PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Şeyi Allah yarattı.Peki Allahı kim yarattı ?


Narkiz Mitoloji
20-05-2014, 08:37
Bu soruyu şu örnekle anlatmaya çalışayım Bir Bilgisayar düşünün ,Bilgisayarın içindeki entegre diğer entegreye soruyor
-Ben 3 voltla çalışıyorum.Sen kaç voltla çalışıyorsun?
Diğer entegre:
''Benim voltajım 2,8 '' diyor.İkisi beraber merak ediyorlar:''Acaba bizi dizayn eden mühendis kaç voltla çalışıyor?''
Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır.Kendisinin tamammen o sistemin dışında bulunması ve o sisteme hükmedebilmesi gerekir.Entegrelerin kendi aralarında konuşup dizayn edicilerinide kendi tabi oldukları bir elektrik akımıyla çalışma kanununa tabi kılmaları mantıklı ve mümkün değildir.Sistemi dizayn eden sisteme koyduğu kanuna mahkum değildir.Sistemin içinde olanlar başka sistemlerle tanışmamışlarsa başka kanunları anlayamazlar,mesela entegre devreler sadece elektrik akımıyla çalışmayı anlayabilirler
İşte yaratılmış olmakta insanoğlunun bu alemin kanunudur.bu alemde her kim yaşıyorsa yaratılmıştır.Şimdi kalkıpta bu alemin kanunlarına tabi olan yaşayan birisinin yaratıcısını bu alemin kanunlarına tabi kılarak bizi yaratanı kim yarattı diye sorması entegrelerin kendi aralarındaki konuşmasına benzer.

Selmet
20-05-2014, 11:29
İşte yaratılmış olmakta insanoğlunun bu alemin kanunudur.bu alemde her kim yaşıyorsa yaratılmıştır.Şimdi kalkıpta bu alemin kanunlarına tabi olan yaşayan birisinin yaratıcısını bu alemin kanunlarına tabi kılarak bizi yaratanı kim yarattı diye sorması entegrelerin kendi aralarındaki konuşmasına benzer.

anladık ta bu yaratıcınız insanlar gibi sinirleniyor! kızıyor! yarattıkları üzerine ant içiyor. sonra yine yarattığı şeytanla(iblisle herneyse adı) iddiaya giriyor!? yarattıklarının içinden birini daha çok seviyor(muhammedi).

yarattıklarını sözde sınava tabii tutuyor ama bu sınav epey haksızlıklar içeriyor.. vs vs...

dinlerin tanrısı veya yaratıcısı yine insanlardır..


ha hiç anlayamadığımız bir boyutta veya frekansta bu evrenin oluşmasına sebep olmuş bir akıl veya bir düzen olabilirmi? bence niye olmasın!? ama insanların yarattıkları tanrıya körü körüne tapmakta akıl mantık dışı!!!

knowledgetowisdom
20-05-2014, 15:20
anladık ta bu yaratıcınız insanlar gibi sinirleniyor! kızıyor! yarattıkları üzerine ant içiyor. sonra yine yarattığı şeytanla(iblisle herneyse adı) iddiaya giriyor!? yarattıklarının içinden birini daha çok seviyor(muhammedi).

yarattıklarını sözde sınava tabii tutuyor ama bu sınav epey haksızlıklar içeriyor.. vs vs...

dinlerin tanrısı veya yaratıcısı yine insanlardır..


ha hiç anlayamadığımız bir boyutta veya frekansta bu evrenin oluşmasına sebep olmuş bir akıl veya bir düzen olabilirmi? bence niye olmasın!? ama insanların yarattıkları tanrıya körü körüne tapmakta akıl mantık dışı!!!

ben bilimsel belgesel izlemeyi çok severim.

bu belgesellerde arkasında derin formüllerin hesaplamaların bulunduğu devasa konularkonular çeşitli örneklerle; animasyonlarla vs. açıklanıyor ki herkes anlayabilsin anlayamasa da fikir sahibi olabilsin..

Şimdi bir çıkıp da "ulan bu bilim adamları da animasyonla çizgi filmle uğraşıyor ha dangalahlar huaa" dese bunu diyen adama ne dersin? 404 error not found hale getiren tiplerdir bunlar insanı....

Allah ayetlerini koymuş... Al incele.... Evreni incele... Yüzüne çarpan rüzgar aslında devasa denklemler sonucu oluşanbirşey ama sen oooh bağrım serinledi dersin...

Evrenin yaratıcısı insanların düzeyine inerek "dil" aracılığı ile bir mesaj veriyor onlara.. 404 error not found dedirtecek tarz yorumlarla yaklaşmayın... (aman gözünü seveyim mrdragon bu satırları okuduysan bu mu dil deyip hemen copye paste işine girme ben paste'ledin varsayıyorum :) )

gordion
20-05-2014, 17:46
anlayabilen için güzel örnek.

AerA
21-05-2014, 00:23
Bu soruyu şu örnekle anlatmaya çalışayım Bir Bilgisayar düşünün ,Bilgisayarın içindeki entegre diğer entegreye soruyor
-Ben 3 voltla çalışıyorum.Sen kaç voltla çalışıyorsun?
Diğer entegre:
''Benim voltajım 2,8 '' diyor.İkisi beraber merak ediyorlar:''Acaba bizi dizayn eden mühendis kaç voltla çalışıyor?''
Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır.Kendisinin tamammen o sistemin dışında bulunması ve o sisteme hükmedebilmesi gerekir.Entegrelerin kendi aralarında konuşup dizayn edicilerinide kendi tabi oldukları bir elektrik akımıyla çalışma kanununa tabi kılmaları mantıklı ve mümkün değildir.Sistemi dizayn eden sisteme koyduğu kanuna mahkum değildir.Sistemin içinde olanlar başka sistemlerle tanışmamışlarsa başka kanunları anlayamazlar,mesela entegre devreler sadece elektrik akımıyla çalışmayı anlayabilirler
İşte yaratılmış olmakta insanoğlunun bu alemin kanunudur.bu alemde her kim yaşıyorsa yaratılmıştır.Şimdi kalkıpta bu alemin kanunlarına tabi olan yaşayan birisinin yaratıcısını bu alemin kanunlarına tabi kılarak bizi yaratanı kim yarattı diye sorması entegrelerin kendi aralarındaki konuşmasına benzer.


Kitaplara göre "yaratılmadı". Zaten "var" dı.

Zaten "var" olma, açıklanabilecek bir şey değildir. Zaten "var" olma, verdiğin örnekler (entegreler) ile örneklenebilecek bir şeyde değildir. Çünkü entegrelerin bir başlangıcı vardı. Onu yaratan insanında. Doğaları farklı olsada ikisininde başlangıcı vardı. Doğalarımız farklı olsa da, tanrılarında başlangıcı olmalı o zaman.

Senin örneğini, senin mantığın ile genişlettim. Hadi buradan devam et.

spartacus
21-05-2014, 11:11
Bu soruyu şu örnekle anlatmaya çalışayım Bir Bilgisayar düşünün ,Bilgisayarın içindeki entegre diğer entegreye soruyor
-Ben 3 voltla çalışıyorum.Sen kaç voltla çalışıyorsun?
Diğer entegre:
''Benim voltajım 2,8 '' diyor.İkisi beraber merak ediyorlar:''Acaba bizi dizayn eden mühendis kaç voltla çalışıyor?''
Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır.Kendisinin tamammen o sistemin dışında bulunması ve o sisteme hükmedebilmesi gerekir.Entegrelerin kendi aralarında konuşup dizayn edicilerinide kendi tabi oldukları bir elektrik akımıyla çalışma kanununa tabi kılmaları mantıklı ve mümkün değildir.Sistemi dizayn eden sisteme koyduğu kanuna mahkum değildir.Sistemin içinde olanlar başka sistemlerle tanışmamışlarsa başka kanunları anlayamazlar,mesela entegre devreler sadece elektrik akımıyla çalışmayı anlayabilirler
İşte yaratılmış olmakta insanoğlunun bu alemin kanunudur.bu alemde her kim yaşıyorsa yaratılmıştır.Şimdi kalkıpta bu alemin kanunlarına tabi olan yaşayan birisinin yaratıcısını bu alemin kanunlarına tabi kılarak bizi yaratanı kim yarattı diye sorması entegrelerin kendi aralarındaki konuşmasına benzer.

Mal sahibi, mülk sahibi hani bunun ilk sahibi...

Verdiğin örnek mantıksız.

HER ŞEY YARATILMIŞTIR diye bir ön kabul üfürüyorsun, ŞART koşuyorsun sonrada başlıyorsun ona uydurabileceğin gaydırı guppak şeyler dizmeye.. Buna ne denir bilmem :)

Yaratmak? Yoktan var etmek!

mantıksızlığın tamda burada;
"Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır."


Bizde sana bunu soralım, o YAPANIN YAPANI KİMDİR? o'nu yapanın, yapanı, yapanında yapanı, yapanın da yapanının da yapanın yapanı, yapanı yapanın da yapanın, yapanı yapanında yapanın yapanı, yapanı yapanın da yapanının yapanı, yapanı yapanın da yapanının yapanının yapanı, yapanı yapanın yapanın yapanın da yapanın yapanı.....

?

Verdi mi system error! Kıvırma sadece soruya yanıt ver.

Böyle bir mantık kurmanın gereği de, anlamı da, yeri de yok, yaratılan bir şey yok bu kadar basit.

Yergin
21-05-2014, 11:47
Böyle bir mantık kurmanın gereği de, anlamı da, yeri de yok, yaratılan bir şey yok bu kadar basit.


Milyarlarca euroyu boşuna harcıyorlar o zaman CERN de :)

Bir yanı hep merak eder, diğer yanı ise hep reddeder...

Selmet
21-05-2014, 11:53
Allah ayetlerini koymuş... Al incele.... Evreni incele... Yüzüne çarpan rüzgar aslında devasa denklemler sonucu oluşanbirşey ama sen oooh bağrım serinledi dersin...

mesele işte burda kitleniyor! o allahın ayetleri dediğiniz gerçekte ne kadar ilahi??

sen sevgili arkadşım veya kardeşim hiç sorguladınmı bu ayetlerin gerçekten allahtan geldiğini? ya uydurma iseler?? böylede bir seçenek var kabul etmesende..

Narkiz Mitoloji
21-05-2014, 12:46
hala mantıklı tek cevap yok sadece diyalektik kelime oyunları

biraz daha sadeleştireyim ,

-Bu yazıyı kim yazdı ,ben yazdım,beni kim yazdı ,cevap yok ,o halde bu yazı kendi kendine yada tesadüfen yazılmıştır.

-Bu resmi kim çizdi ,Picasso çizdi ,picassoyu kim çizdi ,cevap yok ,o halde bu resim kendiliğinden yada tesadüfen yazılmıştır.

mantık sakat mantık

Selmet
21-05-2014, 12:52
hala mantıklı tek cevap yok

mantıklı bir cevabı olsaydı.. bunca tartışma olmazdı forumda

Narkiz Mitoloji
21-05-2014, 12:53
Mal sahibi, mülk sahibi hani bunun ilk sahibi...

Verdiğin örnek mantıksız.

HER ŞEY YARATILMIŞTIR diye bir ön kabul üfürüyorsun, ŞART koşuyorsun sonrada başlıyorsun ona uydurabileceğin gaydırı guppak şeyler dizmeye.. Buna ne denir bilmem :)

Yaratmak? Yoktan var etmek!

mantıksızlığın tamda burada;
"Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır."


Bizde sana bunu soralım, o YAPANIN YAPANI KİMDİR? o'nu yapanın, yapanı, yapanında yapanı, yapanın da yapanının da yapanın yapanı, yapanı yapanın da yapanın, yapanı yapanında yapanın yapanı, yapanı yapanın da yapanının yapanı, yapanı yapanın da yapanının yapanının yapanı, yapanı yapanın yapanın yapanın da yapanın yapanı.....

?

Verdi mi system error! Kıvırma sadece soruya yanıt ver.

Böyle bir mantık kurmanın gereği de, anlamı da, yeri de yok, yaratılan bir şey yok bu kadar basit.

işte bende bu soruların ve mantığın saçmalığından bahsediyorum soru mantık olarak sakat

soruların şuna benzer

Güneşin ısı ve ışığının başka gezegenlerden geldiğini iddia etmek, arabanın motorunu başka bir motorun, lokomotifi başka bir lokomotifin çektiğini düşünmek saçmalıktır. Araba sürücüsünün sürücüsünü kimse merak etmez. Yarışmada birinci olandan önce kimin birinci geldiğini sormayız mesela… O birincidir çünkü. Alfabenin ilk harfinden önceki harfi arasak da bulamayız. İlk canlı hücreden önce de canlı hücrenin olduğunu iddia etmek mantıksızlıktır. Çünkü o zaten ilk hücredir. İlk hücreden daha ilk hücre olamaz

dolayısıyla yapanın yapanı kimdir sorusuda buna benzer .

AerA
21-05-2014, 13:51
hala mantıklı tek cevap yok sadece diyalektik kelime oyunları

biraz daha sadeleştireyim ,

-Bu yazıyı kim yazdı ,ben yazdım,beni kim yazdı ,cevap yok ,o halde bu yazı kendi kendine yada tesadüfen yazılmıştır.

-Bu resmi kim çizdi ,Picasso çizdi ,picassoyu kim çizdi ,cevap yok ,o halde bu resim kendiliğinden yada tesadüfen yazılmıştır.

mantık sakat mantık

Okuman yazman yok mu. Devam et dediğim yerden devam etsene çocuk. Mantık senin mantığın işte.

Kitaplara göre "yaratılmadı". Zaten "var" dı.

Zaten "var" olma, açıklanabilecek bir şey değildir. Zaten "var" olma, verdiğin örnekler (entegreler) ile örneklenebilecek bir şeyde değildir. Çünkü entegrelerin bir başlangıcı vardı. Onu yaratan insanında. Doğaları farklı olsada ikisininde başlangıcı vardı. Doğalarımız farklı olsa da, tanrılarında başlangıcı olmalı o zaman.

Senin örneğini, senin mantığın ile genişlettim. Hadi buradan devam et.

bilig
21-05-2014, 18:18
Bu soruyu şu örnekle anlatmaya çalışayım Bir Bilgisayar düşünün ,Bilgisayarın içindeki entegre diğer entegreye soruyor
-Ben 3 voltla çalışıyorum.Sen kaç voltla çalışıyorsun?
Diğer entegre:
''Benim voltajım 2,8 '' diyor.İkisi beraber merak ediyorlar:''Acaba bizi dizayn eden mühendis kaç voltla çalışıyor?''
Halbuki bilgisayar denilen sistemin yapanın ,o sistemin dışında olması dizayn ettiği sistemin kurallarıyla kendisinin bağlı olmaması lazımdır.Kendisinin tamammen o sistemin dışında bulunması ve o sisteme hükmedebilmesi gerekir.Entegrelerin kendi aralarında konuşup dizayn edicilerinide kendi tabi oldukları bir elektrik akımıyla çalışma kanununa tabi kılmaları mantıklı ve mümkün değildir.Sistemi dizayn eden sisteme koyduğu kanuna mahkum değildir.Sistemin içinde olanlar başka sistemlerle tanışmamışlarsa başka kanunları anlayamazlar,mesela entegre devreler sadece elektrik akımıyla çalışmayı anlayabilirler
İşte yaratılmış olmakta insanoğlunun bu alemin kanunudur.bu alemde her kim yaşıyorsa yaratılmıştır.Şimdi kalkıpta bu alemin kanunlarına tabi olan yaşayan birisinin yaratıcısını bu alemin kanunlarına tabi kılarak bizi yaratanı kim yarattı diye sorması entegrelerin kendi aralarındaki konuşmasına benzer.

Yine aynı false analogy örneklerinden biri, ama neyse konuya girmeyeceğim. Değinmek istediğim sadece şu; Gençler, bir yaratıcının olduğunu düşünebilirsiniz ancak o yaratıcı Allah olamaz, ok? Yani bir yaratıcının varlığını "kendinizce" karşınızdakine kabul ettirdiniz diyelim, ancak ikinci aşamada sınıfta kalırsınız. Birinci çıkarım > "Bir yaratıcı var" > ikinci çıkarım > "Demek ki İslam hak din" anlamına gelmez.

Bir yaratıcı, kendi yarattığı evren hakkında yanlış bilgi veremez. Kur'an'ı açıp okursanız yüzerce yanlış bilgi olduğunu görürsünüz. Göğü "yükseltilmiş" sanan bir yaratıcı olabilir mi? Tutmadığı takdirde göğün "yerin üzerine düşeceği"ni iddia eden bir yaratıcı olabilir mi? Ay ile güneşin aynı güzergahta dolanmakta olduklarını ima ederek; "Ne ay güneşe yetişebilir ne de güneş aya" diyen bir yaratıcı olabilir mi?

Bir yaratıcı var mı yok mu ayrı mesele, İslam'ın Allah'ının olup olmadığı ayrı mesele, şunu bir öğrenin artık. İslam'ın Allah'ı %100 yok, kesin... Nasıl bu kadar eminsin? Verdiğim üç örnek bile yeterli, Kur'an Allah'tan geldiğine göre ve açıkça hatalı bilgiler sunduğuna göre Allah yok demektir. Bu meselenin tartışılacak tarafı bile yoktur. Ha, dinlerdeki yaratıcı karakterlerinin dışında bir yaratıcı olabilir mi? İsterseniz bunu tartışırız ancak bir yere varamayız, çünkü olsa ne olmasa ne sonucuna varırız. İnansanız ödül vermez, inanmasanız ceza vermez bir yaratıcı çıkar ortaya.

Bir de şu var; Koskoca evren, muazzam düzen vb. gibi cafcaflı girizgahlardan sonra, işin dönüp dolaşıp kadınları çuvala sokmaya, günde beş kez eğilip kalkmaya, içki içmemeye, etek boyuna, ganimete, öldürülen kafirlerin karılarına kızlarına cariye olarak el koyma hakkına vb. gelip varması da ayrı bir abukluk. Tüm bu muazzam düzen bunun için mi yani? İçki içmeyelim, kadınları çuvala sokalım? Bu mudur? :)

Bu muazzam evreni(!) yaratmış muhteşem bir bilincin tüm derdi bu mu yani? "Bana tapının, egomu tatmin edin". Hadi diyelim ki bir yaratıcı var ve bir şeyler yaratmak istedi, çünkü böyle bir yeteneği/gücü var. Yarattıklarına da bilinç verdi ve kendisini bilmelerini istedi diyelim. Tamam, yarat ve kendini onlara bir şekilde bildir, o kadar. Cezaya, ödüle vb. ne gerek vardır?

Ben de teistlerin sürekli verip durdukları örneklere benzer bir örnek vereyim :); Diyelim ki siz bir ressamsınız ve sanatınızı gerçekleştirmek için bir resim yaptınız. Ancak tek kişisiniz başka insan yok. İstediğiniz ki bu sanatınızı bilen birileri olsun (egonuz var demektir), bu nedenle resime bir de bilinç verdiniz ve ona ileti göndererek dediniz ki "Ey resim seni ben yaptım, bunu bil". Resim de bunu bildi, ee? Sonuç?

Bunun üzerine bir de resime "Bana teşekkür et ülen sefil resim, seni yapmasaydım olmazdın, bana şükret, bana yalakalık yap, bana yağ çek, beni öv, yoksa seni yakarım" dediğinizi düşünelim. Böyle bir durumda sizin ruh sağlığınız hakkında endişelenmemizi gerektirecek bir şeyler var demektir bence. Resim de size "Bana ne ya, yapmasaydın, sana yap diyen mi oldu, sana teşekkür de etmeyeceğim, yalakalık da yapmayacağım" dedi diyelim :), bunun üzerine o resmi alıp yaktığınızı ve sonsuza dek acı çekmesi için de o resmi tekrar tekrar yaratıp tekrar tekrar yaktığınızı düşünün (tabii resme acı çekme özelliği de eklemeniz gerekir). Bu olayı, tarafsız bir biçimde, dışarıdan izleyen biri olarak, böyle bir ressamın ruh sağlığı hakkında ne düşünürsünüz? En basiti, bu sanatçının pek de "ulvî ve bilge" bir sanatçı olmadığını düşünürsünüz.

Bence, eğer varsa yaratıcının en büyük sorunu "yalnızlık". Oysa kendine bir dişi Tanrıye yarataydı, hem kendisi rahat edecekti hem biz :) Kendimden biliyorum, yalnızlık zordur. Uzun yıllar yalnız yaşadım, kız arkadaşım da yoktu. O dönemlerde ben de farkında olmadan, yalnızlıktan dolayı kafayı yememek için olsa gerek abuk sabuk işlerle uğraşıyordum. Tanrı da böyle olmalı, yalnızlık ve sıkıntıdan dolayı çamurdan adam yapıp ruhundan falan üflemiş, can sıkınıtısı ve aylaklıktan kaynaklanan bir durum olsa gerek. Ayrıca yalnızlık, kaçınılmaz olarak ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemiş gibi gözüküyor, kendi yaptığı resmi, kendisine minnettar olmadığı ve yeterince teşekkür ederek egosunu tatmin edip, kendisine güzelce yalakalık etmediği için onu yakan bir ressam gibi... Anadolu ozanlık geleneğinde şathiyeler vardır, şu an ilhamım geldi, bir şathiye denemesi yapacağım :)

Bunca şeyi yaratmışsın,
Ol deyip de oldurmuşsun,
Yalnızlıktan tozutmuşsun,
İşin mi yok a be Tanrı?

Yalnızlık zor anlıyorum,
Yaratma da demiyorum,
Hobi diye yine yarat,
Ama yakmak ne be Tanrı?

Bilig kulun der ki sana,
Kendine bir yoldaş yarat,
Bırak od'u kaynar su'yu,
Dalgana bak sen de Tanrı

Kaygusuz Bilig'den bir doğaçlama :)

insannedir
21-05-2014, 18:41
Her Şeyi Allah yarattı.Peki Allahı kim yarattı? Cevap: (Kim) yokken (Allah) vardı. Ve şimdide öyle Hep o var. Senin sen zannettiğin Sen değil O dur. vesselam

mrdragon
21-05-2014, 20:04
Her Şeyi Allah yarattı.Peki Allahı kim yarattı? Cevap: (Kim) yokken (Allah) vardı. Ve şimdide öyle Hep o var. Senin sen zannettiğin Sen değil O dur. vesselam

Allah derken, benim bildiğim Allah, 1400 yıl önce, mekke'de yaratıldı. İnsan dilinden döküldü, yıllarca dilden dökülmeye devam etti, sonra Peygamber kabul ettiğiniz insanın vefatı ile sessizliğe büründü. İnanırları zamanla ortaya bir kitap çıkarttı. O kitap eşliğinde nice diyarlara akınlar yaptı, nice kanlar döküldü. İşgal edilen yerler yoğun cizye denklemleri altında, isyan ettikçe isyanları bastırıldı ve eninde sonunda müslüman olmaktan başka yol göremediler.

Onların evlatları da bu hikaye modu ile dünyaya gözlerini açtı ve sizlerde aynı zokayı asırlardır yutanların evlatlarısınız.

Bir tanrıyı kitaba hapsedip, onu dillere gebe bırakan, zamana kılıca kana bulayan zihniyette yaşıyorsunuz.

Kurandaki tanrının mantıksal, tutarlı duran hiçbir dayanağı yok. Aynı şekilde kuran'ın kitapsal olarak 1400 yıl öncesi cehaleti, tarihsel yaşantısı ve bakış açısı ötesinde insani siyasetten ve hatalardan ötede duran bir yanı yok.

Sırf siz inanmak istediniz diye Allah var olamıyor o sadece siz ölene kadar sizin zihninizde yaşayan ve size göre yeniden dizayn edilen(hayal gücünüze kalmış) hayali bir put olarak varlığını size özel sürdürüyor.

insannedir
21-05-2014, 20:59
yaa epey bilgisizsin bilgi kirliliği içindesin..islam gelmeden önce alem başka alem ademde başka ademdi tarihe bak. islam yalnız müslümanlara değil bütün dünyaya gönderildi her yeniliğin Çevresine göre tesir kanunu vardır yeni dinden sonra Vahşet yuvası avrupa işte gördüğün medeniyet olmuştur. islam yalnız müslümanlar değil batılılarda faydalanmıştır..
avrupanın her yerinde islamın kanunları işler sen islamı sadece kunut duasını bildi diye imam olanlardan cahil yetiştirilmişl Hocalardan öğrenirsen olacağı pek tabi budur

AerA
21-05-2014, 21:10
islam yalnız müslümanlara değil bütün dünyaya gönderildi

Zügürt tesellisi. Şayet İslam tüm Dünya'ya gönderildi ise, Tanrın pek becerememiş bu gönderme işini.

islam yalnız müslümanlar değil batılılarda faydalanmıştır..

Başka bir zügürt tesellisi daha. Neyinden faydalanacaklar? Balığın karnında binlerce yıl yaşayan adam efsanesinden mi? İslamdan değil, müslüman inanca sahip bilim adamlarından faydalanmışlardır. O insanlarıda İslam'a mal edemezsin, çünkü yararlanılan İslam dini değil, o kişilerin çalışmalarıdır.

avrupanın her yerinde islamın kanunları işler

Hemen ardından bir zügürt tesellisi daha. Cami yaptırmıyorlar oğlum Avrupa'da. Neyin kanunu işliyor. Dört eş kanunumu, İslam dininden olmayanlardan alınan cizye kanunumu...

Boş adamsınız vesselam. Millet 50 yıl önce aya gitti, siz halen tüm Dünya'ya gönderildi diyorsunuz.

insannedir
21-05-2014, 21:17
şimdi burada sana islam dersi mi vereyim yarım saatte bir saatte anlatabilir miyim? koca din bir saatte anlatılır mı?
ben anlatmaya başlasam dinler misin yahut dinlemek hiç ister misin? hiç istemezsin
o zaman duyduklarını 5 10 sayfa okuduklarını salla bende salllamıyorum

AerA
21-05-2014, 21:27
şimdi burada sana islam dersi mi vereyim yarım saatte bir saatte anlatabilir miyim? koca din bir saatte anlatılır mı?
ben anlatmaya başlasam dinler misin yahut dinlemek hiç ister misin? hiç istemezsin o zaman duyduklarını 5 10 sayfa okuduklarını salla bende salllamıyorum

Kimseye bir şeyin dersini veremezsin sen. Milletin ipine dolamadığı ideolojisini bütün Dünya'ya mal etmeye çalışarak mental mastürbasyonun sınırlarını zorlayan "ezik" birisisin çünkü.

Bütün Dünyaya gönderilmiştir diyerek ancak kendini tatmin edersin. Tarihte kendi inançlarını, bütün Dünyaya mal etmeye çalışan tiplerin hepsini getir gözünün önüne... Hitler, Mussolini v.b... İşte onlardan en ufak bir farkın yok.

Kime neyin dersini vereceksin sen. Dön önce Dünya'ya bir sor bakalım, İslam kimin için gönderilmiş. Al cevabını, otur yerine. Dünya seninle hemfikir değil oğlum... Kendin çalar kendin oynarsın anca :lock1:

insannedir
21-05-2014, 21:32
CEVAP: Dırıltı

AerA
21-05-2014, 21:39
CEVAP: Dırıltı

Kendi kendine bir Tanrı uydur, sonra götür Dünyaya mal etmeye kalk.

Bak bana : İnanmıyorum, o Allah'ı na...

Gördün mü şimdi kimin içinmiş inancın. Ancak sana :der:

insannedir
21-05-2014, 21:45
İnanmasan ne olur ki ? :confused:

AerA
21-05-2014, 21:51
İnanmasan ne olur ki ? o.O

Bende onu diyorum zaten. Hiçbir şey olmaz.

Bütün Dünya, senin inancına inanmasa ne olur? Yine hiç bir şey olmaz :)

Hani tüm Dünyaya gelmişti? Tüm Dünyaya gelmiş ise şayet, bir şeyin olması gerekmez mi? Yok ama, olmuyor. Norveçe olmuyor, İsveçe olmuyor, Almanyaya olmuyor, Japonyaya olmuyor.... Olmuyorda olmuyor...

Sen... Sen halen tüm Dünyaya geldi diyerek kendini kandırıyorsun. Züğürt tesellisi dedim ya, yanına birde "Diktacı Faşist" i ekle. Kalk git, Dünya'nın fikrini sor önce. Dünya cevabını verdi zaten, birbirinize kırdırıyor sizi :)

insannedir
21-05-2014, 22:26
Peygamberimiz 14-15 asır evvel bunu Bize haber verdi.
bir hadisi şerif de
"Bir zaman gelicek ki oturacaklar Milletler sizi birbirine ikram edicekler buyurmazmısınız
Biz o zaman çok az mı olucaz ya Resulüllah
-hayır çok olucaksınıız nehirde ki saman çöpü kadar çok olucaksınız buyurmuşlar

teşbih o kadar güzel ki: akan nehirde saman çöpleri dağınıktır ve samanın içi boştur.
peygamberimiz bize bunları 14 asır önce haber verdi :)

Peygamberimiz 14 asır önce ateislere de peygamberlik mucizesi olaraktan dedi ki
hadisi şerif de
Bir gün dinsizlik ileri gidicek bütün dünya dinsizlikle dolacaktır haberini de vermiştir.
Kendi fikirlerinin yayılacağını sana müjdeliyor bari BUNA İNAN! :)

AerA
21-05-2014, 22:40
Peygamberimiz 14-15 asır evvel bunu Bize haber verdi.
bir hadisi şerif de
"Bir zaman gelicek ki oturacaklar Milletler sizi birbirine ikram edicekler buyurmazmısınız
Biz o zaman çok az mı olucaz ya Resulüllah
-hayır çok olucaksınıız nehirde ki saman çöpü kadar çok olucaksınız buyurmuşlar

teşbih o kadar güzel ki: akan nehirde saman çöpleri dağınıktır ve samanın içi boştur.
peygamberimiz bize bunları 14 asır önce haber verdi :)

Peygamberimiz 14 asır önce ateislere de peygamberlik mucizesi olaraktan dedi ki
hadisi şerif de
Bir gün dinsizlik ileri gidicek bütün dünya dinsizlikle dolacaktır haberini de vermiştir.
Kendi fikirlerinin yayılacağını sana müjdeliyor bari BUNA İNAN! :)

Hadisi şerifte peygamberin öyle bir halt söylediği yok..
Birisi kendini tatmin etmek için uydurmuş ve peygamberine yamamış bu lafı.

Kim mi uydurmuş, kendi inancını başkalarına mal etmeye uğraşan "ezik" ler uydurmuş. Belkide peygamberin kendisi uydurmuş.

Hitler'de Gobbels'e müjdelemişti/uydurmuştu : "Birgün tüm Dünya Almanya olacak" diye. Lakin Dünyanın Almanya olmak gibi bir derdi yokmuş ki, "ezik" kendi ininde kendini zehirleyerek öldü...

