Orijinalini görmek için tıklayınız : BDP/HDP' nin "Halkin Partisi Olma" Politikasi
evrensel-insan
21-01-2014, 15:07
Su politika denen kavrama oldum olasi isinamamis sicak bakamamiks samimi gorememisimdir.
Bunun iki ana nedeni vardir;
Birincisi HIC BIR POLITIK PARTININ TUM TOPLUMUN FARKLI HALKLARINI KUCAKLAYACAK BIR SOYLEMLERI OLAMAMASI
Ikincisi kendi politik ideolojik sosyo-etik (dini, milli ahlaki v.s.) cikarlarini sadece iktidara gelmek ve guc ve otorite olarak topluma TEK NITELIK TEMELINDE DAYATMAK yani POLITIK VESAYET.
Ucuncusu de bu cikar temelli politikalarini yerine goye ve tamamen ortamin kendilerine sagladigi oy koparma temelli duygu somurusune dayanarak, YA POLITIKALARINI ACIKCA DILE GETIRMEK, YA DA DIGER POLITIKALARI ELESTIRIP KENDI ALTERNATIFLERINI HALKTAN YANA GOZUKEREK KENDI POLITIKALARINI "SAKLAMAK/GIZLEMEK"
Butun bunlari neden yazdim. Son zamanda BDP/HDP soylemlerini dusunce ve yapmak istediklerini takip ediyorum.
Biliyorum ki bu ikisi de TUM TURKIYE'NIN TOPLUMUNUN FARKLI SOSYO-ETIK FARKLARINI FARKLARI ILE KUCAKLIYABILECEK BIR IKTIDAR VASFI TASSIMIYOR.
Oturup dinleyin, su ortamdaki konusmalarini; diger butun partilerin soylem dusunce ve politikalarinin CIKARLARINI COK GUZEL DILE GETIRIYOR VE ELESTIRIYORLAR
Kendilerini de "ne o ne bu" ikilemine dahil etmediklerini cok guzel acikliyorlar.
Yalniz kimse tarihi ONLARIN KURDCULUK POLITIKASINI PKK TERORUNE VERDIGI DESTEGI bilmiyormus gibi konusuyorlar ve hic deyinmedikleri bu konulara dayanarak ta, kendilerini sanki tum toplumu iktidar temelli farkli halklarinin hak ve ozxgurlukleri ile kucaklayabilecekmisler gibi aciklama yapiyorlar.
Mesela eskiden yasama/yurutme yargi farki OLMADIGINI MILLI VESAYET ILE ACIKLIYORLAR ve bugun de olmadigini DINI VESAYET ile acikliyorlar. Biz disardayiz diyorlar.
AKP-Cemaat cekismesinde "ya biri ya digeri" ikileminin de disina cikiyorlar ve paralel devletin her ikisi ile birlikte kuruldugunu ve iktidara geldinini soyluyorlar ve kendileri yasama/yurutme ve yargi temelini halkin guvenebilecegi sekile getirebileceklerini soyluyorlar yani milli ya da dini vesayetten bagimsiz.
Suriye'de her turlu katliamlari gerceklestirenlerin hem Esad hem de orada her turlu farkli ad ve yapilanmadaki DINI teroristlerin oldugunu soyluyorlar ve 2. Cenevre ve son gunlerde ortaya cikan insanlik disi katliam/iskence fotograflarinin aslinda ESAD'I DEVIRME ADINA ortaya atilmis ve Cenevre konferansinda emperyalizmin onculugunde dunya'yi kandirmak ve eger Suriye'deki Esad rejimini devireceklerse bunun icin Suriye'ye emperyalist gucler birligi olarak saldirmanin mesru ve mubah cikar araci olarak kullanilacagini soyluyorlar.
Kisaca her konuda gecmis ve bugun hic bir zaman olamamis bir iktidar hukumet olabilme ve tum toplumu kucaklama politikasini ALTERNATIF OLARAK "yani ya o ya bu degil/baska bir sey" saglayabilecek tek HALKIN PARTILERI OLDUGUNU soyluyorlar.
Bunu HSYK yapilanmasindaki eski milli simdi dini ve de AKP-Cemaat iktidar savasinin bir tezahuru oldugunu ve diktatorun bu konudaki pasylasimda cemaati "saf disi birakmak" cabalarini, diger tum kadro degisimlerine de deginerek dile getiriyorlar.
Ne guzel di mi?
Ama eskiden yaptiklarinin su an tam tersini yapiyorlar, yani KURDCULUK VE PKK TERORU YANLARINA HIC DEGINMIYORLAR.
Suriyedeki teror katliamlarinda PKK paraleli PYD den hic bahsetmiyorlar, ya da gecmis olarak "terore verdikleri destekte hata yaptiklarini" dile getirmiyorlar.
Kisaca su anki ortam onlarin politik cikarlarinin KENDI POLITIK CIKARLARINI "GERIDE TUTMAK/GIZLEMEK/SAKLAMAK" olarak yansiyor.
Peki bu parti nasil "halkin partisi" olacak? Kurd varligi disinda kalan basta kendine turk diyenlere ne verecek, ya da diger sosyo-etik dini/mezhepsel ve milli/etnik sosyo-etik hak ve ozgurluk savunucularina ne verecekler?
Kisaca iktidar olsalar ve bir basbakan olarak hukumetin basina gecseler, hukumeti ve devleti SADECE KURD VARLIGINI O DA KURDCULUK POLITIKASI ILE DEGIL; kurd varliginin sosyo-etik haklari ve diger farkli sosyo-etik haklari nasil kucakliyacak ve temsil edecekler?
Tabi butun bu konusmalarda bunlar henuz yok. Ilerde olurmu, ya da ne yonde olur nasil bir politik cikar icerir v.s. ise muamma.
Diyorum ya su politikayi hic sevemedim ve savunamadim. Cunku IKTIDAR OLDUGUNDA HUKUMET VE DEVLET ADINA TUM TOPLUM VE FARKLI HALKLARININ FARKLI SOSYO-ETIK HAK VE OZGURLUGUNU hic birini digerine ustun ve hakim kilmadan, hic birini yok saymadan, sadece kendisininkini tum topluma iktidar gucu ve otoritesi ile dayatmadan politika yapamiyorlar.
