PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Non-teist bireyler ve Politik duruşları


VraeL
25-04-2014, 02:16
Değerli arkadaşlar,

Konu: Non-teist bireyler ve siyaset ile ilişkileri

Konuyu açmak, şu linkteki tartışmalardan yola çıkarak aklıma gelmiştir:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34972

Yazıma soru ile başlıyorum. Neden bu ülkede herkes kendini potansiyel siyaset bilimi mezunu sanıyor? Bunun sosyolojik açıklaması nedir? Siyaset kurumu nasıl olmuşta halkın bizden ve bizden olmayan şeklinde keskin bir davranış geliştirmesine sebebiyet verecek kadar halk ile sentezlenmiş? Yurt dışında ki üyelere soruyorum: Yaşadığınız ülkede de ülkenin sıradan vatandaşları bu kadar kutuplaşmaya eğilimli midir?

Ateistler bu ülkede siyasi yönden “keskince” ayrılıp birbirlerini bir takım belirli ideolojilerin sempatizanlığını yapmak ile suçluyor ise eğer demek ki bu ülkedeki ateist bireyler ateizm düşüncesi altında bir ortak payda oluşturarak ortak hareket etme yetisini kazanamamış demektir.

Bu ülkede siyaset ve din bireyler açısından "ana ortak payda" taçlarını taşıyorlar. Gruplar, arkadaşlıklar, toplumsal cemiyetler oluşurken veya oluşturulurken kişiler birbirlerinin siyasi ve dini görüşlerini baz alarak karar veriyor ve ona göre eleme yaparak grubu kuruyorlar. Bu ister mahallede arkadaşlıklar olsun, ister üniversite ortamında arkadaşlık olsun, ister iş ortamın ki çalışma grupları olsun; bu hep böyledir. Alevi mi, solcu mu, sağcı mı, dindar mı, komünist mi, liberalist mi vs. vs. Sonsuz bir "bizden mi değil mi?" yaftası...

Dünyanın diğer noktalarını bilemem fakat non-teist ideoloji bizim ülkemizdeki nonteistler için "ortak merkez ideolojisi" olamamış. İdeoloji diyorum evet, fakat bu kelimeyi siyasi jargondaki haliyle değil farklı bir anlamıyla kullanıyorum; kısaca bireylerin dinsel, siyasal, çevresel, ahlaki ve felsefi her türlü konudaki davranış, tutum ve düşüncelerinin bir bütünü şeklinde tanımlıyorum. Bir nevi yaşam tarzı. Daha geniş ve eleştiriye daha açık.

Benim fikrime göre ister önceki inancımızdaki mezhebimiz, ister mevcut siyasi ideolojimiz, ister tuttuğumuz takımın fanatikliği olsun, "non-teist ideoloji" her şeyden önce gelmelidir. Kişi eğer non-teist ise ve non-teist bir gruplanmaya, dernekleşmeye, örgütlenmeye doğru yol alıyorsa non-teizm fikri onun için bir alt yapı olarak işlev görmelidir. Kişi dernek kurarken veya gurup oluştururken elemeleri kişilerin siyasi görüşüne, dini mezhebine göre bakarak alıyorsa hala eski inancından ve siyasi görüşünden özgürleşememiş demektir.

“Dini anladık da, siyasi görüşten özgürleşmekte ne demek?” diye sorulacak olunursa eğer:
Bugün baktığımızda siyasetinde din gibi halkların afyonu haline gelebildiğine tanık olabilmekteyiz; Hitler almanyasından tutun, kuzey koreye kadar büyük topluluklar ve halklar siyasi bir ideoloji altında kitlece hareket edip ölüme koşabiliyorlar. Demek mi dinlerden özgürleştiysek, mevcut siyasi görüşümüzden de özgürleşmemiz şart. Bunun anlamı apolitik olmak veya benzeri bir şey değil. Bunun anlamı hepimiz en birleştirici ortak değer olan non-teizmin altında toplumsal dayanışma oluşturmaya çabalarken tutupta siyasi açıdan kutuplaşmamaktır. “SİZ”, “BİZ”den değilsiniz, sizin siyasi görüşünüz bizimkinden farklı diyerek kutuplaşmamaktır. Bugün resmi olarak kurulmuş bir dernek başkanı tutupta benzer görüşe sahip kurulması yakın başka bir derneğe “sizde niye atatürk yok be panpahh, yoksa siz pkklımısınız be panpahh, hııı? =)))” gibi bir soru soruyorsa siyasi içerikli bir non-teizm fikri taşıyor demektir bu dernek.

