Orijinalini görmek için tıklayınız : İmkan
Narkiz Mitoloji
11-07-2014, 11:27
Kainattaki her bir şey mümkündür;yani varlığı mecbur değildir.Çünkü hiçbir şeyin varlığı gibi onu yokluktan varlığa çıkarma iradeside kendine ait değildir. Yani hiçbir şey kendi isteyerek ve kendisi tarafından yokluktan varlığa çıkarılmış değildir. Şu halde her bireyin var olup olmaması aynı derecede ihtimal dahilindedir.Bu bakımdan var olan şeyler hakkında yoklukta kalmak ve var olmak arasında varlık lehine bir tercihte bulunulmuşsa ve bu tercih varlıkların kendine ait değilse bu takdirde bunların varlığını yokluğuna tercih eden ve varlığı kendinden ve mutlak gerekli olan biri olmalıdır bir yaratıcı olmalıdır .
Narkiz Mitoloji
11-07-2014, 13:17
Varlıkta görünen herşey değişkendir yokluğa mahkumdur,zamanla ve mekanla sınırlıdır yani hadistir,yani sonrada olmadır.Tamamı sonrada ortaya çıkan şeyleri var eden onlardan öncekiler olamaz ve açık değildir. Öyleyse olmuş bile olsa varlıkların birbirlerini var ederek sonsuza kadar uzanmaları mümkün değildir çünkü hep sonlu ve zaman mekanla sınırlıdır. Dolayısla silsile mazide bir yerdde duracaktır işte b u durma yeri ezel yani zamansızlıktır. İşte zamanla ve mekanla sınırlı bulunmayan sonradan da olmuş yani yratılmış olmayan varlığı kendinden ezeli biri muhakkak olmalıdır.
RainFall
11-07-2014, 14:49
Müslüman geldi yine defalarca cevap yanıtlar aldınız halen devammı ediyorsunuz?
Tanrınızın gerçekliğini gösterecek bir kanıt bulamıyoruz kanıtlarsınız?Sistemin yarattığı hastalığı yayıyorsunuz.Beyninizden atın.Sistemdeki bir açıksınız siz.Kapatacağız o açığı hatalı şekilde ortaya çıkmışsınız tedavi olanlar biz ateistleriz.
Narkiz Mitoloji
11-07-2014, 15:02
Müslüman geldi yine defalarca cevap yanıtlar aldınız halen devammı ediyorsunuz?
Tanrınızın gerçekliğini gösterecek bir kanıt bulamıyoruz kanıtlarsınız?Sistemin yarattığı hastalığı yayıyorsunuz.Beyninizden atın.Sistemdeki bir açıksınız siz.Kapatacağız o açığı hatalı şekilde ortaya çıkmışsınız tedavi olanlar biz ateistleriz.
tam tedavi olamamışın hala hastasın yukarıdaki yazındada gösterdiğin gibi bu kadar aciz zayıf sen ama bir o kadar enaniyetli gururlu kendini beğenmiş bir kişi olarak bu dediğini yapacak kapasite yok sende
RainFall
11-07-2014, 15:30
tedavi olmamışlık değil kardeşim tedavi edicileriz sizi edeceğiz tedavi hastalığınızdan kurtulacaksınız narkiz mitoloji yazım yanlışını önemseme.Sizi cezalandıracak bir tanrı yok mecbur değil sizi cezalandırmaya.Şunu anlayabilirseniz tanrının olmadığını anlayacaksınız var veya yokluğundan emin değilmisin işlevleriyle anlarsın yaptığı işle varlığını ortaya koyar.Bu tanrı beynini inkar ediyorsan ben ne yapayım seni nasıl kurtarayım bilemiyorum ki.Yardım etmeme izin verirsen edebilirim.Seni içine düştüğün bataklıktan kurtarırım el uzatırım.Ama sen o uzanan eli tutmaz kabul etmezsen birde üstüne karşı çıkarsan ben seni kurtaramam diğerleride kurtaramaz.
