Orijinalini görmek için tıklayınız : Turkiye'de "Siyasal Islam" Donemi
evrensel-insan
27-07-2014, 20:32
T.C. tarihinde 1923'ten bu yana ilk defa politik tohumlari 1970 sonrasi atilan bir siyasal islam donemine girilmistir.
Bu iki anlama gelir.
T.C. politikassinin temelini artik islami cikarlar ve politikalar belirlemektedir.
T.C.'de devlet te hukumette tum yonetim kurumlari da artik siyasal islam cikari uygulamaktadir.
Liklik ve cumhuriyetin yani halkin idaresi artik islam politikalari secimi uzerinedir.
Tum kavramlar demokrasi hak ve ozgurlukler hukuk adalet v.s. sadece islam politik cikarlari temelinde degerlerndirilmektedir.
Sandik demokrasisi, sadece sandikta islam politikalari arasinda secimini yapacaktir.
Tum degerler milli degerler de dahil; islam politiukasi bunyesinde degerlendirilmektedir.
Tartismalar islam politikasi bunyesinde yapilmaktadir.
Tum cikarlar islam politikasi temelinde belirlenmektedir.
Egitim, bilim, yasam ve iliskiler islam politikasi ile yonlendirilmektedir.
Kisaca sandik sadece islam politikasini sandiktan cikararmaktadir.
Islam politik doneminin baslama sureci, gezi bilinci ile paraleldir.
Turkiye aslinda bilinc olarak uc ana ve aralarinda caglar farki olan duzeyde bolunmustur.
Islam politik cikarcilari
etnik ve diger etik ile her turlu izm ideolojik cikarcilar
Gezi bilinci
Bu ucu arasinda cagdas ucurumlar vardir.
Ilki ortacag zihniyetidir.
Ikincisi ronesans sonrasi aydinlanma donemi zihniyetidir
Ucuncusu bilgi ve bilisim toplumu ve cagdas zihniyettir.
Evet oyle bir ulke ve toplumda yasiyoruzki; sosyo-etik olarak toplum caglar farkina bolunmus.
Burada onemli olan eger islam poolitik cikarcisi zihniyeti tasimiyorsak; ulke de nasil bir yasam ve iliski surelebileceginin ortaya konmasidir.
Aksi, islam politik cikarinin hanfgisi olursa olsun; diger iki zihniyete yasam hakki tanimayacagidir.
O yuzden herkes bugunden sonra, bir halk idaresi olarak ulke ve toplumuna nasil bir idare getirecegini iyice sorgulasin.
Hem cumhurun basi secimlerinde, hem de 2015 genel secimlerinde.
hem 2013 hem de 2071 hedeflerini gozeterek.
Bu hedefler ile ulke ve topluma nasil bir idare getirileceginin farkinda ve algisinda olarak.
Belkide islam politik cikar gunleri yasadigimiz bugunler bizlere ilerisi icin politik cikmaza girmek yerine; dusunmek sorgulamak hedef belirlemek adina bir firsat sunmaktadir.
Aslinda yazilacak ve konusulacak cok sey var.
Ben simdilik konuyu acmak ve sunmak ile yetiniyorum.
Yanitlar geldigince konu detaylanacaktir.
Dialectics
27-07-2014, 22:40
Sayın hocam,
İnce konulara girmişsin. İleri demokrasi örneği ülkemizde (gerçi dün bir bakanımız ileri demokrasi olmadığımızı itiraf edebildi sonunda) gidişat bu tip ince konuları buralarda konuşamayacağımız yönünde...
Konuya bir veri ile giriş yapayım, 75 milyonluk ülkemizde üniversite ve üzeri eğitim görmüş kişi sayısı takriben 7,5 milyon. Geçenlerde bir kaynakta şöyle yorumlanabilecek bir söz ile karşılaştım: "bilgelik, additive değildir. Yani bir toplumun bilgeliği, o toplumdaki her ferdin kişisel bilgeliğinin toplamına eşit değildir. Bir toplumun bilgeliği, o toplumdaki en bilge kişi ile sınırlıdır".
İnsanlığı hayvanlardan ayıran şey zekasıdır. İnsanlık zekâsını kullanabilmek suretiyle ilerleme sağlamıştır. Ve başka bir istatistik vereyim, insanlığın bugün bulunduğu gelişmişlik düzeyinden insanlığın sadece %1'i sorumludur. Sorgulayan, icat eden, keşfeden %1'i. Einstein'ı, Bill Gates'i, Newton'u ve Edison'u bu %1 in içindedir.
