PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bayrak Provakasyonu


evrensel-insan
11-06-2014, 01:14
Bizler, hem toplum hem de her bir ferdi olarak; ulke bunyesinde bir olay oldugunda, HEP DUYGUSALLIGIMIZDAN VE ETIK DEGERLERE INANCIMIZIN SORGULANMAMASINDAN KAYBEDIYORUZ.

Bilindigi gibi guncel konu, her gun suratle degismesine ragmen; bayrak olayidir.

Nedir bayrak olayi.

Aslinda olayi cok iyi analiz etmek gerekir.

Bir garnizonda, bir eylem sirasinda bir kisinin tel orguleri asarak bayrak diregine tirmanmasi ve oradan milli degerlerden biri olan bayragi direkten indirmesidir.

Simdi bu cumle uzerine dusunelim.

Bu bayrak nerde?

Askeri bir garnizonda.

Garnizonun neresinde?

Icinde.

Garnizonda kimler var, TSK ASKER VE SUBAYLARI.

Peki, bu asker ve subaylar o kisinin o direge tirmanmasi ve de bayragi indirmesi esnasinda nerde?

Garnizonda.

Simdi dusunelim:

Normal bir durumda bir kisi o tel orgulerden gecip, direge tirmanip, en onemli degerlerden biri olan bayragi, o bayragi korumassi gereken asker mekaninda bu sekilde indirmeye cesaret edebilir mi?

Hayir.

Neden?

Cunku bilir ki, buna izin verilmez, tutuklanir ve hatta yaralanir ve belki de canini kaybedebilir.

Peki, bir garnizonda bulunan asker, normal durumda o kisinin tel orguleri atlamasina, direge cikmasina ve bayragi indirmesine seyirci kalirlar mi?

Hayir.

Neden?

Cunku bir askerin gorevinin milli degerlerini caninin son damlasina kadar korumasi gerektigini her asker bilir.

Peki nasil olmustur da, hem kisi o bayragi indirme cesareti gostermis, hem de asker seyretmistir.

Zaten bu ikisi uyusmasa bu bayrak indirme olayi gerceklesmez.

O zaman mantikli dusunelim.

Demekki kisi, o bayragi indirirken; kendisine askerin hic bir mudahelede bulunmayacagini biliyordu.

Dahasi;

O kisi o bayragi indirmek ile gorevlendirilmisti.

Ayni askerin, o kisiye bu eylemi yaparken dokunmamasi ile gorevlendirildigi gibi.

Simdi bakalim.

Diktator bu konuda bir rekor kirdi.

Yani bir dediginin tam tersini BIR KAC GUN SONRA DEGIL, AYNI GUN AYNI KONUSMADA SOYLEDI.

Ne dedi "o bayragi ordan indirtmeyeceksin" Yani O KISIYE DOKUNULMAMAK ILE GOREVLENDIRDIGI ASKERI SUCLADI.

Ne dedi "eger mudahele olsaydi, dogu karisirdi." Yani, O MUDAHELEYI ASKER ZATEN YAPAMAZDI.

MHP Baskani "Alninin catindan vuracaksin" dedi. Infaz istedi.

CHP Baskani "Bu olay affedilemez" dedi ve yangini korukledi.

Bugun Ankara bayrak eylemlerine sahne oldu.

Peki kim kazandi?

Tabiki diktator, neden mi?

Hic bir deger vermedigi ama toplumun deger verdigi bir degeri gundeme tasiyarak, hem gundem yaratti. HEM DE BOLUCULUGE BIR ADIM DAHA ATTI.

Simdi burdan ona cok ekmek cikacak.

Artik yeri gelir, gezi yi kullanir, yeri gelior paraleli suclar, yeri gelir, "ortaligi karistiriyor" diye kimi isterse onu suclar ve bu arada BU PROVAKATIF GUNDEM ILE, YINE GOTURECEGINI GOTURUR VE CAKTIRMADAN YAPACAGINI YAPAR.

Ne diyelim, ulke butunlugunun her sosyo-etik farkin farkinin hak ve ozgurlugunde bolunmeden yasanabilmesi adina; GEZI BILINCIMIZI KORUYALIM.

