Orijinalini görmek için tıklayınız : 2015 Secimlerinde Minimum Ortak Ittifak Ne Olmalidir
evrensel-insan
05-01-2015, 23:43
Bilindigi gibi, 2015 secimleri; Diktator ve onun otokratik, teokratik ve her turlu etik somurulu insan haklarini evrensel hukuku ve her turlu hak ve ozgurlukleri sadece kendi ideolojik ve politik cikar somurusu olarak kullanan, devleti hukumeti, yargiyi yasama ve yurutmeyi tek elde ele gecirmis ve simdi de gozunu "darbe" masala ile Anayasa Mahkemesini Lav etmeye yonelmis, tek bir otokratik baskanligin temelinde ilerleyen, yoneten yonlendfiren ve her turlu polis gucu eli ile de kendi cikarina her turlu karsi gelen uzerinde korku felsefesi ve siddet uygulayan kendisine ve politikassina soylemlerine karsi gelen herkesin "makul supheli" ilan edildigi, batida "terrorist devlet" damgasi yemis, her turlu halk ve kesimi polis zorbaligi ile karsisina aldigi, her turlu milli ve dini terorun yurdun her yerinde kol gezdigi bir surec yasiyoruz.
Kisaca ortadogu batakliginda debelemeyen, ordaki terror duzeyine gunde onlarca olu vermeyen ana olarak cumhuriyetin, demokrasinin, laikligin ve T.C. ile elde edilmis tum hak ve ozgurluklerin kaybedilmesini istemeyen. politik cikar somurusu eli ile; etigin ahlakin insanlik Adina tamamen bir ortadogu ve ortacag coplugune donusmeden v.s.;
Kisaca 1950'lerden bu yana, Afganistan'in, Cezayir'in, Misir'in, Iran'in, Irak'in, Libya'nin bugun yasadigi makus tarihi henuz yasamadan; bu gidisata secimlerde nicelik olarak "dur" diyebilecek bir orani turkiye halklari ve kesimleri olarak hangi minimum ortak ittifakta sagliyabiliriz.
Turkiye'nin gelecegi Adina tum halklarin ve kewsimlerin iktidara gelebilme Adina ortak ittifaki ne olmalidir?
Dialectics
06-01-2015, 00:31
Anadolu partisini görüyorum tek ufak umut ışığı olarak...
Çünkü güçlerini "zamanın ruhundan" aldıkları iddiasındalar.
Zamanın ruhu da "artık yeter" diye bağırıyor.
Varsa bu zamanın ruhu ile senkronize şekilde "artık yeter" diye bağırabilen kirlenmemiş bir ittifak, orada buluşalım.
evrensel-insan
06-01-2015, 00:48
Anadolu partisini görüyorum tek ufak umut ışığı olarak...
Çünkü güçlerini "zamanın ruhundan" aldıkları iddiasındalar.
Zamanın ruhu da "artık yeter" diye bağırıyor.
Varsa bu zamanın ruhu ile senkronize şekilde "artık yeter" diye bağırabilen kirlenmemiş bir ittifak, orada buluşalım.
Tabi ki herkesin kendi arzu ettigi ya da istedigi mutlaka vardir.
Yalniz ulke gerceklerini de unutmamak gerekir. Su an sadece iki parti %10 barajini asacak olarak gozukuyor, CHP ve MHP.
Burada onemli olan, bu partiler eliyle kurulabilecek bir ortak ittifak ve bu partilerin de bu ortak ittifaki partileri Adina one cikarmasidir.
Sonucta ulke tarihi ve toplumsal olarak bir donum noktasi yasamaktadir.
@evrensel insan senin icin hava hos. buyuk kurdistana dogru hizla ilerliyorsunuz.. artik orda yasarsiniz demokrasiyi, laikligi , sosyal degerleri.
nasil olsa biji serok obama.
spartacus
06-01-2015, 11:20
Selmet nasılsa 80 yıldır bu ülke, ABD nin bekçi köpeği, bu tür yaklaşımlar bana hoş gelmiyor..
İnsan gibi yaşam, insan gibi hayat neredeyse benim vatanım orasıdır, köpek gibi yaşanılan yurt yurt değildir, ama gel görki insanımız bunu kavrayacak düzeyde değil, etiketlerle, sembollerle, dinle, şunla bunla köleleştirilmiş, resmen insanlık kalmamış, her şey etiket, sembol, çöplükte insanı bulmak, samanlıkta iğne bulmaktan zor....
Neyse
Laiklik, demokrasi, hak ve özgürlükler dedim, ama bunun için zaten mücadele eden yapılar var, toplumun yapısı, karakteri malzeme belli, o nedenle de bu tür yapılar ses getirmiyor...
Bayrak, Ezan, Namus, Irk dörtlüsüyle ittifak yapılırsa, yapan başarılı olabilir, zira bir analiz gerekecekse, toplum hala bu tür etiketlerin dolayısıyla kullananlara köleleşmenin, kısaca götünün kılı düzeyinde... Fakat Vatan Millet sakarya üçlüsü karşısına, bayrak inmez ezan susmaz ikilisi geçmiş ise ve etkin hala kullanılıyorsa, başarıda kolay olmayacaktır... Millet açlık sınırı altında yaşıyor, ama bu toplum bayrak inmez, ezan susmaz gibi kof şeylerle bir güzel kandırılıp/kırbaçlanıyor, ayranı yok içmeye tahtervalli ile gider çeşmeye... Böyle bir toplum, buda etiketlerle, istismarlarla bir güzel sağlanıyor, tabu ile tapınım ile, kölelikle.... Seçim yaklaşıyor ya, bakın siz bayrak indirme yapılması adına, mümkünse belki bir kaç cami duvarına köpek bulup işetme, ne tür provakatörlükler, zeminler hazırlanacak! Ne diyeyim minareyi çalan kılıfı hazırlıyorda, bu toplum ne zaman adam olur ben bilmiyorum, aydın diyeceklerimiz dahi hala etiket kölesi, hala kör...
Cumhuriyeti ise işaretlemedim, çünkü, bu tür yönetim şekilleri artık tarih oldu. Yani hiç bir kurum, kuruluş, sembol, ETİKET VS, insan hayatından da, insan iradesinden de, insandan da öte, üstün, dokunulaaz olamaz! Olmamalıdır, bu başarılırsa bir çok insanlık dışı yaşam koşulalrından kurtulacağız... Cumhuriyet etiketi ise, etiket diyorum zira cumhuriyet diye bir şey zaten yok, olsa da anlayış olarak insandan öncelikli, kutsal yapılara-temellere ihtiyacı olduğu için tercih edemiyorum...
Ha yerine ne isterdin denirse, yerinde demokrasi isterdim. Yani sokağımdaki kaldırım taşını bile sökülüp, sökülmeyeceğine, bir köşe ağacının bile kaldırılıp kaldırılamayacağına, hatta asgari ücretin bile yoksulluk sınırı altında olmayacağına, mileltvekilinin ortalam bir devlet memurundan daha fazla maaş alamayacağına varana değin, hem görüşlerimin hem de tavrımın etken olacağı bir sistem isterdim. Şu anki sadece bir diktatörlüktür, toplumun elit bu elitliğide sermaye/servet ölçeğinde elde edenin diktatörlüğü.
Bu gün ise daha kötü, gerici burjuvzi dediğimiz, yani sistem, doğasında barındırdığı haliyle, kapitalizmin en gerici, en köhne, en pislik, en acımasız, en soyguncu, en kişiliksiz, en ahlaksız, kuralsız, kritersiz, hırsız, soysuz(köksüz), rant, vurgun, aldı/kaptı/kaçtı sermayesi, geçmişte yeşil sermaye dediğimiz gerici bir sınıfın eline geçmiş durumda. Yani öten düdük bunların düdüğü, çalan boru bunların borusu ve bu durumun değişmesi gerekiyor, zira kapitalizmde egemen sınıf asıl politikayı, asıl yönetimi belirliyor ve bu nedenle kapitalizmde gericilik, geriye dönüş, köhneleşme resmi biçimde tekrar ayakları üzerine diklebiliyor.. Kısaca en gerici sermaye akımları diktatörlüğün tepesine oturabiliyor..
Bu gerici burjuvazi ve akımalrı artık o derece güçlü ki, ileri burjuvazi dediğimiz(yani kapitalizmin doğasına göre, ötekilerine göre aydın, daha kültürlü, daha anlayışlı, daha cömert), baskı altına alınır, zira onlarda bu diktatörlüğün tepesinde birer parçadırlar, ama eni sonu gerici burjuvazi, onları tasviyeye yönelecektir. Uzun zamandır bu da yerine getiriliyor, son günler açısından örnek ise TÜSİAD, Cumhurbaşkanı gerginliği vsdir, işin temelinde ise bir sermaye grubunun, ötekini boyunduruklama çabası vardır ve bir yerde cumhurbaşkanı, başbakan temsiliyeti ile sağlanmaya çalışıyor, beri tarafı da rahatsız ediyor...
Neyse kısa ve kaba geçtim, şu haliyle ülkeyi gerçekten kimler ve ne yönetiyor yeri değil, sistem ne önemi yok, ama sonuç itibariyle birilerinin oy kullandığı, sadece bir KAĞIT PARÇASIYLA yönetilmişlikde artık tarih olmalıdır. Kapitalizmin zaten özünde bir demokrasi modeli yok, hiç bir zaman da olmadı, o işini uzun yüzyıllar kırbaç ile gördü! Şu haliyle dahi güdük demokrasi bile özünde sosyal demokrasinin zoruyla, mücadele, kazanımla elde edilen 3-5 kazanım, tavizden ibarettir. Eğer bir ülkede gerici burjuvazi iktidarı ele geçirirse bunlarda heba olur, TÜRKİYE şu anda bu süreç içindedir...
@spartacus demokrasi diyorsun al sana demokrasi. sandiktan bu din tacirleri cikiyor. bu ulke ve milletin tek kurtulusu Ataturk ve ilkeleridir. ama oda tutmadi. egitimsiz, kdndine guvensiz bir toplumuz. guce tapariz bu guc ister dinli ister dinsiz olsun. biz halk olarak guclunun yaninda oluruz.
dunyayi yoneten gucler ise bize boyle dinci got killarini layik goruyor.. ha birazda osmanlinin intikamini aliyorlar. birazda korkuyorlar turklerden osmanli gibi bir imparatorluk kurmus olan bu milleti devamli olarak din narkoz u altinda uyusturuyorlar.
Cumhuriyet-Laiklik-Demokrasi-sosyal hak ve Özgürlükler-Etik/ahlaki değerler.
Bu seçeneklerden bir tek etik ahlaki değerler dışında hepsine oy verilebilir.
ama ben en temel ihtiyaç olan demokrasi ve özgürlükler,e oy verdim.
Demokrasi ve özgürlük olduğunda zaten hepsi olmuş oluyor.
Türkiye de yaşanmışları seçime endekslemek bana çok doğru gelmiyor. Bu AKP de 2002 de seçim sonuçları ile geldi şimdi onu göndermek için yeni itifak aranıyor onun için seçim sonuçları ihtiyaçları karşılamıyor ama ülkede demokrasi oldu mu beceremeyen zaten kimseye sormadan tasını tarağını toplar gider.
Bir parti bir ülkeyi yönetmeye talip oldu mu bir öncekinden dana iyi programla gelir uyguladığı program toplumu memnun etmediğinde hatalarını düzeltmek amacı ile muhalefete çekilir yenilenir yeniden toplum karşısına çıkar.
Ama bir parti rejimi değiştirmeye talipse bu parti ancak zor yolu ile iktidardan uzaklaştırılır ki artık o uzaklaşma o partinin sonudur.
AKP ye seçim sonuçları sonucu iktidardan düşecek bir parti gibi bakmamak gerekir işte bundan önceki Ankara belediye bakanlığı seçimi sonuçları ve uygulamaları geleceğin aynasıdır. Seçime itirazlar dikkate bile alınmadı seçimdeki şahibe hala devam ediyor.
AKP ve onun fikir babaları seçim sonuçlarını her koşulda kendi lehlerine çevirecektir İstenilen itirazlar yapılsın hiç bir hukiki sonuç alınamayacaktır. Bunun göstergeleri yapılan probagandalarda vardır.
Onun için seçimlere endeksli çalışmalar ve örgütlenmeler boşuna gayrettir. AKP nin ve onun beyin takımını yok etmenin ancak halkı örgütlendirmek ve isyan edenleri çoğaltmakla mümkündür. Veya allaha dua ederek.
Saint-Just
06-01-2015, 14:40
tabikide sosyalizm olmalı.
evrensel-insan
06-01-2015, 20:18
@evrensel insan senin icin hava hos. buyuk kurdistana dogru hizla ilerliyorsunuz.. artik orda yasarsiniz demokrasiyi, laikligi , sosyal degerleri.
nasil olsa biji serok obama.
Burada neyi ima ettigini pek anlayamadim, evrensel bilincteki ve serbest dusunce bilisselligindeki bir beynin, etik olarak milli hic bir tarafi olmadigini hala algilayamadin mi?
Ayrica son satir da turkce degil, o yuzden ne demekistedigi de anlasilmiyor.
spartacus
06-01-2015, 20:34
@spartacus demokrasi diyorsun al sana demokrasi. sandiktan bu din tacirleri cikiyor. bu ulke ve milletin tek kurtulusu Ataturk ve ilkeleridir. ama oda tutmadi. egitimsiz, kdndine guvensiz bir toplumuz. guce tapariz bu guc ister dinli ister dinsiz olsun. biz halk olarak guclunun yaninda oluruz.
dunyayi yoneten gucler ise bize boyle dinci got killarini layik goruyor.. ha birazda osmanlinin intikamini aliyorlar. birazda korkuyorlar turklerden osmanli gibi bir imparatorluk kurmus olan bu milleti devamli olarak din narkoz u altinda uyusturuyorlar.
Sandıktan demokrasi çıkmıyor, demokrasi bu değil ki. Okumadan yazıyorsunuz sanırım...
Bir kere bazı şeyler yasaklanırsa demokrasi olur, bunda her türlü etiketin, tabunun istismarı ve kullanımı da dahildir. İnsanların zevkler ve renkler, inanç ve tabular, kölelştirilme etkenleri düzlemiyle seçim olmaz!. Siz bu etiketlerde size düşen pay nedir buna bakın, umarım başarırsınız. İnsanlar hayatlarına dair bir şey seçmiyor ki, holiganca seçimler yapıyor, sizinde dayattığınız tarz yani..
Mesele Atatürkçü olup olmamak değil, umarım bir gün meselenin insanın yaşadığı odanın soğuk mu, sıcak mı olduğunu bir tarafın hz Muhammedcilikle ötekinin başka türden hazreticilikle kavrayıp belirleyemeyeceğini anlamaktır. yani bu işler etiketle, tabu ile ve bunların istismarı ile tamda senin al sana demokrasi dediğin diktatörlüğü yaratıyor.
ha günümüze nasıl bu kadar kolay gelindiğini ise siz kemalist darbelere bakarak çözmeye çalışın ne diyeyim, hala hangi çağda olduğumuzun farkında değilsiniz, haliyle etiketler, tabular ne derece gündelik hayat üzerinde belirleyici hale gelmez, o derecede toplum bilinçlenebilir, aydınlığa örgütlenebilir, ama sizler bir yandan, öteki öte yandan zaten bu toplumu bu hale getiren, birer kul-köle, cahil eden etiketleri enjekteye devam ederseniz bizim de işimiz haliyle zorlaşacak, tahteravallinin bir tarafında sizler, ötekinde berikiler, bir iner, bir çıkmaya devam edersiniz , zira sizlere verilen rol bundan ibaret... Etiketle doğmadın, etiketle ölmeyeceksin, etiketler değildir hayatının ölçütü, tabularınız değildir, insandan üstün, öte ilahlaştırdığınız tabularınızı söküp atmadıkça da(sizlerde dahil), yakınmayın, zira 21. yüzyılda insanca yaşam, aydın, bilinçli toplumlar olmak yolunda bu hallerinizle işi zorlaştırıyorsunuz, zorlaştırmaya da devam edeceksiniz.
evrensel-insan
06-01-2015, 20:44
@spartacus demokrasi diyorsun al sana demokrasi. sandiktan bu din tacirleri cikiyor. bu ulke ve milletin tek kurtulusu Ataturk ve ilkeleridir. ama oda tutmadi. egitimsiz, kdndine guvensiz bir toplumuz. guce tapariz bu guc ister dinli ister dinsiz olsun. biz halk olarak guclunun yaninda oluruz.
dunyayi yoneten gucler ise bize boyle dinci got killarini layik goruyor.. ha birazda osmanlinin intikamini aliyorlar. birazda korkuyorlar turklerden osmanli gibi bir imparatorluk kurmus olan bu milleti devamli olarak din narkoz u altinda uyusturuyorlar.
Demokrasi bir secilis rejimi mi?
Yoksa secildikten sonraki yonetis rejimi mi?
"Demokratik olarak basa gelmek" ile, "demokratik olarak yonetmek" farkini biliyor musun?
Sen tam olarak demokrasiden ne algiliyorsun?
Nedir senin alginda, demokrasi?
Mesela turkiye'de su an anti demokratik olan bir sey var midir, var sa nedir?
Demokrasi diktatorluk madalyanin her iki yuzunun birini digerinden farkli kilan ana unsur/lar nelerdir?
Demokrasi bir secilis rejimi mi?
Yoksa secildikten sonraki yonetis rejimi mi?
"Demokratik olarak basa gelmek" ile, "demokratik
olarak yonetmek" farkini biliyor musun?
Sen tam olarak demokrasiden ne algiliyorsun?
Nedir senin alginda, demokrasi?
Mesela turkiye'de su an anti demokratik olan bir
sey var midir, var sa nedir?
Demokrasi diktatorluk madalyanin her iki
yuzunun birini digerinden farkli kilan ana unsur/
lar nelerdir?
demokrasi deyince ne anliyorum?
demokrasi deyince "baris" istiyoruz deyip ortaligi yakip yikma hakki geliyor aklima.
kacakcilik geliyor , devlete vergi vermeme, su ve elektirik aboneligi icin secim rusveti geliyor,
ataturke ve devrimlerine sovme geliyor.
ulkeyi ortacag zihniyetli dinci yobazlar ele gecirincede sahte goz yaslari. yokefendim demokrasi elden gidiyor, laiklik elden gidiyor..
zirtta birtta. yav he he. kazandinjz iste tc devletini elbirligiyle suanki haline getirdiniz. sevinin. tc olmadi. kc olur.
simdi aklima geldi faso mustafa kemal devletin adini niye kurdiye koymamis :) kurdiye koyaymis boyle olnazmis. demokrasimiz isvecle norvecle yarisabilirdi.
karistirdim biraz kucuk ekran gsm den ancak bukadar ..
evrensel-insan
06-01-2015, 21:35
zirtta birtta. yav he he. kazandinjz iste tc devletini elbirligiyle suanki haline getirdiniz. sevinin. tc olmadi. kc olur.
Kazanan kim/ne? TC devletini "elbirligi ile bu hale" getirenler kimler/neler?
Ayrica ortada da "sevinecek" bir durum yok.
Sen neden ne temelde bu sekilde imali cumleler yaziyorsun?
Ya da acikca neyi ima ettigini yazar misin?
Bir daha ima etmeden once yz\ar ile ilgili gecmis yazilarina bir goz atmak ve hatta kendi ile ilgili aciklamayi okuduktan sonraen azindan ima edeceksen de tutarli olmak gerekiyor.
Bak kisaca neymis!
Bu temelde kendi bireysel dusunce ve bilgim adina, kisaca konu ve kavramlara bakis acim sudur.
Basta ulkenin ve toplumunun ve farkli halklarinin birligi butunlugu ve beraberliginden yanayim. Yani ayni cografyanin korunmasindan yanayim. Yalniz bu yanalik ancak asagidakiler disindadir.
Otokratik teokrasiden yana degilim.-Basbakan, AKP ve polis devleti, parti devleti
Demokratik teokrasiden yana degilim-Cumhurbaskani, F.Gulen, cemaat, evengalizm
Laik diktatorlukten yana degilim-Askeri idare
laik milliyetcilikten yana degilim-turk milliyetciligi/Kurd milliyetciligi
TC laikliginden yana degilim-diyanetin devlet bunyesinde olmasi, Istiklal marsi dini icerigi
Ulusalci degilim-tek bir etnik koken ve tek bir din mezhebi temelindeki birlik uniterlik
Demokratik diktatorlukten yana degilim-teklesmis etnik koken turklugun ya da sunniligin diger farklar uzerindeki hakimiyeti
Hic bir emperyalist zihniyetten yana degilim-"demokrasi/ozgurluk" adi altinda emperyalizmin ulke ve toplumlarina saldirmasi, ic islerine karismasi, toplumu ayristirmasi ve mikro ayrimcilik ile ulkeleri kendi cikar amaclarina ekonomik ve politik alet etmesi.
Hic bir surette ic ve dis savastan yana degilim-bir politik ve ekonomik cikar amacli acilan savaslar.
Peki neden yanayim?
Sekuler laiklikten yanayim- yani evrensel hukuk hak ve ozgurlukler insan haklari temelinde toplumun her farkli halkinin farkinin ozgurlugu tanim ve temsil hakki.
Birey devletinden yanayim-yani vatandasin devleti icin degil, devletin bireyi icin var olmasi bireyinin hak ve ozgurlugunu koruyacak kurum ve kuruluslarinin olmasi
Politik olmayan devletten yanayim-Yani devletin hic bir din ve mezhepten ve etnik kokenden yana olmamasi hepsine ayni mesafede olmasi hepsinin hak ve ozgurlugunu korumasi ve farklarin politik arac ve duygu somurusu ya da oy pusulasi olarak kullanimina izin verilmemesi.
Ulke ve toplum cikarlarini gozeten politikadan yanayim-Her turlu politikanin ulkenin disarida barisa yonelik olmasi ve iceride de toplum ve farkli halklarinin her turlu yasam ve iliski standartinin yukseltilmesine olanaklarinin saglanmasina yonelik olmasi.
Bilimsel, bilissel ve bilgisel egitim/ogretim ve yetistirim den yanayim-Egitimin temelinin din milliyet etik, metafizik degerler uzerine degil; evrensel olgu temelindeki bilimden yana olmasi her turlu yetistirimin ve egitimin ogrenimin kritik, analitik, yapilandirmaci ve birey yetistiren beyinleri dusundurten ve dusuncenin onunu acan sekilde olmasi her turlu dusunce ve ifade ozgurlugu. Kisaca vatandas ve toplumsal "biz/oteki" kutuplu otekilestirten/otekilesen degil; hak ve ozgurluklu birey ve onun farklari icsellestiren uzlasmali biribirine saygili bireysel yetisim.
Senin icin oldukca detayli olsa da, ana hatlari ile acikca belirtilmistir.
O yuzden bir daha bir cumle yazarken, ya da bir seyi ima ederken tutarli olmak herkesin hayrinadir.
evrensel-insan
05-02-2015, 20:29
Yeni nufusa gore duzenlenen illere gore milletvekili sayisi;
Ankara ve Izmir iki, Istanbul uc secim bolgesine sahip.
http://www.gercekgundem.com/images/posts/201502/ad6a4a9aa5806d36_618x790.jpg
mustafAttila
06-02-2015, 01:47
neden oy kullanamıyorum ?
selamlar...
spartacus
06-02-2015, 03:56
Henüz Aday Üye olduğunuz için, 10 mesajı doldurduğunuzda üyelik haklarına sahip olacaksınız.
Bu önlemi almamızın nedeni spam mesaj atmalar, spam-tebliğ-reklam başlık açmalar gibi hal ve durumlara engel olmak için. 10 mesajı doldurmak içinde gelişigüzel mesaj yazılırsa da tarafımızca kaldırılır(gördüğümüz anda)....
Dialectics
06-02-2015, 09:50
Sormak istediğim bir şey var anket ile ilgili: deniyor ki 2015 ortak ittifakı ne olmalıdır, hadi içinden birini ya da bir kaçını seçtik diyelim. Peki bu sayılan ittifak unsurlarını kimin temsil ettiği şu anki siyasi partiler ortamında NET midir?
Diyebilir misiniz ki A partisi şu şu unsurlara bağlıdır, B partisi bu unsurlara öncelik verir?
Yani diyeceğim o ki, ittifakı bulduk da uygulaması nasıl olacak?
Pek çok yeni siyasi parti kuruldu. Dolayısıyla belki tartışmanın mevut siyasi partilerin temsil ettikleri değerlere, bu değerlere ve programlarına bağlılıklarına vb. gibi bir eksene kayması daha faydalı olabilir. Hangi siyasi partinin hangi unsurlara sadık kalacağına dair yeterli bilgisi olan arkadaşların "reklam yapıyorum" mefhumuna girmeden bilgilendirmesi belki daha faydalı olur diye düşünüyorum...
evrensel-insan
06-02-2015, 18:10
Sormak istediğim bir şey var anket ile ilgili: deniyor ki 2015 ortak ittifakı ne olmalıdır, hadi içinden birini ya da bir kaçını seçtik diyelim. Peki bu sayılan ittifak unsurlarını kimin temsil ettiği şu anki siyasi partiler ortamında NET midir?
Diyebilir misiniz ki A partisi şu şu unsurlara bağlıdır, B partisi bu unsurlara öncelik verir?
Yani diyeceğim o ki, ittifakı bulduk da uygulaması nasıl olacak?
Pek çok yeni siyasi parti kuruldu. Dolayısıyla belki tartışmanın mevut siyasi partilerin temsil ettikleri değerlere, bu değerlere ve programlarına bağlılıklarına vb. gibi bir eksene kayması daha faydalı olabilir. Hangi siyasi partinin hangi unsurlara sadık kalacağına dair yeterli bilgisi olan arkadaşların "reklam yapıyorum" mefhumuna girmeden bilgilendirmesi belki daha faydalı olur diye düşünüyorum...
Sonucta demokratik ve gercekci olundugunda AKP disinda %10 barajini gecebilecek sadece CHP ve MHP gorunuyor. HDP'nin de cumhurbaskanligi secimlerinde almis oldugu bir %9 var.
Bunun %10'u gececegini dusunduklerinden, bagimsiz olarak deguilde; parti olarak secime katilmayi dusunuyorlar.
Bunun disinda bir yigin secime girecek cesitli ideoloji ve politik iceriklerde partiler var, yalniz hic birinin oyunun % 10'u gecme olanagi yok.
Buradaki en buyuk sorun, AKP karsisindaki bir ittifakin olamamasinin getirdigi, kararsizlarin/secimde oy kullanmayanlarin ve oy alipta % 10 barajini gecemeyenlerin oylari AKP'ye gidecek.
Zaten cogunlugu da bu sekilde karsisinda bir ittifak olmamasindan sagliyor.
Halbuki diyelim, tum partiler ilk muhalefet parti olan CHP'de birlesse ve yaris AKP ile CHP arasinda olsa; o zaman zaten AKP ikinci partiu olur.
Ne yazikki ulke ve toplumumuz uzlasmadan degil, bolunmeden ayrismadan ve otekilestirtmekten yana.
Bu da ulke ve toplumunun icinde buldugu hazin durumun bilincinde olmadiklarini ve yarin belki de "is isten gececegini" gormediklerini gosteriyor.
Cunku birak ittifaki biri digerinin oy almamasi icin elinden gelenm propagandayi yapiyor.
evrensel-insan
06-02-2015, 18:26
Türkiye'deki Faal Siyasi Parti Sayısı 93 Olarak Açıklandı.
verilerine göre Türkiye'de 93 faal siyasi parti bulunuyor. Bu partilerden 17'si ise bu yıl kuruldu.
YEREL SEÇİMLERE 26 PARTİ KATILMIŞTI
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verilerine göre 14 Kasım 2014 tarihi itibarı ile Türkiye'de 93 faal siyasi parti bulunuyor. Türkiye'de faal bulunan 93 partiden 76'sı 2014 öncesi, 17'si ise bu yıl kuruldu. 30 Mart'ta yapılan yerel seçimlere ise 26 parti katılmıştı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAŞVURU YAPAN 3 PARTİ BULUNUYOR
Bu yıl kurulan siyasi partilerin isimleri ise şöyle: 1923 Cumhuriyet Partisi, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Önce Vatan Partisi, Kadın Partisi, Büyük Turan Hareketi Partisi, Türkiye Toplumcu Kardeşlik Partisi, Merkez Parti, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Halkın Türkiye Komünist Partisi, Cihan Partisi, Çoğulcu Demokrasi Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi İrade Yükseliş Partisi, Geleceğin Türkiye Partisi, Anayol Partisi, Demokratik Gelişim Partisi.
14 Kasım sonrasında ise İçişleri Bakanlığı'na resmi kuruluş başvurusu yapıp 'alındı' belgesi verildiğini duyuran 3 parti bulunuyor. Başvuruda bulunan 3 parti ise şöyle: Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılan Emine Ülker Tarhan'ın başvurusunu yaptığı Anadolu Partisi, Kürdistan Özgürlük Partisi ve kurucuları arasında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in de yer aldığı Millet ve Adalet Partisi.
TÜRK SİYASİ HAYATINDAKİ PARTİLER
PARTİ ADI KISA ADI KURULUŞ TARİHİ
1 DEMOKRAT PARTİ DP 23.06.1983
2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ MHP 07.07.1983
3 MİLLET PARTİSİ MİLLET 22.03.1984
4 DEMOKRATİK SOL PARTİ DSP 14.11.1985
5 İŞÇİ PARTİSİ İP 02.03.1992
6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ CHP 09.09.1992
7 GENÇ PARTİ GENÇPARTİ 26.11.1992
8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ TSİP 03.01.1993
9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BBP 29.01.1993
10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ TKP 16.08.1993
11 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ Ö DP 08.06.1994
12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ L DP 26.07.1994
13 EMEK PARTİSİ EMEP 25.11.1996
14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ DSİP 25.04.1997
15 ALTERNATİF PARTİ A.P 23.10.1998
16 GÖNÜL BİRLİĞİ YEŞİLLER PARTİSİ GBYP 03.11.2000
17 SAADET PARTİSİ SAADET 20.07.2001
18 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ AK PARTİ 14.08.2001
19 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ BTP 25.09.2001
20 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ HAK-PAR 11.02.2002
21 YURT PARTİSİ YURT-P 14.03.2002
22 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ BCP 24.07.2002
23 SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ SDP 28.08.2002
24 SAĞDUYU PARTİSİ SAĞDUYU 04.09.2002
25 AYYILDIZ PARTİSİ AYP 03.09.2003
26 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ EHP 05.01.2004
27 MİLLİ DEMOKRAT HALKIN PARTİSİ MDHP 05.04.2004
28 HALKIN YÜKSELİŞİ PARTİSİ HYP 16.02.2005
29 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ HKP 15.06.2005
30 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ MHHP 24.04.2006
31 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ İKP 15.06.2006
32 TÜRKİYE MÜDAFAA-İ HUKUK PARTİSİ T MHP 07.08.2006
33 GÜÇLÜ TÜRKİYE PARTİSİ GTP 09.10.2006
34 KATILIMCI DEMOKRASİ PARTİSİ KADEP 20.12.2006
35 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ YÜCE DİRİ-P 16.04.2007
36 DOĞRUYOL PARTİSİ DYP 28.05.2007
37 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ DİP 07.09.2007
38 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA 30.11.2007
39 BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ BDP 02.05.2008
40 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ H AK PARTİ 29.07.2008
41 HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR 04.09.2008
42 ALTERNATİF VE DEĞİŞİM PARTİSİ AL PARTİ 17.11.2008
43 TÜRKİYE HÜMANİST PARTİSİ THP 11.06.2009
44 GÜÇLENEN TÜRKİYE PARTİSİ GÜTÜP 12.10.2009
45 YENİ DÜNYA PARTİSİ (BÜYÜK ANAVATAN) YENİ DÜNYA 16.11.2009
46 ERGENEKON PARTİSİ ER PARTİ 15.01.2010
47 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ESP 05.02.2010
48 TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ TİP 08.02.2010
49 MİLLİYETÇİ ve MUHAFAZAKAR PARTİ MMP 02.03.2010
50 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ 15.03.2010
51 TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ TİKP 18.06.2010
52 ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ EÇP 30.12.2010
53 SOSYAL DEMOKRAT PARTİ SODEP 13.04.2011
54 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN 07.09.2011
55 DEVRİMCİ HALK PARTİSİ DEV-PARTİ 28.09.20.11
56 MİLLİYETÇİ TÜRKİYE PARTİSİ MTP 24.11.2011
57 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ ÖSP 21.12.2011
58 ENGELSİZ TÜRKİYE PARTİSİ ETP 28.12.2011
59 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ TKP-2 07.02.2012
60 ADALETÇİ KURTULUŞ PARTİSİ 27.02.2012
61 GÜVEN PARTİ GP 08.03.2012
62 HAK VE ADALET PARTİSİ HAP 27.04.2012
63 DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİ DAP 25.05.2012
64 HALKIN SESİ PARTİSİ HAS PARTİ 27.09.2012
65 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ H DP 15.10.2012
66 TÜRK BİRLİĞİ PARTİSİ TBP 07.11.2012
67 BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ BADHP 20.11.2012
68 YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ YSGP 30.11.2012
69 HÜR DAVA PARTİSİ HÜDA PAR 19.12.2012
70 VATAN VE İSTİKLAL PARTİSİ V.İ.P. 23.01.2013
71 MUHAFAZAKAR YÜKSELİŞ PARTİSİ MYP 08.02.2013
72 TÜRKİYE İŞSİZLER VE EMEKÇİLER PARTİSİ TİVEP 08.04.2013
73 ÇOĞULCU TOPLUM PARTİSİ ÇTP 13.05.2013
74 SOSYALİST YENİDEN KURULUŞ PARTİSİ SYKP 26.06.2013
75 GENÇ ANADOLU PARTİSİ GAP 06.08.2013 - KAYSERİ
Bu partiler hakkinda sosyal medya da bilgi elde edilebilir.
Asagidaki listed Osmanli'nin son doneminden gunumuze kadar olan partilerin listesi var.
http://www.tbmm.gov.tr/kutuphane/siyasi_partiler.html
Meclisteki partiler;
TBMM (550)
Adalet ve Kalkınma Partisi (312) Cumhuriyet Halk Partisi (125) Milliyetçi Hareket Partisi (52) Halkların Demokratik Partisi (27) Anadolu Partisi (1) Demokratik Bölgeler Partisi (1) Demokratik Gelişim Partisi (1) Elektronik Demokrasi Partisi (1) Merkez Parti (1) Millet ve Adalet Partisi (1)
Mecliste bulunmayan partiler;
1923 Cumhuriyet Partisi Adaletçi Kurtuluş Partisi Alternatif Parti Alternatif ve Değişim Partisi Anavatan Partisi Ayyıldız Partisi Bağımsız Cumhuriyet Partisi Bağımsız Türkiye Partisi Büyük Birlik Partisi Büyük Anadolu Diriliş Hareketi Partisi Büyük Turan Hareketi Partisi Cihan Partisi Çoğulcu Demokrasi Partisi Çoğulcu Toplum Partisi Demokrat Parti Demokratik Sol Parti Devrimci Halk Partisi Devrimci İşçi Partisi Devrimci Sosyalist İşçi Partisi Doğru Yol Partisi Doğuş ve Aydınlık Partisi Ebedi Nizam Partisi Emek Partisi Emekçi Hareket Partisi Engelsiz Türkiye Partisi Engelsiz Yaşam Partisi Ergenekon Partisi Esnaf ve Çiftçi Partisi Ezilenlerin Sosyalist Partisi Genç Parti Genç Anadolu Partisi Gezi Partisi Gönül Birliği Yeşiller Partisi Güçlenen Türkiye Partisi Güven Parti Hak ve Adalet Partisi Hak ve Eşitlik Partisi Hak ve Hakikat Partisi Hak ve Huzur Partisi Hak ve Özgürlükler Partisi Halkın Kurtuluş Partisi Halkın Türkiye Komünist Partisi Halkın Yükselişi Partisi Hür Dava Partisi İşçi Partisi İşçi Kardeşliği Partisi Kadın Partisi Katılımcı Demokrasi Partisi Komünist Parti Liberal Demokrat Parti Millet Partisi Milli Mücadele Partisi Milliyetçi İrade Yükseliş Partisi Milliyetçi Türkiye Partisi Muhafazakar Yükseliş Partisi Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi Önce İnsan Partisi Önce Vatan Partisi Özgürlük ve Dayanışma Partisi Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Saadet Partisi Sağduyu Partisi Sosyal Demokrat Parti Sosyalist Demokrasi Partisi Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Toplumcu Kuruluş Partisi Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi Türk Birliği Partisi Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi Türkiye Hümanist Partisi Türkiye İşçi Köylü Partisi Türkiye İşçi Partisi Türkiye İşsizler ve Emekçiler Partisi Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi Türkiye Müdafaa-i Hukuk Partisi Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Türkiye Toplumcu Kardeşlik Partisi Ulusal Parti Vatan ve İstiklal Partisi Yeni Dünya Partisi Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Yurt Partisi Yüce Diriliş Partisi
Genel Seçimler'e katılacak partiler belirlendi
Yüksek Seçim Kurulu, 7 Haziran'da yapılacak Milletvekili Genel Seçimi'ne katılacak siyasi partileri belirledi
YSK'nın Resmi Gazete'de yer alan kararına göre, 31 parti seçimlere katılabilecek.
25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'ne katılma yeterliliğini taşıyan siyasi partiler şöyle:
1- Adalet ve Kalkınma Partisi
2- Alternatif Parti
3- Anadolu Partisi
4- Bağımsız Türkiye Partisi
5- Büyük Birlik Partisi
6- Cumhuriyet Halk Partisi
7- Demokrat Parti
8- Demokratik Gelişim Partisi
9- Demokratik Sol Parti
10- Doğru Yol Partisi
11- Emek Partisi
12- Genç Parti
13- Hak ve Adalet Partisi
14- Hak ve Eşitlik Partisi
15- Hak ve Özgürlükler Partisi
16- Halkın Kurtuluş Partisi
17- Halkın Yükselişi Partisi
18- Halkların Demokratik Partisi
19- Hür Dava Partisi
20- İşçi Partisi
21- Liberal Demokrat Parti
22- Merkez Parti
23- Millet Partisi
24- Millet ve Adalet Partisi
25- Milliyetçi Hareket Partisi
26- Muhafazakar Yükseliş Partisi
27- Özgürlük ve Dayanışma Partisi
28- Saadet Partisi
29- Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi
30- Türkiye Komünist Partisi
31- Yurt Partisi
Dialectics
06-02-2015, 23:52
Sonucta demokratik ve gercekci olundugunda AKP disinda %10 barajini gecebilecek sadece CHP ve MHP gorunuyor. HDP'nin de cumhurbaskanligi secimlerinde almis oldugu bir %9 var.
Bunun %10'u gececegini dusunduklerinden, bagimsiz olarak deguilde; parti olarak secime katilmayi dusunuyorlar.
Bunun disinda bir yigin secime girecek cesitli ideoloji ve politik iceriklerde partiler var, yalniz hic birinin oyunun % 10'u gecme olanagi yok.
Buradaki en buyuk sorun, AKP karsisindaki bir ittifakin olamamasinin getirdigi, kararsizlarin/secimde oy kullanmayanlarin ve oy alipta % 10 barajini gecemeyenlerin oylari AKP'ye gidecek.
Zaten cogunlugu da bu sekilde karsisinda bir ittifak olmamasindan sagliyor.
Halbuki diyelim, tum partiler ilk muhalefet parti olan CHP'de birlesse ve yaris AKP ile CHP arasinda olsa; o zaman zaten AKP ikinci partiu olur.
Ne yazikki ulke ve toplumumuz uzlasmadan degil, bolunmeden ayrismadan ve otekilestirtmekten yana.
Bu da ulke ve toplumunun icinde buldugu hazin durumun bilincinde olmadiklarini ve yarin belki de "is isten gececegini" gormediklerini gosteriyor.
Cunku birak ittifaki biri digerinin oy almamasi icin elinden gelenm propagandayi yapiyor.
Senin bu bahsettiğin "Akp'yi engelleyelim de nasıl engellersek engelleyelim" söyleminden farksız bir şey. Bu bahsettiğin senaryo son 2 seçimde denenmedi mi, sonuç nedir: fiyasko.
12-13 yıllık AKP iktidarı boyunca, hiç bir alternatif üretemeyen, toplumda bir heyecan yaratamayan, şu hatip RTE'nin karşısına bir tane sağlam lider çıkaramayan ve aldıkları tüm başarasızlıklara rağmen halâ o muhalefet partilerindeki koltuklarında oturmaktan gocunmayanlar için milletten halâ ittifak yapmasını istemek bence etik değildir.
Bu bahsettiğin iki muhalefet partisi lideri ne denli koltuk sevdalısı olduklarını sence ispatlamadılar mı? Vatan ya da memleket, demokrasiymiş, Türkiyenin gelişmesi imiş o oturdukları koltuklardan daha mı önemli onlar için sence? Bence değil. Memleket için kaygılanan insan, bu kadar başarısızlığı hazmetmezdi, "ben beceremedim" der çekilirdi.
