PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mücahit Erdoğan yine halkı hedef aldı, yalanlarını sürdürdü!


xcan
09-06-2013, 20:05
Mücahit Erdoğan yine halkı hedef aldı, yalanlarını sürdürdü!

http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/erdogan_savas_ic_0.jpg

Esenboğa Havalimanı'nda kitleye konuşan Erdoğan, tehdit üstüne tehdit savurdu. Konuşmasında birçok yalan sıralayan Erdoğan, bindirilmiş kıtalara rağmen beklenilenin altında bir kitle tarafından karşılandı.
Konuşmasına "Ankara Hacı Bayram Veli’nin şehridir, Ankara Hüseyin Gazi Hazretleri’nin şehridir. Ankara Gazi Mustafa Kemal’in şehridir. Ankara merhum Menderes’in, merhum Özal’ın şehridir. İşte şu Ankara’yı Türkiye görsün. Günlerdir Ankara’da terör estirenleri değil, Türkiye Ankara’nın bu gerçek fotoğrafını görsün." diyerek başlayan Erdoğan'ın seslendiği kitle kendisini "Mücahit Erdoğan" sloganlarıyla karşıladı.
'Kuğulu’ya çıkacağınıza, yedi ay sabredin, yedi ay sonra sandıkta görüşelim'
Çapulcu ifadesinin arkasında olduğunu belirten Erdoğan; "Eğer çok rahatsız olduysalar lügate bir baksınlar çapulcu kime denir diye. Oraya baktıkları zaman Başbakan’ın ne kadar isabetli bir ifade kullandıklarını görecekler. Yakan, yıkan, saldıranlara çapulcu denir. Dolayısıyla kusura bakmasınlar ama onlara destek verenler de aynı familyada yerini alır. Bu topluluk söyleyeceğini sokak aralarında yakarak yıkarak söylemedi. Karşımdaki topluluk söyleyeceklerini hep sandıkta söyledi." dedi.

Yalana devam: 'Camiye bira şişeleriyle girdiler, başörtülü kıza saldırdılar'
Defalarca yalan olduğunun kanıtlanmasına rağmen Başbakan aynı nakaratı tekrar etmekte ısrar etti. "Kamunun binalarına saldırma, yakıp yıkma, sivil vatandaşın halkın araçlarını yakıp yıkma, bununla kalmadılar, benim başörtülü kızlarıma saldırdılar, bununla da kalmadılar. Dolmabahçe Camii’ne bira şişeleriyle girmek suretiyle, ayakkabıyla onu da yaptılar." diyen Erdoğan'ın tüm iddiaları yandaş basın da bile yalanlamıştı.
'Millet sadece Gezi Parkı'nda olanlar mı'
Erdoğan; "Peki millet sadece Gezi Parkı’nın içerisinde olanlar mı? İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bir anda iki saatte oraya toplananlar millet değil mi? Bugün Adana’da benim Mersin’e geçeceğimi öğrenenler, Mersin’de toplananlar millet değil mi? Şu anda Ankara’da toplananlar millet değil mi" diye sordu. Öte yandan bugün Ankara'da Erdoğan'ı karşılamak için toplananların sayısının, Büyükşehir Belediyesi'nin çalışanlarına dönük tehdit ve zorlamasına rağmen 10 bini bulmadığı görülüyor.
'Bu mücadelenin bedelini ağır ödeyeceksiniz'
Daha sonra yine faiz lobisi konuşmaları yapan Erdoğan, "Şunu da söylemem lazım. Faiz lobisi kendine çeki düzen ver. Faiz lobisi yıllarca milletimin alın terini sömürdü. Bundan sonra sömüremeyeceksin. Çok sabrettik. Olay sadece bu lobi oluşturan bir banka iki banka üç banka kim varsa, hepsi için aynı şeyi söylüyorum. Siz ki bize karşı böyle bir mücadeleyi başlattınız, bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz.
Utanmadan, borsayı çökertme çabasının içine girenler. Borsada Tayyip Erdoğan’ın parası yok, çökersen sen çökeceksin. Eğer senin spekülatörlüğünü yakaladığımız anda da ümüğünü sıkarız." diye konuştu.
"Bu polis Türk milletinin polisidir. Hataları olabilir ama bu hatalar polisimize hakaret etmeyi gerektirmez. Polisimizi biz bunlara yedirmeyiz. Polisimiz hep yaralandı, 600'ü aşkın polisimiz yaralandı. Haddini bilmez, nasıl oluyor da sen benim polisime bu denli ahlaksızca saldırabiliyorsun ? diyen Erdoğan "Bu ülkenin Başbakanına küfredenlerin yanında yer alıyor, kötü söz sahibine aittir ama sabrın da bir sonu var." diyerek tehditlerini sürdürdü.
'Siz daha kucaktaydınız, ben Belediye Başkanı'ydım'
"Milletin ötesinde belirleyici bir güç yok, kimse umutsuz olmasın, endişeli olmasın. Nice badireyi aşan Türkiye bunu da aşacaktır" diyen Erdoğan, her konuşmasında olduğu gibi farklı bir rakam vererek "2.8 milyar ağaç diktik, İstanbul'daki çöp dağlarını kim kaldırdı, hava kirliliğini kim giderdi, susuzluğu kim giderdi, niye CHP'li belediye kaldırmadı? Bunlar çevre değil mi, Taksim Gezi Parkı'ndaki gençlere sesleniyorum, ben Belediye Başkanı'yken siz henüz kucaktaydınız, büyüme dönemindeydiniz, o dönemleri hatırlamıyorsunuz." dedi.
Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından AKP İl Binasına geçti.
Kaynakhttp://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/mucahit-erdogan-yine-halki-hedef-aldi-yalanlarini-surdurdu-haberi-74433