Narkiz Mitoloji
14-07-2014, 16:19
Yaşam üzerine felsefi çalışmaları bulunan Richard Cameron ,canlı olan bir şeyin aynı zamanda teleolojik olacağını yani içsel amaçlara hedeflere veya niyetlere sahip olacağını söylemektedir.Günümüz biyologlar biyoloji filozofları yapay yaşan alanında çalışanlar canlı olmanın ne demek olduğuna dair henüz tatmin edici bir açıklama yapamamışlardır.Aristoteles yaşam ile teleolojiyi sırf şans eseri birlikte ilerleyen şeyler olarak görmemiş aksine teleolojinin canlı varlıkların yaşamları açısından gerekli olduğunu söylemiştir.
Üremenin kayağıs ikinci temel sorundur.Jon Haldane varlığı üremenin erken bir safhasında varsaymaları ve üremenin materyal bir temelden doğal yollarla ortaya çıkabileceğinin gösterilmemiş olması nedeniyle yeterli açıklam sunulamadığınıbelirtir.
David Conway evrenin yaşamn devam etmesine olanak sağlayan düzeninin herhangi bir türden bir akıl tarafından tasarlanmş olmadığı yönündeki iddasına karşılık olarak şunları özetlemektedr.
İlk zorluk canlı varlığın cansız varlıktan ortaya ilk çıkışına dair materyalist bir açıklama yapılmasına karşın 'Canlı varlık yaşamda olarak kendisinden öncekilerle tamamıyla olmayan teleoloik düzene sahiptir,ikinci zorluk ise üreme kabiliyetleri olmayan ilk yaşam biçimlerinden üreme kabiliyeti olan yaşam biçiminin doğmasıdr.Bu tür kabiliyet olmasaydı rasgele mutasyon ve doğal seçim yoluyla farklı türlerin ortaya çıkması mümkün olmazdı.
alpeerkara
14-07-2014, 16:48
Yaşam üzerine felsefi çalışmaları bulunan Richard Cameron ,canlı olan bir şeyin aynı zamanda teleolojik olacağını yani içsel amaçlara hedeflere veya niyetlere sahip olacağını söylemektedir.Günümüz biyologlar biyoloji filozofları yapay yaşan alanında çalışanlar canlı olmanın ne demek olduğuna dair henüz tatmin edici bir açıklama yapamamışlardır.Aristoteles yaşam ile teleolojiyi sırf şans eseri birlikte ilerleyen şeyler olarak görmemiş aksine teleolojinin canlı varlıkların yaşamları açısından gerekli olduğunu söylemiştir.
Üremenin kayağıs ikinci temel sorundur.Jon Haldane varlığı üremenin erken bir safhasında varsaymaları ve üremenin materyal bir temelden doğal yollarla ortaya çıkabileceğinin gösterilmemiş olması nedeniyle yeterli açıklam sunulamadığınıbelirtir.
David Conway evrenin yaşamn devam etmesine olanak sağlayan düzeninin herhangi bir türden bir akıl tarafından tasarlanmş olmadığı yönündeki iddasına karşılık olarak şunları özetlemektedr.
İlk zorluk canlı varlığın cansız varlıktan ortaya ilk çıkışına dair materyalist bir açıklama yapılmasına karşın 'Canlı varlık yaşamda olarak kendisinden öncekilerle tamamıyla olmayan teleoloik düzene sahiptir,ikinci zorluk ise üreme kabiliyetleri olmayan ilk yaşam biçimlerinden üreme kabiliyeti olan yaşam biçiminin doğmasıdr.Bu tür kabiliyet olmasaydı rasgele mutasyon ve doğal seçim yoluyla farklı türlerin ortaya çıkması mümkün olmazdı.
Akıllı tasarımı savunuyorsunuz sanırım. Ama dini düşüncenizi anlayamadım.
