antimuhammed
20-02-2007, 22:10
"Dünya Kardeşlik Birliği Everensel Birleşim Derneği" dir. Bülent Çorak ise bu kuruluşun sözüm ona Peygamberi. Yıllarca önce kendi yazdığı ve sözüm Uzaylılar tarafından verilen bilgilerle doldurduğu "Bilgi Kitabı" ile ortalıkta dolaşan bir zavallıydı. Bugün Bülent Çorak Türkiye' nin sayılı zenginlerinden. Elindeki kitabın girişindeki 1 fasikül bölümünde  aynen şunlar yazıyor;
Bizlere indirilmiş olan Kutsal Kitaplarımız, Dünya İnsanlarını, kendi inançları yolunda bir Bütünlüğe hazırlamıştır. Şu an elinize ulaştırılan Bu Kitap Bizlere Evrensel Dostlarımız tarafından "BİLGİ KİTABI" ismi altında verilmiştir. İndirildiği kaynak Direkt RAB Kanalı ALFA'dır ve tüm Din Kitaplarının indirildiği Kutsal Odaktan yazdırılmıştır. Ancak Dinler Devri çoktan kapanmıştır. Göksel Dostlarımız artık Bizlere tüm Hakikatleri anlatarak Tabulaşmayı ortadan kaldırıyorlar.
   Â
Bunları yazarak söze başlıyorum arkadaşlar. Bundan seneler önce 50 yaşlarında tatlı dilli, bilgili bir bayan beni bu oluşumdan haberdar etti. Elime Alfa kanalından geldiği iddia edilen bir sürü yazı verdi okudum. Sürekli yabancı kelimelerle bezeli yazılanlar gayet ilginçti. Bir süre sonra toplantılarına katıldım. Oda bir kere ve son kere olacaktı.
Aslında hayatımda bir dönüm noktasıydı o mavi gözlü, bakınca insanı büyüleyen beyaz açlı Peygamber Bülent. Mevlananın ruhunda reankarne olmuş.
Oldukça iyi giyimli orta yaş bayanların hakim olduğu salonda sıralandık. Yanımda beni davet eden kadın. Bülent hanım kürsüde bana daha önceden verilmiş yazıları okuyor. Salonda acayip bir elektrik var, zaten kadının bakışları dolduruyor havayı. Ama bir o kadarda kadın okuyamıyor. Â Yeri geliyor okuduğu yeri şaşırıyor. Yeri geliyor dediklerini tekrarlıyor. Bir peygamberden beklenmicek bir okuma.. Â
Neyse her şey bitti kekler börekler çıktı ortaya. Ben yanımdakine dedim soru sormak istiyorum diye. Kadın özür dileyerek isteğimi Bülent Hanıma iletti. Bülent hanım o maviş gözlerini dikerek bana baktı. Ben o bakışlarda kendimi büzülmüş hissederek sordum sorumu...
     -Anlatılan şeyler iyi güzelde neden bir sürü yabancı kelime kullanılmış. Spiral yerine sarmal, Helezonik yerine burgusal, vibrasyon yerine titreşim denilemez mi. Sanki bunu yazdıran Amerikada 40 yıl yaşamış bir Türk gibi gözüküyor.
Bülent Hanım gözlerini kısıp bana bakarak cevap verdi. Ama bu sefer o büzülmüştü ben dikleşmiştim.
    -Uzaydaki dostlarımız bana bu şekilde nakil etmişlerdir. Onları değiştiremem, hem biliyorsunuzki burada yazılanlar evrenseldir o sebepten yabancı terimler geçiyor içinde.
  Şaşırarak ağzımdan şu cümleler dökülüverdi.
  - İyi ama İngilizce sadece dünyada konuşuluyor.
Bunun üzerine karşıdan gelen kelimeleri duyunca aklıma Muhammed geldi. İşte dönüm noktamda o andan itibaren hızlandı.
Karşıdan gelen cevap bundan sonra sorularınızı yazılı olarak alacağım idi....