Benim umudum bu 3 muhalefet partisinin arasına CHP, MHP ve HDP bir dördüncüsünün katılması. CHP'ye olan tepki giderek büyüyor, CHP oyunu arttırmak yerine düşürüyor kanımca. Bu CHP den kaçan oyların ve tepeden inme bir şekilde aday gösterildiği ayyuka çıkan E.İhsanoğluna oy vermeyerek CHP'yi protesto edenlerin buluşacağı bir adres ortaya çıkarsa ki "Anadolu Partisi" şimdilik bu misyonu üstlenmiş gibi duruyor ama bakarsın başka birisi parlayıverir bir anda, o zaman mecliste hem en çok temsil hakkı sağlanmış olur hem de AKP istediği kadar milletvekili çıkaramaz.
Ama ben şu konuda artık netim: mecburiyetten gidip tıpış tıpış oy verme senaryosuna hayır. Batacaksa batsın. Ama o batışın sorumlusu gidip de bizi kötünün iyisini seçmek mecburiyetine sokup da bunu yapmamayı tercih eden ben değil, bu kötü gidişat esnasında koltuklarından başka hiç bir şeye kıymet vermeyenler olacaktır...
Aydınlanacaksak gerçekten aydınlanalım. Karanlığa gömüleceksek de gömülelim, belki gerçek aydınlık ancak böyle ortaya çıkar zamanı geldiğinde...
evrensel-insan
07-02-2015, 00:08
Senin bu bahsettiğin "Akp'yi engelleyelim de nasıl engellersek engelleyelim" söyleminden farksız bir şey. Bu bahsettiğin senaryo son 2 seçimde denenmedi mi, sonuç nedir: fiyasko.
Nasildenendi, aciklar misin? Ya da cumhurun basi secimlerinden mi bahsediyorsun?
O soylemden cok farkli. Benim dedigimde bilinc uzlasma ve ulke ve toplumun geleceginin tehlikede oldugunun algisi var.
Yani koltuksevdasi, politik cikar ve iktidar tutkunlugu yok.
12-13 yıllık AKP iktidarı boyunca, hiç bir alternatif üretemeyen, toplumda bir heyecan yaratamayan, şu hatip RTE'nin karşısına bir tane sağlam lider çıkaramayan ve aldıkları tüm başarasızlıklara rağmen halâ o muhalefet partilerindeki koltuklarında oturmaktan gocunmayanlar için milletten halâ ittifak yapmasını istemek bence etik değildir.
Neden boyle oldu sence? Bu kisim ile ilgili sana bir link vercegim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34882
Bu bahsettiğin iki muhalefet partisi lideri ne denli koltuk sevdalısı olduklarını sence ispatlamadılar mı? Vatan ya da memleket, demokrasiymiş, Türkiyenin gelişmesi imiş o oturdukları koltuklardan daha mı önemli onlar için sence? Bence değil. Memleket için kaygılanan insan, bu kadar başarısızlığı hazmetmezdi, "ben beceremedim" der çekilirdi.
Maalesef tum meclis, ABD'nin emrinde. Yukaridaki linki oku.
Benim umudum bu 3 muhalefet partisinin arasına CHP, MHP ve HDP bir dördüncüsünün katılması. CHP'ye olan tepki giderek büyüyor, CHP oyunu arttırmak yerine düşürüyor kanımca. Bu CHP den kaçan oyların ve tepeden inme bir şekilde aday gösterildiği ayyuka çıkan E.İhsanoğluna oy vermeyerek CHP'yi protesto edenlerin buluşacağı bir adres ortaya çıkarsa ki "Anadolu Partisi" şimdilik bu misyonu üstlenmiş gibi duruyor ama bakarsın başka birisi parlayıverir bir anda, o zaman mecliste hem en çok temsil hakkı sağlanmış olur hem de AKP istediği kadar milletvekili çıkaramaz.
Nedir bu 4. nun olanagi? Var mi bildigin. Secime katilacak 31 partinin adlari yukarida. Sence bu 4. su hangisi?
Ama ben şu konuda artık netim: mecburiyetten gidip tıpış tıpış oy verme senaryosuna hayır. Batacaksa batsın. Ama o batışın sorumlusu gidip de bizi kötünün iyisini seçmek mecburiyetine sokup da bunu yapmamayı tercih eden ben değil, bu kötü gidişat esnasında koltuklarından başka hiç bir şeye kıymet vermeyenler olacaktır...
Aydınlanacaksak gerçekten aydınlanalım. Karanlığa gömüleceksek de gömülelim, belki gerçek aydınlık ancak böyle ortaya çıkar zamanı geldiğinde...
Unutma oy vermede kararsizlarin kararsizligi AKP'ye yariyacak.
Dialectics
07-02-2015, 00:30
Nasildenendi, aciklar misin? Ya da cumhurun basi secimlerinden mi bahsediyorsun?
O soylemden cok farkli. Benim dedigimde bilinc uzlasma ve ulke ve toplumun geleceginin tehlikede oldugunun algisi var.
Yani koltuksevdasi, politik cikar ve iktidar tutkunlugu yok.
Yerel seçimlerde CHP önceden MHP li kişileri aday göstermedi mi? MHP daha düşük oy alabileceğini tahmin ettiği yerlerde zayıf adaylar çıkarmadı mı? Sosyal medyada hangi ilde hangi partinin CHP mi MHP mi destekleneceğine dair listeler gezmedi mi?
Ülke toplumunun geleceğinin tehlikede olduğunu Kılıçdaroğlu ve Bahçeli idrak edemiyor mu? Yani sence onlar bunu idrak ettikleri için mi, kendilerinden daha iyi bir alternatif olamayacağını düşündükleri için mi bırakmıyorlar koltuklarını? Herhalde iktidar tutkusu vb. yok diyorken böyle bir şeyi kastettin...
Onların idrak edemediği şeyi biz neden halk olarak sindireceğiz?
Neden boyle oldu sence? Bu kisim ile ilgili sana bir link vercegim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34882
Verdiğin linkte lider gidince parti de biter demişsin ancak bildiğin üzere CB kendi partisi için aleni olarak oy istemeye başladı. Bu bahsettiğin liderlerin hepsi bir şekilde parti ile organik bağını kopartmıştı, RTE farklı bir şey deniyor. Ne sonuç vereceği belli olmaz...
Maalesef tum meclis, ABD'nin emrinde. Yukaridaki linki oku.
Teoride Amerikan mandasında değiliz ama pratikte öyle. Yapacak bir şey de yok diyorsun yani... Haklısın, ya gerçekten onlar, ya da biz bizzat kendimiz içinden çıkanlar yıllardır belimizi doğrultmamıza izin vermemiş. Anladığım kadarıyla senin felsefen de "madem belimi doğrultamıyoruz bari en azından sürünmeyelim" felsefesi..
Nedir bu 4. nun olanagi? Var mi bildigin. Secime katilacak 31 partinin adlari yukarida. Sence bu 4. su hangisi?
Unutma oy vermede kararsizlarin kararsizligi AKP'ye yariyacak.
Anadolu Partisine daha çok ihtimal verdiğimi belirttim. Tepki oylarını toplama potansiyeline sahipler. Ama bir kıvılcım çakmaları gerekiyor. Bir şekilde sen gibi 4. partinin imkânsız olduğunu düşünenlerin kafalarında bir soru işareti yakmaları gerekiyor...
evrensel-insan
07-02-2015, 00:49
Yerel seçimlerde CHP önceden MHP li kişileri aday göstermedi mi? MHP daha düşük oy alabileceğini tahmin ettiği yerlerde zayıf adaylar çıkarmadı mı? Sosyal medyada hangi ilde hangi partinin CHP mi MHP mi destekleneceğine dair listeler gezmedi mi?
Iste ABD ve surekasina bagimli olmak boyle birsey. Daha once de Demireller Ozallar ABD eliyle pazarlanmisti en son da dictator.
Ülke toplumunun geleceğinin tehlikede olduğunu Kılıçdaroğlu ve Bahçeli idrak edemiyor mu? Yani sence onlar bunu idrak ettikleri için mi, kendilerinden daha iyi bir alternatif olamayacağını düşündükleri için mi bırakmıyorlar koltuklarını? Herhalde iktidar tutkusu vb. yok diyorken böyle bir şeyi kastettin...
Etmelerine izin verilmiyor. Onlarin gorevi alternatifolmadan sadece muhalefet olmak. Yeri geldiginde bir iki laf etmek, yeri geldiginde diktatore milletvekili unvani kazandirmak, A.Gul'u koske cikarmak v.s. Yani ABD'nin kendilerinden istenen politikasini uygulamak.
Onların idrak edemediği şeyi biz neden halk olarak sindireceğiz?
Sorun da burda sindirmiyoruz ama iktidar icin de orgutlenemiyoruz.
Verdiğin linkte lider gidince parti de biter demişsin ancak bildiğin üzere CB kendi partisi için aleni olarak oy istemeye başladı. Bu bahsettiğin liderlerin hepsi bir şekilde parti ile organik bağını kopartmıştı, RTE farklı bir şey deniyor. Ne sonuç vereceği belli olmaz...
Zaten dictator onu bildigi icin "patili cumhurun basi" oldu. Sonucu simdilik diktatorun istedigi gibi gidiyor.
Teoride Amerikan mandasında değiliz ama pratikte öyle. Yapacak bir şey de yok diyorsun yani... Haklısın, ya gerçekten onlar, ya da biz bizzat kendimiz içinden çıkanlar yıllardır belimizi doğrultmamıza izin vermemiş. Anladığım kadarıyla senin felsefen de "madem belimi doğrultamıyoruz bari en azından sürünmeyelim" felsefesi..
Hayir benim dedigim, bilinclenme farkina varma vezihinsel degisim ve devrimi saglama. Yoksa onlar zaten ana okulundan baslasdilar zihinleri doldurmaya. 2023 hedefi de o gunku gencligin bu gunku ana okulu. Zaten 12 senede 1980'den beri yetistirdiklerini piyasaya surduler.
Anadolu Partisine daha çok ihtimal verdiğimi belirttim. Tepki oylarını toplama potansiyeline sahipler. Ama bir kıvılcım çakmaları gerekiyor. Bir şekilde sen gibi 4. partinin imkânsız olduğunu düşünenlerin kafalarında bir soru işareti yakmaları gerekiyor...
Yani % 10'u gecebileceklerini mi dusunuyorsun?
Biliyorsun, cumhurun basi secimlerinde meclisten bir 28 kisi ile bir aday bile cikaramadilar.
bursali68
07-02-2015, 00:50
Merhaba,
2015 Seçimlerinde de bir şeyin değişeceğini sanmıyorum...Aynı tas aynı hamam devam eder bu durum...
Sevgili Dialectics'in dedikleri konuyu özetlemek açısından CUK oturmuş...
Bunlar içerisinde en önemlisi toplumun ve muhalefetin kendine hayrı yok...İktidar da dümeni çevirmeye devam edecek gözüküyor...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
07-02-2015, 00:56
Merhaba,
2015 Seçimlerinde de bir şeyin değişeceğini sanmıyorum...Aynı tas aynı hamam devam eder bu durum...
Sevgili Dialectics'in dedikleri konuyu özetlemek açısından CUK oturmuş...
Bunlar içerisinde en önemlisi toplumun ve muhalefetin kendine hayrı yok...İktidar da dümeni çevirmeye devam edecek gözüküyor...
Sağlıcakla kalınız...
Yani ne olacak?
Baskanlik sistemi yeni anayasa "yeni Turkiye" ve 2023'te de T.C. Kurulus degerlerinin "ruhuna el fatiha" mi?
80 milyona yakin nufus bu kadar caresiz ve aciz mi?
Dialectics
07-02-2015, 01:07
Yani ne olacak?
Baskanlik sistemi yeni anayasa "yeni Turkiye" ve 2023'te de T.C. Kurulus degerlerinin "ruhuna el fatiha" mi?
80 milyona yakin nufus bu kadar caresiz ve aciz mi?
Demiyorsun ki ABD güdümlüyüz, o zaman bir alternatif belli: Ekonomik kriz. Ne zaman ki bu millette "bunlar gitmeden ekonomi düzelmez" algısı oluşur, ne zamanki o ayakkabı kutularındaki paraların faturası kendi cüzdanlarına vurur o zaman iş biter.
Gerçi bugün yeni ABD büyükelçisi "Türkiye hala stratejik ortağımız" gibi bir açıklama yaptı. Yani bu RTE'yi hala destekliyoruz mealine çıkar mı bilemiyorum.
Bu arada 80 milyon değiliz, %50 si evlerinde zor tutulan onlar, %50si biziz ya.. 40 milyonuz yani..
evrensel-insan
07-02-2015, 01:16
Demiyorsun ki ABD güdümlüyüz, o zaman bir alternatif belli: Ekonomik kriz. Ne zaman ki bu millette "bunlar gitmeden ekonomi düzelmez" algısı oluşur, ne zamanki o ayakkabı kutularındaki paraların faturası kendi cüzdanlarına vurur o zaman iş biter.
Gerçi bugün yeni ABD büyükelçisi "Türkiye hala stratejik ortağımız" gibi bir açıklama yaptı. Yani bu RTE'yi hala destekliyoruz mealine çıkar mı bilemiyorum.
Bu arada 80 milyon değiliz, %50 si evlerinde zor tutulan onlar, %50si biziz ya.. 40 milyonuz yani..
Ekonomik kriz tek basina ne icin yeterli?
Toplum Diktatoru sectikce, destekleyecek.
Ben ulke nufusunu verdim. Diktatorun, selefi vahabi kuranci ve seriat yanlisi kitlesi % 10 bile degil.
Diger destekleyen kesim, ummet olarak yardim/maas alanlar ve is sahibi olanlar- %20
Kararsizlar/oy atmayanlar- %10
Yani oyu %40'dan az.
Diger oylar %10 barajini gecemeyen partilere verilen oylar-
bursali68
07-02-2015, 11:12
Yani ne olacak?
Baskanlik sistemi yeni anayasa "yeni Turkiye" ve 2023'te de T.C. Kurulus degerlerinin "ruhuna el fatiha" mi?
80 milyona yakin nufus bu kadar caresiz ve aciz mi?
Merhaba,
Evet bu kadar çaresiz ve aciz...! Önümüze konulana evet veya hayır diyoruz, yersen misali...Önümüze konulana yorum yapmadan işin içerisinde olalım dediğimizde ENSESİ KALINLARDAN değilsen ancak o partide YAMAK veya APRANTİ oluyorsun...Bir adım öne çıkarılmazsın...Söylediklerinin ne önemi oluyor ki...! Lider sultasından bahsederiz, tüm partilerimizde lider sultası var....
-CHP kaybetti...
-MHP kaybetti...
-Daha küçük partilerde baraj sorunu var...
Yani dört koldan sisteme MAHKUMUZ veya mahkum edilmişiz...80 milyon tek başına yekün teşkil eden büyük bir rakam, ancak herkesin ayrı düşüncede olduğunu, ayrı kıstaslara değer verdiğini düşündüğümüzde koca 80 milyon parça pinçik oluveriyor...
İşte bu anlamda aynı düzen az veya çok devam edecek veya ettirilecek gibi duruyor...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
07-02-2015, 19:58
Merhaba,
Evet bu kadar çaresiz ve aciz...! Önümüze konulana evet veya hayır diyoruz, yersen misali...Önümüze konulana yorum yapmadan işin içerisinde olalım dediğimizde ENSESİ KALINLARDAN değilsen ancak o partide YAMAK veya APRANTİ oluyorsun...Bir adım öne çıkarılmazsın...Söylediklerinin ne önemi oluyor ki...! Lider sultasından bahsederiz, tüm partilerimizde lider sultası var....
-CHP kaybetti...
-MHP kaybetti...
-Daha küçük partilerde baraj sorunu var...
Yani dört koldan sisteme MAHKUMUZ veya mahkum edilmişiz...80 milyon tek başına yekün teşkil eden büyük bir rakam, ancak herkesin ayrı düşüncede olduğunu, ayrı kıstaslara değer verdiğini düşündüğümüzde koca 80 milyon parça pinçik oluveriyor...
İşte bu anlamda aynı düzen az veya çok devam edecek veya ettirilecek gibi duruyor...
Sağlıcakla kalınız...
Yukarida koyulastirdigim cumlenden sonar pek yazacak bir sey kalmiyor.
Yalniz merak ettigim icin soruyorum.
Biliyorsun islam ve ona inanc kulluk ve teslimiyet demektir.
Sence koyulastirdigim cumlenin nedeni de ayni degil mi? Yani teslimiyet.
bursali68
09-02-2015, 10:29
Yukarida koyulastirdigim cumlenden sonar pek yazacak bir sey kalmiyor.
Yalniz merak ettigim icin soruyorum.
Biliyorsun islam ve ona inanc kulluk ve teslimiyet demektir.
Sence koyulastirdigim cumlenin nedeni de ayni degil mi? Yani teslimiyet. Merhaba,
Sevgili Evrensel İnsan, size göre olabilir, bana göre değil...Teslimiyet ile mağlubiyet farklı şeyler...Birinde yani dinde teslimiyet " isteyerek ", hayatta mağlubiyet ise " istemeden " başınıza gelenlerdir.
Ben mağlubiyeti aşabilecek bir yapı, organizasyon, siyasi oluşum göremiyorum uzun zamandır...Herkes her telden çalıyor ancak BİRLİK yok...! Birlik olmadan, CEHALETİ yenmeden bu iktidarın tükenmesi zor gözüküyor, çünkü özellikle yakıtları CEHALET...!
Ancak hadi bu günkü iktidarı indirdik...Bu CHP, bu MHP veya diğer irili ufaklılar ne yapabilecek...Umut vermiyorlar doğrusu, hatta yerlerde sürünüyorlar...! Değişim yapamadılar, doğru kişiler ile, doğru politikalar ile halka inemediler...
Toplumun da çoğunun CAHİL veya YARI CAHİL olduğunu düşündüğümden, bu yazdıklarım mağlubiyet anlatıyor...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
09-02-2015, 18:25
Merhaba,
Sevgili Evrensel İnsan, size göre olabilir, bana göre değil...Teslimiyet ile mağlubiyet farklı şeyler...Birinde yani dinde teslimiyet " isteyerek ", hayatta mağlubiyet ise " istemeden " başınıza gelenlerdir.
Ben mağlubiyeti aşabilecek bir yapı, organizasyon, siyasi oluşum göremiyorum uzun zamandır...Herkes her telden çalıyor ancak BİRLİK yok...! Birlik olmadan, CEHALETİ yenmeden bu iktidarın tükenmesi zor gözüküyor, çünkü özellikle yakıtları CEHALET...!
Ancak hadi bu günkü iktidarı indirdik...Bu CHP, bu MHP veya diğer irili ufaklılar ne yapabilecek...Umut vermiyorlar doğrusu, hatta yerlerde sürünüyorlar...! Değişim yapamadılar, doğru kişiler ile, doğru politikalar ile halka inemediler...
Toplumun da çoğunun CAHİL veya YARI CAHİL olduğunu düşündüğümden, bu yazdıklarım mağlubiyet anlatıyor...
Sağlıcakla kalınız...
Maglubiyeti savasmadan ve mucadele etmeden Kabul etmek zaten teslim olmak onyargisinin bir tezahurudur.
Burada birey bilinci yoktur. Cunku birey bilinci hic bir sartta maglubiyeti Kabul etmez, hak ve ozgurlukleri icin mucadele eder.
Hayvanda bile maglubiyete yatkinlik yoktur. Cani pahasina her seyi goze alir ve tum gucu ile maglup olmamak icin mucadele verir.
Ayrica maglubiyetin kabulu pasiftir. Yani kaderci bir icerik tasir.
bursali68
09-02-2015, 19:13
Merhaba,
Sevgili Evrensel İnsan...:
Maglubiyeti savasmadan ve mucadele etmeden Kabul etmek zaten teslim olmak onyargisinin bir tezahurudur.
Savaşmadan mağlubiyeti kabul ettik diyen mi var...?
Burada birey bilinci yoktur. Cunku birey bilinci hic bir sartta maglubiyeti Kabul etmez, hak ve ozgurlukleri icin mucadele eder. Mücadele etmeye hayır diyen yok, ancak görünen köy de kılavuz istemiyor...Var mı elinizde sihirli bir değnek de 2015 seçimlerinde sonucu değiştirin...?
Hayvanda bile maglubiyete yatkinlik yoktur. Cani pahasina her seyi goze alir ve tum gucu ile maglup olmamak icin mucadele verir.
Ayrica maglubiyetin kabulu pasiftir. Yani kaderci bir icerik tasir. Arkadaşım NE ANLATIYORSUN...! 13 yıldır mücadele edildi, yendik de biz mi bilmiyoruz...! Kimi yendiniz veya yendik...? Ne hayvanı, ne insanı, ne bilinci...Neler yazıyorsun böyle...Yazdıkların ile sonuç değişmiyor...
2015 seçimlerindeki SONUCU DEĞİŞTİRECEK NE OLDU bu ülkede ve buna bağlı bu sefer iktidar inecek veya zayıflayacak...?
Ayrıca ŞUANA kadar ki SAVAŞIN sonucu maalesef MALUBİYET...! Bunun da nedeni CEHALET...! Bunun da sorumlusu günümüz iktidarı da dahil olmak üzere bu zamana kadarki TÜM İKTİDARLAR...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
09-02-2015, 19:48
Merhaba,
Sevgili Evrensel İnsan...:
Savaşmadan mağlubiyeti kabul ettik diyen mi var...?
Mücadele etmeye hayır diyen yok, ancak görünen köy de kılavuz istemiyor...Var mı elinizde sihirli bir değnek de 2015 seçimlerinde sonucu değiştirin...?
Sence secimlerde AKP % kac oy alacak?
Arkadaşım NE ANLATIYORSUN...! 13 yıldır mücadele edildi, yendik de biz mi bilmiyoruz...! Kimi yendiniz veya yendik...? Ne hayvanı, ne insanı, ne bilinci...Neler yazıyorsun böyle...Yazdıkların ile sonuç değişmiyor...
Peki sonuc ne yapilsaydi, degisirdi?
2015 seçimlerindeki SONUCU DEĞİŞTİRECEK NE OLDU bu ülkede ve buna bağlı bu sefer iktidar inecek veya zayıflayacak...?
AP ve ANAP neden parti baskanlari cumhur baskani olduktan sonar, parti olarak siyaset sahnesinden silindiler?
AKP'nin boyle olmayacagi ne malum?
Ayrıca ŞUANA kadar ki SAVAŞIN sonucu maalesef MALUBİYET...! Bunun da nedeni CEHALET...! Bunun da sorumlusu günümüz iktidarı da dahil olmak üzere bu zamana kadarki TÜM İKTİDARLAR...!
Sağlıcakla kalınız...
Sence verilmesi gereken savasim bugune kadar verildi mi?
bursali68
09-02-2015, 21:42
Merhaba,
Sence secimlerde AKP % kac oy alacak?
Ben nereden bileyim, müneccim miyim, SONAR mıyım...! Sadece düşüncem bu iktidarın kolay kolay gitmeyeceği...
Peki sonuc ne yapilsaydi, değişirdi? Biz " mağlubiyeti " seçerek teslim olmuşuz ya nereden bileyim...Mücadele eden sensin, sen söyle de değiştirelim...!
AP ve ANAP neden parti baskanlari cumhur baskani olduktan sonar, parti olarak siyaset sahnesinden silindiler?
AKP'nin boyle olmayacagi ne malum? O günleri ve bu günleri her ikisini de yaşadıysanız ve yaşıyorsanız AYNI OLMAYACAĞINI görüyor olmanız gerek...! Ki ayrıca bir partinin liderinin parti içerisinden gittiği zaman çökeceğinden MEDET UMMAK bile bir başarısızlık, mağlubiyettir...!
Sence verilmesi gereken savasim bugune kadar verildi mi? Mustafa Kemal'in ölümünden sonra hayır desem yeridir...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
09-02-2015, 22:15
Merhaba,
Ben nereden bileyim, müneccim miyim, SONAR mıyım...! Sadece düşüncem bu iktidarın kolay kolay gitmeyeceği...
Hayir, ben sadece sendeki karamsarligin kaynagini ogrenmeye calisiyorum.
Biz " mağlubiyeti " seçerek teslim olmuşuz ya nereden bileyim...Mücadele eden sensin, sen söyle de değiştirelim...!
Ben bu sitede yazmayabasladigim 2008 yilindan beri ustelik guncel olarak binlerce yazi ve yuzlerce baslikta zaten dile getirdim ve getiriyorum.
O günleri ve bu günleri her ikisini de yaşadıysanız ve yaşıyorsanız AYNI OLMAYACAĞINI görüyor olmanız gerek...! Ki ayrıca bir partinin liderinin parti içerisinden gittiği zaman çökeceğinden MEDET UMMAK bile bir başarısızlık, mağlubiyettir...!
Burada bir "medet ummak" yok. Sadece yasanmis tarihi dile getirmek var.
Aslinda tarihe baktigimizda 2000 oncesi o bir kac meclise giren sag partilerin bir yerde siyaset sahnesinden silinmesinin sebebi, AKP'nin hepsini bunyesinde barindirmasi.
Ayrica kurdculuk ve islamcilik da yaninda cabasi. Geriye kalan milliyetcilik ve kurdculugun kurd kesimi de, CHP, MHP ve BDP arasinda paylasiliyor.
Aslinda tarihe baktigimizda genelde iktidar sagin elinde idi, yalniz; tek bir parti olarak degildi. O yuzden de koalisyonlar gundemdeydi.
Ulke tarihinde belki ilk defa sadece sagi degil yukarida saydigim degerleri de bunyesinde toplayabilen tek parti AKP oldu.
Bunun bir nedeni de, digger parlementodaki meclisteki partilerin de ABD ile olan bagimliligi.
Yani ulke ABD tarafindan tarihin hic bir doneminde bu kadar yonetici kadroyu ele gecirmemisti. Tabi buna guc olarak ordu da dahil.
Mustafa Kemal'in ölümünden sonra hayır desem yeridir...!
Sağlıcakla kalınız...
Mustafa Kemal'in olumune kadar zaten demokratik secim ortami yoktu. Sadece parti olarak CHP vardi ve alternative/muhalefet yoktu.
Ilk muhalefet ustelik CHP'den ayrilan Menderes sag islam kanadi oldu ve o da zatten ilk secimlerde iktidar oldu.
Ondan sonar islam ile milliyetcilik el ele 1980'lere kadar geldi ve genelde sag iktidarlardi.
1990'lar ile birlikteTurgut ozal ile kurdculuk politikasi basladi. F.Gulen ile cemaat, Ocalan eli ile de PKK. Kisaca turk milliyetciligi geri plana dustu.
Butun bunlar da ABD eliyle oldu.
Menderes, Demirel, Ozal ve Erdogan hepsi ABD'nin getirdikleridir.
bursali68
09-02-2015, 22:18
Merhaba,
Ah be sevgili Evrensel İnsan...! Bana " siyasi tarihimizi " anlat demedim ki...Bunları SAĞIR SULTAN bile biliyor zaten...Sorun : SORUNU ÇÖZEMEMEK...!
Hangi mücadele ile ne yaparsan 2015 teki sonucu değiştirirsin, bana bunu söyle...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
09-02-2015, 23:05
Merhaba,
Ah be sevgili Evrensel İnsan...! Bana " siyasi tarihimizi " anlat demedim ki...Bunları SAĞIR SULTAN bile biliyor zaten...Sorun : SORUNU ÇÖZEMEMEK...!
Hangi mücadele ile ne yaparsan 2015 teki sonucu değiştirirsin, bana bunu söyle...
Sağlıcakla kalınız...
Benim mucadelem bellidir. Zihinsel degisim ve devrim. Bu da bilinclenme/bilinclendirme farkindalik bilissellik ve bilimsellik olarak aciklanabilir.
Bu mucadelenin zaman asimi yoktur.
bursali68
09-02-2015, 23:16
Merhaba,
Benim mucadelem bellidir. Zihinsel degisim ve devrim. Bu da bilinclenme/bilinclendirme farkindalik bilissellik ve bilimsellik olarak aciklanabilir.
Bununla, bu topluma etkide bulunup 2015 seçimlerinde durumun değişeceğini mi düşünüyorsunuz...?
Bu mucadelenin zaman asimi yoktur.
Bu mücadelenin zaman aşımı yok ancak " 2015 kriteri " var ortada...Mücadelenin zamanını falan sormuyorum...Sizin sorduğunuz soruyu ben de size soruyorum...
Bakınız sevgili evrensel insan...Yukarıdaki ilk paragraftaki söylem diliyle SOKAĞA inseniz, HALKIN ARASINA karışsanız, dediklerinizden kimse bir halt anlamaz...! Adama di MİLLİYETÇİLİK veya ULUSALCILIK ile mi gideceksin, VATAN BÜTÜNLÜĞÜ ile mi gideceksin, ADALET ile mi gideceksin, ne ile gideceksin de karşındaki CAHİL seni kaale alacak, bırak " bilişselliği,farkındalığı...v.s " falanı filanı geçtim " anladığı dilden konuşsan da seni dinlemiyor zaten...Eeee o toplum, o cahil toplum seni kaale almazsa kimi nasıl ikna edeceksin...Unutma SÜRE 2015 Haziranda doluyor...!
Şimdi bu söylediklerinizi anlamayan bu topluma karşı nasıl mücadele edeceksiniz...? Ve sizin gıyabınızda bu mücadeleyi verebilecek bir yapı var mı...?
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
09-02-2015, 23:25
Merhaba,
Bununla, bu topluma etkide bulunup 2015 seçimlerinde durumun değişeceğini mi düşünüyorsunuz...?
Benim 2015 kriterim ulke ve toplum olarak bir tarihi donum noktasidir. Ulke ve toplumun bir Afganistan, Malezya, Irak, Iran, Misir, Cezayir v.s. olmamasi Adina da son sansidir.
O yuzden AKP'nin 400 milletvekilini oyle ya da boyle cikarmamasi gerekir.
Sonra "son pismanlik fayda etmeyecek"
Bu mücadelenin zaman aşımı yok ancak " 2015 kriteri " var ortada...Mücadelenin zamanını falan sormuyorum...Sizin sorduğunuz soruyu ben de size soruyorum...
Bakınız sevgili evrensel insan...Yukarıdaki ilk paragraftaki söylem diliyle SOKAĞA inseniz, HALKIN ARASINA karışsanız, dediklerinizden kimse bir halt anlamaz...! Adama di MİLLİYETÇİLİK veya ULUSALCILIK ile mi gideceksin, VATAN BÜTÜNLÜĞÜ ile mi gideceksin, ADALET ile mi gideceksin, ne ile gideceksin de karşındaki CAHİL seni kaale alacak, bırak " bilişselliği,farkındalığı...v.s " falanı filanı geçtim " anladığı dilden konuşsan da seni dinlemiyor zaten...Eeee o toplum, o cahil toplum seni kaale almazsa kimi nasıl ikna edeceksin...Unutma SÜRE 2015 Haziranda doluyor...!
Şimdi bu söylediklerinizi anlamayan bu topluma karşı nasıl mücadele edeceksiniz...? Ve sizin gıyabınızda bu mücadeleyi verebilecek bir yapı var mı...?
Sağlıcakla kalınız...
Her bir kisi kendi mucadelesinden sorumludur. Ben kendi adima elimden gelen mucadeleyi veriyorum ve musterihim.
Ben bir yerde gezi bilincine hitap ediyorum.
Cunku onlar, sosyo-etigin farkindalar.
Beni uzen 1970'lerdeki Turkiye'yi bile aratan bir topluma donusmus olmamiz.
Diger bir aci olan da, demekki o tum cikislar bir cesit moda ve gecici birer balonmus.
Iste ben de zaten bu baslikta ortak ittifak olarak ne ile gidileceginin anketini actim.
bursali68
09-02-2015, 23:37
Iste ben de zaten bu baslikta ortak ittifak olarak ne ile gidileceginin anketini actim.
Merhaba,
Mücadelen veya yapılan mücadeleler anlamında farklı düşünmüyoruz...Ancak ne değişecek sözümün hala cevabını verebilmiş değilsin...
Git bütün partilere bak...Hepsi ADAY ADAYLIĞI için PARA TOPLUYOR...! Minimum alan 1000 TL alıyor...Yani zaten PARAYLA SATILAN bir VEKİLLİK SİSTEMİ var bu ülkede...Bir çok zehir gibi zeki olan, bilgisi olan, başarılı olacak yöntemler bulabilecek olanlar ise o paraları ya prensiplerine uymadığından vermiyor veya olmadığından veremiyor...Böylelikle PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR...
Sevgili Evrensel, sen o düşündüklerinle Hazirana dek bunu bile değiştiremezsin...Diğer düşündüklerin başka bahara umarım, her ne kadar ummasam da...
Defalarca SEÇİM KAYBETMİŞ muhalefette halen aynı genel başkanlar anlatıyor da anlatıyor...Ne anlatıyorlar...? Yahu kelin ilacı olsa başına sürerdi...Başarılı olsan en azından milletvekili sayısında iktidarı ZORA SOKARDIN...! Bunları başaramadın, sözüm ona biz de gittik ha bre destek verdik...AMA BİR İŞE YARAMADI...! Genel başkan seçimlerinde bile SATILMIŞ DELEGELERİN sonucunu yaşadık...Yani satılmışlık, " belki kurtarır, belki değiştirir " diye umduklarımızda da gırtlağa kadarmış onu gördük...
Şimdi bu seçimde kafama uyan isterse %1 lik bir siyasi parti olsun, gideceğim ona oy vereceğim...Nasılsa en büyük muhalefete evet dediğimizde de verdiğimiz oy bir halta yaramıyor...Öyle de kayıp, böyle de kayıp...!
Sağlıcakla kalınız...
Dialectics
09-02-2015, 23:49
Merhaba,
Mücadelen veya yapılan mücadeleler anlamında farklı düşünmüyoruz...Ancak ne değişecek sözümün hala cevabını verebilmiş değilsin...
Git bütün partilere bak...Hepsi ADAY ADAYLIĞI için PARA TOPLUYOR...! Minimum alan 1000 TL alıyor...Yani zaten PARAYLA SATILAN bir VEKİLLİK SİSTEMİ var bu ülkede...Bir çok zehir gibi zeki olan, bilgisi olan, başarılı olacak yöntemler bulabilecek olanlar ise o paraları ya prensiplerine uymadığından vermiyor veya olmadığından veremiyor...Böylelikle PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR...
Sevgili Evrensel, sen o düşündüklerinle Hazirana dek bunu bile değiştiremezsin...Diğer düşündüklerin başka bahara umarım, her ne kadar ummasam da...
Defalarca SEÇİM KAYBETMİŞ muhalefette halen aynı genel başkanlar anlatıyor da anlatıyor...Ne anlatıyorlar...? Yahu kelin ilacı olsa başına sürerdi...Başarılı olsan en azından milletvekili sayısında iktidarı ZORA SOKARDIN...! Bunları başaramadın, sözüm ona biz de gittik ha bre destek verdik...AMA BİR İŞE YARAMADI...! Genel başkan seçimlerinde bile SATILMIŞ DELEGELERİN sonucunu yaşadık...Yani satılmışlık, " belki kurtarır, belki değiştirir " diye umduklarımızda da gırtlağa kadarmış onu gördük...
Şimdi bu seçimde kafama uyan isterse %1 lik bir siyasi parti olsun, gideceğim ona oy vereceğim...Nasılsa en büyük muhalefete evet dediğimizde de verdiğimiz oy bir halta yaramıyor...Öyle de kayıp, böyle de kayıp...!
Sağlıcakla kalınız...
Kemal Kılıçdaroğlu okusun bunları... 3 seçimdir başarısızlığına rağmen istifa etme erdemini gösteremeyen (gerçi gösterse yerine gelebilecek olası bir başkası ne kadar heyecan yaratabilirdi o da tartışmalı) KK, toplumdaki umutsuzluğu nasıl katmerlediği ile gurur duysun...
Türkiyeye lâzım olan şey yeni bir söylemdir, "yeni" bir şeylerdir. Fark yaratacak bir söylemdir. Eski bilindik politikalarla, cemaatin ayyuka çıkardıklarına sırt dayamakla bir şey olmayacağı test edildi, görüldü...
evrensel-insan
10-02-2015, 00:06
Merhaba,
Mücadelen veya yapılan mücadeleler anlamında farklı düşünmüyoruz...Ancak ne değişecek sözümün hala cevabını verebilmiş değilsin...
Git bütün partilere bak...Hepsi ADAY ADAYLIĞI için PARA TOPLUYOR...! Minimum alan 1000 TL alıyor...Yani zaten PARAYLA SATILAN bir VEKİLLİK SİSTEMİ var bu ülkede...Bir çok zehir gibi zeki olan, bilgisi olan, başarılı olacak yöntemler bulabilecek olanlar ise o paraları ya prensiplerine uymadığından vermiyor veya olmadığından veremiyor...Böylelikle PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR...
Sevgili Evrensel, sen o düşündüklerinle Hazirana dek bunu bile değiştiremezsin...Diğer düşündüklerin başka bahara umarım, her ne kadar ummasam da...
Defalarca SEÇİM KAYBETMİŞ muhalefette halen aynı genel başkanlar anlatıyor da anlatıyor...Ne anlatıyorlar...? Yahu kelin ilacı olsa başına sürerdi...Başarılı olsan en azından milletvekili sayısında iktidarı ZORA SOKARDIN...! Bunları başaramadın, sözüm ona biz de gittik ha bre destek verdik...AMA BİR İŞE YARAMADI...! Genel başkan seçimlerinde bile SATILMIŞ DELEGELERİN sonucunu yaşadık...Yani satılmışlık, " belki kurtarır, belki değiştirir " diye umduklarımızda da gırtlağa kadarmış onu gördük...
Şimdi bu seçimde kafama uyan isterse %1 lik bir siyasi parti olsun, gideceğim ona oy vereceğim...Nasılsa en büyük muhalefete evet dediğimizde de verdiğimiz oy bir halta yaramıyor...Öyle de kayıp, böyle de kayıp...!
Sağlıcakla kalınız...
Degisecek olan, teokratik bir system gelmeyecektir, tek adama tek merci ve yetki verilmeyecektir, Turkiye toplumunun bir Irak, Iran v.s. olmasinin onune gecilecektir.
Yani tarihi donum noktasi atlatilacaktir.
bursali68
10-02-2015, 00:18
Degisecek olan, teokratik bir system gelmeyecektir, tek adama tek merci ve yetki verilmeyecektir, Turkiye toplumunun bir Irak, Iran v.s. olmasinin onune gecilecektir.
Yani tarihi donum noktasi atlatilacaktir. Merhaba,
Sevgili Evrensel, NASIL OLACAK bu diye soruyorum...Nasıl engelleyeceksin...?
-Diktatörlüğü engelleyebildin mi...?
-Cumhurbaşkanlığını engelleyebildin mi...?
-Devlet kurumlarını tarumar etmesini engelleyebildin mi...?
-12 , 13 yılda bir kez DİZ ÇÖTKÜREBİLDİN mi..?
Ki bu saydıklarımdan önce de herkes herşeyi söyledi...Söyleye söyleye söylenecekler de bitti..!
PRATİKTE nasıl olacak...Teorikte herşey güllük gülistanlık, ama pratikte hiç de öyle olmuyor...
Sevgili Evrensel Can YÜCEL'in hakime dediği bir söz üzerinden söyleyeceğimi tamamlayayım...Diyor ki...:
" Hakim Bey, bu memlekette GÖTE GÖT denmez de ne denir "...
Oysa hikayede belgede geçen ANÜS tür...Bizim toplumumuz anlatılanlar, söylenenlerle daha MAKAT kelimesine geçemedi ki hayal olan ANÜS kelimesine geçebilsin ve bu dediklerin olsun...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 00:36
Merhaba,
Sevgili Evrensel, NASIL OLACAK bu diye soruyorum...Nasıl engelleyeceksin...?
-Diktatörlüğü engelleyebildin mi...?
-Cumhurbaşkanlığını engelleyebildin mi...?
-Devlet kurumlarını tarumar etmesini engelleyebildin mi...?
-12 , 13 yılda bir kez DİZ ÇÖTKÜREBİLDİN mi..?
Ki bu saydıklarımdan önce de herkes herşeyi söyledi...Söyleye söyleye söylenecekler de bitti..!
PRATİKTE nasıl olacak...Teorikte herşey güllük gülistanlık, ama pratikte hiç de öyle olmuyor...
Sevgili Evrensel Can YÜCEL'in hakime dediği bir söz üzerinden söyleyeceğimi tamamlayayım...Diyor ki...:
" Hakim Bey, bu memlekette GÖTE GÖT denmez de ne denir "...
Oysa hikayede belgede geçen ANÜS tür...Bizim toplumumuz anlatılanlar, söylenenlerle daha MAKAT kelimesine geçemedi ki hayal olan ANÜS kelimesine geçebilsin ve bu dediklerin olsun...!
Sağlıcakla kalınız...
Bende sana bir hikaye anlatayim bari.
Iki kisi ormanlik alanda vakit gecireceklermis. Gece cadirlarini kurmuslar.
Sabaha karsi, biri uyandiginda digerine; "yukariya bak ne goruyorsun?" diye sormus.
Digeri " yildizlari, gokyuzunu, temiz havayi goruyor ve tanrima sukrediyorum" demis.
Digeri ise "birak simdi, yildizi, gokyuzunu, tanriyi v.s. cadirimizi calmislar.
Iste sorun budur. Elden gitmekte olan cadirdir. Eger bunun calindigi, kar yagmur yaginca anlandiginda is isten gecmis olacak.