Narkiz Mitoloji
14-07-2014, 17:03
Sürekli dinim soruluyor ama ben tezlerimi bir yaratıcının var olup olmaması üzerine müzakereye açıyorum böyle olunca iddalarım tezlerim değil konu islamiyete kayıyor ve konumuz sapıyor
lütfen başlıklarda açtığım konular üzerinden müzakere edelim yanlışlayabiliyorsanız onu konuşalım İslamiyeti sevmemeniz,islamı yanlış bulmanız beni ilgilendirmiyor
mrdragon
14-07-2014, 21:28
Sürekli dinim soruluyor ama ben tezlerimi bir yaratıcının var olup olmaması üzerine müzakereye açıyorum böyle olunca iddalarım tezlerim değil konu islamiyete kayıyor ve konumuz sapıyor
lütfen başlıklarda açtığım konular üzerinden müzakere edelim yanlışlayabiliyorsanız onu konuşalım İslamiyeti sevmemeniz,islamı yanlış bulmanız beni ilgilendirmiyor
Gerçekten merak ediyorum; bir tanrının varlığı ya da yokluğu ne derece önemlidir?
İnsanların bir tanrının varlığı adına dillerinden tanrıya kıyafet giydirip, sonra da dillerinde put olarak sürekli gevelediği ve gelişimin önünü tıkadığını tarih yazar da,
Evrenin bir tanrılı ya da tanrısız sistem ürünü olmasının gelişimi engelleyeceğini ya da ileriye götüreceğini bir tek kaynak yazmaz.
İnsanlar ne zaman tanrıya kitaplar yazdırır, ilkel dogmatik sabit kurallar belirlerse, işte o zaman düşüncenin katili olurlar.
Dipnot; akıllı tasarım mesela ilim dünyasında kabul edilebilir bir düşüncedir. Bilimsel çalışma bazında önemi yoktur. Olması ya da olmaması çalışmayı zerre ilgilendirmez ve etkilemez. Sadece akıllı tasarıcının olacağına İNANAN insanlarımız da var. Bu insanlar çocuksu, ilkel, bilimle tezat kitaplara hapsolmuş, insanların yeterince cahil sayıldıkları bir dönemdeki bakış açısında dillere esir düşen tanrıların yokluğunu bilimsel olarak kabul ediyorlar. (inanç değil, bilgileri ile zerre örtüşmüyor.)
Hani kriteriniz önce tanrıyı keşfedeyim sonra ona kıyafet giydirmekse, adımlarınız bence hatalı. Saygılarımla.
spartacus
14-07-2014, 22:34
Kainattaki her bir şey mümkündür;yani varlığı mecbur değildir.Çünkü hiçbir şeyin varlığı gibi onu yokluktan varlığa çıkarma iradeside kendine ait değildir. Yani hiçbir şey kendi isteyerek ve kendisi tarafından yokluktan varlığa çıkarılmış değildir. Şu halde her bireyin var olup olmaması aynı derecede ihtimal dahilindedir.Bu bakımdan var olan şeyler hakkında yoklukta kalmak ve var olmak arasında varlık lehine bir tercihte bulunulmuşsa ve bu tercih varlıkların kendine ait değilse bu takdirde bunların varlığını yokluğuna tercih eden ve varlığı kendinden ve mutlak gerekli olan biri olmalıdır bir yaratıcı olmalıdır .
1.) Yokluktan varlığın çıkartıldığına(örn: yaratmak) dair ne gibi verileriniz var? varlık-yokluk neden birlikte olamıyorlar? Yokluğun varlığını kanıksayan hayal gücünüze varlığı neden sığdıramıyorsunuz.
2.) Madde yoksa zaman var mıdır? Eğer madde yok ise zaman yok diyebiliyorsanız o halde bir başlangıçtan bahsetmeniz saçma olmuyor mu?