Cunku hala en azindan gezi bilincinin farkinda degiller.
SOSYO-ETIK FARKLAR HIC BIR ZAMAN POLITIKANIN CIKAR OY DUYGU SOMURUSU OLAMAZ. Hic bir politika iktidar temelli guc ve otoritesi ile sadece kendi sosyo-etigini tum topluma dayatamaz.
Bu konu politikanin degil; evrensel hukukun insan haklarinin hak ve ozgurluklerinin antiayrimci firsat esitlikci her bir farkin tanimi temsili ve yasam ve iliski hak ve ozgurlugu konusudur.
Bizim politikacilarimiz Anadolu tarihinde HENUZ BUNU OGRENEMEDILER YA DA FARKINDA DEGILLER, YA DA FARK ETMEK POLITIK CIKARLARINA TERS.
Ustelik politikalarinin her turlu oy ve duygu somurusu temeli sadece bu sosyo-etik fark cikar propagandasina dayaniyor, kisaca 17. yuzyili yasiyoruz, politikada ve herseyde oldugu gibi.
Nevandaar
21-01-2014, 16:46
Bdp'lilerin canları sıkılmış ve biraz eğlence çıksın demişler. Sıkıntı yok. Yorulunca inlerine dönerler nasıl olsa.
İnlerine donmek ne demek yahu!? Bu nasil bir uslup?
istatistik
21-01-2014, 23:16
Siyasette üslubun giderek mantıksız bir hal aldığını görüyorum. Yukarıda da görüldüğü gibi. Bir diğer ironi ise karşı olunan görüşün üslubuna uyum sağlamak olsa gerek.
Bunları bir kenara bırakırsak, şuan Türkiye'de en iyi muhalefeti BDP ve HDP'nin yaptığını söyleyebilirim. Selahattin Demirtaş'ın gündeme ilişkin açıklamalarına üstün körü bakmak bile bu dediğimi doğrulayacaktır.
Siyasette üslubun giderek mantıksız bir hal aldığını görüyorum. Yukarıda da görüldüğü gibi. Bir diğer ironi ise karşı olunan görüşün üslubuna uyum sağlamak olsa gerek.
Bunları bir kenara bırakırsak, şuan Türkiye'de en iyi muhalefeti BDP ve HDP'nin yaptığını söyleyebilirim. Selahattin Demirtaş'ın gündeme ilişkin açıklamalarına üstün körü bakmak bile bu dediğimi doğrulayacaktır.
Ben de aynı fikirdeyim Sayın İstatistik.
Sadece üstün körü bakmak dahi yeterlidir. İçine girip, tüzüğün pratikte yer aldığı durumu gözlemlediğimde ben de HDP'nin mevcut durumundan memnuniyet duyuyor ve başarılar diliyorum.
Sayın evrensel;
Kendi özgürlük mücadelesini vermeye çalışan halkın milliyetçiliği olmaz.
Milliyetçilik bir yönüyle egemen güçlere aittir. Kürtlerin egemenliği yada özerkliği, devleti vs olmadığından dolayı, ezilip, imha ve inkar operasyonlarına karşı yaptığı-yapacakları milliyetçilik olarak değerlendirilemez. Ne zaman ki kendi devletini yada yönetimini kurar ve diğer halkları ezip yok sayarak onların haklarını ihlal eder işte bahsettiğiniz milliyetçilik burada başlar.
BDP-HDP de bu temelde kesinlikle milliyetçi-kürtçü-ermenici değildir.
Çünkü kürtler egemen sınıf değil, ezilen halktır. Cezaevlerinde kendisini kürtçe ifade etmek isteyen bir mahkum, Türkçe bilmeyen yaşlı anasının karşısında iki taraflı olarak başını sallayarak anlaşmaya çalışmışlardır bu ülkede. Bunların demokratik düzlemde hakkını araması doğaldır.
Bugün vatan-bayrak-millet-sakarya zihniyetinin dışında olarak sadece İNSAN ve insani hak ve özgürlükler temelinde kendisini ifade eden sadece HDP-BDP'dir.
Benim bildiğim kadarıyla Türkiyede ilk defa bir kilisenin elektrik ve su masrafını belediyeden ödeyen ve gerekirse "cebimden ödeyeceğim-cami ibadethane ise kilise ve cem evi de aynıdır" diyen BDP'li Osman Baydemir'dir.
Bunu CHP mi yaptı?
MHP mi?
AKP dinci-yobaz parti mi?
Parti ve partizanlığın dışına taşımak ve yukarıda yazdıklarımı parti savunması olarak görmeyeceğinizi ümit ediyorum. Öyle bir algı verdiysem de şuan da açıkça söylüyorum ki, amacım bu değil.
HDP KÜRTÇÜ OLSAYDI EĞER milletvekilleri kürt olurdu. BDP'de bi dünya Türk vekiller vardır. HDP dediniz.
Sırrı Süreyya Önder Kürt müdür? Peki Kürtçü müdür? Gidin sorun kendisine. Yazın çizin, öğrenin. Ertuğrul Kürkçü peki? HDP halkın yanındadır. Ezilen ve demokrat sosyalist bireylerin, sol-sağ konseptinin ötesinde olarak ezilen-işçi-emekçinin partisidir. Fakat sizin yukarıda kaleme aldıklarınız MHP-CHP'den farklı değildir. Üzüldüm.
Şimdi bir örnek vereceğim:
Hrant Dink’in katledilişinin yedinci yılını anmak üzere Agos gazetesi önünde toplanan binlerce insanın arasında bulunan emniyet görevlilerinin “beyaz bere” takmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor
http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/beyaz-bere-tak-emri-kime-ait_3390_b.jpg
Devamı (http://www.taraf.com.tr/haber/beyaz-bere-tak-emri-kime-ait.htm)
Gidin bakın araştırın. Madem araştırmayı seviyorsunuz- ki buna inanıyorum- bu oluşumun kürtçü-ermenici olmadığını da öğrenebilirsiniz. Nerede ezilen halk varsa bu arkadaşları orada görüyoruz. Hrant olayından tut, Alevi hak ve özgürlüklerine ve diğer gruplara..
