PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : buda mı uydurma :)


Burak92
16-08-2014, 02:27
Kehf 11. ayette, mağaraya sığınan Eshab-ı Kehf’in yıllarca dış dünya ile bağlantılarını kesmek için “uyutmak” yerine, “kulaklarının üstüne” vurulmasından bahsetmesi ilginçtir. Kulak uyurken de aktif olan bir organdır. Zaten istediğimiz saatte uyanmak için çalarsaat kurmamızın sebebi de budur. Bu konuda asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, bağlantı fonksiyonunu etkisiz hale getirmek için kulaklara değil, kulakların “üst” bölgesine vurulmasından bahsedilmesidir. Ayrıca bu ayette, Kuran'da geçtiği cümlenin bağlamına göre farklı anlamlara gelebilen “daraba” fiilinin kullanılması, kulak üst bölgesinde yapılan bir ameliyeyi daha da güçlendirmektedir. Aynı surenin 57. ayetinde de kulağın duymaması ile ilgili bir anlatım var. Ancak o ayette “ala” (üstünde) deyimi geçmez ve farklı bir duymama durumunu belirtir.

“Kulakların üstünde, şakaklarda yer alan beyin bölgesi; işitmenin merkezidir. Kulaklar birer ses alıcısıdır. Amaçları, aldıkları sesleri en iyi biçimde beyine ulaştırmaktır. Çünkü beyin alınan seslere anlam kazandırır. Çünkü asıl işiten kulak değil, beyindir.”
http://beyindoktoru.blogspot.com/2008/03/iitme-ve-nlama.html

18:18’de mağara arkadaşlarının sağa-sola çevrilmeleri durumu, sağ ve sol kulağın üst bölgesinde gerçekleşen ameliyeyle ilgili olduğunu düşünüyoruz.
“Beyinde işitme merkezi sağ ve sol kulak üstü hizasındaki temporal alanlarda bulunur. Sağ kulaktan alınan ses verileri sol temporal alana, sol kulaktan gelenler ise sağ temporal alana giderek işlenir.”
http://www.beyindoktoru.com/makaleler.htm


Beynimizdeki işitme merkezi aynen ayette işaret edildiği gibi kulakların üst kısmında (Ala Azani) bulunmaktadır. İnsan uyusa da ses dalgalarının beyindeki işitme merkezine iletme fonksiyonu kulaklar tarafından yerine getirilmeye devam eder. Ancak beyindeki işitme merkezi etkisiz ve fonksiyonsuz hale getirildiğinde, tamamen duyma duyumuz pasifleştirilir ve seslerin uyandırma etkisi giderilmiş olur.

Beynimizin sırları ve yapısı hakkındaki bilimsel gelişmeler ancak son yüzyıl içerisinde olmuştur. Dolayısıyla, duymamızı sağlayan asıl bölge olan işitme merkezinin “kulakların hemen üst kısmındaki bir noktada ” yer aldığını Kuran-ı Kerim’in indirildiği dönemde bilinebilmesi nasıl mümkün olabilirdi ki?

Halbuki ayette “UYUMAK” anlamındaki “NEWM” kelimesi kullanılabilirdi. Ama kullanılmamış işte… Kuran’daki bu anlatım olağanüstü bir ayrıntıdır. Evet, Kuran’da “beyin” kelimesi yok, fakat görüldüğü üzere o dönemde bilinemeyecek olan beynin bölgesel bir fonksiyonunun detayı var. Üstelik bu detay en anlamlı yerde, yani yüzyıllarca uyutulan mağara arkadaşlarının kıssasında açıklanmıştır.



kuranda beyin değil kalp geçiyor kalp vücudu yönetmekte diyen arkadaşlarda oldu madem bilinen kalpti kulakların üstüne vurmak nereden geldi???

Nova
16-08-2014, 03:04
18:18’de mağara arkadaşlarının sağa-sola çevrilmeleri durumu, sağ ve sol kulağın üst bölgesinde gerçekleşen ameliyeyle ilgili olduğunu düşünüyoruz.-Kimler bu şekilde düşünüyor ve böyle olmasına karar veriyor?

Bir de unuttuğunuz en büyük nokta şudur: Dönemin dili. Eskiden insanları yapay uykuya sokma yada bayıltmak için şakaklara ve mandibüler sinir ağına darbe vurmaları gerekirdi.

Yani sizin iddanız, dönemin deyim ve halk içindeki sözleri ile karşılaştırılınca, zaten herkes tarafından bilinen bir durumun; bu gün o dili bilmediğiniz için mucize olarak yorumlanması durumudur.

Kuranda beyin geçmemesi normal..sebeplerini herkes anladı ve burada açıklamayacağım :)

Ve son olarak da, son paragrafınız hepsiyle çelişmekte. Kalp iddiasını savunan islam ve yine çürüten de islam oldu..


Bu arada buyrun ayetin birçok çekilde çevirisi.



"İmam İskender Ali Mihr (http://www.imamiskenderalimihr.com/) :Böylece mağarada kulakları üzerine (kalplerinin zikrini duyabilmeleri için yan üstü) senelerce yatırdık (uyuttuk). Abdulbaki Gölpınarlı:Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar. Abdullah Parlıyan:Biz de bunun üzerine mağarada, onların kulaklarını nice yıllar sağırlaştırdık, yıllarca hiç birşey duymadılar. Adem Uğur:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.) Ahmed Hulusi:Bu sebeple uzun yıllar o mağarada onların kulakları üzerine vurduk (algılamalarını dünyaya kapadık, uyuttuk). Ahmet Tekin:Bunun üzerine, biz de o mağarada, nice yıllar, dışardan gelecek seslere, onların kulaklarını kapattık. Onları derin uykuya daldırdık. Ahmet Varol: Bunun üzerine mağarada nice yıllar onları ağır bir uykuya daldırdık. Ali Bulaç:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik). Ali Fikri Yavuz:Bunun üzerine, nice seneler mağarada üzerlerine uyku bıraktık ve kendilerini (üç yüz dokuz yıl) uyuttuk. Bayraktar Bayraklı:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık. Bekir Sadak:(11-12) Magaranin icinde onlari yillarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamis oldugunu belirtmek icin onlari uyandirdik.* Celal Yıldırım:Bu sebeple mağarada nice yıllar onların kulakları üzerine (duymamaları için engel) koyduk. Cemal Külünkoğlu:Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk. Diyanet İşleri (eski):(11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık. Diyanet Vakfi:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.) Edip Yüksel:Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık. Elmalılı Hamdi Yazır:Bunun üzerine müteaddid seneler kehifte kulakları üzerine vurduk Elmalılı (sadeleştirilmiş):Bunun üzerine yıllarca mağarada kulakları üzerine vurduk (uyuttuk). Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk. Fizilal-il Kuran:Bunun üzerine onları mağarada yıllarca uykuya yatırdık. Gültekin Onan:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik). Hasan Basri Çantay:Bunun üzerine biz nice yıllar mağarada onların kulaklarına (perde) vurduk. Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine o mağarada kulaklarına nice yıllar (perde) vurduk (uykuya daldırdık). İbni Kesir:Bunun üzerine yıllarca mağarada onların kulaklarına perde vurduk. Kadri Çelik:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına (bir perde) vurduk. Muhammed Esed:Biz de bunun üzerine mağarada onların kulaklarını yıllarca (dış dünyaya) kapalı tuttuk, Ömer Nasuhi Bilmen:Bunu müteakip onları kulakları üzerine mağarada senelerce (perde) vurmuş olduk. Ömer Öngüt:Bunun üzerine biz de mağarada nice yıllar onların kulaklarına perde koyduk. Şaban Piriş:(11-12) Mağarada onları yıllarca uyuttuk. Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık. Suat Yıldırım:Bunun üzerine mağarada onları uykuya daldırdık. Nice yıllar öylece kaldılar. Süleyman Ateş:Bunun üzerine mağarada nice yıllar onların kulaklarına ağırlık vurduk (onları derin bir uykuya daldırdık) Tefhim-ul Kuran:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına (ağır bir uyku) vurduk. Ümit Şimşek:Biz de onları mağarada pek çok seneler boyunca uyuttuk. Yaşar Nuri Öztürk:Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.

1.fe: o zaman, böylece, böylelikle 2.darabnâ: vurduk, yatırdık, uyuttuk 3.alâ: üzerine, ...e, ...a 4.âzâni-him: onların kulakları 5.fî el kehfi: mağarada, mağara içinde 6.sinîne: seneler, yıllar 7.adeden: adet, sayı


Fe darabnâ alâ âzânihim fîl kehfi sinîne adedâ(adeden)

Burak92
16-08-2014, 03:16
-Kimler bu şekilde düşünüyor ve böyle olmasına karar veriyor?

Bir de unuttuğunuz en büyük nokta şudur: Dönemin dili. Eskiden insanları yapay uykuya sokma yada bayıltmak için şakaklara ve mandibüler sinir ağına darbe vurmaları gerekirdi.

Yani sizin iddanız, dönemin deyim ve halk içindeki sözleri ile karşılaştırılınca, zaten herkes tarafından bilinen bir durumun; bu gün o dili bilmediğiniz için mucize olarak yorumlanması durumudur.

Kuranda beyin geçmemesi normal..sebeplerini herkes anladı ve burada açıklamayacağım :)

Ve son olarak da, son paragrafınız hepsiyle çelişmekte. Kalp iddiasını savunan islam ve yine çürüten de islam oldu..


Bu arada buyrun ayetin birçok çekilde çevirisi.



"İmam İskender Ali Mihr (http://www.imamiskenderalimihr.com/) :Böylece mağarada kulakları üzerine (kalplerinin zikrini duyabilmeleri için yan üstü) senelerce yatırdık (uyuttuk). Abdulbaki Gölpınarlı:Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar. Abdullah Parlıyan:Biz de bunun üzerine mağarada, onların kulaklarını nice yıllar sağırlaştırdık, yıllarca hiç birşey duymadılar. Adem Uğur:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.) Ahmed Hulusi:Bu sebeple uzun yıllar o mağarada onların kulakları üzerine vurduk (algılamalarını dünyaya kapadık, uyuttuk). Ahmet Tekin:Bunun üzerine, biz de o mağarada, nice yıllar, dışardan gelecek seslere, onların kulaklarını kapattık. Onları derin uykuya daldırdık. Ahmet Varol: Bunun üzerine mağarada nice yıllar onları ağır bir uykuya daldırdık. Ali Bulaç:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik). Ali Fikri Yavuz:Bunun üzerine, nice seneler mağarada üzerlerine uyku bıraktık ve kendilerini (üç yüz dokuz yıl) uyuttuk. Bayraktar Bayraklı:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık. Bekir Sadak:(11-12) Magaranin icinde onlari yillarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamis oldugunu belirtmek icin onlari uyandirdik.* Celal Yıldırım:Bu sebeple mağarada nice yıllar onların kulakları üzerine (duymamaları için engel) koyduk. Cemal Külünkoğlu:Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk. Diyanet İşleri (eski):(11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık. Diyanet Vakfi:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.) Edip Yüksel:Bunun üzerine sayılı yıllar süresince mağarada kulaklarını kapadık. Elmalılı Hamdi Yazır:Bunun üzerine müteaddid seneler kehifte kulakları üzerine vurduk Elmalılı (sadeleştirilmiş):Bunun üzerine yıllarca mağarada kulakları üzerine vurduk (uyuttuk). Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk. Fizilal-il Kuran:Bunun üzerine onları mağarada yıllarca uykuya yatırdık. Gültekin Onan:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik). Hasan Basri Çantay:Bunun üzerine biz nice yıllar mağarada onların kulaklarına (perde) vurduk. Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine o mağarada kulaklarına nice yıllar (perde) vurduk (uykuya daldırdık). İbni Kesir:Bunun üzerine yıllarca mağarada onların kulaklarına perde vurduk. Kadri Çelik:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına (bir perde) vurduk. Muhammed Esed:Biz de bunun üzerine mağarada onların kulaklarını yıllarca (dış dünyaya) kapalı tuttuk, Ömer Nasuhi Bilmen:Bunu müteakip onları kulakları üzerine mağarada senelerce (perde) vurmuş olduk. Ömer Öngüt:Bunun üzerine biz de mağarada nice yıllar onların kulaklarına perde koyduk. Şaban Piriş:(11-12) Mağarada onları yıllarca uyuttuk. Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık. Suat Yıldırım:Bunun üzerine mağarada onları uykuya daldırdık. Nice yıllar öylece kaldılar. Süleyman Ateş:Bunun üzerine mağarada nice yıllar onların kulaklarına ağırlık vurduk (onları derin bir uykuya daldırdık) Tefhim-ul Kuran:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına (ağır bir uyku) vurduk. Ümit Şimşek:Biz de onları mağarada pek çok seneler boyunca uyuttuk. Yaşar Nuri Öztürk:Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.

1.fe: o zaman, böylece, böylelikle 2.darabnâ: vurduk, yatırdık, uyuttuk 3.alâ: üzerine, ...e, ...a 4.âzâni-him: onların kulakları 5.fî el kehfi: mağarada, mağara içinde 6.sinîne: seneler, yıllar 7.adeden: adet, sayı


Fe darabnâ alâ âzânihim fîl kehfi sinîne adedâ(adeden)



gine gittin buldun biyerden bişeyler dedin ki bu biliniyordu madem bu kadar herşey biliniyordu neden teknoloji şimdi bu kadar ileride de o zamanlar hiç birsey yok ???

Nova
16-08-2014, 03:25
gine gittin buldun biyerden bişeyler dedin ki bu biliniyordu madem bu kadar herşey biliniyordu neden teknoloji şimdi bu kadar ileride de o zamanlar hiç birsey yok ??? Dersimiz: Türkçe

Konu: Noktalama işaretleri

Sayın üye, noktalama işaretleri kullanmanızı tavsiye edeceğim.

Zira yazınızdan bi cacık anlaşılamamaktadır.

Büyük harfle başlayın, nefes almanız gereken yerlerde virgül koyun ve en son olarak: cümlenizi bitirmek istediğiniz zaman nokta ile bitirin.

Düzgün yazmayı ve karşınızdakine nefes alacak zamanı bile tayin edemiyorken, anlaşılmayı da beklemeyin.

qlause
16-08-2014, 11:42
Bir insanı bayıltmak için şakağa vurulması gerektiği her halde rahat bir 40 bin yıl önce keşfedilmiştir...

Selmet
16-08-2014, 12:02
22 - Ashab-ı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Diğer bazıları da "Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir " diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) "Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir." Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!

burak kardeş! allah bu uyurların sayısını niçin vermiyor? niçin bu uyurlar şukadar kişi idiler demiyor? diyemiyor?!!

