Orijinalini görmek için tıklayınız : Bal arısı antibiyotiğe alternatif
İsveç Lund Üniversitesi bilim insanları, bal arısının midesinde bulunan bakterilerin, işlenerek antibiyotik gibi kullanabileceğini kanıtladı.
Arıların midesinde oluşan 13 farklı laktik asit türünde bulunan bakterinin bal, su ve şekerle karıştırarak bir sprey imal eden bilim insanları, bu ilaçla ayağı iltihap kapan bir atı iyileştirmeyi başardılar.
Özel merhem MRSA’nin yol açtığı hastalıklara karşı büyük etki sağlıyor ve hastalıkla mücadele edebilen tek ilaç antibiyotikleri tahtından edeceğe benziyor.
Antibiyotiklerin direnç düşüklüğü yapmasının önüne geçebilecek olan özel sprey gelecek yıllarda insanlar üzerinde denenecek.
Üniversite doktorlarından mikrobiyolog Alejandra Vasquez ilacı anlattı:
“Tedavi 8 ila 3 hafta arası sürüyor, ancak şu ana kadar tüm yaralar kısa sürede kapandı. Bu keşfimizle antibiyotiklere bir rakip üretebileceğimizi düşünüyoruz. Bu kadar iyi sonuçlar elde etmeyi beklemiyorduk.”
Geçtiğimiz yıllarda antibiyotiğe karşı direnç sorunu ve bağışıklık sisteminin düşmesi tıp alanında tartışmalar yaratmıştı. Kim bilir belki de soruna çare, arılardan gelecek.
Haberi ve videosu için :
http://tr.euronews.com/2014/09/15/bal-arisi-antibiyotige-alternatif-mi-oluyor/
Bildiğim kadarıyla bal içinde mikrop(bakteri) üreyemeyen bir gıda. Ve varsa bakteride ölüyor. Bazı tedavi yöntemlerinde balı yaraya felan sürerler, böylece yara enfeksiyon kapmasın yani..
Sonuçta Arı bir mucize (=ulaşamadığımız çok üstün bir teknoloji)..
Felâsife
18-12-2014, 06:58
.... Kim bilir belki de soruna çare, arılardan gelecek.
Sonuçta Arı bir mucize (=ulaşamadığımız çok üstün bir teknoloji)..
Bence soruna çare bulmak bir mucize değilde, sorunun bizatihi kendisi bir mucizedir.
Bir arkadaşım vardı, bal yemezdi.
Bir gün neden yemediğini sordum.
"Arkadaş, o arı o balı senin için üretmiyor, kendi için üretiyor.
Biz ne yapıyoruz.
Arının kendi için ürettiği o balı, arıdan ÇALIYORUZ."
O yüzden ben bal yemiyorum demişti.
-----*
İki gün memlekette bir cenaze için gitmiştim, cenaze defnedildi, o akşam o evde kaldık ve süt filanda içtik, hatta içenler harikâ süt filan deyip içmişti, bende içtim tabi, süt enfesti.
Sabah 7 de kalkıp, çevreye ahırlara baktım ev sahibiyle, sonuçta her gün köye gitmiyorum, 20 seneden sonra ilk kez gittim.
Şartlar zor, neyse ahırda bir inek iki gün olmuş yavrulamış, yavruda çok sevimli bir yavruydu, kendi kendine zıplıyor filan, ama diğerleri gibi o da bağlıydı.
Ev sahibi bağını çözer çözmez, buzağı acıkmış olmalı memeye öyle bir yapıştı ki sormayın, bende öyle baktım bu manzaraya.
Bu arada ev sahibin hanımıda koca 1 kova sütü sağmış, üstünede bir kapak kapatıp dışarı koymuştu.
Diğer kovayı sağarken, dışarı çıktım, baktım evin kangal köpeği kafasını kovanın içine gömmüş, sütü şap şap içiyor.
Dedim köpek sütü içiyor, :D hoşt moşt dediler ama yapacakta bir şey yok, süt gitti, artık köpeğin yalına katarız diye sütü kaldırıp yukarıya astı.
Bu arada ev sahibi kadın diğer kovayı sağmak için içeri girdi, ben dışardaydım, 1dk. sonra çıktı, inek tepti kova devrildi dedi.
Hata kadıncağız bayağıda korkmuştu, bu yaşıma geldim ilk kez böyle birşey yaşadım, bu inek hiç böyle bir şey yapmazdı, ilk kez korkuyu hissettim dedi.
Sonuç bir kaç dakika içinde iki kova süt puf oldu.
Eskiler bu tip olaylara nazar derler, hatta bu olayı duyanlarda dediler zaten, bu bence daha derin ibretlik bir TABLO idi.
Tabi bu benim için ibret, başkası için nazar, bir başkası içinde hiç bir şey ifade etmeyen bir olaydır.
Bu inekte mesela sütü bizim için üretmiyor, yavrusu için üretiyor ama ne hikmetse bu "süt"te mucize olur, onu çalmamız hiç gündeme gelmez.
Hatta böyle bir şey olsa bile, olur mu canım o insan için üretilmiştir, inek insana hizmet için vardır! denir.
Bunu en modern kafada, en dindar kafada böyle düşünebilir, ayrımı yoktur, neticede insan için inek "süt fabrikasıdır" veya "organik makinedir" ötesi değildir.
Özetle hastalıklara çare bulmak mı mucize?
Yoksa neden hastalandığımızı bulmak mı mucize?
Bilemedim.
Bildiğim; insanoğlunun kendini inanılmaz şekilde kutsal gördüğüdür.
Arının kendi için ürettiği o balı, arıdan ÇALIYORUZ.
O zaman balıkta yemesin zira balık da belkide kendini bizim tarafımızdan yenmek için büyütme gibi bir fikre sahip değildir. Yada tavuk, yada inek, mesela ineğin düşüncesi ney acaba ? sütü niye yapıyor ? çocuğu olmadığında neden yapıyor ?
Yani bilirim eskiler söylerdi bizde, yavrusu olan ineğin yavrusuna danaya yani :) süt emzirmesine öncelik verilir. Ama yavru her zaman yokya, hem ineğin sütü yavrunun ihtiyacından da fazla gelir.
O arkadaşa bu mesajı iletde balık da yemesin.
Hem konu bu değil, bu da yan konusu diyelim de, 1 gram bal yapabilecek teknolojimizin olmadığı ne kadar acı değil mi !
Arı kendine yeterinden fazla bal yapar ayrıca, eğer arıya bal yetmeseydi arı ölürdü, hiç bir bal arıcısı arısını düşünmeden üretim yapmaz, arının kendi ihtiyacını ona bırakır, fazlasını alır, böylece üretim devam eder...
Ayrıca arı ile ilgili daha çok şey var ki, beni bırak insanlığın gücü yetmez yazmaya.
Mesela arıyı ilk inceleyen bilim adamlarına göre arı nın uçması imkansız mış, böyle aeordinamik olmayan bir böceğin uçması onlara göre şaşırtıcı.
aliyarasfal
18-12-2014, 13:00
Alpha;
Doğadaki vahşi inekler yavrusu yokken(memeliler) süt üretmez. Az bilgilen bu konularda, sen evcilleştirip ıslah ettiğin için bol bol süt veriyor hayvanlar.Yani insan oğlu bozduğu için biyolojilerini süt verirler.
Sen holştayn inekleri yaratılmış hazır süt makinası sanadur, karasığır hiç görmediğin nasılda belli.:)
Bak bir anne emzirdiği sürece anne memesi süt üretir , işte bu sağma olayı emme işlevi gibi refleksle süt üretimini devamlı kılar. Sağma-emme olmadığında süt üretmez normal memeli canlılar.
