PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İlk insanlar, Rüya ve RUH


Felâsife
25-04-2014, 02:45
Özgür irade, kişinin eylemlerini, arzu, niyet ve amaçlarına göre kontrol altında tutabilme ve belirleme gücüdür.

İradeyi tarif etmişsin, eyvallah.
Peki bu bahsettiğin şey rüyada ne kadar geçerlidir?

Bence hiç bir geçerliliği yoktur, aynen bunun gibi Dünyada da pek bir geçerliği olmayacağı taraftarıyım ben.
Nasıl ki rüyadayken rüyanın bilincinde olmuyoruz, Aynen bu hayattayken de bu hayatın bilincinde değilizdir.
Bir şekilde bu hayatın dışına çıkmak gerekir ki bilincimiz bilinçlensin.

Yoksa Hayyam'ın ;

Niceleri geldi, neler istediler.
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

dediği gibi normal gidenler kervanındakilerden bir farkımız kalmaz.
Sanki anormal olmak gerekiyor gibi gibi :D

evrensel-insan
25-04-2014, 02:50
İradeyi tarif etmişsin, eyvallah.
Peki bu bahsettiğin şey rüyada ne kadar geçerlidir?

Bilemem. Mesela ben bazan ruyalarimi kontrol edebilirim. Ya da istedigim bir yasayan ya da vefat etmis yakinimi ruyama alabilirim.

Bence hiç bir geçerliliği yoktur, aynen bunun gibi Dünyada da pek bir geçerliği olmayacağı taraftarıyım ben.
Nasıl ki rüyadayken rüyanın bilincinde olmuyoruz, Aynen bu hayattayken de bu hayatın bilincinde değilizdir.
Bir şekilde bu hayatın dışına çıkmak gerekir ki bilincimiz bilinçlensin.

Yoksa Hayyam'ın ;

Niceleri geldi, neler istediler.
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

dediği gibi normal gidenler kervanındakilerden bir farkımız kalmaz.
Sanki anormal olmak gerekiyor gibi gibi :D

Ruya da buyuk bir ihtimalle kisinin KENDI BEYNINE MUDAHELE OLANAGI, uyanikkenden daha az olabilir.

Cunku ruya da beynin kendi qualmini yani rahatini saglama durumu vardir. Ustelik bu bilincalti da olabilir. Yani kisinin bilincinden uzaktir.

Felâsife
25-04-2014, 04:00
Bilemem. Mesela ben bazan ruyalarimi kontrol edebilirim. Ya da istedigim bir yasayan ya da vefat etmis yakinimi ruyama alabilirim.

Ehehe, müthiş bir egoya sahipsin, kontrolsüzlüğü rüya bile olsa kabullenemiyorsun ama bana bir zararı yok tabii, yaşam senin yaşamın, tek zararın oluyor daha çok yazdırıyorsun o oluyor.

Elbette rüyada da bir bilinç oluyor, kaldı ki uyandıktan sonra bunun bir kısmını veya tamamını hatırlıyoruz, bazende hiç hatırlamıyoruz.
Ve o bilincimiz bu bilincimizle bazen kontakta kurabiliyor..
Sorun o ki bilinç halinin ne kadarını anlayabiliyoruz, veya ona dahlimiz ne şekilde, nasıl oluyor, yoksa rüyada oradan oraya gailesizce koşturup duruyor muyuz?

Havada uçan balinalar görmek, veya bulunduğun şehre atom bombası atılması vs.

Bir keresinde rüyamda oturduğum eve Ankarada ne kadar elektrik kablosu varsa, tüm semtlerden ucunu getirip, yer altından da döşeyip bağlıyorlar.
Bende diyorum ki ulan bu belediye ne yapıyor böyle, binayı adeta trafo merkezi gibi yaptılar diyorum filan.
Ama bir sürü çalışma, kepçeler kazıyor bir yandan işçiler çalışıyor, gece gündüz tüm Ankara şantiye gibi iş yapıyorlar.

Şimdi bu sözü söylerken aynı bu hayattaki uyanık bilincim söylüyor..ama o çalışmalar adeta bilincimin dışında ve bende seyrediyorum.
Yani bir bilincim var ama çok az yeterli değil, sadece küçük bir tespit yapabiliyor.

Mesele anlam verebilmekte..

Yani "rüyada" buna bir anlam verebilmekte.
Yoksa uyandıktan sonra tabir etmişim veya es geçmişim vs. hiç önemli değil.

evrensel-insan
25-04-2014, 16:53
Ehehe, müthiş bir egoya sahipsin, kontrolsüzlüğü rüya bile olsa kabullenemiyorsun ama bana bir zararı yok tabii, yaşam senin yaşamın, tek zararın oluyor daha çok yazdırıyorsun o oluyor.

Ayni algilayamama ve kendi ozelliklerini baskalarina yamama sorunu burda da gecerli. Ben kendim ile ilgili olanlari yaziyorum, herhangibir seyi farkli yazmam icin de bir neden yok. Ayrica bu nasil tek duze bir masntik?

Ben nerede "butun ruyalarimi kontrol ediyorum" diye bir cumle kullandim?

Elbette rüyada da bir bilinç oluyor, kaldı ki uyandıktan sonra bunun bir kısmını veya tamamını hatırlıyoruz, bazende hiç hatırlamıyoruz.
Ve o bilincimiz bu bilincimizle bazen kontakta kurabiliyor..
Sorun o ki bilinç halinin ne kadarını anlayabiliyoruz, veya ona dahlimiz ne şekilde, nasıl oluyor, yoksa rüyada oradan oraya gailesizce koşturup duruyor muyuz?

Havada uçan balinalar görmek, veya bulunduğun şehre atom bombası atılması vs.

Bir keresinde rüyamda oturduğum eve Ankarada ne kadar elektrik kablosu varsa, tüm semtlerden ucunu getirip, yer altından da döşeyip bağlıyorlar.
Bende diyorum ki ulan bu belediye ne yapıyor böyle, binayı adeta trafo merkezi gibi yaptılar diyorum filan.
Ama bir sürü çalışma, kepçeler kazıyor bir yandan işçiler çalışıyor, gece gündüz tüm Ankara şantiye gibi iş yapıyorlar.

