PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yardim edİn, Çikmazdayim


MRBEKTAS99
02-03-2014, 15:11
ArkadaŞlar cİdden Çok soru soruyorum, neredeyse herbİrİnİze mesaj gÖnderİyorum ama ben hala budİzm, ateİzm, deİzm ve agnostİsİzİm de kaldim ya :(

sİzce hangİsİnİ seÇeyİm? Fİkİrlerİnİz nelerdİr? LÜtfen yardim edİn.

Agnostİsİzm bİraz daha yakin gelİyo ama onun da İkİ kolu var: Tanri varmiŞ gİbİ yaŞayanlr, tanri yokmuŞ gİbİ yaŞayanlar. Sİzce hangİsİ daha dogru?

inferno
02-03-2014, 15:21
Deizm candır 3500 tane dinin içinden hangisini araştırıp da doğruyu bulacaksın?
tüm dinler çelişki tüm dinler kaos 1400 yıldır islamın çekeleştirmediği yer bırakmadılar. 2000 yıldır hıristiyanlığın çekeleştirmediği yerini bırakmadılar.
Tevrat dersen hak getire 1400 yıl önceki bir insana sorsalar dünya kaç günde yaratıldı diye?
sana hiç soluksuz 6 günde der evre devre aşama karıştırmadan sana izah eder.
içindeki yok olma korkusunu yendiğinde Ateist olursun.
ama sanırım sen halen şu an neden yaşıyorum olayına takılmışsın.
Deizm candır hem bir tanrı olsa bile izah edebileceğin bir tez var elinde.
Nuhun gemisi olayına beni inandırman için akıl vermeyecektin dersin olur biter.
seni cehenneme atacaksa zaten kararını çoktan vermiş bir tanrıya ne yapabilirsin ki?

MRBEKTAS99
02-03-2014, 15:24
Sİz deİst mİsİnİz? Ve deİzmde yaratici dÜnyayi ve İnsanlari yaratti ve sonra dÜnyayi İnsanlarin elİne mİ birakti? Artik İlgİlenmİyor mu?

inferno
02-03-2014, 16:17
bilmem ?
Belki bıraktı, Belki izliyor, belki onu bireyler değil topluluk olarak keşfetmemizi bekliyor. belki test ediyor. kendince deneyler yapıyor.
belki yarattı yarattığnıdan da haberi yok. bunları bilemeyiz.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 16:21
E o zaman ne yapmamizi beklİyo??

inferno
02-03-2014, 16:50
Arayıp bulacağız başka çaremiz yok.
bilime ve hayatın gerçeklerine önem vereceğiz.
her taşın altını kaldırıp bakacağız.
bilim yapacağız.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 17:14
O zaman hayatimizi yaŞayamayiz kİ...

Ve sİz agnostİk mİsİnİz?

inferno
02-03-2014, 18:07
Hayatı yaşayamamak nedir?
şu an zaten yaşayamıyor musun?
karıncalar bile kışı göremeyeceğini bile bile yazın çiçek böcek toplar yuvaya
kışın onların torunlarının torunları yer altında beslensin diye.
bizim bir şeyi göremeyecek olmamız neyi değiştirir ki?
insanlık adına tek bir vücut gibi çalışıp bir şeylere değer verdikten sonra bulamayacağımız hiç bir şey yok.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 18:12
Ama ÇaliŞmiyoruz İnsanlik adina.

Ve yaratici neden bu duruma el atmiyor?

Bİr de yenİ aÇtigim konuya bİ bakarasniz benİm sikintilarimi gÖrÜrsÜnÜz. Onun İÇİn bu kadar Çok soru soruyorum.

mrdragon
02-03-2014, 18:14
Belli ki yaşın küçük;

Ne olacağına neden başkaları karar versin? Hayatın yeterince başkalarının öngördüğü doğrultuda ilerlemedi mi?

Düşün, araştır, büyü kafanı şu anda dinsel seçimlere yormak yerine, daha güçlü, daha özgür birey olma adına neler yapabilirsin ona yor derim.

Tanrı olsun ya da olmasın, unutma düşünebiliyorsun. Düşüncelerini esaret altına alma. Öngörülen kalıplara sığdırma. Kendini keşfet gerisi gelir.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 18:19
Evet 15 yaŞindayim.

Ve Şu an bana bİr sÜrÜ dÜŞÜnce yakin gelİyor.

Agnostİsİzm, budİzm, ateİzm ve deİzm.

Ben İse budİst ya da ateİst olmak İstİyorum. Ve bunun İÇİn geÇerlİ bİr Çok sebeplerİm var.

Ama agnostİsİzm İle deİzm kafami kariŞtiriyo. Yanİ ne yapabİlİrİm?

inferno
02-03-2014, 18:44
Ben şunu olmak istiyorum diye bir şey yok ki :)
Sen zaten şu an agnostiksin bence de büyü ondan sonra gel
tartışalım. :)
agnostiğin zaten kendisi kafa karışıklığıdır. bir şey ya vardır ya yoktur
bir şekilde karar vereceksin.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 18:46
Burada agnostİk Üye var mı?

Şüpheci Dinsiz
02-03-2014, 19:59
Sevgili MRBEKTAS99,
ArkadaŞlar cİdden Çok soru soruyorum, neredeyse herbİrİnİze mesaj gÖnderİyorum ama ben hala budİzm, ateİzm, deİzm ve agnostİsİzİm de kaldim ya :(

sİzce hangİsİnİ seÇeyİm? Fİkİrlerİnİz nelerdİr? LÜtfen yardim edİn.
Herhangi birini seçme mecburiyetiniz yok. Bir seçim yapmaya mecbur olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Öyle ise neden?

