Şüpheci Dinsiz
10-06-2013, 14:56
Sevgili arkadaşlar,
Ergün Poyraz'ın "Musa'nın çocukları" (http://turandursunkutuphanesi.files.wordpress.com/2013/05/ergun_poyraz_musanin_cocuklari.pdf) kitabında malum ağaç dikme meselesi hakkında bazı iddialar var.
Küçük bir alıntı : (s:250-s256)
Ülke kaynaklan yurt dışına
Karakoç, ülke kaynaklarının yurt dışına aktarılma çabalarını da şöyle anlatıyordu:
"...1997 yılında Yine Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul'a 400.000 ağaç kampanyası başlattı. Bunun üzerine ben Adem Baştürk'ün yanına gittim ve 400.000 adet ağacın parasının yurt dışına gitmemesi için yurt içinde Orman Bakanlığı'nda bir araştırma yapacağımı, olmazsa özel sektör üreticileri ile toplantı yapacağımı söyledim.
Baştürk, Yurt içinde temin edemememiz halinde o zaman Yurt dışından alınabileceğini söylediğimde, bu olaya sıcak bakmadı, İSTAÇ A.Ş'nin bu konuda uzmanlaştığını, benim bu konu ile fazla ilgilenmememi, Tayyip Erdoğan'ın düşüncesinin de bu yönde olduğunu söyledi.
Bunun üzerine ben de Adem Baştürk'ü ikna edemediğim için yine Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri olan Mustafa Açıkalm'ın yanına gittim, düşüncelerimi anlattım, o da kabul etti ve bana bu konuda yardımcı olabileceğini söyledikten sonra ben Orman Bakanlığı Bölge Müdürlerine ve Tarım Bakanlığı Müsteşarlıgı'na davetiye göndererek toplantıya çağırdım. Park ve Bahçeler Müdürlügü'nde yaptığımız toplantıda, istenilen niteliklerdeki ağaçların büyük kısmının Türkiye'den temin edebileceğimizi tespit ettim.
Sadece 7.000 adet ağacın Türkiye'de olmadığını tespit ettik.
Toplantı neticelerini rapor halinde bağlı bulunduğum Genel Sekreter Yardımcımız Adem Baştürk'e sundum. Raporu inceledikten sonra Tayyip Erdoğan'la görüşeceklerini söyledi ve raporu aldı.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra Adem Baştürk'e hatırlattığımda, bu konularla benim ilgilenmememi, fazla ilgilendiğimden dolayı Müdürlüğümüzü Mustafa Öztürk'ün Başkanı olduğu Çevre Daire Başkanlığına bağladıklarını söyledi. Bu olaydan sonra direk Genel sekreterliğine bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü'müzü Çevre Daire Başkanlığı 'na bağladılar.
Çevre Daire Başkanı Mustafa Öztürk, Genel Sekreter Yardımcısı Adem Baştürk gibi, İştirakler Daire Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun her dediğini yapan, istenilen her belgeyi imzalayan birisi olduğundan ve benimde ağaç seçimi olayında titiz olduğumdan ve sık sık itiraz etmem nedeni ile hem beni pasifize etmek hem de benim birimimin işlerini her dediklerini yapan Mustafa Öztürk'e yaptırmak için Müdürlüğümüzün bütün yetkilerini Çevre Daire Başkanlığına bağladılar.
Akabinde, benim teknik elemanlarımın, Necmi Kadıoğlu, Mustafa Öztürk ve Adem Baştürk'ün talimatları ile hareket ettiğini, hatta bana bağlı elemanlardan Necmi Kadıoğlu'nun akrabası olan Ahmet Temel ve Şevket Abit Ağaoğlu'nun yurt dışına ağaç seçmek için Çin'e gönderildiğine şahit oldum.
Kitabı ilk çıktığı günlerde okumuştum. Özetle park-bahçe-çiçeklendirme-ağaçlandırma adı altında yandaşlara menfaat sağlama ve karşılığında Milli Görüş sistemine kaynağı ve miktarı belirsiz para aktarma iddiaları ve bu iddiaları destekleyen kişiler ve kanıtlar sunulmuş. Bunlar basit iddialar değiller, çünkü konu hakkında onlarca ağır ceza davası açılmış.
Ağaç meselesi üzerine olan yolsuzluk iddiaları kısaca şöyle:
Belediye ağaçlandırma yapacağını söyleyerek yurt dışından ağaç ithal etme kararı alır, bunun ithalatını yandaşlara ihale eder, ağaçlar Türkiye mevsimine uygun değildir, bu yüzden daha yoldayken büyük çoğunluğu kurur, kalanı ise dikildikten 1 ay sonra kurur.
Ağaçlandırma-çiçeklendirme-park-bahçe işleri düşünülebileceğinden çok çok daha fazla miktarda paranın döndüğü, yolsuzluk izlerinin çok kolay örtülebileceği bir piyasadır.
İddiaları şöyle düşünün : Belediye İstanbul'a her baharda park ve bahçeleri lalelendirme kararı alır.
1- Milyonlarca lale ithal edilir.
2- Bu laleleri dikmek için binlerce işçi haricen görevlendirilerek dikim emeği ödenir.
3- Çapası, gübresi, sulaması için binlerce işçi haricen görevlendirilerek bakım emeği ödenir.
4- Lalelerin ömrü 1 ay kadardır. Harcanan milyonlarca Lira, 1 aylık bir gösteri için harcanmış gitmiş olur.
5- Yandaşlar ihya edilmiş olur.
6- İhya olan yandaşlar gayrı resmi ödemelerle Milli Görüş'ü de ihya ederler.
7- Örtmesi kolay, kanıt bulması zor bir hortumlama işlemi ile devlet hortumlanmış olur.