Şimdilik saygımla gittim...
Vahşi inek ile vahşi olmayan inek ayrı tür bence.
aliyarasfal
18-12-2014, 13:11
Vahşi inek ile vahşi olmayan inek ayrı tür bence.
İbret alınacak, alındı. Vahşi inekle evcil inek ayrı türdür, tanrısı evcil inek yaratmış alpha için.:)
alpha insan yanılır, hata yapar, bunu inat ederek doğru yapamazsın. Bence zorlama .
Şimdilik saygımla gittim...
Konumuz arı, ve arı nın muhteşem bal ı..
Konuya dönelim derim; arı manyak, ihtiyacından fazla bal yapıyor, arı nın yaptığı bal alelade bir yiyecek değil, çok güzel ve oldukça faydalı, besleyici vs. Şimdi arı nın bu teknolojisine dünyadaki tüm bilim adamları birleşse ulaşamıyor.
Ne onun gibi uçan bir şey yapabilirler, ne de onun yaptığı kalitede 1 gram bal yapamazlar.
Ayrıca arıların çiçek tozlanmaları gibi (bizede yarıyor bu) faydaları var.
Felâsife
18-12-2014, 13:42
Konumuz arı, ve arı nın muhteşem bal ı..
Tabi ben diyeceğimi dedim, gerisi mucize midir yoksa nedir ona okuyana kalır.
Et, balık, sütte yemesine gelince bu bir BİLİNÇ işidir, bu bilince ulaştığınızda da süt içersiniz, bal yersiniz sorun olmaz.
Sorun insanın ne içtiğini ne yediğini İDRAK etmesindedir.
Tanrı bunu bizim için yarattı dediğinizde, elbette ki onda "mucizeler" bulunacaktır, benimde sözüm zaten bu mucize meselesinedir.
Mucize dediğimiz şey gerçekte nedir?
Netice tüm modern insanlık sizin baktığınız açıdan olaya bakmaktadır, tüketim toplumu kavramı yeni bir şey değildir, insanlar ŞEHİRLEŞTİĞİ sürece kendi içinde gelişerek varola gelen bir şeydir.
Şİmdi bala bakalım ;
- Balın içinde 15 çeşit şeker var. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanabileceği bir gıdadır.
- Balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Mikrop felan içinde olmaz yani. Bundan dolayıdır ki yaralara ve yanıklara sürülmüştür.
- Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hem de tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.
- Bal pH'ı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler.
- Araştırmalara göre bal aynı zamanda bağırsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir.
Bal anısı :
Rize'ye gitmiş iduk, tur ilen. Bilişim Uzmanları gezisi, ist un bazı büyük firmalarının bilişimcileriyiz biz. Oraya vardik ve bal çarşisi gibi bir yere cittuk. Balcı dükkanları gezer iken, kaliteli balları testte ettik. Adam ortaya açdı balı, yan taraftaki dükkanda fırın. Aldık oradan ekmeği, 15-20 kişi idik başladık yemeye, hemde sohbet ediyoz balcı abiyle, öylemi böylemi şöylemi, felan filan, derken bi arkadaş dediki, abi bu anzer bali varya şimdi bunu nasıl ayırt edeceğiz ki dedi ?, abi de dur bi snye dedi, hemen arkaya ofis tarafına doğru geçti, ordaki dolaptan üstteki bi kapaği açdı, bir testi gibi bir kap çıkardı, dikkatlice bir çay kaşığına aldı, arkadaşa getirdi, dedi ki ahanda bak işte bu dedi, kaç paradır kilosu diye sordular abiye, 800 tl dedi, bi başkası hemen şaka yaptı: "1 kaşık yedin hakan, 25 tl öde :)".
sayın felasife,
tamam mucize demiyorum, diyorum ki, insan oğlunun bugün ulaştığı son teknoloji ile ulaşamayacağı çok yüksek bir teknolojidir "bal".
Tüm insanlık birleşse, üretemeyiz.
böyle bakalım olaya.
Felâsife
18-12-2014, 13:56
Tüm insanlık birleşse, üretemeyiz.
böyle bakalım olaya.
Olana olduğu gibi bakmak, olanı yorumlamaktan her zaman çok daha kıymetlidir, eyvallah. :)
patasana
18-12-2014, 14:47
Şimdi arı nın bu teknolojisine dünyadaki tüm bilim adamları birleşse ulaşamıyor.
Ne onun gibi uçan bir şey yapabilirler, ne de onun yaptığı kalitede 1 gram bal yapamazlar.
Ayrıca arıların çiçek tozlanmaları gibi (bizede yarıyor bu) faydaları var.
Hiç araştırdınız mı bu iddialı cümleleri kurarken?
Elinizin altında google var ama zahmet edip bir baksaydınız keşke.
Yaşadığınız yüzyıldan haberiniz yok, hala yüzyıllar öncesinin gözlüğüyle günümüz dünyasını görmeye çalışıyorsunuz.Hadi bunlar geçtim hayal gücünüz de mi yok?
Bilim adamları sizin gibi düşünmemişler "lan biz arı gibi bişey yapamayız uçuramayız" dememişler. (büyük ihtimal müslüman değiller)
Robot arı yapmışlar, ileride bunu geliştirerek, yarın birgün arılar yok olursa onun yerine tozlaşma ve diğer görevlerini yerine getirmesi için kullanmayı düşünüyorlar.Hatta arama kurtarma gibi faaliyetlerde bile..
Ben trt hd-gelecekteki dünya programında izledim.Sizinde izlemenizi tavsiye ederim.
Bal yapmaya gelince;
http://4.bp.blogspot.com/-aKPw84ihVk4/UQr0mDaV9nI/AAAAAAAADRo/7aphC6MqwIQ/s1600/karikatur-bal-yapmayan-ari.jpg
:)
sayın halilluo, başladım yazını okumaya, sandım bir şeyler mi var acaba keşfedilmiş vs., olabilir mi dedim kendimce, pek de ihtimal veremedim aslında, sonra ahanda bir baktım link var yazının sonunda, sonra gördüğüm link pek çarpıcı gelemedi, hani gov edu gibi bir şey değildi, science magazin lerden biride değildi, ve kötüsü blogspot idi, hani avamın yazdığı blog tarzı, sonra baktım linke ve gördüm, gülümsedim, bu kadar laf bu link içinmiydi abe beya..
hala diyorum ki 1 gram balı bırak 1 gram yiyecek dahi yapmaya teknolojimiz yetmiyor.
aliyarasfal
18-12-2014, 15:33
Alpha;
Adam sana bilgi amaçlı link vermiş, burun kıvırdığın nedir? Kutsal sandığın 7. yüzyıl beyinden habersiz, dünyayı evrenden önce yarattım diyen ,kafayı cinsellikle bozmuş kurgundan daha mı kötü okudukların?
Ne yapalım bu durumda, yapamadığımız her şeyde onu yapana mı tapalım?Arıya mı tapalım nedir bundan çıkacak ders?
Bal örneğin benim çocuğum için ölümcüldür. Çünkü alerjisi var. Ne oldu şimdi, nereye varmış oldun? Güneşte yapamayız, ama madde gayet güzel kendi özellikleri gereği çekim, etki tepki bir yığın fiziksel kimyasal özelliğiyle bir araya gelip yıldızları oluşturuyor.
Sonuç?
Kurgu uyduralım, o yapıyor diyip tapalım. Bu mudur?
Soru sana; yaparsak ne olur? Yapılamaz iddianız hep aynı saçmalıkla devamda. Hücre yapılamaz iddiası ve dna yapılamaz iddiası güme gidince, hadi organize canlı yapına dönüştü, organ yapma (üç boyutlu yazıcılarda) çalışmaları başlayınca iş insan yapamazsınıza dönüştü.