Bozacının şahidi şıracı :bowl:

insannedir
21-05-2014, 22:45
Yalancıya kimse inanmaz kardeşim :)

AerA
21-05-2014, 22:58
Yalancıya kimse inanmaz kardeşim :)

Bende onu diyorum zaten. Yalancıya yalanına ortak olandan başkası inanmaz. Bu sebepten bozacıNIZın şahidi, şıracıNIZ çıkmış... Şaşırmadık hali ile.

Akşam akşam güldürdün beni. Ütopik, İslam tüm Dünyaya gelmiştir mavalları ile. Tüm Dünyaya değil, Dünya genelinde kendi inanırlarına...

Tüm ideolojiler için aynı "acınası" durumdur bu. Kendini insanlığın tamamına mal etme çabası. Zannederki tüm insanlık hem fikir. Bakar ki değil : O zaman işte Boko-Haram, işte kaçırılan 200 kız. Mal ortada.

insannedir
21-05-2014, 23:33
Isviçrede bir kantonda oranın belediye başkanının oranın esnafı ile alış veriş yapması yasaktır hazreti Muhammed'in izinden gidiyorlar hazreti Muhammed Amir'in valinin rüşvet alması haramdir dedi islamın emirlerini batının kanunlarından topluyoruz dini bilmeyen 5 10 sayfa okuyan cocuk tamam ben oldum diyor biliyorum diyor halbuki hic bir seyden haberi yok

mrdragon
21-05-2014, 23:53
yaa epey bilgisizsin bilgi kirliliği içindesin..islam gelmeden önce alem başka alem ademde başka ademdi tarihe bak. islam yalnız müslümanlara değil bütün dünyaya gönderildi her yeniliğin Çevresine göre tesir kanunu vardır yeni dinden sonra Vahşet yuvası avrupa işte gördüğün medeniyet olmuştur. islam yalnız müslümanlar değil batılılarda faydalanmıştır..
avrupanın her yerinde islamın kanunları işler sen islamı sadece kunut duasını bildi diye imam olanlardan cahil yetiştirilmişl Hocalardan öğrenirsen olacağı pek tabi budur

Hangi alem hangi adem benim bildiğim başka alem olan bir sen varsın.

Adem'se adın, bilemyeceğim. Yok hayır genelde imanlıların hepsi aynı adem saflığında hareket ediyor. Bknz; Araf suresi ciddi anlamda kıt düşünceler ile donatılmış, saftirik adem mitolojisi.

Benim bildiğim yunanlıların demokratik atılımları ve üstün felsefeleri ile hatta sasanilerin, bizanslıların modern kütüphane kültürleri ve fakülteleri ile hayat bulan düşüncenin üstüne islamın konduğu, belli bir döneme kadar ondan yararlandığı, sonrasında arabistan kökenli inanc tacirlerinin merkezi otoriteyi ele alarak, kütüphaneler ve eski düşünce odaklı öğretiler yerine, tasaffuvi adımlardan tamamen uzaklaşıp sünnet ve kuran odaklı şeriat sistemlerine geçerek karanlığa gömüldükleridir.

Tarih böyle der de sizin Adem badem bıyıklıysa bilemeyeceğim.

Avrupanın neresinde islamın kanunları işler. Sanırım islam sizin kafaya öyle bir işlemiş ki leyla moduna geçmişsiniz anlıyoruz. Tebessüm ile izliyoruz.

Aynı zamanda, kuran'a göre (bakın sizin kitap olur kendileri bir açıp okuyun derim. Yoksa hoca ragıp efendinin adem göbek adlı mürşidinin kollarında saçlarınızı okşatarak din öğrenemezsiniz.) dinler farklı şeriat olarak verilmiştir. Bknız maide suresi (adreste veriyoruz ama sanırım Ademlerden birine soracak arkadaş.) Buna karşın müslüman-islam kalıpları ibrahime hatta adem'e de dayandırılır. Bu aşamada oradaki kalıpların hangi kriterlerde geçerli olduğu tartışılır. Bir zamanlar yahudilere neleri helallik kıldığını dillendiren kuran adına, şeriatlerin farklı işlediği tartışılamayacak netlikte duruyor kitabınıza göre.

Sanırım sizin yaş bayağı küçük. Neyse anlıyoruz ki, bu memleket adam olmaz. Hayaller dünyasında hep köle misali yönetilmeye sömürülmeye mahkum ot misali gençlerimiz yetişmiş. Oturup aslında nerede hatalar yaptık diye sormamız gerekir. Neden bu kadar duyarsız kaldıkta, koyunlar ve çobanları serisine geçtik...

Edit: Yaşınız sanırım hiçte küçük değil. Sadece alevi kimliğiniz ile tasavvufi bir yaklaşı m sergilemeye çalışıyorusunuz. Bu bir varsayımdır 2 iletinizi okudum. 3. iletide fikir de değişebilir.

insannedir
22-05-2014, 00:41
İslam mı konmuş O.o
Ilmin menbaı sayılan yunanlılarda gökyüzü ilmini bilen 3 kişi varken
Muslumanlarda sayilamiycak kadar çoktur. Avrupa'da bir kimyager bilinmezken
Yine müslümanlarda sayilamiycak kadar çoktur. Itiraf etmeli insanlığı karanlıktan Nur'a çıkaran ilmin hakiki vaz edenleri onlardi demiş avrupalı bir profesör.
O güne kadar cihanin hicte ilgisine çekmeyen Araplar hazreti muhammedden sonra İspanya'da ders oluruyordu hazreti muhammedi gören bir sahabe

insannedir
22-05-2014, 00:51
Sen tasavvufi dediğin tasavvuf zatların cogu asrin teki kimyager ve gökyüzü ilmini bilen insanlar. Evliyaların cogu kimyager ve gökyüzü ilmini bilen insanlar sahte şeyh şih degil
Mesela Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerine bir kimyagerdir
İbrahim ibni etem hazretlerinin eserlerinde fende ilimde bırakmış oldugu yerden bir nokta ileri gidemedik diyorlar Almanlar sen uyu

insannedir
22-05-2014, 01:00
Iste Müslümanların sayilamiycak kadar cok ilim adamlariyla bırakmış oldugu mirasa batı konduda iste böyle medeniyet oldu bunu neden kabul etmiyorsun

mrdragon
22-05-2014, 07:19
Iste Müslümanların sayilamiycak kadar cok ilim adamlariyla bırakmış oldugu mirasa batı konduda iste böyle medeniyet oldu bunu neden kabul etmiyorsun

Belki de, bu işin kökenini araştırmışımdır değil mi ama?

Kimdir bu müslüman ilim insanları?

Kökenleri arapta değil. Sonradan araplar tarafından işgal edilen, bölgelerde, saray kütüphanelerinde yunanlı ve hintlilerin ilimleri ile yetişen oldukça modernist düşüncelerde yetişen, sonradan müslümanlaştırılmış ama ilimden vazgeçmeyip tasavvufa sarılarak, yunan ve hintlilerin düşüncelerine yatkın hayat bulan insanlardan bahsediyorsun.

Merak ediyorsan, aç tek tek tüm isimlerin yaşantılarını konu alan tüm yazıları oku.

O dönemin, bizans ve sasani imparatorluklarının eğitim sistemlerini araştır. O zaman ilimin nerede olduğunu anlayacaksın.

Avrupayı karanlığa boğan kilise tabanlı karanlık dini inanç felsefesidir.
Onlar aydınlığa çıktıktan sonra, özellikle islamın altınçağı diye lanse edilen dönemdeki, kökenleri sasani(pers,iran,fars), türk olarak görülen insanların eserlerinden yararlandılar. Kendi dillerine çevirip eğitim de verdiler.

Bu aydınlığa çıkan avrupa, aslında yunanlı düşünürlerin fikirlerine de araplar sayesinde ulaştı. Çoğu bilgiler yakılıp yıkılmışken, arapların bu eserlerden çeviri yaptıkları kaynakları kendi dillerine de çevirdiler.

Tabi işin hoş yanı, adamlar hızla din tabanından öteye geçip aydınlığa çıkarken, zaten aydın düşünce ile yetişen sonradan islama giren bununla birlikte altın fikirler ortaya atabilen insanlar, din orijinli eğitim sisteminin, kuran-sünnet tabanın altında hızla yok oldular ve karanlığa gömüldüler.

AerA
22-05-2014, 07:49
Isviçrede bir kantonda oranın belediye başkanının oranın esnafı ile alış veriş yapması yasaktır.....

Siyaset yanlı olmasın diye o. Yandaş esnaf semirmesin diye :)

Iste Müslümanların sayilamiycak kadar cok ilim adamlariyla bırakmış oldugu mirasa batı konduda iste böyle medeniyet oldu bunu neden kabul etmiyorsun

Bunlar İslamın kazanımları değildir. İslam ortaya bir şey koymamıştır. İnsan koymuştur ve insanların görüşleri olur. Aciz, ezik ideolojiniz artık utanmadan keşifleride kendisinin yaptığını söyler olmuş...

insannedir
22-05-2014, 10:32
Belki de, bu işin kökenini araştırmışımdır değil mi ama?

Kimdir bu müslüman ilim insanları?

Kökenleri arapta değil. Sonradan araplar tarafından işgal edilen, bölgelerde, saray kütüphanelerinde yunanlı ve hintlilerin ilimleri ile yetişen oldukça modernist düşüncelerde yetişen, sonradan müslümanlaştırılmış ama ilimden vazgeçmeyip tasavvufa sarılarak, yunan ve hintlilerin düşüncelerine yatkın hayat bulan insanlardan bahsediyorsun.

Merak ediyorsan, aç tek tek tüm isimlerin yaşantılarını konu alan tüm yazıları oku.

O dönemin, bizans ve sasani imparatorluklarının eğitim sistemlerini araştır. O zaman ilimin nerede olduğunu anlayacaksın.

Avrupayı karanlığa boğan kilise tabanlı karanlık dini inanç felsefesidir.
Onlar aydınlığa çıktıktan sonra, özellikle islamın altınçağı diye lanse edilen dönemdeki, kökenleri sasani(pers,iran,fars), türk olarak görülen insanların eserlerinden yararlandılar. Kendi dillerine çevirip eğitim de verdiler.

Bu aydınlığa çıkan avrupa, aslında yunanlı düşünürlerin fikirlerine de araplar sayesinde ulaştı. Çoğu bilgiler yakılıp yıkılmışken, arapların bu eserlerden çeviri yaptıkları kaynakları kendi dillerine de çevirdiler.

Tabi işin hoş yanı, adamlar hızla din tabanından öteye geçip aydınlığa çıkarken, zaten aydın düşünce ile yetişen sonradan islama giren bununla birlikte altın fikirler ortaya atabilen insanlar, din orijinli eğitim sisteminin, kuran-sünnet tabanın altında hızla yok oldular ve karanlığa gömüldüler.

Hazreti Muhammed insanlık tarihte görülmüş en büyük harikadir
tüm insanlığın aristonun musanın İsanın Sokratesin parçalayamıycağı bir karanlığı parçalamıştır insanlığı karanlıktan nura çıkarmıştır.

insannedir
22-05-2014, 10:42
tabi bir de medeniyet diye taptığın Saha bir düğmeye basıp milyonla adamı imha ediyor
vahşet devrinde asırlar boyunca katledilmiş insanlığı bugünkü medeniyet yarım saatte imha ediyor.
işin hoş yanı bu muydu?
medeniyet bu mudur? bugün medeniyet diye hayran olduğun saha bir anda nasıl kainatı yok ederim diye herşeyden daha fazla bir Aşkla büyük bir uğraşma emekle çalışıyor bu mudur medeniyet?
senin medeniyet diye ÖVÜNDÜĞÜN HOŞ BULDUĞUN saha sanatla yapılmış usta bir elden çıkmış Vahşettir.

İnsanlar birazcık teknolojide ilerledi Mana tarafını alakasını kesti bomboş bıraktı,o kadar delalette kaldı ki medeniyet diye hayranı olduğu taptığı Şey Vahşeti musanna oldu.
Bu hakikatleri göremeyen kimse İnsan değildir. İnsanım medeniyim sanıyor kendisini, halbuki, dışı Hoş cici, ruhuyla fikriyle ise Vahşi bir varlıktır bunun farkında da değildir

AerA
22-05-2014, 10:49
Hazreti Muhammed insanlık tarihte görülmüş en büyük harikadir
tüm insanlığın aristonun musanın İsanın Sokratesin parçalayamıycağı bir karanlığı parçalamıştır insanlığı karanlıktan nura çıkarmıştır.

Aynen söylediğiniz gibi : Muhammed insanlık tarihte görülmüş en büyük harikadir. Hangi kadınlarla evlenebileceği (koynuna alabileceği) ile alakalı ayet sadece Muhammed'e inmiştir. İnsanlık tarihinde hiç bir Tanrı, hiç bir kulunun/peygamberinin "Pipisinin Keyfine" ayet indirmemiştir.

Tüm karanlıkları parçalamış bir insandır. Öyleki kutu şeklinde topraktan bir binanın etrafında turlar atıp, 6 yaşında bir kızla evlenerek ne karanlık tanımıştır ne aydınlık. Yine öyleki yolundan giden eshabı, bugün, Dünyanın en geri kalmış milletlerini oluşturarak insanlık tarihinde ki karanlığı parçalamıştır. Kılavuzu karga olanın burnu b*kdan çıkmaz lafı Muhammed ve eshabı için söylenmemişse kimin için söylenmiştir acaba?

Kafan mı iyi senin. Muhammed dediğin 1400 yıl önce yaşamış bir bedevidir ulan. İsalm ülkelerininde hali ortada. Klavuz-Karga-İslam ülkesi-B*k-Burun... Sende, "Ezik" inancını yüceltmeye çalışan bir gariban.

insannedir
22-05-2014, 11:41
söylediklerin dırıltıdan ibaret
Bu dinin her zaman genç ve dinç bir şekilde ayak duruşu salikleri sayesinde değildir Hikmet ve mana iledir.. eğer bu din saliklerine kalsaydı Çook daha acı neticeler alınırdı

insannedir
22-05-2014, 11:56
Kuranın hikmet ve manalarına bir iki örnek:

İman arapça Emn kökünde gelen bir kelimedir Emn: güçlü ve yavuz deveye verilen addır
araplara bir yere yolculuğu çıkarken böyle bir deve ile çıkarlarsa emin olurlarmış çünkü bu deveye yetirince yük yükleyebilirlermiş
Allah iman edin diyor manası:
İnsan bu aleme yüklü gelmiştir. İnsanın ahiret yolculuğunda insanın kederini gamını elemini emeli taşıyan varlığın adına iman denir
Allah ben seni insan yaptım kendimi muhattap tutum, sen neden yük taşıyorsun yükle imana o taşısın der sen elini kolunu sallaya sallaya huzuruma gel der.
İmanı olmayanlar yükünü kendi taşır. o yükün altında inim inim inleyerek Allahın huzuruna çıkar. gördün mü kuranı kerimde İMAN kelimesi geçer bir tek kelimenin manası budur.


Salat: Bir şeyi ateşte ısıtıp pişirmeye sıliy denir. Et, ısıtmak suretiyle pişirilerek kebap yapılır ve yenilecek hale getirilir. Allah’a tapan kimseler de kendilerini pişirerek olgunlaştırdıklarından dolayı duaya salât denilmiştir.
Kuran’da insanların cehenneme gireceklerini orada kebap olacaklarını bildiren ayetlerde aynı kökten saly maddesinden gelmektedir.

Allah insanları cehennemde böyle ateşte pişirir. hazreti Mevlana: hamdım piştim yandım

bu hakikatler herkesin görebileceği bir şekilde duruyor görmüyorsan, kör'e "heey!" demek bir eziyettir diyor Allah kuran'da
bir şey diyemiycem eziyet olur

kurani kerimde her kelimenin böyle manaları vardır onun için demişler kuranı kerim bir sır kutusudur ebabına açılır.
selam ne demektir arapça
nisa ne demektir: nüsvveden: bir yudumluk süt veren demektir. evin işlerini yapan çamaşır yıkayan evi süpüren yemek yapan sofrayı toplayan değil. bir yudumluk süt veren demek Allaha göre yapacağı iş bundan ibarettir. onun için erkek kadının bütün ihtiyaclarına karşılamak zorunda olduğu gibi evde yemek yapmak ev süpürmek markete gitmek çamaşırları yıkamakta zorundadır Allaha göre

AerA
22-05-2014, 14:13
söylediklerin dırıltıdan ibaret
Bu dinin her zaman genç ve dinç bir şekilde ayak duruşu salikleri sayesinde değildir Hikmet ve mana iledir.. eğer bu din saliklerine kalsaydı Çook daha acı neticeler alınırdı

Dırıltı?

Mademki dinin ayakta duruşu sadece salikleri sayesinde değil, "hikmet ve mana" ile oluyor, demek ki Budizm daha hikmetli ve manalı... Komiktir ama Arap dini 1400 yıllık isen, Budizm 2000 yıllık... Salik sayısıda daha az olduğuna göre, Budizm daha hikmetli ve manalı oluyor... Daha manalı ve hikmetlisi var iken, islamcılık yapmak salaklık olmaz mı?

Yanlışlanamayacak, yalan çıkmayacak sadece bir söz söyle... Lakin şahitliğine Şıracını davet etme :)

insannedir
22-05-2014, 16:24
salikleri az olan budizim bütün insanlığa kafi midir ? sence :)
budizime ait hikmetli manalı bir cümle biliyorsan söyle islamın öğretisi manası felsefesi karşısında bütün felsefeler yenik alır

AerA
22-05-2014, 19:22
salikleri az olan budizim bütün insanlığa kafi midir ? sence :)

Hiç bir şey, tek başına, tüm insanlığa kafi değildir. İnsanlar farklı farklı çünkü. Beyinler farklı... Bu yüzden "Tek Yol İslam" saçmalamalarını bırak bence. Ancak sana göre tek yoldur, herkese değil. Yıllarca yırtındınız, farklıya tahammül edemediniz. Baktınız olmuyor, silah kullandınız, öldürdünüz. Hatta ve hatta, kendi içinizde birbirinizi farklı görüp yine öldürdünüz. Tek renkli hayat olmaz oğlum. Farklılık, çeşitlilik lazım. :)

budizime ait hikmetli manalı bir cümle biliyorsan söyle islamın öğretisi manası felsefesi karşısında bütün felsefeler yenik alır

Bak bu konuda haklısın. Tüm felsefeler yenik kalır. 4 karı, şıracının birleşmesinde sakınca olmayan kadınlar listesi, kölelik, cariyeler, balığın karnında binlerce yıl yaşamış insan hikayeleri, ebabillerin taş atarak öldürdüğü/durdurduğu ordular ve filler.... Tüm bu öğretiler zaten aklı başında insanlığa peri masalı gelir. Felsefede bununla uğraşmıyor.

Başından beri söylediğim şey. Klasik "ezik" edebiyatı. "Benim deyneğim daha büyük" den başka halen bir şey söylemedin... Söyle bakayım ne imiş İslamın faziletli manası, Yanlız öyle bir şey söyle ki, aynı mantıkla derhal yanlışlanmasın :)

Davulun sesi
28-05-2014, 15:18
Sorunun kendisi mantıksız. "Allah kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi?" sorusundaki gibi.

spartacus
29-05-2014, 13:22
Sorunun kendisi mantıksız. "Allah kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi?" sorusundaki gibi.

Peki, Allah'ın her şeye gücü yeter? O her yerdedir..
Bu mantıklı mı?

Halbuki her yerde olan hiç bir YER'de değildir, her şeye gücü yetenin hiç bir şeye gücü yetmiyor demektir... Değil mi ama?

RainFall
30-05-2014, 16:42
Kitaplara göre "yaratılmadı". Zaten "var" dı.

Zaten "var" olma, açıklanabilecek bir şey değildir. Zaten "var" olma, verdiğin örnekler (entegreler) ile örneklenebilecek bir şeyde değildir. Çünkü entegrelerin bir başlangıcı vardı. Onu yaratan insanında. Doğaları farklı olsada ikisininde başlangıcı vardı. Doğalarımız farklı olsa da, tanrılarında başlangıcı olmalı o zaman.

Senin örneğini, senin mantığın ile genişlettim. Hadi buradan devam et.

Varlığı ise bilinç ve irade ile test edilebilir.
Allah insani özellikler taşıyor dikkat ederseniz bir iradesi var olayları yönlendirebilme gücü deniliyor buna.Birşeyi yönlendirmek tasarım yapmak şekillendirmek,mümkün olmayan şeyleri mümkün kılabilen tanrı.Topraktan insanı yaratması,yarattığı insanı şekillendirmesi iradesini kullanarak insan elçiler seçip onlar aracılığı ile insan değil kendisinin bir takım mucizeler gösterip insanlara kendini kanıtlama arzusu ile donanmış bir tanrı birden bire muhammed döneminde kendisine muhammede sen son elçisin senden başka gelmeyecek islam tamamlanmıştır al bu sünnet-i muhammedi+kuran demesi ile bu noktalara geldi.İnsanlık Evrim teorisine gelirsek o kanıtlı.İslama alternatif bir seçenek gibi görünüyor.Bakalım öncelikle islamın tanrısı iradesi nasıldır olayları yarattığı herhangi bir şeyi istediği gibi dizayn eder,yönlendirebilir.Mümkün olmayan birşeyi gerçekleştirebilir mi?Eğer gerçekleştiremezse güçsüz bir tanrı olmazmı?Güçsüz tanrı neye denir bakalım.İradesini yeterince iyi kullanamayan imkansızı gerçekleştiremeyen tanrı anlayışı güçsüz bana göre.Hadis savunucularına karşı kuranı savunmak akıllıca gelebilir.Ateistlerle teistler arasında bir fark var demek istediğim ben kendimi tanrılaştırırım ama onlar sadece sonsuz yaşam isterler merak edip inceleyebilecekleri bir evren modeli üzerine giderler.Tanrı ikinci yaşamda onlara birkaç sürpriz hazırlamıştır.Merak inancı tetikliyor nasıl merak ölümden sonraki 2.yaşam merakı yaşamın içerisinde fantastik gizemli tanrının koyduğu sürprizler inanırı etkiliyor.Eğer 2.yaşam şu anki dünya gibi olsaydı yaşadığımız bir farkı kalırmıydı?Bu noktada ateistler ayrılıyor onlar sıradan bir yaşam şekli istiyorlar.Sonsuz yaşam ve deneyimlemek neyi deneyimlemek merak ettiği ikinci yaşamı deneyimlemek.Tanrıları onlara istedikleri görüntüde bir yaşam vaat etmiş.İnsanda hayvani şeyler olduğu gibi yönler.Sınırsız sex şaraptan nehirler,baldan ırmaklar.Ama sadece insani bir cennet Müslümanların istedikleri sıkıcı ve sıradan değil mi?Evet öyle insani bir cennet istemek iyi değil.Ne açıdan iyi değil.Birşeylere sahip olmaktan insan çabuk sıkılır maymun iştahlıdır.Eğer vaat edilen cennet insani ise.Kısacası cennet azla yetinenlerin istediği/arzuladığı yaşam şekli.gayet insani ama bilinç yok orada.

RainFall
30-05-2014, 16:59
Varlığı ise bilinç ve irade ile test edilebilir.
Allah insani özellikler taşıyor dikkat ederseniz bir iradesi var olayları yönlendirebilme gücü deniliyor buna.Birşeyi yönlendirmek tasarım yapmak şekillendirmek,mümkün olmayan şeyleri mümkün kılabilen tanrı.Topraktan insanı yaratması,yarattığı insanı şekillendirmesi iradesini kullanarak insan elçiler seçip onlar aracılığı ile insan değil kendisinin bir takım mucizeler gösterip insanlara kendini kanıtlama arzusu ile donanmış bir tanrı birden bire muhammed döneminde kendisine muhammede sen son elçisin senden başka gelmeyecek islam tamamlanmıştır al bu sünnet-i muhammedi+kuran demesi ile bu noktalara geldi.İnsanlık Evrim teorisine gelirsek o kanıtlı.İslama alternatif bir seçenek gibi görünüyor.Bakalım öncelikle islamın tanrısı iradesi nasıldır olayları yarattığı herhangi bir şeyi istediği gibi dizayn eder,yönlendirebilir.Mümkün olmayan birşeyi gerçekleştirebilir mi?Eğer gerçekleştiremezse güçsüz bir tanrı olmazmı?Güçsüz tanrı neye denir bakalım.İradesini yeterince iyi kullanamayan imkansızı gerçekleştiremeyen tanrı anlayışı güçsüz bana göre.Hadis savunucularına karşı kuranı savunmak akıllıca gelebilir.Ateistlerle teistler arasında bir fark var demek istediğim ben kendimi tanrılaştırırım ama onlar sadece sonsuz yaşam isterler merak edip inceleyebilecekleri bir evren modeli üzerine giderler.Tanrı ikinci yaşamda onlara birkaç sürpriz hazırlamıştır.Merak inancı tetikliyor nasıl merak ölümden sonraki 2.yaşam merakı yaşamın içerisinde fantastik gizemli tanrının koyduğu sürprizler inanırı etkiliyor.Eğer 2.yaşam şu anki dünya gibi olsaydı yaşadığımız bir farkı kalırmıydı?Bu noktada ateistler ayrılıyor onlar sıradan bir yaşam şekli istiyorlar.Sonsuz yaşam ve deneyimlemek neyi deneyimlemek merak ettiği ikinci yaşamı deneyimlemek.Tanrıları onlara istedikleri görüntüde bir yaşam vaat etmiş.İnsanda hayvani şeyler olduğu gibi yönler.Sınırsız sex şaraptan nehirler,baldan ırmaklar.Ama sadece insani bir cennet Müslümanların istedikleri sıkıcı ve sıradan değil mi?Evet öyle insani bir cennet istemek iyi değil.Ne açıdan iyi değil.Birşeylere sahip olmaktan insan çabuk sıkılır maymun iştahlıdır.Eğer vaat edilen cennet insani ise.Kısacası cennet azla yetinenlerin istediği/arzuladığı yaşam şekli.gayet insani ama bilinç yok orada.İnsanın dinden çıkışı şöyle gerçekleşebilir tanrının gücünü test edersin nasıl bir tanrı tahayyül ettiğini söylemen gerek.İnanırların tahayyül ettikleri tanrı insani bir cennet vaat eden sıradan bir tanrı anlayışı eğer tanrının bir planı varsa muhtemelen hadislerde vardır.İslamın ortadan kalkmaması için bir plan bu plan islamın ortadan kalktığında örneğin kıyametin gerçekleşebileceği gibi allahın kendisi tarafından zaten bu inanış yok mu var.O zaman problemde yok.

Kıyamet ansızın allah tarafından gerçekleştirelecek melekler falan ölecek.Varlığına nasıl bir anlam yüklediğine göre değişebilir.Planını test edersin allahın var olmadığını anlarsın sahih hadisleri incelemeni öneririm.

gordion
30-05-2014, 21:48
Bu soru ancak deistin tanrısına sorulabilir, her deist de farklı cevaplar verebilir, birinin dediğini ötekisinin de tutmaması da kuvvetle muhtemel.

Lakin bu soru islamın Tanrısı için sorulması, islamın Tanrı'sının tanımına her şekilde aykırıdır, islamın Tanrısı yaratılmamıştır, ezeli ve ebedidir. Tanım bu şekilde yapıldığı için mantıken yaratılmamış olan bir Güç için " O'nu kim yarattı" şeklinde bir soru sorulması da mantıksız olacaktır.

vartor
30-05-2014, 22:18
Bu soru, bir seyin varolmasi icin bir yaratici olmasi gerekir diyenlerin mantigina, forumlarimizda da, ozellikle allah isimli sozde yaraticiyi, "kendisi ezelden beri vardi" diyenlere karsi sormak bence gayet mantikli. Neden allah mustesna olsun ki?eger var ise,sizin mantiginiza gore yaratilmistir, yok yaratilmamis ise, o zaman da yoktur.

gordion
30-05-2014, 22:26
İslamın Tanrısı gerçek Güç'ü simgeler yani gerçek TANRI'yı tanımlar. Yaratılmamış olması, ezeli olması, ebedi olması O'nu en yüce Güç, en kudretli Güç yapar. Tıpkı olması gerektiği gibi.

İslamın Tanrısı yaratılmamıştır, "yaratılmamış" tanımlı olan bir Tanrı'ya "O'nu kim yarattı" sorusunu sormak ciddi bir türkçe anlam bilgisi eksikliğidir.

evrensel-insan
30-05-2014, 22:32
İslamın Tanrısı gerçek Güç'ü simgeler yani gerçek TANRI'yı tanımlar. Yaratılmamış olması, ezeli olması, ebedi olması O'nu en yüce Güç, en kudretli Güç yapar. Tıpkı olması gerektiği gibi.

İslamın Tanrısı yaratılmamıştır, "yaratılmamış" tanımlı olan bir Tanrı'ya "O'nu kim yarattı" sorusunu sormak ciddi bir türkçe anlam bilgisi eksikliğidir.

Boyle bir tanim;

Birincisi bilimsel degildir.

Ikincisi bilisseldegildir.

Ucuncusu sadece dogrulayanin inancidir

Dorduncusu insanoglunu baglamaz.

Besincisi, mantiksal olabilirlik olasiligi yoktur.

Altincisi insanoglunun beyninin neyi sorgulayacagina neye yanit verecegine kimse karisamaz.

Sonuncusu tanimin ne olursa olsun, Allah'ini mekansiz kilamazsin. Cunku BIR VARLIK ANCAK MEKANDA VARLIKTIR.

mrdragon
30-05-2014, 22:39
Defalarca insan diline muhtaç kalıp, sürekli unutulduğu varsayılan, yine de bu yönteminden vazgeçemeyecek kadar dogmatik ve yeteneksiz olan, Bazen kitap yazdırıp sonra kitapları arasında çelişmek zorunda kalan

Son olarak 23 yıl boyunca bir insanın dilinden, o nefes aldığı sürece onun dilinden sadece 1 ciltlik kitap olarak çıkan ve o vefat edince de sessizliğe bürünen, yarattığını varsaydığınız evrenden habersiz, bilimsellikten oldukça uzakta yaşayan, faraziler ile hayat bulan, vicdanın ve zekanın oldukça gerisinde yeşermek isteyen tanrı ile güç kavramı arasında bir ilişki kurmak işte ilahi komedi budur.

Öyle bir tanrı ki, sizin dilinize dahi muhtaç bırakılmış. Bu çaresizlik, her imanlı da aynı şekilde hayat buluyor. Bol bol çeneleri çalışıyor. (Müslümanlar da putlara aynı şekilde gönderme yaptığında, putperestlerin de dilleri çalışıyordu putları değil. Farkınız yok hayalleriniz çok.)

evrensel-insan
30-05-2014, 22:49
Defalarca insan diline muhtaç kalıp, sürekli unutulduğu varsayılan, yine de bu yönteminden vazgeçemeyecek kadar dogmatik ve yeteneksiz olan, Bazen kitap yazdırıp sonra kitapları arasında çelişmek zorunda kalan

Son olarak 23 yıl boyunca bir insanın dilinden, o nefes aldığı sürece onun dilinden sadece 1 ciltlik kitap olarak çıkan ve o vefat edince de sessizliğe bürünen, yarattığını varsaydığınız evrenden habersiz, bilimsellikten oldukça uzakta yaşayan, faraziler ile hayat bulan, vicdanın ve zekanın oldukça gerisinde yeşermek isteyen tanrı ile güç kavramı arasında bir ilişki kurmak işte ilahi komedi budur.

