra" isminde bir metin yazıp bunu "Buddhist metni" diye batıya sunabilir. Kulağa çok komik geliyor evet ama bunun örnekleri vardır. Mesela Hindu kutsal metinlerinden Upanişadlar (MÖ.900-200) vardır. Bunların "otantik" olanları bellidir. Yazıldıkları tarih aşağı yukarı bellidir, sayıları bellidir. Ancak örneğin "Allah Upanishad" (Allopanishad) hatta Muhammed'i öven onun Allah'ın elçisi olduğunu söyleyen "kutsal" Upanişad metinleri bile vardır son birkaç yüzyıl içinde yazılan. Upaya kaushalya Sutra da benzeri bir metindir, bazı tarihçiler 10. yüzyıldan sonra yazıldığını hatta olasılıkla daha sonra yazıldığını söyler. Öyleyse bu metnin kendisinden 1500 yıl önce yaşamış gautama Buddha ve takipçileriyle ne ilgisi olabilir?

Peki ne vardır bu Upaya kaushalya Sutra'da? Çeşitli masallar ve mitolojik hikayeler anlatılır. Bu masallardan birinde bir ermiş, 500 kişiyi öldürmek üzere olan bir hırsızı bulup yok eder. Bu bir masaldır tabi. Bu nedenle de "Aha işte şiddet" diye ortaya çıkarılmış.

Diğer bir metin olan Kalachakra Tantra ise zaten yapısı gereği üzeri kapalı bilmece gibi bir kitaptır. Tibet Tantralarının yapısı budur çünkü. Ayrıca bu metin günümüzde bile yazılmaya genişletilmeye devam etmektedir. Yani çeşitli bölümleri, Buddha ile Buddhizm ile doğrudan ilgisi olsa bile çoğu kısmı hala yazılmaya devam ediyor. Metin, çeşitli BÖN inanışlarını, Hindu tanrılarını, "zamanın Tanrıçası" kavramını inceler. Peki bu metin neden listelenmiş? İçsel savaştan benliğin bilgi baltasıyla kesilmesinden bahseder. Metin yazılmaya devam ettikçe bu içsel savaş daha maddesel diye yorumlanmış ve nihayet çok uzak bir gelecekte "doğrular" ile "barbarlar" arasında yapılacak içsel bir savaşın kehanetini içerir hale gelmiştir. (Ve daha sonra maddesel) Hatta bu savaşın müslümanlarla yapılacağını dahi açıkça söyler. Açıktır ki bu metnin bu kısımları zaten islam geldikten çok sonra yazılmıştır. Ki aksini iddia eden dilbilimci/tarihçi/araştırmacı da yoktur. Dolayısıyla bütüm bölümleri "buddhist metni" olamaz.

Mahaparinirvana Sutraise Pali kanon'daki mahaparinibbana sutranın mahayana versiyonudur ve içinde şiddetle ilgili bir şey göremedim okuduğum kadarıyla. Şuradan okuyabilirsiniz: http://www.nirvanasutra.net/ (Bu Sutranın da klasik "Buddhist metinleri"nden biri olduğu konusu tartışmalıdır bu arada)

Hinduizm'de ve Buddhizm'de, ortadoğu dinlerindeki gibi "sakın kalkışma çarpılırsın" diye bir mantık olmadığı için malesef günümüzde bugün bile çeşitli Sutralar yazanlar vardır.

Dolayısıyla "Buddhizm kutsal metni" dendiği zaman anlaşılması gereken şey, çeşitli tarihsel metinlerdir. Yani Pali Kanon (Tipitaka) bir Buddhist metnidir tarihsel açıdan. Lankavatara Sutra, Heart Sutra, Diamond Sutra, Lalitavistara Sutra, Dhammapada...vs de tarihsel açıdan birer Buddhist metnidir. Ancak günümüzde yahut birkaç yüzyıl önce mezhepsel çeşitli doktrinleri aşılamak için ya da kişisel görüşleri aşılamak için yazılmış "sutralar" ya da metinler "kutsal Buddhist metni" değildir.

xlarge
24-04-2013, 17:47
''hac tao'' diye bir tarikatı var bunların. bakın bir araştırın deri.

ALKA
24-04-2013, 22:14
Sözünü ettiğiniz Buddhist metinlerinden ya da diğerlerinden, Pali Kanon'dan yahut Mahayana Sutralarından veya Tibet Buddhizmi Tantralarından kısacası herhangi bir kutsal Buddhist metninden 1 tane de olsa şiddeti ima eden ayet/bölüm gösterebilir misiniz?

