Dialectics
13-08-2014, 14:54
Dinler iyi işler yapmayı emreder, kötü işleri yasak eder denir. Peki iyi ve kötünün tanımı nedir, hangi işler iyidir hangi işler kötüdür? Dini kitaplarda iyi ve kötü için açık tanımlar yoktur. Ve Tanrı neden "iyi" olan bir davranışı "kötü" olan bir davranışa tercih eder?
İyi ve kötü birbirinden farklı iki kutup mudur, yoksa aynı şeyin farklı kademeleri midir?
Örneğin iyi ve kötünün bir tanımı şudur:
- Bir davranış ne kadar kişisel çıkara yönelikse, ne kadar bencilce ise o kadar kötüdür; ne kadar başkalarının çıkarlarına yönelikse, ne kadar dışa dönükse de o kadar iyidir. Örneğin bu tanıma göre sırf kendi çıkarı için, kendi zevki ve keyfi için başkalarının canını alan bir katil, onlara işkence ederek öldüren bir katil kötüdür. Başkalarının mutluluğu için her aybaşı aldığı maaşın tamamına gidip fakir doyuran, çocuk sevindiren, kendisi de bu sebeple kıt kanaat geçinene birisi de o derece iyidir.
Mesela bu tanıma göre yine kendi çıkarı için, kendisini gözeterek, kendisine bir zarar gelmesin diye başkalarının zarar görmesine ses çıkarmayan kişi kötüdür, çünkü bencilce davranmaktadır. Ancak başkalarının acılarını dindirmek için kendisini feda eden birisi iyidir.
Bir bebeği ya da çocuğu düşünelim; yukarıdaki tanıma göre tüm bebekler kötüdür, çünkü karınları acıktıklarında yaygarayı basarlar, sıkıldıklarında ağlarlar, istedikleri verilmeyince bağırırlar, kendi zevkleri için etraflarına rahatsızlık verirler vs.vs.
Denilecek ki bebekler ve çocuklar; iyi ve kötüden muaftır. Neden? Çünkü daha erişkin değildirler, yani özgür iradeye kavuşamamışlardır(??)...
Peki tüm bebekliği ve çocukluğu boyunca sefalet çekmiş, gecekondu mahallerinde kuru ekmek ile yaşamış, hep TV'lerde zenginlerin hayatlarını özenerek, izleyerek büyümüş ve yetişkinliğe erişmiş birisinin artık günün birinde hırsızlık yapması, bir bankayı bir evi vs. soyması kötü müdür? Eğer bir bebek açlığa dayanamadığ için yaygara kopardığından dolayı "kötü" sayılmıyor ise, bir yetişkin de tüm hayatı boyunca sefalet içinde yaşamasına bağlı olarak en sonunda fakirliğe fukaralığa dayanamadığı için hırsızlık yapması da "kötü" sayılmamalıdır.
O zaman bu anlamda "kötü" ve "iyi"'yi tanımlayan şey yine nedensellik ise, her davranış zaten o davranışa hazırlık yapan kümülatif nedenlerin bir sonucu olarak doğuyor ise gerçekten "iyi" ya da "kötü" diye birşey var mıdır? Kötü bir çocukluk geçirip, genlerinde babasından geçen "suç işleme" geni bulunan birisinin günün birinde bir durumda suç işlemesi gerçekten "kötü" müdür?
Napolyon demiş ki "Dinler, fakirler zenginlere saldırmasın diye vardır."
Ne düşünüyorsunuz?
İyi ve kötü birbirinden farklı iki kutup mudur, yoksa aynı şeyin farklı kademeleri midir?
Örneğin iyi ve kötünün bir tanımı şudur:
- Bir davranış ne kadar kişisel çıkara yönelikse, ne kadar bencilce ise o kadar kötüdür; ne kadar başkalarının çıkarlarına yönelikse, ne kadar dışa dönükse de o kadar iyidir. Örneğin bu tanıma göre sırf kendi çıkarı için, kendi zevki ve keyfi için başkalarının canını alan bir katil, onlara işkence ederek öldüren bir katil kötüdür. Başkalarının mutluluğu için her aybaşı aldığı maaşın tamamına gidip fakir doyuran, çocuk sevindiren, kendisi de bu sebeple kıt kanaat geçinene birisi de o derece iyidir.
Mesela bu tanıma göre yine kendi çıkarı için, kendisini gözeterek, kendisine bir zarar gelmesin diye başkalarının zarar görmesine ses çıkarmayan kişi kötüdür, çünkü bencilce davranmaktadır. Ancak başkalarının acılarını dindirmek için kendisini feda eden birisi iyidir.
Bir bebeği ya da çocuğu düşünelim; yukarıdaki tanıma göre tüm bebekler kötüdür, çünkü karınları acıktıklarında yaygarayı basarlar, sıkıldıklarında ağlarlar, istedikleri verilmeyince bağırırlar, kendi zevkleri için etraflarına rahatsızlık verirler vs.vs.
Denilecek ki bebekler ve çocuklar; iyi ve kötüden muaftır. Neden? Çünkü daha erişkin değildirler, yani özgür iradeye kavuşamamışlardır(??)...
Peki tüm bebekliği ve çocukluğu boyunca sefalet çekmiş, gecekondu mahallerinde kuru ekmek ile yaşamış, hep TV'lerde zenginlerin hayatlarını özenerek, izleyerek büyümüş ve yetişkinliğe erişmiş birisinin artık günün birinde hırsızlık yapması, bir bankayı bir evi vs. soyması kötü müdür? Eğer bir bebek açlığa dayanamadığ için yaygara kopardığından dolayı "kötü" sayılmıyor ise, bir yetişkin de tüm hayatı boyunca sefalet içinde yaşamasına bağlı olarak en sonunda fakirliğe fukaralığa dayanamadığı için hırsızlık yapması da "kötü" sayılmamalıdır.
O zaman bu anlamda "kötü" ve "iyi"'yi tanımlayan şey yine nedensellik ise, her davranış zaten o davranışa hazırlık yapan kümülatif nedenlerin bir sonucu olarak doğuyor ise gerçekten "iyi" ya da "kötü" diye birşey var mıdır? Kötü bir çocukluk geçirip, genlerinde babasından geçen "suç işleme" geni bulunan birisinin günün birinde bir durumda suç işlemesi gerçekten "kötü" müdür?
Napolyon demiş ki "Dinler, fakirler zenginlere saldırmasın diye vardır."
Ne düşünüyorsunuz?