PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gerçekten Allah olmasaydı


Narkiz Mitoloji
16-05-2014, 16:12
Voltaire şöyle demiş ;
-Tanrı olmasaydı bile onu icat etmek gerekirdi
Çünki ;
-Bir yaratıcı olmasaydı yaşadığımız bunca güzellik için kime şükredecektik.
-Bir yaratıcı olmasaydı onun ödüllendirici cenneti olmasaydı ,bunca yoksulluğu açlığı eşitsizliği bunca kötülüğü neyle izah edebilirdik nasıl katlanabilirdik....
-Bizi bağışlaması için sığınabilecek bir rabbimiz bulunmasaydı kendi yaptığımız kötülükleri haksızlıkları nasıl unutabilirdik.
-Dünyada bunca kötülük haksızlık varken onları bırakıp Ya birde Allah olmasaydı sorsuna verecek nacizane bir cevabımız olabilir miydi?
Uzak ,yakın ölümlerle ,şahsi bozgunlarla ,kaybetmişliklerle geriye hiç dönmeyecek yok oluşlarla bir de Allahın yok olduğuyla ilgilenip bunu dava haline getirmek tamamen yaşanılamayacak hayat demektir.

RainFall
16-05-2014, 19:01
Allah yaratıcı anlamınamı geliyor Arapçada allah saçma sapan bir isimdir bak i harfi bile eksik al-ilah olması gerek.

mrdragon
16-05-2014, 19:55
Bir tanrı olmasaydı ile Allah olmasaydı aynı kapıya çıkmaz.

Çünkü;

Sevgili arapların hayali putu var olursa, dünyadaki nüfusun 4'te 3'ü iyimser olarak cehennemde sonsuza kadar yanacaktır.

Yani sevgili arap mitolojisi, insanların zekasını ayaklar altına alıp, onları oldukça ilkel mantalitede geçmişteki kurallar çerçevesinde yaşamaya mahkum edendir.

Siz kurandaki oldukça kötü tasarlanmış cenneti okudunuz mu? Bol bol meyve, gölgelik, sarhoş etmeyen içki, huri, yakuttan ötede tasarlanamamış tam da arap fantazisi boyutunda işleyen içler acısı bir mekan tasarlanmış.

Arapların tanrısının ötesini düşünecek potansiyeli olamamış nedense, arap çöl fakültesini bitirmiş olabilir. Onu anladıkta sizlerde mi çöl fakültesinden mezunsunuz?

Peki hiç sadizimde son nokta cehennem mitolojilerini okudunuz mu? Arapların tanrısı akla zarar bir kitabını aklen kabul edemeyen imansız ama melek gibi adamları da, sonsuza kadar yakacağını, başlarına zebaniler dikeceğini, zincirlere vuracağını, kaynar sular içirip iç organlarını parçalayacağını, derilerini kavurup yeniden inşaa edip işkence edeceğini ve bu işkencesinin sonsuzluğunu vaad ediyor. Psikopat tanrıya iman etmek vicdanınınıza uyuyorsa ben genelde orada karşımdaki adamın insanlığını da sorguluyorum nedense.

Sevgili arap tanrısı, 23 yıl boyunca dillere gebe kalıp, insanları birbirine kırdırırken, tanrı sizin elinizden onları cezalandırsın demekle yetinen dilsel siyaset yapan garip bir mitoloji de, ona inanmak için kalp ile düşünme zaruriyetinizi göstermeniz daha acı olsa gerek.

vartor
16-05-2014, 19:57
Bak sen su kafirin dedigine, Voltaire'in her dedigi dogru kabul ediyorsan, her yaptigini da yapman gerekir. Onun hayatini arastirirsan allahla bir ilgisi olmayan, deist diyebilecegimiz bir goruse sahip oldugunu goreceksin.

evrensel-insan
17-05-2014, 00:18
Voltaire şöyle demiş ;
-Tanrı olmasaydı bile onu icat etmek gerekirdi
Çünki ;
-Bir yaratıcı olmasaydı yaşadığımız bunca güzellik için kime şükredecektik.
-Bir yaratıcı olmasaydı onun ödüllendirici cenneti olmasaydı ,bunca yoksulluğu açlığı eşitsizliği bunca kötülüğü neyle izah edebilirdik nasıl katlanabilirdik....
-Bizi bağışlaması için sığınabilecek bir rabbimiz bulunmasaydı kendi yaptığımız kötülükleri haksızlıkları nasıl unutabilirdik.
-Dünyada bunca kötülük haksızlık varken onları bırakıp Ya birde Allah olmasaydı sorsuna verecek nacizane bir cevabımız olabilir miydi?
Uzak ,yakın ölümlerle ,şahsi bozgunlarla ,kaybetmişliklerle geriye hiç dönmeyecek yok oluşlarla bir de Allahın yok olduğuyla ilgilenip bunu dava haline getirmek tamamen yaşanılamayacak hayat demektir.