evrensel-insan
10-06-2013, 00:32
Hala israrla diktator tarafindan bugun de dile getirilen Dolmabahce Cami'sindeki olaylar ile ilgili, Yeni Safak Yaazari Suleyman Gunduz'un Diktatoru yalanliyan haberi.... Diyoruzya vicdan baska birsey... Evet yandas ve biatci medyadan...

"Hakikatin bilgisine ulaşmak…

'Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.'

Hacı Bektaş-i Veli

Başbakan ülkeye dönüp havaalanında on binlere hitabında Taksim Gezi Parkı olaylarının 'faiz lobisi' teşvikiyle ortaya çıktığını söyledikten sonra bu konu üzerine yazı yazmayı düşünmüyordum. Faiz lobisi açıklaması gerçekte dikkate değer bir iddia idi.

Şüphesiz önümüzdeki günlerde bu konu üzerinde daha çok bilgi ve belge ortaya konulmalıdır.

Değilse, gençlik dönemimizde içinde yer aldığımız veya tanık olduğumuz birçok olaylarda olduğu gibi; 'kökü dışarda veya lobilerin etkisinde' gibi iddialara benzeşir.

'Toplumsal hadiseleri okuruz, analiz ederiz, objektif biçimde de değerlendiririz, bizi bugünlere taşıyan ve her iki kişiden birinin oyuna mazhar eden budur.' Başbakan AB ile ilgili konferansta böyle sesleniyordu konuklara. Ben bundan Başbakan'ın Taksim Gezi Parkı olaylarına 'faiz lobilerinden ve aşırı örgütlerden' haberdar olmadan katılanların taleplerini anlayacağını ve gelişmeleri analiz edeceğini çıkarttım.

Olayları objektif değerlendirmek ve ders çıkartmak için doğru bilgiyle başlamak gerekir. Bilgi bize yalın hakikat olarak değil de kendi bakış açımıza göre veya amacımıza hizmet edecek şekilde ulaşırsa; doğru bir analiz yapmamız mümkün olmaz.

Bir Müslüman için çıkarlarının aleyhinde olacak olsa bile doğru söylemesi, merhametli ve adaletli davranması gereklidir.

Gezi Parkı olayları üzerine en çok 'tezvirat' yapılan olay Dolmabahçe Valide Sultan Camii'ne sığınan göstericilerdi. Bu olayla ilgili birçok bilgi üretildi ve halen üretilmeye devam ediyor. Olayın hafife alınmaması gerekir.

Salı günü bazı gazetelerde, televizyonlarda ve sosyal medyada 'göstericilerin Dolmabahçe Valide Sultan Camii'nde içki içtikleri ve müezzini tartakladıkları' ile ilgili haberler yer almıştı. Bu olay son derece önemliydi. Bu haber nasıl bir aklın ürünüydü?

Bu haberler üzerine dindar insanlar sokağa çıksalardı; bugün nasıl bir durumda olacağımızı düşünen var mı? Allah vere insanlar artık olanları akıl süzgecinden geçiriyor, her yazılana ve söylenene inanmıyor.