Sayın istatistiğin de dediği gibi biraz bakmanız yeterlidir.
evrensel-insan
22-01-2014, 00:19
Sayın evrensel;
Kendi özgürlük mücadelesini vermeye çalışan halkın milliyetçiliği olmaz.
Burada neyi anlatmaya calistin. Ben milliyetcilikten degil; kurd culuk politikasindan bahsettim.
Milliyetçilik bir yönüyle egemen güçlere aittir. Kürtlerin egemenliği yada özerkliği, devleti vs olmadığından dolayı, ezilip, imha ve inkar operasyonlarına karşı yaptığı-yapacakları milliyetçilik olarak değerlendirilemez. Ne zaman ki kendi devletini yada yönetimini kurar ve diğer halkları ezip yok sayarak onların haklarını ihlal eder işte bahsettiğiniz milliyetçilik burada başlar.
Dedim ya yazdiklarim yanlis algilanmis. Ben zaten hertazimda her turlu sosyo-etik (milli ya da dini v.s.) farkin, farkinda olarak hak ve ozgurlugunun devletce taninmasini temsilini ve devletin MILLI/DINI POLITIK TEMELI OLMADAN hepsine esit mesafede ve anti ayrimci olmasi gerektigini kac kere acikladim.
BDP-HDP de bu temelde kesinlikle milliyetçi-kürtçü-ermenici değildir.
BDP-HDP nin bilnen politikasi kurtculuk uzerinedir, ben degistirdiklerini duymadim. Ustelik PKK destekcisidirler.
Çünkü kürtler egemen sınıf değil, ezilen halktır. Cezaevlerinde kendisini kürtçe ifade etmek isteyen bir mahkum, Türkçe bilmeyen yaşlı anasının karşısında iki taraflı olarak başını sallayarak anlaşmaya çalışmışlardır bu ülkede. Bunların demokratik düzlemde hakkını araması doğaldır.
Tamam iste o yuzden BDP/HDP nin iktidar olasrak tum toplumun her turlu sosyo-etik farkini koruyamayacagini ve ustelik kurtculuk politiukasina devam edecegini soyledim.
Basta surda anlasalim, kurd varligi kurd varliginin sosyo-etik hak ve ozgurlukleri talepleri taninmasi temsili baska; cikarci kurdculuk politikasi naskadir, yani kurd varligini politik olarak kendi cikarina alet etmek.
Bugün vatan-bayrak-millet-sakarya zihniyetinin dışında olarak sadece İNSAN ve insani hak ve özgürlükler temelinde kendisini ifade eden sadece HDP-BDP'dir.
Toplumu iktidar olarak tum farklari ile kucaklama gibi bir algilari yok. sadece kurd varligini politik cikara tasiyorlar. Su anda da muhaliflik temelinde bunu ikinci plana atmislar.
Benim bildiğim kadarıyla Türkiyede ilk defa bir kilisenin elektrik ve su masrafını belediyeden ödeyen ve gerekirse "cebimden ödeyeceğim-cami ibadethane ise kilise ve cem evi de aynıdır" diyen BDP'li Osman Baydemir'dir.
Bunu CHP mi yaptı?
MHP mi?
AKP dinci-yobaz parti mi?
Zaten olana ikili yapinin disina cikma adina alternatif olabileceklerini ben belirttim. Sorun IKTIDAR OLARAK TUM TOPLUMU VE FARKLI HALKLARINI KUCAKLAYAMAZLAR. Zaten boyle bir dusunceleri de yok.
Parti ve partizanlığın dışına taşımak ve yukarıda yazdıklarımı parti savunması olarak görmeyeceğinizi ümit ediyorum. Öyle bir algı verdiysem de şuan da açıkça söylüyorum ki, amacım bu değil.
HDP KÜRTÇÜ OLSAYDI EĞER milletvekilleri kürt olurdu. BDP'de bi dünya Türk vekiller vardır. HDP dediniz.
Kurdcu olmak icin kurd olmak gerekmez. Bu bir cikar meselesidir. Sen her cemaat uyesini musluman mi zannediyorsun?
Sırrı Süreyya Önder Kürt müdür? Peki Kürtçü müdür? Gidin sorun kendisine. Yazın çizin, öğrenin. Ertuğrul Kürkçü peki? HDP halkın yanındadır. Ezilen ve demokrat sosyalist bireylerin, sol-sağ konseptinin ötesinde olarak ezilen-işçi-emekçinin partisidir. Fakat sizin yukarıda kaleme aldıklarınız MHP-CHP'den farklı değildir. Üzüldüm.
Ben herhalde dedigimi anlatamadim. Bir daha yaziyorum. TUM TOPLUMU FARKLI SOSYO-ETIK HAKLARINI FARKLARI ILE KUCAKLIYABILECEK BIR IKTIDAR OLAMAZLAR. Boyle bir soylemleri de yok. Onlar Kurd varligini temsil etme adina politika yapiyorlar, bu da zaten kurdculuktur. Cunku kurd varligi adina politika yapilmaz. evrensel hukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde talep tanim ve temsil hakki icin mucadele verilir ve bu mucadeleyi ayni algidaki diger farklar ve hatta "ustun/hakim" fark da destekler savunur.
Bu da yepyeni bir devlet yapilanmasi ve isleyisiu demektir ki once birey yetistirimi gerektirir.
Şimdi bir örnek vereceğim:
Hrant Dink’in katledilişinin yedinci yılını anmak üzere Agos gazetesi önünde toplanan binlerce insanın arasında bulunan emniyet görevlilerinin “beyaz bere” takmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor
http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/beyaz-bere-tak-emri-kime-ait_3390_b.jpg
Devamı (http://www.taraf.com.tr/haber/beyaz-bere-tak-emri-kime-ait.htm)
Gidin bakın araştırın. Madem araştırmayı seviyorsunuz- ki buna inanıyorum- bu oluşumun kürtçü-ermenici olmadığını da öğrenebilirsiniz. Nerede ezilen halk varsa bu arkadaşları orada görüyoruz. Hrant olayından tut, Alevi hak ve özgürlüklerine ve diğer gruplara..
Sayın istatistiğin de dediği gibi biraz bakmanız yeterlidir.
