PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : SchrÖdinger’İn cumhurbaŞkani


yucemanitu
05-09-2014, 14:12
Tayyip Erdoğan’ın jinekoloji profesörü, evrim ve abiyogenez dallarında doktora yapmış bir bilimadamı, beslenme uzmanı, dilbilimci olduğunu biliyorduk ama onun teorik fizik alanında da harikalar yaratacak bir fizik profesörü olduğunu ve quantum fiziğini anlamamıza yardımcı olacağını kaçımız biliyordu? Biz şahit olduk ki Erdoğan büyük bir fizikçi, üstün bir bilim adamı.

Onu nobele aday göstereceğiz. Hem Nobel Barış Ödülü’ne hem de Nobel Fizik Ödülü’ne. Barış ödülüne aday göstereceğiz çünkü Gezi olayları sürecinden bu yana gösterdiği özverili çalışmalar toplumun kutuplaşması ve birbirine diş bilemesini engelledi. Eğer onun teskin edici toplumu yatıştırıcı dili olmasaydı satırı kaptığımız gibi birbirimize saldırırdık… Ama o, kucaklayıcı ve şefkat dolu demeçleriyle bu tarz olayları engelledi. Bununla kalmayıp protesto yapan komşusunu polise ispiyonlayanlara yapmayın ayıptır, dedi. Yürüyüş yapan göstericilere polislerin fişeklerinden kırmızı güller fırlattırdı. Biz onun zaten sevgi ve barış için çalışan bir sevda kelebeği olduğunu biliyorduk. Bizim yeni öğrendiğimiz şey ise onun müthiş bir fizikçi olduğuydu.

Efennim Tayyip’in quantum fiziğinde çığır açan çalışmasını anlatmadan önce quantum fiziği hakkında kısa bir bilgi verelim bilmeyenler için. Şimdi klasik fizik 19. Yüzyılın sonlarında yamulmaya ve aksamaya başladı. Bazı şeyleri açıklamakta yetersiz kaldı. 1900 yılında Max Planck enerjinin tanecikli yapıda olduğu hipotezini ortaya attı. Şimdi o saate kadar fizikte bir şey ya madde idi ya da enerji yani bir şey hem madde hem enerji olamazdı. Enerji tanecik değil zaten dalga olmalıydı. Ama burda enerji dalga değildi yoksa Planck bizimle dalga mı geçiyordu? Ama Planck dalga geçmedi ve enerjiye tanecikler atfederek klasik mekaniğin suratının ortasına kroşeyi patlattı. Planck’tan ilhamla yola çıkan Einstein da Planck’ın çalışmasından 5 yıl sonra ışığın tanecikli yapıda olduğunu ileri sürdü ki klasik fizik yediği bu ikinci yumrukla iyiden iyiye sendelemeye başladı. Ardından Planck, Einstein, Schrödinger bir oldu ve bayramda üçü birleşip danaya giren amcalar gibi. Birleşip klasik fiziğe öyle bir daldılar, öyle bir giriştiler ki klasik fiziği haşat ettiler. Sonuç kaçınılmazdı: Nakavt!

