Orijinalini görmek için tıklayınız : Turkiye Turklerini Bekleyen Tehlike
evrensel-insan
21-10-2014, 22:51
Evrensel olarak hic bir zaman aklima hakim ve ustun duruma kendini getirmis ve bunu milli temel altinda birlestirmis, turklugu, Turku dolayisi ile turklugu iceren her turlu sosyo-etik degeri bugune kadar gorunur bir tehlike altinda olacagini getirmemistim.
Durum cok acik soyledir.
Diktator emperyalizmin emir eri olarak hem sunni mezhepsel teokratik/otokratik diktatorlugunu politikasi olarak dayatmakta ve 2023 hedefini kendine turkiyedeki milli devleti ve milli olusumu tamamen dini devlet ve dini olusum ile belirlemistir.
ABD ise O.Dogu politikasinda Turkiye diktatorunu kullanirken, kurdluge agirlik vermekte ve de diktatorun sunni ve de mezhepsel adimlarini da bir ISID olusmamasi Adina dikkatle takip etmektedir.
Bu guidisat, turklugun, turk degerlerinin sonlanmasina ve turkiye'nin kurdluge ve islama peskes cekilmesine dogru gitmektedir.
Turklugun icine dustugu bu gelecekte ve yakin gelecekteki tehlikede, yine her zaman dedigimi tekrarlayacagim.
Turkiye cografyasinin korunmasi ve de uzerindeki her bir sosyo-etik firkin birlikte yasayabilmesi icin turk ve kurd halklari ve de digger halklar birlesmeli ve politikanin;
Turk ve kurd milliyetciligine, terorizmin kurd ve sunni/selefi timeline diktatorun teokratik/otokratik gidisine dur demelidir.
Bugun artik o didisen ve didismesinin timeline politik cikarin etnik ve mezhepsel duygu/akil ve vicdan somurusunde bulan halklar; turkiye halklari olarak birlesmeli ve kendi demokratik, laik, sosyal ve evrensel hukukun insan haklarina bagli hak ve ozgurlukcu ve politik olmayan tum halklari kucaklayan devletini kurmalidir.
Bugun turkiye cografyasinin butunlugunu ve uzerindeki sosyo-etik dini ya da milli farklarin birlkikte yasayabilmesini saglayacak yegane care budur.
Yoksa turkiye'nin bolunmesi ve bu cografyanin O.Dogulasmasi ve kurdlesmesi sadece BOP projesine, Israil'e, ABD ve AB'ye politik ekonomik cikar saglamaktan ve zamanla da yok olmaktan gelecekte gorunendir.
Gezi bilinci ve bu bilinc temelindeki bir orgutlenme yani halklarin orgutlenmesi tek caredir.
Zaman bunun aleyhinde islemektedir.
Bugun artik o didisen ve didismesinin timeline politik cikarin etnik ve mezhepsel duygu/akil ve vicdan somurusunde bulan halklar; turkiye halklari olarak birlesmeli ve kendi demokratik, laik, sosyal ve evrensel hukukun insan haklarina bagli hak ve ozgurlukcu ve politik olmayan tum halklari kucaklayan devletini kurmalidir.
seninki tam bir ütopya!
önerdiğin durum asla ve asla bu ülkeye yarar sağlamaz aksine zarar sağlar. bu ülkeyi mikro millieyetlere bölmek emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürmekten öteye gitmez.. bizi ırak, ve suriyenin durumuna düşürür. ülkede kan gövdeyi götürür.. bu durumdan ne Türkler nede Kürtler fayda görür.. bu ülkede tek kimlik olmalı oda Türk ve Türkiye cumhuriyeti kimliği.. ha kürt kökenli Türk olabilirsin. ermeni kökenli, rum kökenli, arap kökenli.... vs
ülkeyi mikro milliyetlere bölersen eni sonunda yugoslavya gibi olursun şehir ülkelerine dönüşür koca ülke.. ondan sonrada dötümüzü parmaklarız..
RainFall
22-10-2014, 15:37
Sayin evrensel insan senle sirt sirta dayaniriz veya bir cok ateist arkadasla islama buyuk bir darbe vururuz baska ne yapabilirizki?Dini halk icerisinde azaltamiyoruz.Umudum kalmadi savunduklarima guvenim kalmadi nerdeyse ey koca inssnlar.
Baylar, bilimsel olarak ortaya konan bir tespiti tartışmanıza hayret ediyorum.
Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte bağrından birçok ulusal devlet çıktı: Irak, Suriye, coğrafya olarak Arabistan, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya vs.
