PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Huruf-u Mukatta


sodomo--
12-01-2007, 15:55
Kuran surelerinin 29 tanesi "kýsaltýlmýþ harfler" veya "kesik harfler" adýyla bilinen huruf-u mukatta ile baþlar. Her ne kadar müfessirler bu harflerin Allah ile peygamberi arasýnda gizli bir þifre olduðu yönünde görüþ beyan etselerde gerçekte Fahreddin el- Razi gibi bazý islam tefsircilerinin belirttiði gibi bu harfler kendi surelerinin isimlerini gösterir. Fahreddin el-Razi islam öncesi Araplarýn bu tip harflerle bazý nesneleri de isimlendirdiðini söylemektedir.

Örneðin :

Para = ع
Bulut = غ
Balýk = ن



Diyanetin Kuran mealinden þu satýrlar oldukça dikkat çekici :

"Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazý surelerin baþýnda yer alan Huruf-u Mukatta Kur'an'ýn nazil olduðu dönemde Arap edebiyatýnda yaygýn bir kullanýma sahipti. Þairler ve belâgat ehli bunlarý kullanýrdý. Hatta bunun örneklerine Ýslâm öncesi þiir ve nesrinde rastlanmaktadýr. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradýðý için, bunlarýn Kur'an'da kullanýlmasýna karþý çýkan veya sorular yönelten olmadý. Çünkü bu tür kullaným onlara yabancý deðildi. Hatta hiçbir saldýrý fýrsatýný kaçýrmayan Ýslâm ve Kur'an düþmanlarý bile bu harflerin kullanýmýna karþý çýkmadýlar"

Modern araþtýrmalar içinde de en fazla dikkat çekeni Hint asýllý Hamiduddin Farahi'nin "Farahi teorisi" adýyla isimlendirilen açýklamalarýdýr.

Farahi bu harflerin Arapçaya kaynaklýk eden Ýbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanýmý ile baðlantý kurarak açýklamalarýný geliþtiriyor ve bu harfler sadece fonotik sesleri deðil ayný zamanda Çin alfabesinde olduðu gibi bu haflerin þekillerinin bazý anlamlarýn ve nesnelerin sembolize edilmesi amacýyla kullanýlmýþ olabileceðini söylüyor. Aslýnda bu tip kullanýmýn tarihi Mýsýr hiyerogliflerine kadar gidiyor.

Örneðin:

Elif, Ýbranice'de ve eski Arapça'da "sýðýr" anlamýnda kullanýldýðý gibi biçimi de "sýðýr baþý" þeklindeydi: أ

Bê harfi Ýbranice'deki "Beth"in türevi olup ve o da Beyt (=ev) anlamýnda kullanýma sahip: ب‎

Cîm, Cimel telafuzu ile Cemel (=deve) anlamýnda Ýbranice'de kullanýlmýþ: ج‎
Tâ harfi "yýlan" anlamýnda kullanýma sahip: ط
Mîm ise "su dalgalarýný" temsil eden þekilde kullanýlýyor : م

Farahi bu teorisini Kalem suresinin "Nun" ( ن ) mukattasýnýn eski anlamýyla balinanýn midesine düþen Yunus peygamberi temsil ettiðini söyleyerek destekler. Ona göre bu surelerin baþlarýndaki bu mukattalar o surelerin konusu ile aralarýndaki iliþkinin eski anlamlarýný temsil etmektedir.

Bazý Kuran sureleri Farahi'nin bu teorisini destekler niteliktedir. Örneðin Ta-ha suresi
Ta ( ط ) harfi ile baþlamakta ve yukarýda belirtildiði gibi bu harf "dik duran bir kobra yýlanýný" sembolize etmekte ve bu surede de ayný zamanda Musa'nýn elindeki bastonun yýlana dönüþmesi konu edinilmektedir. (Taha 17-21)

Ayný þekilde Þuara suresi de Ta Sin Mim mukatta harfleri ile baþlamakta ve ilk harfi olan
Ta ( ط ) yani "Musa'nýn yýlaný" ile ilgili ayetler bu surede de geçmektedir. (Þuara 32-33)

Bakara suresi de Elif Lam Mim mukatta harfleri ile baþlamakta ve ilk harfi olan
Elif أ Ýbranice'deki kullanýmýnda "sýðýr baþý" anlamýna gelmekte ve bu sure de (Bakara 67 ve devamý) yahudilerin kurban edilen sýðýrý ile ilgili ayetler geçmektedir.

Ayný mukattalar ile baþlayan surelerin bir diðer özelliði ise iþledikleri konularýn, stil ve yapýlarýnýn birbirine benziyor olmasý.
Örneðin, "Elif" "mukattasý ile baþlayan sureler "tevhid" yani "Allah'ýn birliði" fikrini iþliyor.

Ayrýca bazý batýlý araþtýrmacýlar da bu harflerin sureler isimlendirilmeden önce kullanýlan isimleri olduðunu söylerler. Buna örnek olarak da Taha suresinin "Ta.Ha" mukattasý, Yasin suresinin "Yasin" mukattasý ile Sad suresinin "Sad" mukattasý, Kaf suresinin de "Kaf" mukattasý ile baþlamasý gösterilir.

Araþtýrmacýlar, 29 surenin 2 tanesi hariç (Bakara, Ali Ýmran ) geri kalanýnýn Mekke dönemi surelerinden olmasý da bu görüþü destekler nitelikte bulmaktadýr.
Tabii burada kendimce bir düzeltme yapmak isterim ki o da; bu 2 sureden Bakara'nýn bazý ayetlerinin Mekke dönemine ait olduðu, yine Ali Ýmran suresinin 1-11 ayetlerinin de Mekki olabileceði göz ardý edilmemelidir. Bakara suresinin (1-19), (148-158), (200-205) ayetlerinin vahyin 7. yýlý ve (245), (26)'ncý ayetlerinin vahyin 8. yýlý nüzul ettiði yönündeki bilgiler her ne kadar tam olarak benimsediðim bir nüzul sýralamasý çalýþmasý olmasa da Abdurrahman Abdullahoðlu'nun "Ayetlerin iniþ sýrasýna göre Kuran çevirisi" isimli kitabýnda yer almaktadýr.

Ayný þekilde Ali Ýmran suresi de Uhud ve Bedir savaþlarýný konu aldýðý için aðýrlýklý olarak Medine dönemi olup ilk 11 ayetinin ise Mekki olmasý güçlü bir ihtimaldir.

Mukatta harfleri geçici bir dönem bir surenin diðerlerinden ayrýlmasý amacýyla kullanýlmýþ bir "sure isimlendirme" biçimiydi.

Bu harfler arasýnda "birlikte kullaným" kuralý da vardýr. Örneðin "Elif"i mutlaka "Lam" takip eder "Ha" harfini de "Mim"

Þimdi aþaðýda bu harflerin sure isim ve Kuran sýra numarasý ile mukattalarýn kendilerinin yazýlý olduðu listeyi inceleyelim :

Bakara (2) ----- Elif, Lam, Mim
Ali Ýmran(3) ---- Elif, Lam, Mim
Araf (7) ---- Elif, Lam, Mim, Sad
Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra
Hud (11)--------- Elif, Lam, Ra
Yusuf (12)------ Elif, Lam, Ra
Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra
Ýbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra
Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra
Meryem (19)-----Ka, Ha, Ya, Ayn, Sad
Ta-ha (20)--- -Ta, Ha
Þuara (26)--- Ta, Sin, Mim
Neml (27)------- -Ta, Sin
Kasas (28 )-------Ta, Sin, Mim
Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim
Rum (30)---------Elif, Lam, Mim
Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim
Secde (32)-------Elif, Lam, Mim
Yasin (36)-----Yasin
Sad (38 )-------Sad
Mümin (40)--------Ha, Mim
Fussilet (41)------Ha, Mim
Þura (42)-------- Ha, Mim (1.ayet), Ayn, Sin, Kaf (2. ayet)
Zuhruf (43)-------Ha, Mim
Duhan (44)------ Ha, Mim
Casiye (45)----- -Ha, Mim
Ahkaf (46)--------Ha, MÝm
Kaf (50)--------Kaf
Kalem (68 )--------Nun


Bu mukattalarýn Mekke dönemi surelerinde olmasý bir yana, dikkat edilirse bazýlarý hariç mushaf sýralamasýnda birbirini takip eden surelerde kullanldýðý görülecektir. Örneðin (2,3)--(10, 11, 12 ,13 14, 15)--(19,20)- (26,27,28,29,30,31 32)- (40,41,42,43,44,45,46,)

Bu durum bu harflerin surelerin mushaf sýralamasýnýn yapýlmasý sýrasýnda ve sureleri henüz isimlendirmeden önce birbirinden ayýrabilmek amacýyla kullanýlan geçici bir isimlendirme biçimi olduðunu gösteren bir iþaret sunmaktadýr bize. Tabii burada Kuran'ýn Muhammed döneminde mushaf haline getirilip getirilmediðini tartýþmayacaðýz, bunu ayrý bir baþlýkta ele alacaðým ama Mekke döneminde ayetlerin ayrý surelerde toplanmasý ve bunlarýn bir mushaf sýralamasýna sokulmasý yönünde bir çalýþma yapýlmýþ olduðunun izleri var adeta.

Veya baþka bir anlatýmla þöyle de diyebiliriz: Kuran'daki surelerin oluþumu için surelerin bitimi beklenmiyordu. Mesela Bakara suresi Mekke dönemide baþlayýp Muhammed'in öldüðü yýla kadar devam eden bir suredir. Hal böyle iken Bakara suresine ait ayetlerin Hicretin 10.yýlýna kadar daðýnýk olarak bekletilip H. 10 yýlýnda Bakara ismi altýnda toplandýðýný söylemek yersiz olacaktýr.

Ýþte bu nokta da surelerin isimlendirilmesinin surelerin ayetlerinin bir kýsmýnýn oluþmasýndan sonra yapýldýðý ve geriye kalan ayetlerin ise ortaya çýktýkça sonradan bu isimlendirilmiþ surelere alýnarak tasnif edildiðini söyleyebiliriz.

Aslýnda bu bir bakýma sure isimlerinin de "neden o isimle" adlandýrýldýðý ile ilgili de ipucu verir. Mesela Bakara (=sýðýr) suresini ele alalým:
286 ayeti olan bu surenin ismi neden diðer ayetlerde geçen konulara göre deðil de Musa'nýn kavmi ile ilgili 47-73 arasý ayetlerde geçen ve de spesifik olarak sýðýrýn kurban edilmesi de 67 ve devamý) ayetler dikkate alýnarak Bakara (=Sýðýr) ismi konulmuþtur" sorusuna verilecek cevap, bu 25-30 ayetin konusu olan olay 286 adet ayet içinde aðýrlýk merkezini oluþturmaz ama bu sureye Bakara ismi verilene kadar ki ayetlerin içinde aðýrlýk merkezi oluþturabilir þeklinde olacaktýr. Yani Bakara isimi bu surenin 286 adet ayetinden sonra deðil tahminen 90-100 civarýnda ayetin ortaya çýkmasýndan sonra konulmuþtur. Böyle olunca 25-30 ayetlik Musa hikayesi henüz 90-100 ayetlik olan sure içinde aðýrlýk merkezini oluþturmuþtur ve Bakara (=sýðýr) ismi de bu yüzden konulmuþtur.

Ha keza çok detaylandýrmadan Meryem suresi ile ilgili de bir þeyler söylemek istiyorum.

Meryem suresinin mukatta harflerinden sonraki ilk giriþ ayeti þöyle :

Meryem 2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anýlmasýdýr.

Giriþinde "Rabbin Zekeriya kuluna rahmetinin anýlmasýndan" bahseden bir sure neden Zekeriya ismini almadý da Meryem ismini aldý ? Halbuki adeta bu surenin amacýný belirleyen bir giriþ yapýlmýþ ve surenin adeta (sadece) Zekeriyayý anmak için vahyedildiði belirtilmiþtir. O halde bu surenin ismi vahyin amacýna uygun olmalýydý.

Meryem suresinin ayet gruplarýna bir bakalým:

1-11 Zekeriya
12-15 Yahya
16-40 Meryem
41-50 Ýbrahim
55-55 Musa
56-58 Ýdris
59-98 Diðer konular

Görüleceði gibi en çok bahsi geçen isim 24 ayette konu edilen Meryemdir.
Ýþte ilk giriþ ayetinde Zekeriya'ya olan rahmetin anýlmasýndan bahseden ayet bunu surenin tamamý için deðil 3-11 ayetleri için söylüyor.
Aslýnda surelerden önce bu çeþit ayet gruplarý vardý. Ýþte sure tasnifi bu ayet gruplarýnýn bir araya getirilmesi ile oluyordu. Hal böyle olunca baskýn olan ayet grubu da sureye kendi ismini veriyordu.

Konuyu þimdilik daha fazla detaylandýrmadan toparlayalým:

a- Mukatta harfleri Mekke dönemi surelerin özelliðidir ama Mekke dönemi surelerinin hepsi mukatta harfleri ile baþlamaz. Bu da bu uygulamanýn Mekke döneminin bile tamamýný kapsamadýðýný gösterir.

b -Mukatta harfleri hem Kuran sýralamasý açýsýndan hem surelerin nüzul tarihi açýsýndan kesintiye uðrar; yani bir yerden sonra bu uygulmadan vazgeçilir. Kuran sýralamasýnda 68. sureden sonra yoktur, nüzul tarihi açýsýndan da Mekke döneminden sonra yoktur. Hatta Mekke dönemin içinde de bir zamandan sonra mukatta harfleri uygulamasýndan vazgeçilmiþtir.

c- Kuran'daki sýralamada aðýrlýklý olarak birbirini takip eden surelerde mevcuttur. Bu da mukatta harflerinin görevinin surelerin birbirinden ayrýlmasý olduðunun iþaretini verir.

d- Mukatta harfleri surelerin bütünü için deðil o surelerin ilk ayet gruplarý için konuluyordu.

e- Hal böyle olunca da mukatta harfleri Bakara ve Ali Ýmran suresinin Mekke dönemi ayet gruplarý için kullanýlmýþtý. Bu iki surenin tamamýna göre deðil Mekke döneminde inen ilk ayet gruplarýna göre konuya bakmak gerekir.

f-Surelerin ilk ayrýmý iþte bu surelerin giriþindeki ayet gruplarýndan kaynaklanýyordu. Daha doðrusu sure oluþturmak zorunda kalmak bu surelerin ilk ayet gruplarýnýn getirdiði bir zorunluluktu. Þöyle ki:

Bakara 2.. O kitap (Kur'an); onda asla þüphe yoktur. O, müttakiler (sakýnanlar ve arýnmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
Ali Ýmran 3. (Resulüm!) O, sana Kitab'ý hak ve önceki kitaplarý tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile Ýncil'i ve Furkan'ý indirmiþti
Araf 2.. (Bu), kendisiyle insanlarý uyarman, inananlara öðüt vermen için sana indirilen bir kitaptýr. Artýk bu hususta kalbinde bir þüphe olmasýn.
Yunus 1.Elif. Lam. Ra. Ýþte bunlar hikmet dolu Kitab'ýn ayetleridir
Hud 1. Elif. Lam. Ra. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her þeyden haberdar olan (Allah) tarafýndan ayetleri saðlamlaþtýrýlmýþ, sonra da açýklanmýþ bir kitaptýr.
Kassas 2. Bunlar, apaçýk Kitab'ýn ayetleridir.

Sadece 6 adetini yazdým ama siz hepsine bakabilirsiniz (Ankebut, Rum ve Kalem) hariç diðer surelerin de hepsi ayný þekilde Kuran'ýn kendisinin bir "vahiy" kitabý olduðunu anlatarak giriþ yapar. Hatta bu üç surenin de baþlangýçtaki deðil ama sonraki ayetlerinde Kuran'ýn kendisinin vahiy kitabý olduðu iddiasýna vurgu vardýr.
Ýþte bu ilk ayetlerin birbirine benzer þekilde "Kuran'ýn kendisinin vahiy kitabý olmasý" ile ilgili olmasý bile bunlarýn alt alta gelecek þekilde veya ayný surede toplanacak þekilde dizilmelerine engel oluþtururur.


g- Mekke döneminde bu 29 sure ile ilgili mushaf tarzý bir çalýþma yapýlmýþ olabilir. Çünkü burada görüleceði gibi mukatta harfleri ile baþlayan bu surelerin ilk ayetlerinde Kuran'ýn kitap oluþuna vurgu vardýr. Büyük bir ihtimalle 29 surenin (veya 27) ilk grup ayetleri ile bir mushaf oluþturulmuþtu. Burada kastedilen "kitap"da en az bu 29 (veya 27) sure vardý.


Aslýnda akla gelen bir çok soru var ama þimdilik bu kadar detay yeterli diye düþünüyorum. Yukarýdaki bilgiler kesinlik taþýmaz. Sadece mantýki açýdan konu ile ilgili kendi yorumumu sundum.

Not: Kuran'ýn tamamýnýn Muhammmed döneminde mushaf hale getirildiði görüþüne katýlmýyorum. Kýsmen mushaf hale getirilmiþ olma ihtimali daha fazla. Bu konuyu "Kuran'ýn yazýlmasý ve toplanmasý" isimli ayrý bir baþlýkta inceleyeceðim.

12-01-2007, 16:01
sodomo hocam sizi tekrar aramýzda görmek çok güzel

sargon
12-01-2007, 16:25
Bu sefer soro'nun nefesi deðil, benim nefesim etkili oldu. Ben okudum üfledim, Sodomo'yu getirdik. Hoþgeldin hocam. Hem de güzel bir giriþ yapmýþsýn. Son derece anlamlý bir çalýþma yapmýþsýn. Merakla Kuran'In mushaflaþmasý süreci hakkýndaki yazýlarý bekliyorum.

Aylar önce bu surelerin nasýl oluþtuðuna dair bir soru sormuþtum ve aslýnda bir açýklama yapamamýþtý kimse. O zamandan beri þöyle yazýyorum. "Hangi mantýða göre oluþturulduðunu bilemediðimiz ve belki de sadece oluþturanlarýn kafalarýnda kalmýþ olan.. " Ama senin yazdýklarýndan bu konuda ciddi ipuçlarýna sahip olduðumuz ve çözülebileceði anlaþýlýyor.

Bir daha gitme, anlaþtýk mý? Bu arada siteye gelen Ýslamcý arkadaþlarýn da ne kadar þanslý olduklarýný belirtmek isterim. Bu bilgileri kolay kolay hiçbir yerde *bulamazlar. Ýþte Ýslama yaptýðýmýz hizmet.. *:D

vacsmt
12-01-2007, 16:26
[quote:efa9efe511="sodomo"]Abdurrahman Abdullahoðlu'nun "Ayetlerin iniþ sýrasýna göre Kuran çevirisi" isimli kitabýnda yer almaktadýr[/quote:efa9efe511]

Sevgili Sodomo bu bahs ettiðin kitap piyasa da bulunuyor mu ?
Bir de mevcut 6236 ayet baplar halinde mi iniþ sýrasýna dizilmiþ
yoksa bu Abdullahoðlu'da týpký Yaþar Nuri'nin "Ýniþ sýralý Kuran
meali " adý altýnda yaptýðý gibi mevcut 114 sureyi mi iniþ sýrasýna
dizmiþ .Bilgi verirsen çok sevinecem.

frodo
12-01-2007, 17:36
sodomo'nun açtýðý linkler bazen güncelleþtirildiðinde hemen merak edip
bakýyordum.Acaba sodo gelmiþ mi diye ..Çoðunlukla baþkalarý tarafýndan
güncellendiðini görünce de hayal kýrýklýðýna uðruyordum. Bu baþlýða da bu nedenle bakmamýþtým..

Hoþ geri geldin sodomo.(kimin lafýydý bu ? telif vermem ona göre :lol: )

mhmd
12-01-2007, 18:32
Sn. Sodomo,

Sn. Frodonun kontrolünü ben de yaptým;
Tarih; 12.01.2007 hem de saat 15.13.30

Þimdi oldu.

Nerde kalmýþtýk diyecektim ama bu laf ebeliði olur.
Þöyle diyeyim;
Sodomoyu okumaya devam edelim. :)

Yöneticilerin mevkileri bunu söylemeye el vermeye bilir.
Ama ben rahatlýkla ve de içtenlikle söyleyeceðim.

SENSÝZ SÝTENÝN RENGÝ KAÇMIÞTI...

Hatalarýmýzý, cehaletimize baðýþlayýn

Cemal
12-01-2007, 21:38
sOdoma amcam hoþberi geldin..
Yannýz kalmýþtým ben bilgili biriolaraktan bu caillerin arasýnda... :wink:
Sen geldin biras raatladým çok Þükür.Ýki(2) çif laf etçek bi arkadaþýmýs daa oldu..Sate bi kaç taneydin. * * * * * * * * * * * * sen gidinceeee
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *bak neler oldu
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *kalbimiiiin ucuuuUUuuuuuUuuu
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *yandý tutuþtuuuuu.

sen geldin yangýnnarýmýs söndü.

Amcam hoþ geldin*sate gidemezdinki..Bayramda Aldostu amcama elöpmee gitmiþtik."Sodomo Dostumuz bizi býrakmaz oðlum-Sen içini rahat tut"demiþti.
Ellerinden öperim.
sON yazdýým*DinÜstün yazýsýný oku.Bnede siteye terk ediyodum.Yavlar yakar tuttular bana burda... :cry: *:wink: *:lol:

sodomo--
13-01-2007, 00:55
Gandalf, Sargon, Frodo, Muhammed, Cemal ve bütün mahalle. Hepinize sevgi ve selamlarýmý sunuyorum. Dostluk güzeldir. Ýnsan insaný arar, gerisi hikaye.

Vacsmt kardeþim, bu sýralama sure sýralamasý deðil. Sure sýralamalarý çok kabaca bir fikir verebilir ama gerçekte fazla bir þey ifade etmiyor. Yeri geldikçe gösteririm Kuran'da bir mekki bir ayetin hemen peþinden medeni ayeti ve ondan hemen sonrada mekki ayetinin olduðu ayetler bile var. Kaldý ki, ayet sýralamalarý bile kronolojiyi yansýtmaz. Sadece "grup ayetlerde"ki diziliþ problemli deðildir ama bir çok yerde sonraki ayetler önceki ayetlerden daha öncedir.

Mesela bu elimdeki kitapta Bakara þöyle:

1-19
148-158
200-205 arasý ayetler vahyin 7. yýlý
-----
26 ve 245'nci ayetler vahyin 8. yýlý

-----
28-37 arasý ve
186-191 arasý hicretin 1. yýlý
-----
38-147 arasý hicretin 5. yýlý

-------
19-27
153
160-169
206-243
255
263-275 arasý hicretin 9. yýlý
---------
276-283
244-254 arasý hicretin 10. yýlý
---------
284-286 arasý hicretin 11. yýlý


Görebileceðin gibi 245. ayet, 19-27 arasýndan daha öncedir.
Tabii bu sýralamaya ne kadar güvenebiliriz o da ayrý bir konu.
Mesela Bakara 217-218 ayetleri Batn-ý Nahl seriyesi ile ilgilidir ve o da hicretin 2 yýlýdýr ama burada hicretin 9. yýlýnda gösterilmiþ.
Bunun gibi oldukça problemli durumlar mevcut.

Ayrýca kitapta bu sýralama ile ilgili gerekçelendirme yapýlmamýþ. "Neden o ayet o tarihte ?" sorusu cevapsýz kalýyor. Anlaþýlan o ki, ayetler ile ilgili bazý sahih veya deðil rivayetler dikkate alýnmýþ. Halbuki iyi bir siyer taramasý yapmadan sadece hadisler ile fazla bir þey anlaþýlamaz.

Buradaki sýralamanýn tamamýný word veya excel de listeleyeceðim, hatta surelerin ayet-kelime-harf sayýsý sýralamasýný da yapacaðým ve sitenin "Kuran tefsiri" ana baþlýðýna aktaracaðým. herkesin referans olarak faydalanmasýný isterim ama dediðim gibi problemli bir nüzul kitabý olarak düþünüyorum.

vartor
13-01-2007, 08:19
Bu sefer umitlerim kirilmasin diye ikinci yazini bekledim, artik rahatlikla hos geri geldin hem de dolu geldin(telif hakki bana ait ama bu sefer musade ediyorum sevgili Frodo.) diyebilirim sevgili dostum.

pante
13-01-2007, 14:40
Sodomosevenlerin gözü aydýn. Sevmeyeni yok zaten. :)
Biraz daha gelmeseydi, geçmiþteki tüm yazýlarýný güncellemeyi planlýyordum.
Neyse eli boþ da gelmedi. Kendisine yakýþýr biçimde güzel bir çalýþma ile "yeniden merhaba" dedi.
Heybesinin dolu olduðunu ve bu çalýþmanýn ardýnýn geleceðini sanýyorum.

Sodomo bir hazinedir. TD katýlýmcýlarýnýn Sodomo'dan kazanacaðý çok þey var. Her yazýsýný ilgiyle ve dikkatle takip etmelerini öneririm.
Sodomo'dan ise uzun çalýþmalarýný tek bir mesajda deðil, uygun kýsýmlarýndan ikiye, üçe bölerek yayýnlamasýný, özellikle yeni ve uzun yazýlardan sýkýlan katýlýmcýlar açýsýndan bunun gerekli olduðunu düþünerek istirham ediyorum. Diðer konuda rica da etsem, arz da etsem desem ki; *
" Sodomo, sakýn seni tahrik etmek isteyenlerle muhatap olma, forum yöneticileri gereðini yapacaktýr." "Okey" dese dahi oyle bir durumda sinirlerine hakim olamýyacaktýr. O nedenle;

Forum yöneticisi arkadaþlardan Sodomo'nun baþlýklarýný titiz takip etmelerini, cevap yazanlarýn seviyeli görüþ ve düþüncelerden uzak, polemiðe ve gerilime yönelik mesajlarýna anýnda müdahale ederek Sodomo'nun þimþeklerinin TD'ye yansýmasýný önlemeye çalýþmalarýný, aksi takdirde faturasýnýn hepimize patladýðýný önemle belirtirim. :)

vacsmt
13-01-2007, 19:19
Sevgili Sodomo elindeki kitap deðerli bir kitaba benziyor.Zira Bakara'nýn
farklý zamanlarda inmiþ ayetlerini vurgulamýþ.Benim de farklý zamanlarda
inen ayetlerin bir araya getirilmesiyle oluþturulan sureleri böyle tasnif etmeye yönelik bir çalýþmam olmuþtu yýllar önce.Ancak þu an bu çalýþmaya bakýnca neye göre ayetleri ayýrmýþým tam hatýrlamýyorum.
(Esas olarak Süleyman Ateþ'in tefsirinden yararlanmýþým.)Sana bu
kitap piyasada var mý diye sormamýn sebebi bu kitabý kendi çalýþmamla
karþýlaþtýrabilmekti.Þimdilik Bakara suresini not ettim.Onu bir karþýlaþ-
týracam .Verdiðin bilgiler için saðol,tekrar hoþ geldin.

hiramusta
13-01-2007, 19:51
Gandalf, Sargon, Frodo, Muhammed, Cemal ve bütün mahalle. Hepinize sevgi ve selamlarýmý sunuyorum. Dostluk güzeldir. Ýnsan insaný arar, gerisi hikaye.

Vacsmt kardeþim, bu sýralama sure sýralamasý deðil. Sure sýralamalarý çok kabaca bir fikir verebilir ama gerçekte fazla bir þey ifade etmiyor. Yeri geldikçe gösteririm Kuran'da bir mekki bir ayetin hemen peþinden medeni ayeti ve ondan hemen sonrada mekki ayetinin olduðu ayetler bile var. Kaldý ki, ayet sýralamalarý bile kronolojiyi yansýtmaz. Sadece "grup ayetlerde"ki diziliþ problemli deðildir ama bir çok yerde sonraki ayetler önceki ayetlerden daha öncedir.

Mesela bu elimdeki kitapta Bakara þöyle:

1-19
148-158
200-205 arasý ayetler vahyin 7. yýlý
-----
26 ve 245'nci ayetler vahyin 8. yýlý

-----
28-37 arasý ve
186-191 arasý hicretin 1. yýlý
-----
38-147 arasý hicretin 5. yýlý

-------
19-27
153
160-169
206-243
255
263-275 arasý hicretin 9. yýlý
---------
276-283
244-254 arasý hicretin 10. yýlý
---------
284-286 arasý hicretin 11. yýlý


Görebileceðin gibi 245. ayet, 19-27 arasýndan daha öncedir.
Tabii bu sýralamaya ne kadar güvenebiliriz o da ayrý bir konu.
Mesela Bakara 217-218 ayetleri Batn-ý Nahl seriyesi ile ilgilidir ve o da hicretin 2 yýlýdýr ama burada hicretin 9. yýlýnda gösterilmiþ.
Bunun gibi oldukça problemli durumlar mevcut.

Ayrýca kitapta bu sýralama ile ilgili gerekçelendirme yapýlmamýþ. "Neden o ayet o tarihte ?" sorusu cevapsýz kalýyor. Anlaþýlan o ki, ayetler ile ilgili bazý sahih veya deðil rivayetler dikkate alýnmýþ. Halbuki iyi bir siyer taramasý yapmadan sadece hadisler ile fazla bir þey anlaþýlamaz.

Buradaki sýralamanýn tamamýný word veya excel de listeleyeceðim, hatta surelerin ayet-kelime-harf sayýsý sýralamasýný da yapacaðým ve sitenin "Kuran tefsiri" ana baþlýðýna aktaracaðým. herkesin referans olarak faydalanmasýný isterim ama dediðim gibi problemli bir nüzul kitabý olarak düþünüyorum.

Sayýn Sodomo senin hoca yanlýþ bilgi vermiþ.Verdiði bilgilerden bir tek 200-205 arasý doðru.200-205 Mekke'de inmiþtir ama Kur'anýn nüzul sürecinin Medine döneminde Mekke'de hac esnasýnda inmiþtir.Yani diðerleri gibi o ayetlerde Medine dönemine aittir.Sonuç olarak Bakara ve Al-i Ýmran suresinin tamamý Medeni surelerdir.

aldostu
13-01-2007, 21:19
Ýhtiyar kurt; hoþgeldin.
Kafaný dinlendirmiþsindir inþallah.
Kimselere fazla kýzýp , bizi kendinden mahrum býrakma sevgili Dostum.
Beni Cemal'e de mahçup etmediðin için; saðol. :D

sodomo--
14-01-2007, 04:09
Vartor, ne güzel þey bu dostluk ya..Vallahi insan bi tuhaf oluyor bu tip sözleri duyunca.

Pante, abartma sonra gerçek sanacaklar.
Yazýlarýmý mümkün olduðu kadar okunacak þekilde yazmaya çalýþýyorum. Bol satýr boþluklar býrakýyorum ve gerektiði yerde renklendirme yapýyorum vb. Ama senin dediðini de yapacaðým da bi türlü baþaramýyorum. Bakarýz.

Aldostu, seni görünce aklýma ya bir þair ismi gelir ya da bir þiir. *Bu sefer de Orhan Veli'yi düþürdün aklýma. Neden acaba ?

sodomo--
14-01-2007, 05:12
Sayýn Sodomo senin hoca yanlýþ bilgi vermiþ.Verdiði bilgilerden bir tek 200-205 arasý doðru.200-205 Mekke'de inmiþtir ama Kur'anýn nüzul sürecinin Medine döneminde Mekke'de hac esnasýnda inmiþtir.Yani diðerleri gibi o ayetlerde Medine dönemine aittir.Sonuç olarak Bakara ve Al-i Ýmran suresinin tamamý Medeni surelerdir
--------------------

Öyle deðil. Eðer 200-205 Mekke ise o zaman 148-158 de Mekke'dir.
Yani Bakara 158'in ardýndan Bakara 200 gelir. Alt alta okunursa ne demek istediðim anlaþýlýr :

Bakara 158. Þüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ýn koyduðu niþanlardandýr. Her kim Beytullah'ý ziyaret eder veya umre yaparsa onlarý tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa þüphesiz Allah kabul eder ve (yapýlaný) hakkýyla bilir.

Bakara 200 Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarýnýzý andýðýnýz gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir þekilde Allah'ý anýn. Ýnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.

Görüldüðü gibi birbirini bütünleyen ayetler.

Ama asýl beni ilgilendiren Bakara 1-19. Burada Abdurrrahman Abdullahoðlu benim hocam deðil, ben onun nüzul sýrasý kitabýný kaynak gösterdim delil olarak. Zaten bu ilk 19 ayete baktýðýmýzda Mekke dönemi ayetleri ile içerik ve tarz olarak uyuþuyor.

Ali Ýmran'in ilk 11 ayeti ise benim kendi görüþüme göre Mekke dönemi. Burada kendi subjektif bakýþýmý koydum. Bu ilk 11 ayette Mekke dönemi ayetlerine içerik ve tarz olarak benziyor.

Kaldý ki, Mekke dönemi ile Medine dönemi surlerinin ayýrýmýnda mukatta harfleri önemli bir kriter.

Ýslami siteden aldýðým bilgiye göre Mekke surelerinin özellikleri þöyle :

a) Ýçinde "kellâ" lafzý bulunan sureler (Kellâ kelimesi 15 surede 33 defa geçer).

b) Ýçinde secde âyeti bulunan sureler.

c) Bakara ve Alu Ýmrân sureleri dýþýnda baþýnda huruf-u mukattaa bulunan sureler.

d) Bakara suresi hariç tutulursa, içinde peygamberlerin, geçmiþ milletlerin, Hz. Âdem ve Ýblis'in kýssalarý bulunan sureler.

e) Bazý istisnalarla içinde (ya eyyühennasü) hitabý bulunan sureler Mekke'de nâzil olmuþ mekkî surelerdir.
-----------
Mukatta harfleri bir surenin Mekke mi Medine mi olduðunu belirlemekte kullanýlan bir kriter ayný zamanda. Sadece Bakara ve Ali Ýmran hariç tutuluyor ama bence bu iki surenin giriþ ayetleri yani mukaddimesi içerik, stil, tarz olarak Mekke dönemi.

Kaldý ki, Mekke dönemi olmamasý bile durumu deðiþtirmez. O zaman da "istisnalar kaideyi bozmaz" kuralý geçerli olur.

deli_cevat
14-01-2007, 23:41
sodomo abi gerçekten çok merak ettiðim saða sola hoca takýmýna sorduðum bi konuydu çok istifade ettim teþekkür ederim

hiramusta
15-01-2007, 11:44
Sayýn Sodomo senin hoca yanlýþ bilgi vermiþ.Verdiði bilgilerden bir tek 200-205 arasý doðru.200-205 Mekke'de inmiþtir ama Kur'anýn nüzul sürecinin Medine döneminde Mekke'de hac esnasýnda inmiþtir.Yani diðerleri gibi o ayetlerde Medine dönemine aittir.Sonuç olarak Bakara ve Al-i Ýmran suresinin tamamý Medeni surelerdir
--------------------

Öyle deðil. Eðer 200-205 Mekke ise o zaman 148-158 de Mekke'dir.
Yani Bakara 158'in ardýndan Bakara 200 gelir. Alt alta okunursa ne demek istediðim anlaþýlýr :

Bakara 158. Þüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ýn koyduðu niþanlardandýr. Her kim Beytullah'ý ziyaret eder veya umre yaparsa onlarý tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa þüphesiz Allah kabul eder ve (yapýlaný) hakkýyla bilir.

Bakara 200 Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarýnýzý andýðýnýz gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir þekilde Allah'ý anýn. Ýnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.

Görüldüðü gibi birbirini bütünleyen ayetler.

Ama asýl beni ilgilendiren Bakara 1-19. Burada Abdurrrahman Abdullahoðlu benim hocam deðil, ben onun nüzul sýrasý kitabýný kaynak gösterdim delil olarak. Zaten bu ilk 19 ayete baktýðýmýzda Mekke dönemi ayetleri ile içerik ve tarz olarak uyuþuyor.

Ali Ýmran'in ilk 11 ayeti ise benim kendi görüþüme göre Mekke dönemi. Burada kendi subjektif bakýþýmý koydum. Bu ilk 11 ayette Mekke dönemi ayetlerine içerik ve tarz olarak benziyor.

Kaldý ki, Mekke dönemi ile Medine dönemi surlerinin ayýrýmýnda mukatta harfleri önemli bir kriter.

Ýslami siteden aldýðým bilgiye göre Mekke surelerinin özellikleri þöyle :

a) Ýçinde "kellâ" lafzý bulunan sureler (Kellâ kelimesi 15 surede 33 defa geçer).

b) Ýçinde secde âyeti bulunan sureler.

c) Bakara ve Alu Ýmrân sureleri dýþýnda baþýnda huruf-u mukattaa bulunan sureler.

d) Bakara suresi hariç tutulursa, içinde peygamberlerin, geçmiþ milletlerin, Hz. Âdem ve Ýblis'in kýssalarý bulunan sureler.

e) Bazý istisnalarla içinde (ya eyyühennasü) hitabý bulunan sureler Mekke'de nâzil olmuþ mekkî surelerdir.
-----------
Mukatta harfleri bir surenin Mekke mi Medine mi olduðunu belirlemekte kullanýlan bir kriter ayný zamanda. Sadece Bakara ve Ali Ýmran hariç tutuluyor ama bence bu iki surenin giriþ ayetleri yani mukaddimesi içerik, stil, tarz olarak Mekke dönemi.

Kaldý ki, Mekke dönemi olmamasý bile durumu deðiþtirmez. O zaman da "istisnalar kaideyi bozmaz" kuralý geçerli olur.

Sayýn Sodomo,senin hoca ifadesini bir espri olarak kullandým.Anlayýþla karþýlayacaðýna eminim.Bakara suresinde 200-205 arasý dýþýnda Mekke'de inen ayet yok gibi bir ifade kullanmadým.Beni yanlýþ anladýðýn kanaatindeyim.Ben sadece alýntýladýðýn bilgilerden yalnýzca 200-205 arasý doðru demek istedim.O tasdikime de o ayetlerin Medine döneminde Mekke'de indiði için Medeni ayetler olduðunu ekledim.Bakara1-19'un Mekke dönemiyle hiç alakasý yoktur.Bu ayetlerde bir münafýk portresi çizilmektedir.Mekke döneminde ise hiç münafýk yoktur.Nasýl olsun ki o dönemde müslüman olmak koca bir Mekke toplumunu karþýna almak demektir.Maddi manevi hertürlü zorluklara,iþkencelere göðüs germek,fedakarlýkta bulunmak demektir.Bu yüzden o dönemde 2 grup vardýr.1. Ýman edenler,2. müþrikler.Sayýn Sodomo Al-i Ýmranýn ilk 11 ayetinin de Mekke dönemiyle bir alakasý yoktur.Ayetlerde Tevrat'a,Ýncil'e ve Firavun ailesine atýf vardýr.Bu da bu ayetlerin Medine dönemine ait olduðu fikrini akla getirmektedir.

sodomo--
15-01-2007, 13:51
Bakara1-19'un Mekke dönemiyle hiç alakasý yoktur.Bu ayetlerde bir münafýk portresi çizilmektedir.Mekke döneminde ise hiç münafýk yoktur.Nasýl olsun ki o dönemde müslüman olmak koca bir Mekke toplumunu karþýna almak demektir.Maddi manevi hertürlü zorluklara,iþkencelere göðüs germek,fedakarlýkta bulunmak demektir

Peki Ankebut suresi için ne diyeceksin ? O da müþriklerden bahsediyor ama tamamý Mekke'de nüzul etti.

Al-i Ýmranýn ilk 11 ayetinin de Mekke dönemiyle bir alakasý yoktur.Ayetlerde Tevrat'a,Ýncil'e ve Firavun ailesine atýf vardýr.Bu da bu ayetlerin Medine dönemine ait olduðu fikrini akla getirmektedir.

Bakara suresinde de Mekke surelerinde görülen Adem ve Ýblis kýssalarý var ama Bakara suresinin tamamýnýn *Medine'de nüzul ettiði söyleniyor.

Bu durumda nasýl doðru karar vereceðiz ?

Hatta öyle ki, Kuran'ýn ilk ve son nüzul eden ayetleri bile tartýþmalý.

Ýlk ayetleri Alak 1-5 mi yoksa Müdessir 1-7 mi ?
Son ayet Maide 3 mü yoksa Bakara 281 mi *yoksa Tövbe 129 mu ?

Bir kutsal kitap düþün ki, ilk ve son ayetleri hakkýnda kesin bir bilgi yok.

Ne yapacaðýz bu durumda ? Her iki ihtimali de göz önünde bulunduracaðýz. En azýndan kesin bir karara varacak bilgiye ulaþýncaya kadar bu böyle olacak. Benim yaptýðým da budur...

sodomo--
15-01-2007, 13:54
Deli cevat, güldürdün beni...Mukatta harfleri hocalara sorulur mu ? Verecekleri cevap þu : "Bu harfler Allah ile peygamber efendimiz arasýndaki özel bir þifredir. Ne olduðunu ancak alemlerin Rabbi bilir"

Cevabý belli sorular sorma onlara :)

spartacus
15-01-2007, 14:08
:lol:

hiramusta
15-01-2007, 16:18
Adem ve birçok kýssa medeni surelerde de geçer týpký namazýn geçtiði gibi.
Kur'an'ýn ilk ayetleri Alak 1-5 'tir.Okumadan anlamadan neyi neyle uyaracaksýnýz.Peygamberde okumuþ anlamýþ ondan sonra uyarmaya baþlamýþ.
Kur'an'ýn son ayeti de dinin tamamlandýðýný belirten Maide 3'tür.

Neymiþ sayýn Sodomo,kutsal kitap hakkýn da onu anlamak maksadýyla okuyanlar için kesin bilgi varmýþ.Saygýlar....

sodomo--
15-01-2007, 16:32
Peki sana önemli bir soru : Kuran'ýn ilk ayeti Alak 1 midir yoksa Alak suresinin besmelesi midir ? Eðer besmele ilk ayet deðil ise sonradan Allah tarafýndan mý eklendi yoksa Muhammed tarafýndan mý ? Daha genel olarak Kuran'daki besmelelerin tamamý için de sorabiliriz bunu: Besmeleler ayet midir ?