Şimdi Schrödinger’in önemi şuradan geliyor o atomaltı parçacıklarıyla ilgili yürütülen çalışmaları ve akıl yürütmeleri daha somut ve makro düzeye taşımak istedi. Peki bunun için ne yaptı? Schrödinger’in kedisi diye bir akıl yürütme ortaya attı. İşte bu akıl yürütmede Schrödinger atomaltı parçacıklardaki belirsizliği makro düzeyde açıklayacak ve quantum fiziğinin bendeniz gibi saksılar tarafından bile anlaşılma ihtimali olduğunu gösterecekti. Neydi Schrödinger’in akıl yürütmesi?
Schrödinger'in kedisi tamamen kurmaca bir deney yani gerçekleştirilmiyor ortada gerçek bir kedi ve gerçek bir dabança yok. Tek bir kedi bile telef edilmiyor. O yüzden kedi besleyen arkadaşlar hemen Schrödinger’in mezarına sövmeyin sakin olun. Ayrıca niye ölmüş gitmiş bir adama sövüyorsunuz, terbiyesizleşmeyin. Ayrıca beni kızdırmayın… Neyse tamam sakinim şimdi Schrödinger amcanın kurmaca deneyine dönelim yine. Bu deneyde bir adet kedicik ve bir dabança var. Dabançanın tetiği ise fotona duyarlı (foton: hani Albert amca ışığı parçacıklara ayırmıştı ya foton işte ondan) Şimdi tetiği barmağımızla çekmiyoruz. Napıyoruz? Hiçbir şey bir foton kaynağı var ordan foton geliyor dabançanın tetiğine çarpıyor, dabança ateş alıyor ve kedi ölüyor. Ama quantum fiziği öyle bi şeydir ki atom altı parçacıkların k.çı ayrı başı ayrı oynar. O halde bu fotonların da k.çı başı ayrı oynar. Bu karaktersiz fotonlar, aşağılık ve ikiyüzlüdürler yani quantum halinde olan bu fotonlardan her biri tetiğe hem çarpar hem de çarpmaz. O zaman dabança hem ateş alır hem de ateş almaz kedi de hem ölür hem de ölmez. Ben de quantum fiziğini az daha kurcalarsam kafayı yiyeceğimdir.

Şimdi Tayyip Erdoğan da bize quantum fiziğinin makro dünyadaki halini gösteriyor. T.C. anayasasına göre ya cumhurbaşkanı olursun ya da başbakan. Ya partilisindir ya da partiler üstü. Ama Erdoğan ne yaptı? Kalktı cumhurbaşkanı seçildikten sonra AKP kongresine katıldı, üstüne kongrede oy da kullandı hem cumhurbaşkanı oldu hem AKP delegesi. Yalnız bu mu Erdoğan hukukun üstünlüğünü koruyacağına dair şeref namus yemini etti sonra da mahkeme kararına rağmen Atatürk Orman Çiftliği’nde hukuku çiğneyerek yaptırdığı köşke yerleşeceğini açıkladı. Hem hukukun üstünlüğünü korudu hem hukuku çiğnedi ve bu şekilde Nobel Ödülü sahibi olan Schrödinger’den daha büyük bir fizikçi olduğunu kanıtladı. Çünkü Schrödinger teorik düzeyde quantum fiziğini reele makro düzeye taşımakla uğraşırken Erdoğan bunu de facto olarak gerçekleştirdi. Hani Mehmet Akif Çanakkale Şehitlerine yazdığı şiirde gökten ecdat inip o pak alnını öpse değer diyordu ya. Ben de Erdoğan’a diyorum ki Viyana’daki mezarından kalkıp Schrödinger gelse o pak alnını öpse değer. Aman yarabbi o bir dünya lideri olmakla kalmayıp dünyanın en büyük Fizikçisi olduğunu da gösterdi. Ağlamak istiyorum… Hüloooğ!:clap2:

drecco
05-09-2014, 15:37
Yücemanitu
Alacağın olsun.Bak şimdi,oldu mu şimdi,ulan o kadar yırtıyordum bir tarafımı,en azından bi fizik ödülü kapıcı ödülü filan denk getiririm diye.Tüm umutlarımı yıktın,altüst ettin,Alıştıra alıştıra söyler insan,böyle tokat gibin olmaz yav.
Ver memtuplarımı al mektuplarını.:) :)
Bilahare küstüm
Ve de darıldım.
Ayrıcana schrödinger filan ne karıştırıyon o kim ki la bunların yanında.
Ben istemekle kalmayıp direkt ağlıyorum
:) :)
Başka dalda ödül varmıdır ki acep ,ona da dalmadan bi başvurak yani.
:) :) :)

Sevgiler

vartor
05-09-2014, 15:42
Sevinc gozyaslari degil mi?
En buyugu benim diyor zaten basimiza bela oldugu gunden beri; muhammed'den esinlendigi muhakkak. Bakti ki zorbalik ve terrore prim veriliyor, "neden olmasin" diye dusunmesi normaldir bence.

drecco
05-09-2014, 15:52
Sevinc gozyaslari degil mi?
En buyugu benim diyor zaten basimiza bela oldugu gunden beri; muhammed'den esinlendigi muhakkak. Bakti ki zorbalik ve terrore prim veriliyor, "neden olmasin" diye dusunmesi normaldir bence.