Ben bunlara karsi cikmiyorum ki, gezi de de gordum. Sadece yukarida koyu yazdigim kisimlar uzerine bir dusunceleri olduklarini gormedigimi ve bunu yapmak istediklerini bile dile getirmediklerini soyledim.
Ayrica su an tum senin anlatrtiklarin,m benim yazimin basindaki politikanin iki yuzunden birini izah ediyor; sartlar durumlar zaman cikari geregi KENDI ANA POLITIKANI "GIZLEMEK/SAKLAMAK" ya da ikinci plana atmak.
O yuzden ben onlarda tum turkiye'yi farkli halklari ile kucakliyabilecek bir potansiyel gormuyorum. Tabiki politik cikar geregi dediklerini yapmalari gayet dogaldir. Temelleri kurdculuk politikasina dayanir ve bu bile toplumsal ayrimcilktir.Politik olarak tabiki kurd olmalari da gerekmez. Che quera kac ulke de savasti?
Ayrica terore destekleri devam etmektedir.
Anlaşamadığım nokta şu seninle evrensel;
HDP'nin KÜRT-ÇÜ politikası yoktur. Varsa gösterin. O şekilde devam edelim yoksa sadece atışmaya dönük olacak bu tartışma.
Bu arada Size Türklerin de Kürtlerin de anlayacağı ortak bir dilde bir türkü gönderiyorum.
Bu adam kürt-çü değil mi :)
http://www.youtube.com/watch?v=qf3QsKHO820
Teşekkürler
evrensel-insan
22-01-2014, 01:19
Anlaşamadığım nokta şu seninle evrensel;
HDP'nin KÜRT-ÇÜ politikası yoktur. Varsa gösterin. O şekilde devam edelim yoksa sadece atışmaya dönük olacak bu tartışma.
Bu arada Size Türklerin de Kürtlerin de anlayacağı ortak bir dilde bir türkü gönderiyorum.
Bu adam kürt-çü değil mi :)
http://www.youtube.com/watch?v=qf3QsKHO820
Teşekkürler
Kurd varligini politik cikara tasimak kurtculuktur. Bunun icin kurd olmak ta kurtce bilmek te sart degil. BDP ne icin kimin/neyin adina kurulmus, daha onceki kapatilan neyin hangi partinin devamidir?
PKK terorizmine neden karsi cikmaz?
Peki sen neden devlet terörüne karşı çıkmazsın? Devletin jargonuyla konuşursun? Faşistlerin Doğu'da yaptığı zulmü görmezsin? Görürsün de hala kimlik ve varlık mücadelesi verenlere törörist dersin? Türkiye'de terör sorunu yoktur. Türkiye'de var olma mücadelesi vardır. Konuyu MHP-CHP jargonuyla, kavram ve ithamlarıyla bir yere götüremezsin.
Önce terörist kime denir onu tanımla. Sonra PKK'yi değerlendir bulduğun noktalarla.
HDP-BDP'nin terör eylemi var mıdır? Yoktur. HDP-BDP'nin diğer halkları yok sayması, dışlaması, sömürgeci zihniyeti var mıdır ? Yoktur. Tüzük bellidir. Söylemleri, muhalefeti, eylemleri bellidir. Bir mücadele vardır bu ülkede. Faşizme karşı demokratik düzlemde bir mücadele veriliyor.
KCK operasyonları adı altında işte bu mücadeleyi vermeye çalışanları SENİN DE KULLANDIĞIN BU DİL-ÜSLUP VE ZİHNİYET ile zindanlara attılar. Nice gazeteciyi de zindanlara tıkanlarla aynı kişiler. Şimdi deme ki ben tarafsızım. Tarafsızsan, gözlemciysen bunu gözlemci gibi yaparsın. Kullandığın uslup DEVLETÇİ-MİLLİYETÇİlerin yürek tutumuyla aynı olarak ifade ediliyor. BDP-HDP ,pkk destekçisidir. Sen kimin destekçisisin onu bir söylesene!
Devlet terörü yok mu kardeşim?
Var!
Otuz yıl önce de yok muydu?
Evlerimizi, köylerimizi kimler yaktı?
Topraklarımızdan kimler sürdü bizi?
Ormanlarımızı, meyve ağaçlarımızı kimler yaktı?
Kürtçe konuştuğu için terörist muamelesi yapanlar kimlerdir?
İnsanları zindanlara kapatıp işkenceler yapanlar?
Yaktılar-yıktılar-yok ettiler-
Sonra..??
Parti kuruyor, derdini anlatıyorsun kapatılıyor. Sivil toplum örgütleri kuruluyor. Kapatılıyor. Sen derdini anlatınca- POLİTİK ÇIKARA TAŞIMAK oluyor muşş. Gerçekten mi? Mesela şu mu? Bir iki örnek verelim.
__________ ___________ __________
BDP'den Muş Cezaevi ile ilgili soru önergesi (http://www.etha.com.tr/Haber/2013/10/30/politika/bdpden-mus-cezaevi-ile-ilgili-soru-onergesi/)
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Muş Cezaevi'nde uygulanan kitap yasağına karşı Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e sunduğu soru önergesinde, "Cezaevi yönetimi hakkında her hangi bir cezai işlem başlatacak mısınız" diye sordu.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, TBMM Başkanlığı na kadınların çalışma koşulları ile ilgili soru önergesi verdi. (http://www.batmandogusgazetesi.com/haber-28320-BDP-Batman-Milletvekili-Ayla-Akat-Ata-dan-soru-onergesi.html)
BDP Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, polisin kullandığı şiddet ve sonuçları ile bir şüpheli asker ölümüne ilişkin verdiği soru önergeleri yanıtsız bırakıldı. (http://www.etha.com.tr/Haber/2013/12/26/politika/soru-onergeleri-yanitsiz/)
BDP'li Ata TBMM'ye 4 Soru Önergesi Birden Verdi (http://www.haberler.com/bdp-li-ata-4-muhim-konuda-tbmm-ye-soru-onergesi-5091279-haberi/)
Ayrıntısı: Çocuk gelinler, Batmanda öğrenci zehirlenmeleri, cemevleri ve Yatılı Okullar
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Hidroelektrik Santralleri (HES) konusunda Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanıtlamışı için soru önergesi verdi.