Bir de aklýma gelmiþken bir soru daha sorayým : Tövbe suresi neden besmele ile baþlamýyor ?

hiramusta
15-01-2007, 20:58
Peki sana önemli bir soru : Kuran'ýn ilk ayeti Alak 1 midir yoksa Alak suresinin besmelesi midir ? Eðer besmele ilk ayet deðil ise sonradan Allah tarafýndan mý eklendi yoksa Muhammed tarafýndan mý ? Daha genel olarak Kuran'daki besmelelerin tamamý için de sorabiliriz bunu: Besmeleler ayet midir ?

Bir de aklýma gelmiþken bir soru daha sorayým : Tövbe suresi neden besmele ile baþlamýyor ?

Sayýn Sodomo,Kur'an'ýn ilk ayeti Alak 1 dir.Surelerin baþýndaki besmeleler Fatiha suresindeki hariç surelerin ayetleri deðildirler.Surelerin baþýna konulan "Bismillahirrahmanirrahim" ifadesi surelerin dýþýndadýr.Bu ifade Allah'ýn emrine ters olmamakla beraber,Allah'ýn bizden istediði Kur'aný okumaya baþlama þekli deðildir.Allah'ýn bizden istediði;

Öyleyse Kur'an okuduðun zaman, kovulmuþ þeytandan Allah'a sýðýn.16/98

Fe iza kara'tel kur'ane festeýz billahi mineþ þeytanir racým 16/98
ayetinde olduðu gibi þeytandan Allah'a sýðýnma ifadesiyle yani "Euzu billahi mineþ þeytanir racim" lafzýyla baþlamaktýr.Ayrýca bu ifade sadece surelerin baþýnda deðil ortasýnda veya sonunda da olsak Kur'aný okumaya baþladýðýmýz heranda kullanýlmalýdýr.Sanýrým Tevbe suresiyle ilgili cevabýmý da vermiþ oldum.

sodomo--
16-01-2007, 02:00
Açýkçasý bunu beklemiyordum. Besmelenin ayet olduðu yönündeki görüþler daha baskýndýr. Hatta 19'cular için bu olmazsa olmaz bir durumdur :)

Elimizde oldukça tutarlý bir rivayet var Ýbn Abbas'tan Tövbe suresinin besmelesiz olmasý ile ilgili:

Ýbn Abbas Osmana þöyle demektedir: Enfal suresi Mesâniden, Berae suresi Miun'dan olduðu halde aralarýna besmele koymayýp, niçin onlarý peþpeþe yazdýnýz ve bu iki sureyi Seb-u Tývala koydunuz ? Sizi buna sevkeden sebep ne idi ?

Osman'ýn cevabý þöyledir: "Resulullaha sureler belli sayýda ayetlerle inerdi.
O da vahiy katiplerini çaðýrýr, þu ayeti þu konularýn anlatýldýðý sureye yerleþtiriniz derdi. Enfal suresi Medine'de inen surelerin ilklerindendir. Barea (Tövbe) suresi ise nüzul yönünden Kuranýn son nazil olan surelerindendir. Bu suredeki olaylarla Enfal suresi 'ndekiler benzerlik arzetmektedir. Resulullah vefat etti fakat bize bunu beyan etmedi. Bende bu yüzden aralarýna besmele koymadým. Sandým ki o da onun devamýdýr. O yüzden iki sureyi birbirleri peþine takip ettirdim ve aralarýna Besmele koydurmadým"

Ne hikmetse, Ýbn Abbas'ýn Osman'dan naklettiði bu rivayet bazý sunni müslüman ilim adamlarýnýn iþine gelmemiþ olacak ki, ayný Ýbn Abbas'ýn Ali'den naklettiði diðer rivayeti daha fazla dikkate almýþlar. Halbuki Osman bu resmi Kuran'ýn derlenmesi, toplanmasý ve son haline getirilmesini saðlamýþ bir halife. Kaldý ki, Ali'nin sözleri kendi düþüncelerini ortaya koyuyor vâka bazýnda bir gözleme dayalý deðil.

Ali'nin sözlerinde bu suresinin "ultimatom" olduðu için rahman ve rahim olan Allah'ýn adýyla baþlayamayacaðý yönünde ifadeler var ki bu oldukça manasýz çünkü Kuran'da ultimatom olmayan bir ayet veya sure neredeyse yoktur. Yüzlerce "ultimatom" örneði verilebilir surelerle ilgili. Üstelik 114 surenin 113'ünde besmele var iken bir tanesinde olmamasý oldukça ciddi bir problem. Besmelesiz adýmýný bile atmayan müslümanlar besmelesiz sureye baþlamak zorundalar.

Kýsacasý Tövbe suresinin besmelesiz baþlamasý ve bunla ilgili yukarýdaki rivayet bile Kuran surelerinin Osman döneminde yeniden tasnif edildiðini gösteriyor. Daha doðrusu Muhammed'in Mekke'de hazýrladýðý kýsmi mushaftaki sureler ve sýralamalarý olduðu gibi alýnmýþ ama diðer sureler Osman döneminde bunlarýn üzerine mushafta düzene sokulmuþtur. Hatta bazý ayetlerin bazý surelerin içine konulmasý bile Osman döneminde gerçekleþmiþtir.

Tabii Muhammed'in saçýnýn ve sakalýnýn kýlýný bile koruma konusunda titizlik gösterenler Muhammed'in mushafýný yakmýþlardýr. Bu, ya Ebubekir döneminde ya Osman döneminde yakýlmýþtýr çünkü o mushaf eksik mushaftýr ve eðer ortada duracak olursa nihai þeklini almýþ olan mushafýn güvenilirliðini zedeleyecektir.

Bu konuyu daha detaylý olarak "Kuran'ýn yazýlmasý ve toplanmasý" baþlýðý altýnda inceleyeceðim.

Sözlük

Seb-u Týval: Fatiha'dan sonra gelen en uzun 7 sureye verilen isim. Bu surelere es-Seb'u't-týval deniyor. Bakara ile baþlýyor ve Tövbe suresi ile son buluyor.

Miun : Bu yedi sureden sonrakilere yüzden fazla ayet ihtiva edenler manâsýna "el-Miün" adý verilmektedir. Yunus suresi ile baþlayýp Kasas suresi ile son bulur.

Mesâni: Ayetleri sayýsý yüzden az olan sureler. Ankebut suresi ile baþlayýp, Kaf suresinin bitimiyle sona erer.

Mufassal: Kýsa olan ve sýk sýk Besmele ile birbirinden ayrýlan yani Besmeleli fasýlalarý çok olan sureler. Kuranýn son kýsmýdýr. Zariyat ile baþlayýp Nas suresi ile biter

----------

Þimdi bu yukarýdaki sözlükteki bilgilerden sonra þuna bakabiliriz.

Kuran'ýn týval grubu sureleri ve ayet sayýlarý :

1-Bakara 286
2-Ali Ýmran 200
3-Nisa 176
4-Maide 120
5-Enam 165
6-Araf 206
Enfal 76
7-Tövbe 129

Seb-u Týval, en uzun 7 sure anlamýna gelir. Görüleceði gibi Enfal bu en uzun 7 surenin arasýnda bayaðý sýrýtmaktadýr. Enfalin bu þekilde en uzun 7 surenin arasýna girmesi Osman'ýn bir yanlýþ anlamasýnýn sonucu idi. O Enfal ile Tövbeyi tek sure zannediyordu.

Sonra hatasýný anladý ama düzeltemedi. Niye ?

hiramusta
16-01-2007, 10:07
Sayýn Sodomo,besmeleler insanlar Kur'an okumaya Allah'ýn adýný anmadan okumaya baþlamasýnlar gayesiyle Fatiha hariç, bir hatýrlatýcý not olarak surelerin baþýna sonradan konulan cümlelerdir.Allah,bizden Kur'an okumaya baþlarken kovulmuþ þeytandan kendisine sýðýnmamýzý istiyor.Kur'an okumaya Allah'ýn adýyla baþlamak ta güzeldir ama yalnýzca besmele eksik olur.

Fil suresi
1 HABERÝN yok mu Rabbin Fil Ordusu'na ne yaptý?
2 Onlarýn kurnazca planlarýný tamamen bozmadý mý?
3 Üzerlerine kalabalýk sürüler halinde uçan varlýklar saldý,
4 onlara önceden tesbit edilmiþ taþ gibi sert azap darbeleri vurdular,
5 ve onlarý yalnýz sap dipleri kalasýya yenmiþ bir ekin tarlasýna benzettiler.

Kureyþ suresi

1 KUREYÞ'in emniyeti saðlanabilsin diye,
2 kýþ ve yaz seferlerindeki emniyeti.
3 O halde bu Mâbed'in Rabbine kulluk etsinler,
4 O ki, aç kalmasýnlar diye onlarý beslemiþ ve tehlikelerden emin kýlmýþtýr.

Bence Enfalle,Tevbeden daha ziyade *yukarýdaki bu 2 sure tek olabilir.

sodomo--
26-01-2007, 12:06
Buraya kadar anlattýklarýmdan genel olarak Huruf-u mukatta harflerinin "kullaným amacýný" ortaya koydum. O da geçici olarak kullanýlan "sure isimlendirme" ve "sureleri birbirinden ayýrarak surelerin baþlangýç ve bitiþ yerlerinin ortaya koyan iþaretler" oluþu idi. Tabii neden bütün surelerde yok da sadece bazý surelerde var þeklindeki soruya verilecek cevap ise bu kullanýmýn bir dönemden sonra terkedildiði ve yerini bugünkü sure isimlerine býraktýðý þeklinde olacaktýr.

Peki bu spesifik Huruf-u mukatta harflerinin seçilmesi sebebi ne idi? Yani neden bir surede
"Elif, Lam Mim" iken diðer surede "Ha, Mim" veya "Ta Ha" olarak geçiyordu ? Bu harflerin tek tek veya biraraya gelmiþ olarak anlamý ne idi ?

Bu konu ile ilgili olarak da ilk ortaya koyduðum "Farahi teorisi" kýsmen bu harflerin Ýslam öncesi Arapçaya kaynaklýk eden Ýbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanýmý ile baðlantý kurmasý ve temelini de Eski Ahit'ten alan Ýsrailoðullarý'nýn Musa ve diðer peygamber kýssalarýný sembolize etmesi oldukça ilginç olmakla beraber Kuran'daki bu harf kombinasyonlarýný açýklama konusunda pek gerçekçi görünmemektedir. Belki arkaik bir yönü vardýr ama Muhammed'in bu kadar detayý düþünmesi pek mümkün görünmüyor bana.

Herþeyden önce Huruf-u Mukatta'nýn Türkçe karþýlýðýndan baþlayalým: "Kýsaltýlmýþ harfler" veya "kesik harfler" olarak tercüme ediliyor. Bu noktada þu soruyu sorarak konuya girmemiz yerinde olacaktýr:

Neyin kýsaltýlmýþý veya neyin kesik hali ?

Evet, büyük ihtimalle bu harfler bir kelime, bir ayet veya bir cümlenin "kýsaltýlmýþ" halini temsil ediyorlar. Hani derler ya; "isminden de anlaþýlacaðý gibi....." diye iþte bizimde burada yaklaþýmýmýz bu olacak.

Þimdi þöyle bir fikir ortaya koyabiliriz: Mukatta harfleri sure isimleri olarak geçici bir süre kullanýldýðýna göre bu harfler;

a) surelerin oluþumu ile yakýndan ilgilidir
b) surelerin isimlerini alma biçimi ile de yakýndan ilgilidir.

Elimizdeki Kuran'ýn son halinde bulunan surelerinin isimlerini nasýl aldýðý ile ilgili oldukça fazla bilgimiz var.

Kuran'daki 114 surenin;

72 tanesi ismini 1. ayette geçen kelimeden alýyor. Örneðin: Saffat suresi 1. ayetteki "saf tutmuþ meleklerden", Fatýr suresi 1. ayetteki "yaratýcý" anlamýna gelen "fatýr"dan vb...

7 sure de grup ayetlerden, yani surenin bir grup ayetinde geçen konudan alýyor.
Örneðin: Hicr suresi 80-84. grup ayetlerinde Hicr halkýndan (Salih peygamberin kavminin yaþadýðý bölgenin adý) bahsettiði için, Bakara suresi 67-71. ayetlerde geçen Allah'ýn "Sýðýr kesme emri" ile ilgili konudan, Meryem suresi 16-40 grup ayetlerinde geçen Meryem ile ilgili olarak vb..

11 sure genel anlamdan, yani surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konudan alýyor. Örneðin: Yusuf suresi baþýndan sonuna kadar Yusuf peygamberden bahsedildiði için bu adý almýþtýr, Talak suresi de genelinde talâk (boþanma)'dan bahsettiði için bu adý almýþtýr vb...

22 sure ise ilk ayetlerden deðil surenin ileriki ayetleri içindeki çeþitli konu ve kelimelerden alýyor. Örneðin Rad suresi 13. ayetteki rad (=gök gürültüsü)'nden, Nahl suresi 68. ayetteki "arý" kelimesinden almýþtýr vb...

Evet madem ki, mukatta harfleri geçici bir süre "sure isimleri" olarak kullanýlmýþtýr, o halde sure isimlendirme yöntemlerine uygun olarak oluþmuþtur.

Yukarýda da belirttiðim gibi Kuran'daki surelerin isimleri;

a) öncelikle ve baskýn olarak 1. ayetler ile yakýn iliþkilidir.
b) surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konu ile iliþkilidir
c) surede geçen grup ayetlerden birisinden veya aðýrlýklý olarak deðinilen konularla iliþkilidir
d) surede herhangi bir yerdeki ayette geçen her hangi bir kelime ile iliþkilidir.

Ýþte bu yukarýdaki 4 seçenek üzerinde yapýlacak bir inceleme bize geçici bir dönem için kullanýlan mukatta harflerinin doðasý hakkýnda bilgi verecek olan çýkýþ noktalarýmýz olacak.
Burada þunu unutmamalýyýz ki, nasýl Kuran'daki surelerin isimleri bu yukarýda belirttiðim 4 seçeneðe göre daðýlmýþ ise ayný þekilde mukatta harfleri de bu 4 seçeneðe göre daðýlmýþ olabilir; yani 29 surede bulunan mukatta harflerinin isimlerini illaki 1. ayetten almalarý gerektiði yönünde bir yorumumuz olamaz.

Bütün bunlarý dikkate alýrken de ayný zamanda "huruf-u mukatta" kelimesinin karþýlýðýnýn "kýsaltýlmýþ harfler veya kesik harfler" olduðunu bir kere daha hatýrlatmak isterim.

Yani sure isimlendirme yöntemine baðlý olarak ortaya koyduðumuz 4 seçeneðe göre deðerlendirme yapacaðýz ama bu sefer surelerin normal ismlerinden farklý olarak ayrýca kelimelerin kýsaltýlmýþ hallerini anlayarak bir baðlantý kurmaya çalýþacaðýz.

Bu çok kolay deðildir. Çünkü bu harfler yukarýdaki seçeneklerde de bahsettiðimiz gibi surenin herhangi bir yerindeki herhangi bir kelimeden de gelebilirler.
Yani baskýn olarak surelerin isimlerini aldýklarý 1. ayette iseler iþimiz kolay ama surenin herhangi bir ayetindeki herhangi bir kelimenin "kýslatýlmýþ" biçimleri iseler o zaman bir o kadar iþimiz zor olacak.

Evet, þimdi kolay olandan baþlayalým. O da Kaf suresinin "kaf" mukattasý.

Kaf suresi yakýndan incelendiðinde neredeyse içinde "kaf" harfinin geçmediði kelimenin olmadýðý görülecektir. Toplam 50-60 civarý "kaf" harfi vardý bu surede. Bunlar Kur'an, halk, kavl, kablehum, kavm, kaýyd, kale, karinuhu, rakib, saik, ilka, tekaddüm, kunne, müttekin, kalb, kurun, nakib, teþakkuk ve hukuk vb bir çok kelime "kaf" harfleridir.

Bu sure tam anlamýyla bizim bu yukarýdaki mantýksal çizgimizin doðruluðunu ispatlar gibidir. Hem "kaf" mukattasý sureye ismini vermiþ ve mukatta harflerinin kullaným amacýnýn "sure isimlendirmesi" olduðunu göstermiþ hem de ismini surede baskýn olarak geçen bir harften almýþtýr. Yani bu durum mukatta harflerinin surelerin dýþýnda ve surelerle ilgisiz "müteþabih" bir ayet olduðu gibi gizemcilik kokan açýklamlarýn yersizliðini ortaya koymaktadýr. Mukatta harfleri kendi sureleri ile çok yakýndan ilgilidir ve hiçte gizemli bir yönü yoktur. Bunu diðer mukattlarda da göreceðiz.

Þimdi benzer mukattalarý alan ve mushaf sýrasý olarak da birbiri ardýndan gelen þu sureleri mukattallarýný da bir inceleyelim:

Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra
Hud (11)--------- Elif, Lam, Ra
Yusuf (12)------ Elif, Lam, Ra
Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra
Ýbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra
Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra

Toplam 6 sure, hepsi birbiri ardýna gelen sureler ve de hepsinde Elim, Lam, Ra ortak olarak var yalnýzca Rad suresinde fazladan bir "Mim" var.

Anlaþýlýyor ki, burada bir "grup sure" durumu var. Ayný daha önce bahsettiðimiz "grup ayetler" gibi Kuran'da þimdiki sure ayrýþmasýný almadan önce muhtemeldir ki, bazý farklý sureler tek bir çatý altýnda bulunuyordu. Daha doðrusu Kuran'daki bugünkü sure bölümlemesini aþamalý olarak almýþtý. Bu konudaki tek gösterge bu mukatta harfleri deðildir. Enfal ve Tevbe surelerinin tek sure olarak deðerlendirilip araya besmele konulmamasý ve bu yüzden de Tevbe suresinin Kuran'daki besmelesiz tek sure oluþu gibi tuhaflýklar ve birden fazla surenin tek bir sure gibi deðerlendirilip tek bir isimle anýlmasý gibi çeþitli rivayetler (Felak ve Nas surelerinin "Muavvizetan" sureleri olarak isimlendirilmesi gibi-----bu konulara daha sonra ayrýca deðineceðim) bize bu mukattalarýn gösterdiðine ilave olarak kanýtlar sunmaktadýr.
Kýsacasý Kuran'daki sure ayrýþmasýnýn bir "ilk aþamasý" ve "ikinci aþamasý" olduðunu söyleyebiliriz.

Þimdi gelelim yukarýdaki 6 sure baðlamýndaki mukattalara.

10. Yunus suresindeki : Yunus, Musa, Harun ve Nuh peygamberler
11. Hud suresinde : Nuh, Hud, Salih, Ýbrahim, Lut, Þuayb ve Musa peygamberler
12. Yusuf suresinde : Yusuf ve Yakup peygamberler
13. Rad suresinde: Herhangi bir peygamber ismi veya kýsasý geçmemekle beraber "Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eþler ve çocuklar verdik (Rad 38) ve de Muhammed'in kendisinin resul olarak anýlmasý sözkonusudur.
14. Ýbrahim suresinde: Musa, Nuh, Hud, Salih ve Ýbrahim
15. Hicr suresinde: Ýbrahim, Lut, kavminin oturduðu Eyke ve Medyen bölgesinin ismi verilerek Þuayb peygemerden ve sureye ismini veren Salih peygamberin kavminin yaþadýðý bölge olan Hicr geçmektedir.

Kýsacasý bu 6 surenin ortak noktasý peygamberlerden yani resullerden bahsetmesidir. Yani aslýnda bu sureler daha önce tek bir surenin çatýsý altýnda bulunurken sonradan ayrýþmýþ ve bu ayrýþmanýn iþareti olarak da mukatta harfleri almýþtýr. Bu surenin ilk adý El-RESUL suresidir. Ýþte "Elif, Lam Ra" da bu El-Resul suresinin "kýsaltýlmýþ" veya "kesik" halidir. Ayrýþmadan sonra da isimlerini kendi içindeki resullerden birisinden veya onlarla ilgili bir þeyden almýþlardýr. Yunus, Hud, Yusuf, Ýbrahim ve Salih peygamberin kavminin yaþadýðý Hicr sureleri.

Burada tek istisna Rad suresidir ve Rad isminde peygamber yoktur ama sure ismi de bir peygamber ismi deðildir ve bu surede spesifik bir peygamber kýsasý da geçmemekte sadece genel anlamda resullerden bahsedilmektedir. Üstelik bu surede fazladan bir "Mim" harfinin bulunmasý da dikkat çekicidir.

Bu konuda ki araþtýrmanýn mimarý Eduard Goossens Rad suresindeki "Elif, Lam, Mim, Ra" mukattasýnýn da El-Mursel yani Muhammed'in isimlerinden birisine veya genel anlamda "þeriat ile gönderilen peygamberler" anlamýndaki kelimenin "kýsaltýlmýþ" hali olduðunu belirtmektedir.

(Elif, Lam, Mim, Ra = ELMR = El-Mürsel)


Devam edeceðim...

hiramusta
26-01-2007, 12:13
Kolay gelsin. :)

walla
26-01-2007, 13:34
Sevgili Sodomo
Artýk yazý yazýlýrken bilgisayar kullanýlýyor. 1400 yýl önce kargý yada tavuk tüyü kullanýlýyordu. Arablar ne kullanýyordu o tarihte bilmiyorum. ama bu kargý veya tüy ile yazýya baþlamadan önce bir deneme yapýlmazmý, mürekkebin fazlasý gitsin yada ucu açýlsýn iyi yazsýn gibi denemeler yapýlmaz mý. demekki adamlarýn eline geçen yaprak taþ deri ne varsa üzerine yazmak için allmýþlar ellerine kargýyý þöyle bir yazmýþlar Elif, Lam, Mim, Ra . Aha mürekkebin kývamý iyi yazý güzel yaz bakalým Allahtan kork, karýlar benim, ganimet benim *falan filan.
Bence bu sürelerin baþýndaki Elif, Lam, Mim, Ra gibi harfler kalemi açma denemesi içindir, bizde yapmazmýyýz, uzun süre yazmayan tükenmez kalemi þöyle bir test etmezmiyiz, hatta hatýrlýyorum ilk okulda divit ile yazardýk, ya kanal týkanýr ya da çok mürekkep gelirdi de önce baþka bir karalama kaðýdýna deneme yapar divit iyi yazmaya baþlayýnca esas yazýya geçerdik. Arab çölde nerde bulacak müsvette kaðýdýný ne bulduysa hem müsvette hemde döküman olarak kullanmýþ gariban. Sende oturmuþ bunun nedenini yazmýþsýn, bende üþenmeden okudum. Okumak yazmaktan daha kolay tabi. Buda benim teorim di. Elif, Lam, Mim, Ra nerden geliyor.
Ýslam bilginlerine kolay gelsin.
Not =sen yokken bende yoktum arada sýrada açýp baktým Sodomo gelmiþmi diye. Hoþ geldin.

sodomo--
26-01-2007, 15:38
Walla býrak bu numaralarý :)
Teorin ilgimi çekmedi desem yalan olur. *Fena deðil bi düþeneyim bakayým. Zaten ne demiþler: Bir þeyin hem karmaþýk hem de basit bir açýklamasý var ise o zaman basit olana göre doðru aranýr. Hani derler ya "gökte ararken yerde buldum" diye onun gibi bir þey.
Belkide sadece kalem açýyordu.
Vallahi hoþ oldu bu ya, ben de mi dil çýkarsam :)

walla
26-01-2007, 18:22
Sevgili Sodomo
Zaten sen benim teorimi desteklemiþsin .
Vahiy geldiðinde sürekli dudaklarýný kýprdatýrarak onu tekrarlayarak ezberlemeye çalýþýrdý. Böyle durumlarda unutulmasýndan korkulan ayetler alelacele çevresinde bulunan sahabeler tarafýndan o anda bulduklarý "üzerine yazýlabilir" nesnelere yazýlýrdý. Bunlar kimi zaman, yumuþak taþ (lihaf), kimi zaman kemik(ektaf),kimi zaman da devenin üzerine konulan tahta (aktab), kimi zamanda hurma yapraðýna (usub), kimi zamanda aðaç kabuklarýna (keranif)yazýlýrdý.
Evet evet. *baþka müsvette yoktu, ilk eline geçen her ne sayfa ise hem müsvette hem döküman olarak kullanýlmýþtý.

sodomo--
03-02-2007, 15:36
Yasin ve Sad mukattalarý ile kaldýðýmýz yerden devam edelim.

Yasin suresi müslümanlarýn hastalarýn ölümünün yaklaþtýðý durumlarda  veya cenazelerinde, mezar baþýnda okuduðu bir sure olmasýna raðmen (sünnet-i Muhammed gereði) içerik olarak "ölüm" ile ilgili bir þey görünmüyor. Ama bir sonraki Saffat suresinde ölüm ve öldükten sonra azap meleklerinin toplanmasý ve azap çekilmesi dahil bütün ölüm sonrasý süreçler anlatýlmaktadýr. Hal böyle iken acaba Saffat suresinde olmasý gereken mukattalar bir önceki Yasin suresinde mi kalmýþtýr ?

Goossens bu surelerin bir dönem iç içe olabileceklerini iþaret ediyor. Yani aslýnda bunlar tek sure idi. Saffat suresinin giriþ ayetleri olan 1-11 hariç kafiyelerinin birbirine benzemesi bu þüpheyi daha da artýrmaktadýr. Hatta öyle ki, ilk 11 ayeti es geçip 12. ayetten baþlasak Saffat suresini Yasin suresinin sonuna tam uyacak þekilde ilave edebiliriz. Â

Yasin 80.Ellezý ceale leküm mineþ þeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukýdun
Yasin 81.Eveleysellezý halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alým
Yasin 82. Ýnnema emruhu iza erade þey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Yasin 83. Fe sübhanellezý bi yedihý melekutü külli þey'iv ve ileyhi türceun

Saffat 12.Bel acibte ve yesharun
Saffat 13.Ve iza zükkiru la yezkürun
Saffat 14.Ve iza raev ayetey yesteshýrun
Saffat 15.Ve kalu in haza illa sýhrum mübýn
Saffat 16. Eiza mitna ve künna türabev ve ýzamen e inna le meb'usun
Saffat 17. E ve abaünel evvelun
....
....

vb.

Peki, bu iki surenin tek sure olduðunu düþünürsek o zaman YaSin mukattasý bu tek surenin neresinden almýþtýr kendisini ?
O da Saffat 123 ve 130 'daki Ýlyas'dan. Daha doðrusu ayný Ali Ýmran suresinin El-Ýmran dan gelmesi gibi bu da özellikle 130. ayetteki "Selamün ala ilyasýn" (=Ýlyas'a selam dedik) cümlesindeki Ýlyasin aslýnda el-Yasin olan isminden gelerek Yasin mukattasý almýþtýr. Ýlginç olan þu ki, Goosens'in  El-Yasin kullanýmýnýn halen Fas'da yaþayan Araplar arasýnda da yaygýn oluþunu gözlemlemiþ olmasý. Yani Yasin suresi ismini surede geçen Ýlyas peygamber'den almýþtýr. Surelerde geçen peygamber veya onlarla ilgili olan bölge veya kavim isimlerinin sureye adýný vermesi de yaygýn bir durumdur Kuran'da. Ýbrahim, Yunus, Hud, Yusuf, Hicr, Ýmran, Lokman sureleri gibi.

Bu durum ayný zamanda daha önce bahsettiðimiz surelerin oluþmasýnýn "bir önceki aþamasý"nýn da var olduðunu yani surelerin en az iki aþamdan geçerek son halini almasý yönündeki fikirleri destekler niteliktedir.

Peki Saffat suresinden çýkartýlan ilk 1-11 ayetlerinin durumu ne olacak ? Bu ayetler elimizde kaldý. Goosens bu ayetlerin orjinal poziyonunun Saffat'tan bir sonraki sure olan Sad (38 ) suresine mükemmel bir uyum gösterdiðini söylüyor. Burada da Sad mukattasýnýn iþte bu 11 ayetin 1. ayettindeki es-Saffat'tan geldiðini belirtiyor. Sad mukattasýnýn bu sure içinde herhangi bir isimden alýnmamýþ olmasýnýn da nedeninin bu olduðunu söylüyor.
Eðer Sad mukattasýna iþaret edebilecek alternatif bir kelime veya harf yoðunluðu (Kaf suresindeki gibi) olsa idi bu teoriye daha fazla þüphe ile bakýlabilirdi.

Gelelim bu aþaðýdaki Elif, Lam, Mim grubuna :

Bakara (2) Â ----- Elif, Lam, Mim
Ali Ýmran(3) ---- Elif, Lam, Mim

Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim
Rum (30)--------Elif, Lam, Mim
Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim
Secde (32)------Elif, Lam, Mim

Goosens, bu surelerin ayný mukattalara sahip Bakara ve Ali Ýmran ile baðlanýlý olduklarýný ama Bakara ve Ali Ýmran surelerinin uzun sureler oluþunun ve Kuran'da genel olarak uzundan kýsaya sure sýralama kuralýnýn olmasýnýn onlarý baþa çektiðini ve bu iki surenin diðer 4 sureden sýralamada koptuðunu söylemektedir. Goosens Elim Lam ve Mim mukattalarýnýn
'El-Mesel' in kýsaltýlmýþý olduðunu ve bu surelerin mesel (kýssa) sureleri olduðu için bu mukattalarý aldýðýný söylüyor.

7. sure olan Araf ise Elif, Lam, Mim, Sad mukattalarý almýþ, yani fazladan bir Sad var.
11. ayetinde geçen "size þekil verdik" (=sümme savvernaküm) ifadesi  bu surenin 180. ayettinde de geçen esmaül husna yani Allahýn isimlerinden birisi ile iliþkili olup bu isim Müsavvir dir. (Müsavvir'in karþýlýðý: Þekil, renk ve desen veren, görünüþ kazandýran, görünüþü ahenkli kýlan)
Ýþte Araf suresi 11. ayetinde geçen Müsavvir bu ayete ismini vermiþtir.

(Elif, Lam, Mim, Sad = ELMS= El-Müsavvir)


Þimdi de Ta Sin grubuna bakalým.

Þuara (26)------ *Ta, Sin, Mim
Neml (27)-------- Ta, Sin
Kasas (28 )------Ta, Sin, Mim

Hans Bauer, Þuara ve Kasas surelerindeki Mim harflerinin Musa peygambere iþaret ettiðini çünkü bu iki sureninde Musa peygember kýssalarýyla baþladýðýný söylüyor. Â

Goossens de Þuara suresinin Sin mukattasýnýn eþ-Þuara= Þairler ismini aldýðý bu surenin 224 ayetinden aldýðýný hatýrlatarak Ta harfininde 63. ayetteki yine Musa kýssasý ile ilgili olarak Tavd (=yüksek dað) kelimesinden geldiðini söylüyor.

Kasas suresi ise çoðunlukla Süleyman peygamber kýssalarýndan oluþtuðu gibi bu suredeki Ta mukattasýnýn aldýðý isim olarak Süleyman peygambere yardým eden kuþlardan yani "Tayr"dan almýþ olabileceðini belirtiyor. Tayr 16,17 ve 20. ayetlerde geçiyor.

Goosens'in en zorlandýðý durum ise bu Kasas suresindeki Sin mukattasý olmuþ. Bu Sin mukattasýna iþaret edecek tek kelime 30. ayetteki "es-satýl (=uçurum) olabileceðini belirtiyor. Ta mukattasýnýn da 29 ve 46. ayetlerde geçen Tur daðýnýn "Ta" harfinden alabileceðini belirtmiþ.


Þimdi gelelim HaMim grubuna:


Mümin (40)------Ha, Mim
Fussilet (41)------Ha, Mim
Þura (42)-------- Ha, Mim (1.ayet), Ayn, Sin, Kaf (2. ayet)
Zuhruf (43)-------Ha, Mim
Duhan (44)------ Ha, Mim
Casiye (45)----- Ha, Mim
Ahkaf (46)-------Ha, MÝm

Hepsinde ayný tarzda sureye giriþ mevcut olup bu sureler de eskatoloji grubu sureler olarak düþünülüyor.Eskatoloji, dünyanýn sonu ile ilgilenen tanrýbilim ismi ile geçiyor litaratürde. Buradaki anlamýyla öbür dünya, cehennem, mahþer, azap, sorgu sual vb. öte dünya anlatýmlarý mevcut bu surelerde ortak olarak.

Hans Bauer, bu surelerde cehennem, nar, azap, ateþ kelimelerinin oldukça fazla geçtiðini belirtirken, Goosen ise "kaynar su" anlamýna gelen "Hamim" kelimesinin Mümin suresinde geçtiðini ve öte taraftaki tipik cezalandýrma biçimi olduðunu belirtiyor.

Mümin 72- Kaynar suda (Hamim), sonra da ateþte yakýlacaklardýr

Bu sureler içinde  Þura suresinde fazladan Ayn, Sin, Kaf mukattalarýnýn ise bu suredeki 17. ayetteki "lealles saate karýb" yani kýyamet saati kelimesinin kýsaltýlmýþý olduðunu iddia ediyor. Ýlginçtir ki Ýbn Mesud'un mushafýnda bu kelimedeki "lealles" düþerken ayný zamanda mukatta olarak da "Ayn" düþmüþ ve bu sure mukattalarý Ha, Mim, Sin, Kaf olarak geçtiði rivayet edilmiþtir.

Bir sonraki yazý ile mukatta konusunu bitireceðim. Ayrýca bu konuda çalýþma yapan batýlý oryantalist islam araþtýrmacýlarýna da deðineceðim. Ýlgili linkler de son yazýmda olacak.

Ayrýca Sargona da bu konuda bir Vikipedi çalýþmasý yapabilir miyiz diye de sorayým bu arada.

03-02-2007, 16:21
Sodomo'nun Huruf-u Mukatta hakkýnda yaptýðý açýklamalarý çok bilgilendirici.. Çok mantýklý.. Bu harfler hakkýnda hiç yorum yapýlmamasý da onlarýn kökeninin Ýslam öncesi döneme gittiðine iþaret ediyor. Muhtemelen onlara uzun zaman maruz kalýndýðý için, ne olduklarý unutulmuþ.

Kur'an'da ayetlerin ve surelerin sýralanmasýnda bir mantýk yoktur. Ayetler kronolojik bir sýra izlemez. Ama ayetlerin içeriði kronolojik olarak oldukca mantýklýdýr..

Kur'an'da kýsa bir süre olan Fatiha baþa konmuþtur. Bunu anlamak mümkün. Diðerlerinin uzundan kýsaya bir sýra izlediði iddia edilir ama, bu iddia doðru deðildir. Arada kýsa surelerin yer aldýðý kesintiler vardýr..

Sodomo çok bilgili birisine benziyor.. Yazýlarýný zevkle okuyacaðým...

sodomo--
03-02-2007, 17:01
Teþekkürler Ömer ilgin için.
Aslýnda benim hatam bugüne kadar Mekke dönemini ihmal etmem oldu. Genellikle Muhammed'in savaþlarý baðlamýnda Medine dönemi ile ilgilendim. Gerçi bunun faydasý da oldu çünkü Medine dönemi daha gerçekçi ve daha nettir Muhammed'in yaþamýný, yaptýklarýný ve karakterini anlamak için. Mekke dönemi oldukça spekülatiftir ve genellikle islamcýlar hep Mekke dönemi ayetlerini kullanýrlar.

Þimdi Kuran surelerinin ve ayetlerinin tertibi açýsýndan olaya bakýyoruz bir nebze mukatta harfleri konusunu iþleyince ama tek baþýna mukatta harfleri de çok þeyi anlatmaz. Benim buradan öðrendiðim en kritik bilgi Mekke döneminde Muhammed'in kýsmi bir mushaf hazýrlamýþ olmasý ve surelerin aþamalý olarak oluþmasý gerçeði. Bence bu iki bilgi mukatta harflerinin anlamýndan daha önemli Kuran'ýn yazýlmasý ve tertip edilmesini anlamak için.

Fatiha suresi Kuran'da açýlýþ suresi olarak konulmuþ ama oldukça problemli bir sure. Çünkü bir "dua" suresi. Yani Allah'tan kula deðil kuldan Allah'a doðru gidiyor. Sadece Fatiha deðil Felak ve Nas sureleri de böyle.
Ýlginçtir ama Muhammed'in hafýzlarýndan Ýbn Mesud bu 3 sureyi de mushafýna almamýþ bunlar yerine Kunut dualarýný (Hala ve Hafd) sure olarak almýþ. Onun mushafýnda 112 sure mevcut. Bunu Suyuti'nin El-Itkan isimli eserinden öðreniyoruz.

Ýlginçtir ki Medine döneminde ilk ayetleri yazan ve Kuran konusunda otorite kabul edilen Ubey b. Kab'ýn mushafýnda da 109 sure var ve bazý sureleri tek sure olarak yazmýþ. Suyuti Itkan'da bunlarýn listesini vermiþ.

Oldukça ilginç olaylar yaþanmýþ. Tevbe suresinin Enfal ile bir zannedilip araya besmele konulmamasý mý dersin, sonradan eklenen ayetler mi dersin, sonradan konulan sure isimleri mi dersin, nesh edilip Kuran metninden düþürülen ayetler mi dersin ne ararsan var.
Tam evlere þenlik.

Sure sýralamasý da oldukça ilginç. Genel anlamda sureler gruplara ayrýlmýþ ama dediðin gibi tam uzundan kýsaya bir sýralama mevcut deðil.
Zannýmca burada "önem sýrasý"da gözetilmiþ ilave olarak. Tabii bazý Medine ayetlerinin Mekke surelerine serpiþtirilmiþ olmasý veya bazý Mekke ayetlerinin Medine surelerinin içinde geçmesi, hatta peþ peþe gelen 3 ayette bile Mekke-Medine-Mekke þeklinde sýralamanýn olmasý gibi tuhaflýklarda mevcut. Bir konu bitmeden öbür konuya geçiþ sonra o konunun çok sonraki surede kaldýðý yerden devam etmesi gibi þeyler tam anlamýyla Kuran'ý anlaþýlmaz hale getirmiþ.

Ama bunlarýn neden böyle olduðu ile ilgili bir fikir oluþturdum zannýmca.
Biz Muhammed'in þair olduðunu unutmuþuz. Muhammed kafiyeye önem veriyordu ve kitabýnýn etkileme gücüde buradan geliyordu.

Neyse yeri gelince deðineceðim bu konulara.
Siz takip etmeye devam edin
Saygýlar.

sargon
04-02-2007, 20:24
Sevgili Sodomo,

yazýlarýný ilgiyle okudum. Gerçekten ilginç bir çalýþma yapmýþsýn. Mukattaa harfleri ile ilgili Goossens'Ýn teorisi de gayet mantýklý görünüyor. Bu harflerle ilgili tefsirlerde yazýlanlar tam bir kaos. Doðru dürüst bir açýklama yapýlamamýþ. Hatta bazý açýklamalar resmen komedi malzemesi.

Halbuki açýklamalardan görüldüðü gibi Mukattaa harfleri ordan oraya aktarýlmýþ, çorba haline getirilmiþ ve içinden çýkýlmaz hale getirilmiþ olan Kuran'ý anlaþýlýr, sistematik bir metin haline getirebilmek için son derece önemli.

Wikipedi'ye yapýlacak çalýþma konusunda da her türlü desteði vermeye hazýrým elbette. Bu konuyu özel olarak konuþalým.

Sevgilerle

sodomo--
07-02-2007, 05:11
Sargon, dediðin gibi Mukatta harfleri geliþi güzel konulmuyordu. Ýslam öncesi Arap edebiyatýnda da yaygýn kullanýma sahipmiþ ama detaylarý hakkýnda bilgi yok. Sadece o dönemde  Kuran'daki  bu harflerin hiç kimse tarafýndan tuhaf olarak karþýlanmadýðýný biliyoruz. Genel kural þiirlerde veya hikaye, masal tarzý sözlü ve yazýlý anlatýmlarýnda metnin içinde geçen ve yazar tarafýndan "önemli" olarak nitelendirilen bir kelime o metnin ismi olarak seçilirmiþ. Tabii bazen de ismi kýsaltmak amacý ile sadece o kelimenin kýsaltýlmýþ hali (mukattasý) konulurmuþ. Sonuçta tarihsel bir arka-planý da var bunun.
Ama bugün için asýl problematik olan bu harflerin Allah ile peygamber arasýnda þifre olduðu ve bunun anlamýnýn ancak Allah tarafýndan bilinebileceði veya yalnýzca bazý tasavvufi aþamalardan geçmiþ olan alimlerin bunu bilebileceði þeklindeki kara-cahil fikri ortamdýr islamcýlarýn arasýndaki. Koca koca prof. düzeyindeki adamlar bunlarý söyleyebiliyorlar. Bilinmezlik üzerine ilim yapýlýr mý ? Üstelik hepside aðýz birliði etmiþçesine ayný þeyi söylüyor. Gizemli bir görüntü vermek iþlerine geliyor çünkü islamýn yayýýlýþý da biraz buna baðlý.

Kuran'ýn þifreleri :) Vay be ne sýrlý bir dünyaymýþ bu ya...

Ýþte biraz da bu yüzden girdim bu konuya. Ýnsanlar en azýndan gözlerinde büyütmesinler ve herþeyin bir açýklamasý olabileceðini de anlasýnlar diye..

Sevgilerle

hiramusta
07-02-2007, 09:59
Ben Yasinle ilgili bir açýklama getireyim.:)
Efendim,..Yasin mana olarak "ey insan" anlamýna gelmektedir.Ya:Ey,Sin:Ýnsan.(Ýlyasla falan pek bir alakasý yok açýkçasý :))Buradaki hitap direk olarak Peygamberedir.

