evrensel-insan
12-11-2014, 22:09
The demarcation problem in the philosophy of science is about how to distinguish between science and nonscience,[1] including between science, pseudoscience, other activities, and beliefs.[2][3] The debate continues after over a century of dialogue among philosophers of science and scientists in various fields, and despite broad agreement on the basics of scientific method.
Bilimin felsefesinde, "demarkasyon, yani sinirini belirleme" sorunu, bilim ile, bilim olmayanin buna bilim ile sozde bilimi, ve digger etkinlikleri ve inanclari da dahil ederek ne oldugunun nasil farkini ortaya koymak sorunudur.
Bu konudaki tartismalar, bir yuzyildan fazladir, bilimin felsefesi ve bilim kisileri arasinda ve bilimsel metodun genis temelinde ortak bir anlasmaya varilsa da cesitli dallarda devam etmektedir.
Falsifiability is the demarcation criterion proposed by Karl Popper as opposed to verificationism:
Dogrulamaya/kanitlamaya karsit olarak yanlislanabilirlik bu sinirin cizilmesinde, K.Popper tarafindan one surulen kriter, kistastir.
Popper instead proposed that science should adopt a methodology based on falsifiability for demarcation, because no number of experiments can ever prove a theory, but a single experiment can contradict one. Popper holds that scientific theories are characterized by falsifiability.
Popper, bilimin adapte olmasi gereken metodun, siniri belirleme de yanlislanabilirlik timeline oturtulmasi gerektigini one surmustur, nedenini de; ne kadar deney yapilirsa yapilsin, bu deneylerin hic bir zaman bir teoriyi ispatlayamayacagini, fakat tek bir deneyimin ise bu teori ile celisebilecegidir.
Popper, bilimsel teorilerin yanlislanabilirlik ile karakterize edildigini savunur.
Ayrica ispat, sadece bilimi dogrular fakat; gelistirmez, degistirmez, ilerletmez ve yenilemez. Bunu ancak yanlislanabilirligin gozlemi saglar.
Bilimin felsefesinde, "demarkasyon, yani sinirini belirleme" sorunu, bilim ile, bilim olmayanin buna bilim ile sozde bilimi, ve digger etkinlikleri ve inanclari da dahil ederek ne oldugunun nasil farkini ortaya koymak sorunudur.
Bu konudaki tartismalar, bir yuzyildan fazladir, bilimin felsefesi ve bilim kisileri arasinda ve bilimsel metodun genis temelinde ortak bir anlasmaya varilsa da cesitli dallarda devam etmektedir.
Falsifiability is the demarcation criterion proposed by Karl Popper as opposed to verificationism:
Dogrulamaya/kanitlamaya karsit olarak yanlislanabilirlik bu sinirin cizilmesinde, K.Popper tarafindan one surulen kriter, kistastir.
Popper instead proposed that science should adopt a methodology based on falsifiability for demarcation, because no number of experiments can ever prove a theory, but a single experiment can contradict one. Popper holds that scientific theories are characterized by falsifiability.
Popper, bilimin adapte olmasi gereken metodun, siniri belirleme de yanlislanabilirlik timeline oturtulmasi gerektigini one surmustur, nedenini de; ne kadar deney yapilirsa yapilsin, bu deneylerin hic bir zaman bir teoriyi ispatlayamayacagini, fakat tek bir deneyimin ise bu teori ile celisebilecegidir.
Popper, bilimsel teorilerin yanlislanabilirlik ile karakterize edildigini savunur.
Ayrica ispat, sadece bilimi dogrular fakat; gelistirmez, degistirmez, ilerletmez ve yenilemez. Bunu ancak yanlislanabilirligin gozlemi saglar.