Kuel Tigin
16-08-2014, 12:04
Bana göre, bir kitap öncelikle herkes tarafından "kusursuz" olarak kabul edilmiş olmalıdır ki, ikinci adım olarak onda "mucizeler aramak" mantıklı bir iş olsun.

Yani daha önce gönderdiği bir ayeti beğenmeyen-eksik/yanlış bularak yerine yenisini gönderebilen bir Tanrı'nın; aynı kitaba bir takım mucizeler yerleştirebilecek kabiliyette olmadığı açık değil midir?

Büyük insan Turan Dursun'un söylediği gibi "kişi iman gözlüğü takmış ise eğer" bu bahsettiklerim de her zamanki gibi boş şeyler olmaktadır tabii...

qlause
16-08-2014, 15:07
Araf 54:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

Yûnus 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Hûd 7:
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Furkân 59:
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!





Dünyanın oluşumu milyarlarca yıl sürmüştür buda mı tesadüf!

Burak92
16-08-2014, 17:52
[QUOTE=qlause;522636]Araf 54:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

Yûnus 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Hûd 7:
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Furkân 59:
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!





Dünyanın oluşumu milyarlarca yıl sürmüştür buda mı tesadüf![/QUOi



insan beyninin algıladığı şekilde milyarlarcı yıldır o ALLAH katında zaman bizim burda algıladığımızdan 50.000 kat daha hızlıdır belki bu birşey ifade eder sana

AerA
16-08-2014, 17:57
insan beyninin algıladığı şekilde milyarlarcı yıldır o ALLAH katında zaman bizim burda algıladığımızdan 50.000 kat daha hızlıdır belki bu birşey ifade eder sana

Dostum çok afedersin ama, senin Allah'ın bizlerin anlayamayacağı bir zaman birimini neden kullanıyor?

Yani bu Japonlara, hiç konuşmayı bilemdikleri Uganda dilinde ayet indirmeye benziyor.

Burak92
16-08-2014, 18:09
Dostum çok afedersin ama, senin Allah'ın bizlerin anlayamayacağı bir zaman birimini neden kullanıyor?

Yani bu Japonlara, hiç konuşmayı bilemdikleri Uganda dilinde ayet indirmeye benziyor.

sen istiyorsun ki bizim duyduğumuz ses frekansları sınırlı olmasaydı her türlü sesi duysaydık, sen istiyorsun ki görme boyutu sınırlı olmasaydı kızılötesi vs boyutları görseydik.

Sen şu anda bulunduğun yerde olan depremin sesleri duymuş olsaydın sence ne kadar hayatına devam edebelirdin ?

Sen şu anda yediğin , içtiğin , oturduğun yerdeki mikroorganizmaları görseydin hayatına ne kadar düzgünce devam edebilirdin?

ALLAH herşeyi bir ölçüde yaratmıştır. İnsanıda bu ölçüde yaratmıştır.
Zaman kavramınında sınırları vardır bizim algılayabileceğimiz kadarıyla aklımızın mantığımızın anlayabileceği kadarıyla kısmı bize sunulmuştur. Fazlasına hakim olununca neler olduğunu az çok biliyorsundur. Fazla zekadan deliren insanları arıştırmalısın bi vücudları beyindeki milyonlarlaca elektrik iletimini kaldıramıyor artık önce vücud pes ediyor sonrada ardından beyinleri kayış kopartıyor ve bizde onlara deli diyoruz halbu ki senden benden daha zeki olan insanlar var onların içersinde...

AerA
16-08-2014, 18:12
sen istiyorsun ki bizim duyduğumuz ses frekansları sınırlı olmasaydı her türlü sesi duysaydık, sen istiyorsun ki görme boyutu sınırlı olmasaydı kızılötesi vs boyutları görseydik.

Ben böyle bir şey demiyorum. UYDURMA.

Ben sana, Tanrı neden bizim kullanmadığımız ve aklımızın ermeyeceği "ölçü birimlerini" kullanarak bize bir şey anlatmaya çalışıyor diye soruyorum.

Burak92
16-08-2014, 18:21
Ben böyle bir şey demiyorum. UYDURMA.

Ben sana, Tanrı neden bizim kullanmadığımız ve aklımızın ermeyeceği "ölçü birimlerini" kullanarak bize bir şey anlatmaya çalışıyor diye soruyorum.

İroniye sert cevap.

Ben zaten sana sen böyle olsun istiyorsun demiyorum. Sana, sorduğuna cevap veriyorum.
Diyorum ki ;
sınırlama olmasaydı sen bütün sesleri duysaydın sağlıklı bir yaşam sürdürebilir miydin?
görseydin, sağlıklı bir yaşam sürdürebilir miydin?

zamanda sıçrama yaşıyor olsan ve sürekli zaman algın farklı işliyor olsa ne kadar sağlıklı bir akla sahip olabilirdin ? ben sana bunları soruyorum yani soruna aslında cevap veriyorum. UYDURMUYORUM.

AerA
16-08-2014, 18:36
zamanda sıçrama yaşıyor olsan ve sürekli zaman algın farklı işliyor olsa ne kadar sağlıklı bir akla sahip olabilirdin ? ben sana bunları soruyorum yani soruna aslında cevap veriyorum. UYDURMUYORUM.

Sevgili Burak ;

Elbette tüm sesleri duysam sağlıklı bir yaşam süremezdim. Lakin benim sorduğum soruya cevap vermiyorsun.

Gün denilen şey "Dünya İnsanları" için 24 saat lik bir kavramdır. Bilmem kaç bin yıl sürecek bir tek gün, Dünya İnsanları için hiç bir anlam ifade etmez...

Sağlıklı bir iletişim için, aynı dilden konuşmak gerekmez mi? Neden Tanrın bizlerin bilmediği ölçü birimlerinden konuşuyor? O konuşsada zaten bizlerin anlamadığını fark etmiyor mu?

Burak92
16-08-2014, 18:53
Sevgili Burak ;

Elbette tüm sesleri duysam sağlıklı bir yaşam süremezdim. Lakin benim sorduğum soruya cevap vermiyorsun.

Gün denilen şey "Dünya İnsanları" için 24 saat lik bir kavramdır. Bilmem kaç bin yıl sürecek bir tek gün, Dünya İnsanları için hiç bir anlam ifade etmez...

Sağlıklı bir iletişim için, aynı dilden konuşmak gerekmez mi? Neden Tanrın bizlerin bilmediği ölçü birimlerinden konuşuyor? O konuşsada zaten bizlerin anlamadığını fark etmiyor mu?



Bak kardeşim sağlıklı bir yaşam yaşamam dedin bunun adı ölçüdür.

Şimdi anlatmak istediğim şu eğer zaman her yerde aynı olmuş olsaydı bizimde algımız milyarlarca yıl boyutunda değilde gün boyutunda olsaydı şu dünyadan ışık hızından da hızlı şekilde geçip giderdik. Ne olup bittiğini asla anlayamadan cennet ve cehennem sonucunda bulurduk kendimizi. Diceksin ki o zaman ALLAH'ın katında da bizim algıladığımız gibi olsaydı farklı olmasaydı o zaman nasıl bir kaos olur tahmin bile edemeyiz.
Şöyle bir örnek vereyim sana rüya yı bütün gece gördüğümüzü sanırız dimi halbuki 6 saniyelik olaydır. Eğer gerçekten bütün gece yani ortamal 8 saat rüya görmüş olsaydık uyandığımızda mütiş bir baş ağrısı ve yorgunluk hissederdik bu insan doğasına aykırı bir durum. ALLAH'ın katında zaman burda ki boyutta olmuş olsaydı dünya işte o zaman bizim algıladımız milyarlarca yılın 50.000 katı sürede oluşması demek olurdu yani şuanda daha herşey tek bir noktada ve bigbang bile gerçekleşmemiş olurdu.

Herşey açıkca görünse bilinse o zaman herkes iman eder. Akıl burda devreye girmekte oku araştır SORGULA anla ve seçimini yap bu düzen kendimi var oldu yoksa ALLAH var mı? Seçim sana kalmış ama herşey hazır olsaydı o zaman sınav mantıksız , gereksiz olurmuydu olmaz mıydı ? Evet anlaşılması zor ama imkansız değil dimi.? her insan rüya görmekte ve bundan yola çıkarak zaman algısında farklılık oldugunun sonucuna varabilir. Bunun için Einstein olmaya gerek yok . Benim mantığıma yatan bu herşeyin hazır olmamasının sebebi insanın araştırmaya sevki için açıkça izafiyet herkesce bilinseydi kimse Einstein'ın zekasına hayran kalmayacaktı kimse aklını kullanmayacaktı. Çünkü herşey açıkça hazır ve bştmiş olacaktı. O zaman akılda anlamsız olacaktı. Anlamlı kılmak için aklı kullandırmak gerekmekteydi. Bu yüzden YARADAN hazırını sunmadı bu yüzden aklı, mantığı verdi kullanalım diye...

AerA
16-08-2014, 19:01
Bak kardeşim sağlıklı bir yaşam yaşamam dedin bunun adı ölçüdür.

HAlen sorduğum soruya cevap alamadım. Neden insanlara hitap ederken, insanların kullandığı ölçü ve birimler ile konuşmuyor? Bilmiyor mu?

Tanrınız dese ki : Gökleri ve yeri 300.000 günde yarattım, derim ki OK... Ama herif 6 günde diyor... Ben bu altı günden, 6 (altı) tane 24 saatlik günü anlıyorum... Sadece ben değil, tüm dünya insanları.

Benim dilimde konuşamayan bir Tanrı, bana ne anlatabilir ki?

Gerisinde "iman et, zinde kal" edebiyatı yapmışsın.

Burak92
16-08-2014, 19:13
HAlen sorduğum soruya cevap alamadım. Neden insanlara hitap ederken, insanların kullandığı ölçü ve birimler ile konuşmuyor? Bilmiyor mu?

Tanrınız dese ki : Gökleri ve yeri 300.000 günde yarattım, derim ki OK... Ama herif 6 günde diyor... Ben bu altı günden, 6 (altı) tane 24 saatlik günü anlıyorum... Sadece ben değil, tüm dünya insanları.

Benim dilimde konuşamayan bir Tanrı, bana ne anlatabilir ki?

Gerisinde "iman et, zinde kal" edebiyatı yapmışsın.

sana 300.000 günde yarattım dese senin için ne değişecek ?
zaten orda ki 6 gün herkesin algıladığı biçimde 6 gün. Bende 6 gün olarak algılamaktayım.
Burdan çıkartmamız gereken şu sizin için 300.000 gün geçiyor burada 6 gün geçiyor. sizin 50.000 gününüz burada 1 gün demek anlamı çıkartılmalı buradan.


herkese deseki 300.000 gün atom altı parçaçıklar vardır zaman izafidir. atom bombası formulü budur yerçekimi kuvvetinin formulü budur supernova hıpernova kara delik vs butun bılımsel gerçekler yazacak ee herşey biliniyor bizim burada ne işimiz var ? Akıl niye var sınavın mantığı ne herkes iman ediyor seçim hakkı dahi olmaz zaten herkes imanı seçer buda tek yol olur seçimsizlik olurdu.

zaman izafi mi izafi kanıtlandı mı kanıtlandı. 1400 sene önceki insana zamanın izafi olduğunu belirten anlamda kelime kullanılsa ne anlayacak bundan hiçbirşey ama kuran tüm zamana indirildiği için basit fakat bir o kadar da her zamana cevap verebılcek bır anlatımla olmak zorundaydı buda o zamanda ki ınsanın 6 gun boyutunu anlasın dıye şimdi ki bizlerinde izafiyet 6 gün 50.000 yıl ALLAH katında farklı zaman ruyada kı algı farklılıgı ısık hızına yakın gidilirse geleceğe gidilebilmesi vs boyutlarının o basit cumleden anlıyayalım dıye var zaten bizim dilimizle konusuyor sadece anlamak istersen...

AerA
16-08-2014, 19:21
sana 300.000 günde yarattım dese senin için ne değişecek ?

Ne mi değişecek? 294.994 gün. 822 yıl.

zaten orda ki 6 gün herkesin algıladığı biçimde 6 gün. Bende 6 gün olarak algılamaktayım.

Madem ki sende o 6 günü bildiğimiz 6 gün olarak algılıyorsun, neden bu 6 günlük zamanı insana 50000 yıl yada gün gibi gelecek Tanrı katı günü olduğunu söylüyorsun ki?

Bak sana çok ciddi birşey söyleyeyim mi? Bilgisayar mühendisleri yarattıkları bilgisayar ile aynı dil ve ölçü birimlerinde konuşurlar. Basic dilini kullanan bir bilgisayara Cobol dilinde bir şey emredersen, sana "Syntax Error" diye cevap verir. HATA yani.

Şimdi sormadan edemeyeceğim, bilgisayar mühendisi kadar kafa yokmu bu Allah'ta da yarattığı ile farklı bir dilde konuşuyor?

Bir Tanrı düşün birşey yaratıyor. Yarattığı şey ile aynı dili konuşamadığından, yaratılan Tanrıyı reddediyor. Bu Tanrının kendi hatası be yaw. Benimle aynı dili konuşamazsa red edilir tabi. Syntax Error.

Burak92
16-08-2014, 19:28
Ne mi değişecek? 294.994 gün. 822 yıl.



Madem ki sende o 6 günü bildiğimiz 6 gün olarak algılıyorsun, neden bu 6 günlük zamanı insana 50000 yıl yada gün gibi gelecek Tanrı katı günü olduğunu söylüyorsun ki?

Bak sana çok ciddi birşey söyleyeyim mi? Bilgisayar mühendisleri yarattıkları bilgisayar ile aynı dil ve ölçü birimlerinde konuşurlar. Basic dilini kullanan bir bilgisayara Cobol dilinde bir şey emredersen, sana "Syntax Error" diye cevap verir. HATA yani.

Şimdi sormadan edemeyeceğim, bilgisayar mühendisi kadar kafa yokmu bu Allah'ta da yarattığı ile farklı bir dilde konuşuyor?

Bir Tanrı düşün birşey yaratıyor. Yarattığı şey ile aynı dili konuşamadığından, yaratılan Tanrıyı reddediyor. Bu Tanrının kendi hatası be yaw. Benimle aynı dili konuşamazsa red edilir tabi. Syntax Error.


diğer bilimsel gerçeklerin açıkca belirtilmiş oldğu kısmını düşünür müsün ? suan red mi ederdin iman mı ?

AerA
16-08-2014, 19:40
diğer bilimsel gerçeklerin açıkca belirtilmiş oldğu kısmını düşünür müsün ? suan red mi ederdin iman mı ?

İnsanoğlunun 1400 sene önce bilmediği hiç bir şey, Kur'an da yazmıyor ki?

