PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ABD, ISID'a Karsi "ortak Savas" Turunda


evrensel-insan
12-09-2014, 11:47
Bilindigi gibi, ABD ISID terorune karsi, O.Dogu ve Arap Ulkelerinde bir ortak "savas" arayisinda ve bugunde Dis Isleri Bakani Kerry Turkiye'ye geliyor.

Ne o , guya Diktatoru ve hukumetini/devletini/ordusunu Isid'a karsi savasa "ikna edecekmis"

Dunya su an tarihsel olarak 11 Eylul'u ve Ulke olarak ta 12 Eylul'u yasiyor.

Ilki dunya tarihine yon verme, ikincisi de Turkiye tarihine yon verme acisindan cok onemli tarihler. Ikisi de katliam ve ikisi de yasam hakki tecavuzu.

O.Dogu'da dengeler o kadar s1k ve cabuk degisiyorki, kimin neyi neden yaptigini takibedebilmek, emperyalizmin oyununa gelmemek, diktatore sevecen gozle bakmamak neredeyse imkansizlasiyor.

Bu oyle hal aliyor ki, kimi diktatoru ISID karsitligindan dolayi, anti ABD ilan ediyor, kimi ISID'a actigi savastan dolayi ABD'yi destekliyor v.s.

Kisaca her turlu pragmatisizm kendi cikari temelinde bukalemun gibi taraf ve yer degistiriyor.

Bunun en son ornegi, PYD ve OSO'nun guclerini birlestirmesi haberi.

Once zamani soyle biraz geriye cekelim.

Bu ABD degilmiydi, Esad'i devirmek Adina; bugunku ISID'i ve bolgedeki digger terrorist orgutleri yaratan besleyen yardim/yataklik eden ve savunan?

Bugun Bu ABD ayni 11 Eylul'deki Bush'un El-Kaide'ye actigi savas gibi ve ayni gerekce ile, Kendi eliyle yarattigi ve besledigi Isid'a savas acmaktan ve bu savasi Suriye ve Irak topraklarinda yapmaktan bahsederek kendine muttefik ariyor.

Once tum O.Dogu ile ilgili politikalarin, ABD'nin BOP tuzagina dusmeden ve cikarina yag surmeden, belirlenmesi lazim.

Nedir bu politika, ISID ve her turlu terrorist hareket dahil butun bu hareketlerin her turlu bolge halklari uzerindeki savasimina ve katliamina bir son vermek.

Bolgedeki her turlu emperyalist guc yardimina silah beslemesine ve her turlu oyununa bir son vermek.

ABD eger ISID ile "savasacaksa" ya da bu savasa ulkeler destek verecek se, bu savasimin Irak ve Suriye ulke ve toplumlarina zarar vermemesi ve bir politik cikar icermemesini gozetmek.

Tum ISID'a her turlu verilen destegin kesilmesi.

Iste aslinda 12 Eylul de bu temelde ulke ve toplumumuzun bir tarihi donum noktasi.

Yani bugunun diktatorunun gelisine bir temel teskil eden bir tarih

Bugunun PKK terorunun yeserisine sebep olan bir tarih

Herseyden once dictator ile ABD arasinda hic bir cikar sorunu olmadigini algilayalim.

ABD'nin diktatorun her turlu kolelestirici ve kullastirici vahsi kapitalizminin ulke ve topluma dayatilmasina, bir diyecegi olmadigi acik.

Sanki ISID konusunda, dictator ile ABD arasinda bir karsitlik varmis gibi bir izlenim verilmeye calisiliyor.

Oyle ya, ABD ISID'a "savas aciyor" ve bunun icin destek turlarina cikiyor, Diktator bu savasa "karsi" ve Kerry "iknaya" geliyor.

Diktator, her turlu yardim ve yataklik yaptigi, ulkede tedavi ettigi ve ulke bunyesinde de orgutlenmesine izin verdigi ISID'a nasil savas acsin?