Kimsenin Tanrı hakkında bir şey bilmediğini biliyoruz. Ortada Tanrı hakkında somut olan, doğrulanmış hiç bir kanıt, veri yok. Kim ne söylüyorsa varsayımdır, çıkarımdır, uydurmadır. Bunların kendi içinde tutarlı olmaları uydurma oldukları gerçeğini değiştirmez.

Tanrılı dinler, ortaya büyük iddialar atarlar, onlara göre Tanrı peygamberler aracılığıyla insanlara ilahi emirler iletirler, bu emirlere de koşulsuz uymalarını isterler. Bazılarının kutsal metinleri vardır ve bu metinler Tanrı tarafından yazılmıştır. Elbette en genci 1,5 milenyum olan bu tür dinlerin hiç bir kanıtı yoktur, metinler ise, "Tanrı veya Tanrının bir meleği benimle temas kurdu" söyleminden başka bir dayanağı olmayan ve peygamber olduğunu iddia eden kişilerin sözleridir. İnsanlardan beklenen, Tanrıyı sabah akşam övmeleri, ona ibadet etmeleri, ona kurbanlar adamaları, ondan şefaat dilemeleridir.

Tanrısız dinlerde de durum pek farklı değildir. Tanrının yerini kutsiyet atfedilen bilge kişiler almıştır, kutsal metinler de bu kişilerin sözleridir. Felsefi açıdan diğer dinlere göre daha derin öğretiler içerseler de insanları belli kalıplara sokma, ibadet ettirme eğilimi bu dinlerde de bulunur.

Dinlerde kendini yenileme, güncelleme mekanizması yoktur ve küfür olarak kabul edilir.

Deizm, temelde Tanrının var olduğunu, ancak insanlarla temas kurmadığını, bu sebeple dinlerin gerçek olamayacağını savunan bir görüş olmakla birlikte, insanlara dayattığı belirli kuralları, kalıpları yoktur. Kişiler özgür düşünceleri ile -kendi algı düzeyleri kadar- Tanrıyı hayal eder, kendi kurgularını oluştururlar. Algı düzeyi, bilgi, bilinç ne kadar düşükse, dindarlığa yaklaşma o kadar fazla olur. Öyle ki, bazı Deistler "kendi dinini, kendi Tanrısını yaratıp ona tapıyormuş" gibi algılanır.

Agnostisizm, temelde Tanrının olup olmadığının bilinemeyeceğini savunan bir görüştür. Bunda eleştirilecek bir yan yoktur. Çünkü eldeki verilerle Tanrının varlığı veya yokluğu kesin bir şekilde deklare edilemez.

Ateizm, eldeki verilerle Tanrı kavramının insan uydurması olduğu sonucuna varıp, uydurulmuş bir kavramın insan hayatında yeri olmaması gerektiğini savunan görüştür.

Skepticism, yani şüphecilik, -bilindiği iddia edilen her bilgiden- şüphe edilmesi gerektiğini, insan aklının gerçek bilgiye hiçbir zaman ulaşamayacağını savunan görüştür.

Deizm, Agnostisizm, Ateizm gibi görüşler belirli kalıplara, kurallara, dogmalara bağlılığı reddederler. Bu görüşlere göre, insanın elindeki tek gerçek bilgi kaynağı bilimdir, bilimle elde edilen -doğruluğu kanıtlanmış verilerle- bildikçe yargılarını gözden geçireceklerdir.

--/--

İnsan bir dine, görüşe tabi olmak zorunda değildir. Ancak, bir insan fikirlerini -doğruluğu kanıtlanmış verilerle destekleyerek- oluşturmak zorundadır. Bu anlamda "ortaya karışık" biraz Ateist, biraz Skeptic, biraz Agnostik, biraz Deist olmanın, bazılarını eleyerek, harmanlayarak kendi özgün görüşümüzü oluşturmanın kimseye bir zararı olmaz.

Ama önce okumak, anlamak, bilmek gerek...

Sevgiler

evrensel-insan
02-03-2014, 22:20
ArkadaŞlar cİdden Çok soru soruyorum, neredeyse herbİrİnİze mesaj gÖnderİyorum ama ben hala budİzm, ateİzm, deİzm ve agnostİsİzİm de kaldim ya :(

sİzce hangİsİnİ seÇeyİm? Fİkİrlerİnİz nelerdİr? LÜtfen yardim edİn.

Agnostİsİzm bİraz daha yakin gelİyo ama onun da İkİ kolu var: Tanri varmiŞ gİbİ yaŞayanlr, tanri yokmuŞ gİbİ yaŞayanlar. Sİzce hangİsİ daha dogru?

Bence senin yapabilirsen, ilk yapacagin sey; tanri, yaratici, akilli tasarimci v.s. kavramlarina nasil bir anlam ve icerik verdigini ve bu kavramlarin senin icin ne ifade ettigini ve de yasam ve iliskilerinde bu kavramlarin aldigiu yeri, sana olan etkileri yonlendirimi v.s. nin olup olmadigini kendince ortaya koyman lazim.

Iste bu ortaya koyus, senin teolojideki "tanrinin varligi" durusunu ve izmini ortaya koyar zaten.

Kisaca budizm-tanrisiz din

Deizm- dinsiz tanri

Ateizm- dinsiz/tanrisiz

Agnostisizm de tanrinin bilinebilirlik olasaligi varsa-teist (deist) agnostik

Tanrinin bilinebilirlik olasiligi yoksa-ateist agnostik

Tanri kavramini onemsememe, luzumsamama gerekli gormeme v.s.-ignostik ve teolojik noncognitivist.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 22:28
TeŞekkÜr ederİm hepİnİzİn yorumlari İÇİn.

Bİ sorum daha olacakti.