Ey Ýnsan!
Andolsun hikmetli Kur'an'a ki, *
Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. (Ey Ýnsan suresi 1-3)

sodomo--
07-02-2007, 13:08
Eyvallah, o da bir açýklama tabi ki. Sonuçta bütün bu yazdýklarým bir teoridir ve kesinlik taþýma iddiasýnda deðildir. Burada önemli olan bu konuyu günümüz islam alimleri (!) gibi  "gizemli" bir havaya sokmamaktýr. "Mukatta harfleri Allah ile peygamber efendimiz arasýnda bir þifredir ve gerçek manasýna yalnýzca Allah bilir" demek  de bizim koca koca prof. ilahiyatçýlarýmýza mashus bi özellik olsa gerek.

"Ey insan" a gelince; bence olamaz çünkü bu tip bir ünlem içeren ifade sure ismi olmaz. Daha doðrusu bildiðimiz bütün sure isimleri (her surenin ayrýca bir çok baþka ismi de var) içinde bir "sesleniþ" Â tarzý yoktur. Sonuçta ait olduðu surenin içindeki bir kelimeden veya konudan alýnma olacak ve bu harf de ait olduðu kelimenin "kesik" vaya "kýsaltýlmýþ" hali olacak ki diðer sure isimleri ve mukattalarla birlikte tutarlýlýk arzetsin. Yani mukattalarýn açýklamasý kendi surelerinin içinde ve bu surede de insana yönelik bir hitap mevcut deðil. Ayrýca biçimsel benzerlik de Ýlyas'da daha fazla.
El-Yasin zaten Fas da halen Ýlyas ismi için kullanýlýyormuþ ve Saffat 130'da "Selamün  ala  Ýlyasýn" ifadesindeki  Ýlyasýn ile Yasin çok daha fazla benzerlik arzediyor.

hiramusta
07-02-2007, 16:05
Hayýr Sodomo.Yasin ayrýdýr,Ýlyas ayrýdýr.Ayetteki Ýlyasin kelimesindeki "in" eki kelimeye çoðul anlamý katarak "Ýlyaslar" yani Ýlyasa ve Onunla beraber olanlara manasýna getirir.Kelime zaten Saffat suresindedir.Yasin suresiyle bir ilgisi yoktur.Ýlyasindeki in ektir.Yasinde ise *in eki yoktur.Ýki ayrý kelime vardýr.Ya:ey,sin:insan.Yasin kelimesinin suresin içindeki bir kelimeden alýnma olmadýðýný söylüyorsun ama bu ifadeni yanlýþlýkla ortaya koyduðunu düþünüyorum.Seninde bildiðin gibi Yasin suresi adýný 1. ayetinden alýr.Ayrýca Ýlyas baþlýbaþýna bir isimdir,el-yasin þeklinde yazýlmaz.Yazýlýrsa yanlýþ olur.Taký olan "el" deðil "in"dir.Yani Ýlyas ancak Elyas diye yazýlabilir.Sonuna in getirirsen çoðul olur.Arapçada Ýlyas ve beraberindekiler anlamýna gelir.

sodomo--
07-02-2007, 16:17
Ben daha ne diyeyim, bak þimdi Elmalýlýyý okudum  ve benim yazdýklarýmý tasdik eden metni aynen alýyorum ve linkini de veriyorum.


ÝLYÂSÃŽN: Ýlyas, demektir. Bazý kýrâetlerde okunduðundan her iki kýrâete de uygun olmasý imlâsý için þeklinde yazýlýr.

YASÃŽN: Ýlyas (a.s.)'ýn babasý olmakla Âl-i Yâsin yine Ýlyas demek olur. Yâsin bir de Resul-i Ekrem'in isimlerinden olduðuna göre bazýlarý Âl-i Yâsin'den maksadýn, Muhammed ümmeti olduðunu söylemiþlerdir. Herhalde denilmeyip buyurulmasý, bir tevriyeden uzak deðildir. "Âl-i Yâsin" kýrâeti de bu tevriyede açýktýr. Ýmlâda vasledilmeyip de iki kýrâete uygun þekilde yazýlmasý da bu tevriyenin birkaç yönden gerekli olduðuna iþaret eder. Þu halde demek olur ki, burada "Selam Ýlyas'a" denirken; "Selam Muhammed âline" mânâsýna bir de tevriye kastedilerek buyurulmuþ ve bundan dolayý olmalýdýr ki selam fýkralarý da burada bitirilmiþ, Lût ve Yunus kýssalarýnda daha çok "Bak uyarýlanlarýn sonu nasýl oldu?" (Sâffât, 37/73) ifadesine dikkat çekilmiþtir. Bu tevriyeye göre "O mümin kullarýmýzdandýr." Ýlyas'a ve Yâsin'e ait olabilir demektir.

http://www.biriz.biz/kuran/saffat/saffat.htm#123


Evet þimdi yorumunu alayým *:)

hiramusta
07-02-2007, 17:59
1.Elmalý Yasin'in Ýlyas'ýn babasý olduðunu nerden çýkarmýþ?
2.Diyelim ki,Ýlyas'ýn gerçekten Yasin diye babasý var.Al-i Yasin'e (Yasin'in ailesi) Ýlyas denmesinin sebebi Yasin'in oðlu olmasýndan baþka birþey deðildir.Yani kelime olarak Al-i Yasin Ýlyas anlamýna gelmez.Ýlyas Yasin'in oðlu olduðu için Al-i Yasinden kastedilenin Ýlyas olduðu anlaþýlýr.Örneðin ne zaman Ebu Hanife (Hanife'nin babasý) zikredilse benim aklýma Numan ismi gelmektedir.Halbuki Ebu Hanife Numan anlamýna gelmemekte.Bana bu çaðrýþýmý yaptýran Ebu Hanife'nin gerçek isminin Numan olmasýdýr.Yani Ebu Hanife künyesidir.Ayný þekilde Ýlyas'ýn halk dilindeki künyesi Al-i Yasin olabilir ve sadece Ýlyas deðil kardeþleri ve annesi de Al-i Yasin þeklinde çaðrýlýrlar.Bi de madem Elmalý halk Arapçasýna meyledip Ýlyasin'i Ýlyas diye tefsir ediyor peki bunu mealinde niye göstermiyor.Mealinde Ýlyasin'i Ýlyasin diye çevirmiþ,halbuki tefsirinde belirttiði gibi Ýlyas diye çevirmesi lazýmdý.Bence kendisi de bu çeviriden emin deðil.

sargon
08-02-2007, 00:12
Ben de diyorum ki bu Yasin Ýsa'dýr.

Gerekçelerim þunlar:

1. Mevdudi'nin tefsirinde "Ey Ýnsan" olarak açýklanýyor. Sodomo'nun dediði gibi Kuran'da Muhammed'e bu þekilde seslenilmese de Ýncil'de sürekli Ýsa için Ýnsanoðlu diye seslenilir.

2. Yasin 13, 14, 15, surelerinde bir þehirden bahsediliyor. Bu þehir neresidir? Elmalý ve Mevdudi bu konuya deðinmiþ, Seyyid Kutub lafý yuvarlamýþ. Bu þehire iki defa peygamvber gönderildiði ama yalanlandýðý, sonra bir üçüncüsünün gönderildiði söyleniyor. Birçok tefsircinin bunu Ýsa'nýn havarilerinin oraya gitmesi olarak deðerlendirildiðini Elmalý anlatmýþ. Ýncil'de Elçilerin Ýþleri'nde Barnaba ile Saul gönderilir önce, sonra da ikna için Pavlus gider. Olay bence budur. Ama Elmalý karþý çýkar ve bunun Musa, Ýsa, Muhammed üçlüsü olarak deðerlendirmeye çalýþýr. Halbuki ortada peygamberler tarihi deðil sadece bir þehir örneði vardýr. Ýkna olmayan halký ikna çabasýna örnek verilir.

Mevdudi'de de ayný konu geçer. Ama Mevdudi de "Kadim müfessirlerin çoðu bu þehri Antakya, iki elçiyi de iki havari sanmýþlar" der fakat o da bunu kabul etmez. Ýsa'nýn oraya havari gönderdiðine dair belge yoktur der, halbuki olay Ýsa'dan sonra olmaktadýr. Mevdudi yine Antakya'nýn hýristiyanlýðý kabul etmiþ olduðunu, halbuki Kuran'da inkarcý bir topluluktan bahsedildiðini söyler. Bundan kesin olarak þu sonucu çýkarýyorum ki bu tefsirciler kesinlikler Tevrat ve Ýncil okumuyorlar. Eðer Mevdudi Havarilerin Ýþlerini okumuþ olsaydý görecekti ki 13. bölüm Antakya'da Barnaba ve Saul'un sonra da Pavlus'un karþýlaþtýklarý zorluklarý anlatýr. Yahudi halk yeni hýristiyan havarilere çok sert çýkarlar.

Sonuç olarak Yasin suresinde anlatýlanlar Ýsa ve havarilerine uyuyor.

3. Yasin suresinde peygamberlerin geliþi ve kabul görmeyiþi temasý ayný zamanda Elçilerin Ýþleri 13. bölümün de ana temasýdýr. Pavlus yaptýðý konuþmada Saul'u, Davut'u, Yahya'yý ve Ýsa'yý anlatýr. Hatta bir de þiir okur.

Bakýn, siz alay edenler,
Þaþkýna dönüp yok olun!
Sizin gününüzde bir iþ yapýyorum,
Öyle bir iþ ki, biri size anlatsa inanmazsýnýz.

Yasin suresinin genel havasý ile bu þiir sizce birbirine çok güzel uymuyor mu?

4. Sizce neden Yasin suresinin ölülerin ardýndan okunmasý istenir? Bence bu sure hýristiyanlýktan etkilenmiþ gruplarýn yada direk o dönemlerin hýristiyanlarýnýn Ýsa için okuduklarý bir dua/þiir. Tarihçesini araþtýrmak lazým. Altýndan böyle birþeyler çýkacaðýný iddia ederim.

hiramusta
08-02-2007, 11:26
Sevgili Sargon,Kur'an da nasýl,Muhammed'e "ey insan" diye seslenilmemiþtir?Ýþte Yasin suresi önümüzde bir örnek olarak durmaktadýr.Diðer bir örnekte Taha suresindeki ta ha hitabýdýr.Ta ha Arapçanýn Suriye ve Nabati lehçelerinde ya racul,ya sin,ya insin eþ anlamlýsýdýr.Yani Taha suresinde de Allah Peygambere ve bizlere Ey Adam / Ey Ýnsan diye hitap etmektedir.

Ey Ýnsan!
Biz sana bu Kur'an'ý güçlük çekmen için indirmedik, (Taha 1-2)

....Þehir halkýyla anlattýklarýna katýlýyorum.Ancak Yasin hitabýnýn Ýsa'ya yapýldýðý görüþüne katýlmýyorum.Çünkü 13.ayetteki " ONLARA, elçilerimizi gönderdiðimiz o þehir halký[nýn hikayesin]i örnek olarak anlat." hitabý Muhammededir.Ayný þekilde 3,4,6,10,11 ayetteki hitap cümleleri de Yasin'le kasdedilenin öncelikle Muhammed olduðu anlaþýlmaktadýr.Muhammed'den sonra dolaylý olarak bütün Ýslam davetçileri de bu hitabýn kapsamýna girmektedirler.

Sadece Yasin deðil Kur'anýn hiçbir suresi ölülere okunmasýnýn bir mantýðý ve faydasý yoktur.Bu öncelikle ölülere okunana Yasin suresinin 70 ayetine terstir.Kur'an dirilere (biyolojik ve manen) hitabeder,ölülere deðil.
(Kur'an,) Diri olanlarý uyarýp korkutmak ve kâfirlerin üzerine sözün hak olmasý için (indirilmiþtir). (Yasin 70)
Yine baþka bir ayette biyolojik ve manen ölü olanlara hiçbir þekilde iþittirilemeyeceði vurgulanmaktadýr.

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Þüphesiz Allah, dilediðine iþittirir. Sen kabirlerdekilere iþittiremezsin (Fatýr 22)

sargon
08-02-2007, 11:54
Sevgili Hiramusta,

eve gidince tekrar bakacagim. Taha yorumun biraz zorlama gibi geldi bana. Sodomo daha iyi bilir. Yasin'de ise birkac kez oluleri diriltme gucunden bahsediliyor. Sadece sehir olayi degil, surede gecen bircok konu Isa oykusune uyuyor.

Mukatta harfleri ile ilgili Sodomo bir aciklama yapti ve alt alta birkac sure belli bir peygambere adlari da verilerek atfedilmis. Yasin (birde Saffat galiba) buna uymuyordu. Simdi bu uyumsuzlugu tartisiyoruz. Yoksa genel olarak Kuranin Muhammede yada muslumanlara hitap biciminde oldugu acik. Bu sure ozel olarak ne ile ilgili?

Bence Muhammed'i diger peygamberlerin arasinda saymiyor Kuran, onu ayiriyor, dogal birsey. Ama yine de bir daha bakacagim.

Sodomo, hocam, benim Isa yorumum uzerine ne dusundugunu merak ediyorum.

hiramusta
08-02-2007, 12:54
Sevgili Sargon,TaHa ile ilgili olarak görüþümü paylaþan bir bilgi var mý diye Ýslam Ansiklopedisine baktým.Taha suresiyle ilgili baþlýkta Ta ha harfleriyle ilgili olarak þu bilgi veriliyor;
"Bu sûre Hz. Peygamber'e hitapla baþlayýp, yine O'na hitapla son bulmaktadýr. Ýki harften ibaret olan "Tâ Hâ" sözcüðü müteþâbih ayetlerden olup gerçek anlamýný ancak Allah bilir. Bununla birlikte müfessirler bu ayete; "Ey Muhammed!", "Ey insan", "Ey erkek adam", "Ey temiz olan ve doðru yolu bulan kiþi", "Gece namazýnda yorgunluktan ayaðýný yerden kaldýran kiþi, ayaðýný yere bas" gibi anlamlar vermiþlerdir."

Not:Ey Ýnsan:Ya sin,ya ins
Ey Adam:Ya racul

sodomo--
08-02-2007, 13:01
Sargon þimdi önce þu ayetlere bakalým:

Yasin 13. Onlara, þu þehir halkýný misal getir: Hani onlara elçiler gelmiþti.
Yasin 14. Ýþte o zaman biz, onlara iki elçi göndermiþtik. Onlarý yalanladýlar. Bunun üzerine üçüncü bir elçi gönderdik. Onlar: Biz size gönderilmiþ Allah elçileriyiz! dediler.
Yasin15. Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansýnýz. Rahman, herhangi bir þey indirmedi. Siz ancak yalan
söylüyorsunuz.
Yasin 16. (Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiþ elçileriz.
...
....

Dediðin gibi Ýslam müfessirleri Ýncili falan okumamýþlar çünkü bu üç elçiyi : Yuhanna, Pasla (Pavlus) ve Þem'unü's-Safa (Simun Petrus) olarak isimlendirmiþler ama  gerçekte bu isimler  Barnaba, Saul ve Pavlus olarak geçer Ýncil'de (Elçilerin Ýþler  Bölüm 11 ve 13'de)
Zannýmca bu isimleri direk Ýncil'den almak istememiþler çünkü o zaman Ýncilin bazý bölümlerini tasdik etmiþ olacaklardý ve bu pek de iþlerine gelmedi.

Þimdi önce Ali Bulaç'ýn yorumunu okuyalým

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=215157

Orada þu açýklamalarý dikkatimi çekti:

"Güvenilir olmayan Hýristiyan kaynaklarýna dayanarak bilgi veren ilk müfessirlere göre, bu þehir Antakya'dýr, olay Kral Antiochus zamanýnda vuku bulmuþtur. Antakya, o zaman nüfusu 500 bin civarýnda Roma'nýn önemli birkaç þehrinden biriydi..."

Güvenilir olmayan Hristiyan kaynaðý dediði kaynak Ýncil'in ta kendisi. Tamam Ýncil'deki istediðin bölümü reddedebilirsin bir müslüman olarak ama aþaðýdaki ikinci maddedeki bilgiyi nereden aldýn ?

"Fakat bu kurguda önemli boþluklar var:
1) Antakya'da Antiochus unvanýyla 13 kral M.Ö. 65 yýlýna kadar hüküm sürmüþtür
2) Hz. Ýsa'nýn dünyada iken buraya elçiler gönderdiðine iliþkin elimizde bilgi yoktur. Hz. Ýsa'nýn göðe çekilmesinden sonra ilk tebliðcilerin bu þehre geldiðini biliyoruz"

Eee zaten Ýncil'de de böyle yazýyor. Hiç bir Hristiyan'ýn Ýncil dýþýnda bu konu ile ilgili bir iddiasý olmaz ki.. Yani önce bu þehrin Antakya olduðu bilgisini güvenilir bulmadýðý Ýncil'den alýyor ve bu bilginin þüpheli olduðunu söylüyor ama 2. maddede "biliyoruz" diyerek kesinmiþ gibi sunduðu 'bu elçilerin Ýsa'dan sonra gititiði' bilgisini de Ýncile göre oluþturuyor.

Burada Kral Antiochu ismi ile ilgili bilgi ise "rivayet" kaynaklýdýr. Bir Hristiyan rivayeti olabilir veya ilk islam müfessirlerinin bu tarihi isimleri biribirine karýþtýrmasý ile ilgili olabilir çünkü bu olaylarýn tarihine yakýn bir geçmiþte Antakya'da krallýk yapmýþ bu Antiochus. Sonuçta belirleyici bir bilgi deðil zaten bu konu içinde.

Kýsacasý Barnaba'nýn Antakya'ya Kudüs'deki "inananlar topluluðu" tarafýndan gönderildiði 11. bölümde yazýyor. Yani Ýsa'nýn emri ile gitmediði de ortada zaten  bu gidiþ Ýsa'nýn ölümünden sonra oluyor.

Daha da ilginci 11. bölümde Barnaba ve Saul'ün Antakya'ya geldiðini anlattýktan sonra ilave olarak da: "O günlerde Kudüs'ten Antakya'ya bazý peygamberler geldiler. Bunlardan Agabus adlý biri oraya çýkýp bütün dünyada þiddetli bir kýtlýk olacaðýný Â Ruh'un aracýlýðýyla bildirdi" diyerek ayrýca baþka elçilerden bahsetmektedir. Yani Ýsa'nýn havarileri ile ayný dönemde Antakya'da bulunan peygamberler vardýr ve bunlardan birisinin ismi Agabus dur.

Yasin 13-14-15-16 de "mürsel" kelimesi ile elçiler kastedilmiþ ki, bu da "resul" ile ayný kökten gelen bir kelime aralarýnda sadece dilbilgisel bir fark var, birisi diðerinin ortacý olmalý ya da bunun gibi birþey. Þimdi mürsel "þeriat ile gönderilen peygamber" anlamýnda olup açýkça burada Musa, Muhammed gibi bir peygamberden bahsediliyor. Anlaþýlan o ki, burada kastedilen þehirin Antakya olduðu doðru ama mürsel (=resul) olarak kastedilenin Barnaba, Saul ve Pavlus olmasý pek mümkün deðil çünkü bunlar "resul" deðil. O halde buradaki "resul" bilgisi  yine Ýncil kaynaklý olarak oluþturulmuþ ama bu resullerden birisi olan "Agabus" ismi dýþýnda diðer 2 resulün ismine rastlamýyoruz Ýncil'de.
Sadece "O günlerde Kudüs'ten Antakya'ya bazý peygamberler geldiler..." þeklinde bir ifadeden birden fazla peygamberin geldiðini anlayabiliyoruz. Sonuçta burada Muhammed'in yaptýðý bu birden fazla olan peygamberi 2+1=3 olarak ifade etmesi olmuþ.
Bu ayetlerdeki bilgilerin de apaçýk Ýncil'den alýndýðý ortada.

Ýlave olarak dediðin gibi Yasin suresinin havasý ile bu Ýncil'deki 13. bab biribirine çok iyi uyar.

Bakýn,  siz  alay  edenler, Â
Þaþkýna  dönüp  yok  olun! Â
Sizin  gününüzde  bir  iþ  yapýyorum, Â
Öyle  bir  iþ  ki,  biri  size  anlatsa  inanmazsýnýz. Â

Sadece havasý deðil ayný zamanda ifadeler de uyuyor.

Örneðin:

Yasin 30. Ne yazýk þu kullara! Onlara bir peygamber gelmeyegörsün, ille de onunla alay etmeye kalkýþýrlar.

Dikkat edersen peygamberlerle "alay edilmesi" ifadeleri  ikisinde de ayný. Yani hem lafzen hem ruhen uyar birbirine bunlar.

Yani bu sure Ýncil ile iliþkili gibi görünüyor ama Ýsa ile iliþkili deðil. Hatta öyle ki, Ýncil'deki bu bölüm bile Ýsa ile iliþkili deðil. Benim burada anlatmak istediðim budur.


Þimdi gelelelim senin bu Yasin'in Ýsa demek olduðu yolundaki fikrine.
Bildiðin gibi Kuran'da bir çok surenin baþka isimleri de var. Mesela Tevbe suresi Barea, Fussilet suresi Secde, Ýnsan suresi Dehr vb...
Ýþte Kuran surelerine baktýðýmýzda bir çok peygamberin surelere ismini verdiðini görüyoruz ama Musa, Adem ve Ýsa'nýn bir sureye isim verdiðini göremiyoruz. Bu ahvalde bende bu surelerin diðer isimlerine baktým ve 61. Saff suresinin diðer isimlerinden birisi Havariyyun ötekisinin de Ýsa olduðunu gördüm. Bunun sebebi 6 ve 14. ayetlerinde onun isminden bahsedilmesi. Yani demem o ki, sure isimlendirme yöntemi gereði sureye ismini verecek olan kelime ya o surenin ayetlerinin içinde geçmeli ya da sureye konu olmalý. Bu kural hem surelerin bildiðimiz  isimleri ile ilgili hem de bu surelerin diðer isimleri ile ilgili olarak hep ayný kalýyor.Hal böyle iken, bu Yasin suresinde  Ýsa ismi zikredilmediði gibi Ýsa ile ilgili bir konu da geçmiyor. Buradaki ayetler (13, 14, 15, 16 vb..) Ýsa sonrasý Antakya'ya gelen peygamberler ile ilgili. Kýsacasý Yasin'in Ýsa olmasý sure isimlendirme kurallarýna uymaz.

Kaldý ki, burada Elmalýlý'nýn bu açýklamasý oldukça yerindedir:

YASÃŽN:  Ýlyas  (a.s.)'ýn  babasý  olmakla  Âl-i  Yâsin  yine  Ýlyas  demek  olur.
Dikkat edersen burada Elmalýlý "dilbilgisel" olarak bunu ifade ediyor ve Goosens'in mantýksal kurgusu ile örtüþüyor. Yani Goosen's  dilbilgisel olarak bakmadan bunu ortaya koymuþ ve burada ilave olarak dilbilgisel bir teyid oluþturmuþ. Kaldý ki, Goosens'in tespit ettiði bir durum daha var ki o da; bugün halen Fas'da Ýlyas'a el-Yasin denmesi bile bunun canlý-kanlý ispatýný oluþturuyor.


Hiramusta, kelimeler biçimsel dönüþüme uðrarlar. Burada "Al-i Yasin"- "el-Yasin"- "Ýlyas" dönüþümü var. Ayný el-Ýlah'ýn Allah olmasý gibi..Zamanla Ýlyas ile Yasin aynýlaþmýþ ve belki de Ali Yasin  deðil sadece el-Yasin idi önceki hali.
Ben sana kaynak gösterdim tatmin olmadýn. Zaten tarzýn hep bu oldu bugüne kadar. Bütün kaynaklarý reddedebilirsin ama ben de senin keyfi reddiyeciliklerinle hiç uðraþamam kusura bakma.

sargon
08-02-2007, 13:41
Yasin'le Saffat'in birlikte oldugunu dusunursek ve eger Saff'in diger isimleri "Havariyyun" ve "Isa" ise Yasin'i toplamdan *ayirinca bir isim vermek gerekmistir. "Ey insan" anlamina gelecek bir mukatta koymuslardir buna da. Olamaz mi?

sodomo--
08-02-2007, 14:00
Kur'an  da  nasýl,Muhammed'e  "ey  insan"  diye  seslenilmemiþtir?Ýþte  Yasin  suresi  önümüzde  bir  örnek  olarak  durmaktadýr.Diðer  bir  örnekte  Taha  suresindeki  ta  ha  hitabýdýr.Ta  ha  Arapçanýn  Suriye  ve  Nabati  lehçelerinde  ya  racul,ya  sin,ya  insin  eþ  anlamlýsýdýr.Yani  Taha  suresinde  de  Allah  Peygambere  ve  bizlere  Ey  Adam  /  Ey  Ýnsan  diye  hitap  etmektedir. (Hiramusta)
Â
Yahu YaSin'in Ey-Ýnsan" olduðunu ispatlamadan onu kanýt olarak sunuyorsun. Ben dedim ki; "Bu tip ünlemli sesleniþler sure ismi olamaz"

Var mý bunun baþka bir örneði ?

Ama þunu söyleyebilirsin: Â Bakara aslýnda "el-Bakara"dýr veya Nahl aslýnda "el-Nahl"dýr vb...

"Ey Ýnsan" tipi bir sesleniþ Kuran'da sure ismi olamaz. Hiç bir türlü sesleniþ sure ismi olamaz. Burada önceki yazýlarýmda açýkladým sure isimlerinin nasýl bir mantýkla ortaya çýktýðýný. Ya o surede geçen bir kelime olacak ya da o suredeki konu ile iliþkili olacak ve ona iþaret edecek.

Þöyle sýralamýþtým Kuran'daki sure isimlerini:

a) öncelikle ve baskýn olarak 1. ayetler ile yakýn iliþkilidir.
b) surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konu ile iliþkilidir
c) surede geçen grup ayetlerden birisinden veya aðýrlýklý olarak deðinilen konularla iliþkilidir
d) surede herhangi bir yerdeki ayette geçen her hangi bir kelime ile iliþkilidir.


Bu 4 kuralýn dýþýnda oluþmaz sure isimleri. Ya geçen konu ya da geçen kelime belirleyicidir.

Bir sistematik etrafýnda konu açýklýða kavuþur. Öyle geliþigüzel mantýk kuramazsýn.

Ta-ha mukattasý da 12. ayetteki kutsal vadi Tuva ve bu surede bir kaç defa geçen Harun peygamber isimlerinin ilk harflerinin birleþmesinden almýþtýr.

Tuva daðý Allah'ýn Musa'ya göründüðü daðdýr ve sureye ismini vermesi de son derece normaldir.
Sonuçta mukattalar "kýsaltýlmýþ" veya "kesik" harflerdir. Surede geçen bir kelimenin kýsaltýlmýþ veya kesik halinin kullanýlmýþ olmasý pek tabiidir.

Sonra þöyle demiþsin :

13.ayetteki  "  ONLARA,  elçilerimizi  gönderdiðimiz  o  þehir  halký[nýn  hikayesin]i  örnek  olarak  anlat."  hitabý  Muhammededir.Ayný  þekilde  3,4,6,10,11  ayetteki  hitap  cümleleri  de  Yasin'le  kasdedilenin  öncelikle  Muhammed  olduðu  anlaþýlmaktadýr.

Yani pes vallahi pes. Bu ayette birden fazla elçi den bahsedildiði gibi sonraki ayetlerde de 2+1=3 elçiden açýkça bahsedilmekte. Göster bana 3 elçi, hadi bakayým.

Üstelik ayette Muhammed'e diyor  "onlara o þehir halkýnýn hikayesini anlat" diye sen nasýl buradan bu elçilerden birisinin Muhammed olduðunu çýkarttýn ?

Yasin 14. Ýþte o zaman biz, onlara iki elçi göndermiþtik. Onlarý yalanladýlar. Bunun üzerine üçüncü bir elçi gönderdik. Onlar: Biz size gönderilmiþ Allah elçileriyiz! dediler.

Öncelikle Muhammed ha.. Desene Muhammed'in üstüne 2 tane daha elçi gitmiþ hem de geçmiþ zamanda :) Üstelik onlar birlikte konuþuyorlar yani ayný zaman diliminde 3 peygamber var.

El insaf !

Ayrýca var mý hiç böyle bir yorum baþka bir yerde gördün mü?

Hayret bir þey ya...

sodomo--
08-02-2007, 14:11
Yasin'le Saffat'in birlikte oldugunu dusunursek ve eger Saff'in diger isimleri "Havariyyun" ve "Isa" ise Yasin'i toplamdan  ayirinca bir isim vermek gerekmistir. "Ey insan" anlamina gelecek bir mukatta koymuslardir buna da. Olamaz mi?

Sargon sen Saff suresi ile Saffatý birbirine karýþtýrmýþsýn. O bahsettiðim Ýsa ismi Saff suresinin diðer adý. Ve bu diðer ad dahi Ýsa'dan bu surede bahsedildiði için konumuþ. Yani diðer isimler bile benim belirttiðim 4 tane sure isimlendirme kuralýnýn içinde oluþuyor.

Ayrýca Saffat suresinin ilk 11 ayetinin önceleri Sad suresi ile birleþik olduðunu ve Sad mukattasýnýnýn da bu Saffat'tan geldiðini söylemiþtim.

Þimdi okey mi ? *:)

sargon
08-02-2007, 14:35
Evet Sodomo, öyle olmuþ. Bir taraftan iþle uðraþýrken bir taraftan da siteye laf yetiþtirmeye çalýþýrsam böyle olur tabii. Size kolay gelsin. :D

hiramusta
08-02-2007, 15:11
Sayýn Sodomo,Fas'ta Ýlyas'a ne dendiðini bilmem.Beni pek de ilgilendirmiyor.Ama þunu söyleyebilirim.Kelimeler ve isimler zamanla deðiþikliðe uðrarlar.Konu Kur'andaki kelimeler olduðu zaman Fas'tan ziyade Ortadoðuya bakmamýz gerektiði kanaatindeyim.Oradaki Arapça daha saf,daha katýþýksýz.Elmalý da bu konuya dilbilgisel yaklaþamaz.O bir dilbilimci deðil,medresede klasik arapça eðitimi almýþ bir müfessirdir.Tefsirinde de belirttiði gibi Ýlyas'a al-i yasin denmesinin sebebi olarak Ýlyasýn babasýnýn isminin Yasin olmasýný göstermiþtir.Bu mu dilbilimsel yaklaþým.Madem öyle o halde mealinde niye selam Ýlyas'a demiyor da,selam ilyasin'e diyor?Madem Elmalýya bu kadar güveniyorsun,hurufu mukatta ile ilgili olarak niçin Goonsen'ten yazýyorsun,Elmalý varken.Bak Elmalý da tefsirinde Ya Sin'e verilen anlamlardan biri olarak "Ey Ýnsan" diyor....Aþaðýya Kur'anda Ýlyas kelimesinin geçtiði diðer ayetleri aldým.Hadi göster bana bi tane al-i yasin?
Ve zekeriyya ve yahya ve ýysa ve ilyas  küllüm mines salihýyn 6/85
Ve inne ilyase le minel murselýn 37/123

Tekrar ediyorum;
Ya sin :Ey Ýnsan
Ýlyas:Özel isim
Ýlyasin:Ýlyaslar (Ýlyas ve Onunla birlikte olanlar.)

Biraz sert oldu kusura bakma.

hiramusta
08-02-2007, 15:36
Kur'an  da  nasýl,Muhammed'e  "ey  insan"  diye  seslenilmemiþtir?Ýþte  Yasin  suresi  önümüzde  bir  örnek  olarak  durmaktadýr.Diðer  bir  örnekte  Taha  suresindeki  ta  ha  hitabýdýr.Ta  ha  Arapçanýn  Suriye  ve  Nabati  lehçelerinde  ya  racul,ya  sin,ya  insin  eþ  anlamlýsýdýr.Yani  Taha  suresinde  de  Allah  Peygambere  ve  bizlere  Ey  Adam  /  Ey  Ýnsan  diye  hitap  etmektedir. (Hiramusta)
Â
Yahu YaSin'in Ey-Ýnsan" olduðunu ispatlamadan onu kanýt olarak sunuyorsun. Ben dedim ki; "Bu tip ünlemli sesleniþler sure ismi olamaz"

Var mý bunun baþka bir örneði ?

Ama þunu söyleyebilirsin: Â Bakara aslýnda "el-Bakara"dýr veya Nahl aslýnda "el-Nahl"dýr vb...

"Ey Ýnsan" tipi bir sesleniþ Kuran'da sure ismi olamaz. Hiç bir türlü sesleniþ sure ismi olamaz. Burada önceki yazýlarýmda açýkladým sure isimlerinin nasýl bir mantýkla ortaya çýktýðýný. Ya o surede geçen bir kelime olacak ya da o suredeki konu ile iliþkili olacak ve ona iþaret edecek.

Þöyle sýralamýþtým Kuran'daki sure isimlerini:

a) öncelikle ve baskýn olarak 1. ayetler ile yakýn iliþkilidir.
b) surenin genelinde veya bütününde bahsedilen konu ile iliþkilidir
c) surede geçen grup ayetlerden birisinden veya aðýrlýklý olarak deðinilen konularla iliþkilidir
d) surede herhangi bir yerdeki ayette geçen her hangi bir kelime ile iliþkilidir.


Bu 4 kuralýn dýþýnda oluþmaz sure isimleri. Ya geçen konu ya da geçen kelime belirleyicidir.

Bir sistematik etrafýnda konu açýklýða kavuþur. Öyle geliþigüzel mantýk kuramazsýn.

Ta-ha mukattasý da 12. ayetteki kutsal vadi Tuva ve bu surede bir kaç defa geçen Harun peygamber isimlerinin ilk harflerinin birleþmesinden almýþtýr.

Tuva daðý Allah'ýn Musa'ya göründüðü daðdýr ve sureye ismini vermesi de son derece normaldir.
Sonuçta mukattalar "kýsaltýlmýþ" veya "kesik" harflerdir. Surede geçen bir kelimenin kýsaltýlmýþ veya kesik halinin kullanýlmýþ olmasý pek tabiidir.

Sonra þöyle demiþsin :

13.ayetteki  "  ONLARA,  elçilerimizi  gönderdiðimiz  o  þehir  halký[nýn  hikayesin]i  örnek  olarak  anlat."  hitabý  Muhammededir.Ayný  þekilde  3,4,6,10,11  ayetteki  hitap  cümleleri  de  Yasin'le  kasdedilenin  öncelikle  Muhammed  olduðu  anlaþýlmaktadýr.

Yani pes vallahi pes. Bu ayette birden fazla elçi den bahsedildiði gibi sonraki ayetlerde de 2+1=3 elçiden açýkça bahsedilmekte. Göster bana 3 elçi, hadi bakayým.

Üstelik ayette Muhammed'e diyor  "onlara o þehir halkýnýn hikayesini anlat" diye sen nasýl buradan bu elçilerden birisinin Muhammed olduðunu çýkarttýn ?

Yasin 14. Ýþte o zaman biz, onlara iki elçi göndermiþtik. Onlarý yalanladýlar. Bunun üzerine üçüncü bir elçi gönderdik. Onlar: Biz size gönderilmiþ Allah elçileriyiz! dediler.

Öncelikle Muhammed ha.. Desene Muhammed'in üstüne 2 tane daha elçi gitmiþ hem de geçmiþ zamanda :) Üstelik onlar birlikte konuþuyorlar yani ayný zaman diliminde 3 peygamber var.

El insaf !

Ayrýca var mý hiç böyle bir yorum baþka bir yerde gördün mü?

Hayret bir þey ya...

1.Sayýn Sodomo,mukatta harflerinin Kur'andaki oluþum sistemiyle sýraladýklarýn senin veya kaynaðýnýn düþünceleridir.Bizden bunu kabul etmememizi beklemiyorsundur,umarým.
2.Taha suresi adýný surenin 1.ayeti olan ta ha harflerinden almýþtýr.Hernekadar zorlasanda Tuvanýn ta'sýndan (nasýl oluyorsa tuvanýn tu'su olur.Ta'sý olmaz.)Harun'un ha'sýndan almasý mümkün'ü kabil deðildir.
3.Tuva dað deðildir,vadidir.Üstelik Allah Musa'ya görünmemiþtir.
4.13. Ayetteki hitap Muhammed'edirdeki kastým,anlat emir kelimesinin muhatabýnýn Muhammed oluþudur.Burayý yanlýþ anlamýþsýn.

sodomo--
08-02-2007, 16:44
Bak  haklý  olduðun  bir  tek  yer  var  o  da  Tuva'nýn  vadi  olmasý.  Aklýmda  Tur  daðý  kalmýþ  oradan  onu  da  dað  yapmýþým.  Allah'ýn  Musa'ya  göründüðü  dað  Sina  mýydý  Tur  muydu  ?  Ýyi  de  bu  neyi  deðiþtiriyor  ki  ?  Sonuçta  ayette  "kutsal  vadi  Tuva"  dan  bahsediyor  ve  bu  vadinin  sureye  ismini  vermesi  son  derece  normal.Yani  ben  olsam  bunun  ismini  koyardým.  Baksana  inek  bile  sure  ismi  oluyor  da  kutsal  vadi  neden  olmasýn  ? Â
Â
Þimdi  gelelim  incilerine  :
Â
Fas'ta  Ýlyas'a  ne  dendiðini  bilmem.Beni  pek  de  ilgilendirmiyor Â

E  bu  iþler  böyledir.  Ýlgilendirmez  ise  ilim  yapamazsýn.  Ýlim  adamýný  her  þey  ilgilendirir.  Üstelik  bu  ilmi  bir  kanýttýr.  Ýlgilenmeme  gibi  bir  keyfiyetin  de  olamaz.
Â
Kur'andaki  kelimeler  olduðu  zaman  Fas'tan  ziyade  Ortadoðuya  bakmamýz  gerektiði  kanaatindeyim.Oradaki  Arapça  daha  saf,daha  katýþýksýz.
Â
Hiç  zannetmem.  Ýstanbul  Türkçesi  ile  Anadolu  Türkçesi  gibi.  Hangisi  daha  saf  ve  katýþýksýz.  Merkezi  bölgeler  her  daim  saflýðýný  kaybeder.  Kýyýda  köþede  kalan  yerlerde  ise  daha  korunaklýdýr  kültürel  ve  dilsel  olarak. Â
Â
Elmalý  da  bu  konuya  dilbilgisel  yaklaþamaz.O  bir  dilbilimci  deðil,medresede  klasik  arapça  eðitimi  almýþ  bir  müfessirdir.Tefsirinde  de  belirttiði  gibi  Ýlyas'a  al-i  yasin  denmesinin  sebebi  olarak  Ýlyasýn  babasýnýn  isminin  Yasin  olmasýný  göstermiþtir.Bu  mu  dilbilimsel  yaklaþým
Â
Nasýl  olur  bu  ya  ?  Elmalýlý  Kuran'daki  önemli  kelimeleri  köklerine  kadar  analiz  etmiþ  bir  müfessirdir.  Hatta  öyle  ki  kelimelerin  kökenlerinden  yola  çýkarak  tefsir  yapma  geleneðini  ondan  öðrendiniz.  Ayetlerde  geçen  önemli  kelimelerin  muhtemel  butün  manalarýna  göre  tefsir  etmiþtir  Kuraný.
Üstelik  sizin  dilbilimci  dediðiniz  adamlarý  da  gördük.  Nisa  34'deki  "dövün"  (=daraba=darp)  kelimesini  alýp  "uzaklaþtýrýn"  haline  getirdiniz  ya  artýk  daha  ne  dil  bilimciliði  anlatýyorsunuz  ona  buna.   Sizinki  "çevir  kazý  yanmasýn"  gayretkeþliði.   Â
Â
Elamlýlý'ý  küçümsemeniz  normaldir  koca  Buhari'yi  bile  harcadýktan  sonra  kendi  halinize  bakmadan.
Yahu  bir  de  þu  Bakara  158'deki  Safa  ile  Merve'yi  bi  çevirir  misin  bir  Kurana  dönüþçü  olarak  gülelim  biraz.  Geçen  gün  sizden  birinin  çevirisini  okudumda  hala  aklýma  geldikçe  gülerim Â
 Bak  þöyle  idi:
Â
Safa  ve  Merve  =  Süt  yüklü  Deve  ve  Keçi
Â
ve  çevirisi  de  þöyle  :
Â
Â
Bakara  158   Þüphe  yok  ki,  süt  ile  yüklü  olan  deve  ve  keçi   (  Safa  ile  Merve  )Allah'ýn  koyduðu  niþanlardandýr.  Her  kim  Beytullah'ý  ziyaret  eder  veya  umre  yaparsa  onlardan  faydanalanmasinda  kendisine  bir  günah  yoktur.  Her  kim  gönüllü  olarak  bir  iyilik  yaparsa  þüphesiz  Allah  kabul  eder  ve  (yapýlaný)  hakkýyla  bilir.
Â
Nasýl  ama  ?  Bir  Kuran'a  dönüþçü  komedyasý :) Â
Â
Madem  öyle  o  halde  mealinde  niye  selam  Ýlyas'a  demiyor  da,selam  ilyasin'e  diyor? Â

Buna  en  güzel  cevabý  Diyanet  meali  veriyor: Â
Â
Selamun  ala  il-Yasin"  ifadesinden  bazý  müfessirler,  bunun  Hz.  Ýlyas'ýn  diðer  bir  adý  olduðu  anlamýný  çýkarmýþlardýr.  Týpký  Hz.  Ýbrahim'in  ikinci  adýnýn  "Abraham"  olduðu  gibi.  Diðer  bazý  müfessirler  ise,  Araplarýn  Ýbrani  isimlerini  farklý  biçimlerde  telaffuz  etmelerinden  yola  çýkarak  (Örneðin  bir  meleðin  ismi  olan  Mekal,  Mikail  veya  Mikain  gibi)  ayný  hususun  Hz.  Ýlyas  için  de  geçerli  olabileceðini  öne  sürmüþlerdir.  Nitekim  Kur'an'da  bir  daðýn  adý,  bir  yerde  "Tûri  Sina",  bir  baþka  yerde  ise  "Tûrisinin"  þeklinde  geçmektedir.
Â
Evet  bence  bu  yukarýdaki  açýklama  harika.  Cuk  oturmuþ.
Â
Madem  Elmalýya  bu  kadar  güveniyorsun,hurufu  mukatta  ile  ilgili  olarak  niçin  Goonsen'ten  yazýyorsun,
Â
Çünkü  Elmalýlý'nýn  bu  konuda  bir  çalýþmasý  yok  da  ondan.  Burada  tesadüf  etmiþ  Saffat  130.  ayetin  tefsirinde  kelimeyi  açýklama  çabasý  bizim  mukatta  çalýþmamamýzýn  üstüne  denk  gelmiþ.
Yani  "Selam  Ýlyasa"  daki  "ala  il-yasin"'i  açýklama  gereði  duymuþ  ve  bu  da  benim  gökte  ararken  yerde  bulduðum  bir  þey  olmuþ. Â
Â
Bak  Elmalý  da  tefsirinde  Ya  Sin'e  verilen  anlamlardan  biri  olarak  "Ey  Ýnsan"  diyor
Â
Allahalah...  Göz  gönülün  istediðini  okurmuþ   Ben  hiç  öyle  okumadým  ama  aþaðýdakini  okudum:
Â
"Yâsin  bir  de  Resul-i  Ekrem'in  isimlerinden  olduðuna  göre  bazýlarý  Âl-i  Yâsin'den  maksadýn,  Muhammed  ümmeti  olduðunu  söylemiþlerdir... (Elmalýlý)
Â
Nerede  "Ýnsan"  demiþ  göstersene  bana  .

