PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Diktatorun ve AKP'nin Gelecegi Kendi Elinde


evrensel-insan
27-08-2013, 22:27
Bilindigi gibi, AKP T.C. temelindeki 1980 askeri darbe sonrasi taninan hak ve ozgurluklertemelinde carpik demokrasi ile secimleri kazanmisti.

Demokrasinin sadece secim kazanimi ile sinirli oldugunu algilayan AKP bundan sonra kendini her konuda tek yetkili gorerek ulkedeki butun devlet ve hukumet guc ve odaklarini kurum ve kuruluslarini kendi politik/ideolojik algisi temelinde PARTILESTIRMIS ve toplumuna ve farkli halklarina onlarin her turlu hak ve ozgurlugunu hice sayarak kendince olunmasi gerektiginin emirlerini yagdirdi. Politik bir komplo ile muhaliflerini ve eski T.C. devleti anlayisini susturdu ve hapsetti.

Buraya kadar ne iktidar ortagi cemaatciler ile ne de emir aldigi ve gorevini yaptigi emperyalizm ile de bir sorunu yoktu.

Libya'da "gec kaldi" Suriye'de "erken davrandi" ve gezi parki halk direnisinde de en buyuk hatasini TOPLUMU VE FARKLI HALKLARINI KARSISINA ALARAK OTEKILESTIREREK VE DISTALAYARAK VE DE BU TEMELDE DE DEVLET TERORU ILE BASTIRMAK ISTEYEREK YAPTI.

Misir'daki kankasinin da askeri darbe ile iktidardan indirilmesi ile YALNIZ KALDI.

Emperyalizmin en onemle ustuinde durdugu nokta, KENDI EMIR ERI IKTIDARLARININ TOPLUMUNUVE FARKLI HALKLARINI KARSISINA ALMAMASIDIR.

Iste diktatorun iktidarliginin bu temelde surup surmeyecegi, yukaridaki paragrafa baglidir.

Zaten bu konudaki her turlu cemaat ile ayrisma da, bunun saglanmasi icindir.

AKP bunu saglayamazsa, IKTIDAR DA KALAMAZ.

Boyle bir durumda iktidar ortagi olarak ipleri elinde bulunduran cemaat en buyuk adaydir. Cunku cemaat ile gostermelik parlementonun hic bir partisinin bir anlasmazlik sorunu yoktur.

AKP basta diktatoru olmak uzere kendi basina buyruk olarak toplumu ve farkli halklarini karsisina almaya devam eder ve bugunku AYRISTIRMA/OTEKILESTIRME/DISTALAMA politikasini surdururse; iktidar koltugu tehlikededir.

Gerci su an ilk planda Suriye vardir ve bu konuda iktidarin cemaat kanadi ile arasinda bir anlasmazlik yoktur. Bu ayrica AKP'nin yaptigi ERKEN SURIYE CIKISININ da SURIYE SALDIRISI ile yerine geleceginin bir gostergesidir.

Bu boyle devam ettikce de orada burada bombalar patlasa da, Turkiye'nin O.Dogu batakligi henuz soz konusu degildir.

Sadece El-Nusra'yi diktator memnun etmezse, ordan; O.S.O.'nu memnun etmese ordan, PYD ve PKK'yi memnun etmezse de ordan ulke ve toplumumuz bazi insanlikdisi teror uyarilari ile sarsilabilir. Reyhanli gibi.

Tabi burada kimi ne kadar ve nasil memnun edecegi direktifi onemlidir. Aksi bir kayim, diktator ve partisini tekrar EMIRLERE UYMAMAKTAN cealandirabilir.

Kisacasi Diktator, Saddam ya da U.B.Ladin gibi "ben artik kendi basima bir gucum ve istedigimi yaparim" dusuncesine girer ve bunu uygular ve de bu uygulama onu kullananlarin cikari ile ters duserse, sonu Saddam ve U.B.Ladin gibi olabilir.

O yuzden DIKTATORUN GELECEGINI TAYIN ETMEK KENDI ELLERINDEDIR.

Aksi, Turkiye ile ilgili emperyalizmin alacagi ve cikarini koruyacagi yeni hedeflere gebedir.

Unutulmasin ki, Menderes'i Ozal'i, Ocalan'i, F.Gulen'i Demirel'i ulke tarihine sokan emperyalizmdir.

Yenilerini devreye sokmak ve eskisini harcamak konusunda da cikarina ters bir sey olur ya da onlar aklinca palazlanir ve kafa tutarsa, emperyalizm onu harcamaktan da hic cekinmez.

Cunku emperyalist zihniyette cikari elde etmek yolunda her turlu insanlikdisi dusunce ve davranis guc ve otorite kullanimi ve orgutlenme mesru ve mubahtir.

evrensel-insan
29-08-2013, 10:18
Türkiye ile ilgili korkutucu senaryo
Suriye’ye askerî müdahale, İsrail dışında Türkiye ve Ürdün’ü hedefteki ülkeler haline getiriyor. İki ülkeyi ürküten ihtimal ise terör saldırıları.. Müdahale bölgede 3 devleti hedef hâline getirecek. Suriye ve müttefiklerinin ABD ve Batı’ya misilleme şansı bulunmuyor. Müdahale sonrası Türkiye büyük risk altında olacak. Suriye ve İran’ın genel mücadele sistematiği doğrudan saldırı şeklinde değildir. 'Reyhanlı benzeri çok sayıda sivil kaybına yol açacak saldırı' 'Ankara’nın siyasi, diplomatik, ekonomik ve toplumsal varlığına yönelik saldırı' 'Açılım sürecinin sabote edilmesi' 'Mezhepsel çatışmaların Türkiye’ye taşınması'

.....................................

TÜRKİYE BÜYÜK RİSK ALTINDA

Müdahale bölgede iki devleti hedef hâline getirecektir. Taraf'ın haberine göre, Suriye ve müttefiklerinin doğrudan ABD başta olmak üzere Batı’ya misilleme şansı bulunmuyor. Bundan dolayı bölgede Batı’nın müttefikleri olan İsrail, Türkiye ve Ürdün’ü çeşitli şekillerde cezalandırabilirler. Dolayısıyla müdahale sonrası Türkiye büyük risk altında olacaktır. Suriye ve İran’ın genel mücadele sistematiği doğrudan saldırı şeklinde değildir. Bu konuda birkaç ihtimal bulunuyor. Birincisi, Reyhanlı benzeri çok sayıda sivil kaybına yol açacak, toplumsal infial oluşturacak kimin yaptığının ortaya çıkmayacağı terör saldırılarının gerçekleştirilmesi. İkincisi, Türkiye’nin yakın çevresinde Ankara’nın siyasi, diplomatik, ekonomik ve toplumsal varlığına yönelik faili belli olmayan terör saldırılarının, bombalamaların ve Türk vatandaşların kaçırılmalarının yapılması. Üçüncü ihtimal, Kürtlere yönelik açılım sürecinin PKK veya oluşturulabilecek yeni bir hareket yoluyla sabote edilmesi. Dördüncü ihtimal, Ortadoğu’nun yeni çatışma dinamiği haline getirilen mezhepsel çatışmaların Türkiye’ye taşınmasına çalışılmasıdır.

http://www.muhalifgazete.com/haber/77195/turkiye-ile-ilgili-korkutucu-senaryo.html

Bu basligin yazisi, bu senaryo temelinde sanki ulke ve toplumumuzun gelecegini gosterir gibidir.