Voltaire o cumleyi neden soylemis, bir bilgin var mi?

Sunun icin soylemis "insanoglu akli kendisine giydirilen egosal/dogal/fenomenal zihniyet temelinde; bu zihniyetin getirdigi "caresizlik/teslim olma/merak/tatmin olma" v.s. nedenlerinden dolayi; mutlaka bir tanriyi yaratir ve ona kendi ozelliklerini kendi algisinca monte ederdi" demek istiyor.

Yada deist zihniyete sahip bir beynin "mutlaka olan herseyi olduran bir guc vardir, hic bir sey kendi kendine olamaz" akilciligi Voltaire' ye bu cumleyi soyletmistir.

knowledgetowisdom
17-05-2014, 01:31
Sevgili arapların hayali putu var olursa, dünyadaki nüfusun 4'te 3'ü iyimser olarak cehennemde sonsuza kadar yanacaktır.

O sizin isteğiniz ve yanılsamanız ve saplantınız...

Ben kuranda sonsuz merhamet sahibi bir yaratıcı görüyorum...

2:62 : İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Rab'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur

Kuranı kopuk kopuk inceliyorsunuz sırf inkarınıza delil bulmak için....

örnek tam olacak mı bilmiyoruma ma bir ülkenin hukuk sisteminde ceza hukuku ve ceza muhakemeleri hukuku kısmına odaklanırsanız "vay arkadaş bu ilkenin insanları da tam sapıkmış bakasna ne olası suçlar ve cezalar varmış" dersiniz. Oysaki onlar önleme amaçlı ve muhtemel tüm olasılıkları kapsamaya çalışan metinlerdir.

Kuran da benzer şekilde insanları uyarıyor....

---

Sizin için her gece yaptığınız şey; uyku ve rüya da mı bir fikir vermiyor. her seferinde rüya görürken o anı gerçek sanırız. Bizim bir hayatımız olduğu aklımıza hiç gelmez bile, her seferinde ( çok nadir istisnalar dışında; burada geneli söylüyorum) o akışa kapılıp gideriz ta ki uyanana dek.

Bu dünya hayatının da bir rüya olduğunu ve uyanınca "has....tiiir doğru ya laaa" dediğinizi düşünün....

Bu olacak...

----

uyandığınızda ceza ve mükafat olacak. ben eminim ki bir inansanız şu an harıl harıl inkar için işleyen beyin kıvrımlarınız bu sefer cennet cehennem ayetlerinin aslında sembolik birer temsil olduklarına güzel güzel deliller bulacaktınız...

vartor
17-05-2014, 04:05
O sizin isteğiniz ve yanılsamanız ve saplantınız...

Ben kuranda sonsuz merhamet sahibi bir yaratıcı görüyorum...

2:62 : İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Rab'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur

Kuranı kopuk kopuk inceliyorsunuz sırf inkarınıza delil bulmak için....

örnek tam olacak mı bilmiyoruma ma bir ülkenin hukuk sisteminde ceza hukuku ve ceza muhakemeleri hukuku kısmına odaklanırsanız "vay arkadaş bu ilkenin insanları da tam sapıkmış bakasna ne olası suçlar ve cezalar varmış" dersiniz. Oysaki onlar önleme amaçlı ve muhtemel tüm olasılıkları kapsamaya çalışan metinlerdir.

Kuran da benzer şekilde insanları uyarıyor....

---

Sizin için her gece yaptığınız şey; uyku ve rüya da mı bir fikir vermiyor. her seferinde rüya görürken o anı gerçek sanırız. Bizim bir hayatımız olduğu aklımıza hiç gelmez bile, her seferinde ( çok nadir istisnalar dışında; burada geneli söylüyorum) o akışa kapılıp gideriz ta ki uyanana dek.