(http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/07/02/bdpden-heslerle-ilgili-soru-onergesi)
Adam derdini anlatınca politik çıkar mı oluyor? Öğrenciler mesela Üniversitelerde kampüste, sokakta, parkta hesap sorunca demokratik, vekilleri Mecliste konuşunca politik çıkar:..??
Savaş kuralları vardır. Ele sağ geçen düşman askeri esirdir. Katledilemez. Belki duymuşsunuzdur. Sağ yakalanan PKK militanları hem VAHŞCE katlediliyor, hem cesetleri PARAMPARÇA ediliyor. KİM TERÖRİST? HANGİSİ TERÖR. HANGİSİ VAHŞİLİK- CANAVARLIK?
Toplumu iktidar olarak tum farklari ile kucaklama gibi bir algilari yok. sadece kurd varligini politik cikara tasiyorlar. Su anda da muhaliflik temelinde bunu ikinci plana atmislar.
Politik çıkara taşımak ve kürtçülük..
Al bakalım şunu sonuna kadar dinle ondan sonra bu tarz cümleleri nasıl kuracağını Gülten'in sözleriyle değerlendir.
http://www.youtube.com/watch?v=hIBBQn3oZVU
Bu videoyu
izlediğini farz ederek soruyosum: Nerede kürtçülük?
BDP ve tayfasına çok gıcık olmaya başladım. Son derece ilkesiz, pragmatik bir siyaset izliyorlar. Akp ve Chp'yi örnek almaya başladılar herhalde.
Öcalan, Tayyip ile neyin pazarlığını yaptıysa artık hükümete her koşulda destek vermeyi boynunun borcu biliyor. Bunlar da haliyle Öcalan'ın peşine takıldıklarından ve haliyle de Kürt Sorunu çözülürse ancak Tayyip ile çözülür diye düşündüklerinden Tayyip'i ayakta tutmak için çabalıyorlar. Bunlar sanki Akp ve cemaat çok ayrı şeylermiş gibi paralel devlet vurgusuyla iktidara destek çıkıyorlar. Öcalan hazretleri de 17 Aralık'a komplo diyormuş ya!
Çözüm süreci denilen soytarılık başladığında Abdullah Öcalan, Tayyip'in tam istediği şekilde yeni Osmanlı fantezilerine paralel şeyler söylemiş, din beraberliğine falan vurgu yapmıştı. O zaman ne oluyoruz demiştik. Devletin Sünni Türk ideolojisinin yerine ortaya çıkan şey Sünni Türk-Kürt birlikteliği idi.
Bunların tıpkı Chp gibi Akp'nin gitmesi halinde ne yapacaklarını bilmediklerinden eminim. Bunca rezilliğe rağmen dostlar alışverişte görsün diyerek Akp'yi eleştiriyorlar.
Hayır, iyiden iyiye diktayla yönetilmeye başlayan bir ülkede Kürtler nasıl özgür olacak?
Memlekete özgürlük gelmeden Kürtler nasıl özgür olacak? Yoksa özgürlük sadece Kürtler'in hakkı mı?
Adamlar 17 Aralık komplosu, süreci baltalamak için kuruldu diyecek kadar uçtular.
Olaya bu çerçeveden yaklaştıkları sürece HDP'nin de herkesi kucaklaması falan mümkün değil.
Rojava' ya bakın amaçlananın ne olduğunu görün.
Nevandaar
22-01-2014, 18:24
Rojava' ya bakın amaçlananın ne olduğunu görün.
Bu konuya açıklık getirebilir misiniz?
Bu konuya açıklık getirebilir misiniz?
Sovyetler yıkıldı diye sosyalizmden vazgeçtiğimizimi sandınız Sovyetler yıkılmış olabilir daha iyisini kuracağız.
BDP/HDP milletvekili Ertuğrul KÜRKÇÜ
Rojava' da kurulan nedir ona çok iyi bakmak gerekir.Kürt milliyetçilerini Türk milliyetçilerini çileden çıkaran Rojava devrimi nedir.
çakırcalı
22-01-2014, 19:13
Siyasette üslubun giderek mantıksız bir hal aldığını görüyorum. Yukarıda da görüldüğü gibi. Bir diğer ironi ise karşı olunan görüşün üslubuna uyum sağlamak olsa gerek.
Bunları bir kenara bırakırsak, şuan Türkiye'de en iyi muhalefeti BDP ve HDP'nin yaptığını söyleyebilirim. Selahattin Demirtaş'ın gündeme ilişkin açıklamalarına üstün körü bakmak bile bu dediğimi doğrulayacaktır.
BDP ve HDP'nin tavrını, fosseptik çukurunda boncuk arayan birinin, dışarıdakilerin ne kadar iğrenç koktuklarını haykırmasına ve yakınmalarına benzetiyorum. Etnik-dinsel temelli siyaset yapıp demokrasi ve insan haklarından bahsedenler, bana hep gülünç gelmiştir. Hele ki kendilerini gülünç bulanları "faşist" olarak nitelemeleri yok mu, komedide son perde...
Sovyetler yıkıldı diye sosyalizmden vazgeçtiğimizimi sandınız Sovyetler yıkılmış olabilir daha iyisini kuracağız.
BDP/HDP milletvekili Ertuğrul KÜRKÇÜ
Samanlikta saklanarak mi kuracakmis Sovyetleri? Merak ettim simdi.
Yoksa 3000 liralik sarapla, dogum gunu kutlayarak mi?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5844
Hani insanlik diyoruz ya, adamlik diyoruz ya, Rojava'da kadinlar El Kaide araciligiyla saatlik gelin olup, tecavuze ugrarken, 3000 liralik sarapla otel koselerinde, namuslari kutsaniyor olmali(!)
Anlasilan gormeyeli sosyalizm hayli degismis, temel fikirler acisindan.
Samanlikta saklanarak mi kuracakmis Sovyetleri? Merak ettim simdi.
Yoksa 3000 liralik sarapla, dogum gunu kutlayarak mi?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5844
Hani insanlik diyoruz ya, adamlik diyoruz ya, Rojava'da kadinlar El Kaide araciligiyla saatlik gelin olup, tecavuze ugrarken, 3000 liralik sarapla otel koselerinde, namuslari kutsaniyor olmali(!)
