Orijinalini görmek için tıklayınız : Demirtaş'tan Gezi Parkı çıkışı
Demirtaş'tan Gezi Parkı çıkışı
''kesinlikle ırkçı ve faşistlerle aynı etkinlikler içinde olmayız''
Bu ifadeleri üzüntüyle okudum.
Ey Demirtaş
Ülkemde yaşanan şu halk direnişi konusunda şu açıklamayı yaptınya;
Sana yazıklar olsun.
Rizedeki mollalara detek verin siz.
Akp 'ye omuz verin.
ama gölge etmeyin lütfen.
Biliyormusun kürt yurttaşlarımızda sizi umursamıyor artık.
Eylemdeki insanlara bakın ne dediğmi anlarsınız
''kesinlikle ırkçı ve faşistlerle aynı etkinlikler içinde olmayız''
Altına imzamı atıyorum.
Olan bitenin Kemalist, Ulusalcı, Atatürk'çü tafya tarafından sahiplenilmesi kadar bu eylemlere zarar verebilecek başka bir şey yoktur heralde.
Bu eylemlerin merkezinde ADD, TKP, İP, TGB, CHP yok.
Kimse de aksini ispat etmeye çalışarak kafasını boşa yormasın.
Klasik goruntuler, paye cikar, paye yapistir.
Bu söylem bir talihsizlikti. İlk açıklama perşembe günü geldi sanırım ya da cuma. Onlarca bdp'li ile yanyanaydık. Ertesi gün yine geldiler.. Add CHP gibi oluşumlar çatışmanın içerisinde yoktu zaten. Tüm kollardan taksime çıkıldıktan 1 2 saat sonra chp kolu geldi (cumartesi). Oysa ilk günden itibaren bdp tam destek verseydi sonuç çok daha kapsayıcı olurdu.
Bir yandan direnişi biz başlattık (sırrı süreyya vasıtasıyla) diyorlar, diğer yandan sol kesimi direnişi CHPye kaptırmakla suçluyorlar. Olayın halk hareketi olduğunun ayırdımına biraz geç vardılar. Keza KCK'nin açıklaması daha yerinde.
Açıklayıcı bir yazı:
http://www.gelawej.net/index.php/recep-marasli/10585-bdp-meydanlar-kime-brakt.html
Şeritçı bir diktatöre karşı halk ayakta halk.
Halkı faşist diye nitelemek art niyet yoksa ne anlama geliyor?.
Türkiye insanını faşist yapmak ne anlama geliyor.Üstelik faşizme baş kaldırırlarken.
Halk hareketinin içinde herkes var.
Bu tutum arızalı bir tutumdur.
Sırrı Süreyya herkesten önce oradaydı.
Bdpliler çözüm/barış süreci dedikleri şeye zarar gelmesin diye Akp'nin iyiden iyiye suyuna gitmeye başladılar. Eleştiriler dostlar alışverişte görsün gibisinden yapılıyor bence. Bir de Akp'nin Suriye politikasına paralel şeyler söylüyorlar gene aynı şekilde. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anladım zaten.
“Ne sağcıyım ne solcu, çapulcuyum” pankartıyla yürüyüşe katılan Boyner, çalışanlarına e-posta attı: Bu, yeni Türkiye’nin habercisi. İnsanlar yaşam tercihlerini aslanlar gibi savunacak. Umut ve heyecanımızı işimize yayalım.
http://fotocdncube.gazetevatan.com/newpics/news/060620131029317341480_2.jpg
Taksim Gezi Parkı'nda yaşananlara iş dünyasından da tepkiler geliyor.
Ümit Nazlı Boyner, Taksim Gezi Parkı'nda yapılacak AVM'ye Boyner Holding olarak katılmayacaklarını açıkladı. Boyner, 'Müşterilerimizin bu kadar karşı çıktığı bir projede yer almamız mümkün değil' açıklamasında bulundu.
http://fotocdncube.gazetevatan.com/newpics/news/310520131446008759767_2.jpg
Hürriyet'ten Demet Cengiz'in haberine göre Silk&Cashmere, Damat Tween ve Herry mağazalarının sahipleri de Gezi Parkı'na AVM'ye tepki gösterdi.