Din gibi toplumun can damarına yerleşip onunla bütünleşmiş bir “kurum”dan kendini soyutlayabilen ve özgür düşünebilen bir birey, nasıl oluyorda fanatik düzeyde bir ideolojinin aktif savaşçısı veya savunucusu olabiliyor? Demek ki siyaset kurumu, din kurumuna göre bu ülkede daha seçici ve toplum ile daha enjekte.

Mezhebi farklı insanlar her şeye rağmen bir grup oluşturabilirken siyasi görüşü farklı ve sınırları koyu kırmızı çizgilerle belirli insanlar ortak bir grup oluşturmada daha başarısız. Mezhep ve din farklılığı olsa bile kişiler duygusal yakınlık kurabiliyor; fakat siyasi görüş farklı olunca “o kötü taraftan” düşüncesi kişinin bilinçaltında çalışmaya başlıyor.

Bu sitede nice üyeler gördük; dinlere karşı çok başarılı bir ahlak ve tartışma üslubu ile tavır almasına rağmen, karşıt siyasi görüşe karşı oldukça üslubu bozuk hatta bazen ahlak dışı olan sayısız değerli üye.

Bu konudaki nacizane görüşlerinizi alalım bayanlar beyler. ( evet bayanı önce yazdım =] )

Saygılarımla VraeL

evrensel-insan
25-04-2014, 02:34
Değerli arkadaşlar,

Konu: Non-teist bireyler ve siyaset ile ilişkileri

Konuyu açmak, şu linkteki tartışmalardan yola çıkarak aklıma gelmiştir:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34972

Yazıma soru ile başlıyorum. Neden bu ülkede herkes kendini potansiyel siyaset bilimi mezunu sanıyor? Bunun sosyolojik açıklaması nedir? Siyaset kurumu nasıl olmuşta halkın bizden ve bizden olmayan şeklinde keskin bir davranış geliştirmesine sebebiyet verecek kadar halk ile sentezlenmiş? Yurt dışında ki üyelere soruyorum: Yaşadığınız ülkede de ülkenin sıradan vatandaşları bu kadar kutuplaşmaya eğilimli midir?

Aslinda bu soruyu ben,baska basliktaki bir onceki mesajinda yayinlamistim. Devletin politik bir devlet olmasi ve vatandasin devlet eliyle iktidar tarafindan yonlendirilmesi. Ozgur birey olamamak. Bu da ister istemez bir nitelik politik cikarin digerleri uzerinde hakimiyetini getiriyor. Ustelik her deger politik bunyede degerlendiriliyor.

Degildir cunku ozgur bireylerdir ve her turlu sosyo-etik degerlerinin hak ve ozgurlugu vardir. Politikayi da her sey gibi bir meslek olarak gorurler ve isterlerse de egitimini alirlar.

Ateistler bu ülkede siyasi yönden “keskince” ayrılıp birbirlerini bir takım belirli ideolojilerin sempatizanlığını yapmak ile suçluyor ise eğer demek ki bu ülkedeki ateist bireyler ateizm düşüncesi altında bir ortak payda oluşturarak ortak hareket etme yetisini kazanamamış demektir.

Aynen cunku bu bilincli bir ateizm degildir, sadece islam dinine karsilikktan gelen ve en populer bir etiket olan ateizmin alinmisligi ya da onlara verilmisligidir.