Ne demezsin
Birileri peygamber dedi,ilerde ilan ediverir olur biter.Hem nolcek canımm hem neyi eksik :)
Boy desen var,doktor desen uzman,siyaset desen piri,para desen ohooo,benden de daha iyi ağlıyor,niye olmasın demi ama.
Küstüm.:bounce:
Kendimi düşünüyordum o makam için ben ama
Vartor sen de mi?Kırmayın ümitleri mi filan :) :)
Bir okuyucu yorumu " Esas tehlike bugün mal ve para uğruna bir despot hırsızın kıçını yalayan büyük bir öküz sürüsünün yarın da mal ve para uğruna bir sapığı da hiç çekinmeden baştacı edecek olmalarındadır."

Sapığı kelimesi yerine herşey yazılabilir :bounce:
Sevgiler

yucemanitu
05-09-2014, 19:36
Yücemanitu

Ver memtuplarımı al mektuplarını.:) :)


Bu mümkün değil mektuplarımızı paralel devletin adamları ele geçirmiş.

evrensel-insan
05-09-2014, 20:56
Bu ikilem ve karsitlik, insanoglunun yapilandirilmis yapi ve isleyisinin de temelidir; zaten.

Yalniz buradaki ana fark teorideki ikilemin (ikilemin tekleri biribirine karsit) pratikte sadece tek olarak ve olan tekin digerine zit olarak ortaya cikmasi.

Mesela insanoglu kavrami, ozneli nesnedir.

Tan yeri, geceli gunduzdur.

Ilik, sicakli soguktur.

Hak, hakli haksizdir

Varlik, varli yoktur

A kendili karsit

Evren duzensiz duzen

Davranis, celiskili iliski.

Yukaridaki deneyde de konuyu ve olayi pratige tasimak icin, zamansal ortaya koyum gereklidir.

Yani belirli bir zamanda; fotonun carpip carpmadigi, kedinin olup olmadigi ile paraleldir.

O zaman sonunda; kedi olmusse; foton carpmistir, kedi olmemisse;carpmamistir.

Diktatore gelince, o zaten tek adam olarak tum vasiflari uzerinde topluyor. Bu acidan, her kim hangi vasifta onu degerlendirmek isterse; degerlendirir.

Diktator, cumhurbaskanli basbakan

Otokrat, partisiz partili


Demekki quantum algilamak icin, hem zitlarin birligini saglayan ucunce ve ana temeli algilamak lazim.

Derrida bu ucuncuyu bulmak yerine, zitlardan birini digerine "ustun kilmistir"

Mesalaaydinligi, karanl.iga

Barisi, savasa.

Quantum bize karsitlardan olusan ikilemin ana temelini bulmamizi saglar.

Bu cok farkli bir beyin yeti kullanimi ve fonksiyonel hareketindeki teorideki notrlugun neden ve nasil pratikte sadece temelin teki olarak yansimasini da aciklar.

Hemde bu ucuncu temelinde, ondan kurtulamadan; pratikte sadece bu zitli karsitliktan birinin zamansal olarak, digerine ustun gelmesi lazim.

evrensel-insan
05-09-2014, 21:51
Matematiksel/mantiksal bilgi de, zaman faktoru yoktur, yani zamansizdir.

Dolayisi ile zamansal belirleme, sadece eylemde, pratikte gecerlidir.

Mesela dusunce zamansizdir, ama davranis zamanlidir.

Iste o yuzden quantum zihniyeti, zamansizdir ve pratikteki zamansal (monist one surum) ile celiskilidir.

Iste bu temelde kavramlar zamansizdir, ama kavramin ifadesi zamanlidir.