Siyasi islâm'ın hedef kitlesi bellidir. Mitinglerdeki profile bakmanız yeterlidir. İstisnalar çıksada neticede kaideyi bozmaz. Herkes siyasi islâm'ın nasıl bir idare getireceğini sorgulasın demişsiniz. Bunu gerçekten sorgulaması gereken kitlenin sizce bir şekilde birtakım sorgulamalara girişip de, bu siteyi bulup da, burada sizin bu mesajınızı okuma ihtimali binde ya da milyonda kaçtır?
Başka bir konu başlığı altında demiştim ki: zamanımızın gerçek Tanrı'sı paradır...
Materyalizmin tavan yaptığı çağda yaşıyoruz. Söz konusu para oldu mu, ne din kalıyor ne iman, ne namus ne dost ne düşman..
Amerika özellikle 2008'den beri takribi caizse A4 kağıtlara her ay milyarlarca doları(en son 80 milyar dolar civarındaydı) basıp dünyaya sunuyor. Bizim gibi "gelişmekte olan" ülkeler sundukları yüksek faizlerle bu amerikan dolarlarının yuvası haline geliyor. Sanılıyor ki son 12 yıldır dünyada bir Türkiye gelişti. Dikkat edin hiçbir yetkili kalkıp da türkiye'nin performansını diğer "gelişmekte olan" ülkeler ile kıyaslamaz. Şu an krizde olan "gelişmiş" ülkelerle kıyaslayarak reklam yaparlar. Halbuki örneğin bizimle aynı kategorideki bir brezilya ile kıyaslasalar mesela onlardan kötü performans sergilediğimiz ortaya çıkacak. Dünyanın geneli zenginleşirken Türkiye'nin yerinde sayması anormal olurdu. Madem o kadar ekonomimiz iyiye gidiyor neden dünya kalkınmışlık, gelişmişlik endeksinde gerileyip duruyoruz?
Hocam kimse bunu sorgulamaz. Memleketi bölüyorsunuz dediğimizde evet demir ağlarla bölüyoruz derler. Sahip olunan benzer kaynaklarla başkaları ne yapmış sorgulamazlar.
Teknolojik hiç bir şey üretemiyoruz. Ancak mobilya, kömür, inşaat vs. İçinde "elektronik" lafı geçen ne varsa ithal ediyoruz. Böyle mi gireceğiz ilk 10'a 2023'te? 3 çocuk istenmesinin sebebi Çin Modeli olmamız arzulanması kanımca. Her 10 kişiden 1inin üniversite bitirdiği bir ülkede 3 çocuğundan herhangi birinin mühendis olabilme ihtimali nedir????
Özetle hocam, ne zaman ki bakanın koluna saati değil de, vatandaşın cebine çiviyi çakarlar o zaman birileri birşeyleri "sorgulamaya" başlar...
evrensel-insan
28-07-2014, 00:38
Sayın hocam,
İnce konulara girmişsin. İleri demokrasi örneği ülkemizde (gerçi dün bir bakanımız ileri demokrasi olmadığımızı itiraf edebildi sonunda) gidişat bu tip ince konuları buralarda konuşamayacağımız yönünde...
Peki, nerelerde konusalim/yazisalim? Bilincin dile gelisi acisindan mekan onemli degildir. Herkes kendine uygun ve musait mekanda bunu dile getirmelidir.
Konuya bir veri ile giriş yapayım, 75 milyonluk ülkemizde üniversite ve üzeri eğitim görmüş kişi sayısı takriben 7,5 milyon. Geçenlerde bir kaynakta şöyle yorumlanabilecek bir söz ile karşılaştım: "bilgelik, additive değildir. Yani bir toplumun bilgeliği, o toplumdaki her ferdin kişisel bilgeliğinin toplamına eşit değildir. Bir toplumun bilgeliği, o toplumdaki en bilge kişi ile sınırlıdır".
Evet bir seyi bilmek, once onu duymak ve ogrenmekten sonra gelir. Buradaki bilmek; ogrenilen ve duyulan ne ise onun bilincine varmaktir.
