Orijinalini görmek için tıklayınız : Toplumu ve Farkli Halklarini "Kiskirtma" ve Bilinclendirme Farki
evrensel-insan
04-10-2013, 23:44
Bilindigi gibi emperyalist zihniyetin basta O.Dogu olmak uzere bir ulkeye saldirirken en basta gelen propagandasi "oraya demokrasi getirmek" masali olmasi ve bunun icin de kendi cikari temelinde belki de "sut liman" olan bir ortami her yonteme basvurarak ve her yontemi mesru ve mubah kilarak uygulamasidir.
Suriye'yi ele alalim. Su an orada yuzlerce bolge ici ya da disi teroristler, rejimin basi Esad'a karsi bir savasim surdurmektedir ve bunu da aldiklari her turlu yardim ile yerine getirmektedir.
Ayrica bu savasimda, toplum ve farkli halklari da her turlu yasam hakkini kaybetmektedir.
Peki, soralim. Suriye'de bati icerikli bir demokrasi var midir? yoktur.
Peki, toplum ve farkli halklari bu olmayan demokrasiden "memnun mudur?" memnundur ki, Esad'a karsi ayaklanmiyorlar.
Burada celiski gibi gozuken bir durum dogmaktadir.
Suriye toplumu ve farkli halklari; evrensel hukuk insan haklari ve hak ve ozgurlukler olarak, demokratik bir yasami hak ediyor mu? Evet. Cunku onlar da insanoglu.
Peki bu farkli halklar, ulkelerinde bir demokratik rejimin olmadiginin farkinda ve bilincinde mi? Hayir. Olsalar, zaten Esad'akarsi mucadele verirler.
Iste burada onlara bu demokratikligi getirmek adina, emperyalist cikarin uygulamasindan farkli ne yapilabilir?
Yani bir topluma demokrasiyi DISARIDAN BASKI VE ZORLA GETIRMEK MI, YOKSA ONLARI BU KONUDA VE DEMOKRASIYI ISTEME TEMELINDE BILINCLENDIRMEK MI GEREKIR?
Iste zaten her turlu guc ve otorite ile basa gecmek isteyen her turlu ideolojik inancsal dogrularin da sorunu tam buradadir.
Sonucta bir izmin boyle bir demokrasi getirmesi ile, emperyalizmin yaptigi arasinda; ne fark vardir.
Tabiki fark yoktur. Sadece cikarlar farklidir. Yalniz ikisi de TOPLUMUN VE FARKLI HALKLARININ ADINA KARAR VERMEKTEDIR.
Halbuki toplumu ve farkli halklarini bilinclendirmek, demokrasi istemini onlarin KENDI ADINA KARAR VERMESINI GETIRIR.
Iste tum dunyanin ana sorunu budur.
TOPLUM VE FARKLI HALKLARI ADINA MI HAREKET ETMEK, YOKSA ONLARI BILINCLENDIREREK ONLARIN KENDI ADINA MI HAREKET ETMESINI SAGLAMAK?
Ilki her zaman emperyalizmin cikarina islemis ve sadece bir cikar mucadelesi olmustur. Bunun ne temelde ne izm temelinde olmasi hic bir seyi degistirmez.
Cunku TOPLUMUN VE FARKLI HALKLARININ ADINA DAVRANILMISTIR.
Iste bir yerde devrim icerikli her turlu hareketin tutarli olmamasinin temeli de, TOPLUM ADINA YAPILMASIDIR. Sonucta devrimi ya da hareketi TOPLUM KENDI ADINA YAPMAMISTIR.
Iste bu da bizlere TOPLUM ADINA DEVRIM YAPMAYI DEGIL; TOPLUMU KENDI ADLARINA DEVRIM YAPMAK ICIN BILINCLENDIRMEYI ogretir.
Biraz farklı bir katkı yapmayada ben çalışayım.
Demokrasi Partilerin seçime girmesiylemi daha doğru işler.
Halkın mahallesinde muhtar seçer gibi delegeler seçmesi Odelegelerin bir üst ve onlarında bir üst delegeleriyle merkezi oluşturması daha demokratik olmazmı?...
Batı ikinci tip demokrasiyi daha reel olduğu halde neden demokrasi saymıyor?
evrensel-insan
04-10-2013, 23:58
Biraz farklı bir katkı yapmayada ben çalışayım.
Demokrasi Partilerin seçime girmesiylemi daha doğru işler.
Halkın mahallesinde muhtar seçer gibi delegeler seçmesi Odelegelerin bir üst ve onlarında bir üst delegeleriyle merkezi oluşturması daha demokratik olmazmı?...
