PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Diktatorun 2015 Hedefi- Tek Anayasal Yetkili ve Karar Merci Olmak


evrensel-insan
31-01-2015, 18:04
Erdoğan 'seçim' konuşması yaptı

-“YENİ TÜRKİYE’NİN TEMELLERİNİ ATACAKSINIZ”-
7 Haziran’da genel seçimlerin yapılacağını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim var, fakat bu seçimlerin önemli bir yanı şu; 2023. 2023 hedeflerine giderken Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir şey söylemiştim. Neydi o; Yeni Türkiye. Bir de yarıda kalan bir şey vardı, başaramadık, oda yeni Anayasa. Şimdi diyorum ki yeni Türkiye ve yeni Anayasa için siz iradenizi tam manasıyla ortaya koymalısınız. Nasıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde millet iradesini ortaya koydu ise, sağlam irade ortaya çıktıysa, milli irade ortaya çıktıysa inanıyorum ki 7 Haziran’da da siz gerekli olan tavrı ortaya koyacak ve Anayasayı, yeni Anayasayı kuracak gücü ortaya koyacak ve yeni Türkiye’nin temellerini atacaksınız.”

http://www.gercekgundem.com/images/posts/201501/c9d3a013944984aa_480x270.jpg

Burada dillendirmenin unutulduigu digger kavrami da biz ekleyelim.

Baskanlik sisteminin basinda olarak hem toplumun hem de hukumetin basi olmak.


Yani hem cumhurun/devletin hem de hukumetin/yargi/yurutme ve yasamanin basi olmak.

Dolayisi ile Turkiye'nin degisecek anayasa ile her konuda ve kavramda tek basi olarak Anayasal yetki ve karar merci olmak.

Tabi bunun aslinda adi padisahlik/krallik.

Eger selefiligi ve kuranciligi da system ve dozen olarak getirebilirse de, halifelik.

Iste 2015 hedefinin "yeni Turkiye" si Anayasal olarak tek yetki ve bu yetki ile de 2023 hedefi olan selefi/kuranci bir din duzeni/sistemi ve devleti.

Bu bir seriat mi olur, tartisilir.

Cunku burada istenen seriatten ziyade, diktatorun kendi hukumdarligini imparatorlugunu gelecekte de kendine biat edenlerden devamla kurmak ve surdurmektir.

Eger ulke ve toplumumuzun bugunku bir Afganistan, malezya, Cezayir, Irak, Misir, Libya v.s. temelli bir gorunum almamasini istiyorsak; "Yeni Turkiye" ye hem yeni olmadigi icin hem de Turkiye'nin bir Tayyibiye olmamasi icin bilhassa kararsizlarin bu secimlerde bu diktatoru ve onun partisini oy ile desteklememeleri gerekiyor.

Cunku onun anayasa degisikliginde sadece secilebilecek tek parti olacak ya da S.Arabistan gibi, sadece selefi ve kuranci temellere dayanan ve de diktatore bagli gostermelik meclis ya da partiler olacak.

Zaten cumhurun basi oldugundan beri, daha once hic bir cumhurbaskaninin yapmadigini Anayasadaki boslugu kullanarak, partili cumhurbaskani oldugunu kanitladi. Secimler olana kadar da partisi Adina meydanlara inecek ve partisine oy isteyecek.

Amac ne goreve gelirse gelsin, toplumu ve farkli halklarini kesimlerini ve degerlerini kucaklamak degil; kendi otokrat beynini ve cikarini duygu ve din somurusu ile topluma dikta ederek Kabul ettirmek, biat ve itaat ettirmek yani millet ummet yapmak.

Ummet-i Tayyibiye.

kartopu
01-02-2015, 01:37
Bence Tayip Erdoğan ve ekibinin hedefi geri kalmış islam ülkeleri değil, kendilerinin de dediği gibi emperyal bir devlet olmak orta doğu ve asyanın bir kısmını içine alacak bir hakimiyet kurmak. Osmanlıcılıkla anlatılmak istenen odur.

Biz bu hayalin gerçekleşme şansı varmıdır ona bakmalıyız.

Bence bu hayal için geç kalınmıştır ve zamanımız da bu hayallerin gerçekleşme şansı türkiyenin elinden almıştır.
Bu uğraş Sovyetler Birliği yıkıldıktan hemen sonra olsa idi belki hepsi olmasa da bazıları mümkün olabilirdi ama şimdi mümkün değil.

Dünya ekonomileri daralma gösteriyor bir çok ekonomi durgunluk içinde bazıları deflasyon (değer kaybı) içinde böyle durumda ekonomik risk tehlikelidir. Türkiye bu sevdası yüzünden bir çok sermayeleri ülkeden kaçıracak enflason yükselecek ekonomi plansız daralacak sermayeler batacak işsizlik artacak iflaslar görülecektir.

Böyle bir durumda bütün fotura iktidara kesilecek. işte tehlikenin başka yönüde iktidar hesap vermekten çok daha diktatörleşecek ülke bir felakenin içine sürüklenecektir.

Türkiyenin en akıllı ekonomik seçeneği kendi içinde üretime yönelik politikalar üretmesidir bazı mallarda gümrük duvarlarını yükseltmeli tarıma yönelik planlı bir destek vermeli bu desteği de iyi bir ekilde denetlemelidir.

Üretim teşvik edilmeli mümkün oldukça teknolojik araştırmalara büyük bütçeler ayırmalıdır bu şekilde krizi biraz öteleyebilir belkide krizden çıkar.
Ama bu iktidarın böyle bir politikası yok aklıda yok onlar bazı sermayeleri kallayıp kendilerine kaynak yaratmanın peşinde yani bir çıkmaza doğru sürükleniyoruz.

Bir tek umut devrimcilerin bu krizlerden güçlenerek çıkması ve sistemi top yekün değiştirmesidir.