Orijinalini görmek için tıklayınız : Davudnoğlu Ahmet... Yiyin efendiler yiyin!
prometheZEus
30-08-2013, 17:20
Peygamberimiz yoksuldu,öldüğünde yırtık bir hırkasından başka hiçbirşeyi yoktu...
Sahabeler bir zeytin,bir hurma ile doyarlardı kimi zaman.
Gerçekten öyle mi ? Bu din tüccarlarının maskesini bu haberler indirmelidir,halk bunu görmelidir.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=438020&kn=7&ka=4&kb=7
Erdem Alaca
30-08-2013, 17:27
Öhhö, öhhö, bu nasıl sofradır yahu? :)
Maşallah, Allah kem gözlerden saklasın. Yetmiş mi acaba o kadar çeşit, bir eksikleri kalmamıştır inşallah?
Fotoğrafı da ben ekleyeyim:
http://cdn.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=168914&s=0
Firestorm
30-08-2013, 17:32
Öhhö, öhhö, bu nasıl sofradır yahu? :)
Maşallah, Allah kem gözlerden saklasın. Yetmiş mi acaba o kadar çeşit, bir eksikleri kalmamıştır inşallah?
Fotoğrafı da ben ekleyeyim:
http://cdn.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=168914&s=0
Açık konuşmak lazım öyle ormanlık bi yerde ben o masayı akşama kadar muhabbetle beraber yerim :heh:
Yanında da bir kaç çaydanlık çayı da içerim :D
Ayrıca masayı kim kurmuşsa çok dengesiz kurmuş yerleştirmiş mazemeleri :)
prometheZEus
30-08-2013, 17:38
Sofrada bir kuş sütü eksik yahu.Nasıl bir bolluktur bu.
Ne diyelim,muhabbetleri bol yedikleri zıkkım olsun..
%50 %50... Muhabbette tamam,ama yediklerini boğazınıza dursun be davudunoğlu...
Erdem Alaca
30-08-2013, 17:46
Yani bir halt ediyorsunuz, bari bunu bu milletin gözüne sokmayın artık değil mi?
Adam asgari ücret alıyor (850.TL civarı); bununla kira-elektrik-su-telefon-yakıt-ulaşım-giyim-öğrenim-vb. bitmez tükenmez ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacak (mümkünatı varsa tabii).
Böyle bir adamın/kadının çocukları bu fotoğrafı görünce neler hisseder acaba?
"Anne/baba, bunlar ne? Bu beyazpeynir, bu domates, bu zeytin, a? Bu da zeytinmiş. Bu ne anneciğim? Şu ne babacığım? Bizde bundan yiyelim mi yarın kahvaltımızda?"
Kahrolur gider o an anne/baba...
Ahlaksız
30-08-2013, 17:46
Bugün Emin Çölaşan bu bakana şöyle hitap etmiş;
Hariciye Nazırı kravatlı molla Davutoğlu Ahmet
Süper:)
Han-ı Yağma
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazr!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Tevfik Fikret
Görmemişler giibi sofra açın. Bu milletin parasıyla yiyin. Haram olsun yedikleriiniz. Önce yiyin, sonra tuvalete gidip hepsini ...Sadece bunu bilirsiniz, bunu yaparsınız. Milleti düşünen kim? Geçim sıkıntısıyla boğuşan, elektrik, kira, su, telefon borcunu nasıl vereceğini kara kara düşünenleri unutun. Onların sırtından geçinin.
Önce yiyin, sonra tuvalete boşaltın.
Hadi durmayın.
Açlar, karnını değil, gözünü doyursun.
Utanma duygusu olmaksızın, çekinmeksizin haramilerin sofrasından yiyin.
fotoda 100 farklı yiyecek varmış gibi gözüküyor ancak orada tahminim topu topu en fazla 10 farklı çeşit yiyecek vardır.
prometheZEus
31-08-2013, 01:37
fotoda 100 farklı yiyecek varmış gibi gözüküyor ancak orada tahminim topu topu en fazla 10 farklı çeşit yiyecek vardır.
Seni gidi akp'li çanak yalayıcısı seni..
Sizin gibiler doymaz,ama neye doymaz söylemiyorum gerisini herkes doldursun kafasına göre.