Nevandaar
11-06-2014, 04:46
Asker, bu olaylarda suçu olan son kişidir herhalde.
Orduya operasyonlar yapılırken halk ordunun arkasında durmadı. Akp öncesine kadar çok sevdiği orduyu ışık hızında terk etti. ORdu fazlası ile hırpalandı ve çökertildi.
Lice'deki olaylardan dolayı o bölgedeki askerlerin silahları alındı. Durum bu iken hiçbir asker çıkıp o iti vurup öldürerek kendini tehlikeye atmaz.
Türkiye'deki birçok insanın taptığı Tayyip Erdoğan çıkar ve paralel yapı falan der ve asker vatan haini ilan edilir dakikasında.
Türk devleti, Türk halkına oldukça bol bir kıyafetti. Şimdi çekiyor ve tam vücuda oturuyor.

Ordu'nun durumu bu iken burnumuzun dibinde ışid denen bir canavar var. El-kaide'yi dinden çıkmış olarak ilan eden, radikalin radikali bir örgüt. Yıllardan beri savaşlarda pişen çeçen, boşnak, arap ultra dindar olup ölmemiş kim varsa toplandığı bir örgüt. Ve bu adamlar strateji oyunu oynar gibi Irak'ın çeşitli bölgelerini işgal ediyorlar rahatlıkla.

Artık ne desem bilemiyorum.

Birkaç söz de diğer partiler için yazmak istiyorum.

Devlet Bahçeli lafta milliyetçilik, muhalefetlik yapıp akp'nin her başı sıkıştığında el uzatan kendi partisini resmen frenleyen bir adam.
Partiye zarar verecek kim varsa onları topluyor. Koltuk sevdası da malum tabi.
Artık kendisinin, gizliden Tayyip Erdoğan ile anlaşma yaptığını düşünüyorum. Kendisinin de RTE gibi düşündüğünü ve bu uğurda muhalefet taklidi yaptığını düşünüyorum.


Kemal kılıçdaroğlu için denecek pek bir söz yok zaten. Cilalama ve kaset ile başa getirilmiş katıksız bir Atatürk düşmanı. Partiye başkan olduğu ilk zamanlar, yardımcıları Atatürk hakkında atıp tutmaya başlamıştı bol keseden tvlerde. Ancak kısa sürede gördü ki Chp tabanı diğer parti tabanları kadar koyun değil ve çark etmek zorunda kaldı, en azından görünürde.
Tabi partiye sokuşturduğu pkklılar hediye oldu.


Türk halkı, aptallığının, cehaletinin ve bununla birleştirdiği kof özgüveninin kibrinin cezasını çekecek. Bolca canı yanacak, ölecek, ağlayacak.

Atatürk ve silah arkadaşlarının onlara gökten zembille hediye ettiği devrimleri, bilinci burnu sürte sürte hak edecek ve özümseyecek.

upuaut
11-06-2014, 09:08
Baylar, TSK'yı tanımadan yorumlarınıza katılmak mümkün değildir.

Bildiğiniz gibi, TSK olarak addettiğimiz orduya "Peygamber Ocağı" denilir. Ama bu ne kadar doğrudur?

Bence, ordumuzun Milli Mücadele döneminden sonraki siciline bakmak gerekir. Ordumuzun sicili temiz mi ki yukarıda safiyane yorumlar yapıyorsunuz?

Ordumuzun sicili ne yazık ki temiz değil. Sadece Kore savaşına bir bakın, ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız.

Ahmet Emin Yalman, Kore savaşı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kore_Sava%C5%9F%C4%B1)na katılmamızın nedenlerini şöyle sıralar (Bkz; "Kore Savaşı'nın Türk Kamuoyuna Yansıması (http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/789/10123.pdf)"):

"II. Dünya Savaşı sonrası oluşan çift kutuplu dünyada şiddetini artıran soğuk savaş Kore'de silahlı çatışmaya dönüştü. Türkiye, benzer bir saldırıya uğrayabileceği varsayımı ve dünya barışının geleceği endişesi ile TBMM'nin onayını almaksızın Kore'ye asker gönderdi. Güvenliği için Avrupa ile bütünleşmek, NATO'ya üye olmak ana hedef olarak belirlendi. Kamuoyu da bu paralelde yönlendirildi, desteği alındı. Kore'de Tiirk askeri birliğinin varlığı ve 1945 yılından beri süregelen Sovyet tehdidi algılaması, kamuoyu duyarlılığını sürekli kıldı."

