Orijinalini görmek için tıklayınız : Amr bin Hişam
ebucehil
06-04-2014, 22:49
Ebû'l-Hakem (Türkçe (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e): Bilgeliğin Babası) olarak da bilinirdi, çünkü Kureyş kabilesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurey%C5%9F) içinde bilge bir adam olarak kabul edilirdi. Ebu Cehil yeni gelişmekte olan monoteistik dinin en güçlü rakiplerinden biriydi ve insanlara karşı agresif bir tutumu vardı, bu yüzden Müslümanlar onu Ebu Cehil (Arapça (http://tr.wikipedia.org/wiki/Arap%C3%A7a): أبو جهل) (Türkçe (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e): Cahilliğin Babası), takma adıyla andı. Kureyş kabilesinde (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurey%C5%9F) Mahzûmoğulları (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Mahz%C3%BBmo%C4%9Fullar%C4%B1&action=edit&redlink=1) üyesiydi ve Mekke (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mekke) şehrinin[1] (http://tr.wikipedia.org/wiki/Amr_bin_Hi%C5%9Fam#cite_note-Bukhari286-1) (Muhammed (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_bin_Abdullah)'in ordusuna teslim olmadan önceki) lideriydi. Muhammed'i sevmezdi ve eline fırsat geçtiği zaman onu hicvederdi.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)] Sahibi olduğu kervanlarla gezip yeni şehirler görmeyi severdi. Hurmaya, süte ve kırmızı ete karşı bir zaafı vardı. Tezcanlı ve agresif biriydi
kaynak: vikipedia
arkadaşlar forumları takip eder fakat yazmazdım çünkü insanın sürekli değişken bir yapıda olduğuna inanırdım lakin kimse kusura bakmasın turan dursun adı altında tabular varsa monitörden içeri girip o yazıyı yırtmak isterim. bende az buçuk turan dursun üstadın yaşadıklarını yaşadığım için islamiyete karşı çok büyük nefret duymaktayım tanrı var mı yokmu umrumda değil var da ne yapmış. şunu anladım ki artık islamiyet yeryüzünden silinmedikçe dünyaya huzur gelmeyecek. tanrı gelip özür dilese bile artık çok geç. sakin biriyim belki ama islamiyete karşı sakin olmak susmak gerçekten çok zor bir şeydir. her yerde eleştirmekten çekinmedim lakin bu teröristlere karşı deşifre olmanın okadar iyi bir şey olmadığını gördüm. elimden geldiğince burdan birşeyler yazmaya çalışırım umarım duygularım mantığımı esir etmez.
amir bin hişam'ı dindoşlar tanımadığı için inadına ebu cehil diyorum kimin cahil olduğunu herkes biliyor.
kahrolsun insanları diri diri toprağa islamiyet muhammedin izinden gidenler varsa amr bin hişam'ında izinden gidenler var islamiyet için ölenler varsa elbet onun karşısında ölümü göze alanlarda vardır.
ebucehil
06-04-2014, 23:25
al işte duygularım mantığın önüne geçmiş bile yanlış yazmışım :)
mrdragon
07-04-2014, 00:08
Hangi islamiyet?
Dinlerin getirileri ve götürüleri masaya yatırılabilir de, özünde insana bakmak gerekiyor.
Tabi biz insanlar sürekli gelişebilme potansiyeline sahibiz. Daha doğruyu daha güzeli açığa çıkartacak zihinlerimiz var. Statik değiliz. Hali ile, sabitlenmiş inançlar altında yaşantılar insanlığın doğasına uymuyor. Zaman içinde çağ dışı kalmaları ve akıldan daha keskin çizgiler ile uzaklaşmaları kaçınılmaz sonları.
Bilgelerin Babası sonradan Cehalete armağan edilse de, onun hakkında sadece tek yönlü islami kaynaklarda yer alan hadisleri biliyoruz.