Kur'anda Ýlyas *kelimesinin  geçtiði *diðer ayetleri  aldým.Hadi  göster  bana *bi  tane  al-i yasin?  Â

Buna da en güzel cevabý daha önce yukarýda yazdýðým Diyanet mealinden verebiliriz.

"Nitekim  Kur'an'da  bir  daðýn  adý,  bir  yerde  "Tûri  Sina",  bir  baþka  yerde  ise  "Tûrisinin"  þeklinde  geçmektedir"

Yani sizin Kuran'ýnýz bi öyle diyor bi böyle ben ne yapayým ?

Devam edecek...

sodomo--
08-02-2007, 17:32
Devam ediyorum....

1.Sayýn  Sodomo,mukatta  harflerinin  Kur'andaki  oluþum  sistemiyle  sýraladýklarýn  senin  veya  kaynaðýnýn  düþünceleridir.Bizden  bunu  kabul  etmememizi  beklemiyorsundur,umarým.

Ýþte bu senin düzeyini ortaya koyuyor. Getir o zaman alternatif sistematik bir açýklama mukattalarla ilgili de biz de onu eleþtirelim. Var mý açýklaman ? Yok..Öyleyse bu teoriyi kabul edeceksin arkadaþ. Taa ki daha iyi bir teori oluþturana kadar...Yoksa "oraya buraya çomak sokayým" kafasý ile bir yere varamazsýn. Neyse alternatif teorin koy ortaya. 29 surenin mukattasýnýn açýklamasý hadi bekliyorum...
*

2.Taha  suresi  adýný  surenin  1.ayeti  olan  ta  ha  harflerinden  almýþtýr.Hernekadar  zorlasanda  Tuvanýn  ta'sýndan  (nasýl  oluyorsa  tuvanýn  tu'su  olur.Ta'sý  olmaz.)Harun'un Â
ha'sýndan  almasý  mümkün'ü  kabil  deðildir.

Tuva'nýn Tu'su mu? Â :)
Yahu o senin dediðin Türkçe hecelemede olur. Arapça da Tu diye bir harf mi var ?
Arapça'da "Ta"harfi var. Yani sen Tuva'yý kýsaltýlmýþ harf (huruf-u mukatta)olarak yazarsan onu TA diye yazmak zorundasýn.

Harun'un Ha'sý ne ise Tuva'nýn Ta'sý da o dur.

3.Tuva  dað  deðildir,vadidir.Üstelik  Allah  Musa'ya  görünmemiþtir.

Evet bak ilk defa haklýsýn ama bunda da durum deðiþmiyor. Yani zaten Taha suresinde Tuva'dan Kutsal Vadi diye bahsediliyor. Ben de diyorum ki: Sureye ismini bu kutsal olan vadi vermeyecek de ne verecek ? Ayrýca Harun peygamber varken neden baþka bir isim olsun ki ? Kuran'da peygamber isimlerinin sure ismi yapýlmasý adettendir.

Ayrýca Kuran'da zaten "Ýnsan" suresi var. Ýnsan suresi 76. sure ve bu ismini de 1. ayetteki el-Ýnsan'dan almýþ. Ne diye diðer surelerin ismini de Ýnsan yapýyorsun fuzuli bir þekilde ?
Bir de senin dediðn gibi olsa o zaman neden Kuran'da "el-Ýnsan" kullanýlýyorken diðer ayetlerde insana Yasin densin ?

4.13.  Ayetteki  hitap  Muhammed'edirdeki  kastým,anlat  emir  kelimesinin  muhatabýnýn  Muhammed  oluþudur.Burayý  yanlýþ  anlamýþsýn.

Peki öyle olsun.

hiramusta
08-02-2007, 18:00
turi seynae:Sina daðýnýn çevresi,
turi siyniyne:Sina daðýna

Sayýn Sodomo burada beni çürüten ne var açýkçasý anlayamadým.Kelimenin sonuna getirilen ekler ,kelimelerin anlamlarýna farklýlýk katarlar.Týpký Sina ve Ýlyasta olduðu gibi.Üzgünüm ama verdiðin Sina örneði beni doðruluyor.

Aþaðýdaki de Elmalýnýn Yasin suresi tefsirinin giriþinden alýnmadýr;

1-2-3- Yâsin, çoðunluðun görüþüne göre Halil ve Sibeveyh'in açýkladýklarý gibi sûrenin ismidir. Bazýlarýna göre yemindir. Allah Teâlâ'nýn isimlerindendir. Bazýlarýna göre de Allah Teâlâ'nýn kelâmýný açtýðý bir söz anahtarýdýr. Bakara Sûresi'nin baþýnda hakkýnda yapýlan açýklama genel olarak burada da geçerlidir. Yalnýz burada özel olarak þu iki rivayet vardýr: Birisi, Ýkrime vasýtasýyla Ýbnü Abbas'tan rivayet edildiði üzere, Ey insan! demek olmasýdýr. Birisi de Said b. Cübeyr'den rivayet edild i ði üzere Hz. Peygamber'in bir ismi olmasýdýr ki, "Emin ol ki sen, hiç þüphesiz gönderilen peygamberlerdensin." hitabý bunu andýrýr. Þifâ-i Þeri'fte anlatýldýðý üzere Nakkaþ, Hz. Peygamber'den: "Benim Kur'ân'da yedi ismim vardýr: 'Muhammed, Ahmed, Tâhâ, Yâsin, Müddessir, Müzzemmil, Abdullah" diye rivayet etmiþtir. "Hakâyýk Tefsiri" sahibi Sülemi, Vâsýti'den ve Cafer b. Muhammed'den: "Yâsin'in yâ seyyid (ey efendi) demek olduðunu da anlatmýþtýr.

sodomo--
08-02-2007, 20:05
Arkadaþým bak anlatamýyorum galiba. Laf olsun torba dolsun diye bir þey savunulmaz. Burada çýkmýþsýn keyfi bir þekilde bana ne Fas'dan yok bana ne senin teorinden falan gibi þeyler söylüyorsun. Böyle keyfi bir tutum takýnamazsýn bilimsel konularda. Yazmak zorunda deðilsin.
Ben burada sistematik bir teori sunuyorum. Herþeyden önce bilimsel düþünme yeteneðine sahip olmak zorundasýn. Burada kaynaklarý ortaya koydum. Sistematik bir teori sistematik eleþtiri gerektirir öyle kýyýsýndan köþesinden çomak sokularak eleþtirilmez.

Hayýr bir þey yazdýðýn yok zaten görende bi þey anlatýyorsun zannediyor ona sinir oluyorum.
Yoksa ne dün ne bugün benim çalýþmalarýma en ufak bir katkýn olmadý. Hiç bir konuya açýklýk da getirmedin. Sadece çomak sokuyorsun. Ben de sana laf yetiþtirmek için yazmýyorum burada. Çekil kenara parazit yaratma ki insanlarýn kafasý karýþmasýn.

hiramusta
09-02-2007, 15:16
Arkadaþým bak anlatamýyorum galiba. Laf olsun torba dolsun diye bir þey savunulmaz. Burada çýkmýþsýn keyfi bir þekilde bana ne Fas'dan yok bana ne senin teorinden falan gibi þeyler söylüyorsun. Böyle keyfi bir tutum takýnamazsýn bilimsel konularda. Yazmak zorunda deðilsin.
Ben burada sistematik bir teori sunuyorum. Herþeyden önce bilimsel düþünme yeteneðine sahip olmak zorundasýn. Burada kaynaklarý ortaya koydum. Sistematik bir teori sistematik eleþtiri gerektirir öyle kýyýsýndan köþesinden çomak sokularak eleþtirilmez.

Hayýr bir þey yazdýðýn yok zaten görende bi þey anlatýyorsun zannediyor ona sinir oluyorum.
Yoksa ne dün ne bugün benim çalýþmalarýma en ufak bir katkýn olmadý. Hiç bir konuya açýklýk da getirmedin. Sadece çomak sokuyorsun. Ben de sana laf yetiþtirmek için yazmýyorum burada. Çekil kenara parazit yaratma ki insanlarýn kafasý karýþmasýn.

Ne zaman Sodomonun kimyasý bozulsa bu  þekilde sataþmaya baþlar ki ben de buna kapýlayým ister,ortaya çýkan toz dumanda  da kendi saçmalýklarý gözükmesin.Þu yukarýdaki ifadelere bakar mýsýnýz?Kendisi alleme-i cihan ya :) ,Saðdan soldan kýrpýþtýrdýðý yazýlara 1-2 cümle eklemekle kendisini bilimsel düþünme yeteneðine sahip birisi zannediyor. :) Arkadaþlar sadece bu topic deðil,Sodomonun hemen hemen açtýðý bütün topiclerde alýntýladýðý veya kendi þahsi düþüncelerinin büyük bir kýsmý o kadar saçma ki,dikkat ettiyseniz onun yazýlarýnýn tamamýna cevap vermiyorum,hepsine cevap vererek israf edecek vaktim yok benim.Bunun yerine yazýlarýnýn içinden seçtiðim 1-2 noktaya temas etmeyi tercih ediyorum.Bu topicte "ya sin"i tercih ettiðim gibi.Ha! birde bilimsel düþünme yeteneðine sahip olduðunu zannedenler hiçdeðilse biraz  nazik olmalýlardýr.Son olarak...üzgünüm ama çarkýna çomak sokmaya devam edeceðim.Bu hoþ olmayan sözlerim için diðer arkadaþlardan özür dilerim.

frodo
09-02-2007, 15:41
hiram usta yalnýz bir sorunumuz var: "Arkadaþlar *sadece *bu *topic *deðil,Sodomonun *hemen *hemen *açtýðý *bütün *topiclerde *alýntýladýðý *veya *kendi *þahsi *düþüncelerinin *büyük *bir *kýsmý *o *kadar *saçma *ki,dikkat *ettiyseniz *onun *yazýlarýnýn *tamamýna *cevap *vermiyorum,hepsine *cevap *vererek *israf *edecek *vaktim *yok *benim.Bunun *yerine *yazýlarýnýn *içinden *seçtiðim *1-2 *noktaya *temas *etmeyi *tercih *ediyorum.Bu *topicte *"ya *sin"i *tercih *ettiðim *gibi" demiþsin.

Þimdi anladýðým kadarý ile verilen emeði ciddiye almadan ,sayfalarca yazýlmýþ bir çalýþmada bulunabilecek bir "1-2 nokta" ile yazýnýn arasýna giriyorsun. Ýyi de þimdi Huruf-u Mukatta konusunda sodomonun yanýlgýsý ne ? Daha doðrusu "senin doðrun ne" bize bunlarý anlatman daha doðru olmaz mý?

Diyelim ki yasin konusunda haklýsýn. Sodomonun bu savlarýný temelsiz mi kýlýyor ? Yani bir
yanlýþ yazýnýn tamamýný mý götürüyor ?

spartacus
09-02-2007, 16:18
Tabu denen þeylerin neresinden tutarsanýz tutun, muhakkak birilerinin canýný sýkarsýnýz. Tabu incelemek için deðil, tapýlmak içindir, eni sonu onun yapý taþýný eleþtirmek, biraz çeliþkilerine inmek isterseniz, sembol inanýrlarý için aðýr histerik sonuçlar ortaya çýkar.

Bence Hiramusta çomak soktum sanýrken(ki bir itiraf), asýl rahatsýzlýk bu gizemli þekiller için uydurulmuþ þeylere sokulan çomaktan kaynaklý...

Ýnsanlarý anlamak çok zor, iyi yada kötü, herneyse araþtýrmaya girersiniz, belge, bilgi sunarsýnýz ve tüm iyiniyetinizle yanlýþý manlýþý düþünmeden paylaþmak istersiniz, kelime oyunlarý ile uðraþýr, adam parmaðýmla ayý yardým der, gözü kapalý inanýr?!

Hiramusta, bu forumda baþýndan sonuna kadar tek bir dalaþma yok, sen ise tek bir yer söyledin bunu ne için söyledin arakadaþým, eðer konuya vakýf isen katký sunmuþ olursun, bak þunuda ben söyledim diye zeytinyaðý muhabbetine girmek için kullanacaksan, bir iki noktaya temas edebilirsin ama bütüne deðil?

Ýlyas, özel isim mi Hiramusta? Girsene kökenine bir? Ama bu baþlýkta deðil ALLAH'ýn ADI baþlýðýnda yazabilirsin, oraya uygun bu kelime...

sodomo--
09-02-2007, 16:24
üzgünüm  ama  çarkýna  çomak  sokmaya  devam  edeceðim

Ýþte hadise ortada. Benim demek istediðim de buydu zaten. Þimdi bu itirafýndan sonra rahatým çünkü senin derdinin baþka olduðunu ben baþtan beri biliyordum da diðer insanlar bilmiyordu veya farketmemiþti. Teþekkürler itirafýn için.


Benimle aþýk atarak kendini bi ilim sahibi gibi gösterme gayretkeþliði içindesin biliyorum,
dýþ kapýnýn mandallarý ile uðraþýp sözümona benim tezlerimi çürütüyormuþ gibi bir hava vermek istediðinin de farkýndayým ama bugüne kadar hep komik duruma düþmekten baþka bir sonuç elde etmedin ve yeterince rüsva oldun, benden sana tavsiye git kumda oyna...

Saðdan  soldan  kýrpýþtýrdýðý  yazýlara  1-2  cümle  eklemekle  kendisini  bilimsel  düþünme  yeteneðine  sahip  birisi  zannediyor

Hadi sen de ekle saðdan soldan kýpýþtýrýpta görelim. Senin yazdýklarýnýn tamamý copy-past yahu sen kime ilim öðretiyorsun ? Ama senin adamlarýn  "biz bilmeyiz Allah bilir" diyerek iþi Allah'a havale ediyorlar, ilim konusunda bana söyleyecek bir þeyleri yok onlarýn da senin de. Önce bir þey koyacaksýnýz ortaya sonra konuþacaksýnýz ki sizi adam yerine koysunlar.

Bir de bak bakalým Mukatta harflerinin "Kýsmi Mushafýn iþareti" olduðunu hangi ilim adamýn söylemiþ bugüne kadar hatta istersen müteþerriklere de bak da anla kiminle muhattap olduðunu...

hiramusta
09-02-2007, 16:25
Sevgili Frodo,bana saygý duymayana ben niye saygý duyayým?..Sodomo'nun sadece iktibasçýlýðýna deðer verebilirim.Hakkýný yememek lazým.Hakkýný yememek lazým.Ýktibaslarýna kendi ifadelerini katarak bilimsel düþünme yetenek sahibi birisi olduðunu iyi reklam ediyor.Ayrýca Sodomonun yazýlarýnýn büyük bir kýsmýnýn bana saçma gelmesinin yanlýþ birþey olduðunu düþünmüyorum.Sodomonun Ýslam adýna ortaya koyduðu þeyler,þahsýmýn eskiden beri bildiði ve inandýðý ancak gerçekten Kur'an merkezli din düþüncesine geçtiðim günden baþlayarak saçma ve yanlýþ bularak reddettiðim þeylerdir.Saçma bulmasaydým ya Sodomo gibi ateist olurdum veya Kur'anýn tanýmýyla atalar dini mensubu olurdum.

hiramusta
09-02-2007, 16:32
Sevgili Frodo,bana saygý duymayana ben niye saygý duyayým?..Sodomo'nun sadece iktibasçýlýðýna deðer verebilirim.Hakkýný yememek lazým.Ýktibaslarýna kendi ifadelerini katarak bilimsel düþünme yetenek sahibi birisi olduðunu iyi reklam ediyor.Ayrýca Sodomonun yazýlarýnýn büyük bir kýsmýnýn bana saçma gelmesinin yanlýþ birþey olduðunu düþünmüyorum.Sodomonun Ýslam adýna ortaya koyduðu þeyler,þahsýmýn eskiden beri bildiði ve inandýðý ancak gerçekten Kur'an merkezli din düþüncesine geçtiðim günden baþlayarak saçma ve yanlýþ bularak reddettiðim þeylerdir.Saçma bulmasaydým ya Sodomo gibi ateist olurdum veya Kur'anýn tanýmýyla atalar dini mensubu olurdum.

sodomo--
09-02-2007, 16:36
Sodomo'nun *sadece *iktibasçýlýðýna *deðer *verebilirim.

Ýþte senin bilim kültürünün olmayýþýnýn ispatý bu laflarýn.
Mesela al eline bir islam aliminin veya baþka bir alimin kitabýný bak bakalým en arka sayfalarýndaki bibliyografi bölümüne. Yüzlerce kaynak ismi bulursun.
Ýþte senin gibi adamlar der ki :" Ýktibas yapýyor"

Bu laflar düzeyinizi ispatlar baþka bir þeyi deðil.

frodo
09-02-2007, 16:47
hiramusta'm sodomonun düþüncelerinin sana saçma gelmesi doðal. Týpký senin düþüncelerinin ona veya bana saçma gelmesi kadar doðal. Sorunumuz bu deðil zaten. Sorunumuz "çomak sokmak" kavramýnda ve ya davranýþýnda.

Forumlarda bir sürü yazý var. Bana tamamen ters ve saçma geliyor. Ama baþýndan sonuna yazýlanlarýn aksini ortaya koyma çabam olmayacaksa cevap yazma gereðini duymuyorum. Yani bir kaç cümle ile araya girip laf atmamaya özen gösteriyorum. Sanýrým bir çok deneyimli *arkadaþýmýz da ayný þeyi yapýyor. Aksi durumda tek iþimiz forumlara yazmak olurdu.

Þimdi öz olarak sodomo bu topicte mukattanýn "Kýsmi *Mushafýn *iþareti" (leri) olduðunu ileri sürüyor. Eðer bu konuya olumlu ya da olumsuz katkýn olacaksa bu konudaki düþüncelerini *bilmek isteriz.

Yok yazmaya deðer bulmuyorsan o zaman da gereksiz sürtüþmelerden uzak durmak gerektiðini düþünüyorum.

pante
09-02-2007, 19:22
Huruf-u Mukatta konusunda bugüne kadar okuduðum en akla yatkýn açýklamaydý Sodomo'nun bu güzel çalýþmasý.
Buna raðmen yine de tereddütlerim var ama bir açýklama getiremiyorum.
Þiirimsi bir niteliði olan ve kafiye düzenine önem verilerek hazýrlanan nazým-metin karýþýmý bir kitapta anlamsýz kesik harflerden oluþan sure baþlangýçlarý neyi amaçlar? Bir anlamý var mýdýr?
Acaba þöyle mi düþünülmüþtür;
Bir alanda toplanmýþ insanlar ve bu insanlara yapýlacak bir konuþma ya da okunacak bir Kur'an suresi. Sureye gizemli bir hava vermek ve topluluðun dikkatini kendinde toplamak için yapýlan ilk giriþ sözleri:
-Elif-Lam-Mim...
Zalikel kitabü laraybe fih....

Yoksa bu kesik harfler bir kodlama mý?
Kimi sureler farklý kalýplarla yazýlmýþ da bu harfler sure kalýplarýný mý gösteriyor?

Ya da hangi surenin kimde toplandýðýný mý iþaret ediyordu? Buna Ýbni Kesir'in tefsirindeki açýklamada rastladým. T.Nöldeke Gescihte der Qoran adlý eserinde böyle iddia ediyor. Surenin toplandýðý kiþinin isimlerinin baþlangýç ve son harfleri olduðunu öne sürüyor. Örneðin;
Mim: Muðire
Ha *: Hüreyre
Sad: Sa'd bin Ebu Vakkas
Nun: Osman ibn Affan

Nöldeke'nin bu iddiasýndan daha sonra vazgeçtiði iddia ediliyor. Bu defa bu harflerle Muhammed'in, sözde Levhi Mahfuz'u hatýrlatmaya çalýþtýðýný öne sürüyor.

Siprengler'in iddiasý da Sodomo'nun çalýþmasýyla örtüþüyor. Sure içindeki ana temadan seçilmiþ harfler olduðunu ifade ediyor.

Ýbni Kesir'in Huruf_u Mukatta konusunda bir çalýþmasý yok. Bu konuda sanýrým en geniþ çalýþma ;
Ý.Cerrahoðlu'ndan : Tefsir Usulü adlý eser.

sargon
09-02-2007, 22:48
Ben Hiramusta'nýn Yasin ile ilgili giriþini Sodomo'nun Mukatta harfleri ile ilgili deðerlendirmesine bir karþý çýkýþ olarak deðerlendirmiþtim, ama öyle bir amacý olmadýðýný söylüyor. Sadece bir engelleme çabasý imiþ. Doðrusu bu yaklaþým beni üzdü. Ben bir tartýþma yaparken Ýslamcý arkadaþlarýn beni eleþtirmesini, çürütmeye çalýþmasýný bir sinerji yaratýmý olarak deðerlendiriyorum. Tabii sadece hot-zot edenler hariç.

Neyse, konuya dönüp tartýþmayý sürdürelim. Sodomo'nun mukatta harfleri ile ilgili deðerlendirmesini kabul ettiðimizi varsayalým. Geriye bazý soru iþaretleri kalýyor. Eðer dendiði gibi býu harflerin anlamý Kuran yazýldýðý zaman biliniyordu ise bence bugüne de bu bilginin kalmýþ olmasý gerekir. Bunun unutulmasý pek mümkün görünmüyor. Çünkü Muhammed'in ölümünden sonra baþlayan yaygýn bir yazý faaliyeti var. Sadece birkaç kuþak sonra devrin en parlak hadisçileri falan da ortaya çýkýyor. Demem o ki, bu mukatta harflerinin hangi temelde kullanýldýðýna iliþkin epey bir külliyat olmasý beklenir bu durumda.

Ýkinci soru ise þu: Mukatta harfleri bize sure oluþumlarý ile ilgili ne kadar saðlýklý bilgiler verecektir? Ve nereye kadar verecektir? Muhammed'in elindeki bu þiirlerin ne kadarý Muhammed tarafýndan bu surelere yerleþtirilmiþtir? Baþka bir deyiþle Mukatta harfleri yardýmý ile Kuran derlemesine iliþkin ne kadar saptama yapýlabilir? Þimdiye kadar bu çerçevede yapýlmýþ çalýþmalar var mýdýr?

Üçüncü soru: Bir dünya Ýslamcý prof, doç falan var. Küçük bir bölümü deðil, tamamý bu iþlere ayrýlmýþ, trilyonluk bütçeleri olan sayýsýz üniversite ve kurum var. Bu adamlar bunlarý hiç mi araþtýrmazlar ya?

sodomo--
10-02-2007, 02:02
Þimdi her þeyden önce Mukatta çalýþmam henüz bitmedi. Sýrada Meryem suresi var ki (Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad) benim anlamakta zorlandýðým ve anlatmakta da zorlanacaðým bazý durumlar var. Ayrýca Kalem suresindeki Nun da oldukça ilginç. Hatýrlarsanýz ilk yazýmda "Farahi teorisi"ne deðinmiþtim. Ýþte bu Farahi teorisi de güçlü bir teoridir. Ama oradaki problem bu teorinin daha çok mukatta harflerinin Muhammed öncesi Arap ve Ýbrani yazýnýndaki kullanýmýna iþaret ediyor olmasý. Yani Muhammed'in zihnine o teoriyi uygulamamýz *biraz zor görünüyor. Tabii bu iki farklý teorinin ortak bir halkasý var, o da Kalem suresindeki Nun mukattasý ki ona da bir sonraki son mukatta yazýmda deðineceðim. Bu son mukatta yazýmda ayrýca Mukatta harfleri ile ilgili batýlý oryantalist araþtýrmacýlarýn açýklamalarýnýn nasýl bir tarihsel geliþme göstererek son haline (Eduard Goossens'in teorisine) geldiðini de kýsaca anlatacaðým.

Burada asýl sorunumuz Mukatta harfleri ile ilgili en az 25-30 ayrý açýklamanýn var olmasý ki, eðer size bunlarýn hepsini anlatmýþ olsaydým emin olun kafanýz allak bullak olurdu.
Ýþte hizmetin kalitesi burada ortaya çýkýyor :) *Size manavdan en iyi meyveleri seçtim :)

Pante sonuçta bu 25-30 açýklamadan sadece 2 tanesi sistematik bir teori ortaya koyuyor. Ýþte bu noktada bu araþtýrmacýlarýn dikkat çkmek istediði durum; keyfi açýklamalarýn nerede baþladýðý veya nerede objektivitenin saðlanabildiði konusu. Bu mukattalarýn açýklamasý ile ilgili en önemli konu bu harflerin istenilen þeye çok rahat uyum saðlayabileceði. Sonuçta ayný Türkçe'deki "A" harfi ile yüzlerce isim bulabilileceðin gibi veya ABC harfleri ile onlarca kombinasyon yapabileceðin gibi bu harflerle de (Elif, Lam, Mim vb.) yüzlerce kombinasyon yapabilrisin.

Ýþte o zamanda subjectivite veya baþka bir deyiþle keyfiyet *tuazaðýna düþme riskine açýk hale gelirsin.

Benim bahsettiðim konuda iþte bilimsel teori ile subjectif, keyfi yorumlarýn biribirine karýþtýrýlmamasý gerektiði. Bu demek deðildir ki, teori kesinlik arzeder. Hayýr tabii ki kesinlik arzetmez ama her zaman daha açýklayýc olma gücüne sahiptir ve daha güçlü alternatif bir teori ortaya konulamadýðý müddetçe veya o teori daha da geliþtirilmediði müddetçe en son teori kabul edilir. Bu bilimsel sürecin doðasýnda olan bir þey. Ýþlte bizde insanlarýn bir türlü anlamadýðý bu. Bence islam dünyasýnýn batýdan geri kalýþýnýn sebebi de bu kültürden yoksun oluþlarý. Her önüne gelen istediði açýklamayý istediði gibi yapýyor ve sonra kaos oluþuyor ve altýndan da kalkamadýklarýnda bu sefer "bu harflerin hikmetini yalnýzca Allah bilir" diyorlar.

Pante Nöldeke'ye deðinmiþsin ve dediðin gibi Nöldeke Zeyd b. Sabit'in Kuran'ýn farklý parçalarýný farklý sahabelerden aldýðýný ve her parçayýo aldýðý sahabenin isimlerinin baþ harflerini mukatta olarak kullandýðýný söylemiþtir.
Benzer bir þekilde Suyuti de Itkan'da Ýbni Abbas'tan rivayet ederek bu harflerin Allah'ýn isimleri olduðunu (Ha=Hakim, Kaf=Kadir, Kahýr, Nun=Nur vb.) söylemiþtir. .
Ama dediðim gibi bunlar keyfii, subjektif açýklamalardýr. Bu harfler *her þeye hamledilebilir ve burada mesele mümkün olduðunca objektif kriterler ortaya koyabilmenin gerekli olduðunu farkedebilmektir.

sodomo--
10-02-2007, 04:08
Sargon, herþeyden önce Yasin suresi ile Ýncil arasýnda kurduðun iliþki harikaydý ve dikkat edersen hemen atladým konuya. Tek kelime ile bir gerçeði daha su yüzüne çýkartmýþ oldun tebrik ederim.

Çok yerinde bir soru. Ama yanlýþýn þurada ki; Muhammed sonrasý dönemi bir kültür inkiþafý gibi görmüþsün. Halbuki durum tam tersidir. Dediðin gibi yazýnýn geliþimi söz konusu deðildir. Daha doðrusu okur sayýsý artmýþtýr ama yazar sayýsý yerinde saymýþtýr çünkü Allah'ýn sözünün üstüne söz olmaz :) Â Evet gülme durum aynen böyledir. Muhammed'in ölümünden sonra Kuran'ýn toplanmasý çalýþmalarý mevcut ve bu çalýþmalar neticesinde de farklý Kuran mushaflarýnýn yakýlmasý söz konusu. Kimsenin yazýlý Kuran çalýþmasý yapmasý mümkün deðil sadece hadis çalýþmasý yapmalarý sözkonusu o da bu çalýþmayý yapanlarýn kendi çalýþmalarýný "Allah'ýn sözünün üstüne söz olmaz" diyerek yakmasý söz konusu. Bunlarýn baþýnda Halife Ebubekir geliyor,(500 adet hadis toplamýþ ve sonra küçük de olsa bir yanlýþ yapmaktan korkup yakmýþ)
sonra Urve ibn Zubeyr ilk aklýma gelenler olup her hadis yazarý hadis metinlerini yakmýþtýr sonradan. Yalnýzca Ebu Hureyre hariç. Onun  Sahifetu's Sahiha isimli hadis derlemeleri günümüze kadar gelmiþtir. (ki Ýlk hadis kitabý Muhammed'in ölümünden 200 yýl sonra yazýlmýþtýr diyenlerin bunu görmemeleri de bir baþka keyfiyettir. )

Yani býrak Kuran üzerine yazýlý bir çalýþma yapmayý hadislerin yazýya geçirilmesi bile mümkün olmamýþtýr. Kuran'a ait yazýlý bir tefsir yapmak külliyen yasaktýr çünkü zaten Osman mushafý zar zor biraraya getirmiþtir ve diðer bütün Kuransal çalýþmalarýn Kuran'a rakip olmasý ihtimaline karþý da oldukça uyanýktýrlar.

Peki ilk tefsirciler kimler ?  el-Ferrâ’ (ö. 207/822) ve Ebû  Ubeyde (ö. 210/825)

Gördüðün gibi geç bir dönem. Ýþte bu neredeyse 200 yýl sonra. Yani Muhammed'in ölümü ile birlikte yazý uygarlýðý oluþmadý, üstünden 3-4 kuþak geçti en az ve bunun sebebi yazýlý her kitabýn Kuran'ýn alternatifi olabileceði korkusu olmuþtur.

Peki hal böye iken, nereden bileceklerdi Mukattalarýn ne anlama geldiðini ?

1-Rivayetlerden
2-Geleneksel kullanýmdan kaynaklý olarak Mukatta kullanma kültürü ve bunun kuþaktan kuþaða aktarýmý

Þimdi birinci madde olamaz çünkü Mukattalar ile ilgili rivayetler oldukça sýnýrlý olup onlarda farklý farklýdýr. Üstelik baskýn olan görüþ Mukattalarýn müteþabih yani manasý açýk olmayan ayetler olduðu yönündedir. Daha da ötesi bunlarý ancak Allah'ýn bilebileceðini düþünmüþlerdir.

Þabi "Her kitabýn bir sýrrý vardýr Kuran'ýn sýrrý da fevatihi suverdir" (yani mukatta harfleri)

Daha doðrusu Muhammed bu harflerin ne anlama geldiðini söylememiþtir kendi ashabýna ve bazýlarý (Ýbn Abbas gibi) zaman zaman sözlü olarak fikir yürütmüþtür kendi kavlince. Kimisi Allahýn isimleri demiþ, kimisi kelimelerde geçen hece harfleridir demiþ (biz de böyle söylüyoruz), kimisi de Muhammed'in bunlarý ebced ile iliþkilendirdiðini ve ümmetinin yeryüzünde kalacaðý süreyi gösterdiðini söylemiþ, kimisi Muhammed'Ýn ismi demiþ vb...

Ýkinci olarak ise geleneksel olarak Mukkattalarýn kullanýlýyor olmasý ve bu geleneðinde sonraki kuþaklara aktarýlmasý sonucu dilden dile mukattalarýn hangi temelde kullanýldýklarnýn bilinmesi.

Ýyi de böyle olmamýþtýr. Mukattalarýn kullanýmý Muhammed ile sona erer. Adeta kendisi bunun son temsilcisidir. Bilinen bir yazýlý metin yok mukattalarýn Muhammed sonrasý da kullanýldýðýna dair.
Sonra kullanýlsa bile insanlar en fazla mukattalarýn ne amaçla kullanýldýðýný bilirler ama Kuran'daki kullaným biçimini bilemezler. Ýslam öncesi de þairler kasidelerinden bir çarpýcý kelimeyi seçerler ve onu kasidelerine isim olarak koyarlarmýþ. Bazen de mukatta koyarlarmýþ baþlarýna. Sonuçta önemlþi olan Kuran'daki mukattalarýn ne anlama geldiði.. Yoksa genel anlamda mukatta bilgisi bir iþe yaramaz. Bunu da en iyi þairin kendisi bilir ve Muhammed de devrinin önemli bir þairdir. Kuran onun þiir kitabýdýr.

Ayrýca þairler bile Muhammed sonrasý en güzel sözleri Allah söylemiþtir bize gerek kalmadý diyerek þiir yazmamýþlar ve zengin Arap edebiyatý yok olup gitmiþtir Muhammed sonrasý dönemde.

Muhammed ayný zamanda mukatta kullanýmýnýn da son temsilcisidir.

Â
Ýkinci  soru  ise  þu:  Mukatta  harfleri  bize  sure  oluþumlarý  ile  ilgili  ne  kadar  saðlýklý  bilgiler  verecektir?  Ve  nereye  kadar  verecektir?  Muhammed'in  elindeki  bu  þiirlerin  ne  kadarý  Muhammed  tarafýndan  bu  surelere  yerleþtirilmiþtir?  Baþka  bir  deyiþle  Mukatta  harfleri  yardýmý  ile  Kuran  derlemesine  iliþkin  ne  kadar  saptama  yapýlabilir?  Þimdiye  kadar  bu  çerçevede  yapýlmýþ  çalýþmalar  var  mýdýr?

Þimdi daha önce dediðim gibi Mukatta harfleri öncelikle

a) Mekke döneminde yazýlan "kýsmi Kuranýn" iþaretini veriyor
b) Surelerin bir önceki aþamasýnýn da olabileceðini yani bu son aþamaya geçmeden önce bazý surelerin grup olarak bir arada bulunmuþ olabileceðini gösteriyor.

Bu hem ayný mukatta gruplarýnýn ayný grup surelere iþaret etmesi yönünden, mesela:

Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra
Hud (11)--------- Â Elif, Lam, Ra
Yusuf (12)------ Â Elif, Lam, Ra
Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra
Ýbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra
Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra

(Bu 6 sure El-Resul suresi olarak bir arada bulunuyordu vb...)

Hem de mukatta teorimizin bazý surelerin daha önce birbiri ile iç içe olduðunu göstermesi bakýmýndan. Mesela:

Yasin ile Saffat 12'den sonrasýnýn iç içe olduðunu söyleme imkanýna kavuþuyoruz vb..

Bu da bize Kuran'ýn o anlaþýlmaz olan sure ve ayet tertibini anlama yolunda bir derece mesafe katettiriyor.

Muhammed'in elindeki þiirlerin ne kadarýnýn yerleþtirildiði konusu ise araþtýrýlmasý gereken bir konudur. Yani biz henüz emekleme aþamasýndayýz. Öncelikle merak ettiðim husus bu Mekke döneminde yazýlan kýsmi mushafta hangi sureler veya ayetler vardý onu merak ediyorum ve bu konu biraz komplike bir konu çünkü surelerin her birini dikkatlice incelemek ve bazý ilkeleri belirlemek gerekiyor. Eðer Mekke döneminde mushaf hazýrlandý ise, neden ve hangi sureler bu mushafta yer almýþ olabilir ?

Benim ilk kuralým þu ki, baþlangýç ayetlerinde;

"Ýþte bu apaçýk bir kitaptýr",
"Bu Allah'tan bir vahiydir
"Bu hikmet dolu kitabýn sözleridir" vb.

ifadeler geçen Mekke sureleri bu mushafta var idi. Çünkü vurgu yaptýðý kitap yazýlmýþ olan mushaftý.

vb konuyu adým adým belirli bir sistem dahilinde geliþtirebiliriz.

10-02-2007, 09:50
Sevgili sodomo ;
Konuya çok alakasýz görünen bir yerden müsaadenle katýlmak istiyorum. "Sittin sene beklesen bu iþ olmaz" "Sittin sene beklersin" vb bazý deyimler vardýr."Sittin" kýyameti iþaret eden ve boþuna bekleme demeyi anlatan bir deyimin içinde yer alan kelimedir.
Sittin ebced deðeri ile 60 rakamýný iþaret eder.

Ayrýca Muhhaddis Ýbni Cerir'i,Allame'den Ýmamiye müfessiri Tabersi'nin mecma ül beyan isimli eserini .Birde Mukti'li Ýbni Süleyman ki bu kiþiler 1100-1200 arasý yaþamýþlardýr.Bu kiþilerin eserlerini bulabilirsen Huruf-u Mukattaa konusunda sana daha deðiþik bilgiler verebileceðini sanýyorum.
Not:Tüm bu kiþilerin "Cabir Ýbni Abdullah, Ýbni Rehab'tan rivayet ediyor....." denilen Hadis üzerindeki çalýþmalarý tamamen Huruf-u Mukattaa ya dayalýdýr.

Sen niye konuya katýlmýyorsun deme lütfen.Ýzlemeyi tercih ediyorum.
Aþk ve gönül adamý olduðu kadar araþtýrmayý seven abime ufacýkta olsa bir katkýda bulunmak istedim.

hiramusta
10-02-2007, 11:10
Ben Hiramusta'nýn Yasin ile ilgili giriþini Sodomo'nun Mukatta harfleri ile ilgili deðerlendirmesine bir karþý çýkýþ olarak deðerlendirmiþtim, ama öyle bir amacý olmadýðýný söylüyor. Sadece bir engelleme çabasý imiþ. Doðrusu bu yaklaþým beni üzdü. Ben bir tartýþma yaparken Ýslamcý arkadaþlarýn beni eleþtirmesini, çürütmeye çalýþmasýný bir sinerji yaratýmý olarak deðerlendiriyorum. Tabii sadece hot-zot edenler hariç.


Sevgili Sargon,benim Sodomonun çalýþmasýna çomak sokmak gibi bir gayretim yoktur.Ýlgili sözümü,kendisinin "Sadece *çomak *sokuyorsun" demesi üzerine bir karþýlýk niyetiyle söylemiþtim.Kendisi,kendi düþüncelerinin veya alýntýlarýnýn bazý noktalarýna yapmýþ olduðum deðerlendirmelerimi çomak sokmak olarak deðerlendiriyor.Bende bunun üzerine madem benim yanýtlarýmý çomak sokmak olarak deðerlendiriyorsun ben de bu çomak sokma çalýþmamama devam edeceðim mealinde bir ifadede bulundum.Meselenin özü bu kadar kolay anlaþýlabilecek kadar basitlikteyken,bunu kasdi bir engelleme çabasý olarak görmek bence meseleye yanlý bir yaklaþýmdan baþka bir þey deðildir.Üzüldüm doðrusu ..ve ben sevdiðim insanlara üzülürüm Sargon.

Hurufu Mukattalar,Kur'an'ýn korunmuþluðunun ve taklit edilemezliðinin þifrelerinden birisidir.Hurufu Mukatta;"Yoksa, Onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: Eðer sizler doðru iseniz Allah'tan baþka, gücünüzün yettiklerini çaðýrýn da (hep beraber) onun benzeri bir sure getirin. Yunus 38 ayeti celilesine karþý ellerinden birþey gelemeyen müþriklerin (ki o müþrikler týpký Sodomo gibi bilimsel edebi çalýþmalarda *:) zirvedeydiler) bu çaðrýya karþý çaresizliklerinin sebeplerinden birisidir.Bunu Ýnþallah daha müsait bir zamanýmda açýklayacaðým.Sodomo yaþýn kaç bilmiyorum ama Psiko abi sana abi dediðine göre belki de benim 2 katým varsýn.Bu yüzden yaþýna daha uygun davran ve benim gibi genç bir kardeþinin her hitabýna bu kadar tepki verme.Senin yaþýna geldiðim zaman belki senden daha iyi bilimsel edebi çalýþmalarda *:) bulunabilirim.O yaþa kadar benim bu cahilce ifade tarzýma katlanacaksýn artýk. :)

sodomo--
12-02-2007, 13:05
Sevgili Psiko, seni buralarda görmek ne güzel. Vallahi özlemiþim seni, cemaline hasret kalmýþýz.
Þimdi güzel kardeþim henüz bu Mukatta konusunu bitirmedim bi parti yazým daha olacak ve özellikle senden destek beklediðim bir konu var veya en azýndan teyid vemeni istediðim bir konu eðer yardýmcý olursan memnun olurum. Bir de bi þey soracaðým: Neden ilmi konularda hep bizden uzak duruyorsun onu da anlamýþ deðilim. Halbuki ilmi konularda leb-i derya bir insansýn.
Eðer varsa bir yanlýþ yorumumuz açýkça söyle vallahi çok menun olurum. Ýcabýnda kafamý kýrsan yine sana karþý boynum kýldan incedir bilesin.

Mukatta ve ebced konusuna da girmek istiyorum. Bu konunu  böyle bir yönü var. O söylediðin kaynaðý okumadým ve bulmam da zor görünüyor ama ebcedin mukatta ile ilgisini kurmak bana fazla zorlama bir yorum geliyor. Yine de bakacaðým.

Þimdilik senin hoþuna gidecek bir mukatta þiirini buraya aldým. Bu þiiri sana hediye ediyorum benim güzel dostum.


