Brian
04-06-2013, 13:47
Gezi Parkından Alınması Gereken Dersler
Gezi Parkı olayları birçok açıdan önemlidir. Ve bu olayı özellikle sosyalistlerin çok önemsemesi birçok açıdan hayati önem taşımaktadır.
Ve yine bu olaylar bazı bakımlardan uyarıcıdır. Fakat gerekli dersleri ve yapılması gerekenleri çıkarmak da son derece önemlidir.
Peki bu tür olayların arkasında yatan asıl nedenler nedir? Kuşkusuz olayların birçok nedeni vardır. Bunların da hepsi ayrı ayrı önem taşımaktadır. Fakat burada öyle nedenler vardır ki bunları göz ardı etmek bizi önemli yanlışlara sürükleyebilir veya asıl görmemiz gereken yerleri gözden kaçırabiliriz.
Kapitalist sistem bugün dünya çapında tarih boyunca görülmemiş bir büyüklüğe ulaşmıştır. Serbest ticaret anlaşmaları (NAFTA, Avrupa Birliği, WTO vb. sayesinde) ile ticaret çok kolay hale gelmiştir. Kuşkusuz bunun bazı olumlu tarafları vardır. Fakat kapitalizmin ve piyasa ekonomisinin dünya çapında bu kadar büyüklüğe ulaşmasının çok ciddi bedelleri vardır. Bunlardan en önemlisi ekolojik bedeller ile insanların yaşam alanlarına göz diken ve bu konuda sınır tanımayan şirketlerin davranışlarıdır.
Artık şirketler ormanlara, madenlere, derelere, içme sularına, parklara vb. birçok alana da göz dikmişlerdir. Çünkü bu derece büyüyen, büyüdükçe üretmek; üretilenleri pazarlamak ve tüketmek isteyen bir sistem için başka türlüsü zaten düşünülemez. "Büyü ya da öl' bir bakıma bu sistemin kuralıdır. Piyasa ekonomisinin, kar etme, rakiplerden önde olma ve buna bağlı tüketme ve pazarlama dürtüsünün sonuçlarıdır bunlar. Bu kadar büyüme yetmiyor daha da büyümek istiyorlar. Neyle ve nasıl büyüyecekler? Dünya kaynakları, ormanlar, parklar, araziler, madenler sınırlı. Onlar için Dünya gibi başka bir gezegen de yok. AVM'yi Mars gezegeninde kuracak halleri de yok. Bu durumda bizim yaşam alanlarımıza göz dikilecek. Eğer bunlar şirketler için önemli ise şirketler bunlara el koymaya çalışacak.
Ve bugün anlaşılmıştır ki kapitalizmin bu şekilde devam etmesinin sonuçları çok kötü olacaktır. Yani artık insanoğlunun geleceği için kapitalizm bu şekilde devam edemez. Dünya ciddi bir ekolojik kriz tehlikesi ile karşı karşıyadır.
İnsanların yaşam alanları (parklar, ormanlar,[örneğin Amazondaki ormanlar vb.] dereler) ciddi tehdit altındadır. Bunlar ya yok edilmekte, ya kirletilmekte, ya şirketlerin kar amaçları için onlara verilmekte ve doğa bir şekilde ciddi zararlar görmektedir. Kar amacıyla eden ve kısa süreli kar elde ekmek için uzun süreli çıkarları düşünmeyen bir sistem nihayetinde başarı olamaz.
Şimdi bu açıdan bakıldığında Gezi Parkı olayları önemli bir uyarıcıdır. Ama bu bazı ufak tefek değişikler olsaydı ille de bu şekilde başlamak zorunda değildi. Ana mantık (Kapitalizm ve buna bağlı üretim, tüketim ilişkileri, buna bağlı bir ekonomi ve yine bu bağlı olarak ekolojiyi ve insanların yaşam alanlarını göz ardı etme) değişmediği sürece bazı ufak tefek şeylerin değişmesi bu tür olayların olmasını engellemez. Bunu görmek ve anlamak gerekir. Kemalistler olsaydı veya içki yasağı olmasaydı böyle olmazdı demek meseleyi çok basite almaktır ve asıl önemli nedenleri göz ardı etmeye kadar bizi götürebilir. (Bu yüzden konuyla ilgili olarak yapılan Kemalizm eleştirileri boşuna yapılmış eleştriler değildi ve son derece doğru tespitlerdi.)
AKP bu krizden toplumu kutuplaştırarak kurtulmayı düşünüyor. Diyor ki olay çıkartan içki içenler, ulusalcılar, her zaman olay çıkartmak isteyenler, bizi çekemeyenler, bize her zaman karşı olanlar vb. AKP aslında bu stratejisinde şimdiye kadar çok başarılı olmuştur. Her seferinde bunların derdi başka, bunlar Alevi, alkolik şu bu diyerek insanları ötekileştirmiştir. Ve bu şekilde kendisine karşı yapılan her türlü eleştiriye karşı bağışıklık kazandığını düşünmüştür. Anlaşılan o ki bunda devam edecektir.
Ama nihayetinde önemli nedenler tüm açıklığı ile ortaya konulduğunda ve insanlar bu tür olaylarla daha çok karşılaştığında bu taktikler işe yaramayabilir. En nihayetinde bu taktikler işe yaramayacaktır. Sosyalistler bunların ve çözüm yollarının üzerinde dururlarsa kazanabilirler.
