Üç ibrahimi din de zinayı,içkiyi,kumarı,hırsızlığı,yalan söylemeyi yasaklarlar ve paylaşmaya önem verirler.
Üç ibrahimi dinin ortaya çıktığı dönemlere rağmen örneğin zina,kumar,içki neden yasaklanmıştır?Serbest bırakılabilirdi ve böylesi daha iyi olurdu.Peygamberlerin halk üzerinde bir otoritesi olduğu için halkı zevkleri için kullanabilirdi.Ama neden böyle olmadı?Neden içki içmek ya da halkı kullanarak içki depolamak yerine içkiyi yasakladılar?Zina serbest bırakılıp otorite kullanılarak her şey yapılabilirdi.Ama olmadı.
Hiçbiri olmadı.
Neden?
Üç ibrahimi din de zinayı,içkiyi,kumarı,hırsızlığı,yalan söylemeyi yasaklarlar ve paylaşmaya önem verirler.
Üç ibrahimi dinin ortaya çıktığı dönemlere rağmen örneğin zina,kumar,içki neden yasaklanmıştır?Serbest bırakılabilirdi ve böylesi daha iyi olurdu.Peygamberlerin halk üzerinde bir otoritesi olduğu için halkı zevkleri için kullanabilirdi.Ama neden böyle olmadı?Neden içki içmek ya da halkı kullanarak içki depolamak yerine içkiyi yasakladılar?Zina serbest bırakılıp otorite kullanılarak her şey yapılabilirdi.Ama olmadı.
Hiçbiri olmadı.
Neden?
Dinin yalan söylememek, komşularla iyi geçinmek, ana-babaya hürmet etmek gibi emirleri, yani "iyi" olanı "getirdiği" gibi bir durum söz konusu değil. Toplumsal yaşamı ve ilişkileri sağlamlaştıran "iyi şeyler", önceki dinlerin ve öğretilerin de konusudur; ilk kez ortaya konmamıştır.
İbrahimi dinlerin kumar, zina ve içki gibi şeyleri yasaklamasının nedeni hakkında benim şahsi düşüncem şudur: Bunlar, güdülmek istenen insanların motivasyonunu bozuyor, asi yapıyordu. Şaraptan sarhoş bir şekilde, yatağındaki hatunun sıcaklığıyla yatan adama "Haydi yürü fethe gidiyoruz!" denildiğinde "hadi len" cevabı alma olasılığı yüksekti. Ayrıca dönemin erkeklerinin kumar borcu, "kadın davası" ya da sarhoşluktan ötürü birbirleri arasında hır çıkma olasılığı da yüksekti, ki bu da oluşturulmak istenen birlikteliği ciddi tehdit ediyordu.
Yahudilikte domuz eti yasaklanmıştır. Bunun farklı nedenleri var. Ama önemli nedenlerinden biri, domuzun bir göç hayvanı olmayışıdır. Ve domuz kesildiğinde, etinin derhal tüketilmesi gerekir çünkü hemen bozulur. Domuz sürüleri nedeniyle tarihte Yahudiler, gerekli zamanlarda göç etmeye karşı isteksiz davranmışlardır. Çare, domuzu büsbütün kötülemekte bulunmuştur.
Kuran'da yer alan içki ile ilgili ayetleri hatırlayın. İlk zamanlarda onun bir "güzel içecek" olduğu vurgulanmış ve şükür meselesi haline getirilmiştir. Sonraları hem faydaları hem de zararları olan bir içecek olduğu ve içilmez ise daha hayırlı olacağını anlatan ayetler inmiştir. En sonunda içki kesin olarak yasaklanmıştır. Yasaklandığı dönem, Medine dönemidir; Muhammed'in Mekke'nin fethi için yanıp tutuştuğu, müslümanların ise bir kısmının kendi akrabalarıyla savaşma konusunda isteksiz olduğu, diğer bir kısmının da sıcağı bahane ederek itiraz ettiği dönem. "Cehennem daha sıcaktır" diye korkutuldukları dönemdir bu. İnsanlar gizli gizli şarap ortamlarında Muhammed aleyhinde fısıldamaya başlamışlardır ve bu durum Muhammed'in hiç hoşuna gitmemektedir.
Aralarında çıkan kavgalar ve motivasyonu düşürmesi nedeniyle bu gibi "cazip" şeyler yasaklanmıştır.
Hristiyanlikta icki yasak degildir, hatta Isa'nin, suyu saraba dondurmesiyle ilgili mucizesinden bahsedilir.
Üç ibrahimi din de zinayı,içkiyi,kumarı,hırsızlığı,yalan söylemeyi yasaklarlar ve paylaşmaya önem verirler.
