Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahlaki Erozyon
Erdem Alaca
09-10-2013, 06:11
Büyük kızım bu sene 1. sınıfa başladı, ekseriya ben götürüp getiriyorum onu.
İki defa yolda kocakarılar onu iteleyip önüne geçtiler. Birincisinde dedim "Bak kızım, bunlara hayvan denir; anlayacakları dilden konuşmak lazım" - öne geçmiş olan kadının hızlı hızlı yanına yürüdük, geçerken sağlam bir omuz da ben kadına attım. Suçunu bildiğinden ses çıkaramadı.
İkincisinde de yine hızlı hızlı kadının yanına gittim, hizasına gelince; "Teyze! Ezdin geçtin bacak kadar çocuğu, nereye ne yetiştiriyorsun sen?"
Kafasını çevirdi önüne hemen, o da bir şey diyemedi.
Yanlız üçüncü de hiçbir şey demeden direkt Osmanlı'yı çakacağım, o olacak - başa bela alacağım yani.
...
Otobüs veya metrodayım. Kalabalık mı kalabalık. Yaşlı bir teyze ayakta iki büklüm duruyor, yanıbaşındaki 4'lü koltukta 4 tane genç oturuyor. İkisi karşılıklı muhabbet ediyor, biri camdan dışarı bakıyor, diğeri cep telefonuyla meşgul.
Yaşlı teyzem ayakta iki büklüm, dediğim gibi.
...
Bazen denk geliyorum, liseli (belki de ortaokullu) kızlar; ellerinde sigara birbirlerine: "Kızım seni g..... s..... bak! Kaç kere demedim mi ...." gibi muhabbetler, bağıra bağıra üstelik.
...
Bebek arabaları... Trafikteki terörden sonra, yeni moda bunlar var şimdi. Karşıdan üstüne üstüne öyle bir geliyorlar ki, nereye kaçacağını şaşırıyorsun. Ne o, bebek arabalı ya; yolların hepsi onun - sen nereye sıvışırsan sıvış; o gönlünce sürsün yeter ki.
Bir gün böyle kaçıyor gibi yapıp kaçmayacağım, ayağım takılmış gibi yapacağım, sadece ayağımı 90 derece kıvıracağım ki araba kaval kemiğim yerine ete çarpsın. Ondan sonra kadın bir tarafa araba bir tarafa savrulacak tabii. Kadını yerden kaldırmak için elimi uzatınca: "Ağbi, n'aptın sen?" diye bağıracak muhtemelen kadın bana.
Ben de: "Sana bir ders vermek istedim." diyeceğim. :)
Tabii bunun için arabayı boş denk getirmek lazım, bebek kadının yanındakinin kucağında olmalı.
...
Bunun gibi bazı gözlemlerim var işte bana garip/cahilce gelen. Başlıktaki gibi "Ahlaki Erozyon" olarak tanımlıyorum bu tip olayları.
Hiç hoş değil, bence 20-25 sene önce de biz böyle değildik. Misal; mümkün mü yaşlı bir insan ayaktayken biz oturacağız? İmkansızdı.
Ama devir bu güncel olarak.
Erdem Alaca
09-10-2013, 18:55
Çocuk Bakımevinde fuhuş rezaleti!
Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi'ndeki kız çocuklarına para karşılığı fuhuş yaptırdıkları iddiasıyla kurumun eski müdürü ve 2 müdür yardımcısı gözaltına alındı.
Taksim’deki, Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’ndeki (BSRM) mahkemelerin ve ailelerin teslim ettiği küçük yaştaki kız çocuklarına para karşılığı fuhuş yaptırdıkları iddiasıyla kurumun eski müdürü ve 2 müdür yardımcısı gözaltına alındı.
İddialar üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kapatılan merkezin eski müdürünün de hakkında açılan idari soruşturma sonucu açığa alındığı ortaya çıktı.
Haberin tamamı. (http://sozcu.com.tr/2013/gunun-icinden/cocuk-bakimevinde-fuhus-rezaleti-386826/)
Erdem Alaca
17-10-2013, 14:14
Nasıl bir öykü bu, anlayan gelsin?