Bu ülkede siyaset ve din bireyler açısından "ana ortak payda" taçlarını taşıyorlar. Gruplar, arkadaşlıklar, toplumsal cemiyetler oluşurken veya oluşturulurken kişiler birbirlerinin siyasi ve dini görüşlerini baz alarak karar veriyor ve ona göre eleme yaparak grubu kuruyorlar. Bu ister mahallede arkadaşlıklar olsun, ister üniversite ortamında arkadaşlık olsun, ister iş ortamın ki çalışma grupları olsun; bu hep böyledir. Alevi mi, solcu mu, sağcı mı, dindar mı, komünist mi, liberalist mi vs. vs. Sonsuz bir "bizden mi değil mi?" yaftası...

Dünyanın diğer noktalarını bilemem fakat non-teist ideoloji bizim ülkemizdeki nonteistler için "ortak merkez ideolojisi" olamamış. İdeoloji diyorum evet, fakat bu kelimeyi siyasi jargondaki haliyle değil farklı bir anlamıyla kullanıyorum; kısaca bireylerin dinsel, siyasal, çevresel, ahlaki ve felsefi her türlü konudaki davranış, tutum ve düşüncelerinin bir bütünü şeklinde tanımlıyorum. Bir nevi yaşam tarzı. Daha geniş ve eleştiriye daha açık.

Benim fikrime göre ister önceki inancımızdaki mezhebimiz, ister mevcut siyasi ideolojimiz, ister tuttuğumuz takımın fanatikliği olsun, "non-teist ideoloji" her şeyden önce gelmelidir. Kişi eğer non-teist ise ve non-teist bir gruplanmaya, dernekleşmeye, örgütlenmeye doğru yol alıyorsa non-teizm fikri onun için bir alt yapı olarak işlev görmelidir. Kişi dernek kurarken veya gurup oluştururken elemeleri kişilerin siyasi görüşüne, dini mezhebine göre bakarak alıyorsa hala eski inancından ve siyasi görüşünden özgürleşememiş demektir.

“Dini anladık da, siyasi görüşten özgürleşmekte ne demek?” diye sorulacak olunursa eğer:
Bugün baktığımızda siyasetinde din gibi halkların afyonu haline gelebildiğine tanık olabilmekteyiz; Hitler almanyasından tutun, kuzey koreye kadar büyük topluluklar ve halklar siyasi bir ideoloji altında kitlece hareket edip ölüme koşabiliyorlar. Demek mi dinlerden özgürleştiysek, mevcut siyasi görüşümüzden de özgürleşmemiz şart. Bunun anlamı apolitik olmak veya benzeri bir şey değil. Bunun anlamı hepimiz en birleştirici ortak değer olan non-teizmin altında toplumsal dayanışma oluşturmaya çabalarken tutupta siyasi açıdan kutuplaşmamaktır. “SİZ”, “BİZ”den değilsiniz, sizin siyasi görüşünüz bizimkinden farklı diyerek kutuplaşmamaktır. Bugün resmi olarak kurulmuş bir dernek başkanı tutupta benzer görüşe sahip kurulması yakın başka bir derneğe “sizde niye atatürk yok be panpahh, yoksa siz pkklımısınız be panpahh, hııı? =)))” gibi bir soru soruyorsa siyasi içerikli bir non-teizm fikri taşıyor demektir bu dernek.

Din gibi toplumun can damarına yerleşip onunla bütünleşmiş bir “kurum”dan kendini soyutlayabilen ve özgür düşünebilen bir birey, nasıl oluyorda fanatik düzeyde bir ideolojinin aktif savaşçısı veya savunucusu olabiliyor? Demek ki siyaset kurumu, din kurumuna göre bu ülkede daha seçici ve toplum ile daha enjekte.

Mezhebi farklı insanlar her şeye rağmen bir grup oluşturabilirken siyasi görüşü farklı ve sınırları koyu kırmızı çizgilerle belirli insanlar ortak bir grup oluşturmada daha başarısız. Mezhep ve din farklılığı olsa bile kişiler duygusal yakınlık kurabiliyor; fakat siyasi görüş farklı olunca “o kötü taraftan” düşüncesi kişinin bilinçaltında çalışmaya başlıyor.