Anlasilan gormeyeli sosyalizm hayli degismis, temel fikirler acisindan.
Vay anasını sayın seyirciler.
Kürkçü'ye; samanlıkta saklanıp canını kurtarmak, 3000 TL şarap içmek yasak anlaşılan. Buna ne diyorsunuz siz komünist perhizi mi?
Bi iyice güleceğim geldi ha... :D
Kendi özgürlük mücadelesini vermeye çalışan halkın milliyetçiliği olmaz.
Milliyetçilik bir yönüyle egemen güçlere aittir. Kürtlerin egemenliği yada özerkliği, devleti vs olmadığından dolayı, ezilip, imha ve inkar operasyonlarına karşı yaptığı-yapacakları milliyetçilik olarak değerlendirilemez. Ne zaman ki kendi devletini yada yönetimini kurar ve diğer halkları ezip yok sayarak onların haklarını ihlal eder işte bahsettiğiniz milliyetçilik burada başlar.
BDP-HDP de bu temelde kesinlikle milliyetçi-kürtçü-ermenici değildir.
Benim bildiğim kadarıyla Türkiyede ilk defa bir kilisenin elektrik ve su masrafını belediyeden ödeyen ve gerekirse "cebimden ödeyeceğim-cami ibadethane ise kilise ve cem evi de aynıdır" diyen BDP'li Osman Baydemir'dir.
Olur, niye olmasin milliyetciligi? Insan bu sonucta.
Bak AKP, gecmisin kinini kustu bir nevi ve bu minvalde gittigi icin, yobaz-gerici diye elestirmektesin. Ki haklisin.
Parti de eger gecmisin kinini kusarak gideceklerse, yani bunu halktan cikaracaklarsa tipki AKP gibi, kusura bakma da bu minvalde gidisin bir anlami olmayacaktir.
Orada ciddi bir kitle var, o kitleye dair de, birden fazla farkli inanc ve olusum soz konusu. Alti cizili cumlelerdeki dusuncelerine katilmiyorum, hicbir dine iliskin, boyle birseye soyunmamali parti.
Bir miktar komedi oluyor zira, soylemler;
-Dindar nesil yetistirecegiz. (Erdogan)
-Cami, cemevi, kilise vs. masraflarini belediyeden, gerekirse cebimizden odeyecegiz.
Bu minvalde, farkli dusunen ateist, dinsiz kesimi de kaziyor mu fikren acaba parti merak ettim. Yani cami'nin, cemevi'nin, kilisenin masraflarini belediyeden, gerekirse kendi cebinden odemek guzel tabi de, nereden gelecek bu degirmenin suyu?
Yine ABCFM hikayesi mi?
Vay anasını sayın seyirciler.
Kürkçü'ye; samanlıkta saklanıp canını kurtarmak, 3000 TL şarap içmek yasak anlaşılan. Buna ne diyorsunuz siz komünist perhizi mi?
Bi iyice güleceğim geldi ha... :D
Yok yahu niye yasak olsun?
Gul tabi ki, hatta kahkaha at bence. Saatlik gelinlerin ustune, iyi gider 3000'lik sarap. Hatta ustune " Halime'yi samanlikta bastilar" turkusunu de dinle.
Saatlik gelinleri anmak icin, birilerinin sarabini dillendirmek icin komunist mi olmak gerekiyormus? Ilginc..
Yok biz ona oyle demiyoruz, Karpuzcu Abidin hikayesi diyoruz Kapitan, tam bir karpuzcu Abidin hikayesi modeli olmus senin yorumun da.
Dur ben bir kahkaha atayim.:lol:
Su politika denen kavrama oldum olasi isinamamis sicak bakamamiks samimi gorememisimdir.
Bunun iki ana nedeni vardir;
Birincisi HIC BIR POLITIK PARTININ TUM TOPLUMUN FARKLI HALKLARINI KUCAKLAYACAK BIR SOYLEMLERI OLAMAMASI
Bu yuzden de, baslik konusuna iliskin parti hakkinda da mucize(!) veya sapkadan tavsan cikarmasi beklenmemelidir.
evrensel-insan
24-01-2014, 04:38
Peki sen neden devlet terörüne karşı çıkmazsın? Devletin jargonuyla konuşursun? Faşistlerin Doğu'da yaptığı zulmü görmezsin? Görürsün de hala kimlik ve varlık mücadelesi verenlere törörist dersin? Türkiye'de terör sorunu yoktur. Türkiye'de var olma mücadelesi vardır. Konuyu MHP-CHP jargonuyla, kavram ve ithamlarıyla bir yere götüremezsin.
Bu yaziyi lakabima yonelik yazdi isen, tek kelime ile yaptigin haksizlik korluk ve yazilanlari okumamaktir. Gezi olaylarinda bile benim aciklama seklim "devlet/polis teroru" seklinde idi.
Önce terörist kime denir onu tanımla. Sonra PKK'yi değerlendir bulduğun noktalarla.
Kisaca "Dusuncesi dile getirdikleri yaptiklari v.s. ile topluma 'korku salma' amaci tasiyan herkes bu katagoriye girer. Bu 'korku salma' yi nasil uygulamaya koyacagida terorizmin insanlik sucu boyutudur. PKK gecmisteki her turlu eylemi ile bu tanima her yonu ile uymaktadir.
HDP-BDP'nin terör eylemi var mıdır? Yoktur. HDP-BDP'nin diğer halkları yok sayması, dışlaması, sömürgeci zihniyeti var mıdır ? Yoktur. Tüzük bellidir. Söylemleri, muhalefeti, eylemleri bellidir. Bir mücadele vardır bu ülkede. Faşizme karşı demokratik düzlemde bir mücadele veriliyor.
Bir seyin varliginin kendinde olmasi ile onu desteklemesi arasinda pek fark yoktur. Yardim ve yatakliktir.