Quantum, insanoglu yaratimlarindan en belirgini ve onsuz yasanamayan zamanin, zihinde ve eyleme gecmemis her turlu zihinsel fonksiyonda gereksizligini ortaya koyar.

Yani yapilandirilmisligin yapisindaki ikilem zamansizdir. Zaman sadece bu ikilemden birini (digerine karsit olarak) eyleme/pratige tasimakta (zamansal belirleme) gecerlidir.

Iste bu temelde her turlu davranisin eylemin ve pratigin, bu zamansiz zihniyetin onlari yonlendiren dusunce temelini monist determinism algilayamaz.

Yani onun icin, tan yeri yoktur; ya aydinlik ya da karanlik vardir, hak yoktur ve goz ardi edilir, ya hakli ya da haksiz vardir.

Buna en guzelornek; "camgobegi" denilen ve kimine gore yesil, kimine gore de mavi olarak algilanan renktir.

Quantum zihniyeti ve her turlu yetisel fonksiyonu, cagimizin zihin sistemidir. Cunku bilgi ve bilisim toplumu cagi olarak, pratigin/eylemin/davranisin v.s. kisaca hareketin; zamanli ortaya kotyuma mahkum edilmesini ve onun arka planindaki zamansiz zihin faaliyetini ve farkinin farkini ortaya koyar.

Yani yapilandirilmisligin yapisi ve yapisalligi; zamansiz, isleyisi, hareketi belirtilmesi, ortaya koymu zamanlidir.

Iste bu iliskinin celiskisini cozebilmek, sadece yapilandirilmisligin ne oldugunu degil; bunun yapisal ve islevsel celiskili iliskisini de ortaya koyar.

Iste evren ile ilgili her turlu one surumler, quantum zihniyeti ile ortaya konabilmektedir.

Evren ile ilgili her turlu zihniyet; zamansiz iken, bunu isleve tasimak ve belirtmek zamanlidir.

Evren-duzenli mi/duzensiz mi

Evren-sonlu mu/sonsuz mu

Evren-sinirli mi/sinirsiz mi

Evren- Baslangicli mi/baslangicsizmi

Iste bu zihinsel ongorumlerdeki zamansizlik fakat islevdeki zamanli belirleme zorunlulugu, yukaridakileri tartistirir.

Halbuki zamanin insanoglunun bir urunu oldugunu algilamak ve mekanin ve de mekandaki her bir parcanin zamana ihtiyac duytmadigini algilamak; evreni zamandan bagimsiz ve daimi kilar.

Yani gozlemverdigi surece, bu gozlemin alindigi surece ve bunu alan oldugu surece; evren daimidir.

Kisaca evren olmazsa, yani mekan olmazsa; hem uzerindeki parcalar olmaz, hem de zaman olmaz.

Yani evrenin bir zamansal baslangici (big bang) yoktur, cunku bu baslangic evren olmadan olamaz. Mekan olmadan, uzerinde bir patlama gerceklesemez.

drecco
05-09-2014, 22:06
Bu mümkün değil mektuplarımızı paralel devletin adamları ele geçirmiş.

Selam
Açıkçası sözün bittiği yerin ta kendisi bence.Fakat bu erk'in insanoğlunun doymak bilmez kapitalist sonucudur.Eğer bir çoban iseniz ve koyun güttüğünüzün "farkındaysanız" söylenecek bir şey yok bence dost.
İnsanların ne kadarının umurunda bu acaba.Asıl mesele bu.Çünkü bir çok insan bilmesine rağmen umursamıyor,umursayamıyor.Bu da farkındalığı engelliyor.Yarın bir gün bir başka erk öne sürüldüğünde gene aynı senaryonun farklı bir tezahürü olacak zaten.Burada temel sorun dediğim gibi insan nüfusunun çok küçük bir yüzdesinin dünyamızın kaynaklarınn çok büyük bir yüzdesine sahip olmasıdır.
Bunu bir piramit gibi düşünebiliriz.Burada erk'in gücü,yönetim biçiminden(mesela din),sahip olduğu finansal kaynaklardan(ucu silahlı gücü kontrol ve yönetmeye,parçalamaya ve toparlamaya gider),insanın düşündürülmemesi için hazırlanmış kalıpsal eğitim,medya vb. herşeydir.
Sevgiler

yucemanitu
06-09-2014, 00:18
Matematiksel/mantiksal bilgi de, zaman faktoru yoktur, yani zamansizdir.