Bu sitede nice üyeler gördük; dinlere karşı çok başarılı bir ahlak ve tartışma üslubu ile tavır almasına rağmen, karşıt siyasi görüşe karşı oldukça üslubu bozuk hatta bazen ahlak dışı olan sayısız değerli üye.

Bu konudaki nacizane görüşlerinizi alalım bayanlar beyler. ( evet bayanı önce yazdım =] )

Saygılarımla VraeL

Evet gayet guzel aciklamalar.

Toplumumuzda ATEIZM BIR ORTAK NOKTA OLACAK KADAR BIR ALGIYA SAHIP DEGILDIR. Diger degerler daha on plandadir.

O yuzden ve maalesef diyelim bir fasist ile bir sosyalist ateizm altinda birlesemez.

Bu da maalesef toplumumuzun cagdisiligindan birey olmamasindan neyi neden oldugunun bilincinde olmadigindan kaynaklasir.

Konu ile ilgili ben de daha once bir baslik acmistim.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31677&highlight=nonteizm+birlikteligi

Nevandaar
26-04-2014, 00:29
Merhaba Sayın Vrael.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ne Ateist Meclisini biliyorum tanıyorum ne de Ateist Derneğini. Buradaki yazılardan yola çıkarak iki derneğin yapıları hakkında fikir edindim. Yani herhangi birine karşı sempati antipati gibi bir durumum yok.

Dinsiz insanların Türkiye'de ortak hareket etmesinin mümkünatı yok asla.
Neden asla?
Turan Dursun forumu bu konuda oldukça güzel bir örnek teşkil ediyor neden olamayacağı hakkında.
Örneğin Ateist olmak nedir?
Deist, Agnostik, Ateist olunca pkk sempatizanı olmak zorunda mıyız?

Dersimli eşkıyaları sanki çayırda piknik yaparken çiçek toplarken Türk askeri kendi canavarca zevki için basıp öldürmüş gibi gösterenleri alkışlamak zorunda mıyız?
Ya da Dersimli eşkıyalara sempati beslemek zorunda mıyız?

Teröristler ile işbirliği içerisinde win win politkasıyla sınırı yol geçen hanına çevirmiş Uludereli kaçakçılara üzülmek zorunda mıyız?
Bu kazançların dönüşü olarak fazladan mayın, silah, kurşun ile öldürülmüş Türk askerlerine üzülsek Ateist olamaz mıyız?
Veya bu forum ve diğer sanal ortamlarda teröristlerin kazançlarından ve bize bunun dönüşünden hiç bahsetmeyip, sanki yokmuş gibi davranan, olayı tamamen ajite edenlere alkış tutarak mı Ateizmin yolundahareket etmiş oluruz?

Bunlar Ateizmin önşartları mıdır?

Etyen Mahçupyan, Sevan Nişanyan, Patrik Bartholomeos gibilerin aba altından sopa göstermelerini, küçük ısırıklarını, kasıtlı olarak geçmişle ilgili yanlış bilgilendirme yaparak Türk halkını zehirlemelerini hoş görmek zorunda mıyız?

Düne kadar komşu dedikleri müslüman Türkleri, Ruslarla işbirliğine girişip öldüren işkence eden tecavüz eden Ermenilerin, şamarı yedikten sonra "Bize soykırım yapıldı" palavralarını kabul etmek zorunda mıyız?
Hem de Kacaznuninin kitabı kapı gibi dururken?


Şimdi diyebilirisiniz ki "Yahu ben ne yazdım bu Nevandaar ne cevap vermiş?".

