PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizm Derneği


errata
17-04-2014, 16:21
Habere göre resmi bir ateizm derneği var artık.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/turkiyenin_ilk_ve_tek_ateizm_dernegi_kuruldu-1187153

Sitemizin kalbinden doğan böyle bir girişim mevcut idi, akıbeti ne oldu?

vartor
17-04-2014, 18:33
Sitemizin kalbinden doğan böyle bir girişim mevcut idi, akıbeti ne oldu?
Guzel soru, sanki sitede yazmaya devam edenler bu dernegin bir parcasi degilmis gibi, ne arayan var, ne de soran.
Bence bahsedilen dernek, ayni dernek degil ise, gucleri birlestirip tek olmakta fayda var derim.

evrensel-insan
22-04-2014, 21:04
Dernegin tanimi;

"Ateizm Derneği, toplumda genel kabul görmüş olan dogmatik önyargı ve inançlardan arınmış; dinin, felsefi ya da ideolojik görüşlerin, toplumsal bir baskı aracı olarak kullanılmasına karşı kurumsal mücadele veren; Türkiye ateistlerinin kendi görüşlerini yasal zeminde özgürce ifade edebilmesini teşvik eden, bilimsel, felsefi ve teolojik konularda eğitici projeler düzenleyen yasal bir kurumdur."

Dernek ile ilgili amaclar ve ilkeleri ve de gereken bilgileri asagidaki linkten elde edebiliriz.

http://www.ateizmdernegi.org/dernek/tanim

AerA
22-04-2014, 22:57
Sitemizin kalbinden doğan böyle bir girişim mevcut idi, akıbeti ne oldu?

Sevgili Kapitan ;

Sitemiz kalbinden doğan "Ateistler Meclisi" nin dernekleşmesi için geri sayım başladı.


Bence bahsedilen dernek, ayni dernek degil ise, gucleri birlestirip tek olmakta fayda var derim.

Sevgili vartor ;

Bahsedilen dernek aynı dernek değil. Güçleri birleştirip "Voltron" oluşturmakta elbette fayda var.

https://www.youtube.com/watch?v=8Gv02N-W1xA

vartor
23-04-2014, 03:34
Tolga Inci, genclik dostlarimizin damadi oluyor. Kendisiyle tanisamadim, "o anda" isimli kitabin yazari esi Melike'yi Bodrumu son ziyaretimde gordum; Tolga gelememisti maalesef. Tv reportajini gordukten sonra, nasil bir sohbeti kacirdigimi simdi anladim.:)

Jolly Jocker
24-04-2014, 13:01
Ateizm Derneği kurulmuş. Ateistler Meclisi de dernekleşince ilk sorulacak soru ''Neden ayrısınız, farkınız nedir?'' olacaktır. Bu soruya (özellikle Ateizm Derneği tarafından) ''Onlar ideolojik, biz değiliz'' kabilinden yanıtlar verilirse (ki bu yönde sezdim) ilk günden kavga çıkıp dinci medyaya malzeme sunulmuş, tüm ülkeye ''Ateistler ilk günden bölündü'' dedirtilmiş olacaktır. Hassas davranmanız gerekiyor arkadaşlar. Şahsen iki girişimi değerli ama Ateistler Meclisini ideolojik olarak kendime daha yakın buluyorum. Ama farkı tanımlamakta hassas olunmalı. Bu soru sorulacaktır çünkü. Farkımız nedir?

Gördüğüm farklardan biri şu mesela: Ateizm Derneği sözcüleri çıktıkları programlarda kendilerinin ateizmi yayma niyeti taşımadıkları, sadece baskıya karşı dayanışmak için derneği kurduklarını ifade etti. Ateistler Meclisinin dergisi ise din eleştirisini açıktan yapıyor. Bu bir fark mesela.

Subat
24-04-2014, 16:08
Keşke tek fark bu olsaydı. Tolga İnci ve Ürün Desen, Ateistler Meclisi tanışma ve tartışma toplantılarının birine katılmış ve neden Atatürk ile ilgili açıklamamız olmadığını sormuştur. Bunun yanında sitelerinden de görüleceği gibi Ateistler Meclisini etnik milliyetçilikle suçlamış, ısrarla kanıt istememize rağmen cevap vermemişlerdir. Ayrıca Ateistler Meclisine katılan farklı 4 kişiden duyduğumuz şey, Ateizm Derneğinin, Ateistler Meclisi'ni PKK sempatizanı olarak suçlamış olmasıdır. Atatürkçü olmadığı için eleştirdikleri Ateistler Meclisi, ısrarla siyaset dışı olduğunu belirtmiştir. Şimdi kendileri siyaset dışıyız demekteler..

Ateistler Meclisi yayımladığı bildiride (https://www.facebook.com/photo.php?fbid=293219040831329&set=a.181487345337833.1073741828.169888199831081&type=1&theater) duruşunu net olarak belirtmişken, ateizm derneği RTE'nin tutumu için "ayıp bişey" demeyi tercih etmiştir. Tüm bunların dışında, Ateistler Meclisi'nin 1 yıllık çalışması sonucunda ulaştığı kişilerin iletişim bilgilerini de ayrılan bir arkadaş vasıtasıyla edinmiş ve bu bilgileri kullanmışlardır. Meclis idari kadrosu ateistleri müşteri olarak görmediği için bu konuda da ses çıkarmamıştır. Hatta 'isterlerse gelsinler, diğer telefon numaralarını da iletelim' diyebilmişlerdir..