3.) Yoklukta bir varlıktır aslında, yani yokluğun varlığından söz edebilirsiniz zira bunu nesnel olarak tespit etme şansınız var ve bu anlamda hiç bir nesnenin olmadığı bir noktayı belirlemeniz mümkün, bu da oradaki yokluğun varlığıdır. Varlık kelimesi felsefede bir türlü doğru düzgün kavranamadı, daha doğrusu farklı feslefeler farklı tanımlar üretiyor. Varlık ile kasıt herhangi bir şeyin VAR-YOK İDDİASI değildir, yani varlık kelimesi kendi başına bir iddia olmadığı gibi daha doğrusu bir hal(varlık-yokluk) ifadesidir. yalnız genel tanım ve kanı idealist tanımla şekilleniyor, varlık dendiğinde anında bir var-yok iddisına indirgenip ardından var olanlar yokken var edildi gibi bir sonuca varılıyor.
Eğer yokluğun ortasında hiç bir varlıktan söz edemiyorsak savlarınız daha başından çürük. Bu halde ister adına tanrı deyin isterseniz de vareden irade deyin, bu bir var olma durumudur! Demek ki bu anlamda sizin savınız yayı ters tutup oku kendinize atmaktan ileri gidemiyor, zira ya hiç bir varlıktan söz etmiyor olmalısınız bu halde tanrı vb anlamı yok, ya da herhangi bir varlıktan bahsediyorsanız demek ki yokluk tek başına olamıyor, anlam taşımıyor...
gelelim sona, neden insan hayal gücünün bile ötesinde -ki insan hayal gücü akla, mantığa, izaha, izana aykrıı bile olsa milyonlarca kurgu üretebilir- böyle bir hayal gücünün dahi ötesinde, üstünde bir varlığın varlığı mantığınızı zorlamıyorda, hiçte hayal gücümüzü aşmayan hatta burnumuzun ucunu bile aşmayan nesneler, evren, madde, materyal ve süreğen hareket ve değişimin çok çeşitli sonuçlar doğurabileceğini mantığınız almıyor? hangisi mantıklı?
Sonuç itibariyle siz bana var edenin varlığı çelişkisini izah edebilir misiniz? Eğer klasik orta ve ilk çağ söylemi ile bizim aklımız orasını almaz diyecekseniz, bu halde bizim aklımız hiç bir şey yoktu tanrı ol dedi oldu gibi cümleleride hem almaz, hem kuramaz, hemde anlam taşımaz. Bunu alan akıl, bunu üreten akıl bi zahmet bu soruya yanıt versin.
spartacus
15-07-2014, 05:49
Yaşam üzerine felsefi çalışmaları bulunan Richard Cameron ,canlı olan bir şeyin aynı zamanda teleolojik olacağını yani içsel amaçlara hedeflere veya niyetlere sahip olacağını söylemektedir.Günümüz biyologlar biyoloji filozofları yapay yaşan alanında çalışanlar canlı olmanın ne demek olduğuna dair henüz tatmin edici bir açıklama yapamamışlardır.
Hayır yapıldı, canlı organize olmuş maddedir. canlı ile cansız arasındaki temeldeki fark cansız maddenin kendiliğinden tepki vermesine karşılık canlı madenin organize ve örgütlü biçimde tepki verebileceği olgusudur. fark bundan ibaret -ki canlılığı vareden temel etki-tepkidir zaten. farkı yaratanda bu.
Birde inorganik maddenin canlılığa dönüşemeyeceği iddia edilir, halbuki kullandıkları fosil yakıt dahi bir zamanlar organikti, yani organik-inorganik dönüşüyor. Genel anlamda madde açısından organik-inorganik ayrımı yapma şansı yok, eni sonu maddenin özellikleri, bileşenleri, kaabiliyetleri gibi yapısal ayrımlar anlam taşır ve tüm bu özelliklerde hem değişken hemde dönüşkendir, zira ilişkiler, hareket(etki-tepki doğuruyor) ve değişim-dönüşüm var.
Sonuç farkı yaratan kendiliğinden ile bilinçli etki-tepki farkıdır.
Bir ek de benden gelsin :)
Cansız maddelerin canlı kültüre dönüşmesi de; Miller-Urey deneyinde başarılmıştır.
Daha geniş kaynak için: Dinazorların sessiz gecesi, Hoimar vonn ditfurth 1. cilt.