Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocuk firavuna araba çarpmış
Ahlaksız
03-11-2013, 23:02
Mısır’daki mezarı keşfedildikten tam 91 yıl sonra çocuk firavun Tutankamon’un nasıl öldüğü ile ilgili gizem çözüldü.
http://www.hurriyet.com.tr/_np/8610/22008610.jpg
Mısır Keşif Topluluğu (Egypt Exploration Society) başkanı Dr. Chris Naunton mumyayı keşfeden Arkeolog Howard Carter’ın daha önce yayınlanmamış notlarını inceledikten sonra Tutankamon’un aşırı hız yapan bir at arabasının çarpmasıyla öldüğü sonucuna vardıklarını söyledi.
Dr. Naunton trafik kazası ile ilgili teorilerini mumya üzerinde gerçekleştirdikleri adli tıp testleri ile de doğruladıklarını belirtti.
Nauton, at arabasının tekerleğinin Tutankamon’un göğsünü ezdiğini ve bedenini neredeyse paramparça ettiğini, bu nedenle de mumyalama işlemini gerçekleştirenlerin cesedi uygun bir biçimde muhafaza etmekte zorlandıklarını belirtti.
Şimdiye dek Tutankamon’un vahşi bir siyasi cinayete kurban gittiğine inanılıyordu.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/25036002.asp
Vay be:)
O zamanlarda da trafik varmış:)
Bu keşfe şapka mı çıkarmalıyım, yoksa hayıflanmalı mıyım, bilemiyorum. Çünkü Zahii Hawass başkanlığında 2005'te NATGEO kanalında CT SCAN ile Kral Tut'un mumyasını tarandığı zaman Tut'un sol dizkapağında çok kötü bir kırık olduğu tespit edilmiş ve ölümcül bir kırıktan dolayı öldüğü söylenmişti bize. Ama demek ki gerçek farklıymış.
Bildiğiniz gibi, Tut'un mezarı arkeolog Howard Carter ve Lord Carnarvon'un başkanlığında bir çocuğun kazayla bir şeyi keşfetmesi sonucunda burada yapılan bir kazı sonucunda 1922 Kasım'ında ortaya çıkarıldı. Sonra Howard Carter'ın günlğünden hareketle bir sürü belgesel yapıldı. Ama demek ki unutulmuş bir not kalmış ve bu da Tut'un nasıl öldüğüne ilişkin kesin bir bulgu içeriyormuş.
Şimdi, Tut'un mumyası keşfedildikten 2 yıl sonra çekilen fotoğrafı,
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/b/b6/Mummy_Frontal.jpg
Tut'un mumyasının 1924'te çekilmiş resmi (http://en.wikipedia.org/wiki/Tutankhamun's_mummy).
şeklinde olduğuna göre, sizce bu mumyada bir yanlışlık yok mu?
İsterseniz, siz bu yanlışlığın ne olduğunu aşağıda verdiğim resimlerden ve konuyla ilgili bir tartışmadan keşfediniz!
Bu resimde Howard Carter Tut'un matruşkaya benzer lahtini açtıktan sonra mumyasının bulunduğu tabutun şu şekilde olduğunu görüyor:
http://universalmysteries.co/wp-content/uploads/2011/05/king-Tutankhamun.jpg
Howard Carter, Tut'un tabutunu incelerken görülüyor! (http://www.coinsfromworld.com/cook-islands-2011-tutankhamun-king-pharaoh-silver-gold-coin-20-p-79.html)
Bu resimde ise yukarıda olmayan Tut'un mumyasının içine konulduğu altın suyundan yapılma kaplaması görülüyor:
http://s.ngm.com/2010/09/tut-dna/img/tut-615.jpg
Tut'un mumyasının içine konulduğu altın kaplama (http://ngm.nationalgeographic.com/2010/09/tut-dna/hawass-text).
Şimdi siz bu resimlere bakarken,
Kuran'ın "Sağcılar" ile ideolojiye dönüştürülmesi (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33959) (http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/multipage.gif 1 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33959) 2 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=33959&page=2))
upuaut
tartışmasındaki son mesajlarıma bakarsanız, Tut'un 1924'teki mumyasındaki yanlışlığı çözmüş olacaksınız.
Kolay gelsin!
Not: Bu konuda uzman kişi aslında şimdilerde Fransız Mimar Jean Pirerre Houdin'in yanında Büyük Piramit'te araştırmalar yapan Bob Brier ama ben bu çalışmayı onun elinden aldım, denilebilinir.
RADİKAL, 20/10/2014 15:15 (http://www.radikal.com.tr/saglik/tutankamonun_gercek_yuzu_ortaya_cikti-1220043).
http://i.radikal.com.tr/542x290/2014/10/20/fft81_mf2504430.Jpeg
2 bini aşkın bilgisayar taramasını kapsayan sanal otopsinin ardından firavun Tutankamon'un "gerçek" yüzü ve bedeni belirlendi.