Mantalite olarak iki farklı eğilim var.
Meclis, doğrudan demokrasi işleyişini temel alıyorken, ateizm derneği dernekler masası kanunlarını düstur edinmiştir. Meclis, doğrudan demokrasinin gereklerinin zaman kaybı olacağını biliyor ve öyle hareket ediyorken, ateizm derneği kurucularından biri meclis üyelerine sms göndererek "kahraman olmak istiyorsanız, adınızı altın harflerle tarihe yazdırmak istiyorsanız bize katılın" diyebilmiştir.

Yaşanılan süreç içerisinde, gözlemlerimden sadece kısa bir kesimdir bu. Bilinmesini isterim ki artık Ateistler Meclisi ile resmi ve gayrı resmi hiç bir ilişkim bulunmuyor (lakin bir taraf olmam gerekecekse her daim Ateistler Meclisi'nin yanındayım). Bu açıklamalar da resmi açıklamalar değildir. Gerek görürlerse (ki açıklama yapmaları şarttır) neden ayrı durduklarını açıklayacaklardır.

vartor
24-04-2014, 16:50
Yani gercek su ki, dort tane ateistten, dort ayri fikir cikiyor ve kimse kimseyi begenmiyor. Demek ki, gecmiste sitemizde yasanan ayrimcilik olaylari, meclis_ dernekte de devam ediyor. Biz ateistler de kendimizi egitmeden bir sonuca varamiyacagiz anlasilan.

Subat
24-04-2014, 17:39
Vartor Hocam, zaten problemin esas nedeni geçmişteki tartışmalar.
Kapatılan ateizm derneği forumunda TD ve Yöneticileri için ağız dolusu hakaret (eleştiri değildi maalesef ) vardı. Kimse de karşı çıkmadı. Oysa Ateist Dergi'nin 3. sayısında Hacı ile yapılan Ateistforum söyleşisi yer aldı.

VraeL
24-04-2014, 23:58
İster ateist olsun, ister cemaatçi, bizim ülkemizin insanı neden siyasi yönden bu kadar kutuplaşmaya ve karşıt görüşlü bireylere sert tutumlar sergilemeye eğilimlidir anlayabilmiş değilim.

Niye bu ülkede herkes kendini potansiyel siyaset bilimi mezunu sanıyor? Bunun sosyolojik açıklaması nedir? Siyaset kurumu nasıl olmuşta halkın bizden ve bizden olmayan şeklinde keskin bir davranış geliştirmesine sebebiyet verecek kadar halk ile sentezlenmiş? Yurt dışında ki üyelere soruyorum, yaşadığınız ülkede de ülkenin sıradan vatandaşları bu kadar kutuplaşmaya eğilimli midir?

evrensel-insan
25-04-2014, 00:24
İster ateist olsun, ister cemaatçi, bizim ülkemizin insanı neden siyasi yönden bu kadar kutuplaşmaya ve karşıt görüşlü bireylere sert tutumlar sergilemeye eğilimlidir anlayabilmiş değilim.

Cunku askeri ve baskici bir zihniyet ile yetistiriliyoruz.

Niye bu ülkede herkes kendini potansiyel siyaset bilimi mezunu sanıyor? Bunun sosyolojik açıklaması nedir? Siyaset kurumu nasıl olmuşta halkın bizden ve bizden olmayan şeklinde keskin bir davranış geliştirmesine sebebiyet verecek kadar halk ile sentezlenmiş? Yurt dışında ki üyelere soruyorum, yaşadığınız ülkede de ülkenin sıradan vatandaşları bu kadar kutuplaşmaya eğilimli midir?

Bu sorularin genel yaniti da; T.C. DEVLETININ POLITIK BIR VESAYET USTUNE KURULMUS OLMASIDIR. O yuzden hic kimse politikanin disinda kalamaz.

Isin acisi etik dahil sosyal farklar dahil, hak ve ozgurlukler, hukuk adalet v.s. dahil; hepsi politik cikar ve somuru/su istismar temelinde degerlendirilir.

Bunun ana sorunu ve temeli, TOPLUMUMUZDABIREY YETISIMI OLMAMASINDANDIR. Suru psikolojisi ve korku felsefesi esastir. Devlet hukumet ve kurumlar IKTIDAR PARTISININ KULLANIM VE YONLENDIRIM ARACLARIDIR.

Her iktidar kendi politik cikari temelinde toplumu ayristirir ve yetistirir. Bu da farkli iktidarlarin birbiri ile gecinemez farkli nesiller yaratmasi demektir.

Kisaca ulke ve toplumumuzda TEK BIR NITELIK KENDI CIKARI DOGRULTUSUNDA DIGER BUTUN NITELIKLERI NICELIK ALGISI ILE YONLENDIRIR VE YONETIR.

