PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Deist oldum galiba


blackking
30-07-2014, 17:07
İnsan hayatında büyük kararlar alması için bunalımlı dönemlerden geçmesi gerekiyor galiba. Ben de bunalımlı dönemler yaşadım. Aslında bu döneme girmemin sebebi iş hayatımdaki stresli durumlardan kaynaklıydı. Herhangi bir arayış içerisinde değildim. Ama gittikçe ağırlaşan depresif durumlar sonucunda artık birşeyleri sorgulamaya başlamıştım. Yani normalde kimseye zararım dokunmayan ve iyi bir dindar bile sayılırdım. Ama depresif dönemde çektiğim sıkıntılar niçin bu kadar sıkıntıyı çektiğim konusuna yoğunlaşmaya başladım. İnancım gereği daha çok Allaha yönelmeye ve ibadet etmeye başladım. Sonrasında kuran meali okumaya başladım. İlk defa bu kadar detaylı bir şekilde okumaya başlamıştım. Ama kuranda sorunlarımı çözebilecek hiç bir şey bulamadım. Sonrasında çok acı bir kuşku içime girmeye başladı. Kendi kendime durmadan aynı soruları soruyordum. Ya bu inandıklarım doğru değilse diye. İnsanın böyle bir itirafı yapması gerçekten zor bir şey. Çünkü onca yıllardır inandığın bir şeyin doğru olmadığını düşünmek insanın uçurumdan düşmesi gibi bir şey. Ayağının boşluğa basması gibi. Ama insan çok garip bir varlık zamanla her şeye alışabiliyor.

Şuanda determinizm olayına yakınım diyebilirim. Özellikle irade konusunda bu aralar farklı düşüncelerim var.

Düşüncelerimle alakalı blog (http://dusunceacik.blogspot.com.tr)tutmaya başladım

herkese iyi günler

alpeerkara
30-07-2014, 21:17
Blogunuza bakacağım

Dialectics
30-07-2014, 22:33
Bunalım işin doğrusu iyi bir araçtır kimi zaman, belki de çoğu zaman...

Bir bebeği düşünelim... Hayata dair öğreneceği pek çok şey aslına bakarsan "acı" yoluyla olacaktır. Yüzünü çizmeden ellerini kontrol etmeyi öğrenemeyecektir, düşmeden yürümeyi, bir yerlere çarpmadan dikkati, bi tarafını yakmadan sıcağı, üşümeden soğuğu, hasta olmadan mikrobu öğrenemeyecektir...

Neticede belki de çoğumuz hayatlarımızı sorgulamaya ve neticesinde dinleri sorgulamaya senin yolundan geçerek başladık.. Her şeyin tozpembe olduğu bir dünyada hiç bir ilerleme, hiçbir gelişme olmazdı neticede...

Buralara dediğim bir söz var: "Zor olan inanmak değil, inanmaktan vazgeçmektir"

Bir çocuk ona ne hikaye anlatırsan ona inanır, ona çocukluğunda ne öğretirsen ona inanır... Ve türk toplumu olarak hepimiz de arapların bir şekilde türettiği bir hikâyenin kurbanlarıyız... At gözlükleri takılmış şekilde, milyonlar benzer yollardan geçerek, benzer yaşamları yaşayarak, benzer şekillerde ölerek tarihin herhangi bir anında herhangi biri olarak geçip gidiyor...

Bir bebeğe elmas emzik versen kıymetini bilemez. Bilgelik te öyledir. Sana en son ulaşacağın bilgi, en hamken verilirse anlamazsın. Dolayısıyla tekâmül kaçınılmazdır. Pişmelisin ki yeni bilgilere hazır hale gelesin. Düşünmeye, araştırmaya ve sormaya devam et. Bu neticede sonu olmayan bir yolculuk... Ama keşfettikçe gelişeceksin, genişleyeceksin, erdemli ve bilge olacaksın. Yolun açık olsun...