Batı ikinci tip demokrasiyi daha reel olduğu halde neden demokrasi saymıyor?
Hangi tip demokrasi? Ornek verebilir misin?
Buradaki ana fark, ozgur birey ile sivil cumhuriyetci farkidir. Ummet/cemaat bir alt asamasidir. Sonucta sivil cumhuriyetcinin TOPLUMSAL ISILIGI VARDIR. Cemaat ya da ummette KISI YOKTUR, TOPLUMUN BIR PARCASIDIR.
Iste Turkiye, ozgur birey olmak yerine; sivil cumhuriyetci ile ummet/cemaatin bir parcasi arasinda gidip gelmektedir.
Sadece tasarımsal olarak bir demokrasi biçimi önerdim.
Tamamen varsayımsal.
Partiler hiç olmasa.
Halk alt meclisleri bizzat mahallesinde seçse. ve onlar bir üst ve onlarda bir üst meclisleri oluştursa
her görüş üst meclise en nitelikli unsurlarla aktarılsa bu demokrasi olmazmı.
evrensel-insan
05-10-2013, 00:13
Sadece tasarımsal olarak bir demokrasi biçimi önerdim.
Tamamen varsayımsal.
Partiler hiç olmasa.
Halk alt meclisleri bizzat mahallesinde seçse. ve onlar bir üst ve onlarda bir üst meclisleri oluştursa
her görüş üst meclise en nitelikli unsurlarla aktarılsa bu demokrasi olmazmı.
Ozgur birey olmadan, demokrasi olmaz.
Özgür birey varmı türkiyede?
evrensel-insan
05-10-2013, 00:18
Özgür birey varmı türkiyede?
Devletin ya da hukumetin yetistirmesi temelinde yok. Ya ailevi ya da kisisel bir yetistirme olabilir.
Yalniz gezi direnisinde yer alanlarin (destekleyenler olmayabilir) ozgur birey oldugu, sosyo-etik farklari icsellestirebilmis olmalarindan ortada.
Ozgur birey sadece kendi hak ve ozgurlugunu almis olan degil, ayni zamanda baskasinin da hak ve ozgurlugunu taniyan bireydir.
Daha dogrusu, sosyo-etik farklari icsellestirebilen taniyan destekleyen talep eden ve kendininki dahil; herkesinkini savunan politik/ideolojik bir tartismaya sokmayan bireydir.
Özgür bireylerin
Çoğalmaları dileğimiz.
Devlet biat istiyor ,kulluk istiyor.
Medya bencil egoist rekabetçi birey.
Bir birini imha eden köşe dönücü birey.
Abd piyasacı global birey.
O özgür bireyler için daha çok çaba harcamak zorundaymışız gibi,
sanki Evrensel üstadım.
evrensel-insan
05-10-2013, 00:35
Özgür bireylerin
Çoğalmaları dileğimiz.
Devlet biat istiyor ,kulluk istiyor.
Medya bencil egoist rekabetçi birey.
Bir birini imha eden köşe dönücü birey.
Abd piyasacı global birey.
O özgür bireyler için daha çok çaba harcamak zorundaymışız gibi,
sanki Evrensel üstadım.
Cabadan ziyade, once bunun farkina ve bilincine varmak ve herbirimiz once kendimizi OZGUR BIREY BILINCINE ERDIRMEMIZ LAZIM.
Sonucta kendisi ozgur birey olmayanin baskasina hayri degil; zarari olur. Cunku kendisinin olmayisi bir yana, olmak isteyeni de bilincsizce onler.
Evrensel dostum.
Bağımsız olmak.ama herşeyden bağımsız olmak teorik bir düzlemdir.
Özgür birey neye göre özgür kıstası nedir.
Özgür birey bizzat kendi ekonomisi yaşamı birikimiyle fiziği kimyasıyla sınırlar kendini.
Koşullar bireyi diğerlerine göre daha özgür yapar.
Özelliklede sınıflı toplumlarda özgür bireyin koşulları yok denecek kadardır.
Özgür birey ideali uğruna mücadeleden özgür bireye engel yapıyı değiştirmek daha anlamlı geliyor bana.
Özgür birey komunizmde mümkün birşey.
Bence Farkında birey.
Vede değiştirme iradesi ortaya koyabilen bireyler uğruna çaba anlanlı geliyor.
Dünyanın nasıl işlediğini mutsuzluğun çözümsüzlüğün kaynağını görebilen bireyler çok değerli olacak gibi.
evrensel-insan
05-10-2013, 01:06
Evrensel dostum.