Şimdi bu sözü söylerken aynı bu hayattaki uyanık bilincim söylüyor..ama o çalışmalar adeta bilincimin dışında ve bende seyrediyorum.
Yani bir bilincim var ama çok az yeterli değil, sadece küçük bir tespit yapabiliyor.

Mesele anlam verebilmekte..

Yani "rüyada" buna bir anlam verebilmekte.
Yoksa uyandıktan sonra tabir etmişim veya es geçmişim vs. hiç önemli değil.

Iste tamda yukarida koyulasmis cumleyi sadece kendi icin gecerli zanneden bir ego bunu kendi adina gayet guzel desifre etmis.

Evet MESELE SADECE ANLAM VEREBILMEKTE DEGIL; BU ANLAMI NEYE HANGI TEMELEDAYANARAK VERMEKTE. FIZIK OTESI TEMELDEKI ANLAMLARIN ISE ANLAMI SADECE ANLAMSIZLIKTIR.

Felâsife
25-04-2014, 18:01
Ayni algilayamama ve kendi ozelliklerini baskalarina yamama sorunu burda da gecerli. Ben kendim ile ilgili olanlari yaziyorum, herhangibir seyi farkli yazmam icin de bir neden yok. Ayrica bu nasil tek duze bir masntik?

Ben nerede "butun ruyalarimi kontrol ediyorum" diye bir cumle kullandim?


Peki, ben nerede "butun ruyalarini kontrol ediyorsun" diye bir cümle kullanmışım?
Madem iş manalar 'dan çıktı, sözlere geldiyse, böyle bir söz nerede?

Eğer bir manada buluşacaksak eyvallah, yok eğer sözlerde buluşacaksak sözlerden mana çıkartmayalım.
Ayrıca başka bir konuda ki mesajdan buraya çıkarım yapmakta fikri bir yol olmasa gerek.

Iste tamda yukarida koyulasmis cumleyi sadece kendi icin gecerli zanneden bir ego bunu kendi adina gayet guzel desifre etmis.
Müthiş EGO kavramı kimsenin tekelinde değilse, günah değilse, e usulünce deşifre olmuş, eyvallah. :)

evrensel-insan
25-04-2014, 18:34
Peki, ben nerede "butun ruyalarini kontrol ediyorsun" diye bir cümle kullanmışım?

Asagidaki cumlen ne anlama geliyor?

Ehehe, müthiş bir egoya sahipsin, kontrolsüzlüğü rüya bile olsa kabullenemiyorsun

Madem iş manalar 'dan çıktı, sözlere geldiyse, böyle bir söz nerede?

Eğer bir manada buluşacaksak eyvallah, yok eğer sözlerde buluşacaksak sözlerden mana çıkartmayalım.
Ayrıca başka bir konuda ki mesajdan buraya çıkarım yapmakta fikri bir yol olmasa gerek.

Anlamadim, "baska bir konudaki mesaj" derken, neyi kast ediyorsun?

Müthiş EGO kavramı kimsenin tekelinde değilse, günah değilse, e usulünce deşifre olmuş, eyvallah. :)

Bilemem bunu bilerek ya da bilmeyerek egosunu kuyllananlar dusunsun.

Sozler ancak bir mana temelinde ifade edilir. Ben de yukarida senin yazdigin cumleden algiladigim manayi belirttim.

Eger bu manada bu cumle kullanilmamis ise, benden bir ozur senden de bir aciklama gerekir.

Felâsife
25-04-2014, 20:39
Asagidaki cumlen ne anlama geliyor?

Hâh şimdi oldu, aynı seviyeye geldik.
Zira bir üstte;
.."Ben nerede "butun ruyalarimi kontrol ediyorum" diye bir cumle kullandim?"..

deyince, "cümle" olarak ben kullanmadım, itirazım bunaydı.. ama "anlâm" olarak o değilse de ona yakın bir anlamı siz çıkartmışsınız.
Yani cümle ve anlam başka şeyler olarak baktım olaya.
Neticede sizde direk itiraz modun da olaya girdiniz ki artık ne dense boş.

Şimdi cümle değilde ben nerede o anlamda bir şey dedim derseniz, aslında buda yanlıştır ama genede o paragraftan rahatsız olduysanız, başım gözüm üstüne özrümü dilerim.
Özür dilerim. :)

Bilemem bunu bilerek ya da bilmeyerek egosunu kuyllananlar dusunsun.
Eheh, bilerek egoyu kullanırım doğrudur, ama onun beni kullanmasına izin vermem.
Bir abimiz vardı: Bu arabayı sen kullanıyorsun, şoför sensin, peki seni kim kullanıyor, şoförün kim derdi, gülerdik :D


Anlamadim, "baska bir konudaki mesaj" derken, neyi kast ediyorsun?
Diğer konuda da hep algılayamama demişsin, sonra aynını burda da demişsin, o sebep böyle dedim.

Sozler ancak bir mana temelinde ifade edilir. Ben de yukarida senin yazdigin cumleden algiladigim manayi belirttim.
Üste dediğim gibi mana deyince iş değişir, lakin üst seviye bir yazışmada kaldı ki dediğiniz gibi kırıcı bir söz söylesem de (kişiliğinize asla bi'şi demem) siz bunu aşabilmelisiniz..

Buncağız sözden alınmayı, ben o egoya yakıştıramadım doğrusu.
Süper ego kendini bilir, kendini bilene de methetme ve yerme ulaşamaz.
Ulaşıyorsa o zaten süper değildir.

Sevgiler

evrensel-insan
25-04-2014, 21:11
Hâh şimdi oldu, aynı seviyeye geldik.
Zira bir üstte;
.."Ben nerede "butun ruyalarimi kontrol ediyorum" diye bir cumle kullandim?"..

deyince, "cümle" olarak ben kullanmadım, itirazım bunaydı.. ama "anlâm" olarak o değilse de ona yakın bir anlamı siz çıkartmışsınız.
Yani cümle ve anlam başka şeyler olarak baktım olaya.
Neticede sizde direk itiraz modun da olaya girdiniz ki artık ne dense boş.