Aslinda aci olan AKP'nin yaptigi algi operasyonunun cogu kisi uzerinde etkisini gosteriyor olmasi.
Yalniz su siralar, B.Arinc soyle demis "%50 AKP'den nefret mi ediyor?"
bursali68
10-02-2015, 01:00
Merhaba,
Sevgili evrensel...İyi de oy veren kitle de zaten " çadırın çalındığını " biliyor...Sorun burada zaten...İşte bu noktada seninle aynı fikirde olamıyoruz...
Bir çok seçmen dönüyor bakıyor ve sorunları görüyor...Görüyor da " bu CHP mi çözecek bu sorunları, bu MHP mi çözecek bu sorunları....v.s. mi çözecek bu sorunları " deyip çadırın çalınmasına RAZI oluyor...Çünkü geçmişte " çadırın çalınmaması için HANGİ ÖNLEMİ aldılar " sorusunu da soruyor...Ve yanıt bulamıyor...!
Günümüze gelirsek solda bir sürü parti, sağda bir sürü parti...! Bunlar neyi paylaşamıyorlar...? Nerede uzlaşamıyorlar...? Daha kendi içlerinde paylaşım sıkıntısı yaşarken, uzlaşamazken ülkenin nesini nasıl düzeltecekler...? Pratikte kendilerine hayırları olsa LİDER SULTASINI sürdürmezler zaten...Camdan saraylarından çıkıp halkın arasına karışırlar ve birlik olunacak noktaları tesbit ederlerdi...Bunu 12-13 yılda yapamamış, becerememiş, beceriksizlerden bahsediyorum...
Umut ışığı nerede...? Hadi bana bir HEDEF göster de bakayım, inceleyeyim, ikna olayım...!
Bunlar iktidara gelmeden önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser ile sert tartışmalara girdik...Başı çeken tartışma belediye bünyesine alınacak işçi alımlarıydı...Onlar PARTİLİ olması şartının olmasını zorlarken, bizler buna HAYIR diyorduk...Bu yanlış " EKMEK İHTİYACININ sağı, solu, dincisi, dinsizi olmaz "...İhtiyacı olana öncelik diye bas bas bağırdık...O günlerde bu siyasi kıyımlara uğrayıp kapı dışında kalanlar bu gün bu iktidara sıkı sıkı sarıldılar, neden mi işe girdiler çünkü...Şimdi sen istediğin kadar ÇADIRI ÇALDILAR de...Kimin umurunda....!
Demokrasi, hukuk, eğitim, sağlık...v.s. konular neyse de özellikle EKONOMİK olarak DİP yapmayan bu ülkede birşeylerin değişeceği konusunda artık umudum yok...Bizim insanımız Avrupa insanından farklı...Örneğin Soma faciasında " keşke 3000 veya 10000 kişi ölseydi " dedim...Çevrem tepki gösterdi, böyle beddua mı olur dediler...Eeee iyi de bizler 300, 400 kişiden falan anlayacak yapıda bir toplum değiliz...Bizim başımıza çok çok büyük felaketler gelirse belki...Başka türlü siz istediğiniz kadar FARKINDALIK deyin, istediğiniz kadar BİLİNÇ deyin, zerre kadar yararı yok...Emin olun yok...Keşke olsa, ama maalesef mal bu dostum...! İleriki süreçlerde belki, ama şimdi değil...Avrupadan yaklaşık 300-400 yıl geri olan bir toplumdan fazla bir şey beklemek hayalcilik olur...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 01:07
Merhaba,
Sevgili evrensel...İyi de oy veren kitle de zaten " çadırın çalındığını " biliyor...Sorun burada zaten...İşte bu noktada seninle aynı fikirde olamıyoruz...
Hayir bilmiyor. Onlar hala yildizlari gokyuzunu goruyorlar. Cunku o kitle dusunen degerlendiren bir kitle degil. Cogunun da ekonomik cikari yardim olarak soz konusu.
Bir çok seçmen dönüyor bakıyor ve sorunları görüyor...Görüyor da " bu CHP mi çözecek bu sorunları, bu MHP mi çözecek bu sorunları....v.s. mi çözecek bu sorunları " deyip çadırın çalınmasına RAZI oluyor...Çünkü geçmişte " çadırın çalınmaması için HANGİ ÖNLEMİ aldılar " sorusunu da soruyor...Ve yanıt bulamıyor...!
Buradaki konu sadece secim sorunu degil, Turkiye ulke ve toplumunun geriye gidisi, her turlu degerini kaybedisi, oldugundan cag olarak daha geriye gidisi, egitimin sifirlanisi, bilimin sona erisi.
Konu basit bir parti secimi degil. Ulke ve toplumun gelecegi. O yuzden cadiri goremiyorlar.
Günümüze gelirsek solda bir sürü parti, sağda bir sürü parti...! Bunlar neyi paylaşamıyorlar...? Nerede uzlaşamıyorlar...? Daha kendi içlerinde paylaşım sıkıntısı yaşarken, uzlaşamazken ülkenin nesini nasıl düzeltecekler...? Pratikte kendilerine hayırları olsa LİDER SULTASINI sürdürmezler zaten...Camdan saraylarından çıkıp halkın arasına karışırlar ve birlik olunacak noktaları tesbit ederlerdi...Bunu 12-13 yılda yapamamış, becerememiş, beceriksizlerden bahsediyorum...
Umut ışığı nerede...? Hadi bana bir HEDEF göster de bakayım, inceleyeyim, ikna olayım...!
Hedef gidilmekte olan her turlu system ve rejim degisimini onlemek. Konu basit bir secim degil.
Bunlar iktidara gelmeden önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser ile sert tartışmalara girdik...Başı çeken tartışma belediye bünyesine alınacak işçi alımlarıydı...Onlar PARTİLİ olması şartının olmasını zorlarken, bizler buna HAYIR diyorduk...Bu yanlış " EKMEK İHTİYACININ sağı, solu, dincisi, dinsizi olmaz "...İhtiyacı olana öncelik diye bas bas bağırdık...O günlerde bu siyasi kıyımlara uğrayıp kapı dışında kalanlar bu gün bu iktidara sıkı sıkı sarıldılar, neden mi işe girdiler çünkü...Şimdi sen istediğin kadar ÇADIRI ÇALDILAR de...Kimin umurunda....!
Ulkenin geri gitmesini istemeyen ve bunu gorebilen herkesin umurunda.
Demokrasi, hukuk, eğitim, sağlık...v.s. konular neyse de özellikle EKONOMİK olarak DİP yapmayan bu ülkede birşeylerin değişeceği konusunda artık umudum yok...Bizim insanımız Avrupa insanından farklı...Örneğin Soma faciasında " keşke 3000 veya 10000 kişi ölseydi " dedim...Çevrem tepki gösterdi, böyle beddua mı olur dediler...Eeee iyi de bizler 300, 400 kişiden falan anlayacak yapıda bir toplum değiliz...Bizim başımıza çok çok büyük felaketler gelirse belki...Başka türlü siz istediğiniz kadar FARKINDALIK deyin, istediğiniz kadar BİLİNÇ deyin, zerre kadar yararı yok...Emin olun yok...Keşke olsa, ama maalesef mal bu dostum...! İleriki süreçlerde belki, ama şimdi değil...Avrupadan yaklaşık 300-400 yıl geri olan bir toplumdan fazla bir şey beklemek hayalcilik olur...!
Sağlıcakla kalınız...
Ekonomideki dip te yeterli degildir. Bu ancak fiziki olarak caresizlik ile hissedildiginde ya teslimiyet ya da isyan baslar.
Dedigim gibi konu basit bir parti secimi degil. Ulkenin tarihinin tamamen geriye dogru degisimi.
bursali68
10-02-2015, 01:15
Merhaba,
Hayir bilmiyor. Onlar hala yildizlari gokyuzunu goruyorlar. Cunku o kitle dusunen degerlendiren bir kitle degil. Cogunun da ekonomik cikari yardim olarak soz konusu.
Sevgili Evrensel, sen öyle bilmeye devam et...
Buradaki konu sadece secim sorunu degil, Turkiye ulke ve toplumunun geriye gidisi, her turlu degerini kaybedisi, oldugundan cag olarak daha geriye gidisi, egitimin sifirlanisi, bilimin sona erisi.
Konu basit bir parti secimi degil. Ulke ve toplumun gelecegi. O yuzden cadiri goremiyorlar.
İşte suç kimde...Çadırı göremeyende mi yoksa çadırı görme yeteneğini kaybettirenlerde mi..? Ve konu BASİT BİR PARTİ seçimi...! Tek başımıza bireysel olarak yaptıklarımızın son noktası o sandığın başına gidince basit bir parti seçimine dönüveriyor...
Hedef gidilmekte olan her turlu system ve rejim degisimini onlemek. Konu basit bir secim değil.
Sevgili Evrensel, iyi güzel bak kaç sayfadır aynı SANAL söylemi anlatıp duruyorsun...Ben de diyorum ki 2015 Haziran seçiminde TEHLİKE ÇANLARI çalıyor ise bu tehlikeyi ortadan kaldırmak veya tehlikeli olana o fırsatı tanımamak için ÇÖZÜMÜN ne...? Soruyorum TIK yok....! Söyle de bilelim...TEORİK söylemlerden çık, PRATİĞE gel...!
Ulkenin geri gitmesini istemeyen ve bunu gorebilen herkesin umurunda.
Ama SAYIMIZ YETMİYOR...!
Ekonomideki dip te yeterli degildir. Bu ancak fiziki olarak caresizlik ile hissedildiginde ya teslimiyet ya da isyan baslar.
Karnı aç olan adama, evine ekmek götüremeyene ne anlatmayı düşünüyorsun...?
Dedigim gibi konu basit bir parti secimi degil. Ulkenin tarihinin tamamen geriye dogru degisimi.
Koy ortaya PRATİK çözümünü...! Ben pratikte yollar tıkalı diyorum...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 01:18
Merhaba,
Sevgili Evrensel, sen öyle bilmeye devam et...
İşte suç kimde...Çadırı göremeyende mi yoksa çadırı görme yeteneğini kaybettirenlerde mi..? Ve konu BASİT BİR PARTİ seçimi...! Tek başımıza bireysel olarak yaptıklarımızın son noktası o sandığın başına gidince basit bir parti seçimine dönüveriyor...
Sevgili Evrensel, iyi güzel bak kaç sayfadır aynı SANAL söylemi anlatıp duruyorsun...Ben de diyorum ki 2015 Haziran seçiminde TEHLİKE ÇANLARI çalıyor ise bu tehlikeyi ortadan kaldırmak veya tehlikeli olana o fırsatı tanımamak için ÇÖZÜMÜN ne...? Soruyorum TIK yok....! Söyle de bilelim...TEORİK söylemlerden çık, PRATİĞE gel...!
AKP ye degil 400 iktidari bile tek basina secimlerde vermemek. Yani en azindan koalisyon.
Ama SAYIMIZ YETMİYOR...!
Karnı aç olan adama, evine ekmek götüremeyene ne anlatmayı düşünüyorsun...?
Koy ortaya PRATİK çözümünü...! Ben pratikte yollar tıkalı diyorum...
Sağlıcakla kalınız...
Pratik bu, tek basina iktidari vermemek.
bursali68
10-02-2015, 01:23
Merhaba,
AKP ye degil 400 iktidari bile tek basina secimlerde vermemek. Yani en azindan koalisyon.
Pratik bu, tek basina iktidari vermemek.
Sevgili Evrensel...Seninle anlaşamayız, o yüzden fazla zorlamayayım şu an seni...Sadece şu kadarını söyleyeyim, kitap söylemlerinden sıyrıl, sokağa bir in...! Sonra pratiği söylersin...
Sadede gelmek bu kadar mı zor...Tek başına iktidarı engellemek, en azından koalisyon diyebiliyorsan BASİT PARTİ SEÇİMİNE geldin demektir...Kendi söylediğini kendin tekzip etme bari...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 01:30
Merhaba,
Sevgili Evrensel...Seninle anlaşamayız, o yüzden fazla zorlamayayım şu an seni...Sadece şu kadarını söyleyeyim, kitap söylemlerinden sıyrıl, sokağa bir in...! Sonra pratiği söylersin...
Sadede gelmek bu kadar mı zor...Tek başına iktidarı engellemek, en azından koalisyon diyebiliyorsan BASİT PARTİ SEÇİMİNE geldin demektir...Kendi söylediğini kendin tekzip etme bari...
Sağlıcakla kalınız...
Beni ulke ve toplumun gelecegi ilgilendiriyor.
AKP'ye tek basina iktidari vermemek en azindan "istedigi gibi at kosturmasini" onlemek demektir.
Aksi karanlik cag ve karanlik gunlerdir.
Bunu da sen o zaman ancak bugunku muslumanliginin yeterli gelmediginde anlarsin.
bursali68
10-02-2015, 01:39
Merhaba,
Beni ulke ve toplumun gelecegi ilgilendiriyor.
AKP'ye tek basina iktidari vermemek en azindan "istedigi gibi at kosturmasini" onlemek demektir.
Aksi karanlik cag ve karanlik gunlerdir.
Şimdi geldik BASİT PARTİ SEÇİMİNE yani...! O zaman diyorsun ki CHP ve MHP kendi seçmen kitlesi tarafından desteklenmeli...Ben öyle anlıyorum en azından...Çünkü başka partilerde bu işin olabilmesi zor görünüyor...İmkansız değil ancak zor...
İyi de bu iki muhalefet partisi KENDİ TABANINI ikna edemedi ki...! Bu iki parti DOĞRU DURUŞLAR sergileyemedi ki kayıkçı kavgası yapmaktan...Bunu o parti yönetimleri o KALIN KAFALARINA sokamadılar bir türlü...
AKP kan kaybedecek derken, muhalefetteki CHP ve MHP bence büyük hezimete uğrayacak...Umarım olmaz ama sonuç vahim...
Bunu da sen o zaman ancak bugunku muslumanliginin yeterli gelmediginde anlarsin. Hadi buyur burdan yak...! Ne bu şimdi...? Sana ne benim Müslümanlığımdan, bana ne senin dinsizliğinden...! Konuyla, kısa vadede Haziran 2015 kurtarmayla ne ilgisi var...Niçin BELALTI / FAULLÜ çalışıyorsun ki...? İşte durup duruken ve hiç haketmediği halde karşısındakine butür sözleri söyleme CÜRETİ göstermenizdir birazda toplumu KEMİKLEŞTİREN...Akıllanmadın mı, anlamadın mı daha Evrensel...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 02:03
Merhaba,
Şimdi geldik BASİT PARTİ SEÇİMİNE yani...! O zaman diyorsun ki CHP ve MHP kendi seçmen kitlesi tarafından desteklenmeli...Ben öyle anlıyorum en azından...Çünkü başka partilerde bu işin olabilmesi zor görünüyor...İmkansız değil ancak zor...
Hayir basit parti secimine gelmedik. Iktidari AKP'ye vermemek ile Turkiye'nin gelecegini kurtardik.
İyi de bu iki muhalefet partisi KENDİ TABANINI ikna edemedi ki...! Bu iki parti DOĞRU DURUŞLAR sergileyemedi ki kayıkçı kavgası yapmaktan...Bunu o parti yönetimleri o KALIN KAFALARINA sokamadılar bir türlü...
AKP kan kaybedecek derken, muhalefetteki CHP ve MHP bence büyük hezimete uğrayacak...Umarım olmaz ama sonuç vahim...
Hic te kazin ayagi oyle olmayacak. Sen AKP bunyesindeki catlagi gormuyorsun, herhalde.
Hadi buyur burdan yak...! Ne bu şimdi...? Sana ne benim Müslümanlığımdan, bana ne senin dinsizliğinden...! Konuyla, kısa vadede Haziran 2015 kurtarmayla ne ilgisi var...Niçin BELALTI / FAULLÜ çalışıyorsun ki...? İşte durup duruken ve hiç haketmediği halde karşısındakine butür sözleri söyleme CÜRETİ göstermenizdir birazda toplumu KEMİKLEŞTİREN...Akıllanmadın mı, anlamadın mı daha Evrensel...!
Sağlıcakla kalınız...
Sanane banana olur mu, konu hak ve ozgurlukler. Yarin Turkiye selefilik/kurancilik politikasina donustugunde, bugunku o ulkeler yasanacak.
Neden ustune alindin?
Ben bir ISID olmak istemeyen olarak seni degerlendirdigimden, onu soyledim.
Cunku o zaman "sana ne benim muslumanligimdan/bana ne senin dinsizliginden" deme olanagin ne senin ne de baskasinin olmayacak.
bursali68
10-02-2015, 02:22
Merhaba,
Sanane banana olur mu, konu hak ve ozgurlukler. Yarin Turkiye selefilik/kurancilik politikasina donustugunde, bugunku o ulkeler yasanacak.
Neden ustune alindin?
Neden olacak, ne yazdığını okumuyor musun...:
Bunu da sen o zaman ancak bugunku muslumanliginin yeterli gelmediginde anlarsin.
Bu cümle için " ya niçin yanlış anlıyorsun " diyeceksen, hiç deme DOĞRU ANLAŞILACAK, yanlış anlaşılmayacak şekilde yaz...
Ben bir ISID olmak istemeyen olarak seni degerlendirdigimden, onu soyledim.
Cunku o zaman "sana ne benim muslumanligimdan/bana ne senin dinsizliginden" deme olanagin ne senin ne de baskasinin olmayacak.
Ne alakası var...Bunu AKP dışında, ana muhaleftte bulunan, EMPERYALİZMİN uşaklığını yapmaktan kurtulamayacak hangi parti buna izin vermeyebilir...Ben yanıtlayayım...: Bu yapılarıyla HİÇBİRİ...! Mustafa Kemal'e " KEFERE " diyen adamı partide göreve getirenler mi bu dediğinden bizi kurtaracak...? Veya " Atatürkçülüğün ve Cumhuriyetin bekçisi olamayız " diyen bir genel başkan yardımcısına ve o görüşe yakın bir genel başkana sahip bir parti mi bizi bundan kurtaracak....? Liderlik Sultasını sağlamlaştıran, parti içi demokrasiyi elinin tersiyle iten bir parti mi bizi bundan kurtaracak...? Hadi canım sende...! Bu zamana dek olmadı, bundan sonrada ufukta öyle bir seçenek görmüyorum...Git gide dibe gidiyorlar...
Ne yapalım gide gide EKMELEDDİN'e mi oy verelim...? Çünkü gördük iki kafadarın koalisyonundan çıkanı da...!
CHP, özlediğimiz, umutlarımız yeşerten CHP değil...MHP yi zaten yazmıyorum...
Vereceksin oy bunlara, sözüm ona memleketi karanlıktan kurtaracaksın, sonra da bunlar KASIM KASIM kasılacak " aaaa bak sonuçlar başarılı olduğumuzu gösteriyor "...diyecekler...Ha gönder gönderebilirsen...! Birinden kurtul, diğerine yakalan...
Hic te kazin ayagi oyle olmayacak. Sen AKP bunyesindeki catlagi gormuyorsun, herhalde.
Görsem ne olacak...? Koca ülke her yedikleri naneyi 12-13 yıldır gördü de ne oldu...? Seçim sonuçlarına baktık mor mor...! Tabanı çatlamazsa, yukarısı kendini onarır...Mesele onları oraya getiren tabanda...! Yani sokakta...Çatlak, patlaklara umut bağlamak büyük bir handikaptır...
Dediğim gibi umarım yanılırım...!
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
10-02-2015, 02:27
Merhaba,
Neden olacak, ne yazdığını okumuyor musun...:
Bu cümle için " ya niçin yanlış anlıyorsun " diyeceksen, hiç deme DOĞRU ANLAŞILACAK, yanlış anlaşılmayacak şekilde yaz...
Aciklamalarim ile "yanlis anlasilmayan sekilde" oldu mu?
Ne alakası var...Bunu AKP dışında, ana muhaleftte bulunan, EMPERYALİZMİN uşaklığını yapmaktan kurtulamayacak hangi parti buna izin vermeyebilir...Ben yanıtlayayım...: Bu yapılarıyla HİÇBİRİ...! Mustafa Kemal'e " KEFERE " diyen adamı partide göreve getirenler mi bu dediğinden bizi kurtaracak...? Veya " Atatürkçülüğün ve Cumhuriyetin bekçisi olamayız " diyen bir genel başkan yardımcısına ve o görüşe yakın bir genel başkana sahip bir parti mi bizi bundan kurtaracak....? Liderlik Sultasını sağlamlaştıran, parti içi demokrasiyi elinin tersiyle iten bir parti mi bizi bundan kurtaracak...? Hadi canım sende...! Bu zamana dek olmadı, bundan sonrada ufukta öyle bir seçenek görmüyorum...Git gide dibe gidiyorlar...
Ne yapalım gide gide EKMELEDDİN'e mi oy verelim...? Çünkü gördük iki kafadarın koalisyonundan çıkanı da...!
CHP, özlediğimiz, umutlarımız yeşerten CHP değil...MHP yi zaten yazmıyorum...
Vereceksin oy bunlara, sözüm ona memleketi karanlıktan kurtaracaksın, sonra da bunlar KASIM KASIM kasılacak " aaaa bak sonuçlar başarılı olduğumuzu gösteriyor "...diyecekler...Ha gönder gönderebilirsen...! Birinden kurtul, diğerine yakalan...
Görsem ne olacak...? Koca ülke her yedikleri naneyi 12-13 yıldır gördü de ne oldu...? Seçim sonuçlarına baktık mor mor...! Tabanı çatlamazsa, yukarısı kendini onarır...Mesele onları oraya getiren tabanda...! Yani sokakta...Çatlak, patlaklara umut bağlamak büyük bir handikaptır...
Dediğim gibi umarım yanılırım...!
Sağlıcakla kalınız...
Peki sen AKP iktidara gelmez ise, selefilik/kurancilik teokratik system/dozen araplasma v.s. tehlikesi goruyor musun?
Bu tehlikeyi AKP'den baska hissettiren parti var mi?
bursali68
11-02-2015, 11:56
Merhaba,
Aciklamalarim ile "yanlis anlasilmayan sekilde" oldu mu?
Sevgili Evrensel...Harbi harbi çekilmezsin ha...
Bir mesajında ANLAMSIZ veya ANLAŞILAMAYAN veya YANLIŞ ANLAŞILACAK şekilde yazıyorsan ve yazdığının altını o mesajında doldurmuyorsan...:
Bunu da sen o zaman ancak bugunku muslumanliginin yeterli gelmediginde anlarsin.
ve gelen tepki üzerine açıklama yapıp düzeltmek gereği hissediyor ve bir önceki mesajını, bir sonraki mesajında altını doldurup düzeltici şekilde yazıyorsan...:
Sanane banana olur mu, konu hak ve ozgurlukler. Yarin Turkiye selefilik/kurancilik politikasina donustugunde, bugunku o ulkeler yasanacak.
Neden ustune alindin?
Ben bir ISID olmak istemeyen olarak seni degerlendirdigimden, onu soyledim.
Cunku o zaman "sana ne benim muslumanligimdan/bana ne senin dinsizliginden" deme olanagin ne senin ne de baskasinin olmayacak.
YANLIŞ ANLAŞILMAYI sağlayacak şekilde yazmışsın demektir.Bunu anlamak bu kadar mı zor...?
Peki sen AKP iktidara gelmez ise, selefilik/kurancilik teokratik system/dozen araplasma v.s. tehlikesi goruyor musun?
Bu tehlikeyi AKP'den baska hissettiren parti var mi?
Bu her zaman, her iktidar döneminde olan bir tehlike...Bu tehlikenin AKP döneminde fazla olması, sadece AKP tarafından ortaya çıkarılan bir tehlike olduğunu göstermiyor...Eğer ki önceki dönemlerde bu adımlar sağlam atılsaydı, bugün bu tehlikeden bahsetmiyor olacaktık.Ülkemizde en ağırlıklı seçmen kitlesi sol değil, sağ seçmen kitlesidir ki bu seçmen kitlesine hitap eden partilerin de hemen hemen hepsinde bu yapı değişik versiyonlarla da olsa zaten vardır.Bunu görmek için uzmanlığa gerek yok, bakmak yeterli....
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
11-02-2015, 19:19
Merhaba,
Sevgili Evrensel...Harbi harbi çekilmezsin ha...
Bir mesajında ANLAMSIZ veya ANLAŞILAMAYAN veya YANLIŞ ANLAŞILACAK şekilde yazıyorsan ve yazdığının altını o mesajında doldurmuyorsan...:
ve gelen tepki üzerine açıklama yapıp düzeltmek gereği hissediyor ve bir önceki mesajını, bir sonraki mesajında altını doldurup düzeltici şekilde yazıyorsan...:
YANLIŞ ANLAŞILMAYI sağlayacak şekilde yazmışsın demektir.Bunu anlamak bu kadar mı zor...?
Bu yanlis anlasilma tek tarafli oyle mi, yani senin hic payin yok mu?
Bu her zaman, her iktidar döneminde olan bir tehlike...Bu tehlikenin AKP döneminde fazla olması, sadece AKP tarafından ortaya çıkarılan bir tehlike olduğunu göstermiyor...Eğer ki önceki dönemlerde bu adımlar sağlam atılsaydı, bugün bu tehlikeden bahsetmiyor olacaktık.Ülkemizde en ağırlıklı seçmen kitlesi sol değil, sağ seçmen kitlesidir ki bu seçmen kitlesine hitap eden partilerin de hemen hemen hepsinde bu yapı değişik versiyonlarla da olsa zaten vardır.Bunu görmek için uzmanlığa gerek yok, bakmak yeterli....
Sağlıcakla kalınız...
Senin tehlikeyi gorebildigini dusunmuyorum.
Dusunmememin sebebi de verdigin yanitlardan aldigim gozlem ve algim.
Evet, ulke ve toplumunun, selefilik/kurancilik araplasma yolunda gittigi bir teokratik rejimin milletten ummete gecisin her turlu biat/itaat kulturunu korku felsefesi ile vermenin, ic yasak paketini sunmanin buncayolsuzluk, yoksulluk ve her gun olen az bir kisi olarak olen iscinin, kisaca T.C.kurulus degerlerinin tamamen yok olma tehlikesinin "her zaman bir iktidar doneminde olan bir tehlike" olarak gormek "gayet normaldir."
bursali68
11-02-2015, 22:26
Merhaba,
Bu yanlis anlasilma tek tarafli oyle mi, yani senin hic payin yok mu?
Yok tabii ki...Konuyu getirip inanca dayayan ve sonra da " ben şunun için dediydim " diyen kim...? Sen mi ben mi...?
Senin tehlikeyi gorebildigini dusunmuyorum.
Dusunmememin sebebi de verdigin yanitlardan aldigim gozlem ve algim.
Tabi tabi...! " Bir Uzman " mahiyetinde tek sen gördün sanırım...İyi böyle devam et...
Benim için, senin ne düşündüğünün de benim için önemi yok Evrensel...
Ben de senin tamamen KİTAPSAL düşünen biri olduğunu gözlemliyorum..Sokağa inmekten kastın ne olduğunu bildiğini pek zannetmiyorum...
Evet, ulke ve toplumunun, selefilik/kurancilik araplasma yolunda gittigi bir teokratik rejimin milletten ummete gecisin her turlu biat/itaat kulturunu korku felsefesi ile vermenin, ic yasak paketini sunmanin buncayolsuzluk, yoksulluk ve her gun olen az bir kisi olarak olen iscinin, kisaca T.C.kurulus degerlerinin tamamen yok olma tehlikesinin "her zaman bir iktidar doneminde olan bir tehlike" olarak gormek "gayet normaldir." Bir önceki mesajımda " harbi harbi çekilmezsin Evrensel " demiştim...Şimdi katmerli oldu...Bu olumsuzlukları GAYET NORMAL gören mi oldu veya bunlar gayet normaldir diyen mi var...? ALGINA da hayran kaldım doğrusu...!
İki kelimeyi bir araya getirerek HEDEF dahi söyleyemeyen sen, eveleyip geveleyip ENTEL entel cümle kurunca ÜLKEYİ KURTARDIĞINI veya kurtarabileceğini zanneden sen mi yukarıdaki paragraftaki SORUNLARI çözeceksin...? Önce şu ezberlediğin kitaplardan kafanı kaldır da etrafına bir bak...! İnsanların NİÇİN, hangi siyasi partinin veya siyasi kişiliklerin peşinden gittiğine bir bak...Türkiye Cumhuriyetinin asla bir İRAN olamayacağını, asla bir ARABİSTAN olamayacağını bile anlamayıp işin sonunda din ağırlıklı " selefilik/kurancilik teokratik system/dozen araplasma v.s. tehlikesi goruyor musun? " cümlesiyle sorunu, tehlikeyi anladığını zanneden sen mi sorunların kaynağını anladın ve çözdün...
Yahu Evrensel, daha HEDEF bile söyleyemedin...! Hep soruyu soracaksın karşındaki insanın söylediğine göre fikir manevrası yapacaksın...Yok öyle...!
Türkiye Cumhuriyeti'nde her iktidar, ayakta kalabilmek adına doğruları ES GEÇİP, insanların bilinçlenmesine set çeken çalışmaları yapmıştır...O okuduğun kitaplardakileri alt alta koyarsan bunu bulursun...Bu sorunlar son 12-13 yılın sorunları değildir.Bu toplum da Marstan falan gelmedi...Bu sorunlar yıllardır birike-birike gelip yığın oluşturan, ancak bir çok iktidarın DOKUNMAYA/NEŞTER VURMAYA KORKTUĞU sorunlardır...Bu günkü iktidarın yaptığı, diğerlerine göre farklı olan " toplumu iyi analiz etmiş olmaları " ve bu yüzden de ne yaparlarsa yapsınlar ALENEN/AÇIK AÇIK yapmaktan çekinmemeleri...
Tabii ki bu günkü iktidarın gitmesi en büyük isteğim, ancak bunun kolay olmadığını bilecek kadar da PRATİĞİN içerisindeyim..! Hatta daha da ötesini söyleyeyim...Bu seçimlerde iktidarın azınlıkta kaldığını ve AKP nin içlerinde olmadığı bir koalisyon oluşturulduğunu düşün...! Ne olacağını sanıyorsun...Ülke RESET lenecek mi bir anda...? Tüm köşe başları ZATEN tutuldu...Müsteşarlık düzeylerinden, kapıcıları, hademelerine varana dek her yer kıskaç altında...Ne yapacaksın MİLYONLARI " siyasi bahaneyle " kapı önüne mi koyup kurtulacaksın...Her falson ENSENDE PATLAYACAK...!
Çünkü geçmiş bana şunu öğretti...: AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE...!
Sosyalist anlayışta bir partinin, kanunları, yasaları direkt değiştirebilecek milletvekili sayısıyla gelmesi gerçekleşmediği takdirde UMUTLARIN BAŞKA BAHARA...! Ki gelseler de yine de aklımızda " acaba BAL TUTAN PARMAĞINI BİR KEZ DAHA YALAYACAK MI " düşüncesi de her zaman olacaktır...
Ne CHP, ne MHP ( şu an iktidarı zorlayabilecek iki muhalefet) sosyalist anlayışta partiler değil...Onu geçtim Cumhuriyet'in kuruluş değerlerine bağlı partiler diyorsun...Bu iki parti de cumhuriyetin kuruluş değerlerine sahip partiler değildir...!
Haa bu arada hadi kendimizi ABD den, AB den soyutlayalım...Soyutlayalım bakalım ÖMRÜMÜZ ne kadar olacak...Bunun alt yapısını oluşturmadan " IIIHHHIIIIHHH " dersen bu ülkeyi SPATILAYLA kazırlar...Çünkü göbekten değil, BAĞIRSAKLARIMIZA varana dek her yerimizden bağlıyız ve entegreyiz...! Sen o umud ettiklerinin " IIIHHHHIIIHHH " diyebileceğini zannediyor musun...?
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
11-02-2015, 22:47
Merhaba,
Yok tabii ki...Konuyu getirip inanca dayayan ve sonra da " ben şunun için dediydim " diyen kim...? Sen mi ben mi...?
Ben konuyu inanca dayatmadim. Ulke ve toplumunun inancin politik cikarinda ve somurusunde nereye dogru gittigini acikladim.
Sen neden ustune alindin?
Tabi tabi...! " Bir Uzman " mahiyetinde tek sen gördün sanırım...İyi böyle devam et...
Benim için, senin ne düşündüğünün de benim için önemi yok Evrensel...
Tabi ki yok. O yuzden ben senin inancin uzerine degil, ulke ve toplumun inancta nereye getirilmek istedigini dile getirdim.
Ben de senin tamamen KİTAPSAL düşünen biri olduğunu gözlemliyorum..Sokağa inmekten kastın ne olduğunu bildiğini pek zannetmiyorum...
Ben Turkiye'deyken ve gerektiginde her zaman sokaklardayim.
Bir önceki mesajımda " harbi harbi çekilmezsin Evrensel " demiştim...Şimdi katmerli oldu...Bu olumsuzlukları GAYET NORMAL gören mi oldu veya bunlar gayet normaldir diyen mi var...? ALGINA da hayran kaldım doğrusu...!
Gordugun gibi bak ben, senin hakkinda yazmazken, sen direk lakabima yonelikyaziyorsun.
Ayrica senin beni "cekip/cekememen de" senin sorunun, cunku isine gelmiyor. Dusunce olarak yazisabilmek yerine, sahis olarak yazisiyorsun.
Istersen donup bakarsin, "ben tam ne demisim" diye.
İki kelimeyi bir araya getirerek HEDEF dahi söyleyemeyen sen, eveleyip geveleyip ENTEL entel cümle kurunca ÜLKEYİ KURTARDIĞINI veya kurtarabileceğini zanneden sen mi yukarıdaki paragraftaki SORUNLARI çözeceksin...?
Benim bilgim de birikimim de yazdiklarimda ortada. Ama sen hala bir satasma modundasin, neden acaba?
Önce şu ezberlediğin kitaplardan kafanı kaldır da etrafına bir bak...! İnsanların NİÇİN, hangi siyasi partinin veya siyasi kişiliklerin peşinden gittiğine bir bak...Türkiye Cumhuriyetinin asla bir İRAN olamayacağını, asla bir ARABİSTAN olamayacağını bile anlamayıp işin sonunda din ağırlıklı " selefilik/kurancilik teokratik system/dozen araplasma v.s. tehlikesi goruyor musun? " cümlesiyle sorunu, tehlikeyi anladığını zanneden sen mi sorunların kaynağını anladın ve çözdün...
Kimin neyin pesinde gittigi ortada, benim gorevim de bu gidisatin ne oldugunun sorununu ve tehlikesini dile getirmek.
Yahu Evrensel, daha HEDEF bile söyleyemedin...! Hep soruyu soracaksın karşındaki insanın söylediğine göre fikir manevrası yapacaksın...Yok öyle...!
Hedef belli ulke ve toplumu selefi/kuranci araplasmaktan ve teorik bir politik ve din ulke ve toplumu somurusu olmaktan kurtarmak ve bunun icin de uyarmak.
Türkiye Cumhuriyeti'nde her iktidar, ayakta kalabilmek adına doğruları ES GEÇİP, insanların bilinçlenmesine set çeken çalışmaları yapmıştır...O okuduğun kitaplardakileri alt alta koyarsan bunu bulursun...Bu sorunlar son 12-13 yılın sorunları değildir.Bu toplum da Marstan falan gelmedi...Bu sorunlar yıllardır birike-birike gelip yığın oluşturan, ancak bir çok iktidarın DOKUNMAYA/NEŞTER VURMAYA KORKTUĞU sorunlardır...Bu günkü iktidarın yaptığı, diğerlerine göre farklı olan " toplumu iyi analiz etmiş olmaları " ve bu yüzden de ne yaparlarsa yapsınlar ALENEN/AÇIK AÇIK yapmaktan çekinmemeleri...
Bu sorunlarin ne oldugu degil, konu. Su an ulke ve toplumunun nereye dogru suruklenmek istedigi.
Yoksa yarin zaten cok gec olacakj ulke ve toplumu bir Iran veya Irak oldugunda.
Sen bana olmamasi icin bir neden soyle.
Bende ikna olayim.
Tabii ki bu günkü iktidarın gitmesi en büyük isteğim, ancak bunun kolay olmadığını bilecek kadar da PRATİĞİN içerisindeyim..! Hatta daha da ötesini söyleyeyim...Bu seçimlerde iktidarın azınlıkta kaldığını ve AKP nin içlerinde olmadığı bir koalisyon oluşturulduğunu düşün...! Ne olacağını sanıyorsun...Ülke RESET lenecek mi bir anda...? Tüm köşe başları ZATEN tutuldu...Müsteşarlık düzeylerinden, kapıcıları, hademelerine varana dek her yer kıskaç altında...Ne yapacaksın MİLYONLARI " siyasi bahaneyle " kapı önüne mi koyup kurtulacaksın...Her falson ENSENDE PATLAYACAK...!
Milyonlar selefi/kuranci araplasan bir teokratik temelli dini somuru mu istiyor?
Çünkü geçmiş bana şunu öğretti...: AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE...!
Tamam da su anki tehlike ulke tarihinde daha once hic yasanmadi.
Sosyalist anlayışta bir partinin, kanunları, yasaları direkt değiştirebilecek milletvekili sayısıyla gelmesi gerçekleşmediği takdirde UMUTLARIN BAŞKA BAHARA...! Ki gelseler de yine de aklımızda " acaba BAL TUTAN PARMAĞINI BİR KEZ DAHA YALAYACAK MI " düşüncesi de her zaman olacaktır...
Hala sanki "normal bir sekilde giden bir iktidar konusunu tartisiyormusuz" gibi yaziyorsun.
Ne CHP, ne MHP ( şu an iktidarı zorlayabilecek iki muhalefet) sosyalist anlayışta partiler değil...Onu geçtim Cumhuriyet'in kuruluş değerlerine bağlı partiler diyorsun...Bu iki parti de cumhuriyetin kuruluş değerlerine sahip partiler değildir...!
Sağlıcakla kalınız...
AKP'nin iktidara tek basina getirilmemesi ulke ve toplumun bugun onundeki tek olanaktir.
Ben en azindan musterihim ve gerekenleri de onceden acikliyor ve yaziyorum.
Yarin toplum bir Iran Irak oldugu zaman, "gelecegi goremeyenler" dusunsun.
bursali68
12-02-2015, 00:16
Merhaba,
Ben konuyu inanca dayatmadim. Ulke ve toplumunun inancin politik cikarinda ve somurusunde nereye dogru gittigini acikladim.
Sen neden ustune alindin? Yahu sevgili evrensel, sen hiç " acaba ben ne yazmışım " diye geri dönüp bakmaz mısın...? Direkt bana hitaben yazmışsın, sadece nickimi yazmamışsın...! Sonra ben tepkimi gösterince " çevir kazı yanmasın " ...! Öyle mi...? Bir sonraki mesajında da " sana " diyorsun " zaten...!
Tabi ki yok. O yuzden ben senin inancin uzerine degil, ulke ve toplumun inancta nereye getirilmek istedigini dile getirdim. Tabi tabii...!
Tabi ki yok. O yuzden ben senin inancin uzerine degil, ulke ve toplumun inancta nereye getirilmek istedigini dile getirdim.
Anlamamışsın arkadaşım...Adamların Araplaşma gibi bir dertleri yok...Dünyalıklarını yapma derdindeler...! İnancı KULLANIYORLAR sadece, çünkü toplum bunu yalayıp yutuyor, onlar da bunu biliyor...Şeriat desen önce onlar karşı çıkar...Kılıcın ucuna kelle koyacak halleri yok...!
Gordugun gibi bak ben, senin hakkinda yazmazken, sen direk lakabima yonelikyaziyorsun. Merak etme Evrensel, lakabınla ilgili kompleksini biliyorum...Ancak lakabınla ilgili polemiğe girmiyorum DİREKT SANA HİTABETTİĞİMİN altını çiziyorum...! Yani " yanlış anlaşılmasın ORTAYA DEĞİL, direkt sana söylüyorum " diyorum...!
Ayrica senin beni "cekip/cekememen de" senin sorunun, cunku isine gelmiyor. Dusunce olarak yazisabilmek yerine, sahis olarak yazisiyorsun.
Kimin işine gelmiyor...Bir çok mesajımda HEDEFİNİ söyle diyen kim...? Ben...! Neden söylemiyorsun...? Düşün bakalım kimin işine gelmiyor...?
Istersen donup bakarsin, "ben tam ne demisim" diye. Yazıdığın herşeyi NOKTASI-VİRGÜLÜNE okuyorum merak etme...
Benim bilgim de birikimim de yazdiklarimda ortada. Ama sen hala bir satasma modundasin, neden acaba? Bilgi birikimi mi...? Hadi canım sende...Bu mudur bilgi birikimin...? Yandık ki keten helva o zaman...!
Evet doğru...Sataşma modunda değildim, ancak o moda girmeme neden oldun...Sen sürekli soruyorsun, söylediklerime göre FİKİR üretiyorsun, bir daha soruyorsun...Biz BRİTANİCA mıyız mübarek...! Biz sorduğumuzda da sen cevap ver...NİÇİN HEDEF vermiyorsun..???? Hep ALLEM-KULLEM, lafı evele gevele...!
Hedef belli ulke ve toplumu selefi/kuranci araplasmaktan ve teorik bir politik ve din ulke ve toplumu somurusu olmaktan kurtarmak ve bunun icin de uyarmak. Sen devam et Evrensel, böyle düşünmeye, atı alan köprüyü geçince anlarsın neyin ne olduğunu...