Yahu yapsak ne olur? Tanrının varlığı yokluğu mu kanıtlanmış olur?
Nedir varacağın sonuç?
Hadi bal yapında görelim mi diyorsunuz? Yani balı yaparsak tanrı mı oluruz?
Tebe he yav.
Sadede gel, nedir iddian?
Şimdilik saygımla gittim...
patasana
18-12-2014, 16:20
sayın halilluo, başladım yazını okumaya, sandım bir şeyler mi var acaba keşfedilmiş vs., olabilir mi dedim kendimce, pek de ihtimal veremedim aslında, sonra ahanda bir baktım link var yazının sonunda, sonra gördüğüm link pek çarpıcı gelemedi, hani gov edu gibi bir şey değildi, science magazin lerden biride değildi, ve kötüsü blogspot idi, hani avamın yazdığı blog tarzı, sonra baktım linke ve gördüm, gülümsedim, bu kadar laf bu link içinmiydi abe beya..
hala diyorum ki 1 gram balı bırak 1 gram yiyecek dahi yapmaya teknolojimiz yetmiyor.
İşte bak hala gözlüğünü çıkaramamışsın arkadaş.Hala armut piş ağzıma düş.
Güzel kardeşim, ben ne yazmışım zahmet edip bir google baksaydın demişim ancak sen hala bakmamışsın.Benden link mi bekliyorsun?Zaten paylaştığım linklere tıklama zahmetine bile katlanmıyorsun.
önce www.google.com (http://www.google.com) buraya tıkla sonra "robot arı" yaz bak bakalım neler var araştır, soruştur.
Ondan sonra gel burada bilim adamlarının tümü birleşse onun gibi uçan birşey yapamazlar falan diye cümleler kur.
Bilgi sahibi olmadan, doğru fikir sahibi olunmaz.Ben burada yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum sana da tavsiyem yeni şeyler öğrenmeye çalışman, araştırman.
Linki gülelim diye paylaştım ancak sen yazıyı okuma zahmetinde olmadığın için ana fikrin linki sandın bravo:)
patasana
18-12-2014, 16:26
http://robobees.seas.harvard.edu/
http://www.youtube.com/watch?v=hEZ7rHRifVc
http://www.scientificamerican.com/article/robobee-project-building-flying-robots-insect-size/
http://www.ntvmsnbc.com/id/25439805/
http://www.haber7.com/bilim/haber/1057782-hazir-olun-simdi-de-robot-arilar-geliyor
http://www.sabah.com.tr/yasam/2013/08/02/dogayi-robot-ari-kurtaracak-1375390988
Yıldıztozu
18-12-2014, 16:41
Doğa insanlıktan daha kuvvetlidir.
Tabiki insanlar üretemeyebilir bal.
Doğa her zaman güçlüdür.
Tabi doğa bu gücü kendi bilincinden mi alıyordur yoksa başka bir bilinç tarafından mı güçlendirilmiştir bilinmez.
Zahmet edip google a bakmak.. Yahu burası forum linkleri sen vermelisin, ben duydum var, deyince senin yazdığın eksik kalıyor demek istedim bu bir.
İkincisi verdiğin linkleri inceledim, verim olarak arı ya göre oldukça ilkel bir teknoloji. Enerji durumu, atiklik, vs, henüz ilkel aşamada. O zaman "arı" kadar iyi bir robot değil, olsa olsa bir ilkel taklidi. Şimdi bende tahtayı oysam, hafif bi uçan bişi yapsam havada 10snye felan kalsa, buna arı yı aynen yaptım diyebilirmiyim. İşte bu aletlerde de başarı oranı baya bi düşük. Neye göre düşük, "arı" ya göre.
"Akıllı telefonlarda kullanılan işlemciler bile RoboBee için çok büyük olduğu gibi, robotun enerji kaynağı da bulunmuyor. RoboBee’nin birçok prototipi, kanatlarına maksimum 10-15 dk enerji sağlayan enerji kordonları kullanılarak uçabildi."
gibi cümleler. Ki daha fazlası da var. Bu teknoloji ile beyin yapmaktan bahsediliyor ki bu zaten başlı başına YZ olayı. yani yapay zeka. Arıyı mekanik olarak tamamen yapabilsen bile beyin olayı ondan da karışık.
Bu verdiğin yazılardaki işlerin arkasında koskoca ekipler ve dahası insanlığın koskoca bir bilgi birikimi var. Bravo onlara, tebrikler, inşallah teknolojileri daha da ilerler ki belki arı kadar verimli bir robot da yapabilirler.
Onlara teşekkür ettiğim gibi, "arı" yı icat ettiği ve bizim hizmetimize sunduğu için ALlah'a da teşekkür ediyorum. Arı bize hem besin veriyor, hem de çiçeklerin döllenmesi gibi çok önemli bir ekosistem işini yerine getiriyor. Einstein mı demişti ;
arılar yok olsa dünyadaki hayat bitermiş.. O mu demişti ? hatırlayamadım bak şimdi, google'a bakmayada üşeniyorum. :)
Saygılar..
.. yanlış oldu, buraya yazmıcakdım..
patasana
18-12-2014, 18:05
Ne onun gibi uçan bir şey yapabilirler, ne de onun yaptığı kalitede 1 gram bal yapamazlar.
Ayrıca arıların çiçek tozlanmaları gibi (bizede yarıyor bu) faydaları var.
Bu verdiğin yazılardaki işlerin arkasında koskoca ekipler ve dahası insanlığın koskoca bir bilgi birikimi var. Bravo onlara, tebrikler, inşallah teknolojileri daha da ilerler ki belki arı kadar verimli bir robot da yapabilirler.
Ya arkadaş sen benim verdiğim linke tıklamadan alıntı yapıp üstüne farklı yorum yazan birisin kalkıp linki sen vermelisin diyosun:)
Al ben sana kendi kendine verdiğin cevapları sunuyorum okuyanlar karar versin.
yazımı okumadın galiba haliluo, "ya arkadaş" bak önceki yazıma alıntı senin linkinden, şimdi söyle utandınmı ? :)
patasana
18-12-2014, 18:47
Konuyu baştan sona okuyanlar kimin utanıp utanmayacağını takdir ederler alpha.
Sende bir konu açmadan önce onu araştır, soruştur hem inekten hem arı'dan tokat yeme bi daha ki sefere.
Ya arkadaş sen benim verdiğim linke tıklamadan alıntı yapıp üstüne farklı yorum yazan birisin kalkıp linki sen vermelisin diyosun:)
Aşağıdaki linke atfen kurdum cümleyi
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=534504#post534504
Bildiğim kadarıyla bal içinde mikrop(bakteri) üreyemeyen bir gıda. Ve varsa bakteride ölüyor. Bazı tedavi yöntemlerinde balı yaraya felan sürerler, böylece yara enfeksiyon kapmasın yani..
Bakteri ürememesinin sebebi içeriğinde su miktarının çok çok düşük olması. Benzeri şekilde reçellerde de şeker olduğu halde, üreme yok veya çok düşüktür.
Asıl antibakteriyel etki propolisde bulunur. Fenolik yapı çok yoğundur.
Sonuçta Arı bir mucize (=ulaşamadığımız çok üstün bir teknoloji)..
Mucize?
Bal arısı ile tedavi edemediğin hastalık için benden ilaç almıyormusun?
Benimki de mucize, gel... Al.
:flock:gelip, :flock: gidecek adamsın valla.
Ayrıca 13 farklı laktik asit diye bir şey olmaz. 2 kiral merkezi vardır ve toplamda 4 adet izomeri vardır.