--deİzmde tanri neden İnsanlarla İletİŞİm kurmuyor?

--deİzm'de dua etme var mi?

--deİzm'de tek kutsal Şey tanri mi?

--deİzm'de ÖlÜnce nereye gİdİleceĞİne İnaniyor?

--deİzm'de ne yaparsak yapalim, ne dÜŞÜnÜrsek dÜŞÜnelİm hİÇbİr Şekİlde gÜnahi yok mu?

evrensel-insan
02-03-2014, 22:30
TeŞekkÜr ederİm hepİnİzİn yorumlari İÇİn.

Bİ sorum daha olacakti.

--deİzmde tanri neden İnsanlarla İletİŞİm kurmuyor?

--deİzm'de dua etme var mi?

--deİzm'de tek kutsal Şey tanri mi?

--deİzm'de ÖlÜnce nereye gİdİleceĞİne İnaniyor?

--deİzm'de ne yaparsak yapalim, ne dÜŞÜnÜrsek dÜŞÜnelİm hİÇbİr Şekİlde gÜnahi yok mu?



Bu sorularinyaniti deistin degil, teistin yanitidir.

Teist ile deist arasindaki ana fark; tanrinin INSANOGLU UZERINDEKI ISLEVI ETKISI VARLIGI VE YOKLUGUDUR.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 22:38
Abİlerİm pekİ budİzm'e neden pek sicak bakmiyorsunuz? İnsanlara kurallar fİlan emrettİĞİ İÇİn mİ?

evrensel-insan
02-03-2014, 22:51
Abİlerİm pekİ budİzm'e neden pek sicak bakmiyorsunuz? İnsanlara kurallar fİlan emrettİĞİ İÇİn mİ?

Illa bir izme sicak bakma mecburiyeti mi var?:peace:

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:01
Abİ pekİ evrenİ tanri yaratti dİyelİm. Sirf oyun-eĞlence olsun dİye mİ yaratti?

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:02
Veya bu tanri olmasa belkİ yunan tanrilari fİlan olabİlİr. Yanİ herhangİbİr tanri veya tanrilar olabİlİr.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:17
DoĞruyu sÖylemek gerekİrse bana agnostİsİzm cİdden Çok yakin gelİyor.

Ve agnostİkler hayatlarini tanri varmiŞ gİbİ mİ yaŞiyor yoksa tanri yokmuŞ gİbİ mİ yaŞiyor?

inferno
02-03-2014, 23:19
Zaten şu an Agnostiksin

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:21
Agnostİk deĞİlİm :)

sadece mantikli gelİyo dedİm :)

ve eĞer bu sorumun cevabini alirsam tatmİn olacaĞim.

Hayatimi neye gÖre yaŞayim? Tanri varsa veya yoksa dİye dÜŞÜnÜyorum ama tanri var dİye mİ yaŞayim tanri yok dİye mİ?

inferno
02-03-2014, 23:27
Benden sana naçizane fikir. şu an hiç kurcalama Ne zaman mantıklı düşünmeye başlarsın o zaman karar verirsin.

Bırak böyle kalsın aklına bir soru takıldığında bu sitede elbet ona ait bir yorum vardır okur bilgilenirsin
şu mu olayım? bu mu olayım? tarzında bir şey söz konusu bile değil.

Burası Risale-i Nur sitesi olsa seni derhal İslam'a çağırırlar. Burada seni bir yere çağıran bir kişi bulamazsın.
Bunu kendi içinde tartmalısın sorunu sorarsın. biri o sorunun üzerine kendi yorumunu yapar inanırsın inanmazsın doğruluğunu araştırır sen kendin bir şeye karar verirsin.

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:28
Agnostİk forum var mi :)

MRBEKTAS99
02-03-2014, 23:32
Ve ne zaman mantikli dÜsÜnmeye baslayacagimi nasil anlİcam?

evrensel-insan
03-03-2014, 00:00
Abİ pekİ evrenİ tanri yaratti dİyelİm. Sirf oyun-eĞlence olsun dİye mİ yaratti?

Sence evreni tanri yaratti ise, tanriyi kim yaratti?

babageldi
03-03-2014, 10:49
E o zaman ne yapmamizi beklİyo??
kendisini tanımanı ve kendisine ibadet etmeni bekliyor sevgili kardeşim.neyi,neden yarattığını bilmeyen bir tanrı olamaz.olsa olsa neden yaratıldığını bilmeyen ve bulamayan insan olur.saygılar...

babageldi
03-03-2014, 10:55
Sevgili MRBEKTAS99,

Herhangi birini seçme mecburiyetiniz yok. Bir seçim yapmaya mecbur olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Öyle ise neden?

Kimsenin Tanrı hakkında bir şey bilmediğini biliyoruz. Ortada Tanrı hakkında somut olan, doğrulanmış hiç bir kanıt, veri yok. Kim ne söylüyorsa varsayımdır, çıkarımdır, uydurmadır. Bunların kendi içinde tutarlı olmaları uydurma oldukları gerçeğini değiştirmez.

Tanrılı dinler, ortaya büyük iddialar atarlar, onlara göre Tanrı peygamberler aracılığıyla insanlara ilahi emirler iletirler, bu emirlere de koşulsuz uymalarını isterler. Bazılarının kutsal metinleri vardır ve bu metinler Tanrı tarafından yazılmıştır. Elbette en genci 1,5 milenyum olan bu tür dinlerin hiç bir kanıtı yoktur, metinler ise, "Tanrı veya Tanrının bir meleği benimle temas kurdu" söyleminden başka bir dayanağı olmayan ve peygamber olduğunu iddia eden kişilerin sözleridir. İnsanlardan beklenen, Tanrıyı sabah akşam övmeleri, ona ibadet etmeleri, ona kurbanlar adamaları, ondan şefaat dilemeleridir.

