PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Devlet düşmanı kimler?


upuaut
04-01-2015, 08:02
Arkadaşlar, bildiğiniz üzere her seçim öncesi geçmişte yayınlanan ve yasadışı (gizli kamera, böcek vb. gibi) yollarla temin edilen seks kasetleri konusu açılır ama, kimse bir türlü bu sorunun çözümü hakkında bir kelam etmez.

Örneğin, 30 Mart 2014'te Yerel Seçimler mi yapılacak; buyrun, hemen size seks kasetleri hakkında bir haber:

"O görüntülerin sırrı aralanıyor", 21 Şubat 2014 Cuma Saat: 08:12 (http://www.gazeteport.com.tr/haber/162070/o-goruntulerin-sirri-aralaniyor)

Bitti mi? Hayır. Çünkü bu sefer de Haziran 2015'te Genel Seçimler var.

E, ne olacak?

Bir haber daha patlatmamız lazım.

Buyrun, 03 Ocak 2015 18:45 tarihli haberiniz hemen hazır:

http://www.yeniakit.com.tr/images/haberler/kaset-skandallarinin-sirri-ortaya-cikti-2h1420304315.png (http://www.yeniakit.com.tr/haber/kaset-skandallarinin-sirri-ortaya-cikti-44497.html)

Peki bu hep böyle sürüp gidecek mi?

Sürmemeli. Çünkü bu son habere göre kaset işi tüm ulusumuzu ilgilendiren şöyle bir davaya dönüştü:

http://upuaut.t15.org/Pics/DD.jpg

Bu resmi Photoshop'ta yaratırken şu 2 şey bana ilham verdi:

1. Khufu'nun piramitini yapan ustalar ve işçiler pasajları yaparlarken, simetriye hiç dikkat etmezlerdi. Örneğin, pasajların zeminlerine taş mı döşenecek; bu iş, şimdiki gibi yere aynı boyutlarda (yani simetrik olan) karo döşemek ya da fayans veyahut da tuğla hiç döşemeye benzemiyordu. Onlar, taşları pasajların zeminlerine yukarıda farklı boyutlardaki 5 resmi bitiştirecek şekilde döşüyorlardı ve bu yüzden hiçbir taş diğerine benzemiyordu.

Turistler bilir; rehberler, onlara piramitteki taşların birbirinden farklı olduğunu, yani oradaki bir taşın eşini bulmanın imkanı olmadığını söylerler.

Peki piramitteki ustalar ve işçiler, taşları bu şekilde gelişigüzel döşemekle ne kazanıyorlardı?

Yanıtı yukarıdaki posterde açıkça görülüyor. Yani yukarıdaki 5 resmin boyutlarını düzenlemeye gerek kalmadan kolaylıkla bir poster hazırlayabildim. Herhalde piramit çalışanları da aynı kolaylıktan yararlandılar.

Bu arada, dün ULUSAL kanalda felsefeyle ilgili Ataol BEHRAMOĞLU'nun katıldığı Ceviz Kabuğu'nda bir tartışma yapıldı. Bir ara ruhun ne olduğunu tartıştılar.

KHUFU'nun zamanında ruh beden gibi bir madde olarak biliniyordu. Çünkü piramitteki hava bacaları olarak da bilinen şaftlar KHUFU'nun ruhunun yıldızlarda (Orion, Sirius, Thuban, Kochab) oturan Tanrılara yolculuğu için yapılmıştı ve tıpkı bedeni (BA) gibi (ki beden bir madde olarak kabul edilir) o daracık yapıların içinden ruhu (KA) maddesel olarak yolculuk yapardı (Bkz. "Ölüm Ötesi Dönüşüm: Ka, Ba ve Kabala (http://www.hermetics.org/ka-ba.html)").

Düşüncesi bile ürkütücü, ama KHUFU zamanında ruh hakkındaki tüm bilgimiz bundan ibaret idi!