Yani cag olarak 18. ve 19. yuzyilin SOSYO-ETIK KARMASASI cagini yasiyoruz.

Devletin, hic bir zaman; laik, cumhuriyet, sosyal ve hukuk yani olmamistir.

Birbiri ile celisen iki turlu vatandaslik vardir.

Ozgur birey icerikli vatandaslik ve sivil cumhuriyetci icerikli vatandaslik.

Ozgur birey : Bireyin ekonomik durumuna odaklanir. Burada devlet bireyi icin vardir. Bireyin gorevi kanunlara uymak, iste calismak, vergilerini odemek ve gerekirse de milletini savunmak. Politik olarak bir pasiflik soz konusudur. Vatandaslik kisinin kendi secimi temelinde yetistirmesini/aydinlatmasini ongorur. Bunun icin bireye gerekenleri devlet saglar.

Sivil cumhuriyetci : Kisinin politik durumuna odaklanir. Hersey ortak bir politikanin baskisi altindadir. Kanuni rahatsizliklar sikintilar kisiyi etkisi altina alir. Kisiler hep bir noktada tutulmaya calisilir. Yani suru psikolojisi ve korku felsefesi. Vatandaslik genel ve toplumsal kisilik temelindedir. Kisi politik olarak aktiftir. Kisinin gorevleri konusunda bosluklar dogabilir. Buradaki politik aktiflik, kisinin politik bilinci degil; yasam ve iliskisinde politika uzerine fikir yurutmesi ve tartismasi anlamindadir. Cunku politik toplum kutuplasmasi baskisi altindadir ve politik secime zorlanir.

VraeL
25-04-2014, 02:07
Cunku askeri ve baskici bir zihniyet ile yetistiriliyoruz.



Bu sorularin genel yaniti da; T.C. DEVLETININ POLITIK BIR VESAYET USTUNE KURULMUS OLMASIDIR. O yuzden hic kimse politikanin disinda kalamaz.

Isin acisi etik dahil sosyal farklar dahil, hak ve ozgurlukler, hukuk adalet v.s. dahil; hepsi politik cikar ve somuru/su istismar temelinde degerlendirilir.

Bunun ana sorunu ve temeli, TOPLUMUMUZDABIREY YETISIMI OLMAMASINDANDIR. Suru psikolojisi ve korku felsefesi esastir. Devlet hukumet ve kurumlar IKTIDAR PARTISININ KULLANIM VE YONLENDIRIM ARACLARIDIR.

Her iktidar kendi politik cikari temelinde toplumu ayristirir ve yetistirir. Bu da farkli iktidarlarin birbiri ile gecinemez farkli nesiller yaratmasi demektir.

Kisaca ulke ve toplumumuzda TEK BIR NITELIK KENDI CIKARI DOGRULTUSUNDA DIGER BUTUN NITELIKLERI NICELIK ALGISI ILE YONLENDIRIR VE YONETIR.

Yani cag olarak 18. ve 19. yuzyilin SOSYO-ETIK KARMASASI cagini yasiyoruz.

Devletin, hic bir zaman; laik, cumhuriyet, sosyal ve hukuk yani olmamistir.

Birbiri ile celisen iki turlu vatandaslik vardir.

Ozgur birey icerikli vatandaslik ve sivil cumhuriyetci icerikli vatandaslik.

Ozgur birey : Bireyin ekonomik durumuna odaklanir. Burada devlet bireyi icin vardir. Bireyin gorevi kanunlara uymak, iste calismak, vergilerini odemek ve gerekirse de milletini savunmak. Politik olarak bir pasiflik soz konusudur. Vatandaslik kisinin kendi secimi temelinde yetistirmesini/aydinlatmasini ongorur. Bunun icin bireye gerekenleri devlet saglar.

Sivil cumhuriyetci : Kisinin politik durumuna odaklanir. Hersey ortak bir politikanin baskisi altindadir. Kanuni rahatsizliklar sikintilar kisiyi etkisi altina alir. Kisiler hep bir noktada tutulmaya calisilir. Yani suru psikolojisi ve korku felsefesi. Vatandaslik genel ve toplumsal kisilik temelindedir. Kisi politik olarak aktiftir. Kisinin gorevleri konusunda bosluklar dogabilir. Buradaki politik aktiflik, kisinin politik bilinci degil; yasam ve iliskisinde politika uzerine fikir yurutmesi ve tartismasi anlamindadir. Cunku politik toplum kutuplasmasi baskisi altindadir ve politik secime zorlanir.

Merhaba evrensel,
Mesaj adedi 19bin olmuş görmeyeli, şakaklarına kar düşmüş =]]
20 binde pasta kesiyoruz ona göre.

Yazının ana düşüncesine katılıyorum, fakat kullandığın bazı kavramları desteklemiyorum. Özellikle sivil cumhuriyetçi tanımın, bir vatandaş tipi değilde, daha çok kişinin politik tercini anlatan bir kavrammış gibi duruyor.

Oysaki benim yazından çıkardığım sonuca göre bireyler devletlerin yönlendirmesiyle daha çocukluktan başlayan eğitim ve öğretimleriyle karakterlerinin ve politik yapılarının şekillenmesi şeklinde. Yani ellerinde olmayan bir tercih söz konusu.