Olay halen bir kötüleme ve ayrıştırma yönünde kullanıldığı için yazmam gerektiğini düşündüm. Salı günü haberleri okuyunca camiye uğrayıp gerçeği öğrenmek istedim.

Bunun üzerine Çarşamba günü Dolmabahçe Bezmiâlem Valide Sultan Camii'ne gittim.

Camiye vardığımda dışarıda korumalar vardı. İçeriye girdim, Caminin içinde Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış yetkililerden bilgi alıyordu. Ben de yanlarına yaklaştım ve dinlemeye başladım. Cami müezzini Fuat Yıldırım olayları yeniden yaşar gibi anlattı. Ayrıca tümünün görsel kayıtlarını yapmış.

Cumartesi ve Pazar akşamı Dolmabahçe'de biriken göstericilere polis müdahale edince bir grup camiye sığınmak zorunda kalmış. İlk gün yeterli bir zaman bulunduğu için ayakkabıları çıkartarak camiye girmişler. İkinci gün müdahalenin şiddet dozu arttığı için göstericiler can havliyle ayakkabılarını çıkartmadan cami kapısının anahtarını kırarak içeri girmişler. Müezzin Fuat Bey göstericileri sakinleştirmiş, yaralananlara camide tedavi imkânı tanımış. Ne alkol alan ve ne de içen bir kişi görmemiş. Polislerle konuşmuş ve ortalık sakinleşince göstericileri camiden sükûnetle çıkartmış. Son cemaat mahfilindeki pencerede ezik bir bira kutusu kalmış. Oraya nasıl bırakıldığını görmemiş. Olay özetle böyle gelişmiş.

Bu olay tarihi bir kırılma anıydı. Göstericiler camiye sığınamasa ve caminin pencerelerini kırarak ve ortalığı tahrip ederek içeri girmiş olsalar ortaya çıkacak manzaranın sonuçlarını tahmin edebilir misiniz?

Müezzin Fuat Yıldırım davranışının bu ülkeyi nasıl bir tehlikeden kurtardığının farkında değil. Bunu tahrik yöntemi olarak kullanmaya kalkanların da ülkeyi nasıl bir tehlikenin eşiğine getirdiklerinin.

Faiz lobisinin kurduğu pusuyu, dış güçlerin ve illegal örgütlerin hesaplarını bilmem. Bunlara karşı tedbir almak ve mücadele etmek hükümetin görevidir; amma saf düşüncelerle olaylara katılan gençleri anlamamız gerektiğini düşünüyorum.

Büyük ideallerin peşinden koşarken küçük ayrıntıları gözden kaçırmış olabiliriz. Hayat ayrıntılarda gizlidir.

Kaldı ki kökleri dışarıda olmayan illegal örgütleri bizden daha iyi kim anlayabilir? İllegal örgütlere mensup çocuklar bizim çocuklarımız değil mi?

Gelinen noktayı iyi analiz edip değerlendiremezsek kaybeden biz olacağız. Kendimizi yenileyebilmek için çevremizde bizi kuşatan duvarları yıkıp olan biteni anlamalıyız.

Çağ değişti. Yeni bir dönem başlıyor.

Geleneksel düşünce kalıpları bunu kavramaya yetmiyor.

Süleyman Gündüz - YeniŞafak Gazetesi

Engse Hohol
11-04-2017, 23:14
✔ (https://twitter.com/hakandinler/status/851766685996646400) Venezuela halkının türk halkına uyarısı; Di no - Hayır deyin.

Venezuela'da Başkan Hugo Chavez hastalanınca yerine en çok güvendiği kişiyi halefi seçti, Nicolas Maduro'yu. Adam (Nicolas Maduro) eski bir otobüs şoförüydü, Devlet başkanı oldu. Akp'li Yeliz Ahmet bey, Tayyip'in halefi olursa kimse şaşırmasın. Yaşanmış örnek var önümüzde, Venezuela başkanı Nicolas Maduro, tek ölçütün Hugo Chavez'e sadakati üzerinden devlet başkanı oldu. 16 nisanda evet çıkarsa, Nicolas Maduro'nun Türkiye'deki dengi Ahmet Hamdi Çamlı devlet başkanı olmaması için hiçbir sebep kalmaz.

E_lHe8ZoKt8