Kuran içinde o dönemin insanının tepkileri ve o tepkilere karşı Muhammed'in serzenişleri fazlası ile mevcut. Sözel bir rekabet karşısında aslında anlatılanların aksinde oldukça doğal tepkiler açığa çıkartan insanlar gözleniyor.
Arkeolojik çalışmalara izin verilse, daha fazla veri de toplanabilir ama belli ki, islam egemenliği ele aldığı andan itibaren, eski arap tarihi ve yazıları tamamen ortadan kaldırılmış. Çok ciddi anlamda islam tarihi süreci silmiş.
Bu arada hoşgeldiniz, kılıcınız bilgi olsun. Her insan ne yazık ki yeterince net düşünebilecek potansiyele sahip değil. İslam tarzı dinlerin dogmatik yapısı da ne yazık ki, insanları düşünebilmekten alıkoyan ve korkuyu aşılayan nitelikte. Eğitim ve öğretim şart memlekete.
ebucehil
07-04-2014, 00:35
hangi islamiyet olması bence önemli değildir.cezası öbür dünyaya kalan bir dine insanlar inanıyorsa o toplumdan bir şey beklemek mümkün değil. çünkü haksızlığa, acıya, derde, eşitsizliğe herşeye "allah büyüktür", "bu dünyada olmasa diğer dünyada..", "bu dünya önemli değil bir sınavdır" işte bu laflar insanların ayağına ve beynine vurulan prangalardır. güçsüz insanların konuşmasına isyan etmesine izin olmadığı için işte bu haldeyiz. bence asla insanı inancından ayrı değerlendiremeyiz.
Vefik Sami
07-04-2014, 10:16
Ne inancı Ya Hu ?
Hangi dinin müntesibi olursa olsun; bu gün dünya üzerinde yaşayan milyarlarca futbol tutkunu insanın, tuttuğu takımın "büyük"lüğüne ve her sene başında şampiyon olacağına dâir inancı, var olduğunu iddia ettiği imanından daha kuvvetlidir. Sevdiği/beğendiği kulübü için yaptığı maddi/mânevi fedâkârlığı, îmânını için de yapabilen çok azdır.
Böyle bir ortamda, imanda samimiyet aran(a)maz. Çoğu insanın "iman" zannettiği şey, âidiyet duygusu/ihtiyâcı ile ölüm ve yok olma korkusunun tetikleyip şartlanmışlık üzerinden oluşturduğu sosyo-kültürel kimliktir. İşte büyük yığınların bu şaşkınlığı; üstelik, içinde bulundukları şaşkınlığın farkında bile ol(a)madan inandıklarını sandıkları dini savunmaya çabalamaları gerçekten ironiktir. Bu şekilde yaşayan insanların yaptıkları seçimlerin, siyâsi tercihlerin doğruluğuna inanmak da mümkün görünmüyor. Binâenalyeh; en medeni toplumlarda dahi, gerçek anlamda bir demokrasi kültürü oluştuğu kanâatinde değilim. Ama; bizlere göre daha iyi durumda oldukları gerçeğini de göz ardı edemem.
ebucehil
08-04-2014, 04:18
[QUOTE=Vefik Sami;515752]Ne inancı Ya Hu ?
Hangi dinin müntesibi olursa olsun; bu gün dünya üzerinde yaşayan milyarlarca futbol tutkunu insanın, tuttuğu takımın "büyük"lüğüne ve her sene başında şampiyon olacağına dâir inancı, var olduğunu iddia ettiği imanından daha kuvvetlidir. Sevdiği/beğendiği kulübü için yaptığı maddi/mânevi fedâkârlığı, îmânını için de yapabilen çok azdır.
keşke bende böyle bir ortamda büyüyüp senin gibi düşünebilseydim senin anlattığına göre islamiyet spor üremeyle yayılmış galiba.