Öyle bir tanrı ki, sizin dilinize dahi muhtaç bırakılmış. Bu çaresizlik, her imanlı da aynı şekilde hayat buluyor. Bol bol çeneleri çalışıyor. (Müslümanlar da putlara aynı şekilde gönderme yaptığında, putperestlerin de dilleri çalışıyordu putları değil. Farkınız yok hayalleriniz çok.)

Insanoglunun en buyuk sorunu zaten, algisini kavramsal bilgi olarak ne ile ozdeslestiriyorsa; onun adina konusmasidir. CUNKU ONUN KONUSAMIYACAK OLDUGUNUN BILE FARKINDA VE BILINCINDE DEGILDIR.

Sonucta dagin, tasin, doganin, evrenin, hayvanin, bitkinin ve de her turlu yaratilan kahramanin adina konusan insanoglunun bu duzeydeki algi ve bilgisi de; ancak TANRISINI KONUSTURMASIDIR.

Bu da zaten INSANOGLUNUN KENDI VARLIGININ FARKINA VE BILINCINE VARAMAMASININ KENDINI MADDE RUH V.S. ILE OZDESLESTIRMESININ VE KENDINI ONLAR BUNYESINDE YOK ETMESININ EN ONEMLI SEBEBIDIR.

Ha dogaya kanun vermissin, ha maddeye oznellik vermissin, ha Allah'ina insanoglu yetisi ve ozelligi vermissin v.s. hepsi ayni BILISSELSIZLIGIN SONUCU.

gordion
30-05-2014, 23:39
Boyle bir tanim;

Birincisi bilimsel degildir.

Ikincisi bilisseldegildir.

Ucuncusu sadece dogrulayanin inancidir

Dorduncusu insanoglunu baglamaz.

Besincisi, mantiksal olabilirlik olasiligi yoktur.

Altincisi insanoglunun beyninin neyi sorgulayacagina neye yanit verecegine kimse karisamaz.

Sonuncusu tanimin ne olursa olsun, Allah'ini mekansiz kilamazsin. Cunku BIR VARLIK ANCAK MEKANDA VARLIKTIR.

Üzgünüm ki senin insanı ROBOT'a dönüştüren fikirlerin ancak seni bağlıyor, beni bağlamıyor.
Ben robot değil, insanım. Şu an bilimin önünde de düşünebilirim, bilişsellik ötesi de düşünebilirim. Bilimin şu an ispatlayamadığı evren ötesini de düşünebilirim.
Senin gibi "evren daimidir" çerçevesinden çıkamayan bir dar bir düşünceye sahip değilim.
Senin gibi beyinler dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen kişiye de benzer şeyler yapmışlardı, bu söylemi mantık dışı bulmuşlardı, yuvarlak ise nasıl düşmüyoruz demişlerdi ama hüsrana uğrayanlar zamanında senin gibi düşünenler oldu.

O yüzden beni kendi inandığın o dar çerçevelere hapsetmeye kalkmazsan sevinirm.

Ayrıca "Evren daimidir" derken,
hiçbir şey "yoktan var olmaz" derken sorun yok, ama ben "Allah ezelidir, daimidir dersem "olamaz" öyle mi?

Nasıl işinize gelirse öyle tabi, alıştık bu forumda nasıl işinize gelirse öyle cevap vermelerinize.

Benim "Allah yaratılmamıştır" ile ilgili inancımı bilimdışı buluyorsan o zaman bana Allah ile ilgili soru sorma, madem baştan aşağı bilim isen(!), bilimin ispat etmediği bir Allah kavramını bana karşı cümlede kullanmaman gerekir.Çünkü senin için bir Allah yok, bilimin ispat etmediği ve buna paralele senin de inanmadığın bir şeyi cümle içinde nasıl kullanıyorsun?

Sen bana Allah ile ilgili bir soru soruyorsan o zaman benim inancımdaki tanımlara da uyman gerekiyor.

Allah'ı yine dar görüşlerine sokup "mekan içi olmalı" gibi DAR kapsama sokan, kensini çerçevelendiren ve o çerçevelerden kurtulamayan da yine sensin.

Tekrar ediyorum; eğer içinde Allah kelimesini kullanıp bir müslümana yani BANA "O'nu kim yarattı" sorusunu soruyorsan benim cevaplarıma uymak zorundasın.

evrensel-insan
31-05-2014, 00:00
Üzgünüm ki senin insanı ROBOT'a dönüştüren fikirlerin ancak seni bağlıyor, beni bağlamıyor.
Ben robot değil, insanım. Şu an bilimin önünde de düşünebilirim, bilişsellik ötesi de düşünebilirim. Bilimin şu an ispatlayamadığı evren ötesini de düşünebilirim.

Bak burada Allah'ina sirk kosuyorsun, cunku kullar iman robotlaridir. Ustelik kendileri de yoktur. O yuzden bir sey demeden once krendi kendin ile celisme.

Senin gibi "evren daimidir" çerçevesinden çıkamayan bir dar bir düşünceye sahip değilim.
Senin gibi beyinler dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen kişiye de benzer şeyler yapmışlardı, bu söylemi mantık dışı bulmuşlardı, yuvarlak ise nasıl düşmüyoruz demişlerdi ama hüsrana uğrayanlar zamanında senin gibi düşünenler oldu.

Aslinda ayni diktatorde olan hipokritiklik senin yazdiklarinda da mevcut. Yani baskalarini kendin gibi gostermek ve kendini baskalari gibi gostermek. Nedense tum kullar bunu yapiyorlar. Cunku yapmasalar kendi celiskilerinin farkina varacaklar.

O yüzden beni kendi inandığın o dar çerçevelere hapsetmeye kalkmazsan sevinirm.

Beni uzen nokta yazduklarin ile bunun farkinda bile olamaman.

Ayrıca "Evren daimidir" derken,
hiçbir şey "yoktan var olmaz" derken sorun yok, ama ben "Allah ezelidir, daimidir dersem "olamaz" öyle mi?

Eminim daiminin ne oldugunu da bilmiyorsun, onu ebedi ezeli ilebir tutuyorsun. Bu zaten sende mekan algisinin olmadigini zaman imaninin da asilmaz oldugunu, ancak kendini Allah'in asmasi ile teselli ettigini gosteriyor.

Nasıl işinize gelirse öyle tabi, alıştık bu forumda nasıl işinize gelirse öyle cevap vermelerinize.

Ben bilimsel ve bilissel yazarim. Bu benim degil, tum insanligin adinadir.

Benim "Allah yaratılmamıştır" ile ilgili inancımı bilimdışı buluyorsan o zaman bana Allah ile ilgili soru sorma, madem baştan aşağı bilim isen(!), bilimin ispat etmediği bir Allah kavramını bana karşı cümlede kullanmaman gerekir.Çünkü senin için bir Allah yok, bilimin ispat etmediği ve buna paralele senin de inanmadığın bir şeyi cümle içinde nasıl kullanıyorsun?

Bir seyin bilimsel olmadigini soylemek benim bilissellik gorevim.

Sen bana Allah ile ilgili bir soru soruyorsan o zaman benim inancımdaki tanımlara da uyman gerekiyor.

Allah'ı yine dar görüşlerine sokup "mekan içi olmalı" gibi DAR kapsama sokan, kensini çerçevelendiren ve o çerçevelerden kurtulamayan da yine sensin.

Tekrar ediyorum; eğer içinde Allah kelimesini kullanıp bir müslümana yani BANA "O'nu kim yarattı" sorusunu soruyorsan benim cevaplarıma uymak zorundasın.

Neyse orta cag kullugu ile cagdasligin mesaji ancak bu kadar uyusabiliyor, kusura bakma. Ne de olsa arada zihin ufku olarak yuzyillar var.

Ben kimsenin hic bir seyine uymak zorunda degilim, beni de kendin gibi kul mu sandin?

Zaten ana farkimiz da bu. Ben kendimin ne oldugunun bilincindeyim, sen de kul oldugunun farkina var. En azindan onun bilincini algilamaya calis.

gordion
31-05-2014, 00:12
Sen daha kendini tanımıyorsun, çevrende olup bitenden haberin yok, kullar robot olsaydı herkes iman ederdi, gördüğün gibi herkes iman etmiyor, dolayısı ile bir fikrin daha çöp tenekesindeki yerini alıyor.
Kendini haklı çıkarmak için bu kadar kasma, kastıkça gördüğün gibi çarpık fikirlerin "rubbish" oluyor.

Bunlar sana karşı hakaret değil yanlış anlama, fakat kendini kalıpların içine sokma, geniş düşün, bilimötesini de düşün, sen insansın robot değilsin, bu evren ve kainat senin aklının alamayacağı kadar devasal ve fiziğin fizikötesinin olduğu yerler de olabilirken kendini burda bilimeadayan bilişsellik edalarıyla dolaşma çünkü sen bir insansın kendini birkaç kelimeye hapsetme.

Bu arada evet bana uymak zorunda değilsin, fakat benim inancıma ait tanımlarıma AYKIRI sorular soramazsın.

Sana bir soru, Allah'a inanıyor musun, evet yada hayır.

evrensel-insan
31-05-2014, 00:21
Sen daha kendini tanımıyorsun, çevrende olup bitenden haberin yok, kullar robot olsaydı herkes iman ederdi, gördüğün gibi herkes iman etmiyor, dolayısı ile bir fikrin daha çöp tenekesindeki yerini alıyor.
Kendini haklı çıkarmak için bu kadar kasma, kastıkça gördüğün gibi çarpık fikirlerin "rubbish" oluyor.

Tabiki etmez, cunku herkes ne kul ne kole ne de robot.

Bunlar sana karşı hakaret değil yanlış anlama, fakat kendini kalıpların içine sokma, geniş düşün, bilimötesini de düşün, sen insansın robot değilsin, bu evren ve kainat senin aklının alamayacağı kadar devasal ve fiziğin fizikötesinin olduğu yerler de olabilirken kendini burda bilimeadayan bilişsellik edalarıyla dolaşma çünkü sen bir insansın robot değilsin.

Sana bir soru, Allah'a inanıyor musun, evet yada hayır.

Ben inancsal bir dusunce uretmiyorum. O yuzden de senin ortacag soruna, ortacag yaniti veremiyecegim icin de uzgunum.

Iste yukarida koyulasmis yerler, senin yazdiklarinin ortacag cagdisiligini, hipokritikligini ve bilimden hic bir seyi algilamadigini, cok guzel ortaya koyuyor. Yalniz yazari olan sen, bunu algiliyamiyorsun. Bu senin degil; tasidigin ortacag zihniyetinin bir sorunu.

Benim robot olmadigim zaten yazilanlar ile ortada. Ayrica bilisselligin ne oldugunu algiladigini da hic zannetmiyorum, ayni bilimselligi algilayamadigin gibi.

Ama,dedim ya; bunlar senin degil; ortacag zihniyetinin sorunu.

Edanin ne oldugunu da algiladigini zannetmiyorum. Cunku koyulastirdigim yerin bilissiz bir ironi oldugunu algilayamadigin da acik.

Bence sen hic zihninin ufkunu asan konulara girme. Ya da gireceksen, once bilgisini ogren.

Cunku dini rehberin de girememis, Allah'inin adim atmadigi yere asdim atarsan, bakarsin "carpilirsin"

Cunku sirk kosmak bile bir bilinc isidir. Sen ayni kazara oruc bozan gibi, sirk kostuigunun bile farkinda degilsin.

gordion
31-05-2014, 00:39
Tabiki etmez, cunku herkes ne kul ne kole ne de robot.



Ben inancsal bir dusunce uretmiyorum. O yuzden de senin ortacag soruna, ortacag yaniti veremiyecegim icin de uzgunum.



Allah var mı yok mu sorusu değil ortaçağ ilk çağdan günümüze kadar süregelmiş ve kıyamet kopana kadar da var olacak bir sorudur. Senin bu soruya cevap verememen zaten ne kadar düşünebildiğinin kendini o kelimelre ne kadar HAPSETTİİNİN de bir kanıtı. Vardır/ yoktur/ oladabilir - olmayadabilir" bile diyemiyorsun, halbuki herşey ortada. Senin adına üzüldüm, Allah var mı yok mu konosunda fikrin bile olmaması senin adına gerçekten üzücü.



Iste yukarida koyulasmis yerler, senin yazdiklarinin ortacag cagdisiligini, hipokritikligini ve bilimden hic bir seyi algilamadigini, cok guzel ortaya koyuyor. Yalniz yazari olan sen, bunu algiliyamiyorsun. Bu senin degil; tasidigin ortacag zihniyetinin bir sorunu.



Papağan gibi aynı şeyleri söylemesen diyorum, senin o ortaçağ zihniyeti diye aklınca dalga geçtiğin dine inanan ve o dini seçen bugün millenyumda milyarlaca insan var, asıl ortaçağda yaşayanlar dünyanın yuvarlaklığını iddia edenleri yaftalayan senin gibi düşünenlerdir.




Ama,dedim ya; bunlar senin degil; ortacag zihniyetinin sorunu.



hı hı..dedin de, işte demeyle olmuyor o işler.



Bence sen hic zihninin ufkunu asan konulara girme. Ya da gireceksen, once bilgisini ogren.

Cunku dini rehberin de girememis, Allah'inin adim atmadigi yere asdim atarsan, bakarsin "carpilirsin"

Cunku sirk kosmak bile bir bilinc isidir. Sen ayni kazara oruc bozan gibi, sirk kostuigunun bile farkinda degilsin.

Senden şirk tanımını öğrenecek değilim kusura bakma, dini tanımazsın, Allah'a inanırmısın sorusuna bile cevap veremezsin gelmiş bana şirk dersi verirsin. :third:

Konu ile ilgili olarak da islamın Tanrısı'nın tanımında "yaratılmamışlık" vardır, tanım böyle iken "O'nu kim yarattı?" diye sormak ciddi anlamda türkçe anlam bilgisi gerektirir.

evrensel-insan
31-05-2014, 00:55
Allah var mı yok mu sorusu değil ortaçağ ilk çağdan günümüze kadar süregelmiş ve kıyamet kopana kadar da var olacak bir sorudur. Senin bu soruya cevap verememen zaten ne kadar düşünebildiğinin kendini o kelimelre ne kadar HAPSETTİİNİN de bir kanıtı. Vardır/ yoktur/ oladabilir - olmayadabilir" bile diyemiyorsun, halbuki herşey ortada. Senin adına üzüldüm, Allah var mı yok mu konosunda fikrin bile olmaması senin adına gerçekten üzücü.

Olabilir, ama ben sorularin yanitini tanrisal ya da inancsal/varliksal sifatlarla aramam, bilimsel ve bilissel sifatlarla ararim. Bilgisel olarak yanit veririm. Senin sorun ise bu sifatlarda gecerli degil.

Papağan gibi aynı şeyleri söylemesen diyorum, senin o ortaçağ zihniyeti diye aklınca dalga geçtiğin dine inanan ve o dini seçen bugün millenyumda milyarlaca insan var, asıl ortaçağda yaşayanlar dünyanın yuvarlaklığını iddia edenleri yaftalayan senin gibi düşünenlerdir.

Dalga gectigimi de nerden cikardin, ben gozlemimi ortaya koyuyorum. Bak tam da kendi ortacag zihniyeti tasiyanlara atifta bulunmussun. Dunyanin yuvarlak olduguna gecenlerde karsi cikanlar, Iranli din adamlariydi. Bilim ise elde edilmisi geri cekmez, onun ustune ekler. Ya yanl;islar ya da o olgudan ilerler.

hı hı..dedin de, işte demeyle olmuyor o işler.

Senden şirk tanımını öğrenecek değilim kusura bakma, dini tanımazsın, Allah'a inanırmısın sorusuna bile cevap veremezsin gelmiş bana şirk dersi verirsin. :third:

Ben sizlerin anlam vermesi uzerinden senin yaptigini soyluyorum. Benim zaten" sirk kosmak" gibi bir algim ya da kullanimim yoktur.

Konu ile ilgili olarak da islamın Tanrısı'nın tanımında "yaratılmamışlık" vardır, tanım böyle iken "O'nu kim yarattı?" diye sormak ciddi anlamda türkçe anlam bilgisi gerektirir.

Yaratilmislik sadece insanoglunun zihinsel fonksiyonunda gecerlidir. Cunku zihin istedigini yaratir, yani yaratan zihindir; o da insanoglunda vardir.

Yaratilmamis olan ise, insanoglundan bagimsiz olarak ona gozlem veren fenomenlerdir.

gordion
31-05-2014, 00:55
İslamda Allah; TEK'tir,
islamda Allah; yaratılmamıştır, ezelidir, daimidir, ebedidir..Tıpkı olması gereken gerçek GÜÇ, gerçek TANRI gibi.

islamda Allah'ın tanımı, konudaki gibi saçma sorulara fırsat verecek bütün yolları tıkar.

evrensel-insan
31-05-2014, 00:57
İslamda Allah; gerçek ve TEK Güç'ü temsil eder,
islamda Allah; yaratılmamıştır, ezelidir, daimidir, ebedidir.

islamda Allah'ın tanımı, konudaki gibi saçma sorulara fırsat verecek bütün yolları tıkar.

Bakiyorum, ben kullandiktan sonra "daimiligi" de eklemissin.

Hangi ayette geciyor, daimilik?

Ezeli ve ebediden farki nedir, daimiligin?

Tamam iste sen yanit yazmadan once, bunun sadece "islama gore" oldugunu soyledim.

Ayrica soruyu soran da ben degilim ve soru sadece ISLAM INANIRLARINA SORULMUYOR.

gordion
31-05-2014, 01:05
Bakiyorum, ben kullandiktan sonra "daimiligi" de eklemissin.

Hangi ayette geciyor, daimilik?

Ezeli ve ebediden farki nedir, daimiligin?

Tamam iste sen yanit yazmadan once, bunun sadece "islama gore" oldugunu soyledim.

Ayrica soruyu soran da ben degilim ve soru sadece ISLAM INANIRLARINA SORULMUYOR.

daimi süreklilik demek, ölmez, sonu gelmez anlamında.

konudaki soruyu da islam inananı olarak ben cevapladım.

evrensel-insan
31-05-2014, 01:06
daimi süreklilik demek, ölmez, sonu gelmez anlamında.

konudaki soruyu da islam inananı olarak ben cevapladım.

Ben de bilimsel olarak cevapladim.

Ebedilik ile ezelilik arasindaki fark nedir?

Daimiligin bunlardan farki nedir?

Ayrica Allah'inin daimiligi hangi ayette yaziyor?

gordion
31-05-2014, 01:14
Ben de bilimsel olarak cevapladim.

Ebedilik ile ezelilik arasindaki fark nedir?

Daimiligin bunlardan farki nedir?

Ayrica Allah'inin daimiligi hangi ayette yaziyor?

Allah'ın varlığı - yokluğu hakkında "hiçbir" fikir kırıntıdı dahi üretemeyen biri Allah'ın yaratılmamış olduğuna ilişkin yorum yapsa da farketmez yapmasa da.

Daimiliği süreklilik, sonu gelmez, daima var olan, ölmez anlamında kullandım ki tanımı da o şekilde.

evrensel-insan
31-05-2014, 01:17
Allah'ın varlığı - yokluğu hakkında "hiçbir" fikir kırıntıdı dahi üretemeyen biri Allah'ın yaratılmamış olduğuna ilişkin yorum yapsa da farketmez yapmasa da.

Daimiliği süreklilik, sonu gelmez, daima var olan, ölmez anlamında kullandım ki tanımı da o şekilde.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31541

Neyse ebedi, ezeli ve daimi ile ilgili aralarindaki farklar ile ilgili bilginin olmadigi da daimilik ile ilgili ayet olmadigi da, anlasilmis oldu.

gordion
31-05-2014, 01:36
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31541

Neyse ebedi, ezeli ve daimi ile ilgili aralarindaki farklar ile ilgili bilginin olmadigi da daimilik ile ilgili ayet olmadigi da, anlasilmis oldu.

daimi olmak ile ilgili aynı kelimeyle refer eden ayet var mı yok mu bilmiyorum, sonuç olarak daimi demek sürekli demek, devamlı sonu olmayan, her daim - her zaman var olan, ölmeyen demek.
ezeli ve ebedi ile benzer anlamda.

cımbızla çekip daimi kelimesi hangi ayete var diye ısrarla mal bulmuş gibi sormak senini içine düştüğün hüzünlü durumu ortaya seriyor zaten.

sen önce Allah var mı yok mu konusunda fikir kırıntısına ulaş, sonra bu konulara kafa yorarsın.

gordion
31-05-2014, 01:44
Allah'ın DAİM olduğuna ilişkin ayet;

İhlas Suresi 2

Allah, Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).

Allah dâimdir, mutlak anlamda ihtiyaçsızdır, her şey O'na muhtaçtır.

(O), Allahdır, sameddir (zeval bulmayan bir baakıydir, dâimdir, herkesin ve herşey'in doğrudan doğruya muhtâc olduğu ve kasdetdiği yegâne varlıkdır, ulular ulusudur).

Allah, Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).

http://www.kuranmeali.org/112/ihlas_suresi/2.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx


fikirlerin çöplüğe dönüşünce cımbızla çekeceğin başka ne kaldı diye bi bak istersen, sana ekmek çıkacak neresi kalmış şöyle bi konuyu tekrar gözden geçir.

evrensel-insan
31-05-2014, 01:53
Allah'ın DAİM olduğuna ilişkin ayet;

İhlas Suresi 2

Allah, Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).

Allah dâimdir, mutlak anlamda ihtiyaçsızdır, her şey O'na muhtaçtır.

(O), Allahdır, sameddir (zeval bulmayan bir baakıydir, dâimdir, herkesin ve herşey'in doğrudan doğruya muhtâc olduğu ve kasdetdiği yegâne varlıkdır, ulular ulusudur).

Allah, Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).

http://www.kuranmeali.org/112/ihlas_suresi/2.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx


fikirlerin çöplüğe dönüşünce cımbızla çekeceğin başka ne kaldı diye bi bak istersen, sana ekmek çıkacak neresi kalmış şöyle bi konuyu tekrar gözden geçir.

Verdigin linkte bir tek "Ali Bulac" daimi yi kullanmis. O da anlamini bilmeden kullanmis.

Daiminin arapcasini verir misin?

Kimin neyinin copluge donustugu ortada, sen daha kelimelerin kavramsal anlam ve icerigini ve farklarini bilmiyorsun.

Iste ispati;

Ezelinin arapcasi nedir?

Ebedinin arapcasi nedir?

Daiminin arapcasi nedir?

Neden verdigin linkte SADECE ADI GECEN KISI DAIMILIGI KULLANMISTIR DA, DIGERLERI TERCUME EDERKEN KULLANMAMISTIR?

NEDEN AYNI ARAPCA AYET FARKLI ALLAH KONUSTURANLARDA FARKLI TERCUME EDILIR?

Allâhus samed(samedu). اللَّهُ الصَّمَدُ

Bak tercume burda;

Adem Uğur : Allah sameddir.

Gerisi kendi algisiyle kendi uydurma tercumesi ve eklemeler.

Samed'in karsiligi- Ulu ve sonsuzdan gelip sonsuza giden ve hiçbirşeye ihtiyacı olmayan; tanrı Hukuk

Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan.

Kavmin ulusu

Refi' ve âli ve içi dolu şey

Nerde burada DAIMILIK?

Beni mi kandirmaya calisiyorsun, kendini mi?

gordion
31-05-2014, 02:01
"daimi" ile ilgili ayet var mı dedin, gösterdik.

şimdi de sana çevirici beğendiremiyoruz, şaka mısın nesin? araştırsaydın o zaman daimi ile ilgili ayet var ama ali bulaç'ın kabul etmem veya benzer anlama gelecek kelimeleri kabuletmem deseydin..

ilgili ayetleri gösterince mi kıvırma moduna geçiyorsun?

evrensel-insan
31-05-2014, 02:04
"daimi" ile ilgili ayet var mı dedin, gösterdik.

şimdi de sana çevirici beğendiremiyoruz, şaka mısın nesin? araştırsaydın o zaman daimi ile ilgili ayet var ama ali bulaç'ın kabul etmem veya benzer anlama gelecek kelimeleri kabuletmem deseydin..

ilgili ayetleri gösterince mi kıvırma moduna geçiyorsun?

Dogru sen bir kul olarak iman ettiginden seni tatmin edebilir.

Ben ise sana her bir tercumenin TERCUME EDENIN KENDI OZNEL TERCUMESI OLDUGUNDAN bahsediyorum.

Samed hangisi, daimi mi/ebedi mi/ezeli mi?

Neden o?

Kulhuvallahu ehad
Allahus samed
Lem yelid, velem yuled
Kuhuven ehad.

1-De ki; O Allah bir tektir.

2-Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir

3-Doğurmadı ve doğurulmadı

4-O 'na bir denk de olmadı.

Nerde daimilik ebedilik ya da ezelilik

gordion
31-05-2014, 02:09
seninle tartışmayıp sadece yazılarını okuyanlar seni birkaç süslü kelimeler kullanan biri olarak olaylara farklı yaklaşan ve gerçekten efektif düşünen biri sanır.

senle tartışmaya girdikten sonra senin gerçekte ne kadar boş ve anlamsız fikirler topluluğundan oluştuğunu söyleyen biri oldu mu?

olmadıysa da ben söylüyorum.

Allahu samed.. "samed" demek aynı zamanda DAİM olmak anlamına geldiği için 4 TANE çevirmen bir tanesi DAİM diye çevirmiş, diğerleri de DAİM diye açıkladıysa herhalde DAİM anlamına geliyordur samed kelimesi.

cımbızla çektin bir tane o da tutmadı, sana burdan da ekmek çıkmadı.

bence sen bırak bu konular kafa yormayı bilimselmişsin gibi takıl buralarda, daha Allah var mı yokmu konusunda fikrinin dahi olmadığı konularda gelip Allah ile ilgili sıfatları tartışmaya çabalıyorsun.
yazık mı desem, acıklı mı desem, arabesk mi desem ne desem bilemedim.

evrensel-insan
31-05-2014, 02:14
Allah'inin sifatlari burda;

İlâhî sıfatlar, zatî ve sübutî olmak üzere iki gruba ayrılıyor.

Zatî sıfatlar :
1- Vücut (Varlık),
2- Kıdem (Ezeliyet, evveli olmama),
3- Beka (Ebediyet, ahiri olmama),
4- Vahdaniyet (Bir olma, şeriki bulunmama),
5- Kıyam binefsihî (Varlığının devamının zatından olması-başkasın yardımıyla olmaması ),
6- Muhalefetün-lil-havâdis ( Zatının mahlukatın zatlarına ve sıfatlarında mahluk sıfatlarına benzememesi)

Sübutî sıfatlar:
1- Hayat
2- İlim
3- İrade
4- Kudret
5- Sem (işitme)
6- Basar (görme)
7- Kelâm
8- Tekvin (Yaratma, var etme.) Tekvin sıfatı Maturudî mezhebine göredir. Diğer İtikat imamımız İmam Eş’arî, bu sıfatı müstakil bir sıfat olarak düşünmez. Böylece bu mezhepte Sübutî sıfatlar yedi tane olmuş olur.

Bazı İslâmî kaynaklarda ilâhî isimlerden de sıfat diye söz edildiği görülür. Meselâ, Kerim Allah’ın bir ismidir. Aynı zamanda Allah’ı kerem sahibi olarak vasıflandırması cihetiyle de sıfat vazifesi görür. Kerim Allah, dediğimiz zaman Kerim ismini sıfat makamında kullanmış oluruz.

Yine bu kaynaklarda Cenâbı Hakk’ın sıfatları üç grupta mütalâa edilir:
1- Zâtî sıfatlar (Bunlar sübutî ve selbî olarak iki kısma ayrılırlar)
2- Fiilî sıfatlar.
3- Manevî sıfatlar.

Allah’ın bütün güzel isimleri bu sıfatlardan birine dayanır. Meselâ, Âlim ismi sıfat-ı sübutiyeden “ilim” sıfatına, Kadîr ismi “kudret” sıfatına, Mütekellim ismi kelâm sıfatına dayanır. Keza, Evvel ismi, zatî sıfatlardan kıdem sıfatına, Âhir ismi, bekâ sıfatına dayanır.

İlâhî isimlerden çoğu fiilî sıfatlara dayanmaktadır. Hâlik ismi, yaratma fiiline; Muhyi ismi ihya (hayatlandırma) fiiline; Musavvir ismi “tasvir”, yâni sûret verme fiiline; Mümit ismi, imate (ölümü verme) fiiline dayanır.

Bazı isimler de manevî sıfatlara istinat ederler. Hakîm ismi Cenâbı Hakk’ın hikmet sahibi olması sıfatına; Kebir ismi, kibriya sahibi olma vasfına; Cemil ismi, cemal sahibi olmasına dayanır.

http://www.sorularlaislamiyet.com/article/26/allah-in-sifatlari-nelerdir.html

Nerde daimilik sifati?

mrdragon
31-05-2014, 02:17
Samed'i daimi diye dayatmak şirktir sayın gordion,

Oraya yorum katıyorsunuz. Samed, Kuran tabanında Allah'ın sıfatlarından biridir de,(geleneksel islam anlayışı Samed'i Allah'ın isimlerinden biri olarak algılar.) doğrudan daimidir bu demeniz şirktir.

Eski tefsircilere göre ihtiyaçların kendisine sunulduğu kişi olarak ele alınmış,

Bu arada kimileri daimiyi de kullanmışlar ama bunu söylerken, arkadan gelen doğurmamış ve doğurulmamıştır üzerine yorum yapmışlar.

Samed en üstün mertebede olan v.s. anlamlar katanlar da var.

Kimseye muhtaç olmayıp, herkesin muhtaç olduğu...


İhlas suresi en azından islamın tanrısına özel anlamlar yükler onu yükseltir de...

Tüm bunları, insanların dilinden dökülmeye asırlar boyunca muhtaç kaldığı rivayet edilen tanrı profili, çöpe atar.

Bakın bir kelimenin anlamını dahi kendinizce bilmeden de olsa tartışıyorsunuz.

Samed kelimesinin doğrudan daimi diye bir anlamı yokmuş... (kuran yazarı tam olarak neden Samed'i kullandı bilemeyiz.)

Yok hayır ben bilirim bu yüzden kullanmıştır diyorsanız, dilerseniz tanrıya sormayı deneyin. Cevap gelmezse de, (ki bu kesin olandır, doğrusunu Allah bilir der geçersiniz. Sizden kuran tabanında beklenen budur zaten.)

evrensel-insan
31-05-2014, 02:19
seninle tartışmayıp sadece yazılarını okuyanlar seni birkaç süslü kelimeler kullanan biri olarak olaylara farklı yaklaşan ve gerçekten efektif düşünen biri sanır.

senle tartışmaya girdikten sonra senin gerçekte ne kadar boş ve anlamsız fikirler topluluğundan oluştuğunu söyleyen biri oldu mu?

olmadıysa da ben söylüyorum.