Tanrısız dinlerde de durum pek farklı değildir. Tanrının yerini kutsiyet atfedilen bilge kişiler almıştır, kutsal metinler de bu kişilerin sözleridir. Felsefi açıdan diğer dinlere göre daha derin öğretiler içerseler de insanları belli kalıplara sokma, ibadet ettirme eğilimi bu dinlerde de bulunur.

Dinlerde kendini yenileme, güncelleme mekanizması yoktur ve küfür olarak kabul edilir.

Deizm, temelde Tanrının var olduğunu, ancak insanlarla temas kurmadığını, bu sebeple dinlerin gerçek olamayacağını savunan bir görüş olmakla birlikte, insanlara dayattığı belirli kuralları, kalıpları yoktur. Kişiler özgür düşünceleri ile -kendi algı düzeyleri kadar- Tanrıyı hayal eder, kendi kurgularını oluştururlar. Algı düzeyi, bilgi, bilinç ne kadar düşükse, dindarlığa yaklaşma o kadar fazla olur. Öyle ki, bazı Deistler "kendi dinini, kendi Tanrısını yaratıp ona tapıyormuş" gibi algılanır.

Agnostisizm, temelde Tanrının olup olmadığının bilinemeyeceğini savunan bir görüştür. Bunda eleştirilecek bir yan yoktur. Çünkü eldeki verilerle Tanrının varlığı veya yokluğu kesin bir şekilde deklare edilemez.

Ateizm, eldeki verilerle Tanrı kavramının insan uydurması olduğu sonucuna varıp, uydurulmuş bir kavramın insan hayatında yeri olmaması gerektiğini savunan görüştür.

Skepticism, yani şüphecilik, -bilindiği iddia edilen her bilgiden- şüphe edilmesi gerektiğini, insan aklının gerçek bilgiye hiçbir zaman ulaşamayacağını savunan görüştür.

Deizm, Agnostisizm, Ateizm gibi görüşler belirli kalıplara, kurallara, dogmalara bağlılığı reddederler. Bu görüşlere göre, insanın elindeki tek gerçek bilgi kaynağı bilimdir, bilimle elde edilen -doğruluğu kanıtlanmış verilerle- bildikçe yargılarını gözden geçireceklerdir.

--/--

İnsan bir dine, görüşe tabi olmak zorunda değildir. Ancak, bir insan fikirlerini -doğruluğu kanıtlanmış verilerle destekleyerek- oluşturmak zorundadır. Bu anlamda "ortaya karışık" biraz Ateist, biraz Skeptic, biraz Agnostik, biraz Deist olmanın, bazılarını eleyerek, harmanlayarak kendi özgün görüşümüzü oluşturmanın kimseye bir zararı olmaz.

Ama önce okumak, anlamak, bilmek gerek...

Sevgiler
DÜŞÜN EY İNSAN SENİ ALLAH NEDEN YARATTI
ibret al ki mahlukata üstün bir beden yaptı
EMRETTİ ATEŞ BİLE İBRAHİMİ YAKMADI
MUHAMMEDLE MÜJDELEDİ NURUNU TAMAMLADI

knowledgetowisdom
03-03-2014, 11:30
Ve ne zaman mantikli dÜsÜnmeye baslayacagimi nasil anlİcam?

Sana tavsiyem:

Sence bir yaratıcı var mı? Bunun cevabını yine sen vereceksin...

Şu evrenin belirli kurallar çerçevesinde müthiş bir düzen içerisinde yürüdüğüne sanırım hiç kimse itiraz etmez.

Bu konuda bol bol inceleme yapmanı tavsiye derim. Otur incele...İnsanın anne karnında oluşmasını incele ne bileyim gezegenleri incele ya da atom altı parçacıkları incele...

babageldi
03-03-2014, 13:02
Sence evreni tanri yaratti ise, tanriyi kim yaratti?
Bu soru da çok sorulan sorulardan biridir.SONUNA KADAR OKUMAMA İHTİMALİN FAZLA,KABUL ETME İHTİMALİN SIFIR OLMAKLA BERABER YİNE DE ANLATALIM...