Günümüzde yeni bir şey keşfedildiğinde ise, hemen ayetler çarpıtılarak sanki 1400 sene önce haber vermiş gibi demagoji yapılıyor. Ayetleri anlamları dışında yorumlamak ve çarpıtmak... Dinen hoş olmasa gerek.

Neresinden tutsan başka bir yere çekebileceğin, anlamlandırabileceğin bir ayet ise, Tanrının iletişim metodu olamaz.

RED :sorry:

Burak92
16-08-2014, 19:43
İnsanoğlunun 1400 sene önce bilmediği hiç bir şey, Kur'an da yazmıyor ki?

Günümüzde yeni bir şey keşfedildiğinde ise, hemen ayetler çarpıtılarak sanki 1400 sene önce haber vermiş gibi demagoji yapılıyor. Ayetleri anlamları dışında yorumlamak ve çarpıtmak... Dinen hoş olmasa gerek.

Neresinden tutsan başka bir yere çekebileceğin, anlamlandırabileceğin bir ayet ise, Tanrının iletişim metodu olamaz.

RED :sorry:

açıkca diyorum açıkça bizim dilimizde diyorsun ya

açıkça diyor ki yer çekimi kuvveti şudur formulü budur sayı değeri budur vb şeklinde.

AerA
16-08-2014, 19:44
açıkça diyor ki yer çekimi kuvveti şudur formulü budur sayı değeri budur vb şeklinde.

Kur'an neresinde öyle bir şey diyor ki? Açıkca :eyebrows:

qlause
16-08-2014, 20:25
[QUOTE=qlause;522636]Araf 54:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

Yûnus 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Hûd 7:
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Furkân 59:
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!





Dünyanın oluşumu milyarlarca yıl sürmüştür buda mı tesadüf![/QUOi



insan beyninin algıladığı şekilde milyarlarcı yıldır o ALLAH katında zaman bizim burda algıladığımızdan 50.000 kat daha hızlıdır belki bu birşey ifade eder sana
Hayır bak kuranı okumadığın dinin hakkında bir şey bilmediğin belli, bizim allah katında 1 gün bizde 1000 gün ayette böyle diyor yine 6 gün allah katında 6000 bin gün yapar yine yattı..

Nova
16-08-2014, 22:48
Yattı kupon :D

fosill
16-08-2014, 23:08
insan neden varlığını inkar ettiği şeyle .bütün eforunu harcayrak mücadele eder anlamıyorum.Bütün kayatı inkar üzerine kurulu birisi zaten kabul etmediğini reddetme konusunda ısrarcı olur?
madem yaratıcı yok size göre
demekki yaratıcı varki sürekli inkara endeksli bir mücadele içerisindesiniz.
olmayan birşeyle neden mücadele edersiniz.

AerA
16-08-2014, 23:11
insan neden varlığını inkar ettiği şeyle .bütün eforunu harcayrak mücadele eder anlamıyorum.Bütün kayatı inkar üzerine kurulu birisi zaten kabul etmediğini reddetme konusunda ısrarcı olur?
madem yaratıcı yok size göre
demekki yaratıcı varki sürekli inkara endeksli bir mücadele içerisindesiniz.
olmayan birşeyle neden mücadele edersiniz.

Saygıdeğer fosill ;

Mücadele edilen olmayan yaratıcı değildir. Onun var olduğunu dayatan zihniyet sahibi kişiler ve düşünce sistemleridir.

qlause
16-08-2014, 23:17
insan neden varlığını inkar ettiği şeyle .bütün eforunu harcayrak mücadele eder anlamıyorum.Bütün kayatı inkar üzerine kurulu birisi zaten kabul etmediğini reddetme konusunda ısrarcı olur?
madem yaratıcı yok size göre
demekki yaratıcı varki sürekli inkara endeksli bir mücadele içerisindesiniz.
olmayan birşeyle neden mücadele edersiniz.

Tamam tamam sen haklısın yakaladın bizi, biz aslında tanrıya inanıyoruz ama bizi kısa boylu çirkin yarattığı için ondan nefret ediyoruz o yüzden böyleyiz...

Yoksa dinlerin toplumumuzu geri bırakması, bilimden uzaklaşmamız, insanların birbirini katletmesi, dindar insanların diğer insanlara onların görüşlerine uymaları için her türlü baskıyı yapmaları, kadınların aşağılanması, çocuklarımızın beyinlerinin fizik, kimya, biyoloji, matematik yerine her türlü saçmalıkla doldurulması yüzünden değil.


Sayın inançlı siz dönüp dolaşıp her zaman bu noktaya gelirsiniz, adeta bir paradoks gibisiniz, dediklerinizin arkasında duramıyorsunuz, en küçük tutarlı bir düşünce sunmaktan yoksunsunuz, hiç bir şeye cevap vermiyorsunuz, her zaman başka konular açıp diğer konuyu dağıtmaya çalışıyorsunuz, sen şimdi yukarıda yazılanlara cevap verebildin mi? Hayır, endişe etme tek sen değilsin ben daha cevap verebilen tek bir inançlı insan görmedim.

Hakiki inançlılar ne derler bilir misin? Ben bilime bakmam, dünyanın yaşı beni ilgilendirmez, siz kafirsiniz, sizin söylediklerinizin bir önemi yok, siz cehenneme gideceksiniz ve ben sonuna kadar inanıyorum derler. Ama asla tek bir argümana dahi cevap veremezler, sadece körü körüne inanıp hayatları boyunca mutsuz olurlar, çünkü bu dünyada asla ve asla herkes onun inancına göre yaşamayacak.

fosill
16-08-2014, 23:22
bir kimse inanabilir.bu doğal bir ihtiyaçtır.insanlık var olalıdan beri inançta var.var olmaya devam edecek bence.insanın ekmeğe, suya, havaya ihtiyacı gibi inanmaya ihtiyacıda devam edecek.

Nova
16-08-2014, 23:24
bir kimse inanabilir.bu doğal bir ihtiyaçtır.insanlık var olalıdan beri inançta var.var olmaya devam edecek bence.insanın ekmeğe, suya, havaya ihtiyacı gibi inanmaya ihtiyacıda devam edecek.


Sorun bizim inanmamamız değil, inananların boğazımızı kesmeye çalışması ;)

qlause
16-08-2014, 23:26
bir kimse inanabilir.bu doğal bir ihtiyaçtır.insanlık var olalıdan beri inançta var.var olmaya devam edecek bence.insanın ekmeğe, suya, havaya ihtiyacı gibi inanmaya ihtiyacıda devam edecek.

Hayır inanç bir ihtiyaç değildir, inanç bir dayatmadır...

İnsan yemek yemezse enerji döngüsünü sağlayamaz, su içmez ise vücut çalışamaz ve ölür, ama inanç olmadan yaşayabilir.


İnanç bilme isteğinden geliyor, ve eskiden bir yıldırım çaktığında, deprem olduğunda, insanlar öldüğünde buna anlam verilemiyordu, artık hepsinin ne olduğunu biliyoruz... ve inançların tamamen yanlış olduğu ortaya çoktan çıktı..

Sen öyle bir inanca sahipsin ki, gözlemlerinle ve gerçeklerle tamamen çelişiyor, biz kafirlere cevap dahi veremiyorsun.. Kendi kitabın seni yarı yolda bırakıyor içinde bir şeyler arıyorsun ama yok, hep öldür, as, kes, yağmala...

fosill
17-08-2014, 00:09
kusura bakma ben bir insanı inkara iten sebebleri araştırmak için burayla tesadüfen tanıştım.bir yaratıcıya inanan kişi olarak.inanmanın ve inancın ve inancın güzel yanları insanı huzura kavuşturan taraflarını kabul ediyorum.Mesela ben bir haksızlığa uğradığımda zulme uğradığım da ''Seni Allaha havale ettim'' dediğmde rahatlıyorum.Benim hakkımın onda kalmayacağıma inanıyorum.
diğer halde şöyle demem mi gerekir;Seni Evrime havale ediyorum.

Nova
17-08-2014, 00:14
Benim hakkımın onda kalmayacağıma inanıyorum.

Sizin görüşünüz saygı duyarım.

Ama bu tercih ile tüm toplumda, insanların hakkını araması cidden zorlaşacaktır. Bunu için haksızlıklar karşısında mücadele etmeli ve çevresindeki insanlara bu konuda örnek olmalı.



Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, tamam bana dokunmadı ama masum başka bir insanı veya ailemden birini öldürme potansiyeli daima var olacaktır.

fosill
17-08-2014, 00:17
sn glause elbetteki bilimede inanırım .Nuhun gemisinin yapı mamulü; kavakmı söğütmü olduğu beni ilgilendirmediği gibi dünyanın yaşı hakkında milyar yıl olsada trilyon yıl olsada beni ilgilendirmez.ben sadece şu an ki dünya üzerindeki ahenge bakarım.

Nova
17-08-2014, 00:19
elbetteki bilimede inanırım :thumb:

Bu cümleniz bile sizi, diğer inançlılardan ayırmakta :)

vishnu
17-08-2014, 00:23
insan uyurken en çok sese uyanır. ses duyup bir anda uyandığım sayısız kez olmuştur.

uyku ölüme benzese de ondan farkı reversibl olmasıdır. bilinç hızlıca eski haline döner.

en çok bunu başaran ise sestir.

yani bunu herkes bilir , bunu bilmek masıl mucize olur. bunu bilmek için nasıl vahye ihtiyaç olur.

kulaklarına tıkaç tak uyanmadan derince uyursun... bunu bilmek için ne vahye ihtiyaç var ne meleğe...

qlause
17-08-2014, 00:26
kusura bakma ben bir insanı inkara iten sebebleri araştırmak için burayla tesadüfen tanıştım.bir yaratıcıya inanan kişi olarak.inanmanın ve inancın ve inancın güzel yanları insanı huzura kavuşturan taraflarını kabul ediyorum.Mesela ben bir haksızlığa uğradığımda zulme uğradığım da ''Seni Allaha havale ettim'' dediğmde rahatlıyorum.Benim hakkımın onda kalmayacağıma inanıyorum.
diğer halde şöyle demem mi gerekir;Seni Evrime havale ediyorum.

Sana bir haksızlık yapıldığında hakkını aramayıp sessiz kalırsan yarın bir gün o haksızlık bir başkasına yapılır...

İnancın güzel yanlarının insanı huzura kavuşturduğundan bahsetmişsin..

Bak şimdi ben sana inanç değil bir gerçek vereceğim ve bu gerçek sadece çok basit bir şey:
Tam şu an pencereni aç ve gökyüzüne bak, yıldızlar, yıldızları göreceksin her biri bizim güneşimiz gibi birer yıldız, en yakını bizden yaklaşık 4,5 ışık yılı ötede (ışık saniyede 300bin km yol alır, dünyanın etrafını 7 kere dolaşacak kadar)
Bir çoğu bizden yüzbinlerce, milyonlarca kilometre uzakta, o yıldızları görmeni sağlayan fotonlar o yıldızların çekirdeğinde dövüldü, o fotonlar tıpkı bir insan yavrusunun anne karnında büyümesi gibi yıldızın boyutuna göre yıllarca çekirdekten yavaş yavaş uzaklaştı ve yüzeye ulaşıp dünyaya senin gözlerine yolculuğa başladı, o fotonların bazıları daha doğmadan önce insanlık henüz yoktu, senin gördüğün yıldızların ışıklarının çoğu sen ve senin ataların var olmadan yüzbinlerce yıl önce yola çıktı, bazıları ise tam senin doğduğun an ve saatte, her yukarı baktığında tam olarak seninle aynı yaşta fotonlar, senden çok daha yaşlı, senden çok daha genç fotonlar gözlerine düşüyor, ve işin ilginç yanı ne biliyor musun? üzerinde yaşadığın dünya, içtiğin su, soluduğun oksijen, hayat bulmanı sağlayan karbon, bunlar sence nereden geldiler?

Bu elementler tamda şu an gözüne düşen fotonları doğuran yıldızların karnından geldi, o yıldızlar milyarlarca yıl bu elementleri hidrojen ve helyum atomlarının füzyonu ile fotonlara ve radyasyona doğum verirken oluşturdu, yıldızın ömrü bittiğinde bir armağan olarak bu elementleri uzay boşluğuna saçtı ve o elementlerden senin ve benim bizim tüm atalarımızın üzerinde durduğu bu kozmik uzayda neredeyse hiç bir yer kaplamayan gezegen oluştu, yıldızın kalbinde milyarlarca yıl önce dövülen bu elementler sayesinde canlılık oluştu, ve sen bu noktaya gelin, o pencereden dışarı uzanıp sana hayat veren elementleri oluşturan yıldızlara bakıyorsun, milyarlarca yıl önce vücudunda ki tüm elementlerin dövüldüğü bir yıldız ile aynı şekilde işleyen milyarlarca yıldızın fotonları sana ulaşıyor, sen yıldızları gözlemleyen bir yıldız tozusun, milyarlarca yıl sonra başka canlınların kullanacağı elementleri döven yıldızları izliyorsun...

Sence bu inançtan daha iyi değil mi? bu sadece inanılmaz basit bir örnek, biz her şeye baktığımızda bunun gibi şeyler düşünüp görüyoruz, arkasında ki işleyişi merak ediyor bu noktaya nasıl ve hangi aşamalardan geldiğini düşünüyoruz...

vishnu
17-08-2014, 00:26
[QUOTE=fosill;522713]sn glause elbetteki bilimede inanırım .Nuhun gemisinin yapı mamulü; kavakmı söğütmü olduğu beni ilgilendirmediği gibi dünyanın yaşı hakkında milyar yıl olsada trilyon yıl olsada beni ilgilendirmez.ben sadece şu an ki dünya üzerindeki ahenge bakarım.[/

dünya üzerindeki ahenk varsa bu islamımı ispatlar.

fosill
17-08-2014, 00:27
bilim bir din değildir .bilim insanlaın zamanla elde ettiği hayatı kolaylaştıran kazanımlardır.bilimle görülmeyen alemi nasıl izah edeceğiz.mesela akıl, ruh, sevinç ,öfke
metafizik alemi bilim bunları nasıl elle tutulur gözle görülür hale getirecek.

qlause
17-08-2014, 00:28
[QUOTE=fosill;522713]sn glause elbetteki bilimede inanırım .Nuhun gemisinin yapı mamulü; kavakmı söğütmü olduğu beni ilgilendirmediği gibi dünyanın yaşı hakkında milyar yıl olsada trilyon yıl olsada beni ilgilendirmez.ben sadece şu an ki dünya üzerindeki ahenge bakarım.[/

dünya üzerindeki ahenk varsa bu islamımı ispatlar.