Budizm'de bir karınca öldürmek günahtır, ama Icchantika öldürmek bir günah teşkil etmez. Icchantika'nın tanımı; şüpheciler, materyalistler ve komünistler gibi spirütelliği (yani maneviliği) yok edip öldürmekle ilişkilendirilen ya da şüphe edilen kişilerdir (Yani İslam'daki kafir, müşrik neyse Budizm'de Icchantika da odur). Bu da yorumlamaya ve hedef göstermeye açıktır. Yani Budizm'de de bir cihat anlayışı vardır. Lankavatara-sutra'da, Bölüm 2, XXII'de iki tür icchantika tanımlanmıştır.

Başka bir örnek İngilizcesiyle: Mahaparinirvana Sutra, Chapter 40: "O good man! Because the Icchantikas are cut off from the root of good. All beings possess such five roots as faith, etc. But the people of the Icchantika class are eternally cut off from such. Because of this, one may well kill an ant and gain the sin of harming, but the killing of an Icchantika does not [constitute a sin]."

ALKA
24-04-2013, 22:38
Bunun yanında "Modern Asya'da Militarizm ve Budizm (Dine dair Routledge araştırmaları)" isimli kitaptan da kapsamlı bilgiler bulunabilir.

Buddhism and Violence: Militarism and Buddhism in Modern Asia (Routledge Studies in Religion) von Vladimir Tikhonov und Torkel Brekke von Routledge Chapman & Hall (20. Juli 2012)

Ahlaksız
24-04-2013, 22:41
Sn.Alka;google yardımı ile bir kitap buldum ve içeriğinde sizin bahsettiğiniz Icchantika'lardan bahsediliyor..Yalnız sn.firatb84'ün söylemlerini dikkate alırsak bu fikirler tamamen öznel değil mi?
Bu sutraların gerçek budist metin olduklarını nereden bileceğiz?
Ben şimdi sutralara baktım ama Lankavatara-sutra ve Mahaparinirvana Sutra diye bir şey görmedim;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Sutra
Icchantika'lar;
Bir varlık sınıfı, duyusal tatminle o denli ilgilidirler ki dini inanç onların ötesindedir. Kuralları bozar ve tövbe etmeye karşı çıkarlar. Nirvana Sııtrasının ilk Çince çevirilerinden biri icchantika’ların Buda doğasına sahip olduklarını reddediyordu. Öldürmeye karşı olan Budist ya-sası Budalığa muktedir olan herşeyi öldürmeyi engellemek niyetinde olduğu için, icchantika’ları öldürmek en azından teoride suçsuz kabul edildi. Gerçi Nirvana Sııtrasının sonraki bir çevirisi icchantika’ların da Buda doğası olduğunu öne sürerek bu düşünceyi düzeltti.

Sutralar şöyle der, “Buda’lara inanmaları-na rağmen, Buda’ların herşeyden elini eteğiniçektiğini hayal edenler Budacı değildir. Aynı-sı Budaların zenginlik ve fakirlik ödüllerinemaruz olduklarını hayal edenler için de ge-çerlidir. Onlar icchantika’lardır. Onlar inana-mazlar.”


Shakyamuni’nin en büyük on müridi arasında Ananda
öğrenmede en öndeydi. Fakat Buda’yı bilmiyordu. Tüm yaptığı çalışmak ve ezberlemekti. Arhat’lar Buda’yı bilmez. Tüm bildikleri anlamak için yapılan pek çok çalışmadır ve neden ve sonucun tuzağına düşerler. Bu bir faninin karmasıdır: doğum ve ölümden kaçamamak. Bu tür insanlar onunniyetlendiğinin tersini yaparak Buda’ya küfrederler. Onları öldürmek yanlış olmazdı.
http://tr.scribd.com/doc/117760057/Bodhidharman%C4%B1n-Zen-O%C4%9Fretisi

Sesli
02-05-2013, 22:39
icchantika
[一闡提] (Skt; Jpn issendai )

