PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fatih gemilerini tepeden aşırdı ama AVM'yi Gezi Parkı'ndan aşıramadılar...


upuaut
05-06-2013, 03:59
Fatih gemilerini tepeden aşırdı ama AVM'yi Gezi Parkı'ndan aşıramadılar; düz yolda yolda şaşırdılar!

Efsaneye göre Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerimiz, donanmanın vurucu gücü olan 72 adet kadırgayı bir gecede Tophane'den Kasımpaşa'ya giden tepeden çıkarttırdı.

İşte, "mağlup da olsa galiptir giden bu yolda" dedirten atalarımız tepede bir kadırgayı çekerken görülüyor (Haritayı kadırganın nerede olduğunu anlamanız için koydum):

http://galeri3.uludagsozluk.com/160/fatih-in-gemileri-karadan-yurutmesi_229528.gif
http://www.nurnet.org/wp-content/uploads/2011/04/gemi.lerin_.karadan.yurutulmesi.2.jpg

Aşağıdaki temsili resimde gemilerimizin denize inişi sırasında Fatih Sultan Mehmet Hanımız görülüyor:

http://www.tarihtennotlar.com/wp-content/uploads/2009/11/fatih4.jpg

Bu temsili resimde de, artık gemilerimizin tamamı denize inmiş ve bu sırada Fatih Sultan Mehmet Hanımız bir başka çılgınlık yaparken, atını denize sürerken görülüyor:

http://img03.blogcu.com/images/m/u/z/muzohaber/09f07538e222c5f40b7a29bd3a0a25ac_1266246937.jpg

Hiç kuşkusuz Fatih'in kafasında daha işgalin ilk planlama döneminden itibaren Haliç'e bir gemi çıkartma projesi vardı. Çünkü diğerlerine nazaran Haliç'teki surların daha zayıf olduğu bilinmekteydi. Ayrıca Fatih'in padişahlığından 14 yıl önce Venedikliler, Adige'den Garda Gölü'ne 14 km. boyunca gemileri taşımışlardı. Ama Fatih'in yaptığı bu çılgınlık, o dönemde orman olan o arazide (en kısa mesafe 3 km.) gemilerin geçmesi için binlerce ağacı kesmek ve güzergahı temizlemek demekti. Bununla birlikte, arazinin düzeltilmesi, gemilerin üzerinde kaydırılması için yol boyunca, yağlı ve birbirine simetrik binlerce (en kısa mesafe için 6 bin) kereste hazırlanıp yerleştirilmesi gibi dahiyane bir mühendislik çalışmasını gerektiriyordu.

Her neyse, bu efsane kaynaklarda farklı farklı anlatılır ama bizim tüm dikkatimiz, yukarıdaki haritadaki güzergahta Fatih'in gemilerinin nasıl yürütülmüş olduğunda ve fetihten sonra şehrin her tarafına ağaçlar diktiren, hatta bizzat bu faaliyete katılan, ağaca zarar verenleri şiddetle cezalandıran, elbisesi ağaca takılan kimsenin o ağacı kesmemesi ve elbise bedelinin ödenmesi için bile bir vakfiye kuran Fatih Sultan Mehmet'in gözleri önünde "Kıyamet kopsa bile, o zaman elinizde bir fidan bulunuyorsa ve onu dikmek için de bir engel yoksa derhal o fidanı dikin!" hadis-i şerifi dururken, yukarıdaki güzergah üzerindeki binlerce ağacı kestirerek çevre katliamını nasıl yapmış olduğundadır. Acaba her konuda dahilik gösteren padişahımız çevre katliamı yapmadan İstanbul'u fethedememiş miydi?

Peki, Fatih gemilerini tepeden aşırırken şimdikiler neden düz yolda şaşırdılar da, Taksim'deki Gezi Parkı'na bir AVM dikemediler? Bunu yapmaya çalışanlar, üstelik "Neo-Osmanlı" olduğunu iddia eden kişilerdir.

Anlaşılan o ki, kapitalist ruhlarda ne peygamberin sözü, ne de Osmanlı padişahlarının sözü geçer. Varsa yoksa para... Paranın dini imanı olmaz diyorlardı da, inanmıyorduk! Bu olay her şeyi ortaya çıkartmıştır.

https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/p480x480/971171_10151958758184517_1542855581_n.jpg

Evet, Taksim Gezi Parkı'ndaki çevre katliamına dur, diyelim!