Bence Odin'i ispatlar hadi buyurun açıklayın..

qlause
17-08-2014, 00:29
bilim bir din değildir .bilim insanlaın zamanla elde ettiği hayatı kolaylaştıran kazanımlardır.bilimle görülmeyen alemi nasıl izah edeceğiz.mesela akıl, ruh, sevinç ,öfke
metafizik alemi bilim bunları nasıl elle tutulur gözle görülür hale getirecek.

Akıl, ruh, sevinç, öfke ve tüm duygular bilim tarafından açıklanmış, gözlemlenmiştir.

Tüm duyguların nasıl ve neden var olduğu hangi süreçlerle var olduğu bilinmekte, yapay olarak oluşturulabilmektedir..

http://topdocumentaryfilms.com/the-big-question-why-am-i-me/

Nova
17-08-2014, 00:33
İnsan, biyokimyasal robottur demişti kadim üyelerden birisi.

Cidden zamanla çok hak verdim bu söze.

qlause
17-08-2014, 00:36
İnsan, biyokimyasal robottur demişti kadim üyelerden birisi.

Cidden zamanla çok hak verdim bu söze.

Aynen öyle sayı Nova, insanın tüm duygularını kimyasal hormonlar kontrol eder, duyguların ruhsal yada doğa üstü şeyler olmadığı ispatlanalı çok uzun zaman oldu..

Ama maalesef bizim okullarımızda biyokimya ve kimya yerine insanların duygularının ruh ile alakalı olduğu gibi kepazelikler öğretiliyor...

Nova
17-08-2014, 00:39
Aynen öyle sayı Nova, insanın tüm duygularını kimyasal hormonlar kontrol eder, duyguların ruhsal yada doğa üstü şeyler olmadığı ispatlanalı çok uzun zaman oldu..

Ama maalesef bizim okullarımızda biyokimya ve kimya yerine insanların duygularının ruh ile alakalı olduğu gibi kepazelikler öğretiliyor...

Altına imzamı atarım abı, sonuna kadar katılıyorm.

Hatta abartıp: hastalıkları dua ile yenmeyi deneyen hatta, ilaç yerine muskayı tercih edenler de var ;)

fosill
17-08-2014, 00:41
vedeo ingilizce olduğu için benimde ingilizcem olamadığından anlayamadım.yani yapay olarak acı elde edildi ve şuursuz bir bilgisayara acı çektirilebilir

qlause
17-08-2014, 00:44
Altına imzamı atarım abı, sonuna kadar katılıyorm.

Hatta abartıp: hastalıkları dua ile yenmeyi deneyen hatta, ilaç yerine muskayı tercih edenler de var ;)

Üstelik duanın birbirinden bağımsız sayısız deneyle defalarca hiç bir işe yaramadığı, aksine dua edilen hastalarda durumlarının tıp tarafından umutsuz bakıldığı intibası yaratıp karamsar bakış açısı nedeniyle hastalıktan daha geç kurtulmasını da eklersek dua insanı daha hasta yapar...

Bu insanlar öyle nankördür ki, bin yıl din yüzünden karanlıklarda kalıp, hastalıklara tek seferde milyonlarca can verip, bu hastalığa tedavi bulan bilime ve bilim adamlarına nankörce saldırmaktadır.

Bu gün hastaneye gidip ameliyat olanlar, o ameliyatı yapan tıp bilimi tarafından yetiştirilmiş doktora değil, o ameliyatı sağlayacak saysız ekipmanı ve kimyasalı icat eden bilim adamlarına değil tanrıya şükreder...

vishnu
17-08-2014, 00:46
vedeo ingilizce olduğu için benimde ingilizcem olamadığından anlayamadım.yani yapay olarak acı elde edildi ve şuursuz bir bilgisayara acı çektirilebilir

hayır...

bilincin nasıl oluştuğu şu an tam anlaşılmış değil zaten. farklı kuramlar var.

qlause
17-08-2014, 00:48
vedeo ingilizce olduğu için benimde ingilizcem olamadığından anlayamadım.yani yapay olarak acı elde edildi ve şuursuz bir bilgisayara acı çektirilebilir

Yanlış, insanlara dışarıdan hormon verilerek her türlü duygu simule edilebilir (öfke, aşk, mutluluk, depresyon...)

fosill
17-08-2014, 00:50
bilim insanları genelde inançlı olur diye biliyorum.muntazam yaratılışı yakinen görüpte inanmamak yaptığı bilime ters düşer.doktor bile ameliyattan çıkınca ben elimden geleni yaptım dua edin gerisi Allaha kalmış der hasta yakınına

AerA
17-08-2014, 00:52
Aynen öyle sayı Nova, insanın tüm duygularını kimyasal hormonlar kontrol eder, duyguların ruhsal yada doğa üstü şeyler olmadığı ispatlanalı çok uzun zaman oldu..

Aynen öyle. Görürsün karşı cinsten birini. Kanın kaynar. Seversin. Deli gibi aşık olursun. Evlenirsin... MAO (monoaminoksidaz) enzimin fazladır beyinde, Serotonin (mutluluk hormonu) sentezlenmez. Aniden depresyona girersin. Hayata küser, eşini boşarsın. Daha da yetmez peşinden intihar edersin. Günah kimde şimdi?

qlause
17-08-2014, 00:53
bilim insanları genelde inançlı olur diye biliyorum.muntazam yaratılışı yakinen görüpte inanmamak yaptığı bilime ters düşer.doktor bile ameliyattan çıkınca ben elimden geleni yaptım dua edin gerisi Allaha kalmış der hasta yakınına

Doktor bilim adamı değildir, tıp bilimi tarafından yetiştirilmiştir.

Bilim adamlarının %95 i ateist, agnostik ve deistlerden oluşur, ancak ezici çoğunluk ateist ve agnostiktir..

Tam şu an internete git ve cosmos 2014 türkçe altyazılı izle yaz, ve lütfen bu belgeselleri izle, sana çok şey katacağına eminim. Tahmininden daha fazla, hatta o kadar ki ben bunları neden bilmiyormuşum diyeceksin..

Nova
17-08-2014, 00:54
Kör inanç var ya abi..

Onlara sorsak o da el-ilahtan.

Nova
17-08-2014, 00:56
İnsan bilemediği veya sıkıştığı konuda topu allaha atar.

Ama inancı olmayan bir adamın işin sonuna kadar gitmek ve araştırmaktan başka yolu yoktur.

Taa ki, orta çağın gücünün minicik bir cam parçası ile yıkılmasına kadar.

bkz: mikroskop

fosill
17-08-2014, 00:59
geç oldu yarın dediğiniz videoları izlemeye çalışacağım hayırlı geeceler

qlause
17-08-2014, 01:02
İnsan bilemediği veya sıkıştığı konuda topu allaha atar.

Ama inancı olmayan bir adamın işin sonuna kadar gitmek ve araştırmaktan başka yolu yoktur.

Taa ki, orta çağın gücünün minicik bir cam parçası ile yıkılmasına kadar.

bkz: mikroskop

Ve birden tanrının lanetinin küçücük canlılar olduğu ve onların her birine karşı ilaçlar yapılıp tanrının lanetinin etkisiz hale getirilip tanrının gücünü hiçe sayılabileceği anlaşılınca o an işte o kilisede ki asalakların (din adamları asalaktır, parazittir) suratlarını görmek isterdim :)

qlause
17-08-2014, 01:02
geç oldu yarın dediğiniz videoları izlemeye çalışacağım hayırlı geeceler

İyi geceler..

fosill
17-08-2014, 16:29
http://www.fullhd720pizle.com/cosmos-bir-uzay-seruveni-2014-turkce-dublaj-izle.html
videoyu izledim.bu videoya göre akılsız şuursuz atomlar vs.insanı oluşturup hayatı var ediyor.bizlerin birer yıldız tozu olduğumuzdan ,büyük patlamadan sonsuz evrenden ,hatta aralık ,ocak martta neler olduğunu üçbuçuk milyon yıl öncesine kadar bilmekte..
güneş ve yıldızlar kendi konumunu kendisi mi belirledi
güneş neden şaşırsa 500 m dünyaya yaklaşsa ne olur; ben insanları cayır cayır yakmayım ben burda durayım.diyecek ince hesabı kendisi mi yaptı



herşey nasıl böyle düzenli olmakta yıldız bunu nerden bilmekte mesela gözümüz neden vucudun en tepesinded de ayaklarımızın altında değil.saçlarımız sürekli uzarken kirpiklerimiz neden büyümesi bir noktada durmakta.ikiside kıl olmasına rağmen, bunu bir yıldız tozu nasıl yapar akılsız bir patlama Akıllı milyonlarca çeşidi ve canlıyı nasıl varetmiştir.Animasyonlarla birşeyler anlatmaya çalışmış ama varlığı yine açıklayamamış

vishnu
17-08-2014, 16:57
http://www.fullhd720pizle.com/cosmos-bir-uzay-seruveni-2014-turkce-dublaj-izle.html
videoyu izledim.bu videoya göre akılsız şuursuz atomlar vs.insanı oluşturup hayatı var ediyor.bizlerin birer yıldız tozu olduğumuzdan ,büyük patlamadan sonsuz evrenden ,hatta aralık ,ocak martta neler olduğunu üçbuçuk milyon yıl öncesine kadar bilmekte..
güneş ve yıldızlar kendi konumunu kendisi mi belirledi
güneş neden şaşırsa 500 m dünyaya yaklaşsa ne olur; ben insanları cayır cayır yakmayım ben burda durayım.diyecek ince hesabı kendisi mi yaptı



herşey nasıl böyle düzenli olmakta yıldız bunu nerden bilmekte mesela gözümüz neden vucudun en tepesinded de ayaklarımızın altında değil.saçlarımız sürekli uzarken kirpiklerimiz neden büyümesi bir noktada durmakta.ikiside kıl olmasına rağmen, bunu bir yıldız tozu nasıl yapar akılsız bir patlama Akıllı milyonlarca çeşidi ve canlıyı nasıl varetmiştir.Animasyonlarla birşeyler anlatmaya çalışmış ama varlığı yine açıklayamamış



ben ateist değilim mesela...böyle bir varlık varsa bunun olması nasıl islamı ispatlar.

fosill
17-08-2014, 17:05
Ben islamdan bahsetmiyorum veya islam kelimesi kullanmadım şimdiye kadar .ben yaratıcı dan bahsediyorum.herşeyin mucidi ,ustası ,sanaatkarı varken hiçbirşey kendi kendine olmazken bu sonsuz bucaksız alemin ve kainatın bir yaratıcısı olmalı değil mi?

Kuel Tigin
17-08-2014, 17:11
"Yaratıcıyı kim yarattı?" sorusu var.
"Yaratıcı yaratılmamıştır" cevabı verilirse; "Kainat da yaratılmamıştır" tespitinde bir yanlışlık olmaz.

fosill
17-08-2014, 17:17
yaratıcı yoktan var edendir benim bildiğim.yaratıcıyı kim yarattı dediğimizde
bu sonsuza kadar gider bu saçma bir soru yaratılan yaratıcı olamaz.en iyisi maddeyi kim yaratmıştır.onun üstünde düşünmek lazım.

vishnu
17-08-2014, 17:19
yaratma değil tasarlama olayına bakılmalı...

eğer evrende bir tasarım varsa tasarımcısı vardır.

tasarımcıyı kim tasarladı sorusu tasarım olmadıgını göstermez.

ki insan arabayı tasarımlıyor

arabayı tasarımlayan insanın sizce tasarımcısı yok.

arabayı tasarımlayan insan tasarımcısız olabiliyorsa

insanı tasarlayan tanrı niye tasarımcıya ihtiyaç duysun ?

Kuel Tigin
17-08-2014, 17:27
arabayı tasarımlayan insan tasarımcısız olabiliyorsa

insanı tasarlayan tanrı niye tasarımcıya ihtiyaç duysun ?Bu durumda "Tanrı tasarımcıya ihtiyaç duymuyorsa", "insan neden tasarımcıya ihtiyaç duysun?"

Yani en başa Tanrı'yı koymak niye?

vishnu
17-08-2014, 17:32
insan sonradan varolmuş bir varlık , parçalardan oluşan bir yapı...

tanrı değil.

Kuel Tigin
17-08-2014, 17:37
Önceden de söylemiştim, ben de işin içinden çıkamıyorum; bir yaratıcı güç var mıdır - yok mudur diye...

Belki de yıllarca Müslüman olduğumuzdan dolayı adeta beynimize "kazınmış" olan Tanrı(Allah) kavramından kurtulamıyoruz, yani artık o kavram "Allah" değil ama yine de "bir yaratıcı" olarak kafamızda duruyor olabilir.

Yani bir insan, doğumundan yetişkinliğine kadar asla herhangi bir dinin varlığını dahi bilmeseydi, yine Tanrı kavramı oluşacak mıydı kafasında - bunun gibi.

vishnu
17-08-2014, 17:39
Önceden de söylemiştim, ben de işin içinden çıkamıyorum; bir yaratıcı güç var mıdır - yok mudur diye...

Belki de yıllarca Müslüman olduğumuzdan dolayı adeta beynimize "kazınmış" olan Tanrı(Allah) kavramından kurtulamıyoruz, yani artık o kavram "Allah" değil ama yine de "bir yaratıcı" olarak kafamızda duruyor olabilir.

Yani bir insan, doğumundan yetişkinliğine kadar asla herhangi bir dinin varlığını dahi bilmeseydi, yine Tanrı kavramı oluşacak mıydı kafasında - bunun gibi.

kesinlikle yine oluşurdu...çünkü bu mantığın sonucu bu...

ben sayısız ateizm kitabını okudum tatmin olmadım teist ve deist tezler çok daha kuvvetli gelyor.

islamın yanlış oldugunu algılamamız yaratıcı kavramından vazgeçmemizi gerektirmiyor.

ben mantıgımın izindne gidiyor bazen ateistler biz çok aşağılar ama olsun

ben ateizm benimsemiyorum.

qlause
17-08-2014, 17:47
http://www.fullhd720pizle.com/cosmos-bir-uzay-seruveni-2014-turkce-dublaj-izle.html
videoyu izledim.bu videoya göre akılsız şuursuz atomlar vs.insanı oluşturup hayatı var ediyor.bizlerin birer yıldız tozu olduğumuzdan ,büyük patlamadan sonsuz evrenden ,hatta aralık ,ocak martta neler olduğunu üçbuçuk milyon yıl öncesine kadar bilmekte..
güneş ve yıldızlar kendi konumunu kendisi mi belirledi
güneş neden şaşırsa 500 m dünyaya yaklaşsa ne olur; ben insanları cayır cayır yakmayım ben burda durayım.diyecek ince hesabı kendisi mi yaptı



herşey nasıl böyle düzenli olmakta yıldız bunu nerden bilmekte mesela gözümüz neden vucudun en tepesinded de ayaklarımızın altında değil.saçlarımız sürekli uzarken kirpiklerimiz neden büyümesi bir noktada durmakta.ikiside kıl olmasına rağmen, bunu bir yıldız tozu nasıl yapar akılsız bir patlama Akıllı milyonlarca çeşidi ve canlıyı nasıl varetmiştir.Animasyonlarla birşeyler anlatmaya çalışmış ama varlığı yine açıklayamamış

Dostum sen büyük bir akıl karışıklığı içerisindesin, hepsinin ayrı ayrı açıklamaları var, öncelikle şu dünya güneşe 1 santim yakınlaşsa zırvasından bir kurtulun, eğer dediğin gibi 500 metre yakınlaşsa ve biz yansaydık uçaklar uçamazdı, aksine eğer internetini açıp dünyanın güneş etrafında ki yörüngesine bakarsan her yıl milyonlarca kilometre yaklaşıp uzaklaştığımızı görürsün...

