murted
18-04-2014, 22:36
Tayyip'in başkanlık, olmadı yarı başkanlık rüyaları vardı. Neyse ki rüya olarak kaldılar. Şu aralar kendisi partili cumhurbaşkanı olmanın rüyasını görüyor. Kendisinin partinin kontrolünü bırakmaya niyeti yok. Bunun için her yolu deneyeceği aşikar.
AKP'li vekillerin Köşk zirvesinde ne konuşuldu (http://www.haberartibir.com.tr/gundem/akpli-vekillerin-kosk-zirvesinde-ne-konusuldu-h12144.html)
(...)
Başbakan Erdoğan 1982 Anayasası'na işaret etti. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı'nın yetkileri. Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde 82 Anayasası'ndaki haklarını kullanacak ve bakanlar kuruluna başkanlık edebilecek. Erdoğan vekillere, eğer Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde bu yetkilerini kullanacağını söyledi.
(...)Partinin kontrolünü kaybetmemek için kendisine bir de kukla isteyecektir.
Kulislere göre eşbaşkanlık (http://www.taraf.com.tr/haber-kulislere-gore-esbaskanlik-136220/)
(...)
Kulislerde, 2014’te Köşk’e çıkmaya hazırlanan Başbakan Erdoğan’ın, 2015’te başbakan olması öngörülen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yanına AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u eşbaşkan olarak atamak istediği konuşuluyor. Erdoğan’ın böylelikle parti üzerindeki egemenliğini korumak isteği de ifade ediliyor.
2014’te Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasının ardından, bir yıl sonra yapılacak olan genel seçimleri bekleyeceği ifade edilen Abdullah Gül’ün ise, 2015’te başbakan olması planlanıyor. Ancak Erdoğan’ın, partinin başına, partideki egemenliğini koruyabileceği bir ismi tercih edeceği ifade ediliyor. Bu durumda, AKP genel başkanlığı ile başbakanlığı iki ayrı ismin yürüteceği ve Kurtulmuş’un, eşbaşkan olarak partinin genel başkanı olmaya devam edebileceği belirtiliyor.
(...)Gül: Siyaset planım yok (http://www.radikal.com.tr/politika/gul_siyaset_planim_yok-1187370)
(...)
Ben devletin bütün kademelerinde devletimize hizmet ettim, büyük bir şerefle bu görevleri yerine getirdim ve bundan büyük bir gurur da söz konusu olamaz. Bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili bir siyaset planımın olmadığını burada paylaşmak isterim. Çünkü bakıyorum, birçok spekülasyonlar birçok şeyler söyleniyor. Günü geldikçe bunlar daha çok konuşulacaktır, tartışılacaktır. Ama bunun da bilinmesini arzu ederim.
(...)
Gül, "Medvedev-Putin formülü çok tartışılıyor. Sizi başbakanlık koltuğunda düşünebilecek miyiz" denilmesi üzerine "Bu şekilde demokrasiye yakışan bir uygulama olduğu kanaatinde değilim. Hali hazırda, bugünkü şartlar içerisinde düşündüğümü söylemiş oldum size" değerlendirmesini yaptı. Bir basın mensubunun "Adaylığınızı tekrar koymazsanız siyaseti bırakacak mısınız" sorusunu tekrar sorması üzerine Gül, "Bugünkü şartlar içerisinde böyle bir planımın olmadığını söyledim size" cevabını verdi.
(...)Gül, Akp'nin noterliğini yapmış olabilir. Ama Tayyip'in kuklası olacağını hiç sanmıyorum. Tayyip başbakan kalır, o da onun yardımcısı olur, içişleri bakanı falan olur ama kukla başbakan olmayı kendisine yedirebileceğini sanmıyorum. Nihayetinde bu adam Tayyip'ten sonra bu partinin ikinci adamı.
Gül'ün böyle bir role razı olmayacağını bildiklerinden olsa gerek Akp'nin içinde ve yandaş basında Abdullah Gül'ün aktif siyaseti bırakması gerektiğini söyleyen kişiler var. Gül, bu yüzden istenmeyen adam olmaya başladı.