Şimdi cümle değilde ben nerede o anlamda bir şey dedim derseniz, aslında buda yanlıştır ama genede o paragraftan rahatsız olduysanız, başım gözüm üstüne özrümü dilerim.
Özür dilerim. :)


heh, bilerek egoyu kullanırım doğrudur, ama onun beni kullanmasına izin vermem.
Bir abimiz vardı: Bu arabayı sen kullanıyorsun, şoför sensin, peki seni kim kullanıyor, şoförün kim derdi, gülerdik :D

Egoyu bilerek kullanmak icin, bireysel bilinc gerekir. Ayrica burada bireysel bir yargisiz infaza karsi yapilan da, ego degil; hak ihlaline karsi gosterilmis tepkidir.



Diğer konuda da hep algılayamama demişsin, sonra aynını burda da demişsin, o sebep böyle dedim.

Sence verilen anlamin farkli anlam ile degerlendirmesi, algilama konusu degil se, nedir?


Üste dediğim gibi mana deyince iş değişir, lakin üst seviye bir yazışmada kaldı ki dediğiniz gibi kırıcı bir söz söylesem de (kişiliğinize asla bi'şi demem) siz bunu aşabilmelisiniz..

Dedigim gibi, konu yargisiz infaz.

Buncağız sözden alınmayı, ben o egoya yakıştıramadım doğrusu.
Süper ego kendini bilir, kendini bilene de methetme ve yerme ulaşamaz.
Ulaşıyorsa o zaten süper değildir.

Sevgiler

Konu alinmak degil, sadece ortada olan bir yanlis anlasilmada yapilan yargisiz infaz.

Benim gibi her turlu birey bilinci olan biri icin, boyle bir durum hak ihlalidir, ben de birey olarak hakkimi savunurum.

Ayrica benim eger ortada bir alinma algisi varsa, bu farkli yansir.

Felâsife
25-04-2014, 21:50
Dedigim gibi, konu yargisiz infaz.
Yargısız infaz mı?

Böylede olmuyor ki haklı olacağım diye, olmayan anlam ve kelimeler türetmeye ne gerek var.

Bir okyanusa küçük bir taş atmakla o okyanus eğer taşacaksa, ona okyanus denir mi?

evrensel-insan
25-04-2014, 21:54
Yargısız infaz mı?

Böylede olmuyor ki haklı olacağım diye, olmayan anlam ve kelimeler türetmeye ne gerek var.

Bir okyanusa küçük bir taş atmakla o okyanus eğer taşacaksa, ona okyanus denir mi?

Buradaki anlam, kendi hukmun ile karar vermektir, yani karsi tarafa soz hakki vermemektir.

Ayrica benim acimdan "bir hakli/dogru olma" gibi bir algi da yok.

Sadece verilenin verildigi gibi algilanip algilanamamasi ve yanlis alginin tek tarafli hukmu sorunu var.

Yani "tum ruyalari kontrol etmek" gibi.

Ne boyle bir amacim ne de soylemim var.

Cunku bu basta bilime ters duser.

Neyse zannedersem konu aydinlandi.

Yanlis algilamalar giderildi.

Felâsife
25-04-2014, 22:23
Cunku bu basta bilime ters duser.

Yani bencede öyledir zaten, bu herşeye ters düşer, akıl var mantık var.
Ama genede kısmide olsa, rüyalarda bazı durumlarda bir bilinç halide vardır bu inkar edilemez.
Zaten rüyalarda genelde uyanmaya yakın görülür ki üst bilincin azda olsa devreye girdiği zamanlar olur.
Çoğuncada en güzel yerinde rüya biter ki tüh denir.
Neyse zannedersem konu aydinlandi.

Bence de, hazır aydınlanmışken tadında bitmesi iyi olur.

evrensel-insan
25-04-2014, 22:45
Yani bencede öyledir zaten, bu herşeye ters düşer, akıl var mantık var.
Ama genede kısmide olsa, rüyalarda bazı durumlarda bir bilinç halide vardır bu inkar edilemez.
Zaten rüyalarda genelde uyanmaya yakın görülür ki üst bilincin azda olsa devreye girdiği zamanlar olur.
Çoğuncada en güzel yerinde rüya biter ki tüh denir.


Bence de, hazır aydınlanmışken tadında bitmesi iyi olur.

Aynen. Bak sana bir ozelligimden daha bahsedeyim.

Ben ruyamda ucarim.

Bunu da ben yaparim. :)

Aslinda ilginc bir his. Gozler kapali, eller yastigin altinda ve tum beden yataktan havalaniyor ve pencereden cikip gidiyor. Tum yer kusbakisi altinda.

Bir de bu eskilerin "ruya malum oldu" tabiri ve aciklamasi var.

Yani gorulen bir ruyanin, ne anlama geldigi.

Bu konuda, anneannem iki sey soylerdi "ruyada vefat eden gorulur ve konusursa; ruya bozulur" !?

"Baskasina uctugunu soylersen, artik; ucamazsin"

"Ruyalar genelde ters cikar"

Bir de cocukken gordugum iki ruyayi, anneanneme anlatmistim; o da bana "eyvah o haneden olum haberi gelecek" demisti. Tesaduf, bu ya! iki keresainde de olum haberi gelmisti.

Baska da ilginclikleroluyor tabi. Mesela hayatinda hic bulunmadigin bir mekani, sanki daha once o mekanda bulunmus gibi tarif edebilmek gibi.

Sana son bir ornek;

Ortaokul caglarindayim ve sahilde oturuyorum. Benim bir teyze oglu var, akran sayiliriz ve genelde de atisiriz. Yalniz o Ankara'da oturur, ben ise Istanbul'dayim.

Iskele'de ayaklarim denize sallanir vaziyette otururken, birden aklima "ulan simdi bizim teyze oglu arkamdan kosa kosa gelip, beni denize itmek istemesin?" diye gecirirken; birden bire dondum ve arkama baktim. Bizim teyze oglu, kosarak bana dogru geliyordu.

Istanbul'a geleceginden bile haberim yoktu.

Aslinda buna benzer kisisel yasanmisliklar herkesin hayatinda vardir.

