alpha
19-12-2014, 11:29
Nasıl deyim bilmiyorum, okudum bu sümerlerle ilgili, çeşitli kaynakları vs vs.
Hİkayeleri özetleyecem, yoksa baya bi uzun..
Çok eskiden dünya eskiden adı Tiamat, Mars gezegeninden sonra MArs ile jupiter arasında
imiş. Sonra bir başka gezegen, adı nibiru, gelmiş güneş sistemine ve bizim bu Tiamat'a
toslamış, belkide godoslama. SOnra Tiamat sarsıntı geçirmiş ve şekli yuvarlaklığını da
kaybetmiş, hani şu an kutuplardan basıkya. Alttan parçalar kopmuş, kopan parçacıklar mars
ile jupiter arasında yayılmış bir bilezik gibi. İşte irili ufaklı binlerce kayalar. Bu
kayalar günümüzde asteroid kuşağı diyorlar ve keşfedilmiş yani. Bu arada Tiamat ın geri
kalanı, böyle çarpınca ona nibiru gitmiş aşağı mars ın yörüngesini geçmiş ve Şu an ki
yörüngesine oturmuş, sakinleşmiş. Orda dönmeye devam. Olay çizgi ile şöyle:
Bilmem kafanızda canlandı mı.
Ee olaylar bunla bitse iyi. Bir de bu nibiru da yaşayanlar var. Kısaca nibiru lular
diyelim. Bunlar böyle gel zaman git zaman yaşıyolar nibiru da. Nibiru gezegeninin bir yılı
dünya yılı ile 3600 yıl. Bir yıla şar diyorlar bunlar. Bu nibirulular artık ne yiyolarsa
acaip uzun ömürlüler. Harbi,den de ilerki hikayelerde baktım bunlar bişi yiyolar, nibiru
da yetişen bir şey ve ömürleri uzun oluyo yada genetik olarakda öyleler. herneyse. BUnlar
yaşarlarken aralarında savaş, mavaş vs işleride var. Kuzey ve güney savaşı olmuş
gezegenlerinde. Sonra bakmışlar olmucak bir kralımız olsun, artık savaşmayak, biz oylama
ile birini seçelim, seçtiğimiz kuzeyden ise onun karısı kuzeyden tersi ise tersten felan
olsun demişler. Ve olmuş. Sonra da krallık hükümranlık bir sonraki oğula geçecek şeklinde
belirlemişler. Gel zaman git zaman.. Ama baya bi zaman, adamlar 50000 yıl rahat yaşıyolar
gibi geldi bana. Neyse krallarda değişiyor bu arada. Bazı krallar 3-4 şar bazıları 9-10şar
hüküm sürüyo. Sonra bir şey oluyo ve gezegenleride problem oluyor. Büyük problem. Ozon
tabakası eksilmesi ! Buyur burdan yak yani. Napcaz etcez, ölcekmiyiz bir telaş bir telaş,
bunlarda teknoloji de biraz ileri yani. Araştırıyolar, bazıları geçer geçer diyor. Eskiden
çok eskilerden de böyle şeyler olmuşmuş. Bazıları da diyor ki yoook diyor bakın şimdi
atmosferimizde ozon diye bir tabaka var koruyucu ve bu eksildiği için oluyor diyorlar. Bu
yanardağlardan çıkan gazlar bu ozonu sağlamlaştırıyodu, ama bu yanardağların çoğu azalmış
ondan ozonda inceliyo diyorlar. Ya bu bizim dünyada da buna benzer sorunlar var sanki. Ama
biz kendimiz delioz salak gibi ozonu. Diğmi yani. Neyse, devam. Sora napcaz ne etcez
diyorlar, tamam ozon eksilio ölcekmiyiz o zaman. Bilim adamlarının 2 cevabı var, yani
hipotezleri..
1. Diyorlar ki bomba momba yapalım patlatalım dağları, tekrar hareketlensin yanardağlar ve
ozon düzelsin..