A person of incorrigible disbelief. Icchantika means one who is filled with desires or cravings. Originally icchantika meant a hedonist or one who cherishes only secular values. In Buddhism, the term came to mean those who neither believe in Buddhism nor aspire for enlightenment and therefore have no prospect of attaining Buddhahood. Many sutras say that icchantikas are inherently and forever incapable of reaching enlightenment, but some sutras hold that even icchantikas can become Buddhas. This discrepancy concerning the potential of such people to attain enlightenment became a source of considerable debate among Buddhist schools over the centuries.The term icchantika also refers to one who slanders the correct teaching of the Buddha and does not repent and rectify the error. The Nirvana Sutra translated by Dharmaraksha says: "Chunda spoke once more, asking, 'What is the meaning of the term icchantika ?' The Buddha said: 'Chunda, suppose there should be monks or nuns, laymen or laywomen who speak careless and evil words and slander the correct teaching, and that they should go on committing these grave acts without ever showing any inclination to reform or any sign of repentance in their hearts. Persons of this kind I would say are following the path of the icchantika. Again there may be those who commit the four grave offenses or are guilty of the five cardinal sins, and who, though aware that they are guilty of serious faults, from the beginning have no trace of fear or contrition in their hearts or, if they do, give no outward sign of it. When it comes to the correct teaching, they show no inclination to protect, treasure, and establish it over the ages, but rather speak of it with malice and contempt, their words replete with error. Persons of this kind too I would say are following the path of the icchantika.'" It also says, "Good man, there are icchantikas, or persons of incorrigible disbelief. They pretend to be arhats, living in deserted places and speaking slanderously of the correct and equal sutras of the great vehicle. When ordinary people see them, they all suppose that they are true arhats and speak of them as great bodhisattvas."

In this sense, icchantika refers not simply to those who have no exposure to or interest in Buddhism, but to those who feign Buddhist faith and understanding for self-serving ends. The Nirvana Sutra, however, says, "All living beings alike possess the Buddha nature," thus revealing that icchantikas can also attain Buddhahood. The Lotus Sutra says, "At the start I [the Buddha] took a vow, hoping to make all persons equal to me, without any distinction between us, and what I long ago hoped for has now been fulfilled." In this sutra, Devadatta, who symbolizes the icchantika, is assured of becoming a Buddha in the future.




Home (SGI)| Library| Contact Us| Terms of use
© Soka Gakkai International, All rights reserved
Materials provided by Soka Gakk


Note:'' icchantika '' bir kişi olmaktan çok, kişilerdeki duygu, düşünce ve inançlarla ilgili olan zihinsel bir durumdur. O nedenle icchantika'nın öldürülmesi söylemi kişinin öldürülmesi olmayıp, kişideki o düşünce,o duygu, o inancın öldürülmesi demektir.

Budizmde ananın ve babanın öldürülmesinden de söz edilir. Burada ana denilen, arzuların her türlüsü olup, baba da cehaleti simgelemektedir. Bu nedenle Budizmi de, ilahi dinler gibi sanmak bilgisizliğin ta kendisi olmaktadır.

Kötülük yapan bir Budist olabilir. Ama BUDİZM kötülük yapın demez... Aradaki bu nüansı algılayamayanların bu konuda söz söylemeye pek hakları da olmaz kanısındayım.

Neva
02-05-2013, 23:11
Note:'' icchantika '' bir kişi olmaktan çok, kişilerdeki duygu, düşünce ve inançlarla ilgili olan zihinsel bir durumdur. O nedenle icchantika'nın öldürülmesi söylemi kişinin öldürülmesi olmayıp, kişideki o düşünce,o duygu, o inancın öldürülmesi demektir.

Budizmde ananın ve babanın öldürülmesinden de söz edilir. Burada ana denilen, arzuların her türlüsü olup, baba da cehaleti simgelemektedir. Bu nedenle Budizmi de, ilahi dinler gibi sanmak bilgisizliğin ta kendisi olmaktadır.

Kötülük yapan bir Budist olabilir. Ama BUDİZM kötülük yapın demez... Aradaki bu nüansı algılayamayanların bu konuda söz söylemeye pek hakları da olmaz kanısındayım.

Sayin Sesli;

Kendindeki o dusunce, duygu ve inancini oldurmek, ayni sekilde baska bir insandaki o sayilanlari oldurmekle de esdeger olabilir.

Zira bu eylem yapilirken, "iyi" birsey yapilmaktadir diger kisiye gore.

Bu da Budizm'in algilanisini ortaya koyar.

Tipki "git oldur vb." diyen bir kisim kitap mensubunun inadina o sayilanlari yapmamasi gibi.

Yoksa mevcut dinleri, insan olmaksizin kuru kuru elinize aldiginizda, sadece islevi olmayan kavramlardan ote gitmez, kimseye bir zarari yoktur. Insanla islevsel hale gelir.

Budizm de diger ilahi dinlerden farksizdir, o da bilincalti mesajlarla kendine yon verir ve idame olur.