Tabi burada duymak, ogrenmek ve bilmek fiilleri tamamen her bir beynin kendi insiyatifinde ve istemindedir. Kimseye siringaile bilgi islenemez.
Ama onemli olan bilginin once duyumlara acilmasi ve iletilmesidir. Cunku bilgi duyumlara ve duyulara acilmazsa, zaten ogrenmek duymak ve bilmek olasnagi yoktur.
Burada aslinda bilginin ne oldugunun farkina ve bilincine varan beyinleri bilgi ceker ve "bilgikoliklik" de zaten ve ancak beyinlerin algilari duymaya ogrenmeye ve bilmeye acik oldugunda ordan iceri girer.
Sence toplumumuzda bilgelik sinirini cizebilecek "en bilge kisi" kim? Ya da var mi?
Ya da bu kisinin bilgeligi cagdas, bilimsel bilissel ve zihinsel insanlasma ve ev rensellesme devrimine yonelik mi?
İnsanlığı hayvanlardan ayıran şey zekasıdır. İnsanlık zekâsını kullanabilmek suretiyle ilerleme sağlamıştır. Ve başka bir istatistik vereyim, insanlığın bugün bulunduğu gelişmişlik düzeyinden insanlığın sadece %1'i sorumludur. Sorgulayan, icat eden, keşfeden %1'i. Einstein'ı, Bill Gates'i, Newton'u ve Edison'u bu %1 in içindedir.
Evet her turlu bilginin ister fiziksel ister sosyal isterse de matematiksel/mantiksal olsun; ortaya aticisi ve duyuma duyguya acicisi, her zaman ve ilk basta bir kisidir. Iste kitlesellik te bu bir kisiden yayilir.
Siyasi islâm'ın hedef kitlesi bellidir. Mitinglerdeki profile bakmanız yeterlidir. İstisnalar çıksada neticede kaideyi bozmaz. Herkes siyasi islâm'ın nasıl bir idare getireceğini sorgulasın demişsiniz. Bunu gerçekten sorgulaması gereken kitlenin sizce bir şekilde birtakım sorgulamalara girişip de, bu siteyi bulup da, burada sizin bu mesajınızı okuma ihtimali binde ya da milyonda kaçtır?
Burada amac hedef kitle degil; ayni diktatorun dedigi gibi "kindar/dindar nesil yetistirmek/taraf olmayani bertaraf etmektir" Yani amac tum topluma ve gelecek nesillere yoneliktir.
Sorgulamaya gelince, bu bir kesim icin degil; toplumun her bir ferdi icin gecerlidir. Cunku sorgulamak, kisinin yasam ve iliskisindeki dusunce ve davranisini degerlendirmek irdelemek demektir.
Sorgulama, kisinin once kendisinden ve kendi beyninden baslar.
Bilginin nerede olursa olsun dile geldigini mutlaka duyan goren ogrenen ve bilenler her zaman olacaktir ve bu da bilginin yayilmasinin aracidir.
Başka bir konu başlığı altında demiştim ki: zamanımızın gerçek Tanrı'sı paradır...
Materyalizmin tavan yaptığı çağda yaşıyoruz. Söz konusu para oldu mu, ne din kalıyor ne iman, ne namus ne dost ne düşman..
Bu aslinda paradan ziyade sahte egonun saglayacagi cikara yonelmektir. Belki para bu cikarlarin basindas gelir. Yalniz burada bilincsiz ve beyinlerde bilincalti yerlesmis, inancsal ve ideolojik degerleri goz ardi etmemek gerekir.
Cunku insanoglu sadece para icin kendine yazik etmez; her turlu deger iciun de kendini harcar.
Amerika özellikle 2008'den beri takribi caizse A4 kağıtlara her ay milyarlarca doları(en son 80 milyar dolar civarındaydı) basıp dünyaya sunuyor. Bizim gibi "gelişmekte olan" ülkeler sundukları yüksek faizlerle bu amerikan dolarlarının yuvası haline geliyor. Sanılıyor ki son 12 yıldır dünyada bir Türkiye gelişti. Dikkat edin hiçbir yetkili kalkıp da türkiye'nin performansını diğer "gelişmekte olan" ülkeler ile kıyaslamaz. Şu an krizde olan "gelişmiş" ülkelerle kıyaslayarak reklam yaparlar. Halbuki örneğin bizimle aynı kategorideki bir brezilya ile kıyaslasalar mesela onlardan kötü performans sergilediğimiz ortaya çıkacak. Dünyanın geneli zenginleşirken Türkiye'nin yerinde sayması anormal olurdu. Madem o kadar ekonomimiz iyiye gidiyor neden dünya kalkınmışlık, gelişmişlik endeksinde gerileyip duruyoruz?