Elif Lâm Râ nedir diyene..

hûrûf-u  mukatta’a dandýr,

kilittir hem, hem de anahtar.

sözü özüne kavuþturmaya çalýþanlar ortaklýðýdýr.

anonimdir bir nevi, bir nevi de tekelci



Elif..



söz baþý,

ince kaþlý, selvi boylu, tüm ihtiþamýyla dim dik duran

nazenin bir dilberdir Elif ..

göz süzerde kandýrýr

ada kýzýdýr ..



Lâm ..

koruyucu bir anne gibi,

içre eder sevdiðini,

gönlü geniþ anaç Lâm,

Elifin de anasýdýr,

bu sebeptendir onu yanýna alýþý….

Râ ..

Halet-i rûhiye’si deðiþkencedir,

Kimi zaman kalýn kimi zaman ince,

Bazý dem sakin, Bazý dem, coþkun,

Ama her dem soyludur Râ ..

Mekâna uymaz, mekaný kendine uydurur

Elif…  Lâm … Râ ..



Söz baþý …

Müennes ..

Mekâný kendine uyduran… Â

http://eliflamraa.wordpress.com/elif-lam-ra-nedir/


Hoþ ve esen kal.

sodomo--
14-02-2007, 13:21
Meryem suresinin baþýndaki Kaf-Ha-Ya-Ayn-Sad mukattalarý ile ilgili olarak açýkçasý Goosens'ýn þu cümlesinde takýlýp kalmýþtým.
"if we look for a moment at Sura xviii, we find its name is "Al-Kahf" and that is also a composite Sura containing stories much after the style of Sura xix."

Burada Ýngilizce olarak Meryem suresinden bir önceki sureye "Al-Kahf" suresi olarak belirleyip  Kaf ve Ha mukattalarýnýn da bu sureye ait olduðunu belirtmesi beni oldukça duraklattý. Çünkü bu  sure Kahf deðil Kehf suresi idi ve bunun içinde Kaf ve Ha harfleri deðil Kef ve He harfleri gerekiyordu. Yani bir doku uyuþmazlýðý sözkonusu idi. Tabii burada benim hatam bizim meal yazarlarýna fazlasýyla güvenmem olmuþtu.
Çünkü Meryem suresindeki mukattalarý  Kâf-Hâ-Ya-Ayn-Sad diye çevirmiþlerdi ama aslýnda baþtaki iki harf Kâf-Hâ deðil Kêf-Hê idi.

Nereden mi biliyoruz ? Ýþte bu mukattalarýn orjinal Arapçasýndan aldýðým þu halinden  :

كهيعص


Çok rahatlýkla görüleceði gibi  baþtaki "S" benzeri harf Kêf harfinin kelime baþý kullanýmý olup ikinci harf olan Hê ise bu harfin "kelime ortasýndaki halidir.Bu konuda aþaðýdaki linke de bakarak kontrol edebilirsiniz:

http://www.elifbe.com/yazilislar.asp

Arapça'da harfler "yalnýz baþýna-kelime baþýnda-kelime ortasýnda ve kelime sonunda" olmak üzere 4 deðiþik þekle girerler


Kêf (yalnýz baþýna)

ك

He (yalnýz baþýna)
ه

Kef-He (Kêf kelime baþýnda  "S" harfine benzer + Hê ise kelime sonunda)

كه

(Kêf-Hê-Yâ= Kêf harfinin kelime baþýndaki hali + Hê harfinin kelime ortasýndaki hali + Yâ harfinin kelime sonu hali)
كهي


Kêf-Hê-Yâ-Ayn = ( Kêf harfinin kelime baþýndaki hali + Hê harfinin kelime ortasýndaki hali + Yâ harfinin kelime baþýndaki hali+ Ayn harfinin kelime sonu hali)
كهيع


Kêf-Hê-Yâ-Ayn-Sad ( Kêf harfinin kelime baþýndaki hali + Hê harfinin kelime ortasýndaki hali + Yâ harfinin kelime baþýndaki hali+ Ayn harfinin kelime ortasýndaki hali+ Sad harfinin kelime sonu hali)
كهيعص


Not: Dikkat ederseniz Yâ harfi sürekli kelime ortasýnda olmasýna raðmen kelime baþýndaki haliyle yazýlmakta. Bunun sebebi Þura suresinde olduðu gibi  Kêf ve Hê'nin aslýnda 1. ayet diðer Yâ-Ayn-Sad mukattalarýnýn da 2. ayet olmasýndan olabilir. Yani aslýnda 2 ayrý grup mukatta harfi bir araya gelmiþ olabilir. Ama konumuz bu olmadýðý için ve bu Arapça konusunda teknik bilgiye sahip olmadýðým için yanýlmýþ olabilirim ve bu yüzden üstünde durmuyorum
-------------------

Evet görüleceði gibi Kef-He mukattalarý þimdi bize Meryem suresinden önceki Kehf suresini vermektedirler. Yani Kehf ve Meryem sureleri önceleri birleþik surelerdir ve bu ilk iki mukatta birleþik halinde iken aldýðý Kehf suresinin ismini vermektedir. Daha sonraki ayrýþmada da bu isim mukatta olarak deðil ama direkt kelime olarak sureye ismini vermiþtir.

Burada Goosens, bunun baþkaca da kanýtý olarak Meryem suresinin giriþinin yeni bir sure giriþi olmamasý ama bir surenin yeni bir bölümünün giriþi oluþunu da ilave kanýt olarak sunuyor. Buna ben de ilk yazýmda deðinmiþtim. "(Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anýlmasýdýr" þeklinde ki giriþe raðmen Meryem suresi Zekeriya ismini almamýþ ama Meryem ismini almýþtý. Çünkü bu ayet sadece surenin 1-11 ayet grubu için geçerli olan bir giriþdi. Ama Kehf suresinin baþý tipik bir sure baþlangýcýna iþaret eden vurgu ile baþlýyor.

Kehf 1. Hamd, Kitabý kulu üzerine indiren ve onda hiç bir çarpýklýk kýlmayan Allah'a aittir.
Kehf 2. Dosdoðru (bir Kitaptýr) ki, kendi katýndan þiddetli bir azabla uyarýp-korkutmak ve salih amellerde bulunan mü'minlere müjde vermek için (onu indirdi); þüphesiz onlara güzel bir ecir vardýr.

Tipik Mukatta harflerinin olduðu surelere benzeyen "Kuranýn vahiy kitabý olduðuna" vurgu yapan bir giriþ.
Bu tip Kuran'ý yücelten giriþi (bir kaç tanesi hariç) hemen hemen bütün mukatta harfleri ile baþlayan surelerde bulabilirsiniz.

Örnek:

Yunus1...Elif. Lam. Ra. Ýþte bunlar hikmet dolu Kitab'ýn ayetleridir
Hud 1. Elif. Lam. Ra. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her þeyden haberdar olan (Allah) tarafýndan ayetleri saðlamlaþtýrýlmýþ, sonra da açýklanmýþ bir kitap
Neml 1 Ta. Sin. Bunlar Kur'an'ýn, (gerçekleri) açýklayan Kitab'ýn ayetleridir
vb...

Ýlginçtir ama mukatta harfleri baþlayan Meryem suresinde bu tip bir giriþ söz konusu deðildir ve bunun da sebebi iþte bu giriþin Kehf-Meryem birleþik suresine ait olmasý ve ayrýþmadan sonra bu giriþn Kehf suresinde kalmasý ve mukattalarýnda Meryem suresinde kalmasýdýr.
Sözün kýsasý, mukatta harfi ile baþlamayan Kehf suresi mukatta surelerinin giriþine benzemekte buna karþýk mukatta harfleri ile baþlayan Meryem suresi ise standart mukatta surelerinin giriþlerine benzer olmayan giriþ ile baþlamaktadýr. Bunun sebebi bu iki surenin önceleri birleþik sure olmalarýndandýr.

Goosens, diðer üç mukattayý da (Ya-ayn-Sad) bu suredeki kafiye yapýsýný göz önüne alarak incelemiþ ve bu surede  Yahya,  Ýsa, Ýbrahim, Musa, Yakub (58. ayette Ýsrail olarak geçer) Ýdris peygamberlerin konu edildiðini ve surenin 1-34 ile 42-75 arasýnda kafiye yapýsý itibarýyla bir baðlantý olduðunu  35-41 de geçen Ýsa peygamber konusunun kendi içinde farklý bir ritme sahip olduðunu vb. þimdilik tam anlamýyla çözemediðim bazý detaylar vererek bu mukattalardan Yâ'nýn Yahya olduðunu belirtmiþtir. Sonrasýný ise ben çözemedim belki bir arkadaþýmýz anlayarak çözer diye ingilizcesini yazýyorum:

KHY'S Sura xix. This is a composite Sura. Verses 1-34; 42-75 are connected by similarity of rhyme, and deal with the history of the Prophets, John, Jesus, Abraham, Moses, Israel (Yakup) Â and Idris. Verses 35-41 are an interpolation about Jesus in a different rhyme. Verses 76 to the end are also in different rhyme, and look like a later embellishment. This suggests that this long list of signs is also composite, and Goossens unravels them as follows: Y — Yahya (John), ' — 'Isa (Jesus). That clears up two of the sections. The third section v. 76 ff. is a fragment of a sermon of Mohammed to the Meccans, and was once known as "Ad'-Dalal" (the Error), so this gives us our S.41

41 In Arabic script the difference between S and D is only the matter of a dot as also between H, Kh, J. and T, Z etc., and such diacritical marks did not exist in the old Cube alphabet, so the above identification presents no difficulty on that ground.


Þimdi gelelim Kalem (68 ) suresindeki Nun mukatasýna. Ýþte bu mukatta daha önce Farahi teorisinde açýkladýðýmýz gibi eski anlamýyla da ve Fahreddin el-Razi'nin de belirttiði gibi "balýk" anlamýna gelmekte ve bu surede de büyük bir balýðýn midesine düþen Yunus peygamber kýssasýna iþaret etmektedir. Kuran'daki surelerin peygamberler, onlarýn kavimleri, aileleri veya onlara ait kýssalar ile isimlendirilmesi oldukça yaygýn bir durumdur. (Bakara, Hicr, Yunus, Ýbrahim, Hud, Yusuf, Al-i Ýmran vb...).

Arap þiir geleneði ve þiir döneminin altýn çaðýnýn ürünü olan olan ve 67 þairin  126 þiir ve onlara ait çeþitli fragmanlardan oluþan Mufaddaliyat (http://en.wikipedia.org/wiki/Mufaddaliyat)'da Kuzey Semitik dilindeki anlamýyla Nun ve Hut isimleri daima "balýk" anlamýnda kullanýlmýþ burada da "balýðýn sahibi" olarak (sahýb'il-hut) kelimesi ile Yunus 48. ayette direkt olarak Yunus peygambere atýf yapýlmýþ ve dahasý Enbiya 87. ayette de "zen nuni" ifadesi Yunus peygamberin ismi yerine kullanýlmýþtýr.

Bu Nun mukattasýnýn "büyük balýða" iþaret etmesi konusunda neredeyse ittifak vardýr. Bu bir bakýma Farahi teorisininde bahsedilen mukatta harflerinin eski tarihsel kullanýmýnýnda bu harfin þeklen bile balýðýn midesindeki Yunus peygamberi sembolize etmesi  --Nun" ( ن )-- oldukça ilginç bir iliþki sunmaktadýr bize.

Sonuçta Muhammed'in bu mukatta harflerinin kullanýmý dahil Arap þiir geleneðinin üslup ve biçimini bütün yönleri ile yansýtan bir þair olduðunu ve hatta bu geleneðin son temsilcisi olduðunu söylemek ve ona bir þair olarak hakkýný vermek gerekir. Aradaki fark þudur ki: O þairlik yeteneðini oldukça kötü bir amaç için kullanmýþ ve insanlarý kandýrmýþtýr. Ondan sonra bu geleneðin kesintiye uðramasý ise  þiir yazmanýn Kuran'ýn üstüne söz söylemek gibi bir anlama geleceði korkusunun sürekli olarak iþlenmiþ olmasýdýr.

Muhammed bir þair olarak da rakipsiz olmak istiyordu.

sodomo--
14-02-2007, 20:31
Bir sonraki yazýmda Mukatta harfleri ile ilgili çeþitli rivayetleri konu alacaðým ve her bir rivayeti kendi iç tutarlýlýðý açýsýndan deðerlendireceðim. Ayýrca bazý kritik noktalarla ilgili özet kýsa bir açýklama yapmak istiyorum çünkü Mukatta harfleri bize Kuran'ýn yapýsýný ve mantýðýný anlama konusunda bazý kritik bilgiler sunmakta.

Þimdilik 19 mucizesinin Türkiye þubesi direktörü Edip Yüksel'in sözümona mukatta harfleri ile kurduðu 19 sistematiðinin (!) apaçýk çürütüldüðü bir link veriyorum sizlere. Burada 19'cularýn nasýl sayý saymaktan aciz olduklarýný da görebileceksiniz.
(Kýrmýz olanlar 19'un katlarý diðerleri ise deðil)

19 safsatasý (http://answering-islam.org//Nehls/Ask/chart.html)

Bu tablo elinizin altýnda bulunsun. Ýkide bir 19 diye tutturanlara iyi bir cevap oluþturuyor.

sargon
14-02-2007, 22:51
Sevgili Hiramusta,

seni sevdiðimi bilirsin. Hýrgür çýkarmak için deðil, bildiðini savunmak için yazan, öðrenmeyi, öðretmeyi, paylaþmayý seven bir insansýn bana göre. Zaten bir olaydan dolayý bir kiþi hakkýnda aylar içerisinde edinilen izlenimi deðiþtirmek doðru olmaz. Yazdýklarýn benim için yeterlidir. Demek ki ben yanlýþ anlamýþým, yanlýþ yorumlamýþým. Yaptýðým deðerlendirmeyi geri alýr, senden özür dilerim.

hiramusta
15-02-2007, 11:47
Sayýn Sodomonun ortaya koyduklarý hiçbir þekilde çürütülebilen düþünceler olmadýðýný bildiðimiz halde biz yine kendi doðrularýmýzý neþretmeye devam edelim.:)Efendim sayýn Sodomo üstün önsezisiyle þahsýmýn Kur'anýn 19 kodundan bahsedeceðimi iyi tahminetti.Bu baþarýsý için kendisini tebrik ediyorum.Yalnýz 19 kodunu çürüten diye ortaya koyduðu delili sadece külahým dikkate alýr.Çünkü efendim,ben de bizzat bazý harfleri saydým.Sonuç olarak 3.farklý sonuca ulaþtým.Demekki harfleri saymanýn bile bir ilmi varmýþ.:)Bu yüzden Sodomodaki kafa karýþýklýðýna birebir deva olacak linki alýntýlamayý kendime bir vazife addediyorum.:)(aslýnda bunlarý derleyecektim ama Sodomonun link vermesi üzerine vazgeçtim.)

http://www.masjidtucson.org/quran/appendices/appendix1.html

hiramusta
15-02-2007, 11:53
Sevgili Sargon senin hakkýndaki düþüncelerimde ve sevgimde beni yanýltmadýðýn için sana teþekkür ederim.Hoþ ve esen kal.

sodomo--
15-02-2007, 12:39
Elimde Edip Yüksel'in "Üzerinde 19 var" isimli kitabý var ve bu senin verdiðin link bire bir onunla ayný. Acaba bu Edip Yüksel'in linki mi yoksa Edip Yüksel'in kitabýný iktisab ettiði Ahmet Daadet'in linki mi (ki o sonra 19'u savunmaktan vazgeçti þu malum fazlalýk iki ayet nedeniyle  :)  ) yoksa baþkasýnýn ayný Edip Yüksel gibi Ahmet Daadet'in bir dönemki yazýlarýndan iktibas ettiði bilgiler mi anlamadým.

Ýþte bilimel olmayan yöntemin tutarsýzlýðýndan tipik bir örnek.

This is the longest set of initials, consisting of five letters, and it occurs in one sura, Sura 19. The letter “K” in Sura 19 occurs 137 times, “H” occurs 175 times, “Y” occurs 343 times, “ `A” occurs 117 times, and “S” (Saad) occurs 26 times. Thus, the total occurrence of the five letters is 137+175+343+117+26 = 798 = 19x42.

Burada Meryem suresinin Kef-He-Ya-Ayn-Sad mukattalarýný tek tek Meryem suresinin içinde saymýþ ve demiþ ki:

Kef- 137 kez
He- 175 kez
Ya- 343 kez
Ayn-117 kez
Sad- 26 kez

Toplam 798 kez bu surede yer alýr ve bu da 19'un katýdýr.

Yani bu harfleri Meryem suresinin içinde geçtiði kadarýyla saymýþ.

Buraya kadar itirazým yok.

Ama beklerdim ki; diðer bütün mukattalarda da bunu yapsýn.

Sad mukattasýnda ne yapmýþ bakalým:

Sure 7'de  97  kez
Sure 19'da  26  kez
Sure 38'de  29  kez


O da toplam 152 kez demiþ ve bu da 19'a bölünebilir demiþ.

Eee olur mu ?

Birinde surenin içinden say, diðerinde Kuran'daki 3 sureden.

Halbuki Sad harfi Sad (38 ) suresinde sadece 28 kez geçiyor. (Kendisi 29 demiþ ama olsun þimdi o "Bastatan" kelimesi ile ilgili meseleye girmiyorum.

Ýþte buna bizim köyde "keyfiyet" diyorlar.

Neden yalnýzca Sad suresindeki Sad'larý dikkate almadýn ayný Meryem suresinde yaptýðýn gibi bu bir.
Eðer Sad mukattasý olan bu üç deðiþik sureyi dikkate alýyorsan o zaman da Meryem suresindeki mukattalarýn hesaplamasýný da o mukattalarýn geçtiði bütün sureleri sayarak yapmalý deðil miydin ?

Mesela Meryem suresindeki Yâ mukattasýný sayarken Ya-Sin suresindeki Yâ harflerini de saymalý deðil miydin ?

Bak ne demiþ Ya-Sin ile ilgili:

These two letters prefix Sura 36. The letter “Yâ” occurs in this sura 237 times, while the letter “S” (Seen) occurs 48 times. The total of both letters is 285, 19x15.

Ne güzel buradaki Y mukattasýnda 237'yi buldunda neden Meryem'deki Yâ mukattasýnýn sayýsýný olan 343'ü eklemedin ?  :)

O nu da ben yapayým:

237 + 343 = 580 / 19 = 30,52632 Â :)

Sayemde ilim irfan öðreniyorsun ama hala kadir kýymet bildiðin yok :)

ozgur_beyin
15-02-2007, 13:24
sevgili sodomo ,seninde bildiðin gibi,hurufu-mukatta'lara,anlam ,hikmet,gizem yükleme iþi
muhammed'in *ölümünden çok sonralarý yapýlmýþtýr.
* *temel mantýk þudur.
kuran'ýn çeþitli yerlerine serpiþtirilen bu harflerin mutlaka bir anlamý olmalý ,yoksa allah
kuran'a boþu boþuna bir þey yazmaz,mantýðýdýr.

sodomo--
15-02-2007, 13:37
Aslýnda öyle deðil Özgür-beyin çünkü bunlar mütaþabih ayet kapsamýnda.

Bak bu ayette ne diyor ?
Ali Ýmran 7: Sana Kitab'ý indiren O'dur. Onun (Kur'an'ýn) bazý ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ýn esasýdýr. Diðerleri de müteþabihtir. Kalplerinde eðrilik olanlar, fitne çýkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteþabih ayetlerin peþine düþerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. Ýlimde yüksek payeye eriþenler ise: Ona inandýk; hepsi Rabbimiz tarafýndandýr, derler. (Bu inceliði) ancak aklýselim sahipleri düþünüp anlar.


Gördün mü ? Ýþte þimdi daha iyi anlaþýlýyor bu mukattalarla ilgili olarak "Bunlarý bilgisi Allah'ýn katýndadýr bizler bilemeyiz" diyerek "bilimemek, öðrenmemek üzere" ilim yapmalarýnýn sebebi hikmetini.

Ama insan aklý merak ediyor sonuçta. Bu konuda geçmiþte onlarca fikir öne sürülmüþ.
Ama þimdiki ulema da pek korkak yahu :)

simonuniti
15-02-2007, 13:42
>>>>>>>Demekki *harfleri *saymanýn *bile *bir *ilmi *varmýþ


Bu ilme sanirim Sodomo abim sahip gibi gozukuyor.
Bu 19 mucizesi benim de kafami karistiriyordu,ama
yazilanlar sayesinde carpitma ve Sodomo nun
koyundeki keyfiyet benim mekanima da ugramis
malesef.Aslinda toparlayarak 19 mucizesi curutulse
daha iyi olur,Kuran Mucizeleri bolumune...

saygilar

sodomo--
15-02-2007, 13:45
Ayrýca bu Al-i Ýmran 7 *"Kuranýn apaçýk bir kitap olduðu" cümlesinin geçtiði dðer ayetlerle çeliþki arzediyor.


Yunus 1. *Elif. Lam.Ra. Bunlar apaçýk Kitabýn ayetleridir.
Þurara 2. Þunlar o apaçýk Kitabýn ayetleridir.
Kasas 2. Þunlar, o apaçýk Kitabýn ayetleridir.

Ali *Ýmran *7: *Sana *Kitab'ý *indiren *O'dur. *Onun *(Kur'an'ýn) *bazý *ayetleri *muhkemdir *ki, *bunlar *Kitab'ýn *esasýdýr. *Diðerleri *de *müteþabihtir


Bunu da Kuran'da çeliþki yok diyenler düþünsün :)

ozgur_beyin
15-02-2007, 13:53
hepsi *Rabbimiz *tarafýndandýr, *derler. *(Bu *inceliði) *ancak *aklýselim *sahipleri *düþünüp *anlar. *
*
* *aklý, *selim *(zeki ,kavrayýþý geniþ) olanlarla, aklý, selim olmayanlarý nasýl ayýrt edeceðiz?


ölçü ne? takva sahibi olmak mý ? çok mescide gitmek mi ? itiraz etmeden ,körü körüne her þeye
AMENNA VE SADDAKNA *demek mi? formül ne?

sodomo--
15-02-2007, 13:57
Simonuniti haklýsýn, bu 19 safsatasýný tek tek ele alarak çürütecek bir çalýþma gerekiyor. Bunu yapacaðým. Elimde zaten fazlasýyla malzeme var bu konuda. Ama herþeyden önce bu 19 safsatasýna inananlar bilmeli ki, bunu ortaya atanlar Tevbe suresinden 128 ve 129. ayetleri dýþarda tutarak yaptýlar. Yani hem Kuran'daki bu iki ayeti kabul edeceksin hem de 19'u diye bir þey olamaz. Hiram'ýn verdiði linkte de durum ayný. Bilmiyor ki, onlar Tevbe 128 ve 129'u saymýyorlar.

Hem bu iki ayeti kabul edip hem de 19'u savunamazsýn neticede. (Gerçi kabul etsen de savunamazsýn ama o ayrý mesele )

Ama Yaþar Nuri yapmýþ bunu. Hem de 50 yýllýk ilim hayatýnýn 3-4 yýlýný buna vermiþ birisi olarak.
Yazýk çok yazýk. Maksat Kuran'ý mucize diye sunarak kitlesel kopuþlarýn önüne geçmek.
Bu yolda her türlü saptýrmacayý yapýyorlar. Onlar için mucizenin de önemi yok. Onlar dini kullanarak bir yerlere gelmiþ insanlar ve þimdi de bunu siyasete tahvil ediyorlar.

Neyse, bu konuya da bakacaðým. Þimdilik Mukatta ile ilgili olan kýsýmlarýyla ilgileniyorum, devamý da gelecek.

sodomo--
15-02-2007, 14:09
Evet ölçü takva sahibi olmak. Yani bilgiye ulaþmanýn yolu "haramlardan yasaklardan, günahlardan sakýnmaktan" geçer. Eðer kýzlara bakmazssan, içki içmezsen, domuz eti yemezsen vb. o zaman huruf-u mukattayý öðrenebilirsin :)

Adamlar "akýl" derken bildiðimiz aklý kastetmezler. Zaten iman sahibi olmayanda akýl ne gezer :) Bu arkadaþlarýn kavram dünyasý bambaþkadýr. Uzaylý gibiler yahu :)

sodomo--
17-02-2007, 16:59
------

sodomo--
20-02-2007, 15:50
Genel bir toparlama yapalým.

Þu ana kadar ki bütün açýklamalarda ön çýkan bir gerçek var ki, o da mukatta harflerinin sure isimleri olduðudur.

Peki neden mukatta harfleri sure ismidir tekrar edelim ve bu baðlamda bu harflerle ilgili önemli notlarýmýza da dikket çekelim:

a-Ýstisnasýz hepsi surelerin baþýndadýr. Bu durum tek baþýna bunlarýn bir sure ismi olduðu gerçeðini akla getirmektedir.

b-Kuran'daki 4 surenin mukatta harfleri ile bu surelerin isimleri aynýdýr. Bunlar: Yasin, Sad, Kaf ve Taha sureleridir. Bu durum da bu harflerin ilk kullanýlýþ amacýný sure isimlendirme olduðunu göstermektedir.

c- Aðrýlýklý olarak mushaf sýralamasýnda birbirini takip eden surelerde kullanýlýr. Örneðin (2,3)--(10, 11, 12 ,13 14, 15)--(19,20)- (26,27,28,29,30,31 32)- (40,41,42,43,44,45,46,)
Bu durum bu harflerin surelerin mushaf sýralamasýnýn yapýlmasý sýrasýnda ve sureleri henüz isimlendirmeden önce birbirinden ayýrabilmek amacýyla kullanýlan geçici bir isimlendirme biçimi olduðunu gösteren bir iþaret sunmaktadýr bize

d- Mukatta harfleri hem mushaf sýralamasý olarak hem de nüzul olarak bir yerden sonra kesintiye uðrar ve artýk kullanýlmaz. Bunun sebebi de sure isimlendirme yöntemi olarak surelerde bulunan çarpýcý kelimelerin "kýsaltýlmýþ" halinin yerine kelimenin tamamýnýn kullanýlmasý anlayýþýna býrakmasýdýr.

e-Ýslam öncesi Arap þiirinde zaten mukatta harflerinin bir kaside isimlendirme yöntemi olarak kullanýlýyor olmasý

f- Mukatta harfleri ile baþlayan sureler "bir vahiy kitabý olarak Kuran'a vurgu yapan" giriþ ile baþlamasý ve bu tip benzer giriþin surelerin oluþumunu zorunlu kýlmasý (Çünkü ayný ayetler alt alta yazýlarak tek bir surede toplanamaz) ve daha da önemlisi bütün bu "kitap" üzerine yapýlan vurgularýn Mekke döneminde yazýlan bir mushafýn var olmasý gerçeðine iþaret etmesi.

Aþaðýda mukatta harfleri ile baþlayan surelerin tamamýnýn giriþini  ve ayrýca mukatta harfleri ile baþlamayan ama ayný tip giriþe sahip olan üç sureyi de ilave ederek gösteriyorum:

Bakara 2. Â O kitap (Kur'an); onda asla þüphe yoktur. O, müttakiler (sakýnanlar ve arýnmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
Ali Ýmran 3. (Resulüm!) O, sana Kitab'ý hak ve önceki kitaplarý tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile Ýncil'i ve Furkan'ý indirmiþti.
Araf 2 Â (Bu), kendisiyle insanlarý uyarman, inananlara öðüt vermen için sana indirilen bir kitaptýr. Artýk bu hususta kalbinde bir þüphe olmasýn.
Yunus 1 Elif. Lam. Ra. Ýþte bunlar hikmet dolu Kitab'ýn ayetleridir.
Hud 1. Â Elif. Lam. Ra. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her þeyden haberdar olan (Allah) tarafýndan ayetleri saðlamlaþtýrýlmýþ, sonra da açýklanmýþ bir kitaptýr.
Yusuf 1. Elif. Lam. Ra. Bunlar, apaçýk Kitab'ýn ayetleridir.
Rad 1. Â Elif. Lam. Mim. Ra. Bunlar, Kitab'ýn ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen haktýr, fakat insanlarýn çoðu inanmazlar.
Ýbrahim 1. Elif. Lam. Ra. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanlarý karanlýklardan aydýnlýða, yani her þeye galip (ve) övgüye layýk olan Allah'ýn yoluna çýkarman için sana indirdiðimiz bir kitaptýr.
Hicr 1 Elif. Lam. Ra. Bunlar Kitab'ýn ve apaçýk bir Kur'an'ýn ayetleridir.
Meryem: Böyle bir giriþ yok
Taha 2. Biz, Kur'an'ý sana, güçlük çekesin diye deðil, ancak Allah'tan korkanlara bir öðüt olsun diye indirdik.
Þuara 2. Bunlar, apaçýk Kitab'ýn ayetleridir.
Neml 1 Ta. Sin. Bunlar Kur'an'ýn, (gerçekleri) açýklayan Kitab'ýn ayetleridir.
Kasas 2 Bunlar, apaçýk Kitab'ýn ayetleridir
Ankebut 45 (Resulüm!) Sana vahyedilen Kitab'ý oku ve namazý kýl.....
Rum 58. Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeþit misale yer vermiþizdir.
Lukman 2. Ýþte bu ayetler, hikmet dolu Kitab'ýn ayetleridir.
Secde 2. Bu Kitab'ýn, alemlerin Rabbi tarafýndan indirilmiþ olduðunda asla þüphe yoktur.
Yasin 2 Hikmet dolu Kur'an hakký için,
Sad 1. Sad. Öðüt veren Kur'an'a yemin ederim ki,
Mümin 2 Bu Kitap mutlak galip, hakkýyla bilen, lütuf sahibi Allah tarafýndan indirilmiþtir. Fussilet 2 (Kur'an) rahman ve rahim olan Allah katýndan indirilmiþtir.
Þura 52 Ýþte böylece sana da emrimizle Kur'an'ý vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin
Zuhruf 2. Apaçýk Kitab'a andolsun ki ,
Duhan 2 Apaçýk olan Kitab'a andolsun ki,
Casiye 2. Kitap, aziz ve hakim olan Allah tarafýndan indirilmiþtir
Ahkaf 2. Bu Kitap aziz ve hakim olan Allah tarafýndan indirilmiþtir.
Kaf 1 Kaf. Þerefli Kur'an'a andolsun.
Kalem 1. Nun. Kaleme ve (kalem tutanlarýn) yazdýklarýna andolsun ki
---------------------------
Kehf 1. Hamd olsun Allah'a ki kulu (Muhammed'e), Kitab 'ý indirdi ve ona hiçbir eðrilik koymadý.
Furkan 1 Âlemlere uyarýcý olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ý indiren, Allah, yüceler yücesidir
Zümer 1. Bu Kitap izzet ve hikmet sahibi Allah katýndan indirilmiþtir.



Bu yukarýdaki listede göreceðimiz gibi "hikmet dolu Kitab'ýn", "öðüt veren Kitab" veya "Kitab'a andolsun ki" vb. ifadeler ile baþlayan mukatta surelerinin 4 istisnasý vardýr. Bunlardan üçünde bu tip ifade ilk ayetlerde deðil surenin daha sonraki (mushaf sýrasýna göre) ayetlerinde mevcut olup yalnýzca birinde hiç mevcut deðildir. Bu tip kitaba vurgu yapan ayetin bir tek Meryem suresinde olmamasýný daha önce bu surenin Kehf suresi ile birleþik bir sure olmasý ve bu giriþin ayrýþmadan sonra Kehf suresinde kalmasý ile açýkladýk.

Diðer üç surede ise büyük bir ihtimalle bu ayetler önceleri sure baþýnda bulunmakta idi ve sonralarý ise sureler üzerinde yapýlan çeþitli düzenlemeler ile surelerin ilerleyen ayetlerinde kaldý. Surelerin bilahire tevkifi (vahiy) kaynaklý düzenlemeye tâbi tutulduðuna yönelik fazlasýyla rivayet olduðu gibi sure düzenlemesinin "içtimai" olarak da yapýldýðý yönünde rivayetler vardýr. Bazý rivayetler ve bazý araþtýrmacýlar da bir kýsým surelerin tevkifi bir kýsým surelerin ise içtimai olduðunu söylemektedir. Sonuçta her halükarda ayetlerin indiði sýra ile alt alta yazýlmadýðýný ve bilahire sure baþlýklarý altýnda düzenlemeye tâbi tutulduðunu biliyoruz. Ýþte bu üç suredeki bu tip bir giriþ ayetinin surelerin sonraki ayetlerinde kalmasý da böyle bir "bilahire" yapýlan düzenlemeye ait olmasý muhtemeldir. Benim bu konuda tahminim o dur ki, bu tip "bilahire" yapýlan düzenlemelerde kriter olarak alýnan unsur Kuran'daki "kafiye-fâsýla" unsurudur.

Daha önce söylediðim gibi Muhammed bir þair idi ve þairler için oldukça sýradan olan bir "kaside isimlendirme" yöntemi olan huruf-u mukatta ile surelerini isimlendiriyordu.

Muhammed burada farklý olarak;

Beyit yerine Ayet
Kaside yerine Sure
Kafiye yerine de Fâsýlayý kullandý.


Yasin 69. Biz ona (Peygamber'e) þiir öðretmedik..." Â ayetinden de anlayacaðýmýz gibi amaç Kuran'ýn bir þiir kitabý olarak tanýnmasýný engellemekti.

Anlaþýlan o ki, Kuran'daki kafiye (fâsýla) unsurunun yaný sýra surelerin mukatta harfleri ile baþlamasý da Kuran'ýn bir þiir kitabý olduðu yönündeki eleþtirlere daha da haklýlýk kazandýrýyordu.

Bu anlamda huruf-u mukatta harflerinin bir yerden sonra terkedilmesi ile Kuran'ýn bir þiir kitabý olmaktan çýkmasý veya bir þiir kitabý olarak tanýnmasýnýn önüne geçilmesi amaçlanmýþ olabilir.


Mukatta harfleri ile baþlamayan ama giriþi mukattalý surelere benzeyen üç sureden (Kehf, Furkan, Zümer) sureleri içinde Kehf suresinin poziyonunu Meryem suresi ile birlikte açýkladýk. Geri kalan iki sureninde hemen peþinden mukattalý surelerin baþlamasý oldukça dikkat çekici. Bu sureleri de peþinden baþlayan mukattalý surelerle iliþkili olarak incelememiz gerekebilir. Ama bu iki surenin diðer mukattalý surelerle nasýl bir baðý olduðu sorusu cevap bekleyen bir soru olarak önümüzde durmaktadýr.

Sonuçta bütün bu deliller bize apaçýk bu harflerin sure isimleri olduðunu göstermekte.

Ayrýca bu konuya tarihteki islam ulemasýnýn sözleri ile de destek bulabiliriz.

Suyuti'nin El-Itkan isimli eserinde bazý isimler ve bunlarýn yaptðý açýklamalar yer almaktadýr.

Örneðin:

Ýbnu Ebi Hatim, Mücahid'den yaptýðý rivayette þöyle dediðini nakleder:

--Fevatihi suver'in hepsi kelimelerden alýnmýþ hece harfleridir.

Suyut'i devam eden paragrafta þöyle der:

Arapçada kelimenin herhangi bir harfiyle tamamýný ifade etmek adet haline gelmiþtir. Mesela þairin
"O kadýna dur, dedim. Kadýn iþte durdum, dedi sözündeki " .....harfi......." yerinde kullanýlmýþtýr. (noktalý kýsýmlar kitapta Arapça olduðu için alamadým)



Zeccac bu sözü tercih etmiþ, þöyle demiþtir: Araplar kelimenin bir harfini telafuz ettiðinde, bununla kelimenin tamamýný telafuz etmiþ olurlar.

Maverdi'nin Zeyd b. Eslem'den naklettiðine göre bu harfler, sûrelerin adýdýr. Zemahþeri bu rivayeti daha pek çok kimselere nispet etmiþtir.

Ýbnu Cerir, Sevri tariki ile Ýbnu Ebi Necih'den Mücahid'in þöyle dedðini rivayet eder: Elif Lam Mim-- Elif Lam Mim Sad gibi harfler Allah'ýn surelere baþlangýç yaptýðý harflerdir.

Ebu'þ-Þeyh, Ýbnu Cureyc tariki ile Mücahid'in bu harfler hakkýnda þöyle dediðini rivayet eder: Bunlar Allah'ýn surelere baþlangýç yaptýðý harflerdir.

Daha da ilginci hatýrlasanýz Araf suresinin baþýndaki Elif, Lim, Mim, Sad mukattalarýný El-Müsavvir olarak almýþtýk. Ýþte bunun aynýsýný Suyuti'nin nin el-Itkan'ýnda da görmek mümkün. Diyor ki:

Kirmani "el-Garip" adlý eserinde  bu harflerin el-Müsavvir olduðunu nakleder. (C.2- s.22)

Yani burada daha da detaya girilerek ayný zamanda teorimizdeki tespit ile bire bir uyumlu bir açýklama yapýlmýþ.

Bütün bu bilgiler apaçýk olarak bize mukattalarýn sure isimleri  olduðunu ve geçici bir süre için kullanýldýðýný göstermektedir.

Bunu ortaya koydukatan sonra bu mukattalarýn ne anlama geldiðini de anlama yolunda bir adým atmýþ oluyoruz.

Daha önce bir çok yerde açýklamasýný yaptýðým gibi halihazýrdaki Kuran surelerinin isimlerinin hepsi hatta bu surelerin diðer isimleri bile bizzat ait olduklarý sure içinden alýnmaktadýr; ayný kasidelerde olduðu gibi. Burada da sureler bir kaside yapýsýna sahiptir ve kasidenin içinden seçilen çarpýcý kelimelerin sureye isim vermesi gibi burada da bu sure isimlerinin sure içinden seçilmesi bizim ortaya koyacaðýmýz ikinci temel ilkedir.

Kuran'da 114 sure var ve bu surelerin isimlerinin tamamý bizzat o surenin içide geçen herhangi bir kelimeden veya konudan gelmiþtir.
Bunu aksini öne süren bütün iddialar temelden yanlýþtýr. Eðer Kuran'daki surelerden bir kýsmý ismini o surenin dýþýndan alsaydý biz böylesine kesin bir ilke belirleyemez ve sure dýþýna atýf yapan ihtimallere de kapýyý açýk tutardýk.
Halbuki 114 surenin tamamýnýn ismi surenin içinde oluþmuþtur ve bizim için artýk bu aþamadan sonra sure dýþýndan isim ithal etmek
ilkesel olarak mümkün deðildir.

Ýki temel kuralýmýz var ve bunlarý aklýmýzdan çýkarmamalýyýz:

Kural 1- Mukatta harfleri sure isimleridir
Kural 2- Sure isimleri surenin içinden alýnýr, dýþýndan deðil.

Ýþte bu açýdan mukatta harfleri ile ilgili bütün fikirleri ve rivayetleri bu iki temel kuralýn süzgeçinden geçirmek zorundayýz.

Aksi bütün düþünceler "keyfii" yoruma açýk olacaktýr.

Þimdi bu mukatta harflerinin burada yaptýðýmýz açýklamalarýn haricindeki görüþleri ve rivayetleri alarak deðerlendirmelerde bulunalým:

a-Mukatt harflerinin nümeric deðerleri vardýr ve  19 sistematiðini (!) tamamlayýcý bir unsurdur.
b-Mukatta harflerinin nümeric (ebced) deðeri Muhammed'in ümmetinin ömrünü göstermektedir. (bu konudaki rivayeti inceleyeceðiz)
veya bunlarýn anlamlý bir ebced deðeri vardýr.
c-Mukatta harfleri Allah'ýn isim ve sýfatlarýnýn kýsaltýlmýþýdýr.
d-Mukatta harfleri Kuran'ýn yazan vahiy katiplerinin isimlerinin kýsaltýlmýþýdýr.
e-Mukatta harfleri Kuran'ýn isimlerinin kýsaltýlmýþýdýr
f- Kur'ân'ýn icâzýna delâlet etmektedir
g-Dikkat çekmek amacý ile konulmuþ "uyarý harfleri" dir.

Bundan sonraki yazýmda bu alternatif fikirleri tek tek ele alacaðým.

sodomo--
27-02-2007, 17:27
Þimdi bu Mukatta harfleri ile ilgili alternatif görüþlerden bugün için en yaygýn olanýný ele alarak baþlayalým. Bu da 19 sistematiði (!)

Herþeyden önce bu konu ile ilgili en yerinde çalýþma olan bu tip bir tablo çalýþmasý için þu linki
önünüze alýnýz. Ýng. bilmeye gerek yok burada sadece rakamlar var ve rahatlýkla hem yatay hem dikey olarak her mukatta harfini görebilirsiniz ve ayrýca sureleri de en baþtaki sure numaralarýndan farkedebilirsiniz. (sou=sad'dýr buna dikkat edelim, ayrýca ALM=Elif, Lam, Mim dir)

Mukatta ve 19 iliþkisizliði (http://answering-islam.org//Nehls/Ask/chart.html)

Ýkinci linkimiz ise; (En alttýnda yazýyor) Abdullah Arik, Mohamoud Ali Abib, Lisa Spray, Edip Yuksel, Ihsan Ramadan, Feroz Karmally, Ismail Barakat, Gatut Adisoma, Ahmed Yusuf, Cesar A. Majul, Muhtesem Erisen, and Emily Kay Sterrett isimli 19'cularýn birlikte düzenlediði ve geçen gün Hiramusta'nýn iþaret ettiði þu link olacak:

19'cularýn linki (http://masjidtucson.org/quran/appendices/appendix1.html)

Ýng.olmasýna raðmen hiç dert etmeyin çünkü size sadece rakamsal olan kýsýmlarýna dikkat çekerek anlatacaðým.

Ayrýca Türkçe link olarak da Harun Yahya'nýn þu linkini anmadan geçmek olmaz.

Türkçe 19 (http://kuranvebilim.com/k_mucizeleri/mate3.htm)

Tabii unutmadan söyleyeyim burada 19 konusunun sadece mukatta harfleri ile ilgili olan kýsýmýna gireceðiz. Diðer kýsýmlar konumuz dýþýnda olup bilahire ele alýnacaktýr.