ERZURUM’un merkez Palandöken İlçesi’nde 2 çocuğunun annesi R.B.’yi para karşılığı fuhuşa zorlayıp izlediği öne sürülen 35 yaşındaki N.B., 6-12 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
Olay, Ağustos ayında merkez Palandöken ilçesi Hacısalihefendi Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde meydana geldi. R.B., polise giderek eşinin kendisini başkalarıyla para karşılığı ilişkiye zorladığını ve tehdit ettiğini öne sürererk şikayetçi oldu. Eşinin 1.5 yıldan bu yana evlerine değişik tarihlerde erkek getirdiğini anlatan R.B., şöyle dedi:
“Eşimle 15 yıl önce evlendik. Evliliğimizden 2 çocuğumuz var. Kocam beni para karşılığı başkalarıyla birlikte olmaya zorlayıp tehdit ediyor. Başka erkeklerle ilişkiye girmemden zevk aldığını söyledi. İlişkiye girmediğim zaman ’Evden çıkmama cezası’ veriyor. Telefonla da görüntülü olarak arayıp evde olup olmadığımı kontrol ediyor. Getirdiği kişilerle ilişkiye girerken kendisi de pencereden izleyip mastürbasyon yapıyor. Ş.A. ile girdiğim ilişkilerden 150-200 lira aldığını, H.Y.’den de cep telefonu aldığını gördüm. Kocama, ’Namusumla çalışmak istiyorum’ deyince, ’Çok çalışmak istiyorsan gel seni geneleve götüreyim. Ben istiyorsam çalışacaksın’ diyordu. Eşim beni çaresizce bırakarak fuhuş ortamında çalıştırmıştır. Yaşadıklarıma daha fazla dayanamayıp ablama anlattım. O da polise gitmemi söyledi. Polislerin bu tür olaylara baktığını bilmiyordum. Polisi arayıp beni kurtarmalarını söyledim. Kocamdan şikayetçiyim.”
Eşinin şikayeti üzerine gözaltına alınan bir şirkette şoför N.B., suçlamaları kabul etmedi. N.B., sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.
’Tehdit kullanarak eşiği fuhuşa teşvik, fuhuş yaptırmak ve aracılık etmek’ suçundan Erzurum 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkarılan N.B., suçlamaları kabul etmedi. N.B., 1.5 yıl önce eşinin kendisini yakın arkadaşı Filiz ile birlikte olduğu sırada yakaladığını belirterek, şu iddialarda bulundu:
“İş arkadaşım Ş.A.’nın numarasını karıma verip ’Aldatabiliyorsun al bu en yakın arkadaşımın numarası bununla aldat’ demedim. Filiz ile birlikte olduğum dönemde ona cep telefonu ve hat alıp verdim. Eşime yakalandıktan sonra bunları istedim. 2 ay kadar Filiz ile görüşmedik. Daha sonra Filiz beni aradı ve ’Sen çok iyi birisin arkadaşıma yanlış yaptım. Senin bir arkadaşın varsa onunla tanıştır beni’ dedi. Kendisini Şahin ile tanıştırdım. Daha sonra Filiz beğenmediği için ayrılmış. Bir gün kahvede otururken yine Filiz aradı. Arkadaşım Hanifi yanımdaydı. Telefonda beni yanına çağırdı. ’Yanındaki kim çok hoşuma gitti bizi tanıştırsana’ dedi. Ben de Filiz’e Hanifi ağabeyin numarasını verdim. Hanifi ağabeye de ’sen çapkınlık yapmak istiyorsun’ dedim ve durumu anlattım. İddia edildiği gibi eşimi ’Filiz’ diye tanıtıp arkadaşlarımla birlikte olmasını sağlamadım. Eşim bir gün beni arayarak Ş.A.’yı aradığını akşam grup seks yapacağımızı söyledi. Eşimin tatmin olması için bu teklifi kabul ettim. Eşimden seksi iç çamaşırları giymesini istedim. Fakat ben bu ilişkiyi sonradan kabul etmedim ve görüşme olmadı. İddia edildiği gibi evimde girdikleri cinsel ilişkiyi izlemedim. Eşim sürekli benden boşanmak istediğini söylüyordu. Bu yüzden iftira attı. Kendisi lüks yaşamayı seven biriydi. Çocukları anneme bırakıp sürekli başka yerlere gidiyordu. Şahin ve Hanifi ile görüşüp görüşmediğini bilmiyorum. Kimseyi fuhuş amacı ile evime götürmedim. Çocuklarımdan haber alamıyorum.”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Ş.A. ise, kendisini arayan kadının Naci’nin komşusu olduğunu söylediğini, onun evine gitmediğini söyledi. ’Filiz’ olarak tanıdığı kadınla 3-4 kez birlikte olduğunu ileri süren Ş.A., “Ben kıskanç bir adamım Filiz ile yaşadıklarımı kimseye söylememesini istedim. Birlikte olduğumuzda 400, 200 ve 100 lira verdim” diye konuştu.