Yahu sen bir bot programı mısın?Yani insani bir özelliğin var mı.Bu kadar açıktan HAİNLİK yapmak kanına dokunmuyor mu?
Bu kadar körmüsün gerçekten?Şaka mısın sen?
Cidden senin gibileri anlayamıyorum.
Hüloğğğğ,tayyipin g gılıyık... bunları da söyle de tam göster akp'li olduğunu.
hain-bot olmamak için ne yapmak gerekir? mesela millet açlıktan otlarken balolar düzenlemek, milyonluk putlar dikmek mi gerekir?
fotoda 100 farklı yiyecek varmış gibi gözüküyor ancak orada tahminim topu topu en fazla 10 farklı çeşit yiyecek vardır.Bu dediklerin sağlıklı bir ruh hâlini yansıtmıyor ne yazık ki.
Bir sofrada salamın üç ayrı hâli aynı anda yer alıyorsa (jambon, füme, macar) orada bir görmemişlik vardır arkadaşım, lütfen bunu samimiyetle kabul edin.
Üstelik bunu yapan kişi de hakkaniyetin adresi olarak gösterdiği İslâm dininin müzmin savunucusuymuş gibi lanse ediyor kendisini...
Bir ay evvel Yeryüzü Sofraları hasebiyle İhsan Eliaçık'ı tepelemeye gayret ettiniz; ama ben dış cepheden bakan birisi olarak Eliaçıkları çok daha samimi ve hakkaniyetli buluyorum.
Şüpheci Dinsiz
31-08-2013, 05:25
Sevgili arkadaşlar,
Bence Davutoğlu'na haksızlık yapılmış, olay gereksiz yere büyütülmüş.
Cumhuriyet.com.tr (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=438020&kn=7&ka=4&kb=7)
Yenice Vadi Restaurant sahibi Ercan Tom, resimdeki kahvaltı sofrasının 4 masanın birleşmesinden oluştuğunu ve her masada normal yurttaşa verilen 30 çeşit köy ürünün olduğunu söyledi.
Tom, daha önce kendilere kalabalık bir heyetin kahvaltı için geleceği ve kim olduğu konusunda bilgi verilmediğini de anlatarak, “Daha önceden bize kalabalık bir heyet geleceği söylendi ve kimin geleceğini bilmiyorduk. Biz de 30 kişiye göre kahvaltı hazırladık. Masa duble masaydı. Her masa için 30-35 çeşit ürün koyuyoruz. Pazartesi sabahı kanyona gelen misafirin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun olduğunu gördük. Yanında ailesi olduğundan biz de 30 kişiye göre hazırlanan 4 masayı birleştirince ortaya böyle bir manzara çıktı. Bu durum karşısında Sayın Bakanımız hatta bize kızarak bunların israf olmaması için kaldırılmasını istedi. Biz de hemen kaldırdık. Normalde daha önceden bastırdığımız afişlerde de ürün çeşitlerimiz var. Burada 30 çeşit kahvaltı olduğu zaten yazıyor. Bu Bakana karşı yapılmış özel bir şey değil, normal vatandaşa da aynısını yapıyoruz. Biz bunu o güne özelde yapmadık. Biz hatta Bakan geleceğini de bilmiyorduk, sadece değerli bir ismin geleceği söylendi. Buraya Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bile buraya iki şer kez geldi. Biz bunları bile deşifre yapmadık. İnsanlar buraya dinlenmeye tatil yapmaya geldi. Normal kahvaltıda 30 çeşittir. Hafta sonları bu sayı 35’e kadar çıkıyor. Zaten resimde görüldüğü gibi bir masada 30-35 çeşit var ve 4 tane masanın birleşmesinde dolayı o kadar kalabalık gözüküyor. Normal vatandaşlarımızın dahi buraya geldiğinde aynı hizmeti görüyor. Bu bizim hizmetimiz. Bakana özel bir şey yapılamadı. İlgi illaki olacak ama serpme köy kahvaltısı ile bu konunun başka yerlere çekilmesi bizi üzüyor. Karabük’te 30 liraya 180 çeşit kahvaltı veriliyor. Hiç mi buralar görünmüyor. Bizim burası ufak bir yer diye mi buraya yakıştırılamıyor, yoksa başka bir şey mi yapılmak isteniyor” diye tepkisini ortaya koydu.