1789 Fransız devriminden sonra, özellikle Napolyon'dan sonra yavaş yavaş Milliyetçilik filiz vermeye ve akabinde de bu ulusal devletler ortaya çıkmaya başladı. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu'na katıldığı ilk andan şimdiye kadar hep kendi ulus formları içinde yaşadılar ve Osmanlılar da bunlara karışmadı. Fakat Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte ayrılan bu devletlerden sonra Osmanlı İmparatorluğu'ndan kala kala yalnızca Anadolu coğrafyası kaldı. Batı burada yaşayanlara "Türkler" diyor ve kaynaklarında, en erken 13. y.y.'ın başındaki Latince bir kaynakta, böyle yazıyordu. Yani biz ne kadar, büyük Türk devletlerinden, "Selçuklular" ve "Osmanlılar" desek de Batı, bizi "Türk" olarak görüyor ve o şekilde çağırıyordu.
İşte bu sebeple, 28 Nisan 1930 tarihinde, Atatürk’ün de bizzat katıldığı Türk Ocakları’nın VI. Kurultayı’nın son oturumunda, O’nun direktifleriyle, Âfet İnan tarafından 40 imzalı bir önerge sunulmuş ve “Türk tarih ve medeniyetini ilmî surette tedkik etmek için hususi ve daimî bir heyetin teşkiline karar verilmesini ve bu heyetin azasını seçmek salahiyetinin Merkez heyetine bırakılmasını teklif ederiz” denilmiştir.
Bu, bilimsel bir tespit idi. Ama Atatürk'ten sonra ulus adı olarak "Türk" ve rejim adı olarak "Türkiye Cumhuriyeti"nin katı bir şekilde uygulamaya konulması nedeniyle hoş olmayan sonuçlar çıkmış ve şimdiki ayrışma noktasına gelmiş bulunmaktayız.
Güzel, Fransızlar, bu vartayı kendi Cumhuriyetlerini numaralayarak aşmaya çalışmışlardır. Ama bu uygulamayla sorun halen çözülmüş değildir.
Bu arada, Fransa'da "Cumhuriyet" adının Napolyon öncesinde de kullanılmış olduğuna dikkat ediniz. O, Fransa'da yaptığı reformlarla "Milliyetçilik" ilkesinin tüm Avrupa'ya yayılabileceğinden habersizdir. 1821'deki ölümü sonrasında milliyetçilik Avrupa'ya dalga dalga yayılır ve bu yüzden yukarıda adlarını verdiğim ülkeler Osmanlı İmparatorluğu'ndan parça parça kopmaya başlar. 20. y.y.'ın başına gelindiğinde bize Osmanlı İmparatorluğu'ndan 7'de 1'i kadar bir yer, Anadolu kalır.
Sonuç olarak, Atatürk'ün 1930'da kurduğu TTK, bilimsel olarak işte bu tespiti yapar: "Türk".
evrensel-insan
22-10-2014, 17:55
seninki tam bir ütopya!
önerdiğin durum asla ve asla bu ülkeye yarar sağlamaz aksine zarar sağlar. bu ülkeyi mikro millieyetlere bölmek emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürmekten öteye gitmez.. bizi ırak, ve suriyenin durumuna düşürür. ülkede kan gövdeyi götürür.. bu durumdan ne Türkler nede Kürtler fayda görür.. bu ülkede tek kimlik olmalı oda Türk ve Türkiye cumhuriyeti kimliği.. ha kürt kökenli Türk olabilirsin. ermeni kökenli, rum kökenli, arap kökenli.... vs
ülkeyi mikro milliyetlere bölersen eni sonunda yugoslavya gibi olursun şehir ülkelerine dönüşür koca ülke.. ondan sonrada dötümüzü parmaklarız..
Sen zannedersem farklarin farkindaligi ve bunlarin farklar temelindeki birlestirimi ve butunlugu ile, farklari tanimanin onlari ayirmak anlamina geldigini bir birine karsistiriyorsun.
Ilki antiayrimcilik ve insan haklarinin evrensel hukuk ile tanidigi hak ve ozgurluklerdir, ikincisi ise emperyalist zihniyetin mikroayrimciliginin propagandasi ve farklari biribirinden ayirarak biribiri ile savastirmasidir.
Ikincisi su an O.Dogu ve Turkiye'de yapilmak istenendir.
Ilki ise bir utopia degil, cagdasligin bilgi ve bilisim toplumunun biribirine saygili olarak ve biri birini Kabul ederek farklari ile birlikte ayni cografya da yasamasidir.
Simdi Turkiye'yi bunu yapmayarak emperyalizmin eline oyuncak gibi verenler ve onun mikroayrimcilik cikar politikasinin vucut bulmasina izin verenler dusunsun.
evrensel-insan
22-10-2014, 21:18
Baylar, bilimsel olarak ortaya konan bir tespiti tartışmanıza hayret ediyorum.
Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte bağrından birçok ulusal devlet çıktı: Irak, Suriye, coğrafya olarak Arabistan, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya vs.