Allahu samed.. "samed" demek aynı zamanda DAİM olmak anlamına geldiği için 4 TANE çevirmen bir tanesi DAİM diye çevirmiş, diğerleri de DAİM diye açıkladıysa herhalde DAİM anlamına geliyordur samed kelimesi.

cımbızla çektin bir tane o da tutmadı, sana burdan da ekmek çıkmadı.

bence sen bırak bu konular kafa yormayı bilimselmişsin gibi takıl buralarda, daha Allah var mı yokmu konusunda fikrinin dahi olmadığı konularda gelip Allah ile ilgili sıfatları tartışmaya çabalıyorsun.
yazık mı desem, acıklı mı desem, arabesk mi desem ne desem bilemedim.

Anlasildi. Senin daimiligi ne oldugu bilmedigin ve sirf ben kullandim diye de, ortaya attigin anlasilmistir.

O tarihlerde Inanirlarin daimi diye bir sifatlari oldugunu da hic zannetmiyorum.

Istedigini de, cunku her dedigin sadece kendini inandirma cabandan oteye gitmiyor.

Yani "olur mu, hic Allah'in boyle bir sifati olmamis olur mu?" cabasi ve telasi, senin yaptigin.

evrensel-insan
31-05-2014, 02:26
daimi olmak ile ilgili aynı kelimeyle refer eden ayet var mı yok mu bilmiyorum, sonuç olarak daimi demek sürekli demek, devamlı sonu olmayan, her daim - her zaman var olan, ölmeyen demek.
ezeli ve ebedi ile benzer anlamda.

cımbızla çekip daimi kelimesi hangi ayete var diye ısrarla mal bulmuş gibi sormak senini içine düştüğün hüzünlü durumu ortaya seriyor zaten.

sen önce Allah var mı yok mu konusunda fikir kırıntısına ulaş, sonra bu konulara kafa yorarsın.

Daimi "kesintiye ugramamis, kesintisiz" demektir. YANI ZAMANSAL DEGILDIR.

Mesela senin Allah'in KESINTILI YANI INSANOGLU YOKSA, ALLAH'IN DA YOK. MESELA DINAZORLAR DEVRINDE.

Evren ise kesintisiz. Zaten evren olmazsa, hic bir varlik ta olmaz. Insanogluda dahil buna.

Cunku MEKAN OLMADAN VARLIK TA, ZAMAN DA OLMAZ, AMA ZAMAN OLMADAN MEKAN DA OLUR, VARLIK TA.

Zaten zaman insanoglunun bir urunudur.

evrensel-insan
31-05-2014, 02:36
Yer (kap/butun), Yer Tutan Sey (parca/icerik) ve Zaman

Baslikta belirtilen uclemi iyi algilamak gerekir. Birincisi, yer olmadan; ne yer tutanin olmasi, ne de zamanin olmasi mumkun degildir. Burada yeri iyi algilamak icin, bir kac ornek verebiliriz. Evren, bosluk, delik , uzay, gokyuzu, dunya, doga v.s. Ikincisi; yer tutan seyin olabilmesi de; ancak yer varsa mumkundur.

Zaman konusuna gelince; zaman, herseyden once, yerde yer tutan parcanin, yani insanoglunun bir urunudur. Demekki zaman, insanoglu ile birlikte kavramlasmis ve soyut bir icerige sahiptir.

Buradan ise; bir celiski ortaya cikmaktadir. Insanoglu, herseyini zaman soyutuna gore kavramlar ve belirtir. Bu da su demektir. Zaman, kavrami olmadan; ne yerin, ne de yer tutanin; belirlenmesi veya belirtilmesi mumkun degildir.

Burdan da, su sonuca variriz. Eger, yer tutan olarak; insanoglu olmasaydi ve zamani soyut olarak yaratmasaydi, hicbir seyin ne belirtilebilmesi ne de kavramlastirilabilmesi mumkun olmayacakti.

Iste, insanoglunun en buyuk sorunu ve cikmazi; zamandan bagimsiz olan, hem yerin; hem de yer tutan parcanin, belirtilmesi, kavramlastirilmasi veifade edilebilmesi icin; insanoglunun yarattigi zamanin gerekliligidir.

Bunu sayiya dokersek; 1) yer, 2) yer tutan parca 3) zaman

Ki burada zamani yaratan yer tutan parca, insanoglu olduguna gore; siralamamiz; daha dogrusu insanoglunun siralamasi, 1) zaman 2) yer ve 3) yer tutan olarak belirir.

Bu celiskiyi daha iyi algilayabilmek icin; baska bir uclu kullanabiliriz. Beyin olmazsa, dusunce; dusunce olmazsa kavram olmaz. Burada, beyini, yer yerine; dusunceyi, yer tutan yerine, kavrami da, zaman yerine koyarsak; ayni paradoxla karsilasiriz. Paradoxumuz; 1) beyin 2) dusunce 3) kavram iken; kavram; herseyi belirler ve belirtir olma vasfiyla, yani kavram olmasa; ne beyini ne de dusunceyi belirtememe vasfiyla, siralamamiz 1) kavram 2) beyin 3) de dusunce olur.

Iste insanoglunun bu zamana endeksli celiskisi; bir seyin ilkini, basini-sonunu v.s. belirlemede, her zaman bir paradoxal sonuc sunar.

Bunu en son insanli-insansiz degerlendirdigimizde, su sonucla karsilasiriz. Insandan once ne vardi? Yer. Peki zaman? o da insanla birlikte ve insanin getirdigi soyut. O zaman siralamamiz; 1) yer 2) insanoglu 3) zaman

Ama sonucta; yeri zamanlayan, yani kavramlayan insanoglu olduguna gore; siralamamiz, 1) zaman 2) yer 3) insan olur.

Iste, maddezamansal ve yersel olarak; insanoglundan once olsa bile; insanoglu, onu zamansal kavramla -ONCE- dile getirdiginden, insanoglu sonrasi ifade olarak ortaya cikmistir. Iste buradaki paradox, oncesi ve sonrasi karsitliginin, bir birine zamansal zitligi; ne oncesi?, ne sonrasi? sorulari da; zamansal ikilemidir. Uclemimiz ise; yer, zaman ve insan-yer tutan parca- olur.

Eger, bu paradox algilanirsa; evrenin insan yaratimi zamanla ancak, ortaya konabilecegi; fakat, aslinda evrenin; hem zaman, hem de insanoglundan, bagimsiz olan varligi ortaya cikar. Cunku, sorumuz; zaten zamansal ve insansal dir.

EVREN NE ZAMAN OLUSTU? ISTE BU SORU, EVRENE GORE; MANTIK DISIDIR. CUNKU EVREN, VAR OLMAK ICIN; HEM ZAMANA HEMDE INSANA BAGIMLI DEGILDIR.

Bu paradoxu algilayabilmek; insanin mi one cikacagini, yoksa insan disinin mi-tanri ve madde- one cikacagini da aciklar.

ILK NEDIR? ILK ZAMANSAL BIR KAVRAMDIR, O ZAMAN ILK INSANOGLUNUN INSANDISI-TANRI, MADDE- BIR URUNUDUR.

ISTE SORUNDA; BURADADIR, BU KULVARDADIR.

evrensel-insan
31-05-2014, 02:51
Parca ve Butun/Kap ve Icerik

Gunumuzun epistemolojik gelismisligi temelinde; canli ve cansiz tum varliklarin; ortaya atilmis en kucuk parcasi belirlenmistir. Parca konusunda; evrimci ve bilimsel girisimler her zaman gozlemlendigi halde; yaratisiscilik ve akilli tasarim, hic bir zaman parca ile ilgilenmemis ve parcayi; tanriya teslim etmis ve mahkum kilmistir.

Hem evrim, hemde bilim ise; parca konusunda, en kucuk parcaya epistemolojik temelde ulasabilmek ve onu ortaya koyabilmek icin devamli gozlem ve teori uretmektedir. Her parcanin, ki epistemolojik olarak; hem ortaya konabilir daha kucugu ve hemde kendi tek butunu olacaktir. Buradaki, ilk butun; ayni parcalarin olusturdugu birimsel butundur. Mesela atom. Fakat, bu birimsel butunlerde, aslinda baska bir butunun parcasidir ve bu butun parca iliskisi bu sekilde surer gider. Ana butune gelindiginde; bu bilimsel olarak; bugun evren temelinde ortaya konmustur.

Yaratiliscilarin butunu ise bellidir, Yaratan, ki bu Allah, ilah, tanri v.s. olarak kavramlastirilmistir. Yaratilisciligin; parca ile ilgilenmemesinin disinda; butunde de, bir sabitligi soz konusudur. Bilim ise; bugun butunu orata epistemolojik temelde koymus olsa bile; bilimselliginden dolayi, onu da sorgulamakta ve nedenlemektedir.

Dini ve tanrisal temelde; bazi ideolojiler; evren-tanri bagini bir cesit inanc olarak ortaya koymuslardir. Her iki temelde de, goruldugu gibi.

YARATILISCILIK BITMIS; BILIM ISE, HEM PARCA, HEM DE BUTUN TEMELINDE EPISTEMOLOJIK OLARAK GOZLEM VE TEORILERINI SURDURMEKTEDIR.

Iste, bundan dolayi; yaratiliscilik sabit; bilim ve bilimsellik ise, epistemolojik duzeyde degiskendir. Yaratiliscilik, ancak; bilimin bu epistemolojik degisimine karsi; kendi inanci capinda bazi cevaplar turetmektedir. Ki, akilli tasarimcilikta bunlardan biridir.

Konuyu eger kap ve icerik temelinde ele alirsak; bilime gore epistemolojik kap, evren; yine bilime gore icerik ise; cesitli katagoriler temelinde siniflandirilmis; ve her katagorinin kendi bilim dali yaratilmistir.

Bu konuda ise; yaratisciligin, belirtebildigi bir inanc yoktur. Yani, tanri bir kap degildir, cunku insanoglu veya diger varliklar, tanrinin icinde, bunyesinde yer almaz. Sanki; tanri bir yerde; evren ve icindekiler baska bir yerdedir. Buradaki icerikte, yaratiliscilarin inancina gore; tanrinin icerigidir, yani nelere "muktedir"oldugu ve "ne" oldugu. Tanri kap olarak; algilanmadigindan; icerikte; kabin kapsami icinde bulunan, icinde barinan veya icinde yer alan v.s. olarak algilanmaz.

Butun bu aciklamalarin isiginda; insanoglunun en buyuk cikmazi ortaya cikmaktadir. Bilimsel olarak; epistemolojik temelde; ne parcanin en kucugune, ne de butunun en buyugune ulasamayacak olan insanoglu; nedense, kendisi de; bir butunun parcasi ve bir kabin iceriginin bir parcasi olarak; hem parcanin, ki bu parca hem kendi turu anlaminda, hemde kendi biri anlaminda, hem de butunun; ne oldugunu ortaya koymaya calismaktadir.

Bu parca/butunu ve kap/icerigi ortaya koyus; birincisi; sadece kendi turunu ilgilendirir; baska ve kendi turu disindaki parcalari hem kapsamaz hem de baglamaz.

Ustelik; insanoglu turu, sanki tum parcalarin sozcusuymus gibi; sirf kendi algisiyla butunu/kabi ortaya koymaya calismaktadir.

BIR PARCA/ICERIGIN; BUTUN VE KABI ORTAYA KOYMASI ANCAK KENDI PARCA/ICERIGI ADINA MUMKUNDUR. BASKA, PARCA/ICERIK ADINA DEGIL.

USTELIK; KENDI PARCASI DAHIL; PARCALARIDA ANCAK EPISTEMOLOJIK TEMELDE ORTAYA KOYABILEN INSANOGLU;PARCA/ICERIGI DE, BU TEMELDE SONUCLANMIS OLARAK ORTAYA KOYAMAMAKTADIR.

Bugun ve ayni turden olan bizler icin, herzaman; insanoglu; bir parca/icerik olarak sormus-cevaplamistir. Ne bu sorular-cevaplar bitecek; ne de bu sorular ve cevaplar; hem insanoglu turunun disindaki herhangi bir parcayi baglayacak, ne de insanoglunun kendi disindaki bu parcalar adina; yaptigi parca/butun ve kap/icerik sozculugu gecerli olacaktir.

Ayrica, bu zaten; butunun/kapin kendisini de ilgilendirmez. Cunku;

BUTUN/KAP; HICBIR ZAMAN KENDI KENDISINI ORTAYA KOYAMAZ veya KENDI ADINA ORTAYA KONANLARA CEVAP VEREMEZ. ZATEN BOYLE BIR SORUNU DA, YOKTUR. BU KENDINI ORTAYA KOYAMAYIS VE KONANLARA CEVAP VEREMEYIS ve BOYLE BIR SORUNU OLMAYIS, INSANOGLU TURU DISINDAKI HER PARCA/ICERIK ICINDE GECERLIDIR.

Bu da bize;"evren, sirf dunya yasami icin mi var?" sorusuna; "evren ve dunya, sirf insanoglu icin mi var?" sorusunu sordurtur.

gordion
31-05-2014, 12:36
sn. evrensel insan'ın cımbızla çekip üzerine de ısrarla direttiği "daimilik nerde yazıyor ayet göster" şeklindeki amiyane tabiri ile yaptığı "artistlik"ten sonra kendisine DAİMİlik ile ilgili İhlas Suresi'nden direkt 1 tane çeviri, 3 tane de samed'in anlamına ilişkin daimlik çevirisindeki tanım gösterdim.

sn. evrensel insan umarım artık bilmediği ve araştırmadan burda atıp tutmalarına bir son vermesini ve burada amiyane tabiri ile "artistlenmeden" önce konuyu iyi araştırmasını kendisinin inandırıcılığı açısından tavsiye ederim.

mrdragon, tartışma uslübunuzu düzeltmeniz olumlu, buna paralel olarak cevap vereyim;

daimilik'in neresi şirk? daimilik nedir yazar mısınız..

mrdragon
31-05-2014, 19:33
sn. evrensel insan'ın cımbızla çekip üzerine de ısrarla direttiği "daimilik nerde yazıyor ayet göster" şeklindeki amiyane tabiri ile yaptığı "artistlik"ten sonra kendisine DAİMİlik ile ilgili İhlas Suresi'nden direkt 1 tane çeviri, 3 tane de samed'in anlamına ilişkin daimlik çevirisindeki tanım gösterdim.

sn. evrensel insan umarım artık bilmediği ve araştırmadan burda atıp tutmalarına bir son vermesini ve burada amiyane tabiri ile "artistlenmeden" önce konuyu iyi araştırmasını kendisinin inandırıcılığı açısından tavsiye ederim.

mrdragon, tartışma uslübunuzu düzeltmeniz olumlu, buna paralel olarak cevap vereyim;

daimilik'in neresi şirk? daimilik nedir yazar mısınız..


Daimilik şirk değil.

Samed kelimesi daimidir diye ısrar etmek şirktir. Samed kelimesi açık anlamda kullanılmadığı halde, onun daimi olduğu konusunda ısrar edenler bu böyledir diyenler tanrının sözünü ondan iyi bilir konuma girenlerdir.

Kuran temelinde size net dillendirilen ayetleri alır uygularsınız. Muhkem olan ayetler böyledir.

Bazen de kuran, size insandan ötede işleyen konular hakkında bilgiler sunar. Bilmediğiniz, emin olmadığınız muğlak kelimeler de kullanır. İşte o kelimelerin gerçek anlamını Allah'tan başkası bilemez, dilerse Allah size ayetleri ile açıklar modunda yazılmış bir kaynaktır.

Bu aşamda, temelde inançlı biri iyi niyeti ile bazı bilgileri kullanarak tefsir yapmak isterse, yorumundan sonra En doğrusunu ve en iyisini Allah bilir. Sadece, Zan da bulunduğunu belli eder.

Oysa zan da bulunulması da kuran tanrısının hiç istemediği bir eylemdir.

Her neyse, şirk tanrıya ortak koşmak olsa da, herkes farklı yorumlayabilir.

Ben sadece kuran üzerinden şunu kendimce rahat algıladığımı söyleyebilirim. Ortak koşmak demek, tanrının vasıflarını başka yerlere adamaktır aynı zamanda. Tanrının ilmini ondan iyi bildiğini iddia ederseniz, tanrıyı arka plana atarsınız.

Ben sıklıkla söylüyorum ama oturup düşünen bir müslüman olduğunu sanmıyorum. Şayet kuran tanrısal bir kaynak olup tüm insanlığa sesleniyorsa, Tanrıdan daha doğru sözler dizeceğinize mi inanıyorsunuz?

Tefsir ilimleri zamanla açığa çıktı, Hadis külliyatı devreye girdi evet. Buna mecbur da kaldılar. Fıkıh gibi kavramların devreye girmesi de kaçınılmaz oldu.

Herşeyden öte de okuduğunuz kitap evrensel olduğunu değil, daha önce uyarılmamış bir kavime, diğerlerine gelenlerden yabancı kalmasınlar diye kendi dillerinde, mekke ve çevresine geldiğini iddia eden bir kaynaktır.

Yayılış tarzı, zamansal mekanizmaları da aksini söylemez.

Samed'in kelime anlamı adına yorum yaparsanız da, kelime olarak daimilik anlamı yoktur. Daha sonraları hemen arkasından gelen doğmamış ve doğrulmamıştır ayeti üzerine bu anlamı da taşıyabileceği varsayımı yapılmış.

Tabi geleneksel islam bu görüşe katılmayabilir. Farklı mezhepler, farklı yorumlar getirebilir.


Bu neden ile kuran'ı en baştan ayetlerin iniş sırasına göre uzun soluklu okumak daha sağlıklı yorum katmanıza yarar.

RainFall
31-05-2014, 21:12
Nedense kuran tanrısı bir zamanlar geveze gibi konuşurken birden susmayı tercih etti ne garip?

evrensel-insan
31-05-2014, 22:12
sn. evrensel insan'ın cımbızla çekip üzerine de ısrarla direttiği "daimilik nerde yazıyor ayet göster" şeklindeki amiyane tabiri ile yaptığı "artistlik"ten sonra kendisine DAİMİlik ile ilgili İhlas Suresi'nden direkt 1 tane çeviri, 3 tane de samed'in anlamına ilişkin daimlik çevirisindeki tanım gösterdim.

sn. evrensel insan umarım artık bilmediği ve araştırmadan burda atıp tutmalarına bir son vermesini ve burada amiyane tabiri ile "artistlenmeden" önce konuyu iyi araştırmasını kendisinin inandırıcılığı açısından tavsiye ederim.

mrdragon, tartışma uslübunuzu düzeltmeniz olumlu, buna paralel olarak cevap vereyim;

daimilik'in neresi şirk? daimilik nedir yazar mısınız..

"atip tutma, cimbizla cekme, artistik yapma, konuyu iyi arastirmadan yazma" v.s. bilimsel degildir ve de bilissel degildir. Dolayisi ile evrensel-insan lakabinin ne yaptigi ne de yapacagi eylemler degildir.

Bunun boyle olmadigini gormek isteyenler, LAKABIMIN KURAN'INIZIN YAZDIGININ YUZ KATI YAZILARINA BU SITEDEN ULASABILIRLER.

Ayrica bu niyet okumalar, gostermistir ki; KISILER ANCAK KENDI YAPABILECEKLERI SEYLERIN, BASKALARININ DA YAPTIGI HAYALINI DILE GETIRMEKTE KENDILERINI DESIFRE EDERLER.

gordion
01-06-2014, 16:56
Daimilik şirk değil.

Samed kelimesi daimidir diye ısrar etmek şirktir. Samed kelimesi açık anlamda kullanılmadığı halde, onun daimi olduğu konusunda ısrar edenler bu böyledir diyenler tanrının sözünü ondan iyi bilir konuma girenlerdir.

Kuran temelinde size net dillendirilen ayetleri alır uygularsınız. Muhkem olan ayetler böyledir.

Bazen de kuran, size insandan ötede işleyen konular hakkında bilgiler sunar. Bilmediğiniz, emin olmadığınız muğlak kelimeler de kullanır. İşte o kelimelerin gerçek anlamını Allah'tan başkası bilemez, dilerse Allah size ayetleri ile açıklar modunda yazılmış bir kaynaktır.

Bu aşamda, temelde inançlı biri iyi niyeti ile bazı bilgileri kullanarak tefsir yapmak isterse, yorumundan sonra En doğrusunu ve en iyisini Allah bilir. Sadece, Zan da bulunduğunu belli eder.

Oysa zan da bulunulması da kuran tanrısının hiç istemediği bir eylemdir.

Her neyse, şirk tanrıya ortak koşmak olsa da, herkes farklı yorumlayabilir.

Ben sadece kuran üzerinden şunu kendimce rahat algıladığımı söyleyebilirim. Ortak koşmak demek, tanrının vasıflarını başka yerlere adamaktır aynı zamanda. Tanrının ilmini ondan iyi bildiğini iddia ederseniz, tanrıyı arka plana atarsınız.

Ben sıklıkla söylüyorum ama oturup düşünen bir müslüman olduğunu sanmıyorum. Şayet kuran tanrısal bir kaynak olup tüm insanlığa sesleniyorsa, Tanrıdan daha doğru sözler dizeceğinize mi inanıyorsunuz?

Tefsir ilimleri zamanla açığa çıktı, Hadis külliyatı devreye girdi evet. Buna mecbur da kaldılar. Fıkıh gibi kavramların devreye girmesi de kaçınılmaz oldu.

Herşeyden öte de okuduğunuz kitap evrensel olduğunu değil, daha önce uyarılmamış bir kavime, diğerlerine gelenlerden yabancı kalmasınlar diye kendi dillerinde, mekke ve çevresine geldiğini iddia eden bir kaynaktır.

Yayılış tarzı, zamansal mekanizmaları da aksini söylemez.

Samed'in kelime anlamı adına yorum yaparsanız da, kelime olarak daimilik anlamı yoktur. Daha sonraları hemen arkasından gelen doğmamış ve doğrulmamıştır ayeti üzerine bu anlamı da taşıyabileceği varsayımı yapılmış.

Tabi geleneksel islam bu görüşe katılmayabilir. Farklı mezhepler, farklı yorumlar getirebilir.


Bu neden ile kuran'ı en baştan ayetlerin iniş sırasına göre uzun soluklu okumak daha sağlıklı yorum katmanıza yarar.

konu, sn. evrensel insanın cımbız merakı yüzünden, ona gayet basit bir anlamı olan "daimilik" kavramını Allah için kullanıp kullanamayacağımızı anlatmaya çabalamak yüzünden buralara kadar geldi.

ben size daimilik'in tanımı nedir diye sordum, görebildiğim kadarı ile söylememişsiniz.

daimilik; sürekli olan, daim olan, daima var olan, kesintisiz, bitmeyen, ölmeyen vb. anlamında değil midir? evet veya hayır.

EVET olduğu aşikar öyle değil mi, öyleyse ben daimilik kelimesini Allah için söyleyebilirim.

konu bu kadar basit, ama evrensel insan üyesinin düşünme çerçevesi kendini hapsettiği kelimeler kadar olduğu için o hapsettiği kelimelerin dışına çıkamıyor malesef. bunu son attığı mesajdan da görebilirsiniz.

gereksiz tartışmalarda işte bu yüzden çıkıyor.

gordion
01-06-2014, 17:07
"atip tutma, cimbizla cekme, artistik yapma, konuyu iyi arastirmadan yazma" v.s. bilimsel degildir ve de bilissel degildir.



o kelimelerin çoğu zaten "deyim" dir güzel kardeşim :) bilimsel olması veya olmamasının bir önemi yok, bunlar insan davranışları için kullanılan genel geçer hayatta kullanılan ve her insanın anladığı deyimlerdir.



Dolayisi ile evrensel-insan lakabinin ne yaptigi ne de yapacagi eylemler degildir.



hocam sana ciddi anlamda bu kafayı değiştirmeni tavsiye ederim, bilimsellik ve bilişsellik kavramlarına seni kim oturtmuşsa daha kullanılan deyimleri bile "bilimsel ve bilişsel" değil diye anlayamıyorsun, kavrayamıyorsun, kabul etmiyorsun.

sen bu kelimelere kendini hapsetttiğin müddetçe gerçekleri asla göremeyecek ve asla bir İNSAN davranışları sergileyemeyeceksin, bir robottan farkın yok inan.

RainFall
01-06-2014, 17:11
o kelimelerin çoğu zaten "deyim" dir güzel kardeşim :) bilimsel olması veya olmamasının bir önemi yok, bunlar insan davranışları için kullanılan genel geçer hayatta kullanılan ve her insanın anladığı deyimlerdir.



hocam sana ciddi anlamda bu kafayı değiştirmeni tavsiye ederim, bilimsellik ve bilişsellik kavramlarına seni kim oturtmuşsa daha kullanılan deyimleri bile "bilimsel ve bilişsel" değil diye anlayamıyorsun, kavrayamıyorsun, kabul etmiyorsun.

sen bu kelimelere kendini hapsetttiğin müddetçe gerçekleri asla göremeyecek ve asla bir İNSAN davranışları sergileyemeyeceksin, bir robottan farkın yok inan.
Kuranı kabul ettirme gibi bir derdiniz mi var insanlara?

evrensel-insan
01-06-2014, 20:03
o kelimelerin çoğu zaten "deyim" dir güzel kardeşim :) bilimsel olması veya olmamasının bir önemi yok, bunlar insan davranışları için kullanılan genel geçer hayatta kullanılan ve her insanın anladığı deyimlerdir.



hocam sana ciddi anlamda bu kafayı değiştirmeni tavsiye ederim, bilimsellik ve bilişsellik kavramlarına seni kim oturtmuşsa daha kullanılan deyimleri bile "bilimsel ve bilişsel" değil diye anlayamıyorsun, kavrayamıyorsun, kabul etmiyorsun.

sen bu kelimelere kendini hapsetttiğin müddetçe gerçekleri asla göremeyecek ve asla bir İNSAN davranışları sergileyemeyeceksin, bir robottan farkın yok inan.

Ben senin insan davranisinin ne oldugunu bildigini zannetmiyorum. Yalniz insanoglu olarak kul davranisini bildigine de eminim.

Peki soyle bir soru soralim.

Dinazorlar devrinde, Allah'in ya da Islam dini var miydi?

Bugun bu din ve Allah'in insanoglu disinda baska hangi tur icin var?

Bakalim bu iki soruda hangi ortacag zihniyetini yanitlar olarak ortaya koyacaksin?

evrensel-insan
01-06-2014, 20:04
Kuranı kabul ettirme gibi bir derdiniz mi var insanlara?

Bence derdi, Kurani kabul ettirmeden ziyade, Kuran'da olmayanlari kendine kabul ettirme ve kullugunu devam ettirebilme.

gordion
01-06-2014, 21:41
Ben senin insan davranisinin ne oldugunu bildigini zannetmiyorum. Yalniz insanoglu olarak kul davranisini bildigine de eminim.

Peki soyle bir soru soralim.

Dinazorlar devrinde, Allah'in ya da Islam dini var miydi?

Bugun bu din ve Allah'in insanoglu disinda baska hangi tur icin var?

Bakalim bu iki soruda hangi ortacag zihniyetini yanitlar olarak ortaya koyacaksin?

sana göre Allah bilimsel değildir, sen bilimsel olmayan ve buna paralel olarak hakkında olup olmadığına dair hiçbir fikir kırıntın dahi olmadığı bir şey hakkında konuşman ve fikri yürütmen bilimselliğe ve bilişselliğe aykırıdır. sen bir robottan farklı değilsin.

sana bu konular çok çok uzak sn. evrensel insan, senin Allah konularını tartışabilmen için senin önce robotluktan kurtulman lazım, cımbızla çekmek ne demek, atıp tutmak ne demek, artistlik yapmak ne demek gibi bilimsel olmayan ama genel geçer hayata İNSAN olan herkesin anlayacağı bu gibi kavramları öğrenip kabul edip anlaman için senin 80 fırın ekmek yemen lazım.

sana bu işin çaresini söyledim, bu işin çaresi elbet 80 fırın ekmek yemek değil o işin latifesi, ha latife yapmak "bilimsel ve bilişsel midir onu bilemem, bilimsel olmadığı için anlarmısın onuda bilemem ama bu işin çaresi;

kendini İNSAN olarak geliştirmen, olaylara sadece bu bilimseldir ve bilişseldir bilişselse vardır bilişsel değilse yoktur, bilimsel ve bilişsel olmayan kavramlar geçersizdir gibi ucube ve saçma sapan kalıplardan sıyrılabilmendir

evrensel-insan
01-06-2014, 21:50
sana göre Allah bilimsel değildir, sen bilimsel olmayan ve buna paralel olarak hakkında olup olmadığına dair hiçbir fikir kırıntın dahi olmadığı bir şey hakkında konuşman ve fikri yürütmen bilimselliğe ve bilişselliğe aykırıdır. sen bir robottan farklı değilsin.

sana bu konular çok çok uzak sn. evrensel insan, senin Allah konularını tartışabilmen için senin önce robotluktan kurtulman lazım, cımbızla çekmek ne demek, atıp tutmak ne demek, artistlik yapmak ne demek gibi bilimsel olmayan ama genel geçer hayata İNSAN olan herkesin anlayacağı bu gibi kavramları öğrenip kabul edip anlaman için senin 80 fırın ekmek yemen lazım.

sana bu işin çaresini söyledim, bu işin çaresi elbet 80 fırın ekmek yemek değil o işin latifesi, ha latife yapmak "bilimsel ve bilişsel midir onu bilemem, bilimsel olmadığı için anlarmısın onuda bilemem ama bu işin çaresi;

kendini İNSAN olarak geliştirmen, olaylara sadece bu bilimseldir ve bilişseldir bilişselse vardır bilişsel değilse yoktur, bilimsel ve bilişsel olmayan kavramlar geçersizdir gibi ucube ve saçma sapan kalıplardan sıyrılabilmendir

Demek sen demogoji yapmayi da biliyorsun!

Aslinda onu bile bilerek degil, caresizlikten yaptiginin farkindayim.

O yuzden sorulara yanit veremeyisini illla demogoji yaparak kapatmaya calismana gerek yok.

Cunku bilgisiz bilincsiz ve algisiz mesajlara zaten yanit verecek kadar saygisiz degilim.

Ama en azindan durustluk bekleme gibi bir huyum var.

O yuzden demogojiyi birakip, daha once de veremedigin gibi sorulara yanit bekliyorum.

Ya da "ben bu sorulari yanitlayamam, bu sorular benim Allah'imi ve onu konusturan beni asar" tavrini senden bekliyorum ve hala da umitliyim.

gordion
01-06-2014, 22:09
Demek sen demogoji yapmayi da biliyorsun!

Aslinda onu bile bilerek degil, caresizlikten yaptiginin farkindayim.

O yuzden sorulara yanit veremeyisini illla demogoji yaparak kapatmaya calismana gerek yok.