2. grup bilim adamları da diyor ki böyle altın elementi var bunu inceltip, öyle inceltip
havaya yollarsak orada asılı kaldıkça ozonun işini görür. Tabii altın çok lazım felan.
Bu nibiru da da altın çok az yada yok gibi. Yoksa altın fiyatları mı uçtu neyse ?
Belkide kral bu işin ekonomik boyutundan etkilendi. Sonracıma ilk etapta pek bişi
yapmıyolar. Sadece biraz dağ patlatma yapıyolar. Ama yetmiyor abi. Nibiru ısınıyor. İşte
böyle bir kaç şar (bir kaç 3600 yıl geçiyor) ama ısınma var, bu da problem. yiyecek su vs
vs. Sonra kralları var Lahmu, ne yapacaz diyorlar adama, adam kararsız yada takmıyor. Yani
altınmı bulacaz, dağlarımı patlatcaz söyle yapalım. Yok adam keyfinde. Kararsız. İŞte
psikolojik sorunlarıda olabilir bilemem. Ama bu da milletin psikolojisini bozuyor. Sonra
aralarında dalga dümen bu Lahmu ya isyan bayrağı çekiyolar, saraydan aşağı öldürüyolar
adamı. Sonra isyancı başı tahta geçiyor. Tabi bu nibiru nun bir yediler meclisi var. Hop
diyo dur bakalım senmi geçecen diyorlar ki adam da savunmasını yapıyor, ha bu arada
isyancı başının adı Alalu, önemli bir isim bu iyi belleyin. Alalu diyor ki bizim halkımızın hayatı önemli, bu Lahmu bi kere dallama bir şey yapmadı, bizde onu böyle indirdik, bu isyan savunması, tabi isyana pek takmıyo bu yediler meclisi. Taktıkları şimdi kral kim olacak, diyorki Alalu, bende asillerdenim ilk kralın soyundanım, onun ilk cariyesisin oğlu olan aşigar ın soyundanım diyor. Ki araştıyolar bakıyolar kayıtlara vs aynen de öyle eleman soylu. Sonra biri daha çıkıyor. onun adı da Anu, hani o da diğer potansiyel kral. Öyle böyle derken anlaşıyolar Alalu kral oluyo, Anu da yardımcı, sonra da anu olacak kral diye belirleniyor.
Alalu şimdi çalışıyo eleman, bu nibiru yu kurtarmak için. Ama yok başarılı olamıyor. Dağları patlatıo. Olmuyor. Ozon gidiyorrrrrrr. Ozon giderse bizim padişahlıkda gitcek. Kara kara düşün yok ama.
BU arada Anu boş durmuyor ve o da Alalu'yu alaşağı ediyor. Başa geçiyor. Alalu ise kralın Anu'nun başa geçmesi ile canından olabileceği endişesi ile kaçıyor. Göksel arabaların olduğu yere gidiyor. Bir araca biniyor, ve onunla kaçıyor. Artık Nibiru'yu geride bırakmıştır. Ama nereye gidecek ? Bi tanıdığı, bildiğide yok. Bi ara geri dönsemmi diyor. Ama yok, yola devam diyor. Ve asteroid kuşağının olduğu yere gelince zar zor ordanda geçiyor, ordan geçmek kolay değil, binlerce kaya, hatta bazılarına ateş ediyor ki çarpmayayım. Ordan geçtikten sonra Lahmu yani Mars ın yanından da geçiyor ve karşısında DÜnya, MAvi beyaz, sanki kar yağmış gibi. Ve orada daha önceki hesaplara göre altın olabilir diye bir bilgileride var. Ve dünyaya iniş;
Göksel araba dünyanın ağına (çekim gücüne) kapılıp daha da hızlanıyor, sarsılıyor. İniş baya bir zor oluyor. En sonunda dünyaya inmeyi başarıyor. İndiğinde KArtal kafası, ve balık giysisini (astronot kıyafeti demiyorda) giyip araçtan çıkıyor. Garip bir yer diye düşünüyor. Güzelde. MAvi bir gökyüzü, çalılar, otlar, ilerde bazı ağaçlarda görünüyor. Işın silahınıda alıp etrafı inceliyor. Etrafta yürüyor, bir meyva ağacı buluyor ve ondan tadıyor. O sırada bir tıslama sesi duyuyor, korkudan hemen elindeki ışın silahı ile ateş ediyor. SOnra bakıyor ki yerde bir yaratık, ayaklarıda yok, çok garip bir canlı bu. Acaba buranın yerlisi imidi. Belkide bana saldırmayacaktı diye düşünüyor. (İyiki öldürmüş yoksa bi soktumu görürdü anyayı konyayı, yılan yani, ne garip yılan diye bir şey bilmiyor).