Mahkeme mağdur ve diğer tanıkların dinlenmediğini olduğunu göz önünde bulundurarak N.B.’nin tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Haberin kaynağı. (http://sozcu.com.tr/2013/yasam/esine-fuhus-yaptirdi-390163/)
Ahlaksız
17-10-2013, 15:53
Bir toplumda binalar yükseldi mi,ahlaksızlıkta yükselir..
EL Akp zamanında her yer inşaat oldu..Haliyle ahlaksızlıkta tavan yaptı..
ozgur_beyin
17-10-2013, 17:34
arkadaşlar kaçınılmaz paradoks şudur.
her nesil veya fert herşeyin gittikçe bozulduğunu anlatır ve ekler.
'' bizim zamanımızda böyle değildi.'' unutmayın her şey aynı şimdi her şeyi çok kolay ve çabuk öğreniyoruz.
sanırım biliyorsunuzdur.
istiklal mahkemeleri kurtuluş savaşında askerden kaçanlar için kuruldu.
ahlak izafi bir kavram. bir müslümanın ahlak anlayışıyla bir budistin ahlak anlayışı farklı
eskiden eskimolorda eve gelen erkek misafire evin erkeği eşini ikram ederdi. bu hediyeyi reddetmek büyük terbiyesizlik ve ev sahibine hakaret sayılırdı.
100li yıllarda avrupada yörenin lordunun evlenen kızın ilk gece hakkı vardı.
seyredenler bilir cesur yürekte bu adet vurgulanmıştı.
mısırda firavun sadece bacısıyla evlenebilirdi çünkü kutsal kan yozlaşmamalıydı
Ahlak izafi bir kavramdır bir yönüyle.
Ahlaka izafiliği yüklediğimizde(Tamamen izafileştirdiğimizde,dedğimiz şey şudur aslında;Yaşasın ahlaksızlık!
Evet ahlakın izafi olduğu bir gerçektir.Fakat ,ve ne iyiki gerçeğin sadece bir yarısıdır bu tespit.
Diğer yandan ahlak bir zorunluluktur.
Genelin uzlaştığı Ahlakta vardır.
Maddi koşulların dayattığı müşterek ahlakta vardır.
Çıkarsamalar yaparken daha ayrıntıcı olmak gereği vardır,olmalıdır.
Dünyadaki her anne evladına karşı sorumludur bu sorumluluk(zorunluluk kendi ahlakını dayatır.
Yani ayırıcı-bağlayıcı bir ahlak vardır.
Vatan sevgisi bağlayıcı bir ahlaktır gibi.
Hırsızlık genelin reddettiği sadece hırsızların kabul ettiği bir ahlaktır.
Ve toplumların (çeşitlilik arzetsede )bağlayıcı ahlak kuralları olmalıdır.
Bilim ahlakı mesela çok bağlayıcı bir ahlaktır,gereklidir.
Ahlak izafidir demek doğruyu yanlışa indirgemek hatasına götürür.
Düz mantıktır .
Günlük hayattaki düz mantıklı analizlerin yerini Diyalektik mantığın hatasızlığına terk etmesi gerekliliktir.
Ahlak ,ktupları çok olan ,sürekli evrilen gerekli bir yapıdır.
Paparock
17-10-2013, 18:37
Eskiden hep merak ederdim Filozoflar hep ahlaktan bahsederdi
ahlak aslında dinden veresiye cennetten sıyrıldıgımızda tutunduğumuz önemli bir kavram
dinde bir insana neden yardım ediyoruz, öbür dünyada derilerimz kızartılmasın cennette iri gözlü tomurcuk memeli hurilere ulaşalım diye, fakire neden yardım ediyoruz ? cennette altımızdan şarap akan nehirler için
yani al gülüm ver gülüm hesabı
din olayından kurtulup özgür olduğumda çok ilginç bir şeyi hissettim, ben hala insanlara yardım ediyordum hala çocuk esirgeme kurumuna bir koyun kesip bağışlıyorum , neden öbür tarafta sunulan huriler için değil, bu davranışı gösterdiğimde kendimi iyi hissettiğim için
buna ahlak deniyormuş, :) ne yazıkki din aynı zamanda ahlak anlayışını köreltiyor ne olduğunu anlamamıza engel oluyor.
inasnlara iyilik yapmak , kötülük yapmamak tan doğan bir his doğru bildiğini yapmaktan kaynaklanan insanın kendini iyi hissetmesi
işte ahlak bence bu.