Ve belki şaşıracaksın ama biz kışı yaşarken gezegenimiz güneşe en yakın konumunda oluyor... yazın olduğundan 5 milyon kilometre daha yakın...

Belgesel serisini izlemeye devam etmeni öneririm, bir çok şeyin açıklamasını bulacaksın.

qlause
17-08-2014, 17:58
yaratıcı yoktan var edendir benim bildiğim.yaratıcıyı kim yarattı dediğimizde
bu sonsuza kadar gider bu saçma bir soru yaratılan yaratıcı olamaz.en iyisi maddeyi kim yaratmıştır.onun üstünde düşünmek lazım.


Öncelikle hiç bir şey yaratıcı olmadan var olamaz diyorsunuz bu durumda tanrının da bir yaratıcısı olması gerek, yok eğer tanrının yaratıcı olmadan var olabileceğini kabul ediyorsanız bu durumda enerji yani maddede bir yaratıcı olmadan var olabilir.

İkinci olarak evrende bir düzenin var olduğu falan yoktur, dünyada da aynı şekilde bir düzen mevcut değildir, eğer bir düzen var olsaydı şimdiye kadar yaşamış olan canlı türlerinin %95 i yok olmazdı, ayrıca evrende düzen yoktur, galaksiler birbirleriyle çarpışır, yıldızlar yakıtlarını tüketip patlar ve çevrelerinde ki her şeyi yok eder, şu an bile bizden binlerce ışık yılı ötede ki bir yıldızda süper nova olsa dünyada ki yaşam ve atmosfer yok olur, her gün bir sürü gezegen yörüngesinden çıkıp başka güneş sistemlerinde ki gezegenlerle çarpışıyor, gezegenlerin kendi ayları ya onların yörüngesinden çıkıp başka gezegenlere yada yörüngesi olduğu gezegenin üzerine düşüp felakete neden oluyor, meteorlar gezegenlere düşüp ortalığı kasıp kavuruyor, bu dünyada daha önce oldu ve dinazorların çağı kapandı, milyonlarca yıl gezegene hükmeden dominant canlı türü bir meteorlar yok oldu ve yerini biz memeliler aldık..


Tanrıya ilgili birden çok açmaz var örneğin:

Tanrı kaldıramayacağı bir taşı yaratabilir mi? eğer yaratabilirse her şeye kadir değildir, eğer yaratamazsa her şeye kadir değildir dolayısıyla tanrı değildir.

fosill
17-08-2014, 18:14
ben aslında o bahsettiğin meteorlardan birinin gelip dünyaya şiddetle çarpmasını ve bu dünyanın yok olmasını çok istiyorum 2007 den beri televizyon izlemiyorum. haberlere bakmıyorum.dünyanın da yok olup yani kıyametin kopmasını insanın kavga edip didişecek bir şeyinin kalmamasını canı gönülden istiyorum.yok petrol müş yok altınmış
denizin ortasındaki bir kaya parçası için savaş noktasına gelmeler.imanlısın ,ateistsin,siyahsın, beyazsın fakirsin, zenginsin dünyada insanlara fazlasıyla yetecek güzellik varken çirkinleşip hayavandan daha aşağı haller sergilemesi çok acı.varlık kavramı en çok düşündüğüm konu .

qlause
17-08-2014, 18:36
ben aslında o bahsettiğin meteorlardan birinin gelip dünyaya şiddetle çarpmasını ve bu dünyanın yok olmasını çok istiyorum 2007 den beri televizyon izlemiyorum. haberlere bakmıyorum.dünyanın da yok olup yani kıyametin kopmasını insanın kavga edip didişecek bir şeyinin kalmamasını canı gönülden istiyorum.yok petrol müş yok altınmış
denizin ortasındaki bir kaya parçası için savaş noktasına gelmeler.imanlısın ,ateistsin,siyahsın, beyazsın fakirsin, zenginsin dünyada insanlara fazlasıyla yetecek güzellik varken çirkinleşip hayavandan daha aşağı haller sergilemesi çok acı.varlık kavramı en çok düşündüğüm konu .


Bense aksine dünyanın devam etmesini istiyorum, çünkü gün gelecek insanlık bunların hepsinin üstesinden gelecek, tarihte olduğu gibi geçmişin tüm dinleri nasıl bu gün mitoloji olduysa bu günün tüm dinleride gelecek 1000 yıl içerisinde mitoloji olacak, insanlık küresel ısınmanın yıkıcı etkilerini görmeye başladığı zaman petrolsüz yaşamın mümkün olduğunu anlayacak ve bilim insanları yenilenebilir enerji kaynaklarını en verimli şekilde kullanmanın yollarını bulacak.

Tüm hastalıklar tedavi edilebilecek, genetik müdahaleler ile insanların ıq seviyesi en az 150 ye çıkartılacak, insanlığın merakı sayesinde önümüzde ki bin yılda güneş sisteminde ki gezegenlere koloni kurmuş olacağız ve insanlık yeterince uzun yaşarsa güneş sisteminden bile dışarı çıkmanın imkanlarını buluruz.

Ben her gün olan bir sürü iyi şeye bakıyorum, insanlık her ne derseniz deyin bunan bin yıl öncesine göre hem insan haklarında, hem insan yaşam kalitesinde çok ama çok ileri..

fosill
17-08-2014, 18:50
yani bir ölümsüzlük arzusu.sizin tabirinizle belki ilerde dinazorlarında yok olduğu gibi dinazorlaşmış insanlarda yok olacak başka bir tür ortaya çıkacak galaksilerde koloni kurmak hayal olacak .

qlause
17-08-2014, 18:52
yani bir ölümsüzlük arzusu.sizin tabirinizle belki ilerde dinazorlarında yok olduğu gibi dinazorlaşmış insanlarda yok olacak başka bir tür ortaya çıkacak galaksilerde koloni kurmak hayal olacak .

Ben mutlaka öleceğimi biliyorum, eğer insanlık kendi kendini yok ederse bu gerçekten yazık olacak, çünkü bir daha bizim gibi zeki bir canlılık yeryüzünde oluşur mu bundan emin olmak çok zor.

fosill
17-08-2014, 19:01
insana dünyada özel bir yer vermişsin yaratıcı da özel bir yer vermekte ve olan biten herşey insan etrafında şekillenmekte .

AerA
17-08-2014, 19:49
...olan biten herşey insan etrafında şekillenmekte .

Merhaba ;

Olan biten tüm canlılığın etrafında çekilleniyor. Sadece insanın değil. İnsanın tek farkı bir şeyleri şekillendirebilmesi. O ağacı beğenmedi ise, kesebiliyor mesela.

Lakin herşey Ebola'nın Afrika dışına taşmasına bakar. O vakit insan sadece şekillenen olur. Şekillendiren değil. Anşıyacağınız özel bir yerimiz yok.

qlause
17-08-2014, 19:57
Merhaba ;

Olan biten tüm canlılığın etrafında çekilleniyor. Sadece insanın değil. İnsanın tek farkı bir şeyleri şekillendirebilmesi. O ağacı beğenmedi ise, kesebiliyor mesela.

Lakin herşey Ebola'nın Afrika dışına taşmasına bakar. O vakit insan sadece şekillenen olur. Şekillendiren değil. Anşıyacağınız özel bir yerimiz yok.

Aynen öyle.. insanlar belki bu gün çevrelerini kontrol edebiliyor ama hala kontrol edemediğimiz bazı şeyler var, mikroplar gibi, özellikle basit bakteriler, çok hızlı evrimleştikleri için bulduğumuz aşıların miladı çok çabuk doluyor..

Neyse ki evrimsel biyoloji sayesinde artık virüslerin evrimleşeceği aşamayı tahmin edebilmeye başladık ve aha evrimleşmeden aşı üretilebiliyor tabi hala deneme aşamasında.

Kuel Tigin
17-08-2014, 20:14
Neyse ki evrimsel biyoloji sayesinde artık virüslerin evrimleşeceği aşamayı tahmin edebilmeye başladık ve aha evrimleşmeden aşı üretilebiliyor tabi hala deneme aşamasında.Onlar aşıyı geliştire dursun, biz de "kadının pantolon giyeni lanetli midir, değil midir" konusunda kafa yoruyoruz (?!)

Lanet.

http://www.odatv.com/n.php?n=pantolon-giyen-kadin-lanetlidir-1608141200

http://www.turandursun.com/forumlar/picture.php?albumid=91&pictureid=294

Nova
17-08-2014, 22:56
Dünya 1 cm yakınlaşsa kül olacaktı iddiasına karşılık olarak, gökdelende çalışanlar yada kuşlar neden yanmıyor. Hatta uçakların kanatları neden buz tutuyor diye düşünmelerini modellemelerini rica ederim.

vishnu
18-08-2014, 00:53
1 cm yakın olsak yanarız lafı mantıksız. elbetteki bu aralık çok daha geniş.

buna habitable zon denir. güneşe olan uzaklığın dengesi vardır elbette.

ama bu bildiğim kadarıyla yüzbinlerce kilometrelik bir alan , 1 cm değil.

bu yüzbinlerce kilometrelik alanda olmanız gerekiyor ki yanmayasınız ve donmayasınız.

qlause
18-08-2014, 01:15
1 cm yakın olsak yanarız lafı mantıksız. elbetteki bu aralık çok daha geniş.

buna habitable zon denir. güneşe olan uzaklığın dengesi vardır elbette.

ama bu bildiğim kadarıyla yüzbinlerce kilometrelik bir alan , 1 cm değil.

bu yüzbinlerce kilometrelik alanda olmanız gerekiyor ki yanmayasınız ve donmayasınız.

Kışın güneşe yazın olduğumuzdan tam 5 milyon kilometre daha yakınız.

vishnu
18-08-2014, 01:19
Kışın güneşe yazın olduğumuzdan tam 5 milyon kilometre daha yakınız.

kesinlikle.

Selmet
18-08-2014, 12:38
kehf 11 mealleri

Abdulbaki Gölpınarlı:Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.

Abdullah Parlıyan:Biz de bunun üzerine mağarada, onların kulaklarını nice yıllar sağırlaştırdık, yıllarca hiç birşey duymadılar.

Ahmet Tekin:Bunun üzerine, biz de o mağarada, nice yıllar, dışardan gelecek seslere, onların kulaklarını kapattık. Onları derin uykuya daldırdık.

Ali Bulaç:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).

Bayraktar Bayraklı:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık.

Diyanet İşleri (eski):(11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.Fizilal-il Kuran:Bunun üzerine onları mağarada yıllarca uykuya yatırdık.

apaçık kur an dan meal çeşitleri.. içlerinden bolbol mucize çıkartabilirsiniz..

qlause
18-08-2014, 12:48
kehf 11 mealleri

Abdulbaki Gölpınarlı:Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.

Abdullah Parlıyan:Biz de bunun üzerine mağarada, onların kulaklarını nice yıllar sağırlaştırdık, yıllarca hiç birşey duymadılar.

Ahmet Tekin:Bunun üzerine, biz de o mağarada, nice yıllar, dışardan gelecek seslere, onların kulaklarını kapattık. Onları derin uykuya daldırdık.

Ali Bulaç:Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).

Bayraktar Bayraklı:Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık.

Diyanet İşleri (eski):(11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.Fizilal-il Kuran:Bunun üzerine onları mağarada yıllarca uykuya yatırdık.

apaçık kur an dan meal çeşitleri.. içlerinden bolbol mucize çıkartabilirsiniz..

Zaten diyanete bakarsak her geçen yıl kuranı ufak ufak değiştiriyor, bundan 10 yıl öncesinin mealiyle bu günün meali aynı değil, sürekli parantez içine bir şeyler ekliyor ayetlere olmayan kelimeler koyup duruyorlar.

Bundan bir 200 yıl sonra ahlak gereği ya kafa kesmeli, savaşlı, bilim dışı ayetleri çıkartırlar, yada parantez içi ayeti ikiye katlar..
Zaten kuranı bunun kuran olduğunu bilmeyen bir editöre versek, içinden uygun olmayan şeyleri çıkarta çıkarta kuran kalır 30-40 sayfa.

vishnu
18-08-2014, 12:49
1400 yıl önce yaşayan bir insan yüksek sesin insanı uykudan uyandırdığını bilemezdi.

qlause
18-08-2014, 12:52
1400 yıl önce yaşayan bir insan yüksek sesin insanı uykudan uyandırdığını bilemezdi.

Bu durumda kesinlikle bilimsel, yüksek sesle insan uyandırılabileceği taa çalar saatin bulunduğu zamanlar keşfedildi o zamanlar böyle bir şeyi bilmek imkansızdı bu durumda allah var:flame:

vishnu
18-08-2014, 12:53
Bu durumda kesinlikle bilimsel, yüksek sesle insan uyandırılabileceği taa çalar saatin bulunduğu zamanlar keşfedildi o zamanlar böyle bir şeyi bilmek imkansızdı bu durumda allah var:flame:

kuranın ilahi oldugunu ispatlamış olduk...

bende şu an şaşırdım. :)

qlause
18-08-2014, 12:55
kuranın ilahi oldugunu ispatlamış olduk...

bende şu an şaşırdım. :)

https://www.facebook.com/photo.php?v=664543616976123&set=vb.174377972659359&type=2&theater

bunları bir kenara bırakırsak din güzel şey aslında :hail::hail:

vishnu
18-08-2014, 13:09
https://www.facebook.com/photo.php?v=664543616976123&set=vb.174377972659359&type=2&theater

bunları bir kenara bırakırsak din güzel şey aslında :hail::hail:

1. ve 2. dünya savaşları din yüzünden başlamadı ama

pol pot ve stalin dinci değildi.

olayın bu yönüne de bakmalı.

sertanyaril
18-08-2014, 13:16
insana dünyada özel bir yer vermişsin yaratıcı da özel bir yer vermekte ve olan biten herşey insan etrafında şekillenmekte .