Neredeyse genç bir kadınınki kadar geniş kalçaları vardı, bacağındaki bir yamukluk nedeniyle bir ayağını tam yere basamıyordu ve dişlekti.
Altından maskesinin ardından mağrur bir biçimde gülümseyen Tutankamon, milyonlarca insanın hafızasına atlı araba yarışlarına düşkün bir soylu olarak kazındı. Oysa yeni bulgular, MÖ 14’üncü yüzyılda hüküm süren genç firavunun yürümek için bastona dayanmak zorunda olduğunu ve 20’li yaşlarını göremeden öldüğünü gösteriyor.
Mısır Firavunu Tutankamon üzerinde yapılan ‘sanal otopsi’ tamamlandı. Sanal otopsinin yanı sıra sürdürülen genetik analizler ise ünlü firavunun ensest ilişkinin meyvesi olduğunu, anne ve babasının kardeş olduğunu gösteriyor. Tutankomun’un kardeşlerinin de çocuk yaşta art arda ölmesinin nedenin de yine ‘akraba evliliği’ne bağlı hormonal bozukluklar olduğu tahmin ediliyor.
TAHMİNLER: CİNAYET, KAZA, ENSEST,... vs.
http://i.radikal.com.tr/150x113/2014/10/20/fft16_mf2504427.Jpeg
Bugüne kadar bazı tarihçiler Kral’ın bir at arabasından düşerek, bazıları kan zehirlenmesinden (UPUAUT'un tahmini için #2 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=435441&postcount=2) no'lu mesaja bakınız), diğerleri de geçirdiği kaza sonucu kalça kemiğinde oluşan çatlak nedeniyle öldüğünü öne sürüyordu. Şimdi ise bilim insanları genç firavunun genetik rahatsızlık sonucu öldüğünü, vücudundaki kırıklardan sadece birinin (dizindekinin) ölümden önce oluştuğunu ve bastonla yürümesini gerektiren topallığı nedeniyle araba yarışlarına katılmasının imkansız olduğunu söylüyor. Tutankamon’un mezarında bulunan 130 kadar baston da bunu doğruluyor.
İtalya’da mumyalar ve buzadamlarla ilgili araştırmalar yapan enstitünün üyesi Albert Zink ise Tutankamon’un soylu ailesinin DNA’larını inceledi. Zink’in elde ettiği bilgilere göre Tutankamon, Mısır firavunu Akhenaton ve kızkardeşinin çocuğu. Ensest antik Mısır’da tabu sayılmıyordu ve akraba evliliklerinin yarattığı sağlık sorunları da o dönemde bilinmiyordu.
SOY AĞACINDA ERKEN SOLAN BİR DAL
Londra Imperial College’dan Hutan Ashrafian, Tutankamon’un ailesinin bazı üyelerinin hormonal bozukluklardan mustarip olduğunu söyledi. Ancak şunu vurguladı: "Ailenin ataları arasında ileri yaşlara kadar yaşayan pek çok kişi vardı. Ancak bu soy, erken ölmeye başladı ve her jenerasyonda daha da erken öldüler."
Tutankamon’un ölümüyle ilgili yeni bulgular, BBC One’da "Tutankhamun: The Truth Uncovered" adlı belgeselde yayınlanacak. (DailyMail).
Anlaşılan o ki, daha önceden 2010'da ortaya konan bu bulgu hakkında yeni araştırmalara yapılmış ve 2014'te daha da netleştirilmeye çalışılmış. Ama Erol ERGEÇ'in bu son gelişmeyle birlikte Tutankhamun ile ilgili "Tutankhamun, Erol ERGEÇ, Academia.edu (http://www.academia.edu/8933482/TUTANKHAMUN)" adlı tam bir makale yazıp, bunu akademik yayınların sergilendiği Academia.edu'ya koyması, son derece dikkatimi çekmiştir.
İlişkili Haberler: Daha önceden yapılan haberler şunlardır:
1. Firavunun gerçek laneti ensest!, Milliyet, 17.02.2010 - 01:00 | Son Güncelleme: 17.02.2010-23:39 (http://www.milliyet.com.tr/firavunun-gercek-laneti-ensest-/yasam/haberdetay/18.02.2010/1200506/default.htm).
2. Tutankamon ENSEST kurbanı! Tutankamon'un annesiyle babası kardeş çıktı!, Hport.com.tr, 2010-02-17 19:04:00 (http://www.hport.com.tr/kultur-sanat/tutankamon-ensest-kurbani-tutankamon-un-annesiyle-babasi-kardes-cikti).
Felâsife
13-12-2014, 03:21
Altından maskesinin ardından mağrur bir biçimde gülümseyen Tutankamon, milyonlarca insanın hafızasına atlı araba yarışlarına düşkün bir soylu olarak kazındı. Oysa yeni bulgular, MÖ 14’üncü yüzyılda hüküm süren genç firavunun yürümek için bastona dayanmak zorunda olduğunu ve 20’li yaşlarını göremeden öldüğünü gösteriyor.