Ben bu soruyu,Muhammed'in (sav) Peygamberliğinin bir mucizesi olarak görüyor ve verdiği gaybî ihbarın gerçekleşmesi karşısında boynumu büküp "Eşhedü enne Muhammede'r-Resûlullah." diyerek şehâdet ediyorum ve sizi de buna davet ediyorum.Kıyâmete kadar olup bitecek her şeyi dosdoğru söylemiştir.Daha sonra meydana gelecek olaylar hakkında verdiği hükümler,söylediği şeyler o kadar isabetlidir ki;yeri geldiği zaman hepsi de aynı aynına doğru çıkmıştır.İşte,bu da onlardan bir tanesidir.Buyurur ki:"Bir gün gelecek ayağını ayağının üstüne atarak -gurur,kibir,enâniyet içinde ve her meseleyi halletmiş gibi- bunu Allah yarattı,şunu Allah yarattı,Allah'ı kimi yarattı?" diyecekler.(BUHARİ BED'UL HALK-11,MÜSLİM İMAN 2/4)Asıl meseleye gelince,bu da,inkarcıların ortaya attıkları sorulardan biridir.Çok defa,körpe beyinler bu türlü soruların altında kalır ve ezilirler.İnsan beyni ve algısı sonsuzluğu anlayamaz ve kavrayamaz;sebeplerin zincirleme uzayıp gitmesini ve böyle bir aldatmacanın bir şey ifade edip etmemesini kat'iyen değerlendiremezler.
Bundan ötürü tereddüde düşer de zanneder ki Allah da bir sebeptir;tıpkı herhangi bir sebep gibi...Ve Allah'ı meydana getiren bir sebep vardır ki,Allah,ona göre sonuçtur.Bu,bir yanlış kanaatin neticesidir.Ve temelinde de Yaratanın bilinmemesi vardır.Allah sebeplerin müsebbibi ve varlığının evveli yoktur.Bugüne kadar kelamcılar,sebeplerin,böyle zincirleme devam edip gidemeyeceğini belli yöntemlerle ortaya koyarak Allah'ın varlığını ispata çalışmışlardır.Onların,bu husustaki düşüncelerini bir iki misalle kısaca anlatmakta fayda var.Sebeplerin zincirleme (teselsül) devam edip gideceğini düşünmek,o sebeplerin mahiyetini bilmemenin ve Yaratıcı'dan gaflet etmenin ifadesidir.Eşyanın sonsuzdan beri süregelen bir kısım sebepler zincirinden ibaret olduğuna ihtimal vermek doğru değildir.Böyle bir şeyi mümkün görüp ihtimal vermek bile bile bir aldanmışlıktır.Mesela,yeryüzünün yeşermesi,hava,su ve güneşe bağlı olsun;hava,su güneş de bir kısım madde parçacıklarına;oksijen,hidrojen,karbon,azot...vs. gibi..bu madde parçaları da daha küçüklere ve onlar da kendilerinden küçüklere...Bunun böyle uzayıp gitmesine ihtimal vermek ve eşyanın bu yolla izah edileceğine inanmak bir aldanma ve mugalatadır.Hele,bir yerde,bunun karşısına anti-madde,anti-atomla çıkılıyor ve metafizik fiziğe galip geliyorsa...Ve hele,ilk ve son bütün sebepler müthiş bir ahenk içinde birer kanun,birer memur gibi hareket ediyorlarsa!..Evet, "Şu şundan,şu şundan,şu da şundan..." demek,herhangi bir meseleyi halletmesi şöyle dursun,bilakis,her şeyi içinden çıkılmaz hale getirmektedir.Zira,böyle bir meseleyi mümkün görmek,tıpkı "Yumurta tavuktan,tavuk yumurtadan..." düşüncesinin ilelebet sürüp gideceğine ihtimal verme gibi bir safsataya benzer ki;bunlardan tavuk veya yumurtayı,Kudreti Sonsuz,Ezeli bir Zat'a vereceğimiz ana kadar,iddialar hep mesnetsiz sayılır.Aksine,bunlar varlığı kendinden olan Yüce Yaratıcı'ya isnat edilince mesele birden aydınlığa kavuşur.Ondan sonra,tek bir hücre olarak yumurtanın yaratılmış olması veya kendi neslini devam ettirmek için tavuğun yaratılmış bulunması ve yumurtanın ondan çıkması arasında fark yoktur.Bunu böyle kabul etmeyip de "O ondan,o da ondan..." demekle hiçbir şeye aydınlık getirilemeyeceği gibi,cevaplandırılan her soruyla beraber birkaç tane de soru ve sorun ortaya çıkacaktır.Mesela,yağmur,buluta bağlı;bulut,+ ve - taneciklere,onlar buharlaşma olayına,o da suların mevcûdiyetine ve nihayet o da suyu meydana getiren unsurlara...Böylece sebepler zinciri,belki birkaç adım daha ilerleyerek devam eder durur;ama durduğu yerde yine "Şöyle de olabilir, böyle de" diyerek insan kendini varsayımların kucağında hisseder ve onlarla tatmin olmaya çalışır.Bu ise, fevkalâde bir nizam;bir âhenk ve birbiriyle münasebet içinde,bir hikmet eliyle meydana geldiği sezilen bütün eşyayı çocuk hezeyanlarıyla izah etmeye yeltenmekten başka,bir de ilimlerin ufkunu ve hedefini karartmak demektir.Oysaki,her sonuç için mutlaka makul bir sebebe ihtiyaç vardır.akıl ve mantık dışı sebeplerin uzayıp gitmesi,uzayıp gitmenin kerameti olarak makul hale geleceğini düşünmek,imkansızı mümkün görmek gibi bir hezeyandır.Şimdi bir örnekle konuyu aydınlatmaya çalışalım.Mesela:Ben,arka ayakları olmayan bir sandalye üzerinde oturuyorum.Sandalye,düşmemesi için,kendisi gibi bir diğer sandalyeye dayandırılmış,o da bir başkasına...sonsuza kadar devam edip gidiyor.Bu hal,zaman ve mekânlara sığmayan rakamlarla sürüp gitse de,arka ayakları olan ve yere tam oturan bir mesnede dayandırılmadıktan sonra,işi zincirleme uzatıp durmak,sandalyeye arka ayak olamayacaktır.Bir başka numune,mesela:Önümüzde bir sıfır olduğunu düşünelim.Bu sıfır, solundaki bir rakamla omuz omuza gelmedikten sonra,soyut sıfırların çoğaltılması kesinlikle ona bir değer kazandırmayacaktır.Trilyon defa trilyon sıfırlar peşi peşine sıralansa dahi,kıymet yine sıfır olacaktır.Ne vakit soluna bir rakam konulacak,işte o zaman sıfır da solundaki rakama göre bir kıymet alacaktır. Bu,şunu ifade etmektedir:Bir şeyin tek başına varlığı yok ve kendi kendine kaim değilse,kendisi gibi muhtaçların ona varlık bahşetmelerine ve esas olmalarına imkân yoktur.Hep aynı şeye muhtaç ve aynı hususta aciz olanların bir araya gelmesi,ihtiyacı çoğaltma ve aczi arttırmadan başka bir işe yaramaz.Kaldı ki sebeplerin müdahalesi kabul edilse bile,fiziğin sarsılmaz kanunlarından etkenlerin uyumu prensibine göre,sebeple sonuç arasında makul bir münasebetin bulunması şarttır.Buna göre,mesela yer kürenin hayata