Üç ibrahimi dinin ortaya çıktığı dönemlere rağmen örneğin zina,kumar,içki neden yasaklanmıştır?Serbest bırakılabilirdi ve böylesi daha iyi olurdu.Peygamberlerin halk üzerinde bir otoritesi olduğu için halkı zevkleri için kullanabilirdi.Ama neden böyle olmadı?Neden içki içmek ya da halkı kullanarak içki depolamak yerine içkiyi yasakladılar?Zina serbest bırakılıp otorite kullanılarak her şey yapılabilirdi.Ama olmadı.
Hiçbiri olmadı.
Neden?
Kabile kulturunden, daha modernize sayilabilecek toplum modeline geciste, bu tur yasaklarin olmasi dogaldir. Ancak icki konusunda, o donemin ticari portresini iyi anlamak gerekir.
Şüpheci Dinsiz
09-09-2014, 04:47
Sevgili Deep,
Üç ibrahimi din de zinayı,içkiyi,kumarı,hırsızlığı,yalan söylemeyi yasaklarlar ve paylaşmaya önem verirler.
Üç ibrahimi dinin ortaya çıktığı dönemlere rağmen örneğin zina,kumar,içki neden yasaklanmıştır?Serbest bırakılabilirdi ve böylesi daha iyi olurdu.Peygamberlerin halk üzerinde bir otoritesi olduğu için halkı zevkleri için kullanabilirdi.Ama neden böyle olmadı?Neden içki içmek ya da halkı kullanarak içki depolamak yerine içkiyi yasakladılar?Zina serbest bırakılıp otorite kullanılarak her şey yapılabilirdi.Ama olmadı.
Hiçbiri olmadı.
Neden?
Dindarlar, ahlak-etik gibi (hukukun dışında kalan ve insanların kendiliğinden uyması beklenen) toplumsal kuralları dinlerin, haliyle dinin Tanrısının getirdiğini öne sürerler. Onlara göre insan bu kuralları akıl edemez ve ahlaksız olurdu, Tanrı ve gönderdiği dinler sayesinde ahlaksız olmadı.
Ahlak/hukuk/adalet/siyasi sistemler/doktrinler/ticaret/etik kavramları sosyal ilişkilerden doğmuştur.
İnsanın yaşamını borçlu olduğu anne-babaya saygı duymak için dinlerin tavsiyesine ihtiyaç yoktur.
Alkol insanın iradesini zayıflatır, ciddi meclislerde sarhoşun ağzından iradi kontrol dışı çıkan sözler rahatsızlık verir, çoğunlukla da kavgaya sebep olur. Sürekli fazla alkol alan, sarhoş olan biri; ne verimli çalışabilir, ne uzun süreli dostluklar kurabilir, zamanla toplumdan dışlanır, sefil olur, varsa ailesini de sefil duruma düşürür. Fazla alkol almanın zararlı olduğunu anlamak için ortalama bir zekayla gözlem yapmak yeterlidir, Tanrısal bir uyarıya ihtiyaç yoktur.
Durum yalan, hırsızlık, zina ve kumar konusu için de genişletilebilir.
--/--
İbrahimi dinlerden Tevrat'ı baştan sona okumanızı tavsiye ederim. Ahlak konusunda verilen öğütlerin çoğuna ve günümüzde hala bir din olarak görüldüğüne inanamayacaksınız. Uyarmadı demeyin.
--/--
Dinler neden insanları iyi olmaya zorlamış?
Dinlerin insanları iyi olmaya zorladığına -günümüz koşullarını göz önüne alarak- pek katılamıyorum.
Nasıl ki, sosyal ilişkiler ahlakı/hukuku/adaleti/siyasi sistemleri/doktrinleri/ticareti/etik kavramları oluşturuyor, dinler de, devrimler de, kahramanlıklar da sosyal ilişkilerdeki çıkmazlardan, tıkanmışlıklardan oluşuyor.
Bir kabile düşünün, güçlü bir ordusu olsun, Tanrıya/Tanrılarına güçlü (erkek) veya güzel (kadın) insan kurban etmek gibi bir ritüelleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Aztek_dini) olsun. Bu güçlü ordunun fertleri "en güçlü düşman erkeğini veya en güzel düşman kadınını" tutsak etmenin, Tanrılarına, haliyle kabilesine yapacakları en büyük hizmet olacağı öğretilerek yetiştirilirler. Onlara göre kendi kabileleri ve Tanrıları özeldir, kendileri seçilmiştir, sadece kendi yolları doğrudur, diğer tüm yollar sapkındır ve yok edilmelidir, bu sebeple başka insanları yakalayıp tutsak etmeye, kurban etmeye doğuştan hakları vardır.