Vefik Sami
08-04-2014, 10:11
keşke bende böyle bir ortamda büyüyüp senin gibi düşünebilseydim senin anlattığına göre islamiyet spor üremeyle yayılmış galiba.
Bu tip, her tarafa çekilebilecek bir cümle yazıp çalının arkasına saklananları pek sevmem.
Ama yine de "iyi" tarafından bakıp birkaç kelâm edelim.
İslâm'ın kılıç marifetiyle yayıldığını dünya üzerinde bilmeyen insan neredeyse yok gibidir. "Allah için cihad/savaş" fikri, korku ve zaaflarının baskısını iman zanneden insanları öylesine etkiler ki, 'öteki'ni öldürerek Cennet'e gidebilecekleri kanâati kendilerine çok câzip/çekici gelir ve analitik düşünceye pek itibar etmezler. Misâl; ben bir müselmana, "Başkaları kendi inancını yayma adına senin ülkene/toprağına girse, babanı, anneni, kardeşlerini öldürse, seni köle, hanımını ve kızını kendisine câriye yapsa, tepkin ne olurdu ?" diye sorduğumda, "ıhımm-mıhımm, şeyy, kem-küm" den öte bir şey işittiğim olmuyor.. Kur'andaki kelimeleri 'nâzil' olduğu dönem itibâriyle değil de, hâkim kültürün baskısıyla ikinci/üçüncü/dördüncü anlamlarını vererek "sevimli" göstermeye gayret eden light müslümanlar, hadis küliyâtını, 1400 yıllık islâm teori ve pratiğini görmezden gelenler "Kur'anda böyle bir şey yok" deyip kenâra çekilirler. Bu tavır, 'korkmuş devekuşu tepkisi'nin bir başka versiyonudur.
Eğer yazdıklarımı biraz dikkatli okumayı becerebilseydin; sâdece İslâmdan bahsetmediğimi, dünya üzerinde yaşanagelen hemen bütün dinlerden hareketle kültür dindarlığından söz ettiğimi anlayabilirdin. Bu tip bir "din" anlayışı da 'spor üreme' değil, kültürel miras ile kuşaktan kuşağa geçer. Zâten benim "kültür dindarlığı "eleştirim de bu gerçek üzerine kuruludur.
Mesajımdan kendi algına/eleştirine temel yapabileceğine vehmettiğin bir-iki satırı alıp, bütününü görmezden geldiğine göre; ya iyi niyetli değilsin, ya da "andavallı" vaziyeti ile karşı karşıyayım. Ama bu satırları okuduğunda anlayabileceğine dair ümitlerimi saklı tutayım. Amacın gerçekten fikir paylaşımı ise bu olur.
ebucehil
10-04-2014, 01:30
Bu tip, her tarafa çekilebilecek bir cümle yazıp çalının arkasına saklananları pek sevmem.
Ama yine de "iyi" tarafından bakıp birkaç kelâm edelim.
İslâm'ın kılıç marifetiyle yayıldığını dünya üzerinde bilmeyen insan neredeyse yok gibidir. "Allah için cihad/savaş" fikri, korku ve zaaflarının baskısını iman zanneden insanları öylesine etkiler ki, 'öteki'ni öldürerek Cennet'e gidebilecekleri kanâati kendilerine çok câzip/çekici gelir ve analitik düşünceye pek itibar etmezler. Misâl; ben bir müselmana, "Başkaları kendi inancını yayma adına senin ülkene/toprağına girse, babanı, anneni, kardeşlerini öldürse, seni köle, hanımını ve kızını kendisine câriye yapsa, tepkin ne olurdu ?" diye sorduğumda, "ıhımm-mıhımm, şeyy, kem-küm" den öte bir şey işittiğim olmuyor.. Kur'andaki kelimeleri 'nâzil' olduğu dönem itibâriyle değil de, hâkim kültürün baskısıyla ikinci/üçüncü/dördüncü anlamlarını vererek "sevimli" göstermeye gayret eden light müslümanlar, hadis küliyâtını, 1400 yıllık islâm teori ve pratiğini görmezden gelenler "Kur'anda böyle bir şey yok" deyip kenâra çekilirler. Bu tavır, 'korkmuş devekuşu tepkisi'nin bir başka versiyonudur.