1789 Fransız devriminden sonra, özellikle Napolyon'dan sonra yavaş yavaş Milliyetçilik filiz vermeye ve akabinde de bu ulusal devletler ortaya çıkmaya başladı. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu'na katıldığı ilk andan şimdiye kadar hep kendi ulus formları içinde yaşadılar ve Osmanlılar da bunlara karışmadı. Fakat Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte ayrılan bu devletlerden sonra Osmanlı İmparatorluğu'ndan kala kala yalnızca Anadolu coğrafyası kaldı. Batı burada yaşayanlara "Türkler" diyor ve kaynaklarında, en erken 13. y.y.'ın başındaki Latince bir kaynakta, böyle yazıyordu. Yani biz ne kadar, büyük Türk devletlerinden, "Selçuklular" ve "Osmanlılar" desek de Batı, bizi "Türk" olarak görüyor ve o şekilde çağırıyordu.
İşte bu sebeple, 28 Nisan 1930 tarihinde, Atatürk’ün de bizzat katıldığı Türk Ocakları’nın VI. Kurultayı’nın son oturumunda, O’nun direktifleriyle, Âfet İnan tarafından 40 imzalı bir önerge sunulmuş ve “Türk tarih ve medeniyetini ilmî surette tedkik etmek için hususi ve daimî bir heyetin teşkiline karar verilmesini ve bu heyetin azasını seçmek salahiyetinin Merkez heyetine bırakılmasını teklif ederiz” denilmiştir.
Bu, bilimsel bir tespit idi. Ama Atatürk'ten sonra ulus adı olarak "Türk" ve rejim adı olarak "Türkiye Cumhuriyeti"nin katı bir şekilde uygulamaya konulması nedeniyle hoş olmayan sonuçlar çıkmış ve şimdiki ayrışma noktasına gelmiş bulunmaktayız.
Güzel, Fransızlar, bu vartayı kendi Cumhuriyetlerini numaralayarak aşmaya çalışmışlardır. Ama bu uygulamayla sorun halen çözülmüş değildir.
Bu arada, Fransa'da "Cumhuriyet" adının Napolyon öncesinde de kullanılmış olduğuna dikkat ediniz. O, Fransa'da yaptığı reformlarla "Milliyetçilik" ilkesinin tüm Avrupa'ya yayılabileceğinden habersizdir. 1821'deki ölümü sonrasında milliyetçilik Avrupa'ya dalga dalga yayılır ve bu yüzden yukarıda adlarını verdiğim ülkeler Osmanlı İmparatorluğu'ndan parça parça kopmaya başlar. 20. y.y.'ın başına gelindiğinde bize Osmanlı İmparatorluğu'ndan 7'de 1'i kadar bir yer, Anadolu kalır.
Sonuç olarak, Atatürk'ün 1930'da kurduğu TTK, bilimsel olarak işte bu tespiti yapar: "Türk".
Demekki Osmanli'yi parcalayabilmek icin ortaya attigi etnik mikroayrimciligin, bugun milli temel olarak oturmasi temelinde, milli outran temeli bozmak Adina artik emperyalizm, bu milli temeli olusturan kavrami artik kullanmak istemiyor, cunku ondan cikari bitti.
Yani nasilOsmanli'yi din ile parcalayamayacagini bilen emperyalizm, milli temelli turk kavrami ile osmanli'yi tarihe gomdu.
Simdi de milli temele dayanan T.Cumhuriyetini etnik mikroayrimcilik ve mezhepsel mikroayrimcilik ile tarihe gommek istiyor.
Kendi bolge cikari Adina da bu bolunmeden ortaya cikacak olanin da diktatorun istedigi gibi, sunni/selefi radikalve seri bir islamn olmasini istemiyor.
Sonucta O.Dogu'da bunun kendisine cikardan ziyade zarar verdigini algiladi.
O zaman tek care, emperyalizme gore kullandigi ve isini bitirdigi turklugu ve her turlu turk degerlerini ortadan kaldirmak.
Bu konuda da dictator ile hemfikir.
Farklilastiklari nokta ise, turklugun yerine ne geleecegi.
Iste burda diktatorun istedigi islami degil; aksineBOP temelinde Israil ile Ermenistan arasi bir cografyayi kapsayacak kendine bagli bir kurdistani istiyor.
Turkiye cografyasinin en az ucte birini iceren bu toprak parcasinin disindakalan cografya ile de vardir bir dusundugu.
evrensel-insan
22-10-2014, 21:34
Aslinda digger bir tarihi gerceklik te, Bati'da (Bulgaristan/Yunanistan) oldugu gibi, O.Dogu'da bir turk ve turkluk degerleri varliginin olmamasi.
Bunun da nedeni, O.Dogu'nun henuz din mezhepciliginden milli ve etnik bilince gecmemis olmasi.
Iste bunun da O.Dogu'daki varligi Kurd ve kurdluk degerleri olmasi.