Cunku bilgisiz bilincsiz ve algisiz mesajlara zaten yanit verecek kadar saygisiz degilim.

Ama en azindan durustluk bekleme gibi bir huyum var.

O yuzden demogojiyi birakip, daha once de veremedigin gibi sorulara yanit bekliyorum.

Ya da "ben bu sorulari yanitlayamam, bu sorular benim Allah'imi ve onu konusturan beni asar" tavrini senden bekliyorum ve hala da umitliyim.

senin için yazdıklarım hepsi gerçek bunu kabul et, bu sensin.
sen bilimsel ve bilişsel olmayan herşeyi yok sayan bir zihniyetin ürünüsün.

cımbızla çekmek gibi çok basit bir deyimi bile algılayacak yapın yok, aslında sen bir insansın ben buna inan yürekten inanıyorum, sadece kendini belli kalıplarla sokmaya çalışıyorsun ama böyle bir dünya yok üzgünüm.

bana sorduğun ve aklınca soru sandığın kelimeler topluluğuna gelirsek;

senin bana Allah hakkında soru sormaya gücün yok, çünkü senin kafa bilimsel olarak tanımlanmayanları reddeder, senin tanımadığın, hakkında hiçbir fikrin dahi olmadığı bir şey hakkında bana gelip de "o şey şu zamanlar varmıydı" sorusunu sormak kadar kendinle çelişen ve kendi kalıplarını yerle bir eden bir soru olamaz.

ben senin o soruna cevap versem ne olacak?
cevap versem inanacak mısın?
neyi öğreneceksin? öğrensen ne olacak sen zaten bir Allah'ı kabul etmiyorsun, kabul etmediğin ve hakkında HİÇBİR fkir KIRINTIN bile olmadığı bir ALLAH kavramının dinozorlar zamanında olmasına ilişkin benim vereceğim cevaptan sana ne?

senin yok saydığın bir ALLAH'ın dinozorlar devrinde olmasının ne önemi var senin için zaten ALLAH dinozor devrinde de yok, ortaçğda da yok, kainatı nbaşlangıcında da yok..dinozorlar devrinde olsa ne olacak?

evrensel-insan
01-06-2014, 22:14
senin için yazdıklarım hepsi gerçek bunu kabul et, bu sensin.
sen bilimsel ve bilişsel olmayan herşeyi yok sayan bir zihniyetin ürünüsün.

cımbızla çekmek gibi çok basit bir deyimi bile algılayacak yapın yok, aslında sen bir insansın ben buna inan yürekten inanıyorum, sadece kendini belli kalıplarla sokmaya çalışıyorsun ama böyle bir dünya yok üzgünüm.

bana sorduğun ve aklınca soru sandığın kelimeler topluluğuna gelirsek;

senin bana Allah hakkında soru sormaya gücün yok, çünkü senin kafa bilimsel olarak tanımlanmayanları reddeder, senin tanımadığın, hakkında hiçbir fikrin dahi olmadığı bir şey hakkında bana gelip de "o şey şu zamanlar varmıydı" sorusunu sormak kadar kendinle çelişen ve kendi kalıplarını yerle bir eden bir soru olamaz.

ben senin o soruna cevap versem ne olacak?
cevap versem inanacak mısın?
neyi öğreneceksin? öğrensen ne olacak sen zaten bir Allah'ı kabul etmiyorsun, kabul etmediğin ve hakkında HİÇBİR fkir KIRINTIN bile olmadığı bir ALLAH kavramının dinazrolar zamanında olmasına ilişkin venim vereceğim cevaptan sana ne?

Suna kisaca "cevap veremiyorum" diyemiyorsan, bu kadar mesaji neden yaziyorsun ki!

Demek senin Allah'inin bir sifati da demogojik olmak!

Bak bunu bilmiyordum, ogrendigim iyi oldu!

gordion
01-06-2014, 22:30
bu kadar mesajı senin düşünce çapının ne kadar sığ olduğunu ve kendinle ne kadar çeliştiğini göstermek için yazıyorum.

ne bu evrenin başlangıcında,
ne taş devrinde,
ne ortaçağda,
ne yeni çağda..kısaca hiçbir dönem için bir Allah'ın varlığına inanmayan birisi çıkmış bana "Allah dinozor devrinde var mıydı" diye soru soruyor:)

üzerine de gelmiş kendinle çelişen haline bakmadn gelmiş beni yargılamaya çabalıyor.

sana kolay gelsin dostum, sana bir forum üyesi olarak bu kafayı değiştirmen öneririm, sadece öneri, gerisi sana kalmış.
ya bu kafayı değiştirirsin ya da böyle çelişkiler üzerine hayatını inşa edersin.

evrensel-insan
01-06-2014, 22:41
bu kadar mesajı senin düşünce çapının ne kadar sığ olduğunu ve kendinle ne kadar çeliştiğini göstermek için yazıyorum.

ne bu evrenin başlangıcında,
ne taş devrinde,
ne ortaçağda,
ne yeni çağda..kısaca hiçbir dönem için bir Allah'ın varlığına inanmayan birisi çıkmış bana "Allah dinozor devrinde var mıydı" diye soru soruyor:)

üzerine de gelmiş kendinle çelişen haline bakmadn gelmiş beni yargılamaya çabalıyor.

sana kolay gelsin dostum, sana bir forum üyesi olarak bu kafayı değiştirmen öneririm, sadece öneri, gerisi sana kalmış.
ya bu kafayı değiştirirsin ya da böyle çelişkiler üzerine hayatını inşa edersin.

Demogojiye devam.

Simdi tam Allah'ina sirk kosmus oldun, hem de tescilli olarak. Senin kafanin 700 yil geride olusu nedeniyle, ben kafami degistiremem.

Cunku bana ancak cagdas kafa uygun dusuyor.

O yuzden ne onerini kabul edebilecegim, ne de sana cagdas olmani onerebilecegim. Cunku boyle bir olanaginin olmadigini zaten her daim kanitliyorsun.

Celiski icinde yasayip, celiskiden bahsetmen de ayri bir ironi.

Yalniz bu arada Allah'inin ve onu konusturan senin hipokratik sifatindan bahset mismiydim?

Bahsetmis olsam da, bu mesajda ayni sifati mesajinda gosterdiginden bunu tekrar etmis olmamin bir sakincasi olmadigini dusunuyorum.

mrdragon
01-06-2014, 22:58
konu, sn. evrensel insanın cımbız merakı yüzünden, ona gayet basit bir anlamı olan "daimilik" kavramını Allah için kullanıp kullanamayacağımızı anlatmaya çabalamak yüzünden buralara kadar geldi.



Pardon ama;

Neyse ebedi, ezeli ve daimi ile ilgili aralarindaki farklar ile ilgili bilginin olmadigi da daimilik ile ilgili ayet olmadigi da, anlasilmis oldu.

Hayır, ben tartışmaya daimiliğin ayetlerde olmadığı kısmı üzerine müdahil oldum. Lakin siz bunu dahi anlayamadınız. Daimiliğin ayetlerde olması üzerinden tartıştınız. Öncesi ile ilgili benim bir beyanım yoktur. Bunu da göremiyorsanız evet müslüman olduğunuzu biliyoruz başka delile gerek yok.



ben size daimilik'in tanımı nedir diye sordum, görebildiğim kadarı ile söylememişsiniz.

Yine hayır, siz daimilik şirk midir? Daimiliğin tanımını yazarmısınız diye sordunuz. Yani tek başına daimiliği sormadınız.

Ama diyeceksiniz ki, yine de daimilik nedir diye sordum.

Bende sözüme,

Daimilik şirk değil.

Samed kelimesi daimidir diye ısrar etmek şirktir.

Diye başladım. Yani ön koşulunuz doğru değildi. Bu aşamada daimilik kavramını şirk görmediğime göre neden tanımını vereyim ki?

Biri size diyor ki, daimilik kuranda ayet olarak yoktur. Yoksa daimi olmayı ilkokul çocuklarının da bilmesi gerekiyor. Siz daimilik nedir bilmiyorsunuz dedim de haberim mi yok?

Ben size söyleyim, siz müslümansınız algılarınız oldukça sınırlı, her sözünüzde bunu kanıtlıyorsunuz, siz böyleyseniz diğer imanlıları düşünemiyorum demiyeceğim son günlerde onları da gözlemliyorsunuz.




daimilik; sürekli olan, daim olan, daima var olan, kesintisiz, bitmeyen, ölmeyen vb. anlamında değil midir? evet veya hayır.

EVET olduğu aşikar öyle değil mi, öyleyse ben daimilik kelimesini Allah için söyleyebilirim.

Daimilik kelimesini söyleyemezsiniz diyen mi oldu? Samed kelimesini daimilik diye çevirmek ve bunda diretmek şirktir diyen mi?


Arapça yazayım aslında ben size, gider birine tefsir ettirir belki o zaman anlarsınız. Yoksa farsça mı yazayım?



konu bu kadar basit, ama evrensel insan üyesinin düşünme çerçevesi kendini hapsettiği kelimeler kadar olduğu için o hapsettiği kelimelerin dışına çıkamıyor malesef. bunu son attığı mesajdan da görebilirsiniz.

gereksiz tartışmalarda işte bu yüzden çıkıyor.


Her insanın bakış açısı farklıdır. Bendeki evrensel insan algısı ile gordion algısı adına konuşursam, müslüman kimliğiniz ile düşünce yetinizin yitirildiğini gözlemlediğimi söyleyebilirim.

Evrensel insan hakkında yorum yapmak şu anda tercihlerim arasında değil.

Sadece şunu söyleyebilirim, biriniz mutlak güç sahibi adına kendi dilinden yorumlar katıp konuşuyor tanrıyı dilinin kuklası haline getiriyor.

Diğeriniz ise, kendine has düşüncelerini konuşturuyor. Zaten onda var olan düşünceler üstün bir varlığa adanmayıp öznel olduklarından sıkıntı yok.

Siz bunu dahi algılayamıyorsunuz. Sonra mrdragon neden bu sitede ısrar ile yazan mantıktan uzak müslümanları ti'ye alıyor derler. Aldırmayın efendim, bilgi ile donanın mantıksal sınırlardan uzaklaşmayın, ve imanınızda samimi olun. Bize göre tamamen hayal ürünü ve akıl dışı olan tanrınıza tamamen güvenin. Sözlerini ve söz söyleme sanatını hiçe sayıp size göre o cüzi irade ve kısmi aklınız ile tanrının sözlerinin üstüne çıkmayın...

evrensel-insan
02-06-2014, 00:27
Zaten onda var olan düşünceler üstün bir varlığa adanmayıp öznel olduklarından sıkıntı yok.



Neyse, imanli inanirlarin daha iyi algilayabilmesi adina aciklayayim, bari:

Evrensel-insan lakapli birey, aslinda bu dunyadan degil; baska bir gezegenden gelmis biridir.

Gorevi de, dunyadaki kitleye kendisine verilmis cografi ve toplumsal bolge olarak, orada cagdasligi ve de bilisim ve bilgi toplumunun insanoglunun zihnini her bir kisinin kendi beynini, kendi insanlastirmasi konusunda her acidan yardimci olmaktir.

RainFall
02-06-2014, 10:02
Allahın yaratılmaya ihtiyacı yoktur islam dinine göre zaten vardı başta var kabul edilir.İslam dininin çökmesi için Allah incelemek gerek aklını korkmadan korkusuzca kullanabilirsen islam otamatikmen çökecektir.Allahın önceden belirlediği gerçekleşecek bazı olaylar var çünkü Allah mantıken birşeyleri biliyor değil mi?Evet öyle eğer bilmeseydi ilah olabilirmiydi veya tanrı ama normal bir tanrı değil özel isme sahip tıpkı Zeus gibi Zeus nasıl anlamsızsa Allah ismide o kadar anlamsız ve saçma.İslam dini bilinmeyen üzerinden giderek güçlenen bir din onu zayıflatmak dediğim gibi için önce dinini öğrenmen gerek.Allah önceden birşeyleri belirlemiş.Bu belirlenen şeylerin gerçekleşmesi için süreci bekleyip olayları gözlemlemek gerek ve Allahın var veya yok olduğuna oradan kanaat getirebiliriz.Hadislerden yola çıkabiliriz kuran tek başına yıkılamaz hadisler gerekli bu yüzden.İslamın içerisinde olanlarında pek inandığını zannetmiyorum islama.

gordion
02-06-2014, 21:42
mrdragon,


senin kullandığın kişisel hakarete varan ifadelerin alasını yaparım, bundan emin ol. bu tavırlarından vazgeç, bu cümleler sana hiçbir şey kazandırmaz, seni haklı da yapmaz.

konu şu;
@evrensel insan kuyuya bir taş attı ben de çıkarmaya çalışıyorum.

Eveleyip gevelemeye gerek yok, asıl konu şu, ister müdahil ol, ister müdahil olma;

Ben Allah için " O daimidir" dedim, hala da diyorum, bu sözümü yanlışlayan hiçbir mesaj da şu ana kadar okumadım.

Tekrar yazayim,
daimilik; daima var olan, sürekli olan, kesintisiz olan demektir. [B]Bunda hemfikiriz. NET.

Bu ifadeler islamın Allah'ı için kullanılabilir diyorum.

Bana Allah için "sürekli olandır, daima var olandır" yani kısaca; Allah daimidir sözümün yanlışlığını lütfen açıklayın.

gordion
02-06-2014, 21:53
Kavrayabilmen açısından ebedi ve ezeli kavramlarını da belirtelim.

Ezeli : Başlangıcı olmayan.

Ebedi: Sonu olmayan.

Daimi ne demekti bir de onu hatırlayalım; daima var olan, sürekli olan, kesintisiz olan.

Altını çizdiğim ifade "ebedi" kelimesinin açıklaması ile tamamen benzer, yani "sonu olmayan" (ebedi), "daima var olan" (daimi).

sonu olmayan zaten daima var olandır, dolayısı ile benim Allah için daimidir dememde hiçbir sakınca yok.

gordion
02-06-2014, 21:57
evrensel insan sana ne demiştim ben, senin Allah ile ilgili soru sorman senin temel saplantılarına aykırı.

"dinozor döneminde yapılan bilimsel araştırmalarda bilimsel olarak Allah ile ilgili bir bulguya rastlanmamıştır"

işte sen bu cümlesin, sen bu cümleden GRAM ileriyi düşünemezsin. Dolayısı ile yine söyleyeyim senin tanımında olmayan, bilimsel olarak gösterilmemiş bir Allah'a inanman mümkün değilken bana gelip de Allah dinozor devrinde var mıydı diye soru sorman bu alemin en trajikomik sorusu.

RainFall
02-06-2014, 22:05
Kavrayabilmen açısından ebedi ve ezeli kavramlarını da belirtelim.

Ezeli : Başlangıcı olmayan.

Ebedi: Sonu olmayan.

Daimi ne demekti bir de onu hatırlayalım; daima var olan, sürekli olan, kesintisiz olan.

Altını çizdiğim ifade "ebedi" kelimesinin açıklaması ile tamamen benzer, yani "sonu olmayan" (ebedi), "daima var olan" (daimi).

sonu olmayan zaten daima var olandır, dolayısı ile benim Allah için daimidir dememde hiçbir sakınca yok.

Bekleyeceğiz Gordion islammı yoksa hristiyanlıkmı haklı çıkacak?Biri irrasyonel mantıktan alıyor gücünü diğeri rasyonel mantıktan alıyor gücünü.Hristiyan değilim ama Yahudilere benzer bir inanışım var.

RainFall
02-06-2014, 22:08
Gordion sonu olmayan şey nedir tanımını yapmak gerekir.Bilinç ve iradeyemi sahiptir?Yoksa bir kişi tarafından yönlendirilmiş bir iradeyemi sahiptir?
Yoksa sırası gelince gerçekleşecek olaylar bütünümüdür?

evrensel-insan
02-06-2014, 22:10
evrensel insan sana ne demiştim ben, senin Allah ile ilgili soru sorman senin temel saplantılarına aykırı.

"dinozor döneminde yapılan bilimsel araştırmalarda bilimsel olarak Allah ile ilgili bir bulguya rastlanmamıştır"

işte sen bu cümlesin, sen bu cümleden GRAM ileriyi düşünemezsin. Dolayısı ile yine söyleyeyim senin tanımında olmayan, bilimsel olarak gösterilmemiş bir Allah'a inanman mümkün değilken bana gelip de Allah dinozor devrinde var mıydı diye soru sorman bu alemin en trajikomik sorusu.

Samed (Arapça اَلصَّمَدْ (sˤamad)‎), Kur'an'da geçen Allah'ın 99 adından biridir.

Etimoloji

Kelime Mezopotamya'da Akadların Güneş tanrısı Şamaş veya Kenanlıların Güneş tanrıçası olan Şapaş ile benzer fonetiğe sahiptir [1] ve muhtemelen aynı isimlerin farklı dil ve lehçelerdeki farklı telaffuzundan ibarettir. Bu ve benzeri durumdaki diğer isimler, bâzı analistler tarafından (tanrı veya tanrıçalara verilen isimlerin Allah'a atfedilmesi) tek tanrıcılığa giden yolda değişik adımlar atılması olarak değerlendirilir.

Anlamı

Geleneksel meâl çalışmalarında Samed kelimesine birebir tercüme şeklinde anlam verilmez ve "kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama her şey ona muhtaç olan; tüm canlıların ihtiyaçlarını gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan" şeklinde açıklamalarda bulunulur.

Adın geçtiği Kur'an âyetleri

De ki: O Allah, birdir. Allah Samed'dir. O doğmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey ona eş veya denk değildir. (112:1-3)

اَلصَّمَدْ -samed

دائم -daimi

Tabi ki cunku senin beyin ufkun ne dinazoru algilar ne zamani algilar ne insanoglunu algilar SADECE BIAT ETTIGIN ALLAH'INI KENDI DOGRULADIGIN GIBI KONUSTUIRMAYI ALGILAR.

Insanoglunun OLMADIGI HIC BIR YERDE ALLAH'INM DA YOKTUR. Cunku Allah'in sadece ve sadece insanoglunun kullandigi, bir kavramdir.

Pek algilayabilecegini zannetmiyorum ama, yine de aciklayayim dedim. En azindan beyinleri ortacag ile tikanmamis olanlara bir yardimi olur.

gordion
02-06-2014, 22:17
Kavrayabilmen açısından ebedi ve ezeli kavramlarını da belirtelim.

Ezeli : Başlangıcı olmayan.

Ebedi: Sonu olmayan.

Daimi ne demekti bir de onu hatırlayalım; daima var olan, sürekli olan, kesintisiz olan.

Altını çizdiğim ifade "ebedi" kelimesinin açıklaması ile tamamen benzer, yani "sonu olmayan" (ebedi), "daima var olan" (daimi).

sonu olmayan zaten daima var olandır, dolayısı ile benim Allah için daimidir dememde hiçbir sakınca yok.

köşeye sıkışınca nasıl hakaretler başlıyor :)

evrensel insan, laga luga yapma da şu üstteki mesajıma cevap vermeyi dene.

ebedilik ve daimilik tanımlarını açıkladım, ebedi ile daimilik arasında NET bir benzerlik var, cevap verebiliyorsan buna cevap ver.

sonu olmayan = daima var olan mıdır yoksa değil midir?

evrensel-insan
02-06-2014, 22:53
köşeye sıkışınca nasıl hakaretler başlıyor :)

evrensel insan, laga luga yapma da şu üstteki mesajıma cevap vermeyi dene.

ebedilik ve daimilik tanımlarını açıkladım, ebedi ile daimilik arasında NET bir benzerlik var, cevap verebiliyorsan buna cevap ver.

sonu olmayan = daima var olan mıdır yoksa değil midir?

Daha once sanas verdim, daimi "kesintisiz" demektir.

Ama senin bu terbiyesizliklerinden artik gina geldigini soyleyebilirim. Hic bir ilgimi cekmedigi halde sana bir seyler arastiriyor ve iletiyorum. Saygisizligin luzumu yok.

Ebedilik "sonsuzluk" demektir.

Ezeli- "baslangici olmayan/oncesiz" demektir.

Aralarinda hic bir benzerlik yok. Hepsinin anlam ve icerigi farkli.

Evren, ne ebedidir, ne de ezelidir; ama daimidir. Cunku daimiligi GOZLEM VERIR, AMA EBEDILIGI VE EZELILIGI GOZLEM VERMEZ; AKILCI SIFATLARDIR.

Ayni senin Allah'ina ekledigin, "daimilik" gibi.

Daimiligin sana arapcasini da verdim.

evrensel-insan
02-06-2014, 23:07
Allah'inin "99 ismi" burda;

Adil ·
Afüv ·
Âhir ·
Alîm ·
Alî ·
Allah ·
Azîm ·
Azîz ·
Bâis ·
Bâkî ·
Bâri' ·
Basîr ·
Bâsit ·
Bâtın ·
Bedî ·
Berr ·
Câmi ·
Cebbâr ·
Celîl ·
Dâr ·
Evvel ·
Fettâh ·
Gaffâr ·
Gafûr ·
Ganî ·
Habîr ·
Hâdî ·
Hâfıd ·
Hafîz ·
Hakem ·
Hakîm ·
Hakk ·
Hâlik ·
Halîm ·
Hamîd ·
Hasîb ·
Hayy ·
Kābid ·
Kādir ·
Kahhâr ·
Kavî ·
Kayyûm ·
Kebîr ·
Kerîm ·
Kuddûs ·
Latîf ·
Mâcid ·
Mâlik-ül Mülk ·
Mâni ·
Mecîd ·
Melik ·
Metîn ·
Muahhir ·
Mucîb ·
Muğnî ·
Muhsin ·
Muhyî ·
Muîd ·
Muiz ·
Mukaddim ·
Mukît ·
Muksit ·
Muktedir ·
Musavvir ·
Mübdî' ·
Müheymin ·
Mümin ·
Mümît ·
Müntakim ·
Müteâli ·
Mütekebbir ·
Müzil ·
Nâfi ·
Nûr ·
Râfi ·
Rahîm ·
Rahmân ·
Rakîb ·
Ra'ûf ·
Reşîd ·
Rezzâk ·
Sabûr ·
Samed ·
Selām ·
Semî ·
Şehîd ·
Şekûr ·
Tevvâb ·
Vâcid ·
Vâhid ·
Vâlî ·
Vâris ·
Vâsi ·
Vedûd ·
Vehhâb ·
Vekîl ·
Velî ·
Zâhir ·
Zülcelâl-i vel-İkrâm

Bunlardan hicbirinde "daimilik" anlam ve icerigi yoktur.

Senin yaptigin, ayni "zina ile tecavuze ayni anlam ve icerigi vermek" ornegi.

Kuran'in da ZINA VARDIR, AMA TECAVUZ YOKTUR.

Cunku o tarih ve cografya da tecavuz dusunce ve davranisi mevcut degildi.

Ayni "disinin evlenme yasi" olmadigi gibi.

Ya da "cinselligin" algisinda "yetiskin/cocuk" farki olmamasi gibi.

Cunku Kuran'inda ki algi "biyolojik/fiziki goruntu" uzerinedir. O yuzden kiz cocugunun yasi degil, fiziki goruntusu onemlidir. Yoksa pedofili inanirlarin yasam ve iliskisinde olmazdi.

evrensel-insan
02-06-2014, 23:16
Samed صامد

Daimi دائم

Ebedi أبدي

Ezeli أقسم

mrdragon
02-06-2014, 23:34
mrdragon,


senin kullandığın kişisel hakarete varan ifadelerin alasını yaparım, bundan emin ol. bu tavırlarından vazgeç, bu cümleler sana hiçbir şey kazandırmaz, seni haklı da yapmaz.

konu şu;
@evrensel insan kuyuya bir taş attı ben de çıkarmaya çalışıyorum.

Eveleyip gevelemeye gerek yok, asıl konu şu, ister müdahil ol, ister müdahil olma;

Ben Allah için " O daimidir" dedim, hala da diyorum, bu sözümü yanlışlayan hiçbir mesaj da şu ana kadar okumadım.

Tekrar yazayim,
daimilik; daima var olan, sürekli olan, kesintisiz olan demektir. [B]Bunda hemfikiriz. NET.

Bu ifadeler islamın Allah'ı için kullanılabilir diyorum.

Bana Allah için "sürekli olandır, daima var olandır" yani kısaca; Allah daimidir sözümün yanlışlığını lütfen açıklayın.

Siz samed kelimesi üzerinde tartışırken lafa girdiğime göre, madem derdiniz bu kelime değildi niye tartışıyordunuz efendim. Paranoyak mısınız siz?

Başka bir soru sormak isterseniz onu da cevaplarız. Ben ne üzerine girdiğimi de neye cevap verdiğimi de biliyorum. Siz bilemiyorsanız o sizin sorununuzdur.

Dilinizde yaşattığınız tanrınıza, daimi değil o bir kuştur deseniz sizi kim tutabilir ki? Tanrı hayır evladım ben kuş değilim mi diyecek?

Evrensel insan size kuran da bunu destekleyen ayet var mı diye sordu.

Ben sizin yerinizde olsaydım, daimilik anlamını çıkartacağım kurandaki başka noktalara odaklanırdım.

Şayet oradan destek bulamıyorsam, hadislere müracat edebilirdim.(Kuran dururken mantıklı olmasa da sizin islam algınız adına fark etmez.)

Ayetler üzerinden mantısal izahlar getirmeyi denerdim. Tutmadı tasavvuf ehli gibi aklen tanrının daimiliğine ulaşmaya çalışırdım.

Daimiliği neye istinaden kullandığımı bir şekilde izah ederdim.

Dikkat edin onca konuşmam boyunca bir kere olsun islam'ın tanrısına daimi yorumu getirilir ya da getirilmez demedim.

Samed kelimesine doğrudan daimidir diye diretmek şirktir ile söze başladım ve bunun üzerine konuştum.

Gelelim bir başka soruya;

Ebedi ve Daimi aynı kapıya çıkar mı? hayır çıkmaz.

Ben size kuran tabanından cevap vereyim.

2.39 - İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. İman ettiğiniz tanrıdan geldiğini varsaydığınız ayetleri bile bilmeden burada alt bilgileriniz ile dilden tanrı üfürmektesiniz. Kitabın sözlerini de hiçe sayarak sözde kalp ile akıl yürütme sanatına sarıldınız. Cehaletinize mi yanayım bilemedim.

Konu itibari ile aslında tartışılması gereken, ezelilik durumudur.

Dersimiz türkçe; gel Ahmet, ilkokula yazdıralım seni Necati varsa o dinlesin.

Ezeli ve Ebedi bir arada kullanılırsa, baş ve sonu olmayan bir süreklilik olur.

Geleneksel islam algısı Allah'ı ezeli ve ebedi kabul eder. İşte bunun nedenine odaklanıp araştırsanız daha makul geçerdi.

Ayetsel mi? Hadissel mi? Yorumsal mı? Çok zor olmasa gerek ey müslüman kardeş din senin dinin ama o konuda bile bir o kadar cahilsin.

Biri köşeye sıkıştıysa, her önüne gelene ilkokul diploması veren müdürler olmalı diye düşünüyorum bakınız yahu bana bile vermişler. Ayıp be ya mrdragon'u kreşe yollamak gerekir.

evrensel-insan
02-06-2014, 23:41
köşeye sıkışınca nasıl hakaretler başlıyor :)

evrensel insan, laga luga yapma da şu üstteki mesajıma cevap vermeyi dene.

ebedilik ve daimilik tanımlarını açıkladım, ebedi ile daimilik arasında NET bir benzerlik var, cevap verebiliyorsan buna cevap ver.

sonu olmayan = daima var olan mıdır yoksa değil midir?

Daimi, daima ve her daim deki "daim" kullanimi farklarini verir misin?

Ezeli ile ebedi anlam ve icerik olarak biribirini tamamlar. Biri oncesizdir, digeri sonsuz. Daimilik ise, SUREKLILIGI VE KESINTISIZLIGI ICERIR.

Yani Allah'inin ONCESI DE SONRASI DA OLMAYABILIR, AMA DAIMI, YANI KESINTISIZ SUREKLI DEGILDIR

Bir seyin sonunun olmamasi ya da oncesinin olmamasi; onu daimi kilmaz. Sadece sonsuz ve oncesiz kilar.

evrensel-insan
02-06-2014, 23:55
Zaman iki turludur, NOKTASAL VE SUREKLI.

Noktasal zaman, AN IFADE EDER.

Bir seyin SONSUZLUGU VE ONCESIZLIGI ONUN ANSAL ACIKLAMASIDIR.

Sureklilik ise, DEVAMLILIK, DAIMILIK Icerir.

Sana turkce iki farkli zaman ornegi vereyim.

Gidiyorum.

Gitmekteyim.

Burada ilkinde gitme eyleminin ANLIK IFADESI VARDIR.

Ikincisinde ise, Gitmek eyleminde BIR SUREKLILIK VE KESINTISIZLIK VARDIR. Yalniz GITME EYLEMININ NE NE ZAMAN BITECEGI NE DE NE ZAMAN BASLADIGI BELIRTILMEMISTIR, YALNIZ; GITME EYLEMININ BELIRLI BIR SUREDIR KESINTISIZLIGI BELIRTILMISTIR.

Bilmem anlasildi mi?

mrdragon
03-06-2014, 00:00
Bu arada harbiden, başlangıcının ve sonunun olmaması sürekli olduğu anlamı taşımaz.

Arada kopukluk olur. Bu aşamada tanrısal fonksiyon için şu açılımı yapmaları şart oluyor.

Ezeli, ebedi ve daimi.

Anlatım dili genelde önemli olsa gerek;

< ------------ ahan da burada yokum ben koptum, tekrar hayat buluyorum ----- tüh yine hat kesildi --------------->

evrensel-insan
03-06-2014, 00:04
Konu itibari ile aslında tartışılması gereken, ezelilik durumudur.



Yukaridaki cumleni biraz acar misin?

Yani "konu itibariyle" den neyi kast ettigini?

Cunku konu daimilik. Burada ezelilik ile daimilik arasinda bir "iliski kurma" durumu mu var?

evrensel-insan
03-06-2014, 00:06
Bu arada harbiden, başlangıcının ve sonunun olmaması sürekli olduğu anlamı taşımaz.

Arada kopukluk olur. Bu aşamada tanrısal fonksiyon için şu açılımı yapmaları şart oluyor.

Ezeli, ebedi ve daimi.

Anlatım dili genelde önemli olsa gerek;

< ------------ ahan da burada yokum ben koptum, tekrar hayat buluyorum ----- tüh yine hat kesildi --------------->

Iste o yuzden, evren BILIMSEL OLGU VE GOZLEM VERME TEMELINDE DAIMIDIR, yalniz evrene "ebedilik/ezelilik" ozelligi vermek ise akilciliktir, cunku boyle bir olgu ya da gozlem yoktur.

Evrenin daimiligi de ZAMANDAN ZIYADE GOZLEM VEREN MEKAN OLMASINDAN KAYNAKLANIR.

mrdragon
03-06-2014, 00:12
Yukaridaki cumleni biraz acar misin?

Yani "konu itibariyle" den neyi kast ettigini?