Merhaba Aera,
mucize kelimesini çıkar, gerisini oku, eczanede satılan ilaç ulaştığımız bir teknolojisi ancak bal ulaşamadığımız bir teknoloji. mucize kelimesini felan unut. burdan bakalım.
şimdi söyle o labında bir gram bal yapabilir misin yapamaz mısın ? Yada istersen yanına dünyanın geri kalanını da al..
sertanyaril
19-12-2014, 12:06
Merhaba Aera,
mucize kelimesini çıkar, gerisini oku, eczanede satılan ilaç ulaştığımız bir teknolojisi ancak bal ulaşamadığımız bir teknoloji. mucize kelimesini felan unut. burdan bakalım.
şimdi söyle o labında bir gram bal yapabilir misin yapamaz mısın ? Yada istersen yanına dünyanın geri kalanını da al..
Tıp bugün binlerce hastalığı ortadan kaldırdı. Binlerce ilaç üretti. Yüzlerce sakatlık ve yaralanma için tedavi üretti. Şundan 50 sene öncesine kadar 40 yaşını geçmiş biri için ömrü uzun denirdi. Bugün sen hayattaysan bunu tıbbın gelişmiş olmasına borçlusun, daha bebekken verem, zatürree, çocuk felci olabilirdin. Yaş ortalamasını 30 lardan 80 lere çıkarmışlar.
Gelmiş burada ahkam kesiyorsun. Doğa kendi kendine tedavi üretmiş, Allah ın hikmetiymiş. Doğanın tedavi üretmediği binlerce hastalık ne oluyor peki?
Ayrıca bugün bilinen ve yediğin her türlü meyve doğal seçilim süreciyle insanlığın sayesinde türetilmiştir. Bu yediğimiz meyve ve sebzelerin eski hali yenmez durumdaydı. İnek, koyun vs... hepsi evcilleştirilmiş hayvanlardır. Zamanla insanların kendi ihtiyacına göre yapay seçilimle değiştirilmişler.
Köpek dediğimiz tür 20 bin sene önce kurtmuş yine insan eli var türemesinde.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışma. Gidip biraz Cosmos belgeselini izleyin.
Yaw sacmalama şu teknolojik hayat bizi mahvetti, radyasyon, çevre kirliliği, elektromagnetik birsürü dalga, bir de müthiş yoğun işlerin stresi, ayrıca her şey yapay, organik bişi bulmak zor, hayatımız mahvolmus, sende diyorsun uzadı hayatımız iyi oldu felan.
Bak bizim yaylarda yaşayanlar 100ü görürler, 80 de iş yaparlar, odun, ot taşırlar.
Örnek canlı ; anneannem 90 ı geçti 90küsüründe, kendiside bilmiyo yaşını kesin.
BU teknoloji, bir de sigarayı çok içiosan, bitiosun, ya ölüyon yada ölmesen de sürünüosun.
Akşama kadar saatlerce cep telefonu kullanıom, akşamda baş ağrısı çekiyoz. Wireless internet olmayan ortam yok, iş yerini bırak evde bile sağdan soldan onlarca wifi. Artı cep telefon yayınları, artı radyo, artı tv, kimbilir başka neler..
Pazara gidioz, markete gidioz, domates alcaz. hepsi ilaçlı. Şekli güzel geliyoya gözümüze.
Emekli olana kadar yaşarsam, gidicem son zamanlarımı stressiz, karadenizde yaşayacam. Ama o zamana kadar vücudum tükenecek galiba.. Dayanmaz ki bu ortamda.
Tıp üretti diyorsun, nerde amcam kanser olduğunda. Kanserin tedavisi yok. Kemoterapi diye saçma sapan bir ilaç var. Zaten bazı doktorlar karşı kemoterapiye.
Kazanamayacağınız savaşa girerseniz, daha kısa zamanda ölüyorsunuz.
Eğer hiç kemoterapi almazsan biraz daha uzun yaşayıp ölüyorsun. Bu böyle.
Sonra neye çare bulundu, gribemi ? Virütik gribin çaresi yok. Sakat diyorsun, yapay göz mü yapıldı. Yada insan bacağı kadar performanslı bir bacak. Kendi bacağın gibisi mi var ?
Tıp ilerledi elbette, onu demek istemiyorum. Ama gözünde de çok büyütme. Emin ol halledilen sorunlar, halledilemeyenlere göre devede pire.
Mesela eskiden bir başka amcamın eşi 8 çocuk doğurmuş diyorlarki 8 kadar ölüsü var. Eminim basit basit nedenlerden öldü onlar. İyi bir hastahanede olsaydı doğum, bu ölümler %80 azalırdı. BUrada tıbbın faydası var.
Ama tıp ömrü uzatmaz, senin yaşam şeklin ömrü uzatır, o da genimizde yazan ölümcül programlada sınırlı onu unutma. Yani illaki öleceksin, istersen bir fanusta yaşa. Mikrop felan girmesin.
Ama sağlıklı yaşam asla istanbul gibi bir keşmekeşin içinde yaşamakla olmuyor.
Alpha, eğer sen 2000 - 3000 yıl önce yaşasaydın, kesin peygamber sayılırdın. Gerçi şuan zaten 2000 - 3000 yıl geride yaşıyorsun ama anlayacağını pek sanmıyorum.
huh, benmi ? huh demek en güzel cevap zaten..
yani böle alakasını kuramadık, o zaman bu cevap huh oluyor cevap.
2000 - 3000 yıl geride yaşıyorsun derken, acaba 2000 yıl önceki insan medeniyetinimi kast ediyorsun. Acaba o zamanlar "IT Operations Manager" diye bir meslek varmıydı ki ben işsiz kalmayayım. Hıı ne dersin ?
Nana Buluku
19-12-2014, 19:36
Tıp üretti diyorsun, nerde amcam kanser olduğunda. Kanserin tedavisi yok. Kemoterapi diye saçma sapan bir ilaç var. Zaten bazı doktorlar karşı kemoterapiye.
Kazanamayacağınız savaşa girerseniz, daha kısa zamanda ölüyorsunuz.
Eğer hiç kemoterapi almazsan biraz daha uzun yaşayıp ölüyorsun. Bu böyle.
Sonra neye çare bulundu, gribemi ? Virütik gribin çaresi yok. Sakat diyorsun, yapay göz mü yapıldı. Yada insan bacağı kadar performanslı bir bacak. Kendi bacağın gibisi mi var ?
Tıp ilerledi elbette, onu demek istemiyorum. Ama gözünde de çok büyütme. Emin ol halledilen sorunlar, halledilemeyenlere göre devede pire.
Mesela eskiden bir başka amcamın eşi 8 çocuk doğurmuş diyorlarki 8 kadar ölüsü var. Eminim basit basit nedenlerden öldü onlar. İyi bir hastahanede olsaydı doğum, bu ölümler %80 azalırdı. BUrada tıbbın faydası var.
Ama tıp ömrü uzatmaz, senin yaşam şeklin ömrü uzatır, o da genimizde yazan ölümcül programlada sınırlı onu unutma. Yani illaki öleceksin, istersen bir fanusta yaşa. Mikrop felan girmesin.
Ama sağlıklı yaşam asla istanbul gibi bir keşmekeşin içinde yaşamakla olmuyor.
Kanserin tedavisi var ancak erken teşhis şart.Yeni ilaçlar bulunuyor ancak tüm kanser türlerinde etkili değil.Tek çözüm kemoterapi değil.Kesin olarak tedavisi yok diyemeyiz.Kesin olarak tedavisi bulundu da diyemeyiz.