Aradaki nuans bu sekilde ayrilir. Ancak bu, Budizm'i mutlak iyi bir din yapmaya yetmez. Bu gozle bakilirsa, butun mevcut dinler, mutlak iyidir zaten.

Dogal olarak diger kisi de bir din mensubudur. Nasil ki diger din mensubuna iliskin yeri geldiginde elestiri getirilebiliyorsa, Budizm'e de getirilebilir.

anthemoessa
04-05-2013, 22:24
Icchantika'nın insan mı yoksa başka bir şey mi olduğu çeşitli Sutralarda net olarak açıklanmamış. Lankavatara Sutra'da Icchantika'nın kavram olarak ne olduğu üzerinde durulmuş sadece. O da 2 yerde. Sanılanın aksine, Icchantika basitçe "Buddhist olmayan" demek değil tabi ki. Dolayısıyla ortada "kafir" ilan edilme mantığı yok. Japon ve Çin ustaların çeşitli tefsirlerinde, insan değil kavram olarak ele alınmış. Bir tefsirde insan olabileceği söylenmiş ancak "Buddhist olmayan" şeklinde değil de "Günümüzdeki cani psikopatlar" a benzetilmiş.

Bütün bunlar bir yana, Mahayana Mahaparinirvana Sutra zaten Mahayana Buddhistleri arasında bile, tam olarak kabul görmüş bir Sutra değildir. Sadece bir grup mahayanacı kabul eder. Ki ilgili ayetler, Mahaparinirvana'nın sadece 1 kopyasında geçer. Nedense, diğer kopyalarında o ifadeler yok. Çok büyük ihtimalle, ilgili Sutranın büyük bölümü, sonradan yazılmış. Mahaparinirvana Sutra; Lankavatara Sutra, Elmas Sutra, Kalp Sutra, Lotus Sutra..vs ayarında tarihsel, otantik bir metin kesinlikle değildir.

Üçüncü olarak, Myanmar'daki olaylar zaten Mahayana Sutralarına bağlanamaz. Çünkü oradaki Buddhizm, Theravada Buddhizmidir. Theravada Buddhistleri, sadece Pali Kanon'u (Tipitaka) kabul eder. Pali Kanon dışındaki hiçbir metni zaten kabul etmezler. Tıpkı Musevilerin, Yeni Ahit'i (İncil) kabul etmeyip sadece Eski Ahit'i kabul etmeleri gibi. Dolayısıyla, iddia edilen "ifadeler"den etkilenmiş olmaları zaten imkansızdır.

Dördüncü olarak, Buddhistlerin bizzat kendileri, Buddhist kutsal metinleri "kelimesi kelimesine dikte ettirilmiş Tanrı sözü" şeklinde algılamazlar. Elimdeki Türkçe bir Buddhist kitabından örnek vereyim. Dünyadaki en ünlü, en ortodoks ve en saygıdeğer Buddhist rahiplerden Thich Nhat hanh, "Buda'nın Öğretisi" isimli kitabında (Okyanus yayınları) sayfa 19-21'de 2 çelişkili ayeti verir ve şu sonuca ulaşır:

"Çok defa, Buddha'nın gerçek öğretisinin, hangisi olduğunu anlamak amacıyla birkaç vaazı inceleyip karşılaştırmamız gerekiyor. Bu, tıpkı bir kolye yapmak için değerli taşları yan yana dizmeye benzer. Eğer her Sutrayı bütün öğretinin kapsamlı yapısı içinde görürsek hiçbir öğretiye bağlanmayız. Karşılaştırmalı inceleme yaparak ve metinlerin anlamlarının derinlerine dalarak,hangisinin çalışmamıza yardım edecek sağlam bir öğreti olduğunu ve hangisinin muhtemelen yanlış bir aktarma olduğunu tahmin edebiliriz."

İlgili kitap: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=64830

Dolayısıyla Buddhistler kutsal metinlerini, ortadoğu dinleri inanırlarının gördüğü şekilde at gözlükleriyle görüp değerlendirmezler. Açık sözlülükle, dürüstlükle ve samimiyetle okuyup, değerlendirip doğruya ve hakikate ulaşmaya çalışırlar. Ki zaten pek çok Buddhist geleneğe göre metinler, doğru yolu gösteren birer parmaktır, yolun kendisi değildir. Yola ulaşmaya yardım edecek birer rehberden ibarettirler. Kutsal metinlere tapılmaz, baş üstüne konmaz, üç kere öpülüp alna konulmaz, "Tam hatasız" olduklarına inanılmaz. Metinler, okunup değerlendirilip akıl süzgecinden geçirilip mantıkla ya da deneyimle bir nevi test edildikten sonra kabul edilir.