Bu dünya hayatının da bir rüya olduğunu ve uyanınca "has....tiiir doğru ya laaa" dediğinizi düşünün....

Bu olacak...

----

uyandığınızda ceza ve mükafat olacak. ben eminim ki bir inansanız şu an harıl harıl inkar için işleyen beyin kıvrımlarınız bu sefer cennet cehennem ayetlerinin aslında sembolik birer temsil olduklarına güzel güzel deliller bulacaktınız...

Bence sen hayal dunyasinda, gerceklerden uzak, ve irrational bir sekilde yasiyorsun. Asil sen gercegi fark ettiginde, "has....tiiir doğru ya laaa" diyeceksin ama is isten gecmis olacak. Butun dunya, islam alemi yanlis algiliyor da, bir tek sen mi dogrusunu goruyorsun? Gorunen koy kilavuz istemez, mal ortada, hangi islam ulkesine bakarsan bak, senin goruslerinin tam tersi uygulaniyor. Ya sahtekarsin ya da bakar kor. Diger canlilardan bir farkin yok, olunce hic olacaksin, bu kadar basit. masallar masal olduklari icin masaldir, yetiskinler genelde fark eder, tabi ki iman ile mantigi yok olmamis ise.

gordion
17-05-2014, 22:41
başlangıçta hiçbir şey yokken bir patlama ile olan şeyleri buraya yazsam ve resimlesem turan'ın sitesinin gb'ı almaz.

mrdragon
17-05-2014, 23:01
başlangıçta hiçbir şey yokken bir patlama ile olan şeyleri buraya yazsam ve resimlesem turan'ın sitesinin gb'ı almaz.


Başlangıçta hiçbirşey yokken suların üzerinde tahtında oturan tanrı tasarlamayın da (kutsal kitaplarınız tasarlamış)

Sonra o tanrıyı koca evrende yeryüzü gözetleyicisi konumuna getirip, kısıtlı yaratıcı sıfatında versiyon bile yenilemeyi beceremeyen ilkelliğe hapsetmeyin de,

Bir de aynı tanrıyı asırlar boyunca bir insanın dilinden öteye geçemeyecek kadar aşağılamaktan vazgeçin isterseniz,

Kitap yazarı yapıp bölgesel ve kılıç eşliğinde yayılımcı konuma da getirdiğiniz sürece,,,,


eeee ne oldu evren mi patladı beyin hücreleriniz mi anlayamadım şimdi? Sadizmin doruklarında yarattığı insanı, sırf akla zarar kitapları yüzünden yakmayı vaad eden arap putu ile neyi patlatacaksınız?

Bombayı patlatıyorsunuz zaten günlerdir. Tanrım yok onun yerine ben dile geldim işte modunda, daha ne isteriz ki.

evrensel-insan
17-05-2014, 23:19
başlangıçta hiçbir şey yokken bir patlama ile olan şeyleri buraya yazsam ve resimlesem turan'ın sitesinin gb'ı almaz.

"hic bir sey yok" derken, "yok" lugun anlam ve icerigi nedir?

Sonucta patlama olabilmesi icin, bir mekan gerekir.

Dolayisi ile patlama MEKANSAL DEGIL, ZAMANSALDIR.

Mekan ise daimidir. Yani "hiclik te yokluk ta bosluk ta" v.s. bir mekandir. Sadece adi patlamasonrasi evren olarak konulmustur.

mrdragon
17-05-2014, 23:32
O sizin isteğiniz ve yanılsamanız ve saplantınız...

Ben kuranda sonsuz merhamet sahibi bir yaratıcı görüyorum...

2:62 : İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Rab'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur

Kuranı kopuk kopuk inceliyorsunuz sırf inkarınıza delil bulmak için....

örnek tam olacak mı bilmiyoruma ma bir ülkenin hukuk sisteminde ceza hukuku ve ceza muhakemeleri hukuku kısmına odaklanırsanız "vay arkadaş bu ilkenin insanları da tam sapıkmış bakasna ne olası suçlar ve cezalar varmış" dersiniz. Oysaki onlar önleme amaçlı ve muhtemel tüm olasılıkları kapsamaya çalışan metinlerdir.

Kuran da benzer şekilde insanları uyarıyor....