2. Gene Hackman'ın filmlerinin hastasıyımdır. Onun tartışmamızla da ilgili olan "Enemy of State (https://fanart.tv/movie/9798/enemy-of-the-state/)" filmine ait posterlerinden yararlandım. Filmin isminde Yunanca karakterler kullanılması, buradaki postere de ilham verdi.

ereninthenature
04-01-2015, 14:16
Devletin bir numarali dusmani Recep Tayyip Erdogan'dir. Tayyip Turkiye'nin ilk anarsist baskabani benim gozumde. Anarsizme Tayyip kadar destek veren bir lider cikmadi bu topraklarda. Iktidara geldikten 5 yil sonra herkes anarsistlerin devlet hakkinda neler hissettigini cok iyi anlar oldu :D.

ereninthenature
04-01-2015, 14:35
Her toplum hakkettigi sekilde yonetilir. -- Winston Churchill

Tayyip anarsizmin batmayan gunesi olarak koltugunda 20 yil fln daha oturur umarim. :D

Selmet
04-01-2015, 16:27
akp nin acı sonla biteceği gerçeği (https://eksisozluk.com/akp-doneminin-aci-sonla-bitecegi-gercegi--4651387?day=2015-01-04)

kartopu
05-01-2015, 01:19
AKP ve T.Erdoğan devlet düşmanı değil onu anarşistlere benzetmek T.Erdoğan,a altın madalya takmak gibi bir şey olur.

Anarşizm sadece devlet karşıtı bir idoloji değildir her türlü otorite karşıtıdır.

Her halde Erdoğan otorite karşıtıdır denemez.

upuaut
05-01-2015, 02:45
Baylar, gözüm bir yerden ısırıyor: Eski AKP milletvekili Turan ÇÖMEZ, Will Smith olabilir mi?

Buyrun, 18 Aralık 2014 tarihli HALK ARENASI'nda Uğur DÜNDAR'ın karşısında sorulara yanıt veren Turan ÇÖMEZ'i izlerken siz karar verin:

http://www.youtube.com/watch?v=481rSMfjE_g

kartopu
05-01-2015, 10:26
Turan Çömezi Halk TV de izledim. Çömez çözümmüdür bilmiyorum ama Türkiyede bütün çözümler sağ partilerinden aranmıştır. Sağın krizini yine sağ çözmektedir. Bir tek 1974- 1978 te CHP oldu o da ABD yi çok rahatsız eden çözümdü.

Bildiğim kadarı ile yine sağda çözüm aranmakta bunu CHP lilerde söylüyor.

Feytullah yani cemaat bu ülkede 1965 lerden bu ya devlet içinde devlet tarafından örgütlendirildi her darbeden hep o cemaat karlı çıktı yine cemaat lı bir çözüm aranacağını sanıyorum. Çünkü bu örgütün uluslar arası sermaye gurupları ile arası gayet iyi.

Bu çözümmüdür kimler için çözümdür hangi sınıfların menfaatine çözümlerdir bu ayrı bir düşünce.

upuaut
10-01-2015, 02:05
baylar ve bayanlar, ilk mesajımda size Photoshop'ta hazırladığım ve bayağı bir emek ürünü olan bir poster sunmuştum. Hatırlarsanız, bu duruma posterin altında biraz olsun değinmiştim.

Bırak şimdi bu poster için harcadığım zamana ve emeğe...

Ben şimdi size bu posteri tekrar aşağıda verdikten sonra, son gelişmeler ışığında bu posterdeki bir hatırlatmamın ya da tespitimin ne kadar isabetli olduğuna bir bakalım.

Poster şu:

http://upuaut.t15.org/Pics/DD.jpg
Deniz BAYKAL'a ait bir kaset görüntüsü sol üst köşedeki resimdir.

Şimdi siz bu posterin üstündeki "TAM ORİJİNAL GÖRÜNTÜLER USA-F'DAN" başlığını aklınızın bir kenarında tutun ve EMNİYET İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri UZUN'un, bugün piyasaya çıkacak "İn-Baykal Kasedi-Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27925598.asp)" isimli kitabında anlattıklarına bir kulak kabartalım.

Deniz Baykal'a kaset tuzağı kuran 5 polise ödül

Toygun ATİLLA, 9 Ocak 2015.

Dönemin eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun, Deniz Baykal’a kaset komplosunun perde arkasını kitaplaştırdı. Uzun, kitabında “Deniz Baykal’ın olayında görev alan 5 polisin ismi, başka bir nedenle verilen 35 kişilik taltif listesinin içine yazılarak ödüllendirilmişti. Taltif veren komisyon dışında herkes ne olduğunu biliyor” diye yazdı.