Sorunun yaniti tamamen yalan ve talan ve de kandirmaca politikasinda yatiyor.
Hocam kimse bunu sorgulamaz. Memleketi bölüyorsunuz dediğimizde evet demir ağlarla bölüyoruz derler. Sahip olunan benzer kaynaklarla başkaları ne yapmış sorgulamazlar.
Teknolojik hiç bir şey üretemiyoruz. Ancak mobilya, kömür, inşaat vs. İçinde "elektronik" lafı geçen ne varsa ithal ediyoruz. Böyle mi gireceğiz ilk 10'a 2023'te? 3 çocuk istenmesinin sebebi Çin Modeli olmamız arzulanması kanımca. Her 10 kişiden 1inin üniversite bitirdiği bir ülkede 3 çocuğundan herhangi birinin mühendis olabilme ihtimali nedir????
Özetle hocam, ne zaman ki bakanın koluna saati değil de, vatandaşın cebine çiviyi çakarlar o zaman birileri birşeyleri "sorgulamaya" başlar...
Iyi guzel de sikayet etmekle olan durumu ortaya koymakla da bir sey degismiyor. Bir seyi degistirmek icin once onun farkina varmak ve bilincine varmak gerekiyor. Bu da acik ve rahatsiz olan beyinlerin sorgulamasinda yatiyor.
evrensel-insan
28-07-2014, 00:42
Burada ayrica onemli olan her bir beynin, islamin sadece bir inanc ve uygulama oldugunu algilamasi ve bunun her turlu cikar politikasinin, inanirlarin kendi inanclari ile celistigini gorebilmesinden gecer.
O yuzden bir yerde bu siyasal islama asil karsi cikmasi gerekenler; islam dinine inanmis olanlardir.
Cunku inanclarinin siyasi olarak sonmuruldugunu ve siyasi cikar tasidigini goremezlerse; inanclarinin sadece bir cikar ugruna oldugunun bilincine varamazlar.
Halbuki inanc sadece kisinin kendi rahatligi huzuru icindir. Bu rahatlik ve huzura politik cikari dahil etmek ise; hem huzursuzlugun hem de inancin celioskisi demektir.
Dialectics
28-07-2014, 01:08
Meselenin içinde şu da vardır: zamanında başka bir takım ideolojiler uğruna halkı kutuplaştırıp, kendi iktidarına düşman edenler de vardır. Silinen puanları yüzünden bugün 4 yıllık üniversitelere giremeyip zamanında laikliği baştacı yapanlara ya da sol görüşü savunanlara tavır alan imam hatipliler var tanıdığım. Ve adamlar neticede haklı... Mühendis olabilecekken şimdi teknisyen... Hakkı yenmiş, belki hayalleri çalınmış insanlar var neticede inançları yüzünden.
Zamanında halka hizmet etmekle meşgul olmak yerine her türlü katakulliye getirilmiş hükümetler var. Üniversite mezunu sayısı %10 diyoruz. Şüphesiz ki bu kadar kötü bir istatistikte geçmiş iktidarların payı da çok büyük. Halkı eğitmemişler, bilinçşendirmemişler. Ve neticede geçmiş iktidarların bir antitezi olarak bugünün iktidarı doğmuş...
Gezi, aslında tez ile antitezi sentez olarak birleştirmek adına çok büyük bir fırsattı. Geçmişte hatalı davrananlar hatalarını idrak etmişti, birilerine haksızlık yapmış olabileceği hatasını... Keşke iktidar da kendisinin geçmiştekilere dönüşmeye başladığını idrak edebilseydi. O zaman işte tez ve antitezden sentez çıkacaktı. Eğer bir kişi biraz babacan davranabilseydi o zaman belki herkes birbirinin inancına, düşüncesine, özgürlüğüne saygı duyabilecekti artık. Ancak o treni kaçırdık, daha doğrusu birileri trenin durakta durmasına müsaade etmedi. Artık malesef ufukta çatışma var...
evrensel-insan
28-07-2014, 01:25
Meselenin içinde şu da vardır: zamanında başka bir takım ideolojiler uğruna halkı kutuplaştırıp, kendi iktidarına düşman edenler de vardır. Silinen puanları yüzünden bugün 4 yıllık üniversitelere giremeyip zamanında laikliği baştacı yapanlara ya da sol görüşü savunanlara tavır alan imam hatipliler var tanıdığım. Ve adamlar neticede haklı... Mühendis olabilecekken şimdi teknisyen... Hakkı yenmiş, belki hayalleri çalınmış insanlar var neticede inançları yüzünden.