müsait hale gelmesinden,insanın düşünür bir varlık olmasına kadar,her şeye bir sebep bulmak,hem de makul ve o neticeyi elde etmeye gücü yetebilecek bir sebep bulmak lazım.Oysaki,dünyanın şu andaki durumundan;yani hızı,Güneş'e olan mesafesi,atmosfer tabakası,periyodiği,hikmetli meyli,atmosferi teşkil eden gazların ihtiva ettiği maslahatlar..gibi hususlardan tutun da,onun toprak ve bitki örtüsüne;denizlere ve onlarda cereyan eden esrarlı kanunlara,rüzgarlar ve onların yüklendikleri vazifelere kadar binlerce,yüz binlerce olay öyle bir uyum içinde sürmektedir ki;bütün bunları kör-sağır sebeplere ve serseri tesadüflere havale etmek,aklın kendi kendini nakzetmesi ve çürütmesi demektir.Yüce Yaratıcı'nın her eserinde kendine ait işaret bulunması,O'nun varlığına bir değil,binlerce delildir.Evet,her şey sonradan var olmuştur.Var edense Allah'tır.Allah,Allah olduğu için,yaratılmamıştır.Yaratılan her şey mahlûk ve muhtaçtır.O ise,varlığı kendinden ve kimseye muhtaç olmayandır.Her şey gidip O'nda son bulmakta;bütün karanlıklar,izah edilemeyecek gibi görünen şeyler,O'nunla aydınlığa kavuşmaktadır.Var eden O,varlığı sürdüren O,çeken O,iten O ve bir hedefe götüren de O'dur.Artık,O'ndan öte bir şey yoktur ki,O'na da bir sebep aransın!..Bunu da yine bir-iki basit örnekle açıklamaya çalışalım:Meselâ,vücudumu ayaklarım taşıyor,ayaklarımı da zemin.Artık böyle mâkul bir taşıyıcı bulduktan sonra bunun ötesinde yeni sebepler aramaya hiç de gerek yoktur.meselâ:Diyelim ki,trenin en arkadaki vagonunu onun önündeki hareket ettiriyor;onu da bir diğeri;onu da bir başkası;nihayet gelip lokomotife dayanınca;o,kendine has gücü,kuvveti,yapısı ve işleyişiyle "Kendi kendine hareket ediyor." deriz.Verilen bu misaller,Allah'ın yarattığı eşyadan ve aldanmış akılların yeni yeni sebeplerle lokomotif değiştirmeleri mümkün olacak cinsten misallerdir.Ne var ki,durmadan lokomotif değiştirseler bile,tıkanıp kaldıkları noktaya "İşte sebeplerin bitişi."deyip suratlarına çarpacağız.Burada zihinleri bulandıran diğer bir mesele de,sınırlı düşünen insanoğlunun,ezel mefhumunu kavrayamayarak,maddeyi ezelî görmesi,daha sonra da,rakamlarla izah edilmeyecek bir geçmiş içinde,hiç olmayacak bazı şeylere olabilir ihtimalini vermesidir.Bir kere ezel gelmiş zamanın sonu değil,o bir zamansızlıktır.Zamanlar,kentrilyon defa "kentrilyon" seneleriyle,ezel karşısında bir saniyenin yüzde biri bile olamazlar.Oysaki,sebeplerin teselsülünde bir esas olan maddenin bir başlangıcının bulunması bugün hemen herkes tarafından bilinip kabul edilen bir mevzudur.Elektronların hareketi,çekirdek fiziğindeki sır,devamlı radyasyon yayan Güneş'teki esrarlı işleyiş ve termodinamik kanununun kâinat çapındaki geçerliliği,her şeyin bir sonu olacağına dair yıldızlar büyüklüğünde ve güneşler parlaklığında binbir mesajdır.Sonu olan her şeyin bir başlangıcının bulunması ise,üzerinde münakaşa yapılmayacak kadar açıktır.Onun içindir ki bizler madde ve maddeden meydana gelen her şeye, bugün var olsa dahi, yarın yok olacağı nazarıyla bakmaktayız. Ancak, kâinatların derece derece eriyip gitmesi, maddenin yavaş yavaş tükenmesi, çoklarını aldatabilecek mahiyette ve oldukça yavaştır. Ne var ki, yavaş da olsa, uzun bir geçmişten bu yana gelişip genişleyen dünyalar, bir gün büzüle-çekile mutlaka silinip gideceklerdir. Evet madde bugün var ise de, bir kısım pozitif neticelerin ışığı altında, başkalaşmaya doğru gittiğinden kimsenin kuşkusu yoktur. Şimdi bunu size, yine bir tren misaliyle anlatmaya çalışalım ama lütfen trene bakan başka varlıklar gibi bakmayalım olaya:
Farz ediniz ki, İzmir'den kalkan bir tren, "50-55" km ötede bulunan Turgutlu istikametine hareket etti. Hareket esnasında trenin hızı saatte "55" kilometredir. Buna göre, trenimiz bu mesafeyi ancak bir saatte alabilecektir. Bu hızla yarım saat kadar yürüyen tren, yolun geriye kalan kısmında hızını tam yarıya düşürür. Buna göre, yolun henüz kat edilmedik 27.5 kilometrelik mesafesi kalmıştır ki, hızını yarıya düşüren tren bu 27.5 kilometrenin ancak yarısını, yarım saatte alabilecektir. Bu tempoyla hareket eden tren yarım saat gittikten sonra yine hızını yarıya indirdiğini düşünelim; geriye kalan kısmın yarısını da yarım saatte kat edebilecektir. Böylece her yarım saatte bir hızını yarıya düşüren tren, âdeta hiçbir zaman Turgutlu'ya ulaşamayacaktır: 'Aslında mesafeler bitecek ve varılması gerekli olan yere mutlaka varılacaktır. Ancak, bu tempo ile hareket edildiği sürece, insan hiçbir zaman oraya varamayacağını zannedecektir.Bunun gibi, madde de bir çözülme ve inhilâle doğru gitmektedir.Bu birkaç milyon sene sonra dahi olsa mutlaka tahakkuk edecektir.Ve,Varlığı Kendinden olanın dışında her şey yok ollup gidecek,sadece O kalacaktır.Netice,Allah bizzat var ve her şeyin yaratıcısıdır.O'na yaratılmışlık isnadı,Yaratıcı'yı yaratılandan ayıramama gibi bir düşünce sefaletidir.Bu türlü ürpertici bir tasavvuru ortaya atan zavallı inkarcılar,akıllı görüneyim derken,akılla nasıl zıt düştüklerinin farkında bile değillerdir.Evet bugün artık,birinin kalkıp maddeye,ezeliyet kesip biçmesi ve Allah'ı inkâr etmesi oldukça garip ve garip olduğu kadar da bağnazca bir iddiadır.Ne var ki,eşya ve olayları gerektiği gibi algılayamayan bir kısım materyalistler,maddenin ense köküne inen çözülüp dağılmayı,atomun karşısına dikilen tükenişi,mânâ ve neticeleriyle sezip idrak edecekleri güne kadar düşüncelerinde hakikatsiz,beyanlarında yalancı olmalarına rağmen,bir kısım safderûn kimseleri aldatmaya devam edeceklerdir.
İşin doğrusunu,ilmi bütün eşyayı kuşatan Allah bilir.