Sevgiler
Ergün Poyraz'ın "Musa'nın çocukları" (http://turandursunkutuphanesi.files.wordpress.com/2013/05/ergun_poyraz_musanin_cocuklari.pdf) kitabında malum ağaç dikme meselesi hakkında bazı iddialar var.
Küçük bir alıntı : (s:250-s256)
Ülke kaynaklan yurt dışına
Karakoç, ülke kaynaklarının yurt dışına aktarılma çabalarını da şöyle anlatıyordu:
"...1997 yılında Yine Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul'a 400.000 ağaç kampanyası başlattı. Bunun üzerine ben Adem Baştürk'ün yanına gittim ve 400.000 adet ağacın parasının yurt dışına gitmemesi için yurt içinde Orman Bakanlığı'nda bir araştırma yapacağımı, olmazsa özel sektör üreticileri ile toplantı yapacağımı söyledim.
Baştürk, Yurt içinde temin edemememiz halinde o zaman Yurt dışından alınabileceğini söylediğimde, bu olaya sıcak bakmadı, İSTAÇ A.Ş'nin bu konuda uzmanlaştığını, benim bu konu ile fazla ilgilenmememi, Tayyip Erdoğan'ın düşüncesinin de bu yönde olduğunu söyledi.
Bunun üzerine ben de Adem Baştürk'ü ikna edemediğim için yine Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri olan Mustafa Açıkalm'ın yanına gittim, düşüncelerimi anlattım, o da kabul etti ve bana bu konuda yardımcı olabileceğini söyledikten sonra ben Orman Bakanlığı Bölge Müdürlerine ve Tarım Bakanlığı Müsteşarlıgı'na davetiye göndererek toplantıya çağırdım. Park ve Bahçeler Müdürlügü'nde yaptığımız toplantıda, istenilen niteliklerdeki ağaçların büyük kısmının Türkiye'den temin edebileceğimizi tespit ettim.
Sadece 7.000 adet ağacın Türkiye'de olmadığını tespit ettik.
Toplantı neticelerini rapor halinde bağlı bulunduğum Genel Sekreter Yardımcımız Adem Baştürk'e sundum. Raporu inceledikten sonra Tayyip Erdoğan'la görüşeceklerini söyledi ve raporu aldı.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra Adem Baştürk'e hatırlattığımda, bu konularla benim ilgilenmememi, fazla ilgilendiğimden dolayı Müdürlüğümüzü Mustafa Öztürk'ün Başkanı olduğu Çevre Daire Başkanlığına bağladıklarını söyledi. Bu olaydan sonra direk Genel sekreterliğine bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü'müzü Çevre Daire Başkanlığı 'na bağladılar.
Çevre Daire Başkanı Mustafa Öztürk, Genel Sekreter Yardımcısı Adem Baştürk gibi, İştirakler Daire Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun her dediğini yapan, istenilen her belgeyi imzalayan birisi olduğundan ve benimde ağaç seçimi olayında titiz olduğumdan ve sık sık itiraz etmem nedeni ile hem beni pasifize etmek hem de benim birimimin işlerini her dediklerini yapan Mustafa Öztürk'e yaptırmak için Müdürlüğümüzün bütün yetkilerini Çevre Daire Başkanlığına bağladılar.
Akabinde, benim teknik elemanlarımın, Necmi Kadıoğlu, Mustafa Öztürk ve Adem Baştürk'ün talimatları ile hareket ettiğini, hatta bana bağlı elemanlardan Necmi Kadıoğlu'nun akrabası olan Ahmet Temel ve Şevket Abit Ağaoğlu'nun yurt dışına ağaç seçmek için Çin'e gönderildiğine şahit oldum.
Kitabı ilk çıktığı günlerde okumuştum. Özetle park-bahçe-çiçeklendirme-ağaçlandırma adı altında yandaşlara menfaat sağlama ve karşılığında Milli Görüş sistemine kaynağı ve miktarı belirsiz para aktarma iddiaları ve bu iddiaları destekleyen kişiler ve kanıtlar sunulmuş. Bunlar basit iddialar değiller, çünkü konu hakkında onlarca ağır ceza davası açılmış.
Ağaç meselesi üzerine olan yolsuzluk iddiaları kısaca şöyle:
Belediye ağaçlandırma yapacağını söyleyerek yurt dışından ağaç ithal etme kararı alır, bunun ithalatını yandaşlara ihale eder, ağaçlar Türkiye mevsimine uygun değildir, bu yüzden daha yoldayken büyük çoğunluğu kurur, kalanı ise dikildikten 1 ay sonra kurur.
Ağaçlandırma-çiçeklendirme-park-bahçe işleri düşünülebileceğinden çok çok daha fazla miktarda paranın döndüğü, yolsuzluk izlerinin çok kolay örtülebileceği bir piyasadır.
İddiaları şöyle düşünün : Belediye İstanbul'a her baharda park ve bahçeleri lalelendirme kararı alır.
1- Milyonlarca lale ithal edilir.
2- Bu laleleri dikmek için binlerce işçi haricen görevlendirilerek dikim emeği ödenir.
3- Çapası, gübresi, sulaması için binlerce işçi haricen görevlendirilerek bakım emeği ödenir.
4- Lalelerin ömrü 1 ay kadardır. Harcanan milyonlarca Lira, 1 aylık bir gösteri için harcanmış gitmiş olur.
5- Yandaşlar ihya edilmiş olur.
6- İhya olan yandaşlar gayrı resmi ödemelerle Milli Görüş'ü de ihya ederler.
7- Örtmesi kolay, kanıt bulması zor bir hortumlama işlemi ile devlet hortumlanmış olur.
Sevgiler