Zamanında halka hizmet etmekle meşgul olmak yerine her türlü katakulliye getirilmiş hükümetler var. Üniversite mezunu sayısı %10 diyoruz. Şüphesiz ki bu kadar kötü bir istatistikte geçmiş iktidarların payı da çok büyük. Halkı eğitmemişler, bilinçşendirmemişler. Ve neticede geçmiş iktidarların bir antitezi olarak bugünün iktidarı doğmuş...
Gezi, aslında tez ile antitezi sentez olarak birleştirmek adına çok büyük bir fırsattı. Geçmişte hatalı davrananlar hatalarını idrak etmişti, birilerine haksızlık yapmış olabileceği hatasını... Keşke iktidar da kendisinin geçmiştekilere dönüşmeye başladığını idrak edebilseydi. O zaman işte tez ve antitezden sentez çıkacaktı. Eğer bir kişi biraz babacan davranabilseydi o zaman belki herkes birbirinin inancına, düşüncesine, özgürlüğüne saygı duyabilecekti artık. Ancak o treni kaçırdık, daha doğrusu birileri trenin durakta durmasına müsaade etmedi. Artık malesef ufukta çatışma var...
Lakabimin yazilarini okuduysan; T.C. tarihinde hic bir zaman bir demokrasi laiklik, sosyal adalet olmadigini ortaya koydugunu gorebilirsin.
Sonucta politik vesayet uzerine kurulmus bir devletin; vesayetinin din ya da milliyet olmasi da fark etmiyor.
T.C. tarihinde hic bir zaman birey yetismedi ve yetistirilmedi.
Bugun olan gecmis iktedarlarin antitezi degil; sadece vesayetinin etik temelli diger yuzudur.
Gezi rahatsizligin farkindaligi ve bilinci temelinde kitlesel bir eylemdir.
Apolitik olarak olarak ne etik ne ideolojik ne de inancsal bir temeli de tabani da yoktur.
Gezinin ne oldugunu algilamak, bir bilinc konusu idi. Bu bilinci de diktator ve surekasindan beklemek mantiken haksizlik olur. Cunku algi kapalidir.
"Catisma" dan neyi kastettigini aciklar misin?
Bugune kadar olmayan bir catismadan mi bahsediyorsun?
Ic savastan mi?
Dialectics
28-07-2014, 01:38
İç savaştan...
Sence nasıl dengeye gelecek bu anormal halimiz? Nasıl süt liman olacak her şey? Her gün yeni bir gündem.. Nereye kadar gidebilecek bu şekilde bu?
evrensel-insan
28-07-2014, 02:02
İç savaştan...
Sence nasıl dengeye gelecek bu anormal halimiz? Nasıl süt liman olacak her şey? Her gün yeni bir gündem.. Nereye kadar gidebilecek bu şekilde bu?
Herseyden once kendi kendimizi kendimiz yonlendirmeliyiz.
Vatandaslik ve toplumsal kisilikten, birey bilincine yukselmeliyiz.
Su an bunu biz goturmuyoruz.
Su an goturenler de, zaten; planli ve programli kendi emperyalist cikarlari temelinde goturuyorlar.
Once bunu algilamali ve farkina varmaliyiz.
Sonrada biz, biz olarak ortak noktalarda birlesmeliyiz.
Cunku bizi yonlendirenlerin planlarinda "sut limanlik/normallik" v.s. yok; devamli bir kaos sicak ortam ve politik kapistirma ve kutuplastirma var.
Ayrica gundemler sadece gostermelik ve dikkatlerin cekilmesi temelli. Asil plan gundemler degil.
Evet, bolunmek, ic savas, dini devlet, ortadogu batakligi tehlikeleri gecerli.
Aslinda konu ve kavramlar ile ilgili basliklar profilimde mevcut.
Ben sanas tek bir link vereyim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34882