kartopu
16-01-2015, 01:07
Biz Türkiyeli Devrimciler.
Biz Türkiyeli devrimciler olarak gelecek nasıl olmalıdır ı kurguladığımızda öncelikle bu günkü durumun en doğru analizini yaparak bu durum nasıl oluşmuşu incelememiz gerekiyor. Bunu anlamak için tarihe yolculuk yapmak durumunda kalırız. Eğer Türkiye devrimcilik tarihini araştırdığımızda 1968 duraklarında durmamız gerekmektedir.Bu duraklarda Deniz Gezmiş,Mahir Çayan .İbrahim Kaypakkayaya rastlamadan geçemeyiz.Biz tarihi biraz daha geriye çektiğimizde 1920 lere böylece ulusal kurtuluş savaşını da cumhuriyetin kurulumunu göreceğiz .İnsanlık tarihini dahada gerilerden başlattığımızda 1917-1871-1848 karşımıza çıkacaktır çok daha gerilere gittiğimizde M.Ö.71 Spartakus kölelerin -Bizde insanız dediği -özgürlük isyanına rastlayacağımız çok kesindir.
Ama biz tarihimizi 1920 ye veya 1968 e çektiğimizde Mahir.Deniz.İbrahim e indirirsek veya M.Suphiye o zaman dan bu yana yaptığımız yolculukta bir çok pişmanlıklarımız, yapamadıklarımız, eksikliklerimiz, kaçırdığımız fırsatları göreceğiz.Bunun en önemlisi 1980 de ki kaçırdığımız devrimdir.Her ne kadar o dönemin devrimcileri yüzlerce kez öz eleştiride yapsalar bu ezikliği üstlerinden atmış değillerdir.
Evet koskoca devrim elimizden kaçtı. Deneyimsizliğimiz , Bilgisizliğimiz ve gerçek anlamda Türkiyeli olamamamızdan kaçtı. Bir çoğumuz ya Sovyetler (SB) taraftarı olmak, ya Çin (ÇHC) taraftarı, ya Arnavutluk taraftarı, yada Latin Amerika taraftarı olmak bizi yaşadığımız topraklarda başarısız yaptı bu bakış açımız en yakın itifakımız (Dostumuz Yoldaşımız) olan Alevi Bektaşiliği bile görmemizi engelledi. Koca bir tarih 1989 la (S.B ve sosyalist blok)birlikte çöktü. Yani insanlığın, sosyalizmin, kurtuluşun, idolojinin, Kabeleri çöktü. Bir düşünce, birikim, emek idoloji çöktü .
Bu güne geldiğimiz de elimizde eski Kabe artık yok eski Kabelerle birlikte eski öznelerde yok o günün kurtuluş idolojisi anti Emperyalizm,de yok. Bunun en iyi kanıtı Vietnamlı gençlerin sözüdür. Bir gazetecinin Vietnamlı gençlere sorusu üzerine gençlerin ABD hakkındaki düşüncesindeki 360 derecelik değişiklik.-Sizin dedeleriniz babalarınız ABD ile savaştı siz niçin ABD ile iş yapıyorsunuz sorusu üzerine . Gençlerin cevabı onların işi savaşmaktı bizim ise birlikte iş yapmak oluyor..
İşte biz bu gün Türkiye de yaşayan devrimciler olarak devrimci miladı yeniden başlatmak gerektiğini anlamış bulunmaktayız . Artık yanımızda Ne İ.Bilen, ne- M.Çayan,,ne- D.Gezmiş, ne- İ.Kaypakkaya var sadece biz varız ve bizim anladığımız milad Gezi baş kaldırısıdır ve ondan aldığımız dersler çıkardığımız sonuçlardır. Bu süre içinde dünyada çok şeyler oldu liberal rüzgarlar bizden parçalar kopardı o olmadı kuzey Afrika baharı deyip yine içimizden kopanlar oldu En korkuncu da AKP yi demokrat olarak gösterip sunmaları bizi tam ortamızdan böldüler. Artık 2 büyük bölünmüş parçalarız 1,H.D.P olarak bölünmüş 2, B.H.H olarak bölünüyor olmamızdır.İşte biz eğer geçmişten ders almış kaçırdığımız koca devrimi aklımızdan çıkarmazsak ve 30 yıl sonra yeniden öz eleştiri yapmayı düşünmüyorsak bu iki parçanın da ihtiyaçtan kaynaklandığını bilmeliyiz ve hepimizin bir ağacın dalları olduğunu da anlamalıyız.Bir gün bize tıpkı 1980 deki gibi fırsatın doğabileceğini düşünüp birbirimize olan kardeşlik bağlarını koparmadan kendi yolumuzda ilerlemeyi düşünmeliyiz.