Ayrýca þu Türkçe linki de not edin lütfen:

Ha mim (http://mucizeler.com/19lar/hamimolasilik.htm)

Ýlave olarak benim elimde Edip Yüksel'in "Üzerinde 19 var" isimli kitabý var ki burada yazan bilgiler de zaten ayný bilgiler ama ben daha çok bu kitabý dikkate alacaðým.

Herþeyden önce þunu belirtelim ki 19 konusunu ilk ortaya atan kiþi Reþad Halifedir 1974 yýlýnda ve onun sýký müridi Ahmet Daadet.

Edip Yüksel kitabýnda diyor ki: "

...Güney Afrika'da islam propaganda merkezi baþkaný olan Ahmet Daadet onlardan biri. Kuran'ýn matematiksel mucizesini 1980 Aðustos'unda Gençlik ve Spor Bakanlýðý tarafýndan Çanakkale'de düzenlenen uluslararasý bir gençlik konferansýnda kendisinden öðrenmiþtik. Kitabýný 12 Eylül 1980 askeri darbesinde cezaevindeyken Türkçe'ye kazandýrdýk..

"Quran the Ultimate Miracle" kitabý dört beþ baský yaptý. Onun çevirisini ve bizim ek araþtýrmalarýmýz içeren "Kuran En Büyük Mucize" kitabý da 16 baský yaptý.
....
....
....

Ne var ki, Tanrýnýn matemaktiksel mucize yoluyla sunduðu mesaj onun geleneksel diniyle, daha doðrusu  mezhebiyle çeliþtiðinde ikilemde kaldý. Ya Tanrýya teslim olacaktý, ya da geleneksel dinin saðladýðý kalabalýklar, alkýþlar ve krallarýn ulufeleri gibi dünyevi menfaatler karþýsýnda eðilecekti. Daha önce büyük bir aþkla savunduðu 19 mucizesini eleþtiren bir þey yayýmlamadýysa da onunla ilgili tüm yayýnlarý iptal etti. Böylece S.Arabistan , Kuveyt, Bahreyn, Katar ve B.A.E. nezdindeki kredisini korudu. (Üzerinde 19 var, s. 154)

Ýlginç. Aslýnda Ahmet Daadet ile ilgili oldukça ilginç baþka bilgiler de mevcut ama burada bu konuya girip gereksiz detaylandýrmalar yapmayacaðým.

Þimdi 19 ve mukatta harfleri iliþkisine geçebiliriz.

Ahmet Daadet'in ilk iddialarýnda bu mukattalarýn ancak  626,000,000,000,000,000,000,000,000 (626 Septilyon) da bir böylesine bir 19 sistematiði oluþturabileceði ve bunun da imkansýz olduðu ve bu yüzden de bunun mucizevi olduðu iddia edilmiþ. (Ýlk verdiðim tablo linkinin en altýnda geçiyor bu bilgi)

Aslýnda çok basit bir mantýkla 19 ve 19'un katlarýnýn ilk 100 rakam içinde çýkma olasýlýðýnýn sadece %5 olduðunu söylemek isterim.

19
38
57
76
95

Görüldüðü gibi ilk yüz rakamda bir sayýnýn 19'a bölünebilirliði ihtimali %5'dir ve bu da hiç mucizevi deðildir. Bu rakamý isterseniz 10 bin yapýn durum deðiþmez. 10 bin rakam içinde 526 adet 19'un katý rakam mevcut ve bu da %5,2'ye denk gelir ki bu oran býrakýn mucizevi olmayý sýradan olmak için bile oldukça büyük bir orandýr.

O yüzden tek bir deðerin 19'un katý olmasý deðil ama birden falza deðerin sürekli 19'un katý çýkmasý belki birþey ifade eder, diyoruz.

Bu bilgiyi  sadece ufak bir not olarak deðerlendirin.

Þimdi mukatta harfleri ile ilgili olarak ikinci verdiðimiz masjidtucson isimli linkten mukatta harfleri ile nasýl 19 arasýnda iliþki kurulduðuna bakalým.

Ýlk baþta Kaf suresinin Kaf mukattasý ile baþlýyorlar.

Kâf  harfi bu surede 57 (19x3) defa geçiyormuþ.

Evet bu yukarýda söylediðimiz gibi %5 lik ihtimale giren bir durum. Tek baþýna hiç bir þeyi göstermeyecek ve zaten 19'cular "iç içe kilit sistemi" diyerek 19'un Kuran'da bir sistem oluþturduðunu söylemekteler ve bizde bu durumda 19'un bütün mukatta harfleri ile baþlayan surelerdeki sistematiðini anlamaya çalýþacaðýz. Tek sure veya 5-6 sure de tutup diðerlerinde tutmamasý "sistem" olduðu yönündeki yorumlarý altüst edecek.

Sonra Kalem suresindeki Nun mukattasýnýn sayýsý 133 (19X7) adet ve bu da tablomuzdan teyid ettiðimize göre doðru.

Eðer tablomuzdaki rakam ile 19'cularýn verdiði rakam arasýnda farklýlýk varsa o zaman izleyeceðimiz yöntem bu rakmalardan mümkün olduðunca ufak olanlarý seçip Arapça bilen birisine saydýrmak. Zaten tabloda göreceðiniz gibi oldukça farklý rakamlar var 19 cularýn iddia ettiði rakamlardan. Yani önce bu harflerin sayýsý konusunda mutabakata varmamýz gerekiyor.
Ýþte meselemiz þu ki, burada kesin bir mutabakat yapamayacaðýz. Yani tablodaki rakamlar mý doðru yoksa 19'cularýn iddia ettikleri rakamlar mý doðru bunu bilmiyoruz.

Bu yüzden þimdilik bu farklý rakamlar üzerinde durmak yerine 19'cularýn kendi iç çeliþkilerini gözler önüne sereceðim.

Üçüncü sýrada Sad suresinin Sad mukattasý mevcut. Ýlginçtir ki, 19'cular mukattalý sureler içinde ele aldýklarý bu üçüncü surede açýk vermiþlerdir.
Çünkü kedni verdikleri rakamlara göre bu surede 29 adet Sad geçmektedir ve bu da 19'un katý deðildir. Bu açýðý Sad mukattasýnýn geçtiði diðer surelerin rakamlarýný ilave ederek kapatmaktadýrlar.

Araf suresi 97 adet
Meryem suresinde 26 adet
Sad suresinde 29 adet Sad mukatasý geçmiþtir.

Bunlarýn üçünü toplarsak 152 (19X8) çýkar. Hatýrlasanýz bu konuyu daha önceki yazýlarýmda ele almýþtým ve bunun yöntemsel açýdan bir "keyfiyet" taþýdýðýný göstermiþtim çünkü Ya-sin sureisndeki Ya mukattasý Meryem suresindeki Ya mukattasý le toplanmamýþtý; yani dikey toplam alýnmamýþtý ve bu da Sad mukattasýnýn dikey toplamýnýn alýnmasýnýn "keyfiyetini" açýkça gösteriyordu.

Þimdilik bu konuyu da geçiyoruz çünkü ilerleyen bölümlerde buna bener diðer "keyfiyet"ler üzerinde duracaðýz.


Yasin suresindeki "Ya-Sin" mukattasýna geliyoruz.

Burada da Ya mukattasýnýn 237 kez, Sin'in 48 kez geçtiðini ve bunlarýn toplamýnýn da 285 (19X15)
olduðunu söyleyerek devam etmiþler.
Birincisi ilk verdiðim linkteki tablodaki rakamlarla  bu rakamlar ayný ve anlaþýlan sayým doðru. Lakin dikkatimi çeken durum þu ki; Edip Yüksel bu Yasin suresinin "Ya-Sin" mukattalarýný kitabýna almamýþtýr. Daha doðrusu bu verdiðim  "masjidtucson" linkinde kendi ismi geçmesine raðmen yani bu sayfayý hazýrlayanlar arsýnda kendisi olmasýna raðmen Türkçe kitabýnda bu bölüme yer vermemiþtir.

Ýþte bunun sebebi de Sad mukattasýnda kullanýlan yöntemin bu suredeki Ya-sin'in hesaplama yöntemi ile uyuþmamasýdýr ki buna yukarýda deðinmiþtim. Bu tip yöntem uyuþmazlýklarýnýn olduðu diðer sureler de Edip Yüksel'in kitabýnda ana baþlýk olarak geçmemektedir. Sadece sayfa 202'de "Diðer baþlangýç harfleri" adýyla dip not olarak geçiþtirilmiþtir. Halbuki bu linkte Ya.Sin mukattalarý baþlýðý Sad mukattasýndan sonra gelmektedir. Ýlginç olan da budur.

Edip Yüksel bir þeyler gizlemeye niyetlidir ve ileriki aþamlarda bunu daha net size anlatacaðým.

Devam edecek.

sodomo--
28-02-2007, 18:57
Sad suresinin Sad mukattasý ile ilgili ikinci önemli sorun da Araf suresi 69. ayetteki "Bastatan" kelimesinin elimizdeki Kuran nüshalarýnda yanlýþ yazýldýðýnýn iddia edilmesi. Bu konuda 19'cular Halife Osman'a ait olduðu iddia edilen Kuran'ýn Taþkent (http://islamic-awareness.org/Quran/Text/Mss/samarqand.html) nüshasýna baþvururlar.

Bu konuda iddia ettikleri þudur ki;  Sad mukattasýnýn geçtiði (Elif, Lam, Mim, Sad) Araf suresinin 69. ayetindeki "Bastatan (http://mucizeler.com/19lar/yasinsuresive19.htm)" kelimesinde Sad harfinin aslýnda Sin harfi ile yazýldýðýný ama bu nüshadan kopya edenlerin bunu Sad olarak  kopya ettiðini ve bir dönem bunun ulema arasýnda tartýþma yarattýðýný ama Sad'cýlarýn bu konuda üç adet hadis uydurarak kendi görüþlerini kabul ettirdiklerini anlatmaktadýr ki bu durum tek kelime ile komik ötesidir.

Yani 19'cular elimizdeki Kuran'daki bir harfin aslýnda o harf olmadýðýný iddia ederek "Kuran'ýn bir harfinin bile deðiþtirilmediði" efsanesini de kendi kendilerine çökertmektedir. Aslýnda onlar bir bakýma Kuran'dan bahsederken elimizde bulunan genel kabul görmüþ olan Kuran'dan deðil ama adeta soyut veya hayali bir Kuran'dan bahsetmektedirler ve Kuran'ýn bir harfinin bile deðiþtirlemeyeceði fikrini de o zihinlerindeki hayali Kuran'a atfetmektedirler.

Onlar için halkýn elindeki Kuran asýl Kuran deðildir çünkü zaten bildiðimiz gibi Tevbe suresinin son iki ayetinin de (128-129) Kuran'a sonradan eklendiðini savunmaktalar ve bu halleri ile de Kuran'ýn Allah tarafýndan korunduðu yönündeki ayetleri de ya görmemezlikten gelmekte ya da bu ayetleri hayallerindeki Kuran'a atfetmektedirler.

Allah'ýn koruduðu bir Kuran var ama o Kuran sizin elinizde bulunan Kuran deðil. Peki milyarlarca insanýn elinde bulunan Kuran korunmadýysa ve bu korunan hayali / levh-i mahfuzdaki Kuran ise o zaman bu mevcut fiziki Kuran'ýn fonksiyonu nedir veya halkýn bilmediði Kuran'dan halka ne hayýr gelir veya Allah neden doðru Kuran'ý her insanýn evine girecek þekilde korumamýþtýr da bu tip spekülasyonlara zemin hazýlamýþtýr veya bu 19'culuðun ortaya çýktýðý yýl olan 1974 yýlýna kadar geçen 1400 sene boyunca yaþayan insanlarýn ne günahý vardýr bu mucizeden habersiz olduklarý için ?

Edip Yüksel  konu ile ilgili yazýsýnýn son paragrafýnda þunu der:

"Þimdi size düþen, elinizdeki nüshada yer alan bu imla yanlýþýný tükenemz kalemle düzeltmektir. Böylece hadisler yoluyla yüzyýllardýr desteklenen bir yanlýþa anlamlý bir tepki göstermiþ olursunuz"

Evet, 19'culuða prim veren her müslümanýn yapmasý gereken budur. Eline Kuran'ýn evindeki nüshasýný alacak ve Araf 69. ayetteki Bastatan kelimesinin "Sad" harfine bir çizik atacak ve onun üstüne "Sin" yazacak.

Var mý bunu yapabilecek bir müslüman ? Â

Özellikle 19'un mucizesine inanan ve hayatýnýn 3-4 yýlýný buna adayan Y.Nuri Öztürk bunu yapmýþmýdýr veya yapabilmiþmidir ?

Tekrar soruyorum: Var mý elindeki Kuran'a bir çizik atacak olan bir müslüman ?

Kýsaca þöyle diyebliriz ki; ilk olarak Sad mukattasýnýn üç ayrý surede geçen toplamlar dikey olarak alýnarak yöntem sapmasýna gidilmiþtir (bunu yukarýda Ya.Sin ile birlikte açýkladýk.)

Ýkincisi ise bu üç sureden birisi olan Araf suresindeki 98 Sad harfi 1 tanesi Sin'e çevrilerek 97 adet olarak alýnmýþ ve bu dikey toplama 97 adet olarak ilave edilmiþtir.

Daha da ötesi ilk verdiðimiz tablo linkinde Sad suresinde 28 adet Sad tespit edilmiþken Edip Yüksel ve ekibinin sayýmýnda bu rakam 29 olarak alýnmýþtýr. Açýkçasý bu üçüncü bahsettiðimiz durumda hangisinin doðru saydýðýný ben tepit edemem ama Arapçayý bilen birisi tarafýndan rahatlýkla teyid edilebilir çünkü rakam elle-gözle sayýlabilecek kadar ufaktýr (ya 28 ya 29). Â

Burada ilave sorgulanmasý gereken bir diðer durumun ise 19'cularýn bu "Bastatan" kelimesindeki Sad (veya Sin) harflerini tepsit ederken Taþken nüshasýný kriter almalarý ama bu kriteri diðer tespitlerinde kullanmamalarýdýr.

Kýsacasý Sad suresinin Sad mukattasý oldukça problemlidir 19'cular için.


Edip Yüksel, Sad mukattasýndan sonra Ha Mim mukattalarýný ele alýr kitabýnda ve orada da bir baþka keyfiyete imza atar.


          No.  H   M    H+M Â
          40  64  380   444 Â
          41  48  276   324 Â
          42  53  300   353 Â
          43  44  324   368 Â
          44  16  150   166 Â
          45  31  200   231 Â
          46  36  225   261 Â
Toplam          292  1855  2147 (19X113) Â



Görüldüðü gibi burada bu HaMim mukattalý grup surelerin mukattalarýnýn hepsinin toplamý olan 2147 (19 X 113)'ü dikkate alýr.

Herþeyden önce 42. sure olan Þura suresinin mukattalarý sadece HaMim deðildir. Ha.Mim. Ayn.Sin. Kaf dýr ve Edip Yüksel bu Ayn- Sin-Kaf'ýn bu surenin ikinci ayetinde geçtiðini söyleyerek onlarý genel toplama dahil etmez ve ayrýca toplar. Ayrýca toplam da 209 adet çýkar ve bu rakam da 19'un katýdýr.

Peki, buna bir þey demiyorum bir ölçüde kabul edilebilir buluyorum. (Aslýnda deðil ama hadi bu da bizden olsun)

Lakin dikkat ederseniz burada surelerin her birinde ayrý ayrý HaMim'in toplamý 19'un katý deðildir.

40. surede 444
41. surede 324
42. surede 353
43. surede 368
44. surede 166
45. surede 231
46. surede 261

Bu rakamlardan hiç birisi 19'un katý deðildir.

Hatta öyle ki, tek baþýna Ha'nýn ait olduðu surelerdeki sayýsý veya tek baþýna Mim'in ait olduðu surelerdeki sayýsý da 19'un katý deðildir.
Daha da ötesi surelerdeki Ha'larýn dikey toplamý ve surelerdeki Mim'lerin dikey toplamlarý da 19'un katý deðildir.
19'un katý olan tek rakam bütün bunlarýn cümbür cemaat toplamý olan 2147 dir.

Þimdilik sizden sadece ayný mukattalarý taþýyan grup surelerin cümbür-cemaat toplamýnýn alýnmasýnýn bir yöntem olarak bu Ha.Mim grubunda benimsendiðini aklýnýzda tutmanýzý isterim.

Devam edecek...

sodomo--
01-03-2007, 14:46
Evet, devam ediyoruz. Edip Yüksel kitabýnda HaMim surelerinden sonra Meryem suresinin (Kef-He-Ya-Ayn-Sad) mukattalarýný ele alýr ve bu mukattalarýn hepsinin sure içindeki toplamýnýnýn 19'un katý olduðunu söyler. Þöyle ki:

Kêf +  Hê +  Ya +  Ayn +  Sin = 798 (19 X 42)
(137)+(175)+ (343)+(117)+ (26) = 798 Â

Göreceðiniz gibi burada da sure içi (yatay) toplam alýnmaktadýr.

Ýlginç olan da þu ki, Edip Yüksel'in kitabýnýn  268. syfasýnda bu suredeki Ya harfinin yanlýþ sayýldýðý ile ilgili bir eleþtiriyi cevaplamaktadýr. O da þudur: "Bu sureninn 94. ayetinde geçen "Ahsahum" kelimesinde Sad ve He harfi sayýma dahil edilmiþken Ya harfi sayýlmamýþtýr. Oysa Ahsahum kelimesinde "Ya" harfi vardýr"

Cevabý þöyle: Â "Bu eleþtiri Türkiye'de Kuran nüshalarýnda yer alan yanlýþ imlaya güvenmekten kaynaklanýyor. Diðer ülkelerde yayýmlanan Kuran nüshalarýna, kütüphane ve müzelerdeki eski nüshalara bakýldýðýnda 19:94 ayetindeki Ahsahum kelimesinde Ya harfi olmadýðý görülecektir. Dileyen Ýstanbul Süleymaniye Kütüphanesindeki eski Kuran nüshalarýna bakabilir."

Anlaþýlan o ki, Edip Yüksel ve arkadaþlarý sadece keyfii yöntemler uygulamýyor ayný zamanda keyfii olarak nüshalar da seçiyor.

Þimdi soralým: Neden Araf suresindeki "Bastatan" kelimesinin doðru yazýlýþý için Taþkent nüshasýna baþvurdunuz da Meryem suresi 94. ayetteki "Ahsahum" kelimesi için Süleymaniye Kütüphanesindeki eski Kuran nüshalarýna baþvurdunuz ?

Taþkent nüshasýnda bazý bölümler kaybolmuþ / tahrif olmuþ olabilir ama o zaman da hangi bölümlerin kaybolduðunu / tahrif olduðunu belirtmeniz gerekmiyor muydu?

Bu sure ile ilgili yatay toplamýn dikkate alýndýðýnýn altýný çizerek bir sonraki sureye geçiyorum.


Ýlginçtir ama Edip Yüksel ve arkadaþlarýnýn "mascidtucon" isimli linkinde Ha.Mim grubundan sonra (Elif.Lam.Mim) ve (Elif. Lam.Ra) gruplarý ele alýnýrken Edip Yüksel'in kitabýnda bu mukattalý sureler es geçilmiþtir.

Buna da Edip Yüksel yine s.268'de þöyle bir açýklama getiriyor.

Soru: Yedi surenin baþýnda yer alan ALM (Elif,Lam, Mim) harflerinin sayýmlarýnda hatalar mevcut. Bu hatalar düzeltildiði vakit bu harflerin o surelerdeki sayýmlarý 19 kodunun katýný vermiyor.

Cevap: ALM harflerinin sayýmýnda hatalar olduðu apaçýk bir gerçek. Nitekim onlarý bu kitaba almadým. Herþeyden önce Reþad'ýn sayým için kullandýðý modern nüshalar, "elif" harfi açýsýndan eski Kuran nüshalarýndan çok farklý olup fazla elifler içeriyorlar. Hatta mevcut Kuran nüshalarý birbiriyle karþýlaþtýrýldýðýnda  ALM harflerinin sayýmlarýnda farklýlýk görülür. S.Arabistan'da basýlan Kuran nüshalarý ile Türkiye'de basýlan nüshalar arasýnda Elif sayýmýnda farklýlýklar mevcut. Ne var ki, en eski nüshalara dayanýlarak yapýlacak titiz bir çalýþmanýn ALM harfleri ile baþlayan tüm surelerdeki ALM toplamlarýnýn 19'un katýný vereceðine inanýyorum.

Tek kelime ile fiyasko. Sen yýllardýr ortalýðý ayaða kaldýrdýn ve surelerdeki harflerin sayýmýnýn daima 19'un katý olduðunu iddia ettin ve onlarca kitap ve yüzlerce yazý yazdýn Tv'lerde boy gösterdin ama þimdi de hiç sýkýlmadan "bugünkü Â Kuran nüshalarýnda bu rakamlar 19'un katý deðil ama eski nüshalardan titiz bir çalýþma yapýlýrsa bunlarýn 19'un katý çýkacaðýna inanýyorum" diyebiliyorsun.

Vallahi pes.
Birincisi bu 19 mucizesi söylemini ortaya atan sensin ve sayma görevi de sana ve arkadaþlarýna ait.

Ýkincisi sözkonusu olan bir mucize ise "inanýyorum" diye bir kelime kullanamassýn ve kimseyi de bilimsel olduðunu iddia ettiðin 19'culuða kendi inancýný öne çýkartarak ikna edemezsin sana düþen görev inanmak deðil "ispatlamak"týr.

Üçüncüsü yukarýda "Ahsahum" kelimesi için eski Süleymaniye Kütüphanesi nüshalarýna baþvurdun da bunlarýn sayýmý için neden o nüshalara baþvurmadýn ? Veya Taþkent nüshasýna ?


Sýrada Edip Yüksel'in kitabýndaki son ele aldýðý Kalem suresinin Nun mukattasý var.

Kalem suresinin Nun mukattasý bu surede de 133 (19 X 7) defa geçer.

Ýlginçtir ama Edip Yüksel ve arkadaþlar burada da imla hatasý keþfederler. Þöyle ifade eder Edip Yükse kitabýnda:

"Elimizde bir çok Kuran nüshasýnda  7:69'daki "Bastatan"  kelimesinin yanlýþ olarak Sad harfi ile yazýlý olduðunu tartýþmýþtýk. Buna benzer ikinci imla hatasýna 68. surenin basþýnda karþýlaþýrýz. Surenin giriþindeki Nun baþlangýcýnýn tek "N" harfi ile yazýldýðýnýu görürüz. Ne var ki, Kuran'ýn matematiksel sistemi bu ikinci yazým hatasýný da düzeltir."

Peki, 68.nci surenin baþýndaki "N" harfi eski Kuran nüshalarýnda nasýl yazýlýydý ? Bu sorunun cevabýný Taþkent nüshasýndan alamadýk. Çünkü o nüsha da Kuran'ýn bazý bölümleri kaybolmuþ bulunuyor.

Matematiksel sistemin gerektirdiði bu düzltmeyi eski nüshalarla karþýlaþtýrma imkanýna sahip olamadýk. Mýsýr'da bulunan bazý nüshalarda baþlangýç harfinin "Nun" biçiminde yazýlý olduðunu iþittikse de bu konuda "aynel yakin" bir bilgiye sahip deðiliz. Bu konudaki tüm bilgiye matematiksel sitemin kanýtlanmýþ duyarlýlýðý ve ona olan güven üzerine dayalýdýr.

Yani deveye "Neren eðri ?" diye sormuþlar  o da : "Nerem doðru ki" demiþ.

Evet Edip Yüksel ve arkadaþlarý önce 19 sitematiðine (!) göre bir þey bulurlar sonrada bulduklarý bu þeyi teyid edecek nüsha arayýþýna girerler. Taþkent nüshasýnda bulamamýþ... Peki, neden Süleymaniye Kütüphanesindeki nüshalara baþvurmadýn ? Yok orada da bulamamýþ ve gitmiþ taaa Mýsýr'daki nüshalara bakýyor orada da bulamýyor ama "iþitmiþ" ve dahasý "aynel yakin" bilgiye de ihtiyaç duymuþ :)

Þahsen benim bu surede 133 adet Nun harfi olmasýndan ve bunun 19'un katý olmasýna bir itirazým yok ne de olsa o da %5 ihtimale girer lakin burada sunduðu ilave itirazlar öylesine absürd ki, insanýn adeta aðzý açýk kalýyor.


Þimdi bakalým "Aynel Yakin" ne imiþ: Â

"Hakikatý idrâk ettikten sonra onu kendinde hissetmek ve bu istikamette bir müþahede içinde olarak yaþamaktýr....

Yani, Tekliðin müþahedesi oluþmuþ, fakat vehimdeki "benlik" kavramý kesin olarak kaybolmamýþ!.. Bir diðer ifade ile, Hakkel yakin oluþmamýþ!.. Hakkel yakinin oluþmasý için, kiþinin kendini Hak'tan ayrý bir varlýk olarak düþünme hali ortadan kalkar. Yani "Zât’ta fenâ" olma hâli diye târif edilen bir hâl ile ikilik kalkar. (Ahmed Hulusi) (http://allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/Y1.htm)


Yahu arkadaþ bu "aynel yakin" haleti ruhiyesine ulaþtýktan sonra insan hiç 19 ile uðraþýr mý bir daha :) Allah'ý müþahade edeceksin de o anda 19'u düþüneceksin :) Bu ne tasavvufi derinlik böyle ? Tamam matematiði seviyorsun ve bir matematikçisin ama matematiksel teorilerini ispatlamak için de Allah'ý kullanmak da neyin nesi ? Yahu siz iþin iyice suyunu çýkarmýþsýnýz, iman falan hak getire derdiniz matematik :)


Edip Yüksel'in kitabýndaki mukattalar'ýn 19 Â ile olan iliþkisi bu sure ile bitiyor. Bundan sonra mascidtucson (http://www.masjidtucson.org/quran/appendices/appendix1.html) linkinden ve oradaki Elif, Lam, Mim'li surelerden devam edeceðiz ve asýl keyfiyeti o surelerde göstereceðim.

simonuniti
01-03-2007, 17:35
Vay be insanlari nasil da keriz yerine koyuyorlar.Bu nasil kandirmaca boyle.
Musluman arkadaslarimiz goremiyor mu bu carpitmalari.Buyuk Mucize!
Bir kitaba saygi duyup onu kutsal olarak kabul edebilirsiniz ama sizin icin
kutsal olan varliklar hakkinda yapilan yanlislara da karsi durmalisiniz.
Inanc o zaman daha temiz daha duru olur.Sodomo abim eline saglik
30 yillik bir carpitmaca yavas yavas ortaya cikmaya basladi.

saygilar

hiramusta
01-03-2007, 17:44
Ya Sodomo abi,sen yemiyor musun,içmiyor musun,uyumuyor musun?Bu ne gayret bunu ne azim?Bu ne çalýþma.Senin baþka iþin gücün yok mu? :) Abi sormasý ayýp olmazsa,... sen hayatýný yazarak mý kazanýyorsun?Çünkü senin bir yazar olduðun konusunda haklý þüphelerim var.Araþtýrmalarýný deðerlendireyim diyeceðim emme bizde o kapasite yok. :)Varsa tavsiye edeceðin bi yazarlýk okulu kaydýmýzý hemen yaptýralým.:)Neyse,yazýlarýný bir þekilde deðerlendireceðiz.En iyisimi bitti mi deðerlendirelim.Ben yalnýzca bir kelime hakkýnda parantez açmak istiyorum.Dedin ki;"Ýlginç *olan *da *þu *ki, *Edip *Yüksel'in *kitabýnýn * 268. *syfasýnda *bu *suredeki *Ya *harfinin *yanlýþ *sayýldýðý *ile *ilgili *bir *eleþtiriyi *cevaplamaktadýr. *O *da *þudur: *"Bu *sureninn *94. *ayetinde *geçen *"Ahsahum" *kelimesinde *Sad *ve *He *harfi *sayýma *dahil *edilmiþken *Ya *harfi *sayýlmamýþtýr. *Oysa *Ahsahum *kelimesinde *"Ya" *harfi *vardýr" *
*
Cevabý *þöyle: * "Bu *eleþtiri *Türkiye'de *Kuran *nüshalarýnda *yer *alan *yanlýþ *imlaya *güvenmekten *kaynaklanýyor. *Diðer *ülkelerde *yayýmlanan *Kuran *nüshalarýna, *kütüphane *ve *müzelerdeki *eski *nüshalara *bakýldýðýnda *19:94 *ayetindeki *Ahsahum *kelimesinde *Ya *harfi *olmadýðý *görülecektir. *Dileyen *Ýstanbul *Süleymaniye *Kütüphanesindeki *eski *Kuran *nüshalarýna *bakabilir." "
Elcevab'ul ahsen :) :Sayýn abicim (bak bu yazýmda abi diyorum,kýymetini bil.) merak üzere Kur'anda ahsahum kelimesinin arapça yazýlýþýna baktým."لَقَدْ أَحْصَاهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا *" Burda da görüldüðü gibi ahsahum kelimesinde ya harfi bulunmamaktadýr.Þimcik bu soruyu E.Yüksel'e soran nasýl sormuþ,E.Yüksel ona niye böyle cevap vermiþ,anlayabilmiþ deðilim.

hiramusta
01-03-2007, 17:57
Yav benim kafam iyice karýþtý 2 ayrý Kur'an nüshasýna baktým,ikisinde de bastatan kelimesi sin le yazýlmýþ.Ee  hani sad la yazýlmýþtý?
Ýþte metinler;
أَوَعَجِبْتُمْ أَنْ جَاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلَى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَاذْكُرُوا إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَسْطَةً فَاذْكُرُوا ءَالَاءَ اللَّهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ Â


أَوَعَجِبْتُمْ

أَن جَاءكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَى رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ

وَاذكُرُواْ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَاء مِن بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ

فِي الْخَلْقِ بَسْطَةً فَاذْكُرُواْ آلاء اللّهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

sodomo--
01-03-2007, 18:16
Hiramusta, o kýsma ben müdahil olamýyorum çünkü Arapça yok. Böyle durumlarda senin katkýn da önemli olacak. Sonuçta bu adamlar hangi nüshayý kriter alýyor anlamýþ deðilim. Belki senin elindeki nüsha da farklýlýk vardýr veya Edip Yüksel taifesi onu düzeltmiþtir yani emin misin o nüshanýn 19'cularýn nüshasý olmadýðýna :) Ýstersen Tevbe suresine bir bak belki son iki ayet de yoktur orada :)

Diðer sorun için önce Pante'den þüphlenmen lazým, *bence yazar olan o, çünkü yazdýk yazdýk da ne oldu ? Pante'nin yarýsý kadar bile yazým yoktur icabýnda :)

sodomo--
01-03-2007, 18:25
Hiramusta, o nüshalar Türkiye'de mi basýlmýþ ? Kimin nüshalarý ?

sodomo--
02-03-2007, 17:56
Hiramusta, þimdi benim elimde 1982 yýlý Tercüman gazetesinin verdiði Celal Yýldýrým'ýn mealini ve tefsirini içeren Kuran var. Buradan kontrol ettim ve bu nüshada Araf 69'daki Bastatan kelimesi Sad harfiyle yazýlmýþ ama altýna Sin harfi not olarak eklenmiþ. (Dikkat edersen senin verdiðin mascidtucson linkinde de bir fotokopi var Taþkent nüshasýndaki Bastatan'ý gösteren ve onun yanýnda karþýlaþtýrma amaçlý olarak bir modern Kuran sayfasý var Araf 69 ile ilgili ve orada da Sad harfinin üzrinde Sin var. Yani Sin harfi Sad'ýn altýnda veya üstünde farketmiyor çünkü sonuçta bu harf bir not olarak düþülmüþ kelimeye ve neden böyle yapýldýðý biraz yoruma tâbi)

Ayrýca Meryem 94'de de Ahsahum kelimesinde de Yâ harfi var.
Ýlgiçtir ki senin söylediðin gibi internetteki bir çok yerde durum böyle deðil.
Mesela "kuranmeali" ve "kuran.gen.tr" sitelerinde de "Bastatan" kelimesi Sin harfi ile yazýlmýþ ve Ahsahum da "Yâ" yok
Daha da ötesi Diyanet'in sitesinde de durum böyle.
http://www.diyanet.gov.tr/KURAN/arapca_text.asp?page_id=158

Anlaþýlan o ki 70'li 80'li yýllarýn ve daha önceki yýllarýn Kuran nüshalarýnda durum böyle deðil. Â Eðer elinde varsa eski tarihli Kuran nüshalarý bir bakýver.
Peki ama bu geçen sürede ne oldu da bu harflerde oynama yaptýlar ve bunun sebebini neye dayandýrdýlar ?

Eðer sebep Taþkent nüshasý ise neden o zaman 90'lý yýllara kadar beklendi ?
Acaba 1974'de baþlayan 19'culuk rüzgarýnýn etkisi ile mi bu yapýldý ?
Durum çok ilginç çünkü Kuran'daki iki kelimenin harfleri ile oynanmýþtýr.
Bir ihtimal de odur ki; bazý nüshalarýn sürekli Sin ile diðerlerinin de sürekli Sad ile yazýlmýþ olmasý ve bunun da tarih boyunca böyle gitmesi.

Ama eðer Diyanet 70'li yýllarda bunu Sad ile yazmýþ sonra deðiþtirip Sin ile yazmýþ ise (Ahsahum içinde geçerli bu) o zaman durum oldukça vahim çünkü burada apaçýk Kuran'ýn harfleri oynama var.

Benim tahminim Halife Osman'dan bugüne daima bu tip kelimenin anlamýný deðiþtirmeyen (en azýndan buradaki gibi bazý durumlarda) ama harflerinin farklý yazýldýðý veya içinde farklý harflerin kullanýldýðý bir çok Kuran nüshasý bugünlere kadar gelmiþtir.
Ýyi de bu bir sorun deðil mi ?

Yani nasýl iddia edilecek o zaman "Kuran'ýn bir harfinin bile deðiþmediði" söylemi  veya hangileri dikkate alýnacak ?

Gerçi Kuran'da deðiþen bir çok þey var ama o þu anki konumuz deðil. Biz sadece bu iki kelime bazýnda bakýyoruz konuya.

Evet, sorularýmýz þu:

a) Bastatan Sin ile mi Sad ile mi ?
b) Ahsahum da Yâ var mý ?

sodomo--
03-03-2007, 17:27
Þimdi sýrada Elif.Lam.Mim'li sureler var. Öncelikle bu kýsýmýn Edip Yüksel'in kitabýnda olmadýðýný ve Edip Yüksel bunun sebebi olarak da; modern nüshalarda Elif sayýmýnýn çok farklý rakamlar verdiðini * ve Edip Yüksel'in eðer eski nüshalardan sayýlýrsa bu surelerin toplamýnýn 19'un katýný vereceðine inandýðýný belirtmiþti.

Ýlginç olan þu ki, Edip Yüksel'in kitabýna almadýðý bu bölümler hazýrlayanlar arasýnda * kendisininde isminin yer aldýðý mascidtucson linkinde geçmektedir. Þimdi o linkteki rakamlara bakalým:



No. * * * * * * * * * * "A" * * * * *"L" * * * * * *"M" * * * * * *Total
2 * * * * * * * * * * *4502 * * * 3202 * * * * 2195 * * * * 9899 (19x521) *
3 * * * * * * * * * * *2521 * * * 1892 * * * * 1249 * * * * 5662 (19x298) *
29 * * * * * * * * * * *774 * * * * *554 * * * * * *344 * * * 1672 (19x88) *
30 * * * * * * * * * * *544 * * * * *393 * * * * * *317 * * * 1254 (19x66) *
31 * * * * * * * * * * *347 * * * * *297 * * * * * *173 * * * * *817 (19x43) *
32 * * * * * * * * * * *257 * * * * *155 * * * * * *158 * * * * *570 (19x30) *
* * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * 8945 * * * 6493 * * * * *4436 * *19874 (19x1046) *





Görüleceði gibi burada Elif-lam-Mim mukattalarý ile baþlayan surelerden bazýlarý yine keyfi bir biçimde deðerlendirilmiþtir. Neden mi ? O Bakalým:



Bakara (2) * ----- Elif, Lam, Mim
Ali Ýmran(3) ---- Elif, Lam, Mim
Araf (7) * *---- Elif, Lam, Mim, Sad
Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim
Rum (30)---------Elif, Lam, Mim
Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim
Secde (32)-------Elif, Lam, Mim


Koyulaþtýrdýðým bu sure hesaba katýlmamýþtýr çünkü bu surede fazladan Sad harfli mevcuttur. Bunu not edelim.

Ýkincisi bu surelerde yatay yoplam alýnmýþ ve bu toplamlarýn 19'un katý olduðu belirtilmiþtir. Halbuki hatýrlarsanýz Ha.Mim grubunda yatay ve dikey toplamlar dikkate alýnmamýþtý ve "cümbür-cemaat" diye adlandýrdýðýmýz toplama göre bir ispat getirilmiþti.

Üçüncüsü bu sayýmdaki Elif'ler ve Lam ve Mim'lerin sayýmý * bu linkteki tabloya göre oldukça farklýdýr ve bu sayýmlarýn hangi nüshaya göre yapýldýðý belirtilmemiþtir.
http://www.answering-islam.org//Nehls/Ask/chart.html

Özellikle Edip Yüksel'in kitabýnda ifade ettiði þu cümlelerden sonra bu durum daha da fazla þüphe çekmektedir.

"ALM harflerinin sayýmlarýnda farklýlýk görülür. S.Arabistan'da basýlan Kuran nüshalarý ile Türkiye'de basýlan nüshalar arasýnda Elif sayýmýnda farklýlýklar mevcut. Ne var ki, en eski nüshalara dayanýlarak yapýlacak titiz bir çalýþmanýn ALM harfleri ile baþlayan tüm surelerdeki ALM toplamlarýnýn 19'un katýný vereceðine inanýyorum."

Þimdi bu yukarýda 19''cularýn dikkate aldýðý * sureler ile baðlantýlý olarak adým adým ilerliyoruz.

Elif-Lam-Ra grubu:

No. * * * * * * * "A" * * * * * * "L" * * * * * * * * *"R" * * * * * *Total

10 * * * * * * * 1319 * * * * *913 * * * * * * * *257 * * * * * *2489 (19x131) *
11 * * * * * * * 1370 * * * * *794 * * * * * * * *325 * * * * * *2489 (19x131) *
12 * * * * * * * 1306 * * * * *812 * * * * * * * *257 * * * * * *2375 (19x125) *
14 * * * * * * * * *585 * * * * *452 * * * * * * * *160 * * * * * *1197 (19x63) *
15 * * * * * * * * *493 * * * * *323 * * * * * * * * * 96 * * * * * * *912 (19x48) *
* * * * * * * * *5073 * * * * 3294 * * * * * * 1095 * * * * * *9462 (19x498 ) *



Burada da ayný durum sözkonusu. Aslýnda bu grup sureler þunlar:


Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra
Hud (11)---------Elif, Lam, Ra
Yusuf (12)--------Elif, Lam, Ra
Rad (13) -----Elif, Lam, Ra, Sad
Ýbrahim (14)-----Elif, Lam, Ra
Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra

Göreceðiniz gibi burada da * Rad (13) suresi fazladan bir Sad olduðu için Elif-Lam-Ra grubu içinde dikkate alýnmamýþtýr.

Ýlerliyoruz:

Araf 7---- * Elif-Lam-Mim-Ra = 605+ 480+ 260+ 137= 1482 (19 X 78 )

Rad 13--- Elif-Lam-Ra-Sad =2529 + 1530 + 1164 + 97 = 5320 (19 X 280)

Daha önce Elif.Lam.Mim grubuna dahil edilmeyen bu iki surenin ayrý ayrý yatay toplamlarý dikkate alýnmýþtýr.

Bir itirazýmýz yok. Ayrý ayrý alsýnlar ve bu da bizden olsun. Lakin þimdi göreceðiniz gibi durum bambaþka bir mecrada seyredecek.

Ve bakýyoruz ele aldýklarý diðer gruba (Ta.Sin.Mim) ve "O da ne !" diyoruz:


* * * * * * * * * * * * H * * * * * *T * * * * * *S * * * * * *M

19 * * * * * * * * *175 * * * * * *--- * * * * * *---- * * * * *---
20 * * * * * * * * *251 * * * * * *28 * * * * * *---- * * * * *---
26 * * * * * * * * *---- * * * * * *33 * * * * *94 * * * * * *484
27 * * * * * * * * *---- * * * * * *27 * * * * *94 * * * * * * --- *
28 * * * * * * * * *---- * * * * * *19 * * * * 102 * * * * *460 * * *
* * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * *426 * * * * *107 * * * 290 * * * 944 * * * * * (1767=19 X 93)


Göreceðiniz gibi sureler þöyle gruplandýrýlmýþ:

Meryem (19) * * *Kef.He.Ya.Ayn.Sad
Taha (20) * * * * * *Ta.He
Þuara (26) * * * * *Ta.Sin.Mim
Neml * *(27) * * * * Ta.Sin
Kasas (28 ) * * * * Ta.Sin.Mim

Þimdi soralým: Nereden çýktý Meryem suresi ? Bu sure daha önceden mukattalarýnnýn yatay toplamý ile ele alýnmýþtý zaten.
Hadi eklediniz onu da anladýk, peki nerede yatay toplamlarýn 19 ile olan iliþkisi ? Onu vermemiþler. Hatýrlarsanýz daha önceki gruplarda vermiþlerdi.
Hadi bunlarý da görmedik diyelim. Peki bu nasýl bir kombinasyondur ?


Eðer, Elim-Lam-Mim veya Elif.Lam.Ra grubundaki gibi ele alýnsaydý o zaman Ta.Sin.Mim grubunun sadece iki suresi alýnmalýydý. Þöyle:

Þuara (26) * * * * *Ta.Sin.Mim
Neml * *(27) * * * * Ta.Sin
Kasas (28 ) * * * * Ta.Sin.Mim

Ya da, * þöyle: *

Þuara (26) * * * * Ta.Sin.Mim
Neml * *(27) * * * Ta.Sin
Kasas (28 ) * * * * Ta.Sin.Mim

Burada öylesine büyük bir keyfiyet vardýr ki, insan "nasýl olurda gözümüzün içine baka baka böyle yaparlar" diyor.