Dolayisi ile zamansal belirleme, sadece eylemde, pratikte gecerlidir.

Mesela dusunce zamansizdir, ama davranis zamanlidir.

Iste o yuzden quantum zihniyeti, zamansizdir ve pratikteki zamansal (monist one surum) ile celiskilidir.

Iste bu temelde kavramlar zamansizdir, ama kavramin ifadesi zamanlidir.



Zaten zaman dediğimiz şey ışık hızı ve hareketten başka bir şey mi? Einstein göreliliği ortaya atana kadar insanlar Tanrının bir saati olduğunu bu saatin de her zaman aynı şekilde işlediğini zannediyordu. Şimdi bugünün teknolojisi bugünün yayınları vs. okunarak çok rahat düşünülebilecek bir şeyi Einstein bir asır önce düşünmüş ki bu beni çok şaşırtmıştı o da şu: Uzun devasa bir ayna var sen bu aynanın karşısında ilerliyorsun Normalde sana değdikten sonra aynaya çarpar ve yansımanı görürsün. Ama öyle bir hıza ulaştın ki o kadar hızlı ki ışık hızında ilerliyorsun. O zaman aynada yansıman görünmeyecektir. Peki bu akıl yürütme neye yaramış? Albert Amca zamanın göreliliğini keşfetmiş, daha ne olsun?


Evren-sonlu mu/sonsuz mu



Sonsuzluğu kontrol edemeyiz. Açıkçası bir şeyin sonsuz olduğunu eğer yapabilirsek çürütebiliriz ama asla ve kat a kanıtlayamayız. Sonsuz bir şeyin sonsuzluğunu test etmeye kalkarsak bu test de sonsuza kadar sürer. Şu halde sonsuzluğu yoklayamayacağımız için bu konuda fazla uzun boylu konuşmamak lazım.

evrensel-insan
06-09-2014, 00:58
Zaten zaman dediğimiz şey ışık hızı ve hareketten başka bir şey mi? Einstein göreliliği ortaya atana kadar insanlar Tanrının bir saati olduğunu bu saatin de her zaman aynı şekilde işlediğini zannediyordu. Şimdi bugünün teknolojisi bugünün yayınları vs. okunarak çok rahat düşünülebilecek bir şeyi Einstein bir asır önce düşünmüş ki bu beni çok şaşırtmıştı o da şu: Uzun devasa bir ayna var sen bu aynanın karşısında ilerliyorsun Normalde sana değdikten sonra aynaya çarpar ve yansımanı görürsün. Ama öyle bir hıza ulaştın ki o kadar hızlı ki ışık hızında ilerliyorsun. O zaman aynada yansıman görünmeyecektir. Peki bu akıl yürütme neye yaramış? Albert Amca zamanın göreliliğini keşfetmiş, daha ne olsun?

Burada onemli olan, zamanin ve zamansal niteligin ne oldugundan ziyade; insanoglunun neden ve nasil zaman faktorunu yarattigi ve de onsuz bir yasam kuramadigidir.Bu akilyurutme, aslinda zamansizligin farkindaligini yaratmis ve monist determinizme ve realizme de en buyuk tekmeyi atmis. Cunku bir ayna yok Ayrica mekanin zamana ihtiyaci olmadigini ortaya koymus.

Buradan insanoglu ikili dusunebilmeyi algilamis. Pragmatisizm ortaya cikmis, buna bagli olarak dil devrimi, mana ve anlam cikarma mantigi ve analoji ortaya cikmis.