Bunun yanı sıra "hic kimse politikanin disinda kalamaz." sözünü pek doğru bulmuyorum, istisnalar veya büyük sayıda örnekler olabilir. Ben olsam "hic kimse politikanin ETKİSİ disinda kalamaz." cümlesini tercih ederdim.

İyi geceler,
Saygılarımla VraeL

evrensel-insan
25-04-2014, 02:41
Merhaba evrensel,
Mesaj adedi 19bin olmuş görmeyeli, şakaklarına kar düşmüş =]]
20 binde pasta kesiyoruz ona göre.

Yazının ana düşüncesine katılıyorum, fakat kullandığın bazı kavramları desteklemiyorum. Özellikle sivil cumhuriyetçi tanımın, bir vatandaş tipi değilde, daha çok kişinin politik tercini anlatan bir kavrammış gibi duruyor.

Aynen cunku devletin politik olmasi vatandasin da politik olmasini getirir. Yani vatandasdevleti icin vardir. Ozgur bireyde ise, devlet bireyi icin vardir.

Oysaki benim yazından çıkardığım sonuca göre bireyler devletlerin yönlendirmesiyle daha çocukluktan başlayan eğitim ve öğretimleriyle karakterlerinin ve politik yapılarının şekillenmesi şeklinde. Yani ellerinde olmayan bir tercih söz konusu.

Ben de bunu soyledim, zaten.

Bunun yanı sıra "hic kimse politikanin disinda kalamaz." sözünü pek doğru bulmuyorum, istisnalar veya büyük sayıda örnekler olabilir. Ben olsam "hic kimse politikanin ETKİSİ disinda kalamaz." cümlesini tercih ederdim.

İyi geceler,
Saygılarımla VraeL

Iste o cumle de bir onceki paragrafinin sonucu. Yani o sekilde egitilmeleri.

Sana da iyi geceler.

Natürelist
25-04-2014, 06:00
İster ateist olsun, ister cemaatçi, bizim ülkemizin insanı neden siyasi yönden bu kadar kutuplaşmaya ve karşıt görüşlü bireylere sert tutumlar sergilemeye eğilimlidir anlayabilmiş değilim.

Niye bu ülkede herkes kendini potansiyel siyaset bilimi mezunu sanıyor? Bunun sosyolojik açıklaması nedir? Siyaset kurumu nasıl olmuşta halkın bizden ve bizden olmayan şeklinde keskin bir davranış geliştirmesine sebebiyet verecek kadar halk ile sentezlenmiş? Yurt dışında ki üyelere soruyorum, yaşadığınız ülkede de ülkenin sıradan vatandaşları bu kadar kutuplaşmaya eğilimli midir?

Sevgili VraeL, herhalde havasindan suyundan oldugunu tahmin ediyorum, ne bileyim Türkiye'nin günesi mi zarali? etkisi nedir? pek hararetli oluyorlar :)

Yasadigim ülkede böyle sert kutuplasmalar gördügümü hatirlamiyorum, olsa bile Türkiye'deki boyutta olmadigindan emin olabilirsin... Zaten her ne oluyorsa, Ateistler buradan kaybediyor...

Yarin öbürgün Ateisler Meclisi dernegi kuruldugunda, elbette soracaklar. Bence bu soru'yu sormalarinda haklilar da. O yüzden hararetli aciklamalar yerine, daha serin kafa ile hareket edilmesinden yanayim.... Tabii ki ismimi altin harfler ile tarihe yazdiracagim diye apar topar bir eylem gerceklestirmek, maalesef hos olmayan bir tutumdur.

Subat
25-04-2014, 11:04
Biz toplum olarak, geçici ittifaklar kurabilen bir toplum değiliz maalesef. Siyasi kaygılarımız her daim önde geliyor. Baskın olan kazanır görüşünü düstur edinmişiz. Oysa heterojen yapılarda en dikkat edilmesi gereken şey, azınlıkta kalan görüşün haklarını savunmak olmalıdır. Sadece ateistler içerisinde değil her yerde bu durum böyle.
Her iki dernek girişimi de ülke için çok önemlidir. Sanıyorum ki ülkedeki ateistler, ateizm derneği ve ateistler meclisi derneği ayrışması arasında tercih yapmayacak. En çok aktif ve yararlı işler yapacak olan tarafa destek verecektir. Üzümün sapıyla, armudun çöpüyle uğraşırsak, on adım geri gitmeye hazır olalım derim.