Bu da kurdlerin de kendi bunyelerinde farklilastigini gosteriyor.
Mesela pesmerge ile PYD'nin bir birini "sevmemesi" kurd farklilasmasinin bir ornegi.
Bolge kurd halklari ve PKK, YPG, YPJ, PYD, Pesmerge ve daha bir cok silahli milis ve terrorist orgutlenme, O.Dogu'da cirit atiyor.
Burada Irak ve Suriye cografyali kurdlerin de farklilasabilmesi soz konusu.
Ayrica kurdlerin dini mezhepsel farklari da var.
Sunni, Alevi, Ezidi v.s.
evrensel-insan
22-10-2014, 21:57
Mesela benim bireysel olarak taa 1700'lere kadar bildigim baska dilim ve etnisitem yok.
Osmanli'nin Anadolu'lu muslimi olarak turklugu kolayca Kabul etmis ve benimsemisiz.
Belki de bir etnisitemin olmamasi, ayni zamanda milliyetci olmami da onlemistir.
Ustelik bu ayrimci sosyo-etik degerlerin farkindaligini ve bilincini kazandirmistir.
Birey olarak ta tabi bir etnisitesi olanin ve bunu talep etmesinin savunusu ve destegi, benim; evrensel hukuk insan haklari ve hak ve ozgurlukler farkindaligi algi ve bilincimden gelmektedir.
Belki de bu turklugun her turlu yok olma tehlikesi temelinde, turklugu benimsemis bir birey olarak yapacagim talep te turkluk ile ilgili olacak ve ben nasil digger etnisitelere destek olduysam ve onlarin hak ve ozgurlugunu savunduysam, onlarin da benim turkluk taleplerime destek vereceklerini ve savunacaklarini ve kendi etnisite hak ve ozgurluklerini de talep edeceklerini beklemek hakkim.
Zaten gezi bilinci de bu degilmiydi. Sosyo-etik her turlu farkin hak ve ozgurluklerde birlesmesi.
postalmarx
25-10-2014, 18:42
Bu guidisat, turklugun, turk degerlerinin sonlanmasina ve turkiye'nin kurdluge ve islama peskes cekilmesine dogru gitmektedir.
....
Gezi bilinci ve bu bilinc temelindeki bir orgutlenme yani halklarin orgutlenmesi tek caredir.
Ben daha ilk günden demiştim bu Gezi olayları sadece kamusal alandaki ayrıcalıklarını kaybeden beyaz türklerin sızlanmasıdır diye. İşte lafı ağzından kaçırmışsın. Temel mevzu Atatürkün halının altına süpürdüğü bu geri kafalılar, bu köylüler, bu türkçe konuşamayan bir dolu abes adam, şimdi bunlar kamusal alanda eşit yer sahibi mi olacak? Türk bile değillerken mi? Laik bile değillerken mi? Eşit vatandaşlık mı? Bunlarla mı? Ne iğrenç bir düşünce. Ayaklanıyoruz arkadaşlar. Guy Fawkes maskesi de takayım, çünkü libertenyenim ya hani. Bizim hakkımızı yiyorlar ey Batılı! Bizi bu süprüntülerle eşit yapmaya yelteniyorlar! Atamızdan bize miras kalan imtiyazımızı elimizden alıyorlar! Atamız biliyorsunuz memleketi gaspe...pardon kurtarmıştı, o yüzden kendi malı olmuştu, onu da bize bıraktı, ülkenin diğer süprüntüleri bizle eşit olamaz, onlar vergi versin, kanuna uysun, ülke yönetiminde söz sahibi olmaya yeltenmesin. Baykalın Tayyipe dediği gibi "sakın aday olma! OLMA! sakın aday olma!" OLMA! Hadidni bilmez tayyip kalkmış beyaz türklerin ülkesinde koltuğa aday oluyor. Ulan ne haddinize lan? Şuraya bak, türklük elden gidiyor. Etraf bir dolu kürt, zırto, müslüman, türbanlı dolmaya başladı. Artık lazı da çerkesi de kendi ata diliyle sanat icra eder hale geldi. Bir dolu anlamadığımız çirkin dil! Kanalları geçerken denk geliyoruz vallahi ATAmızın kemikleri sızlıyor!
Bu, bilimsel bir tespit idi. Ama Atatürk'ten sonra ulus adı olarak "Türk" ve rejim adı olarak "Türkiye Cumhuriyeti"nin katı bir şekilde uygulamaya konulması nedeniyle hoş olmayan sonuçlar çıkmış ve şimdiki ayrışma noktasına gelmiş bulunmaktayız.