Eğer yazdıklarımı biraz dikkatli okumayı becerebilseydin; sâdece İslâmdan bahsetmediğimi, dünya üzerinde yaşanagelen hemen bütün dinlerden hareketle kültür dindarlığından söz ettiğimi anlayabilirdin. Bu tip bir "din" anlayışı da 'spor üreme' değil, kültürel miras ile kuşaktan kuşağa geçer. Zâten benim "kültür dindarlığı "eleştirim de bu gerçek üzerine kuruludur.
Mesajımdan kendi algına/eleştirine temel yapabileceğine vehmettiğin bir-iki satırı alıp, bütününü görmezden geldiğine göre; ya iyi niyetli değilsin, ya da "andavallı" vaziyeti ile karşı karşıyayım. Ama bu satırları okuduğunda anlayabileceğine dair ümitlerimi saklı tutayım. Amacın gerçekten fikir paylaşımı ise bu olur.
bu defa yazının tamamını alıyorum. bir defa bu kuran nazil olmuş değil uydurulmuştur.
beni aydınlattığın için saol ama kültürü bilmeyecek adam olsam burda ne işim var.
asıl sorun senin olayı benim anlattığımdan çok farklı yerinden alman şöyleki.
İnanç bir kişiye, tanrıya herhangi bir öğretiye ya da görüşe duyulan bağlılıktır. (su)
Kültür bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz mirastır. (yatak)
Ben su kokuyor diyorum sen dereden bahsediyorsun. kültür illaki vardır olacaktır.
ortadoğuda zina yapanları recm etmek kültürmüdür yani. kültürün kitabı olmaz yorumlayıp kendine göre karar hüküm veremezsin. bir günde şahadet getirip bütün inanç sistemini değiştirebilrsin fakat ben böyle bir sözle kültür değiştireni görmedim. islama karşı iyi niyetli olmadığım ortada sen neyi anlamıyorsun yok dünyada şöyleymiş kardeşim benim bir budistle ne sorunum olabilir. islamiyetin yanında öpüp başıma koyarım.
Vefik Sami
10-04-2014, 10:33
Sn. ebucehil;
İman özneldir, subjektiftir. Bilgi, ön kabûl ve kanâatlerden oluşur. Bu toplam, her insanda aynı seviyede seyretmediği için inanan ve inanmayanlar olduğu gibi, aynı İlah'a iman ettiği iddiasında bulunanlar içinde de derin fikir ayrılıkları görülebilir. İman kurallara indirgenip kurumsalaştığında din ortaya çıkar ve zamanla o coğrafyadaki hâkim kültürün bir parçası haline gelir. Binâenaleyh; İslâm kültüründe doğan 'müslüman', Hristiyan kültürde doğan da Hristiyan olduğunu zannneder. Çünki; araştırarak, sorarak, inceleyerek öğrenme yerine, çevresel baskılara boyun eğer.
Îman görülemediği için, taklid de edilemez. Taklid edilen şey ritüellerdir. Kişide ortaya çıkan âidiyet duygusu ve sosyo-kültürel kimlik ihtiyacı, din noktasında karşı karşıya kaldığı çevresel baskıları düşünmeden kabûle zorlar. Kurumsalllaşarak egemenlerin baskı aracı ve yerel kültürün bir parçası - Örf - haline gelen imana, - yeni şekliyle din - sahip kişilere bu nedenlerden ötürü ben "kültür dindarı" demekteyim.
Kültür ile din arasındaki farkı bilmekteyim.
Maalesef yine tekrarlamak zorunda kalıyorum.
Yazdıklarımı anlamadan, cevap vermiş olmak için yazıyorsun.