Jolly Jocker
25-04-2014, 11:06
Facebook'da fikir sunumu yapılan bir platforma Radikal Bloga yazdığım yazıların linkini koyuyorum. Oradan tanıdığım biri beni bu Ateizm Derneğinden haberdar etti. Ateizm Derneği'nin face hesabına almayı teklif etti, ben de kabul ettim. Başta bunu Ateistler Meclisi ile aynı sanıyordum. Değilmiş. Yine de ateistlerin görünürleşmesi olumludur diye pozitif davrandım. Hala pozitif davranıyorum. Ama Ateistler Meclisinden ayrı durmaları ve ısrarla 'ideolojiye yer olmadığını' söylemeleri beni kıllandırmıştı. Malum, ideoloji deyince milletin aklına sadece sosyalizm geliyor ve sosyalistleri sindirince ideoloji üstü davrandıklarını sanıyorlar. Her neyse, bu Ateizm Derneğinin kurucu ve öne çıkan üyelerinin internet forumlarındaki ateist sitelerde daha önce bulunup bulunmadığını beni face hesabına sokan arkadaşa sordum. Bilmiyorum falan deyip geçiştirdi. Şimdi sizlere sorayım: Kim bunlar? Ateizm Derneğinin üye ve kurucuları arasında forumlardan (ateist forum, ateist platform v.b.) tanıdıklarımız var mı? Nickleri yazsanız yeter.

hercümerç
25-04-2014, 12:00
Üye olup destek olmak lazım, şu günlerde bu tür organizasyonlara daha çok ihtiyaç var. Ateistler mecliside açılsın, çeşitlilik olması daha iyi. Herkesin aklında ateistler tek kalıba girmiş gibi izlenim var, böylelikle bu önyargı kırılmaya başlamış olur.

AhbAp
25-04-2014, 15:02
Önünde sonunda siyasi görüş farkları nedeniyle ayrışma kaçınılmaz olacaktır gibi geliyor bana. Dini konuların olduğu kadar dinsiz konuların da siyasetten bağımsız tutulmasının imkansız olduğunu düşünüyorum, ki bunun örneklerini daha önce bu sitede ve benzeri forumlarda gördüm.

Zaten dinin, siyasi amaçlar uğruna yaşatıldığını ve dayatıldığını, kapitalizme büyük hizmet sağladığını düşünüyorum. Bu konu açıldığında liberal ateistler ve komünist/anarşist ateistler arasında tartışma yaşandı/yaşadık. AKP'nin ilk ve ikinci döneminde, bu konuyu destekler görünen liberal arkadaşlarımız vardı. Bir süredir bu sitede aktif değilim, o nedenle hala buradalar mı veya nasıl düşünüyorlar bilmiyorum.

Keşke en azından ilk etapta tüm başka konular bir kenara bırakılabilse ve non-teist bir duruşda birleşilebilse. Fakat ne yazık ki ve üzülerek buna inanmıyorum kendi adıma.

Ateizm Derneği ile ilgili de bir kaç kelam etmek isterim. Konuyla ilgili üç TV programını izledim; kendi ifadeleri dışında onlar hakkında bir bilgiye sahip değilim. Ancak sadece bu üç TV programına baktığımda (öncelikle kendilerini böyle bir girişimden ve cesaretten ötürü tebrik ederek), kendilerini ifade etme konusunda (özellikle de Tolga İnci'nin) büyük problemleri olduğunu düşünüyorum. Özellikle Fatih Altaylı'nın programında bir hayli kötü bir performans gösterdiler. Bundan başka Mirgün Cabas'ın ve Cüneyt Özdemir'in programlarında izledim kendilerini. Müslüman bir arkadaşıma bu programların YouTube video linklerini yolladım. İzledikten sonra arkadaşım bana şöyle bir soru sordu:

"Bu adamların tek derdi müslüman mezarlığına gömülmemek mi?"

Subat
25-04-2014, 16:10
Net olarak Ahbap gibi düşünüyorum. Zaten az çok benzer şeyler yaşandı. Bu süreçte yer aldığım için bir çok geri dönüş aldım. Eleştirilerin birleştiği tek yer, mezarlık olayı oldu. Dinsel eleştiri yapmamak için bu konuya sarıldılar izlenimi edindi çoğu kişi.
Umarım ateizm ve dinsel eleştiri konularında da görürüz kendilerini.

errata
25-04-2014, 18:09
4-5 sene öncesine kadar ateistlerin dernekleşmesi gerektiğini düşünüyordum. Hatta TD'de potansiyel gördüğümden neden hala beklendiğini sorarak kızıyordum. Da çok yanlış düşünüyormuşum. Artık ateist hakları diye bir şey olduğunu düşünmüyorum. Zira yalnızca ateist hakları yerine, özgürlükçü bir demokrasinin varedilmesine uğraşılmalı.

Bunun olmadığı bir ortamda ateistlerin haklarının savunulması falan ancak ego tatmini veya romantizm gibi geliyor. Üstelik ateizmin herkes için uygun bir düşünce tarzı olduğunu, her tip ve yaşa uygun olduğunu da düşünmezken bir ateizm derneği kavramı iyiden iyiye saçma gelmeye başladı.

Aslında "dinlerden özgürlük" fikri çok daha kapsayıcı, somut ve anlaşılır bir şey ya neyse.

vartor
25-04-2014, 19:13
Dinlerden ozgurluk, hur dusunce zaten demokrasi olan ulkelerde var. Bizde de var oldugu gun, demokrasi gercekten kapimizda demek olacaktir.
Sevgili Kapitan, ben de dernek fikrine, hala insana fisleme uygulayan bir ulkede, pek sicak bakmiyordum; Lakin sanal alem de bir nevi masturbasyon, kendin soyle kendin oynayi gecemiyoruz bir turlu. Dunyanin gozu ustumuzdeyken, belki de dernek acilimi iyi bir zamanlamaya rasgeldi. Umarim her iki dernek de, basarili olur.

errata
25-04-2014, 19:56
Sağlam arkaplanı olan karakterlerden oluşan, üretken bir fikir/düşünce kulübü, dernek vs. türü şeylerden daha etkili olur diye düşünüyorum.