EMNİYET İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun, bugün piyasaya çıkacak ‘İn-Baykal Kasedi-Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar’ isimli kitabında, eski CHP (http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal (http://www.hurriyet.com.tr/index/deniz_baykal)’a kurulan kaset komplosunda yer alan 5 polisin ödüllendirildiğini ileri sürdü ve şöyle yazdı: “Bütün bu olayların Deniz Baykal’ın gizli görüntüleri ile alakasını ise aldığım bir duyum sonucu kurdum. Baykal’ın gizli görüntülerinin kaydedildiği eve farklı bir grup tarafından benzer bir operasyon yapılmış. Söz konusu ekip operasyon nedeniyle bir de ödül almıştı. Süleyman B.’nin evine kamera yerleştiren ekip de Deniz Baykal’ın olayındaki gibi taltif-ödül beklentisine girmişti. Riske girmemelerine rağmen ödül almaları, ötesinde yakalandıkları için başka yerlere sürgün edilmeleri bu polisleri sinirlendirmiş, sağda solda konuşmaya başlamışlardı. Deniz Baykal’ın olayında görev alan 5 polisin ismi, başka bir nedenle verilen 35 kişilik taltif listesinin içine yazılarak ödüllendirilmişti. Taltif veren komisyon dışında herkes ne olduğunu biliyor.”

KUMPAS ÖRGÜSÜ NASIL İŞLİYOR

Sabri Uzun kitabında, izleme ve dinleme operasyonlarında hedef kişinin ilk önce telefonlarının dinlenmesiyle ‘operasyonların’ başladığını belirterek, kumpas örgüsünü şöyle tanımlıyor:

- Bu dinlemenin yapılması için önce karar verecek mahkeme aldatılır.
- Hedef şahıs terör örgütü mensubu gibi gösterilir, telefonun IMEI numarası (makine numarası) üzerinden dinleme talep edilir.
- Bu metotla mahkeme yanıltılıp, telefon dinlenmeye başlandıktan sonra hedef alınan kişinin ya da parti başkanının özel hayatına dair bilgiler derlenir.
- Diyelim ki hedef alınan şahıs Ankara’da bir evde kadınla birlikte olacak, kadın ve erkeğin telefonları baz istasyonlarından saniye saniye takip edilir.
- Erkek ve kadın bir apartman dairesine girdiklerinde yer tespit cihazı (imsi katcher) denilen cihazla tam olarak hangi dairede, hangi odada oldukları tespit edilir.

http://img.hurriyet.com.tr/_np/1993/27321993.jpg

ÇİLİNGİR HASAN’A AÇTIRDILAR!

- Bu sefer buluşma yapılan evsahibinin telefonları dinlemeye alınır. Evsahibinin evde bulunmadığı bir gün ve saatte Ankara’daki çilingir Hasan Usta ‘Bir çalışma yapacağız’ denilerek görevlendirilen ekibin beraberine alınarak götürülür. Hasan Usta’nın açtığı kapılardan girilerek, teknik şube uzman personeli tarafından gizli kamera birlikte olunacak yatak odasını gösterecek şekilde yerleştirilir. Sokakta beklemekte olan alıcı yerleştirilmiş cihazda kayıt yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra o evden ayrılınır.

- Telefonu dinlenen erkek ve birlikte olacağı kadın, birbiriyle telefonla konuşup, randevulaştıklarında görevlendirilecek kaydetme ekibi de bilinen evin yakınına gidip yerleşerek önce gidip test yapar sonra da kayda başlar.

- Bu şekilde yapılan kayıtlar da yeri ve zamanı geldiğinde (mesela seçim döneminde) internet aracılığıyla yayınlanmaya başlanır.

İKİNCİSİ PAKSÜT YÖNTEMİ

- İkinci yöntem Anayasa Mahkemesi (http://www.hurriyet.com.tr/index/Anayasa_Mahkemesi) Başkanvekili Osman Paksüt ile eşi Ferda Paksüt’e yapılan yöntem gibidir. Partner veya Doblo tipi kamyonetin içine A15 cihazı konulur. Bu cihazın hafızasına dinlenmek istenen telefonun numarası kaydedilir. A15 cihazı ve cep telefonu aynı baz istasyonunu bölgesinde bulundurulduğundan konuşmalar otomatik olarak kaydedilir.

