PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mürkiye'de siyasi gündem...


Şüpheci Dinsiz
24-12-2013, 04:40
Sevgili arkadaşlar,

Belki duymuşsunuzdur, paralel evrende Masya ile Mavrupa kıtaları arasında Mürkiye adlı bir ülke var. İşte ben, bu ülkeye başbakan olmaya karar verdim. Laf aramızda, ülkenin durumu tam bir enkaz, gericilik almış yürümüş, eğitim sıfır, bilim sıfır, hukuk ve adalet sıfırın da altında, yolsuzluk hırsızlık deseniz dünya rekoruna sahip.

Kendimce yapacaklarımı liste yaptım. Biliyorum, işim zor. Hatta bazı arkadaşlar ülkenin adam olma ihtimalini "imkansız" olarak görüyorlar.

Yapacaklarımı ara ara listeden seçip yazarım. Şimdi yazacağım konu "adalet" hakkında.

Kendi kendime dedim ki, ben Marksistim, benim adaletim Mürkiye toplumunun tümünü, özellikle malum Süslüman (Müslüman gibi birşey) %50'yi tatmin etmeyebilir, o yüzden adaleti yerine getirirken işin içine "kısas" kavramını da katayım ki, Süslümanlar da tatmin olsunlar.

Efendim bu Mürkiye'de, türlü adaletsizlikler olmuş vaktiyle. Durduk yere Mergenekon filan diye örgütler icat edilip yüzlerce insan hapse atılmış, aleyhinde sahte deliller düzülmüş, havada cd'ler uçuşmuş, mütareke basını boy boy yayınlamış, sonuçta insanlar 4 yıldan az olmamak kaydıyla hapis yatmış, büyük bir kısmı onlarca yıl daha yatacakmış. Sanık avukatlarının tüm delillerin sahteliğini ispatlamasına rağmen hakimler umursamayıp insanlara onlarca yıllık cezalar vermişler. Sonra nedense tutukluluk süresinin uzun oluşu gerekçe gösterilerek birileri bırakılmaya başlanmış. Hatta kendilerine günlük 2 ML (Mürkiye Lirası) hesap edilerek tazminat bile ödenecekmiş.

Hem adil, hem kısas nasıl olunur diye düşündüm efendim. Şöyle olacak :
1- Mergenekonu planlayanı, soruşturanı, uyduranı, iddiasına yazan savcıyı, bu savcıyı ti'ye alan hakimi, karar veren hakimi, boy boy haber yapan mütareke basınını, bik bik konuşan "yetmez ama evet"çileri millet olarak karar vereceğimiz en uydurma nedenle hapse atacağız.
2- Bu kişiler bir yerlerini yırtacaklar, hukuk adalet vs. diyecekler, biz "vay darbeci" veya "ehhe", hatta "essah mı" şeklinde dalgamızı geçeceğiz.
3- Yaklaşık 5 yıl yattıktan sonra günlük 2 ML'den hesap yaparak boşa yattıkları günlerin cezasını ödeyeceğiz.

Ancak böyle eşit olunur. Buraya kadar fiks menü. Yani bu illaki olacak.

Sonra Mezi Parkı olaylarına geleceğim. Halkına eziyet eden sadist polis üzerinde stres atma hayratı mı açayım dedim, sonra vazgeçtim. Yeni Mürkiye'de artık şiddet olmamalı çünkü. Yeni Mürkiye asla kirlenmemeli.