hector
03-03-2014, 14:34
ArkadaŞlar cİdden Çok soru soruyorum, neredeyse herbİrİnİze mesaj gÖnderİyorum ama ben hala budİzm, ateİzm, deİzm ve agnostİsİzİm de kaldim ya :(

sİzce hangİsİnİ seÇeyİm? Fİkİrlerİnİz nelerdİr? LÜtfen yardim edİn.

Agnostİsİzm bİraz daha yakin gelİyo ama onun da İkİ kolu var: Tanri varmiŞ gİbİ yaŞayanlr, tanri yokmuŞ gİbİ yaŞayanlar. Sİzce hangİsİ daha dogru?

"Sen ateist ol" , "sen deist ol" dediğimizde gerçekten ciddiye alacak mısınız söylediklerimizi ? O halde sizin düşünceleriniz neden var ?

Sizin kendinizi ateist , deist yada agnostik olarak tanımlamanıza ihtiyacınız yok . Tanrının olup olmaması çok önemli olmamalı artık sizin için . Siz bildiğiniz gibi yaşayın . Hayatınıza değer katmaya çalışın . Mutlu olmaya çalışın . Kendiniz olmaya çalışın. Diğerleri ikinci planda .

Ama illa da kendinizi bunlardan birisiyle tanımlamak istiyorsanız cevabı yine sizde gizli . Tartışmalara katılın . Kendi fikirlerinizi savunmaya çalışın . İlk başlarda fikirleriniz sürekli olarak değişebilir . Bu gayet normal . Sabir fikirli olmak iyi bir şey değil zaten . Fikirlerin değişkenlik göstermesi düşündüğünüz anlamına gelir.

Sevgiler , saygılar

Şüpheci Dinsiz
03-03-2014, 16:07
Sevgili babageldi,
DÜŞÜN EY İNSAN SENİ ALLAH NEDEN YARATTI
ibret al ki mahlukata üstün bir beden yaptı
EMRETTİ ATEŞ BİLE İBRAHİMİ YAKMADI
MUHAMMEDLE MÜJDELEDİ NURUNU TAMAMLADI

Çok düşündüm. :)

Allah, Arapların yerel putlarından biridir, İslamdan önce de vardı, başka çoğrafyalarda da bir çok Tanrı uyduruldu. İnsanlık tarihinde 4000 civarında din, 3000 civarında Tanrı gelip geçmiş. Bu dinleri, Tanrıları bir kenara atıp Allah ve İslam demem için bir tek mantıklı, geçerli kanıt, somut sebep söyleyebilir misiniz?

Örneğin,
ibret al ki mahlukata üstün bir beden yaptı

Neden leoparı ceylandan güçlü yarattı? Leoparın ayrıcalığı neydi, ceylanın suçu neydi? Biz neden leoparların ve ceylanların yaşama alanlarını işgal ediyor, neslini tüketiyoruz?

Nesinden ibret alayım bu -güçlü olanın hayata kaldığı- adaletsiz dünyanın? Hayvanları kesip yemek için gün yüzü göremedikleri ahırlara dolduracak, etini, sütünü, yumurtasını çalacak zekaya sahip olduğum için şükür mü edeyim?

Veya sakat doğmadığım, zulme uğramadığım için şükür mü edeyim?
https://scontent-b-fra.xx.fbcdn.net/hphotos-prn1/t1/1912109_574949012602251_1364687303_n.png

Örneğin,
EMRETTİ ATEŞ BİLE İBRAHİMİ YAKMADI
MUHAMMEDLE MÜJDELEDİ NURUNU TAMAMLADI

Kim demiş ateş İbrahim'i yakmadı diye? Kanıt?
Kim demiş Muhammed peygamber ile nurunu müjdelediğini? Yoksa Muhammed peygamber mi?