Zaman zaten (temporal) yani gecici ve goreceli. Burada onemli olan, zamanin zamansal niteliginin hareket ile olan olcumu ve belirtimidir.

Bak sana beynin mono determinist ezberini bozan zihin ufkunu bir bilmece ile aciklayayim.

Alfabe'nin son harfi nedir?

Burada determinist mantik bilinen alfabeyi dusunur ve "z" der. Halbuki burada sorulan "alfabe" kelimesinin son harfidir, yani "e" harfi.



Sonsuzluğu kontrol edemeyiz. Açıkçası bir şeyin sonsuz olduğunu eğer yapabilirsek çürütebiliriz ama asla ve kat a kanıtlayamayız. Sonsuz bir şeyin sonsuzluğunu test etmeye kalkarsak bu test de sonsuza kadar sürer. Şu halde sonsuzluğu yoklayamayacağımız için bu konuda fazla uzun boylu konuşmamak lazım.

Matematikte "sonsuz" ne demektir?

Peki sonlu/sonsuz ikileminin islevi olan tek hareketini degerlendirmeden once, bu ikilemin ve teklerinin biri digeriner zitligin olusturdugu ucuncu ortagi bulmayi dene, yani;

Son- sonlu sonsuzdur.

Iste zamansal celiski de zaten burdadir. Cunku her sonun, bir sonrasi vardir.

Dolayisi ile sonun sonsuzu olarak, sonsuzun bir sonrasi nedir?

Ayni celiski; ilk ve baslangic icinde gecerlidir. Cunku her baslangic ilkinin bir oncesi vardir.

O zaman, baslangicin oncesi nedir?

yucemanitu
06-09-2014, 01:04
Dolayisi ile sonun sonsuzu olarak, sonsuzun bir sonrasi nedir

Sonsuzun sonrasını bulmak için sonsuzluğu yoklamaya girişmek gerek.
Hocam ben yoklayamayız (kontol edemeyiz) böyle bir işe kalkışırsak ve karşımızdaki şey de sonsuzsa bu yoklamayı bitiremeyiz diyorum. Sonsuzun sonrasından bahsedebilmek için ise bu kontrolü sona erdirmek lazım.

evrensel-insan
06-09-2014, 01:09
Sonsuzun sonrasını bulmak için sonsuzluğu yoklamaya girişmek gerek.
Hocam ben yoklayamayız (kontol edemeyiz) böyle bir işe kalkışırsak ve karşımızdaki şey de sonsuzsa bu yoklamayı bitiremeyiz diyorum. Sonsuzun sonrasından bahsedebilmek için ise bu kontrolü sona erdirmek lazım.

Iste sorun "zamansiz mi/zamanli mi?" sorunudur.

Sonucta yapilandirilmis yapi zamansiz, bu yapilandirilmis yapinin islevi zamanlidir.

Yani hareketi, ifadeyi, davranisi eylemi, pratigi hem zamansiz belirtemezsin, hem de tarafkar olarak mono determinist olmak durumundasin.

Yalniz, bunlarin arka planindaki belirtici; zihin, dusunce, teori v.s. ise zamansizdir. Yani pratikteki tarafkarlik yoktur.

Zamanli belirtimi, konu "yoklamak" degildir; zamansiz notrlemektir.

Yani sonlu/sonsuzu son notrler.

Vari/yoku varlik notrler.

Halki/haksizi hak notrler.

evrensel-insan
06-09-2014, 01:26
Hareket homeomorphic, yani ayni kokensel dir.

Dolayisi ile hareketin islev olarak zamansal belirleme temelinde ortaya konan teki, hem digerine terstir; hem de ortak bir kokeni vardir.

Iste bu "ortak koken" zamansizdir. Yani yapilandirilmisligin yapisi olarak; ortak kokenin hareketi ikilidir, biri digerine terstir ve islevi de "ancak teklerden birinin zamansal belirtimi" dir.

Bunu fonksiyon olarak ta acikliyabiliriz "yani ikili/karsitli harekete eklenmis ayni sabit koken. Kisaca Y (linear/cizimsel/sekilsel) dir.