Elbette hepsi acıyı tatmıştır, elbette hepsi kendi kabilesi içindeki fertlere empati yaparlar, kendilerince mükemmel ahlaka, yasalara sahip olduklarını düşünürler. Ne var ki başka kabilelerin, insanların hakları zerre kadar umurlarında olmaz. Çünkü kurbancı, baskıcı, yağmacı, katliamcı, tecavüzcü bir kültürün ağır çekici ile yaşam boyu dövülerek bu şekli almışlardır.
Bir gün bu kabilede söylenmeyen sözleri söyleyen biri/birileri çıkar. Kim bilir, belki tutsak ettiği kadın kurbana aşık olmuştur, belki tutsağın üzüntüsü içine oturmuştur, belki tutsağın da bir insan olduğu, kendisi yüzünden öldürüleceği kafasına dank etmiştir. Der ki: "yeter artık!".
Bir gün diğer kabilede eşi/oğlu/kızı tutsak alınan kişi/kişiler der ki: "yeter artık!".
Tepkiye katılım miktarıyla orantılı olarak isyanlar çıkar ki, yeterli katılım sağlanmışsa devrim de olur, yeni bir çağ da açılır, koca bir din de çöpe atılır veya dişleri tamamen sökülerek (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protestanl%C4%B1k) kalan hayatını sıvı gıdayla geçirmesi sağlanır.
Dinler böyle masum nedenlerden doğmazlar. Genelde, var olan dinin yozlaşmasını gören bağnazların "din elden gideyooo" diye isyan etmeleriyle ortaya çıkar. İsa'nın, işi tamamen ticarete dökmüş olan Yahudi fetvacılara isyanı ile Hristiyanlık, Muhammed'in, dinlerini uygulamayan Yahudilere önce yaranmaya çalışması, yaranamayınca da öfkesiyle Müslümanlık doğmuştur.
Dinler her nasıl doğmuş olurlarsa olsunlar, kendi zamanlarının, kendi kabile yaşamlarının ahlakından, hukukundan, doğrularından oluşurlar. Hiç bir evrensel yanı yoktur, olamaz. Çağ ilerledikçe ilkel/güdük kalan statik öğretileriyle Tanrısal bir kaynak olma ihtimalleri yoktur. Haliyle, evrensel oldukları iddiası akla ve sosyolojiye aykırıdır.
Örneğin İslam, Tanrılara insan kurban eden dinlerle (Aztek dini) karşılaştırılamaz gibi görünebilir. Aslında bu, olaya nasıl baktığınızla ilgilidir. Örneğin, Benu Kureyza (http://nisanyan1.blogspot.com.tr/2013/05/beni-kureyza-katliam.html) katliamında teslim olan 600-900 erkek, karılarının/çocuklarının önünde kafaları kesilerek katledilmiştir. Günümüzde Müslüman IŞİD katilleri de aynısını yapmaktadır.
Örneğin, Yahudilik kabile dinidir, Yahve de Yahudilerin Tanrısıdır, Yahudileri diğer milletlere üstün kılmıştır vesaire.
Örneğin, İslam Müslümanlar arasındaki hukuku düzenler. Müslümanların içinden Müslüman hür erkeğe ayrıcalıklı bir yer verir, Müslüman kölenin hakkı yoktur, Müslüman kadının hakkı erkeğe göre yarımdır. Diğer dinlere tabi kişilerin İslam hukukunda yeri yoktur. Hakim mezhebe göre, diğer mezheplerin bile yeri yoktur.
--/--
İnsanın sosyal yaşamı, yaşamda kullandığı aygıtlar geliştikçe, insan hakları da, hukuku da, ahlakı da, etiği de değişir/gelişir. Dünün ayıpları bugün normal görülür, dünün normalleri bugün suç olur. Dinler de insanın sosyal gelişim tarihinin parçası olduğu için, öğretilerinde ahlaki ögeler barındırması bizi şaşırtmamalıdır.
Sevgiler
dindarateist
09-09-2014, 06:53
Diğerlerini bilmem de, islâm'da içki (alkol) Ömer abim tarafından yasaklanmıştır (Bkz: Muvafakat-ı Ömer ayetleri). Bence soru, bu üç din niye başarılı oldu da diğerleri battı şeklinde sorulmalıdır. Bugün Müseylime dininden ya da Secah dininden olabilirdik. Bize Müslüman yerine Müseyliman denebilirdi örneğin. Elbette, islâm başarılı olmasa biz de Müseyliman olamazdık, Yemame'liye inansak bile ama lâfın gelişi söylüyorum. Karışık işler yani.