Sonrasında akşam oluyor ve gökyüzünün rengi değişiyor, kızılımsı bir renk ve hemen sonrada güneş batıyor. Alalu için bu çok garip çünkü gün çok kısa sürdü. Bu durumda galiba nibiru da günler daha uzun. Ve gece oluyor, alalu aracına dönüyor. Bir süre sonra da sabah oluyor. Gece de çok kısa diye yakınıyor Alalu.
Ertesi gün çalışmalarına devam ediyor, elindeki araçlarla, detektör galiba, altın arıyor ve bu elementin izlerine rastlıyor. Sonuç olumlu. Sazlıklarda orda burda arıyor. Ulan daha kimse yok, karnını doyur, napcan nibiruyu koca gezegen işte. Hemen cebinimi düşündü ney ? :) Herneyse cıvıttım.
Sonra altının haberini ışın mesajı ile nibiruya bildiriyor: diyor ki:
Ben nibirunun kurtulması için gerekli olan altını buldum. Artık gezegenimizin kaderi bende. Amma bana tahtımı geri vermelisiniz, ki sizi kurtarayım.
Gelen mesaja nibirulular, meclis ve Anu şaşırıyor. Çünkü Alalu'yu öldü biliyolar. Ve krallık istemeside cabası. Napcaz ne etcez diye düşünüyorlar. Altın lazım yani. Düşünüyolar taşınıyolar. Sonunda Anu nun ayrı kadınlardan olma oğulları olan Enlil ve Enki yi dünyaya göndermeye karar veriyorlar. Yanlarında birde 50 nibirulu kahraman. ONlar kahraman demişler. Nibiruyu kurtarmak üzere altın görevindeki oldukları için herhalde.
((Aslında buraları net hatırlamıyorum. Çok ayrıntılı. Özet geçiyorum ona göre..))
Enki dünyaya iniyor, ama suya iniyor gemisi, ordan da karaya geçiyorlar. Biraz uğraşla. Ve onlar içinde bu dünya günlerinin kısalığı hayret verici. Ee alışmak gerek elbet. BUnlar Alalu'yu buluyorlar ona diyorki Enki. Sana dünya komutanlığı verildi diyolar (herhalde onun gazını almak için biraz). Sonra başlıyolar çalışmaya, Enki adamlara görev veriyor. İŞte sen bir ev, merkez yap, sen ağaçları incele. Sen suları incele vs. vs. Bunlar her gün çalışıyor ve yerleşmeye başlıyolar. Yedinci gün Enki diyorki bugün dinlenelim. İşte bu bir hafta yedi gün ve son gün dinliyonuzya bu Enki elemanı belirlemiş bunu.
Sonrasında bi arada Ay'a bakıp ona göre zamanı ölçmek için takvimsel bir sistemde belirliyor Enki. Ancak çok soraları ise Anu bundan vazgeçip daha stabil olsun diye Güneş'i baz almak üzere tekrar revize ediyor. Başa dönelim..
Sonrasında getirdikleri araçlar altın çıkarma, arama işlerine girişiyorlar. BUnlar su üzerinde. Platform gibi. Sulu toprağı alıp süzüyor, ve filtrelerden geçirip, metalleri ayırıyor. Bir sürü başka metaller buluyorlar, demir, bakır gibi ama altın baya bi az.