Neyse bu kadar; kendimden ve parapsikoloji yeter. :)

Felâsife
26-04-2014, 01:32
Bak sana bir ozelligimden daha bahsedeyim.


Dediklerine aynen katılırım, zevkli olur ama onunda kendi içinde sorunları olur mesela, bende uçuyordum ulan diyordum elektrik telleri ne gıcık, insan rahat rahat bi uçamıyor diyordum rüyamda :D

Bir de bu eskilerin "ruya malum oldu" tabiri ve aciklamasi var.
Rüya konusu daha öncede demiş olmalıyım özel ilgi alanımdır ama genelde kendim ile ilgili olanlara odaklıyımdır.
Başkalarının rüyalarını analiz etmekten çok haz etmem, zira bu iş netcede kişinin kendi içseliyle yaşantısıyla alakalıdır ki o insanı çok iyi tanımam gerekir ki analizin bir anlamı olsun.
Birde rüyalar kişilerin "sorumluluklarıyla" doğru orantılıdır.
Yani bir devlet başkanı ile sıradan biri aynı rüyayı görse, bundan aynı anlamlar çıkmaz.
Hatta "topluma mal olmuş" ünlülerin rüyası sıradan biri ile aynı tutulmaz.
Dediğim gibi sorumluluk işi değiştirir, biri ailesinden biri memleketten sorumlu olunca, enerji boyutları değişir vs.

Neyse bu devirde kimse rüya ile hareket etmez, heleki tepedekiler hiç etmez.

Bunu geçeyim en iyisi.
Eskilerin at murattır, ölü görmek diri görmektir gibi hoş tanımlamaları olsada aslında iş biraz daha çetrefildir.
Ama genede eskilerin o masumane söylemleri genede çok hoştur, bende severim öyle şeyler dinlemeyi.

Rüya gelecekten haber verir ama net bir şey söylemez rüyalar, iyi analiz edilmesi gerekir.
--------------
7-8 yıl önce bir yaz eşimle bir iki ay boyunca bir küslük oluştu, evde huzurluk sürüp duruyordu, baktım olacağı yok, eşimi karşıma alıp sorun nedir, derdin nedir diye sormaya başladım.
Hani bende bir sorun varsa söyle düzelteyim filan vs. vs. konu başlattım.
Laf arasında “Ben zaten Aralık ayında öleceğim” dedi.!
Tabii ben bunu duyunca ne ölmesi filan deyip, işi deşelemeye başladım, kanser filan mı olmuştu n’olmuştuda böyle dedi dedim içimden.

Neyse eşim mevzuyu anlattı, meğersem aylar önce çok etkili bir rüya görmüş ve rüyasında da Aralık ayında öleceksin denmiş, saat tarih verilmiş.

O da rüyanın etkisiyle psikolojisini darman duman etmiş, mevzu buymuş meğersem.
Belki çoğuna tuhaf gelebilir bu durum ama eşim ölümden ciddi ciddi çok korkar, birde ayna gibi o rüyayı görünce trafik karışmış, o da gelip tüm hızıyla bana toslamış. :)

Tebessüm ederek, rüyada öldüğünü görmen gerçekte öleceğin anlamında değildir, Aralık ayından sonra hayatında büyük bir değişiklik olacak diye rüyasını tabir ettim.

Yılbaşından önce Sosyal hiz. müracaat etmişti ve yılbaşından 4-5 gün sanrada işe başladı, bu yıl yedinci senesi dolacak ve eşimde ölmedi..

Bazen bunu kendisine hatırlatırım, tamam tamam biliyoruz der. :)
------------

Ölümün altında yatan anlam bir şeyin "bitmesi" anlamındadır, bu illa ömür bitmesi anlamında değildir, rüyaların dili böyle tuhaf oluyor maalesef.
Örn. Deniz.
Düşünce anlamındadır, balıkta fikir anlamındadır, bu duruma göre kitapta olur, fikir = kitaptır.

Denizde balıklar yüzer, insan zihninde de fikirler yüzer..ortak noktayı bulunca rüya açılmaya başlar.
Açıkcası ben bu rüyalar olmasa idi bu yalnız yolculuğumda kaybolur giderdim, az/çok anlam çıkartabiliyorum da yalnızlığım bir nebze olsun hafifliyor.
Neyse bu kadar; kendimden ve parapsikoloji yeter. :)
Teşekkürler. :)

Felâsife
07-05-2014, 20:42
Burada ki (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35039) video çok enteresan aslında, gerçi böyle bir ekolde var neticede, Celal hoca çok güzel anlatıyor anlatmasınada, özellikle de "RUH" olayını anlatırken, hesap edemediği bir şey var.
İnsan sadece dışsal gözlemlediği için RUH diye bir şeyi uydurmuş olamaz.!

Rüya mı? değil mi?
Ben kendimi bildim bileli hemen hemen hergün çok sayıda rüya görürüm.(24 yaşındayım) Son 2 aydır hergün yatıyorum ve bir an geliyor gözlerim kapalı ama etrafı odayı görüyorum yataktan kalkmaya çalışıyorum zor kalkıyorum ve ellerime bakıyorum, göremiyorum sonra aynaya bakıyorum beyaz ışıklar içinde zar zor görüyorum kendimi ve evde dolaşıyorum yataktaki benide hissedebilioyorum istediğim zaman da uyanabiliyorum,(haftasonu) öğle uykusuna yattığım zaman da annemler içerideyseler gidiyorum yanlarına beni göremiyorlar ama bir terslik var sanırım tamam herşey göründüğü gibi ama sanki başka boyuttaki benim evindeyim birisi bu durumumu açıklayabilir mi?

Rüya ile ilgili bir sitede (http://www.simgesel.com/node/ruyada_genclesmis_gormek#comment-2620) biri bunu anlatmış, zaten sitede çok rüya görmekten, gerçeklik algısını yitirenlere, lucid rüya vs.e kadar pek çok hikaye var ve çoğuda gençler olmakla birlikte daha yaşlılarında yıllarca süren problemler olmuş vs.

İlk insanların veya ilkel insanların rüya görmediğini kim iddia edebilir ki?