KCK operasyonları adı altında işte bu mücadeleyi vermeye çalışanları SENİN DE KULLANDIĞIN BU DİL-ÜSLUP VE ZİHNİYET ile zindanlara attılar. Nice gazeteciyi de zindanlara tıkanlarla aynı kişiler. Şimdi deme ki ben tarafsızım. Tarafsızsan, gözlemciysen bunu gözlemci gibi yaparsın. Kullandığın uslup DEVLETÇİ-MİLLİYETÇİlerin yürek tutumuyla aynı olarak ifade ediliyor. BDP-HDP ,pkk destekçisidir. Sen kimin destekçisisin onu bir söylesene!
Benim kullandigim dil ve uslupun kullanimi baskadir, bu kullanima ne anlam ve icerik verildigini algilama farkina varma baskadir. Benim algimda bilgimde ve bilincimde KURDCULUK ile KURD VARLIGIN HAK VE OZGURLUKLERI ayni degil, farklidir.
Devlet terörü yok mu kardeşim?
Var!
Otuz yıl önce de yok muydu?
Evlerimizi, köylerimizi kimler yaktı?
Topraklarımızdan kimler sürdü bizi?
Ormanlarımızı, meyve ağaçlarımızı kimler yaktı?
Kürtçe konuştuğu için terörist muamelesi yapanlar kimlerdir?
İnsanları zindanlara kapatıp işkenceler yapanlar?
Yaktılar-yıktılar-yok ettiler-
Sonra..??
Parti kuruyor, derdini anlatıyorsun kapatılıyor. Sivil toplum örgütleri kuruluyor. Kapatılıyor. Sen derdini anlatınca- POLİTİK ÇIKARA TAŞIMAK oluyor muşş. Gerçekten mi? Mesela şu mu? Bir iki örnek verelim.
__________ ___________ __________
BDP'den Muş Cezaevi ile ilgili soru önergesi (http://www.etha.com.tr/Haber/2013/10/30/politika/bdpden-mus-cezaevi-ile-ilgili-soru-onergesi/)
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Muş Cezaevi'nde uygulanan kitap yasağına karşı Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e sunduğu soru önergesinde, "Cezaevi yönetimi hakkında her hangi bir cezai işlem başlatacak mısınız" diye sordu.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, TBMM Başkanlığı na kadınların çalışma koşulları ile ilgili soru önergesi verdi. (http://www.batmandogusgazetesi.com/haber-28320-BDP-Batman-Milletvekili-Ayla-Akat-Ata-dan-soru-onergesi.html)
BDP Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, polisin kullandığı şiddet ve sonuçları ile bir şüpheli asker ölümüne ilişkin verdiği soru önergeleri yanıtsız bırakıldı. (http://www.etha.com.tr/Haber/2013/12/26/politika/soru-onergeleri-yanitsiz/)
BDP'li Ata TBMM'ye 4 Soru Önergesi Birden Verdi (http://www.haberler.com/bdp-li-ata-4-muhim-konuda-tbmm-ye-soru-onergesi-5091279-haberi/)
Ayrıntısı: Çocuk gelinler, Batmanda öğrenci zehirlenmeleri, cemevleri ve Yatılı Okullar
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Hidroelektrik Santralleri (HES) konusunda Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanıtlamışı için soru önergesi verdi.
(http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/07/02/bdpden-heslerle-ilgili-soru-onergesi)
Adam derdini anlatınca politik çıkar mı oluyor? Öğrenciler mesela Üniversitelerde kampüste, sokakta, parkta hesap sorunca demokratik, vekilleri Mecliste konuşunca politik çıkar:..??
Savaş kuralları vardır. Ele sağ geçen düşman askeri esirdir. Katledilemez. Belki duymuşsunuzdur. Sağ yakalanan PKK militanları hem VAHŞCE katlediliyor, hem cesetleri PARAMPARÇA ediliyor. KİM TERÖRİST? HANGİSİ TERÖR. HANGİSİ VAHŞİLİK- CANAVARLIK?
Ben bu tip kavramlarda kimin ne yapip yapmadigi temelligi mukayese yapmam, sadece bu dediklerini kim ne sekilde ne nedenden yapiyorsa yapsin; insanlik sucu islemektedir.
Politik çıkara taşımak ve kürtçülük..
Al bakalım şunu sonuna kadar dinle ondan sonra bu tarz cümleleri nasıl kuracağını Gülten'in sözleriyle değerlendir.
http://www.youtube.com/watch?v=hIBBQn3oZVU
Bu videoyu
izlediğini farz ederek soruyosum: Nerede kürtçülük?
Senin benim dediklerimi verdigim sekilde algiladigini dusunmuyorum. Ben BDP/HDP nin tum toplumu ve FARKLI HALKLARINI ANTIAYRIMCE VE HAK VE OZGURLUKLER OLARAK BIRINI DIGERINE "UST/HAKIM" KILMADAN bir duzen ve sistem istedigini ve de bunun icin en buyuk destegi "hakim ve ust" turk diyenlerden alabilecegini dusunemiyorum.
Tamam, ken di sosyo-etik farklarinin politikasini yapabilirler, ama tum toplumu ve farkli halklarini kucakliyacak ne bir politikalari vardir, ne de boyle bir soylemleri.
Süreç kesintiye uğramasın da ne mok yerlerse yesinler, değil mi? Bu şekilde nah halkın partisi olursunuz. Gerçi öyle bir derdinizin olmadığı da belli oluyor.
Üstelik adamların, sizin süreç dediğinizden şeyden aynı şeyi anlamadıkları gün gibi aşikar. Gıdım gıdım bir şeyler almak için bunlara destek çıkıyorsunuz. Bunu yaparken de onca insanın ahını alanların suçuna ortak olmuş oluyorsunuz. Neymiş? Halk için, Kürt halkı için çok bir şey değişmiyormuş. Bdpliler'in kendileri yolsuzluk yapmıyorlarmış (Easında yalan da söylemiyor.). Öyleyse Bdp olarak 17 Aralık'ın üzerine çok da gitmenin (aman süreç zarar göremesin), Bdp'yi de yeterince sert tepki vermiyorlar diye suçlamanın anlamı yokmuş.
Arkadaş, Rojava'daki Kürtler'in üzerine kafa kesen, ciğer yiyen sapıkları ben salıyorum da önderiniz, Akp ile neyin pazarlığını yaptıysa artık siz Akp'nin ipiyle kuyuya iniyorsunuz.