Bakın dünyamızda ve coğrafyamızda hep kötü şeyler olmuyor kapitalizm içinden çıkamayacağı büyük kriz (bana göre çöküş) yaşıyor bu bizim için hedefe yaklaşmaktır. Ve en önemlisi kürt halkı büyük fedakarlıkla ve büyük emekle Jojava –kobene – gibi zafere koşuyor. Bu bizim ve coğrafyamızda ki kazançtır. Kürt halkı bizden kopmayan kopamıyacak olan bir ortak yaşam ağacımızdır onun kazancı bizim de kazancımızdır. Ortak en büyük zafer ide birlikte yaşayacağız . Onun için egemene karşı kurulan örgütlenmeleri ve konmuş olan mücadele biçimlerinin önüne geçmeyelim birbirimize rakip değiliz olmamalıyız çünkü hepimiz isyan ediyor insanlığımızı istiyoruz. Halklar kardeştir tıpkı işçilerin kardeşliği gibi. Biz hangi çatının altında olursak olalım hep kardeş olduğumuzu aklımızdan çıkarmayalım. Düşman halkları işçileri ve yosulları küçümseyen köleleştiren haklarını gasp eden katleden efendilerdir.
Biz hedefimize kendi çıkarlarımızı ve kurtuluşu bekleyen insanlığı koymalıyız. Hangi kimliği taşırsa taşısın ortak kimlik insan olmaktır . Bizi insan göremeyen hayvanla (köle) eş tutan bizi bir lokma ekmeğe muhtaç edip dilencileştiren. Özgürlüklerimizi elimizden alan bizimle aynı kimliği (türk kürt veya başka)taşısa da bizden kilometrelerce uzakta olan. Bizim başımızda kral, şah, şeh, şıh, imam, melle, molla ve patron bütün kimlikler bizden değildir diye red etmeden nihayi kurtuluş mümkün değildir. Bize vatan deyip küçük alanlara sıkıştıranlara bize cennet deyip bir kızın bile elini tutmadan öldürenlere bize umut deyip ömür boyu bankalara muhtaç edenlere bize eğitim deyip sadece padişahları liderleri okutanlara itiraz etmeden nihayi kurtuluşu göremeyiz. 1980 de kaçırdığımız fırsatı bir daha kaçırırsak bir daha yakalayamayız.
Önce aklımıza sonra öz gücümüze güvenip daha sonra asıl hedefimize odaklanmalıyız.Bizi kendi çıkarlarına alet edenlere küresel ve ulusal kapitalistlere ve her türlü gericiliğe hep birlikte hayır demeliyiz.Doğrudan demokrasi, laik devlet, kaliteli eğitim sağlıklı yaşam ve korkusuz hayat istiyoruz ve alacağız
Biz Türkiyeli devrimciler olarak gelecek nasıl olmalıdır ı kurguladığımızda öncelikle bu günkü durumun en doğru analizini yaparak bu durum nasıl oluşmuşu incelememiz gerekiyor. Bunu anlamak için tarihe yolculuk yapmak durumunda kalırız. Eğer Türkiye devrimcilik tarihini araştırdığımızda 1968 duraklarında durmamız gerekmektedir.Bu duraklarda Deniz Gezmiş,Mahir Çayan .İbrahim Kaypakkayaya rastlamadan geçemeyiz.Biz tarihi biraz daha geriye çektiğimizde 1920 lere böylece ulusal kurtuluş savaşını da cumhuriyetin kurulumunu göreceğiz .İnsanlık tarihini dahada gerilerden başlattığımızda 1917-1871-1848 karşımıza çıkacaktır çok daha gerilere gittiğimizde M.Ö.71 Spartakus kölelerin -Bizde insanız dediği -özgürlük isyanına rastlayacağımız çok kesindir.
Ama biz tarihimizi 1920 ye veya 1968 e çektiğimizde Mahir.Deniz.İbrahim e indirirsek veya M.Suphiye o zaman dan bu yana yaptığımız yolculukta bir çok pişmanlıklarımız, yapamadıklarımız, eksikliklerimiz, kaçırdığımız fırsatları göreceğiz.Bunun en önemlisi 1980 de ki kaçırdığımız devrimdir.Her ne kadar o dönemin devrimcileri yüzlerce kez öz eleştiride yapsalar bu ezikliği üstlerinden atmış değillerdir.
Evet koskoca devrim elimizden kaçtı. Deneyimsizliğimiz , Bilgisizliğimiz ve gerçek anlamda Türkiyeli olamamamızdan kaçtı. Bir çoğumuz ya Sovyetler (SB) taraftarı olmak, ya Çin (ÇHC) taraftarı, ya Arnavutluk taraftarı, yada Latin Amerika taraftarı olmak bizi yaşadığımız topraklarda başarısız yaptı bu bakış açımız en yakın itifakımız (Dostumuz Yoldaşımız) olan Alevi Bektaşiliği bile görmemizi engelledi. Koca bir tarih 1989 la (S.B ve sosyalist blok)birlikte çöktü. Yani insanlığın, sosyalizmin, kurtuluşun, idolojinin, Kabeleri çöktü. Bir düşünce, birikim, emek idoloji çöktü .