Psiko
05-06-2013, 10:33
22 nisan 1453 günü sabahı uyanan Bizanslılar, *Haliç kıyılarında 72 adet Osmanlı gemisi görüyor bir anda.
Osmanlı gemileri Haliç'e nasıl getirildi?
Farklı yazarların değişik görüşler irdelenmiş.
Resmi tarihin ileri sürdüğü, gemilerin Taksim üzerinden kalaslar üzerinde kaydırılarak götürüldüğü iddiası bazı bakımlardan olanaksız gibi görülüyor.
Bunun nedenleri şöyle anlatılıyor:

Gemilerin bizim resmi tarihimizde anlatıldığı gibi boğazdan Haliç'e karadan aktarılması için o dönemde tamamen ormalık olan Taksim-Galata sırtlarındaki binlerce ağacın öncelikle kesilmesi gerekir.
Bu da yetmez haftalar boyunca zemin çalışması ile çukurların doldurulması, tümseklerin tesviye edilmesi gerekir.
800 tonluk gemiler ufak bir çukara veya tümseğe denk geldi mi kaydırılmaları imkansız olur. Demek ki öncelikle haftalar, aylar süren ağaç kesme ve zemin tesviyesi çalışması gerekiyor.
Ve bu Galataya yakın kısımdaki (Haliç zincirinin karşı ucunu koruyan sur bölümü) Cenevizlilerin önünde yapılmak zorunda.
Oysa böyle bir tarihsel kayıt ne bizde ne de onlarda var.

Resmi teze bakılırsa 800 tonluk gemiler önce sahilden Taksim sırtlarına yokuş yukarı 1-2 km. çekiliyor.
Oysa 72 geminin ardı ardına bu şekilde Taksim sırtlarına çıkartılması çok büyük risk taşır, şöyle ki eğer çekilen gemilerden önde olan bir şekilde iplerden kurtulup geri geri kaymaya başlarsa aşağıdan gelmekte olan gemilere bindirir ve bu zincirleme kaza ile tüm gemilere hasar verir.
O halde her iki gemi arasında güvenli bir mesafe olmalı.
Bu mesafeyi zaman olarak yarım saat bile kabul etsek, yani bir geminin kaydırılmaya başlanmasından yarım saat sonra 2. geminin kaydırılmaya başlayacağını kabul etsek, 72 gemi için 36 saat eder.
Oysa gemilerin bir gecede indirildiği söyleniyor.
Gündüz gözüyle Cenevizlilerden saklanmaları da imkansız.

Resmi tarihin, gemileri Boğaz'dan Haliç'e aşırtma hikayesi bana da bir yutturmaca geliyor. Gemilerin her birinin yaklaşık 800 ton geldiği kabul edilirse ve her bir taşıyıcının güvenli olarak 50 kg. taşıyacağını kabul edersek (yokuş yukarı 1-2 km çıkacağını da düşünün, daha fazlası zor ve 4 km taşıyacak bunu) her gemi için taşıyıcı insan sayısı şöyle çıkar:

800 ton= 800.000 kg
800.000 kg/ 50 kg.= 16.000

Demek ki her gemiyi anca 16.000 insan güvenli şekilde taşıyabilir.
Ve bölge çok sık ormanlık!
Gemileri geçeceği genişlikte orman budanabilse bile 16.000 hammalı nasıl düzgün geometrik şekilde dağıtabilirsiniz çevreye.
Sık ormanlık alanda 16.000 hammal nasıl bir diziliş pozisyonu alabilir?
Sağ ve sol taraftaki hammalların ufak bir dengesiz kuvvet uygulaması ile geminin burnu bir yana kıçı bir yana gider.
Gittiği gibi, dibinde bulunan hammalları da ezer.
Kaydırma kalaslarının anca geminin eninden biraz daha fazla ende döşendiğini tasavvur ettiğimizde yan dönmüş gemi kalassız kara parçasına oturmaz mı?
Kalassız kara parçasına oturan gemi tekrar nasıl rotasına sokulur, ne kadar zaman alır?

Ve bu sorunun 72 gemi için de geçerli olduğunu düşününüz.
Ve de bir gecede hepsinin aktarıldığının iddia edildiğini düşününüz.

Her gemi kaydırılmasında 16.000 hammal görev aldıysa 72 gemi için 1.152.000 hammal eder.
Her hammal o gece 3 gemi taşımasında kullanılmış olsa 384.000 hammal eder!
Bu ise istanbul kuşatmasına katılan insan sayısından bile fazla.
Gemileri Taksimden kaydırma hikayesi üfürülmüş görünüyor bana.