---

Sizin için her gece yaptığınız şey; uyku ve rüya da mı bir fikir vermiyor. her seferinde rüya görürken o anı gerçek sanırız. Bizim bir hayatımız olduğu aklımıza hiç gelmez bile, her seferinde ( çok nadir istisnalar dışında; burada geneli söylüyorum) o akışa kapılıp gideriz ta ki uyanana dek.

Bu dünya hayatının da bir rüya olduğunu ve uyanınca "has....tiiir doğru ya laaa" dediğinizi düşünün....

Bu olacak...

----

uyandığınızda ceza ve mükafat olacak. ben eminim ki bir inansanız şu an harıl harıl inkar için işleyen beyin kıvrımlarınız bu sefer cennet cehennem ayetlerinin aslında sembolik birer temsil olduklarına güzel güzel deliller bulacaktınız...


Dil bükücüsü, tanrı ayeti ezicisi yine iş başında...

2.62 - Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükâfat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).


diğer dinler değil azizim sabiiler, zaten her din Allah diye bir puta tapmaz.

5.69 - Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)


Bu kuran öngörüsüne göre, sadece Allah'a iman etmeniz gerekir. Ahiret gününü de kabul etmeniz gerekir.

Kuran'a göre Sabiilerin de tanrısı aynı Allah'tır.


4.136 - Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Oysa kuran hristiyanlar için, isayı tanrısallaştıranların da sonunu belirlemiştir. Kaldı ki, şirk kuran adına ebedi cehennemlik eylemdir.

9.31 - (Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.



98.1 - Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah'a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
98.2 - Bu delil, tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamberdir.
98.3 - O sahifelerde dosdoğru hükümler vardır.
98.4 - Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
98.5 - Hâlbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
98.6 - Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.


9.29 - Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.


Maide suresinde aslında hristiyan ve yahudilere kendi şeriatleri ile yargılanma ve yaşama hakkı da tanınmıştı. Sevgili tanrı siyaseti, asker gücüne göre sentezliyor.

Yeniden kurgulamak gerekir, inkar edenler kim, münafık olanlar kim, kitap ehli kim evet diller iş başında.

Gerçi hoş tevbe 111'i dillendiren tanrı hayatı boyunca incil okumamış anlaşılan, bu nedenledir ki, hristiyan dedikleri ile günümüzdeki hristiyanlar aynı değiller. Ne olacak şimdi? Budistler ne olacak? Hindular ne olacak? Japonlar ne olacak?

Tanrının kitabındaki ayetleri bükenler, kurana uydurma üfürme diyenler ne olacak?

Ben de eminim ki, kuran ile beyni yıkanan bir insanın düşünme adına bir daha toparlanması için, komple resetlenip başka bir diyara postalanması gerekecek.

Efendim, daha Muhammed döneminde tonla münafık türetilmiş ateşe postalanmış, yakıcıların en güzeli tanrınız için sembol üretmek istiyorsanız, öncelikle tanrınıza bu kadar alt seviyede insanın yaşadığı yeryüzünde adam gibi iki kelime edebilmeyi öğretin derim.

Sembolik olsun diye, işkembeci tanrı tasarlamak zorunda değildi sevimli arap kardeşler de, hadi onlar tasarladı diyelim, sizde bunun üzerine kafanızdan yeni tanrı tasarlayıp yutturmaya çalışmak zorunda mısınız? Dil tanrınız, kurandan daha mı değerli?

Bu şekilde acaba sizde şirke giriyor olabilir misiniz? Uyanınca, evladım bak, ben kitap yazmış bırakmışım, benim ne dediğimi benden iyi mi bileceksin, Ayetlerimi kestin biçtin, kafana göre beni şekillendirdin durdun, al sana vaad ettiğim cehennem azabı sonsuza kadar yan dese;

Sevgili tanrım işte kem küm, vicdanıma uymadın, aklıma yatmadın ben de seni dilime kurban edeyim dedim. Bir kitap öyle yazılmaz böyle yazılır demek istedim. Allah bilir demek ağır geldi işte, sen dilsizdin dilin olayım dedim. (ama durmak yok yola devam, rüyalar aleminizi haykırma ihtiyacınız tanrının yokluğundan ötürü bol şanslar...)