Burada ve birçok sanal ortamda Ateizm ile birlikte bunlar paket program halinde zorla kabul ettirilmek isteniyor.
"Turan Dursun" adını taşıyan bir site pkk sempatizanları ile dolup taşmış durumda. Turan Dursun Atatürkçü biri iken.
Ben bile bu sitede birkaç kez "Sen ne biçim Ateistsin" sorgulamasına maruz kaldım. Yukarıda yazdığım olaylar hakkında sempatizan ateistlerin istediği şekilde düşünmediğim için.
Diğer sanal ortamlarda da bu tip tenkitlere yüzlerce kez denk gelebilirsiniz.
Ancak bu "Özgürlükçü, demokrat, vs.." kisvesindeki insanlar sadece ateizm topu üzerinden hareket etmiyorlar. Eşcinsel derneklerinden işçi haklarıyla ilgili protestolara kadar her yerde anında bitip kendi görüşlerini diğer konularla birlikte sürekli kabul ettirmeye çalışıyorlar. Fırsattan istifade eden sırtlanlardan faklı değiller.

Bu durumdan dolayı Ülkücü Lgbt, Atesit Türk gibi gruplar oluşuyor.

Lgbt bireyinin yanında ülkücü kimliğinin gereği nedir mesela?
Veya Ateist kelimesi yanında "Türk" vurgusunun?
İşte bu ayrışmalar pusuda yatanlar yüzünden oluyor.
Her fırsatı değerlendiren kendine yandaş edinmeye çalışan küçük ama etkili gruplar her oluşumu kirletiyor.
Bundan dolayı daha izole topluluklar olmak zorunda oluyor.

Ve bundan dolayı "Atatürk ile ilgili bir cacık yok. Ne ayak?" muhabbeti olmak zorunda oluyor. Belki bu sorgu saçma geliyor size ama bu refleksin altında yatan etmenler bunlar.

uyar
26-04-2014, 00:50
uzun uzadiya yazacak degilim ama ateist veya nonteist olmak illa "ulkemizde" bir grupta birlikteligi gerektir mi emin degilim...

ulkemizde sol-sag kavramlari nasil corbaysa ateist-dinci kavramlari da corba... bircok kisi ateist olmak illa sosyalist komunist olmak olarak algiliyor. veya boyle degilsen ulusalcisin ve hatta fasistsin.. dindarlarin ateistten ne algiladiklari ise apayri bir konu.. ben sahsen dini biyoloji-tip bilgim sayesinde terkettim.. bazilari ise koyu dini egitimden gecerek bu yola varmislar... bu arkadaslarin ozellikle islam bazinda argumanlari daha guclu cunku hisimlarini taniyorlar.. bazilarida komunizm, sosyalizm uzerinden veya amerikan bati kapitalizmin karsitligi uzerinden veya ulusalcilik uzerinden buraya gelmisler.. bir de buna ulkemizin sosyal ekonomik dengesizligini ekleyin.. bizim toplumumuz batiya gore daha karmasik..

bu kadar farkli gecmis birikimi topluluk yapabilir mi bizi supheliyim.. bunun birey olmak/olamamakla ilgisi yok..

bilig
26-04-2014, 00:53
Sayın Nevandaar'ın yazdıklarına katılıyorum. Non-Teist olunduğunda otomatik olarak solcu, solcu olunduğunda da otomatik olarak terörist yanlısı olmak gerekiyormuş gibi bir dayatma var. Bu faşist/baskıcı tavra açıkçası ben de karşıyım. Ateist olmak = solcu olmak değildir. Şahsen ben Marksizmin de bir din olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla semavi dinleri terk edebilmiş birinin kalkıp da dünyevi bir dine mensup olmasını anlayamıyorum. Semavi peygamberleri ve kitapları red edebilmiş kişilerin Das Kapital'e tapınmasını, Marks'a biat etmesini son derece komik buluyorum. Teistler sık sık derler ya, "Lenin, Stalin de Ateistti vb." hayır, bu adamlar bal gibi koyu dindarlardı, dindar Komünistlerdi, dinleri vardı yani, dinsiz falan değillerdi...