Çok enteresan bir tespit. Ben yıllarca bunu dedim diye Atatürk düşmanı Türkiye düşmanı yaftası yedim. Nihayet Atatürkçü biri söylüyor. Demek ki aklın yolu birmiş. Evet bugünkü Kürt Sorununun temelinde Atatürkün tepeden inme sonsürat asimile politikası var. Çünkü Atatürk diyordu ki "la bu bir dolu cahil köylü ne anlar, onlardan gidin vergiyi toplayın ben onlara çok güzel kültür yaratacam, müfredatı yazayım, türkçeyi bile baştan aşağı bir revize edeyim, kafama göre, ohhh be elinde böyle sınırsız güç olması da çok güzel oluyormuş ismetciğim, şu toplumu kafama göre bir oyun hamuru gibi yoğurayım, kürdü var müslümanı var, bir dolu pisliği var, bak 3-4 nesil sonra nasıl ayna gibi tek sıra raprap bir ülke olacak, bu arada git herkesin kafasına silah dayayıp devletime bu politikalarımı finanse etmeleri için vergilerini vermeleri için zorlamayı unutma, hadi gözüm."
Mesela benim bireysel olarak taa 1700'lere kadar bildigim baska dilim ve etnisitem yok.
"Etnisitem yok" derken etnisitenin ne olduğunu anlamıyorsun demek ki. Senin etnisitenin ismi türk. Türklük etnisite üstü mü oluyor? Ya da "etnisite"nin senin dünyanda manası "azınlık" mıdır? Neyse boşver, kime laf anlatıyorum. Yıllardır gelip burada bu konuları konuşuyor herif daha "etnisite" nedir bilmiyor. Etnisitesi yokmuş! Heralde yumurtadan çıktın. Ya da ağaçta yetiştin.
evrensel-insan
25-10-2014, 18:53
Ben daha ilk günden demiştim bu Gezi olayları sadece kamusal alandaki ayrıcalıklarını kaybeden beyaz türklerin sızlanmasıdır diye. İşte lafı ağzından kaçırmışsın. Temel mevzu Atatürkün halının altına süpürdüğü bu geri kafalılar, bu köylüler, bu türkçe konuşamayan bir dolu abes adam, şimdi bunlar kamusal alanda eşit yer sahibi mi olacak? Türk bile değillerken mi? Laik bile değillerken mi? Eşit vatandaşlık mı? Bunlarla mı? Ne iğrenç bir düşünce. Ayaklanıyoruz arkadaşlar. Guy Fawkes maskesi de takayım, çünkü libertenyenim ya hani. Bizim hakkımızı yiyorlar ey Batılı! Bizi bu süprüntülerle eşit yapmaya yelteniyorlar! Atamızdan bize miras kalan imtiyazımızı elimizden alıyorlar! Atamız biliyorsunuz memleketi gaspe...pardon kurtarmıştı, o yüzden kendi malı olmuştu, onu da bize bıraktı, ülkenin diğer süprüntüleri bizle eşit olamaz, onlar vergi versin, kanuna uysun, ülke yönetiminde söz sahibi olmaya yeltenmesin. Baykalın Tayyipe dediği gibi "sakın aday olma! OLMA! sakın aday olma!" OLMA! Hadidni bilmez tayyip kalkmış beyaz türklerin ülkesinde koltuğa aday oluyor. Ulan ne haddinize lan? Şuraya bak, türklük elden gidiyor. Etraf bir dolu kürt, zırto, müslüman, türbanlı dolmaya başladı. Artık lazı da çerkesi de kendi ata diliyle sanat icra eder hale geldi. Bir dolu anlamadığımız çirkin dil! Kanalları geçerken denk geliyoruz vallahi ATAmızın kemikleri sızlıyor!
Okudugunu yanlis algilamissin, anlasilan; bak yazinin ozu burda;
Turkiye cografyasinin korunmasi ve de uzerindeki her bir sosyo-etik firkin birlikte yasayabilmesi icin turk ve kurd halklari ve de digger halklar birlesmeli ve politikanin;
Turk ve kurd milliyetciligine, terorizmin kurd ve sunni/selefi timeline diktatorun teokratik/otokratik gidisine dur demelidir.
Simdi bu aciklamaya gore neye itiraz ediyorsan, onu acikla.
"Etnisitem yok" derken etnisitenin ne olduğunu anlamıyorsun demek ki. Senin etnisitenin ismi türk. Türklük etnisite üstü mü oluyor? Ya da "etnisite"nin senin dünyanda manası "azınlık" mıdır? Neyse boşver, kime laf anlatıyorum. Yıllardır gelip burada bu konuları konuşuyor herif daha "etnisite" nedir bilmiyor. Etnisitesi yokmuş! Heralde yumurtadan çıktın. Ya da ağaçta yetiştin.
Evet Osmanli devrinde muslim olarak degerlendirilen bir yapidan, T.C. doneminde "ne mutlu turkum diyene" benimsenmis.
Yani turkluk bir kimlik olarak milletin Adina verilmis. Benim etnisitem, Anadolu temellidir. Dilim de turkcedir. Babam cok guzel arapca ve farsca konusurdu.