Bu sorunlarin ne oldugu degil, konu. Su an ulke ve toplumunun nereye dogru suruklenmek istedigi.
Yoksa yarin zaten cok gec olacakj ulke ve toplumu bir Iran veya Irak oldugunda.
Sen bana olmamasi icin bir neden soyle.
Bende ikna olayim.
Seni İKNA ETMEYE çalışmıyorum Evrensel, sen öyle mi zannettin yoksa..? Adamların her yaptığı çalışma DİKTA rejimi ancak gayri resmi dikta rejimi, kıçlarını sağlama alma, doğmamış torunlarını İHYA etme üzerine kurulu...Din min hikaye..Dini söylemleri BİR PARMAK BAL, toplumun YEMEYİ SEVDİĞİ türden o kadar...! Din sadece bir araç...!
Milyonlar selefi/kuranci araplasan bir teokratik temelli dini somuru mu istiyor? Toplumun hiçbiri bunu istemiyor....Bunu AKP li dahi istemez...! Buna inan....! Arada çıkan " GÖT KILLARI " dahi MENFAAT PEŞİNDE sadece...! Dikkatli bakarsan görürsün...Cem Uzan Bursa'da miting yaparken alanlar FULL çekiyordu...Gidenler mi...NEVALELER için gidiyordu...Mitinglerin çoğu emin ol İŞSİZ-GÜÇSÜZ kişilerin oluşturduğu kalabalık...Arkadaşım işi gücü olan kaç kişi işini gücünü bırakır da gider mitinglere...? Çoğu ya o partinin KEMİKLEŞMİŞLERİ ve artı işsiz güçsüz " ne nevale dağıtılırsa nasiplenelim " düşüncesindeki insanlardır...!
Ba şimdi ben sana bir PRATİK söyleyeyim...Patililer bir mahallede bir kahvehaneye gidip konuşacaklar, kendilerini anlatacaklar...O kahvehaneye haber gidiyor, o saatte, bir yığın partili kahvehaneye giriyor, kahvehanenin yerleşik ahalisi dışarı çıkıyor...Siyasi de sözüm ona o kahvehanedeki insanlara konuşuyor...Emin ol bir ayağı çukurda iki üç yaşlıdan başka insan varsa o an orada DİŞİMİ KIRARIM...! Bak sana SAHA ÇALIŞMASI örneği veriyorum...Ki bu MUHALEFET partilerinde daha sık oluyor...!
Şimdi o partili KİME NE ANLATMIŞ OLUYOR...?
Düzelmez derken senin bilmediğin neler var, sen biliyor musun bunu...? Öyle ahkam kesmekle, kitap verileriyle konuşmakla olmuyor bu işler...
Bu gün bir birine " Allah Yar ve Yardımcın olsun " şifresiyle konuşanlar, azıcık rüzgar tersten essin " YURTTAŞ " demezse ben de bir şey bilmiyorum...!
Tamam da su anki tehlike ulke tarihinde daha once hic yasanmadi. İşte bu süreci getiren " perşembenin gelişi çarşambadan bellidir " misali önceki yılların birikimidir...! Bunu anlatıyorum...Bu saatte bunu frenleyebilmek oldukça zor...Fırsatlar, olabilirliği vardı ancak kaçtı...!
Hala sanki "normal bir sekilde giden bir iktidar konusunu tartisiyormusuz" gibi yazıyorsun. Yahu sevgili evrensel, ben mi anlatamıyorum, yoksa sen mi anlamakta zorlanıyorsun...AKP hariç kim gelirse gelsin düşündüklerimizi, yani DEMOKRASİYİ, YASALARI, ADALETİ, GÜVENLİĞİ, SAĞLIĞI, EĞİTİMİ...v.s....v.s. istediğimiz şekle sokabilecek mi...? Sen buna inanıyor musun...? Bunu anlatmaya çalışıyorum...Her ne kadar bunu söylesem de tabii ki kuvvetli muhalefeti desteklemeye çalışacağım BU AYRI...! Ama nereye kadar, paçavraya dönecekler, çünkü kendi içlerinde ÇOK BÜYÜK SORUNLAR var...! Ve bu emin ol çok daha kötü sonuçları ortaya çıkartacak..." Ben DERSİMLİ Kemalim " diyen KOPYACI ve kayıkçı kavgası yapan Kemal Kılıçtaroğlu mu bunu çözecek...? Türbanda şunda bunda zırt pırt AKP ye destek veren MHP mi bunu çözecek...Sen gerçekten buna inanıyor musun...? Ben inanmıyorum...!
AKP'nin iktidara tek basina getirilmemesi ulke ve toplumun bugun onundeki tek olanaktır. Ben de bunun TEORİKTE isteğimiz olsa da PRATİKTE mümkün olmadığını söylüyorum...!
Ben en azindan musterihim ve gerekenleri de onceden acikliyor ve yazıyorum.Yarin toplum bir Iran Irak oldugu zaman, "gelecegi goremeyenler" duşunsun. Senin bu söylediklerini zaten HERYERDE, AKP lilerin de, ANAP lıların da, MHP lilerin de ortasında bile söyledik...Yeni bir şey değil söylediklerin...
Bak sevgili evrensel...Sana hayatımdan iki kesit anlatacağım umarım hem seni, hem okuyanları sıkmam...Rahatsızlık verdiklerimden de şimdiden özür dilerim...:
Yıl 1991-92 li yıllar ve Eskişehir'deki öğretmenliğim yılları..Süleyman Demirel daha başa gelmedi...O zamanlarda EĞİTİM-SEN'e fahri üyeyim...Ve ayrıca " Okul Temsilcisi " yim...Hem kuruluş çalışmalarında aktif görev alıyorum, hem de okulumdaki öğretmenleri de bu işe dahil etme uğraşındayım...Bir çok eski TÖB-DER, TÖS üyesi arkadaşıma sendikayı anlattım...Hepsi heyecan ile " bize tüzüğü de getir " hemen inceleyelim diyorlar...O aralarda da " BUBA " yani Süleyman Demirel seçim meydanlarındaki vaadlerini sıralarken " memura sendika hakkı tanınacağını " da deklare ediyor...Sonra seçimler oldu Demirel kazandı...Sendikalar mı...O konuda TIK yok...Okuldaki arkadaşlara gidiyorum, özellikle eski TÖB-DER, TÖS üyesi olanlara ve bununla da hemen hemen her ortamda övünenlere " hadi sayı gerek üye olun, iktidarı zorlayacağız " ...Hepsi ağız birliği etmişçesine " KEM - KÜM "...! Sonunda hepsine birden YUHHH OLSUN SİZLERE, sizler ki geçmişteki hataları söyleyip ders çıkarmamızı ve bu işi daha doğru yürütmemizi sağlayacak ağabeylerimizsiniz ama maalesef koflaşmışsınız, yazıklar olsun siz " dedim o defteri kapattım...Hepsinde şu GÖT KORKUSU = YUSUFFFFF, YUSUUUUUF " sayesinde üye olamadılar...
AL SANA teorik( kitapsal bilgi) ile pratik)saha, sokak) arasındaki EYLEMSEL fark...!
Yıl 1993-94...Kendi doğduğum ilçeye tayin oldum zarla zorla...MHP liler istemese de...! Çünkü ilçemde " SOLCU / KIZIL " diye bilirlerdi beni ( özellikle MHP İlçe 2.Başkanı)...
Neyse, bir gün ( Makine Bölümünde öğretmenim ) atelyedeki telefondan beni arıyorlar...Kaşıdaki kişi o günkü " DİYANET VAKFI YURT MÜDÜR " şimdi rahmetli oldu...Aramızdaki konuşma şu oldu...:
DVYM : Hocam, ben " Diyanet Vakfı Yurt Müdürü xxxxx xxx " kolay gelsin, uygun olduğun bir an seninle görüşebilir miyiz...?
Ben : Hayırdır hocam bir sorun mu var, öğrencilerden veya benden kaynaklanan...?
DVYM : Yok hocam acilen seninle görüşmek istiyorum...
Ben : Peki hocam, bu öğle arası yırda geleyim görüşelim...
DVYM : Tamam hocam bekliyorum...
Yurda gidiyorum, müdürün odasına giriyorum...İki kişiler...Biri Diyanet Vakfı Yurt Müdürü, diğeri o ilçenin Müftüsü...
Aradaki " nasılsınız, iyiyiz " leri geçiyorum...
DVYM : Hocam senin bu yurtta geceleri ve hafta sonları ETÜD lere gelmeni istiyoruz...Ama sadece sen...
Ben : Hocam, beni tanıyor, ideolojik görüşümü biliyor olmanız gerek neden ben...? İmam Hatip li bir çok öğretmen var ilçede...
DVYM ve Müftü...: Onlar eli sopalı ÇOBANDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL...Seni en ince ayrıntısına kadar araştırdık, sorduk, soruşturduk, evet sol görüşlüsün, hem de eylemsel...Ama bir de şunu gördük " doğruya doğru, eğriye eğrisin "...Bizim istediğimiz de bu...Artı öğrenciler hem seni seviyor, hem çekiniyor...Yöntemlerini de araştırdık onları da uygun bulduk...
Ben...: Tamam hocam, çocuklara yardımım olacaksa ne ala...
Ve ben öğretmenliği bıkana kadar da devam etti...
Bunlar da sorsanız " DİNCİ " takımı...
İşte evrensel, bu ülkenin İRAN, IRAK olmasına engel olacak kendi içlerindekiler gibi gözükenler bunlar da...Ve sayıları hiç de azımsanmayacak düzeyde...
Bak sana hayatımdan iki kesit anlattım...Birinde TIRSAN bir sol görüşlü güruh, diğerinde her türlü ELEŞTİRİYİ göğüsleyen DİNCİ diye nitelenen insanlar...
İnsanları tanımadan, sahaya inip tüm kesimlerle dialog kurmadan ne olduklarını anlaman, manşetlere bakarak zordur, yanıltır...Ülkem çok zorluklar yaşayacak daha, ancak DİP yaptıktan sonra düze çıkacak buna emin ol...Şimdi sokağa inmeyenler, tartışmalara " tarafsızmış gibi " bakanlar, ağırlıklarını koymaya başlayacak..İşte o zaman ancak düzelme adımı atılmaya başlar...Yoksa bu iş şuan vitrindeki siyasetçiler ile şununla bununla olacak gibi görünmüyor...Amaç günü kurtaralım zil takıp oynayalımsa eyvallah, kısa vadede biraz yüzümüz güler...Ancak yine döneriz " aynı tas aynı hamama "...!
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
12-02-2015, 00:52
Merhaba,
Yahu sevgili evrensel, sen hiç " acaba ben ne yazmışım " diye geri dönüp bakmaz mısın...? Direkt bana hitaben yazmışsın, sadece nickimi yazmamışsın...! Sonra ben tepkimi gösterince " çevir kazı yanmasın " ...! Öyle mi...? Bir sonraki mesajında da " sana " diyorsun " zaten...!
Baahsettigin kismi/cumleyi buraya alintilar misin?
Tabi tabii...!
Anlamamışsın arkadaşım...Adamların Araplaşma gibi bir dertleri yok...Dünyalıklarını yapma derdindeler...! İnancı KULLANIYORLAR sadece, çünkü toplum bunu yalayıp yutuyor, onlar da bunu biliyor...Şeriat desen önce onlar karşı çıkar...Kılıcın ucuna kelle koyacak halleri yok...!
Kilicin ucuna kellelerini coktan koydular.
Merak etme Evrensel, lakabınla ilgili kompleksini biliyorum...Ancak lakabınla ilgili polemiğe girmiyorum DİREKT SANA HİTABETTİĞİMİN altını çiziyorum...! Yani " yanlış anlaşılmasın ORTAYA DEĞİL, direkt sana söylüyorum " diyorum...!
O bir complex degil, yazilardan alinmis gozlem ve algi.
Kimin işine gelmiyor...Bir çok mesajımda HEDEFİNİ söyle diyen kim...? Ben...! Neden söylemiyorsun...? Düşün bakalım kimin işine gelmiyor...?
Gecen mesajda acikladim.
Yazıdığın herşeyi NOKTASI-VİRGÜLÜNE okuyorum merak etme...
Bilgi birikimi mi...? Hadi canım sende...Bu mudur bilgi birikimin...? Yandık ki keten helva o zaman...!
Benim bilgi birikimim sitede. Istedigin konuda bunu gorebilirsin.
Evet doğru...Sataşma modunda değildim, ancak o moda girmeme neden oldun...Sen sürekli soruyorsun, söylediklerime göre FİKİR üretiyorsun, bir daha soruyorsun...Biz BRİTANİCA mıyız mübarek...! Biz sorduğumuzda da sen cevap ver...NİÇİN HEDEF vermiyorsun..???? Hep ALLEM-KULLEM, lafı evele gevele...!
Sorular sadece senin ne vermek istedigini verdigin gibi algilamak icindir. Yoksa "acaba biliyor musun/cevabini tartisalim" gibi bir icerigi yoktur.
Sen devam et Evrensel, böyle düşünmeye, atı alan köprüyü geçince anlarsın neyin ne olduğunu...
Iste ben de onu diyorum.
Seni İKNA ETMEYE çalışmıyorum Evrensel, sen öyle mi zannettin yoksa..? Adamların her yaptığı çalışma DİKTA rejimi ancak gayri resmi dikta rejimi, kıçlarını sağlama alma, doğmamış torunlarını İHYA etme üzerine kurulu...Din min hikaye..Dini söylemleri BİR PARMAK BAL, toplumun YEMEYİ SEVDİĞİ türden o kadar...! Din sadece bir araç...!
Konu bunlar degil ki! Konu ulke ve toplumun icinde bulundugu tehlike. Bak bugun bir baslikpaylastim "3 bin ISID'li Turkiye'de" diye.
Toplumun hiçbiri bunu istemiyor....Bunu AKP li dahi istemez...! Buna inan....!
Istemiyor degil, goremiyor. Gorebilse zaten karsi koyar.
Arada çıkan " GÖT KILLARI " dahi MENFAAT PEŞİNDE sadece...! Dikkatli bakarsan görürsün...Cem Uzan Bursa'da miting yaparken alanlar FULL çekiyordu...Gidenler mi...NEVALELER için gidiyordu...Mitinglerin çoğu emin ol İŞSİZ-GÜÇSÜZ kişilerin oluşturduğu kalabalık...Arkadaşım işi gücü olan kaç kişi işini gücünü bırakır da gider mitinglere...? Çoğu ya o partinin KEMİKLEŞMİŞLERİ ve artı işsiz güçsüz " ne nevale dağıtılırsa nasiplenelim " düşüncesindeki insanlardır...!
Haklisinda onlar olup biteni gorebilecek duzeyde degiller. Zaten besleniyorlar, biat ediyorlar. O yuzden bir seyi degerlendirme gibi bir durumlari yok. Sadece "eyvallahcilar"
Ba şimdi ben sana bir PRATİK söyleyeyim...Patililer bir mahallede bir kahvehaneye gidip konuşacaklar, kendilerini anlatacaklar...O kahvehaneye haber gidiyor, o saatte, bir yığın partili kahvehaneye giriyor, kahvehanenin yerleşik ahalisi dışarı çıkıyor...Siyasi de sözüm ona o kahvehanedeki insanlara konuşuyor...Emin ol bir ayağı çukurda iki üç yaşlıdan başka insan varsa o an orada DİŞİMİ KIRARIM...! Bak sana SAHA ÇALIŞMASI örneği veriyorum...Ki bu MUHALEFET partilerinde daha sık oluyor...!
Şimdi o partili KİME NE ANLATMIŞ OLUYOR...?
Düzelmez derken senin bilmediğin neler var, sen biliyor musun bunu...? Öyle ahkam kesmekle, kitap verileriyle konuşmakla olmuyor bu işler...
Bu gün bir birine " Allah Yar ve Yardımcın olsun " şifresiyle konuşanlar, azıcık rüzgar tersten essin " YURTTAŞ " demezse ben de bir şey bilmiyorum...!
İşte bu süreci getiren " perşembenin gelişi çarşambadan bellidir " misali önceki yılların birikimidir...! Bunu anlatıyorum...Bu saatte bunu frenleyebilmek oldukça zor...Fırsatlar, olabilirliği vardı ancak kaçtı...!
Yahu sevgili evrensel, ben mi anlatamıyorum, yoksa sen mi anlamakta zorlanıyorsun...AKP hariç kim gelirse gelsin düşündüklerimizi, yani DEMOKRASİYİ, YASALARI, ADALETİ, GÜVENLİĞİ, SAĞLIĞI, EĞİTİMİ...v.s....v.s. istediğimiz şekle sokabilecek mi...? Sen buna inanıyor musun...?
Tabi ki sokamayacak ama ulke ve toplumunu da O.Dogu ulkesi yapmayacak.
Bunu anlatmaya çalışıyorum...Her ne kadar bunu söylesem de tabii ki kuvvetli muhalefeti desteklemeye çalışacağım BU AYRI...! Ama nereye kadar, paçavraya dönecekler, çünkü kendi içlerinde ÇOK BÜYÜK SORUNLAR var...! Ve bu emin ol çok daha kötü sonuçları ortaya çıkartacak..." Ben DERSİMLİ Kemalim " diyen KOPYACI ve kayıkçı kavgası yapan Kemal Kılıçtaroğlu mu bunu çözecek...? Türbanda şunda bunda zırt pırt AKP ye destek veren MHP mi bunu çözecek...Sen gerçekten buna inanıyor musun...? Ben inanmıyorum...!
Daha onceleri tum parlemento ve meclisteki partilerin ABD gudumlusu oldugunu aciklamistim.
Ben de bunun TEORİKTE isteğimiz olsa da PRATİKTE mümkün olmadığını söylüyorum...!
Senin bu söylediklerini zaten HERYERDE, AKP lilerin de, ANAP lıların da, MHP lilerin de ortasında bile söyledik...Yeni bir şey değil söylediklerin...
Bak sevgili evrensel...Sana hayatımdan iki kesit anlatacağım umarım hem seni, hem okuyanları sıkmam...Rahatsızlık verdiklerimden de şimdiden özür dilerim...:
Rica ederim. Yasanmis tecrubeler her zaman bir seyi anlatir.
Yıl 1991-92 li yıllar ve Eskişehir'deki öğretmenliğim yılları..Süleyman Demirel daha başa gelmedi...O zamanlarda EĞİTİM-SEN'e fahri üyeyim...Ve ayrıca " Okul Temsilcisi " yim...Hem kuruluş çalışmalarında aktif görev alıyorum, hem de okulumdaki öğretmenleri de bu işe dahil etme uğraşındayım...Bir çok eski TÖB-DER, TÖS üyesi arkadaşıma sendikayı anlattım...Hepsi heyecan ile " bize tüzüğü de getir " hemen inceleyelim diyorlar...O aralarda da " BUBA " yani Süleyman Demirel seçim meydanlarındaki vaadlerini sıralarken " memura sendika hakkı tanınacağını " da deklare ediyor...Sonra seçimler oldu Demirel kazandı...Sendikalar mı...O konuda TIK yok...Okuldaki arkadaşlara gidiyorum, özellikle eski TÖB-DER, TÖS üyesi olanlara ve bununla da hemen hemen her ortamda övünenlere " hadi sayı gerek üye olun, iktidarı zorlayacağız " ...Hepsi ağız birliği etmişçesine " KEM - KÜM "...! Sonunda hepsine birden YUHHH OLSUN SİZLERE, sizler ki geçmişteki hataları söyleyip ders çıkarmamızı ve bu işi daha doğru yürütmemizi sağlayacak ağabeylerimizsiniz ama maalesef koflaşmışsınız, yazıklar olsun siz " dedim o defteri kapattım...Hepsinde şu GÖT KORKUSU = YUSUFFFFF, YUSUUUUUF " sayesinde üye olamadılar...
AL SANA teorik( kitapsal bilgi) ile pratik)saha, sokak) arasındaki EYLEMSEL fark...!
Demirel'i de basa ABD getirmistir.
Yıl 1993-94...Kendi doğduğum ilçeye tayin oldum zarla zorla...MHP liler istemese de...! Çünkü ilçemde " SOLCU / KIZIL " diye bilirlerdi beni ( özellikle MHP İlçe 2.Başkanı)...
Neyse, bir gün ( Makine Bölümünde öğretmenim ) atelyedeki telefondan beni arıyorlar...Kaşıdaki kişi o günkü " DİYANET VAKFI YURT MÜDÜR " şimdi rahmetli oldu...Aramızdaki konuşma şu oldu...:
DVYM : Hocam, ben " Diyanet Vakfı Yurt Müdürü xxxxx xxx " kolay gelsin, uygun olduğun bir an seninle görüşebilir miyiz...?
Ben : Hayırdır hocam bir sorun mu var, öğrencilerden veya benden kaynaklanan...?
DVYM : Yok hocam acilen seninle görüşmek istiyorum...
Ben : Peki hocam, bu öğle arası yırda geleyim görüşelim...
DVYM : Tamam hocam bekliyorum...
Yurda gidiyorum, müdürün odasına giriyorum...İki kişiler...Biri Diyanet Vakfı Yurt Müdürü, diğeri o ilçenin Müftüsü...
Aradaki " nasılsınız, iyiyiz " leri geçiyorum...
DVYM : Hocam senin bu yurtta geceleri ve hafta sonları ETÜD lere gelmeni istiyoruz...Ama sadece sen...
Ben : Hocam, beni tanıyor, ideolojik görüşümü biliyor olmanız gerek neden ben...? İmam Hatip li bir çok öğretmen var ilçede...
DVYM ve Müftü...: Onlar eli sopalı ÇOBANDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL...Seni en ince ayrıntısına kadar araştırdık, sorduk, soruşturduk, evet sol görüşlüsün, hem de eylemsel...Ama bir de şunu gördük " doğruya doğru, eğriye eğrisin "...Bizim istediğimiz de bu...Artı öğrenciler hem seni seviyor, hem çekiniyor...Yöntemlerini de araştırdık onları da uygun bulduk...
Ben...: Tamam hocam, çocuklara yardımım olacaksa ne ala...
Ve ben öğretmenliği bıkana kadar da devam etti...
Bunlar da sorsanız " DİNCİ " takımı...
İşte evrensel, bu ülkenin İRAN, IRAK olmasına engel olacak kendi içlerindekiler gibi gözükenler bunlar da...Ve sayıları hiç de azımsanmayacak düzeyde...
Bak sana hayatımdan iki kesit anlattım...Birinde TIRSAN bir sol görüşlü güruh, diğerinde her türlü ELEŞTİRİYİ göğüsleyen DİNCİ diye nitelenen insanlar...
İnsanları tanımadan, sahaya inip tüm kesimlerle dialog kurmadan ne olduklarını anlaman, manşetlere bakarak zordur, yanıltır...Ülkem çok zorluklar yaşayacak daha, ancak DİP yaptıktan sonra düze çıkacak buna emin ol...Şimdi sokağa inmeyenler, tartışmalara " tarafsızmış gibi " bakanlar, ağırlıklarını koymaya başlayacak..İşte o zaman ancak düzelme adımı atılmaya başlar...Yoksa bu iş şuan vitrindeki siyasetçiler ile şununla bununla olacak gibi görünmüyor...Amaç günü kurtaralım zil takıp oynayalımsa eyvallah, kısa vadede biraz yüzümüz güler...Ancak yine döneriz " aynı tas aynı hamama "...!
Kal sağlıcakla...
Tamam oykuler icin tesekkurler.
Yalniz Turkiye iktidarinin ana sorunu zaten hic bir zaman icerden yonetilmemis olmasidir.
Menderes'te, Demirel'de, Ozal'da Erdogan'da, Gulen'de, Gul'de, TSK'da Ekmelettin'de, Kilictaroglu'da, Bahceli'de, Demirtas'ta , Ocalan'da kisaca tum yonetim kadrosu ABD'nin emir kuludur.
Oda kendi politik cikarina gore ulkeyi yonlendirmektedir.
Burada onemli olan tek sey, ABD'nin hic bir zaman iktidar ile toplumun acik bir sekilde karsi karsiya gelmemesidir.
Bu olursa, bastakini degistirir.
Gezi'de de diktatore bir suru uyari yolladi.
Kisaca dictator ile halk; ayni misir'daki gibi karsi karsiya gelmezse; ABD'nin Erdogan ile bir sorunu yoktur.
Ayrica ABD ve Avrupa, kendi her turlu cikari Adina ulke ve toplumun ne kadar dini bir sisteme gecisine razi olur; bu da farkli bir tartismadir.
bursali68
12-02-2015, 01:13
Merhaba,
Sevgili Evrensel, önceki yazdıklarını " MASAL " diye nitelediğimden ve polemiğe daha fazla gitmesini istemediğimden ES geçiyorum...
Benim bilgi birikimim sitede. Istedigin konuda bunu görebilirsin. Neredeyse %90-%95 i KİTAPSAL bilgi...Saha mı...: SIFIR...!
Konu bunlar degil ki! Konu ulke ve toplumun icinde bulundugu tehlike. Bak bugun bir baslikpaylastim "3 bin ISID'li Turkiye'de" diye.
Yahu, bu bugünün SORUNU mu...? Niye bu sorduğumu anlamamazlığa vuruyorsun...Geçmişte adı farklıydı...Bugün IŞID...Ama vardı zaten...Bunun alt yapısı vardı bu ülkede her zaman...Bu alt yapıyı yok eden tek bir tane İKTİDAR GÖSTER BANA...!
Haklisinda onlar olup biteni gorebilecek duzeyde degiller. Zaten besleniyorlar, biat ediyorlar. O yuzden bir seyi degerlendirme gibi bir durumlari yok. Sadece "eyvallahcilar" Bunu Haziran seçimlerine dek nasıl değiştirmeyi düşünüyorsun...? Nerede yaşadığını bilmiyorum ama MARS ta falan yaşıyorsun diye şüphelenmeye başladım...!
Istemiyor degil, goremiyor. Gorebilse zaten karsi koyar. Görüyor, o da biliyor...Ama CEPTEKİ sıcak geliyor...İşte saha eksikliğin, pratik eksikliğin...! Aç adama sen istediğin kadar DEMOKRASİ NARASI at...Çok da TIN onun için...! Sen burada bağırır durusun...Sadece ses kalabalıklığı YANKIDANDIR...!
Haklisinda onlar olup biteni gorebilecek duzeyde degiller. Zaten besleniyorlar, biat ediyorlar. O yuzden bir seyi degerlendirme gibi bir durumlari yok. Sadece "eyvallahcilar" Hele ŞÜKÜR anladın...O zaman şu soruma MERTÇE yanıt ver...: Biat kültürünün olmadığı, geçerli olmadığı TEK BİR SİYASİ YAPILANMA İSMİ VER....!
Tabi ki sokamayacak ama ulke ve toplumunu da O.Dogu ulkesi yapmayacak.
Kim yapmayacak...: Uludere'ye ROJAVA diyen mi...?
Demirel'i de basa ABD getirmistir.
Zaten ABD nin dışında hareket etse HAVALAR UÇACAĞIZ, ama maalesef...Yine olacak olan da o...!
Yalniz Turkiye iktidarinin ana sorunu zaten hic bir zaman icerden yonetilmemis olmasidir.
Ancak sandık başına giden, sen ben, o...Yani İÇERİSİ...! Ayrıca anlattığım YAŞANMIŞLIKLARDAN ne anladığını bilemiyorum, ancak verdiğin bu yanıt ile bir şey anlamadığını anlıyorum...Oysa oradaki sonuçlardan biri de şuydu...: Hiçbirşey göründüğü gibi değildir...Bir çok konu KİTABİ bilginin dışında gerçekleşir...Hele ki TEKNOLOJİ çağı olan günümüzde...
Daha sonraki söylediklerine artık yorum getirmek istemiyorum...Şu kadar söyleyeyim, teorikte yani kitap bilgisinde ne olduğunu yargılayamam, ancak pratikte yani teoriğin sokağa yansımasındaki analizlerinde SIFIRSIN...!
Bu başlığın başındaki o seçenekleri bir araya getirecek, yani ORTAK HEDEFLERİ sağlayacak siyasal yapının, PARTİNİN ADI NE...? Bunu söyle bana evrensel, bırak artık büyüklere masalları...!
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
12-02-2015, 01:54
Merhaba,
Sevgili Evrensel, önceki yazdıklarını " MASAL " diye nitelediğimden ve polemiğe daha fazla gitmesini istemediğimden ES geçiyorum...
Neredeyse %90-%95 i KİTAPSAL bilgi...Saha mı...: SIFIR...!
Sahasi gormek ve yaratmak isteyene!
Teori olmadan Pratik olmaz.
Yahu, bu bugünün SORUNU mu...? Niye bu sorduğumu anlamamazlığa vuruyorsun...Geçmişte adı farklıydı...Bugün IŞID...Ama vardı zaten...Bunun alt yapısı vardı bu ülkede her zaman...Bu alt yapıyı yok eden tek bir tane İKTİDAR GÖSTER BANA...![/qute]
Evet tarihte ABD El- Kaide'yi ilk 60 larda yarattigindan beri var.
Ondan sonrazaten emperyalist saldiri ve kiskirtmanin eli ayagi oldu terorizm
[quote] Bunu Haziran seçimlerine dek nasıl değiştirmeyi düşünüyorsun...? Nerede yaşadığını bilmiyorum ama MARS ta falan yaşıyorsun diye şüphelenmeye başladım...!
Evrende bir yerlerde yasiyorum da, gozum hep dunya ve Turkiye'nin ustunde.
Ben gereken aciklamayi yapiyorum. Degistirecek olan turkiye farkli halklari ve kesimleri. Bu da verecekleri oylara bagli.
Görüyor, o da biliyor...Ama CEPTEKİ sıcak geliyor...İşte saha eksikliğin, pratik eksikliğin...! Aç adama sen istediğin kadar DEMOKRASİ NARASI at...Çok da TIN onun için...! Sen burada bağırır durusun...Sadece ses kalabalıklığı YANKIDANDIR...!
Hele ŞÜKÜR anladın...O zaman şu soruma MERTÇE yanıt ver...: Biat kültürünün olmadığı, geçerli olmadığı TEK BİR SİYASİ YAPILANMA İSMİ VER....!
Ben zaten siyasi yapilanmadan bahsetmiyorum. Evrensel hukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde etik olmaktan bahsediyorum.
Sorun bu dediklerimin politikanin elinde cikar/somuru araci olmasi
Kim yapmayacak...: Uludere'ye ROJAVA diyen mi...?
Hayir AKP disinda kalan digger meclis partileri.
Zaten ABD nin dışında hareket etse HAVALAR UÇACAĞIZ, ama maalesef...Yine olacak olan da o...!
Ancak sandık başına giden, sen ben, o...Yani İÇERİSİ...! Ayrıca anlattığım YAŞANMIŞLIKLARDAN ne anladığını bilemiyorum, ancak verdiğin bu yanıt ile bir şey anlamadığını anlıyorum...Oysa oradaki sonuçlardan biri de şuydu...: Hiçbirşey göründüğü gibi değildir...Bir çok konu KİTABİ bilginin dışında gerçekleşir...Hele ki TEKNOLOJİ çağı olan günümüzde...
Daha sonraki söylediklerine artık yorum getirmek istemiyorum...Şu kadar söyleyeyim, teorikte yani kitap bilgisinde ne olduğunu yargılayamam, ancak pratikte yani teoriğin sokağa yansımasındaki analizlerinde SIFIRSIN...!
Bu başlığın başındaki o seçenekleri bir araya getirecek, yani ORTAK HEDEFLERİ sağlayacak siyasal yapının, PARTİNİN ADI NE...? Bunu söyle bana evrensel, bırak artık büyüklere masalları...!
Kal sağlıcakla...
Bak bunun icin bu baslik acilmis ve tartisiliyor.
Neyse ben aciklamalarima devam edecegim. Pratigi de secimler ve o gun gelene kadar ki gelismeler belirliyecek
bursali68
12-02-2015, 09:50
Merhaba,
Sahasi gormek ve yaratmak isteyene!
Teori olmadan Pratik olmaz.
Sevgili evrensel...Yanlış biliyorsun...Teorik, pratik olmadan bir işe yaramayan kocaman bir balondur.Boştur...Ben TEORİK diyorum , sen TEORİ diyorsun...Teoriden, tejden...v.s....v.s. den bahseden mi var...? TEORİK BİLGİ, Pratiğe dönüşemediği sürece boştur...Teorik bilgiyi doğrulayan pratik uygulamalardır, nerede yaşıyorsun sen...?
Saha, sokağa indiğin, insanlarla iç-içe olduğun andan itibaren, fatura eline tutuşturulduğu andan itibaren oluşan alandır.Yani PRATİĞİ yaşadığın alandır.
[quote] Yahu, bu bugünün SORUNU mu...? Niye bu sorduğumu anlamamazlığa vuruyorsun...Geçmişte adı farklıydı...Bugün IŞID...Ama vardı zaten...Bunun alt yapısı vardı bu ülkede her zaman...Bu alt yapıyı yok eden tek bir tane İKTİDAR GÖSTER BANA...![/qute]
Evet tarihte ABD El- Kaide'yi ilk 60 larda yarattigindan beri var.
Ondan sonrazaten emperyalist saldiri ve kiskirtmanin eli ayagi oldu terorizm Bunları söyleyen benim zaten..." Bu sorunlar bugün zart diye ortaya çıkan sorunlar değil birikim sonucu oluşan sorunlar " diyorum zaten...Benim dediğimi bana satma...Terörizm bugün oluşan bir şey değil ve son da olmayacak...Terörizmin alt yapısını hazırlamak HER ÜLKENİN devlet yapısında az veya çok olagelen bir durumdur, ya direkt, ya endirekt...Ve başı çekmesine rağmen sadece ABD ile de ilgili değildir...Ekonomi-Etnik Köken-Din ayrışmaları olduğu sürece de bu olacak...!
Evrende bir yerlerde yasiyorum da, gozum hep dunya ve Turkiye'nin ustunde.
Ben gereken aciklamayi yapiyorum. Degistirecek olan turkiye farkli halklari ve kesimleri. Bu da verecekleri oylara bagli. Geldin mi BALONUNUN patladığı, eleştirmiş olduğun BASİT PARTİ SEÇİMİNE...!
Bak yukarıda HEDEFLER sıralamışsın...O hedeflerin hepsi TEORİK olarak, bırak ülkemizde, hemen hemen dünyadaki her insanın ortak istekleri, hedefleridir...Ama işte bu teorikte istenendir...Teorikteki bu hedefleri PRATİK olarak gerçekleştirecek olan SEÇİM e gider insanlar...Yukarıdaki 2015 Seçimlerindeki ortak ittifak diye sıraladığın Teorik Hedeflerine bakalım...:
2015 Ortak Ittifaki Ne Olmalidir
Cumhuriyet
Laiklik
Demokrasi
Etik/sosyal Hak ve ozgurlukler
Etik/Ahlaki Degerler
Hepsi
Bunlarin Disinda Baska Bir Ortaklik- Lutfen Belirtin
İşte bu teorik hedefleri PRATİĞE, kimine göre AKP, kimine göre CHP, kimine göre MHP, kimine göre BDP, kimine göre İP, kimine göre HEPAR...v.s....v.s SİYASİ PARTİLERİ geçirir...
Şimdi amaç TEORİK bilgiyi sallayıp durmak değil, o teorik bilgiyi hakkınca uygulayabilecek olan ( ki teoriğin tanımında da değişiklik olabilir çünkü uygulama tanımları değiştirir), bunu PRATİĞE dökecek siyasal yapı yok ise sizin bu ortak hedeflerde yine AYNI MANZARA ile karşılaşmak kuvvetle muhtemeldir...Yani kısaca örneğin AKP çatırdarken, CHP ve MHP de KAN KAYBEDECEKTİR, güçlenerek çıkamayacaktır.Neden çünkü PRATİK YANLIŞLAR yapmışlardır...! Pratik de insanların DİREKT " gözleriyle gördükleri, şahit olduklarıdır "...
Ben zaten siyasi yapilanmadan bahsetmiyorum. Evrensel hukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde etik olmaktan bahsediyorum.
Sorun bu dediklerimin politikanin elinde cikar/somuru araci olmasi Neden bahsedersen bahset, toplumsal davranışlarda PRATİĞE ulaşamazsan anlattığın BÜYÜKLERE MASAL olmaktan başka bir işe yaramaz...Adam senin anlattığını açar bir KİTABI okuyarak edinir...Ama onu SAHAYA YANSITAMAZ...Sorun budur işte...!
Ayrıca politikanın elinde TARİH boyunca sömürü olmayan bir şey var mı...? Sadece bizde değil, gizli veya açık tüm ülkelerde var...
Hayir AKP disinda kalan digger meclis partileri.
İşte yukarıda söylediğimi " algılayamadığının kanıtı "...!
Bak bunun icin bu baslik acilmis ve tartisiliyor.
Neyse ben aciklamalarima devam edecegim. Pratigi de secimler ve o gun gelene kadar ki gelismeler belirliyecek Sen açıklamalarına devam et ne diyeyim...Bana göre TECRÜBE hatası dolu, sadece KİTABİ bilgiler içeren açıklamalar bana göre...Belki doğru yanları var, tümden hepsini slip atmak tabii ki doğru değil, ancak uygulama kısmı oldukça zayıf...
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
12-02-2015, 19:35
Merhaba,
Sevgili evrensel...Yanlış biliyorsun...Teorik, pratik olmadan bir işe yaramayan kocaman bir balondur.Boştur...Ben TEORİK diyorum , sen TEORİ diyorsun...Teoriden, tejden...v.s....v.s. den bahseden mi var...? TEORİK BİLGİ, Pratiğe dönüşemediği sürece boştur...Teorik bilgiyi doğrulayan pratik uygulamalardır, nerede yaşıyorsun sen...?
Saha, sokağa indiğin, insanlarla iç-içe olduğun andan itibaren, fatura eline tutuşturulduğu andan itibaren oluşan alandır.Yani PRATİĞİ yaşadığın alandır.
Birincisi teori ve Pratik madalyonun iki yuzudur. Biri birini de tamamlar ve control eder.
Biri olmadan digerinin olmasi demek, kontrolun olmamasi demektir.
Pratik olmadan teori olur. Yalniz bir teoriyi pratige uygulamazsan, teorinin gecerli olupo olmadigini bilemez ve dogrulugunu/tutarligini kontroledemezsin.
Teori olmadan da Pratik olur. Bu sefer de bir amacin ya da pratikte neden oldugunun bilgisi yoktur. Yani birileri yuruyordur sern de katilirsin.
Isleyis soyledir.
Once teorik kismini olusturursun, eylemin sekli anlami icerigi neden yapildigi amaci ne elde edilmek istendigi v.s.
Sonra bunu pratige tasirsin ve pratikten sonmra da uyguladigin pratigi ilk teorin ile control ededr vec degerlendirirsin.
Sonuca gore de yeni eylemler icin yenmi teoriler olusturursun.
Iste o yuzden eylemde bir sey basina geldiginde de bunu teoride dusunmussen hic te sasirmaz ve panic yapmazsin. Cunku basina ne geldigini onceden o durumda da ne yapacagini dusunmussundur.
Iste bilincli olan budur.
Bunları söyleyen benim zaten..." Bu sorunlar bugün zart diye ortaya çıkan sorunlar değil birikim sonucu oluşan sorunlar " diyorum zaten...Benim dediğimi bana satma...Terörizm bugün oluşan bir şey değil ve son da olmayacak...Terörizmin alt yapısını hazırlamak HER ÜLKENİN devlet yapısında az veya çok olagelen bir durumdur, ya direkt, ya endirekt...Ve başı çekmesine rağmen sadece ABD ile de ilgili değildir...Ekonomi-Etnik Köken-Din ayrışmaları olduğu sürece de bu olacak...!
Kendi sorunlarini cozemeyenlerin sorunlarini, baskalari; kendicikari Adina cozerler. Ben bir sey satmiyorum. Cunku bilgfi ve dusunce paylasimimda boyle bir cikarim yok.
Geldin mi BALONUNUN patladığı, eleştirmiş olduğun BASİT PARTİ SEÇİMİNE...!
Burada onemli olan benim bir birey olarak insanlik Adina olan gorevlerimdir. Ben bunu yerine getiriyorum.
Sonucta kimsenin Adina oy kullanacak ta degilim. Ben gerekli gordugum uyarimi yapiyorum. En azindan vicdanen musterihim.
Bak yukarıda HEDEFLER sıralamışsın...O hedeflerin hepsi TEORİK olarak, bırak ülkemizde, hemen hemen dünyadaki her insanın ortak istekleri, hedefleridir...Ama işte bu teorikte istenendir...Teorikteki bu hedefleri PRATİK olarak gerçekleştirecek olan SEÇİM e gider insanlar...Yukarıdaki 2015 Seçimlerindeki ortak ittifak diye sıraladığın Teorik Hedeflerine bakalım...:
Iste ben de "bunlar gerceklestirilsin" diye siraliyorum. Gerceklestirecek olanlardan ben sadece bir bireyim. Herkes kendinden sorumlu/yukumlu. Ben kimseye baski yapamam ya da beynine siringa ile bu siraladiklarimi iletemem.
Zaten bu karismak olur. Sonunda herkes kendi kararini kendi verir.