Gribin çaresi kendine dikkat etmendir.Neden tedavisi olmadığına gelecek olursak:
. RNA'nın kopyalanmasında hata oranı yüksek olduğu için, virüs genomu sürekli değişim halindedir. Ayrıca, aynı hücreyi birden fazla virüsün enfekte etmesi durumunda viral RNA parçaları birbirleriyle karışıp yeni genetik kombinezonlar oluşturabilirler. Bu nedenlerden dolayı vücudun bir grip türüne karşı kazandığı bağışıklık ertesi yıl ortaya çıkan yeni bir salgına karşı genelde etkisiz olur.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Grip
Tedavisi vardı da biz bulamadık diye bir şey yok.
Kendi bacağımız kadar olmasa da biyonik bacak şuana kadar ki yapay bacaklar arasında en iyisi.Bu bacak insanın sinir sistemine bağlı.
Verdiğim linke bakarsan ne kadar iyi bir şey olduğunu anlarsın.İleride biyonik bacaktan kat kat iyi yapay bacaklar yapılacağına eminim.Kendi bacağını aratmayacak.İleride yapay gözde yaparlar.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25468738/
Müslümansın ancak ömrün ve ecelin ne olduğunu bilmiyorsun.
İslama göre Allah'ın sana verdiği ömrü uzatma gibi bir şey yok.Herkesin ne zaman öleceği belirli.Ömür doğumundan ölümüne kadar ki olan zaman dilimi.
Merhaba Aera,
şimdi söyle o labında bir gram bal yapabilir misin yapamaz mısın ? Yada istersen yanına dünyanın geri kalanını da al..
Dostum alpha ;
Sorduğun soru çok gereksiz ve mantıksız. Neden mi?
Aynı soruyu değiştirip ben sana sorayım.
Şimdi söyle, o kovandaki arılar bir gram aciclovir yapabilir mi, yapamaz mı? Yada istersen yanına dünyanın geri kalan arılarını da alsınlar.
Kuşların tüylü kanatları var diye bende laboratuarda tüylü kanat yapmak zorunda değilim. Bu beni kuşdan geri bırakmadığı gibi Boeing yaparım. İkide motor takarım o kuşun aylarca gidemediği mesafeyi, 2 saatte giderim. Fakat buda kuşu benden geri bırakmaz.
Anlıyacağın arıya balı için mucize diyorsan, bana da aciclovir için mucize demelisin. Kuşdaki kanat mucize gibi geliyorsa, Boeing de ki motorlar mucizenin Allahı :)
Birde insan nüfusu anormal derecede arttı. Börtüye böceğe, dona soğuya kaptıracak domatesimiz yok. O yüzden domateslerin hepsi ilaçlı. Tavşan gibi üremeyi bırakırsak (en az 3 çocuk yapmazsak) domatesde ki ilaç azdan hiçe doğru gidecektir.
Sağlıcakla kal.
mucize kelimesi kaldır, deki, "yüksek teknoloji ürünü" de... ondan sonra tekrar yaz. Genel olarak yaratılmış olan canlılıkdaki tüm ürünler böyle, yani yüksek teknoloji. Kİme göre yüksek, insanlığa göre. İnsanlığın teknolojisine göre. Örneğin 1 gram kan var mı ? Yada 1 gram yapay yiyecek insan teknolojisinde. Yada insan gözünün yerini tutabilecek bir teknoloji. Yada böbrek vs. Yada yapay bacak yapıyorlar hani, ne kadar başarılı. Bunların hiç biri ama hiçbiri mucize değil, insanın yoktan varedilmesi de dahil mucize değiller. Hepsi bilimsel birer olay. Sende bir insan yapabilirsin, yada benzeri bir canlı. Tabii eğer dna kodlamasını bilmelisin, ve üretebilecek teknolojinde olmalı gibi. Bak ben mucize demiyorum, ben demediğim halde sende deme. Bunların hepsi bilimsel şeyler. Mesela arı nın bulutun arkasındaki güneşin yerini bilmesi, ve bunu diğer arılara lokasyon bilgisini verebilmesi çok iyi bir teknoloji. Bunların küçümsenecek bir yanları yok. Kim yapmış ise kendisine bravo. En azından bunu diyebilmelisin. Ama kendiliğinden olması çok saçma. Fizik kuralları olabilir, ama hiç bir fizik kuralı bir jet motoru üretemez.
Nana Buluku
22-12-2014, 18:25
http://www.haberler.com/seker-pancarindan-yapay-kan-uretilecek-6661564-haberi/
http://www.milliyet.com.tr/yapay-kan-2-yil-icinde-hazir--pembenar-detay-genelsaglik-1465596/
Yapay kan.
http://www.sabah.com.tr/saglik/2013/11/14/fotokopi-makinesiyle-yapay-organ-uretildi
Yapay böbrek.
http://www.milliyet.com.tr/yapay-goz-icin-ilk-adim/gundem/gundemyazardetay/18.02.2013/1670106/default.htm
http://www.elektrikport.com/haber-roportaj/yapay-goz-ile-gormeye-basladi/8005#ad-image-0
Yapay göz.
Bunlar yapılmış ancak mükemmel değiller.Geliştirilmeye çalışılıyor.
Yapılmadı diye kesin konuşmamak lazım.
mucize kelimesi kaldır, deki, "yüksek teknoloji ürünü" de... ondan sonra tekrar yaz. Genel olarak yaratılmış olan canlılıkdaki tüm ürünler böyle, yani yüksek teknoloji. Kİme göre yüksek, insanlığa göre. İnsanlığın teknolojisine göre. Örneğin 1 gram kan var mı ? Yada 1 gram yapay yiyecek insan teknolojisinde. Yada insan gözünün yerini tutabilecek bir teknoloji. Yada böbrek vs. Yada yapay bacak yapıyorlar hani, ne kadar başarılı. Bunların hiç biri ama hiçbiri mucize değil, insanın yoktan varedilmesi de dahil mucize değiller. Hepsi bilimsel birer olay. Sende bir insan yapabilirsin, yada benzeri bir canlı. Tabii eğer dna kodlamasını bilmelisin, ve üretebilecek teknolojinde olmalı gibi. Bak ben mucize demiyorum, ben demediğim halde sende deme. Bunların hepsi bilimsel şeyler. Mesela arı nın bulutun arkasındaki güneşin yerini bilmesi, ve bunu diğer arılara lokasyon bilgisini verebilmesi çok iyi bir teknoloji. Bunların küçümsenecek bir yanları yok. Kim yapmış ise kendisine bravo. En azından bunu diyebilmelisin. Ama kendiliğinden olması çok saçma. Fizik kuralları olabilir, ama hiç bir fizik kuralı bir jet motoru üretemez.
Yuzlerce, belki de binlerce mutasyonlar sonucu gunumuzdeki ari gorunume ulasmislardir. Zaten bal arisindan bahsediyorsun sadece, diger ari cinslerinin davranislarinin farkli olduklari gercegini herhalde biliyorsun.
Gunumuzde bal arisi populasyonu, tarim ilaclarinin sebep oldugu etkilerden dolayi devamli dusuyor. Sonucta, bu ilaclara dayanikli yeni bir turun cogalmasi kacinilmazdir. Tabi bal yapma yetenekleri de degisebilir. Arinin balinda oldugu soylenen antibiyotigi, ilk defa Alexander Fleming, Louis Pasteur'un, kuften elde ettigi penisilin ile sentezledigini de unutmayalim.
merhaba deizm,
gülüyorum;
1nci haber başlık ..ecek.. sonuç ? nerde fabrikası ? neden hala kızılay bas bağırıyor da bi kan fabrikası olnlar yapmıyor, saçmalamayalım, böyle bir şey yok..