Ne dersiniz; parti üzerindeki kontrolünü kaybetmemek isteyen Tayyip, Abdullah'ı harcar mı ya da istediğini alamayan Abdullah, partiyi dağıtmaya kadar gidebilecek işlere girişir mi?
AKP'li vekillerin Köşk zirvesinde ne konuşuldu (http://www.haberartibir.com.tr/gundem/akpli-vekillerin-kosk-zirvesinde-ne-konusuldu-h12144.html)
(...)
Başbakan Erdoğan 1982 Anayasası'na işaret etti. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı'nın yetkileri. Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde 82 Anayasası'ndaki haklarını kullanacak ve bakanlar kuruluna başkanlık edebilecek. Erdoğan vekillere, eğer Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde bu yetkilerini kullanacağını söyledi.
(...)Partinin kontrolünü kaybetmemek için kendisine bir de kukla isteyecektir.
Kulislere göre eşbaşkanlık (http://www.taraf.com.tr/haber-kulislere-gore-esbaskanlik-136220/)
(...)
Kulislerde, 2014’te Köşk’e çıkmaya hazırlanan Başbakan Erdoğan’ın, 2015’te başbakan olması öngörülen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yanına AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u eşbaşkan olarak atamak istediği konuşuluyor. Erdoğan’ın böylelikle parti üzerindeki egemenliğini korumak isteği de ifade ediliyor.
2014’te Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasının ardından, bir yıl sonra yapılacak olan genel seçimleri bekleyeceği ifade edilen Abdullah Gül’ün ise, 2015’te başbakan olması planlanıyor. Ancak Erdoğan’ın, partinin başına, partideki egemenliğini koruyabileceği bir ismi tercih edeceği ifade ediliyor. Bu durumda, AKP genel başkanlığı ile başbakanlığı iki ayrı ismin yürüteceği ve Kurtulmuş’un, eşbaşkan olarak partinin genel başkanı olmaya devam edebileceği belirtiliyor.
(...)Gül: Siyaset planım yok (http://www.radikal.com.tr/politika/gul_siyaset_planim_yok-1187370)
(...)
Ben devletin bütün kademelerinde devletimize hizmet ettim, büyük bir şerefle bu görevleri yerine getirdim ve bundan büyük bir gurur da söz konusu olamaz. Bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili bir siyaset planımın olmadığını burada paylaşmak isterim. Çünkü bakıyorum, birçok spekülasyonlar birçok şeyler söyleniyor. Günü geldikçe bunlar daha çok konuşulacaktır, tartışılacaktır. Ama bunun da bilinmesini arzu ederim.
(...)
Gül, "Medvedev-Putin formülü çok tartışılıyor. Sizi başbakanlık koltuğunda düşünebilecek miyiz" denilmesi üzerine "Bu şekilde demokrasiye yakışan bir uygulama olduğu kanaatinde değilim. Hali hazırda, bugünkü şartlar içerisinde düşündüğümü söylemiş oldum size" değerlendirmesini yaptı. Bir basın mensubunun "Adaylığınızı tekrar koymazsanız siyaseti bırakacak mısınız" sorusunu tekrar sorması üzerine Gül, "Bugünkü şartlar içerisinde böyle bir planımın olmadığını söyledim size" cevabını verdi.
(...)Gül, Akp'nin noterliğini yapmış olabilir. Ama Tayyip'in kuklası olacağını hiç sanmıyorum. Tayyip başbakan kalır, o da onun yardımcısı olur, içişleri bakanı falan olur ama kukla başbakan olmayı kendisine yedirebileceğini sanmıyorum. Nihayetinde bu adam Tayyip'ten sonra bu partinin ikinci adamı.
Gül'ün böyle bir role razı olmayacağını bildiklerinden olsa gerek Akp'nin içinde ve yandaş basında Abdullah Gül'ün aktif siyaseti bırakması gerektiğini söyleyen kişiler var. Gül, bu yüzden istenmeyen adam olmaya başladı.
Ne dersiniz; parti üzerindeki kontrolünü kaybetmemek isteyen Tayyip, Abdullah'ı harcar mı ya da istediğini alamayan Abdullah, partiyi dağıtmaya kadar gidebilecek işlere girişir mi?