Sakık'tan 17 Aralık çıkışı: Hazine'nin bekçisi değiliz (http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/sakiktan-17-aralik-cikisi-hazinenin-bekcisi-degiliz-haberi-86988)
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, TBMM'de yolsuzluk operasyonları ile ilgili yaptığı konuşmada, "Bizim 17 Aralıkla ilgili kuşkularımız ve endişelerimiz var. Bu hazinenin bekçisi değiliz" dedi.
BDP Muş Milletvekili ve Ağrı Belediye Başkan adayı Sırrı Sakık, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, 17 Aralık'ta başlayan ve daha sonra dalgalar halinde devam eden yolsuzluk operasyonları hakkında konuştu.
BDP grubuna, 17 Aralık'la ilgili olarak getirilen "görüşleri net değil" eleştirilerinin haksız olduğunu savunan Sakık, operasyon hakkında kuşku ve endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. "Biz bu Hazine'nin bekçisi değiliz" diyen Sakık, "Hazinede bol miktarda para olsa ne olacak? Halkın sofrasına, cebine mi yansıyacak?" diye sordu.
Sakık'ın Meclis tutanaklarına yansıyan konuşması şöyle:
"Şimdi, genellikle grubumuza haksız bir saldırı, haksız bir eleştiri var. Bizim 17 Aralıkla ilgili düşüncelerimizin çok net olmadığını, bu konuda bir şey söylemediğimizi biz açık ve net olarak söylüyoruz. Sevgili arkadaşlar, bizim 17 Aralıkla ilgili kuşkularımız ve endişelerimiz var, böyle bir süreç var. Evet, yolsuzluğun üzerine bir bütün olarak gidin, gidelim. Evet, bu hazinenin bekçisi değiliz yani hazine çok da bizim hayatımıza bir şey yansıtmıyor. Birkaç kezdir buraya getirdim, burada seslendirdim yani 2002’den bugüne kadar -eski parayla- tam 1 katrilyon 732 trilyon para almışsınız Hazineden. Biz bir tek lira para almamışız. Bir de bize diyorsunuz: 'Gelin, bu Hazinenin bekçiliğini yapın.'
'Bir tek BDP'liyi yolsuzlukla suçlayamazsınız'
Ben Muş Milletvekiliyim, Türkiye’nin en yoksul ilinin vekiliyim. Bu dönemde Ağrı’dan belediye başkan adayıyım. Yine, en yoksul illerden birine belediye başkanlığına gidiyorum. Şimdi, bu Hazine'nizden buraya paralar gitmiyorsa, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar en yoksul iki il birbiriyle yarışmışsa yani ben gelip bir fedailik mi yapmayalım? Ne yapmayalım yani? Bu Hazineden halkımıza bir şey gitmiyorsa ve siz 3 parti oturup yani 2 katrilyon parayı paylaşıyorsunuz, 'Aman, BDP gelsin, kavga etsin bu para için.' Yok böyle bir şey. Dönüp bize bir tek kelime söyleyemezsiniz, bir tek tane BDP’liyi yolsuzlukla suçlayamazsınız. Bir tek tane BDP’li belediyenin… Bakın, onlarca arkadaşımız içeride, bir tek lira akçeli işlerle ilgili bir soruşturma yok.
'Yolsuzluk olmasa F-16'lar yine gidecek bomba yağdıracak'
Bu kadar pirüpak bir partiyiz ama biz, kuşkularımızı ve endişelerimizi söylüyoruz. Yani Hazinede bol miktarda para olsa ne olacak? Halkın sofrasına, cebine mi yansıyacak? Yok, vallahi biz Kürtler için şu olacak -Ben “Kürtler” deyince kıyamet kopuyor, insanlar tepki gösteriyor- F-16’lar alınacak. Yine gidecekler bombalar yağdıracaklar; yine gidecekler operasyonlar yapacaklar; yine gidecekler sokakta muhaliflere gaz bombaları atacaklar.
Biz demokrasi ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Bunları verirken 'Aman, aman, şu tarafı görmeyelim.' demiyoruz ama bir şeyi farklı görüyoruz: Neden 17 Aralık? Neden -dün de söyledim- İstanbul’da aynı saatte düğmeye basılıyor ve aynı saatlerde Kürt coğrafyasında, Kürt milletvekillerinin bırakılmasını engelleyen yargıçlar neden aynı duruşu gösteriyor? Kürtler, bunu iyi biliyor ve Kürtler şunu açık ve net olarak söylüyor: 'Bu sürecin üzerine biz, benzinle, körükle gitmeyiz. Biz ülkemizde bir kaos istemeyiz' diyorlar. Evet, yolsuzluğun üzerine sonuna kadar gidelim ama burada iç hesaplaşma varsa, burada Cumhurbaşkanlığı hesabı varsa, burada yeniden AKP’yi dizayn etme hesabı varsa bu bizim görevimiz değil. AKP kendisini dizayn edecek, halk AKP’yi dizayn edecek, bu bizim görevimiz değil. Biz hayata farklı bir pencereden bakıyoruz, bizi de anlamanız gerektiğini…
'Süreç' vurgusu
Biz ilk kez doksan yıllık süre içerisinde bir müzakereyi yakaladık, bir müzakere süreci yaşıyoruz. Biz artık kandan, şiddetten, ölümden bıktık, artık barış ve eşit yurttaş hukukunu oluşturmak istiyoruz, bu ülkede barışı hayata geçirmek istiyoruz. Sizin tuzunuz kuru olabilir ama biz can pazarındayız, her gün çocuklarımız ölüyor. On aydır, on iki aydır kan, tabut, ölüm yoksa bu büyük bir kazanımdır, biz bunu destekliyoruz ve bu sürecin hayat bulması için çaba sarf ediyoruz ve bu tür oyunlarda ve iç hesaplaşmalarda taraf olmayacağımızı söylüyoruz ama nerede bir yolsuzluk, nerede bir hukuksuzluk varsa da bunun üzerine gidilmelidir. BDP’nin bu konudaki politikaları çok açık ve nettir. BDP’yi suçlamak haksızlıktır diyor, saygılar sunuyorum."