Neyse konuyu dağıtmayalım, Nevandaar güzel bir konuya temas etmiş. Non-Teist oluşumlarda kesinlikle ama kesinlikle işin içine ideoloji sokulmamalıdır, aksi halde bu iş yürümez. Ateist kişi Kemalist ise ideolojisini kendine saklamalıdır, Marksist ise de öyle, terörist sempatizanıysa da, solcuysa da. Kurulacak oluşumlarda ideolojik hiçbir vurgu olmamalı, aksi halde zaten bir avuç adam olarak daha da bölünürüz.

evrensel-insan
26-04-2014, 01:08
Bizler toplum olarak maalesef, uzlasma kulturu ile degil de; catisma kulturu ile yetistiriliyoruz.

Hal boyle olunca, bir konu da uzlasmak yerine, mutlaka uzlasamayacak ve catisacagimiz bir konu buluyoruz.

Aslinda o kadar basit ki; ateizmin ortak noktalari dinsizlik ve tanrisizliktir, bu kadar basit.

Yalniz teolojik olarak bu kadar uca savrulacak sekiulde bir ortaklik belirlemek yerine, tum dinsizligi iceren bir birliktelik, daha bir genis olacaktir.

Cunku ulke toplumumuzda gozlem veren bilincli ya da bilincsiz deizmin yogunlugudur ve ulke muslumanlarinin cogu aslinda deisttir.

Ayrica deistlik anadolu kulturundeki tasavvufu da icerir.

Burada onemli olan tek bir dini vesayete karsi, ortak bir noktada DINLERI OLMAYANLAR OLARAK BIRLESEBILMEKTIR.

Ayrica bu birlesim, ortak olarak sadece tek bir dini mezhepsel vesayete karsi, diger din ve mezhepleri de icerebilir.

Cunku, amac nedir? Amac tek bir dini vesayete karsi orgutlenmek degil midir?

Mesela her birimiz birer kisi olarak, genelde tek duze dini ve meshepsel dayatilan vesayete karsi, kim direniyorsa; ona destek vermez miyiz?

Bunun baska bir mezhep, baska bir din ya da dinsizlik olmasi neyi neden degistirsin?

Sorun bir eyleme katilma yerine "armutun sapi var, uzumun copu var" bahanesi ise; bu bahane ve bu bahaneyi suren, zaten ne altinda birlesilirse birlesilsin; kendince bir bahane bulacaktir.

Ama dedigim gibi, once herbirimiz CATISMA YERINE UZLASMA BILINCINDE VE ALGISINDA OLMAMIS GEREKIR.

Cunku sapli armutlar ve coplu uzumler, ancak bu catisma kulturunun BIRARAYA GELEMEMEK ICIN BIR BAHANESIDIR.

Neva
12-10-2014, 12:14
Değerli arkadaşlar,

Konu: Non-teist bireyler ve siyaset ile ilişkileri

Konuyu açmak, şu linkteki tartışmalardan yola çıkarak aklıma gelmiştir:


Dünyanın diğer noktalarını bilemem fakat non-teist ideoloji bizim ülkemizdeki nonteistler için "ortak merkez ideolojisi" olamamış. İdeoloji diyorum evet, fakat bu kelimeyi siyasi jargondaki haliyle değil farklı bir anlamıyla kullanıyorum; kısaca bireylerin dinsel, siyasal, çevresel, ahlaki ve felsefi her türlü konudaki davranış, tutum ve düşüncelerinin bir bütünü şeklinde tanımlıyorum. Bir nevi yaşam tarzı. Daha geniş ve eleştiriye daha açık.



Olamamis, zira ulkemizdeki non-teistler'in siyasi gorusleri, diger tum goruslerinden onde gidiyor burun farkiyla.

Tabi soyle komediler de yasanabiliyor, ornegin kisi sirf iktidar'i sevmedigi icin non-teist olabiliyor, ancak non-teist topluluga girdiginde, karsisindaki atiyorum iktidari veya baska bir cepheyi destekleyen diger kisiye teist mantigiyla yaklasiyor siyasi anlamda..