Madem buraya kadar gelmişim dedim karnımda aç bir güzel yedim içtim ve bir daha dönmemek üzere oradan ayrıldım.
Verdikleri göksel bilgilerde o kadar çok vibrasyon kelimesi geçiyordu ki arkadaşlar arasında ne zaman oranın önünden geçsek titreşen salaklar kulübü diye takılırız.
Bizlere indirilmiş olan Kutsal Kitaplarımız, Dünya İnsanlarını, kendi inançları yolunda bir Bütünlüğe hazırlamıştır. Şu an elinize ulaştırılan Bu Kitap Bizlere Evrensel Dostlarımız tarafından "BİLGİ KİTABI" ismi altında verilmiştir. İndirildiği kaynak Direkt RAB Kanalı ALFA'dır ve tüm Din Kitaplarının indirildiği Kutsal Odaktan yazdırılmıştır. Ancak Dinler Devri çoktan kapanmıştır. Göksel Dostlarımız artık Bizlere tüm Hakikatleri anlatarak Tabulaşmayı ortadan kaldırıyorlar.
   Â
Bunları yazarak söze başlıyorum arkadaşlar. Bundan seneler önce 50 yaşlarında tatlı dilli, bilgili bir bayan beni bu oluşumdan haberdar etti. Elime Alfa kanalından geldiği iddia edilen bir sürü yazı verdi okudum. Sürekli yabancı kelimelerle bezeli yazılanlar gayet ilginçti. Bir süre sonra toplantılarına katıldım. Oda bir kere ve son kere olacaktı.
Aslında hayatımda bir dönüm noktasıydı o mavi gözlü, bakınca insanı büyüleyen beyaz açlı Peygamber Bülent. Mevlananın ruhunda reankarne olmuş.
Oldukça iyi giyimli orta yaş bayanların hakim olduğu salonda sıralandık. Yanımda beni davet eden kadın. Bülent hanım kürsüde bana daha önceden verilmiş yazıları okuyor. Salonda acayip bir elektrik var, zaten kadının bakışları dolduruyor havayı. Ama bir o kadarda kadın okuyamıyor. Â Yeri geliyor okuduğu yeri şaşırıyor. Yeri geliyor dediklerini tekrarlıyor. Bir peygamberden beklenmicek bir okuma.. Â
Neyse her şey bitti kekler börekler çıktı ortaya. Ben yanımdakine dedim soru sormak istiyorum diye. Kadın özür dileyerek isteğimi Bülent Hanıma iletti. Bülent hanım o maviş gözlerini dikerek bana baktı. Ben o bakışlarda kendimi büzülmüş hissederek sordum sorumu...
     -Anlatılan şeyler iyi güzelde neden bir sürü yabancı kelime kullanılmış. Spiral yerine sarmal, Helezonik yerine burgusal, vibrasyon yerine titreşim denilemez mi. Sanki bunu yazdıran Amerikada 40 yıl yaşamış bir Türk gibi gözüküyor.
Bülent Hanım gözlerini kısıp bana bakarak cevap verdi. Ama bu sefer o büzülmüştü ben dikleşmiştim.
    -Uzaydaki dostlarımız bana bu şekilde nakil etmişlerdir. Onları değiştiremem, hem biliyorsunuzki burada yazılanlar evrenseldir o sebepten yabancı terimler geçiyor içinde.
  Şaşırarak ağzımdan şu cümleler dökülüverdi.
  - İyi ama İngilizce sadece dünyada konuşuluyor.
Bunun üzerine karşıdan gelen kelimeleri duyunca aklıma Muhammed geldi. İşte dönüm noktamda o andan itibaren hızlandı.
Karşıdan gelen cevap bundan sonra sorularınızı yazılı olarak alacağım idi....
Madem buraya kadar gelmişim dedim karnımda aç bir güzel yedim içtim ve bir daha dönmemek üzere oradan ayrıldım.
Verdikleri göksel bilgilerde o kadar çok vibrasyon kelimesi geçiyordu ki arkadaşlar arasında ne zaman oranın önünden geçsek titreşen salaklar kulübü diye takılırız.