Cunku konu daimilik. Burada ezelilik ile daimilik arasinda bir "iliski kurma" durumu mu var?


Hayır, konu başlığı Allah'ı kim yarattı.

Onun başlangıcı yoksa ondan önce ya başlangıcı olmayan başka varlıklara yöneleceğiz, ya da hiçbir şey olmayacak.


Başlangıcı olmayan varlıkların birbirlerini yaratmasını algılamak biraz zor paradoks gibi lakin, süreklilik denkleminde, arada bir kopukluk olursa, bu durumda biri diğerini sil baştan yaratabilecek. (ne diyorsun mrdragon, adamlar basit denklemlerde takılıyorlar diye müslümanlar iyice akıllarını mı karıştırmak istiyorsun çok çok sana deli derler..)

Tabi, zaman algısını hiçlersek ve evreni farklı bir boyut olarak tasarlarsak işte zamandan koptuğumuz bu dilimde ne deriz bilemedim. Tanrının, tanrısına merhaba mı deriz?

Ben kendimce yine de konudan bağımsız tanrı ile ilgili genel fikrimi belirteyim de, konu dallanmasın iyice, aynı noktadayız. Tanrı, insanların hayal etmesi ile hayat buldu. İnsan yokken ve düşünceler yeşermezken tanrı da yoktu.

evrensel-insan
03-06-2014, 00:17
Hayır, konu başlığı Allah'ı kim yarattı.

Ben basligin konusundan bahsetmemistim, lakabimin son konuya dahil olusundaki konudan yani daimilik ten bahsetmistim.

Onun başlangıcı yoksa ondan önce ya başlangıcı olmayan başka varlıklara yöneleceğiz, ya da hiçbir şey olmayacak.

Var mi boyle bir varlik?


Başlangıcı olmayan varlıkların birbirlerini yaratmasını algılamak biraz zor paradoks gibi lakin, süreklilik denkleminde, arada bir kopukluk olursa, bu durumda biri diğerini sil baştan yaratabilecek. (ne diyorsun mrdragon, adamlar basit denklemlerde takılıyorlar diye müslümanlar iyice akıllarını mı karıştırmak istiyorsun çok çok sana deli derler..)

Yaratimdaki algida zaten daimilik kavrami yok. Sadece oncelik ve de sonralik ONCESI VE SONRASI KISIR DONGUSU VAR. Ben o tarih ve cografya da daimilik algisi oldugunu zannetmiyorum. Cunku daimilik bir seye cok farkli bir nitelik kazandirir.

Tabi, zaman algısını hiçlersek ve evreni farklı bir boyut olarak tasarlarsak işte zamandan koptuğumuz bu dilimde ne deriz bilemedim. Tanrının, tanrısına merhaba mı deriz?

Yeni bir mantiksal olmayan algi dogar, yani tanrinin v.s. MEKANSIZ OLDUGU. Eger tanri=mekan olursa zaten panteizm olur.

Ben kendimce yine de konudan bağımsız tanrı ile ilgili genel fikrimi belirteyim de, konu dallanmasın iyice, aynı noktadayız. Tanrı, insanların hayal etmesi ile hayat buldu. İnsan yokken ve düşünceler yeşermezken tanrı da yoktu.

Iste o yuzden "dinazorlar devrindeki tanriyi" sordum.

Sonucta tanri ya da Allah v.s. sadece insanoglu VARLIGININ ALGISI VE KAVRAMSAL BILGISI.

evrensel-insan
03-06-2014, 00:35
Kesintinin onemi bilgi ve bilisim toplumu ve caginda BILIMSEL/BILISSEL NITELIGI (inancsal, ideolojik, varliksal, olsal v.s. den farkli olarak) FARKIDIR.

Bilginin bilimsel ve bilissel olani olgu. Iste bilimsellik ve bilissellik, diger bilgilerden ve sinirlama ve sonlamalardan GECERLILIK, YANLISLANABILIRLIK, YENILENEBILIRLIK VE DEGISIM olarak farklilasiyor.

Buradaki GECERLILIK OLGUSAL, YANLISLANABILIRLIK GOZLEMSEL YENILENEBILIRLIK HEM OLGUSAL HEM GOZLEMSEL DEGISIM ISE; DONUSUMSEL, BASKALASIMSAL VE OLUSUMSALDIR. BU DURUM DAIMI YANI SUREKLI SUREGELEN BIR SURECTIR.

Iste bu farklilasma, fenomeni sinirsiz, sonsuz ve daimi kildigi gibi; gozlemi, bilgiyi ve algiyi da sinirsiz ve sonsuz ve de daimi kiliyor.

Tek fark fenomenin bu sinirsizligi, sonsuzlugu ve daimiligi KESINTISIZ, gozlemin, alginin ve bilginin sinirsizligi, sonsuzlugu ve daimiligi KESINTILI. Iste bu kesintiyi veren de bilimsel ve bilissel olarak olgu ve gecerlilik; kesintiyi kaldiran da bunun gozlem ile yanlislanabilirligi.

Iste bilgideki bilimsel ve bilissel fark bu KESINTININ GECERLILIGI dir. Diger her turlu bilgi de, bu KESINTI KALICIDIR. Yani mutlaktir, sonludur, kesindir, degismezdir, tektir, ilktir baslangici ve sonu vardir v.s. kisaca zamansaldir. ZAMANSAL ONCELIK/SONRALIK KISIR DONGUSUNU TASIR.

Metafizik temelli, yani varliksal, ontolojik materyalistler/nesnel gercekciler ile, metafizik temelli, varliksal, ontolojik idealistler/oznel gercekciler ve pozitivistler/isimciler; ayni sekilde metafizik temelli yaraticilar, fizik oteciler, teolojik ideoloji ve inanc sahipleri ve hatta etik formel ve diyalektik mantik savunuculari ve de klasik bilimciler, yani bilimin temelini varlikta ontolojide arayanlar mesela materyalist diyalektik "bilimciler" kesintinin gecerliligini algilayamazlar.

Cunku kesintiyi kalici kilarlar. Iste epistemolojinin (bilgi ve her turlu ve de bilimsel/bilissel bilim ve felsefesinin) bil kokeni ve insanoglu yapilandirilmisligi ile, metafizigin var, ol ve inan kokenli yapilandirilmisligi farki, tam da budur.

mrdragon
03-06-2014, 00:35
Biliyorum daimilikten bahsettiğinizi;

Ben de aranızda tartıştığınız konu itibari ile ezelilikten bahsetmeniz gerekir demedim. Konu itibari ile dedim.

Tabi yeri doğru olmayabilir, kullanım tarzım net olmayabilir, aynı zaman da yeterince açıklayıcı da değilimdir. 2 dakika daha verseniz buraya destan yazarım ben susayım.

Var mı öyle bir varlık? Bilmem soralım mı? hşşt sesimizi duyuyor musun çık ortaya! Pardon çıkınız ortaya... (2 saniye geçince dank etti)


Hayali bir tanrının özellikleri üzerinden tartışma sırası değil gibi, lakin daha üstün bir tanrı hayal et derseniz etmesi kolay yıl 2014 elbetteki eskilerin sınırlı bilgilerinden ötedeyiz de, din yazmak gibi bir adetim yok.

Her ne kadar zamansız ve mekansız tanrıyı tasarlamış islam ehli olsa da, o coğrafya da ve kuran tabanında arştaki tahtında oturan tanrı adına çok fazla söz söylemeye de gerek yok. O müslümanların işi olmalı, söylerlerse duruma göre müdahil olmayı tercih edebilirim üstad.

Dinazorlar hakkında bilgi sahibi olamayan semavi dinler adına, tanrıya giden yolun hangi yıllarda yazılamadığı fikrini ortaya atabiliriz elbette.

Lakin bu düşünceden uzak insanoğlu adına, belli mi olur etoburlardan Tyrannosaurus ahlaksızlıkta son noktaya ulaşmış tanrıyı hiddetlendirmiş ve diğer türlerin dahi sonunu getirtmiş olabilir.

Bu sevimli insanoğlu her şeyin merkezine kendisini koyduğu sürece dinozorlar kimin umurunda ki, tanrının umurunda olsun. O dev kertenkeleleri de cehenneme, cennete tabi tutsa yeri de kalmazdı değil mi ama..

evrensel-insan
03-06-2014, 00:50
Biliyorum daimilikten bahsettiğinizi;

Ben de aranızda tartıştığınız konu itibari ile ezelilikten bahsetmeniz gerekir demedim. Konu itibari ile dedim.

Tabi yeri doğru olmayabilir, kullanım tarzım net olmayabilir, aynı zaman da yeterince açıklayıcı da değilimdir. 2 dakika daha verseniz buraya destan yazarım ben susayım.

Var mı öyle bir varlık? Bilmem soralım mı? hşşt sesimizi duyuyor musun çık ortaya! Pardon çıkınız ortaya... (2 saniye geçince dank etti)


Hayali bir tanrının özellikleri üzerinden tartışma sırası değil gibi, lakin daha üstün bir tanrı hayal et derseniz etmesi kolay yıl 2014 elbetteki eskilerin sınırlı bilgilerinden ötedeyiz de, din yazmak gibi bir adetim yok.

Tabi ki! Yeterki akil KENDISINI BIR TANRIYA INANDIRMAK VE BUNU KENDINE KENDI ALGISINCA DOGRULAMAK VE GERCEKLESTIRMEK ISTESIN.
Iste ben o yuzden her daim "tanri degil, aklin tanrilastirma eylemidir, asil olan" derim. Cunku bir TANRI ANCAK AKIL TANRILASTIRIR VE BU EYLEMINI KENDINCE GERCEKLESTIRIRSE, O AKIL ICIN VAR OLUR VE O AKIL ICIN INANILIR.

Her ne kadar zamansız ve mekansız tanrıyı tasarlamış islam ehli olsa da, o coğrafya da ve kuran tabanında arştaki tahtında oturan tanrı adına çok fazla söz söylemeye de gerek yok. O müslümanların işi olmalı, söylerlerse duruma göre müdahil olmayı tercih edebilirim üstad.

Iyi de bir yerde oturmasi icin, MEKAN OLMASI LAZIM. :) Onlar sadece imandan yola cikiyorlar, ve INANCLARINI DOGRULAMA VE GERCEKLESTIRME ADINA DA IMANLARINI SAGLIYORLAR. Kisaca OYLE BIR TANRILASTIRMA YAPIYORLARKI, NE BIR ESI NE DE BIR BENZERI VAR. TABI KI MANTIKSAL OLABIL;IRLIK OLASILIGI DA YOK.

Yani tanrilastirdiklari VARLIK ISE MUTLAKA BIR MEKAN VE ZAMAN GEREKIYOR. Aslinda sorun TANRILASTIRDIKLARINA NASIL VE NEDEN OYLE BIR KAVRAM ANLAM/ICERIK VERDIKLERINI BILEMEMELERI.

Mesela "Tanri varlik degil" deseler, belki mekan ve zaman ikileminden "kurtulacaklar" da, ne diyecekler "Tanri Nedir?" Iste o yuzden tanrinin "kavram/algi/bilgi" oldugunu algilamalari cok onemli. Zaten ateistler de bunu algilasalar varlik temelinde "tanri yok" demezler. :)

Dinazorlar hakkında bilgi sahibi olamayan semavi dinler adına, tanrıya giden yolun hangi yıllarda yazılamadığı fikrini ortaya atabiliriz elbette.

Lakin bu düşünceden uzak insanoğlu adına, belli mi olur etoburlardan Tyrannosaurus ahlaksızlıkta son noktaya ulaşmış tanrıyı hiddetlendirmiş ve diğer türlerin dahi sonunu getirtmiş olabilir.

Aslinda ben o ornegi, sadece ALLAHLARININ DAIMI OLMADIGINI GOSTERMEK icin vermistim.

Bu sevimli insanoğlu her şeyin merkezine kendisini koyduğu sürece dinozorlar kimin umurunda ki, tanrının umurunda olsun. O dev kertenkeleleri de cehenneme, cennete tabi tutsa yeri de kalmazdı değil mi ama..

Keske koyabilseler, insanoglunu kul kole ya da madde hayvan ile ozdeslestirmenin, aslinda INSANOGLU TURU OLDUKLARININ FARKINDASIZLIGI VE BILINCSIZLIGIDIR.

Bu da zaten INSANOGLUNUN NITELIGINI DEGIL; NICELIGINI ONE CIKARMAK VE INSANOGLUNU OTORITER GUCLU YONLENDIREN BIR NITELIGE NICELIK OLARAK MAHKUM ETMEKTEDIR.

Butun inancsallar, ideolojiler ve izmler, dinler ve politik sistemler maalesef boyledir.

gordion
03-06-2014, 01:16
sn. evrensel insan,

daim'in tanımını yani "kesintisiz" tanımını nerden refer alıyorsunuz?

evrensel-insan
03-06-2014, 01:19
sn. evrensel insan,

daim'in tanımını nerden refer alıyorsunuz?

Daimi, daima ve her daim deki "daim" kullanimi farklarini verir misin?

Hangisinin?

gordion
03-06-2014, 01:26
"daim" in tanımını soruyorum, kesintisiz dediniz ya, bu kesintisiz tanımını nerden refer alıyorsunuz?

evrensel-insan
03-06-2014, 01:39
"daim" in tanımını soruyorum, kesintisiz dediniz ya, bu kesintisiz tanımını nerden refer alıyorsunuz?

Daim demek, "zaman/sefer" demektir.

Ben her daim bu yolu yururum. Ben her sefer bu yolu yururum.

Daimi Sureklilik/kesintisizlik demektir.

Daima da "her seferinde/her zaman" demektir.

Burada "her daim" de KESINTI VARDIR. Bu kesinti ZAMANLAR/SEFERLER ARASI olan kesintidir.

Daima ise KESINTISIZDIR.

Daimi, devam dan gelir.

Daima, daimden gelir.

Yani DEVAM EDEN ZAMAN. Anlaminda ZAMANIN SUREKLILIGI/KESINTISIZLIGI demektir. Yani ZAMAN ARALIGI YA DA MUSTAKIL OLARAK FENOMEN ARALIGI YOKTUR.

evrensel-insan
03-06-2014, 02:05
Bak soyle de bakabilirsin.

Mustakil var olan varlik olarak.

Allah, Kuranda nasil gecer?

Mustakil var olan varlik mi?

Yoksa gercek varlik mi?

Bu ikisinin farki;

Mustakil var olan varlik-bagimsiz, hur basli basina

Gercek varlik- fiziksel/nesnel olan ya da temel/asil olan

Kuran'da Allah'in en belirgin/bilinen VARLIKSAL TANIMI NASILDIR?

gordion
03-06-2014, 02:10
"zaman" izafi bir kavramdır,
yerçekimi ve hıza göre değişkenlik gösterir, evrenin değişik noktalarında zaman denen izafi kavram değişiklik gösteriyorsa zamansız yani başka mekanlarda algılanan bir zaman kavramı gayet tabi ki olabilir.
ben kendimi senin gibi sadece gözlem veren şeylere göre sınırlandırmadığım için daimilik kavramını sonsuz olarak kullanıyorum, ben "her daim var olan" derken zamanın her izafi noktası aklıma geliyor, aramızdaki anlaşmazlık sebebi de bu, sen kendini sınırlandırıyorsun ve öyle algılıyorsun ben ise kendimi sınırlandırmıyorum ve farklı algılıyorum.

benim gibi düşünenler de olmalı ki "daim" kavramını "sonsuz" olarak tanımlayanlar da var,
http://www.nedirnedemek.com/daim-olmak-nedir-daim-olmak-ne-demek

bu sebeplerledir ki ben daimilik kavramını sonsuz olarak algılıyorum, tıpkı zaman kavramının izafi olması gibi, tıpkı senin ve benim zaman algımızın da izafi olması gibi.

evrensel-insan
03-06-2014, 02:14
"zaman" izafi bir kavramdır,
yerçekimi ve hıza göre değişkenlik gösterir, evrenin değişik noktalarında zaman denen izafi kavram değişiklik gösteriyorsa zamansız yani başka mekanlarda algılanan bir zaman kavramı gayet tabi ki olabilir.
ben kendimi senin gibi sadece gözlem veren şeylere göre sınırlandırmadığım için daimilik kavramını sonsuz olarak kullanıyorum, ben "her daim var olan" derken zamanın her izafi noktası aklıma geliyor, aramızdaki anlaşmazlık sebebi de bu, sen kendini sınırlandırıyorsun ve öyle algılıyorsun ben ise kendimi sınırlandırmıyorum ve farklı algılıyorum.

Algi farki, anlam ve icerik farkini dogurur. Yalniz burada konu SENIN ALGIN DEGIL; KURAN DA NE YAZDIGI DAIMILIK TE BAS VE SON BELIRTILMEZ. O YUZDEN EBEDI VE EZELI FARKLIDIR.

benim gibi düşünenler de olmalı ki "daim" kavramını "sonsuz" olarak tanımlayanlar da var,
http://www.nedirnedemek.com/daim-olmak-nedir-daim-olmak-ne-demek

bu sebeplerledir ki ben daimilik kavramını sonsuz olarak algılıyorum, tıpkı zaman kavramının izafi olması gibi, tıpkı senin ve benim zaman algımızın da izafi olması gibi.

Dedigim gibi, SENIN ALGIN DEGIL; KURAN'DA NE YAZDIGI.

gordion
03-06-2014, 02:32
Ben zamanı olması gerektiği gibi gerçek tanımı olan izafilik üzerine düşündüğüm için daimilik algımı açıkladığım müddetçe kullanabilirim, şu an açıkladığıma göre de sanırım sorun yok.

evrensel-insan
03-06-2014, 02:43
Ben zamanı gerçek tanımı olan izafilik üzerine kurduğum için algımda eğer daimilik sonsuzluk ise ben daimilik algımı açıkladığım müddetçe kullanabilirim, şu an açıkladığıma göre de sanırım sorun yok.

Tabi ki, eger sen "Ben Kuranda yazani kendime gore algilar ve kendime gore Allah'imi konustururum" diyorsan, zaten mesele yok.

Ayrica izafilik daimiligi icermez. Goreceliligi icerir.

gordion
03-06-2014, 02:47
Tabi ki, eger sen "Ben Kuranda yazani kendime gore algilar ve kendime gore Allah'imi konustururum" diyorsan, zaten mesele yok.

Ayrica izafilik daimiligi icermez. Goreceliligi icerir.

Kuranda Allah daimi değildir mi yazıyor?

evrensel-insan
03-06-2014, 03:06
Kuranda Allah daimi değildir mi yazıyor?

Bir seyin yazmamasi yazdigi anlamina gelmez.

Yazanin da ne oldugu, her okuyanin kendi imaninin inanc dogrulamasi temelindeki algisidir.

Bunun en guzel ornegini "samed" kelimesine, kavramsal anlam ve icerik verme adina verdigin linkteki CESITLI VE FARKLI ALGILARLA sen gosterdin zaten.

Insanoglunun daimi algisinin mekan ve zaman temelinde kullanilmasinin, o tarih ve cografyada oldugunu ve bilindigini zannetmiyorum.

O yuzden de "samed" kelimesine verilen kavramsal anlam ve icerik farkli algilarin farkli aciklamasidir.

Burada onemli olan, DAIMI SIFATINI; ANLAM VE ICERIK OLARAK, NE EZELI NE DE EBEDI SIFATLARININ ICERMEDIGIDIR.

O yuzden de farkli bir kavramdir.

Ayrica samedin genel algisi "dogurmamis/dogurulmamis" uzerinedir.

Kulfu Dua’sı (İhlas Suresi) Okunuşu ve Anlamı ;

Kul hüvallahü ehad Allahüs samed Lem yelid ve lem yuled Ve lem yekün lehu küfüven ehad.

Anlamı

De ki: “O Allah tek birdir. Allah, o eksiksiz, Samed’dir (Her şey O’na muhtaçtır.) Doğurmadı ve doğurulmadı. O’na bir küfüv (denk) de olmadı!”

gordion
03-06-2014, 12:10
Daim demek, "zaman/sefer" demektir.



sen öyle zannet.

o sadece senin tanımın, türkçe dahilinde ise geçerli bir tanım değil.

türkçe tanımındaki daim'lik TDK büyük sözlükteki tanımı ise aynen benim belirttiğim gibi;

daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.538d8e95758f33.06055400

RainFall
03-06-2014, 15:29
sen öyle zannet.

o sadece senin tanımın, türkçe dahilinde ise geçerli bir tanım değil.

türkçe tanımındaki daim'lik TDK büyük sözlükteki tanımı ise aynen benim belirttiğim gibi;

daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.538d8e95758f33.06055400
Daim olabilmesi için şöyle düşün akıllı tasarımı savunurlar Müslümanlar Allahın bir planı olduğunu söylerle daim derken her an var ve çalışıyor diyorsun peki neden göremiyoruz bilincini yer çekimini ortadan kaldırabilir tersine çevirebilir yoksa gücüme yetmiyor buna?Yani fişte takılı olmayan bir yaratıcı Allah ne olduğu belirsiz

RainFall
03-06-2014, 15:31
Bir seyin yazmamasi yazdigi anlamina gelmez.

Yazanin da ne oldugu, her okuyanin kendi imaninin inanc dogrulamasi temelindeki algisidir.

Bunun en guzel ornegini "samed" kelimesine, kavramsal anlam ve icerik verme adina verdigin linkteki CESITLI VE FARKLI ALGILARLA sen gosterdin zaten.

Insanoglunun daimi algisinin mekan ve zaman temelinde kullanilmasinin, o tarih ve cografyada oldugunu ve bilindigini zannetmiyorum.

O yuzden de "samed" kelimesine verilen kavramsal anlam ve icerik farkli algilarin farkli aciklamasidir.

Burada onemli olan, DAIMI SIFATINI; ANLAM VE ICERIK OLARAK, NE EZELI NE DE EBEDI SIFATLARININ ICERMEDIGIDIR.

O yuzden de farkli bir kavramdir.

Ayrica samedin genel algisi "dogurmamis/dogurulmamis" uzerinedir.

Kulfu Dua’sı (İhlas Suresi) Okunuşu ve Anlamı ;

Kul hüvallahü ehad Allahüs samed Lem yelid ve lem yuled Ve lem yekün lehu küfüven ehad.

Anlamı

De ki: “O Allah tek birdir. Allah, o eksiksiz, Samed’dir (Her şey O’na muhtaçtır.) Doğurmadı ve doğurulmadı. O’na bir küfüv (denk) de olmadı!”
Doğru samed sıfatı bu anlama gelir doğrulmamış derken neyi kasdediyor anlayamadı ama.Yaratıcı doğmaz birde nasıl bir tanrı tanımı yapıldığına bağlı.

evrensel-insan
03-06-2014, 15:48
sen öyle zannet.

o sadece senin tanımın, türkçe dahilinde ise geçerli bir tanım değil.

türkçe tanımındaki daim'lik TDK büyük sözlükteki tanımı ise aynen benim belirttiğim gibi;

daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.538d8e95758f33.06055400

Benim o aciklamam, "her daim" deki "daim" uzerineydi, bunun daornegini verdim.

Her daim- Her zaman/sefer/kere demektir.

Ayrica ben sana etimolojik linquistik yapilanmayi da acikladim.

Dedigim gibi, bir kisi bir kelimeye kavramsal olarak kendi inancinca istedigi anlam ve icerigi verebilir.

Bak bunu sana bir ornek ile aciklayayim.

Bizim zamanimizda, lise de henuz "fen/edebiyat" ayrimi ve secimi yapilmadan once; edebiyat dersinde, "kompozisyon" denilen bir bolum vardir.

Bu bolumde, ogretmen bir cumleyi verir ve bu cumlenin ne demek istedigini bir dusunce ve bilgi olarak herkesten yazmasini isterdi.

Burada basta ogretmen bir hata yapardi.

Kendi o cumleden algisi ne ise, ogrencilerinden de onu bekler ve ona gore not verirdi.

Halbuki kompozisyon dersinin amaci, ogrencinin turkce dilini dilbilgisi olarak kullanip kullanamadigina bakmak, dusunce ve bilgi olarak kendini ifade edip edememesine bakmak ve kompozisyon olarak algisina ve bu algisini dile getirip getirememesine bakmak.

Yani, sadece ogretmenin kendi baktigi gibi, ogrencisinden kompozisyona bakmasini beklemek degil.

Iste bu temelde de Islam dininin rehberi kuran bir kompozisyondur. Tum ayetler ve sureler birer kompozisyondur.

Ayrica yazari da ortada yoktur. Yani bir kisi "ben burdan bunu anladim, sen yazar olarak bu cumlede de bunu mu vermek istedin?" diye soramaz.

Iste o yuzden de ayni kompozisyon gibi, sure ve ayetlerde yazilanlari her bir kisi kendi inancinin ve dogrusunun paralelinde algilar.

Bu yuzden de ayet ya da surede gecen kelimelere KAVRAMSAL OLARAK VERILEN ANLAM VE ICERIK; HEM BU 7 ASIR TARIH BOYUNCA HER BIR DONEM FARKLILIK GOSTERIR, HEM COGRAFI ALGI FARKLILIGI GOSTERIR, HEM DIGER DILE TERCUME ALGI FARKLILIGI GOSTERIR.

Iste o yuzden Kuran'daki herhangi bir sure ya da ayeti; her bir kisi kendi inanci ve dogrusu ile algilar ve boylece 700 YILONCE YAZILMIS BIR AYET/SURE AYNI "KULAKTAN KULAGA" GIBI HEM TARIHIN AKISINDA HEM TERCUMELERDE HEM ALGI DA HEM DE ANLAM VE ICERIK VERME DE DEGISIME UGRAR.

Diyelim, samed kelimesine, kavramsal anlam ve icerik olarak "daimiligi" katma geregi, mesela yine diyelim; 17. yuzyilda gerek duyulmazken, bugun gerek duyulur.

Yani 7 ASIR ONCE YAZILMIS OLAN, ONU INANCA ALGISI VE DOGRULAMASI ILE, TARIHIN GELDIGI KAVRAMSAL ANLAM VE ICERIGE ADAPTE ETTIRILIR.

Iste bizim "samed daimi sifatini icerir mi/icermez mi?" tartismamiz da budur.

Belki sen bu gune kadar kimse sana "daimi" sifatindan bahsetmediginden, samed'e daimi sifatini ekleme gibi bir inanca sapmadin; ta ki bu zamana kadar.

Yarin baskas bir konu da baska birisi baska bir sifattan bahseder, sen de o sifati ICINE YAKISTIRABILECVEGINE INANDIGIN VE DAHA ONCE HIC TE O SIFATI YAKISTIRMADIGIN BASKA BIR AYET SUNARSIN.

O yuzden hangi kelimenin kimin algisinda kavramsal anlam ve icerik aldigi, 20. yuzyildan sonra sabit degil; degiskendir. Yani insanoglu ORTAYA ATTIGI HER KONUDA VE DALDA DIL DEVRIMI YASAMIS VE YASAMAKTADIR.

Bir kelimenin, o klasik "bu budur/degildir" aciklamasi artik tarih olmustur. Cunku KELIME KAVRAMLASMIS VE ANLAM VE ICERIK DUSUNCE VE BILGI CESITLILIGI DERINLIGI KAZANMISTIR.

Bilhassa bilgi ve bilisim toplum ve caginda.

evrensel-insan
03-06-2014, 15:50
Doğru samed sıfatı bu anlama gelir doğrulmamış derken neyi kasdediyor anlayamadı ama.Yaratıcı doğmaz birde nasıl bir tanrı tanımı yapıldığına bağlı.

Dogma ve dogurulma ile daimiligin bir iliskisi yoktur.

gordion
03-06-2014, 16:18
sn. evrensel insan,

ben TÜRKÇE SÖZLÜK'ten bahsediyorum, bir kelimenin TÜRKÇE KARŞILIĞINI veren Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nden örnek gösteriyorum.

Sen artık iyice tanımdışı, sözlükdışı tartışmaya çabalıyorsun. Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre daim'in tanımı = sürekli olan, sonsuz olan'dır.
Artık bu kadar NET ve açık olan bir tanım için daha fazla çırpınma.

evrensel-insan
03-06-2014, 16:18
sen öyle zannet.

o sadece senin tanımın, türkçe dahilinde ise geçerli bir tanım değil.

türkçe tanımındaki daim'lik TDK büyük sözlükteki tanımı ise aynen benim belirttiğim gibi;

daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.538d8e95758f33.06055400

Sana Kuran' da cok gecen ve hemen hemen herseyin basinda bir "de ki" ifadesi var.

Turkce de "de ki" anlam ve icerik olarak "varsayalim ki/farzedelim ki" anlaminda kullanilir.

Ornek, "de ki; Ali oraya gitmis olsun" yani "farzedelim ki/varsayalim ki Ali orayagitmis olsun"

Burada ALININ ORAYA GITTIGI DEGIL; GITTIGININ FARZEDILDIGI SOYLENMEKTEDIR. Yani ALI'NIN ORAYA GIDIP GITMEDIGI BELLI DEGILDIR, FAKAT; BIR SEYI ACIKLAMA ADINA, ALI'NIN ORAYA GITTIGI VARSAYILIR.

Kuran'da ve arapca da kullanilan ve turkce'ye tercume edilen "de ki" boyle bir anlamdamidir?

De ki deki diger bir sorun da ozne sorunudur.

Turkce de DE KI DOLAYLI BIR ILETIMDIR, YANI DIREK BIR ILETIM DEGILDIR.

Ornek;

Ali, Veli'ye "Deki yarin orda olacaksin" simdi burada; ALI' VELI'DEN KENDI SOYLEDIGINI DEMESINI ISTEMISTIR. YANI ORTADA VELI'NIN SOYLEMI YOKTUR, VELI'NIN ALI'NIN SOYLEMINI ILETIMI VARDIR.

Yalniz burada sorun yine bitmiyor.

Eger Veli, Ali'nin mesajini iletiyorsa; bu sekilde konusmaz.

VELI"ALI BENDEN BUNU SOYLEMEMI ISTEDI" der.

Ustelik "deki" ile baslayan bir ifade de, de ki kime hitap etmektedir?

Algi da bir 3. sahis ortaya cikiyor. ALI VELIYE ILETIYOR VELI ARACI OLARAK BASKALARINA ILETIYOR.

Yani bu sozu diyecek olan kim?

Yukarida gecen ayetten ornek verelim.

De ki: “O Allah tek birdir. Allah, o eksiksiz, Samed’dir

De ki, diyen kim?

De ki diyen kimden bunu, kime demesini istiyor?

De ki diye bu cumleyi yazan kim?

Bu cumlede yazilani soyleyecek/uygulayacak olan kim?

Kuran'i okuyan anliyan, inanan ve uygulayan olarak bana bu sorulari aciklayabilir misin?

Degerlendirmek, ya da yorumlamak v.s. icin degil; ogrenmek icin soruyorum.

evrensel-insan
03-06-2014, 16:22
sn. evrensel insan,

ben TÜRKÇE SÖZLÜK'ten bahsediyorum, bir kelimenin TÜRKÇE KARŞILIĞINI veren Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nden örnek gösteriyorum.