AhbAp
25-04-2014, 21:59
Dernekleşme ya da bir şekilde kurumsallaşma ne gibi faydalar getirir konusunu kestirmek zor. Ancak büsbütün faydasız olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bu gibi konulara hayli uzak Türkiye Halkı için ateist kişiler, bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda zannediliyor hissedebildiğim kadarıyla. En azından -her ne kadar çok tepki çekeceğini düşünsem de- bunun duyurulması açısından olumlu bir adım olarak yorumluyorum. İkincisi, Ateizm Derneği'nin tüzüğünde yer alan amaçlardan biri olan, ateist olduğu için dışlanan, mahalle baskısı gören, işte-okulda sıkıntı yaşayan kişilere hukuki destek verilmesi ve dayanışma aranılması da olumlu bir gelişme olacaktır.

Mesele, bu veya benzeri bir oluşumun ve hatta bireysel çabaların ne yönde ilerleyeceği ve nasıl bir durum yaratacağıdır.

Gözlemlerime dayanarak şunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum ki, Türkiyeli ateistler, dünyanın geri kalanındaki ateistlerin genelinden daha bilgili ve bu konuda bir şeyler yapma konusunda daha azimli. Ancak ateizm ya da ateistlikleri ile ilgili ifadelerinde, sohbetlerinde ve tartışmalarında ciddi hatalar yapıyorlar.

Bu forumda da geçmişte, özellikle moderatörlük ve yönetim kurulu üyeliği yaptığım dönemde farkettiğim üzere, genellikle teistleri ezmeye çalışan bir üslup söz konusu. Türkiyeli ateistler, (bilerek tırnak işareti içerisinde yazıyorum) "teistlerin ne kadar aptal" olduklarını ispata çalışma konusunda pek bir ısrarlı. Ki bu konudaki moderatör uyarılarına veya mecbur kalındığında ceza verme/uzaklaştırma durumlarına karşı ağır eleştiriler ve hatta küfürler aldığımızı hatırlıyorum.

Bunu şu nedenle yazdım: Ateizm Derneği ve diğer oluşumlar nasıl bir üslup kullanacak ve neyi amaçlayacaklar? Ateizm Derneği örneğin, amaçlarının tebliğ ve propaganda olmadığını, sadece kendilerini savunma ve birbirleriyle dayanışma amacı güttüklerini açıkladı. Sadece bununla yetinilmesini kabul etmeyecek ateistler de olacaktır. Aslında ben de bunlardan biriyim: Dindarlarla değil ama dinlerle mücadele edilmesi gerektiğine inananlardan. Richard Dawkins bunu yapıyor, Sam Harris bunu yapıyor. Dini konuları tartışmaya açıyorlar. Kişilerden örek verdim çünkü yurtdışı ateist oluşumlarla ilgili hemen hemen hiçbir şey bilmiyorum.

Elbette yüzler ve isimler ortalığa serilmişken, çok dikkatli bir üslup kullanılacağından kuşkum yok. Ama bir şekilde, din denilen olgunun -hemen olmasa bile yeterince bir zaman sonra- tartışmaya açılması gerekecek. Konu sadece ateistleri ya da non-teistleri korumak boyutunda olamaz. Okullardaki din dersleriyle zehirlenen çocukların durumunu düşünmek ihtiyacı oluşacaktır mesela. Ateizm hakkında yalan yanlış şeyler de bilseler ve kendi dinlerine tamamen otomatik bir şekilde iman eden çocukların, kızların ve kadınların da savunulmaya hakları var. Dolandırılıp, hukuki haksızlıklara uğrayıp, hakkının alınmasını Allah'a ve ahiret gününe havale edenlerin de korunmaya ihtiyaçları var.

Ateistler ve diğer özgür düşünceliler, bilmediği şeylerce ezilen bir halkın arasında asla özgür olamayacaklardır. Mesele şu ki, bu ateistlerin bir kısmı, zaten mücadele yanlısı olmayacak, diğer kısmı ise mücadele konusunda ve şeklinde anlaşamayacaklardır. Ateistlerin kendi içlerinde açmaları gereken ilk konu budur.

bilig
26-04-2014, 00:26
Bence dernek kurulması olması gereken bir gelişmeydi. Tek bir çatı altında toplanmak çok daha iyi olur, işin içine ideolojik görüş karıştırılmamalı, aksi halde bölünmeler olur. Ülkemizde küçük olsun benim olsun mantığı da olduğundan işin içine ideoloji girerse dağılma kaçınılmazdır.