Burada ben samimi olarak kendim ile ilgili durumu acikliyorum.
Yoksa etnisitenin ne oldugunu zaten acikladigim basliklar mevcut.
Turk denilenler etnisite olarak bir savasim vermemistir. Direk oosmanlidan milletin adini almistir.
Turkluk etnisitesiz milliliktir.
Dogal gelisim ise, etnisitelerin verdigi millet olma savasimidir.
Etnisite demek cografyadaki digger etnisitelerden olan fark demektir.
Sen bugun kendine turk diyenin, dil disinda hangi etnisiteden yasam ve iliski olarak bir farki vardir?
Ustelik hangi kendine turk diyen aile ya da akraba sulale olarak Turkiye cografyasindaki hangi etnisite ile karismamistir?
Benim cografi ve tarihi sosyo-etik farklarim ancak; yabanci bir cografya da ortaya cikar.
Umarim sen yazilanlari anlarsin.
RainFall
25-10-2014, 20:00
Turkiye 12 yildir akp tarafindan isgal altinda yenimi ogrendin.Chp asil idare etmesi gereken turkiyeyi baska partileri dahi secemiyoruz ya su sacmaliga bak baban akp li ise sende oyle ol.
postalmarx
25-10-2014, 21:09
Okudugunu yanlis algilamissin, anlasilan; bak yazinin ozu burda;
Turkiye cografyasinin korunmasi ve de uzerindeki her bir sosyo-etik firkin birlikte yasayabilmesi icin turk ve kurd halklari ve de digger halklar birlesmeli ve politikanin;
Turk ve kurd milliyetciligine, terorizmin kurd ve sunni/selefi timeline diktatorun teokratik/otokratik gidisine dur demelidir.
Simdi bu aciklamaya gore neye itiraz ediyorsan, onu acikla.
Bence türklüğün-kürdlüğün falan üstüne yükselen bir çatı aidiyet bulunmalı. Tayyip "Türkiyelilik" diyor mesela. Ben olsam şahsen Anadoluculuk yapardım. Devletin elinde envay çeşit imkan var. İnsanlara anlatsın. "Atanız dedeniz zaten orta asyadan falan gelmedi, hepiniz ortadoğulusunuz, türk kürt laz çerkes arap süryani ermeni hepiniz aynı bokun suyusunuz" diye hem bilimsel olarak gerçek hem de birleştirici. Ama Atatürkün kuyuya attığı taşı daha çıkartamıyoruz. Bir sürü zombi var, "atatürk ne eylerse güzel eyler" diye düşünebilmekten aciz insanlar.
Batı bu yolda çoktan yürüdü. Etniklik için de, din mezhep için de birbirlerini yüzyıllarca kestiler. Şu anda birey temelli özgürlükçü bir vatandaşlık esasında karar kıldılarsa bir bildikleri var deyip bundan feyz almak lazım.
Aslında bunu kendimiz de düşünsek anlarız. Ama herkes "tuzum kuru" zihniyetinde olduğu için Tuzum Kuru Demokrasisinde bir problem görmüyor, yeter ki kendisi çoğunlukta olsun, ya da en azından kimliksel aidiyetlerinden bir kaçı çoğunlukta olsun, yeter. Alevi Kürt'e bakıp "bana ne" diyor, kadın "gayrimüslimin derdinden bana ne" diyor. Kürt "eşcinselden bana ne" diyor. Bu zihniyetle bir bok olmaz söyleyeyim. "Tuzum kuru" zihniyeti işte bu. Ama herkesin başka açıdan tuzu ıslaktır. Burada Türk ve Sünnidir, ama kadındır mesela. Gene tarihsel olarak ezilmiş bir kesime mensuptur yani. Kalkıp "kadın hakları" falan deyip "yaw kürtler ne zırlıyor anlamıyorum" diyenler, ya da "alevi cemevi hakkımız" deyip "bu ermeniler ne zırlıyor anlamıyorum" diyenler, işte gerçek SOL birleşme bunların birleşmesinde olur. Anlayana.
Ahmet Altan bunları yazdı yazdı Taraf cemaatin eline düşmeden önce, gerçek bir sol gazeteyken. Sabah akşam bunları söylerdi. Sonra baktı ki bir dolu gerizekalıya hitap ediyormuş. Aziz Nesin'in idrak ettiği gerçekle yüzleşti. Ve kenara çekilip roman yazmaya başladı. Bana ne diyor artık.
evrensel-insan
25-10-2014, 21:13
Bence türklüğün-kürdlüğün falan üstüne yükselen bir çatı aidiyet bulunmalı. Tayyip "Türkiyelilik" diyor mesela. Ben olsam şahsen Anadoluculuk yapardım. Devletin elinde envay çeşit imkan var. İnsanlara anlatsın. "Atanız dedeniz zaten orta asyadan falan gelmedi, hepiniz ortadoğulusunuz, türk kürt laz çerkes arap süryani ermeni hepiniz aynı bokun suyusunuz" diye hem bilimsel olarak gerçek hem de birleştirici. Ama Atatürkün kuyuya attığı taşı daha çıkartamıyoruz. Bir sürü zombi var, "atatürk ne eylerse güzel eyler" diye düşünebilmekten aciz insanlar.