Selmet
18-05-2014, 19:10
2:62 : İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Rab'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur zaten yahudiler ve hristiyanlar allah a(GOD a,tanrıya,YHVH) ve ahirete inanıyorlar!!

sonra nedir bu her şey apaçık kur an da açıklanmış olan dinde. müslüman olmayanların cennete girip giremeyecekekleri tartışması?

yukardaki ayetten anladığım kadarıyla erdemli bir hayat süren yahudi ve hristiyanlarda cennete girecekler... o zaman islam a ne gerek vardı? müslüman olmayan erdemli cennetliklerin dereceleri farklımı olacak müslümanlara göre?? :) ha birde müslümanlara göre cennettede derece varmış! en üstte kral dairesinde ise tabiki islam peygamberi... böyle bir hadis okumuştum..

mrdragon
19-05-2014, 03:22
zaten yahudiler ve hristiyanlar allah a(GOD a,tanrıya,YHVH) ve ahirete inanıyorlar!!

sonra nedir bu her şey apaçık kur an da açıklanmış olan dinde. müslüman olmayanların cennete girip giremeyecekekleri tartışması?

yukardaki ayetten anladığım kadarıyla erdemli bir hayat süren yahudi ve hristiyanlarda cennete girecekler... o zaman islam a ne gerek vardı? müslüman olmayan erdemli cennetliklerin dereceleri farklımı olacak müslümanlara göre?? :) ha birde müslümanlara göre cennettede derece varmış! en üstte kral dairesinde ise tabiki islam peygamberi... böyle bir hadis okumuştum..


Bu çok karmaşık bir denklem Selmet,

Yahudiler için ahiret tam bir paradoks, öncelikle Kuran'ın kabul ettiği tevrat kavramına göre böyle bir inanç yoktur. Yani Musa'ya geldiği rivayet edilen ilk 5 kitap adına ahiret yoktur.

Buna karşın iyi-kötü, inançlı-inançsız herkesin gittiği ölüler diyarı "Şeol" var.

Sonrasında, yahudilik inancı içinde tarihsel süreçte bu düşünce sürekli değişkenlik göstererek ilerlemiştir.

Herkesin değil belli bir kitlenin dirileceği gibi, yaşanılacak yerin yine dünya olacağı gibi,

Hatta yahudi şeriatının ana kaynağı Talmud içinde; Yeniden dirilenlerin sonsuz yaşamı adına; Orada yemek yenmez, bir şey içilmez, cinsel ikişki, ticaret yoktur, kıskançlık kin rekabet yoktur. Salihler otururlar başlarında taçlar ile ilahi huzurun, ihtişamın tadını çıkartırlar. Diye yeni dünya yaşantısı tanımlanmış.

Sanırım sonradan yahudilikte şekillenen bu ahiret inancı, kuran adına da araplara yönelik keyiflerine uyacak şekilde, meyve-içki-kadın ile eklentileri ile değiştirilmiş.




Aslında bu kitapların tarihsel sıralaması ile, ilkten sona doğru kuran nelerden etkilenmiş anlayabilirsiniz.



Bu arada evet ayet kullanıldığı döneme göre, Yahudileri de, Hristiyanları da Sabileri de, şayet iyi amellere sahiplerse cennete yollayacağını vaad ediyor.

Kuran'ın siyasi dilini koşullara göre nasıl kullandığını gayet net izah ediyor aslında,

Bakın aşağıdaki ayette Medine dönemi adına, aslında tamamen tevrat'ı, incil'i doğrular vaziyette ve bu şeriat ile yükümlü olanları kendi kitapları doğrultusunda hareket etmeye yönlendirmekte.

5.48 - (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Fazla detaya girmeye gerek yok ama zaman içinde bu yaklaşımdan tamamen uzaklaşan bir tanrı kavramı açığa çıkıyor.

5.51 - Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.

5.54 - Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

5.55 - Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resûlüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren mü'minlerdir.


5.59 - De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilâhî kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz."

5.66 - Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!

5.68 - De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.
5.69 - Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)
5.70 - Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
5.72 - Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."
5.73 - Andolsun, "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.
5.82 - (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
5.83 - Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.


Maide suresi aslında yahudi ve hristiyan topluluklar ile ciddi anlamda etkileşimin ilk gerçekleştiği zaman diliminde açığa çıkmış. Medine göçü sonrası beklentiler ve semavi dine bağlı kişiler ile oluşan zıtlaşmayı dillendirmiş. Bence kopyalamadığım yerleri de okuyun. Aslına hangi ayetin neye istinaden gelebileceği açık duruyor. Bu aşamada ayetleri birleştirdiğinizde, Muhammed'e ve Kuran'ın tanrıdan bir mesaj olduğuna da inanmaları gerektiği açığa çıkıyor. Tabi bu koşullar altında da, alaya almayıp şirk kapsamına girmedikleri sürece, hala kendi şeriatlerinin ritüellerini gerçekleştirebilirler. Özel bir yaptırım yok ve özgürler. (hala islam peygamberi güçlü değil.)