Bu güne geldiğimiz de elimizde eski Kabe artık yok eski Kabelerle birlikte eski öznelerde yok o günün kurtuluş idolojisi anti Emperyalizm,de yok. Bunun en iyi kanıtı Vietnamlı gençlerin sözüdür. Bir gazetecinin Vietnamlı gençlere sorusu üzerine gençlerin ABD hakkındaki düşüncesindeki 360 derecelik değişiklik.-Sizin dedeleriniz babalarınız ABD ile savaştı siz niçin ABD ile iş yapıyorsunuz sorusu üzerine . Gençlerin cevabı onların işi savaşmaktı bizim ise birlikte iş yapmak oluyor..
İşte biz bu gün Türkiye de yaşayan devrimciler olarak devrimci miladı yeniden başlatmak gerektiğini anlamış bulunmaktayız . Artık yanımızda Ne İ.Bilen, ne- M.Çayan,,ne- D.Gezmiş, ne- İ.Kaypakkaya var sadece biz varız ve bizim anladığımız milad Gezi baş kaldırısıdır ve ondan aldığımız dersler çıkardığımız sonuçlardır. Bu süre içinde dünyada çok şeyler oldu liberal rüzgarlar bizden parçalar kopardı o olmadı kuzey Afrika baharı deyip yine içimizden kopanlar oldu En korkuncu da AKP yi demokrat olarak gösterip sunmaları bizi tam ortamızdan böldüler. Artık 2 büyük bölünmüş parçalarız 1,H.D.P olarak bölünmüş 2, B.H.H olarak bölünüyor olmamızdır.İşte biz eğer geçmişten ders almış kaçırdığımız koca devrimi aklımızdan çıkarmazsak ve 30 yıl sonra yeniden öz eleştiri yapmayı düşünmüyorsak bu iki parçanın da ihtiyaçtan kaynaklandığını bilmeliyiz ve hepimizin bir ağacın dalları olduğunu da anlamalıyız.Bir gün bize tıpkı 1980 deki gibi fırsatın doğabileceğini düşünüp birbirimize olan kardeşlik bağlarını koparmadan kendi yolumuzda ilerlemeyi düşünmeliyiz.
Bakın dünyamızda ve coğrafyamızda hep kötü şeyler olmuyor kapitalizm içinden çıkamayacağı büyük kriz (bana göre çöküş) yaşıyor bu bizim için hedefe yaklaşmaktır. Ve en önemlisi kürt halkı büyük fedakarlıkla ve büyük emekle Jojava –kobene – gibi zafere koşuyor. Bu bizim ve coğrafyamızda ki kazançtır. Kürt halkı bizden kopmayan kopamıyacak olan bir ortak yaşam ağacımızdır onun kazancı bizim de kazancımızdır. Ortak en büyük zafer ide birlikte yaşayacağız . Onun için egemene karşı kurulan örgütlenmeleri ve konmuş olan mücadele biçimlerinin önüne geçmeyelim birbirimize rakip değiliz olmamalıyız çünkü hepimiz isyan ediyor insanlığımızı istiyoruz. Halklar kardeştir tıpkı işçilerin kardeşliği gibi. Biz hangi çatının altında olursak olalım hep kardeş olduğumuzu aklımızdan çıkarmayalım. Düşman halkları işçileri ve yosulları küçümseyen köleleştiren haklarını gasp eden katleden efendilerdir.
Biz hedefimize kendi çıkarlarımızı ve kurtuluşu bekleyen insanlığı koymalıyız. Hangi kimliği taşırsa taşısın ortak kimlik insan olmaktır . Bizi insan göremeyen hayvanla (köle) eş tutan bizi bir lokma ekmeğe muhtaç edip dilencileştiren. Özgürlüklerimizi elimizden alan bizimle aynı kimliği (türk kürt veya başka)taşısa da bizden kilometrelerce uzakta olan. Bizim başımızda kral, şah, şeh, şıh, imam, melle, molla ve patron bütün kimlikler bizden değildir diye red etmeden nihayi kurtuluş mümkün değildir. Bize vatan deyip küçük alanlara sıkıştıranlara bize cennet deyip bir kızın bile elini tutmadan öldürenlere bize umut deyip ömür boyu bankalara muhtaç edenlere bize eğitim deyip sadece padişahları liderleri okutanlara itiraz etmeden nihayi kurtuluşu göremeyiz. 1980 de kaçırdığımız fırsatı bir daha kaçırırsak bir daha yakalayamayız.
Önce aklımıza sonra öz gücümüze güvenip daha sonra asıl hedefimize odaklanmalıyız.Bizi kendi çıkarlarına alet edenlere küresel ve ulusal kapitalistlere ve her türlü gericiliğe hep birlikte hayır demeliyiz.Doğrudan demokrasi, laik devlet, kaliteli eğitim sağlıklı yaşam ve korkusuz hayat istiyoruz ve alacağız