Batı bu yolda çoktan yürüdü. Etniklik için de, din mezhep için de birbirlerini yüzyıllarca kestiler. Şu anda birey temelli özgürlükçü bir vatandaşlık esasında karar kıldılarsa bir bildikleri var deyip bundan feyz almak lazım.
Aslında bunu kendimiz de düşünsek anlarız. Ama herkes "tuzum kuru" zihniyetinde olduğu için Tuzum Kuru Demokrasisinde bir problem görmüyor, yeter ki kendisi çoğunlukta olsun, ya da en azından kimliksel aidiyetlerinden bir kaçı çoğunlukta olsun, yeter. Alevi Kürt'e bakıp "bana ne" diyor, kadın "gayrimüslimin derdinden bana ne" diyor. Kürt "eşcinselden bana ne" diyor. Bu zihniyetle bir bok olmaz söyleyeyim. "Tuzum kuru" zihniyeti işte bu. Ama herkesin başka açıdan tuzu ıslaktır. Burada Türk ve Sünnidir, ama kadındır mesela. Gene tarihsel olarak ezilmiş bir kesime mensuptur yani. Kalkıp "kadın hakları" falan deyip "yaw kürtler ne zırlıyor anlamıyorum" diyenler, ya da "alevi cemevi hakkımız" deyip "bu ermeniler ne zırlıyor anlamıyorum" diyenler, işte gerçek SOL birleşme bunların birleşmesinde olur. Anlayana.
Ahmet Altan bunları yazdı yazdı Taraf cemaatin eline düşmeden önce, gerçek bir sol gazeteyken. Sabah akşam bunları söylerdi. Sonra baktı ki bir dolu gerizekalıya hitap ediyormuş. Aziz Nesin'in idrak ettiği gerçekle yüzleşti. Ve kenara çekilip roman yazmaya başladı. Bana ne diyor artık.
Tamam iyi guzelde "sikayet" ile bir yere varilmiyor.
Nedir Turkiye cografyasinin bolunmeden tum farklari ile birlikte yasayabilmesinin ve emperyalizmin cikar oyunlarina dusmemesinin ve farklari mikroayrimciliga tasimamasinin cozumu?
Bu cozumu kim ve nasil yerine getirecek?
Bugune kadar Turkiye bunyesinde yonetilmeyen ve yonlendirilmeyen ulke ve halkina, nasil bir cozum oneriyorsun?
Toplumu ve toplumun her bir sosyo-etik farkini ve da kesimlerini memnun eden bir cozum olarak.
Senin tayyip dedigin, mikroayrimciligin bas mimari. Emperyalizmin emir kulu ve kendisi kendi cikaripesinde.
Ulke de toplumu da umurunda degil.
Cunku tek yaptigi "kendi gibi dusunmuyenleri bertaraf etmek"
Ustelik kendi bile ne yaptigini bilmiyor.
Bir dedigini, bir sonraki dedigi curutuyor.
postalmarx
25-10-2014, 21:32
"Mikroayrımcılık" dediğin nedir bilmiyorum ama eğer ki ülkeyi 77 milyon bireye bölmek gibi birşeyse zaten esas amaç bu olmalı değil mi? Türkçülük ve Kürtçülük birbirini besleyen iki zehirdir. Bu zehirler ülkeyi zehirlemeden önce kendi takipçilerini zehirliyor. Düşünsene bir insan ki hayatta varolmaktaki tek amacı "türk" veya "kürt" olmak. Bu zehirli ideolojiler önce bu insanların ruhunu çalıyor sonra da ortalığı darmanduman ediyor. Ne gerizekalılık. Ülkeyi 2ye 3e değil 77 milyona bölmek lazım. 77 milyon tane BİREY olmalı. Bu adamlar kendilerini tanımlarken kimliksel tanımların ötesinde bir varoluşları olmalı, kendilerini bir gruba ait olmanın ötesinde tanımlayabilmeliler. Yoksa o bir tenekedir. Sadece bir ideoloji vasıtasıdır. Bir insan mıdır? Varoluşun nasıl heba edildiğine bir bakın. Sadece bizimki gibi geri bir ülkede olabilir. Acaba böyle olduğumuz için mi geriyiz yoksa geri olduğumuz için mi böyleyiz?
Müfredata gidip bakın. Varlığını bir metafizik kavrama, "türklüğe" armağan ettirmek üzere beyin yıkama seremonilerini hatırlayın. Heykelin karşısında saygı duruşlarını hatırlayın. Bir akıl hastalığı yaşadık milletçe. Varoluşumuz bizden çalındı.