Bahsedilen o belgeseli bende seyretmiştim, sanırım en sonunda animasyonlu bir haliyle de at arabasından düşüp, tekerin kalça ve göğsünü parçaladığını görüşü netlik kazanmıştı.
Olay ise tamamen başkaymış, ilginç.
Bu haliyle nasıl at arabası sürsün, yürümekte zorlandığı her halinden belli, üzüldüm açıkcası.
Bahsedilen o belgeseli bende seyretmiştim, sanırım en sonunda animasyonlu bir haliyle de at arabasından düşüp, tekerin kalça ve göğsünü parçaladığını görüşü netlik kazanmıştı.
Olay ise tamamen başkaymış, ilginç.
Bu haliyle nasıl at arabası sürsün, yürümekte zorlandığı her halinden belli, üzüldüm açıkcası.
Eğer gerçek buysa Howard Carter, 1922'deki günlüklerindeki otopsi bulgularına göre, bizi fena halde yanıltmış demektir. Bu, kabul edilebilir gibi değil!
Felâsife
13-12-2014, 04:54
Eğer gerçek buysa Howard Carter, 1922'deki günlüklerindeki otopsi bulgularına göre, bizi fena halde yanıltmış demektir. Bu, kabul edilebilir gibi değil!
Bunun bilerek yapılan bir şey olduğunu sanmam, neticede 1922 nin imkanlarıyla, bugünün imkanları ayı değil, işin garibi bu gidişle 50 yıl sonrasının imkanlarıda aynı olmayacak, veya 100 veya 1000...
Yani bu algılar daha çok değişecektir, bence bu duruma hep hazırlık olun.
Gelişen teknoloji müthiş bir şey, bu eskinin doğrusuymuş buna ellemeyim demiyor, ezip geçiyor.
O yüzden en güzeli sabit bir noktada durmak yerine, daha esnek bir noktada durmak gerekir bana göre.
Petra tapınağını (http://tr.wikipedia.org/wiki/Petra) 3D Lazer cihazlarıyla tarayınca, ve 3D verileride ekrana basınca o güne kadar kimsenin aklına gelmeyen bir şeyle karşılaştılar, buna orada yıllarca çalışma yapan arkeologlar şaşırdı kaldı.
Hasılı tapınak yukarıdan aşağıya basamaklı bir şekilde yapılmış, iskele filan hiç bir şey kullanılmamış, dağın kendi doğal yüzeyini kullanmışlar.
Eskilerin kafası bir başka çalışıyormuş yani.
Ev yapıyorsun önce çatısını yapıyorsun gibi pek akla gelmeyecek bir yaklaşım.
Özetle küçücük bir cihaz geçmişi tamamen değiştirebilir-ki değiştiriyorda-bu ilerde de böyle olacağı anlamına gelir.
Nana Buluku
13-12-2014, 10:17
[QUOTE=Felâsife;534191Petra tapınağını (http://tr.wikipedia.org/wiki/Petra) 3D Lazer cihazlarıyla tarayınca, ve 3D verileride ekrana basınca o güne kadar kimsenin aklına gelmeyen bir şeyle karşılaştılar, buna orada yıllarca çalışma yapan arkeologlar şaşırdı kaldı.
Hasılı tapınak yukarıdan aşağıya basamaklı bir şekilde yapılmış, iskele filan hiç bir şey kullanılmamış, dağın kendi doğal yüzeyini kullanmışlar.
Eskilerin kafası bir başka çalışıyormuş yani.
Ev yapıyorsun önce çatısını yapıyorsun gibi pek akla gelmeyecek bir yaklaşım.
Özetle küçücük bir cihaz geçmişi tamamen değiştirebilir-ki değiştiriyorda-bu ilerde de böyle olacağı anlamına gelir.[/QUOTE]
İlginç bir bilgide ben vereyim.
Firavunların ve soylu kişilerin mezarları toprağın altına ve labirente benzer yapılır. Mezarın içi zifiri karanlıktır.O dönemde kullanılan aydınlatma araçlarının meşale veya ayna olduğu tahmin ediliyordu.Ancak meşale yanarken duvarlarda iz bırakır ve o mezarlar yapılana kadar duvarlar tamamen siyaha döner. Herhangi bir iz olmadığı için meşale kullanılmamıştır.Ayna ise ışığı diğer aynaya %100 yansıtmaz bir kaç ayna sonra ışık nerdeyse hiç yansıtılamaz.(Filmlerde yansıtıldığına bakmayın)
Bunun dışında herhangi bir aydınlatma aracı bilinmediği için mezarların nasıl yapıldığı bilinmiyor.
Felâsife
13-12-2014, 20:36
Evet buda ilginçmiş aslında, ne olduğu kolay kolay bulanabilecek şeyler değil.
Nana Buluku
13-12-2014, 21:43
Duvarların temizlenmiş olma ihtimali de var tabi.
Elektrik kullanıldığını düşünenler de var.
Ne olduğu kesin değil ancak işlerini güzel yapmışlar.