Orijinalini görmek için tıklayınız : Ceza evinden çıkan katil, faşist ve mafyalar
Yanlış anlamayın ben Ergenekon'dan içeride olanların ve geçen gün çıkan herkesin faşist, katil vs... olduğunu söylemiyorum. Aksine belgelerin hiç değilse bir kısmının düzmece olduğundan eminim. Ama örneğin Sedat Pekerin çıkartılması tüylerimi ürpertti.
Aceba çıkartılan faşistleri Erdoğan seçimlerde sandığı gasp etmek için mi çıkarttı diye düşünüyorum.
Disaridakiler daha az suclu degiller, Sevan Nisanyan'i fikir sucu yuzunden hapse atanlarin, kafa yapilarina yakin olan canileri serbest birakmalarina sasmamak lazim.
evrensel-insan
11-03-2014, 21:28
Bu onlarin adalet anlayisidir. Ilk defa hizbullah katillerinin serbest birakilmasi ve sonra sirri kadem basmalari ile basladi, bu surec.
Adalet vicdan ile paraleldir.
Vicdan da insanlik ile hak ve ozgurlukler ile ve hak ve ozgurluk ihlalleri ile.
Bunlarin sorunu, hak ve ozgurlukler ile, hak ve ozgurluk ihlalleri farkini politik cikar olarak uygulayamamaktir.
Şüpheci Dinsiz
11-03-2014, 21:28
Sevgili kaanuni,
Aslında hiç kimse bırakılmış veya aklanmış değil.
ÖYM'lerin yargı usullerine uymayarak;
- Savcıların sanıkları suçlamadan önce hapsedip, iddianameleri (suçlama dosyasını) -delil toplama bahanesiyle- çok uzun süreye yaymaları,
- Sanıkların yıllarca neyle suçlandıklarını bilmemeleri, haliyle savunma haklarını kullanamamaları,
- Savcıların üretilmiş olduğu aleni olan sahte delilleri ısrarla iddianameye sokmaları,
- Savcıların hukuken maddi delillerle desteklenmedikçe geçersiz olan tanık/gizli tanık/itirafçı beyanlarını ısrarla iddianameye sokmaları,
- Savcıların sanık ifadelerini, savunmalarını hiç bir şartta araştırmamaları, dikkate almamaları, iddianameye dahi sokmamaları,
- Hakimlerin bu hukuken değersiz iddianameleri dikkate almaları,
- Hakimlerin sanıkların savunmalarını dikkate almadan, geçersiz delilleri dikkate almadan karar vermeleri,
- Hakimlerin kararı açıkladıktan sonra aylarca gerekçeli kararı açıklamamaları,
- Sanıkların ellerinde gerekçeli karar olmaması sebebiyle aylarca itiraz haklarını kullanamamaları,
Sebebiyle bu mahkemelerin yaptığı tüm yargılama işlemleri geçersiz sayılmıştır.
Yani, yine bir savcı çıkıp aynı iddialarla sanıklar aleyhinde dava açabilir.
Örneğin, Danıştay katili Alparslan Aslan, Zirve katilleri mutlaka tekrar yargılanacak ve muhtemelen aynı cezayı alacaklardır. Çünkü aleyhlerinde çok güçlü kanıtlar ve itiraflar vardır.
Örneğin, uydurma delillerle hapsedilen gazeteciler/subaylar/profesörler büyük ihtimalle aklanacak, beraat edeceklerdir.
Sevgiler
Hükümet, sivil darbeyi "maşayla" beceremedi, şimdi eline aldığı maşa kızıp da elini biber gibi közleyince maşadan kurtulmak için ulusalcılık yılanına sarılıyor.
İddia ediyorum, bu memleket bunlardan daha aptal siyasetçiler görmedi. Tansu, Mesut istisna.
Akp-Cemaat çatışmasından faydalanmak hakları, en azından bir kısmı sütten çıkma ak kaşık olmasa da sahiden işledikleri suçlar yüzünden değil muhalifleri sindirme, devlet kadrolarını eski sahiplerinden temizleme amaçlı açılmış, düzmece bir dava yüzünden içerdelerdi.
Zirve Katliamı'nı, Ergenekon'a bağlama çabası bu katliamın faillerinin aramızda dolaşmasının sebebidir. İktidarın ve camaatin b.k yemesidir. Gene Hırant'ın katiliyle azmettiriciler arasındaki bağlatıyı sağlayan kişi de devletin gerçek katilleri bulmamaya yönelik yoğun çabası sonucunda salınmıştır.
Umarım bu tahliyeler Akp'nin elinin güçlenmesini sağlayacak perde arkasında yapılmış anlaşmalarının sonucu değildir.
Vefik Sami
15-03-2014, 10:55
Görevden alma ve atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.
Görevden alınan 4 emniyet müdürünün yerine, polis başmüfetişleri Uğur Öztürk Giresun'a, Veysel Tipioğlu Muğla'ya, Turgay Çalışkan Sivas'a ve Mahmut Karaarslan ise, Van'a emniyet müdürü olarak atandı.
Kararnameyle ayrıca 4 bakanlıkta da atamalar gerçekleşti.
Haber (http://www.ntvmsnbc.com/id/25504427/)
Yargı ve emniyet mensupları darbecileri, şikecileri yakalayıp yargılarken her şey çok "iyi" idi. Sn. başbakan "sessiz devrim yaptık" diyordu. Lâkin aynı yargı ve emniyet; rüşvet ve yolsuzluk dümeninin ipliğini pazara çıkarınca "tu-kaka" oluverdi. Şimdi artık darbeciler, şikeciler, yolsuzluk/rüşvet ve irtikap suçu işleyenler 'haklı' bunları yakalayıp yargılayanlar suçlu. Taşın altına elini koyan dürüst, cefâkar/fedâkâr insanlar oraya-buraya sürülmekte...
Gâzi paşa hazretleri ile Milli mücadelenin şehitleri/gâzileri kurtardıkları ülkenin günün birinde suçlu cenneti olacağını bir şekilde tahmin edebilselerdi, yine de hayatlarını tehlikeye atarlar mıydı ? Nankörlük'ün ne olduğunu tüm pisliğiyle görmek/anlamak isteyenler Türkiyeye baksın. Adımız boş yere "barbar"a çıkmamış. Bu yaftayı bize savaşçı kimliğimiz nedeniye yapıştırdıklarını zannederdim. Şimdi anlıyorum ki gerçek tamaman başaka imiş.