Birey olsak ülke yıkılmaz. Adam Smith'in "görünmez el" doktrini nasıl ekonomide işliyorsa demokraside de işler. Gerçek demokrasi zaten bireylerden oluşur. Bireyler zaten kendilerini despot devlet mekanizmalarıyla, sansürcü yasakçı uygulamalarla aşağılatmazlar. Devlete haraç değil vergi verirler. Çünkü devlet kendi aralarındaki bir sözleşmeden ibarettir. Tepelerinde onlara ayar veren, hikmeti kendinden menkul, metafizik bir varoluşa sahip mistik bir güç değildir.
Ama en iyisi biz komplo teorileriyle siyaset analizi yapmaya devam edelim. Emperyalistler komplo kuruyor, AKP vatan satıyor, Kürtler insan değil. İlelebet yaşayacak Atatürk falan filan. Piramitleri uzaylılar yapmış bu arada. Atalarımız Mu kıtasından gelmiş. Gümbür gümbür geliyor yeni osmanlı. Vesaire.
evrensel-insan
25-10-2014, 22:35
"Mikroayrımcılık" dediğin nedir bilmiyorum ama eğer ki ülkeyi 77 milyon bireye bölmek gibi birşeyse zaten esas amaç bu olmalı değil mi? Türkçülük ve Kürtçülük birbirini besleyen iki zehirdir. Bu zehirler ülkeyi zehirlemeden önce kendi takipçilerini zehirliyor. Düşünsene bir insan ki hayatta varolmaktaki tek amacı "türk" veya "kürt" olmak. Bu zehirli ideolojiler önce bu insanların ruhunu çalıyor sonra da ortalığı darmanduman ediyor. Ne gerizekalılık. Ülkeyi 2ye 3e değil 77 milyona bölmek lazım. 77 milyon tane BİREY olmalı. Bu adamlar kendilerini tanımlarken kimliksel tanımların ötesinde bir varoluşları olmalı, kendilerini bir gruba ait olmanın ötesinde tanımlayabilmeliler. Yoksa o bir tenekedir. Sadece bir ideoloji vasıtasıdır. Bir insan mıdır? Varoluşun nasıl heba edildiğine bir bakın. Sadece bizimki gibi geri bir ülkede olabilir. Acaba böyle olduğumuz için mi geriyiz yoksa geri olduğumuz için mi böyleyiz?
Müfredata gidip bakın. Varlığını bir metafizik kavrama, "türklüğe" armağan ettirmek üzere beyin yıkama seremonilerini hatırlayın. Heykelin karşısında saygı duruşlarını hatırlayın. Bir akıl hastalığı yaşadık milletçe. Varoluşumuz bizden çalındı.
Birey olsak ülke yıkılmaz. Adam Smith'in "görünmez el" doktrini nasıl ekonomide işliyorsa demokraside de işler. Gerçek demokrasi zaten bireylerden oluşur. Bireyler zaten kendilerini despot devlet mekanizmalarıyla, sansürcü yasakçı uygulamalarla aşağılatmazlar. Devlete haraç değil vergi verirler. Çünkü devlet kendi aralarındaki bir sözleşmeden ibarettir. Tepelerinde onlara ayar veren, hikmeti kendinden menkul, metafizik bir varoluşa sahip mistik bir güç değildir.
Ama en iyisi biz komplo teorileriyle siyaset analizi yapmaya devam edelim. Emperyalistler komplo kuruyor, AKP vatan satıyor, Kürtler insan değil. İlelebet yaşayacak Atatürk falan filan. Piramitleri uzaylılar yapmış bu arada. Atalarımız Mu kıtasından gelmiş. Gümbür gümbür geliyor yeni osmanlı. Vesaire.
Mikroayrimcilik tam da dedigin.
Yani olabildigince toplumu bir fark temelinde kiskirtmak ve ayirmak ayirdiklarini da biri biri ile savastirmak.
Birey olmak ve birey yetistirmek benim her zaman vurgu yaptigim bilinc duzeyi.
Zaten ancak birey olunursa, tum ayristirici degerlerin onune gecilebiliyor.
Cunku birey demek once kendini dusunmek kendi yasam ve iliskisini one cikarmak demek.
Buradaki analiz zaten cozulemeyen sorunlardan elde edilen analizdir.
Cunku sen kendi sorununu cozemezsen, senin Adina baskalari ustelik kendi cikarina senin sorununu doner sana somuru olarak kullanir.
Buradaki "sen" ulke ve toplumdur.
Bugun zaten ulkede dini ya da milli teklestirme sorunu olmasa herkes kendi degerleri ile yasayabilse, zaten sorun olmaz kimsenin de eline cikar kozu verilmez.