Ahlaksız
30-06-2013, 18:35
http://www.odatv.com/images/2013_06/2013_06_30/274-gozaltinda-olum-45-toplumsal-olaylarda-olum-3006131200_m.jpg
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yaptığı basın açıklamasında yaşam hakkı ihlallerine yönelik cezasızlık uygulamasının sistematik olduğunu kanıtlayan bazı örnekleri kamuoyuna duyurdu:
“En temel insan hakkı olan yaşam hakkına yönelik ihlaller her geçen gün daha da artış gösteriyor. Gezi Parkı protestoları sırasında biri polis komiseri olmak üzere altı kişi yaşamını yitirdi. Son olarak 29 Haziran tarihinde Lice’de gerçekleşen karakol inşaatı protestosuna yönelik müdahalede 18 yaşındaki Medeni Yıldırım hayatını kaybetti.
Gezi protestoları sırasında Ankara’da öldürülen Ethem Sarısülük’ün katil zanlısı polis memurunun serbest bırakılması toplumda infial yarattı. Zira kamuoyunun gözleri önünde yaşanan pek çok ölüm, cezasız kalmaktadır.
Kamu görevlisinin faili olduğu bir ölüm varsa, ceza yoktur algısı kamuoyunda artık yerleşmiş bir kanaattir. Oysa ölümü cezasız kılmak en otoriter rejimlerde bile kabul edilemez!
Adalet mekanizmasının, yaşam hakkı ihlallerinde maktulün değil failin lehine işletilmesini olağanlaştırmak tüm yurttaşların yaşam hakkının tehdit altında olduğunu gösterir.
Zira insan hakları ihlallerine yönelik cezasızlık, ihlalleri adeta teşvik eder hale geldiği için ne yazık ki yurttaşların can güvenliği ciddi risk altına girmiştir.
İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre 2003-2011 yılları arasında 121 faili meçhul cinayet yaşandı.
Yargısız infaz, Dur ihtarına uymama veya rastgele ateş açma sonucu bu yıllar arasında 388 kişi yaşamını yitirdi.
Gözaltında veya cezaevlerinde bu dönem içinde yaşanan ölüm sayısı ise 274. Kolluk güçlerinin toplumsal olaylara müdahalesi sırasında da 2003-2012 yılları arasında en az 45 kişinin yaşamanı yitirdiği, insan hakları örgütlerinin tespitleri arasında.
2013 yılında, gerek Gezi Parkı protestolarında gerekse Lice’deki karakol inşaatı protestosunda öldürülen sivil yurttaşların faillerinin herhangi bir cezai veya idari yaptırıma tabi tutulmaması kesinlikle kabul edilemez!
Lice’deki olayla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirmekle yetinmesi, olayın zamana yayılarak unutturulma çabasını akla getiriyor. Zira 2004 yılında evinin önünde öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz, koyun otlatırken öldürülen 12 yaşındaki Ceylan Önkol, Muğla’da öldürülen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt, Diyarbakır’da öldürülen üniversite öğrencisi Aydın Erdem, 34 kişinin hayatını kaybettiği Roboski katliamı ve daha pek çok olayda da araştırma-soruşturma zamana yayılmış ve sonuçta bu ölümler cezasız kalmıştır.
Tüm Türkiye’ye yayılan Gezi protestolarını besleyen tepkinin altında yargısız infazcıların ve işkencecilerin cezalandırılmaması da yatıyor. Halkımız açıkça eşitlik ve adalet istiyor. Halk, kolluk güçlerinin kendilerine düşman muamelesi yapmamasını, bunu yapanların da kollanmamasını istiyor.
Öte yandan Türkiye’de çözüm ve barıştan söz edilen bir dönemde, karakol inşaatını protesto ettiği için öldürülen Medeni Yıldırım’ı faillerinin derhal görevden uzaklaştırılması ve zaman kaybettirilmeden yargı önüne çıkarılması gerekir. Adli ve idarî soruşturma etkin bir biçimde yapılmalı ve benzer olayların yaşanmasının önü alınmalıdır.
Kamu görevlilerinin dâhil olduğu yaşam hakkı ihlallerinde adeta sistematik olarak cezasızlık uygulanmasına derhal son verecek yasal ve idari önlemler alınmalıdır.
Gezi olayları sırasında, kamera kayıtlarında açıkça görüldüğü üzere Ethem Sarısülük, hedef gözetilerek vurulmuştur. Ne yazık ki fail serbest bırakılmıştır. Keza 3 Haziran’da öldürülen Abdullah Cömert’in faillerinin ortaya çıkarılmamıştır. Lice’de öldürülen Medeni Yıldırım’ın failleri de hâlâ adalete teslim edilmemiştir. Bunlar yakın tarihli örnekler.