Binlerce kanıtsız iddia içinden neden Allah ve İslam?
Binlerce kanıtsız iddia içinden neden Rab ve Hıristiyanlık?
Binlerce kanıtsız iddia içinden neden Yahve ve Musevilik?
Kanıt?
Uydurma, çıkarım, boş laf, dedikodu, masal, felsefe değil, kanıt...
Bir tek somut kanıt, fazla değil, sadece bir tane yeterli.

Felsefe açısından bakacaksak Muhammed peygamberin felsefesiyle Konfüçyüs (http://tr.wikipedia.org/wiki/Konf%C3%BC%C3%A7y%C3%BCs)'ün felsefesini karşılaştırın. Konfüçyüs, Muhammed peygamberden yaklaşık 1000 önce yaşamış.

Sevgiler

MRBEKTAS99
03-03-2014, 17:10
Anliyorum artik :)

teŞekkÜr ederİm hepİnİze :)

MRBEKTAS99
03-03-2014, 17:50
Ben Şu an cİdden budİst olmak İstİyorum ama bİ yandan da "ya buda dİye bİrİ yaŞamadiysa" ve ''ya kİtaplari fİlan deĞİŞtİrİldİyse'' dİye bİ ŞÜphem var.

MRBEKTAS99
03-03-2014, 19:16
Ama bÜyÜynce dÜŞÜnceler bence deĞİŞmİyo. ÇÜnkÜ kendİmİ bu yaŞtan ne aliŞtirdiysam Öyle gİdİyor.

vartor
03-03-2014, 19:58
Bana kalirsa sen bir din mensubu olmaya calisacagina, derslerine calis. Su anda daha cok yarayacaktir isine. Inanc, veya inancsizlik, senin kendini yetistirmenle, kendiliginden gelecektir.

MRBEKTAS99
03-03-2014, 20:12
Zaten derslerİmde baŞariliyim :)

evrensel-insan
03-03-2014, 21:06
Bu soru da çok sorulan sorulardan biridir.SONUNA KADAR OKUMAMA İHTİMALİN FAZLA,KABUL ETME İHTİMALİN SIFIR OLMAKLA BERABER YİNE DE ANLATALIM...

Yazmis oldugun yazida, ben sorunun yanitini alamadim.

Eger sorunun yanitini verdigini dusunuyorsan, o yazinin neresinde verdigini alintila ki; onun uzerinden gidelim.

Soru su; Tanriyi kim yaratti?

Ayrica su cumledeki "la ilahe illallah" Allahtan baska ilah yoktur, tapacak"

Demekki Allah bir ilah ve ondan baska da ilahlar var.

Nedir diger olan ilahlar?

Onlarin icinde neden "tapilacak olan sadece Allah"

Ozel olarak ta, Allah'ini kim yaratti?

Cunku Allah, insanoglunca Tanri vasfi verilen fizik otesi yaratimlardan biridir, digerlerinden farki nedir?

Genel soruda da, "tanriyi kim yaratti?" sorusunda da Tanri tum bu fizik otesi yaratimlarin semboludur, yani sadece Allah degildir.

O yuzden yanitin sadece Allah ozeli uzerinde degil, Tanri geneli uzerinde de olmasi gerekir.

evrensel-insan
03-03-2014, 21:09
Anliyorum artik :)

teŞekkÜr ederİm hepİnİze :)

"Anliyanlar, anlamayanlara; anlatsinlar." :)

RainFall
01-04-2014, 20:31
Tek tanrıcılık iyidirde dinlerden bağımsız bir yaratıcı ise olay zorlaşıyor.

RainFall
01-04-2014, 20:32
Belkide bu dünya başka bir evrenin cehennemidir.Bu söz size fikir verebilir.

evrensel-insan
01-04-2014, 20:35
Belkide bu dünya başka bir evrenin cehennemidir.Bu söz size fikir verebilir.

Neden boyle dusunuyorsun ve bu bize nasil bir fikir verecek?

RainFall
01-04-2014, 20:38
Diyalektik evren modeli.

RainFall
01-04-2014, 20:39
Nedense benim aklıma bir şey bir yaratıcı olabilir ama bu Allah değil.Varsaki aklımızı kullanmamızı istiyor yoksa bize düşünme gücü verirmiydi?

RainFall
01-04-2014, 20:43
Yani din adamları ve ona karşı olanlar olacak din adamları ortalığı cehenneme çevirirken biz aklın yolundan giderek ortalığı cennete çevireceğiz.Cennet ve cehennem aynı anda birlikte var olur diyorum ben islamın inancına belki ket vurabilir.

bestrong
09-05-2014, 11:34
neden herşey Tanrı'nın elin de ? yaşamak , ölmek her şey onun elinde peki biz neyiz bu hayatta ? kukla mı?

RainFall
19-05-2014, 11:48
neden herşey Tanrı'nın elin de ? yaşamak , ölmek her şey onun elinde peki biz neyiz bu hayatta ? kukla mı?
Moleküler evrimi araştır bazı ateistlerle biz ortak bu fikri benimsiyoruz.Yani gelişeceğiz sana bir öneri sen tanrının bir parçası olduğu fikrini kabul edebilirsin.Panteizm gibi.Tanrı aşkın değil içkindir.

yazzamayanyazar
21-06-2018, 08:08
Dostum öncelikle sana şunu söylemek istiyorum illa ki birini sececeksin diye bir şart yok .Ama benim sana nacizane tavsiyem seküler bir kimlik üret kendine tanrı var veya yok bunların her ikisi de birbirinden farklı olmayan varsayımlar .Eğer illa ki bir seçim yapmak istiyorum dersen apanteizm en doğru olanı .Tanrı kavramı hiç bir fikir akımı fark etmeksizin hep çıkmaza sokar insanı .