İşte bu teorik hedefleri PRATİĞE, kimine göre AKP, kimine göre CHP, kimine göre MHP, kimine göre BDP, kimine göre İP, kimine göre HEPAR...v.s....v.s SİYASİ PARTİLERİ geçirir...
Şimdi amaç TEORİK bilgiyi sallayıp durmak değil, o teorik bilgiyi hakkınca uygulayabilecek olan ( ki teoriğin tanımında da değişiklik olabilir çünkü uygulama tanımları değiştirir), bunu PRATİĞE dökecek siyasal yapı yok ise sizin bu ortak hedeflerde yine AYNI MANZARA ile karşılaşmak kuvvetle muhtemeldir...Yani kısaca örneğin AKP çatırdarken, CHP ve MHP de KAN KAYBEDECEKTİR, güçlenerek çıkamayacaktır.Neden çünkü PRATİK YANLIŞLAR yapmışlardır...! Pratik de insanların DİREKT " gözleriyle gördükleri, şahit olduklarıdır "...
Bak, ben uzun zamandir bir seyler yaziyorum ve bilgi ve dusunce paylasiyorum. En azindan bunlarin pratigine oyle ya da boyle yansidigini gezi ile gordum. Tam da benim istedigimi ve dile getirdiklerimi yaptilar.
Yani teori ve yapilacaklarin siralanmasinin pratige gecip gecmeyecegini ya da ne zaman gececegini kimse bilemez.
Gectigi zamanda "o teori pratige yansimis" demektir.
Sanatcilarin her bir sanati ister yazi isterresim ister muzik ister heykel ister sinema ister tiyatro v.s. olsun hep teorik olarak bir seyleri vermek icindir.
Kendine aydin, cagdas, ilerici, devrimci v.s. diyen de bir sanatcidir.
Eserinin de ses vermesi ya da bir sekilde kitlesellesmesi, sanatcinin emeginin bosa gitmedigi anlamindadir.
Yalniz hic bir sanatci sanatini "bu nasil olsa bosa gidecek" dusuncesi ile yapmamazlik etmez.
Cunku sanatin sanati verilir. Verenin de yaptigi budur. Bu verileni kimler alir kimler uygular bu sanatcinin verdigfi sanatinin insiyatinde degildir.
Insiyatif sadece sanatcinin verdigi ve vermek durumunda olmasinin bilincidir.
Neden bahsedersen bahset, toplumsal davranışlarda PRATİĞE ulaşamazsan anlattığın BÜYÜKLERE MASAL olmaktan başka bir işe yaramaz...Adam senin anlattığını açar bir KİTABI okuyarak edinir...Ama onu SAHAYA YANSITAMAZ...Sorun budur işte...!
Pratige ben yazi bilgi ve dusunce paylasimi sanatim ile ulasiyorum zaten.
Ayrıca politikanın elinde TARİH boyunca sömürü olmayan bir şey var mı...? Sadece bizde değil, gizli veya açık tüm ülkelerde var...
İşte yukarıda söylediğimi " algılayamadığının kanıtı "...!
Senin de algilayamadigin, AKP'nin digger partilere nazaran getirecegi ve telaffisi belki de cokzaman alacak zarar tarihte geriye donus ve tehlike.
Sen açıklamalarına devam et ne diyeyim...Bana göre TECRÜBE hatası dolu, sadece KİTABİ bilgiler içeren açıklamalar bana göre...Belki doğru yanları var, tümden hepsini slip atmak tabii ki doğru değil, ancak uygulama kısmı oldukça zayıf...
Kal sağlıcakla...
Sanatci sanatini icra etmek ile gorevlidir. Bunun yerine gelip gelmesi ise bu sanatin bilgisinin alinip alinamamasina baglidir.
Gezide de bu alinmistir.
En azindanben bir sanatci olarak mustarih olacagim ve vicdan azabi cekmeyecegim. Kimseye de verecek hesabim olmayacak.
Iste sanatcinin sanatinin durustlugu etik olmasi da budur.
İslam Devrimi öncesi İran'da Avrupai esintiler hüküm sürüyordu. Örneğin, İran kadınları şu şekilde giyiniyordu:
http://www.milyonlarinsevgilisi.com/galeriler/buyuk/VZGSGCBW1_resim_15_7_2012_23.jpg (http://www.milyonlarinsevgilisi.com/galeri/252/1979-islam-devrimi-oncesi-iran/21)
Eğer resmin üzerindeki linke tıklar ve diğer resimlere bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!
Fakat bu görüntüler yalnız İRAN'a mahsus değil; tüm dünya böyleydi. ERBAKAN Hocamızın da çok defa söylendiği bu durum dünyanın her tarafında yaşanıyordu. Çünkü 1970'lerde moda çılgınlığı patlamış ve Avrupa'dan başlayarak dünyanın tamamına yayılmıştı. O yüzden iRAN'da bu tür manzaralar olağan haldeydi. Ancak diğer taraftan, İRAN Futbol Milli Takımı da Dünya Kupaları'nda en büyük başarıyı hemen devrim öncesi 1978'de elde etmişti (Bkz. İRAN Futbol Milli Takımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ran_Mill%C3%AE_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1). 1. TUR, DERECE: 14).
İRAN Futbol Milli Takımı Dünya Kupası'na ilk kez 1974'te katıldı ama elemeleri geçemedi. Tüm Dünya Kupaları içinde en iyi derecesini bir sonraki Dünya Kupası olan 1978'de 1. Tur'da 14. dereceye girerek elde etti. Öyle ki, 7 Haziran 1978'de Kenny Dalglish (http://en.wikipedia.org/wiki/Kenny_Dalglish)'li İskoçya ile 1-1 berabere kalarak büyük bir sükse yaptı. Kolay değil; Kenny Dalglish'li İskoçya ile berabere kalmak: Kevin Keegan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kevin_Keegan)'lı İngiltere Milli Takımı ne ise, Kenny Dalglish (http://en.wikipedia.org/wiki/Kenny_Dalglish)'li İskoçya da odur. Milli Takımımız böyle bir başarının yanından bile geçemedi!
İnanılır gibi değil; dün İran İslam Devrimi'nin 36. Yıldönümü idi ve İranlılar, adeta geçmişine lanet okuyarak devrimini kutladı ve sahip çıktı. Geriye, 36 yıl sonra İRAN'dan bu Avrupai esintiler kaldı!!!
İşte size bizi de çok yakından ilgilendiren güzel bir saha analizi...
Cypher: "Cehalet mutluluk demektir", MATRIX filminden bir alıntı.
evrensel-insan
12-02-2015, 20:34
İslam Devrimi öncesi İran'da Avrupai esintiler hüküm sürüyordu. Örneğin, İran kadınları şu şekilde giyiniyordu:
http://www.milyonlarinsevgilisi.com/galeriler/buyuk/VZGSGCBW1_resim_15_7_2012_23.jpg (http://www.milyonlarinsevgilisi.com/galeri/252/1979-islam-devrimi-oncesi-iran/21)
Eğer resmin üzerindeki linke tıklar ve diğer resimlere bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!
Fakat bu görüntüler yalnız İRAN'a mahsus değil; tüm dünya böyleydi. ERBAKAN Hocamızın da çok defa söylendiği bu durum dünyanın her tarafında yaşanıyordu. Çünkü 1970'lerde moda çılgınlığı patlamış ve Avrupa'dan başlayarak dünyanın tamamına yayılmıştı. O yüzden iRAN'da bu tür manzaralar olağan haldeydi. Ancak diğer taraftan, İRAN Futbol Milli Takımı da Dünya Kupaları'nda en büyük başarıyı 1978'de elde etmişti (Bkz. İRAN Futbol Milli Takımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ran_Mill%C3%AE_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1). 1. TUR, DERECE: 14).
İRAN Futbol Milli Takımı Dünya Kupası'na ilk kez 1974'te katıldı ama elemeleri geçemedi. Tüm Dünya Kupaları içinde en iyi derecesi, bir sonraki Dünya Kupası olan 1978'de 1. Tur'da 14. dereceye girerek elde etti. Öyle ki, 7 Haziran 1978'de Kenny Dalglish (http://en.wikipedia.org/wiki/Kenny_Dalglish)'li İskoçya ile 1-1 berabere kalarak büyük bir sükse yaptı. Kolay değil; Kenny Dalglish'li İskoçya ile berabere kalmak: Kevin Keegan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kevin_Keegan)'lı İngiltere Milli Takımı ne ise, Kenny Dalglish (http://en.wikipedia.org/wiki/Kenny_Dalglish)'li İskoçya da odur. Milli Takımımız böyle bir başarının yanından bile geçemedi!
İnanılır gibi değil; dün İran İslam Devrimi'nin 36. Yıldönümü idi ve İranlılar adeta geçmişine lanet okuyarak devrimini kutlayarak sahip çıktı. Geriye, 36 yıl sonra İRAN'dan bu Avrupai esintiler kaldı!!!
İşte size bizi de çok yakından ilgilendiren güzel bir saha analizi...
Cypher: "Cehalet mutluluk demektir", MATRIX filminden bir alıntı.
Sade Iran mi? 1960 oncesi, Afganistan, Misir, Libya, Irak v.s. de boyleydi.
Iste benim isaret ettigim tehlike yani "yeni" Turkiye ve 2023 hedefi de budur.
Aslinda ilginc olan emperyalizmin islam koktendinci terorizmini de digger terrorist hareketleri de dunyaya tanistirdigi tarih te 1960'lar
evrensel-insan
12-02-2015, 20:45
Ulke ve toplumunu bekleyen tehlike budur:
Terör örgütü IŞİD'in kontrolü altındaki bir çarşaf fabrikasında çekilen görüntüler internette bir bloga yüklendi.
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_77059_b.jpg
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_44725_b.jpg
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_61884_b.jpg
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_83052_b.jpg
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_10641_b.jpg
http://resimler.haberler.com/galeri/08/isid-in-carsaf-fabrikasindan-goruntuler_88649_b.jpg
Sade Iran mi? 1960 oncesi, Afganistan, Misir, Libya, Irak v.s. de boyleydi.
Iste benim isaret ettigim tehlike yani "yeni" Turkiye ve 2023 hedefi de budur.
Aslinda ilginc olan emperyalizmin islam koktendinci terorizmini de digger terrorist hareketleri de dunyaya tanistirdigi tarih te 1960'lar
Çok ilginçtir; Johan Cruyff 1978 Dünya Kupası'nda takımını yalnız bırakmıştı ama, Hollanda'nın Final'e çıkması üzerine canlı röportaj verecek kadar da kendisinde güç bulabiliyordu. Bana göre, bu, affedilir bir hata değildi.
Bu arada, İRAN'ı da kutlamamız gerekir. Çünkü İskoçya ile berabere kalmak gerçekten kolay bir iş değil!
evrensel-insan
12-02-2015, 20:55
Çok ilginçtir; Johan Cruyff 1978 Dünya Kupası'nda takımını yalnız bırakmıştı ama, Hollanda'nın Final'e çıkması üzerine canlı röportaj verecek kadar da kendisinde güç bulabiliyordu. Bana göre, bu, affedilir bir hata değildi.
Bu arada, İRAN'ı da kutlamamız gerekir. Çünkü İskoçya ile berabere kalmak gerçekten kolay bir iş değil!
Nedir bu Cruyff olayinda deginmek istedigin?
bursali68
15-02-2015, 14:18
Merhaba,
İslam Devrimi öncesi İran'da Avrupai esintiler hüküm sürüyordu. Örneğin, İran kadınları şu şekilde giyiniyordu:
İşte size bizi de çok yakından ilgilendiren güzel bir saha analizi...
Sevgili upuaut...Bazı yazılarınızı gerçekten ilgiyle takip eden biriyim, ki özellikle o çalışmalarınız için teşekkür ederim, gayet bilgilendirici..
Ancak burada yapıştırdığınız resimler genellikle " bak İran Humeyni öncesi böyleydi " şeklinde gösterilen resimler...Ki bu konuda da araştırmayan bir toplum olduğumuzdan hemen yalayıp yutarız, Humeyni öncesinin " güllük gülistanlık " olduğu fikrine kapılırız...Oysa ki Humeyhi öncesi İran HANEDANLIK ve Hanedanlığın liderliğinde MONARŞİ ile yönetilen bir ülkeydi...Ve işin reklam kısmı bu fotoğraflar olurken, acaba alt detayda neler olmuştu...Bir bakalım neler olmuş...:
1-Batı (file:///C:/wiki/Bat%C4%B1_d%C3%BCnyas%C4%B1) yanlısı bir dış politika izleyen Pehlevi, İran'ın son monarşik (file:///C:/wiki/Monar%C5%9Fi) lideridir.
2-Şehinşah (Kralların Kralı) ve Sayeh-eh-Hodah (Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi) gibi imparatorluk unvanları vardır.
3-II. Dünya Savaşı (file:///C:/wiki/II._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1) sonrasında petrol yataklarının yabancı şirketlere açma politikası, Muhammed Musaddık (file:///C:/wiki/Muhammed_Musadd%C4%B1k) önderliğinde güçlü bir milliyetçi hareketin doğmasına yol açtı. Mart 1951'de Anglo-Persian Oil Company (file:///C:/w/index.php?title=Anglo-Persian_Oil_Company&action=edit&redlink=1)'nin (AIOC) İran (file:///C:/wiki/%C4%B0ran)'daki mal varlığını millileştirmeye ilişkin bir yasayı meclisten geçirmeyi başaran Musaddık hızla güçlenmeye başladı. Nisan ayı sonunda Muhammed Rıza Şah, Muhammed Musaddık (file:///C:/wiki/Muhammed_Musadd%C4%B1k)'ı başbakanlığa atamak zorunda kaldı. Ağustos 1953'te Musaddık'ı başbakanlıktan uzaklaştırma girişimi boşa çıktıktan sonra İran'dan kaçtı. Ancak kısa süre sonra güç dengesi Amerika Birleşik Devletleri (file:///C:/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri)'nin (ABD) desteğiyle Şah'ın lehine değişti. ABD'nin desteklediği Musaddık karşıtlarının yarattığı karışıklıkların ardından geri dönerek yeniden iktidarı devraldı ve Musaddık tutuklandı (Ajax Operasyonu (file:///C:/wiki/Ajax_Operasyonu)).Ardından Musaddık'ın millileştirme politikasına son verdi ve bir dizi antlaşma imzaladı.
4-Batı'yla ekonomik ve siyasi işbirliğini artırmaya özen gösterdi.
5-1955'te İran'ın Bağdat Paktı (file:///C:/wiki/Ba%C4%9Fdat_Pakt%C4%B1)'na katılma kararını aldı.
6-1957'de CIA (file:///C:/wiki/CIA) destekli gizli polis (file:///C:/wiki/Gizli_polis) örgütü SAVAK (file:///C:/wiki/SAVAK)'ı kurdurdu.
7-Batı dünyasından (file:///C:/wiki/Bat%C4%B1_d%C3%BCnyas%C4%B1) aldığı destekle konumunu pekiştirdikten sonra 1961'de meclisi de dağıtarak bütün yetkileri elinde toplayan Muhammed Rıza, 1963'te, büyük toprak sahipleri ve Şii (file:///C:/wiki/%C5%9Eii) din adamlarının gücünü kırmak amacıyla, ABD desteğiyle Beyaz Devrim (file:///C:/w/index.php?title=Beyaz_Devrim&action=edit&redlink=1) adını verdiği bir ulusal kalkınma programı uygulamaya girişti. Toprak sahiplerinin sanayi kuruluşlarına ortak olması karşılığında devletleştirilen araziler parçalanarak köylülere dağıtıldı. Ayrıca hava, kara ve demir yolları ağının genişletilmesini, bir dizi baraj ve sulama projesini, sıtma (file:///C:/wiki/S%C4%B1tma) gibi hastalıkların kökünün kazınmasını, sanayinin geliştirlmesini ve toprak reformunu kapsayan bu programla birlikte kırsal alanlara sağlık ve eğitim hizmetlerini götürücek bir örgütlenmeyi başlattı. Beyaz Devrim'in mutlak hedefi; kapitalizmin (file:///C:/wiki/Kapitalizm) oluşması için; "bazargan" adı verilen ve geleneksel olarak İran'ın siyasal, toplumsal yaşamında büyük önem taşıyan küçük ve orta sınıf esnafın sistem dışı bırakılarak; zenginlerin sanayi yatırımlarına yönlendirilmesiydi.Beyaz Devrim kırsal kesimde mülkiyet yapısını değiştirdiyse de tarımsal üretimde beklenen atılımı yaratamadı.
8-İran Ulusal Petrol Şirketi (file:///C:/wiki/%C4%B0ran_Ulusal_Petrol_%C5%9Eirketi)'nin çokuluslu bir Batı konsorsiyumuyla işbirliği yaparak yürüttüğü çalışmalar petrol ve petrokimya sanayilerinde önemli bir gelişme sağladı. Petrolden elde edilen yüksek gelir değişik sanayi alanlarında (petrokimya (file:///C:/wiki/Petrokimya), nükleer santraller (file:///C:/wiki/N%C3%BCkleer_santral), demir-çelik kompleksleri, büyük altyapı çalışmaları vb.) büyük çaplı yatırımlara ve çok büyük askeri harcamalara (batılı devletlerden, özellikle ABD'den çok gelişmiş silahların satın alınması) olanak verdi.
9-Dış politikada ABD doğrultusunda bir çizgi izlemekle birlikte başka ülkelerle de ticari ve kültürel ilişkilerin geliştiren İran, Merkezi Antlaşma Teşkilatı (file:///C:/wiki/Merkezi_Antla%C5%9Fma_Te%C5%9Fkilat%C4%B1) (CENTO) ve Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği (file:///C:/wiki/Kalk%C4%B1nma_%C4%B0%C3%A7in_B%C3%B6lgesel_%C4%B0% C5%9Fbirli%C4%9Fi) (RCD) gibi kuruluşlarda da önemli bir rol üstlendi.
10-Yemen İç Savaşı (file:///C:/w/index.php?title=Yemen_%C4%B0%C3%A7_Sava%C5%9F%C4%B 1&action=edit&redlink=1)'nda cumhuriyetçilere karşı kraliyet yanlılarını destek verdi.
11-1971'de, Basra Körfezi (file:///C:/wiki/Basra_K%C3%B6rfezi)'ndeki bazı adalar üzerinde hak talep edip işgal etmesi körfez emirlikleri ile gerginlik yaşanmasına neden oldu;
12-İran ordusu, bölgede giderek artan bir şekilde Batılılar'ın çıkarları yönünde jandarma rolünü oynadı.
13-1960'larda ve 1970'lerde daha bağımsız bir dış politikaya yönelerek SSCB (file:///C:/wiki/Sovyet_Sosyalist_Cumhuriyetler_Birli%C4%9Fi) ve Doğu Bloğu (file:///C:/wiki/Do%C4%9Fu_Blo%C4%9Fu) ülkeleriyle de iyi ilişkiler kurdu.
14-Petrol sahaları ve Şatt-ül-Arap (file:///C:/wiki/%C5%9Eatt-%C3%BCl-Arap) su yolu nedeniyle Irak (file:///C:/wiki/Irak) ile yaşadığı sorunu bu ülkedeki Kürt (file:///C:/wiki/K%C3%BCrt) ayrılıkçıları destekleyerek çözmeye çalıştı.
15-Muhammed Rıza Şah iktidarı sırasında İran, Türkiye (file:///C:/wiki/T%C3%BCrkiye) ile beraber İsrail (file:///C:/wiki/%C4%B0srail)'i tanıyan iki müslüman (file:///C:/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman) ülkeden biriydi.
16-1967'de şehinşah (Kralların Kralı) unvanını aldı ve 1971'de Pers İmparatorluğu (file:///C:/wiki/Ahameni%C5%9F_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu)'nun 2,500. yıldönümü kutlamak üzere bir tören düzenledi. Bu törende İran tarihinde yeni bir uygulama başlatarak karısı Farah Diba (file:///C:/wiki/Farah_Diba)'ya imparatoriçe (şahbanu) tacı giydirdi.
17-1975'te çok partili siyasi yapıyı ortadan kaldırarak Rastahiz (Diriliş) Partisi'ni tek legal parti ilan etti.
18-Modernleşme programını otoriter ve baskıcı bir yönetimle yürüten ve rejime karşı her türlü muhalefeti acımasızca bastıran Muhammed Rıza,
19-kırsal kesimdeki hoşnutsuzlukları gideremediği gibi kentleşmenin yarattığı yeni sorunların da üstesinden gelemedi.
20-1970'lerin başında yaşanan petrol kriziyle İran'ın kasaları dolmasına rağmen, kırsaldan şehirlere olan yoğun göç şehirlerde bir işsiz kitlesi ortaya çıkardı.İşsizlik ve hayat pahalılığını azaltmaya yönelik alınan sert önlemler, toplumdaki genel hoşnutsuzluğu ticaret ve sanayi çevrelerine de yaydı.
21-Beyaz Devrim reformlarını yetersiz bulan ve yavaş uygulanmasından yakınan liberal (öğrenciler, aydınlar, ticaret burjuvazisi) ve ilerici (işçiler, Tudeh (file:///C:/wiki/Tudeh), marksist (file:///C:/wiki/Marksist)-leninist (file:///C:/wiki/Leninist) Halkın Mücahitleri Örgütü (file:///C:/wiki/Halk%C4%B1n_M%C3%BCcahitleri_%C3%96rg%C3%BCt%C3%BC )) çevrelerin yanı sıra batılılaşmanın (file:///C:/wiki/Bat%C4%B1l%C4%B1la%C5%9Fma) İslama (file:///C:/wiki/%C4%B0slam) karşı olduğunu savunan dini çevrelerin tepkileriyle karşılaştı.
22-Bunlar dışında baskıcı yönetim biçimi, hükümetteki yolsuzluklar, petrol (file:///C:/wiki/Petrol) ihracından sağlanan gelirlerin dengesiz dağılımı ve bir korku figürü sayılan siyasi polis örgütü SAVAK (file:///C:/wiki/SAVAK)'ın uygulamalarından dolayı, doğrudan Muhammed Rıza Pehlevi'yi hedef alan bir muhalefet de gelişti.
23-Büyük ölçüde yeraltına geçen muhalefeti sindirmek için başvurduğu baskıcı yöntemler içeride ve dışarıda şahlık rejimi karşıtı güçlü bir birikim yarattı.
24-Şah yönetiminin 1977'de baskıları bir ölçüde yumuşatmasıyla başlayan açık siyasal etkinlikler ve protesto gösterileri ertesi yıl yaygınlaşarak kitlesel bir karakter kazandı.
25-Bu sırada İran Şiiliği (file:///C:/wiki/%C5%9Eii), ulusal kimliğin dinsel alanda ortaya çıkışı olarak yavaş yavaş kendini gösterdi. Dini çevreler, halkın toplumsal adaletsizliklere, despotluğa ve yabancı egemenliğine karşı mücadeleye çağırarak muhalefeti bir araya toplamayı başardılar. Şii din adamları arasında on binlerce molla, dini muhalefeti etkili bir örgütlenmeye kavuşturdu. Ayrıca, Devrimci İslamiyet anlayışını yaymaya çalışan Halkın Mücahitleri Örgütü yönetiminde gerilla hareketi gelişti.
26-Ocak 1978'de, on beş yıl önce İran'dan sürülen Şii topluluğun ruhani önderi Ruhullah Humeyni (file:///C:/wiki/Ruhullah_Humeyni)'ye karşı hakaret dolu bir makalenin yayımlanması, Kum (file:///C:/wiki/Kum,_%C4%B0ran) kentinde bir protesto yürüyüşüne yol açtı. SAVAK kalabalığa ateş açarak yaklaşık yüz kişinin ölümüne neden oldu (9 Ocak).
27-Bu olaydan sonra gittikçe daha fazla protestocuyu bir araya getiren gösteriler belli aralıklarla yinelendi (her kırk günde bir, Şiilerin yas süresi).
28-Büyük kitle gösterilerinin ülke ekonomisini felç etmesiyle yeniden sertleşen yönetim 8 eylül 1978'de büyük kentlerde sıkıyönetim (file:///C:/wiki/S%C4%B1k%C4%B1y%C3%B6netim) ilan etti.
29-Kanlı bir şekilde bastırılmasına karşın gösteriler durmadı.Toplumda geniş destek bulan muhalefet, 1964'te sürgün edildikten sonra önce Irak (file:///C:/wiki/Irak)'ta, ardından Fransa (file:///C:/wiki/Fransa)'da İslamcı hareketi yöneten Ayetullah (file:///C:/wiki/Ayetullah) Ruhullah Humeyni (file:///C:/wiki/Ruhullah_Humeyni) çevresinde toplandı.
30-Muhammed Rıza, reform vaatlerinde bulunarak ve ılımlı muhalefete açılarak rejimi kurtarmaya çalıştı; ocak 1979'da bu muhalefetin temsilcilerinden Şahpur Bahtiyar (file:///C:/wiki/%C5%9Eahpur_Bahtiyar) başbakan olmayı kabul etti, ama bu girişim, artık monarşi rejimiyle her tür uzlaşmayı reddeden tüm muhalefet tarafından kınandı. Durumunun ümitsizliğini gören Muhammed Rıza, 16 Ocak 1979'da kesin olarak ülkeyi terk etti;
31-Şahpur Bahtiyar'ın muhalefetle uzlaşma çabaları da sonuçsuz kaldı.
32-Humeyni'nin 1 Şubat 1979'da ülke dönüşüyle, son direnci de yıkılan şahlık rejimi çöktü.
33-1 Nisan 1979'da yapılan halk oylamasıyla (file:///C:/wiki/Halk_oylamas%C4%B1) İran İslam Cumhuriyeti (file:///C:/wiki/%C4%B0ran_%C4%B0slam_Cumhuriyeti) ilan edildi.
34-Bu arada mart ayında yeni rejim tarafından gıyabında idam cezasına (file:///C:/wiki/%C4%B0dam_cezas%C4%B1) çarptırıldı.
Bu olanlara bakınca hiç de bizim ülkemiz ile İran'ın durumunun aynı olmadığını, yani korkutulduğu tarzda aynı olmadığını düşünüyorum...Yanlış anlaşılmasın Humeyni'yi veya yaptıklarını savunmuyorum, sadece iki dönem arasındaki farka işaret ediyorum....Çünkü Humeyni öncesi PEHLEVİ Hanedanlığı = AKP ve RTE hanedanlığı, aynı düzlemdedir.
Humeyni'nin sağladığı " kendilerine uygun " düzene şu an bile çok büyük bir muhalefet olduğunu düşünmüyorum İran'da...O yüzdendir ki (başka nedenleri de olsa) toplum hala Pehlevi dönemini LANETLEYİYOR ve şu anki sitemi alkışlıyor veya övüyor...İstisnalar olsa da böyle durum...
Humeyni'nin İran'da değişim yapmasının tek sorumlusu dikatatörleşmiş PEHLEVİ dir...
Bizde de bir devrim olacak ise bu diktatörleşmiş RTE nin yaptıklarından dolayı olacak, ancak DİN kısmına değil cumhuriyetçilik, vatanperverlik tarafında olacaktır diye düşünüyorum...Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan toplum hiçbir zaman İran ile aynı değil...Sadece bizde bir devrim olacaksa bu sanırım aynı Yunanistan gibi DİP yapınca gerçekleşecek...O zamana dek bir çok doğrumuzu belki de kaybedeceğiz, ancak bizim toplumumuz da böyle maalesef, Avrupa toplumu gibi direkt tepkisini ortaya koyabilen, sağlam örgütlenebilen bir toplum değil.
Yukarıda evrensel arkadaşımız GEZİ örneğini ortaya koymuş...Ancak Gezi Olayları " SPONTANE " başlayan olaylardı...Spontane başlayan olaylarda 3 sonuç karşımıza çıkar...:
1-Kontrolsüz büyür ve daha büyük sorunlar oluşturabilir...
2-Olaylar devam ederken doğru kişiler LİDERLİK eder ve sistemli olarak devrime doğru gidebilir...
3-Söner...
Bizde ortaya çıkan sonuç 3. şık olmuştur...Çünkü direksiyona geçecek bir babayiğit çıkaramadık...! Belki amiyane tabirle bu olayın detayı " yeraltına indi " ve sağlamlaşıp tekrar ortaya çıkacak, bilinmez, ancak görünen şu an için sönmeye yüz tuttuğudur...
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
15-02-2015, 17:48
Yukarıda evrensel arkadaşımız GEZİ örneğini ortaya koymuş...Ancak Gezi Olayları " SPONTANE " başlayan olaylardı...Spontane başlayan olaylarda 3 sonuç karşımıza çıkar...:
1-Kontrolsüz büyür ve daha büyük sorunlar oluşturabilir...
2-Olaylar devam ederken doğru kişiler LİDERLİK eder ve sistemli olarak devrime doğru gidebilir...
3-Söner...
Bizde ortaya çıkan sonuç 3. şık olmuştur...Çünkü direksiyona geçecek bir babayiğit çıkaramadık...! Belki amiyane tabirle bu olayın detayı " yeraltına indi " ve sağlamlaşıp tekrar ortaya çıkacak, bilinmez, ancak görünen şu an için sönmeye yüz tuttuğudur...
Sağlıcakla kalınız...
Ben gezi ornegini Iran ornegi gibi ortaya koymadim ki?
Ben o ornegi "yasamima iliskilerime karisma" seklinde bir direnis olarak koydum.
Apolitik oldugunu, rejimi degistirmeye yonelik olmadigini v.s. de ortaya koydum.
Gezi sonmemistir. Bugun ulke ve bunyesindeki her bir eylem gezinin devamidir.
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde, bir gun onceki "laik/bilimsel ana dilde egitim ve demokratik yasam" eylemi de ve digger isci eylemleri de v.s.
bursali68
15-02-2015, 18:14
Merhaba,
Ben gezi ornegini Iran ornegi gibi ortaya koymadim ki?
Sevgili evrensel, sana Gezi örneğini İran örneği ile eşitledin DİYEN Mİ VAR....! Sadece ismin geçti diye kendinle bir bağlantı kurduysan boşuna heveslenme, seninle veya söylemek istediğinle alakası yok benim söylediğimin...
Bu toplumsal bir olay...Ve farklı ülkelerde farklı şekillerde yaşanabiliyor...Bizde " Gezi Olayları " şekliyle yaşandı...Toplumun bastırılması sadece Türkiye'ye has bir durum mudur...?
Sen örneği farklı bir tema için, ben ise farklı bir tema için vermiş olamaz mıyım..Hiç mi basmadı...? Gezi olayları senin " babanın malı " da değil...Sözü geçtiği için onun üzerinden gittim sadece, kendine niçin pay çıkartıyorsun...?
Gezi sonmemistir. Bugun ulke ve bunyesindeki her bir eylem gezinin devamidir.
Sana göre sönmemiştir, bana göre şu an için sönmüştür..! Bunun tartışılacak bir yanı var mı...!
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde, bir gun onceki "laik/bilimsel ana dilde egitim ve demokratik yasam" eylemi de ve digger isci eylemleri de v.s.
Sevgili evrensel, seninle anlaşamayız, o yüzdendir ki bir üstteki mesajını KAALE almadım...! Ancak duramıyorsun...!
Bak arkadaşım TECAVÜZ suçunun cezası daha önce İDAM mıydı...? Değildi...Bu hümetsel, iktidarsal bir konu değil...Bu toplumsal bir konu...Toplum yeterince baskı oluşturursa değil idam etmek, idam ettikten sonra cesedi MARSA bile yollarlar...!
Bizde o eksik...: Yani toplumsal baskı...Bu da uzun soluklu bir süreç...Kısa vadede çözülecek bir şey değil...Bu zamana dek TOPLUMSAL BASKI kültürümüz vardı da bu iktidar mı yok etti...? Bu sorunun da yanıtı : HAYIR...!
Burada " Tecavüz suçuna " uygulanması istenen ceza, bundan önceki İktidarlarda da ES GEÇİLDİ...Yani bu iktidar ile ilgili bir mesele değil...Bizdeki ÖKÜZLERİN ÇOKLUĞUYLA İLGİLİ bir mesele....!
Toplumsal baskı sürerse ne ala, o zaman istenen ceza gelir, ancak aynen sönen Gezi Olayları gibi unutulur gider de, başka bir tecavüz olayında anımsanırsa emin ol KİMSENİN KILI KIPIRDAMAZ...! Bu, bu iktidarla da ilgili değil...! Bu bizim GENEL HASTALIĞIMIZ...!
Bunu anlamak BU KADAR MI ZOR...?
Sağlıcakla kalınız...
evrensel-insan
15-02-2015, 18:24
Merhaba,
Sevgili evrensel, sana Gezi örneğini İran örneği ile eşitledin DİYEN Mİ VAR....! Sadece ismin geçti diye kendinle bir bağlantı kurduysan boşuna heveslenme, seninle veya söylemek istediğinle alakası yok benim söylediğimin...
Bu toplumsal bir olay...Ve farklı ülkelerde farklı şekillerde yaşanabiliyor...Bizde " Gezi Olayları " şekliyle yaşandı...Toplumun bastırılması sadece Türkiye'ye has bir durum mudur...?
Sen örneği farklı bir tema için, ben ise farklı bir tema için vermiş olamaz mıyım..Hiç mi basmadı...? Gezi olayları senin " babanın malı " da değil...Sözü geçtiği için onun üzerinden gittim sadece, kendine niçin pay çıkartıyorsun...?
Ben "kendime" niye pay cikarayim? Konu gezi!
Sana göre sönmemiştir, bana göre şu an için sönmüştür..! Bunun tartışılacak bir yanı var mı...!
Sence neyin tartisilacak yani var?
Sevgili evrensel, seninle anlaşamayız, o yüzdendir ki bir üstteki mesajını KAALE almadım...! Ancak duramıyorsun...!
Bu sekil mesajlari neden yaziyorsun? Sence bir anlami mi var?
Bak arkadaşım TECAVÜZ suçunun cezası daha önce İDAM mıydı...? Değildi...Bu hümetsel, iktidarsal bir konu değil...Bu toplumsal bir konu...Toplum yeterince baskı oluşturursa değil idam etmek, idam ettikten sonra cesedi MARSA bile yollarlar...!
Iyi de bundan bana ne? Benim boyle bir aciklamam mi var?
Bizde o eksik...: Yani toplumsal baskı...Bu da uzun soluklu bir süreç...Kısa vadede çözülecek bir şey değil...Bu zamana dek TOPLUMSAL BASKI kültürümüz vardı da bu iktidar mı yok etti...? Bu sorunun da yanıtı : HAYIR...!
Bizde eksik olan toplumsal baski degil. Iktidarin bu tip davranislari koruklemesi ve desteklemesi. Boylece bu davranisa musait beyinleri de yureklendirmesi.
Burada " Tecavüz suçuna " uygulanması istenen ceza, bundan önceki İktidarlarda da ES GEÇİLDİ...Yani bu iktidar ile ilgili bir mesele değil...Bizdeki ÖKÜZLERİN ÇOKLUĞUYLA İLGİLİ bir mesele....!
Bu iktidar ile ilgili ollan bu tip eylemleri soylemleri ile koruklemeleri.
Toplumsal baskı sürerse ne ala, o zaman istenen ceza gelir, ancak aynen sönen Gezi Olayları gibi unutulur gider de, başka bir tecavüz olayında anımsanırsa emin ol KİMSENİN KILI KIPIRDAMAZ...! Bu, bu iktidarla da ilgili değil...! Bu bizim GENEL HASTALIĞIMIZ...!
Bunu anlamak BU KADAR MI ZOR...?
Sağlıcakla kalınız...
Sende butun bunlarin sebebinin iktidarin oldugu soylemlerini anlaman bu kadar mi zor?
Bunlar sadece bu koruklemeye yonelik bir kac ornek;
Murat Göktürk, “Kadınlara bir şey verilmemeli. Kadınlar kendi gayretleriyle bunu elde etmeliler. Kadın hak etmeli. AK Parti’de kadın kontenjanını artırmaya çalışıyoruz ama bunu hak etmesi lazım. Erkek nasıl hak ediyorsa, mücadele ediyorsa siyaseten bir yere gelmeye çalışıyorsa kadının da hak etmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
***
Peki bu AKP’li vekillerin kaçıncı cinsiyet ayrımcılığı? Kadın erkek eşitliğine inanmayan ve sosyal hayatta yeri olmadığına inanan bir zihniyetten çıkabilecek olan, hafızanızı tazeleyecek o talihsiz açıklamalardan bazıları:
27 Mart 2005
Vecdi Gönül AKP Kocaeli İl Kadın Kolları Teşkilatı’nın düzenlediği bir toplantıda kadınlara biblo muamelesi yaparak ‘’ Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir.’’ demişti.
23 Temmuz 2006
Dönemin AKP Çankırı Milletvekili Hikmet Özdemir ‘’Cehennemlik olanlar da bana gösterildi, çoğunun kadın olduğunu gördüm.’’ yazılı kitapçık dağıttı. "Kırk Hadis-i Şerif" adlı kitapçıkta kadınların "cehennemlik" olduğu, ancak beş vakit namaz kılıp kocasına itaat ederse cennete gidebileceği ifadeleri yer alıyordu.
13 Mart 2009
Veysel Eroğlu Afyon’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında kadınların kendisinden iş istemesi üzerine şu sözleri sarf etti: ‘’Evdeki işler yetmiyor mu?’’
20 Mart 2009
Mehmet Şimşek Eskişehir Sanayici ve İşadamları Derneğince (ESİAD) düzenlenen "Küresel Mali Kriz ve Türkiye Ekonomisi" konferansında yaptığı konuşmada "İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor" demişti.
Tarih 7 Mart 2011
Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Anadolu Otelinde düzenlenen Türk Metal Sendikası 16. Kadın Kurultayı’nda yaptığı konuşma sırasında şöyle dedi: ‘’Kadına şiddet abartılıyor.’’
10 Mart 2011
AKP Ünye Tanıtım ve Medya Başkanı Facebook'taki sayfasına, başı açık kadınlar için "Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır" yazmıştı.
3 Haziran 2011
Recep Tayyip Erdoğan, partisince Konya Hükümet Meydanı'nda düzenlenen mitingde, Ankara'da gerçekleştirilen bir protesto sırasında kalçası kırılan Dilşat Aktaş'ı kastederek, şöyle konuşmuştu: ‘’Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem.’’
5 Şubat 2012
Çorum Kargı’daki kız çocuklarının okula gönderilme oranları ile ilgili yorum yapan AKP’li Meclisi Üyesi Erhan Ekmekçi, ‘’Kızlarımız okuyor ama bu seferde erkeklerimizi evlendirecek kız bulamıyoruz.’’ diyerek büyük tepki çekmişti.
Tarih 30 Mayıs 2012
Recep Akdağ, A.A. Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlarken kürtaj ve sezaryene ilişkin tartışmaların hatırlatılması üzerine şu sözleri söyledi: ‘’Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar.’’
31 Mayıs 2012
AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün tecavüze uğrayan kadınların da doğurması gerektiğini savunarak ‘’ Tecavüz edilen kadın da doğurmalı. Bosna'da pek çok kadın doğurdu. Özürlü olacak diye bebeği öldürmek de cinayettir’’ demişti.
2 Haziran 2012
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Samanyolu televizyonunda katıldığı bir programda söylediği sözlerle herkesin kanını dondurmuştu. ‘’Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor. Anası kendisini öldürsün.’’
18 Mayıs 2013
Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kadına yönelik şiddet konusunda algıda seçicilik olduğunu söyleyerek, "Medya olaylar büyüyormuş gibi bir algıya neden oluyor" demişti.
***
bursali68
15-02-2015, 18:35
Merhaba,
Ben "kendime" niye pay cikarayim? Konu gezi!
Sevgili evrensel konu GEZİ DEĞİL...! Konu senin açtığın başlık...Gezi sadece konu içerisinde bir pasaj...!
Sence neyin tartisilacak yani var?
Sonuç çıkmayacak, kişilere göre farklılık içeren şeyleri tartışmanın bir anlamı yok...!
Bu sekil mesajlari neden yaziyorsun? Sence bir anlami mi var? Bence anlamı var, sence anlamı olmayabilir..
Iyi de bundan bana ne? Benim boyle bir aciklamam mi var? Evet var...!...:
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde.... Bizde eksik olan toplumsal baski degil. Iktidarin bu tip davranislari koruklemesi ve desteklemesi. Boylece bu davranisa musait beyinleri de yüreklendirmesi. Tamam evrensel SEN BÖYLE DÜŞÜN...!
Bu iktidar ile ilgili ollan bu tip eylemleri soylemleri ile körüklemeleri. Sağlam bir toplumda o körüklemeler bir anlam ifade etmez...Bunu anlama bu kadar zor mu evrensel...! Mesele iktidarın ne olduğu değil, toplumun ne olduğu...!
Sende butun bunlarin sebebinin iktidarin oldugu soylemlerini anlaman bu kadar mi zor? Bunu SEN ANLAMIYORSUN...! İktidar kime göre davranır...? Topluma göre...Toplum böyle ise iktidarlar da bunu sürdürür...Bu kadar basit...Toplum enayi ise iktidar ne yapsın...? Al bu tarz söylemleri, Avrupalı bir topluma söyle bakalım ne kadar dinleyecekler...? Dinlemezler değil mi...? Evet dediğini duyar gibiyim...! Bu iktidar niçin bu söylemlerde bulunuyor...? Toplumu biliyor, tanıyor da ondan...! Sorun iktidarda değil, toplumda....! O yüzden işte GEZİ de tam tutmadı, sönmeye yüz tuttu...Oysa ki gelişmiş toplumlarda tutar...