Sevgili fosill,

Daha önceki mesajlarında Cosmos adlı belgeseli izlediğini söylemiştin. Oradan sana bir örnek vereceğim. Evrenin yaşıyla ilgili, insan zihninin algılayabilmesi için bu yaşı bir yıla bölmüşlerdi.

Evrenin yaşı 13.7 milyar yıldır. Bunu 12 aylık bir süreç olarak düşünelim biz de. Bu kosmozda her ay 1.14 milyar yıl, her gün 38 milyon sene, her saat 1.58 milyon yıl, her dakika 26.000 yıl, her saniye 440 yıl oluyor bize göre. Yani düşünürsen evrenin ortaya çıkışından bu yana insan oğlunun kurduğu bütün medeniyetler 1 dakikaya bile sığmıyor. Yani kitaplarda okuduğun bütün o Sümerler, Mayalar, Mısır Piramitleri, Roma/Bizans medeniyeti, Babil medeniyeti, Hititler, Osmanlı, Selçuklu, Hun Devletleri, tüm peygamberler, Muhammed, İsa, Musa, İbrahim, Emeviler, Abbasiler, Amerikanın keşfi, atom bombası, insanın uzaya/aya çıkışı, birinci/ikinci dünya savaşları, Newton, Einstein, Faraday, gemiler, arabalar, uçaklar, uzay araçları senin yaşamın da dahil bütün bu her şey evrenin yaşında 1 dakikaya bile gelmiyor. Anca yarım dakikadan daha azdır. ortalama Bir insan ömrü ise saniyenin 5 te birine denk geliyor.

İlk insanın ortaya çıkışı 200.000 yıl yani kosmoza göre 9 dakika önce. İlk alet edevat kullanmaları ise 40.000 yıl önce kozmosa göre zamanımızdan 2 dakika önce.

Şimdi evrenle ilgili bilmediğimiz çok şey var, lakin bilim birçok şeyi çözmüş durumda. Zamanla daha fazlasını da çözecekler. Eski insanların cahillikten, tanrıdan sandığı birçok şey bilimle çözüldü. Mesela eskiden insanlar kuyruklu yıldızları felaket habercisi sanıyorlarmış. Cosmos belgeselinde bununla ilgili bölüm var.

Sadede gelirsek insanlığın kosmozun yaşına göre yarım dakikada ulaştığı bu kadar bilgi ve medeniyet seviyesini düşünürsen aslında ne kadar ileride olduğumuzu görmüşsündür. İmanlıların çoğu atalarının bu azmini inkar etmesini sadece cahillik olarak görüyorum. İnsan azminin ve hayal gücünün sınırı yoktur.

Bilimden evrenle ilgili daha birçok şeyin cevabını istiyorsunuz ama evrenin yaşı bir yıl iken bilimden saniyeler içinde her şeyin cevabını beklediğinizin farkında değilsiniz. Sizin tüm hayatınız kosmoza göre 0.2 saniye.

vishnu
18-08-2014, 13:18
İlk insanın ortaya çıkışı 200.000 yıl yani kosmoza göre 9 dakika önce. İlk alet edevat kullanmaları ise 40.000 yıl önce kozmosa göre zamanımızdan 2 dakika önce. sertanvaril

ilk alet kullanmak 2 milyon yıl öteye gidiyor . ateşi bulan Homo erectuslar bunu bir buçuk milyon yıl önce yaptılar. taş aletler 2 milyon yılı buluyor. ama 40 000 sene önce daha sofistike aletler çıkmaya başlıyor.

sertanyaril
18-08-2014, 13:23
İlk insanın ortaya çıkışı 200.000 yıl yani kosmoza göre 9 dakika önce. İlk alet edevat kullanmaları ise 40.000 yıl önce kozmosa göre zamanımızdan 2 dakika önce. sertanvaril

ilk alet kullanmak 2 milyon yıl öteye gidiyor . ateşi bulan Homo erectuslar bunu bir buçuk milyon yıl önce yaptılar. taş aletler 2 milyon yılı buluyor. ama 40 000 sene önce daha sofistike aletler çıkmaya başlıyor.

Ben alet edevat derken süs eşyaları ıvır zıvırı kastetmiştim, yani dediğiniz gibi daha sofistike olanları. Homo Erectus'u imanlılara anlatamazsınız/kabullendiremezsiniz, o sebeple onu örnek vermedim.

vishnu
18-08-2014, 13:24
Ben alet edevat derken süs eşyaları ıvır zıvırı kastetmiştim, yani dediğiniz gibi daha sofistike olanları. Homo Erectus'u imanlılara anlatamazsınız/kabullendiremezsiniz, o sebeple onu örnek vermedim.

haklısın...

burdan Homo erectuslara o güzel cedde bizden selam olsun...

spartacus
18-08-2014, 13:47
1. ve 2. dünya savaşları din yüzünden başlamadı ama

pol pot ve stalin dinci değildi.

olayın bu yönüne de bakmalı.

Savaşlar din yüzünden çıkmaz ki. Ekonomi-politiktir lakin gerekçeler, sebepler en önemliside kitlesel-askeri güce ihtiyaç vardır, bu noktada din en önemli araçtır, alettir.

2. Dünya savaşı temelde Almanya'nın tüm komşuları ve başarırsa oradan da tüm dünyayı sömürgeleştirme stratejisi çerçevesinde ortaya çıkıyor(bu strateji Hitler'in Kavgam kitabının ilk sayfalarında açıkça dile gelmiştir). Tabi bu yalnızca Almanya'ya indirgenemez, gelişmiş olan her kapitalist ülke, dış pazar, dış kaynak ve en önemlisi tüketim toplumuna ihtiyaç duyar, bu sınırları dahilinde yapabileceğinden çok daha büyük bir pazar ve hakimiyet alanı demektir. Savaşların özünde (kapitalizm çağı) krizlerden çıkmak, yeni pazarlar oluşturmak, yeni tüketim sağlamak, coğrafya-pazar-kaynak(!) paylaşımı vb, feodal çağda ise üretim tarzı toprağa dayalı olduğu için en önemli araç topraktır, toprakları genişletmek içindir. Tüm bu belirli bir azınlığın çıkarına dayalı arzuları, istem ve çıkışları nasıl hayata geçebilir? İşte din bu noktada içte olduğu kadar dıştada etkin bir alet, araç, silah ve GÜÇ demektir.

Bahse geçen konu için ve 2.Dünya savaşının sis perdesi altındaki sadece 1 emperyalist ülkeden örnek vermek adına:

Hitler Kavgam BÖLÜM1 Giriş.

Alman sınırları bütün Almanları ihtiva ettiği zaman bu nüfusu besleyemeyecek kadar güçsüz olduğunu tahakkuk ederse; bu kavmin hissedeceği gerek ve zorunlulukta yabancı topraklar elde etmek için hak sahibi olacaktır, işte o vakit, sapan yerini kılıca bırakacak ve temiz gözyaşları gelecekteki dünyanın ürünlerini hazırlayacaktır.

Ayrıca Pol Pot ile Stalin'i aynı kefeye koymak aslında 2.Dünya savaşı dönemini hala Nazi enformasyon Bürosunun masabaşında yaptığı propaganda(savaşı kazanmanın en önemli ve birinci yolu propagandadır, aynen ABD nin Irakta nükleer var propagandası altında gizlediği petrol savaşı gibi, sonuç dünya kamuoyunun desteğini almış, gayrımeşru isteğine meşruiyet kazandırmış, neredeyse tüm dünyayı Irak'a karşı birleştirmiştir, aynı türden kara propagandalarda SSCB ye karşı yarım asır sürdürülmüş(örneğin Türkiyede yeşil Kuşak, kontrgerilla) ve eni sonu başarılı olmuştur ve sizlerde genelde bu propagandalarda ortaya saçılan kara propganadayı bilinçlenmek addediyor ve ister farkında olun ister olmayın özü neredeyse tümüyle yalan ve sahtekarlığa dayalı kaynağı esas alıyorsunuz) ve karalama tarihinden okumak demektir. Normaldir zira 2.Dünya savaşının o ender komutanları, Almanya düştüğünde doğruca Amerikaya, oradanda CIA birimlerine stratejik temelde kaynak oldular, komünizmle mücadele adı altında bir çok ülkede çeşitli örgütlenmeleri sağladılar, yalan tarih, sahte propagandaların temelinde Nazi savaş stratejisi yatar ve bir çoğunun da sahtekarlığı ispatlıdır, belgeleriyle. Cephe savaşları son savaşlardır, asıl savaşlar evveliyat olarak PSİKOLOJİKTİR ve propaganda-politik savaş temel belirleyicidir, ve buradaki üstünlük aslında cephe savaşlarının da kaderini belirler.

fosill
18-08-2014, 14:41
Fizilal-il Kuran:Onlar onu gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
naziat /46 demekki bizim yıl sene yüzyıl dediğimiz Allah'a görede çok kısa

Ömer Nasuhi Bilmen:Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.

qlause
18-08-2014, 15:03
Fizilal-il Kuran:Onlar onu gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
naziat /46 demekki bizim yıl sene yüzyıl dediğimiz Allah'a görede çok kısa

Ömer Nasuhi Bilmen:Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.

"Onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. Telaşa kapılmasınlar, Allah vâdinden asla dönmez. Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir." (Hacc, 47)

Zamandan münezzeh olduğu iddia edilen bir varlığın zamana tabi olduğu çok absürt bir şey, üstelik bunu kutsal kitabın kendisi söylüyor, acaba allah kendi gününü nasıl ölçüyor... Zaten zamandan münezzeh olmakla hiç olmamak arasında bir fark yok... Tıpkı sen doğmadan önce senin için zaman kavramının olmaması gibi.

"Melekler ve Ruh/ Cebrâil, O’nun Arşına miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler" (Meâric, 70/4)

Bu da çok acayip bir şey, Allah ama meleğini anında yollayamıyor, meleği 50 bin yılda iniyor yeryüzüne, yani cebrail yeryüzüne museviliği tebliğ etmeye geldiğinde bir daha geri dönmedi, bütün tebliğ edeceği dinlerin bozulacağını biliyordu ve muhammed 40 yaşına gelene kadar bekledi...

Ayrıca bu meleklerin ışık ızında gittiğini varsayarsak allah bizim galaksimiz içinde...


Birde çok ilginçtir ki melekler dahi 50 bin yılda allah katından yeryüzüne inerken muhammed bunu bir gecede yapmış acayip bir durum...


"Sonra bütün bu işler, sizin hesabınızla bin sene tutan bir günde O’na yükselir." (Secde, 32/5)

Sen bir şey yapıyorsun ama bu allaha 1000 yıl sonra gidiyor, o 1000 yıldan önce allah senin ne yaptığını dahi bilemiyor...

Bunları ben söylemiyorum bunları kuran söylüyor, şu çelişkilerin ve masalların içinden gelde çık, zaten bilimle alakası yok matematiğinde içine etmişler...

vishnu
18-08-2014, 15:05
Fizilal-il Kuran:Onlar onu gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
naziat /46 demekki bizim yıl sene yüzyıl dediğimiz Allah'a görede çok kısa

Ömer Nasuhi Bilmen:Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.


bir yaratıcıya inanmanı anlıyorum... ama o yaratıcının muhammedin cinsel hayatı için sayısız ayet indirmesine nasıl inanıyorsun anlamıyorum.

fosill
18-08-2014, 15:48
muhammedin kaç defa evlendiği ne kadar çocuğu olduğu falan bunlar benim için önemli değil.takmışınınız muhammedin evliliğine ben muhammedi de seni de benide yaratandan bahsediyorum.başka bir ezberiniz.yokmu?
özür dilerim ama; kozmosu da dinlerim kuranı da okurum ,incilide varlığı ve yaratılışı hakkında cevap nerde ise okumaya çalışırım.
o zaman muhammedi sakız yapmaktan vazgeçin.size daha güzel bir arguman vereyi m .Alinin oğlu hasan 100 üzerinde evlenip boşanmıştır.
1000 yıl daha bu sakızı çiğnersiniz

vishnu
18-08-2014, 16:02
muhammedin kaç defa evlendiği ne kadar çocuğu olduğu falan bunlar benim için önemli değil.takmışınınız muhammedin evliliğine ben muhammedi de seni de benide yaratandan bahsediyorum.başka bir ezberiniz.yokmu?
özür dilerim ama; kozmosu da dinlerim kuranı da okurum ,incilide varlığı ve yaratılışı hakkında cevap nerde ise okumaya çalışırım.
o zaman muhammedi sakız yapmaktan vazgeçin.size daha güzel bir arguman vereyi m .Alinin oğlu hasan 100 üzerinde evlenip boşanmıştır.
1000 yıl daha bu sakızı çiğnersiniz

kuranda oku incilde oku sorun yok

muhammedin evlilik sayısını yazmadım buraya , cinsel ihtiyacı için gelen ayetlerden bahsettm. sırf inanmadı diye sonsuza dek yakan tanrın ile bu evrenin yaratıcısı sonsuz potansyel karıştırma.