Gezi Parkı olayları birçok açıdan önemlidir. Ve bu olayı özellikle sosyalistlerin çok önemsemesi birçok açıdan hayati önem taşımaktadır.
Ve yine bu olaylar bazı bakımlardan uyarıcıdır. Fakat gerekli dersleri ve yapılması gerekenleri çıkarmak da son derece önemlidir.
Peki bu tür olayların arkasında yatan asıl nedenler nedir? Kuşkusuz olayların birçok nedeni vardır. Bunların da hepsi ayrı ayrı önem taşımaktadır. Fakat burada öyle nedenler vardır ki bunları göz ardı etmek bizi önemli yanlışlara sürükleyebilir veya asıl görmemiz gereken yerleri gözden kaçırabiliriz.
Kapitalist sistem bugün dünya çapında tarih boyunca görülmemiş bir büyüklüğe ulaşmıştır. Serbest ticaret anlaşmaları (NAFTA, Avrupa Birliği, WTO vb. sayesinde) ile ticaret çok kolay hale gelmiştir. Kuşkusuz bunun bazı olumlu tarafları vardır. Fakat kapitalizmin ve piyasa ekonomisinin dünya çapında bu kadar büyüklüğe ulaşmasının çok ciddi bedelleri vardır. Bunlardan en önemlisi ekolojik bedeller ile insanların yaşam alanlarına göz diken ve bu konuda sınır tanımayan şirketlerin davranışlarıdır.
Artık şirketler ormanlara, madenlere, derelere, içme sularına, parklara vb. birçok alana da göz dikmişlerdir. Çünkü bu derece büyüyen, büyüdükçe üretmek; üretilenleri pazarlamak ve tüketmek isteyen bir sistem için başka türlüsü zaten düşünülemez. "Büyü ya da öl' bir bakıma bu sistemin kuralıdır. Piyasa ekonomisinin, kar etme, rakiplerden önde olma ve buna bağlı tüketme ve pazarlama dürtüsünün sonuçlarıdır bunlar. Bu kadar büyüme yetmiyor daha da büyümek istiyorlar. Neyle ve nasıl büyüyecekler? Dünya kaynakları, ormanlar, parklar, araziler, madenler sınırlı. Onlar için Dünya gibi başka bir gezegen de yok. AVM'yi Mars gezegeninde kuracak halleri de yok. Bu durumda bizim yaşam alanlarımıza göz dikilecek. Eğer bunlar şirketler için önemli ise şirketler bunlara el koymaya çalışacak.
Ve bugün anlaşılmıştır ki kapitalizmin bu şekilde devam etmesinin sonuçları çok kötü olacaktır. Yani artık insanoğlunun geleceği için kapitalizm bu şekilde devam edemez. Dünya ciddi bir ekolojik kriz tehlikesi ile karşı karşıyadır.
İnsanların yaşam alanları (parklar, ormanlar,[örneğin Amazondaki ormanlar vb.] dereler) ciddi tehdit altındadır. Bunlar ya yok edilmekte, ya kirletilmekte, ya şirketlerin kar amaçları için onlara verilmekte ve doğa bir şekilde ciddi zararlar görmektedir. Kar amacıyla eden ve kısa süreli kar elde ekmek için uzun süreli çıkarları düşünmeyen bir sistem nihayetinde başarı olamaz.
Şimdi bu açıdan bakıldığında Gezi Parkı olayları önemli bir uyarıcıdır. Ama bu bazı ufak tefek değişikler olsaydı ille de bu şekilde başlamak zorunda değildi. Ana mantık (Kapitalizm ve buna bağlı üretim, tüketim ilişkileri, buna bağlı bir ekonomi ve yine bu bağlı olarak ekolojiyi ve insanların yaşam alanlarını göz ardı etme) değişmediği sürece bazı ufak tefek şeylerin değişmesi bu tür olayların olmasını engellemez. Bunu görmek ve anlamak gerekir. Kemalistler olsaydı veya içki yasağı olmasaydı böyle olmazdı demek meseleyi çok basite almaktır ve asıl önemli nedenleri göz ardı etmeye kadar bizi götürebilir. (Bu yüzden konuyla ilgili olarak yapılan Kemalizm eleştirileri boşuna yapılmış eleştriler değildi ve son derece doğru tespitlerdi.)
AKP bu krizden toplumu kutuplaştırarak kurtulmayı düşünüyor. Diyor ki olay çıkartan içki içenler, ulusalcılar, her zaman olay çıkartmak isteyenler, bizi çekemeyenler, bize her zaman karşı olanlar vb. AKP aslında bu stratejisinde şimdiye kadar çok başarılı olmuştur. Her seferinde bunların derdi başka, bunlar Alevi, alkolik şu bu diyerek insanları ötekileştirmiştir. Ve bu şekilde kendisine karşı yapılan her türlü eleştiriye karşı bağışıklık kazandığını düşünmüştür. Anlaşılan o ki bunda devam edecektir.
Ama nihayetinde önemli nedenler tüm açıklığı ile ortaya konulduğunda ve insanlar bu tür olaylarla daha çok karşılaştığında bu taktikler işe yaramayabilir. En nihayetinde bu taktikler işe yaramayacaktır. Sosyalistler bunların ve çözüm yollarının üzerinde dururlarsa kazanabilirler.