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
15-02-2015, 18:47
Merhaba,
Sevgili evrensel konu GEZİ DEĞİL...! Konu senin açtığın başlık...Gezi sadece konu içerisinde bir pasaj...!
Senin benim lakabimi kullanma konun gezi idi.
Sonuç çıkmayacak, kişilere göre farklılık içeren şeyleri tartışmanın bir anlamı yok...!
Bence anlamı var, sence anlamı olmayabilir..
Evet son iki cumlende ondan celiskili.
Evet var...!...:
Oaciklama senin tecavuz ornegin uzerine verildi.
Tamam evrensel SEN BÖYLE DÜŞÜN...!
Sağlam bir toplumda o körüklemeler bir anlam ifade etmez...Bunu anlama bu kadar zor mu evrensel...! Mesele iktidarın ne olduğu değil, toplumun ne olduğu...!
O toplum her zaman iktidara karsi hak istemi icin eyleme ciktiginda devlet ve polis teroru ile karsilasmiyor mu? Toplum daha ne yapsin?
Bunu SEN ANLAMIYORSUN...! İktidar kime göre davranır...? Topluma göre..
Iyice uctun. Iktidar topluima gore davranmaz, kendi istediginin toplum tarafindan uygulanmasikni ister.
.Toplum böyle ise iktidarlar da bunu sürdürür...Bu kadar basit...Toplum enayi ise iktidar ne yapsın...? Al bu tarz söylemleri, Avrupalı bir topluma söyle bakalım ne kadar dinleyecekler...? Dinlemezler değil mi...? Evet dediğini duyar gibiyim...! Bu iktidar niçin bu söylemlerde bulunuyor...? Toplumu biliyor, tanıyor da ondan...! Sorun iktidarda değil, toplumda....!
Kal sağlıcakla...
Sen bence kendini kandiriyorsun.
Toplum her zaman iktidarin baskilarina karsi eylem yaparken; sen neyin kafasindasin?
Iste Avrupa ile fark burda.
Orda birey var ve ozgur birey devleti var.
Bizde ise iktidar var ve onun devleti var.
O yuzden bence sen toplumumuzu iyi tani ve T.C. Tarihini iyi takip et.
Turkiye'de toplumu her daim devleti ve tum kurumlari ele geciren iktidarlar kendi politik cikarlari inanclari ve ideolojileri ile yonlendirmislerdir.
O yuzden de toplum devamli buna karsi eylemdedir. Iktidarlar da devlet ve polis teroirunu toplumun ustune surer.
Iste buna da vahsi kapitalizm deniyor.
bursali68
15-02-2015, 19:10
Merhaba,
Senin benim lakabimi kullanma konun gezi idi. Tamam " hadi benim eşeğim kancık olsun "...!
Evet son iki cumlende ondan celiskili. İyice POLEMİĞE sürüklendiğinden bunu tartışmanın gereği yok...!
Oaciklama senin tecavuz ornegin uzerine verildi. Yahu evrensel YETER DAAA....! AÇ DA OKU YAZDIKLARINI....:
1-Benim, senin GEZİ olayını alarak, UPUAUTA yazdığım mesajdan alıntı yaparak...:
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde Bunu yazan, işin içine TECAVÜZÜ veya tecavüz olayını sokan SENSİN...!
2-Bunun üzerine de ben...:
Bak arkadaşım TECAVÜZ suçunun cezası daha önce İDAM mıydı...? Değildi...Bu hümetsel, iktidarsal bir konu değil...Bu toplumsal bir konu...Toplum yeterince baskı oluşturursa değil idam etmek, idam ettikten sonra cesedi MARSA bile yollarlar...! Bunu ve...:
Burada " Tecavüz suçuna " uygulanması istenen ceza, bundan önceki İktidarlarda da ES GEÇİLDİ...Yani bu iktidar ile ilgili bir mesele değil...Bizdeki ÖKÜZLERİN ÇOKLUĞUYLA İLGİLİ bir mesele....!
Bunu ÖRNEKLEME yapıyorum...Kiminle konuşuyorum ben yahu...! Anlamaza denk geldik VESSELAM...!
Okuma yazman varsa GİDER DE OKURSUN...! Ona buna BOK ATMAYI bırak da git kendi yazdığına bir bak...Ben ve Sen TECAVÜZ olayıyla ilgi bir tek kelime etmezken BEN Mİ TECAVÜZ konusunu durup dururken açmışım...? Sen ne dediğinin farkında mısın...?
O toplum her zaman iktidara karsi hak istemi icin eyleme ciktiginda devlet ve polis teroru ile karsilasmiyor mu? Toplum daha ne yapsin?
Toplum toplum ile de kARŞI KARŞIYA kalıyor unutma...Sadece polisle karşı karşıya kalmıyor...Bu demektir ki hala toplum senin istediğin durumda değil...Bu kafayla daha çok JOP yersin...! Toplumu değiştirebilmek için ÖRGÜTLÜ öücadeleye ihtiyaç vardır...Bu toplumun en büyük handikapı ÖRGÜTLENME KORKUSU dur...Örgütlenemezsen JOPU YERSİN...!
Iyice uctun. Iktidar topluima gore davranmaz, kendi istediginin toplum tarafindan uygulanmasikni ister.
Dünyanın heryerinde iktidarlar TOPLUMA GÖRE hareket eder...! Topluma rağmen bir şeyler yapanlar zaten DEVRİM YAPAR...! Ki bu çok çok zor bir yoldur...
Sen bence kendini kandiriyorsun.
Toplum her zaman iktidarin baskilarina karsi eylem yaparken; sen neyin kafasindasin?
Iste Avrupa ile fark burda.
Orda birey var ve ozgur birey devleti var.
Bizde ise iktidar var ve onun devleti var.
O yuzden bence sen toplumumuzu iyi tani ve T.C. Tarihini iyi takip et.
Turkiye'de toplumu her daim devleti ve tum kurumlari ele geciren iktidarlar kendi politik cikarlari inanclari ve ideolojileri ile yonlendirmislerdir.
O yuzden de toplum devamli buna karsi eylemdedir. Iktidarlar da devlet ve polis teroirunu toplumun ustune surer.
Iste buna da vahsi kapitalizm deniyor. Tamam sen KİTAPLARDAN kafanı kaldırdığında ben de senin dediğin şekilde düşünmeye çalışırım...
Ama sorunca 2015 Haziranda, bu ortak hedefleri hangi hedefte gerçekleştireceksin diye, BEYİMİZDE TIK YOK...! Senin anlattığını en cahil bile dili döndüğünce anlatıyor arkadaşım...!
Sen önce bu ülkedeysen, ne ala da değilsen, önce gel burada bu şartlarda, bu çevrede yaşa ki belki o zaman bu " Attıklarını " yeriz...!
Kimin ne olduğunu bilmiyorum, ancak şunu biliyorum, toplumun bu kadar DUYARSIZLIĞI, bu kadar CEHALETİ...v.s...v.s...geçmiş iktidarların SUÇU...! Bu toplum gökten zembille inmedi...Bu toplum son 12-13 yılda da bu hale gelmedi...Zaten böyleydi...Böyle bir toplum her iktidarın hoşuna gidiyordu...Şimdi HAYIFLANIYORLAR...! Başa şu an gördüğüm muhalefettekiler de gelse emin ol bunlardan ne KÖY OLUR NE KASABA...!
Çekeceğimiz çile şudur, doğru bir lider, kitleleri peşinden sürükleyecek bir yapılanma oluşmadığı, gelmediği sürece, biz bu pisliğin içerisinden çıkamayız...
Bu arada zorla kendini KAALE mi aldırmak çabasındasın...Ki senin yazdığın mesaja YANIT DAHİ VERMEDİM...Sadece upuaut'ta yazdım...Sen neden hemen zıpladın tekrar anlamadım...Seninle benim düşüncelerimiz birbirinden farklı...
Sen SANAL dünyalarda yaşıyorsun...Ben ise o söylediğin SANAL söylemleri gerçekleştirecek, hayata geçirecek, kitleleri arkasına alacak siyasi oluşum veya lider olmadan doğruya ulaşmanın mümkün olmadığını düşünüyorum....İşte bu noktada seninle anlaşamıyoruz...
Sen anlatmaya devam et şimdi...!
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
15-02-2015, 20:27
Merhaba,
Tamam " hadi benim eşeğim kancık olsun "...!
İyice POLEMİĞE sürüklendiğinden bunu tartışmanın gereği yok...!
Yahu evrensel YETER DAAA....! AÇ DA OKU YAZDIKLARINI....:
1-Benim, senin GEZİ olayını alarak, UPUAUTA yazdığım mesajdan alıntı yaparak...:
Bunu yazan, işin içine TECAVÜZÜ veya tecavüz olayını sokan SENSİN...!
Ne yapacagiz simdi! Yaazi ispatlarina mi girecegiuz, buyur senden alinti:
Bak arkadaşım TECAVÜZ suçunun cezası daha önce İDAM mıydı...? Değildi...Bu hümetsel, iktidarsal bir konu değil...Bu toplumsal bir konu...Toplum yeterince baskı oluşturursa değil idam etmek, idam ettikten sonra cesedi MARSA bile yollarlar...!
Bizde o eksik...: Yani toplumsal baskı...Bu da uzun soluklu bir süreç...Kısa vadede çözülecek bir şey değil...Bu zamana dek TOPLUMSAL BASKI kültürümüz vardı da bu iktidar mı yok etti...? Bu sorunun da yanıtı : HAYIR...!
Sen bu mesaji neden yazdin?
2-Bunun üzerine de ben...:
Bunu ve...:
Bunu ÖRNEKLEME yapıyorum...Kiminle konuşuyorum ben yahu...! Anlamaza denk geldik VESSELAM...!
Okuma yazman varsa GİDER DE OKURSUN...! Ona buna BOK ATMAYI bırak da git kendi yazdığına bir bak...Ben ve Sen TECAVÜZ olayıyla ilgi bir tek kelime etmezken BEN Mİ TECAVÜZ konusunu durup dururken açmışım...? Sen ne dediğinin farkında mısın...?
Mesajini yukarda verdim.
Toplum toplum ile de kARŞI KARŞIYA kalıyor unutma...Sadece polisle karşı karşıya kalmıyor...Bu demektir ki hala toplum senin istediğin durumda değil...Bu kafayla daha çok JOP yersin...! Toplumu değiştirebilmek için ÖRGÜTLÜ öücadeleye ihtiyaç vardır...Bu toplumun en büyük handikapı ÖRGÜTLENME KORKUSU dur...Örgütlenemezsen JOPU YERSİN...!
O toplum dedigin iktidar yanlilari ve iktidara guveniyor. Bak bugun bile ayni konu ile ilgili eylemde bir kisi kadinlarin arasina daliyor.
Dünyanın heryerinde iktidarlar TOPLUMA GÖRE hareket eder...! Topluma rağmen bir şeyler yapanlar zaten DEVRİM YAPAR...! Ki bu çok çok zor bir yoldur...
O senin dedigin gelismis toplumlar ve birey toplumlari icin gecerli.
Turkiye'den baslayarak soyle guneye ve doguya dogru git bakalim. Bu dedigin ne kadar gecerli.
Devrim ise baska bir konu. Sadece iktidara karsitlik yetmez.
Tamam sen KİTAPLARDAN kafanı kaldırdığında ben de senin dediğin şekilde düşünmeye çalışırım...
Ne kitabi be, ben reel yasamdan ornekler veriyorum.
Ama sorunca 2015 Haziranda, bu ortak hedefleri hangi hedefte gerçekleştireceksin diye, BEYİMİZDE TIK YOK...! Senin anlattığını en cahil bile dili döndüğünce anlatıyor arkadaşım...!
Ben her turlu aciklamami yaptim, sen ise teslimiyet uzerine aciklama yaptin.
Sen önce bu ülkedeysen, ne ala da değilsen, önce gel burada bu şartlarda, bu çevrede yaşa ki belki o zaman bu " Attıklarını " yeriz...!
Bir seye destek vermek icin illa orda gerekmez. Sen enternasyonelizm nedir bilir misin? Ya da Che'nin savaslarini bilir misin?
Kimin ne olduğunu bilmiyorum, ancak şunu biliyorum, toplumun bu kadar DUYARSIZLIĞI, bu kadar CEHALETİ...v.s...v.s...geçmiş iktidarların SUÇU...! Bu toplum gökten zembille inmedi...Bu toplum son 12-13 yılda da bu hale gelmedi...Zaten böyleydi...Böyle bir toplum her iktidarın hoşuna gidiyordu...Şimdi HAYIFLANIYORLAR...! Başa şu an gördüğüm muhalefettekiler de gelse emin ol bunlardan ne KÖY OLUR NE KASABA...!
Dedim ya senin bir sey gordugun yok. Yahu Turkiye her gun ayakta, daha ne yapsin!
Herkesi kendin gibi teslimiyetci mi saniyorsun?
Çekeceğimiz çile şudur, doğru bir lider, kitleleri peşinden sürükleyecek bir yapılanma oluşmadığı, gelmediği sürece, biz bu pisliğin içerisinden çıkamayız...
Herkes senin gibi kaderci degil.
Bu arada zorla kendini KAALE mi aldırmak çabasındasın...Ki senin yazdığın mesaja YANIT DAHİ VERMEDİM...Sadece upuaut'ta yazdım...Sen neden hemen zıpladın tekrar anlamadım...Seninle benim düşüncelerimiz birbirinden farklı...
Tabi ki farkli cunku ayni beyinleri tasimiyoruz. ve soyut degerlendirmeleri yapmiyoruz. Benim beynim sana tamamen zit calisiyor.
Demekki sen kendini kale aldirmak icin boyle yapiyorsun. Benim boyle bir kasygim da istemim de yok. Ayrica kale alan da sensing. Seni biri mi zorladi.
Sen SANAL dünyalarda yaşıyorsun...Ben ise o söylediğin SANAL söylemleri gerçekleştirecek, hayata geçirecek, kitleleri arkasına alacak siyasi oluşum veya lider olmadan doğruya ulaşmanın mümkün olmadığını düşünüyorum....İşte bu noktada seninle anlaşamıyoruz...
Sen anlatmaya devam et şimdi...!
Kal sağlıcakla...
Kimin sanaldunyada yasadigi yazdiklarindan belli.
Sen Turkiye'de her gun olan olaylari bile goremiyorsun.
O yuzden kendince bahaneler uretme.
Teslimiyet zihniyetin her bir yazina yansiyor.
Ama ne yazikki Turkiye toplumu seninm gibi teslimiyetci degil ve her gun de eylemde.
Soyle bir olanlara bakarsan gorursun.
bursali68
16-02-2015, 10:04
Merhaba,
Ne yapacagiz simdi! Yaazi ispatlarina mi girecegiuz, buyur senden alinti:
Sanırım seninle yazışırken buna mecbur kalacağız...
Sen bu mesaji neden yazdin?
Neden mi yazdım...? Bunu anlamak bu kadar zor olmasa gerek...Çünkü...:
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde,
Burada Özgecan Aslan'ın tecavüz edilerek hunharca öldürülmesi örneğini ve buna bağlı eylemleri veren sensin...
Diğer verdiğin örneklerin üzerinden sen örnek verdin diye değil, konular elverdiğince örneklemeler yapılıyor zaten, çok sıcak ve toplumda İNFİALE neden olduğundan dolayı Özgecan konusunu " tercih " ettim...Ne oldu bunda bir sıkıntı mı var...?
bir gun onceki "laik/bilimsel ana dilde egitim ve demokratik yasam" eylemi de ve digger isci eylemleri de v.s.
Bu eylemleri Özgecan eyleminden ayırmamın sebebi, bu tür eylemlerin YILLARDIR sürekli farklı dönemlerde yapıldığıdır.İşçi eylemleri yok mu hiç bu ülkede ilk defa mı karşılaşıyoruz...? Veya eğitim ile ilgili isteklerin dillendirildiği eylemler...
Evrensel, bu eylemler bu ülkede sürekli oluyor...Ve olmaya da devam edecektir.Bu iktidar veya başka iktidar olsun, hiç farketmez sürekli olacaktır...Bu tarz eylemler ne Gezi ile başladı, ne de Gezi olayları mesnet alınarak yapılmakta...
Bu eylemler ÇOK GÜÇLÜ baskı oluşturursa ancak o zaman gerekli çalışmaların yapılmasına neden olur...Ancak o çalışmalar UZUN SOLUKLU çalışmalardır...Örneğin EĞİTİM konusu...Bir günlük, iki günlük bir sorun değil, bu sorunu çözmek için de bir gün, iki gün içerisinde sonuç alınmaz...Sonuç alınabilmesi için o KADROLARIN bu istekleri düşünerek bunları yerine getirebilecek kişiler olması gerek...
Oysa toplum, bak iktidar demiyorum, toplumun ta kendisi " Çoğulcu " değil " çoğunlukçu " demokrasiyi savunuyor...! Bunun örnekleri bu sitedeki mesajların detaylarında dahi var...Şu an iktidarı destekleyenler daha çok bu yönde destek veriyor...
Diyeceksin ki " ama iktidar aslında çoğunluk değil "....! Evet doğru, çoğunluk değil, ancak MUHALEFET dediğimiz, ne idüğü belirsiz siyasal yapıların özellikle kendilerine hayrı olmmamasından dolayı, seçim dönemlerinde verilen oyların PARÇA PİNÇİK olması, bugüngü iktidarı YERİNDE TUTUYOR...! Yani şu anki durumda bu iktidarı indirmek mümkün değil...
O toplum dedigin iktidar yanlilari ve iktidara guveniyor. Bak bugun bile ayni konu ile ilgili eylemde bir kisi kadinlarin arasina daliyor.
Yahu arkadaşım, ne farkeder, onlar da sonuçta bu toplumun bir PARÇASI değil mi...? Toplum, ille de MUHALEFET yanlıları veya İKTİDAR yanlıları mıdır...? CAHİL sadece iktidar yanlılarının içerisinde mi var...? Ülkesini satan sadece iktidar yanlılarında mı var...? " Kaldır elini, indir elini " oyununu sadece iktidar yanlıları mı oynuyor...Yapma arkadaşım, bunları bilmiyorsan hiç tartışmayalım...!
O senin dedigin gelismis toplumlar ve birey toplumlari icin gecerli.
Turkiye'den baslayarak soyle guneye ve doguya dogru git bakalim. Bu dedigin ne kadar gecerli.
Devrim ise baska bir konu. Sadece iktidara karsitlik yetmez.
Bunda hemfikiriz...Buna karşı çıkmıyorum ki...Zaten İran'da da olan o...Sadece iktidar değişmemiş, sistemleri de değişmiştir, yaşantıları da değişmiştir...
Ne kitabi be, ben reel yasamdan ornekler veriyorum.
İstediğin kadar itiraz et...Gömülmüşsün kitaplara...
Ben her turlu aciklamami yaptim, sen ise teslimiyet uzerine aciklama yaptin.
Teslim olmamak için hedef göster dedim de HEDEF Mİ GÖSTERDİN...? De ben bilmiyorum...? Sanalda konuşup duruyorsun...2015 Haziran seçimlerinde yukarıdaki " ortak hedefleri " nasıl sağlamayı düşünüyorsun diyorum, " ben kimsenin vereceği oya karışmam " deyip kestirip atıyorsun...Bunun üzerine ben de sana " herkes kendine göre olan BASİT PARTİ SEÇİMİNE yönelecek mecburen " diyorum....Yokkkk olmaz diyorsun...!
Yahu olmaz ise OLURUNU SÖYLE....! O da yok...!
Sonra kalkıp bana " ben REEL den söylüyorum " diyorsun...Hadi canım...! Yani sen bunları söyleyince bu iktidardan kurtulacak mıyız...? Sihirli sözcükler mi bunlar...? Hani tekrar etsek bir işe yarar mı...? Hani denir ya " 40 kere ne söylersen o olurmuş " diye...! İşimiz BATILA mı kaldı...?
Bir seye destek vermek icin illa orda gerekmez. Sen enternasyonelizm nedir bilir misin? Ya da Che'nin savaslarini bilir misin?
Başladın yine KİTAPLARDAKİLERİ saymaya...Bunları BİR TEK SEN BİLİYORSUN öyle mi...! Yani karşındakiler bunları bilmiyor öyle mi...? Kimseyi SAF yerine koyma...Buradaki bir çok kişi bir çok konuyu biliyor...Ancak onları bilmek SORUNU ÇÖZMÜYOR...!
Dedim ya senin bir sey gordugun yok. Yahu Turkiye her gun ayakta, daha ne yapsin!
Herkesi kendin gibi teslimiyetci mi saniyorsun?
Kaç seçimdir Türkiye ayakta...? Türkiye'nin ayakta olması " ağızlara bir parmak bal sürmeyle " sona eriyor, bunu da unutma...! Ayakta olanları onlar MUHALİFLER olarak görüp, bu telkin ile tabanlarının oylarını tuttuğu sürece hiçbirşey yapamazsın...! Bunları özellikle bu iktidar döneminde sıkça gördük, yaşadık...
Herkes senin gibi kaderci degil.
Bahsettiğin CHE lider değil miydi...? Mustafa Kemal bir lider değil miydi...? Öyle veya böyle dünya üzerinde kitleleri peşinden sürükleyenler lider değil mi...? Onların peşinden gidenlerin hepsi mi KADERCİ...! Ben sana ne diyorum, sen neresinden anlıyorsun, ilginç...Kadeci heeee...Sabah sabah hiç güleceğim yoktu...İşte kitapsal bilgiler ile insanları BU KADAR TANIRSIN...!
Tabi ki farkli cunku ayni beyinleri tasimiyoruz. ve soyut degerlendirmeleri yapmiyoruz. Benim beynim sana tamamen zit calisiyor.
Demekki sen kendini kale aldirmak icin boyle yapiyorsun. Benim boyle bir kasygim da istemim de yok. Ayrica kale alan da sensing. Seni biri mi zorladi.
Yooo, " evrensel arkadaş Gezi örneğini vermiş " cümlesini okuyunca ZIPLAYIP yazan sensin...Oysa ki upuaut'a yazılan bir mesajdı o...!
Kimin sanaldunyada yasadigi yazdiklarindan belli.
Sen Turkiye'de her gun olan olaylari bile goremiyorsun.
O yuzden kendince bahaneler uretme.
Teslimiyet zihniyetin her bir yazina yansiyor.
Ama ne yazikki Turkiye toplumu seninm gibi teslimiyetci degil ve her gun de eylemde.
Soyle bir olanlara bakarsan gorursun.
Teslimiyetçi...İlginç...! SANAL söyleyince tesimiyetten kutuluyor musun...? KİTABİ konuşunca sorunları çözüyor musun...? Sana REEL hedef sorunca söyleyebiliyor musun...? Sanal da ATIP tutuyorsun da REEL hedef, ortak hedefleri gerçekleştirecek BİR YAPI sorduğumda hedef gösterebiliyor musun...? Sadece konuşuyorsun ve tamamen sanal...Bunu zaten " fikir " düzeyinde herkesle konuşabilir insanlar, bunda bir sıkıntı yok...Sorun bunu GERÇEĞE dönüştürmeye geldiğinde başlıyor...
" Kedi ulaşamadığı ete MURDAR dermiş "...Bunu unutma...!
Bak sana TESLİMİYETÇİ olmadığımı taaaa baştaki mesajlarımda söylediğimi düşünüyorum...Akıllıysan anlamış olman gerekiyordu...Teslimiyetçi olmadığımdan, her seferinde tam görüşleri uymasa da güçlü muhalefet olsun diye CHP ye oy verip duruyorduk ve bir halta yaramıyordu...Bu sefer zincirleri kırıp %1 lik bir parti de olsa düşüncelerime daha fazla uyan bir siyasi yapıya oyumu vereceğim diyorum...Bundan ala ÖZGÜRLÜK mü olur...?
Ama işte bunu çözebilmektir zor olan...Şaka maka, kaldır kafanı şu kitaplardan...!
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
16-02-2015, 13:07
Merhaba,
Sanırım seninle yazışırken buna mecbur kalacağız...
Neden mi yazdım...? Bunu anlamak bu kadar zor olmasa gerek...Çünkü...:
Burada Özgecan Aslan'ın tecavüz edilerek hunharca öldürülmesi örneğini ve buna bağlı eylemleri veren sensin...
Demek onu bile anlayamamissin. Bak benim ilk mesajim ne diyor?
Ben gezi ornegini Iran ornegi gibi ortaya koymadim ki?
Ben o ornegi "yasamima iliskilerime karisma" seklinde bir direnis olarak koydum.
Apolitik oldugunu, rejimi degistirmeye yonelik olmadigini v.s. de ortaya koydum.
Gezi sonmemistir. Bugun ulke ve bunyesindeki her bir eylem gezinin devamidir.
Dunku vahsice yakilan universite talebesi O.Aslan ile ilgile eylemlerde, bir gun onceki "laik/bilimsel ana dilde egitim ve demokratik yasam" eylemi de ve digger isci eylemleri de v.s.
Buradaki baglami bile algilayamamissin. Bak son paragraph "gezi sonmemistir" den sonar gezinin guncel bir olayi olarak ornek verilmis.
Diğer verdiğin örneklerin üzerinden sen örnek verdin diye değil, konular elverdiğince örneklemeler yapılıyor zaten, çok sıcak ve toplumda İNFİALE neden olduğundan dolayı Özgecan konusunu " tercih " ettim...Ne oldu bunda bir sıkıntı mı var...?
Niye s1k1nt1 olsun ki. Onu yaratan sensing.
Bu eylemleri Özgecan eyleminden ayırmamın sebebi, bu tür eylemlerin YILLARDIR sürekli farklı dönemlerde yapıldığıdır.İşçi eylemleri yok mu hiç bu ülkede ilk defa mı karşılaşıyoruz...? Veya eğitim ile ilgili isteklerin dillendirildiği eylemler...
Yillardir "laik/bilimselana dilde egitim ve demokratik yasam" eylemi mi yapiliyor?
Senin Taurkiye'den hic haberin yok. O eylemler bu icerikte mi?
Evrensel, bu eylemler bu ülkede sürekli oluyor...Ve olmaya da devam edecektir.Bu iktidar veya başka iktidar olsun, hiç farketmez sürekli olacaktır...Bu tarz eylemler ne Gezi ile başladı, ne de Gezi olayları mesnet alınarak yapılmakta...
Zaten senin algilayamadigin AKP iktidari ile onceki iktidarlar farki. Bu farki algilayamadigindan eylem farklarini da algiliyamiyorsun?
Bu eylemler ÇOK GÜÇLÜ baskı oluşturursa ancak o zaman gerekli çalışmaların yapılmasına neden olur...Ancak o çalışmalar UZUN SOLUKLU çalışmalardır...Örneğin EĞİTİM konusu...Bir günlük, iki günlük bir sorun değil, bu sorunu çözmek için de bir gün, iki gün içerisinde sonuç alınmaz...Sonuç alınabilmesi için o KADROLARIN bu istekleri düşünerek bunları yerine getirebilecek kişiler olması gerek...
Dedim ya farki goremiyorsun? Egitimi dinilestirmek Adina 4+4+4 yapan hangi iktidar? Simdi de ilk ayagini 5'e cikarmaya calisiyorlar.
Oysa toplum, bak iktidar demiyorum, toplumun ta kendisi " Çoğulcu " değil " çoğunlukçu " demokrasiyi savunuyor...! Bunun örnekleri bu sitedeki mesajların detaylarında dahi var...Şu an iktidarı destekleyenler daha çok bu yönde destek veriyor...
Toplum AKP'yi savunmuyor; konu bu. Ayrica cogunluk ta degil, cogunlukcu da degil. Sadece carpiksecim sisteminden elde ettigi haksiz milletvekilleri.
Diyeceksin ki " ama iktidar aslında çoğunluk değil "....! Evet doğru, çoğunluk değil, ancak MUHALEFET dediğimiz, ne idüğü belirsiz siyasal yapıların özellikle kendilerine hayrı olmmamasından dolayı, seçim dönemlerinde verilen oyların PARÇA PİNÇİK olması, bugüngü iktidarı YERİNDE TUTUYOR...! Yani şu anki durumda bu iktidarı indirmek mümkün değil...
Bugunku iktidari yerinde tutan sadece o degil. Her turlu hilesi. Korkutmasi sindirmesi uc kagidi yalani v.s. bir de ABD'nin tutumu.
Yani muhalefete verdigi gorev.
[quote] Yahu arkadaşım, ne farkeder, onlar da sonuçta bu toplumun bir PARÇASI değil mi...? Toplum, ille de MUHALEFET yanlıları veya İKTİDAR yanlıları mıdır...? CAHİL sadece iktidar yanlılarının içerisinde mi var...? Ülkesini satan sadece iktidar yanlılarında mı var...? " Kaldır elini, indir elini " oyununu sadece iktidar yanlıları mı oynuyor...Yapma arkadaşım, bunları bilmiyorsan hiç tartışmayalım...!
Sen sadece demogoji yapiyorsun? Hic bir seyi bilmedigin halde tum yaptigin iktidari temize cikarmak. Ama hersey acik ortada. Toplum artik isyan ediyor.
En basta gezi de toipluma saldiran sivillerin ve de kadinlari sadece sex objesi olarak gorenlerin, soyle bir beyin yapisina bak; gorursun.
Bunda hemfikiriz...Buna karşı çıkmıyorum ki...Zaten İran'da da olan o...Sadece iktidar değişmemiş, sistemleri de değişmiştir, yaşantıları da değişmiştir...
İstediğin kadar itiraz et...Gömülmüşsün kitaplara...
Benim tum soylediklerim yasanan reel yasamdandir. Sen ise daha bunu goremiyorsun.
Teslim olmamak için hedef göster dedim de HEDEF Mİ GÖSTERDİN...? De ben bilmiyorum...? Sanalda konuşup duruyorsun...2015 Haziran seçimlerinde yukarıdaki " ortak hedefleri " nasıl sağlamayı düşünüyorsun diyorum, " ben kimsenin vereceği oya karışmam " deyip kestirip atıyorsun...Bunun üzerine ben de sana " herkes kendine göre olan BASİT PARTİ SEÇİMİNE yönelecek mecburen " diyorum....Yokkkk olmaz diyorsun...!
Ben kendime gore kac kere gosterdim. Senin algilarin kapali ise de bir sey yapamam. Cunku senin teslimiyetin o kadar iman haline gelmis ki, ben ne dersem diyeyim; senin dogrularin ile uyusmayacak.
Yahu olmaz ise OLURUNU SÖYLE....! O da yok...!
Sonra kalkıp bana " ben REEL den söylüyorum " diyorsun...Hadi canım...! Yani sen bunları söyleyince bu iktidardan kurtulacak mıyız...? Sihirli sözcükler mi bunlar...? Hani tekrar etsek bir işe yarar mı...? Hani denir ya " 40 kere ne söylersen o olurmuş " diye...! İşimiz BATILA mı kaldı...?
En azindan ortada verilen bir mucadele var, sen ne mucadelesi veriyorsun?
Başladın yine KİTAPLARDAKİLERİ saymaya...Bunları BİR TEK SEN BİLİYORSUN öyle mi...! Yani karşındakiler bunları bilmiyor öyle mi...? Kimseyi SAF yerine koyma...Buradaki bir çok kişi bir çok konuyu biliyor...Ancak onları bilmek SORUNU ÇÖZMÜYOR...!
Nedir senin bildigin, iktidari neden elestiremiyorsun, neden iktidarin gittigi yolu goremiyorsun? Bunlari gorsen zaten mesajlarina yansir.
Kaç seçimdir Türkiye ayakta...? Türkiye'nin ayakta olması " ağızlara bir parmak bal sürmeyle " sona eriyor, bunu da unutma...! Ayakta olanları onlar MUHALİFLER olarak görüp, bu telkin ile tabanlarının oylarını tuttuğu sürece hiçbirşey yapamazsın...! Bunları özellikle bu iktidar döneminde sıkça gördük, yaşadık...
Sana muhalefetin durumunu izagh ettim. Onlar alternative degil.
Bahsettiğin CHE lider değil miydi...? Mustafa Kemal bir lider değil miydi...? Öyle veya böyle dünya üzerinde kitleleri peşinden sürükleyenler lider değil mi...? Onların peşinden gidenlerin hepsi mi KADERCİ...! Ben sana ne diyorum, sen neresinden anlıyorsun, ilginç...Kadeci heeee...Sabah sabah hiç güleceğim yoktu...İşte kitapsal bilgiler ile insanları BU KADAR TANIRSIN...!
Ben Che ornegini sadece kendi ulke ve toplumu Adina savasmayan bir lider olarak verdim. Daha onu bile anlamamissin. Yani bir savasim sadece ulkke icinden verilmiyor.
Yooo, " evrensel arkadaş Gezi örneğini vermiş " cümlesini okuyunca ZIPLAYIP yazan sensin...Oysa ki upuaut'a yazılan bir mesajdı o...!
Niye ve neyi yazdigimi alintiladim.
Teslimiyetçi...İlginç...! SANAL söyleyince tesimiyetten kutuluyor musun...? KİTABİ konuşunca sorunları çözüyor musun...? Sana REEL hedef sorunca söyleyebiliyor musun...? Sanal da ATIP tutuyorsun da REEL hedef, ortak hedefleri gerçekleştirecek BİR YAPI sorduğumda hedef gösterebiliyor musun...? Sadece konuşuyorsun ve tamamen sanal...Bunu zaten " fikir " düzeyinde herkesle konuşabilir insanlar, bunda bir sıkıntı yok...Sorun bunu GERÇEĞE dönüştürmeye geldiğinde başlıyor...
" Kedi ulaşamadığı ete MURDAR dermiş "...Bunu unutma...!
Sen daha ne teslimiyetin ne de ondan kurtulmanin da anlamini bilmiyorsun. Tek bir soru bu iktidardan kurtulma Adina ne yapiyorsun?
Bak sana TESLİMİYETÇİ olmadığımı taaaa baştaki mesajlarımda söylediğimi düşünüyorum...Akıllıysan anlamış olman gerekiyordu...Teslimiyetçi olmadığımdan, her seferinde tam görüşleri uymasa da güçlü muhalefet olsun diye CHP ye oy verip duruyorduk ve bir halta yaramıyordu...Bu sefer zincirleri kırıp %1 lik bir parti de olsa düşüncelerime daha fazla uyan bir siyasi yapıya oyumu vereceğim diyorum...Bundan ala ÖZGÜRLÜK mü olur...?
Ama işte bunu çözebilmektir zor olan...Şaka maka, kaldır kafanı şu kitaplardan...!
Kal sağlıcakla...
Bak sana aramizdaki farklari kisaca izah edeyim.
Sen AKP'nin T.C. tarihindeki digger iktidarlardan farkini algiliyamiyorsun.
AKP iktidari ile ilgili hic bir girisimde bulunmuyorsun.
AKP iktidarinin gelecekte nasil bir ulke ve toplum istediginin firkinda degilsin.
Sana son bir soru?
AKP iktidarindan memnun degil isen ne yapiyorsun?
AKP iktidarinin "yeni Turkiye" si "ileri demokrasisi" ve 2023 hedefi nedir?
Senin bunlar ile ilgili goruslerin nedir?
bursali68
16-02-2015, 14:07
Merhaba,
Gezi sonmemistir. Bugun ulke ve bunyesindeki her bir eylem gezinin devamidir.
E be mübarek, ben de 3 SEÇENEKTE bunu söylemişim zaten...! Gözün nereye bakıyor...?
Bak şimdi evrensel, laf ebeliğini bir kenara koyalım ve sana bir İLKOKUL ÇOCUĞUNUN anlayacağı dilde sorunu anlatayım...Ve sorduğum soruya kaydırık, kuyduruk etmeden MERTÇE cevap ver...
Bak sana aramizdaki farklari kisaca izah edeyim.
Sen AKP'nin T.C. tarihindeki digger iktidarlardan farkini algiliyamiyorsun.
AKP iktidari ile ilgili hic bir girisimde bulunmuyorsun.
AKP iktidarinin gelecekte nasil bir ulke ve toplum istediginin firkinda degilsin.
Sana son bir soru?
Karşındakine sürekli soru sorarak, gelen cevaba göre mesaj yazma kurnazlığını da bir kenara bırakarak cevap ver...Bak şimdi...:
1.SORUN...:
Yukarıda, yani mesajının en üstündeki ORTAK HEDEFLER...:
2015 Ortak Ittifaki Ne Olmalidir
Cumhuriyet
Laiklik
Demokrasi
Etik/sosyal Hak ve ozgurlukler
Etik/Ahlaki Degerler
Hepsi
Bunlarin Disinda Baska Bir Ortaklik- Lutfen Belirtin
Yani bu hedefler, kabul edelim veya etmeyelim HERKESİN ortak hedefleridir....Yani AKP ye oy verenlerin de, CHP ye oy verenlerin de, MHP ye oy verenlerin de, BDP ye oy verenlerin de veya %1 lik partilere oy verenlerin de ortak hedefleridir...Yanıtları, çözümleri kendilerince aynı veya farklı olsa da herkesin ortak hedefleridir...İstisnai olarak bu hedefleri istemeyenler mutlaka vardır...
Hadi iktidara oy verenleri bir kenara koyalım...Ve tüm MUHALEFETE bakalım...En azından tüm muhalefetin ORTAK HEDEFLERİDİR yukarıda saydıkların...
Şimdi bu ortak hedefleri TEORİK olmaktan, KİTABİ olmaktan, SANAL olmaktan nasıl çıkartırsın...? Bu ortak hedefleri sağlayacak bir SİYASİ YAPILANMAYI veya bir SİYASİ LİDERİ iktidara getirerek ilk adımı atarsın...Bunun BAŞKA YOLU VAR ise söyle...! Bunu söylemenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...?
Ülkemizdeki iktidarın %40, muhalefetin tümünün de %60 olduğunu düşünelim...Yaklaşık söylüyorum bunu...Eeee niçin %40 iktidara geliyor da, ortak hedefleri aynı olan %60 lık muhalefetin gücü yok...? Neden yok, çünkü herkes kendi doğrusunun doğru olduğunu düşünüyor da ondan...! Sen örneğin gidip MHP ye oy verir misin...? Veya gidip BBP ye oy verir misin...? Belki de onlar " DAHA DOĞRU " ....! Ancak herkes gibi sen de " benim doğrum en doğru " dersin...İşte bu yüzden sağlam bir siyasi yapılanmaya ve o yapılanmanın başında bir lidere ihtiyaç vardır...
Peki şimdiye kadar yoktu diyelim...Sen bir tarih vermişsin bu konu başında..: 2015 Haziran seçimleri...!
Ben de sana şimdi şu SANAL, KİTABİ, TEORİK dünyandan sıyrıl, bize bu ortak hedefleri gerçekleştirecek bir siyasi yapı veya siyasi lider söyle diyorum...
SEN DE TIK YOK...!
Dönüyorsun diyorsun ki....: " Kimsenin siyasi tercihine karışamam " gibisinden lakırtı ediyorsun...!
Ben sana insanların siyasi tercihine karış mı diyorum...? Yoksa TARTIŞMA içerisinde KENDİ DOĞRU gördüğünü ortaya koy mu diyorum...? Hangisi...?
Ama sen hala aynı hastalığının depreşmesiyle karşı tarafa sorduğun soruya göre gelen cevabı alıp, manevra yapıyorsun...Bırak manevrayı da şu ortak hedefleri KİM veya HANGİ YAPI sağlar onu söyle...!
2.SORUN...:
Bu ülkede tek partili dönem de olsa Mustafa Kemal'in döneminden sonra git gide oynak bir yapı ortaya çıktı...Bunun da en büyük nedeni toplumun MUHAFAZAKARLIĞI dır( hem dini, hem geçmiş imparatorluğa olan özlem anlamında, hem de kişilerin tekerine çomak sokulmuş olması anlamında).
O yıllardan bu yıllara geldiğimizde, toplum 2002 de çok mu doğruydu da bu iktidar berbat etti...? Bu da hayır...Bak arkadaşım sağ veya sol iktidar daha fazla iktidar oldu sorununa girmiyorum, geneli söylüyorum...
Hayır daha önce de toplum mükemmel değildi...Mükemmel bir yapıyı zaten bozabilmek oldukça güçtür...Günümüzde toplumun bu halde olmasının sebebi önceki iktidarların da BASİRETSİZLİĞİ dir...Günlük politikalar ile işleri idare etme hevesleridir...Çünkü kırılgan yapı, CEHALET dolu yapı hep işlerine yarar zannettiler...Ama geldik duvara tosladık...!
Bu anlamda, bunları dile getirmenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...?
Ne zamandan beri sorgulama, eleştirme " TESLİMİYETÇİLİK " oldu...?
Evrensel, bir konu açıyorsan, altını doldur...Fikir okuyacaksak gider kitap okuruz...!
Bir konuya daha açıklık getireyim....Bir önceki senin alıntıladığın mesajda " işçi eylemleri "nden de bahsetmişsin...Yahu bu ülkede işçi eylemleri olup ne zaman işçi kazanabildi...? Bir elin parmaklarını geçmez...Neden, çünkü ÖRGÜTLENME FOBİSİ vardır toplumumuzda bu birincisi, ikincisi sendikalar zaten SARI SENDİKADIR...! Eğer ki bunlar sarı sendika olmasa veya toplumsal örgütlülük güçlerini arkalarına aldıklarına inansalar, ki gerçekten de öyle olsa, bir çok kanun için ZORLAYICI olup değişmesine neden olurlardı...Günümüzde sendikaların ESAMESİ okunmuyor...Bunu eleştirmenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...Sen kendi muhafazakarlığınla ve ezberlerinle karıştırmış olmayasın...!