Hİkayeleri özetleyecem, yoksa baya bi uzun..
Çok eskiden dünya eskiden adı Tiamat, Mars gezegeninden sonra MArs ile jupiter arasında
imiş. Sonra bir başka gezegen, adı nibiru, gelmiş güneş sistemine ve bizim bu Tiamat'a
toslamış, belkide godoslama. SOnra Tiamat sarsıntı geçirmiş ve şekli yuvarlaklığını da
kaybetmiş, hani şu an kutuplardan basıkya. Alttan parçalar kopmuş, kopan parçacıklar mars
ile jupiter arasında yayılmış bir bilezik gibi. İşte irili ufaklı binlerce kayalar. Bu
kayalar günümüzde asteroid kuşağı diyorlar ve keşfedilmiş yani. Bu arada Tiamat ın geri
kalanı, böyle çarpınca ona nibiru gitmiş aşağı mars ın yörüngesini geçmiş ve Şu an ki
yörüngesine oturmuş, sakinleşmiş. Orda dönmeye devam. Olay çizgi ile şöyle:
Bilmem kafanızda canlandı mı.
Ee olaylar bunla bitse iyi. Bir de bu nibiru da yaşayanlar var. Kısaca nibiru lular
diyelim. Bunlar böyle gel zaman git zaman yaşıyolar nibiru da. Nibiru gezegeninin bir yılı
dünya yılı ile 3600 yıl. Bir yıla şar diyorlar bunlar. Bu nibirulular artık ne yiyolarsa
acaip uzun ömürlüler. Harbi,den de ilerki hikayelerde baktım bunlar bişi yiyolar, nibiru
da yetişen bir şey ve ömürleri uzun oluyo yada genetik olarakda öyleler. herneyse. BUnlar
yaşarlarken aralarında savaş, mavaş vs işleride var. Kuzey ve güney savaşı olmuş
gezegenlerinde. Sonra bakmışlar olmucak bir kralımız olsun, artık savaşmayak, biz oylama
ile birini seçelim, seçtiğimiz kuzeyden ise onun karısı kuzeyden tersi ise tersten felan
olsun demişler. Ve olmuş. Sonra da krallık hükümranlık bir sonraki oğula geçecek şeklinde
belirlemişler. Gel zaman git zaman.. Ama baya bi zaman, adamlar 50000 yıl rahat yaşıyolar
gibi geldi bana. Neyse krallarda değişiyor bu arada. Bazı krallar 3-4 şar bazıları 9-10şar
hüküm sürüyo. Sonra bir şey oluyo ve gezegenleride problem oluyor. Büyük problem. Ozon
tabakası eksilmesi ! Buyur burdan yak yani. Napcaz etcez, ölcekmiyiz bir telaş bir telaş,
bunlarda teknoloji de biraz ileri yani. Araştırıyolar, bazıları geçer geçer diyor. Eskiden
çok eskilerden de böyle şeyler olmuşmuş. Bazıları da diyor ki yoook diyor bakın şimdi
atmosferimizde ozon diye bir tabaka var koruyucu ve bu eksildiği için oluyor diyorlar. Bu
yanardağlardan çıkan gazlar bu ozonu sağlamlaştırıyodu, ama bu yanardağların çoğu azalmış
ondan ozonda inceliyo diyorlar. Ya bu bizim dünyada da buna benzer sorunlar var sanki. Ama
biz kendimiz delioz salak gibi ozonu. Diğmi yani. Neyse, devam. Sora napcaz ne etcez
diyorlar, tamam ozon eksilio ölcekmiyiz o zaman. Bilim adamlarının 2 cevabı var, yani
hipotezleri..
1. Diyorlar ki bomba momba yapalım patlatalım dağları, tekrar hareketlensin yanardağlar ve
ozon düzelsin..