Yapay böbrek haberinde de bunun için en az 10 yıl daha gerek diyor, bence 10 yıl sonra bakalım ve hala uygun böbrek bekleyen insanlar olacaktır..
Ayrıca şu noktaya çok dikkat etmelisin ;
"kök hücreden üretilen kan hücrelerinin " deniliyor.. Yani kesinlikle sıfırdan bir kan hücresi yapmak imkansız. Yine insandan elde edilen bir hammadde ile yapabilirsin ki bu da hücrenin kan hücresine dönüşmeden bir önceki hali, yani isimsiz hücre diyeyim sana. Peki diyelim kök hücreden kan hücresi yaptık. Şu an yapılmadı ama diyelim yaptık. BU sefer gerekli olan kök hücre üretimi nasıl olacak, onu da bir insandan mı alacaklar ?
Bunlar bir yerlerde bir şeyin benzerini yakalama haberi, ama birebir ok olmadığı için, sadece birer haber olarak kalmaya devam edecekler..
Merhaba vartor, senin tahminlerin birer teori, kaçınılmazdır kelimesi ile kesinlikle mi demek istiyorsun ? Hiç de bilimsel değilsin, olmamış şeylerin olacağını hiç bir deneye gerek bırakmaksızın nasıl da "kesinlikle" olarak yorumlarsın. Gelecekte böyle olacak kesinlikle. Güzel tahmin. Bence de arı türü yokolacak ve balsız kalacağız kesinlikle. Bu da bir tahmin.
MUtasyonlar öylemi, demek ki arı "bal"ı tutturana kadar baya uğraşmış, o arada ne yedi ne içti kim bilir.
mucize kelimesi kaldır, deki, "yüksek teknoloji ürünü" de... ondan sonra tekrar yaz. Genel olarak yaratılmış olan canlılıkdaki tüm ürünler böyle, yani yüksek teknoloji. Kİme göre yüksek, insanlığa göre. İnsanlığın teknolojisine göre. Örneğin 1 gram kan var mı ? Yada 1 gram yapay yiyecek insan teknolojisinde.
alpha ;
Kan yüksek teknoloji ürünü değildir. Teknoloji kelimesinin anlamını bile bilmiyorsun. Boeing motoruda "yaratılan(!)" kuşa göre yüksek teknoloji o zaman. 1 gram kan yoksa da tonlarca sentetik madde var.
Yada insan gözünün yerini tutabilecek bir teknoloji. Yada böbrek vs. Yada yapay bacak yapıyorlar hani, ne kadar başarılı.
Yahu illaki birinin göz mü yapması lazım? O zaman sorarım sana "tasarlanmış" dediğin ne kadar başarılı? Monokromatik hatalı bir organdır göz.
Bunların küçümsenecek bir yanları yok. Kim yapmış ise kendisine bravo. En azından bunu diyebilmelisin. Ama kendiliğinden olması çok saçma. Fizik kuralları olabilir, ama hiç bir fizik kuralı bir jet motoru üretemez.
Hiç kimsenin bir şey yaptığı yok. Hiç bir şey yaratılmadı. Bu gücünüze gidiyor ve oranızdan buranızdan mucize fışkırtıyorsunuz. Muczeye bak, kan kanseri... Mucizeye bak, Down sendromu... Mucizeye bak, apandisit... Aptal Tanrılarınızın beceremediği şeyleri toparlamaya uğraşan bilim insanlarıdır tek mucize...
Gerçekten kim yaptı ise bravo. :cheer2:
Bal arınızda antibiyotiğe falan alternatif değildir. Buda gücünüze gitmesin...
Nana Buluku
23-12-2014, 17:33
alpha ;
Yazının sonunda zaten geliştirilmeye çalışılıyor yazdım.Sen yapılmadı diye kesin konuşuyorsun.Yapılmadı değil yapılmaya uğraşılıyor.Ne kadar başarılı oldukları tartışılır ancak gelecekte çok daha iyileri yapılacaktır.
Valla ben hatalı görmüyorum, şu an çevreme baktım ve sonuç mükemmel, monokromotik felan uydurma kelimelere takılma sen baktığında (normal görüyorsan yani benim gibi) böyle yırtıklık varmı yani bazı yerler boşmu, yada renksiz mi, yada flumu,, hani yaşlandıkça olabilir ama sağlam insana göre değerlendirme yapıyoruz burada, ki ben gayet başarılı görüyorum, önemli olan sonuçtur, varmı daha iyi sonuç verecek bir şey, bırak yapmayı düşünemezsin bile. 576 megapiksellik bir görüntü, hem unutmaki megapiksel tek başına bir kameranın kalitesini belirlemez, az biraz pro fotoğrafçılık bilginiz varsa megapiksel belirleyici ana özellik bile değildir.
Bu monokormatik hikayesi şuna benziyor; yaw kulağım iyi duymuyor bak sadece belli frekans aralığındaki şeyleri duyabiliyor, neden karıncanın ayak sesini duymuyoruz vs gibi. Bir kere gereksiz veri engellenerek huzurlu bir ortam oluşturulmuş ondan, bilmem anlatabildim mi. Yani en sade bu şekilde anlattım ama umarım sen anladın. Bence sen olsaydın daha güzel anlatırdın, ama ben anlıyorumda senin gibi böyle güzel anlatamıyorum işte. Gözdeki olayda aynı, şimdi neden kızılötesi görmüyoruz veya polikromatik gibi, herneyse. Böyle bir şey işte.
Apandisiti hala patlatıp duruyorsun ama o eskide kaldı hala 2000 yılı öncesi verilerle gelme buraya, yoksa apandisit mecmuasını takip etmeyi bıraktınız mı ? Bence bu konuda üniversitelerin ve national geoprahic gibi yayınların en son ne yazdığını takiple. Apandisit adamın tiwtter hesabıda yokki takipleyek, belkide haklısın.
::::
http://news.nationalgeographic.com/news/2009/07/090730-spleen-vestigial-organs.html
Bir kere şu felsefeyide kafandan atmalısın, mükemmeliyet asla hastalıksız bir dünya demek değildir. Hastalığında bir amacı var, ve sen bunu bilmiyorsun. Bu dünya hayatı Allah'ın asla sonsuz, mükemmel, huzurlu, güzel, barışçıl, her istediğin olan, başın ağrımayan, tuvalate gitme ihtiyacın dahi olmayan bir ortam değil. Bunların hepsi ve daha fazlası eğer içindeki kötü nefreti atabilirsen tekrar yaratıldığında vadet edilen şeylerdir. O yüzden bunu karıştırma. Yine ben anladım ama sen anlamamışsın, ama dedimya benim anlatmam zor, keşke sen anlasaydın o zaman daha güzel anlatırdın. Benden bu kadar kusura kalma.
Saygılar..
deizm pardon yazının sonu aklımdan gitmiş :) o zaman bende senin yazını desteklemiş oldum, oluyorum.
saygılar..
http://news.nationalgeographic.com/news/2009/07/090730-spleen-vestigial-organs.html
Bir kere şu felsefeyide kafandan atmalısın, mükemmeliyet asla hastalıksız bir dünya demek değildir. Hastalığında bir amacı var, ve sen bunu bilmiyorsun. Bu dünya hayatı Allah'ın asla sonsuz, mükemmel, huzurlu, güzel, barışçıl, her istediğin olan, başın ağrımayan, tuvalate gitme ihtiyacın dahi olmayan bir ortam değil. Bunların hepsi ve daha fazlası eğer içindeki kötü nefreti atabilirsen tekrar yaratıldığında vadet edilen şeylerdir. O yüzden bunu karıştırma. Yine ben anladım ama sen anlamamışsın, ama dedimya benim anlatmam zor, keşke sen anlasaydın o zaman daha güzel anlatırdın. Benden bu kadar kusura kalma.