Esâsında kişiler, çocuk yaştan itibâren din noktasında bir beyin yıkamaya mâruz kaldıklarından onları suçlamak pek de insaflı durmuyor. Dinsel hassasiyetleri zayıf çevrede yetişenler, bu baskıyı pek hissetmedikleri için başkalarının boyun eğdiği hususlara karşı lâ kayd davranabiliyorlar. Burada en ironik durum ise, aslında din-iman noktasında pek araştırmacı bir yapıya sâhip olmayan, içinde yaşadığı ortamın verdiği rahatlıkla din konusunda sıradan/basit tepkiler veren bâzı kişi(ler)in kendisini 'ateist' zannetmesi. Çünki ateist olabilmek için evvelâ neye karşı olduğunu/kabul etmediğini iyi bilmek zorunludur. Bu noktadan sonra kişi bir Tanrı'nın var olabileceğini ama, mevcut dinlerin bu Tanrı'dan gelmediğini düşünür; deist olur. Daha ileri aşamada agnostizm başlar. Bu durumu daha da ileri taşıyabilenler de ateizm'i benimse/kabul eder.
ebucehil
12-04-2014, 18:57
Merhaba sayın vefik sami bey, fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum. Ben en baştan beri sizin ne söylemeye çalıştığınızı biliyorum fakat dediğim gibi farklı açılardan baktığımız için tam olarak uzlaşamıyoruz. Bu forumu pek bilmiyordum seviye baya iyiymiş, ama bende şöyle açıklayayım meramımı.
Evet kültür dindarı dediğiniz konuda çok haklısınız bu soruyu bende sormuştum yani “eğer ben bir hiristiyan ailenin çocuğu olsaydım şimdi hiristiyan mı olacaktım ?” diye ve o insanların cehennemde yanmalarına bir türlü anlam veremezdim, bu sorularıma Müslümanlar yeni çevredeki insanlar “tövbe de sen Müslümansın şükret” diye cevaplar verirdi. Bunu bile soramayan fakat Müslümanım ya da hiristiyanım diyen insanlar var. Namaz kılmaz, hayatında hiç camiye gitmemiş, kuranın ne dediğini bilmemiş inandığı dinin yasaklarını hepsini yapmış, yap dediklerini yapmamış fakat konuşmaya gelince Allah’ı için her şeyi yapar, peygamberi için canını verir ya da onu bile düşünmez. dinde bu insanlara “imansız” denir. neyse bence bu insanlar için pek fazla yapacak bir şey yok; çünkü adam Allahım dediği yaratıcısı için kılını kıpırdatmıyor, sözde yaratıcısnın onun için gönderdiği kitabı okumuyor ki, bir cennet ve cehennemin olduğunu kabul ediyor lakin gereğini yapmıyor, bu insanlar için yapabilecek pek bir şey yoktur. Boşuna dememişler “ dinsizin hakkından imansız gelir” (bu atalardan ben bir cacık çıktığını sanmıyorum ama abi adamlar tek cümleyle nasıl ciltlerce kitabın yapamadığını yapıyorlar anlamış değilim) o zaman İşte bunlar senin dediğin “kültür dindarı” kategorisine girerler. (umarım yani :)
Bende dediğin gibi öğrenilmeden ateistim demenin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum yoksa bu insanları camiye giderken görebiliriz.Turan dursun dursun üstad gibi ya da onun gibi olmasa bile merak etmiş araştırmış şu “pis ateyizler” gibi ya da şahsen ben o kadar namaz kıldım, dua ettim, sıcak, soğuk demedim oruç tuttum o bencil Allah bir defa olsun beni takmayınca “******* böyle aşkın ızdırabını” diyip “ulen oğlum Muhammet seni yakalayacam” diyip aldatılmanın o kekremsi tadına vardım. bende Allah’ına isyan edenlerin saflarını sıklaştırdım. Belkide haksızlık ettim peygamberliğime çok az kalmıştı fakat ben asıl mağara bulamadım. sonuçta Cebrail bu abi boru değil evine kadar gelecek değil hem ben okumayıda biliyordum neyse Allah’la olan özelimi fazla anlatmayayım sonuçta bir yaşanmışlık var yani. neyse.