Neva
05-05-2013, 00:05
Tam da ilahi dinlerin durumuna benzedi durum.

Semboliktir, herkes yorumlayamaz vb..

De ki; Size Icchantika'lar hakkinda cok fazla bilgi verilmemistir.

Tanri sozu olmadigi iddia edildigi halde, ilahi bir dinmiscesine bu kadar savunulmasi ilginc tabi ki..

ALKA
05-05-2013, 10:09
Oxfort Üniversitesinin Budizm'de görülen şiddet hakkında yaptığı bir araştırmasına yer vermekte yarar var.

Budistler neden Müslümanları öldürüyor?

Budist rahiplere öğretilen ahlaki ilkeler arasında en önde geleni öldürmeme ilkesidir.

Şiddetten kaçınma, başlıca dinler arasında en merkezi yere, Budizm'de sahiptir.

Öyleyse neden budist rahipler halkı müslümanlara karşı kışkırtan konuşmalar yapıyor ve hatta onlarca kişinin öldürüldüğü olaylara şahsen katılıyor?

Ortada garip bir durum var.

Çünkü iki ülke de (Sri Lanka ve Myanmar) bir islami tehditle karşı karşıya değil.

İki ülkede de, küçük bir azınlık olan müslümanlar genelde barışçı bir tavra sahip.

Sri Lanka'daki olaylar sırasında Müslümanlar arasında can kaybı olmadı.

Ancak Myanmar'da çok daha ciddi bir tablo ortaya çıktı.

Saldırıları kışkırtan Aşin Wirathu isimli bir Budist rahipti.

2003 yılında dini nefret kışkırtıcılığı yapmaktan hapis yatan bu rahip, kendisini garip bir biçimde 'Budist bin Ladin' olarak adlandırıyor.

Dini azınlıklar, çoğunluğun düş kırıklıklarının günah keçisi haline geliyor.

Saldırgan düşünceler Budist öğretiyle taban tabana zıttır.

Ama bir din çıkış noktası ne olursa olsun, önünde sonunda devlet iktidarıyla Faust türü bir pazarlık yapar.

Nihayetinde Budist rahiplerin de, şiddetin kaynağı olan kralların destek ve korumasına ihtiyacı vardı.

Krallar da rahipleri, halk nezdinde kendilerine meşruiyet sağlayabilecek bir unsur olarak gördü.

Sonuç ironik görünebilir.

Eğer kendi dünya görüşünüzün üstünlüğüne dair derin bir inancınız varsa, bunu korumak ve yaymak en önemli görev haline gelebilir.

Haçlılar, İslamcı militanlar, 'hürriyet aşığı' milletlerin liderleri yüksek idealler uğruna şiddeti meşru gördüler.

Budist liderler ve rahiplerin de onlardan bir farkı yok.

Tarihi itibarıyla Budizm Hristiyanlıktan daha barışçıl bir din değil.

Sri Lanka'nın birleşmesi, 500 Budist rahibe liderlik eden bir kralın, Budist olmayan bir kralı yenip, taraftarlarını katletmesiyle olur.

'Doğruluk timsali' olarak görülen Myanmarlı liderler de tarih boyunca Budizm adına her türlü şiddeti meşru gösterdiler.

Japonya'da birçok samuray Zen Budist'ti; Budist öğreti birçok icraatı meşru göstermek için kullanıldı.

Halkın geniş kesimleri Budizmi milli kimliğin temel unsurlarından biri olarak görmeye başladı.

Myanmar ve Sri Lanka'nın İngiliz İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazanması sürecinde Budizmin önemli rolü oldu.

Her iki ülkede de Budist radikallerle iktidar partileri arsındaki ilişki muğlak.

Küresel gelişmelerin de bunda kritik rolü var.

Dünyanın dört bir yanındaki şiddetle radikal İslam arasında bağ kuruluyor.

Budistler de 'madem diğer dinler şiddete başvuruyor, altta kalmamak lazım' diye düşünüyor.

Alan Strathern (Oxford Üniversitesi)

http://www.ntvmsnbc.com/id/25440010/

Neva
05-05-2013, 10:51
Islami tehditle karsi karsiya degiller, ama meselenin onemli bir ayagi da, bolgedeki eroin pazarinin el degistirecegi veya yok olacagi korkusu ALKA. Dogal olarak, bircok Budist de bu pazarin icinde ayrica.