Hatta bu konuda memeli hayvanların tamamı rüya gördüklerine (https://www.google.com.tr/search?client=opera&q=Hayvanlar+r%C3%BCya+g%C3%B6r%C3%BCr+m%C3%BC?&sourceid=opera&ie=utf-8&oe=utf-8&channel=suggest#channel=suggest&ie=utf-8&oe=utf-8&q=Hayvanlar+r%C3%BCya+g%C3%B6r%C3%BCr+m%C3%BC%3F&sourceid=opera) hayır denmiyorken, İnsanoğlunun RÜYA gibi bir donanımı var ve üsteki genç gibi bir rüya gören ilkel insan acaba ne düşünür?

Rüya gelecekten haber verdiği gibi, zamanın ötesinden de haber verebilir, yaratıcı rüyadan ilham veren rüyaya, bazı bilimsel buluşlara kadar pek çok olayda adı geçerken, insanoğlunun RÜYA hakkında ki bilgisizliği gariptir.

Bugünün BİLİMİDE, DİNİDE rüyayı çöpe atmıştır..
Ama Bilim ve Din arasında ki yarışta da, "kim rüyayı çözerse" o da öne geçecektir bundan eminim.
Zira RÜYALAR gelecekten haberler verebilir, şuan anlaşılmayan bir olayı dank ettirebilirler vs.

Bilimsel açıdan, "bazı" buluşların altında rüyalar vardır.
Dini açıdan "bazı" peygamberlerin hikayelerinde vardır.

Özetle demek istediğim, ortada tekerlek yokken, bu rüya ile gelen görüntü olabilir mi?
Yeryüzünde tekerleğin bir örneği olmayabilir ama rüyalarda örneği olabilir?

Ortada ruh muh diye bir kavram yokken, bu da rüyada gelen veya uykuda olan olaylarla bağlantılı şekilde olabilir mi?
Neticede herşeyin ruhu olduğuna inanan şamanilik gibi bir şey var ve bunlar da olay deneyimlemek, inanmakta değil ki?
ama Celal hocanın dediği gibi hooh diye kuru bir nefese bağlamak, bugün rüya denilen şeyden bi-haber olunca, o günün insanıda yanlış değerlendirilmiş oluyor bence.

Tekerleğin icadı deniliyor mesela, belkide bunu o kıllı atalarımız rüyalarında, bir arabaya koşulmuş bir atlı olarak gördüler ve böylelikle tekerleği ve ardından arabayı icat ettiler.
Sonuçta Rüyalar ilhâmda verir, haberde verir, şifrede verir, verirde verir.

Öyle veya böyle RÜYALAR gibi bir "Sanal alemi" geçiyoruz, 3/1 zamanımızda onda geçiyor ama kullanmıyoruz, es geçiyoruz..kafa patlatmıyoruz..bence yazık oluyor.

İnsanoğlu neden uyur?
Kim bilir belkide rüya görmek içinde uyuyor olabiliriz! sadece dinlenmek için olmasa gerektir.

İnsanoğlunun ve hayatın bir gizemi varsa ve eğer böyle bir şey hâlâ tam olarak çözülmemişse, bu RÜYALARLA anca çözülür, daha doğrusu RÜYALARI ÇÖZENLER ÇÖZER diyebilirim.

Sevgiler

kamilistforvendetta
07-05-2014, 21:46
Burada ki (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35039) video çok enteresan aslında, gerçi böyle bir ekolde var neticede, Celal hoca çok güzel anlatıyor anlatmasınada, özellikle de "RUH" olayını anlatırken, hesap edemediği bir şey var.
İnsan sadece dışsal gözlemlediği için RUH diye bir şeyi uydurmuş olamaz.!



Rüya ile ilgili bir sitede (http://www.simgesel.com/node/ruyada_genclesmis_gormek#comment-2620) biri bunu anlatmış, zaten sitede çok rüya görmekten, gerçeklik algısını yitirenlere, lucid rüya vs.e kadar pek çok hikaye var ve çoğuda gençler olmakla birlikte daha yaşlılarında yıllarca süren problemler olmuş vs.

İlk insanların veya ilkel insanların rüya görmediğini kim iddia edebilir ki?

Hatta bu konuda memeli hayvanların tamamı rüya gördüklerine (https://www.google.com.tr/search?client=opera&q=Hayvanlar+r%C3%BCya+g%C3%B6r%C3%BCr+m%C3%BC?&sourceid=opera&ie=utf-8&oe=utf-8&channel=suggest#channel=suggest&ie=utf-8&oe=utf-8&q=Hayvanlar+r%C3%BCya+g%C3%B6r%C3%BCr+m%C3%BC%3F&sourceid=opera) hayır denmiyorken, İnsanoğlunun RÜYA gibi bir donanımı var ve üsteki genç gibi bir rüya gören ilkel insan acaba ne düşünür?

Rüya gelecekten haber verdiği gibi, zamanın ötesinden de haber verebilir, yaratıcı rüyadan ilham veren rüyaya, bazı bilimsel buluşlara kadar pek çok olayda adı geçerken, insanoğlunun RÜYA hakkında ki bilgisizliği gariptir.

Bugünün BİLİMİDE, DİNİDE rüyayı çöpe atmıştır..
Ama Bilim ve Din arasında ki yarışta da, "kim rüyayı çözerse" o da öne geçecektir bundan eminim.
Zira RÜYALAR gelecekten haberler verebilir, şuan anlaşılmayan bir olayı dank ettirebilirler vs.

Bilimsel açıdan, "bazı" buluşların altında rüyalar vardır.
Dini açıdan "bazı" peygamberlerin hikayelerinde vardır.

Özetle demek istediğim, ortada tekerlek yokken, bu rüya ile gelen görüntü olabilir mi?
Yeryüzünde tekerleğin bir örneği olmayabilir ama rüyalarda örneği olabilir?

Ortada ruh muh diye bir kavram yokken, bu da rüyada gelen veya uykuda olan olaylarla bağlantılı şekilde olabilir mi?
Neticede herşeyin ruhu olduğuna inanan şamanilik gibi bir şey var ve bunlar da olay deneyimlemek, inanmakta değil ki?
ama Celal hocanın dediği gibi hooh diye kuru bir nefese bağlamak, bugün rüya denilen şeyden bi-haber olunca, o günün insanıda yanlış değerlendirilmiş oluyor bence.