DEVAMI... (http://www.odatv.com/n.php?n=274-gozaltinda-olum-45-toplumsal-olaylarda-olum-3006131200)
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yaptığı basın açıklamasında yaşam hakkı ihlallerine yönelik cezasızlık uygulamasının sistematik olduğunu kanıtlayan bazı örnekleri kamuoyuna duyurdu:
“En temel insan hakkı olan yaşam hakkına yönelik ihlaller her geçen gün daha da artış gösteriyor. Gezi Parkı protestoları sırasında biri polis komiseri olmak üzere altı kişi yaşamını yitirdi. Son olarak 29 Haziran tarihinde Lice’de gerçekleşen karakol inşaatı protestosuna yönelik müdahalede 18 yaşındaki Medeni Yıldırım hayatını kaybetti.
Gezi protestoları sırasında Ankara’da öldürülen Ethem Sarısülük’ün katil zanlısı polis memurunun serbest bırakılması toplumda infial yarattı. Zira kamuoyunun gözleri önünde yaşanan pek çok ölüm, cezasız kalmaktadır.
Kamu görevlisinin faili olduğu bir ölüm varsa, ceza yoktur algısı kamuoyunda artık yerleşmiş bir kanaattir. Oysa ölümü cezasız kılmak en otoriter rejimlerde bile kabul edilemez!
Adalet mekanizmasının, yaşam hakkı ihlallerinde maktulün değil failin lehine işletilmesini olağanlaştırmak tüm yurttaşların yaşam hakkının tehdit altında olduğunu gösterir.
Zira insan hakları ihlallerine yönelik cezasızlık, ihlalleri adeta teşvik eder hale geldiği için ne yazık ki yurttaşların can güvenliği ciddi risk altına girmiştir.
İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre 2003-2011 yılları arasında 121 faili meçhul cinayet yaşandı.
Yargısız infaz, Dur ihtarına uymama veya rastgele ateş açma sonucu bu yıllar arasında 388 kişi yaşamını yitirdi.
Gözaltında veya cezaevlerinde bu dönem içinde yaşanan ölüm sayısı ise 274. Kolluk güçlerinin toplumsal olaylara müdahalesi sırasında da 2003-2012 yılları arasında en az 45 kişinin yaşamanı yitirdiği, insan hakları örgütlerinin tespitleri arasında.
2013 yılında, gerek Gezi Parkı protestolarında gerekse Lice’deki karakol inşaatı protestosunda öldürülen sivil yurttaşların faillerinin herhangi bir cezai veya idari yaptırıma tabi tutulmaması kesinlikle kabul edilemez!
Lice’deki olayla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirmekle yetinmesi, olayın zamana yayılarak unutturulma çabasını akla getiriyor. Zira 2004 yılında evinin önünde öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz, koyun otlatırken öldürülen 12 yaşındaki Ceylan Önkol, Muğla’da öldürülen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt, Diyarbakır’da öldürülen üniversite öğrencisi Aydın Erdem, 34 kişinin hayatını kaybettiği Roboski katliamı ve daha pek çok olayda da araştırma-soruşturma zamana yayılmış ve sonuçta bu ölümler cezasız kalmıştır.
Tüm Türkiye’ye yayılan Gezi protestolarını besleyen tepkinin altında yargısız infazcıların ve işkencecilerin cezalandırılmaması da yatıyor. Halkımız açıkça eşitlik ve adalet istiyor. Halk, kolluk güçlerinin kendilerine düşman muamelesi yapmamasını, bunu yapanların da kollanmamasını istiyor.
Öte yandan Türkiye’de çözüm ve barıştan söz edilen bir dönemde, karakol inşaatını protesto ettiği için öldürülen Medeni Yıldırım’ı faillerinin derhal görevden uzaklaştırılması ve zaman kaybettirilmeden yargı önüne çıkarılması gerekir. Adli ve idarî soruşturma etkin bir biçimde yapılmalı ve benzer olayların yaşanmasının önü alınmalıdır.
Kamu görevlilerinin dâhil olduğu yaşam hakkı ihlallerinde adeta sistematik olarak cezasızlık uygulanmasına derhal son verecek yasal ve idari önlemler alınmalıdır.
Gezi olayları sırasında, kamera kayıtlarında açıkça görüldüğü üzere Ethem Sarısülük, hedef gözetilerek vurulmuştur. Ne yazık ki fail serbest bırakılmıştır. Keza 3 Haziran’da öldürülen Abdullah Cömert’in faillerinin ortaya çıkarılmamıştır. Lice’de öldürülen Medeni Yıldırım’ın failleri de hâlâ adalete teslim edilmemiştir. Bunlar yakın tarihli örnekler.
DEVAMI... (http://www.odatv.com/n.php?n=274-gozaltinda-olum-45-toplumsal-olaylarda-olum-3006131200)