Diger sentetik urunler, kimyasallar filan ayri bir durum, eroin apayri bir durum zira.

Khaos
05-05-2013, 15:26
A.Q.

budistler bile, sıra komünistlere gelince öldürülsün diyor iyi mi?!
sınıfsız sömürüsüz özgür bir dünya istiyoruz,
mitolojiler ve masallar değil akıl egemen olsun istiyoruz diye mi.


aslında öyle böyle değil, az şey hiç değil....
çok şey istiyoruz çok.


budist bile bize ölümü layık görüyorsa;
işte bu bizim haklılığımızı gösterir.


Alayının Antony Quinn.
bir yerde din iman varsa her çeşit ipnelik de var demektir.

anthemoessa
25-05-2013, 18:47
Tam da ilahi dinlerin durumuna benzedi durum.

Semboliktir, herkes yorumlayamaz vb..

De ki; Size Icchantika'lar hakkinda cok fazla bilgi verilmemistir.

Tanri sozu olmadigi iddia edildigi halde, ilahi bir dinmiscesine bu kadar savunulmasi ilginc tabi ki..

Neva, son yazdığım mesajı, ilk paragrafı hariç, bir daha okumanı isterim. (Özellikle son paragrafı) Çünkü ilk paragraf hariç, "ilahi" dinlerle benzeşen hiçbir yanı yok diğer yazdıklarımın. ;)

Neva
25-05-2013, 22:19
Neva, son yazdığım mesajı, ilk paragrafı hariç, bir daha okumanı isterim. (Özellikle son paragrafı) Çünkü ilk paragraf hariç, "ilahi" dinlerle benzeşen hiçbir yanı yok diğer yazdıklarımın. ;)

Sevgili firatb84;

Birden fazla kere de okusam, degisen birsey olmayacak, klasik ilahi dinlerin savunulmasina benziyor bu metinlerin de savunulmasi.. Emin olun, sizin kadar yabanci iletisim kaynaklarindan da takip ediyoruz.

Yoksa dinsel kaynaklarin kendi basina kimseye bir zarari yok, ta ki insana ulasana kadar... Ne zaman ki insana ulasiyor ondan sonra farkli bir amaca donusebiliyor. Budizm'in de bu baglamda bir ayricaligi yok anlayacaginiz.

anthemoessa
25-05-2013, 23:00
klasik ilahi dinlerin savunulmasina benziyor bu metinlerin de savunulmasi

Müslümanlar genelde "Çok kere doğruyu anlayabilmek için çeşitli Kur'an ayetlerini karşılaştırmalıyız, hangisinin olasılıkla yanlış, hangisinin ise bize yardım edebilecek doğru ayetler olduğuna karar vermeliyiz" ya da benzeri bir açıklama mı getiriyorlar?

Neva
25-05-2013, 23:04
Müslümanlar genelde "Çok kere doğruyu anlayabilmek için çeşitli Kur'an ayetlerini karşılaştırmalıyız, hangisinin olasılıkla yanlış, hangisinin ise bize yardım edebilecek doğru ayetler olduğuna karar vermeliyiz" ya da benzeri bir açıklama mı getiriyorlar?

Muslumanlar veya hristiyanlar veya digerleri farketmez, elbette bu tur yonteme basvuranlar da mevcut, onca kulliyat var herseyden once, baska kesimler bu kesimleri elestirse de, bu, onlarin varligini gozardi etmez ki.. Kaldi ki bir de sembolik kavrami agirlikli isleniyor ki, genel olarak tum dinlerde mevcut.

Aksi olsaydi zaten tum kutsal kitap emirleri, genel olarak tum dindar ulkelerde(Turkiye'de dahil) uygulaniyor olurdu. Uzaga gitmeye gerek yok yani.

Sonucta hepsi siyasi-politik koken tasiyor.

anthemoessa
25-05-2013, 23:10
elbette bu tur yonteme basvuranlar da mevcut

Kimdir bunlar ve müslümanların/hristiyanların yüzde kaçını oluştururlar? Yani tam olarak kim "Olaya dürüstlükle yaklaşmalıyız. Dürüstçe ayetleri inceleyip hangilerinin yanlış hangilerinin doğru ve bize yardımcı olabilecek bizi geliştirebilecek ayetler olduğuna karar vermeliyiz" diyor?

Aksi olsaydi zaten tum kutsal kitap emirleri, genel olarak tum dindar ulkelerde(Turkiye'de dahil) uygulaniyor olurdu.