Sen artık iyice tanımdışı, sözlükdışı tartışmaya çabalıyorsun. Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne göre daim'in tanımı = sürekli olan, sonsuz olan'dır.
Artık bu kadar NET ve açık olan bir tanım için daha fazla çırpınma.

Ben tartismiyorum. Sadece sana insanoglunun icinde bulundugu cagda neyi nasil ve neden oyle degerlendirdigini acikliyorum.

Senin o TDK sozlugun diktatore gore anlam ve tanim degistiriyor.

Ayrica bir kelimenin kavramsal anlam ve icerigi hangi temele gore yazildigina gore degisir.

Mesela Allah'in tanimi inanira gore baskadir, inancsiza gore baskadir.

TDK NOTR BIR REHBER DEGILDIR, TARAFTAN BAKAN BIR REHBERDIR. ESKIDEN TARAFI MILLI IDI SIMDI DE DINI.

Surekli olan hic bir zaman sonsuz olan ile ayni anlam ve icerigi vermez. Oyle olsa iki farkli kelime olmazdi. Ayrica sonsuzluk NOKTASAL SUREKLILIK DEVAM EDEN BIR BELIRTIMDIR.

RainFall
03-06-2014, 16:28
Bıktım biliyormusun bunların tartışmasından bir posa gibiler artıklar niye tanrıları bir şey yapmıyor acaba var işin içinde bir iş kesinlikle.

RainFall
03-06-2014, 16:29
Dinin saçmalığa bak cennet nedir mutsuzluğun olmadığı yer zombi gibi.Hihhaa denilerek girdiğin bir cennet tanımı.

evrensel-insan
03-06-2014, 16:33
Surekli

1. sıfat Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî

2. zarf Uzun süreli olarak, daima

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcc5a3fcee5.13725651

Surekli de sonsuz gibi bir aciklama yok.

Sonsuz- 1. sıfat Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcd05264c23.06284320


daim
sıfat (da:im) eskimiş Arapça d¥¢im

1. sıfat Sürekli, sonsuz

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcd7ee0b9f7.81079240

evrensel-insan
03-06-2014, 16:34
Bıktım biliyormusun bunların tartışmasından bir posa gibiler artıklar niye tanrıları bir şey yapmıyor acaba var işin içinde bir iş kesinlikle.

Bence bu mesajlari tartisma yerine, bir dusunce ve bilgi paylasimi olarak algilarsan; senin de isine yarar.

RainFall
03-06-2014, 16:35
Surekli

1. sıfat Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî

2. zarf Uzun süreli olarak, daima

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcc5a3fcee5.13725651

Surekli de sonsuz gibi bir aciklama yok.

Sonsuz- 1. sıfat Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcd05264c23.06284320


daim
sıfat (da:im) eskimiş Arapça d¥¢im

1. sıfat Sürekli, sonsuz

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcd7ee0b9f7.81079240
Özel isim tanımını yapamıyor garibim yapsa anlayacak evrensel insan.

evrensel-insan
03-06-2014, 16:40
daim
sıfat (da:im) eskimiş Arapça d¥¢im

1. sıfat Sürekli, sonsuz

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538dcd7ee0b9f7.81079240

Neden ne zaman ve nasil ESKIMIS ACABA?

evrensel-insan
03-06-2014, 17:02
Sana Kuran' da cok gecen ve hemen hemen herseyin basinda bir "de ki" ifadesi var.

Turkce de "de ki" anlam ve icerik olarak "varsayalim ki/farzedelim ki" anlaminda kullanilir.

Ornek, "de ki; Ali oraya gitmis olsun" yani "farzedelim ki/varsayalim ki Ali orayagitmis olsun"

Burada ALININ ORAYA GITTIGI DEGIL; GITTIGININ FARZEDILDIGI SOYLENMEKTEDIR. Yani ALI'NIN ORAYA GIDIP GITMEDIGI BELLI DEGILDIR, FAKAT; BIR SEYI ACIKLAMA ADINA, ALI'NIN ORAYA GITTIGI VARSAYILIR.

Kuran'da ve arapca da kullanilan ve turkce'ye tercume edilen "de ki" boyle bir anlamdamidir?

De ki deki diger bir sorun da ozne sorunudur.

Turkce de DE KI DOLAYLI BIR ILETIMDIR, YANI DIREK BIR ILETIM DEGILDIR.

Ornek;

Ali, Veli'ye "Deki yarin orda olacaksin" simdi burada; ALI' VELI'DEN KENDI SOYLEDIGINI DEMESINI ISTEMISTIR. YANI ORTADA VELI'NIN SOYLEMI YOKTUR, VELI'NIN ALI'NIN SOYLEMINI ILETIMI VARDIR.

Yalniz burada sorun yine bitmiyor.

Eger Veli, Ali'nin mesajini iletiyorsa; bu sekilde konusmaz.

VELI"ALI BENDEN BUNU SOYLEMEMI ISTEDI" der.

Ustelik "deki" ile baslayan bir ifade de, de ki kime hitap etmektedir?

Algi da bir 3. sahis ortaya cikiyor. ALI VELIYE ILETIYOR VELI ARACI OLARAK BASKALARINA ILETIYOR.

Yani bu sozu diyecek olan kim?

Yukarida gecen ayetten ornek verelim.

De ki: “O Allah tek birdir. Allah, o eksiksiz, Samed’dir

De ki, diyen kim?

De ki diyen kimden bunu, kime demesini istiyor?

De ki diye bu cumleyi yazan kim?

Bu cumlede yazilani soyleyecek/uygulayacak olan kim?

Kuran'i okuyan anliyan, inanan ve uygulayan olarak bana bu sorulari aciklayabilir misin?

Degerlendirmek, ya da yorumlamak v.s. icin degil; ogrenmek icin soruyorum.

Bu konu bu basliktan farkli ve onemli oldugu icin ayri bir baslik actim.

Yanit vermek isteyenler, buradaki konunun dagilmamasi adina; asagidaki linkten yanit verebilirler.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=518797#post518797

gordion
04-06-2014, 16:30
daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

sen "daim" in anlamı için "sürekli" derken eskimiş anlamını kullanırken sorun yok ama ben "daim" in eskimiş anlamını kullanıp "sonsuz" derken kullanamazssın" öyle mi:) :)

nasıl işinize gelirse öyle.

ayrıca TDK için diktatöre göre anlam değişmesi iddian da trajikomik, o bahsetttiğin diktatör, evrensel insan ile gordion daim konusunda tartışacak o yüzden daim kelimesine "sonsuz" tanımı ekleyin diye TDK mensuplarına baskı yapmış..

bravvvvo :clap2:

evrensel-insan
04-06-2014, 16:37
daim Ar. d¥¢im
sf. (da:im) esk. 1. Sürekli, sonsuz. 2. zf. Daima: “Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz” -E. B. Koryürek.

sen "daim" in anlamı için "sürekli" derken eskimiş anlamını kullanırken sorun yok ama ben "daim" in eskimiş anlamını kullanıp "sonsuz" derken kullanamazssın" öyle mi:) :)

nasıl işinize gelirse öyle.

ayrıca TDK için diktatöre göre anlam değişmesi iddian da trajikomik, o bahsetttiğin diktatör, evrensel insan ile gordion daim konusunda tartışacak o yüzden daim kelimesine "sonsuz" tanımı ekleyin diye TDK mensuplarına baskı yapmış..

bravvvvo :clap2:

Iste senin bu yaptigina "eskiye ragbet olsaydi, bit pazarina nur yagardi" atasozu cuk oturuyor. :)

Ben sana bir kelimenin kavramsal olarak cografi ve tarihi temelde her turlu gelismisligin isiginda anlam ve iceriginin degistigini kac mesajdir acikliyorum.

Iste burada onemli olan cagdaslik ve gunumuzun bir kavrama verdigi anlam ve icerik.

Bunu algilayanlar zaten o yuzden samed e daimiligi eklemisler.

Cunku ALGI OLARAK SOSUZ ILE DAIMI ARASINDAKI FARKI ALGILAYACAK KADAR CAGDAS BILGI SAHIBI DEGILLER.

Bu da zaten inancin iman temelinde sirf kendine dogrulama adina yapamiyacagi bir seyin olmadigini goisteriyor.

Mantik mi, o nedir ki!

gordion
04-06-2014, 16:47
Kelimelerin anlamlarına sözlükten bakılır, başka bir yerden bakılmaz.

Madem burda kelime anlamı tartışıyoruz o halde bana tanımla ilgili resmi kabul edilebilir bir refer sunmak zorundasın, kendi kafana göre tanım yapamazsın, senin bu yaptığın yani kendine göre tanım yapman geçersiz, kaç mesajdır iddia ettiğin tanımla ilgili sunduğun kabul edilebilir bir link yok.

İşine gelince eskimiş arapça diyip "sonsuz" ifadesini kabul etmiyorsun ama yine eskimiş arapça yazan "sürekli" yi kabul ediyorsun. Senin bu yaptığına resmen kıvırmak denir başka bir şey denmez.

Diktatöre ilişkin açıklaman da ksuuara bakma tam bir felaket. TAyyip gitmiş de TDK mensuplarıan kelimelerin anlamlarını değişttirritmiş, özellikle de daim'in. :) kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyorum.

evrensel-insan
04-06-2014, 16:54
Kelimelerin anlamlarına sözlükten bakılır, başka bir yerden bakılmaz.

Ben sana sozlukte daimiligin sonsuz ile surekliligi ayni anlamakmoymasinin eskimis oldugunu TDK'dan gostermedim mi? Demekki neymis, kelimelerinin kavramsal anlam ve icerigi zaman icinde gelismislik duzeyine gore degisime ugruyormus.

Ustelik daimi kelimesi SAMED'IN ANLAM VE ICERIGINDE YOKMUS. CUNKU O SADECE DOGURMAK/DOGRULMAK UZERINE.

SIMDI ISTERSEN EBEDI KELIMESINI ICEREN BASKA BIR AYET ARA, BAKALIM DAIMILIGI ICERIYOR MU?

Madem burda kelime anlamı tartışıyoruz o halde bana tanımla ilgili resmi kabul edilebilir bir refer sunmak zorundasın, kendi kafana göre tanım yapamazsın, senin bu yaptığın yani kendine göre tanım yapman geçersiz, kaç mesajdır iddia ettiğin tanımla ilgili sunduğun kabul edilebilir bir link yok.

İşine gelince eskimiş arapça diyip "sonsuz" ifadesini kabul etmiyorsun ama yine eskimiş arapça yazan "sürekli" yi kabul ediyorsun. Senin bu yaptığına resmen kıvırmak denir başka bir şey denmez.

Diktatöre ilişkin açıklaman da ksuuara bakma tam bir felaket. TAyyip gitmiş de TDK mensuplarıan kelimelerin anlamlarını değişttirritmiş, özellikle de daim'in. :) kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyorum.

Yukarida gayet net acikladim ve diger mesajlarda da orneklerle detayli acikladim. Tabi inat iman ile birlesince illa kendi dogruna sarilmak istemen de gayet dogal.

Ne diyelim "senin esegin kancik olsun"

Sen bilgisizligine algisizligina istedigin kadar kahkaha atabilirsin.

Yani "ancak gulersin, aglanacak haline."

gordion
04-06-2014, 17:01
Tayyip'in gidip de TDK mensuplarına kelime anlamlarını değiştirttiğini iddia etmene ben değil herkes güler, bunun ateisti, agnostiği, teisti yok :)
Ve bunu da bana kendini savunmak için yazman da senin artık ne kadar saçmalıklara sarıldığının da bir göstergesi, daim'in tanımında "sonsuz" yazıyor, neden? çünkü Tayyip öyle istemiş :) vah vahh vahh evrensel insan:)

evrensel-insan
04-06-2014, 20:01
Tayyip'in gidip de TDK mensuplarına kelime anlamlarını değiştirttiğini iddia etmene ben değil herkes güler, bunun ateisti, agnostiği, teisti yok :)
Ve bunu da bana kendini savunmak için yazman da senin artık ne kadar saçmalıklara sarıldığının da bir göstergesi, daim'in tanımında "sonsuz" yazıyor, neden? çünkü Tayyip öyle istemiş :) vah vahh vahh evrensel insan:)

Bir seye de bilerek itiraz etsen, sen de birseyler ogreneceksin de; ne yaparsin, IMANIN INADI SENIN INANCINI ANCAK BOYLE BILMEDEN YAZMANDA YANSIYOR.

Dedim ya" guleresin aglanacak haline.

Çapulcu başkasının malını alan, talan eden kimse, yağmacı ve düşman toprağına atla hücum edip yağma eden, akıncı anlamlarına gelir.[1]

Tayyip Erdoğan tarafından "Gezi Parkı Direnişi" sırasında, direnişçiler için kullanıldıktan sonra Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından, kelimenin tanımının değiştirildiği öne sürülmektedir.[2][3]

TDK sitesinde halen kullanılan tanım "Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı" olarak görülmektedir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87apulcu

gordion
04-06-2014, 21:25
Benim "daim"'in sonsuzluk anlamının da olduğunu iddia etmemdeki sebep imanım değil, önce bunu netleştir. Ezeli ve ebedi olan Allah'ın tanımı zaten islamda var, ben "Allah ebedi değildir" demiyorum, O'nun ebediliğini de inkar etmiyorum, ben daim'liği de sonsuz olarak bildiğim için daim'dir dedim, tartışma da burdan çıktı.

Önünde sözlük var, sözlükte de "sürekli" de yazıyor, "sonsuz" da yazıyor, bu tartışmayı Tayyip de bilmediğine göre Tayyip'in daim'in anlamını değiştirtmesi gibi bir durum da söz konusu değilken Tayyip'in daim'in anlamını değiştirdiğini ima etmen sadece bir kaçış ve kendini tatmin etmendir.

Eskimiş arapça dediğin daim'in sözlük tanımında "sürekli" de yazıyor, sen "sürekli" tanımı kabul edip "sonsuz" tanımını kabul etmiyorsun, "sürekli" de eski arapça o zaman onu neden kabul ediyorsun hani eski arapçaydı? bu da bir başka çelişkin.

Bu tartışma gereksiz yere uzadı, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük ortada, orada sürekli tanımı da var, sonsuz tanımı da var, ben söylediğimin arkasındayım, arkasında olma sebebim de imanım değil sadece doğru bildiğim ve sözlükten de teyit ettiğim bir kelimeyi kullanmam.

evrensel-insan
04-06-2014, 21:52
Benim "daim"'in sonsuzluk anlamının da olduğunu iddia etmemdeki sebep imanım değil, önce bunu netleştir. Ezeli ve ebedi olan Allah'ın tanımı zaten islamda var, ben "Allah ebedi değildir" demiyorum, O'nun ebediliğini de inkar etmiyorum, ben daim'liği de sonsuz olarak bildiğim için daim'dir dedim, tartışma da burdan çıktı.

Önünde sözlük var, sözlükte de "sürekli" de yazıyor, "sonsuz" da yazıyor, bu tartışmayı Tayyip de bilmediğine göre Tayyip'in daim'in anlamını değiştirtmesi gibi bir durum da söz konusu değilken Tayyip'in daim'in anlamını değiştirdiğini ima etmen sadece bir kaçış ve kendini tatmin etmendir.

Eskimiş arapça dediğin daim'in sözlük tanımında "sürekli" de yazıyor, sen "sürekli" tanımı kabul edip "sonsuz" tanımını kabul etmiyorsun, "sürekli" de eski arapça o zaman onu neden kabul ediyorsun hani eski arapçaydı? bu da bir başka çelişkin.

Bu tartışma gereksiz yere uzadı, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük ortada, orada sürekli tanımı da var, sonsuz tanımı da var, ben söylediğimin arkasındayım, arkasında olma sebebim de imanım değil sadece doğru bildiğim ve sözlükten de teyit ettiğim bir kelimeyi kullanmam.

Evet, gereksizx yere degilse de; algi noksanligi yuzunden uzadi.

Ben daha onceki mesajlarda gayet acik izah ettim.

Bir kelimenin, KAVRAMSAL OLARAK TARIH VE GELISMISLIK TEMELINDE ANLAM VE ICERIK DEGISTIRECEGINI.

Eskimek te burdan geliyor. Yani eskiden belki, SONSUZ ILE SUREKJLI AYNI DEGERLENDIRILEBILIYORDU, AMABUGUN ARTIK DEGERLENDIRILEMIYOR.

Bunun nedenlerini de ben onceki mesajlarda ve cesitli ornekler ile acikladim.

Kisaca bir seyin sonsuzlugu onun SUREKLILIGINI DEVAMLILIGINI DAIMILIGINI KESINTISIZLIGINI ICERMEZ.

Sonu olmayan, herhangibir A'nin ayni zamanda surekli, kesintisiz, araliksiz, devamli olmasi da gerekmez.

Ayrica samed'de zaten bu dediklerin yok.

Ayrica Allah'in daimi de olamaz. YANI INSANOGLUNUN OLMADIGI YERDE, YOKTUR. BURADA DAIMILIGI GECERSIZDIR.

Yeni dogan bir bebek icin; ALLAH ONU DUYANA OGRENENE KADAR YOKTUR.

Bugun yeryuzunde Allah adini duymamis yuz binlerce kisi yasamaktadir.

O yuzden Allah'in kuran'da ebedi ya da ezeli olarak belirtilse bile; DAIMI, DEVAMLI, KESINTISIZ, ARALIKSIZ, SUREKLI olarak belirtilmemistir.

Yukarida gecen kelimelerin BIREBIR BELIRTILDIGI BIR AYET VARSA, GOSTER.

Yani niyet okuma. "Burda vardir" deme. Varsa goster.

gordion
04-06-2014, 22:23
Hala kendine ait daim'lik tanımında devam ediyorsun ve böyle olduğu için de SADECE KENDİNE AİT yorumlar türetiyorsun, sana kendi tanımında yaptığın çerçevedeki yorumlarında mutluluklar dilerim, ben ise sözlükteki anlam tanıma göre yorum yapıyorum.

Ayrıca "eskimiş arapça" olunca o tanımın geçersiz olmayacağını düşünüyorum. Senin tanımında yani "sürekli" tanımında "eskimiş arapça". O halde eskimiş arapça tamamen yanlış olan, doğru olmayan bir tanım olamaz.

Daim olmanın bir "sonsuzluk" içeren anlamı var, ister eskimiş arapçada olsun, ister eskimemiş arapçada olsun.

evrensel-insan
04-06-2014, 22:26
Hala kendine ait daim'lik tanımında devam ediyorsun ve böyle olduğu için de SADECE KENDİNE AİT yorumlar türetiyorsun, sana kendi tanımında yaptığın çerçevedeki yorumlarında mutluluklar dilerim, ben ise sözlükteki anlam tanıma göre yorum yapıyorum.

Ayrıca "eskimiş arapça" olunca o tanımın geçersiz olmayacağını düşünüyorum. Senin tanımında yani "sürekli" tanımında "eskimiş arapça". O halde eskimiş arapça tamamen yanlış olan, doğru olmayan bir tanım olamaz.

Daim olmanın bir "sonsuzluk" içeren anlamı var, ister eskimiş arapçada olsun, ister eskimemiş arapçada olsun.

Kendime ait olmadigini kac kez daha gosterecegim? Sana TDK'dan bile ornek verdim.

DAIMI SONSUZLUK ANLAMINI ICERMEZ.

SONSUZLUK BELIRSIZLIKTIR, DAIMILIK ISE BELLIDIR.

Yani taban tabana zittir.

SONSUZLUK GOZLEM VERMEZ, DAIMILIK GOZLEM VERIR.

gordion
04-06-2014, 22:43
Kendime ait olmadigini kac kez daha gosterecegim? Sana TDK'dan bile ornek verdim.



TDK'dan örnek veren benim, ne zaman örnek verdin gösterebilir misin tekrar?



DAIMI SONSUZLUK ANLAMINI ICERMEZ.



1. sıfat Sürekli, sonsuz.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538f75725e6899.10278954

gördüğün gibi daim = sonsuzluk anlamı var.



SONSUZLUK GOZLEM VERMEZ, DAIMILIK GOZLEM VERIR.



sonsuzluk diye bir kavram var, gözlem verip vermemesi kıstas değil ki tanım olarak da belirtilmiş.

evrensel-insan
04-06-2014, 22:50
TDK'dan örnek veren benim, ne zaman örnek verdin gösterebilir misin tekrar?

http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=518789&postcount=137

1. sıfat Sürekli, sonsuz.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.538f75725e6899.10278954

gördüğün gibi daim = sonsuzluk anlamı var.

Yukarida verdigin 1 taniminin ESKIMIS OLDUGU VE BUGUN GECERSIZ OLDUGU YUKARIDAKI LIN KTE VAR.

sonsuzluk diye bir kavram var, gözlem verip vermemesi kıstas değil ki tanım olarak da belirtilmiş.

Sonsuzluk diye bir kavram olmadigini soyleyen mi oldu, BU KAVRAM DAIMILIGI SUREKLILIGI KESINTISIZLIGI ARALIKSIZLIGI DEVAMLILIGI ICERMEZ.

Sen istersen bir arkadasina "ben daimi o yere giderim" yerine; "ben sonsuz o yere giderim" de bakalim, sana ne yanit verecek.

Son defa yaziyorum.

Anlam olarak SONSUZ BELIRSIZ, DAIMI BELIRLIDIR.

gordion
04-06-2014, 22:59
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=518789&postcount=137



daim'in TDK tanımında aralarda VİRGÜL var, yani "sürekli" anlamı da var, "sonsuz" anlamı da var. sen çıkmış "sürekli" nin TDK tanımında "sonsuz" yazmıyor diye link vermişsin:)



Yukarida verdigin 1 taniminin ESKIMIS OLDUGU VE BUGUN GECERSIZ OLDUGU YUKARIDAKI LIN KTE VAR.



lütfen kelime oyunu yapmayalım, "eskimiş arapça" farklı bir şey "eskimiş bugün geçersiz" olmak ayrı bir şey..daim'in TDK anlamında da "eskimiş arapça" tanımında senin daim'in tanımını yaptığın "sürekli" tanımı da var ama sen daim'i "sürekli" olarak tanımlıyorsun, ÇELİŞKİ.



Sen istersen bir arkadasina "ben daimi o yere giderim" yerine; "ben sonsuz o yere giderim" de bakalim, sana ne yanit verecek.

Son defa yaziyorum.

Anlam olarak SONSUZ BELIRSIZ, DAIMI BELIRLIDIR.

verdiğin örnek cümlede sen ZARF oalrak kullanmışsın, oysa bizim konuştuğumuz "daim" SIFAT olan "daim", ZARF olan daim değil.

lütfen kelime oyunlarından kaçalım.

gordion
04-06-2014, 23:08
Küçük bir NOT:

1. sıfat Sürekli, sonsuz
2. zarf Daima
"Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz" - E. B. Koryürek

gördüğün gibi "daim" kelimesi SIFAT. Örnek cümlelerinde lütfen SIFAT olarak kullanalım.

evrensel-insan
04-06-2014, 23:16
daim'in TDK tanımında aralarda VİRGÜL var, yani "sürekli" anlamı da var, "sonsuz" anlamı da var. sen çıkmış "sürekli" nin TDK tanımında "sonsuz" yazmıyor diye link vermişsin:)

Sen okudugunu da algilamiyorsun. Verdigim linke dikkatli bak hangi kelimenin aciklamasi verilmis.

lütfen kelime oyunu yapmayalım, "eskimiş arapça" farklı bir şey "eskimiş bugün geçersiz" olmak ayrı bir şey..daim'in TDK anlamında da "eskimiş arapça" tanımında senin daim'in tanımını yaptığın "sürekli" tanımı da var ama sen daim'i "sürekli" olarak tanımlıyorsun, ÇELİŞKİ.

Kusura bakma da, sen daha celiskinin de ne anlama geldigini bilmiyorsun. Celiski "okuzun altinda buzagi aramak/samedin altinda daimilik aramaktir"

verdiğin örnek cümlede sen ZARF oalrak kullanmışsın, oysa bizim konuştuğumuz "daim" SIFAT olan "daim", ZARF olan daim değil.

lütfen kelime oyunlarından kaçalım.

Bak bakalim, zarf mi/sifat mi?

daim
sıfat (da:im) eskimiş Arapça d¥¢im

1. sıfat Sürekli, sonsuz

Ben sana her bir kelimenin arapcasini bile verdim.

Sen hala sirf "olmayan bir duaya amin demek" icin "sonsuz sifati daimiligi de icerir" diye direteceksen, senin bilecegin is.

Ustelik samed de sonsuz anlami da yok.

Cunku benim acimdan artik "temcit pilavi" oldu. Yani neyin ne oldugunu "sagir sultan bile duydu"

Bence inadi birak ta, en azindan arkadasin su onerisini algilamaya ve uygulamaya calis. Belki sen de bir seyler ogrenirsin.

Evrensel insan size kuran da bunu destekleyen ayet var mı diye sordu.

Ben sizin yerinizde olsaydım, daimilik anlamını çıkartacağım kurandaki başka noktalara odaklanırdım.

Şayet oradan destek bulamıyorsam, hadislere müracat edebilirdim.(Kuran dururken mantıklı olmasa da sizin islam algınız adına fark etmez.)

Ayetler üzerinden mantısal izahlar getirmeyi denerdim. Tutmadı tasavvuf ehli gibi aklen tanrının daimiliğine ulaşmaya çalışırdım.

Daimiliği neye istinaden kullandığımı bir şekilde izah ederdim.

evrensel-insan
04-06-2014, 23:20
Küçük bir NOT:

1. sıfat Sürekli, sonsuz
2. zarf Daima
"Beni daim şen gören safdiller öyle sansın / Ne bilsinler ki onlar bence birdir elem, haz" - E. B. Koryürek

gördüğün gibi "daim" kelimesi SIFAT. Örnek cümlelerinde lütfen SIFAT olarak kullanalım.

Bir onceki mesajda acikladim zaten. Sen daim ile daimi ve daimayi da karistiriyorsun. Bu konuyu ilk yazismaya basladigimizda, sana ucu arasindaki iliskiyi/farki da sormustum.

Anlasilan, ya yazilanlari iyi okumuyor, ya da algilayamiyorsun.

Yalniz unutma 99 OLAN ALLAH'ININ ISIMLERI, SIFATLARI DEGIL.

Isim ile sifaf arasindaki farki ve bagi bildigini dusunerekten, yukaridaki cumleyi yazdim.

gordion
04-06-2014, 23:37
Konu gereğinden fazla uzadı, yazdım yazdım sildim.

Ben Allah'ın ezeli ve ebedi olduğuna inanıyorum, "ebedi" olmanın tanımına paralel olarak da "Allah daim"dir diyorum.

Daim'in tanımlarından biri de "sonsuz" dur, yani bu söylemimde herhangi bir yanlışlık yok.

Vefik Sami
05-06-2014, 00:31
Konu gereğinden fazla uzadı, yazdım yazdım sildim.

Ben Allah'ın ezeli ve ebedi olduğuna inanıyorum, "ebedi" olmanın tanımına paralel olarak da "Allah daim"dir diyorum.

Daim'in tanımlarından biri de "sonsuz" dur, yani bu söylemimde herhangi bir yanlışlık yok.

Zamanla mâlûl olmadığı varsayılan bir varlık için, "Ezeli-Ebedi" kavramları ne anlam taşıyor acabâ ?

spartacus
05-06-2014, 00:50
Konu gereğinden fazla uzadı, yazdım yazdım sildim.

Ben Allah'ın ezeli ve ebedi olduğuna inanıyorum, "ebedi" olmanın tanımına paralel olarak da "Allah daim"dir diyorum.

Daim'in tanımlarından biri de "sonsuz" dur, yani bu söylemimde herhangi bir yanlışlık yok.


Madem Allah sonsuz, 2014 yılına nasıl geldi? Öyleya iddia ettiğiniz şey bir irade ve haliyle sonsuzluk ifadenizde zaman kavramı, dolayısıyla bu irade sonsuzluktan 2014'e nasıl gelir. İnandığınız zaman çerçevesinde soruyorum elbette...

Siz getirin, ben öğreneyim.

gordion
05-06-2014, 21:06
Madem Allah sonsuz, 2014 yılına nasıl geldi? Öyleya iddia ettiğiniz şey bir irade ve haliyle sonsuzluk ifadenizde zaman kavramı, dolayısıyla bu irade sonsuzluktan 2014'e nasıl gelir. İnandığınız zaman çerçevesinde soruyorum elbette...

Siz getirin, ben öğreneyim.

Ezeli olmayı ve ebedi olmayı anlayabildiğim kadarı ile konuşursam; sonsuzdan 2014'e gelinmez, ezelden 2014'e gelinir ve sonsuza kadar devam eder.

gordion
05-06-2014, 21:12
Zamanla mâlûl olmadığı varsayılan bir varlık için, "Ezeli-Ebedi" kavramları ne anlam taşıyor acabâ ?

ebedi : sonsuz, sonu olmayan,
ezeli: başlangıcı olmayan.

Bu kavramların insan beyninde tam olarak tanımlanamadığını biliyorum fakat zaman kavramının izafi olduğunu bugün itibari ile biliyorsak, bu kelimeleri anlayabilmek çok zor olmasa gerek.

gordion
05-06-2014, 21:16
Bu arada islamın HERŞEYİNİ eleştirmek için kendinizi kasmak zorunda değilsiniz, ezeli ve ebedi olmak şu an içinde bulunduğumuz zaman kavramı içinde anlayabilmek güç fakat bu kelimelerin tanımlarından yola çıkarsak Allah yani gerçek kudretli Güç'ü temsil eden kelimeler olduğunu anlamak hiç zor değil.

Eğer Kuran, Allah'ı ezeli ve ebedi olarak tanımlamasaydı bu sefer Allah'tan önce ne vardı O'nu kim yarattı şeklinde sorular olabilirdi, fakat Allah'ın ezeli ve ebedi oluşu bu tarz sorular sorulmasının önünde engeldir.

Vefik Sami
05-06-2014, 21:55
Bu arada islamın HERŞEYİNİ eleştirmek için kendinizi kasmak zorunda değilsiniz...

İslâmı eleştirmek için kendimizi kasmamıza gerek var mı ki ?
Zâten neresinden tutsan tel tel dökülüyor.

Dünyada iyiliği, dürüstlüğü, güzel ahlâkı tavsiye etmeyen bir din yok. Bunlar İslamla gelen, İslamla bilinen şeyler değil. İslâmı diğer dinlerden ayrı/farklı kılan hususlara bakacaksın. Misâl; kılıçla din yaymaya; yâhut, yarattığını iddia ettiği aciz kullarının zaaf, korku ve beklentileri üzerinden, kendisine iman devşirmeye çabalayan "Allah" figürüne...

Ben sâdece, Tanrı olarak kabul ettiğiniz Arap'ın baş ilahına yakıştırmaya/yamamaya çabaladığınız birkaç kavramla alâkalı basit/kısa soru yönelttim. Zirâ, zamanla mâlûl olmayan bir ilah için "Ezel-Ebed" kavramları sırıtıyor.