Gerçi hoş, tanrının indirdiği kitaplara ve tayin ettiği peygamberlere iman konusunda, Muhammed'e ve Kuran'a inanmayanlar adına ne söylenebilir orada bir paradoks oluşuyor.

Tevbe suresi genel hükmü, islamın üstün kılınması gibi yorumlar, özellikle hristiyanların isa ile şirke düşmesi, kitaplarına göre hüküm vermemeleri kriterleri nasıl değerlendirilir o da ayrı bir muamma ama yinede kuran tabanında, kitap ehlinden bir kısmın cennete gideceği vaadi sonucu çıkartılabilir. (çok az bir kesim için geçerli bu durum) Kitapsal olarak kuran total bir çözüm üretmekten çok, anlık durumlara kişisel siyaset katmakta.

Selmet
19-05-2014, 13:16
Christian Jack ın RAMSES isimli 5 serilik kitabını okumayanlara tavsiye ediyorum.. her ne kadar kurgu bir roman da olsa Firavun ramses ve çucukluk arkadaşı MUSA ve o dönem hakkında(musanın gerçekleştirdiğine inanılan mucilerin gerçekte nasıl oluştuğuna vs vs) kafamızda canlandırabiliceğimiz bazı bilgiler veriyor...

tüm serii link leri

http://bit.ly/ramses1
http://bit.ly/ramses2
http://bit.ly/ramses3
http://bit.ly/ramses4
http://bit.ly/ramses5

not: bu tür telif hakkı doğuracak linkleri vermek fotum kurallarınca yasaksa linkler silinebilir..

RainFall
10-07-2014, 20:59
Vartorun dediği gibi iyimser olarak 4/3 dünyanın yanacak eğer Allah var ise ben kendimi riske etmem nasıl olduğunu sorgularım.Çölün ortasında çıkmış bir adamda olsa nasıl elçi olmuş.Emin olmadığım için kabul etmiyorum.

RainFall
10-07-2014, 21:12
Gordion isimli şahıs hiçbirşey yok dediğin yer zaman olmayan bir boşluk uzay yani birden bir patlama oluyor herşey çıkıyor tamam buraya kadar normal ama tanrının elçi seçmesi garip be arkadaş.

Narkiz Mitoloji
11-07-2014, 11:21
Gordion isimli şahıs hiçbirşey yok dediğin yer zaman olmayan bir boşluk uzay yani birden bir patlama oluyor herşey çıkıyor tamam buraya kadar normal ama tanrının elçi seçmesi garip be arkadaş.

evreni kainatı formüllerle açıklayabilirsin uzay boşluk enerji maddeye dönüşme gibi kavramlarla bu kadar basittir bu formüllerden dolayı bir yaratıcıya ulaşamayabilirsin bu koca kainatta her şeyi formüllerle açıklayıp yaratıcıya ulaşamıyosan o zaman sana başka bir işaret göstereyim

insana bak çünkü sır insanda

neden mi ;

Ama koca kâinatı açıklayan formüller tek bir insanı bile açıklamaya yetmiyordu.

İnsandan geçtim sıradan bir canlıyı bile açıklamıyordu benim anladığım kadarıyla.

Bir canlının “gözünün” oluşumu bir yıldızın oluşumundan çok daha karmaşıktı.

Kılcal damarların haritası, yıldız haritalarından daha giriftti.

Madde enerjiye dönüştüğünde büyük bir kâinat, galaksiler, güneş sistemleri, yıldızlar, gezegenler bütün haşmetleriyle ortaya çıkabiliyordu, çeşitli atomların ve atomaltı parçacıklarının belli bir hızda birbirlerine çarpmaları ışıklar ve alevler içinde yıldızları oluşturuyordu ama bir insan beynini aynı yöntemlerle yaratamıyordunuz.

Kâinatın ve yıldızların oluşumu laboratuarlarda yeniden canlandırılıyordu ama atomlarla, ışıklarla, ısılarla “yeni bir düşünce” yaratmak imkânsızdı.