2. grup bilim adamları da diyor ki böyle altın elementi var bunu inceltip, öyle inceltip
havaya yollarsak orada asılı kaldıkça ozonun işini görür. Tabii altın çok lazım felan.
Bu nibiru da da altın çok az yada yok gibi. Yoksa altın fiyatları mı uçtu neyse ?
Belkide kral bu işin ekonomik boyutundan etkilendi. Sonracıma ilk etapta pek bişi
yapmıyolar. Sadece biraz dağ patlatma yapıyolar. Ama yetmiyor abi. Nibiru ısınıyor. İşte
böyle bir kaç şar (bir kaç 3600 yıl geçiyor) ama ısınma var, bu da problem. yiyecek su vs
vs. Sonra kralları var Lahmu, ne yapacaz diyorlar adama, adam kararsız yada takmıyor. Yani
altınmı bulacaz, dağlarımı patlatcaz söyle yapalım. Yok adam keyfinde. Kararsız. İŞte
psikolojik sorunlarıda olabilir bilemem. Ama bu da milletin psikolojisini bozuyor. Sonra
aralarında dalga dümen bu Lahmu ya isyan bayrağı çekiyolar, saraydan aşağı öldürüyolar
adamı. Sonra isyancı başı tahta geçiyor. Tabi bu nibiru nun bir yediler meclisi var. Hop
diyo dur bakalım senmi geçecen diyorlar ki adam da savunmasını yapıyor, ha bu arada
isyancı başının adı Alalu, önemli bir isim bu iyi belleyin. Alalu diyor ki bizim halkımızın hayatı önemli, bu Lahmu bi kere dallama bir şey yapmadı, bizde onu böyle indirdik, bu isyan savunması, tabi isyana pek takmıyo bu yediler meclisi. Taktıkları şimdi kral kim olacak, diyorki Alalu, bende asillerdenim ilk kralın soyundanım, onun ilk cariyesisin oğlu olan aşigar ın soyundanım diyor. Ki araştıyolar bakıyolar kayıtlara vs aynen de öyle eleman soylu. Sonra biri daha çıkıyor. onun adı da Anu, hani o da diğer potansiyel kral. Öyle böyle derken anlaşıyolar Alalu kral oluyo, Anu da yardımcı, sonra da anu olacak kral diye belirleniyor.
Alalu şimdi çalışıyo eleman, bu nibiru yu kurtarmak için. Ama yok başarılı olamıyor. Dağları patlatıo. Olmuyor. Ozon gidiyorrrrrrr. Ozon giderse bizim padişahlıkda gitcek. Kara kara düşün yok ama.
BU arada Anu boş durmuyor ve o da Alalu'yu alaşağı ediyor. Başa geçiyor. Alalu ise kralın Anu'nun başa geçmesi ile canından olabileceği endişesi ile kaçıyor. Göksel arabaların olduğu yere gidiyor. Bir araca biniyor, ve onunla kaçıyor. Artık Nibiru'yu geride bırakmıştır. Ama nereye gidecek ? Bi tanıdığı, bildiğide yok. Bi ara geri dönsemmi diyor. Ama yok, yola devam diyor. Ve asteroid kuşağının olduğu yere gelince zar zor ordanda geçiyor, ordan geçmek kolay değil, binlerce kaya, hatta bazılarına ateş ediyor ki çarpmayayım. Ordan geçtikten sonra Lahmu yani Mars ın yanından da geçiyor ve karşısında DÜnya, MAvi beyaz, sanki kar yağmış gibi. Ve orada daha önceki hesaplara göre altın olabilir diye bir bilgileride var. Ve dünyaya iniş;
Göksel araba dünyanın ağına (çekim gücüne) kapılıp daha da hızlanıyor, sarsılıyor. İniş baya bir zor oluyor. En sonunda dünyaya inmeyi başarıyor. İndiğinde KArtal kafası, ve balık giysisini (astronot kıyafeti demiyorda) giyip araçtan çıkıyor. Garip bir yer diye düşünüyor. Güzelde. MAvi bir gökyüzü, çalılar, otlar, ilerde bazı ağaçlarda görünüyor. Işın silahınıda alıp etrafı inceliyor. Etrafta yürüyor, bir meyva ağacı buluyor ve ondan tadıyor. O sırada bir tıslama sesi duyuyor, korkudan hemen elindeki ışın silahı ile ateş ediyor. SOnra bakıyor ki yerde bir yaratık, ayaklarıda yok, çok garip bir canlı bu. Acaba buranın yerlisi imidi. Belkide bana saldırmayacaktı diye düşünüyor. (İyiki öldürmüş yoksa bi soktumu görürdü anyayı konyayı, yılan yani, ne garip yılan diye bir şey bilmiyor).