EV SAHİBİ YAKALADI AMA

Sabri Uzun kitabında bu dinleme cihazları ile yapılan bazı operasyonların da açığa çıktıklarını belirtiyor. Ankara’da Çukurambar ve Keçiören’de, Çankaya’da polislerin gizlice girerek kamera yerleştirmeye çalıştıkları evlerde fark edildiklerini, olaya hırsızlık süsü vererek kaçtıklarını, bu olayların da kayıt altında olduğunun altını çiziyor: “Diyarbakırlı yurttaşımız Süleyman B.’nin evine dinleme-izleme cihazı yerleştirme sırasında Ankara İstihbarat Şubesi’nin 4 ekibi, çevre güvenliği ve gözcülük yapmıştır. Buna rağmen evsahibi bir görevliyi yakalayıp Yıldızevler Polis Karakolu’na teslim etmiştir. Söz konusu memur İstihbarat Dairesi’nde görevli şube müdürü tarafından hiçbir tutanak düzenlenmeden alınmıştır. Görev verdikleri memur il dışına sürülmüştür.”

Şimdi bu kadar bilgiden sonra umarım posterin başlığındaki "F"in ne anlama geldiğini de çözmüşsünüzdür.

Bu da hedayesi!...

http://www.gercekgundem.com/images/posts/201403/daedd51c8f49a9e6_480x270.jpg (http://www.gercekgundem.com/siyaset/33657/baykal-kasedini-erdogan-mi-yayinlatti)

upuaut
10-01-2015, 02:25
Baylar ve bayanlar, ben ilk mesajımı yazdığımda tarih ve saat şu idi: "04-01-2015, 07:02".

Çok ilginçtir; 1 gün sonra, Pazartesi günü KANALTÜRK'te Sabah Haberleri'ndeki sunucu, F tipi yapının "DEVLET DÜŞMANI" filmindeki gibi bizi her yerden gözetleyecek kadar güçlü olmadığını ve gücünü abartmamız gerektiğini, dolayısıyla korkmanın gereksiz olduğunu söylemişti. Fakat aradan 4 gün geçti ve EMNİYET İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri UZUN'un, bugün piyasaya çıkacak "İn-Baykal Kasedi-Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27925598.asp)" isimli kitabında ve benim de 1 gün önce sunduğum posterde görüldüğü üzere olay aslında yandaş ve candaşların hiç de söylediği gibi olmadığı ortaya çıktı.

Bir de, AKP ile birlikte bu yandaş ve candaşlar F tipi yapıyı devlet'ten bir tek kendilerinin temizleyebileceklerini söylemezler mi, insan neresiyle güleceğine şaşırıyor.

Anlaşıldı, bunlardan bize ve Devlet'e hiç bir fayda dokunmayacak. Dokunmaması bir yana, bir önceki mesajımdaki fotoğraf bu konuda en yetkili kişinin hazin durumunu gözler önüne seriyor. Adam resmen avuç içinde be!!!

2015 Haziran'ında AKP'ye oy verecek aklıevveller bir daha düşünsün, derim. Çünkü sizin ülkedeki hiçbir meseleyi çözemeyeceğiniz kanıtlandı ve bundan sonra da milletin sırtında bir yüksünüz artık!

Ne demişler: Gölge etme, başka bir ihsan istemem!

Not: "Avuç" kelimesinden ötesini terbiyem müsaade etmediği için söyleyemedim. Siz anladınız onu!

upuaut
10-01-2015, 02:49
Baylar ve bayanlar, konuyla ilgili zamanında telif hakları nedeniyle her yerde fellik fellik aradığım ve bir türlü bulamadığım (3-4 ay kadar) ama sonunda bir bilgisayarcıdan güç bela bulabildiğim "ANKARA YANIYOR!" filmini izlemenizi ısrarla tavsiye ederim.

Şansa bakın ki, bu film şimdi YOUTUBE'da tamamıyla yayınlanıyor.

http://www.youtube.com/watch?v=9DPsCYLg1AQ

Bu film sırf F tipinin Emniyet'teki azgınlığını gösteren BEHZAT Ç. ve polis arkadaşlarının başına gelenleri için izlenir. İzlemeyene de dayak atılır be, kardeşim!

Özetle, bu filmi izleyin, F tipinin Emniyet içersinde nasıl ahtapotlaştığını görün, derim. Harika bir film!