fosill
18-08-2014, 16:22
Biz şu anda, Dünya üzerinde; Güneşe tâbiyiz.
Yani “Dünya zaman birimi”ne göre sen bu dünyada şu anda 50-60 sene yaşamış iken, dünyanın tâbi olduğu “Güneş zaman birimi”ne göre ise 70 yaşına ulaştığın anda 8.6 saniye yaşamış olacaksın.
Dünyada gözünü kapayıp da madde dünyası dünyası gözünde kaybolup da “Ruh boyutu”nda yaşamağa başladığın andan itibaren madde dünyasını algılayamayacak ama güneşin çekim alanı içinde yaşamağa devam edecek; güneş zaman boyutuna tâbi olacak ve 1 yılı 255 milyon sene olan zaman boyutuna geçeceksin.
Ve o zaman diyeceksin ki;
“Ben dünyada ne kadar yaşadım?”
İşte Kurân’daki bir âyet onu diyor:
“Onlar dünyadan ayrıldıktan sonra ölümü attıktan sonra, ya biz dünyada güneşin doğması kadar mı yoksa güneşin bir batımı süreci kadar mı yaşadık?” (Müminun Sûresi- 113-114)
Olay dakikalara indi!.
Şu andaki 70 sene kavramı kayboldu.
Rüyada da yaşarken bir bakıyorsun..çok uzun, bitmez geliyor süreç..
Uyanıyorsun..
Saniyelerle geçen bir evre!
http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zaman/ara.jpg
45-50 saniyelik bir rüya süresi ve o rüya, o günün akşamüstü veya ertesi gün sizin için ne ifade ediyor?.
"Ölüm" denen olayla birlikte, algılamaya başlıyacağınız zaman boyutuna göre, dünyada 70 sene yaşamışsanız, sadece 8.6 saniye yaşamış olduğunuzu FARKEDECEKSİNİZ!
Dünya’daki tüm savaşımınız, üzme ve üzülmeniz hep bu süreç içinde!!!
Dünya’da bütün geçirmiş olduğunuz süreç ise, yalnızca, 8 saniye küsur!.
70 senelik ömür itibariyle!.
Ve bu 70 senelik ömür, dikkat edin, sizin için BRÜT bir süre!
Yani, buna çocukluk devresi, gençlik devresi, yaşlılık, hastalık veya bunama devresi dahil!
Bu brüt süreçteki, net düşünebildiğiniz, yaşamı değerlendirebildiğiniz süreye inerseniz, geride ne kadar saniye kalacak!
İSLÂM GERÇEĞİNE göre, Dünya üzerinde yaşamakta olduğunuz süre, ölümötesi yaşamı kazanma, ölümötesi yaşam bedeninizi inşâ etme, ölümötesi yaşam sermayenizi elde etme süreci!
“Ölüm” denen olayla birlikte BOYUT DEĞİŞTİRİYORSUNUZ!
Değiştirdiğiniz boyuttaki süreç, Kıyâmete kadar sürecek milyonlarla milyarlarla sene!
Dünyada geçirdiğiniz süreç ise, SANİYELERLE ÖLÇÜLEBİLEN BİR SÜREÇ, Güneş zaman boyutuna göre!.
http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zaman/ara.jpg
Güneş zaman biriminde bir yıl ne kadardır?
Dünya`nın bir yılı, Güneş çevresindeki bir turudur; bilindiği üzere.
Güneş`in bir yılı ise, Samanyolu adını verdiğimiz Galaksimizin merkezi çevresindeki bir turudur! Merkezden yaklaşık 32.000 ışık yılı uzaklıktaki yörüngede yapılan bir tur tam 255 milyon sene sürmektedir! Yani, bir Güneş yılı 255 milyon dünya senesi olmaktadır!
Dünya üzerinde bir insanın, dünya zaman birimine göre 70 yıl yaşadığını kabul edersek; aynı insan gerçek boyutu olan Güneş zaman birimine göre sadece 8.6 saniye yaşamaktadır!
Yani, bir insan yetmiş sene yaşadıktan sonra Dünya yaşamından ayrılıp; Dünya`nın manyetik çekim alanının içinde yeraldığı, Güneş yörünge ve enerji alanı olan platformdaki hayata geçtiği anda farkedecektir ki, sadece 8.6 saniye yaşamıştır geçmişte!
İşte gerçekte bu üç-beş saniyelik Dünya yaşam süresi, -teknik nedenlerine girmek istemiyorum konuyu fazla yaymamak için- bize yıllar süren bir yaşam süreci gibi gelmektedir!
Tıpkı en fazla 50 saniye civarında gördüğümüz rüyaların, o rüya içindeyken çok uzun süreler gelmesi gibi!

vishnu
18-08-2014, 16:28
Biz şu anda, Dünya üzerinde; Güneşe tâbiyiz.
Yani Dünya zaman birimine göre sen bu dünyada şu anda 50-60 sene yaşamış iken, dünyanın tâbi olduğu Güneş zaman birimine göre ise 70 yaşına ulaştığın anda 8.6 saniye yaşamış olacaksın.
Dünyada gözünü kapayıp da madde dünyası dünyası gözünde kaybolup da Ruh boyutunda yaşamağa başladığın andan itibaren madde dünyasını algılayamayacak ama güneşin çekim alanı içinde yaşamağa devam edecek; güneş zaman boyutuna tâbi olacak ve 1 yılı 255 milyon sene olan zaman boyutuna geçeceksin.
Ve o zaman diyeceksin ki;
Ben dünyada ne kadar yaşadım?
İşte Kurândaki bir âyet onu diyor:
Onlar dünyadan ayrıldıktan sonra ölümü attıktan sonra, ya biz dünyada güneşin doğması kadar mı yoksa güneşin bir batımı süreci kadar mı yaşadık? (Müminun Sûresi- 113-114)
Olay dakikalara indi!.
Şu andaki 70 sene kavramı kayboldu.
Rüyada da yaşarken bir bakıyorsun..çok uzun, bitmez geliyor süreç..
Uyanıyorsun..
Saniyelerle geçen bir evre!
http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zaman/ara.jpg
45-50 saniyelik bir rüya süresi ve o rüya, o günün akşamüstü veya ertesi gün sizin için ne ifade ediyor?.
"Ölüm" denen olayla birlikte, algılamaya başlıyacağınız zaman boyutuna göre, dünyada 70 sene yaşamışsanız, sadece 8.6 saniye yaşamış olduğunuzu FARKEDECEKSİNİZ!
Dünyadaki tüm savaşımınız, üzme ve üzülmeniz hep bu süreç içinde!!!
Dünyada bütün geçirmiş olduğunuz süreç ise, yalnızca, 8 saniye küsur!.
70 senelik ömür itibariyle!.
Ve bu 70 senelik ömür, dikkat edin, sizin için BRÜT bir süre!
Yani, buna çocukluk devresi, gençlik devresi, yaşlılık, hastalık veya bunama devresi dahil!
Bu brüt süreçteki, net düşünebildiğiniz, yaşamı değerlendirebildiğiniz süreye inerseniz, geride ne kadar saniye kalacak!
İSLÂM GERÇEĞİNE göre, Dünya üzerinde yaşamakta olduğunuz süre, ölümötesi yaşamı kazanma, ölümötesi yaşam bedeninizi inşâ etme, ölümötesi yaşam sermayenizi elde etme süreci!
Ölüm denen olayla birlikte BOYUT DEĞİŞTİRİYORSUNUZ!
Değiştirdiğiniz boyuttaki süreç, Kıyâmete kadar sürecek milyonlarla milyarlarla sene!
Dünyada geçirdiğiniz süreç ise, SANİYELERLE ÖLÇÜLEBİLEN BİR SÜREÇ, Güneş zaman boyutuna göre!.
http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zaman/ara.jpg
Güneş zaman biriminde bir yıl ne kadardır?
Dünya`nın bir yılı, Güneş çevresindeki bir turudur; bilindiği üzere.
Güneş`in bir yılı ise, Samanyolu adını verdiğimiz Galaksimizin merkezi çevresindeki bir turudur! Merkezden yaklaşık 32.000 ışık yılı uzaklıktaki yörüngede yapılan bir tur tam 255 milyon sene sürmektedir! Yani, bir Güneş yılı 255 milyon dünya senesi olmaktadır!
Dünya üzerinde bir insanın, dünya zaman birimine göre 70 yıl yaşadığını kabul edersek; aynı insan gerçek boyutu olan Güneş zaman birimine göre sadece 8.6 saniye yaşamaktadır!
Yani, bir insan yetmiş sene yaşadıktan sonra Dünya yaşamından ayrılıp; Dünya`nın manyetik çekim alanının içinde yeraldığı, Güneş yörünge ve enerji alanı olan platformdaki hayata geçtiği anda farkedecektir ki, sadece 8.6 saniye yaşamıştır geçmişte!
İşte gerçekte bu üç-beş saniyelik Dünya yaşam süresi, -teknik nedenlerine girmek istemiyorum konuyu fazla yaymamak için- bize yıllar süren bir yaşam süreci gibi gelmektedir!
Tıpkı en fazla 50 saniye civarında gördüğümüz rüyaların, o rüya içindeyken çok uzun süreler gelmesi gibi!

doğru ama bu neyi ispatlıyor.

fosill
18-08-2014, 18:42
birşeyin isbatı değil sadece
sn. sertanyaril'in vermiş olduğu bilgilerin bir benzeri paylaşmak istedim.

spartacus
18-08-2014, 23:20
muhammedin kaç defa evlendiği ne kadar çocuğu olduğu falan bunlar benim için önemli değil.takmışınınız muhammedin evliliğine ben muhammedi de seni de benide yaratandan bahsediyorum.başka bir ezberiniz.yokmu?
özür dilerim ama; kozmosu da dinlerim kuranı da okurum ,incilide varlığı ve yaratılışı hakkında cevap nerde ise okumaya çalışırım.
o zaman muhammedi sakız yapmaktan vazgeçin.size daha güzel bir arguman vereyi m .Alinin oğlu hasan 100 üzerinde evlenip boşanmıştır.
1000 yıl daha bu sakızı çiğnersiniz

Okumak var anlamak var. Okuyup geçmek ya da zaten okumadan önce şartlı olmak insanı anlamaktan alıkoyar, zira anlamak için eni sonu irdelemek gerekir.

Cebrail Allah'ın katına 50.000 Yıl da çıkıyor ise, Cebrail'e ne gerek var? Yani araya postacı koymanın hele birde bu postacı 50.000 yılda hedefine varacak ise anlamı ne?
Madem irdelemek dedik, postacıya ne hacet? Değil mi?

Bu halde postacıya toplu mektup verilmiş, bu cebrail efendi hazretleri, bize göre 50.000 yıldır yoldaymış, yani yukarı aşağı dünyayı sanırım 6.000 yıl önce gelmiş, Muhammed'e son ayeti bildirene kadar beklemiş...

Olayların önceden olacağını bilen Allah, postaları önceden yollamış, ama yine bir sorun var, Allah'a göre 1 günde bir din bozulacak ve Allah bunu 50.000 yıl önceden biliyorsa farklı, farklı dinleri üstelikte o kadar kısacık zaman dilimlerinde(aralarında yüzyıllar oynuyor) yollamasının anlamı ne? Tüm bunlar sonuç itibariyle eksiklik değil mi? Musevilik madem bozulacaktı ama bozulmasına engel olabiliyordu, neden olmadı, ardından hristiyanlık madem bozulacaktı ikinci defa niye engel olmadı, ve madem o dinler bozuluyorda üçüncünün ayrıcalığı ne olsun? İşte bu soruları soran, yani çelişkiyi görenler Muhammed'i yüceltmiş, evreni O'nun yüzü suyu hürmetine yaratmaya kadar vardırmıştır işi. Yani ne yapsakta irdeleme sağlanamayacak, şartlanmış insan illa uymasa da uyduracak(!). Sonuç itibariyle Allah en azından 2 dinde vakıf olamamış, buda aczdir. Ama gel gör ki bunu irdeleyebilen olsun.

Bu halde nasıl olacakta okuduklarınızı ifade edebilecek ya da en azından bizler, bir mümkün bulacakta sizle fikir alışverişinde bulunabileceğiz. Fikir alışverişleri kişilerin şartlı olmadığı oranda mümkündür, aksi dayanaklardan yoksun, ele avuca gelmeyen, kişinin kendi kafasının içindekini dayanak kıldığı bir zaman kaybına dönüşür diye düşünüyorum.

qlause
19-08-2014, 00:29
Okumak var anlamak var. Okuyup geçmek ya da zaten okumadan önce şartlı olmak insanı anlamaktan alıkoyar, zira anlamak için eni sonu irdelemek gerekir.

Cebrail Allah'ın katına 50.000 Yıl da çıkıyor ise, Cebrail'e ne gerek var? Yani araya postacı koymanın hele birde bu postacı 50.000 yılda hedefine varacak ise anlamı ne?
Madem irdelemek dedik, postacıya ne hacet? Değil mi?

Bu halde postacıya toplu mektup verilmiş, bu cebrail efendi hazretleri, bize göre 50.000 yıldır yoldaymış, yani yukarı aşağı dünyayı sanırım 6.000 yıl önce gelmiş, Muhammed'e son ayeti bildirene kadar beklemiş...

Olayların önceden olacağını bilen Allah, postaları önceden yollamış, ama yine bir sorun var, Allah'a göre 1 günde bir din bozulacak ve Allah bunu 50.000 yıl önceden biliyorsa farklı, farklı dinleri üstelikte o kadar kısacık zaman dilimlerinde(aralarında yüzyıllar oynuyor) yollamasının anlamı ne? Tüm bunlar sonuç itibariyle eksiklik değil mi? Musevilik madem bozulacaktı ama bozulmasına engel olabiliyordu, neden olmadı, ardından hristiyanlık madem bozulacaktı ikinci defa niye engel olmadı, ve madem o dinler bozuluyorda üçüncünün ayrıcalığı ne olsun? İşte bu soruları soran, yani çelişkiyi görenler Muhammed'i yüceltmiş, evreni O'nun yüzü suyu hürmetine yaratmaya kadar vardırmıştır işi. Yani ne yapsakta irdeleme sağlanamayacak, şartlanmış insan illa uymasa da uyduracak(!). Sonuç itibariyle Allah en azından 2 dinde vakıf olamamış, buda aczdir. Ama gel gör ki bunu irdeleyebilen olsun.

Bu halde nasıl olacakta okuduklarınızı ifade edebilecek ya da en azından bizler, bir mümkün bulacakta sizle fikir alışverişinde bulunabileceğiz. Fikir alışverişleri kişilerin şartlı olmadığı oranda mümkündür, aksi dayanaklardan yoksun, ele avuca gelmeyen, kişinin kendi kafasının içindekini dayanak kıldığı bir zaman kaybına dönüşür diye düşünüyorum.



Bu mantıksızlıkları açıklayabilmek için öyle bir matematik yapıyorlar ki, fields madalyalı matematikçi görse kendini uzay boşluğuna fırlattırır..

Burak92
20-08-2014, 00:04
Kur'an neresinde öyle bir şey diyor ki? Açıkca :eyebrows:


Diyor demiyorum zaten o kadar ön yargılısın ki burda belli ettin yine :) bu denli açık mı olmalıydı yani sence diye sana soruyorum

Burak92
20-08-2014, 00:10
insan uyurken en çok sese uyanır. ses duyup bir anda uyandığım sayısız kez olmuştur.

uyku ölüme benzese de ondan farkı reversibl olmasıdır. bilinç hızlıca eski haline döner.

en çok bunu başaran ise sestir.

yani bunu herkes bilir , bunu bilmek masıl mucize olur. bunu bilmek için nasıl vahye ihtiyaç olur.

kulaklarına tıkaç tak uyanmadan derince uyursun... bunu bilmek için ne vahye ihtiyaç var ne meleğe...



sese uyanılır demiyor zaten kuran kulakların üstüne vurmaktan bahsediyor uyuttuk demiyor bayıltıkta demiyor kulaklarının üstüne vurduk diyor beyni seslerden nötr hale getiren bir olaydan bahsediyor ama pardon mısırlılar falan kesin biliyordu bunu ondan uydurmadır zaten kesin sizler için...