Tekerleğin icadı deniliyor mesela, belkide bunu o kıllı atalarımız rüyalarında, bir arabaya koşulmuş bir atlı olarak gördüler ve böylelikle tekerleği ve ardından arabayı icat ettiler.
Sonuçta Rüyalar ilhâmda verir, haberde verir, şifrede verir, verirde verir.

Öyle veya böyle RÜYALAR gibi bir "Sanal alemi" geçiyoruz, 3/1 zamanımızda onda geçiyor ama kullanmıyoruz, es geçiyoruz..kafa patlatmıyoruz..bence yazık oluyor.

İnsanoğlu neden uyur?
Kim bilir belkide rüya görmek içinde uyuyor olabiliriz! sadece dinlenmek için olmasa gerektir.

İnsanoğlunun ve hayatın bir gizemi varsa ve eğer böyle bir şey hâlâ tam olarak çözülmemişse, bu RÜYALARLA anca çözülür, daha doğrusu RÜYALARI ÇÖZENLER ÇÖZER diyebilirim.

Sevgiler

Rüya bilginin öğrenilenin bilinenin uyku halinde iken, beynin serbest bırakılması ile ortaya çıkan bilgilerin kendi yaşamlarını yaşamalarıdır.

bilinç ile kontrolleri mümkün değildir.

ancak lusid ruya ile mümkün olur ki bu da aslında rüya değildir.
bir nevi rüya tadında hayal görmektir.

Felâsife
08-05-2014, 00:09
@kamilistforvendetta

Bahsetmeye çalıştığım şey rüyanın kabulü ile alakalıdır, yoksa rüyanın kontrolü gibi şeylerden uzak durmak gerek, beladır diyebilirim lusid, astral vs. fark etmez, insan bir süre sonra gerçeklikten uzaklaşır.
Belki yazıda bunuda belirtmeliydim, unutmuşum bunuda hatırlatayım.

Birde rüyada sembolik anlam olayı vardır ki görünen zaten bire bir olarak ele de alınmaz.

kamilistforvendetta
08-05-2014, 00:34
@kamilistforvendetta

Bahsetmeye çalıştığım şey rüyanın kabulü ile alakalıdır, yoksa rüyanın kontrolü gibi şeylerden uzak durmak gerek, beladır diyebilirim lusid, astral vs. fark etmez, insan bir süre sonra gerçeklikten uzaklaşır.
Belki yazıda bunuda belirtmeliydim, unutmuşum bunuda hatırlatayım.

Birde rüyada sembolik anlam olayı vardır ki görünen zaten bire bir olarak ele de alınmaz.
sen anlamamışsın benim bahsimden

şöle anlatayaım o zaman

şerhoş ne haltsa rüya da o halt

anladınmı ?

Felâsife
08-05-2014, 06:06
İlk mesajımdan senin bu anladığını anlamayacağımı, anlamaman senin güzelliğin ben ne yapayım.
Kaldı ki bu forumda herkes seni anladı da bir ben mi anlamadım?
Ama yok ben gene anlaşılamadım dersen, bir iki konu açarsın bizde bakarız, bilgine zekana notumuzu veririz.
Ayık mı, şarhoş mu, berduş mu?
Böyle By gizemli takılıp, bişiler yazacağım diye zahmet buyurma, vaktine yazık.

RainFall
03-06-2014, 11:22
İslamda tasavvuf vardım örneğin tanrıyı ararken kendimi buldum gibi düşün bakalım.İslamda tanrı iyi tasavvur edilir Hristiyanlarda tam tersiydi heralde.

Felâsife
04-06-2014, 00:14
Tanrıyı ararken kendimi buldum sözü ilk etapta kulağa hoş gelsede, hatta tasavvufta yeri ve önemi olsada, bu sözün derinlerine indikçe olay farklı bir boyuta çıkar ve cehennemi bir yalnızlık girdabına insan ister istemez düşer.
Dolayısıyla kitaplar da yazan süslü sözlerin ne kadar boş sözler olduğuda ortaya çıkar ki, kendini bulan insanın bulduğu şeyin aslında bir tarifi yoktur.

Belki ayette geçen "Onlar Allahı unuttu, Allahta onları unuttu" sözü ile anlatılabilir ki kendini bulan anca ne kadar yalnız olduğunu bulur, buna tasavvufta makamlardan kurtuluş veya diğer değişlede acziyet makamı denir.
Velhasıl kendini bulan anca Cehennem de bulur, orada ise Tanrı yoktur.

Hristiyalık olayını bilmem, İslamiyette ise zaten Tanrı insanlaştırılmıştır, insan gibi düşünen bir Tanrı tarifi içinde yazmama gerek yoktur, ötekilerde durum bundan farklı olmasa gerektir.

Rüya konusuna gelirsem, tasavvuf rüyalarla haşır neşirdir diyebilirim.
Hayatı bir rüya gibi yorumlayan, analiz eden bir anlayışın, rüyayı es geçmesi düşünülemez zaten.
O yüzden rüya ve tasavvuf bir birine uzak değillerdir.

RainFall
04-06-2014, 07:50
Tanrıyı ararken kendimi buldum sözü ilk etapta kulağa hoş gelsede, hatta tasavvufta yeri ve önemi olsada, bu sözün derinlerine indikçe olay farklı bir boyuta çıkar ve cehennemi bir yalnızlık girdabına insan ister istemez düşer.
Dolayısıyla kitaplar da yazan süslü sözlerin ne kadar boş sözler olduğuda ortaya çıkar ki, kendini bulan insanın bulduğu şeyin aslında bir tarifi yoktur.

Belki ayette geçen "Onlar Allahı unuttu, Allahta onları unuttu" sözü ile anlatılabilir ki kendini bulan anca ne kadar yalnız olduğunu bulur, buna tasavvufta makamlardan kurtuluş veya diğer değişlede acziyet makamı denir.
Velhasıl kendini bulan anca Cehennem de bulur, orada ise Tanrı yoktur.