Sonrasında akşam oluyor ve gökyüzünün rengi değişiyor, kızılımsı bir renk ve hemen sonrada güneş batıyor. Alalu için bu çok garip çünkü gün çok kısa sürdü. Bu durumda galiba nibiru da günler daha uzun. Ve gece oluyor, alalu aracına dönüyor. Bir süre sonra da sabah oluyor. Gece de çok kısa diye yakınıyor Alalu.
Ertesi gün çalışmalarına devam ediyor, elindeki araçlarla, detektör galiba, altın arıyor ve bu elementin izlerine rastlıyor. Sonuç olumlu. Sazlıklarda orda burda arıyor. Ulan daha kimse yok, karnını doyur, napcan nibiruyu koca gezegen işte. Hemen cebinimi düşündü ney ? :) Herneyse cıvıttım.
Sonra altının haberini ışın mesajı ile nibiruya bildiriyor: diyor ki:
Ben nibirunun kurtulması için gerekli olan altını buldum. Artık gezegenimizin kaderi bende. Amma bana tahtımı geri vermelisiniz, ki sizi kurtarayım.
Gelen mesaja nibirulular, meclis ve Anu şaşırıyor. Çünkü Alalu'yu öldü biliyolar. Ve krallık istemeside cabası. Napcaz ne etcez diye düşünüyorlar. Altın lazım yani. Düşünüyolar taşınıyolar. Sonunda Anu nun ayrı kadınlardan olma oğulları olan Enlil ve Enki yi dünyaya göndermeye karar veriyorlar. Yanlarında birde 50 nibirulu kahraman. ONlar kahraman demişler. Nibiruyu kurtarmak üzere altın görevindeki oldukları için herhalde.
((Aslında buraları net hatırlamıyorum. Çok ayrıntılı. Özet geçiyorum ona göre..))
Enki dünyaya iniyor, ama suya iniyor gemisi, ordan da karaya geçiyorlar. Biraz uğraşla. Ve onlar içinde bu dünya günlerinin kısalığı hayret verici. Ee alışmak gerek elbet. BUnlar Alalu'yu buluyorlar ona diyorki Enki. Sana dünya komutanlığı verildi diyolar (herhalde onun gazını almak için biraz). Sonra başlıyolar çalışmaya, Enki adamlara görev veriyor. İŞte sen bir ev, merkez yap, sen ağaçları incele. Sen suları incele vs. vs. Bunlar her gün çalışıyor ve yerleşmeye başlıyolar. Yedinci gün Enki diyorki bugün dinlenelim. İşte bu bir hafta yedi gün ve son gün dinliyonuzya bu Enki elemanı belirlemiş bunu.
Sonrasında bi arada Ay'a bakıp ona göre zamanı ölçmek için takvimsel bir sistemde belirliyor Enki. Ancak çok soraları ise Anu bundan vazgeçip daha stabil olsun diye Güneş'i baz almak üzere tekrar revize ediyor. Başa dönelim..
Sonrasında getirdikleri araçlar altın çıkarma, arama işlerine girişiyorlar. BUnlar su üzerinde. Platform gibi. Sulu toprağı alıp süzüyor, ve filtrelerden geçirip, metalleri ayırıyor. Bir sürü başka metaller buluyorlar, demir, bakır gibi ama altın baya bi az.