Fakat ben asıl sorunun bu “imansız” ya da senin deyiminle “kültürel dindar”insanlardan değil. gidip bide bunlara neden dininizi tam yaşamıyorsunuz demeyelim durup dururken. Zaten dinin gereğini yapmayan adam nasıl onu okuyup sorgulayacak ki ? Hatta bence en güzelini bunlar yapıyor boşuna dememişler “ en büyük mutluluk cehalettir” (atalar yine bitirmiş.) Ben işte eğer yanlış anlamıyorsam senin bu bahsettiğin insanlardan değil.
maalesef dinini sözde gerçek anlamda yaşamaya çalışan insanlardan bahsediyorum. Mesela kim bunlar islamiyette bu insanlara “el kaideciler”i örnek gösterebiliriz. bunlar gerçek anlamda iman etmiş kuranın ya da diğer ritüelleri (fazlasıyla ekleyerek) yapmaya çalışan bunu yapmak için (amaç kısa yoldan cennete gitmek olsa bile) bizim gibi düşünen insanların şu kısacık hayatınıda yakmaktan çekinmiyorlar. örneği şuan t.c başbakan’ını tayibin yardım ve yataklık ettiği suriyedeki sakallı cennetlik adayları. Benim sorunum bu insanlarla ve Türkiye’deki nevi şahsına münahasır çember sakallı, hobileri arasında aydınları ve dinsizleri yakmak olan kadınların ayak topuğundan tahrik olan, sevmeye kıyamayacağımız tiplerdir. Ama hakkını verelim şimdi adamlar dinlerini yaşıyorlar hem hangi müslüman diyor ki “İslamiyet terörizm değil, din bu değil, bak sen inanmıyorsun ben sana bir şey diyor muyum ?” hah işte hiçbir dinsiz bu imansızlarlarla baş edemez. Kendi kutsal kitaplarındaki hoşgörüden haberleri olsa aslında önce bize fiziki, yemese sözle müdahale etmeleri o da yemese kalben kötülemeleri gerekiyor. yani aslında önümüzde gülüp arkadan kafirden dost olmaz diye, kuyumuzu kazmaları gerekiyor fakat nerde onlarda o iman. İnananlar peygamberlerinin dediğini ve yaptığını yaptıkları için ne teröristlikleri kaldı, ne insanlıkları kaldı, ne sübyancılıkları kaldı, ne yani şimdi bu adamlar ağız tadıyla iki kafir yakamayacaklarsa Müslümanlığın ne anlamı kalır değil mi.
İşte benimde sorunum bu kendilerince kuranın dediğini yapmaya çalışan insanlar yani bir yerde de asıl sorunum kuran. Kuran bütün kötülüklerin anasıdır da denilebilir. Ben insanların evreni anlamlandırma çabalarına bir şey diyemem insan yaşamda tutunabilmek için bir şeye tutunmak zorunda hissediyor kendini senin dediğin “kültür dindarlığı” bir yolu olabilir bunun fakat bu kültürü oluşturan dinin etkilerini yok sayamayız örneğin; türkiyede alevi ile Sünnilerin kültürleri bir değil. Gezide hayatını kaybedenlerin çoğunun alevi olması acaba tesadüf mü ? Demek ki din ya da sözde inanç toplumu doğrudan etkiliyor. Sünni kültürü yanında Anadolu alevi kültürü baş tacı yapılasıdır. Çünkü kendine yapay bir kuranı değil binlerce yıllık gerçek bir inanç kültürünü referans alıyor. Umarım sende beni anlamışsındır. Saygılarımla.