Hristiyalık olayını bilmem, İslamiyette ise zaten Tanrı insanlaştırılmıştır, insan gibi düşünen bir Tanrı tarifi içinde yazmama gerek yoktur, ötekilerde durum bundan farklı olmasa gerektir.

Rüya konusuna gelirsem, tasavvuf rüyalarla haşır neşirdir diyebilirim.
Hayatı bir rüya gibi yorumlayan, analiz eden bir anlayışın, rüyayı es geçmesi düşünülemez zaten.
O yüzden rüya ve tasavvuf bir birine uzak değillerdir.
Doğru rüyada imkansız şeylerin gerçekleşme potansiyeli yüksektir bir nevi illüzyon gibi lucid rüya vardır örneğin kendi evrenini yaratırsın ve sen hükmedersin evrene.

Felâsife
05-06-2014, 09:50
Birde lucidle uğraşanlara sormak lazımdır halinizden memnun musunuz? diye, ilk mesajda ki linkte beni bundan kurtarın diye yalvaranların haddi hesabı yok gördüğüm kadarıyla.

RainFall
05-06-2014, 10:01
Tasavvuf felsefesi ve gnosis güçlüdür bakın kuranda ne diyor Onlar tuzak kurarken Allahta tuzak kuruyordu diyor.Bu ayeti inkar etmezler.Peygamberin o zamanki Mekke müşrikleriyle uğraşırken bu ayetin gelmesi ilginçtir.Zaten yaratıcıyı bunların tasavvur ettiği şekil şöyle tasarlanmış bir evrende yaşıyormuyuz örneğin bing bang büyük patlama ile böyle bir düzen nasıl oluşabilir diye soruyorlar yani Allah eliyle tuttu ve gezegenleri doğru noktalara yerleştirdi diye düşünüyorlar.Birden ortaya düzenli şekilde çıkması diye bir görüşte mevcut olabilir.Ruh üzerinden saldırıyor tek dayanak noktaları o.İki şey var insanın uğruna çarpışabileceği 1.sonsuz yaşam 2.si ise tanrılık.Tanrılıktan kastın ne olduğunu biliyormusun aklından geçen şeylerin gerçekleşmesidir.Bunu her insan isteyebilir.

Felâsife
05-06-2014, 10:16
Hayatın kendisi tuzaklarla dolu zaten. :)
Bir şeyi anladım dediğinizde bile bir tuzağa düşmüş oluyorsunuz ki daha ne denir bilemiyorum.
Hele ki dinler, resmen tuzaklarla örülmüş durumdadır, çık çıkabilirsen.
Tabii din dışı yaşamlarıda bundan vareste etmemek gerek, onlarda aynı cendereye düşmüş durumdadır maalesef, sonuç herkes tuzağa düşmüş durumda, kimse kimseden üst/alt durumda değil. :)

Gnosis 'i pek incelemedim ama tasavvufun nasıl bir şey olduğunu bilirim, öğretisini dalavere dümenini bilirim.
Temelde büyük rüya, küçük rüya diye ayırım yapan bir öğretidir ki rüya konularına meylimde bundan dolayıdır.
Tasavvuf = rüya
Birbirinden ayıramazsınız..

RainFall
05-06-2014, 10:30
Hayatın kendisi tuzaklarla dolu zaten. :)
Bir şeyi anladım dediğinizde bile bir tuzağa düşmüş oluyorsunuz ki daha ne denir bilemiyorum.
Hele ki dinler, resmen tuzaklarla örülmüş durumdadır, çık çıkabilirsen.
Tabii din dışı yaşamlarıda bundan vareste etmemek gerek, onlarda aynı cendereye düşmüş durumdadır maalesef, sonuç herkes tuzağa düşmüş durumda, kimse kimseden üst/alt durumda değil. :)

Gnosis 'i pek incelemedim ama tasavvufun nasıl bir şey olduğunu bilirim, öğretisini dalavere dümenini bilirim.
Temelde büyük rüya, küçük rüya diye ayırım yapan bir öğretidir ki rüya konularına meylimde bundan dolayıdır.
Tasavvuf = rüya
Birbirinden ayıramazsınız..
Neden Müslümanlar daha fazla yaşamı istiyor ve elde ettiklerinde bu yaşam ile ne yapmayı planlıyorlar?Amaçsızcamı elde etmek istiyorlar?

Felâsife
05-06-2014, 11:02
Bir abimiz vardı, bu arabayı sen sürüyorsun şoförü sensin, pekâlâ seni kim sürüyor şoförün kim? diye sorardı hep. :)
Dolayısıyla bir insanın ne istediğinden ziyade neyi neden istediği araştırılsa, cevaplar daha kolay olurdu.
Sonsuz yaşamı isteyen o insan mıdır? yoksa o insanın derinlerinde ki başka bir şey midir?

Bu noktada müslüman filan diyede ayırmam ben, neticede bu insani bir şeydir, yok olmak veya olmamak duygusu temelde değişmez.
Sonsuz yaşamı isteyen insan, aslında yok olmayı istemediği için ister ki yok olmak duygusu her zaman kaçılan bir duygudur.

RainFall
08-06-2014, 11:52
Bir abimiz vardı, bu arabayı sen sürüyorsun şoförü sensin, pekâlâ seni kim sürüyor şoförün kim? diye sorardı hep. :)
Dolayısıyla bir insanın ne istediğinden ziyade neyi neden istediği araştırılsa, cevaplar daha kolay olurdu.
Sonsuz yaşamı isteyen o insan mıdır? yoksa o insanın derinlerinde ki başka bir şey midir?

Bu noktada müslüman filan diyede ayırmam ben, neticede bu insani bir şeydir, yok olmak veya olmamak duygusu temelde değişmez.
Sonsuz yaşamı isteyen insan, aslında yok olmayı istemediği için ister ki yok olmak duygusu her zaman kaçılan bir duygudur.