Ha; mâdem inancın konusunda kendinden bu denli emin ve bilgilisin.
Şu müşkilimi de çözüver sana zahmet.

"Hani bir zaman da: «Ey Allah, eğer bu, Senin katından (gelmiş) hak (kitâb) ın kendisi ise durma bizim üstümüze gökden taş yağdır, yahud bize (daha) acıklı bir azâb getir» demişlerdi." (Enfâl: 32)

Eğer müşrikler aracısız/putsuz/şefaatçisiz Allah'tan bir şey isteyemiyor idiyseler; Kur'an'ın tanıklığıyla sâbit bu meydan okumayı nasıl ve kime karşı yaptılar ?

evrensel-insan
05-06-2014, 22:05
Bu arada islamın HERŞEYİNİ eleştirmek için kendinizi kasmak zorunda değilsiniz, ezeli ve ebedi olmak şu an içinde bulunduğumuz zaman kavramı içinde anlayabilmek güç fakat bu kelimelerin tanımlarından yola çıkarsak Allah yani gerçek kudretli Güç'ü temsil eden kelimeler olduğunu anlamak hiç zor değil.

Eğer Kuran, Allah'ı ezeli ve ebedi olarak tanımlamasaydı bu sefer Allah'tan önce ne vardı O'nu kim yarattı şeklinde sorular olabilirdi, fakat Allah'ın ezeli ve ebedi oluşu bu tarz sorular sorulmasının önünde engeldir.

Ne kadar guzel degil mi? Ben bir sey ortaya atiyorum, kendimce dusunuyorum, "nerelerden sorular gelebilir?" diye; o gelecek sorulari onlemek icin, hic bir tutarliligi olmayan cumleler ortaya atiyorum ve de insanoglu buna iman ediyor ve sorgusuz sualsiz inaniyor.

Burada tek dogal olan, BU MANTIKSAL OLMAYAN TAMAMEN CIKARCI YANASIMIN "IPINI PAZARA CIKARACAK" OLAN; TABI KI; BU IMANIN INANCSAL KULU VE KOLESI ESIRI KENDINI KANDIRMISI OLMAYACAKTIR.

Yine dogal olan, BU MANTIKSAL OLMAYAN TAMAMEN CIKARCI YANASIMIN, TARAFINDA OLANLARIN; IMANLARININ INANCSAL KULU KOLESI ESIRI OLMALARI VE KENDILERINI KANDIRMAYA DEVAM ETMELERIDIR.

"Alan razi/veren razi" diyebilmeyi cok istiyorum, ama basaramiyorum. Cunku buradaki RIZA VE RAZILIK SADECE VE SADECE KENDI YETILERININ FARKINDA VE BILINCINDE OLMAYANLAR ICINDIR.

Benim de gorevim, en azindan onlara MALIK VE SAHIP OLDUKLARI YETILERINI HATIRLATMAK VE GOSTERMEKTIR.

Tabi ki bunlari bile gorebilmek icin, IMANIN TIKADIGI YOLLARDAN EN AZINDAN BIRIK ACIK OLMALI, YA DA GORUNEN BIR ISIK OLMALIDIR.

gordion
05-06-2014, 22:14
İslâmı eleştirmek için kendimizi kasmamıza gerek var mı ki ?
Zâten neresinden tutsan tel tel dökülüyor.

Dünyada iyiliği, dürüstlüğü, güzel ahlâkı tavsiye etmeyen bir din yok. Bunlar İslamla gelen, İslamla bilinen şeyler değil. İslâmı diğer dinlerden ayrı/farklı kılan hususlara bakacaksın. Misâl; kılıçla din yaymaya; yâhut, yarattığını iddia ettiği aciz kullarının zaaf, korku ve beklentileri üzerinden, kendisine iman devşirmeye çabalayan "Allah" figürüne...

Ben sâdece, Tanrı olarak kabul ettiğiniz Arap'ın baş ilahına yakıştırmaya/yamamaya çabaladığınız birkaç kavramla alâkalı basit/kısa soru yönelttim. Zirâ, zamanla mâlûl olmayan bir ilah için "Ezel-Ebed" kavramları sırıtıyor.

Ha; mâdem inancın konusunda kendinden bu denli emin ve bilgilisin.
Şu müşkilimi de çözüver sana zahmet.

"Hani bir zaman da: «Ey Allah, eğer bu, Senin katından (gelmiş) hak (kitâb) ın kendisi ise durma bizim üstümüze gökden taş yağdır, yahud bize (daha) acıklı bir azâb getir» demişlerdi." (Enfâl: 32)

Eğer müşrikler aracısız/putsuz/şefaatçisiz Allah'tan bir şey isteyemiyor idiyseler; Kur'an'ın tanıklığıyla sâbit bu meydan okumayı nasıl ve kime karşı yaptılar ?

Evet bana soru yönelttin, cevap olarak yazdığım şeyler üzerine tartışmayacak mıyız? Sorunun cevabını aldın mı? Almadıysan itiraz ettiğin hususlar neresi?
Ha cevabını aldıysan ezeli ve ebedi kavramlarına ilişkin bir Allah tanımı hakkında ne düşünüyorsun?

Sen bana ne sordun, ben sana ne yazdım, şimdi ise sen bana ne soruyorsun, amacın ne, açık ol. Soru sorup sorunun cevabınıyazınca akabinde islam dinine saldırma cümleleri kurup kendini tatmin etmek mi?

Sen bana önce bunların cevabını ver, burada tartışmak için benden alıntı yapıyorsun, cevap veriyorum peşinden cevapla ilgili tek bir açıklayıcı cümlen bile yok.

gordion
05-06-2014, 22:21
Ne kadar guzel degil mi? Ben bir sey ortaya atiyorum, kendimce dusunuyorum, "nerelerden sorular gelebilir?" diye; o gelecek sorulari onlemek icin, hic bir tutarliligi olmayan cumleler ortaya atiyorum ve de insanoglu buna iman ediyor ve sorgusuz sualsiz inaniyor.

Burada tek dogal olan, BU MANTIKSAL OLMAYAN TAMAMEN CIKARCI YANASIMIN "IPINI PAZARA CIKARACAK" OLAN; TABI KI; BU IMANIN INANCSAL KULU VE KOLESI ESIRI KENDINI KANDIRMISI OLMAYACAKTIR.

Yine dogal olan, BU MANTIKSAL OLMAYAN TAMAMEN CIKARCI YANASIMIN, TARAFINDA OLANLARIN; IMANLARININ INANCSAL KULU KOLESI ESIRI OLMALARI VE KENDILERINI KANDIRMAYA DEVAM ETMELERIDIR.

"Alan razi/veren razi" diyebilmeyi cok istiyorum, ama basaramiyorum. Cunku buradaki RIZA VE RAZILIK SADECE VE SADECE KENDI YETILERININ FARKINDA VE BILINCINDE OLMAYANLAR ICINDIR.

Benim de gorevim, en azindan onlara MALIK VE SAHIP OLDUKLARI YETILERINI HATIRLATMAK VE GOSTERMEKTIR.

Tabi ki bunlari bile gorebilmek icin, IMANIN TIKADIGI YOLLARDAN EN AZINDAN BIRIK ACIK OLMALI, YA DA GORUNEN BIR ISIK OLMALIDIR.

Bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrar ediyorsun:) tamamen sorgusuz sualsiz olan bir durum yok kendi açımdan. Allah yani alemlerin Rabbi, gücü herşeye yeten, O'ndan başka hiçbir ilah olmayan bir Allah ancak ve ancak ebedi ve ezeli olmalı mantıken, ebedi ve ezeli olmaz ise O gücü herşeye yeten, Ulu olan Yüce olan olamaz, ebedi ve ezeli olmaz ise sonu olmalı ve ondan öncesi de olmalı ve O'nu yaratan da olmalı, fakat O ezeli ve ebedi yani gerçek Güç Gerçek Tanrı, solayısı ile ebedi ve ezeli olması gayet normal.

Al sana sorgulama ve verdiğim cevap.

Sen önce Allah'ın olup olmaması hakkında en ufaCIK bir fikir kırıntıya sagip ol, ondan sonra O'nun hakkında kafa yorarsın dostum.

evrensel-insan
05-06-2014, 22:43
Bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrar ediyorsun:) tamamen sorgusuz sualsiz olan bir durum yok kendi açımdan. Allah yani alemlerin Rabbi, gücü herşeye yeten, O'ndan başka hiçbir ilah olmayan bir Allah ancak ve ancak ebedi ve ezeli olmalı mantıken, ebedi ve ezeli olmaz ise O gücü herşeye yeten, Ulu olan Yüce olan olamaz, ebedi ve ezeli olmaz ise sonu olmalı ve ondan öncesi de olmalı ve O'nu yaratan da olmalı, fakat O ezeli ve ebedi yani gerçek Güç Gerçek Tanrı, solayısı ile ebedi ve ezeli olması gayet normal.

Al sana sorgulama ve verdiğim cevap.

Sen önce Allah'ın olup olmaması hakkında en ufaCIK bir fikir kırıntıya sagip ol, ondan sonra O'nun hakkında kafa yorarsın dostum.

Sen artik bana yanit verme!

Cunku yanitlarinin hic bir tutarlik tarafi olmadigi ve SADECE TESLIMIYET IMANLI SORGUSUZ SUALSIZ INANCTAN BASKA BIR SEY ICERMEDIGI HER YONU ILE KANITLANDI.

Daha baska neyi aciklamaya calisiyorsun.

Allahina iman ve inanc olarak teslim olmussun ve bunu tekrarlamana gerek yok.

O yuzden neye neden yanit verdiginin bile bir anlami yok.

Cunku senin TESLIMIYETIN BENI HIC ILGILENDIRMIYOR.

O yuzden bosuna yanit yazmas.

Cunku yazdigin yanitlar sadece TESLIMIYETINI ESARETINI ORTAYA KOYUYOR.

Aslinda CARESIZLIGINI DE ORTAYA KOYUYOR, AMA BUNU ALGILAYACAK DURUMDA DEGILSIN.

Ayrica ben seni de hedef almiyorum, neden boyle bir sey hissediyorsun ki!

Yukarda iki farkli insanoglu beynini acikladim zaten.

Seninki de belli.

Sen ALLAH'INA ISTEDIGIN GIBI TESLIM OL, ESIR OL, IMAN ET SORGUSUZ SUALSIZ INAN; BU KIMSEYI ILGILENDIRMEZ.

Burada ILGILENDIREN, insanoglunun teslimiyeti, esareti, sorgusuz sualsiz imanina inancidir.

Bu da insanoglunu insanlastirmaz, sadece kul kole madde meta yapar ve teslim alir.

Sen buna razi isen, mesele de yok.

gordion
05-06-2014, 22:46
Sen artik bana yanit verme!





cevap vermemi istemiyorsan BENDEN ALINTI YAPMA o zaman.

evrensel-insan
05-06-2014, 22:58
cevap vermemi istemiyorsan BENDEN ALINTI YAPMA o zaman.

Tamam anlastik. Ben bir kisiden alintiyi O KISIYE YONELIK YAPMIYORUM, SADECE YAZILANLARA YONELIK YAPIYORUM.

Madem ustune aliniyorsun, ben de yapmasmaya gayret ederim. Alintisiz yazilani degerlendiririm.

Beni kisiler degil, DILE GELEN YAZILARININ INSANLIGA YONELIK OLUP OLMADIGI ILGILENDIRIYOR.

Kisilerin kendine sectigi her turlu etik degeri, onun hak ve ozgurlugudur. Bu ister OLUMLU ISTER OLUMSUZ OLSUN.

gordion
05-06-2014, 23:05
yazdım yazdım sildim, çünkü sana yazdığım şeyleri tekrar bana cevap olarak yazacaksın.

ne yaparsan onu yap umurumda değil. bu mesaja cevap da verme yeter.

mrdragon
05-06-2014, 23:07
Dilsel put no: 2.200.434.332 iş başında.

Mantıken arapların hayali putu nasıl olmalı bilemem ama dilsiz olduğu kesin. Senin gibi birinin bile diline muhtaç kalacak kadar aciz tasarlanmış.

Gücü herşeye yeten derken? Bildiğin tüm duaları ette gücü neye yetiyor görmeyi dene. Sadece senin hayallerinde yaşamaktan ötede değil.

Aynısını, x putuna tapan biri yapsın sendeki sonuç ile ondaki farklı olmayacak.

Bak, tanrının onca gücüne rağmen oturup kitap yazdığını varsayan sizler adına;

Muhammed'e söylenen söz aşağıda

6.68 - Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma


Genel Mümin davranışı için belirtilen ve aynı zamanda yukarıdaki ayetin Muhammed ile birlikte tüm müminleri de kapsadığını gösteren ayet;

4.140 - Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.


Hayır arapların hayali putunu anladık, bir de onun üzerine yazılan dilsel putunuzu dinliyoruz.

Şeytana uyma gordion, sen kalp ile düşünmeye devam et, özellikle arpaça sonradan toplanmış kitabın akıl dışı hikayelerinde hayat bul, bol bol dua et. Biz sana ne dersek aldırma, yasla sırtını hayallerine(aslen o hayaller araplarındı ama sanada bulaştırıldı.)

evrensel-insan
05-06-2014, 23:18
Dilsel put no: 2.200.434.332 iş başında.

Mantıken arapların hayali putu nasıl olmalı bilemem ama dilsiz olduğu kesin. Senin gibi birinin bile diline muhtaç kalacak kadar aciz tasarlanmış.

Gücü herşeye yeten derken? Bildiğin tüm duaları ette gücü neye yetiyor görmeyi dene. Sadece senin hayallerinde yaşamaktan ötede değil.

Aynısını, x putuna tapan biri yapsın sendeki sonuç ile ondaki farklı olmayacak.

Bak, tanrının onca gücüne rağmen oturup kitap yazdığını varsayan sizler adına;

Muhammed'e söylenen söz aşağıda




Genel Mümin davranışı için belirtilen ve aynı zamanda yukarıdaki ayetin Muhammed ile birlikte tüm müminleri de kapsadığını gösteren ayet;




Hayır arapların hayali putunu anladık, bir de onun üzerine yazılan dilsel putunuzu dinliyoruz.

Şeytana uyma gordion, sen kalp ile düşünmeye devam et, özellikle arpaça sonradan toplanmış kitabın akıl dışı hikayelerinde hayat bul, bol bol dua et. Biz sana ne dersek aldırma, yasla sırtını hayallerine(aslen o hayaller araplarındı ama sanada bulaştırıldı.)

Lakabim, sitede; 2011-2013 yillari arasinda ara vermeden once, sitede "pante" lakapli bir yazar arkadas vardi.

Islam dini tasavvuf ve islam tarihi hakkinda, benim gozlemim olarak bu sitenin en bilgiye sahip yazarlarindan biriydi.

Ben pek inancsal konularla ilgilenmedigim halde, konusuna kavramina duruma ve o anki sarta gore ilgilendigimde; soracak bir sey oldugunda kendisine sorardim.

Kendisini "diyalektik tasavvufcu" olarak tanitirdi ve kendisi, benim dile getirdiklerinden algiladigim kadar da panenteistti.

Neyse, bu bilgileri vermek ihtiyacini hissettim. Cunku gozlem ve algim acisindan senin de islam dini uzerindeki bilgilerini okuyorum.

Yalniz biz, pante ile bazan KENDI DUSUNCELERIMIZ (YA DA BEN EVRENSEL-INSAN ZIHNIYETI UZERINDEN YAZDIGIMDA) UZERINDEN YAZISTIGIMIZDA; PEK ORTAK BIR NOKTA BULAMAZDIK.

Senin ile henuz boyle bir yazisim da yasamadik. Umarim o da olur.

Cunku senin dusunce ve bilgi alis verisine gosterdigin onemin ve sayginin FARKINDA OLDUGUNUN, GOZLEMINI aldim.

Vefik Sami
05-06-2014, 23:28
Evet bana soru yönelttin, cevap olarak yazdığım şeyler üzerine tartışmayacak mıyız? Sorunun cevabını aldın mı? Almadıysan itiraz ettiğin hususlar neresi?
Ha cevabını aldıysan ezeli ve ebedi kavramlarına ilişkin bir Allah tanımı hakkında ne düşünüyorsun?

Sen bana ne sordun, ben sana ne yazdım, şimdi ise sen bana ne soruyorsun, amacın ne, açık ol. Soru sorup sorunun cevabınıyazınca akabinde islam dinine saldırma cümleleri kurup kendini tatmin etmek mi?

Sen bana önce bunların cevabını ver, burada tartışmak için benden alıntı yapıyorsun, cevap veriyorum peşinden cevapla ilgili tek bir açıklayıcı cümlen bile yok.

Muhterem; verdiğin sözüm ona 'Cevap'(!) şu:

ebedi : sonsuz, sonu olmayan,
ezeli: başlangıcı olmayan.

Bu kavramların insan beyninde tam olarak tanımlanamadığını biliyorum fakat zaman kavramının izafi olduğunu bugün itibari ile biliyorsak, bu kelimeleri anlayabilmek çok zor olmasa gerek.

Size, ezel ve ebed kavramlarının anlamını sormamıştım ki.
Bilemeyecek kadar câhil olsam, açar sözlüğe bakarım.
Sana sormama ne gerek var ?

Diyorum ki;

Allah zamandan/mekândan münezzeh ise, zaman çağrıştıran ezel ve ebed nitelemelerine, yani "Başlangıcı/sonu olmayan, ezeli/ebedi" tasvirine ne gerek var ? Çünki; ancak zaman mefhumu içerisinde 'başlangıç' ve 'Son' kavramlarına ihtiyaç duyulur. Eşsiz-benzersiz bir İlâh'ın niteliklerini "olmayana ergi" metoduyla mı anlayabiliyor, anlatabiliyorsunuz ? Diyalektiğe hükmeden bir İlah yerine Diyalektiğe hapsolmuş bir İlahtan mı söz ediyorsunuz ?

Bir aralar; Tevrat'ın kimi âyetlerinin âdetâ bağıra bağıra "Ben insan sözüyüm" dediğini görmüş ve Kutsalkitap.org adlı site yetkililerinden bu mevzûda yardım istemiştim. Bana verdikleri cevap şu olmuştu.

"O âyetler insansı konuşmalar. Yüce Tanrı bizim anlayacağımız dilden konuşuyor."

Ben "Koyunun olmadığı yerdeki Abdurrahman Çelebi" misâl, uzunca bir süre haddim olmadan öğretmenlik yaptım. Bir sınıfa girdiğimde anlatacağım mevzûyu, o sınıfın seviyesine göre ayarlamaya gayret ediyor ama; aslâ çocukça davranmıyordum.

İkisi tamâmen farklı şeyler çünki...

Hristiyan âlimleri öyle bir "cevap" verdi ki, bir müddet; sinirlensem mi, gülsem mi karar veremedim. Yâni onlara göre Tanrı yarattığı insana bir şeyler anlatabilmek için onların seviyesinden anlatmak yerine, sanki onlardan biriymiş gibi anlatmalı öyle mi ?

Allam yâreppim :D

Bu arada; Enfâl: 32'yi de es geçmeden cevaplarsanız sevinirim.

gordion
05-06-2014, 23:32
Burda verdiğim cevaplar çok acıtıyor ki bana "ayetlerle alay edenlerle beraber olma kalk git" diye ayet koyuyorlar atık :) :)

Merak etme burada çok kalmıyorum zaten, fazla da kalıcı değilim, bu mesajı yazman bile yeter bana mrdragoon :)

mrdragon
05-06-2014, 23:41
Burda verdiğim cevaplar çok acıtıyor ki bana "ayetlerle alay edenlerle beraber olma kalk git" diye ayet koyuyorlar atık :) :)

Merak etme burada çok kalmıyorum zaten, fazla da kalıcı değilim, bu mesajı yazman bile yeter bana mrdragoon :)


Hayır o ayeti ilk defa vermedim. Sanırım benim tarafımdan aynı ayet size 3-4 defa gönderildi. Yanılıyor da olabilirim daha önce en azından gönderdiğimden eminim.

Peki neden gönderdiğimi hiç düşündünüz mü?

Sürekli dil tanrısı diye gönderme yapan ben adına bunu yakalayacak eğitim-öğretim filtrelerinden geçmediniz diyelim de, zekanızı da mı bloke ettiniz?

Orada duran kuran ayetiydi, o ayeti koyduğum halde (sadece size değil de) özellikle tam da ayete uygun alaylı konuşma yaptığım zamanlarda, yine de söz söylemeye sabahlamaya, ertesi günü beklemeye devam ettiler ve ettiniz.

Bu aslında sizlerin kuran tabanında münafık olduğunuzu, göz göre göre tanrımın dediğiniz ayetleri dahi inkar ettiğinizi, hayallerinizdeki tanrıya delice sarıldığınızı ve dilinizden dökme hissiyatınızı bastıramadığınızı göstermek içindi.

Ne diyor sürekli mrdragon? Sözlerimin anlatamadıklarını, imanlılar eylemleri ile anlatıyor. Siz bu sürekli tekrarlanan söze hiç odaklanmadınız ve hep deneyin bir parçası oldunuz. Bu neden ile ben size ve sizin gibilere teşekkürlerimi sunuyorum.

Unutmayın, düşünen insan, köleliği kabul edenlere değil, şüphe ile gerçeği arayan ve sorgulayanlara seslenir. Onun dışında zihinsel köleler sadece sunumun bir parçası olur.

gordion
06-06-2014, 00:51
Hayır o ayeti ilk defa vermedim. Sanırım benim tarafımdan aynı ayet size 3-4 defa gönderildi. Yanılıyor da olabilirim daha önce en azından gönderdiğimden eminim.

Peki neden gönderdiğimi hiç düşündünüz mü?

Sürekli dil tanrısı diye gönderme yapan ben adına bunu yakalayacak eğitim-öğretim filtrelerinden geçmediniz diyelim de, zekanızı da mı bloke ettiniz?

Orada duran kuran ayetiydi, o ayeti koyduğum halde (sadece size değil de) özellikle tam da ayete uygun alaylı konuşma yaptığım zamanlarda, yine de söz söylemeye sabahlamaya, ertesi günü beklemeye devam ettiler ve ettiniz.

Bu aslında sizlerin kuran tabanında münafık olduğunuzu, göz göre göre tanrımın dediğiniz ayetleri dahi inkar ettiğinizi, hayallerinizdeki tanrıya delice sarıldığınızı ve dilinizden dökme hissiyatınızı bastıramadığınızı göstermek içindi.

Ne diyor sürekli mrdragon? Sözlerimin anlatamadıklarını, imanlılar eylemleri ile anlatıyor. Siz bu sürekli tekrarlanan söze hiç odaklanmadınız ve hep deneyin bir parçası oldunuz. Bu neden ile ben size ve sizin gibilere teşekkürlerimi sunuyorum.

Unutmayın, düşünen insan, köleliği kabul edenlere değil, şüphe ile gerçeği arayan ve sorgulayanlara seslenir. Onun dışında zihinsel köleler sadece sunumun bir parçası olur.

Bana bu ayeti daha önce gönderdiğini hatırlamıyorum, gönderdiysen de konu ile alakasız ve sürekli sadece kendi kendine masturbasyon yapıp kendini tatmin etmek üzerine kurduğun dil tanrısı, hayali put, aciz tanrı gibi üfürükten teyyare söylemlerinin arasına karıştığı için okumamış, gözümden kaçmış da olabilir.

Durum böyle iken, bu ayeti senden daha önce okumamışken, benim okumuş olduğumu hayal edip, üzerine de yine üfürükten teyyare yorum yapman senin içine düştüğün durumu yani kendini haklı çıkartmak için nasıl çabaladığının ve kendine tutunacak hayali sanrılar gördüğünün de NET bir kanıtı.

Benim bu ayeti daha önce senin vasıtan ile okuduğumu hayal edip üzerine beni münafıklıkla suçlamak, senin içinin ne kadar fesat olduğunu, islama ve burdaki müslümanların inançlarıyla dalga geçen ifadeler kullanmak için ne kadar çırpındığını ve çırpındıkça da ne kadar battığını da gözlerimizin önüne seriyor.

Benim burada olup bazı konulara cevap vermem belli ki seni feci acıtmış ki bana "kalk git" şeklinde ayet göstermişsin:) merak etme fazla takılmıyorum burada üzülme bu kadar.

evrensel-insan
06-06-2014, 02:03
Ayetlerde soylenen "Ya Kuran'da yazanlara iman ederek harfiyen uyarsin, ya da kendince bunlari inancina uydurma adina degistirirsin. Eger bunu yaparsan, sen de imansiz olursun"

Yani "IMAN ILE INANC FARKLIDIR"

Kuranda olmayani Inanca gore degerlendirmek, imansizlik ile esdegerdir.

Bu konuda bir kac aciklama var.

Mumin- iman esaslarini kalb ile tasdik, dil ile ikrar. Iman ile islamin butunlesmesi

Kafir- Kalben inkar ve tesvip edip, bunu dil ile soylemek.

Kafir, muminin zittidir.

Munafik- Dil ile iman ettigini soyledigi halde, kalbiyle tasdik etmeyen

Kufur- Inanc esaslarini toptan ve temelden inkare ve tekzip etme. Sirke nazaran daha genel bir anlam ifade eder.

Musrik- ZATINDA, SIFATLARINDA VE FIILLERINDE Allah'a es ve ortak kosan, ve onun ile birlikte baska ilahlar edinen kimse.

Musrik, elh-i tevhid'in zittidir.

Tevhit- Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma.

ehli- evcil, uysal.

Bizler dil ile soylemeyi, KALB YOLUYLA DEGIL DE; BEYIN YOLUYLA YAPTIGIMIZDAN butun bunlar bizim icin gecerli degil.

KALB ILE TASDIK, DIL ILE IKRAR hakikaten kolay olmasa gerek!

Cunku ufak bir sapma, yukarida aciklanan kavramlardan birine esdeger olmaktir.

Mazallah vahsilesmektir. (Ehlinin zitti vahsidir)

mrdragon
10-06-2014, 01:35
Bana bu ayeti daha önce gönderdiğini hatırlamıyorum, gönderdiysen de konu ile alakasız ve sürekli sadece kendi kendine masturbasyon yapıp kendini tatmin etmek üzerine kurduğun dil tanrısı, hayali put, aciz tanrı gibi üfürükten teyyare söylemlerinin arasına karıştığı için okumamış, gözümden kaçmış da olabilir.

Durum böyle iken, bu ayeti senden daha önce okumamışken, benim okumuş olduğumu hayal edip, üzerine de yine üfürükten teyyare yorum yapman senin içine düştüğün durumu yani kendini haklı çıkartmak için nasıl çabaladığının ve kendine tutunacak hayali sanrılar gördüğünün de NET bir kanıtı.

Benim bu ayeti daha önce senin vasıtan ile okuduğumu hayal edip üzerine beni münafıklıkla suçlamak, senin içinin ne kadar fesat olduğunu, islama ve burdaki müslümanların inançlarıyla dalga geçen ifadeler kullanmak için ne kadar çırpındığını ve çırpındıkça da ne kadar battığını da gözlerimizin önüne seriyor.

Benim burada olup bazı konulara cevap vermem belli ki seni feci acıtmış ki bana "kalk git" şeklinde ayet göstermişsin:) merak etme fazla takılmıyorum burada üzülme bu kadar.


Tarih 09.02.2014;

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34138&page=28



gordion´isimli üyeden Alıntı http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/buttons/viewpost.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=511721#post511721)
Çok eşlilik kaldırılmadı revize edildi diyen kim Allah aşkına gösterir misin?


gordion bir ricam olacak. Neye inanırsan inan artık umrumda değil ama, bunlar senin dininin temel söylemleriyken biraz garip olmuyor mu?


Muhammed'in eşini Fatıma yapacak kadar islami bilgin varken neyin derdindesin sen? Hani sana şimdi kuranda özellikle iki kere tekrarlanmış bir sureyi versem;

Hani Allah'ın ve ayetlerinin alaya alındığını duyduğunuz zaman o mekanı taki onlar başka söze dalıncaya kadar terk edin yoksa sizde onlar gibi olursunuz diyen a yetini ne anlarsın )

Ben söyleyeyim. Sizin davranışınız temel insan psikolojisine giriyor. İçinizde inat ile sarıldığınız bir tanrı kavramı var ve kitabın sözlerinden bağımsız küçük bir çocuğun baba baba, aslında 98 ayaklı 32 kollu 254 gözlü pembe de patikli ejderha var demesine dönüyor olay.

Hadi kitabınızı bilmiyorsunuz anladıkta, neden burada boş bilgi ile tartışmak yerine gidip kitabınızı baştan sona kadar güzelce okumayı denemiyorsunuz?


Aslında sizin durumu gayet iyi özetlemiş. Aradan kaç ay geçmiş, islam inancı ile söz söylemeye çalışan bir insanın zihniyetini, çok güzel göstermişsiniz.

En alttaki mor büyültülen yazı da, aslında en kritik noktadır. Bunca zaman geçtiği halde, hadi diyelim bu yazıyı göremediniz ki yazdığım en kısa cevaplardan biriydi ve daha tartışmaların başındaydık dil tanrısı da yoktu ama sizin, kalp ile düşünmeye çalışma eyleminiz vardı.

O zaman Fatma olayında olduğu gibi daha cahil olduğunuz ve zamanla en azından temel konularda biraz daha düzeldiğinizi söyleyebilirim.

Ne var ki, beni hiç şaşırtmayan noktaya geldik. Farz edelim ki, ben size bu ayeti söylemedim ya da görmediniz, unuttunuz hepsi kabul de, siz kendi kutsal kitabınızı hiç mi okumadınız?

Süre de az değil, insan bir merak eder açar okur diyeceğim de, bence bu mantık ile okumasanız da olurmuş.

Kısacası ayeti benden değil aslında kurandan okumanız gerek, size göre o ayeti ben değil tanrınız yazdı. Hadi ben size hatırlatmaya çalışırken ıskaladınız, unuttunuz da, kurana ne oldu değil mi ya?

Hani insan davranışı önemlidir dinin insan düşüncesindeki zararları göstermek adına, malzeme olmaya devam etmeniz işime geliyor.

O ayeti hatırlatmamın nedeni kurandaki tanrıya da iman etmediğinizi göstermekti. Dil tanrısının çıkış noktası aslında budur.

Kurandaki dil tanrısı onu tasarlayanlarındır. Siz o tasarıyı hiçleyip kendinize has başka bir tanrıyı yine mecburen dilinizden döküyorsunuz.

Neyse önemi de yok, cehalet bir insanın içine işlemişse dogmalarında boğulup, düşüncelerini karanlığa gömmeye mahkum bırakılır. Kendi inanç felsefi ile dahi çeliştiğinin farkına varamayacak kadar içeriği boşaltılmış sözlere sarılır.

Yıldıztozu
03-10-2014, 13:03
Başlangıcı olan bir şeyin bir ilk anı vardır. Bu ilk an herhangi bir zamanda gerçekleşmiştir.
Bigbang'ten önce zaman yoktu. Zaman yoksa ilk an da yoktur. İlk an yoksa başlangıç da yoktur.
Başlangıç yoksa yaratilma da yoktur.