Tekrar soralým :

a-Meryem suresinin burada iþi ne ?
b-Taha suresinin burada iþi ne ?

Meryem suresinde de He mukatasý var, TaHa suresinde de He mukattasý var ise o zaman;

c-Ta.Sin.Mim grubunun bunlarla iþi ne ?

Meryem'deki Ta. ile Taha'daki Ta yý ve Taha suresindeki Ta ile (Ta.Sin.Mim) grubundaki Ta'yý toplamasýný biliyorsun da YaSin suresinin Sin mukattasý ile * (TaSin) grubunun Sin' mukattalarýný neden toplamadýn ?

Daha da ötesi Ta.Sin.Mim. grubunu neden Elif.Lam.Ra grubu gibi ayrýca ele almadýn ?


Ne demek istediðimiz daha iyi anlatabilmek için 19'cularýn önceki ve bu bu son gruplarýný renklendiriyorum:

Bakara (2) * ----- Elif, Lam, Mim
Ali Ýmran(3) -----Elif, Lam, Mim
Araf (7) * * * * *---- Elif, Lam, Mim, Sad * *(Grup toplamýnda dikkate alýnmamýþtý)
Ankebut (29)-----Elif, Lam, Mim
Rum (30)---------Elif, Lam, Mim
Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim
Secde (32)-------Elif, Lam, Mim

Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra
Hud (11)---------Elif, Lam, Ra
Yusuf (12)------ * Elif, Lam, Ra
Rad (13) -------- Elif, Lam, Ra, Sad * (Grup toplamýnda dikkate alýnmamýþtý)
Ýbrahim (14)-----Elif, Lam, Ra
Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra

Mümin (40)------Ha, Mim
Fussilet (41)-----Ha, Mim
Þura (42)--------Ha, Mim Ayn, Sin, Kaf * (Bu suredeki Ayn, Sin, Kaf ayrýca toplanmýþtý)
Zuhruf (43)------Ha, Mim
Duhan (44)------Ha, Mim
Casiye (45)----- Ha, Mim
Ahkaf (46)-------Ha, MÝm


Ýþte fiyasko niteliðindeki son gruplarý da þu:

Meryem (19)----Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad
Ta-ha (20)-------Ta, Ha
Þuara (26)------ Ta, Sin, Mim
Neml (27)--------Ta, Sin
Kasas (28 )------Ta, Sin, Mim


Kýrmýzý ve mavi renklere dikkat edin. Renklendirdiðim bu harfler tek bir grup olarak ele alýnmýþ.

Yahu arkadaþ, artýk söyleyecek söz bulamýyorum. Bu son gruplarý o kadar çok noktada keyfiyet sunuyor ki, ben sadece iki üç tanesini size anlattým.


Bir sonraki yazýmda genel bir özet yapacaðým

hiramusta
05-03-2007, 11:41
Sodomo bilgisayarýmda 2 farklý Kur'an nüshasý var.Farklý dediysem hatlarý farklý.(Yalnýz bunlarýn hattatlarýnýn kim olduðunu bilmiyorum.)Bu iki nüshada bastatan kelimesi birinde sadla diðerinde sinle yazýlmýþ.Ýnternetten birkaç nüshaya baktým.Dediðin gibi bazý nüshalarda sinle yazýlmýþ.Diyanetin nüshasýnda ise sadla yazýlmýþ ve altýna sin notu konulmuþ.Bu farklýlýðýn baþlangýcý sanýrým Arapçanýn baþka bir lehçesini kullanan bir hattatýn o kelimeyi kendi lehçesine göre yazmýþ olmasýndan kaynaklanýyor olabilir.Tabi böyleyse,büyük bir ihtimalle Kur'aný ezberinden yazmýþtýr.Birebir kopya etseydi böyle farklý bir yazýlýþ olabileceðini zannetmiyorum.Peki bu tür farklý yazýlýþlar Kur'anýn anlamýna bir faklýlýk katar mý?Hayýr katmaz.Bir dilin farklý þive ve lehçelerinde bir kelime deðiþik þekillerde yazýlabilir.Mesela Ýstanbul Türkçesinde bir kimsenin nerede olduðunu "neredesin" kelimesiyle sorarken,Karadeniz Türkçesinde "nereyesun" kelimesiyle sorulur.Yazýlýþlar farklý olsa da anlamlar aynýdýr.

okinono
28-02-2008, 22:43
Edip Yüksel’i hiç sevmem. Bence yaptýðý ve ileri sürdüðü çalýþmalarýn hem bir amacý yok hem de yanlýþ. Ayrýca Reþad Halife'nin Bâtýniliði Ýsmailliye tarikatýndan sürdüren bir kolun üyesi olduðunu okumuþtum. Ne derece doðru bilmiyorum yeterli araþtýrma yapmadým Çünkü amaçlarý çok daha farklý bana göre. Konumuz bu deðil

Ama,

bastatan kelimesi konusunda adamlar haklý.

Hatta Taþkentteki en eski kabul edilen nüshalardan birisi olan baskýyý gidip özel izin ile açtýrýp resimlediler. Orada SÝN ile yazýlý olduðunu ispat ettiler. Ayrýca Küfe ekolünde de SAD ile yazýlý olduðu halde, SÝN ile okuyunuz diye birçok Kuran'da haþiye olduðu artýk saklanamaz bir gerçektir.

Ama bu neyi deðiþtirir ki!!!

Bir þeyi ne ispatlar ne de çürütür.

Mesela Ýbn Abbas, bir kiþiye kuran öðretirken dili dönmediði için ayný kelimeyi baþka anlamda okuyabileceði noktasýnda izin vermiþtir. Bu bize çok þeyi aslýnda açýklarda anlamak isteyene tabii ki.

Elhasýl,

Zikri biz indirdik koruyucularý da bizi demek, emrin sahibinin Allah olduðunu iddia etmek ve bu emrin galip geleceðini iddia etmek demektir. Yoksa bunlarýn yazýlý olduðu emirname kâðýtlarýnýn saklanmasý deðil.

Günümüzde bazýlarý Atam sözünü tutacaðýz diyor. Ne yani þimdi herkes Nutuk diliyle mi konuþmak zorunda?

Kuran'ýn emrinde bir tek harf bile deðiþmemiþtir. Ama emirlerin yazýl olduðu nüshalarda bir sürü deðiþiklik olmuþtur.

Alýn size Elif eklenmesi meselesi. *Nasýl izah edeceksiniz. Bunlarý ekleyenler kendi ana dilleri ile bu iþin üstat makamýndaki insanlar, bir ihtiyaç hâsýl olmuþ ki bunu yapmýþlar. *

Olay aslýnda çok basit de, iþin ucu sahabeye dayandýðý için bu kadar yasak bir çember ile korunuyor.

Siz emir deðiþmiþ mi deðiþmemiþ mi ona bakýn? Gerisi hikâye. Mülk Allah'ýndýr. Bir tek görmediðiniz Allah'a kulluk edeceksiniz, gördüðünüz her tanrýyý bu yeryüzünde yýkýp ezeceksiniz. Adaletin mutlak sahibi Allah'týr. Gerisi insanlarýn birbirleri ile aralarýndaki iletiþime ve yönetilme isteklerine kalmýþtýr. Kadýn eþit olmak isterse eþittir. Buna Allah itiraz mý ediyor sanki? Hayýr. Ama vahyi keserseniz, Yahudilerin yaptýðý gibi en son Tevrat baþka ilerisi yok derseniz, aynen kitap yüklü eþek örneði gibi dallin yoluna doðru sürülürsünüz.


Þimdi haklý olarak diyeceksiniz ki, Müslümanlar ne diye o zaman bir harfi bile deðiþmedi derler.
Çok basit, dinlerini bilmedikleri için. Dini tekeline alan yer cüce tanrýlarýna biat ettikleri için. Din deyince, Alaaddinin lambasýndan çýkan bir cin gibi tasavvur ettikleri Allah'a taptýklarý için.

Yav üstelemeyin iþte, cahil olduklarý için. Hah rahatladýnýz mý þimdi. Ne yapalým eldeki malzeme bu. Okuyup kendi uluhiyetinin peþinde amaçsýzca yaþamak sanki çok mu zekice!!!

Þimdi Ýslam ile iþtigali aþikar olan *bir forumdan aldýðým hazýr çalýþmayý ekliyorum. Burada da bulunsun. Belki ileride kendi çalýþmalarýmý da eklerim.
...
Küçük Yaþtan itibaren Müslümanlar Kuranýn Allah tarafýndan korunan son kutsal kitap olduðuna ve tek bir kelimesinin bile deðiþtirilemeyeceðine inandýrýlýrlar. Þu ayet bu inanca sahip Müslümanlar için rehberdir. Hicr 9. Þüphesiz o zikri (Kur'an'ý) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz. (Okinono Notu: yukarýda bu konu hakkýnda fikrimi yazdým)

Ancak Müslüman kitlelerin ezici çoðunluðu farklý kuran Mushaflarýnýn olduðunu bilmez.
Konuyu bilen Ýslam alimleri ise Bir hadisde yer alan “Kuranýn 7 kýraat üzerine indirildiði” açýklamasýný yaparlar ve kuran Mushaflarý arasýndaki farklýlýðýn Kuran daha yazýlmamýþ iken Kuraný ezberleyen sahabeler arasýndaki þive-aðýz farklýlýklarýna baðlarlar. Kaç deðiþik kuran mushafýnýn var olduðu bilinmese de günümüze ulaþan farklý kuran Mushaflarý vardýr. Libya’da Qaloon ve sudanda El-duri Mushaflarý kullanýlýr ve bu Mushaflarda da diðer Mushaflara göre farklýlýk vardýr. Ama biz Þu anda Ýslam dünyasýnda En fazla kullanýlan 2 farklý kuran mushafý olan Warsh ve hafs mushaflarýnýn birbirlerinden farklýlýklarýný inceleyeceðiz.

tamamen matematiksel anlamý ayný...
evet bunu da ömer çelakýn hocamýz cevaplasýn

Kuzey Afrika (Warsh) Mushafý : Cezayir, Fas,Tunus un bir kýsmý,Afrika’nýn ortalarýndaki ülkelerde yaþayan Müslüman topluluklarýnca kullanýlan mushaftýr. Osman el-kutbi El-masri’ye atfedilen mushaftýr.
Ortadoðu (Hafs) Mushafý : Türkiye dahil Diðer Birçok ülkede kullanýlan Mushaf budur.Hafs al-asadi’ye atfen bu ismi almýþtýr.
Suudi arabistanda Bu iki mushafta kullanýlýr.

Okuduðunuz Kuranýn hafs’ mý yoksa Warsh mushafý mý olduðunu anlamanýn yolu çok basittir. Okuduðunuz Kuran’da her surenin baþýnda olan “Bismillahirrahmanirrahim” ayet olarak kabul edilmiþ ve her surenin 1. nolu ayeti olmuþ ise Warsh mushafýný okuyorsunuz demektir. Hafs Mushafýnda ayet numaralandýrmalarýnda “Bismillahirrahmanirrahim” ayet olarak geçmez ve surenin baþýna yazýlýr ama 1 nolu ayet bismillahtan sonra baþlar. Ancak karýþtýrmayýnýz , Fatiha suresinin birinci ayeti zaten “bismillahirrahmanirrahim”dir . Bu nedenle diðer surelerdeki 1. ayetlere bakýnýz.

Ýslam alimleri en çok kullanýlan bu iki Mushaf arasýnda çok küçük yazým ve okuyuþ farklýlýklarý olduðunu ve anlam kaymasýnýn az olduðunu ve kuranýn anlam bütünlüðüne zarar vermediðini söylerler. Bu savunma doðrudur. Ama cahil toplumlarýn kuranýn tek harfinin bile deðiþmediði þeklindeki inandýklarý yalaný ortadan kaldýrmak için mücadele etmeyip konuyu sadece kendi aralarýnda tartýþýp toplumu cahil býrakmalarý önemli bir hatadýr.
Evet, farklý Mushaflar arasýndaki harf-kelime farklýlýklarý kuranýn anlam bütünlüðüne zarar vermiyor. Tabi bazý ayetlerin anlamlarý farklý olabiliyor ama bu kuranýn vermek istediði mesajý etkilemiyor.

Þimdi bu iki mushaf arasýndaki yüzlerce farktan bazýlarýna bakalým.

Bakara 125. ayet :
Hafs mushafýnda “vettehizu” anlamý “ (siz) alýn-edinin”.
Warsh mushafýnda ise “vettehazu” anlamý “(onlar) aldýlar-edindiler”
Ýbrahimin makamý hakkýnda olan bu ayette mesaj deðiþmese de anlam deðiþiyor.
Hafs mushafýnda ibrahimin makamý ile ilgili emir vardýr. ayette ilgili kýsým : Siz de Ýbrahim'in makamýndan bir namaz yeri edinin (orada namaz kýlýn).
Warsh mushafýnda ise emir yoktur , olay tarihsel olarak anlatýlýyor. Ayetin ilgili kýsmý : “Onlar da Ýbrahim'in makamýndan bir namaz yeri edindiler (orada namaz kýldýlar).
Burada kuranýn mesajý deðiþmiyor ama ayetin anlamý deðiþmiþ oluyor.

Ali Ýmran 146.ayet
Hafs mushafýnda “Qatal -katele” anlamý savaþtý(lar)
Warsh mushafýnda “”qutil- kutil” anlamý öldürüldü(ler).
Bu ayette bir mushafta peygamberle beraber mücadele eden Allah erlerinden bahsedilmektedir. Bir mushafta Allah erlerinin savaþtýðý yazarken diðer mushafta öldürüldüðü yazmaktadýr. Mesaj ayný olsa da anlam deðiþmektedir.

Fatiha suresi 4. ayet
Hafs mushafýnda : “maliki” anlamý kral
Warsh mushafýnda : “maAliki” Anlamý sahip
Bu ayette ceza günü (kýyamet) anlatýlýrken bir mushafta “o (Allah) ceza gününün kralýdýr” iken diðer mushafta “o ceza gününün sahibidir”.

Bakara 140.ayet
Hafs mushafýnda “tekulune” anlamý “siz söylüyor” . Ayet þu þekilde.”Yoksa siz, Ýbrahim, Ýsmail, Ýshak, Ya'kub ve esbâtýn yahudi, yahut hýristiyan olduklarýný mý söylüyorsunuz”
Warsh mushafýnda ise “yekulune” anlamý “onlar söylüyor” ayet þu þekilde “Yoksa onlar, Ýbrahim, Ýsmail, Ýshak, Ya'kub ve esbâtýn yahudi, yahut hýristiyan olduklarýný mý söylüyorlar”

Ali Ýmran 81. ayet
Hafs mushafýnda “ateytüküm” anlamý “ben verdim”.
Warsh mushafýnda “ateynaküm” anlamý “biz verdik”

Araf. 57 ayet
Hafs mushafýnda “büþram” anlamý “iyi haber – müjde”. Ayetin anlamý :”Rüzgârlarý rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur”
Warsh mushafýnda “nüþram” anlamý “daðýtmak”. Ayetin anlamý : Rüzgârlarý rahmetinin önünde daðýtarak gönderen O'dur”

Daha çok bu þekilde farklýlýklar var. Birkaç tanesine daha kýsaca deðinelim.
Araf 144. ayette hafs mushafýnda “benim mesajlarým” warsh mushafýnda “benim mesajým”
Yunus 2. ayette hafs mushafýnda “büyücü-sihirbaz” warsh mushafýnda “büyü-sihir”
Yunus 33 ve 96. ayetlerde hafs mushafýnda “söz” warsh mushafýnda “sözler”
Ayrýca bu Mushaflarda birçok harf tutmazlýklarý vardýr. Mesela Bakara 72 ve 131. ayette warsh mushafýnda fazladan “elif” harfleri vardýr.

Hafs muhsafýnda 6236 ayet vardýr. Warsh mushafýnda ise 6214 ayet vardýr. Bilinen diðer Mushaflar 6616 – 6217 – 6204 - 6226 ayetlidirler. Ancak bu durum Mushaflarýn farklý olduðu anlamýna gelmiyor. Ayný Arapça yazýda bazýlarý 2 ayet var diyor, bazýlarý 3 ayet var diyor. Bazýlarý besmeleleri ayet kabul ediyor. Dolayýsý ile ayet sayýsý farký kuran Mushaflarýnýn farklý olduðu anlamýna gelmiyor. Ama buradan þu önemli sonuç çýkýyor. Kuranda ayet numaralarý ve sure numaralarý kutsal deðildir. Bu nedenle 19. mucizesi imanlýlarý veya kuranda ayetleri sayýp aklýnca birþeyler bulan ömer çelakýl'ýn Kuran þifreleri kitabý hiçbir deðer arzetmemektedir. Çünkü akýllarýnca bulduklarý kuran þifreleri diðer mushaflara uymamaktadýr

Kuzum siz din deyince ne anlýyorsunuz çok merak ediyorum. Yani bunlar Allah'ýn yokluðuna mý delildir sizce?

Þimdi ben kendi elimle oltaya takýldým. Onu da siz bulun :)
Selamlar.

thunderpoint
28-02-2008, 23:20
Sevgili Oki,

"Kendini fare, yönetimi de bir oda dolusu kedi gibi görme" tahayyülünden vaz geçsen diyorum artýk... *:D

Þiþleri kýzdýrdým, babanne de aktif þimdi; gerisini sen düþün! *:lol:

okinono
29-02-2008, 00:16
siz benim peynirleri dehlizlere saklayýn saklayýn sonrada çýýýýk ortaya korkak fare deyin haaa. yemezler:)

Verin peynirimi, alýn konaðý:)

Selamlar.

randallflagg
11-10-2008, 18:58
allah ile muhammed peygamber arasýnda geçen $ifreli konu$malar, sýr olduðu iddia edilen, surelerin ba$larýnda bulunan harflerdir bunlar..
kafirlerin yüzüne vurulmu$ (!)
" elinizdeki sizi aciz býrakan kitap bu harflerden olu$uyor i$te.. alýn siz de yapabiliyorsanýz yapýn"

ilgi çekmek için konulmu$, etkileyici, edebi sanatlardan birisi olmasý kuvvetle muhtemel..

bakara suresi : elif-lam-mim
al-i imran suresi : elif lam-mim
a'raf suresi : elif-lam-mim sad
yunus suresi : elif-lam-ra
hud suresi : elif-ram-ra
yusuf suresi : elif-lam-ra
rad suresi : elif-lam-mim-ra
ibrahim suresi : elif-lam-ra
hicr suresi : elif-lam-mim
meryem suresi : kaf-ha-ya-ayn-sad
ta-ha suresi : ta-ha
þuara suresi: ta-sin-mim
neml suresi : ta-sin
kasas suresi : ta-sin-mim
ankebut suresi: elif-lam-mim
rum suresi : elif-lam-mim
lokman suresi : elif-lam-mim
secde suresi : elif-lam-mim
yasin suresi : ya-sin
sad suresi : sad
mümin suresi : ha-mim
fusullet suresi : ha-mim
þura suresi : ha-mim-ayn-sin-kaf
zuhruf suresi : ha-mim
duhan suresi : ha-mim
casiye suresi : ha-mim
ahkaf suresi : ha mim
kaf suresi : kaf

frodo
11-10-2008, 19:17
Hoþ geldin diyememiþtim. Þimdi söyleyeyim. Bu konu islam forumunda oldukça derinlemesine tartýþýlmýþtý. Sanýrým ilgini çeken bir konu. Bir göz atmanda fayda var;

http://www.turan-dursun.com/forumlar/showthread.php?t=3406&highlight=mukatta

Hatta bu mesajýný o baþlýkla birleþtirelim.

randallflagg
11-10-2008, 19:25
aklýma geldi.. :)
mutlaka vardýr böyle bir forumda bu konu, çünkü uç, gözden kaçmý$, ayrýntý bir konu deðil, sürekli tartý$ýlan bir konu bu.. mutlaka vardýr eminim..
ama bu php forumun arama bölümü nasýl bir algoritmada çalý$ýyor çözemedim.. keywordleri girdim alakasýz ba$lýklar geldi kar$ýma.. aradým baya bulamayýnca yeni ba$lýk açtým..

ama ilk mesajýn bu uyarý olacaðini biliyordum :))
te$ekürler link için :))

Nova
11-08-2010, 02:00
güncelleme.

AhbAp
22-01-2011, 11:40
Güncelleme

dertli
03-07-2012, 07:53
çok þey öðrendim,teþekkürler hepinize

soru
12-07-2012, 11:44
burda herkes ebcedci olmuþ

soru
12-07-2012, 11:51
tabi þunu da belirtim saygým var

Ahlaksýz
17-07-2012, 22:02
Bir sonraki yazýmda genel bir özet yapacaðým
Bu foruma kayýt olma sebebim sayýn sodomo'dur..Öncelikle bunu belirtiyim..
Bugün bu harika konuyu okudum ama sayýn sodomo'nun konuya yazdýðý son mesaj alýntý yaptýðým cümle ile bitiyor..Genel bir özet yapmak 5 sene sürmüyor herhalde:)
Sanýrým foruma pek uðramýyorum sayýn sodomo..Keþke genel olarak konuyu kýsaca özetleseydi..Saðlýk olsun yinede..
Sayýn sodomo'nun konularýnýn hepsini okumayý istiyorum..Aslýnda her mesajý bir konu:)Nasýl okuyacaðým bilmiyorum:)

Çok deðerli paylaþýmlarýnýz için çok teþekkürler sayýn sodomo..Umarým foruma geri dönersiniz..

hknskr
20-11-2012, 08:55
En basta yazayim: Elif-Lam-Mim : Okuz demek yani Bakara yani sigir. Yani gunes boga burcunda demek. Asagida verdigim linklere bakip gorebilirsiniz kendiniz.

El: Gunes tanrisi demektir.
El-ilah=Allah - tanrimiz El anlaminda. Yahudiler Elah yada bazen cogul olarak El-ahum diyorlar. Kuranda ben yerine biz olmasi gibi dusunun.
Gabri-El=Cebrail - Gabri(yahudi dilinde konusma) yani tanrinin konusmasi. Tamam mi buraya kadar. Hz. Isa incilde Emmanu-EL olarak gecer. Ok. Ang-el=Melekler: Israfil, Mikail, Cebrail, Azrail.
Isis-Ra-El : Israel -> elif-lam-mim gibi. Isis rays electricty demek. Yani Meryem Isayi dogurdu gibi dusun. Yani Gunesin egemenligi basladi. Yani ilkbahar(21 Mart). Anlatacaklarim ilkbahar ve Gunesin koc burcunda gokyuzunde yasananlarla ilgili olacak demek. Incil de gunesin yil icinde gokyuzunde yolculugu anlatilmakta. Ayni anda mevsimler be yeryuzunde gelisen olaylar anlatilmakta.
Elif: Gunes tanrisi, yani Isa, yani Allah demek.
Ve tum bu yazilar Astroloji ile ilgili. Ateistler acikladi simdi cemaatin cevabini bekliyelim.
Simdi Elif-Lam-Mim aynisi yahudiliktede var. Hemde 72 tane. gokyuzundeki 72 yildiz ile alakali. Isa nin 12 havarisi(burclar-takim yildizlari) ve 72 yardimcisi(burclar disindaki yildizlar) var. Gokyuzuyle alakali. Hadiste 72 bakire verilecek denmesi gibi.
http://blueiris.org/community/index.php?option=com_content&view=article&id=516
Peki bunlarin anlamlari nedir. Alin size anlamlari:
http://www.sacred-texts.com/oto/aba/app5.htm

Tum bu olaylari nasil ogrenirsiniz? Iyi ingilizce ve youtube da "Astrotheology" videolari seyrederek. Ateistler dini dincilerden cok biliyorlar derlerdi inanmazdim ama dogru galiba.

hknskr
20-11-2012, 10:01
http://www.mirach.org.uk/advanced/sytext03.html
E burada anlatiyor bunu. Neden bizim milletimiz okumaz.
"Three mothers, aleph, mem, shin, in the Universe are air water and fire." Ayrica kesin bunlarin gezegen simgeleri vardir. Arastirayim biraz daha. Ates-zaten gunes gibi duruyor, su-dunya gibi duruyor.
Aslinda baktim internette heryerde var aciklamalar. Kabalah diye aratin.
Eninde sonunda bunlar gokyuzundeki yildizlara geometrik sekiller cizilerek olusturulan mitolojik hikayeler oluyorlar cogunlukla. Zamani olan ugrassin.
Ayrica:
"https://www.youtube.com/user/MrAstrotheology" izleyin cok sey ogreneceksiniz.

hknskr
20-11-2012, 11:38
Daha genis anlatimlar icin kaynak:
http://www.mirach.org.uk/advanced/sytext03.html

Ebcedle kanitlayayim:
Elif(1)-Lam(30)-Mim(40): Ates-Hava-Su : Gunes(1)-Ay(30)-Dunya(40)
kaynaklar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ebced_hesab%C4%B1
http://www.systematics.org/pmwiki/pmwiki.php?n=Main.Heptad

Jingo
20-11-2012, 15:21
En basta yazayim: Elif-Lam-Mim : Okuz demek yani Bakara yani sigir. Yani gunes boga burcunda demek. Asagida verdigim linklere bakip gorebilirsiniz kendiniz.

El: Gunes tanrisi demektir.
El-ilah=Allah - tanrimiz El anlaminda. Yahudiler Elah yada bazen cogul olarak El-ahum diyorlar. Kuranda ben yerine biz olmasi gibi dusunun.
Gabri-El=Cebrail - Gabri(yahudi dilinde konusma) yani tanrinin konusmasi. Tamam mi buraya kadar. Hz. Isa incilde Emmanu-EL olarak gecer. Ok. Ang-el=Melekler: Israfil, Mikail, Cebrail, Azrail.
Isis-Ra-El : Israel -> elif-lam-mim gibi. Isis rays electricty demek. Yani Meryem Isayi dogurdu gibi dusun. Yani Gunesin egemenligi basladi. Yani ilkbahar(21 Mart). Anlatacaklarim ilkbahar ve Gunesin koc burcunda gokyuzunde yasananlarla ilgili olacak demek. Incil de gunesin yil icinde gokyuzunde yolculugu anlatilmakta. Ayni anda mevsimler be yeryuzunde gelisen olaylar anlatilmakta.
Elif: Gunes tanrisi, yani Isa, yani Allah demek.
Ve tum bu yazilar Astroloji ile ilgili. Ateistler acikladi simdi cemaatin cevabini bekliyelim.
Simdi Elif-Lam-Mim aynisi yahudiliktede var. Hemde 72 tane. gokyuzundeki 72 yildiz ile alakali. Isa nin 12 havarisi(burclar-takim yildizlari) ve 72 yardimcisi(burclar disindaki yildizlar) var. Gokyuzuyle alakali. Hadiste 72 bakire verilecek denmesi gibi.
http://blueiris.org/community/index.php?option=com_content&view=article&id=516
Peki bunlarin anlamlari nedir. Alin size anlamlari:
http://www.sacred-texts.com/oto/aba/app5.htm

Tum bu olaylari nasil ogrenirsiniz? Iyi ingilizce ve youtube da "Astrotheology" videolari seyrederek. Ateistler dini dincilerden cok biliyorlar derlerdi inanmazdim ama dogru galiba.

Bu "72 Tanrý" da buradan mý geliyor acaba? Kabala'da vardý sanýrým...

hknskr
20-11-2012, 20:03
3 : Gunes, Dunya, Ay
7 : Mercury, Venus, Mars, Jupiter, Saturn, Uranis, Neptun
12: Koc, Boga, Ikizler, Yengec, Aslan, Basak, Terazi, Akrep, Yay, Oglak, Kova, Balik
72: The Paranatellons, extra-zodiacal constellations that rise and set simultaneously with zodiacal constellations.(Turkce: Zodyak(yani burclar) disinda bulunan ve burclar ile birlikte dogan ve batan takim yildizlari)


Yani yildizlara kisilik verip hikayeler yazma isi dinlerin temeli.

hknskr
20-11-2012, 21:00
Pardon galiba 7 soyleymis.
7 : Mercury(Carsamba), Venus(Cuma), Mars(Sali), Jupiter(Persembe), Saturn(Saturn's day, Cumartesi), Ay(Moon's day, Pazartesi), Gunes (Sun's day, Pazar)

Venus: Gunesin sembollerinden galiba. Cunku Mercury ve Venus hep gunese yakin geziniyorlar ilk iki gezegen olmalarindan dolayi.
Ay-yildiz daki yildizin Venus olup Gunesi sembolize etme ihtimali yuksek.
Venus yildizi zamani yani Cuma gunu ibadet ediliyor olmasinin bu yuzden olmasi mumkun.

Aborjin
17-01-2015, 02:42
1 yýldýr foruma üyeyim sodomo hocanýn yazýlarýný 2 gündür okumaya baþladým, büyük eksiklik. Kendisi nerededir bilen var mý en son 2007 yýlýnda mesaj atmýþ sanýrým.

elturhani
05-02-2015, 15:36
Gandalf, Sargon, Frodo, Muhammed, Cemal ve bütün mahalle. Hepinize sevgi ve selamlarýmý sunuyorum. Dostluk güzeldir. Ýnsan insaný arar, gerisi hikaye.

Vacsmt kardeþim, bu sýralama sure sýralamasý deðil. Sure sýralamalarý çok kabaca bir fikir verebilir ama gerçekte fazla bir þey ifade etmiyor. Yeri geldikçe gösteririm Kuran'da bir mekki bir ayetin hemen peþinden medeni ayeti ve ondan hemen sonrada mekki ayetinin olduðu ayetler bile var. Kaldý ki, ayet sýralamalarý bile kronolojiyi yansýtmaz. Sadece "grup ayetlerde"ki diziliþ problemli deðildir ama bir çok yerde sonraki ayetler önceki ayetlerden daha öncedir.

Mesela bu elimdeki kitapta Bakara þöyle:

1-19
148-158
200-205 arasý ayetler vahyin 7. yýlý
-----
26 ve 245'nci ayetler vahyin 8. yýlý

-----
28-37 arasý ve
186-191 arasý hicretin 1. yýlý
-----
38-147 arasý hicretin 5. yýlý

-------
19-27
153
160-169
206-243
255
263-275 arasý hicretin 9. yýlý
---------
276-283
244-254 arasý hicretin 10. yýlý
---------
284-286 arasý hicretin 11. yýlý


Görebileceðin gibi 245. ayet, 19-27 arasýndan daha öncedir.
Tabii bu sýralamaya ne kadar güvenebiliriz o da ayrý bir konu.
Mesela Bakara 217-218 ayetleri Batn-ý Nahl seriyesi ile ilgilidir ve o da hicretin 2 yýlýdýr ama burada hicretin 9. yýlýnda gösterilmiþ.
Bunun gibi oldukça problemli durumlar mevcut.

Ayrýca kitapta bu sýralama ile ilgili gerekçelendirme yapýlmamýþ. "Neden o ayet o tarihte ?" sorusu cevapsýz kalýyor. Anlaþýlan o ki, ayetler ile ilgili bazý sahih veya deðil rivayetler dikkate alýnmýþ. Halbuki iyi bir siyer taramasý yapmadan sadece hadisler ile fazla bir þey anlaþýlamaz.

Buradaki sýralamanýn tamamýný word veya excel de listeleyeceðim, hatta surelerin ayet-kelime-harf sayýsý sýralamasýný da yapacaðým ve sitenin "Kuran tefsiri" ana baþlýðýna aktaracaðým. herkesin referans olarak faydalanmasýný isterim ama dediðim gibi problemli bir nüzul kitabý olarak düþünüyorum.

Bence boþuna uðraþma inanmadýðýn bir Allahýn kitabý ile niye vakit harcýyorsun ki ? senin hikayelerin ancak seni ve yandaþlarýný baðlar. Benim gibi bir müslüman için hiç bir þey ifade etmez. Kalbi kafasý çöl gibi olanlara kuranýn bir faydasý yoktur.

Kuran müminin imanýný kafirin küfrünü artýrýr: " ...mü'minlerin de imaný pekiþsin." (Müddesseri:31), " Rabbinden sana indirilen, onlardan çoðunun azgýnlýk ve inkârýný artýracaktýr." ( Maide: 68), " Bir sure inince, aralarýnda «Bu, hanginizin imanýný artýrdý?» diyen ikiyüzlüler vardýr. Ýnananlarýn ise imanýný artýrmýþtýr; onlar birbirlerine bunu müjdelemek isterler. Kalplerinde hastalýk olanlarýn ise pisliklerine pislik katmýþtýr; onlar kafir olarak ölmüþlerdir." ( Tevbe-124-125 ) aramýzdaki farký bu ayet mealleri özetliyor.

elturhani
05-02-2015, 15:41
Þu linkte siz ateistlerin kurana bakýþ açýsý anlatýlmaktadýr. Galiba hepinizin sopa yemesi gerekiyor !

https://www.youtube.com/watch?v=sefvNPumJz8 :peace:
(https://www.youtube.com/watch?v=sefvNPumJz8)

Deep
05-02-2015, 17:36
Þu linkte siz ateistlerin kurana bakýþ açýsý anlatýlmaktadýr. Galiba hepinizin sopa yemesi gerekiyor !

https://www.youtube.com/watch?v=sefvNPumJz8 :peace:
(https://www.youtube.com/watch?v=sefvNPumJz8)

Þöyle bir mesajlarina baktim da ele alinabilecek bir þey yok ne yazik ki.Konuyu okumadigin bile belli,tamamen taraf siz ve Ýslam otoritelerinin de görüþleri olduðu bir konuya yorum yapip gidiyorsun.

Teistlerin en büyük hatalari da bu:kanitlanabilir birþey getirmemeleri,kerameti kendinden menkul bir anlayisla inanci tatmin etmeye yönelik cevaplar,yorumlar.

Sen de bir Yahudinin inancini kanitlama hevesini görüyorum,mantik tamamen ayni.

Bir Müslüman olarak sen Rigvedalara nasil bakiyorsun ben de Kuran a öyle bakiyorum,bunda yanlis birþey yok.

Nero
10-07-2017, 17:06
O dönemde bu huruf-u mukattaa ahali tarafýndan biliniyor olmalýydý. Aksi halde peygambere sorarlardý. O da açýklardý veya "bilmiyorum" derdi.

Demek ki o dönem biliniyordu. Bu huruf-u mukattaanýn kýsaltmalar olduðu iddiasý var. Mesela elif lam mim, galiba ve muhtemelen "her þeyi bilen Allah"ýn kýsaltmasýymýþ.

Böyle bir yorum... Tabii doðrusunu "Allah bilir!" :)

Amon yarebbi
10-07-2017, 17:22
Tabii doðrusunu "Allah bilir!

Namaza nezaman baþlýyacaksýn ?

Þu uydurduðun bilinç tanrýný terk edip dürüstce Araplarýn allahýna inanýyorum desende , bize deðil kendine dürüst olsan.

Kripto müslümlük yapacaðýna , direk savunmaya girsen ya ! Hacý.

Onlardan çok kuran destekciligi ve korumacýlýðý yapman da nedir ki ? Dürüst ol dürüst.

Þu en son gelen ve inandýðý din için burda ve özelimizde bize kayan ASÝT bile senden dürüst.

Nero
10-07-2017, 17:25
Namaza nezaman baþlýyacaksýn ?

Þu uydurduðun bilinç tanrýný terk edip dürüstce Araplarýn allahýna inanýyorum desende , bize deðil kendine dürüst olsan.

Kripto müslümlük yapacaðýna , direk savunmaya girsen ya ! Hacý.

Onlardan çok kuran destekciligi ve korumacýlýðý yapman da nedir ki ? Dürüst ol dürüst.

Þu en son gelen ve inandýðý din için burda ve özelimizde bize kayan ASÝT bile senden dürüst.

Lütfen bu tarzý sürdürüp konularý sulandýrma. Polemik duygun kabardýysa ayrý bir baþlýk aç, orada polemikleþelim. :)

Espriden de anlamýyor yahu!.. :)

Amon yarebbi
10-07-2017, 17:28
Lütfen bu tarzý sürdürüp konularý sulandýrma. Polemik duygun kabardýysa ayrý bir baþlýk aç, orada polemikleþelim. :)

Espriden de anlamýyor yahu!.. :)

Ne espirisi be !

10 lafýndan 9 u islam propagandasý.

1 taneside , sol siyasete laf sokmak.

Dürüst ol dürüst , bize deðil kendine.

Dusunen adam
10-07-2017, 17:32
O dönemde bu huruf-u mukattaa ahali tarafýndan biliniyor olmalýydý.


Kisaca bizimle hiç bir alakasi yok, Kur'an evrensel degil..

Amon yarebbi
10-07-2017, 17:34
Delinin biri kuyuya taþ atmýþ. Çýkarmak isteyen ler ise o delinin müritleri.

Nero
10-07-2017, 20:40
Kisaca bizimle hiç bir alakasi yok, Kur'an evrensel degil..

Evrensel lafýný yanlýþ anlýyorsun diye sana sabah da yazdým.

Ayrýca Kuran evrensel olsa ne yapsýn? Sonuçta insan algýsý evrensel deðil. Zaman içinde eni konu deðiþecek.

Kelimelerin anlamlarý zaman içinde deðiþiyor. Yeni nüanslar kazanýyor. Dün "kerata" deyyus demekti, þimdi þirinlik anlamý kazanmýþ.

Felâsife
18-07-2017, 23:20
Konuyu baþtan beri hýzlý bir biçimde okudum, lakin bu konuda Ýbni Arabi'nin geçmemesi eksiklik olmuþ, zira onun bu konularda da söylemleri vardýr, belkide bu konuda özelliklede Huruf-u Mukatta denen harfler konusunda, ondan daha fazla iddialý olaný da yoktur.
.."Ey dostum bil ki harfler de ümmetlerden bir ümmettir. Onlar da muhataptýrlar ve mükelleftirler. Harfler arasýnda da kendi cinslerinden peygamberler vardýr. Onlarýn da isimleri vardýr; ancak bunlarý bizim yolumuzdan giden keþif ehli olanlar tanýr"... Futuhatý Mekkiye

Harflerin de adeta insanlar gibi olduðunu söyler ki bu cansýz dediðimiz harflere çok deðiþik bir bakýþ açýsýdýr bu. Ki normalde Aklýn alabileceði bir þey de deðildir. Ama tabi Keþfi Akýl (Akýl ötesi) diye bir öðretinin savunucu olarak Arabi için harfleri bile canlý görmek hiç zor deðildir.

Ýlk mesajda geçen Diyanetin kýsa açýklamasý;
"Huruf-u Mukatta Kur'an'ýn nazil olduðu dönemde Arap edebiyatýnda yaygýn bir kullanýma sahipti. Þairler ve belâgat ehli bunlarý kullanýrdý."

Kuranýn zaten þiirsel yönü ve okunuþu meydanda bir þeydir, kuran her ne kadar kendini þiir olarak görmesede, þiirin ötesi olarak lanse etsede, bu onun genede þiirsel tarzda olduðu gerçeðini deðiþtirmez.
Sonuçta kendini kutsal olarak gören bir kitabýn kendini þiir olarak görmemesi normal, zira o kendinin þiir olarak anýlmasýný istemiyor. Hatta bu apaçýk bir kitaptýr diyede vurgulanýyor.

Oysa þiirlerde ap-açýklýk yoktur.

Þiir denen olayda muðlaklýk vardýr, hiç bir þey onda, bir kitapta ki gibi açýk olarak anlatýlmaz, onun yerine muðlaklýk kullanýlýr ki insanlar aslýnda þiiri duyduðunda bu muðlaklýðý hissetsin diyedir.
Hasýlý þiir, bir yazý gibi net olmaz, estetiði, ahengi olur, bu duruma göre kesik kesik olduðu gibi, tekrarlayan kelimelerde olur, kafiyede olur, ses uyumuda olur, olurda olur.
Kuranda bunlarýn hepside vardýr.

Huruf-u Mukatta'ya gelince, Diyanet demiþ zaten, Þairler bu tarzý kullanýrlardý diye, bence oldukça da güzel bir tarzmýþta, zira baþlayacaðýnýz þeye, kafadan bir muðlaklýk ile baþlýyorsunuz ki bu etkileyici bir giriþ olur.
Bu muðlaklýðý hisseden için ortam baþka bir ortam olur.

Gelelim insanlarýn bundan ne anlayacaðýna, sorun da belki buradadýr, insanlar aslýnda bundan bir þey anlamazlar, anca anlamýþ gibi tavýr takýnýrlar. Ýnsanlarýn geneli þiir iþinden de zaten bir þey anlamazlar, fakat o içeride bir yerlere, o duygulara iyi gelir. Bu yüzden de sevilirler.

Huruf-u Mukatta'ya tekrar gelince, o zamanýn halký da bundan bir þey anlamadý, þimdide bir þey anlamadý, anlamasýda mümkün de deðildir ama kafalarýnda bir anlam yüklemiþte olabilirler, lakin þudur diye kesinliði de yoktur bunun.
Olsaydý bu bugüne kadarda gelirdi, bilinirdi. Bu olmamýþ.

Bu konuda baþka bir þeyde Arap harflerinin estetik olmasý, hem ses olarak, hemde görünüm olarak insana ilhâm da verebiliyor, Arapça'nýn yapýsý buna çok müsait.

Lamelif - لا
- Bil ki Lâm ve Elif birlikte yanyana durduklarý zaman, dost olurlar ve her biri diðerine bir eðilim duyar. Bu eðilim hem bir tutkudur (heva) hem de bir ilgidir (garaz). Demek ki eðilim ancak bir aþk hareketinden doðmaktadýr... Lâm bu babda Elif'ten daha güçlüdür, çünkü Elif'ten daha çok aþýktýr: onun himmeti daha mükemmel bir varoluþa, daha tam bir fiile sahiptir. Elif daha az âþýktýr. Onun himmeti Lâm'a baðlanma bakýmýndan daha azdýr; iþte bu nedenle ayakta dimdik duramadý.