Kutsal kitap emirlerinin / Kur'an'ın çeşitli emirlerinin ülkemizde geniş kitlelerce uygulanmaması, bu ayetlerin "yanlış" ya da "hatalı aktarma/yazma" olabileceği ihtimalinin düşünülmesinden dolayı değil, ya "dindarım ama uygulayamıyorum" yahut "o ayetler aslında öyle demiyor, başka şey diyor" kabulunden dolayıdır. Arada çok çok büyük bir fark var mentalite açısından.

Neva
25-05-2013, 23:18
Kimdir bunlar ve müslümanların/hristiyanların yüzde kaçını oluştururlar? Yani tam olarak kim "Olaya dürüstlükle yaklaşmalıyız. Dürüstçe ayetleri inceleyip hangilerinin yanlış hangilerinin doğru ve bize yardımcı olabilecek bizi geliştirebilecek ayetler olduğuna karar vermeliyiz" diyor?



Kutsal kitap emirlerinin / Kur'an'ın çeşitli emirlerinin ülkemizde geniş kitlelerce uygulanmaması, bu ayetlerin "yanlış" ya da "hatalı aktarma/yazma" olabileceği ihtimalinin düşünülmesinden dolayı değil, ya "dindarım ama uygulayamıyorum" yahut "o ayetler aslında öyle demiyor, başka şey diyor" kabulunden dolayıdır. Arada çok çok büyük bir fark var mentalite açısından.


Ne farkeder ki? Yuzdeleri kac olursa olsun, onlarin varligi gercegini degistirir mi?

Ornegin; Sizin ana babaniz dini emir diye kac insani kesti, recm etti, yakti vs? Veya genel yum musluman-hristiyan vb. ulkelerdeki insanlar(toplum) asip kesiyor mu?

Iyi ya iste, o bahsettiginiz kabul de, mesajinizin girisindeki dusunce urunu sonucudur. Bunu goremiyor musunuz?

anthemoessa
25-05-2013, 23:58
Iyi ya iste, o bahsettiginiz kabul de, mesajinizin girisindeki dusunce urunu sonucudur. Bunu goremiyor musunuz?

Hiçbir "müslüman", %0,01'i bile, en "light" en liberal olanı bile Kur'an'da "yanlış" ayetler olabileceğini söylemez. Hiçbir "müslüman" bir Buddhist'in kutsal kitaplarına bakabildiği gibi Kur'an'a o gözle bakamaz. "Kur'an'daki bazı ayetler yanlıştır, doğrularını ayıklamalıyız" demez. Bunu ancak hadisler için diyebilir yahut Kur'an'ı "başka şekilde" yorumlar. En fazla bunu yapar. Bu sizin de takdir edeceğiniz gibi çok açık. Bunu tartışmaya gerek bile görmüyorum.

anthemoessa
26-05-2013, 00:08
Ornegin; Sizin ana babaniz dini emir diye kac insani kesti, recm etti, yakti vs? Veya genel yum musluman-hristiyan vb. ulkelerdeki insanlar(toplum) asip kesiyor mu?

Yukarda dediğim gibi, Kur'an'ın çeşitli emirlerinin ülkemizde geniş kitlelerce uygulanmaması, bu ayetlerin "yanlış" ya da "hatalı aktarma/yazma" olabileceği ihtimalinin düşünülmesinden dolayı değil, ya "dindarım ama uygulayamıyorum" yahut "o ayetler aslında öyle demiyor, başka şey diyor" kabulunden dolayıdır. Arada çok çok büyük bir fark var mentalite açısından.

Neva
26-05-2013, 00:22
Yukarda dediğim gibi, Kur'an'ın çeşitli emirlerinin ülkemizde geniş kitlelerce uygulanmaması, bu ayetlerin "yanlış" ya da "hatalı aktarma/yazma" olabileceği ihtimalinin düşünülmesinden dolayı değil, ya "dindarım ama uygulayamıyorum" yahut "o ayetler aslında öyle demiyor, başka şey diyor" kabulunden dolayıdır. Arada çok çok büyük bir fark var mentalite açısından.

Iyi ya iste sayin firatb84, sizin kabul dediginiz, inanis bicimidir. Bunun icine ahlak girer, etik girer vb.

Kimisi buna sembolik der(tipki Budizm'deki metinlerde algilandigi gibi), kimi ise etik bulmaz.

Aradaki benzer mentaliteyi algilayabilmek icin, once ayirdina varmak gerekiyor inanis ve uygulama bakimindan. Mesela bircok insan evlatliginin esiyle evlenmez ama kitap buna yol verir. Kisiye sorsaniz etik bulmaz.