Bence bu için en önemli ayağı yurt dışındaki Non-Teist kişilerle de irtibatta olmak ve ortak hareket etmektir. Ortak çalışmalar, seminerler vb. yapılmalıdır. Özellikle ve öncelikle Orta Doğulu Non-Teistlerle birlik olunmalıdır, Avrupa, Asya ve diğer bölgelerdekilerle de tabii. Mesela İngiltere'de Ex-Muslims diye bir oluşum var onlar gibi sivil toplum kuruluşlarıyla da ortaklaşılmalıdır. Özellikle Azerbaycan ve İran'da tahminlerinizin çok üstünde Non-Teist var ve bir dayanışma bekliyorlar, buna Türkiyeli Non-Teistler önayak olmalıdırlar. Bildiğiniz gibi o ülkeler demokrasi alanında Türkiye'nin de çok çok gerisindeler ve bu gibi oluşumlar kuramazlar. Kendilerini yalnız ve çaresiz hissediyorlar, tüm Orta Doğulu Non-Teistlerin sesi ve yardımcısı olmalıyız.

Uluslararası kuruluşlarla da birlikteliğimiz Türkiye'deki aşırı İslamcıların bizlere karşı herhangi bir saldırı vb. yapmalarını engelleyecektir, böyle bir şeye cesaret edemeyeceklerdir bu nedenle uluslararası kuruluşlarla (insan hakları örgütleri vb.) omuz omuza olmak da önemli.

Yani bu işi küçük düşünmemeliyiz, öyle Türkiye içi bakmayalım. Suriye, Irak, İsrail, Filistin, Ürdün, Lübnan gibi ülkelerde de hatırı sayılır Non-Teist var, onlar da bir ilk adım, dayanışma ve birlik bekliyorlar.

dilaver
26-04-2014, 00:31
25-04 itibarıyla Ate-Der'in mekanı tutulmuştur. 28-04 itibarıyla Ate-Der başvurusu dernekler masasına iletilecektir. Yani bir kaç gün içerisinde Ateistler Meclisi de dernekleşmiş olacaktır.

saygılarımla

Jolly Jocker
26-04-2014, 05:43
'Hayırlısı' olsun. İki tane birden ateist derneğimiz olacak. Çeşitlilik iyidir. Ama herkes farkı soracaktır. Kendi farkını belirtirken ikna edici olmak ve karşı tarafı karalamamak iki derneğin de yararına olacaktır.

Ben elbette iki girişimi de (Ateistler Meclisini daha fazla olmak üzere) destekleyeceğim.

''Tanrıya inanmayan herkes şu konuda şöyle düşünür'' denemeyeceği için, fikir ayrılıkları kaçınılmazdır. İnsanlar ortak inançlar üzerinden bir araya gelir, ortak inançsızlıklar üzerinden değil. Noel Babaya inanmayan birini ne kadar sevebilirsem Tanrıya inanmayan birini de ancak o kadar sevebilirim. Ateistlik, yapısı gereği bireyseldir. Bir ateistin teorik olarak karısını dövmesi, ırkçı olması v.b. de mümkündür üstelik. Bu yüzden, bir ateizm derneğini diri tutabilmenin yegane yolu, üyelerini mümkün olduğunca bir araya getirmemektir. Tanışma toplantıları v.s. kaş yapayım derken göz çıkarır sadece. Bölünüp sizden evvel dernekleşenlere bakınca görüyorum ki göz çıkarmış da zaten. Doğrudan demokratik, meclis tipi örgütlenmeler ateizm söz konusu olunca sadece hız keser, bölünme doğurur. Neticede siyasal bir parti veya toplumsal hareket kurmuyoruz. Niye bu toplantıları bu kadar uzattınız ki arkadaşlar? Dernek kurmak için birkaç kişi yetiyor. Önce derneği kur, TV'leri dolaş, ismini duyur, toplumun ilgisini çek, sonrasında kitleselleşmek falan çok daha basit mevzudur. Geç kalındığı için her yere bu arkadaşlar çıktı. Parti veya toplumsal bir hareket değil dernek kurmaya çalıştığınızı unutmayın.

Bölünmek de moralinizi bozmasın. Bu işlere girip de bölünmeyen yok arkadaşlar. LGBT derneklerini düşünün. Bir tane mi sadece? Lambda'sı var, Pembe Hayat'ı var, Kaos GL'si var, var oğlu var... Antikapitalist Müslümanları düşünün, onlar da ikiye bölündü: Antikapitalist Müslümanlar ve Devrimci Müslümanlar olarak... Feministlere bakın; bir tane mi sadece? Sosyalist feministi var, liberal feministi var, anarko feministi var, var oğlu var... Fakat diğerlerinden farklarını nasıl açıklıyorlar? Hep ideolojik olarak açıklanıyor. Siz nasıl açıklayacaksınız? ''Ne farkınız var?'' sorusuna iki taraf da nasıl cevap verecek? Şimdilik esas önemli olan budur. Fakat geç kalınmış olması, kitle iletişim araçlarından diğer derneğin faydalanmış olması bir eksikliktir sizin adınıza. Dernek niye kurulur? Ses duyurmak için. Ama geç kaldığın için sen değil öbürü duyurduysa sen niye dernekleşiyorsun o zaman diye sorarlar adama.