Burak92
20-08-2014, 00:15
Aynen öyle. Görürsün karşı cinsten birini. Kanın kaynar. Seversin. Deli gibi aşık olursun. Evlenirsin... MAO (monoaminoksidaz) enzimin fazladır beyinde, Serotonin (mutluluk hormonu) sentezlenmez. Aniden depresyona girersin. Hayata küser, eşini boşarsın. Daha da yetmez peşinden intihar edersin. Günah kimde şimdi?


Arkadaş madem robotuz ne diye buradayız zaten YARATICI robot kılmış dşrek cennet cehennem kimse sesini çıkartamazdı bu senın hormonlarının sonucu denirdi otururduk hepimiz aşağıya. Herşey hormonlardan oluşuyor gidip intihar ediyorsun günah kimde hormonlarda oh ne güzel herkes günahsız böyle birşey yok. Bilimi savunupta insan hormondan ibarettir diyip insanı küçük düşürüyorsunuz farkında bile değilsiniz oldu olucak dışardan aralıklarla serotonin alalım bütün ömür mutlu mesut geçsin mis gibi. Bütün sıkıntılar oldu bitti gitti.

Nova
20-08-2014, 00:17
sese uyanılır demiyor zaten kuran kulakların üstüne vurmaktan bahsediyor uyuttuk demiyor bayıltıkta demiyor kulaklarının üstüne vurduk diyor beyni seslerden nötr hale getiren bir olaydan bahsediyor ama pardon mısırlılar falan kesin biliyordu bunu ondan uydurmadır zaten kesin sizler için...


Noktaları, ay sonunda ödeme yapar gibi paragrafın sonuna dizmeyelim :)

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35502

Nova
20-08-2014, 00:21
Bilimi savunupta insan hormondan ibarettir diyip insanı küçük düşürüyorsunuz farkında bile değilsiniz Bunu okuyunca sizin küçük düşme hormonlarınız mı azıyor :)

Şaka.

İnsanın hayatına yön veren şey; korkularıdır. Bunu bir adım ileri taşıyalım; hissettikleridir. Heyecanlanınca korkunca adrenalin, mutlu olunca dopamin, aşık olunca feniletamin salgılayan insan değil midir?

Her hissimize karşılık, bir hormon salgılamıyormuyuz. Hislerimizi çıkarınca geriye ne kalıyor?

Sizin fikrinizle insan hissiz robot oluyor azizim :)

İnsan biyokimyasal robottur.

En azında temiz ve saf duyguları olan bir robot :P

qlause
20-08-2014, 00:35
Burak92 ayetlerden olmayan şeyler çıkartmaya çalışmayı bırakta aynı ayette açık açık spermin testislerde değil alakası olmayan kaburgalarda üretildiği söyleniyor bunu açıkla?

vishnu
20-08-2014, 01:16
insan robot değildir.

Nova
20-08-2014, 02:20
Biyokimyasal robottur.

Bu sabaha kadar gider söyliyeyim :)

fosill
20-08-2014, 15:49
Bunu okuyunca sizin küçük düşme hormonlarınız mı azıyor :)

Şaka.

İnsanın hayatına yön veren şey; korkularıdır. Bunu bir adım ileri taşıyalım; hissettikleridir. Heyecanlanınca korkunca adrenalin, mutlu olunca dopamin, aşık olunca feniletamin salgılayan insan değil midir?

Her hissimize karşılık, bir hormon salgılamıyormuyuz. Hislerimizi çıkarınca geriye ne kalıyor?

Sizin fikrinizle insan hissiz robot oluyor azizim :)

İnsan biyokimyasal robottur.

En azında temiz ve saf duyguları olan bir robot :P
ben birşey berak ediyorum arkadaşlar aşkı ,sevgiyi ,korkuyu,türlü hisleri salgılayan hormonlar inancı da salgılar mı?
insanın doğuştan bir yaratıcıya ihtiyacı hormonların salgısından mı? yoksa
sonradan elde edilen hislerden midir?

qlause
20-08-2014, 16:36
ben birşey berak ediyorum arkadaşlar aşkı ,sevgiyi ,korkuyu,türlü hisleri salgılayan hormonlar inancı da salgılar mı?
insanın doğuştan bir yaratıcıya ihtiyacı hormonların salgısından mı? yoksa
sonradan elde edilen hislerden midir?



Yapılan bir araştırmada, beyninin sol ve sağ bölümlerinin bağlantısı kesilmiş hastalara sorular yönlendirilmiş, aynı hastanın sol bölümüne yönlendirilen sorularda tanrının olmadığını sağ bölümüne yönlendirilen sorularda ise tanrının olduğunu söylemiş.


http://www.youtube.com/watch?v=PFJPtVRlI64


Şimdi ne olacak, aynı insan hem tanrıya inanıyor hem inanmıyor, sol tarafı cehenneme sağ tarafı cennete...


Aynı sebep yüzünden, beyninin sol tarafı daha iyi çalışanlar (mantık, bilgi, bilme isteği) beyninin sağ tarafı daha iyi çalışanlara göre(müzik, duygu) daha çok ateist oluyor ve aynı sebepten bilim insanlarının çoğu ateist.


Yapılan araştırmalarda ayrıca küçüklükten beri dini dogmalara maruz bırakılan çocukların büyüyünce gerçekle kurguyu ayırmakta güçlük çektikleri, kandırılmaya, yönlendirilmeye daha açık oldukları, mantıksız şeyleri yapmaya daha yatkın oldukları tespit edilmiş (din için insan öldürme, şizofren olunca gördüklerini dine bağlama çoluğunu çocuğunu kesme vb)


http://www.scientificamerican.com/article/religious-experiences-shrink-part-of-brain/

vishnu
20-08-2014, 17:10
duygularımı düşüncelerimiz beyninn madde yapısından kaynaklansa da sadece hormondur şudur budur da değildir. yani düşünce eşittir hormon değildir. insanda robot değildir.

dualist değilim elbette ama reduksiyonistte değilim buna karşı olan çok delil de var bunları toplayıp buraya koyacağım.

Nova
20-08-2014, 17:24
ben birşey berak ediyorum arkadaşlar aşkı ,sevgiyi ,korkuyu,türlü hisleri salgılayan hormonlar inancı da salgılar mı?
insanın doğuştan bir yaratıcıya ihtiyacı hormonların salgısından mı? yoksa
sonradan elde edilen hislerden midir?

İnsanın hislerinin nasıl geliştiğini modelleyince iş baya sadeleşiyor :)

Gök gürültüsü örneğinde olduğu gibi.

Felâsife
20-08-2014, 18:16
ben birşey berak ediyorum arkadaşlar aşkı ,sevgiyi ,korkuyu,türlü hisleri salgılayan hormonlar inancı da salgılar mı?
insanın doğuştan bir yaratıcıya ihtiyacı hormonların salgısından mı? yoksa
sonradan elde edilen hislerden midir?
Evet.

İşitme engelli 20 yaşlarında bir kızım var, cihazsız hiç duymuyor cihazlada kısmi duyuyor, işitme kaybı %90 lar civarında, zeka sorunu hiç yok, konuşabiliyor, bazı sesleri çıkarmada sorunu var, şimdi Açık öğretimde okuyor.

Bu çocuklarda "soyut kavram" bilgisi sıfırdır, Atasözlerini, deyimleri, mecazları vb. lerini neredeyse hiç bilmezler, bildikleriniyse onlarca yüzlerce binlerce kez tekrar ede ede anca öğrenirler.
Nispeten "somut kavramları" daha çabuk öğrenirler.

Ben 20 yıldır ona bir şeyler öğretirken, işin garibi bende ondan az şey öğrenmedim değil, Şimdi bir bana deseki ilk insanlar veya mağara insanları şundan bundan korktuda Tanrı kavramını onlar icat ettiler, ben buna anca gülerim.

Soyut kavram bilgisi olmayan insanı iyi incelemek gerekiyor, kendimiz soyut bilgilerle donatıldığımız için, onların gördükleri anladıkları dünyayı biz büyük ihtimal göremeyeceğizdir.

vishnu
20-08-2014, 19:14
demek ki bir tanrı kavramı beyinlerinde varmış ki korkunca ona yönelmişler. kedi , köpek ne kadar korksa da tanrı kavramı oluşturamaz.

hem ve lev ki öyle olmuş olsun , korkan insanlar tanrı kavramı oluşturmuş olsun bu tanrının olmadığı anlamına gelmez ki...

AerA
20-08-2014, 20:08
ben birşey berak ediyorum arkadaşlar aşkı ,sevgiyi ,korkuyu,türlü hisleri salgılayan hormonlar inancı da salgılar mı?
insanın doğuştan bir yaratıcıya ihtiyacı hormonların salgısından mı? yoksa
sonradan elde edilen hislerden midir?

Sevgili dostum fosill ;

N,N-Dimetiltriptamin (N,N-Dimethyltryptamine - DMT yada N,N-DMT) doğada her canlıda bulunan bir maddedir ve ne işe yaradığı bilinmemektedir. Her canlıda derken bir papatyada da var, sizde de.

Lakin aşırı dozda alırsanız (inhalasyon {nefes ile} yada enjeksiyon ile) derhal beyne ulaşarak size öyle güzel halüsinasyonlar gördürür ki. İşin ilginç yanı diğer psychedelic bileşikler gibi değildir. Sizi hafifçe tutar ve göğe kaldırır. Uzunca bir seyahatin ardından nazikçe yere indirir. Aradaki geçişler çok soft olduğundan yaşananların halüsinasyon olduğuna siz bile inanmazsınız.

Amazon yerlilerinde, kabile büyücüleri Tanrıları ile iletişime geçmeden önce "Ayahuasca" ağacından hazırlanmış bir şerbeti içer. Tahmin et ayahuasca içinde ne var? DMT...

Yani evet, gözlerinin gördüğü herşeye inanırsın. Halüsiyon bile olsa.

Dip Not : DMT yasaktır. Ayahuasca ithal edilemez. Merak edenler için bunun üzerine sağlık bilimlerine yönelik tomarla bilmsel makale yayınlanmıştır. Hatta ve hatta belgesel bile çekildi. Psikofarmakolog Dr. Rick Strassman'ın kitabından uyarlanan 2010 yılının belgeseli...

ahanda burada (http://www.youtube.com/watch?v=62raWpUzdr0)...

vishnu
21-08-2014, 01:16
insan beyni bir bilgisayar değildir ve asla bilgisayara devredilemez.

http://www.technologyreview.com/view/511421/the-brain-is-not-computable/

Neva
23-10-2014, 11:34
N,N-Dimetiltriptamin (N,N-Dimethyltryptamine - DMT yada N,N-DMT) doğada her canlıda bulunan bir maddedir ve ne işe yaradığı bilinmemektedir. Her canlıda derken bir papatyada da var, sizde de.

Lakin aşırı dozda alırsanız (inhalasyon {nefes ile} yada enjeksiyon ile) derhal beyne ulaşarak size öyle güzel halüsinasyonlar gördürür ki. İşin ilginç yanı diğer psychedelic bileşikler gibi değildir. Sizi hafifçe tutar ve göğe kaldırır. Uzunca bir seyahatin ardından nazikçe yere indirir. Aradaki geçişler çok soft olduğundan yaşananların halüsinasyon olduğuna siz bile inanmazsınız.

Amazon yerlilerinde, kabile büyücüleri Tanrıları ile iletişime geçmeden önce "Ayahuasca" ağacından hazırlanmış bir şerbeti içer. Tahmin et ayahuasca içinde ne var? DMT...

Yani evet, gözlerinin gördüğü herşeye inanırsın. Halüsiyon bile olsa.

Dip Not : DMT yasaktır. Ayahuasca ithal edilemez. Merak edenler için bunun üzerine sağlık bilimlerine yönelik tomarla bilmsel makale yayınlanmıştır. Hatta ve hatta belgesel bile çekildi. Psikofarmakolog Dr. Rick Strassman'ın kitabından uyarlanan 2010 yılının belgeseli...

ahanda burada (http://www.youtube.com/watch?v=62raWpUzdr0)...

Tesekkurler AerA.

RainFall
23-10-2014, 12:18
Yani insanin nasil uyudugunu anlatmis oylemidir?Bunu herkes bilir.

Neva
07-11-2014, 15:27
Kehf 11. ayette, mağaraya sığınan Eshab-ı Kehf’in yıllarca dış dünya ile bağlantılarını kesmek için “uyutmak” yerine, “kulaklarının üstüne” vurulmasından bahsetmesi ilginçtir.

Savaslarda boyun vurarak, parmak vurarak vs. idman yapan, kurbanlarini sag'a yatirarak kesen bir toplumda hic de ilginc bir ayrinti degildir.

Yıldıztozu
07-11-2014, 17:06
Buda derken budistlerin budasını kastediyorsan uydurma olabilir bilmem.
Bu da ayrı yazılır

Tumagü İskicap
21-06-2015, 15:26
1400 sene önceki insana zamanın izafi olduğunu belirten anlamda kelime kullanılsa ne anlayacak bundan
Değerli Burak92, Nisbi (نسبي) Arapça'da görece sözcüğünün karşılıdır. Special relativ (https://en.wikipedia.org/wiki/Special_relativity)ity arapça sayfasında bulabilirsiniz. Bu sözcük bugün Türkçe için bile anlaşılırdır, 1400 yıl önceki Arap için niçin anlaşılır olmasın?

Tanrının insana yeterli ciddiyetle mesaj vermesinin yolu, Muhammed'in çevresindeki kültüre göre konuşmasını gerektirmemeliydi ancak gerektirmiş. çünkü allahın fikri değişiyorsa, aslında insanın fikri değiştiği için allah zorunda kaldığında fikrini değiştirmiş, ayet nesh etmiş vs... Allahın insan doğrultma düşüncesinde paradoks var. en sonuncu kutsal kitabı olan kuranı, en başta niçin göndermedi? Allah bugünü, geçmişi ve geleceği herşeyi ile biliyor. henüz ilk kutsal kitabı tevratı gönderme zamanında iken Allah, ardından diğer kutsal kitaplarını da göndereceğini biliyordu? Allah, kendi fikrinin değişebileceğini mi bilmiyordu? Kendi fikrini değiştireceğini de bilebiliyorsa, 4 tane kutsal kitabı, 3'ünün geçersiz kalacağını bildiği halde niçin gönderdi? Görülüyorki Allahın insana din ve peygamber ile ulaşması son derece yanlıştı. evren yasaları herkese eşit durumdayken allah insana, insanı elçi göndermesinin nedeni siyasi arzular idi. Muhammed, peygamber olmasaydı siyasi bir kişiliği hiç olamayacaktı ancak islam ile bunu başardı.