PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MİT Protokolü


Neva
12-06-2013, 22:49
Türk Hava Yolları, Milli Eğitim Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile PTT Genel Müdürlüğü'nün MİT ile imzaladığı 'çok gizli' veri paylaşımı protokolüünün ortaya çıkması tartışma yarattı. MİT kaynakları protokolü, "Yasal hakkımız, veriler güvenlik amaçlı kullanılıyor" diye savundu.

Taraf gazetesinde yer alan iddiaya göre MİT; Türk Hava Yolları, Milli Eğitim Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve PTT Genel Müdürlüğü ile 'çok gizli' veri paylaşımı protokolü imzalamış ve bu protokol ile MİT'in istediği zaman bu kurumların veri arşivine erişmesi sağlanmıştı. Protokoller, MİT'in fişlemesi olarak değerlendirildi.

MİT: İŞLEM KANUNİ

Tartışma yaratan protokol ile ilgili MİT kaynakları ise kanunlara atıfta bulunup 'yasal hakkımız' savunması yapıyor. Yapılan protokolün kanun dışı olmadığını savunan MİT kaynakları, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokolle alınan verilerin, aynı zamanda sınav suçlarıyla mücadele için de kullanıldığını dile getirirken, THY verilerine ulaşımı ise 'küresel bir uygulama' görüyor. İstihbaratçıların suçluların ya da zanlıların hareketliliğini takip etmek için sadece THY'nin değil TCDD'nin veri bankasını da kullandığı dile getiriliyor. ABD istihbaratının El Kaide ile mücadelede bu tür verileri çok yaygın kullandığı da dayanak olarak gösteriliyor.


ARŞİVLER TEHLİKE ALTINDA

MİT, kamu kuruluşlarıyla yaptığı protokolleri, 2005 yılında iletişimin takibini düzen altına almayı amaçlayan 5397 sayılı yasayla kanuna eklenen bir maddeye göre imzalamış. Söz konusu madde, kamu kurumlarının arşivlerini, elektronik bilgi işlem merkezlerini, iletişim altyapısını MİT'in erişimine açıyor. Kanunun 3. maddesinin ilk bölümü şöyle: "Protokoller 31.11.1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş. MİT; bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların yöneticileri ve istihbarat hizmetlerinden sorumlu kişileri ile istihbaratın tevcihi, istihsali ve istihbarata karşı koyma konularında doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir. Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim altyapısından kendi görev sahasına giren konularda yararlanabilmek, bunlarla irtibat kurabilmek, bilgi ve belge almak için gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunabilir."



GİZLİ PROTOKOL ANAYASAYA AYKIRI

Sessiz sedasız imzalanan protokole göre, Anayasa'da 2010 yılında yapılan değişiklik ile Kişisel verilerin korunmasını kişi hak ve ödevleri kapsamında güvence altına almıştır ilkesinin ihlal edildiği belirtildi. Konu Anayasanın "Kişinin Kakları ve Ödevleri" başlıklı "ikinci Kısım" "İkinci Bölüm", "IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması" başlığı altında "A. Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. Maddesinde 7/5/2010 tarihinde 5982 sayılı kanunun 2 inci maddesi ile yapılan ilave ile düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm; "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir." hükümlerinin de yok sayıldığı bildirildi.

LAİKLİK ÖLÇÜLERİNE AYKIRI

Yine Anayasanın "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısım birinci bölümde yer alan "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13 üncü madde de yer alan "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer vermiştir. Anayasanın açık hükümleri karşısında 2010 sonrası Kişisel veriler ancak iki şarttan birisinin gerçekleşmesi ile işlenebilir.


http://www.sondakika.com/haber/haber-mit-protokolu-ihlaller-zinciri-4719177/


Siz bu protokolu olumlu buluyor musunuz, dusunceleriniz nedir?

xcan
12-06-2013, 23:03
Batan gemiyi önce fareler terkeder .
Taraf AKP diktatörlüğünden çark etmekte dümeni kırmaktadır.
Diktatörlük çatırdadıkça pislikler ortalığa saçılıyor.
Halkın şevkatli kucağına daha niceleri gelecek.
Bize düşen galiba müslüman kardeşlerimizi.
Vatansever saflara çekmek.Bir ingiliz gazetesi şöyle yazmış
''MEYDANLAR DAİMA KAZANIR''

Neva
14-06-2013, 09:09
Sessiz sedasiz imzalanmasi da ayri bir konu.

bursali68
14-06-2013, 09:18
Merhaba,

MIT kanunundaki değişikliği de YARGI onayladığında, inanın ne yapacak edecekler " BAŞKANLIK " sistemi için de ülkeyi kaosa sokacaklar...Çünkü yapılan pisliklerin ortaya çıkmaması için HEP başta, yönetimde, iktidarda olmaları gerek...Amaç üzüm yemek falan değil...! Bağcıyı dövmek...

Sağlıcakla kalınız...