Herry Mağazasnın sahibi Selami Sarı, "Tepki olarak ben o AVM'ye girmem, kan dökülmüş bir yerde mağaza açmam. Ben Karadenizliyim, yeşile aşığım. İnsanlar ağaçları korumak için bu kadar reaksiyon veriyor.
Ne Gezi Parkı’nda ne de Emek Sineması’nın yerine yapılacak AVM’de yer almam" dedi.
Silk & Cashmere markasının kurucusu ve CEO’su Ayşen Zamanpur da toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak “Bu kadar çok toplumsal hassasiyet gösterilen konu da gözlerimizi kapatamayız. İlla orada olmamız şart değil. 7 yıldır Beyoğlu’nda yer arıyorum ama ne Gezi’ de ne de Emek’te mağaza açmam” diye konuştu.
http://haber.gazetevatan.com/boynerden-gezi-maili/544004/1/gundem
1 Haziran'da Kadıköy CHP'nin miting alanı gibiydi, her yerde Kılıçdaroğlu'nun posterleri ve broşürleri vardı ve ellerinde "Mustafa Kemal'in Askerleyiz" yazılı gruplar meydandan Bahariye'ye doğru gidiyordu. Ekşi sözlük ve twitter, askerlerin gaz maskesi dağıttığı, polisle çatıştığı haberleriyle çalkalanıyor, "asker darbesi" isteyen kimseler ortalığı provoke ediyordu. (bir asker toz maskesi dağıttı, kışlaya toma çekmek isteyen polisler engellendi doğrudur.)
2 Haziran Taksim'de sabah saatlerinden itibaren eski durakların orası TKP ve az miktarda ESP ve SDP'li grupların etkisindeydi ki akşama doğru bu gruplar yerini düzensiz halk yığınlarına, taraftar gruplarına bıraktı. Daha o anlarda ben bireysel olarak eylemlerden el çekip internetten takip etmeye başladım. Zira iş postal yalayıcıların anti demokratik gövde gösterisine dönüşüyor gibiydi. Eylemlerin içinde olup bunu hissetmeyen varsa birşey diyemeyeceğim. Açıkçası BDP'nin buradaki tutumu da umrumda değil. Ancak benim algım da Demirtaş'ın söyleminden farksız değildi. Açıklamanın tarihine bakarsanız o tarihten sonra S. Süreyya Önder'in girişimlerini görebilirsiniz. Demirtaş'ın yaptığı olsa olsa bir tespittir.
2 Haziran akşam üzeri Sevan Nişanyan'ın da bu yönde bir kaç tivit attığına şahidim. Yani bu bozunum havası anlaşılmayacak bir şey değildi. En azından gören gözler için ortalık emarelerle doluydu.
Bu eylemleri, hali hazırda süren barış sürecini baltalamak için fırsat gibi gören grupları herkesin farketmiş olması lazım. Bu eylemlerin amacı hükümeti devirmek değildi. Aksine bunu böyle gösteren Yeni Şafak ve Akit gibi gazeteler Erdoğan'ın sokağa sürerim dediği AKP seçmenini provoke ederek ayaklandırmaya ve sokaktaki halkla karşı karşıya getirmeye çalıştılar.
Tayyar, “Kendine has üslubunu belki eleştirebilirsiniz ama şunu bilin;
Erdoğan diktatör olsaydı Taksim Dersim olur, mezar taşına hasret giderdiniz! Dersim katliamının faillerini kucaklayanların, özgürce her yeri talan ettiği dönemde Erdoğan’a diktatör demesi akıl tutulmasıdır!”