Görkemli bir şeydi kâinat ama o “kâinatı” kavrayan, sırrını çözen “düşüncenin” yanında gene de sönük kalıyordu.

Her deneyde aynı sonucu veren “yıldızlara” kıyasla her deneyde başka sonuçlar veren “duygular” çok daha anlaşılmazdı.

Kâinatı anlayabiliyorduk, insanı anlayamıyorduk.

Bu milyarlarca galaksiyi “rastgele bir maddenin enerjiye dönüşümüyle” açıklamak mümkündü ama o kâinatın bir köşesinde, küçücük bir gezegenin üzerinde bedenleriyle, düşünceleriyle, duygularıyla kâinattan da girift olan insanların nasıl ve niye yaratıldığını anlamak, bunu herhangi bir formülle, herhangi bir varsayımla açıklamak mümkün olmuyordu.

Muhteşem ve sonsuz kâinat “tek bir patlamayla” bir anda oluşabiliyordu ama bir insanı “tek bir patlamayla” bir anda yaratamıyordunuz.

Sonsuzluğun o korkunç genişliğiyle, yıldızların milyonlarca yıl süren yaşamlarıyla kıyaslandığında çok zavallı kalan, çok kısa sürede varlıkları tükenen insanlar nasıl oluyordu da bütün zavallılıklarına karşın kâinattan daha anlaşılmaz, daha karanlık, daha çözülmez bir karmaşaya sahiptiler.

RainFall
11-07-2014, 12:18
evreni kainatı formüllerle açıklayabilirsin uzay boşluk enerji maddeye dönüşme gibi kavramlarla bu kadar basittir bu formüllerden dolayı bir yaratıcıya ulaşamayabilirsin bu koca kainatta her şeyi formüllerle açıklayıp yaratıcıya ulaşamıyosan o zaman sana başka bir işaret göstereyim

insana bak çünkü sır insanda

neden mi ;

Ama koca kâinatı açıklayan formüller tek bir insanı bile açıklamaya yetmiyordu.

İnsandan geçtim sıradan bir canlıyı bile açıklamıyordu benim anladığım kadarıyla.

Bir canlının “gözünün” oluşumu bir yıldızın oluşumundan çok daha karmaşıktı.

Kılcal damarların haritası, yıldız haritalarından daha giriftti.

Madde enerjiye dönüştüğünde büyük bir kâinat, galaksiler, güneş sistemleri, yıldızlar, gezegenler bütün haşmetleriyle ortaya çıkabiliyordu, çeşitli atomların ve atomaltı parçacıklarının belli bir hızda birbirlerine çarpmaları ışıklar ve alevler içinde yıldızları oluşturuyordu ama bir insan beynini aynı yöntemlerle yaratamıyordunuz.

Kâinatın ve yıldızların oluşumu laboratuarlarda yeniden canlandırılıyordu ama atomlarla, ışıklarla, ısılarla “yeni bir düşünce” yaratmak imkânsızdı.

Görkemli bir şeydi kâinat ama o “kâinatı” kavrayan, sırrını çözen “düşüncenin” yanında gene de sönük kalıyordu.

Her deneyde aynı sonucu veren “yıldızlara” kıyasla her deneyde başka sonuçlar veren “duygular” çok daha anlaşılmazdı.

Kâinatı anlayabiliyorduk, insanı anlayamıyorduk.

Bu milyarlarca galaksiyi “rastgele bir maddenin enerjiye dönüşümüyle” açıklamak mümkündü ama o kâinatın bir köşesinde, küçücük bir gezegenin üzerinde bedenleriyle, düşünceleriyle, duygularıyla kâinattan da girift olan insanların nasıl ve niye yaratıldığını anlamak, bunu herhangi bir formülle, herhangi bir varsayımla açıklamak mümkün olmuyordu.

Muhteşem ve sonsuz kâinat “tek bir patlamayla” bir anda oluşabiliyordu ama bir insanı “tek bir patlamayla” bir anda yaratamıyordunuz.

Sonsuzluğun o korkunç genişliğiyle, yıldızların milyonlarca yıl süren yaşamlarıyla kıyaslandığında çok zavallı kalan, çok kısa sürede varlıkları tükenen insanlar nasıl oluyordu da bütün zavallılıklarına karşın kâinattan daha anlaşılmaz, daha karanlık, daha çözülmez bir karmaşaya sahiptiler.







Müslümanmısın?