Objektif olarak degerlendirecegim.Dinler neden yasamaya ozendirmiyorda daha cok olume ozendiriyor bunu merak etmisimdir.Bizi yuceltecek olan nedir cennet denilen hayali evrende.Zaten tanri her yerde ise bende degilmidir?Zaten yuce olan ben degilmiyim eger ilk sebep arayacaksam ilgi duymus olmazmiyiz olume.Eger bur evren sonsuzsa kaybetmezmiyiz tek yasam sansimizi?

RainFall
08-06-2014, 11:55
Objektif olarak degerlendirecegim.Dinler neden yasamaya ozendirmiyorda daha cok olume ozendiriyor bunu merak etmisimdir.Bizi yuceltecek olan nedir cennet denilen hayali evrende.Zaten tanri her yerde ise bende degilmidir?Zaten yuce olan ben degilmiyim eger ilk sebep arayacaksam ilgi duymus olmazmiyiz olume.Eger bur evren sonsuzsa kaybetmezmiyiz tek yasam sansimizi?

Yaptigimiz seyi bilmezsek tapinmis olmazmiyiz bir tanrin karsisinda egilmek boyun egmek niye onun insan zekasinin ustunde bir bilge oldugunu kabul etmek niye.Tanri evrenken neden bir zeka hayal etmek durumundayiz?Nitekim alimde biziz cahilde biziz bizden baskasi yok su dunyada.Oldugunde ise olum kutsal degil olgu olarak kabul edilebilmeli anini hatiralarini tanriyi arama kendinde tanriyi ararsan karsinda.Goremeyen gozlere fayda etmez zaten.Yuce olan bir sey yoktur onunde saygiyla egilebilecek bu insanlar tarafindan yuceltilmis bir tanrida olabilir ama degil yuc degil.

Neva
18-09-2014, 07:39
Ruya, antik donemden beri toplumlar tarafindan benimsenmis, gelecekten vs. haber verdigine inanilan bir olay, antik Misir'da dahi usenilmeyip ruya kitabi hazirlanmasi, bazi tapinaklarda ruya yatagi'nin bulunmasi hayli ilginc.

Yine antik Yunan'da ise daha farkli sekilde 48 saat onceden hayvansal besini, seks'i vs. kesip sadece su icmek suretiyle, tapinaklara girip, ruyada tanrilarin kendilerine iyi/kotu veya uyari seklinde ulasacagi inanci mevcut. Babil'de ise iyi ruyalarin tanrilardan, kotu ruyalarin demonlardan geldigine inaniliyor. Bunlardan ve mevcut mitolojilerden aktarimlar da, mevcut semavi dinlere hemen hemen korunmus sekilde geciyor.

Gorunen o ki; ilk insandan beri mevcut bulunan "ruh" inanci, tanri kavrami ile birlesip bugunlere kadar ulasmis.

Konuyla ilgili olabilecek , diger bir link;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24818

blackcode
18-09-2014, 13:42
Rüya ? Hani şu başladığın da müziğin kesilmesini gerektiren,çoğu işten eli ayağı çektiren ''ezanın '' mucidi olan mı ?

Ya ''vahiylerin'',''miraçların'' ve ''islamın'' babası da bu rüya ise ?

Felâsife
18-09-2014, 15:43
Ruya, antik donemden beri toplumlar tarafindan benimsenmis, gelecekten vs. haber verdigine inanilan bir olay, antik Misir'da dahi usenilmeyip ruya kitabi hazirlanmasi, bazi tapinaklarda ruya yatagi'nin bulunmasi hayli ilginc.

Yine antik Yunan'da ise daha farkli sekilde 48 saat onceden hayvansal besini, seks'i vs. kesip sadece su icmek suretiyle, tapinaklara girip, ruyada tanrilarin kendilerine iyi/kotu veya uyari seklinde ulasacagi inanci mevcut. Babil'de ise iyi ruyalarin tanrilardan, kotu ruyalarin demonlardan geldigine inaniliyor. Bunlardan ve mevcut mitolojilerden aktarimlar da, mevcut semavi dinlere hemen hemen korunmus sekilde geciyor.
Teşekkür ederim, güzel detaylar.


Gorunen o ki; ilk insandan beri mevcut bulunan "ruh" inanci, tanri kavrami ile birlesip bugunlere kadar ulasmis.
Bende böyle olduğunu tahmin ediyorum.

Ruh kavramı unutuldukça, bunun yerine İlah kavramı getirildi, İlah kavramı da geliştikçe ruhu yuttu gitti.
Başka değişlede Ruh'a evrim geçirtip, onu Tanrı yaptılar.

Neticede insan unutkan ve sahip olduğu değerlerine (sağlık gibi) çok önem vermeyen bir yaratık.
Bilinmeyin de peşinden gitmek (merak gibi) bir özelliği de olunca, kendi ipini kendi çekmiş oldu/olmuş.


Konuyla ilgili olabilecek , diger bir link;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24818
Konuyu görmemiştim iyi oldu, çok teşekkür ederim, Arkeolog arkadaşın emeğine sağlık.

Sevgiler

Rüya ? Hani şu başladığın da müziğin kesilmesini gerektiren,çoğu işten eli ayağı çektiren ''ezanın '' mucidi olan mı ?

Ya ''vahiylerin'',''miraçların'' ve ''islamın'' babası da bu rüya ise ?

Konu İslama gelirse tıkanır kalır, o tarih sahnesine sonradan çıkmış, tabiri caizse dünkü çocuktur o

İlk insanlar veya mağara insanları ya da ilk medeniyetler üzerinden gidersek daha iyi olacaktır.

Sevgiler

Thelogical Facts
18-09-2014, 15:54
Yusuf'un Firavun'un rüyasını yorumlaması olayı da ilginçtir.

Felâsife
18-09-2014, 16:10
Yusuf'un Firavun'un rüyasını yorumlaması olayı da ilginçtir.
Sonuçta bir milletin kaderini etkilemiştir.
Buradaki esas meselede rüyada ki o görüntüleri veya sembolleri doğru yorumlayabilmekte.
Anlamsız bir sürü görüntünün, bu tarafta bam başka bir anlama geliyor oluşudur.

Bu da insan düşüncesini zorlayabildiği kadar zorlaması anlamına gelir ki rüya bir nevi beyin jimnastiği için biçilmiş kaftandır.