Bağımsız olmak.ama herşeyden bağımsız olmak teorik bir düzlemdir.
Özgür birey neye göre özgür kıstası nedir.
Özgür birey bizzat kendi ekonomisi yaşamı birikimiyle fiziği kimyasıyla sınırlar kendini.
Koşullar bireyi diğerlerine göre daha özgür yapar.
Özelliklede sınıflı toplumlarda özgür bireyin koşulları yok denecek kadardır.
Özgür birey ideali uğruna mücadeleden özgür bireye engel yapıyı değiştirmek daha anlamlı geliyor bana.
Özgür birey komunizmde mümkün birşey.
Bence Farkında birey.
Vede değiştirme iradesi ortaya koyabilen bireyler uğruna çaba anlanlı geliyor.
Dünyanın nasıl işlediğini mutsuzluğun çözümsüzlüğün kaynağını görebilen bireyler çok değerli olacak gibi.
Ozgur birey : Bireyin ekonomik durumuna odaklanir. Burada devlet bireyi icin vardir. Bireyin gorevi kanunlara uymak, iste calismak, vergilerini odemek ve gerekirse de milletini savunmak. Politik olarak bir pasiflik soz konusudur. Vatandaslik kisinin kendi secimi temelinde yetistirmesini/aydinlatmasini ongorur. Bunun icin bireye gerekenleri devlet saglar.
Iste bir bireyin boyle yasayabilmesi icin, her turlu sosyo-etik, kisilik/kimlik hak ve ozgurluklerinin devlet tarafindan taninmis ve guven altina alinmis olmasi gerekir.
Tabi hak ve ozgurluk talebi bireysel bilinci, bunun taninmasi ve guveni de birey devletini icerir.
Sivil cumhuriyetci : Kisinin politik durumuna odaklanir. Hersey ortak bir politikanin baskisi altindadir. Kanuni rahatsizliklar sikintilar kisiyi etkisi altina alir. Kisiler hep bir noktada tutulmaya calisilir. Yani suru psikolojisi ve korku felsefesi. Vatandaslik genel ve toplumsal kisilik temelindedir. Kisi politik olarak aktiftir. Kisinin gorevleri konusunda bosluklar dogabilir. Buradaki politik aktiflik, kisinin politik bilinci degil; yasam ve iliskisinde politika uzerine fikir yurutmesi ve tartismasi anlamindadir. Cunku politik toplum kutuplasmasi baskisi altindadir ve politik secime zorlanir.
Bizde olan ise vatandasin devleti icin var olmasidir. Yani kendisi yoktur, devleti ve devletin ona yonlendirdigi degerleri vardir. Kendi icin degil de, bunlar icin mucadele eder.
Oligarşik, teokratik, monarşik, demokratik vs. organize olmuş örgüt sisteminin halklar üzerindeki egemenliği, [üst tavanı oluşturan sistem tarafından her halükarda yönetimsel etkisi] insan türünün doğal niteliklerine göre şekillenmektedir. Bazı düşünür amcalarımız boşuna 'insan insanın kurdudur' dememiştir. Gerçi bu sözü yönetim sistemleri ve halklar üzerindeki etkisi bağlamında söylememişlerdir.
Yine de yönetimi oluşturan yapının çekirdeği insan olduğuna göre, yönetim de insanın niteliklerine göre şekillenmesi çok doğal. Benimsenen ideoloji yada rejimin baskıcı, sindirici, kışkırtıcı, sınırlayıcı yapısı, 'egemen benim' anlayışı çerçevesinde yer ediniyor. Başımızdakilerin halkı sömürmesi, kendi çıkarını araması ve soyması, dolayısıyla cebini doldurması da yine egosal bir durumdur.
Sömürmenin işlevsel aracı da çoğu zaman 'demokrasi' adı altında gerçekleşiyor. Bu çok acı bir gerçektir. Halkların kışkırtılıp birbirine düşürülmesi ve toplumda gerçekleştirilen kutuplaşma, yine organizma olan devlet aygıtının - bir şekilde- işine yarıyor. Silah ticareti de dahil her türlü para-ün kazanımı yine yönetimi zenginleştireceğinden, o anki devlet yönetiminin demokrasi adı altında en büyük silahıdır.
İnsan kışkırtır, böler, kavga eder, para ve ün sahibi olmak ister. Devlet de zaten elindeki yaptırım gücünü bu şekilde kullanıyor. Kim demişti; Devletin hiç bir şeyine güvenmemek gibi bir ilkem vardır diye?