Neyse geç olsun da güç olmasın... Hepsini destekleyeceğiz. Ama en başından beri, kurulacak derneğin ateist adını almasına taraftar olmadığım ve ate derneklerin uzun ömürlü olacağını sanmadığım için, fikri desteğin ötesinde destek sunabileceğimi sanmıyorum şahsen. Zaten daha ötesine ne vaktim var ne maddi gücüm. Ben hakikaten proleterim.
Fakat fikri destek de az şey değildir. :)
Yolunuz açık olsun...

pianola
15-04-2018, 04:05
Cumartesi, Nisan 14, 2018 10:00
https://i.imgur.com/QmdqVCv.jpg
4 yaşındayız! #ArtıkYalnızDeğiliz (https://twitter.com/ateizm_dernegi)
*****

Ahlaksız
23-03-2019, 11:06
Ateizm Derneği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bunlar ateist" ifadesine dair açıklama yaptı.
Açıklamada, "Toplumun yüzde 3'ünü temsil eden bir düşünceyi aşağılama amaçlı kullanmak hem bir gerçeği görememek hem de Anayasa'nın laiklik ilkesini ihlal etmektir" denildi.
Derneğin Facebook sayfasında yapılan açıklamada "Seçimlere yaklaşıldığı günlerde cumhurbaşkanının bir partiyi ve onun adayını suçlamak adına ‘dinsiz imansız ve ateist’ gibi söylemlerle inançsızlık özgürlüğünü bir hakaret gibi kullanması bizi üzmektedir" ifadelerine yer verildi.
https://odatv.com/ateistler-erdogana-nasil-yanit-verdi-23031959.html

kartopu
24-03-2019, 09:05
Seçimlere yaklaşıldığı günlerde cumhurbaşkanının bir partiyi ve onun adayını suçlamak adına 'dinsiz imansız ve ateist' gibi söylemlerle inançsızlık özgürlüğünü bir hakaret gibi kullanması bizi üzmektedir" ifadelerine yer verildi.


Neden üzülüyorlarmış Nufusun % 3 ü ateist se niçin üzülüyorlar mücadele etsinler. Bak Cumhur Başkanı onlarla mücadele ediyor onları aşağılıyor onlara hakaret ediyor 80 milyonun % 3 ü küçük rakam değil ki.

İşte konu ateist olmak değil sınıfsal birlik olmaktır Bir çok ateistin cumhur başkanı ile çeşitli iş birliği var çıkar birlikleri var. Onların bu çıkar birlikleri düşünsel birlikten önemli.

Bütün mesele maddi olarak hangi taraftasın yaşam biçimi olarak hangi taraftasın mülkiyet olarak hangi taraftasın. Nasıl bir özgürlük savunuyorsun.

karakedi
24-03-2019, 09:50
80 milyonun yuzde 3u 2.5 milyon kisi yapar. 1 milyon eytli istanbulda bulustu, akp'nin etekleri tutustu. 2.5 milyon ateist istanbulda toplansa hukumet degisir. Ama demek ki ateistler de kendi icinde birlik degil. Kimisi solcu kimisi sagci. Kimi isci kimi onlari somuren patron. Kimi belki laf olsun diye ateist. Zaten 2.5 milyon ateist toplansa butun solcu partiler onlara haklarini almalari icin destek verir. O zaman da ateizm dernegı biz siyaset istemiyoruz solcular gitsin der.

Ee o zaman kardesim boyle ceremesini cek ne diyeyim. Ne asagi tukuruyorsun ne yukari. Ancak oturdugun yerden aciklama yaparak teessuflerini istirham ediyorsun. Dostlar alisveriste gorsun mantigi...

kartopu
24-03-2019, 11:52
Evet kara kedi
Bir zamanlar solcu devrimci olan Ethem Sancak gibi.
İşte aynı sınıftan olmadın mı sonunun ne olacağı belli olmuyor. Sınıf Sınıf diyenler boşa sallamamış Grev meydanında bir çok milliyetçi, bir çok dindar, bir çok ateist, bir çok solcu oluyor da hiç burjuva olmuyor.

Ahlaksız
09-11-2020, 19:24
Dernek çalışıyor,bravo..
https://twitter.com/Ateizm_Dernegi/status/1325768357380055042

kartopu
10-11-2020, 09:10
Erbaş şöyle de dedi Fakirler cennetin 7 ci katında olacak biz onları alttan seyir edip kıskanacağız. Bunu söyleyen bir dindar olamaz. Bunu söyleyen ancak bir politikacı olur. Erbaşta politika yapan bir memur. Bu durumda suç duyurusunun bir işe yarayacağını sanmıyorum. Ama Erbaş toplum vicdanında yerini buldu.

Din sadece devletin toplumları yönetme biçimi değil Din aynı zamanda devletteki haksızlığa karşı çıkma biçimidir. Onun için dinin muhalif olanı iktidar olanı da vardır.

Din, yoldur kulun Allaha ulaştığı yol. Bu yol temizlenme paklanma yolu dur. Böyle bir din de var. Bu din insana zararlı faliyet değil faydalı faliyettir. Tercih insanındır.