Kanyonda şehir dışından gelen ve kahvaltı yapan 4 kişilik bir gurubun masasında aynı çeşitlerin olduğunu gösteren Ercan Tom, yapılan tartışmaların yersiz ve kendileri açısından çok üzücü olduğunu da belirtti.
29 Ağustos 2013
5 Yıldızlı otellerde çok çalışmışlığım var. Açık büfe kahvaltı masalarında servis edilen peynir çeşidi bile otuza yakındır. Ücret kişi başı 50-75 TL civarındadır.
Bazı yörelerdeki restoranlarda kahvaltı çeşidinde sayı fazlası rekabeti vardır. Masaya gelir, çoğu aşırı yağlıdır, sarmısaklıdır, baharatlıdır vs. yenmez. Fiyatları kişi başı 15-30 TL gibidir.
Sevgiler
prometheZEus
31-08-2013, 16:14
Sevgili arkadaşlar,
Bence Davutoğlu'na haksızlık yapılmış, olay gereksiz yere büyütülmüş.
5 Yıldızlı otellerde çok çalışmışlığım var. Açık büfe kahvaltı masalarında servis edilen peynir çeşidi bile otuza yakındır. Ücret kişi başı 50-75 TL civarındadır.
Bazı yörelerdeki restoranlarda kahvaltı çeşidinde sayı fazlası rekabeti vardır. Masaya gelir, çoğu aşırı yağlıdır, sarmısaklıdır, baharatlıdır vs. yenmez. Fiyatları kişi başı 15-30 TL gibidir.
Sevgiler
sayın Deist_tr,
Dışarıda böyle bir kahvaltı kişi başına 50-75 tl diyorsunuz,sanmam.Gözümüz görüyor gözümüzün gördüğünü siz bize anlatmaya çalışıyorsunuz..
Yiyorlar doymuyorlar,sadece bu foto değil..Cumhurbaşkanı eşi olan kişi,20 bin tl 'lik ayakkabı giyebiliyor..Çantaları binlerce lira tutarında.Son marka giyiniyorlar,dahası kızları,oğulları iyice iş adamı,iş kadını oldu bunların.Onlarda mı aslında gördüğümüz gibi değil...
saygıyla..
Şüpheci Dinsiz
31-08-2013, 17:20
Sevgili prometheZeus,
Benim "haksızlık edilmiş" dediğim konu kahvaltı sofrası fotoğrafı ile sınırlıdır. Hak-adalet anlayışım gereği yanlış değerlendirilen bir konuyu dile getirmek zorunda hissettim.
--/--
Bahsettiğiniz diğer absürd harcamalarını ise savunmam mümkün değildir. Hele "bal tutan parmağını yalar" misali bütün akrabalarının pıtırak gibi iş adamı olmalarını, milyarlık ihaleler kapmalarını, her çıkar, menfaat taşının altından çıkmalarını savunmam söz konusu olamaz.
Tıpkı İslam halifeleri (Osman, Muaviye, Yezid) gibi davranıyorlar. Kız alıp kız veriyorlar. Bir kez akrabalık bağı oluştuktan sonra kısmetleri pek bi' açılıyor.
Bu kısmetli arkadaşlar ikiye ayrılıyor. Birinci grup parlamentoda, bürokraside görev alarak yağma (emniyet, hukuk, yargı, hazine, planlama, ihale) alt yapısını oluşturuyor, ihaleler açıyorlar. İkinci grup ihaleleri kapan, yağmalayan, tahsil eden grup olarak görev yapıyor. Milyarlar götürülünce görmemişliğin de ihtirasıyla Jeep'ler geliyor, Versacce'ler gidiyor.
--/--
Sahip olduğu servetin miktarını bilmeyen bir kaç tanıdığım var. Servetin çoğu da babadan kalma. (Kapitalist düzende servetiniz varsa ve çar-çur etmezseniz bir çaba sarfetmeseniz bile servetiniz katlanıyor.)
Örneğin; bu tanıdıklardan kadın olanı yakın bir arkadaşımla çıkıyor, her gün başkasının giymediği farklı ve alımlı bir elbise giymek zorunda, başkasında olmayan bir çanta, şapka, takı takmak zorunda, başkasının yaptırmadığı bir şekilde saçını yaptırmak zorunda. Gündüz vaktinin tamamını bu elbise-çanta-şapka-takı vesaireyi aramakla geçiriyor. Zamanının çoğunu terzilerde kuaförlerde harcıyor. Aylık harcaması 1 milyon TL'nin üzerinde. Giyip kenara attıkları ile fabrikalar kurulur.