Elif'in meyli Lâm'ýn himmetiyle kendi üzerinde Lâm'ýn fiilinin etkisi yönünden deðildir. Onun meyli sadece Lâm'a doðru latif nimetlerle iniþidir; bu da Lâm'ýn aþkýnýn onun üzerinde yer almasý içindir. Görmüyor musun Lâm bacaðýný Elif'in ucuna nasýl da doluyor ve ona nasýl sarýlýyor, onu elinden kaçýrmamak için? ... Futuhatý Mekkiye

Latin harflerine herhalde böyle bir derunî anlamlar yüklenemese gerek, zira bir kere estetik deðiller, köþeliler ve kývrýmlarý yok, belki el yazsý bu anlamda daha estetiktir ama onunda kullanýmý fazla deðildir. Fakat Arapça'nýn normal kullanýmý bile adeta el yazýsý gibidir.

Mesela Arabi Elif harfini de çok iþler, bunun aslýnda bir harf olmadýðýný, diðerlerinden ayrýldýðýný, Tanrýyý, tekliði vs. temsil ettiðini söyler. Ýþin ilginci Yahudi alimleride bunu böyle biliyor olmalýlar ki Arabi ile aralarýnda þu ilginç diyalog geçiyor.

Yahudi âlimlerinden bazýlarý bize gelip "Tevhid konusunda size düþen bir pay yoktur, çünkü sizin kitabýnýzýn bütün sûreleri Ba harfiyle baþlýyor" demiþlerdir.
Ben de onlara "Öyleyse size de düþen bir pay yoktur, çünkü Tevrat da Ba harfiyle baþlýyor" dedim.
Ne demek istediðim anlaþýldý!
Ancak bu yapýlabilirdi, çünkü kutsal kitaplarda hiçbir zaman doðrudan Elif ile baþlanmaz.

Arabiye göre Arapçanýn ilk harfi "Ba" harfidir. O yüzdende her sûrenin baþýnda bulunan besmelenin ilk harfi Ba olmasý yerindedir. Baþýnda Besmele olmayan Tövbe Sûresi de yine Ba harfiyle baþlamaktadýr.

Arabi bu noktada Elif bir harf deðildir dediði gibi, "Bir" de bir sayý deðildir. Tek sayýlar "üç" ile baþlar, tek sayýlarýn ilki "üç" tür der ki bam-baþka bir yöntem kullanýr ve bunuda uzun uzadýya da anlatýr. Her harfin her zaman ayný anlamada gelmediði, duruma göre deðiþebildiðini de söyler.

Tabi bu deðiþimler kendi kendine olmasada, insan eliyle olsada, Arabi'nin onlara fazlasýyla önem verdiðini de gösterir. Onlarý adeta canlý gibi görür.

Bu duruma benzer bir þeyde renkler konusunda var, Arabi bu konuda ne diyor bilmiyorum ama Siyah ve Beyaz da renk olarak kabul edilmiyor, biri ýþýðý biride karanlýðý temsil ediyorlarmýþ.

Hasýlý bazý harflerin harf olmamasý, bazý sayýlarýn sayý olmamasý, anlaþýlabilir bir þey, anlaþýlmayan þeyse bunlarýn canlý olmasýdýr ki açýkcasý bende bu konuda þimdiye kadar harflerin ve sayýlarýn bir ruhu olmadýðýný söylemiþimdir, aslýnda bu konuda ki fikrim genede deðiþmeyecektir.
Zira bugün harfleri ve sayýlarý bilmeyen insanlar varken, bunun sadece medeniyet denilen þehirlilerle sýnýrlý olmasý, genel olmamasý, fikrimin sabit kalmasýný saðlýyor.
Bu durum bile olmasa, düþüncem þudur ki harflerin kendi baþýna bir anlamý olmasýndan ziyade, bizim onlara yüklediðimiz anlamlar onu daha önemli kýlar, ayný kelime herkeste ayný etkiyi de etmiyor bu yüzden.

Hasýlý bu Hurufu mukatta denen harfler, kendi baþlarýna hiç bir anlam ifade etmiyor, anlamsýzlar... Onlarý anlamlý eden, ona bakandýr, bu da anca bu kiþiyi baðlar.

world
19-07-2017, 00:45
Kabala'da da 22 harf 10 Sefirot'la birlikte Tanrýsal oluþumlarý simgeler.Kabala iþte sonra gelip Tasavvuf Kabala'dan etkilenmedi demeyin.

Felâsife
19-07-2017, 01:09
Kabala'da da 22 harf 10 Sefirot'la birlikte Tanrýsal oluþumlarý simgeler.Kabala iþte sonra gelip Tasavvuf Kabala'dan etkilenmedi demeyin.

Yav illa Tasavvufu da Kabalacýlara baðlayacaksýn deðil mi? :third: valla baðlayabiliyorsan baðla diyeceðim ama Kabalist deðilim dedim, Sembolikten uzak durdun, simge iþine girmedin... nasýl baðlayacaksýn merak ettim.

Ben de Kabalayý hiç bilmiyorum, nasýl olacak bu iþ?

Felâsife
19-07-2017, 01:18
düzeltme: Kabalist deðilim (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=605618&postcount=26) dedin

world
19-07-2017, 01:32
Yav illa Tasavvufu da Kabalacýlara baðlayacaksýn deðil mi? :third: valla baðlayabiliyorsan baðla diyeceðim ama Kabalist deðilim dedim, Sembolikten uzak durdun, simge iþine girmedin... nasýl baðlayacaksýn merak ettim.

Ben de Kabalayý hiç bilmiyorum, nasýl olacak bu iþ?

Buyur 96 sayfalýk Türkçe Kabala tez çalýþmasý oku benzerliði göreceksin:

http://media.turuz.com/mifoloji/0340-Yahudi_Mistisizm-Kabala-Sule_Burul-2006-96s.pdf

Felâsife
19-07-2017, 02:26
Buyur 96 sayfalýk Türkçe Kabala tez çalýþmasý oku benzerliði göreceksin:

Yoo buyurmam, iþin þekli deðiþti.
Ben 1 kez inanýrým, 2 kez inanmam.

Kabalist deðilim dedin, ýsrarda etmedim, baþým gözüm üstüne, eyvallah.
Sembolikle iþim olmaz zahire bakarým dedin, o da baþým gözüm üstüne, eyvallah.

Þimdi ise Kabalizm diyorsun, net deðilsin, oysa ben çok netim.

Bu eðer Kabalik bir yöntemse, yönteme yöntem.

Harflere, sayýlara gelince fikrimi söyledim yazýmda, benim için RUHSUZ yapýlardýr. Harflerden bir yol olmaz.

world
19-07-2017, 02:41
Yoo buyurmam, iþin þekli deðiþti.
Ben 1 kez inanýrým, 2 kez inanmam.

Kabalist deðilim dedin, ýsrarda etmedim, baþým gözüm üstüne, eyvallah.
Sembolikle iþim olmaz zahire bakarým dedin, o da baþým gözüm üstüne, eyvallah.

Þimdi ise Kabalizm diyorsun, net deðilsin, oysa ben çok netim.

Bu eðer Kabalik bir yöntemse, yönteme yöntem.

Harflere, sayýlara gelince fikrimi söyledim yazýmda, benim için RUHSUZ yapýlardýr. Harflerden bir yol olmaz.

Yahu kaynak veriyorum sana da iyilik yaramýyor. Kabalist olmadýðýmýz için böyle yazýlardan öðreniyoruz. Harf olayý Kabala'da da var yani.

Nero
19-07-2017, 14:48
Hasýlý bu Hurufu mukatta denen harfler, kendi baþlarýna hiç bir anlam ifade etmiyor, anlamsýzlar... Onlarý anlamlý eden, ona bakandýr, bu da anca bu kiþiyi baðlar.

Eðer huruf-u mukattaa bir anlam taþýmasaydý o dönem sahabe bu harflerin ne demek olduðunu Muhammed'e sorardý ve ondan gelen cevap da hadislerde yer alýrdý. Ama böyle bir hadis yok.

Demek ki o dönem bu harflerin ne anlama geldiði ahali tarafýndan zaten biliniyormuþ.

Herkesçe anlaþýlan birer anlamý varmýþ o harflerin.

al maarri
19-07-2017, 14:55
[QUOTE=Nero;605667]Eðer huruf-u mukattaa bir anlam taþýmasaydý o dönem sahabe bu harflerin ne demek olduðunu Muhammed'e sorardý ve ondan gelen cevap da hadislerde yer alýrdý. Ama böyle bir hadis yok.

Demek ki o dönem bu harflerin ne anlama geldiði ahali tarafýndan zaten biliniyormuþ.
Aynen öyle bu harfler bugün bize yabancý anlamsýz geliyor olabilir ama o dönem araplarý için bir anlam ifade ettiði kesin bir benzetme yaparsak das kapitali bugün iktisat bilgisi yüksek olamayan kiþilerin anlamasý çok zor iken ilk yazýldýðý dönemde yaþayan sadece okuma yazmasý olan bir iþçi ise gayet rahat anlayabiliyordu.

al maarri
19-07-2017, 14:59
Eðer huruf-u mukattaa bir anlam taþýmasaydý o dönem sahabe bu harflerin ne demek olduðunu Muhammed'e sorardý ve ondan gelen cevap da hadislerde yer alýrdý. Ama böyle bir hadis yok.

Demek ki o dönem bu harflerin ne anlama geldiði ahali tarafýndan zaten biliniyormuþ.

Herkesçe anlaþýlan birer anlamý varmýþ o harflerin.
Aynen öyle bu harfler bugün bize yabancý anlamsýz geliyor olabilir ama o dönem araçlarý için bir anlam ifade ettiði kesin.Bir benzetme yapacak olursak das kapitali bugün iktisat bilgisi yüksek olmayan kiþilerin analamasý çok zor iken o dönemde yaþayan sadece okuma yazmasý olan bir iþçi gayet rahat anlayabilmekteydi.

Nero
19-07-2017, 15:12
Aynen öyle bu harfler bugün bize yabancý anlamsýz geliyor olabilir ama o dönem araçlarý için bir anlam ifade ettiði kesin.Bir benzetme yapacak olursak das kapitali bugün iktisat bilgisi yüksek olmayan kiþilerin analamasý çok zor iken o dönemde yaþayan sadece okuma yazmasý olan bir iþçi gayet rahat anlayabilmekteydi.

Kapital benzetmesi olmamýþ yalnýz. O dönemde de okuma yazmasý olan bir iþçi Kapital'i anlayamazdý. Þimdi bile iktisatçý olmayanlarýn anlamasý zor.

al maarri
19-07-2017, 15:15
Kapital benzetmesi olmamýþ yalnýz. O dönemde de okuma yazmasý olan bir iþçi Kapital'i anlayamazdý. Þimdi bile iktisatçý olmayanlarýn anlamasý zor.

Söylediðinde haklýsýn benim anlatmaya çalýþtýðým þey bugün okuduðumuzda baðlamýný bilemediðimiz anlayamadýðýmýz þeylerin o eserin yazýldýðý dönemde yaþayanlar tarafýndan bize göre daha rahat bir þekilde anlaþýlmasýydý.:)

Nero
19-07-2017, 15:26
Söylediðinde haklýsýn benim anlatmaya çalýþtýðým þey bugün okuduðumuzda baðlamýný bilemediðimiz anlayamadýðýmýz þeylerin o eserin yazýldýðý dönemde yaþayanlar tarafýndan bize göre daha rahat bir þekilde anlaþýlmasýydý.:)

Evet, bu huruf-u mukattaa konusu çok ilgimi çekiyordu. Özellikle de Gönül Tekin hocanýn yapmak isteyip de Murat Bardakçý tarafýndan engellendiði için gizemli hâle gelen konuþmasý sayesinde merakým artmýþtý. Oysa sýradan bir durum olma ihtimali çok daha yüksek görünüyor þimdi.

al maarri
19-07-2017, 15:37
Gönül Tekin hocanýn konuk olduðu o bölümü ben de izlemiþtim hep en kritik yerlerde bardakçý durduruyordu gönül hocayý daha fazla ileri gitmeyelim diye bu meseleyi konuþturmayacaksan ne diye kadýný programa davet ediyorsun? O programdan sonra benim de bu konuya ilgim artmýþtý bu sýrada Fahreddin razinin bu harflere verdiði anlamlarý okudum iþte nun balýktýr ve yunus suresi baþlarken nun ile baþlar ve meþhur yunus peygamber kýssasý anlatýr vb ilginç þeyleri de okumuþtum.

Felâsife
20-07-2017, 00:16
Sevgili Nero ve al maarri

Acele cevap vermiþsiniz, teknik olarak çok iyisiniz, ona bir þey diyemem ama olayý biraz daha derinden düþünmeniz gerekirdi, ve tabki de biraz HÝS gerekirdi. Bir defa ahali dediðinizin okur yazarlýðý yok, eskilerin deyimiyle elifi görse mertek sanýr dedikleri durum kol geziyor.

Öte yandan Herkes ÞAÝR deðil, þair dediðiniz o devirde adeta bir kral. Kuss Bin Saide nin Muhammed daha peygamber olmadan bir panayýrda giriþi var ki kýzýl deve üstünde 100 yaþýný aþmýþ, beli bükük, göz çukurlarý çökük, daha adamýn geliþi çok etkileyici ki, þiirini demeye bile gerek yok, sonrasýnda yýllar sonra bile hatýrlanýyor.

Bugünün adeta ilim adamlarýndan farklarý yok, zira bu adamlar Edebiyatý biliyorlar, hitabet var, okur yazar durumlarý da var. Bu bile ahaliden farklarýný ortaya koyuyor.

Halk madem bu þeyleri biliyorda yazsaya bir þiir?

Edebiyat bugüne kýyasla pek ilim alanýna girmesede, o devirde bu adamlar þimdinin profesörleri konumundalar. Kuran bunlarla karþý karþýya gelmemek için bile kendinin þiir olmadýðýný vurguluyor, durumdan o anlaþýlýyor çünkü.
Oysa þiirsel teknik kullanýyor kuran, ama genede deðilim diyor, bunun sebeplerinden biride Þairleridir, Þairlerle karþý karþýya gelmemektir, gerçi genede en çok þairler karþý çýkýyor bildiðim.

Muhammed de þair deðil. (https://ismailhakkialtuntas.com/2012/02/02/rasulullah-sallallahu-aleyhi-ve-sellemin-onbes-yillik-suskunlugu/)
"Abdullah'ýn oðlu sadece güvenilir kiþidir, baþka hiçbir þey deðil.
Ondan öne çýkan þey ne beyin, ne bilim, ne okul eðitimi, ne sanatçý tabiat, ne filozofça mantýk, ne de olaðanüstü zekâdýr."

Muhammed bile bilmiyordur bu huruf meselesini, sorsalar ne öðrenecekler ki? Ruhu da bilmiyordu, sordular ne öðrendiler.
Muhammede insanlarýn bunu sormamasý, bildikleri anlamýna gelmez.
Diyanette komik cevap vermiþ, "adeta herkes biliyordu demeye getirmiþ" Akýlcý adamlardan anca bu beklenirdi. :D

Þiir gönüle hitaptýr, akla deðil, detaylarý bilmenize gerek yoktur.
Onun hazzýný almak, gizemi tatmak onu bilmekten çok daha önemlidir.

Hasýlý mesele bilmekte deðil hissetmektir, ahali bundan bir þeyler hisseder, bu doðrudur ama bilme konusuna gelince, bilmez, bilemez. Hatta bunu anlatamazlarda... Bunu anca o devirde ki Þairler bilir.

Nero
20-07-2017, 09:28
Sevgili Felâsife, sana o dönemde sahabe bu konuyu Muhammed'e sorardý dedim ama Ali'nin ve Ebubekir'in bu konunun Kuran'ýn gizli bilgileri olduðunu söylediðine dâir hadisler var. Doðruluðunu bilemem tabii ama bu hadisler durumu farklý kýlýyor zaten. Yani sormuþlar ve cevap alamamýþlar da olabilir. Ama nedense Muhammed'in bu konudaki bir açýklamasý yok hadislerde.

Cahil insanlarýn sormayacaðý görüþüne katýlamýyorum. Meraksýz insanlar sormaz ama bu öyle bir þey ki merak etmemek de zor. Ara sýra bâzý surelerin baþýnda, arasýnda geliyor. Ne demek bu? Ýnsan sorar.

Þiirde de görse sorar bence. Þiirin büyüsünden etkilense de sorar, þâirin heybetinden etkilense de sorar. Üstelik yeni bir din geliyor. Üstelik o dinin rehberi yaný baþlarýnda. Uzun süre zýrt-pýrt çadýrýna girip çýkacak kadar da yakýnlar...

"Abdullah'ýn oðlu sadece güvenilir kiþidir, baþka hiçbir þey deðil.
Ondan öne çýkan þey ne beyin, ne bilim, ne okul eðitimi, ne sanatçý tabiat, ne filozofça mantýk, ne de olaðanüstü zekâdýr."

Bu alýntý nereden acaba?

al maarri
20-07-2017, 09:45
Neronun dediklerine katýlýyorum hadislerde Muhammedin bu konuyla ilgili bir açýklamasý yok.Bir insan cahilde olsa o dönemde bu harflerin ne manaya geldiklerini sorar. Mesela hz ömer abese suresinde anlamýný bilmediði bir kelimenin olduðunu söylemiþtir ilk müfessirlerden sahabeden olan ibni Abbas da anlamýný bilmediði kelimelerin bir listesini çýkartmýþ ve bu kelimelerin peþine düþmüþtür.

Felâsife
20-07-2017, 11:50
Valla arkadaþlar ne diyeyim, mevzu ÞÝÝR en zor konulardan biri çünkü.

Halklar þiiri soracak, yargýlayacak, onu anlamaya çalýþacaklar. Tarih yazmaz.

Bir kaç gün önce Edebiyatýmýzdan örnekler verdim. (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=605536#post605536)

Þimdi sizin mantýktan gidince kimse sormadýðýna göre, okuyan herkes anlamýný biliyordu!
O yüzden de kimse sormadý. :D

Osmanlýcanýn bugün hurfu mukattadan ne farký var, kullanýlmayan bir dil ve ilgilisi meraklýsý uzmaný dýþýnda, anlamýný kim bilir?
Ýnsanlar tv de, radyoda, iinternette hep duyarlar bu beytleri, þiirleri ama kimseler de bu nedir diye sormazlar, tuhaf deðil mi?

Ha bugün ki devir ha o gün ki devir, hiç fark etmez, insanlar ortak davranýþlar sergilerler.

Hurufa gelince Muhammed bilmediði bir þeyin neyini açýklayacak ki?
Ruhu da bilmiyordu, kaç açýklama yapmýþ(!)

Bu gayet normal insan bilmediði þeyi bilmez ve açýklamasýný da yapmaz, yapamaz.

Ama tabi soran olmadýðýna göre demek ki herkes biliyordu mantýðý bu çok ilginç iþte :D
---
Alýntýnýn linki yazýda var Nero görmemiþsin.

Vefik Sami
20-07-2017, 12:11
Osmanlýcanýn bugün hurfu mukattadan ne farký var, kullanýlmayan bir dil ve ilgilisi meraklýsý uzmaný dýþýnda, anlamýný kim bilir?


"Osmanlýca" diye bir dil yok zâten. Osmanlýca'nýn dil olmasý için halk tarafýndan konuþuluyor olmasý gerekirdi. Anadoluda Türklerin konuþtuðu dil, Türkçedir. Selçukludan itibaren resmi yazýþmalarda Farsça, bilim ve din dili olarak da Arapça tercih edilmiþ. Zamanla Türkçe, Arapça ve Farsçadan mürekkep melez bir lisan oluþmuþ. Buna da Osmanlýca denmiþ. Saray erkâný ve saraya baðlý üst düzey askeri-sivil bürokrasi dýþýnda kimse bilmez bu dili...

Fransýzlar>Fransýzca
Ýngilizler>Ýngilizce
Almanlar>Almanca
Japonlar>Japonca
Vs, vs...

Osmanlýlar diye bir millet var mý ki "Osmanlýca" olsun ?

Nero
20-07-2017, 12:34
Valla arkadaþlar ne diyeyim, mevzu ÞÝÝR en zor konulardan biri çünkü.

Halklar þiiri soracak, yargýlayacak, onu anlamaya çalýþacaklar. Tarih yazmaz.

Bir kaç gün önce Edebiyatýmýzdan örnekler verdim. (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=605536#post605536)

Þimdi sizin mantýktan gidince kimse sormadýðýna göre, okuyan herkes anlamýný biliyordu!
O yüzden de kimse sormadý. :D

Osmanlýcanýn bugün hurfu mukattadan ne farký var, kullanýlmayan bir dil ve ilgilisi meraklýsý uzmaný dýþýnda, anlamýný kim bilir?
Ýnsanlar tv de, radyoda, iinternette hep duyarlar bu beytleri, þiirleri ama kimseler de bu nedir diye sormazlar, tuhaf deðil mi?

Ha bugün ki devir ha o gün ki devir, hiç fark etmez, insanlar ortak davranýþlar sergilerler.

Hurufa gelince Muhammed bilmediði bir þeyin neyini açýklayacak ki?
Ruhu da bilmiyordu, kaç açýklama yapmýþ(!)

Bu gayet normal insan bilmediði þeyi bilmez ve açýklamasýný da yapmaz, yapamaz.

Ama tabi soran olmadýðýna göre demek ki herkes biliyordu mantýðý bu çok ilginç iþte :D

Ben "kimse sormamýþ" demedim ki. "Eðer sorulduysa Muhammed de en azýndan bilmediðini söylerdi, bu da hadislerde yer alýrdý" mantýðýný iþlettim.

Osmanlý Türkçesinde o devirde bile sýradan halkýn bilmediði, anlamadýðý aðdalý Osmanlý divan þiiri dizlerini, yahut kanun maddelerini kimse sormamýþ mýdýr? Sormuþtur elbet.

Açýklamasý yapýlmýþtýr, týpký bugün yapýldýðý gibi. Yani bu benzetme uygun düþmüyor.

Felâsife
20-07-2017, 12:39
"Osmanlýca" diye bir dil yok zâten. Osmanlýca'nýn dil olmasý için halk tarafýndan konuþuluyor olmasý gerekirdi. Anadoluda Türklerin konuþtuðu dil, Türkçedir.

Tamam iþte Halk Türkçe konuyor, çok güzel.
Ama Edebiyatýn dili Osmanlýca!

Bu Araplarda da böyleymiþ, Araplar Arapça konuluyor ama Edebiyatlarýnýn dili farklý!
Hurufu mukatta farklý bir dil ve Arapçanýn kendi deðil ve halk bunu bilmez !...

Harflerin Arapça olmasý hiç bir þey deðiþtirmez.

Benim iddiam da bu.

Selçukludan itibaren resmi yazýþmalarda Farsça, bilim ve din dili olarak da Arapça tercih edilmiþ. Zamanla Türkçe, Arapça ve Farsçadan mürekkep melez bir lisan oluþmuþ. Buna da Osmanlýca denmiþ. Saray erkâný ve saraya baðlý üst düzey askeri-sivil bürokrasi dýþýnda kimse bilmez bu dili...
OK.
Ýtirazým yok zaten bende böyle biliyorum, ama yazým dilinin hepsi Osmanlýca, bu nasýl oluyor?
Ve bu dil bugün de MERAKLISI dýþýnda kullanýlmýyor.

Hurufu Mukatta öyle, MERAKLISI dýþýnda kullanýlmaz ve bilinmez. Muhammed de ÞAÝR olmadýðýna göre bilmez/bilemez.
Þairler kendi aralarýnda bir DÝL geliþtirmiþler, Þiirden anlamayanýn bunu aanlamasý mümkün de deðil.


Osmanlýlar diye bir millet var mý ki "Osmanlýca" olsun ?
Adamlar milyonlarca YAZI yazmýþ, KÝTAP neþretmiþ, bundan baþka varlýðýna ne delil olabilir ki?

Ýllaki var ama dediðiniz gibi kullaným alaný farklý, brokraside ve Edebiyatta!

Halkta bunu anlamýyor, ARZUHALCÝLÝK mesleðide TAM bunun için var, halka saray arasýnda kontak kurmak. Bu gün bile böyle.

Felâsife
20-07-2017, 12:55
Açýklamasý yapýlmýþtýr, týpký bugün yapýldýðý gibi. Yani bu benzetme uygun düþmüyor.

Bütün teoriniz Hurufu Mukatta harflerin Arapça olmasý ve Araplarýn da bunu bilmesi üzerine deðil mi?

Çok yanlýþ bir düþünce bu.

Örn.
Bir sürü Millet LATÝN harflerini kullanýyor, sizin mantýktan gidersek bu milletlerin hepsi bir birilerini anlar!

Niye anlaþamýyoruz o zaman.
Ya da anlaþýyorsak isek o zaman özür dilerim, ben fark edememiþim farký!

Mukatta da öyle, Þairler kendi aralarýnda anlýyor. ve de yazýyor ama Þair olmayanlar da maval maval bakýyor. Öz Türkçesi bu demektir bunun.

Nero
20-07-2017, 13:21
Bütün teoriniz Hurufu Mukatta harflerin Arapça olmasý ve Araplarýn da bunu bilmesi üzerine deðil mi?

Çok yanlýþ bir düþünce bu.

Örn.
Bir sürü Millet LATÝN harflerini kullanýyor, sizin mantýktan gidersek bu milletlerin hepsi bir birilerini anlar!

Niye anlaþamýyoruz o zaman.
Ya da anlaþýyorsak isek o zaman özür dilerim, ben fark edememiþim farký!

Mukatta da öyle, Þairler kendi aralarýnda anlýyor. ve de yazýyor ama Þair olmayanlar da maval maval bakýyor. Öz Türkçesi bu demektir bunun.

Hayýr, bütün teorim huruf-u mukattaanýn ve genel olarak Kuran'ýn o dönemde sahabe tarafýndan anlaþýlýr olduðu yönünde. Çünki aksi halde, Muhammed'e sorarlardý "bu ne demek" diye ve o da açýklama yapardý veya yapamazdý ve bu da hadislere geçerdi.

Felâsife
20-07-2017, 13:49
Hayýr, bütün teorim huruf-u mukattaanýn ve genel olarak Kuran'ýn o dönemde sahabe tarafýndan anlaþýlýr olduðu yönünde. Çünki aksi halde, Muhammed'e sorarlardý "bu ne demek" diye ve o da açýklama yapardý veya yapamazdý ve bu da hadislere geçerdi.

Hahaha :D

Ben yüksek müsadenizle izninizi isteyeceðim, yoruldum çünkü, bu iþ öyle 40 delille filanda olmayacak.

Çünkü
O insanlar hakikaten "Gökteki yýldýzlar gibiymiþ" mantýk buna gidiyor, onlar her þeyi bilirler!

Diyanette fark ettirmeden iþi ona getirmiþ.

Biliyorlardý!
bitti.

Þaircenin dili olan Þiirceyi kim bilmez! helede kendi dilinde.

Hahaha :D :D

Nero
20-07-2017, 14:01
Hahaha :D

Ben yüksek müsadenizle izninizi isteyeceðim, yoruldum çünkü, bu iþ öyle 40 delille filanda olmayacak.

Çünkü
O insanlar hakikaten "Gökteki yýldýzlar gibiymiþ" mantýk buna gidiyor, onlar her þeyi bilirler!

Diyanette fark ettirmeden iþi ona getirmiþ.

Biliyorlardý!
bitti.

Þaircenin dili olan Þiirceyi kim bilmez! helede kendi dilinde.

Hahaha :D :D

Osmanlýcayý anlayamayýz tabii. Daha Türkçe anlaþamýyoruz! :)

Ben "biliyorlardý" demiyorum, "bilmiyor olsalardý sorarlardý ve bir cevap alýrlardý" diyorum. Siz ise "bilmiyorlardý ve yine de sor(a)mazlardý" diyorsunuz.

Neyse, huruf-u mukatta konusunda halen net deðilim. Bilmiyor da olabilirler, biliyor da. Ama biz neden bugün kendi dilimizde anlaþamýyoruz, bilmiyorum. :)

Felâsife
20-07-2017, 21:46
Neyse, huruf-u mukatta konusunda halen net deðilim. Bilmiyor da olabilirler, biliyor da.

Ben net'im. :)
Bu konuda en ufacýk bir "acaba þüphe" yok bende.
Zira þiir denen, helede toplumsal þiir, etkileþimli þiir denen þeyide hasbel kader biliyorum, nihayetinde o tarzda bende þiirliyorum, o dönemin þiirlerine bakma fýrsatý da buldum, az çok tarih, kuran da biliyorum.
Ben net olmayayým kim olsun.

Anlaþamadýðýmýz noktada bu zaten; net olmak ve olmamak.
Þu da var ki anlaþamamak bile temelde bir anlaþma þeklidir. Anlaþamadýðýmýz noktayý kavradýðýnda, bu anlaþmýþýz demektir.

Sevgiler

Nero
20-07-2017, 21:53
Ama "herkes neyi anlýyorsa onu anlýyordu" demek netlik mi? :)

Felâsife
20-07-2017, 22:21
Ama "herkes neyi anlýyorsa onu anlýyordu" demek netlik mi? :)

Net olamadýðýný kendin itiraf ediyorsun. Çünkü elde yazýlý bir kaynak yok!
Kaynak olamayýnca da netleþemedin. Bunu anlýyorum, bu teknik bir þey senin için.

Ama ÞÝÝR teknik bir þey deðildir. Mesele bu. Gönül iþi, his iþidir.

Belki biraz þiirle de edebiyatla da ilgilenmen gerekir, yoksa bu meselede ASLA netleþemezsin.
Netleþeni de kabullenemezsin, sorunumuz bu.

Mesele anlamak, anlamamakta deðil, "teknik ve hissin" bir araya gelememesi.
Ama gelir mi gelir, gelmez diye bir þey yok.

Nero
20-07-2017, 22:23
Net olamadýðýný kendin itiraf ediyorsun. Çünkü elde yazýlý bir kaynak yok!
Kaynak olamayýnca da netleþemedin. Bunu anlýyorum, bu teknik bir þey senin için.

Ama ÞÝÝR teknik bir þey deðildir. Mesele bu. Gönül iþi, his iþidir.

Belki biraz þiirle de edebiyatla da ilgilenmen gerekir, yoksa bu meselede ASLA netleþemezsin.
Netleþeni de kabullenemezsin, sorunumuz bu.

Mesele anlamak, anlamamakta deðil, "teknik ve hissin" bir araya gelememesi.
Ama gelir mi gelir, gelmez diye bir þey yok.

Ama belki ben de þiirle ve edebiyatla ilgileniyorumdur? :)

Felâsife
20-07-2017, 22:48
Ama belki ben de þiirle ve edebiyatla ilgileniyorumdur? :)

Toplumsal þiir, etkileþimli þiir de yazabiliyor musun?

Mesela gördüðün bir þeyi içselleþtirip, o olup, onun gözünden bakarak, onun dilinden konuþarak yazabiliyor musun?

O olabiliyorsan, O ya odaklanabiliyorsan, HÝSSÝ ALIRSIN.
O olmuþsundur çünkü.
Burada O da Tanrý deðil ha, neye odaklandýysan O!

En çok itirazýda onlar ettiler esasýnda, biz dururken sana mý geldi peygamberlik diye.
Çünkü onlarýn söyledikleri de kuran gibiymiþ...

Dedimya ben o zaman ait þiirlerden okudum, onlar toplumsal þiirlerdi, çiçek böcek kelebek üzerine yazýlmamýþ þiirler.
Bunlarda duygu elbet ama toplumsal þiir farklý bir alan. M.Akif te mesela toplumsal bir þairdir. Yazdýklarý aðýr olur, din ve dinsizlik barýndýrýr.
Toplumun hali neyse ona o geçer. Burada da yargý yoktur, hisler dünyasý, gönül dünyasý yargýlanamaz, o neyse odur.

Ama tabi varsa alalým bir kaç þiirlerinden, ben severim okumayý. :)

Nero
20-07-2017, 22:59
Toplumsal þiir, etkileþimli þiir de yazabiliyor musun?

Mesela gördüðün bir þeyi içselleþtirip, o olup, onun gözünden bakarak, onun dilinden konuþarak yazabiliyor musun?

O olabiliyorsan, O ya odaklanabiliyorsan, HÝSSÝ ALIRSIN.
O olmuþsundur çünkü.
Burada O da Tanrý deðil ha, neye odaklandýysan O!

En çok itirazýda onlar ettiler esasýnda, biz dururken sana mý geldi peygamberlik diye.
Çünkü onlarýn söyledikleri de kuran gibiymiþ...

Dedimya ben o zaman ait þiirlerden okudum, onlar toplumsal þiirlerdi, çiçek böcek kelebek üzerine yazýlmamýþ þiirler.
Bunlarda duygu elbet ama toplumsal þiir farklý bir alan. M.Akif te mesela toplumsal bir þairdir. Yazdýklarý aðýr olur, din ve dinsizlik barýndýrýr.
Toplumun hali neyse ona o geçer. Burada da yargý yoktur, hisler dünyasý, gönül dünyasý yargýlanamaz, o neyse odur.

Ama tabi varsa alalým bir kaç þiirlerinden, ben severim okumayý. :)

Þiir bende 4.-5. sýrada gelir. Ondan önce öykü var? Etkileþimli öykü yazdým. Ama ayný þeyi mi anlýyoruz? Yani katýlýma açýk, baþkalarýnýn katkýsýna açýk, interaktif öykü.

Felâsife
20-07-2017, 23:35
Ondan önce öykü var? Etkileþimli öykü yazdým. Ama ayný þeyi mi anlýyoruz?

Yok ayný þey deðil.
Baktýðýn þeyi olabilmek, mesela bir çöp tenekesi olmak.

Bu öyle bir þey ki sanki onun aðzýndan yazdýðýn gibi, onun tüm halini hissederek, o olarak, sonrada ondan çýkarak, onun halini yazabilmektir.

Bu çok sancýlý da olur zira HÝS dediðimiz þey geçince sadece, sevinçler, mutluluklar geçmez, acýda ýzdýrapta geçer ki göz yaþlarýndan kahrolmaktan o þiiri zor yazarsýnýz. Bazý þiirlerimde bu oldu, olduðu içinde biliyorum.
Etkileþim dediðim bu.

Bu iþ yazýda da olur hiç fark etmez. Önemli olan o kontaðý kurabilmek.

Sevgiler

Nero
20-07-2017, 23:45
Yok ayný þey deðil.
Baktýðýn þeyi olabilmek, mesela bir çöp tenekesi olmak.

Bu öyle bir þey ki sanki onun aðzýndan yazdýðýn gibi, onun tüm halini hissederek, o olarak, sonrada ondan çýkarak, onun halini yazabilmektir.

Bu çok sancýlý da olur zira HÝS dediðimiz þey geçince sadece, sevinçler, mutluluklar geçmez, acýda ýzdýrapta geçer ki göz yaþlarýndan kahrolmaktan o þiiri zor yazarsýnýz. Bazý þiirlerimde bu oldu, olduðu içinde biliyorum.
Etkileþim dediðim bu.

Bu iþ yazýda da olur hiç fark etmez. Önemli olan o kontaðý kurabilmek.

Sevgiler

Yazmadým. Zor olmalý. Ama ilginç de olmalý. Denerim belki.

Gözlem yeteneðim var. Empati yapabilirim. Acýsýný içimde hissetmem ama. O kadar özdeþlik kurmam. Taklid ederim.

Felâsife
21-07-2017, 00:07
Yazmadým. Zor olmalý. Ama ilginç de olmalý. Denerim belki.
Zor olduðu kesin, ben artýk bir þeylere odaklanmaya filan da korkar oldum zira, tüm düzen altüst olabiliyor, kayýtsýz da kalamýyor insan.
O yüzden denemek iyide, bir kere baþlayýnca da býrakamamak var.

Gözlem yeteneðim var. Empati yapabilirim. Acýsýný içimde hissetmem ama. O kadar özdeþlik kurmam. Taklid ederim.

Mesele anlaþýldýðýna göre ben artýk bitiriyorum, daha fazla okuyanlarý da meþgul etmeyeyim. Teþekkürler sohbet için.

Sevgiler

Nero
21-07-2017, 00:09
Zor olduðu kesin, ben artýk bir þeylere odaklanmaya filan da korkar oldum zira, tüm düzen altüst olabiliyor, kayýtsýz da kalamýyor insan.
O yüzden denemek iyide, bir kere baþlayýnca da býrakamamak var.


Mesele anlaþýldýðýna göre ben artýk bitiriyorum, daha fazla okuyanlarý da meþgul etmeyeyim. Teþekkürler sohbet için.

Sevgiler

Ben de teþekkür ederim. Sizle sohbet zevkli.

Ahlaksýz
11-12-2018, 19:44
Bu ''YASÝN'' suresi var ya,burada bir gariplik var..
Kuran'daki Ýsa þöyle belirtilir; عِيسَى
Yasin suresi de,þöyle baþlar;يس

Sureyi okumaya devam edelim;2.ayet þöyle çevrilmiþ;
''Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) Kur’ân’a andolsun.''
Ama bence þöyle;hikmet olan Kuran'sýn..
3.ayette þöyle;
''Muhakkak ki sen, gerçekten gönderilen resûllerdensin.''
Burada bir sýkýntý yok..Resul/elçi/peygamber olarak çevirebiliriz bunu..
Devam eden ayetlerde Muhammed'le ilgili hiçbir þey yok..Hatta üzümden filan bahsediliyor ki,Mekke'de üzüm filan yok..!

Bence bu surenin adý ÝSA..Burada bir oynama yapmýþlar..Ýsa kelimesinin baþýndaki ayýn harfi ortadan kaldýrýlmýþ..Niye böyle düþünüyorum;
1-Yasin ve Ýsa kelimeleri arasýnda sadece bir harf var ve biz kuranda oynama yapýldýðýný filan biliyoruz..
2-Ýkinci ayette geçen hakim,hikmet olarakta çevriliyor ki;biz hikmetin logosla ayný þey olduðunu,logosun da Ýsa olduðunu biliyoruz..
3-Ýsa kelamullah demektir..Kuran'da kelamullah demektir..Yani Ýsa ve Kuran ayný söylemle ifade edilir..Ýkinci ayetteki Kuran kelimesi ile kast edilen þey,aslýnda bir kitap deðil,bir kiþidir ve bu kiþi de Ýsa'dýr..
Ýkinci ayeti þöyle anlayabiliriz;hakim olan Kuran'sýn veya hikmet sahibi Ýsa'sýn veya logos olan Kuran'sýn..Bunlarýn hepsi ayný þey..
4-Üçüncü ayette geçen resul ifadesi de,geçmiþte Ýsa için kullanýlmýþ bir ifadedir..Yani bu ifadeden,islam peygamberi Muhammed çýkamaz..

Ýlk 3 ayet þöyle;
1-Ýsa
2-Hikmet sahibi Kuran'sýn..
3-Sen resulsün de..

Burada Ýsa'nýn tanrýlýðý onaylanýyor ama ayný zamanda Ýsa'nýn resul olduðu da belirtiliyor..

Karanlýktan aydýnlýða
12-12-2018, 15:10
https://incil.info/kitap/psa/119

ForumKirpisi
12-12-2018, 16:24
https://incil.info/kitap/psa/119

sevgili karanlýktan aydýnlýða, isa; tanrýnýn yüce oðlu çok seviyorum onu! beni de aranýza kabul eder misiniz kardeþim?

Ahlaksýz
07-02-2020, 16:48
Hurufilik diye bir þey var..
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hurûfilik
Bu akým,Kuran'ýn sýrrýnýn olduðunu ve bu sýrrýn da Kuran'da 29 sure baþýnda geçen hurufu mukatta harflerinde olduðunu söylemiþtir..Sünnilik bu akýmý,Enam 59 gibi ayetlerle mahkum etmiþtir..
Müslümanlar 1400 yýl boyunca böyle BOÞ þeylerle uðraþmýþlar..Halbuki kafayý hurufu mukattaya takacaklarýna,mesela Kuran'ýn bir kadýnýn þahitliðini niye kabul etmediðini söylemesine taksalar,kafalarý özgürleþecek ama bunlarýn derdi iþte,böyle BOÞ þeyler..

Bir de bir yaratýcý tüm insanlara neden böyle hitap ediyor,bunu da açýklasalar da,biz de anlasak..!

Türkiye'de açlýkla boðuþan bir Müslümana,Allah þöyle diyor;
ELÝF LAM MÝM
Yemen'de üzerine bomba yaðdýrýlan bir Müslüman çocuða,Allah þöyle hitap ediyor;
TA HA
Afganistan'da Müslüman bir baba,müslüman evladýna tecavüz ederken,Allah þöyle hitap ediyor;
YA SÝN

Yahu,bu ne?Bir yaratýcý,kendisine inanan insanlara böyle mi hitap eder?Kendisine inananlar bile 1400 yýldýr,yaratýcýnýn ne dediðini anlamamýþken,kendisine inanmayanlara ne diyebilirsiniz ki?!
Neyse..

Konunun ilmi yaný da þu;
Bu gizemcilik/batýnilik denilen þeyin kökeninde,Pisagorculuk vardýr;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Pisagorculuk

Bu akým,semavi dinlere çok etki etmiþtir..Antik Yunan'daki bu akým da,durup dururken bir anda ortaya çýkmýþ deðildir tabi..Antik Mýsýr ve Mezopotamya inançlarý/insanlarý,bu akýmýn ortaya çýkmasýnda rol almýþlardýr..

Bu akýmýn Yahudilikteki karþýlýðý da KABALA tabi ki..Kabala içinde Sepher Yetzirah diye bir þey var..Burada harflere verilen anlamdan söz edilir..Bütün yaratýlýþýn temelinde 3 ibrani harfin olduðu belirtilir..Aleph,Mem,Shin..Hava,Su ve Ateþ'e karþýlýk gelirler..Detaylý bilgi için;
https://www.dr.com.tr/Kitap/Yahudi-Mistisizmi-ne-Giris-Kabbalah/Joshua-Abelson/Din-Mitoloji/Musevilik/urunno=0000000389748