Niye? Kisiye yanlis/olumsuz vb. gelmektedir.

Budizm'de de bu boyledir. Bir metin yazili olarak mevcutsa , bu metin kisiler tarafindan farkli yorumlanabilir. Yani kisi oldurdu diye "onlar Budist degil" vb. seyler demek, Budizm'i kurtarmaz. Kuskusuz genel olarak tumunu de olduren kisiler yapmaz.

Uriel
13-12-2013, 20:08
Ancak Myanmar'da çok daha ciddi bir tablo ortaya çıktı.


Bu yazıları okuyunca Osama Bin Ladini budist sandım. Tamamen gerçeklik dışı. İnsanlar neden müslümalardan nefret ediyor. Myanmarda sadece müslüman ve budistler yaşamıyor. O ülkede pekçok din var.

İslamofobi müslamanların herkese kafir deyip öldürmesiyle başladı. İslamofobi 1400 yıldır var.


Haçlılar

Wafa Sultanın dediği gibi haçlı seferlerin sorumlusu Muhammed. Muhammed olmasa haçlı seferleri olmazdı.

MRBEKTAS99
29-03-2014, 19:46
Budizm'de böyle birşey olamaz.
Çünkü Budistler bi karıncaya bile zarar vermiyorken neden şiddet ve terör uygulasınlar ki?
Budistler'in amacı sadece hayattaki acıdan kurtulup mutluluğa varmaktır.
Amaçları bu olan insanlar neden terör uyuglasınlar ki?

İlahimasal
17-05-2015, 12:33
budizm gibi bir din yapılanması terör üretiyorsa. muhakak şiddeti meşru gören öğretileri vardır,

şiddet dini olan islamın müslüman bireylerini öldürdüklerine göre .

üzüm üzüme baka baka kararmış.

Vefik Sami
17-05-2015, 12:58
Sn. Obi-Wan;

Gençlik yıllarımın idolü Bruce Lee'nin filmlerinden öğrendiğim bir tapınak adı var.
Shaolin tapınağı
Bunun Buddha öğretisi ile bir ilgisi var mı ?

İlahimasal
17-05-2015, 13:03
Kung fu ogreten metinlere pek rastlamadim ama bir goz atayim, sansim varsa ben de ogrenirim :madgrin:

ögretisini uzak doğu sporları olarak belirtmemişdim .

alkanın girişdeki yazısını ve mayammardaki insan katliamı nın gerekçesi
öğretileridir demek istemişdim.

bu dinler terör üretiyor kökden kaldırılmalı ve yapıtları müzelerde sergilenmeli ki bir daha terör ve şiddet üretemesinler.

turin
17-05-2015, 13:11
Hiçbir "müslüman", %0,01'i bile, en "light" en liberal olanı bile Kur'an'da "yanlış" ayetler olabileceğini söylemez. Hiçbir "müslüman" bir Buddhist'in kutsal kitaplarına bakabildiği gibi Kur'an'a o gözle bakamaz. "Kur'an'daki bazı ayetler yanlıştır, doğrularını ayıklamalıyız" demez. Bunu ancak hadisler için diyebilir yahut Kur'an'ı "başka şekilde" yorumlar. En fazla bunu yapar. Bu sizin de takdir edeceğiniz gibi çok açık. Bunu tartışmaya gerek bile görmüyorum.

Şahsen Kuran tahrif edilmiş olabilir diyen ve kendini Müslüman olarak tanımlayan birisi oldum senelerce..
Bu kapsamda; bazı ayetlerin Kuran'a koyul(a)mamış olduğunu söyleyen müslümanlarda tanıdım..
Hatta 19.'lar gibi Kuran'a sonradan eklenmiş ayetler olduğunu iddia edenlerde var..
Hele ki Fatiha suresi hep tartışma konusu olmuştur.
Eh bunlarda hatırı sayılır bir yüzdeye tekabul eder herhalde..
Birileri diğerlerini müslüman olmamakla suçlayagelmiş, öldürmüştür tarih boyunca.. Bu da "bunu yapanlar budist değil" söylemiyle benzerlik göstermekte, pek ala..
İnsan varsa işin içinde, herşey olur!!

İlahimasal
17-05-2015, 13:20
.
İnsan varsa işin içinde, herşey olur!!

aynen
bir ateist insan öldürbilirmi öldürebilir.

ateist öğreti katliamı engelleyebilirmi ? aslaaaa

ateistte bir insan ,her şey olabilir.