Bir iki kez laf sokacak oldum, daha sonra aynı dili, kavramları konuşmadığımızı, aynı etiği kullanmadığımızı farkettim, yani kadın ne dediğimi hiç anlamıyordu. Buddha'nın prens hali gibi toplumdan izole yetiştirilmişti.
--/--
Bunlar bana göre acınası insanlar. Sosyete olmanın bedeli bu. Hele bir de sonradan görme iseniz sosyeteye girmek için davetler, partiler verip, kültür hamlesi yapıp yeni sınıfa geçmenin ritüellerini yerine getirme zorunluluğu da var. Yani "Mercedes aldım, Gucci vs aldım artık ben de sizden biriyim" diyemiyorsunuz.
--/--
Bakın yine zenginin malı züğürdün çenesini yordu. :)
Sevgiler
prometheZEus
31-08-2013, 18:13
Sevgili prometheZeus,
Benim "haksızlık edilmiş" dediğim konu kahvaltı sofrası fotoğrafı ile sınırlıdır. Hak-adalet anlayışım gereği yanlış değerlendirilen bir konuyu dile getirmek zorunda hissettim.
--/--
Bahsettiğiniz diğer absürd harcamalarını ise savunmam mümkün değildir. Hele "bal tutan parmağını yalar" misali bütün akrabalarının pıtırak gibi iş adamı olmalarını, milyarlık ihaleler kapmalarını, her çıkar, menfaat taşının altından çıkmalarını savunmam söz konusu olamaz.
Tıpkı İslam halifeleri (Osman, Muaviye, Yezid) gibi davranıyorlar. Kız alıp kız veriyorlar. Bir kez akrabalık bağı oluştuktan sonra kısmetleri pek bi' açılıyor.
Bu kısmetli arkadaşlar ikiye ayrılıyor. Birinci grup parlamentoda, bürokraside görev alarak yağma (emniyet, hukuk, yargı, hazine, planlama, ihale) alt yapısını oluşturuyor, ihaleler açıyorlar. İkinci grup ihaleleri kapan, yağmalayan, tahsil eden grup olarak görev yapıyor. Milyarlar götürülünce görmemişliğin de ihtirasıyla Jeep'ler geliyor, Versacce'ler gidiyor.
--/--
Sahip olduğu servetin miktarını bilmeyen bir kaç tanıdığım var. Servetin çoğu da babadan kalma. (Kapitalist düzende servetiniz varsa ve çar-çur etmezseniz bir çaba sarfetmeseniz bile servetiniz katlanıyor.)
Örneğin; bu tanıdıklardan kadın olanı yakın bir arkadaşımla çıkıyor, her gün başkasının giymediği farklı ve alımlı bir elbise giymek zorunda, başkasında olmayan bir çanta, şapka, takı takmak zorunda, başkasının yaptırmadığı bir şekilde saçını yaptırmak zorunda. Gündüz vaktinin tamamını bu elbise-çanta-şapka-takı vesaireyi aramakla geçiriyor. Zamanının çoğunu terzilerde kuaförlerde harcıyor. Aylık harcaması 1 milyon TL'nin üzerinde. Giyip kenara attıkları ile fabrikalar kurulur.
Bir iki kez laf sokacak oldum, daha sonra aynı dili, kavramları konuşmadığımızı, aynı etiği kullanmadığımızı farkettim, yani kadın ne dediğimi hiç anlamıyordu. Buddha'nın prens hali gibi toplumdan izole yetiştirilmişti.
--/--
Bunlar bana göre acınası insanlar. Sosyete olmanın bedeli bu. Hele bir de sonradan görme iseniz sosyeteye girmek için davetler, partiler verip, kültür hamlesi yapıp yeni sınıfa geçmenin ritüellerini yerine getirme zorunluluğu da var. Yani "Mercedes aldım, Gucci vs aldım artık ben de sizden biriyim" diyemiyorsunuz.
--/--
Bakın yine zenginin malı züğürdün çenesini yordu. :)
Sevgiler
Doğru diyorsunuz sayın deist tr :)
Saygıyla..