Saygılar..
Hatalı bir şeyi işaret ettiğimizde hatasızını yapmak gibi bir zorunluluğumuz mu var? Ne yazık ki göz kromatik kusurlu bir organdır. Belliki tasarımcısı kafayı çekmiş ve iyi planlayamamış.
2000 yıllık apandisit hikayeleri ile gelme bana diyerek linkte paylaştığın şeyi okusaydın be yaw. Tıpkı FDA nın domuz hakkındaki linkini okumadan paylaştığın gibi yapmışsın bunuda. Verdiğin linkte 2000 yıl önce belki bir işe yarıyordu ama şimdi nafile diyor. Kısaca özetleyeyim de.
Hastalığın bir amacımı var? Lütfen bana kan kanserinin amacını açıklarmısın... Kan kanserinin ne olduğunu değil, amacını. Aynı şekilde deveden geçen ölümcül Mers virüsünün amacınıda açıklarsın belki.
Amaçsallık çıkmazını saplanıp kalan her kişi teizmin kuklası olmaktan kendini kurtaramaz. Nitekim sende kusursuz hayatın tekrardan yaratıldığımız da bize sunulacağı hikayesinin kuklası olmuşsun. Hiç yaratılmadık ki, tekrarı olsun :)
Ayrıca şu kan kanserinin amacı hususunda ciddiyim. :playball:
Benim gördüğümde hata yok diyorum, hata sana göre, dolayısı ile hata sende, ben bakıyorum, ne bir fluluk ne bir yırtıklık var, ona kalırsa biride kalkar kızıl ötesi ışıkları göremiyoruz bu da bir hata der, işte aynen sen gibi saçmalar, kromoatik pnömatik ben gördüğüme bakıyorum ve görüntüde kusur yok, sen neyi göremiyorsun ? yoksa kalitesizmi, yo hayır değil gayet net. Göz kusurluymuş gülüm bari. Valla yıllardır kullanıyorum. Bir kusur göremedim. Kromatik kusurlu senin beynindeki psikopatik düşünce sadece. Deki senin görmen eksik de bana ve şunu göremiyorsun de.. Yada benim gibi milyonlarcası. 3 boyutlu görüyorum. Hemde 3d gözlük olmadan. çünkü 2 gözün amacı bu. Bunu göz ile ilgili tıp dünyası da söylüyor. Kromatikmiş hani nerde benim görüntüde eksiklik varmı yokmu ? Bir de Sarı noktaymış, işte kör nokta kusurmuş. Ne kadar bilim dışı yorum. Ya sen sonuca bak kardeşim, 2 gözünle bakıyosun ve delik, kara bir yer mi var gördüğünde. Ha adam hastalıklıdır onu konuşmuyoruz. Sağlıklı insan için diyorum. Hadi deki şunu göremiyorsun. Böyle saçma gayri bilimsel cümlelerle anca varılacak bir yer var. Ancak içinizdeki nefreti büyütürsünüz. Gerçekten bu böyle. Şimdi şu anda eminim ki gözünü çıkarıp atasın geldi değil mi. Elinde olsa, muhtaç olmasan onuda yaparsın. Çünkü gerçekten nefretin çok büyük. Bilim adamları diyorki 2 gözün amaçlarından biri 3d görmektir. Sende bir tez yaz, deki hayır değildir de. Ben bu 2 gözle 3d görmeyi anlamak için baya çalıştım. ANladım. Dedimya iyi anlarım, ama anlatmak zor. Derinlik, yani 3d. Bir gözünü kapat, sonra ikisini birden aç. Sana yakın olan bir nesne ile daha uzakta 5 metre uzaktaki bir başka nesneyi düşün. Aralarındaki boşluğun oluştuğunu anlamaya çalışmalısın. 3d işte orada herhangi bir nesneye karşılık gelmeyen aralık. Ama onu gözünle değil beyninle anlıyorsun, ben anlattım bi arkadaşa anlamadı. Tek gözle 3d görülemez. Ama beyin bazı bilgilere dayanarak tahmin ile işin içinden çıkıyor. İşte nesnenin büyüklüğü ile yakınlığı oransallama işlemi, ışık şiddeti, nesneden ses geliyor ise ses şiddeti gibi verilerden yararlanıp 3d düşünüyorsun, ama görmüyorsun.
Toplamda 2 göz + kirpiklerde dahil + sinir yolları + beyin görüntü işleme merkezi, hepsi görme sistemidir. Ayrı ayrı değerlendirme. Mesela 2 göz ile görme açısı ne kadar büyüyor değil mi ?
Bir de benim keşfettiğim bir şey var. Merkezin.. Bunu anlatmak baya zor, ama bende sağ göz merkez oluyor. Ve sanırım herkes de böyle. Sağ taraf merkez. Bunu anlatabilirim, bazı bir kaç ufak test ile anlaşılıyor, tabi anlayabilirsen. Kolay değil çünkü.
Verdiğim linkin titlesi bile diyorki; "Not So Useless After All, Studies Find" o kadar da kullanışsız değilmiş, çalışmalar buldu gibi bir şey..
Bu hayatın sonlanmasını sağlayan araçlardan biri amaç. Otobüsten ineceğiz sonuçta. Bunlara takılma, durağı gelen inecek, ben inmem diyeni gördünmü, yada inmemiş birini ? Sıra sana gelince sende ineceksin bende, o yüzden ha ayakta gitmişim ha oturarak. Önemli olan indikten sonra ne olacağı.
Sen ne istiyorsun, hiç bir şeyden etkilenmeyelim mi ? Hiç hastalanmayalım mı? nedir istediğin ? Hiç susamayalım felan belkide ? Yada koşalım ama yorulmayalım, yada çişimiz gelsin tuvalate gitmeyelim ? Ne istiyorsun ? Bunun bir şeklini söle hele bi.
Benim gördüğümde hata yok diyorum, hata sana göre, dolayısı ile hata sende, ben bakıyorum, ne bir fluluk ne bir yırtıklık var, ona kalırsa biride kalkar kızıl ötesi ışıkları göremiyoruz bu da bir hata der, işte aynen sen gibi saçmalar, kromoatik pnömatik ben gördüğüme bakıyorum ve görüntüde kusur yok, sen neyi göremiyorsun?..........
Kromatik kusur kelimesinin ne olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı? Gözün yapısından ötürü sahip olduğu kromatik kusurlardan haberin var mı? YOK...
Boş boş konuşma o zaman muhterem.
Göz kusurluymuş gülüm bari. Valla yıllardır kullanıyorum. Bir kusur göremedim. Kromatik kusurlu senin beynindeki psikopatik düşünce sadece.
Sende beyin olsa, bu cümleyi kurmazsın. Kromatik kusur kelimesinin ne olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı? İnsan gözünde tespit edilen kromatik kusurlar hakkında bir fikrin var mı? YOK...
Boş boş konuşma o zaman muhterem.
Verdiğim linkin titlesi bile diyorki; "Not So Useless After All, Studies Find" o kadar da kullanışsız değilmiş, çalışmalar buldu gibi bir şey..
Başlığı dikkat çekmek için konulmuş. İçeriğini okusaydın keşke. Madem okumadan laf olsun diye paylaştın, neden boş boş konuşuyorsun?
Boş boş konuşma muhterem.
Bu hayatın sonlanmasını sağlayan araçlardan biri amaç. Otobüsten ineceğiz sonuçta. Bunlara takılma, durağı gelen inecek, ben inmem diyeni gördünmü, yada inmemiş birini ? Sıra sana gelince sende ineceksin bende, o yüzden ha ayakta gitmişim ha oturarak. Önemli olan indikten sonra ne olacağı.