Radikal Gazetesi Yazarı Özgür Mumcu ise Şamil Tayyar’ın açıklamalarına Twitter hesabından verdiği yanıtta, “Toplu bir katliama kurban gidilmediği için yüzbinler sizlerden duacı. Şamil bey bir ara şu DSP (http://www.hurriyet.com.tr/index/dsp/) milletvekilliği adaylığı maceranızı da anlatır mısınız? Tutarlı siyasi çizginizi öğrenelim” ifadesini kullandı.
http://www.hurriyet.com.tr/gezihaberleri/23450284.asp
Pazar günü eline bayrağı alanın alana çıkıp kemalist söylemleri dile getirdiği doğrudur. Cumartesi de aynı şeyler akşama doğru yaşandı. Siyasi görüşümle uyuşmadığı için beni de rahatsız etti. Ancak bu hareket hiç bir biçimde kemalizmin etkisine girecek gibi durmuyor. Girmez de.
Demirtaş'ın açıklamarı ise bu durum oluşmadan önce geldi ve kendi tabanını bu direnişe katmamak yönündeydi. Takip edebildiğim tüm BDP'lilerin de kafası karışık durumdaydı zaten. Hatta Anti kürt taksim eylemlerinden neden uzak durmalıyız türü yazıları da görebilirsiniz.
Sonra fikirler değişti, alana katıldılar. Halen tam anlamıyla katılmış durumda da değiller. Özeleştirel yaklaşacaklarına, sırrı süreyya vari espirilerle durumu kotarmaya çalışıyorlar. KCK'nın açıklamasını bekleyerek de siyasetten ne derece uzak kaldıklarını gösterdi diyebilirim Demirtaş. İlk günden bu yana direnişin içerisinde olsalardı çok daha farklı sonuçlar alınabilirdi. Hükümeti devirmek vs. gibi sonuçlardan bahsetmiyorum. Ancak konser organize etme gibi ucube fikirlere cevap vermede daha güçlü olabilirdik. Hoş, gerekli cevap verildi de..
Dün, TGB'lilerin BDP çadırına saldırıp bir kişiyi bıçaklamasından sonra alandan kovulmaları da hareketin kemalist yöne evrilmesinden korku duyulmasının gereksizliğini gösteriyor.
Dün, TGB'lilerin BDP çadırına saldırıp bir kişiyi bıçaklamasından sonra alandan kovulmaları da hareketin kemalist yöne evrilmesinden korku duyulmasının gereksizliğini gösteriyor.
Bu yaşanılanlara rağmen hala orada bir HAK tan bahsedebiliyorsanız eğer, cidden yazıklar olsun. Türkiye böyle bir ülke işte. Bin bir türlü başı olan canavarlar var.
Karşılarında yiyecek birisini bulamadıkların da, birbirlerini yemeye başlayacaklar.
Bence siz Turan Dursun sitesini bir süreliğine aranızda konuşma platformuna çevirin. Zaten "elinizde" olan birşey. 2 günde unuttunuz çünkü ateizmi, bilimi ve herşeyi.
Zihinlerinizin almadığı şey de bu zaten.
Yıllarca bir kesimi ulusalcı diğer kesimi dinci yetiştirmek için çabaladılar. Bu eylemlerden sonra yüzlerce ulusalcı da ciddi kırılmalar başladı. Tanıdıklarımın içindeki ulusalcılar dahi özür dilemeye başladı geçmiş düşüncelerinden dolayı. Dincilerde de aynı kırılmaların yaşandığını düşünüyorum. Münferit bir olaydı, yaşandı. BDP çadırının yanına türk bayrağıyla çadır kuranların, aynı halayda yan yana durmasını es geçeceğinizi biliyorum. Bu nedenle sizinle bu konuyu tartışma zahmetine dahi girmek istemiyorum. Ortada bir hak yok diyebilecek kadar basiretsizseniz bu direnişe katılmazsınız olur biter. Neyin hesabını yapıyorsunuz ki? Gören de siteye bilimsel gelişmeleri tartışmak için geldiğinizi ve ateizmle ilgili bilgiler paylaşmak için burada olduğunuzu sanır. Siz ki neredeyse her cümlenizde "aslında buraya gelmem ama işte bi kaç kişi var onun için geliyorum" diyen birisiniz, gösterebilir misiniz bilimsel tartışamalarınızı? Ufkumuzu açtınız da biz mi görmedik? Bilimsel tartışmalara girdiniz de biz mi engelledik?