Bu olayda kısas'ı uygulasak, 6 kişiyi öldürmemiz, 12 kişinin gözünü çıkarmamız, 50'ye yakın beyin travması yaşatmamız, 200'e yakın kemik kırmamız, 3 kişiyi yakmamız, 2 kişiyi felç etmemiz, 5000 kişiyi yaralamamız, tüm polis camiasını turnikeye sokup defalarca gazdan geçirmemiz, ilaçlı sularla zehirlememiz, otoparklarda, sokak aralarında, karakollarda işkence etmemiz, onbinlerce plastik mermi sıkmamız, günlerce nezarete atmamız, yıllarca küfür etmemiz gerekirdi. Bu emri verenleri, emirleri uygulayanları, tasvip edenleri, çiğnedikleri her kişi hakkı için tekrar tekrar aynı şiddeti uygulamamız gerekirdi. Hatta, insanlara durduk yerde eziyet ettikleri için verilecek cezanın da bir çarpanı olması gerecekti, mesela yaptıkları sadistlikler için örneğin iki misli ceza uygulamamız gerekecekti. Ancak böyle eşit olurduk.

Adaleti uygulamak da zormuş yahu. Bu canileri vatandaşlıktan atsak kimse almaz, açlıktan ölürler ki, ölmelerini veya fiziki zarar görmelerini istemem. Ben onlar gibi değilim, her ne kadar hak etmiş olsalar da onlar gibi değilim, olmak da istemiyorum. Hem, biraz acı çekmeliler, ümitsizliği iliklerine kadar yaşamalılar, çünkü çok acı çektirdiler, çok hayat kararttılar.

Sıra yolsuzluklara gelecek. Bunların bütün şürekasını silkeleyeceğim, çaldıklarıyla dış ve iç borcu öderim, hatta bahşiş bile atarım, eminim ki bir o kadar da hazineye kalır. Peki cezası ne olacak ?

Bunu kişinin kendisine sorabiliriz. Deriz ki: Elhamdülillah Süslümanım diyordun, şeriat mı, kısas mı istersin, medeni yasalara göre yargılanmak mı ? Sizce kaçı şeriat cezası ister ?

Ne yapsam içimden insanlığı atamıyorum. Aklıma vahşi batı zamanlarında uygulanan katran-tüy cezası geliyor, veya milletin yüzüne tükürmesi için üstü açık bir arabada gezdirebiliriz, ama bunlarda utanma yoktur, yani işe yaramaz.

Yine en iyisi hapis cezası sanırım, iyi de memleketin yarısını hapse mi atacağız ? Yarısı olmasa bile çok kişi hapse girecek kanımca.
Çoğu da hapse girmeyi hak ettiği halde girmeyecek. Oysa, cahil olmak bile yetmeliydi hapse girmesi için. Bu çağda cahillik suçtur, çünkü cahiller topluma yüktür, toplumun ayağında prangadır bana göre.

--/--

Birde, yetmez ama evetçiler, liberaller, tuhaf solcular, dönekler, vaktiyle iktidara yol ve gaz vermiş rüzgar gülleri var hesaplaşmak gereken.
Ne demişler : Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
Cahilin aptallığına çakalın fırsatçılığı, cahil olmayanın iyi niyeti eklenince olan bütün topluma oluyor. Bakınız: Mürkiye.

Sevgiler

Erdem Alaca
24-12-2013, 12:50
Elinize sağlık sn. Deist_tr.

Vefik Sami
24-12-2013, 15:06
" Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır." (Efesliler: 6/12)

Pavlus'un en beğendiğim sözü bu cümlesidir.
Belki de tüm mektuplarında MESİH'e âit bir düşünsel derinlik/kalite barındıran tek cümlesi...
Gerçi Romalılar: 13/1-2 de bu düşüncesiyle çelişir.

1 - Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.
2 - Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.

Suç işleyen insanları hapse atarak, öldürerek bedenleri cezâlandırıyoruz. Halbuki o bedenleri suça-günaha sevk eden kötü düşünceler - Pavlus'un betimlemesiyle karanlığın güçleri - hep özgür. Kölelerinden biri hapse girince yahut öldürülünce, bir başkasını buluyor. Kötü düşünceleri hapsedecek 'mapushâne' îcad edilemedi henüz.

Tek mücâdele yöntemi; düşünceye karşı düşünce ve de eğitim.
Ama bu güne kadar elimizdeki bu silahı doğru-dürüst kullanamadık nedense...