Bir başka değerlendirme de şöyledir:

"Türkiye, bunca askeri NATO'ya kabul edilme sevdasıyla gönderiyordu. Adnan Menderes, İsmet İnönü'nün dışarıdaki denge politikasının aksine aktif bir siyaset izleme yoluna gitti. Türkiye, NATO'ya üye olma talebinde bulundu. Ama reddedildi. Bu sırada SSCB ile ABD arasında ikiye bölünmüş olan Kore'nin kuzey parçasına çullanan ABD, komünizmi dünya yüzünden silmek için savaş başlattı. Amerika'nın talebi üzerine Birleşmiş Milletler, 25 Haziran 1950'de Kore'ye müdahale kararı aldı.

Bu durum NATO'ya girmek isteyen ama bu isteği bir türlü kabul edilmeyen Türkiye'nin Amerika'ya yaranması için bulunmaz bir fırsattı. BM'nin Kore'ye asker gönderme çağrısına karşılık veren ilk ülke Türkiye oldu."

Şurada (http://www.aktifhaber.com/kore-savasinin-bilinmeyenleri-184927h.htm) da Kore kahramanlarının Ziverbey işkencelerinde neler yaptıkları anlatılıyor.

Bunlar 12 Mart darbesinin simge isimleri.

Çok ilginçtir; 12 Eylül darbesinin simge adı da şu şekilde belirleniyordu: Genelkurmay Başkanı Org. Sancar, "Evren'in Kore kıdemi var, bu da geçerlidir" diyerek, Evren'in önünü açtı (Bkz: "Evren'e Piyango (http://www.takvim.com.tr/yazi_dizisi/2010/12/22/evrene_piyango)").

Gördüğünüz gibi Kore Kahramanları burada da kahramanlaşmışlar ama, bir Türk Generali olarak değil, ABD (NATO) Paşası olarak.

Evet, siz hangi ordudan bahsediyordunuz?

Natan
11-06-2014, 16:30
Ben de E-İ gibi düşünüyorum.

Bir kişi görevlendirilmiş de olabilir, aşırı şımartılmış da olabilir.

Yapılmaması gereken bir şey yapmıştır.

Diyelim ki, o kişi bir kürtçüdür.
Hazmedemiyor.
İndirmek istiyor.
Adam delirmiş öfkesinden ki o direğe tırmanmış.

( ikinci seçeneğe göre)

Şunu son zamanlarda anladım.
Kürtçüler gerçekten azıttı artık.

Türkçüleri zaten biliyoruz.
Fakat olaylarda güncelliğini koruyan kürtçülerdir.

Erdoğan'ın ülkeyi getirdiği nokta budur.

evrensel-insan
11-06-2014, 17:11
Ben de E-İ gibi düşünüyorum.

Bir kişi görevlendirilmiş de olabilir, aşırı şımartılmış da olabilir.

Yapılmaması gereken bir şey yapmıştır.

Diyelim ki, o kişi bir kürtçüdür.
Hazmedemiyor.
İndirmek istiyor.
Adam delirmiş öfkesinden ki o direğe tırmanmış.

( ikinci seçeneğe göre)

Şunu son zamanlarda anladım.
Kürtçüler gerçekten azıttı artık.

Türkçüleri zaten biliyoruz.
Fakat olaylarda güncelliğini koruyan kürtçülerdir.

Erdoğan'ın ülkeyi getirdiği nokta budur.

"Kurdculer" derken, diktator, PKK v.s. ve ABD ve her turlu amerikan emperyalizmi ile isbirligindeki politik cikarcilar ile; Kurtce konusan toplumu bir birine karistirmamak gerekiyor.

Cunku onlari ve kendine turk diyen toplumu her turlu cikari icin kullananlarin; kurtculugu ya da turkculugu sadece duygu somurusu icindir.

O yuzden yine burda gezi bilinci devreye girer. Yani tum toplumun farkli sosyo-etik degerlerinin birlikte ayni talep savunu ve destegi birlikteligi.