Ben sana PRATİK olarak ortak hedefleri nasıl gerçekleştirirsin diyorum, sen bana GEZİ diyorsun, ben sana şu sanallığı bırak da ortaya koy diyorum, sen bana CHE diyorsun,enternasyonalizm diyorsun...Bu aynı RTE ye yahu yolsuzluk var diye bağırdığımızda " YOL YAPTIK " , adaletsizlik var diye bağırdığımızda " HAVAALANI YAPTIK "...demesine döndü...!
Haa bu arada sen ne yaptına gelirsek...:
-Bir siyasi partide İL yönetiminde görev aldım...Sonrasında bıraktım...Neden mi, çünkü CAMDAN SARAYLARINDA oturanlarla siyasetin başarılı olamayacağını gördüm...
-YASAK olduğu dönemde SENDİKA kuruluğunda DİREKT görev ve sorumluluklar aldım...
-Eylem mi neredeyse katılmadığımız eylem kalmadı...
SONUÇ...: Birileri JOP yerken diğerleri ATIP TUTTU...!
Şimdi artık JOP/GAZ yeme derdinde olmayıp, siyasette bizleri MAŞA olarak kullananların DEFOLUP GİTMESİ, doğru kişilerin, doğru yapının gelmesi/oluşması tarafındayım...!
Bunun neresi TESLİMİYETÇİLİK...!
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
16-02-2015, 14:39
Merhaba,
E be mübarek, ben de 3 SEÇENEKTE bunu söylemişim zaten...! Gözün nereye bakıyor...?
Bak şimdi evrensel, laf ebeliğini bir kenara koyalım ve sana bir İLKOKUL ÇOCUĞUNUN anlayacağı dilde sorunu anlatayım...Ve sorduğum soruya kaydırık, kuyduruk etmeden MERTÇE cevap ver...
Karşındakine sürekli soru sorarak, gelen cevaba göre mesaj yazma kurnazlığını da bir kenara bırakarak cevap ver...Bak şimdi...:
1.SORUN...:
Yukarıda, yani mesajının en üstündeki ORTAK HEDEFLER...:
Yani bu hedefler, kabul edelim veya etmeyelim HERKESİN ortak hedefleridir....Yani AKP ye oy verenlerin de, CHP ye oy verenlerin de, MHP ye oy verenlerin de, BDP ye oy verenlerin de veya %1 lik partilere oy verenlerin de ortak hedefleridir...Yanıtları, çözümleri kendilerince aynı veya farklı olsa da herkesin ortak hedefleridir...İstisnai olarak bu hedefleri istemeyenler mutlaka vardır...
Hadi iktidara oy verenleri bir kenara koyalım...Ve tüm MUHALEFETE bakalım...En azından tüm muhalefetin ORTAK HEDEFLERİDİR yukarıda saydıkların...
Şimdi bu ortak hedefleri TEORİK olmaktan, KİTABİ olmaktan, SANAL olmaktan nasıl çıkartırsın...? Bu ortak hedefleri sağlayacak bir SİYASİ YAPILANMAYI veya bir SİYASİ LİDERİ iktidara getirerek ilk adımı atarsın...Bunun BAŞKA YOLU VAR ise söyle...! Bunu söylemenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...?
Ülkemizdeki iktidarın %40, muhalefetin tümünün de %60 olduğunu düşünelim...Yaklaşık söylüyorum bunu...Eeee niçin %40 iktidara geliyor da, ortak hedefleri aynı olan %60 lık muhalefetin gücü yok...? Neden yok, çünkü herkes kendi doğrusunun doğru olduğunu düşünüyor da ondan...! Sen örneğin gidip MHP ye oy verir misin...? Veya gidip BBP ye oy verir misin...? Belki de onlar " DAHA DOĞRU " ....! Ancak herkes gibi sen de " benim doğrum en doğru " dersin...İşte bu yüzden sağlam bir siyasi yapılanmaya ve o yapılanmanın başında bir lidere ihtiyaç vardır...
Peki şimdiye kadar yoktu diyelim...Sen bir tarih vermişsin bu konu başında..: 2015 Haziran seçimleri...!
Ben de sana şimdi şu SANAL, KİTABİ, TEORİK dünyandan sıyrıl, bize bu ortak hedefleri gerçekleştirecek bir siyasi yapı veya siyasi lider söyle diyorum...
SEN DE TIK YOK...!
Dönüyorsun diyorsun ki....: " Kimsenin siyasi tercihine karışamam " gibisinden lakırtı ediyorsun...!
Ben sana insanların siyasi tercihine karış mı diyorum...? Yoksa TARTIŞMA içerisinde KENDİ DOĞRU gördüğünü ortaya koy mu diyorum...? Hangisi...?
Ama sen hala aynı hastalığının depreşmesiyle karşı tarafa sorduğun soruya göre gelen cevabı alıp, manevra yapıyorsun...Bırak manevrayı da şu ortak hedefleri KİM veya HANGİ YAPI sağlar onu söyle...!
2.SORUN...:
Bu ülkede tek partili dönem de olsa Mustafa Kemal'in döneminden sonra git gide oynak bir yapı ortaya çıktı...Bunun da en büyük nedeni toplumun MUHAFAZAKARLIĞI dır( hem dini, hem geçmiş imparatorluğa olan özlem anlamında, hem de kişilerin tekerine çomak sokulmuş olması anlamında).
O yıllardan bu yıllara geldiğimizde, toplum 2002 de çok mu doğruydu da bu iktidar berbat etti...? Bu da hayır...Bak arkadaşım sağ veya sol iktidar daha fazla iktidar oldu sorununa girmiyorum, geneli söylüyorum...
Hayır daha önce de toplum mükemmel değildi...Mükemmel bir yapıyı zaten bozabilmek oldukça güçtür...Günümüzde toplumun bu halde olmasının sebebi önceki iktidarların da BASİRETSİZLİĞİ dir...Günlük politikalar ile işleri idare etme hevesleridir...Çünkü kırılgan yapı, CEHALET dolu yapı hep işlerine yarar zannettiler...Ama geldik duvara tosladık...!
Bu anlamda, bunları dile getirmenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...?
Ne zamandan beri sorgulama, eleştirme " TESLİMİYETÇİLİK " oldu...?
Evrensel, bir konu açıyorsan, altını doldur...Fikir okuyacaksak gider kitap okuruz...!
Bir konuya daha açıklık getireyim....Bir önceki senin alıntıladığın mesajda " işçi eylemleri "nden de bahsetmişsin...Yahu bu ülkede işçi eylemleri olup ne zaman işçi kazanabildi...? Bir elin parmaklarını geçmez...Neden, çünkü ÖRGÜTLENME FOBİSİ vardır toplumumuzda bu birincisi, ikincisi sendikalar zaten SARI SENDİKADIR...! Eğer ki bunlar sarı sendika olmasa veya toplumsal örgütlülük güçlerini arkalarına aldıklarına inansalar, ki gerçekten de öyle olsa, bir çok kanun için ZORLAYICI olup değişmesine neden olurlardı...Günümüzde sendikaların ESAMESİ okunmuyor...Bunu eleştirmenin neresi TESLİMİYETÇİLİK...Sen kendi muhafazakarlığınla ve ezberlerinle karıştırmış olmayasın...!
Ben sana PRATİK olarak ortak hedefleri nasıl gerçekleştirirsin diyorum, sen bana GEZİ diyorsun, ben sana şu sanallığı bırak da ortaya koy diyorum, sen bana CHE diyorsun,enternasyonalizm diyorsun...Bu aynı RTE ye yahu yolsuzluk var diye bağırdığımızda " YOL YAPTIK " , adaletsizlik var diye bağırdığımızda " HAVAALANI YAPTIK "...demesine döndü...!
Haa bu arada sen ne yaptına gelirsek...:
-Bir siyasi partide İL yönetiminde görev aldım...Sonrasında bıraktım...Neden mi, çünkü CAMDAN SARAYLARINDA oturanlarla siyasetin başarılı olamayacağını gördüm...
-YASAK olduğu dönemde SENDİKA kuruluğunda DİREKT görev ve sorumluluklar aldım...
-Eylem mi neredeyse katılmadığımız eylem kalmadı...
SONUÇ...: Birileri JOP yerken diğerleri ATIP TUTTU...!
Şimdi artık JOP/GAZ yeme derdinde olmayıp, siyasette bizleri MAŞA olarak kullananların DEFOLUP GİTMESİ, doğru kişilerin, doğru yapının gelmesi/oluşması tarafındayım...!
Bunun neresi TESLİMİYETÇİLİK...!
Kal sağlıcakla...
Ben artik senin ile bir polemige girme geregi duymuyorum.
Cunku ne tartisabiliyoruz ne de dusunce ve bilgi paylasabiliyoruz.
Benim anketi neden actigim, ilk baslik mesajinda ortada.
Kendi goruslerimi de vermisim.
Ne yaptigimi da yazmisim.
Ne istedigimi de belirtmisim.
Senin ile olan ilk yazismamizda yazdigindan algiladigim "teslimiyet"
Bunun uzerine soru somusum "artik yazacak bir sey yok" demisim ve ondan sonar da buralara gelmisiz. yani senin yazilarinda verdigin "teslimiyet degil" temelinde buralara gelmisiz.
Bana gore ulkenin durumu karsisinda "caresiz ve aciz kalmak" teslimiyettir ve tirnak icindeki ifadeler senin ifadelerin.
Ondan sonar sen kendince "caresiziz ve aciziz" dedikten sonar ve bu soyleminin "bir teslimiyet olmadigini" izaha yonelmissin.
Bastaki celiski zaten budur. "caresiz ve aciz olmak" zaten teslim olmaktir.
Bende burden yola cikarak "teslim olunmamasi gerektigini" vurgulamaya calismisim. Senin yanitin ise "baska ne caremiz var?" olmus.
Iste ben ondan sonar da "AKP'ye teslim olmanin" ulke gelecegi icin ne anlama gelecvegini ve AKP iktidarinin daha onceki iktidarlardan ulkeyi geriletici, dinilestirici ve bunu da politik olarak yaptigini ve bu yuzden de ulkede her gun gezinin devam ettigini soylemisim.
Simdi istersen basligin en basina don, yazilanlari bastan oku ve senin ile olan yazismalarimizi bir daha iyi oku.
Ondan sonar da suclamadan lakabima yonelmeden demogoji de yapmadan, baslik ile ilgili yazabilecegin bir sey varsa yaz.
Yoksa da, istersen sen polemigini gereksiz yere devam ettir.
bursali68
16-02-2015, 14:53
Merhaba,
Senin ile olan ilk yazismamizda yazdigindan algiladigim "teslimiyet"
İşte bu senin YANLIŞ ALGIN...!
Bana gore ulkenin durumu karsisinda "caresiz ve aciz kalmak" teslimiyettir ve tirnak icindeki ifadeler senin ifadelerin.
Ondan sonar sen kendince "caresiziz ve aciziz" dedikten sonar ve bu soyleminin "bir teslimiyet olmadigini" izaha yonelmissin.
Bastaki celiski zaten budur. "caresiz ve aciz olmak" zaten teslim olmaktir.
Bende burden yola cikarak "teslim olunmamasi gerektigini" vurgulamaya calismisim. Senin yanitin ise "baska ne caremiz var?" olmus.
İşte ben de sana ÇARESİZLİĞİ aşmada bir YAPI veya LİDER, her neyse kısaca HEDEF göster diyorum...Gösteremiyorsan ve hala daha bu siyasi yapıları, liderleri sözüm ona " ortak hedefleri gerçekleştirecek " çare olarak görüyorsan asıl bu TESLİMİYETÇİLİK değil midir...?
Ondan sonar da suclamadan lakabima yonelmeden demogoji de yapmadan, baslik ile ilgili yazabilecegin bir sey varsa yaz.
Yoksa da, istersen sen polemigini gereksiz yere devam ettir.
Çaresizlikten yırtmak için HEDEF SÖYLE , ortak hedefte biraraya gelinecek bir yer söyle diyorum...Sen hala dediğim dedik, çaldığım düdük " Gezi, Che, Eylemler...v.s...v.s. " diyorsun....Sonra ben " teslimiyetçi " oluyorum heee...!
Sen de sadece sorular etrafında manevralar yapmadan yaz...Lakabına HOŞT diyen mi var...? O senin nickin değil mi...? Bir üyeye nicki ile hitab etmek ne zamandan beri kötü anlamda " lakaba yönelmek " oldu...? Oldu da ben mi bilmiyorum...?
Bak evrensel, demogojinin önde gidenini yapıyorsun...Hedef söyleyemiyorsan DEMOGOJİ yaparsın...Ben en azından ne yapacağımı söylüyorum...Bu anlamda da kendi yaptığın hatayı bir başkasına yamamakla kutulamazsın...Yukarıdaki yazdığım mesajın neresi demogoji...? Olanı yazmak, sorgulamak, cevap istemek demogoji midir....?
Peki DEMOGOJİ olmaması için sorduğum soruya karşılı HEDEF gösterebilirsen, tartışmaya değer bir şey bulmuş oluruz...Yoksa boş...
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
16-02-2015, 15:10
Merhaba,
İşte bu senin YANLIŞ ALGIN...!
Peki "caresizlik ve acizlik" teslimiyet olmuyorsa, ne oluyor?
Ne yapar "caresiz ve aciz kalan?"
İşte ben de sana ÇARESİZLİĞİ aşmada bir YAPI veya LİDER, her neyse kısaca HEDEF göster diyorum...Gösteremiyorsan ve hala daha bu siyasi yapıları, liderleri sözüm ona " ortak hedefleri gerçekleştirecek " çare olarak görüyorsan asıl bu TESLİMİYETÇİLİK değil midir...?
Hedef zaten baslik yani "ortak ittifak"
Çaresizlikten yırtmak için HEDEF SÖYLE , ortak hedefte biraraya gelinecek bir yer söyle diyorum...Sen hala dediğim dedik, çaldığım düdük " Gezi, Che, Eylemler...v.s...v.s. " diyorsun....Sonra ben " teslimiyetçi " oluyorum heee...!
Ortak hedefin ogeleri de ankette verilmis.
Sen de sadece sorular etrafında manevralar yapmadan yaz...Lakabına HOŞT diyen mi var...? O senin nickin değil mi...? Bir üyeye nicki ile hitab etmek ne zamandan beri kötü anlamda " lakaba yönelmek " oldu...? Oldu da ben mi bilmiyorum...?
Yazilarini okudugunda yazi dili ve uslubundan ne yaptigin ortada.
Ben "lakabima yonelmenin" "kotu anlamda" oldugunu nerde ima ettim?
Ben onu konuyu kisilestirme olarak soyledim.
Bak evrensel, demogojinin önde gidenini yapıyorsun...Hedef söyleyemiyorsan DEMOGOJİ yaparsın...Ben en azından ne yapacağımı söylüyorum...Bu anlamda da kendi yaptığın hatayı bir başkasına yamamakla kutulamazsın...Yukarıdaki yazdığım mesajın neresi demogoji...? Olanı yazmak, sorgulamak, cevap istemek demogoji midir....?
Demekki hala algilarin kapali ki ya da basligi bastan okumadin ki neyi hedef gosterdigimi goremiyorsun.
Peki DEMOGOJİ olmaması için sorduğum soruya karşılı HEDEF gösterebilirsen, tartışmaya değer bir şey bulmuş oluruz...Yoksa boş...
Kal sağlıcakla...
Dedim ya yaziyi bastan okursan ve algini acikbirakirsan gorursun.
bursali68
16-02-2015, 15:26
Merhaba,
Peki "caresizlik ve acizlik" teslimiyet olmuyorsa, ne oluyor?
Ne yapar "caresiz ve aciz kalan?" İnsanın doğru bildiği hedefe yönelmesi çaresizlik değildir.Hiçbirşey yapmayıp beklersen birşeyler düzelir diye bu hem çaresizliktir hem de teslimiyettir...Ancak bunlardan " bir CACIK olmuyor " deyip, doğru bildiklerine dönmeye başladığın anda ÇARE üretmede basamak olursun...
Hedef zaten baslik yani "ortak ittifak" Ortak hedefin ogeleri de ankette verilmiş. Bunları görüyoruz ve biliyoruz zaten...
Senin görmek istemediğin, o ortak hedefleri sağlayacak yapı, lider, kurum...v.s. neresidir...Çünkü bu ortak hedefler için GEREKLİDİR...
Bunu bir türlü cevaplamıyorsun...Sonra " demogoji " diyorsun...Sanalda duran, teorikte duran hedefleri gerçekleştirecek pratikteki çözüm nerede onu söylersen, demogojiden kurtulup " gerçek bir değer " in o ortak hedefleri gerçekleştirip, gerçekleştiremeyeceğini tartışabiliriz ki o taktirde konu sanallıktan kurtulup SOMUT laşır...
Yazilarini okudugunda yazi dili ve uslubundan ne yaptigin ortada.
Ben "lakabima yonelmenin" "kotu anlamda" oldugunu nerde ima ettim?
Ben onu konuyu kisilestirme olarak söyledim. Bak yine yanlıştasın...KİŞİSELLEŞTİRMEK de forumlarda kişilere yönelik SATAŞMA, HAKARET ...v.s....v.s. içerdiğinde önemli hale gelir...Yine de sorayım sana o zaman, kendine " evrensel veya evrensel insan " denmesini istemiyorsan, böyle hitab edilmesini istemiyorsan, NASIL HİTAB edelim onu söyle de bilelim...!
Demekki hala algilarin kapali ki ya da basligi bastan okumadin ki neyi hedef gosterdigimi göremiyorsun. Hadi ben APTALIM ya anlamadım BİR DAHA SÖYLE bakayım şu " ortak hedefleri gerçekleştirecek REEL yapı, kişi neresi, kim...? "...
Dedim ya yaziyi bastan okursan ve algini acikbirakirsan gorursun. Anlaşıldı mesele...Sen soracaksın...Ancak sana sorulana YANIT VERMEYECEKSİN...
Peki sen bilirsin ne diyeyim....
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
16-02-2015, 15:38
Merhaba,
İnsanın doğru bildiği hedefe yönelmesi çaresizlik değildir.Hiçbirşey yapmayıp beklersen birşeyler düzelir diye bu hem çaresizliktir hem de teslimiyettir...Ancak bunlardan " bir CACIK olmuyor " deyip, doğru bildiklerine dönmeye başladığın anda ÇARE üretmede basamak olursun...
Peki neden "caresiz ve aciz" i kullandin?
Bunları görüyoruz ve biliyoruz zaten...
Senin görmek istemediğin, o ortak hedefleri sağlayacak yapı, lider, kurum...v.s. neresidir...Çünkü bu ortak hedefler için GEREKLİDİR...
Bunu da reel ortam olarak acikladim.
Bunu bir türlü cevaplamıyorsun...Sonra " demogoji " diyorsun...Sanalda duran, teorikte duran hedefleri gerçekleştirecek pratikteki çözüm nerede onu söylersen, demogojiden kurtulup " gerçek bir değer " in o ortak hedefleri gerçekleştirip, gerçekleştiremeyeceğini tartışabiliriz ki o taktirde konu sanallıktan kurtulup SOMUT laşır...
Bak burda;
Yalniz ulke gerceklerini de unutmamak gerekir. Su an sadece iki parti %10 barajini asacak olarak gozukuyor, CHP ve MHP.
Burada onemli olan, bu partiler eliyle kurulabilecek bir ortak ittifak ve bu partilerin de bu ortak ittifaki partileri Adina one cikarmasidir.
Sonucta ulke tarihi ve toplumsal olarak bir donum noktasi yasamaktadir.
Neden basligi bastan okumuyorsun?
Bak yine yanlıştasın...KİŞİSELLEŞTİRMEK de forumlarda kişilere yönelik SATAŞMA, HAKARET ...v.s....v.s. içerdiğinde önemli hale gelir...Yine de sorayım sana o zaman, kendine " evrensel veya evrensel insan " denmesini istemiyorsan, böyle hitab edilmesini istemiyorsan, NASIL HİTAB edelim onu söyle de bilelim...!
Demekki sen kisisellestirmenin de anlamini bilmiyorsun. Lakabima yonnelmek demek "evrensel-insan" yazmak degildir. Lakabim ile ilgili yazmaktir.
Ayrica "kisisellestirmek" senin upaut'a yazarken kullandigin "evrensel-insan" degil. Kisisellestirmek "sun" icerikli yazmaktir.
Hadi ben APTALIM ya anlamadım BİR DAHA SÖYLE bakayım şu " ortak hedefleri gerçekleştirecek REEL yapı, kişi neresi, kim...? "...
Yukarda acikladim ve ben bu acikladigimi taa basligin basinda yazdim.
Anlaşıldı mesele...Sen soracaksın...Ancak sana sorulana YANIT VERMEYECEKSİN...
Peki sen bilirsin ne diyeyim....
Kal sağlıcakla...
Hayir,, basligi bastan okursan; benim yanitlarimi gorursun.
Ayrica bir baslik bazen de sitedeki okurlarin goruslerini almak icin acilir.
Zaten anketin amaci da basligin soru ile bitmesinin de nedeni budur.
Ben yine de basligin gidisatina gore lakabimin gorusleri ile ilgili aciklamalari da yaptim.
bursali68
16-02-2015, 15:56
Merhaba,
Demekki sen kisisellestirmenin de anlamini bilmiyorsun. Lakabima yonnelmek demek "evrensel-insan" yazmak degildir. Lakabim ile ilgili yazmaktir.
Ayrica "kisisellestirmek" senin upaut'a yazarken kullandigin "evrensel-insan" degil. Kisisellestirmek "sun" icerikli yazmaktir.
Sevgili evrensel, emin ol bunu okuyunca şu aklıma geliyor..." ÖKÜZ ALTINDA BUZAĞI ARAMAK "...Yahu seni niteleyen yok, sana hakaret eden yok " evrensel arkadaşın belirttiği Gezi olayı " demenin neresinde " kötü anlamda veya kişiselleştirme anlamında " lakabın kullanılıyor...Şu alınganlığını da bir kenara bırak...!
Şimdi gelelim analizine...Evet şu anki görünüme göre iki parti hariç %10 aşmak zor gözüküyor...Bu doğrudur...Ancak...:
-Birincisi : Hiçbir zaman böyle bir kesinlik yoktur...
-İkincisi : Sadece bu iki muhalefete yönelmek TESLİMİYETÇİLİK değil midir...?
Ben bunlarla zaman öldürmenin anlamsız olduğunu 13 yıldır her seçimde YAŞIYORUM ki bir çok arkadaşımızda burada aynı sıkıntı içerisinde...Ne yapalım " İnşaallah bu sefer " mi diyelim bir kez daha...
Durumun vahametini/kötü oluşunu biliyoruz evrensel...Ama bunu bilmek sorunu çözmüyor...
Özellikle CHP belki de oyunu artırabilecek TRENİ kaçırdı...Başkanlık seçiminde " delegelerin satışına geldi "...Oysa ki CHP nin tabanı zaten kendisinden, politikasızlığından, çözümsüzlüğünden, parti içi demokrasisinin kaybolmasından, CHP nin kuruluş ruhundan uzaklaştığından yakınırken ve tam da bundan kurtulup, hatta başka ideolojidekilerin de oylarını alabilecekken, çözülme sürecinin derdine düştü...Neden, delegelerin " yenilip, güreşe doymayan pehlivanlarla " yola devam kararı verdikleri için...
Şimdi sen bana, " ortak hedeflerde mutabık olduğumuz bana " diyorsun ki...: Aynılarını bir kez daha dene...
Tamam seni kıracağıma kafamı kırarım, sorun değil, ama çözüm de değil...
Konunun anket olması veya olmamasını bir kenara koyarsak, ben sana NET bir soru sordum tüm bunlara bakarak, NET bir cevap istedim, kendi düşünceni...Ama alamadığım yanıttan anladığım " kararsızlar " gurubundansın...
Ben kararsız değilim, sadece İKİ SEÇENEK arasında son ana kadarki duruma bakacağım o kadar...
Kal sağlıcakla...
evrensel-insan
16-02-2015, 17:34
Merhaba,
Sevgili evrensel, emin ol bunu okuyunca şu aklıma geliyor..." ÖKÜZ ALTINDA BUZAĞI ARAMAK "...Yahu seni niteleyen yok, sana hakaret eden yok " evrensel arkadaşın belirttiği Gezi olayı " demenin neresinde " kötü anlamda veya kişiselleştirme anlamında " lakabın kullanılıyor...Şu alınganlığını da bir kenara bırak...!
Burada bir alinganlik yok
Şimdi gelelim analizine...Evet şu anki görünüme göre iki parti hariç %10 aşmak zor gözüküyor...Bu doğrudur...Ancak...:
-Birincisi : Hiçbir zaman böyle bir kesinlik yoktur...
-İkincisi : Sadece bu iki muhalefete yönelmek TESLİMİYETÇİLİK değil midir...?
Ben yonel demiyorum ki, reel durumu dile getiriyorum.
Onlar disinda katilan digger partilerin ben oy alabilecegini de dusunmuyorum.
Tabi baskasi dusunebilir.
Buradaki endise de oy atmayanlarin ve de %10'u gecemiyecek durumda olan partilere oy atmanin, AKP'ye yariyacagi.
Ben bunlarla zaman öldürmenin anlamsız olduğunu 13 yıldır her seçimde YAŞIYORUM ki bir çok arkadaşımızda burada aynı sıkıntı içerisinde...Ne yapalım " İnşaallah bu sefer " mi diyelim bir kez daha...
Durumun vahametini/kötü oluşunu biliyoruz evrensel...Ama bunu bilmek sorunu çözmüyor...
Özellikle CHP belki de oyunu artırabilecek TRENİ kaçırdı...Başkanlık seçiminde " delegelerin satışına geldi "...Oysa ki CHP nin tabanı zaten kendisinden, politikasızlığından, çözümsüzlüğünden, parti içi demokrasisinin kaybolmasından, CHP nin kuruluş ruhundan uzaklaştığından yakınırken ve tam da bundan kurtulup, hatta başka ideolojidekilerin de oylarını alabilecekken, çözülme sürecinin derdine düştü...Neden, delegelerin " yenilip, güreşe doymayan pehlivanlarla " yola devam kararı verdikleri için...
Şimdi sen bana, " ortak hedeflerde mutabık olduğumuz bana " diyorsun ki...: Aynılarını bir kez daha dene...
Tamam seni kıracağıma kafamı kırarım, sorun değil, ama çözüm de değil...
Konunun anket olması veya olmamasını bir kenara koyarsak, ben sana NET bir soru sordum tüm bunlara bakarak, NET bir cevap istedim, kendi düşünceni...Ama alamadığım yanıttan anladığım " kararsızlar " gurubundansın...
Ben kararsız değilim, sadece İKİ SEÇENEK arasında son ana kadarki duruma bakacağım o kadar...
Kal sağlıcakla...
Benim kararim uzun vadeli. Zihinsel degisim ve devrim icin bilinclenme ve birey yetistirimi.
Aslinda bence uzerinde durulmasi gerekenm bir konu da tarihte olanlar.
AP, ANAP, DYP bunlar hep parti sahnesinden silindi, ne zaman baskanlari cumhurbaskani oldugunda.
Belki tarih bir kez daha tekerrur eder, kim bilir.
Ben bu seçimde "cemaat" tipi yapılanmalara karşı her türlü ittifakın içerisinde olunması gerektiğini düşünüyorum.
Maalesef ki CHP cemaat ile işbirliği içerisine girerek seçmenini üzmüştür.
Batılı emperyalist devletlerin çıkarlarına "hizmet" eden gayri-meşru bir yapılanmanın imha edilmesine "duyarlılık" gösterenler ile bizim işimiz yoktur.
Bunun da bilincinde olan Doğu Perinçek, yılların İşçi Partisi'ni, geniş kitlelere açma gayesi ile Vatan Partisi'ne dönüştürdü ve bu partiye katılım çığ gibi büyüyor.
Bugün Ortadoğu çukurunda yaşanan gelişmeler millîci politikaları elzem kılıyor; bu minvaldeki en doğru dürüst siyaseti de İşçi Partisi, yeni adı ile Vatan Partisi güdüyordu.
Velhasılıkelam, baraj demeyelim, her türden engellemeye ve emperyalizme karşı dimdik ayakta duran partilerin saflarında birleşelim.
Bence sorunu sadece Ak Parti karşıtlığı olarak değerlendirip, sadece onun dervilmesi üzerine siyasal hedefler koymak anlamlı değil. Zira Ak Parti öncesi dönemde de gericilik, ırkçılık, kadın sorunları, yolsuzluklar her daim türkiye'de kendisini göstermiştir. Ak Parti döneminde belki bunlar daha yoğun olarak hissedilebilmiş olabilir ama tüm bu olumsuzluklar, türk devleti'nin karakteristik özelliği halini almıştır. Bu sebeple siyaseti, etiğe ve ahlaka tabi kılan, anlamlı ve vicdani bir muhalefet üretebilmek için karşıtlığımızı Ak Parti kadar, türk devleti'nin karanlık tarihsel ve siyasal mirası üzerine de kurmalıyız. Ancak bu şekilde yeni ve daha iyi bir düzenin tesisi mümkün kılınabilir.
Bugün baktığımızda her türlü ırkçı, cinsiyetçi ve anti-demokratik eğilime karşı demokrasi, emek ve özgürlük üzerinden politika üretebilen tek fraksiyonHDP'dir. Kürt halkının adalet ve demokrasi taleplerini, Türkiye'de ki devrimci-demokrat unsurların emek ve özgürlük mücadelesi ile bütünleştiren HDP, bugün türkiye'de ki en anlamlı muhalefet odağı konumundadır.
Bu sebeple aranılan ittifak; ezilen kitlelerin birliğini ifade eden HDP olmalıdır.
Vefik Sami
18-02-2015, 12:27
Bence sorunu sadece Ak Parti karşıtlığı olarak değerlendirip, sadece onun dervilmesi üzerine siyasal hedefler koymak anlamlı değil. Zira Ak Parti öncesi dönemde de gericilik, ırkçılık, kadın sorunları, yolsuzluklar her daim türkiye'de kendisini göstermiştir. Ak Parti döneminde belki bunlar daha yoğun olarak hissedilebilmiş olabilir ama tüm bu olumsuzluklar, türk devleti'nin karakteristik özelliği halini almıştır. Bu sebeple siyaseti, etiğe ve ahlaka tabi kılan, anlamlı ve vicdani bir muhalefet üretebilmek için karşıtlığımızı Ak Parti kadar, türk devleti'nin karanlık tarihsel ve siyasal mirası üzerine de kurmalıyız. Ancak bu şekilde yeni ve daha iyi bir düzenin tesisi mümkün kılınabilir.
(...)
Çok doğru bir tespit.
Bu gün yaşadığımız sosyal ve ahlâki sorunların kaynağı siyâsi partiler değil, tarihten gelenn kültür mirâsıdır. Siyasi partilerde görülen ilkesizliğin kaynağı da budur.
"Bal tutan parmağını yalar"
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın"
Vs, vs...
Bir şeylere siyâseten karşı çıkmak kolaydır. Müntesibi olunan siyasi partinin imkânlarına dayanarak kimi söylemler geliştirmek mümkündür. Fakat bu söylem ve karşı çıkışlar belirttiğiniz gibi bizim hiç bi işimize yaramaz. Aslolan; ayağımızın altında "kaygan zemin" bulunurken zulme karşı - düşmeyi de göze alıp - haykırabilmektir.
HDP'nin bu günki muhalefet gücü de Kürdlerin verdiği mücâdeleden kaynaklanmaktadır. Fakat benzer kültürlere sahip olmamız hasebiyle, bir şekilde amaçlarına ulaştığını var saydığımız kürdler de yeni oluşacak rahatlık ortamında, bizdeki tepkileri vermeye başlarlar.
Özet olarak; "Şark" zihniyeti ve kurnazlığı, bizi emperyalizmin bağımlısı kılmaya devam ettirecek en önemli etkendir.
Gâzi Paşa Hazretlerinin gerçekleştirdiği kültür devrimlerinin önemini de bu anlamda kavrayabilmek mümkündür.
evrensel-insan
18-02-2015, 16:42
Burada sorun ve konu AKP'nin ulke ve toplumunu nereye surukledigidir. Bu acidan T.C.tarihindeki digger iktidarlardan farklilasir ve bu farklilasma ulke ve toplumu caga bagli ve olana bagli olarak daha geriye karanlik caga cekme durumudur.
Iste burada konu bu karanlik caga geri donusu onlemenin ittifakidir.
HDP, terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olarak "milliyetçi" ve tabiatı gereği "ayrılıkçı" bir partidir.
HDP, sahip olmuş olduğu söylemlerle sosyalist değil de ancak ve ancak "sol-liberal" bir parti olarak değerlendirilebilir.
HDP'nin toplamını ele aldığımız zaman yapabileceğimiz tanım şu olacaktır; "milliyetçi ve ayrılıkçı, sol-liberal" bir parti.
"Kürt siyasi hareketi" gibi bir tabir ile sayısı milyonları bulan Kürt toplumunu "homojenize" etmek isteyenler gayet tabii bir şekilde "ulus-devlet" politikalarına sahip çıkmaktadırlar; her ne kadar aksini iddia etseler de...
Nedense HDP'li kitlenin dilinde vuku bulan özgürlük ve demokrasi söylemi HÜDA-PAR'lılara karşı pek işlemiyor; keza aynı şekilde Barzani'ye de...
Bu medyanın şişirdiği balonlara inanmayın, HDP, yapmış olduğumuz bu tanımların dışarısında bir parti değildir, olmadı, olmayacak da...
Anti,
Peki Türkiye'de Sosyalizmi temsil eden fraksiyon hangisidir? Şu 80 darbesi sonrası devrimcilerin ev ve iş yeri adreslerini gazetesinde çarşaf çarşaf yayınlayıp, ''anarşinin başları budur'' diyerek cuntaya, devrimcilerin katlinde yardım eden Doğu Perinçek'in ''Vatan Partisi'' mi yoksa?
Velev ki HDP milliyetçi bir siyasal hareket. Bu neyi değiştirir? Yukarıda ''orta doğu'da milli hareketlere ihtiyaç var'' diyen sen değilmiydin? Ki ezilen ulusların milliyetçiliği Lenin'e göre zulme karşı demokratik bir muhteva taşıması bakımından ilericidir. Fakat HDP milliyetçi bir parti değildir. Kürt halkının ulusal hak taleplerini, Anadolu'da ki devrimci-demokratların demokrasi ve özgürlük talepleri ile paralellik kurarak savunan, muhtevası demokratik bir örgüttür.
Hüda-Par meselesine gelirsekte, bölgede devlet tandanslı İslamcı kontgerilla gruplarının mazisi Hüda-Par'dan eskilere dayanır. 90'larda Hizbullah adı altında faaliyet gösteren ve Kürt devrimci aydınlarını ''domuz bağı'' ile katleden söz konusu grupların günümüzde ki ismi Hüda-Par olmuştur. İsim değişmiştir ama nitelik ve işlev değilmemiştir. Ak Parti gericiliğine karşı çıkarken, ''Hüda Par'a özgürlük tanımıyorlar yeaa'' şeklinde ki tepkinde iki yüzlü olduğunu göstermektedir.
postalmarx
18-02-2015, 22:49
HDP Türk sosyalistlerin de katılımıyla karakteri ister istemez değişecek olan bir parti. Kürtler bunu Türkiye partisi olsun diye kurdu zaten, yani niyetleri bu partiyi paylaşmak. Düşün ki bir parti Kürtler kurmuş ama sonra Türklerden büyük bir katılım olmuş, artık bu bir Kürt partisi değildir. İster istemez dönüşecektir ve Türkiye partisi olacaktır.
Tek gereken bu anti-Kürt önyargılarından sıyrılıp biraz daha geniş düşünebilmek. Atatürkçülerin bazıları sosyaldemokrasi ile faşizm arasında, cehaletten gelen bir ikilemdedir. Onları kazanmak mümkün.
An itibariyle de ülkedeki Marxist kökenden gelen en büyük parti HDP'dir.
Sosyaldemokrasi tarihi itibariyle Marxist kökenlidir. Bunun dışında bir sosyaldemokrasi yoktur. CHP sosyaldemokrat değildir. Baas partisine benzer. HDP ise ne kadar Kürt davasına önem veren bir parti olsa da aslında Marxisttir. "Kürt milliyetçisi bunlar" diye anlatılanlar yalan.
Bu tarz şeyler sadece ülklede solun önünü tıkıyor. CHP ve HDP ittifak yapmalı. CHP'nin ulusalcıları da Anadolu partisine falan giderler zamanla. Her medeni ülke gibi burada da muhafazakar partinin karşısında güçlü bir sosyaldemokrat blok olmak zorunda. HDP ile ittifak CHP'yi de dönüştürecek ve solcu olmaya zorlayacak.
CHP aslında pekçok Marxisti zamanında bünyesinde barındırdı. Ama partinin sorunu ulusalcıların partiyi istila etmiş olmasıdır. CHP'de gereken ulusalcılar ile sosyaldemokratların ayrılmasıdır. HDP sosyaldemokratları birleştirmek için en iyi anahtardır. Çünkü ulusalcıların Kürt nefreti bu ittifakı kabul etmez, onlar da ayrılırlar. CHP isminin onlarda kalması farketmez. Önemli olan Türkiye sosyaldemokratlarının birleşmesi.
HDP Marxist değil diyenler diğer bir başlıkta Evrensel-insan'ın paylaştığı bir grafiğe baksınlar. Bu grafikte 4 büyük partinin kadın ve eşcinsel hakları konusundaki tutumları karşılaştırılıyor. HDP'nin CHP'den daha ilerici olduğu açıkça görülüyor.
@Bahadir91
Siz, ısrarla "Kürtlerin milliyetçiliği sosyalist bağlamda değerlendirilebilir, ancak Türklerin milliyetçiliği sosyalist bağlamda değerlendirilemez" dediğiniz sürece Türkiye topraklarındaki sosyalizm gelişemeyecek.
Siz, ısrarla bu türden "teorik" ve "doktriner" tartışmaları gündeme getirerek solun gelişmesine ve yeni politikalar üretmesine bir engel teşkil ediyorsunuz.
Bu yüzden "pragmatik" bir mantalite güden sağ siyaset her daim kendini iktidarda bulabiliyor.
"Ben lafa değil, icraata bakarım" sloganı da bu durum ile ilişkilidir.
Vatandaş artık sosyalistlerin ya da genel anlamı ile solun bu teorik, doktriner tartışmalarından sıkıldı ve tüm bu tartışmaların "karın doyurmadığını" anladı.
İkinci olarak Kürtlerin "uluslaşmasının" Condolezza Rice'ın, "Ortadoğu'da yeni devletler kurulacak, ulus-devletlerin birçoğu yıkılacak" demesinden sonra ivme kazanmış olması tehlikeli bir durumdur.
Ne oldu da Irak'ın ve diğer millîci Arap ülkelerinin bölünmesinden sonra sıra bizim topraklarımıza geldi?
Bunlar sistematik birer hareketin izlerini taşıyor çünkü.
Çözüm sürecinin taraflarından birisinin de "Ben BOP eşbaşkanıyım" demiş olması da dediklerimizin içeriğini dolduruyor.
PKK'ya yönelik hiçbir dış faktörü kabul etmeyip de "dinci Kürtlerin" bir maşa olduğunu iddia etmeniz ve bu kitleyi asla kabul etmemeniz de ilginç bir tezat.
Bu, bizim değil de, sizin ikiyüzlü oluşunuza dair emareler taşıyan bir durum.
Ortaya öyle bir "sosyal-demokrasi" tanımı çıkarılıyor ki, sanki kökenini Karl Marks'tan alan değil de Mevlana'dan alan bir siyasi düşünce ile karşı karşıya kalıyoruz; "Gel, her ne olursan ol gene gel."
Sosyal-demokrasi bu değildir.
Böyle bir anlayış sosyal-demokrasiyi emperyalizmin ve kapitalizmin "sol bacağı" yapmaktan öte bir girişim olmayacaktır.
CHP-HDP ittifakı demek emperyalizmin ve kapitalizmin sol bacağını CHP'nin, sağ bacağını ise HDP'nin oluşturması demektir.
Sosyal-demokrasinin neresinde yazıyor dinci cemaatleri baş tacı etmek?
Üstelik bu insanlar yıllarca sahte belgelerle insanları karaladılar, TSK'yı derdest ettiler, buna karşı çıkan en büyük kitle partisinin başına da "kaset operasyonu" ile istedikleri bir lideri getirdiler.
Bunların karşısında olmak suç sayılacak neredeyse...
Sosyal-demokrasiymiş, yesinler öyle demokrasiyi be...