"Hastalıkların bile amacı var" derken, bilinen herhangi bir hastalığın AMACINI söylesene demiştim. Cevap? YOK...
Depremin amacı nedir misal? Sebepleri ve oluşum mekanizması değili amacı...
Kan kanserinin amacı nedir misal? Kan kanseri neyi kendisine amaç edinmiş olabilir? Sebebi değil, amacı...
Bu sorduğum soruya cevap bulamıyorsan... Boş boş konuşup durma muhterem :kiss:
sertanyaril
24-12-2014, 20:15
Tıp üretti diyorsun, nerde amcam kanser olduğunda. Kanserin tedavisi yok. Kemoterapi diye saçma sapan bir ilaç var. Zaten bazı doktorlar karşı kemoterapiye.
Kazanamayacağınız savaşa girerseniz, daha kısa zamanda ölüyorsunuz.
Eğer hiç kemoterapi almazsan biraz daha uzun yaşayıp ölüyorsun. Bu böyle.
Sonra neye çare bulundu, gribemi ? Virütik gribin çaresi yok. Sakat diyorsun, yapay göz mü yapıldı. Yada insan bacağı kadar performanslı bir bacak. Kendi bacağın gibisi mi var ?
Tıp ilerledi elbette, onu demek istemiyorum. Ama gözünde de çok büyütme. Emin ol halledilen sorunlar, halledilemeyenlere göre devede pire.
Mesela eskiden bir başka amcamın eşi 8 çocuk doğurmuş diyorlarki 8 kadar ölüsü var. Eminim basit basit nedenlerden öldü onlar. İyi bir hastahanede olsaydı doğum, bu ölümler %80 azalırdı. BUrada tıbbın faydası var.
Ama tıp ömrü uzatmaz, senin yaşam şeklin ömrü uzatır, o da genimizde yazan ölümcül programlada sınırlı onu unutma. Yani illaki öleceksin, istersen bir fanusta yaşa. Mikrop felan girmesin.
Ama sağlıklı yaşam asla istanbul gibi bir keşmekeşin içinde yaşamakla olmuyor.
Tıp belki bugün binlerce hastalığı ortadan kaldırmıştır. Bunu da bilim sayesinde başarmıştır.
Gelmişsin kanser aids gibi hastalıkları örnek veriyorsun. İki tane hastalık kalmış tedavi edemedikleri onu da ağzınıza sakız ediyorsunuz. 5000 tane de 2 yani. O iki hastalık da her zaman öldürmüyor. Erken tehşis ve yeni tedavilerle iyileşen çok insan var.
Adamlar yapay kalp bile yaptılar. Sakat kalanlar için süper prostetikler var. Şu an tıp bilimi bu haline 400 yılda ulaşmıştır. İnsanlık bilimi doğru düzgün 400 yıldır yapıyor. O da dünya nüfusunun %20 sinin bilime hiçbir katkısı yok.
Evrenin yaşı ile insanlığın bilim yaptığı süreyi kıyaslarsan evrenin yaşının 35 milyonda biri oluyor. Ne kadar kısa sürede ne kadar çok iş.başarmış insanlık. Müslümanlara rağmen.
Bir kere bugün dünyada İslam gibi insanları yerinde saydıran bir din olmasaydı. İnsanlığın %20 sini oluşturan müslüman toplumlar boş adam olmazdı.
Tüm islam alemi bugün bilim konusunda boşlar. Bir tane icad bir tane buluş yok. Hep hazır yiyiciler, hele o yere göğe sığdıramadığınız araplar hiç çalışmıyorlar boyuna yatıyorlar. Şu petrolleri bir bitsin, göreceğim onları. Sürünecekler.
Yani şu boş %20 bir işe yarayıp bilim yapsaydı belki şu an başka gezegenlerde koloni kurmuştuk.
kanser aids mi, ya sen ne biliosun ki, daha bi sürü hastalık var, o ikisini duymuşsun sadece, meşhur ya onlar ondan..
Valla sanırım senin gözün kusurlu aera, hasta yani, hasta olmayan kimseler açısından bir sorun yok, en pahalı ultra hd tv den daha iyi görüntü alıyorum. Evet evet aynen öyle..
Kromatik kusur diyorsun, ben diyorum ki sıfır kusurlu olarak görüyorum. Sadece bir kere puslu görmüştüm, o da biri gözüme bastırmıştı. İki gün psulu gördüm. O da düzeldi kendi. Onun sebebi şey idi, sen şimdi bir gözüne kenarından bastır, ve göz organını az yer değiştirmiş olursun, böylece çif görürsün. İşte öyle bişi olduydu bende. Ama bu ya biri müdahale ettiği için, yoksa diğer milyonlarca insanda olduğu gibi net görüyorum.
Haa evet göz kusurlu, o basınca dayanmalıydı. Yada haa evet göz kusurlu, kimyasal bir asit gelirse bişey olmamalı idi, haa evet göz kusurlu 300 metre ötedeki 10 puntoluk bir yazıyı okumalı idi. Evet evet daha çok böyle kusuru var, aynen öyle.
sertanyaril
26-12-2014, 13:23
kanser aids mi, ya sen ne biliosun ki, daha bi sürü hastalık var, o ikisini duymuşsun sadece, meşhur ya onlar ondan..
Valla sanırım senin gözün kusurlu aera, hasta yani, hasta olmayan kimseler açısından bir sorun yok, en pahalı ultra hd tv den daha iyi görüntü alıyorum. Evet evet aynen öyle..
Kromatik kusur diyorsun, ben diyorum ki sıfır kusurlu olarak görüyorum. Sadece bir kere puslu görmüştüm, o da biri gözüme bastırmıştı. İki gün psulu gördüm. O da düzeldi kendi. Onun sebebi şey idi, sen şimdi bir gözüne kenarından bastır, ve göz organını az yer değiştirmiş olursun, böylece çif görürsün. İşte öyle bişi olduydu bende. Ama bu ya biri müdahale ettiği için, yoksa diğer milyonlarca insanda olduğu gibi net görüyorum.
Haa evet göz kusurlu, o basınca dayanmalıydı. Yada haa evet göz kusurlu, kimyasal bir asit gelirse bişey olmamalı idi, haa evet göz kusurlu 300 metre ötedeki 10 puntoluk bir yazıyı okumalı idi. Evet evet daha çok böyle kusuru var, aynen öyle.
En yaygın iki hastalık bu diye örnek verdim. Grip desen zaten aşısı yapılıyor. Ayrıca grip geçirip ölen yok artık. İnsan kendisine dikkat ettikten sonra kendi bağışıklık sistemi bu hastalığı iyileştiriyor.
Bugün insanlık zaten yararı olan bütün bitkileri vs... yeni hammaddeleri karıştırarak ilaçları bulmuşlar ve sürekli bir gelişim halindeler. Sürekli yeni ilaçlar buluyorlar. Antibiyotikler 30 yıl öncesine göre çok daha gelişmiştir.
Bunların hepsi insanlığın keşfidir. Eğer insanlık müslümanlar gibi olsaydı hep yerimizde sayardık.
70 yaşında kadına domuzdan sentezlenmiş kalp kapakçığı takılmış ve hayatı kurtulmuş, sen gelmişsin ne diyorsun. İnsanlığın azmi çok büyüktür. Dinler ise bu azmi küçümser ve hiçe sayar. Daha sonra da Araplar gibi her şeyde ellere muhtaç olarak yerinde sayarlar. Dinler insanlığa ve tanrıya yapılan en büyük hakarettir.