Kisaca ortada ABD cikarinin genelligine cikar olarak "uymayan" bir ozel durum var.

Bunu diktatorun ABD gozunde Mursilesmesi olarak ta aciklayabiliriz.

Aslinda ortada degisen bir sey yok. Yasananlar ne olursa olsun, hic bir sekilde ne emperyalizmin, ne ABD'nin ne de diktatorun cikarina ters dusmuyor ve ustelik cikar planlari da tikir tikir isliyor.

Bu arada PKK artik bu Suriye olayindaki gunlerdeki ondan istenen "sessizligini" de hani su "demokratik acilim" var ya, ona bagli olarak bozma durumuna geldi.

Diktatorun ise tek derdi, vahsi kapitalizminin insasindan elde edecegi rant gelir ve somuru.

Ne ulke ne toplum ne PKK ne de ISID umurunda degil.

Ne dersiniz bu kadar cabuk degisen kaygan zeminde, yarin bir dictator destekli, ISID/PKK isbirligi olur mu?

Ya da olmamasi icin bir neden var mi?

Dialectics
12-09-2014, 12:49
John Perkins'in "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" adlı bir kitap serisi var. O kitaplardan ilkinde şöyle bir itiraf var: "Biz aslında diktatör liderleri severiz. Halklarına söz geçirmeyi bilirler, halklarına istediklerimizi inandırabilirler" Hatta Saddam'ı Kuveyt işgalinden sonra neden indirmediklerini, sadece ordusunu yoketmekle yetindiklerini de buna bağlıyor.

Bu kitap serisinde bir ülkenin zenginliklerinin nasıl ABD tarafından ele geçirildiğine dair stratejiler anlatılıyor. O ülkedeki yönetici kesimi ve birkaç aileyi zenginliğe boğup, halkın geri kalanını kendi şirketlerine nasıl köle yaptıklarını anlatıyor. Devletlere gidip size elektrik santralleri kuralım, yollar yapalım, oteller yapalım, teknolojik çöp toplama tesisleri yapalım vb. gibi aslında heybetli görünen ama işin doğrusu halkın pek de bir işine yaramayacak yatırımlarla borçlandırıp nasıl o devletleri teker teker dize getirdiklerinden bahsediyor. Halkın ihtiyacı olan sağlık, eğitim, kültürel yatırımlar vb. için kredi verilmiyor.

Neticede Türkiye'de de son 12 yılda farklı bir senaryo uygulanmadı. Devletin tüm kurumları özelleştirildi, ormanlarımızdan madenlerimize, telefon şebekemizden bankalarımıza, rafinerilerimizden kıyılarımıza kadar ne varsa çoğunluğunu yabancı sermayeye sattık. Artık bunların kaymağını başkaları yiyecek, bizlerin patronluğunu yapacaklar...

Biz bildik bileli Ortadoğu karışık. Bunu da bir yabancı kaynak şöyle açıklamıştı: "Ortadoğunun insanı manipule edilemeye çok müsait. Parayı çok seviyorlar. Dine de düşkünler. Rahatlıkla yönlendirilebiliyorlar. IŞID sadece bir araç. Önce teker teker oradaki devletleri indirecek, sonra da yeniden oluşum süreci başlayacak"

Hikâye hep aynı. Aynı senaryolar yıllardır evrilip çevrilip uygulanıyor. Tek fark, A.B.D eskiden kendi dalar hallederdi bu işleri ama halkından gelen tepkiler sonrası OBAMA stratejisin değiştirdi ve bu meseleleri taşeronlarına halletiriyor. Ne diye güzide Amerikan gençleri elin topraklarında ölsün ki...

Her ne senaryo izlersek izleyelim, senaryonun finali belli, tek kazananın yine emperyal güçler olacağı belli...

vartor
12-09-2014, 15:38
Ruslari da belki ayni amacla Ukranya'da oyaliyor, orta doguya karismalarina bilincli olarak mani oluyor olabilirler.