Anti,
Sosyalistler ulusal meseleleri yüzeysel bir şekilde ele alıp, ezen ulus ile ezilen ulus milliyetçiliğini aynı potada değerlendirmezler. Bu sebeple ''Türk uluscuğu'' ile ''Kürt ulusculuğu'' ihtiva ettiği değerler ve özü itibarı ile Sosyalistler için farklı bir karakter taşımaktadır. Türk ulusculuğu bir ezen toplum ulusculuğu olarak bu ülkede ki farklı etnik grupların, farklı dinsel ve mezhepsel kitlelerin üzerinde ki tahakküme, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin önüne set çeken, gerici bir siyasal tavır alışa tekabül etmektedir. Ermeni Soykırımını yapanlarda, Dersim katliamı gerçekleştirenlerde, 6-7 Eylül'de Rum ve Ermeni mülklerini talan edenlerde, 70'lerde devrimcilerin kanına girenler ve hatta 7 yıl önce Hrant'ı katledenlerde Türk milliyetçiliği adına, onun empoze ettiği değer yargıları adına hareket ediyorlardı. Bu bakımdan bizzat ortaya koyduğu pratik Türk milliyetçiliğinin bir ezen ulus milliyetçiliği olarakgerici vasfını ortaya koymaktadır.
Peki Kürt ulusculuğu neyi temsil ediyor. Öncelikle Kürt halkının yıllardır inkar edilen ve baskılanan kültürel kimliğinin savunusu gibi adalet taleplerini, yıllardır şiddete ve ayrımcılığa maruz kalan eşcinsellerin haklarının savunusunu, işçi ve emekçi kitleler ile dayanışmayı temsil ediyor. Herhangi bir etnik, kültürel ve ideolojik kimlik üzerinde ki baskıyı değil.
Solun iktidarı meselesine gelirsekte savunusunu yaptığın Vatan partisi, bana göre Ak Partinin bile sağında yer almaktadır. Daha ellerindeki Kürt kanı kurumamış paşalarının dizinin dibinden ayrılmayan, milliyetçi kimlikleri ile ideolojilerini tanımlayan bir siyasal hareket bana göre solu ve onun ihtiva ettiği enternasyonal değerleri temsil edemez.
evrensel-insan
18-02-2015, 23:46
T.C. tarihinde de bugun de iktidara ya da meclise ne sosyal ne de democrat bir parti girmemistir.
Sosyal olmak toplumu toplumsal olarak kendi ideolojine inancina yonlendirmek degildir.
Demokrat olmakta sadece kendi ideolojine inancina demokrasi getirmek degildir.
TSK'yı derdest ettiler
Bu ifadeye dikkat!
Bunu kendisini Sosyalist olarak tanımlayan birisi söylüyor. Kürt katliamlarını gerçekleştiren, devrimcilerin kanına giren, Amerikan çıkarları doğrultusunda Kore ve Afganistan'da jandarmalık yapan bir kurumun derdest edilmesiymiş mesele.
Cemal Gürsel'in ''Donumuza kadar Amerika veriyor'' diyen orduyu savunur, ondan sonrada Barzani'den girer, BOP'dan çıkarsınız.
Bu ifadeye dikkat!
Bunu kendisini Sosyalist olarak tanımlayan birisi söylüyor. Kürt katliamlarını gerçekleştiren, devrimcilerin kanına giren, Amerikan çıkarları doğrultusunda Kore ve Afganistan'da jandarmalık yapan bir kurumun derdest edilmesiymiş mesele.
Cemal Gürsel'in ''Donumuza kadar Amerika veriyor'' diyen orduyu savunur, ondan sonrada Barzani'den girer, BOP'dan çıkarsınız.Sen, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne baktığın zaman bunları görüyor olabilirsin ama ben TSK'ya baktığım zaman hayatının baharında alçakça ve kalleşçe öldürülen gencecik insanları görüyorum.
Emperyalist çıkarların taşeronluğunu yapan bir terör örgütünün saldırılarına karşı gecenin ayazında eli tetikte beklemekte olan gencecik insanları...
Eli kanlı insanların özgürlük, barış ve demokrasi üzerine nutuk atabildiği ülke; Türkiye!
Teşekkürler AKP, "çünkü ben de lafa değil, icraata bakarım."
Ayrıca ankette "Etik/Ahlaki Degerler" seçeneğini işaretleyen tek kişiyim.
TSK'nın sahte belgelerce derdest edilmesine, hak ve hukuk tanımaksızın insanların hapislerde çürütülmesine ses etmeyip, Erdoğan gibi "şöyle bir geçmişe gidiyorum" diyenlere karşı bizim sığınacağımız tek nokta ahlâktır.
Nihat Genç'in Nöbetçi Yazılar isimli kitabının alt başlığında yer aldığı gibi; "Hiçbir şansımız yok, bu ahlâk savaşına katılacağız."
TSK'ya baktığım zaman hayatının baharında alçakça ve kalleşçe öldürülen gencecik insanları görüyorum.
Evet hayatının baharında solup, giden o gencecik çocuklara bende üzülüyorum.
Fakat bunun sorumlusunu arıyorsan ulusal ve kültürel varlıklarını korumak için dağa çıkan insanları değil, onların dağa çıkmasının müsebbibi olan baskı,asimilasyon ve şiddet politikalarını yıllarca Kürt halkı üzerinde tatbik eden devlete bakmalısın bence...
evrensel-insan
19-02-2015, 00:12
Ankette ilginc olan Turkiye Cumhuriyeti' nde, kimsenin "cumhuriyet" i isaretlememis olmasi.
Bunun nedeni acaba, cumhuriyet algisinin turk milliligine dayaniyor olmasi mi?
Kimse "cumhuriyet" in ortak bir ittifak olabilmesini istemiyorsa, rejim/system duzen olarak istenen nedir?
TSK'nın sahte belgelerce derdest edilmesine, hak ve hukuk tanımaksızın insanların hapislerde çürütülmesine ses etmeyip,
Gelişmemiş toplumlar, kendi ordularının işgali altındadır ki buna türklerde dahil...
Yıllarca bu ülkede demokrasiyi baltalamaya yönelik eğilim ve girişimlerin ordudan geldiğini görebilmek için demokrasi tarihimizde ki 2 darbe ve 3 muhtıraya bakmak kafidir sanırım. Bu bakımdan türkiye'de ordunun kaybettiği her mevzi, demokrasi ve özgürlük adına bir kazanımı ifade etmektedir ve desteklenmelidir.
evrensel-insan
19-02-2015, 00:17
Gelişmemiş toplumlar, kendi ordularının işgali altındadır ki buna türklerde dahil...
Yıllarca bu ülkede demokrasiyi baltalamaya yönelik eğilim ve girişimlerin ordudan geldiğini görebilmek için demokrasi tarihimizde ki 2 darbe ve 3 muhtıraya bakmak kafidir sanırım. Bu bakımdan türkiye'de ordunun kaybettiği her mevzi, demokrasi ve özgürlük adına bir kazanımı ifade etmektedir ve desteklenmelidir.
Neden 2 darbe, 3 degil mi?
60, 70 ve 80.
Ankette ilginc olan Turkiye Cumhuriyeti' nde, kimsenin "cumhuriyet" i isaretlememis olmasi.
Bunun nedeni acaba, cumhuriyet algisinin turk milliligine dayaniyor olmasi mi?
Kimse "cumhuriyet" in ortak bir ittifak olabilmesini istemiyorsa, rejim/system duzen olarak istenen nedir?Bu, Tayyip Erdoğan'ın ve hatta tüm sağ siyasetçilerin retoriğinden eksik olmayan "millî irade" fetişizmi ile ilgili olsa gerek.
Sağ siyasetçiler millî iradeyi ve sandık mekanizmasını o denli yüceltirler ki bizler de (ve halkımız da) cumhuriyetin herhangi bir tehdit altında olduğunu düşünmez.
Hatta literatürde bile başkanlık sistemi demokrasinin zıttı bir durumu ifade etmez.
Bu yüzden de başkanlık sistemi tartışmalarında, akademisyenler, başkanlık sistemini cumhuriyete bir saldırı olarak değil de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği nezdinde değerlendirerek baskıcı bir dönemin bizi beklediğini işaret etmek zorunda kalırlar.
evrensel-insan
19-02-2015, 00:30
Bu, Tayyip Erdoğan'ın ve hatta tüm sağ siyasetçilerin retoriğinden eksik olmayan "millî irade" fetişizmi ile ilgili olsa gerek.
Sağ siyasetçiler millî iradeyi ve sandık mekanizmasını o denli yüceltirler ki bizler de (ve halkımız da) cumhuriyetin herhangi bir tehdit altında olduğunu düşünmez.
Hatta literatürde bile başkanlık sistemi demokrasinin zıttı bir durumu ifade etmez.
Bu yüzden de başkanlık sistemi tartışmalarında, akademisyenler, başkanlık sistemini cumhuriyete bir saldırı olarak değil de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği nezdinde değerlendirerek baskıcı bir dönemin bizi beklediğini işaret etmek zorunda kalırlar.
Yani hala algida cumhuriyet yani "halk iradesi/idaresi" gecerli mi?
Nedeni de carpik secim sisteminde diktatorun sandiktan nicelik coklugu olarak cikmasi mi?
Aslinda eger cumhuriyet bui ise, ki degildir. Bu sadece diktatorun iktidara gelmek icin kullandigi bir aractir ve amac degildir.
Ayrica "halk iradesi/idaresi" de ortada yoktur "diktatorun, kendi iradesi ile halki idaresi" vardir.
Eger cumhuriyet "milli irade/idare" ise o zaman diktatorun dini yonlendirimi nasil milli oluyor?
Buradaki milli "millet" de milli irade/idare" de "milletin dini idaresi/iradesi" ve de millet=dictator mu oluyor?
@evrensel-insan
Tüm bu sorulara yanıt mahiyetinde Platon'un Devlet isimli eserinden alıntı yapalım mı?
''...Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir.
Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar...''
evrensel-insan
19-02-2015, 01:36
@evrensel-insan
Tüm bu sorulara yanıt mahiyetinde Platon'un Devlet isimli eserinden alıntı yapalım mı?
''...Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir.
Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar...''
Iste bu yuzden birey yetismeyen toplumlardan nitelik olarak ne bir soyo-etik bilinc ne de bir demokrasi cikmaz.
Cunku sosyal demokrasi, nitelik isidir; nicelik ile de gelecek ya da getirecek bir toplumumuz yoktur.
O yuzden:
"T.C. tarihinde de bugun de iktidara ya da meclise ne sosyal ne de democrat bir parti girmemistir.
Sosyal olmak toplumu toplumsal olarak kendi ideolojine inancina yonlendirmek degildir.
Demokrat olmakta sadece kendi ideolojine inancina demokrasi getirmek degildir", dedim.
Demokrasiye ilişkin yaklaşımlar tarihsel ve ideolojik bağlamda farklılaşabilir.
Örneğin Anarşist kanaat önderlerinden Enrica Malatesta;Demokrasinin, çoğunluğun, azınlığı sindirmesini yolu olabileceğini söyleyerek, demokrasinin yerine uzlaşının almasının hem daha adil, hemde daha sağlıklı bir düzenin tesisini mümkün kılabileceğini belirtmiştir.
Lenin ise ''Devlet ve Devrim''de parlamenter demokrasiyi, bir kaç yılda bir hangi sınıfın, hangi yöneticisinin toplumu baskılayacağına karar verilmesi olarak tanımlar ve demokrasiyi, parlamenterizm olmadan düşünebilmeliyiz der.
Fakat bana göre demokrasinin en önemli işlevi ve savunusunu gerekli kılan niteliği, toplumun, kendisini yönetenlerin seçimi üzerinde söz sahibi olabilmesi gibi etik bir değere dayanmasıdır. Bu sebeple de Platon'un değindiği şekliyle toplumun bilinç düzeyinden bağımsızdır. Demokrasi sadece şunu gerçek kılar; Her toplum, hak ettiği şekilde yönetilir!
Görüyorum da demokrasi en fazla tartışılan konu olmuş. Halbuki yapılan ankette en fazla tercih Laiklik ama kimse laiklik nedir nasıl uygulanır her yerde herkese göre aynımı uygulanır konusu hiç tartışılmamış.Demekki bu konuda tartışmaya değecek kadar ayrılıklar yok veya ciddiye alınmamış.
Ama demokrasi çok boyutlu tartışılmış hatta tartışmaların arasına demokrasinin geçici kesintiye uğramasını getiren darbelerde girmiş.
Bu gün bu ülkede demokrasi ile birlikte laiklikte tehlike de olmasına rahmen pek değer bulmamış
Neden demokrasi bu derecede tartışılıyor. Demokrasinin olması veya olmaması bu toplumda kaç kişiyi ilgilendiriyor.
Sonunda demokrasi nin bize yansıyan kısmı 4 yılda bir koydukları sandıklara gidip o sandığa mühürlenmiş kağıt parçalarının atılması.
Bizi bu demokrasi ne kadar anlatıyor. Yoksa demokrasi diye ortalığı velveleye verenler kendi güçlerini çıkarlarını kaybedecekleri için veya yeni güç kazanacakları için bizimi kullanıyorlar.
Demokrasiyi vaz geçilmez ilan ederek bize göz dağımı veriyorlar.
Demokrasi olmadımı yaşam olmuyormu.
Demaokrasi sadece onların bize verdiği kadarmı onlara itaat etmedikmi demokrasi oluşamazmı.
Biz kendi alemizde mahallemizde köyümüzde demokrasi kuramayızmı.
Bu egemenlere bağlımı kalacağız onlara hayır dersek yaşam bitecekmi
Demokrasi sonucunda seçme ve seçilme hakkı değilmi.Zaten bunların bize verdiği demokraside onların önümüze koyduğu seçeneklerden birini seçme hakkı değilmi.
Bu ülkede demokrasi bütün topluma aynı oranda yansıyormu.Bir zenginle bir fakir aynımı Demokraside bir egemenlik yokmu sınıfsal farklılık yokmu
Bende seçeneklerden demokrasi tarafını seçmiş bir kişi olarak bu sorular hep kafamda yer almıştır.
Demokraside nasıl demokrasi. Kim kimi nasıl yönetecek, seçilenler nasıl denetlenecek. Seçtiklerimizin yaptıklarını beğenmezsek nasıl geri çağıracağız bunun yolu yöntemi nedir.
Kiminle hangi tehlike için ne kadar birlikte olacağız. Hangi tehlike için ne kadar ne zamana kadar ödün vereceğiz.
Yaşam dümdüz bir ova değil dağlar karlar çöller yakıcı güneşi var.demokraside öyle bize verilirse elimizden o kadar çabuk alınır eğer zorla alırsak onu herkesden kıskanırız.
Aşık Veysel,in dediği gibi Ben güzele güzel demem güzel benim olmayanca.
postalmarx
19-02-2015, 15:04
Türk'ün demokrasiyle imtihanı. Bu kadar şark kurnazı bir araya gelince tabii hepsi "demokrasiye gerek yok, bırakın benim dediğim olsun, bakın niye demokrasiye gerek yok anlatayım" diye diğerlerini kandırmak üzere hikayeler anlatacaktı tabi nolacaktı? O kadar enerjiyi memleketin meselelerini tek tek tartışıp müzakere etmeye harcasaydınız zaten şimdiye düze çıkmıştık. Demokrasi de zaten budur. Meclistir, müzakeredir. Herkesin fikrini dinlemektir. Herkesin en az senin kadar söz hakkı olduğunu baştan bir kere eşşek gibi kabul etmektir. Sonra da insan gibi oturup her mevzuyu tartışmaktır. Çok mu zor birşey?
Bu Atatürkçüler mesela Müslümanlara zamanında söz hakkı vermiş olsaydı Fetullahçılar bu 40 yıldır süren devleti gizliden ele geçirme projesini uygulamaya koyar mıydı? Eğer Kürtlere söz hakkı verilmiş olsaydı PKK böyle bir güç olarak ortaya çıkar mıydı? Süperzekalar hala ders çıkartmıyor, hala eski günlerin kolay kaymak iktidarını arıyor. Yahu, yok öyle birşey. Oligarşi sürdürülemez. İstediğin kadar yalana manipülasyona maharetli ol. Üç gün beş gün sonra böyle elinde patlar. Aksi imkansızdır.
Al işte koca ordu senin ideolojindi, bütün yüksek yargı, tüm bürokrasi senin ideolojindi. Medya senin ideolojindi. İlköğretim müfredatı senin ideolojindi. Mecliste senin ideolojin dışında tek laf edilemezdi. Meclise Müslüman veya Kürt parti girmeye çalışınca kovdun çıkarttın partilerini kapattın. Her türlü imkan elindeydi. Ne oldu? Gene Müslümanlar iktidara geldi, gene Kürtleri dinlemek zorunda kaldın. Ne oldu yani? Nereye vardın?
Asıl anlayamadığım bu nasıl bir hezeyandır ki hala mevzuyu göremiyor. Hala eski oligarşiye uzanabileceğini sanıyor. Hala insanlara bayat tekerlemeler anlatıyor. Hala manipülasyon peşinde. Hala uzlaşma niyetinde değil.
Ne diye artık ülkenin geri kalanını adam yerine koymamakta direniyorsunuz? Tüm sorun sizin başınızın altından çıkıyor. Bu nasıl bir kibirdir, hezeyandır, uzlaşmazlıktır. Nasıl bir beladır.
Dialectics
19-02-2015, 16:22
Türk'ün demokrasiyle imtihanı. Bu kadar şark kurnazı bir araya gelince tabii hepsi "demokrasiye gerek yok, bırakın benim dediğim olsun, bakın niye demokrasiye gerek yok anlatayım" diye diğerlerini kandırmak üzere hikayeler anlatacaktı tabi nolacaktı? O kadar enerjiyi memleketin meselelerini tek tek tartışıp müzakere etmeye harcasaydınız zaten şimdiye düze çıkmıştık. Demokrasi de zaten budur. Meclistir, müzakeredir. Herkesin fikrini dinlemektir. Herkesin en az senin kadar söz hakkı olduğunu baştan bir kere eşşek gibi kabul etmektir. Sonra da insan gibi oturup her mevzuyu tartışmaktır. Çok mu zor birşey?
Bu Atatürkçüler mesela Müslümanlara zamanında söz hakkı vermiş olsaydı Fetullahçılar bu 40 yıldır süren devleti gizliden ele geçirme projesini uygulamaya koyar mıydı? Eğer Kürtlere söz hakkı verilmiş olsaydı PKK böyle bir güç olarak ortaya çıkar mıydı? Süperzekalar hala ders çıkartmıyor, hala eski günlerin kolay kaymak iktidarını arıyor. Yahu, yok öyle birşey. Oligarşi sürdürülemez. İstediğin kadar yalana manipülasyona maharetli ol. Üç gün beş gün sonra böyle elinde patlar. Aksi imkansızdır.
Al işte koca ordu senin ideolojindi, bütün yüksek yargı, tüm bürokrasi senin ideolojindi. Medya senin ideolojindi. İlköğretim müfredatı senin ideolojindi. Mecliste senin ideolojin dışında tek laf edilemezdi. Meclise Müslüman veya Kürt parti girmeye çalışınca kovdun çıkarttın partilerini kapattın. Her türlü imkan elindeydi. Ne oldu? Gene Müslümanlar iktidara geldi, gene Kürtleri dinlemek zorunda kaldın. Ne oldu yani? Nereye vardın?
Asıl anlayamadığım bu nasıl bir hezeyandır ki hala mevzuyu göremiyor. Hala eski oligarşiye uzanabileceğini sanıyor. Hala insanlara bayat tekerlemeler anlatıyor. Hala manipülasyon peşinde. Hala uzlaşma niyetinde değil.
Ne diye artık ülkenin geri kalanını adam yerine koymamakta direniyorsunuz? Tüm sorun sizin başınızın altından çıkıyor. Bu nasıl bir kibirdir, hezeyandır, uzlaşmazlıktır. Nasıl bir beladır.
İtiraf ediyorum, adam doğru söylüyor. Şapkayı önümüze koymamız lâzım. Nasıl ki beyinlerimiz zamanında din ile yıkandıysa; ilkokullarda Türklük ile, milliyetçilik ve Atatürkçülük ile de işlendik. Bunlar değişmez önyargılar olarak hücrelerimize girdi.
Yani bir yerlerde yanlış var belli, ne adam gibi bir demokrasi kurabildik, ne dini radiklacilik bertaraf edildi, ne de kürt sorunu çözülebildi. Zamanında çözüm olabileceği düşünülen, daha modern, güçlü bir topluma götürebileceği tahayyül edilen politikalar işe yaramadı, başka sıkıntılara sebep oldu.
Hani asil millettik... Eline gücü geçiren koltuk sevdalısı oldu, muhalefeti dahil.
Bir yerlerde yanlış var, bunu algılamamız gerekiyor sanırım...
evrensel-insan
19-02-2015, 19:57
Görüyorum da demokrasi en fazla tartışılan konu olmuş. Halbuki yapılan ankette en fazla tercih Laiklik ama kimse laiklik nedir nasıl uygulanır her yerde herkese göre aynımı uygulanır konusu hiç tartışılmamış.Demekki bu konuda tartışmaya değecek kadar ayrılıklar yok veya ciddiye alınmamış.
Ama demokrasi çok boyutlu tartışılmış hatta tartışmaların arasına demokrasinin geçici kesintiye uğramasını getiren darbelerde girmiş.
Bu gün bu ülkede demokrasi ile birlikte laiklikte tehlike de olmasına rahmen pek değer bulmamış
Neden demokrasi bu derecede tartışılıyor. Demokrasinin olması veya olmaması bu toplumda kaç kişiyi ilgilendiriyor.
Sonunda demokrasi nin bize yansıyan kısmı 4 yılda bir koydukları sandıklara gidip o sandığa mühürlenmiş kağıt parçalarının atılması.
Bizi bu demokrasi ne kadar anlatıyor. Yoksa demokrasi diye ortalığı velveleye verenler kendi güçlerini çıkarlarını kaybedecekleri için veya yeni güç kazanacakları için bizimi kullanıyorlar.
Demokrasiyi vaz geçilmez ilan ederek bize göz dağımı veriyorlar.
Demokrasi olmadımı yaşam olmuyormu.
Demaokrasi sadece onların bize verdiği kadarmı onlara itaat etmedikmi demokrasi oluşamazmı.
Biz kendi alemizde mahallemizde köyümüzde demokrasi kuramayızmı.
Bu egemenlere bağlımı kalacağız onlara hayır dersek yaşam bitecekmi
Demokrasi sonucunda seçme ve seçilme hakkı değilmi.Zaten bunların bize verdiği demokraside onların önümüze koyduğu seçeneklerden birini seçme hakkı değilmi.
Bu ülkede demokrasi bütün topluma aynı oranda yansıyormu.Bir zenginle bir fakir aynımı Demokraside bir egemenlik yokmu sınıfsal farklılık yokmu
Bende seçeneklerden demokrasi tarafını seçmiş bir kişi olarak bu sorular hep kafamda yer almıştır.
Demokraside nasıl demokrasi. Kim kimi nasıl yönetecek, seçilenler nasıl denetlenecek. Seçtiklerimizin yaptıklarını beğenmezsek nasıl geri çağıracağız bunun yolu yöntemi nedir.
Kiminle hangi tehlike için ne kadar birlikte olacağız. Hangi tehlike için ne kadar ne zamana kadar ödün vereceğiz.
Yaşam dümdüz bir ova değil dağlar karlar çöller yakıcı güneşi var.demokraside öyle bize verilirse elimizden o kadar çabuk alınır eğer zorla alırsak onu herkesden kıskanırız.
Aşık Veysel,in dediği gibi Ben güzele güzel demem güzel benim olmayanca.
Ben cumhuriyeti gundeme getirdim. Sen de laikligi.
Gerci laiklik ancak sekuler bilincin saglayabilecegi bir duzendir de, T.C. tarihindeki devlet diyanetli dinli I.Marsili toplumumuzun ne kadar laik olabildigi de tartisilir.
Gerci etikolarak iktidarlar milli oldugu zaman, laiklik onem kazanmiyor, ne zaman iktidar dinli oldu, iste laiklik o zaman deger kazandi.
Cunku bu dinli iktidara gore laiklik=dinsizlikinancsizlik. Vermek istedikleri algi operasyonu bu.
Cumhuriyet her koşulda uygulanır ama laiklik uygulanmaz.Onun için laiklik daha hassas Heleki türkiye gibi çok faklı inanışların olduğu bir ülkede.
Nufusun % 30 u alevi .Eğer laiklik zarar görürse bu işten sadece dinsizler zarar görmez aleviler daha çok zarar görecektir.
Türkiyede baştan beri laiklik tartışma konusu Devlet tam bir laik hiç olmamıştır şimdi ise tamamen kaldırılma tehlikesi var.
Onun için demokrasi isteyenlerle laiklik isteyenler bir çatı altında birleşmeli ve uzun sabırlı bir mücadele planlamalıdır.
Laik bir düzen aynı zamanda rakabetçi bir düzendir rakabet gelişmeyi yaratır Eğer laiklik kalkarsa durgunluk hatta geriye gidiş uygulanır.
Bence buna dünya kapitalizm,i izin vermeyecektir.İşte iran ve kapitalist dünyanın bu sisteme itirazı görülmektedir.
Bu etikmidir yoksa sosya etikmidir o kadarını bilmiyorum.
evrensel-insan
21-02-2015, 00:49
Cumhuriyet her koşulda uygulanır ama laiklik uygulanmaz.Onun için laiklik daha hassas Heleki türkiye gibi çok faklı inanışların olduğu bir ülkede.
Nufusun % 30 u alevi .Eğer laiklik zarar görürse bu işten sadece dinsizler zarar görmez aleviler daha çok zarar görecektir.
Türkiyede baştan beri laiklik tartışma konusu Devlet tam bir laik hiç olmamıştır şimdi ise tamamen kaldırılma tehlikesi var.
Onun için demokrasi isteyenlerle laiklik isteyenler bir çatı altında birleşmeli ve uzun sabırlı bir mücadele planlamalıdır.
Laik bir düzen aynı zamanda rakabetçi bir düzendir rakabet gelişmeyi yaratır Eğer laiklik kalkarsa durgunluk hatta geriye gidiş uygulanır.
Bence buna dünya kapitalizm,i izin vermeyecektir.İşte iran ve kapitalist dünyanın bu sisteme itirazı görülmektedir.
Bu etikmidir yoksa sosya etikmidir o kadarını bilmiyorum.
Laiklik konusunda sosyo-etik olan sekuler laikliktir. Yani devlet ver din islerinin ayrilmasini saglayan bilincin dunyevi olmasi gerekir.
Aksi bir laiklik sadece bir politik cikar ve somuiru olarak kullanilandir.
Bu milliyetcilikte olabilir, dincilikte.
Turkiye cumhuriyetinde hic bir zaman sekuler bilincli bir donem olmamistir ve laiklik te laiklige layikdegildir.
Laiklik ile seriat, muslumanlik ile sekulerlik bagdasmaz.
Kisi laik olamaz, ancak laik bir duzeni isteyebilir.
Sekulerlik ise kisinin olabilecegidir, ayni muslumanlik gibi.
sosyo-etik. toplumca benimsenmiş ahlâkî kurallar dizgesi. toplumsal ahlâk.
uludağ sözlük.
Bütün toplum ahlak kuralları ile laiklik benimsememiş olabilir. Devlet laik olacaktır.
Örneğin ben laik değilim dinsizim ve hiç bir dine din anlayışına saygılı değilim benim ahlak anlayışımda bu şekle saygı yok. Dinin anti probagandasını dinsizliğin lehine probaganda yaparım. Bir dindarında laik olduğunu sanmıyorum onun gelenek kuralarında bu yok olduğunu biliyorum.
Ancak devlet laik olduğunda bu iki zıt toplumu bir arada barış içinde tutar. Çünkü devlette belirleyici yasalardır.
Tıpkı eski tarihi eserlerin korunduğu gibi bazı kültürler din anlayışları gelenekler devlet ve yasaları tarafından korumaya alınır.Ama bu devletin o kültür ve dini koruması onu üstün tutması anlamı taımaz.
evrensel-insan
21-02-2015, 17:00
uludağ sözlük.
Bütün toplum ahlak kuralları ile laiklik benimsememiş olabilir. Devlet laik olacaktır.
Örneğin ben laik değilim dinsizim ve hiç bir dine din anlayışına saygılı değilim benim ahlak anlayışımda bu şekle saygı yok. Dinin anti probagandasını dinsizliğin lehine probaganda yaparım. Bir dindarında laik olduğunu sanmıyorum onun gelenek kuralarında bu yok olduğunu biliyorum.
Ancak devlet laik olduğunda bu iki zıt toplumu bir arada barış içinde tutar. Çünkü devlette belirleyici yasalardır.
Tıpkı eski tarihi eserlerin korunduğu gibi bazı kültürler din anlayışları gelenekler devlet ve yasaları tarafından korumaya alınır.Ama bu devletin o kültür ve dini koruması onu üstün tutması anlamı taımaz.
Sosyo-etik sadece ahlaki icermez. Etigin sosyalligini ve de sosyal etigi icerir.
Burada etigin sosyalligi- Her turlu etik degerin bir biri ile ayni ortamda her birinin degerini yasatmasi ve birinin digerine mudahele etmemesi ve hakim/ust olmamasidir. Yani sosyallik kisinin bireyin tum etik deger farklari ile birlikte yasayabilmesi ve iliski kurabilmesidir.
Sosyal etik- ise tum etik degerlerin bir nitelik oldugunu bu sekilde ayni etik degeri tasiyanlarin da sosyal bir toplum olusturdugunun algilanmasidir. Yani etik bieysel/kisisel degil, sosyaldir.
Burada etik degerler- dini, milli etnik, mezhepsel, ahlaki, geleneksel, kulturel, tarihi, sanatsal v.s. olarak cesitlenir.
Ahlak etik degerlerin ana kollarindan biridir.
Sosyo-etik sadece ahlaki icermez. Etigin sosyalligini ve de sosyal etigi icerir.
Sen bunu söylüyorsun sözlükler ansiklopediler başka ben neyi nasıl anlayacağım.
Ansiklopediler bütün toplumun nasıl anlaması gerektiğini yazıyor eğer bir faklılık varsa o ansiklopedilik bir sorun benim ne anladığımla ilgili değil.
Benim bildiğim etik gelenek görenek ahlak töre dir din ve mezhep törenin içinde yer alır. Bu da orta çağdan kalma bir kültürdür. Gelişmiş kapitalist ülkelerde işlevliğini kaybetmiş az gelişen ve gelişemeyen ülkelerde varlığını sürdürür hatta zaman zaman kanun yerine bile geçer.
Etik sosyalliğin içinde çok farklı sınıflar vardır o sosyallik henüz tam olarak modenleşememiş topluluklardır.
Örneğin başlık parası türkiyenin doğusunda etik bir anlayıştır batısında ayıp ve gericilik olarak karşılanır.
Biz modern kapitalizmi anlarken etik değerlere bakmayız üretim ve üretim ilişkilerindeki bulunulan yerlere bakarız. Çünkü etik anlayış bir ülkede çok farklılık içerir ama üretim ve paylaşım aynı ölçülerde olur.
Onun için kapitalizm devrim sosyalizm kuramları daha çok modern anlayışa göre örgütlenir ve mücadele edilir.
Şu durumda olabilir geleneklerin, törenin güçlü olduğu toplumlarda örgütlenmeler gelenek ve ahlak dikkate alınır. Ama ana etken değildir.
evrensel-insan
22-02-2015, 01:54
Sen bunu söylüyorsun sözlükler ansiklopediler başka ben neyi nasıl anlayacağım.
Ansiklopediler bütün toplumun nasıl anlaması gerektiğini yazıyor eğer bir faklılık varsa o ansiklopedilik bir sorun benim ne anladığımla ilgili değil.
Benim bildiğim etik gelenek görenek ahlak töre dir din ve mezhep törenin içinde yer alır. Bu da orta çağdan kalma bir kültürdür. Gelişmiş kapitalist ülkelerde işlevliğini kaybetmiş az gelişen ve gelişemeyen ülkelerde varlığını sürdürür hatta zaman zaman kanun yerine bile geçer.
Etik sosyalliğin içinde çok farklı sınıflar vardır o sosyallik henüz tam olarak modenleşememiş topluluklardır.
Örneğin başlık parası türkiyenin doğusunda etik bir anlayıştır batısında ayıp ve gericilik olarak karşılanır.
Biz modern kapitalizmi anlarken etik değerlere bakmayız üretim ve üretim ilişkilerindeki bulunulan yerlere bakarız. Çünkü etik anlayış bir ülkede çok farklılık içerir ama üretim ve paylaşım aynı ölçülerde olur.
Onun için kapitalizm devrim sosyalizm kuramları daha çok modern anlayışa göre örgütlenir ve mücadele edilir.
Şu durumda olabilir geleneklerin, törenin güçlü olduğu toplumlarda örgütlenmeler gelenek ve ahlak dikkate alınır. Ama ana etken değildir.
Bak wiki anlatmis;
Halkın kendi kendine oluşturduğu, hiçbir yazılı metine dayanmayan kanunlara "etik ilkeler" denir. İnsan davranışının etik temelleri her sosyal bilime yansır: antropolojide bir kültürün bir diğeriyle ilişkilendirilmesinde yer alan karmaşıklıklar yüzünden, ekonomide kıt kaynakların paylaştırılmasını içerdiği için, politika biliminde (siyaset bilimi) gücün tahsisindeki rolü nedeniyle, sosyolojide grupların dinamiklerinin köklerindeki yeri itibariyle, hukukta etik yapıların ilke ve kanunsallaştırılması nedeniyle, kriminolojide etik davranışı öven etik olmayan davranışı kötüleyen hali ve psikolojide de etik olmayan davranışı tanımlayış, anlayış ve tedavi edici rolüyle mevcuttur.
Etik sosyal bilimler dışında kalan çeşitli bilim dallarına da yayılmıştır. Örneğin biyolojide biyoetik adıyla, ekolojide ise çevresel etik adıyla önemli bir yer teşkil eder.
Analitik felsefede, etik geleneksel olarak üç ana alana ayrılır: Meta-etik, normatif etik ve uygulamalı etik. Etik ve ahlak arasındaki bir farktan bahsetmek gerekir. Etik daha çok ahlak üzerinde konuşur, sorgular, tartışır, düşünür, yargılar. Ahlak yöresel, Etik ise evrenseldir. Etik, evrensel kabul gören kurallardır.
Simdi sirala halkin kendi kendine olusturdugu yazili metine dayanmayan kanunlar nelerdir?
http://tr.wikipedia.org/wiki/Etik
Bu da ingilizcesi
http://en.wikipedia.org/wiki/Ethics
Dil devriminden sonar bu tip soyut kavramlara her beyin algi biulgi bilinc ve farkindalik duzeyinde anlam ve icerik verir.
Felsefenin ana dallarindan biridir.
Benim tanimim "etik insanoglu bir arada nasil yasar ve yasamalidir uzerine olusturulmus kavramlar ve uygulamalaridir.
Bunlar evrensel ve temel olarak, evrensel hukuka bagli insan haklarinin her turlu demokratik ve sosyal hak ve ozgurlukleridir.
Etik olmakta cagdas ve yukaridaki temellerden yana olmaktir.
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=301117&postcount=829
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=537865&postcount=1247
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=516017&postcount=1182
Halkın kendi kendine oluşturduğu, hiçbir yazılı metine dayanmayan kanunlara "etik ilkeler" denir. İnsan davranışının etik temelleri her sosyal bilime yansır: Ben başka şeymi söylüyorum Kültür gelenek töre ahlak.Bende bunu söylüyorum. Hatta ben bazen yasaların yetmediği yerlerde yasa yerine geçer diyorum. Özellikle geri ve az gelişmiş ülke ve bölgelerde.
Bir şey vardır devletler otoritelerini kanunlarla sağlar. Onun için sistem (kapitalizm) ilerledikçe bu tür davranışları tasviye eder etmek zorundadır. Yoksa hakim yerine köyün yaşlısı öğretmen yerine imam karar verir bu da devletin otoritesini bozar.
Benim tanimim "etik insanoglu bir arada nasil yasar ve yasamalidir uzerine olusturulmus kavramlar ve uygulamalaridir.
Bunlar evrensel ve temel olarak, evrensel hukuka bagli insan haklarinin her turlu demokratik ve sosyal hak ve ozgurlukleridir.
Etik olmakta cagdas ve yukaridaki temellerden yana olmaktir. İnsanlar geçmiş çağlarda yazılmamış kurallara göre yaşardı ama çağ ilerleyip insanlar şehirlerde yaşamaya başladıktan sonra o yazılmamış kuralların yerini yazılmış kanunlar aldı. Artık bir mesele olduğunda bir muhtara veya köyün yaşlısına gidilmiyor mahkemeye gidiliyor insanlar bu durumu yadırgamıyor artık. Yani töre ve ahlakla yönetilemiyor.
Belki o tür yönetetimler özlenir durumda o yönetimler bu günden daha insani olabilir ama geri dönmek mümkün değil.
Bundan sonrada yönetim biçimi yine kanunlarla olacaktır. Ama daha insani karar verecek merciler ve insanı aşağılamayan kanunlar oluşabilir. Fakat bu insandan uzak yasalar ancak bunu yaratan nesnelerin ortadan kalkması ile mümkündür. Para ve sermaye bu işin en büyük engelidir.
Eğer her şey niyetle olsa idi bu iş bugüne kadar çoktan olurdu. Bütün düşünce biçimlerini yaşanan hayat yaratır.
Onun için MARX ın güzel bir sözü var. Bütün filozoflar dünyayı yorumlamıştır ama biz dünyayı devrimci biçimde değiştirmek istiyoruz der.
kötüleri yaratan nesneleri kaldırmadan kötülüğü kaldıramazsın.
evrensel-insan
23-02-2015, 01:04
Ben başka şeymi söylüyorum Kültür gelenek töre ahlak.Bende bunu söylüyorum. Hatta ben bazen yasaların yetmediği yerlerde yasa yerine geçer diyorum. Özellikle geri ve az gelişmiş ülke ve bölgelerde.
Bir şey vardır devletler otoritelerini kanunlarla sağlar. Onun için sistem (kapitalizm) ilerledikçe bu tür davranışları tasviye eder etmek zorundadır. Yoksa hakim yerine köyün yaşlısı öğretmen yerine imam karar verir bu da devletin otoritesini bozar.
İnsanlar geçmiş çağlarda yazılmamış kurallara göre yaşardı ama çağ ilerleyip insanlar şehirlerde yaşamaya başladıktan sonra o yazılmamış kuralların yerini yazılmış kanunlar aldı. Artık bir mesele olduğunda bir muhtara veya köyün yaşlısına gidilmiyor mahkemeye gidiliyor insanlar bu durumu yadırgamıyor artık. Yani töre ve ahlakla yönetilemiyor.
Belki o tür yönetetimler özlenir durumda o yönetimler bu günden daha insani olabilir ama geri dönmek mümkün değil.
Bundan sonrada yönetim biçimi yine kanunlarla olacaktır. Ama daha insani karar verecek merciler ve insanı aşağılamayan kanunlar oluşabilir. Fakat bu insandan uzak yasalar ancak bunu yaratan nesnelerin ortadan kalkması ile mümkündür. Para ve sermaye bu işin en büyük engelidir.
Eğer her şey niyetle olsa idi bu iş bugüne kadar çoktan olurdu. Bütün düşünce biçimlerini yaşanan hayat yaratır.
Onun için MARX ın güzel bir sözü var. Bütün filozoflar dünyayı yorumlamıştır ama biz dünyayı devrimci biçimde değiştirmek istiyoruz der.
kötüleri yaratan nesneleri kaldırmadan kötülüğü kaldıramazsın.
Senin iki yuzyil onceki marxizm/leninizm etige nasil bir cozum buldu dersin?
Mesela etigin dini konusunu nasil halletti?
Milli kokensel konusunu nasil halletti?
Kimlere neye gore hak ve ozgurluk tanirken, kimleri neye gore katletti, hapsetti yasaklatti?
SSCB neden parcalandi, neydi SSCB'nin parcalanmasini getiren nedenler?
Her zxihin kendi ideolojik inancsal dogrusu ile dunyayi yada bulundugu cografya ya da toplumu degistirmek ister.
Diktator Turkiye'yi ve toplumunu degistirmek istemiyor mu?
Ataturk Turkiye ve toplumunu degistirme dimi?
Dunya ulke ve toplumlari neye gore degisiyor?
Hak ve ozgurluklerin saglanmasi ile hak ve ozgurluklerin ihlalinin evrensel hukuk ile onlenmmesinin farki nedir?
Bugune kadar hangi devrim toplumuna yonelik etik olmus ve tum toplumunu memnun etmistir?
Buradaki etik olmak, evrensel hukuk insan haklari temelli hak ve ozgurluklerin tanimi ve hak ve ozgurluklerin ihlalinin onlenmesidir.
evrensel-insan
24-02-2015, 19:38
Gezici'nin yaptigi anket sonrasi, ofisi basildi.
Son durum sunu gosteriyor.
AKP+CHP=%70
Burada AKP % 40' in altinda ve CHP'de % 30 sinirinda.
MHP' % 20'lere kadar cikabiliyor.
HDP'de % 10 civari.
Turkiye'nin genel yanasimi, baskanlik sistemini istememek.
Ayrica % 20 kararsizlarin durumu da belirsiz.
evrensel-insan
24-02-2015, 19:40
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/1.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/2.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/3.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/4.jpg
evrensel-insan
24-02-2015, 19:43
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/5.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/6.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/7.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/8.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/9.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/10.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/11.jpg
evrensel-insan
24-02-2015, 19:46
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/12.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/13.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/14.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/15.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/16.jpg
http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2015/2/23/219429_resource/17.jpg