Peki o halde 72 gemi Haliçe nasıl, nerden indi?
Bu konuda bana da en mantıklı gelen açıklama, Kağıthane bölgesinde bu gemilerin uzun zamandan beri yapılmakta olduğu ve burada imal edilen gemilerin kısa bir mesafede kaydırılarak Haliç'e indirildiği şeklinde.
O dönemde Kağıthane bölgesi oldukça ormanlık ve gemi yapımına uygun.
Bazı kaynaklar da bu teoriyi destekliyor.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2270&highlight=erdo%F0an+ayd%FDn

rasa
05-06-2013, 10:40
Yeter artık fatihin gemileri karadan sürükleyip farklı bir yerden denize indirmesinin öğünelecek bir tarafını ğöremiyorum!. Üstelik ğeri zekalılığın bariz bir ğösterğesidir!. Şaşırdınız-mı evet aynen manda kafalılıktır! gemileri karaya sevketmesinin sebebi nedir? haliçdeki gerilen zincirdir!. Bu zincirden kurtulmanın, onun bir halkasını koparmanın bir yolunu bulamamışlar! bu iş o kadar zormuydu. Teknik olarak bir şeyler icat edip zincirlerden kurtulmanın yollarını ğeliştireceklerine, onca gemiyi kol ğücüyle karaya vurmak tam bir geri zekalılıktır! bu ğerçekliğin farkına varalım artık.:fish2:

Psiko
05-06-2013, 10:50
Bugün Osmanlı Padişahı Sultan II. Mehmet’in Bizans İmparatorluğu’nu tarihe gömmesinin 553. yıl dönümü.
Bir başka anlatımla İstanbul’un fethi…

İstanbul “gavurlardan” alındıktan 553 yıl sonra kent merkezinde faaliyet gösteren “yabancı bandıralı” ekonomi devlerinin varlığını bir tarafa koyup, Haliç’e gemi indirme masalının canlandırılmasına gelelim.

İstanbul’un Fethi kutlamaları Refah Partisi’nin İstanbul’u fethiyle birlikte görkemli bir hale büründü.
Tarihi olayın simgesi olan, “Gemilerin Karadan Yürütülmesi” hikayesini canlandırma ise tam bir çile haline geldi.

Örneğin temsili çekmede, gemilerin tekerlekli ve hatta motorlu araçlarla çekilirken bile ne kadar zorluk yaşandığı görülebiliyor.
Bu komik törenler Fatih’in yaptığı işi karikatürleştirmenin ötesinde bir şey ifade etmiyor.

Adidas ayakkabılı “leventler”, arkasından ekzoz dumanı çıkartarak rampa çıkan gemiler karikatürün hiciv unsurlarını oluşturuyor.

Bu işin o tarihteki imkansızlığını kanıtlama gösterisine dönüşüyor.

En iyisi böylesi komik görüntüler yaratmamak….

Zaten işin aslında da böyle şeylerin olmadığını ciddi tarihçiler ortaya koyuyorlar.

553 yıl önce devlet, başkent, sınır, güvenlik gibi kavramları bugün ölçüleriyle anlamak da kolay değil….

1453’ün ilkbaharında İstanbul Bizans’ın başkenti.
Bizans’ın merkezine kürek çekme ile yarım saatlik mesafedeki Anadolu Hisarı 1394’ten itibaren Osmanlı kalesi olarak yarım yüzyıl Boğaziçi’nde bayrak dalgalandırıyor.

Aynı şekilde Haliç’in derinliği de bütünüyle Osmanlıların elinde. (Fatih ve Fetih/ Erdoğan Aydın)

Üstelik Haliç’in o kısımları ormanlık, Osmanlı da gemi yapımında ustalaşmış….
Zaten Evliya Çelebi’de durumun ayrıntılarını Seyahatname’de anlatıyor:

“Ebü’l-feth, Timurtaş Paşa’yı iki bin askerle Kağıthane’deki koruluk içinde 50 parça kadırga yapmakla görevlendirdi.
Kuşatmanın onuncu gününde, Tersane bahçesinde Şahkulu adlı iskelede denize indirildiler.”

Bizanzlıların birden bire (!) Haliç’te gördükleri gemiler, zaten Haliç’teki tersanede yapılmıştı.

Artık gemi tırmandırma çilesi yerine daha akla mantığa uygun tören düzenine geçilirse, "Dünyanın başkenti, çok kültürlü İstanbul" gibi toplantılarda "Çağdaş" konuşmalar yapan, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş da dünkü törenlerde olduğu gibi sıcaktan bunalıp zor anlar yaşamaz.
http://www.internethaber.com/istanbulun-fetih-cilesi-3460y.htm

Yergin
05-06-2013, 12:19
Psiko,

Yaptığın hesaba göre, piramitleri yapmak için kaç kişi gerekli?